Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.39.142
Şuan 87 kişi online
Bugün 317 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ANTALYA ZEYTİNYAĞINI MARKALAŞTIRACAK ADIMLAR ATILIYOR
Antalya Ticaret Borsası(ATB), kökleri Pamfilya dönemine dayanan Antalya’daki zeytin ve zeytinyağı sektörünü canlandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı zeytincilik sektöründe faaliyet gösteren üretici, tüccar, Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü, BATEM’den yetkililerin katılımıyla Borsa Toplantı salonunda yapıldı. ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMA TÜRKÜSÜ ZEYTİNYAĞINI UNUTTURDU Toplantıda konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bu topraklarda zeytinciliğin Pamfilya dönemine uzandığını anımsatırken, “’Zeytinyağlı yiyemem ama’ türküsüyle zeytinyağına bize unutturdular. Şimdi zeytini yeniden keşfetmemiz gerekiyor” dedi. Ali Çandır, yıllardır zeytin ve zeytinyağı sektörünü geliştirmek için neler yapılması gerektiğinin konuşulduğunu ancak bir sonuç alınamadığına dikkat çekti. Dünyada ‘ortak rekabet’ diye bir kavram olduğunu, bizim üretici ve tüccarımızın ‘bireysel rekabet’in peşinde olduğunu vurgulayan Çandır, “Aynı pazara mal satanların birlikte hareket ederken gelirini nasıl artırabilirize bakmamız lazım, birbirimizin fiyatının altına girerek, negatif söylemlerle bir yere varmamız mümkün değil. Bu anlayış bizim gelişimimize engel oluyor. Zeytinyağı sektörün içindeki iletişimsizlik en büyük sorun. Bu toplantının amacı da bu iletişimi sağlamak. Gelin bu işi bir kurumsal yapıya götürelim” diye konuştu. NETWORK OLUŞTURMALIYIZ Zeytin ve zeytinyağı konusunda bir network oluşturulmasını öneren Ali Çandır, “Geçmişte yaptığımız toplantılarda zeytincilik sektörüyle ilgili üretici birliği, dernek gibi yaklaşımımız oldu. Ama network oluşturup, grup halinde hareket edip daha sonra dernek mi birlik mi olacağız buna bakabiliriz. Hepimizin ufkumuzu geliştirmeye ihtiyacımız var” dedi. VERİLER SAĞLIKLI DEĞİL Zeytin sektörüyle ilgili istatistik problemi olduğunu söyleyen ATB Başkanı Çandır, “Elimizdeki ürünü rakamlara dökmemiz gerekiyor ki sağlıklı bir program yapalım. Antalya’daki zeytinin ne kadarı memecik, ne kadarı tavşan yüreği, ne kadarı gemlik bilmiyoruz. ‘Türkiye’nin yüzde 2.5 kadarı zeytin varlığımız var, ürün varlığı olarak Türkiye zeytininin yüzde 4’ü üretiyoruz’ diyoruz ama bu rakamlar sağlıklı değil” diye konuştu. ZEYTİN KOMİSYONU OLUŞTURULDU Sektörel analiz toplantısına katılanlar, zeytin ve zeytinyağı sektöründe markalaşmak için birliğe ihtiyaç olduğunu belirterek, sektörün birlikte hareket etme kültürüyle gelişebileceğine dikkat çekti. Katılımcılar, zeytin ve zeytinyağı konusunda en büyük sorunun örgütlenme ve pazarlama olduğunu vurguladı. Antalya’da zeytinyağı tanıtımıyla ilgili büyük eksiklik bulunduğunu söyleyen sektör temsilcileri, Ege’deki Zeytinyağ Tanıtım Konseyi’ni örnek verdi. Kökleri derinlere dayanan Antalya zeytinyağlarının iyi bir tanıtımla atağa geçebileceğini ifade eden sektör temsilcileri, tağşişli yağdan şikayet etti. Toplantıda BATEM uzmanları tarafından zeytin karasuyu hakkında sunum yapılırken, network oluşturulması için karar alındı. Toplantıda, üretici ve tüccarlardan oluşan bölge zeytin ve zeytinyağının gelişimini sağlayacak ve takip edecek Zeytin Komisyonu oluşturulmasına karar verildi. Komisyon, zeytin ve zeytinyağı üretiminden ambalaja, tanıtımından marka ve pazarlamaya kadar pek çok konuda çalışma yürütecek.  

Detaylar...

BEREKETLİ TOPRAKLARIN ÜRÜNLERİ YÖREX’TE
Denizli, Muğla ve Aydın illerinin gelişmesi ve kalkınması için çalışmalarını sürdüren Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA), yöresel ürünleriyle Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te olacak. Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 26-30 Ekim tarihlerinde EXPO Center’da düzenlenecek YÖREX’e GEKA, Denizli leblebisi, Muğla saraylısı tatlısı, Muğla tarhanası, Dalyan Narı, Datça Nurlu Bademi, Kavaklıdere cevizi, Ortaca limonu, Muğla Beyazı mermer, Denizli leblebisi, Aydın zeytinyağı, kestanesi ve inciriyle katılacak. YÖRESEL ÜRÜNLERİN MARKALAŞMASINDA EN İYİ ADRES GEKA Genel Sekreter Vekili Özgür Akdoğan, Ajansın bölgenin potansiyelini tanıtmak amacıyla yurt içi ve yurt dışı fuarlara katıldığını belirtti. YÖREX’in de özellikle yöresel ürünlerin tanıtımında iyi bir platform olduğunu kaydeden Akdoğan, “3 senedir katılım sağladığımız YÖREX Fuarı’nın, yöresel ürünlerin markalaşması, ticari değer kazanması ve tanıtılması açısından doğru adres olduğu bilinciyle hareket etmekteyiz. Ayrıca ülkemizde yöresel ürünlerin tescillenmesi ve markalaşması yolunda bir bilincin oluşmasında da söz konusu fuarın önemli adımlar attığını düşünmekteyiz. Antalya EXPO Center’da 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenen YÖREX’e 150 metrekarelik 2 alanda il ve ilçe ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları ve kuruluşlarla katılım sağlayacağız” diye konuştu. Akdoğan, GEKA standında YÖREX ziyaretçilerine Denizli leblebisi, Muğla saraylısı tatlısı, Muğla tarhanası, Dalyan Narı, Datça Nurlu Bademi, Kavaklıdere cevizi, Ortaca limonu, Muğla Beyazı mermer, Denizli Leblebisi, Aydın kestanesi ve zeytinyağı ve Aydın inciri ikram edileceği bildirdi. YÖREX HEDEF BÜYÜTTÜ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Ege’nin tarih öncesi dönemlerden beri bereketli topraklarında yetişen tarım ürünleri, doğal ve kültürel zenginlikleri, yer altı ve yer üstü kaynakları ile ekonomiye yön veren bölge olduğunu belirterek, bu zenginlikleri YÖREX’te ziyaretçiyle buluşturmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. YÖREX’e katılımın bu yıl yoğun olduğuna dikkat çeken Çandır, “Doğudan batıya, kuzeyden güneye tatlarımızın, değerlerimizin, kültürümüzün buluşma noktası olan YÖREX, bu yıl da ziyaretçilerine birbirinden özel yöresel ürünleri sunacak” dedi. Çandır, YÖREX’e başından beri destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, oda ve borsa başkanları, kalkınma ajansları, yerel yönetimler ve üreticilere teşekkür ederken, “YÖREX hedef büyüterek yoluna devam ediyor” dedi.  

Detaylar...

ÜRETEN KADINLARA KOOPERATİFÇİLİK VE GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ
 Antalya Ticaret Borsası(ATB), kadınların iş gücüne katılımını sağlamak ve ekonomiye katkısını artırabilmek için başlattığı “Üreten Kadın Projesi”nde yer alacak kadınlara girişimcilik ve kooperatifçilik eğitimi verildi. Antalya Ticaret Borsası’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlediği eğitim programı, Antalya Ticaret Borsası toplantı salonunda yapıldı. Alman Kooperatifleri Konfederasyonu’ndan (DGRV) uzmanlar Arzu Gözel ile Selahattin Kumlu tarafından verilen eğitimde kadınlara girişimcilik ve kooperatifçilik anlatıldı. Eğitim programının açılışına, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Abdullah Emir ile Antalya Ticaret İl Müdür Vekili Muzaffer Gedik katıldı. ZEYTİNPARK’TA YÖRESEL ÜRÜN ÜRETECEKLER Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, özellikle tarımsal üretimin her aşamasında kadın eli olduğunu belirterek, kadınların aktif olarak işgücüne katılımının sağlanması gerektiğini söyledi. Kadın girişimciliğinin teşvikinde kooperatifçiliğin iyi bir model olduğunu kaydeden Çandır, “Üreten Kadın Projesi”nin bu düşüncelerle ortaya çıktığını anlattı. Çandır, “Proje, Türkiye’nin ihmal ettiği kooperatifçiliğin canlanması, kadınlarımızın iş, aş sahibi olmasında önemli rol oynayacak” dedi. Verilecek eğitimin sonunda hayata geçirilecek yapı ile yeni başarı hikayeleri yazılabileceğini kaydeden Çandır, “Borsa olarak kooperatif eğitimi alan kadınlarımızın üretimi için fiziki altyapı hazırlayıp, onları yöresel ürün üretimi konusunda teşvik etmek istiyoruz. Ürünün seçilmesi, üretimi, satış ve pazarlamayla ilgili sorun olmaz. Sadece birlikte hareket etme kültürü gelişmiş kadınlarımızın birlikte üretip paylaşmada kararlı davranması gerekiyor. Bu işe gönül verecek, birlikte üretip birlikte kazanacak kadınlarımızla Zeytinpark’ta bir atölye kurmayı planlıyoruz. Zeytinpark’ta üretilecek ürünler daha sonra kentin çeşitli yerlerinde satışa sunulup hem kent ekonomisi hem kadınlarımızın ekonomisini canlandırmak nihai hedefimiz” diye konuştu. BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Abdullah Emir, dünyada yoksullukla mücadele ve istihdamın artırılması çalışmalarında kooperatifçiliğin ön plana çıktığını belirterek, “Kooperatifçilik iyi bir ekonomik kalkınma aracı olarak karşımıza çıkıyor” dedi. İyi kooperatifçilik örneklerinin gelişmiş ülkelerde uygulandığına dikkat çeken Emir, “Birlikte iş yapma kültürü konusunda uygulama örneklerimiz az. Bu örnekleri çoğalmamız gerekiyor. Birlikten kuvvet doğar. Girişimcilik için öncelikle cesaret kabiliyet ve bilgi gerekiyor” diye konuştu. Emir, ATB’nin öncülüğünde başlatılan kooperatifçilik eğitiminin kadınların iş gücüne katılımını artıracağını söylerken, ATB yönetimine teşekkür etti. 2 gün süren eğitimin ardından katılımcı kadınlara sertifikaları verildi. 18 ay sürecek Proje çerçevesinde üretecek kadınların ürettiği ürünlerin marka ve tanıtım faaliyetleri yapılacak ardından da en az 5 ilde satışı sağlanacak.

Detaylar...

CEVDET YILMAZ’A YÖREX DAVETİ
 Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kalkınma eski Bakanı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a YÖREX davetinde bulundu. YILMAZ’A YÖREX ALBÜMÜ Bir programa katılmak üzere Antalya’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya gelen ATB Başkanı Ali Çandır, Yılmaz’ı bu yıl 7’ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e davet etti. YÖREX’le ilgili Yılmaz’a bilgi veren Çandır, Yılmaz’a Kalkınma Bakanlığı döneminde katıldığı YÖREX’te çekilmiş fotoğraflardan oluşan albüm hediye etti. Çandır, Kalkınma Bakanlığı yaptığı dönemde YÖREX’e verdiği destek nedeniyle Yılmaz’a teşekkür ederken, sözleşmelerin devam ettiği YÖREX’e şimdilik 67 ilin katılımının sağlanacağını bildirdi. Kalkınma Ajanslarının da YÖREX’e önemli destekte bulunduğunu söyleyen Çandır, “YÖREX’e katılım her geçen gün artıyor” dedi. YÖREX MÜKEMMEL BİR ORGANİZASYON Cevdet Yılmaz da YÖREX’in mükemmel bir organizasyon olduğunu belirterek, “YÖREX’te Türkiye’nin tüm tatlarını, dokusunu görme fırsatı bulmuştum. Benim unutamadığım bir etkinlikti” dedi. YÖREX’in bu toprakların bereketine, emeğine sahip çıkma projesi olduğunu söyleyen Yılmaz, sosyal ve ekonomik yönüyle de desteklenmesi gereken bir organizasyon olduğunu kaydetti. Yılmaz, YÖREX’te emeği geçen Çandır’a teşekkür ederken, bu yılki YÖREX’in başarılı geçmesini diledi. YILMAZ’A ANTALYA EKONOMİSİNİ ANLATTI ATB Başkanı Çandır, ayrıca Cevdet Yılmaz’a TOBB’un Ankara’da düzenlediği 9. Ticaret ve Sanayi Şurası’yla ilgili bilgi verdi. Antalya ekonomisin durumunu Yılmaz’a özetleyen Çandır, tarım ve turizmde yaşanan sıkıntıları anlatırken, borçlanma yapısıyla ilgili verileri paylaştı. İş dünyası ve hane halkının gelecek yıllara çıkmak için direncinin kırık olduğunu ifade eden Çandır, Antalya’nın ekonomik sıkıntıdan kurtulması için Antalya Yaklaşımına ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Detaylar...

SİVAS KANGALIYLA, TESCİLLİ KÖFTESİYLE YÖREX’TE
 TOBB’un desteğiyle Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde bu yıl 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 7. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, el emeği göz nuru ürünlere ev sahipliği yaparken, Anadolu’nun lezzetlerini de buluşturuyor. Sivas’ın meşhur tescilli köftesi YÖREX’te ziyaretçilere ikram edilecek. KANGAL KÖPEĞİ DE YÖREX’TE Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım,"Sizin oraların nesi meşhur?” sloganıyla 7 yıldır düzenlenen Antalya YÖREX Fuarı’na Sivas’ın da katıldığını belirterek, “Sivas’ın markalarını YÖREX’e taşıyoruz" dedi. YÖREX’te doktor balıklarıyla ünlü Kangal Balıklı Kaplıcası, Kangal Köpeği ve el sanatlarını tanıtacaklarını bildiren Osman Yıldırım, “Boynuz saplı çelik bıçağımız, gümüşlük eşyalarımız, balımız, organik tuzumuz, kuşburnu marmelatımız, sucuk ve pastırmamız da YÖREX’te görücüye çıkacak. Ayrıca, odamız tarafından tescil ettirilen Sivas Köftesi de ziyaretçilere ikram edilecek. Sivasımızı tüm Türkiye’ye tanıtmaktan büyük mutluluk duyacağız” diye konuştu. Yıldırım, YÖREX’e öncülük eden Antalya Ticaret Borsası Yönetimine teşekkür etti. EKONOMİYİ CANLANDIRAN FUAR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in kıyıda köşede kalmış yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında etkin rol oynadığını belirterek, 6 yıllık emeğin meyvelerini vermeye başladığını söyledi. Sivas’ın yöresel ürünleriyle YÖREX’e güç kattığını söyleyen Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin YÖREX’te ziyaretçilerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. YÖREX’in yöresel ürünlerin varlığını koruyup geliştiren, yöresel ürün üreticilerinin ekonomik gelişimine katkı sağlayan, yerel kalkınma, yerinde istihdamı hedefleyen bir organizasyon olduğunu belirten Çandır, YÖREX’e başından beri destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, oda ve borsa başkanları, kalkınma ajansları ile yerel yönetimlere teşekkür etti.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR, BAŞBAKAN’A ANTALYA EKONOMİSİNİ ANLATTI
 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un Ankara’da düzenlediği 9. Ticaret ve Sanayi Şurası’nda, Antalya’daki oda ve borsalar adına Antalya ekonomisinin sorun ve beklentilerini dile getirdi. Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra ilgili Bakanların katılımıyla gerçekleşen Şura’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile 365 oda ve borsa başkanı yer aldı. Şura’ya Antalya’dan ATSO Başkanı Davut Çetin, MATSO Başkanı Ahmet Boztaş, KUTSO Başkanı Murat Hüdavendigar Günay ile Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş katıldı. İKİ BAŞARI HİKAYESİ YAZDI Antalya’nın son 35 yıl içerisinde ciddi bir kurulu kapasite biriktiren il olduğunu, Türkiye’nin dünyadaki vitrini olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Ali Çandır, “Antalyamız 1980’li yıllarda turizmle, 1990’lı yıllarda ise örtü altı üretimi ile iki önemli başarı hikayesi yazmış ve rol model bir kent olmuştur. Halen, ülkemiz turizminin ve örtü altı üretiminin yaklaşık yarısını bünyesinde barındırmaktadır” diye konuştu. Uzun yıllar kullandığı krediden daha fazla mevduat biriktiren Antalya’nın borcuna en sadık il olmakla ünlü olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, istihdama katılım oranıyla da uzun yıllar Türkiye ortalamasının üzerinde bir istihdam yarattığını belirtti. Antalya’nın sahip olduğu turizm alt yapısıyla son 7 yılda toplam 80 milyar Dolar turizm geliri ve özellikle yaş meyve sebze yoğunluğuyla toplam 7 milyar Dolar’lık ihracat geliri sağladığını kaydeden Çandır, “Yine son 7 yılda 80 ilimizden toplam 200 milyar TL’lik mal ve hizmet satın alan kentimiz toplam 5 milyar TL vergi ödemiştir” dedi. DİRENCİMİZİ KAYBETTİK Antalya’nın son 5 yıldır ekonomik ivmesini ve direncini kaybettiğini ifade eden Ali Çandır, “Özellikle 2015 yılı son çeyreğinde yaşanan olumsuzluklar, kentimizi ülke genelinden çok daha fazla ve derinden etkilemektedir. Antalya, bugünlerde her 1 TL’lik tasarrufuna karşılık 2 TL’lik kredi kullanmakta ve tasarrufçu kimliğini hızla borçlu bir kimliğe dönüştürmektedir” değerlendirmesinde bulundu. ANTALYA EKONOMİSİ ÖLMEK ÜZERE Antalya’nın çek, senet ve kredi geri ödemelerinde ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun altını çizen Ali Çandır, Antalya ekonomisiyle ilgili şunları kaydetti: “Kent olarak yarattığımız her 100 Lira’lık katma değer için geçmişte 5 TL kredi kullanırken, bugünlerde 100 Lira’lık katma değer için 94 Lira kredi kullanmak durumundayız. Kentimizde istihdama katılım oranı, tarımsal ihracat tutarı ve turizm hareketliği, tarihinde olmadığı kadar düşüş göstermektedir. Uzun yıllar ülke ekonomisinde 7. sırada bulunan kentimiz, son yıllarda ilk 10’da kalma çabası içerisinde bulunmaktadır. Bugünlerde kullandığımız kredilerin yüzde 93 ‘ü nakit ihtiyacımızı karşılamaya ve önceki borçlarımızı ödemeye yöneliktir. Antalya’nın yaşadığı güncel ekonomik sorunlar, ulaştığı boyutları itibariyle herhangi bir sektöre has olmanın ötesinde bütün kenti kapsayıcı bir yaygınlığa dönüşmüştür. Antalya ekonomisi ölmek üzeredir.” BAŞBAKAN’DAN ANTALYA YAKLAŞIMI İSTEDİ Antalya ekonomisindeki olumsuz tablonun yeniden eski görünümüne kavuşması için Hükümetten beklentilerini dile getiren ATB Başkanı Çandır, ‘Antalya Yaklaşımı’nı önerdi. Çandır, “Hükümetimizden daha önce İstanbul ve Anadolu yaklaşımı adıyla uygulanan ekonomik desteklerden Antalya’da yerleşik unsurları kapsayan bir ‘Antalya Yaklaşımı’ talep ediyoruz. Biliyoruz ki Antalya, sahip olduğu kurulu kapasite, ekonomik güç ve taşıdığı potansiyeli itibariyle kamuya ve ekonomiye daha büyük oranda katkı yapma kudretine sahip bulunmaktadır. Yeniden yeni başarı hikayeleri yazmamız için sizlerden şimdi Antalya zamanı dememizi bekliyoruz. Çünkü ‘Antalya durursa Türkiye durur’" diye konuştu. ANTALYA’NIN BEKLENTİLERİNİ DİLE GETİRDİ Konuşmasında Antalya ekonomisini canlandıracak beklentileri dile getiren Ali Çandır, “Antalya Yaklaşımı, belirli bir süreyle vergi, SGK ve kamu borçlarının ertelenmesi, yeni kredi kaynaklarına erişim kolaylıklarının sağlanması, kredilerde karşılık oranlarının düşürülmesi, peşin vergi uygulamasının iptal edilmesi, her ay yapılan KDV mahsuplaşması yerine, mümkünse birikmiş KDV’lerin ödenmesi yada üç ayda bir KDV mahsuplaşmasının yapılmasını kapsamaktadır” diye konuştu. BAŞBAKAN’A YÖREX DAVETİ Çandır, konuşmasının ardından Başbakan Binali Yıldırım ve tüm bakanları 26-30 Ekim tarihlerinde Antalya EXPO Center’da yapılacak 7.Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e davet etti.

Detaylar...

KADINLAR YÖRESEL ÜRÜN ÜRETEREK KAZANACAK
Antalya Ticaret Borsası(ATB), kadınların iş gücüne katılımını sağlamak ve ekonomiye katkısını artırabilmek için “Üreten Kadın Projesi” başlatıyor. Antalya’da yaşayan, gelir ve eğitim seviyesi düşük, çalışmayan ama çalışmak isteyen kadınlara yönelik başlatılan projenin eğitimlerine 8-9 Ekim’de başlanacak. Projede yer almak isteyen gönüllü kadınların eğitim için ATB’ye başvurması gerekiyor. KADIN GİRİŞİMCİ DESTEKLENECEK Antalya Ticaret Borsası’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlediği proje, kadınların ekonomiye katkı sağlaması, kadın girişimcinin desteklenmesi, kadınların gelir seviyesinin artırılması, kadının kendine olan güveni duygusunun geliştirilmesi, kadının örgütsel kültür içerisinde çalışmayı öğrenmesini hedefliyor. Kadınların üretebileceği ürünlerin satışı ve ticarileştirilmesini amaçlayan Proje, Antalya’da yaşayan dar gelirli kadınları bir araya getirip örgütleyerek, ürettiği yöresel ürünleri satışa sunması ve gelir elde etmesini de hedefliyor. 18 ay sürecek Proje ile üretilen ürünlerin en az 5 ilde satışı sağlanacak. BİRLİKTE ÜRETEN BİRLİKTE KAZANAN KADINLAR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kadınların işgücüne katılmasından yana olduklarını belirterek, üreten ancak pazarlama bilgisi olmayan çok sayıda girişimci kadını ticari hayata kazandırmayı hedeflediklerini anlattı. Kooperatif etrafından güç birliği yapacak kadınlar aradıklarını söyleyen Çandır, birlikte üretip birlikte kazanma azmindeki kadınları proje ile harekete geçireceklerini söyledi. EVDEKİ İŞ GÜCÜ HAREKETE GEÇECEK Üreten Kadın Projesi çerçevesinde 8-9 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek eğitim programına 40 gönüllü kadın arandığını bildiren ATB Başkanı Çandır, Antalya Ticaret Borsası’nda düzenlenecek eğitim programında Alman Kooperatifleri Konfederasyonu’ndan (DGRV) uzmanların kadınlara girişimcilik ve kooperatif eğitimi vereceğini kaydetti. Çandır, verilen eğitimin ardından kadınların üretime başlayacağını, kadınların ürettiği ürünlerin marka ve tanıtım faaliyetlerinin ardından satışının yapılacağını bildirdi.  

Detaylar...

EYLÜL’DE ENFLASYON REKOR KIRARAK DÜŞTÜ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, eylül ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. EN DÜŞÜK ENFLASYONU GÖRDÜK Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) Eylül ayı için Batı Akdeniz`de yüzde 0.03 ve ülkemizde yüzde 0.18 olarak açıkladığı enflasyon rakamlarının rekor düşüş gösterdiğini belirten Ali Çandır, "Özellikle Batı Akdeniz bölgesinin yüzde 0.03’lük enflasyonu, ölçüm yapılan tüm zamanların açık ara en düşük Eylül ayı enflasyonu olmuştur" dedi. Eylül ayında enflasyonda yaşanan rekor düşüşe artan arzın mı yoksa daralan talebin mi neden olduğunun doğru araştırması gerektiğini kaydeden Çandır, "Yılbaşından bu yana döviz kurunun aynı kaldığı, genel olarak Nisan ve Eylül aylarının enflasyon için eşik oluşturduğu, yatırımların uzun bir süredir durduğu gibi konular dikkate alınırsa ilan edilen enflasyon rakamının, arz artışından değil ciddi bir talep daralmasından kaynaklandığı görülebilir. Hükümetimizin son dönemde aldığı tüketim artırıcı kararlar da bu tespitimizi teyit etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. 2016`YI DURGUN GEÇİRDİK Eylül ayı itibariyle yıllık enflasyonun Batı Akdeniz`de yüzde 7.49 ve ülkemizde yüzde 7.28 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, şunları kaydetti: "Bu rakamlar son 13 yılın bölgemiz için en düşük beşinci, ülke geneli için ise en düşük dördüncü enflasyonudur. Yani aylık gelişme, yıllıkla örtüşmemektedir. Geçmiş dönem enflasyon eğilimlerini dikkate aldığımızda, bölgemiz açısından ekonomik durağanlığın ağırlaştığı dönemlerde enflasyonun da düştüğünü görmekteyiz. Bölge ve Antalya olarak yaşadığımız aşırı durağanlığa rağmen 2016’da yıllık enflasyonumuz, sadece Haziran ayında ülke genelinin altında kalmıştır. Yani kentimiz ve bölgemiz, 2016 yılında durgunluk içinde enflasyon yaşamıştır. Çekirdek enflasyonun (yüzde 7,69) artık yüzde 8’in altında kalması ise ilerisi için umut vaat etmektedir." MAKAS AÇIK Yurtiçi üretici enflasyonumuzun aylıkta yüzde 0.29 ve yıllıkta ise yüzde 1.78 olarak ilan edilmesinin, tüketici enflasyonuyla üretici enflasyonu arasındaki makasın açıklığının halen devam ettiğini gösterdiğini söyleyen Çandır, "Bu durum sürdürülebilir makul enflasyon beklentisi bakımından bizleri endişeye sevk etmektedir" dedi. Enflasyon rakamlarını ürün bazında da değerlendiren Ali Çandır, şu değerlendirme bulundu: "Eylül ayında giyim kalemindeki yüzde -3.5’lik fiyat düşüşü ile gıda kalemindeki yüzde -0.7’lik fiyat düşüşü, sepetteki ağırlıkları dolayısıyla manşet enflasyona üçte bir oranında olumlu katkı yapmış ve bu düşük seviyenin ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Diğer taraftan aylık fiyat artışı en yüksek olan yüzde 2.7’lik ulaştırma kalemi ile yüzde 2’yi bulan eğitim kalemi; sepetteki nispi düşük ağırlıkları dolayısıyla manşet enflasyon üzerinde yükseltici etki yaratmamışlardır." Çandır bu yıl ekonominin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, "Yılın geri kalanında, enflasyonla uyumlu bir ekonomik ve ticari hareketliliğin yaşanmasını dilemekteyim" dedi.  

Detaylar...

AYDIN COĞRAFİ İŞARETLİ İNCİRİ VE KESTANESİYLE YÖREX’TE
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Aydın’ın yöresel ürünlerine de ev sahipliği yapacak. Aydın, 26-30 Ekim tarihlerinde Antalya EXPO Center’da coğrafi işaretli ürünü inciri, kestanesiyle YÖREX’te ziyaretçiyle buluşacak. YÖREX TİCARİ DEĞERİ ARTIRIYOR Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bosnalı, başından beri YÖREX’e katıldıklarını belirterek, “YÖREX’te Aydınımızın yöresel ürünlerini ziyaretçilerle buluşturup, yerel ürünlerimizin ticari değerini artırmak için çalışıyoruz” dedi. Bu yıl coğrafi işaretli ürünleriyle YÖREX’te yer alacaklarını belirten Bosnalı, “Coğrafi işaretli Aydın incirimiz, Aydın kestanemiz ile coğrafi işaret başvurusunda bulunduğumuz memecik zeytinimiz ve künarımız, yamalak kabası zeytinimizle YÖREX’te olacağız” dedi. YÖREX ile yöresel ürünlerin değerinin daha iyi anlaşılmaya başlandığını söyleyen Bosnalı, “YÖREX yöresel ürünlerimizi dünyaya tanıtmada iyi bir organizasyon” diye konuştu. Bosnalı, Aydın’ın bu yıl YÖREX’te kardeş borsalar İstanbul ve Rize Ticaret Borsalarıyla birlikte yer alacağını bildirdi. Bosnalı, YÖREX’te emeği olan Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. KATILIM YOĞUN Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Anadolu’nun 12 bin yıllık birikiminin YÖREX’te yer alacağını belirterek, “Sizin oraların nesi meşhur?” sloganıyla düzenlen YÖREX’in Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen yüzlerce ürüne ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. Bu yıl coğrafi işaretli ürünlerin ağırlıklı olarak yer alacağı YÖREX’te Aydın’ı yöresel değerleriyle görmekten mutluluk duyacaklarını ifade eden Çandır, yöresel ürünlerin sadece halkla değil, ulusal ve uluslar arası düzeyde alıcılarla da buluştuğuna dikkat çekti. YÖREX’e katılımın yoğun olduğunu bildiren Çandır, başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, fuara destek veren tüm oda ve borsa başkanlarına, kalkınma ajanslarına, yerel yönetimlere ve üreticilere teşekkür etti.  

Detaylar...

ATB ÜYELERİNE VERGİ BARIŞI ANLATILDI
Antalya Ticaret Borsası Birleştirilmiş Meslek Komitesi Toplantısı Antalya Ticaret Borsası Toplantı Salonu`nda yapıldı. Vergi Dairesi Başkan Vekili Metin Uzun, Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zingal`ın konuk olarak katıldığı Komite Toplantısı`nda ATB meclis ve komite üyelerine 6736 Sayılı Yapılandırma Kanunu anlatıldı. Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zingal, kanunun vatandaşların kamuya olan borç yükünün azaltılarak taksitler halinde ödenmesine imkan verdiğini belirterek, vergi ihtilaflarının sulh yoluyla sonlandırılmasının hedeflendiğini söyledi. Zingal, kanunun vergi incelemelerinde tespit edilen vergilerin dava yoluna gidilmeksizin ödenmesi, matrah ve vergi artırımı koşuluyla geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi yapılmaması, stokların, kasa ve ortaklardan alacaklara ilişkin işletme kayıtlarının düzeltilerek gerçek duruma uygun hale getirilmesi, yurt içi ve yurt dışındaki bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması amacıyla yürürlüğe girdiğini belirtti. Kanundan yararlanmak isteyenlerin internet üzerinden de başvuru yapabileceğini kaydeden Zingal, kanundan yararlanmak için ilk 2 taksitin zamanında ödenmesi şartı bulunduğunu hatırlattı. Zingal, "İlk taksiti 30 Kasım`a kadar, ikinci taksiti Ocak ayında ödemeyen kanundan yararlanamaz" dedi. Zingal, ATB üyelerinin kanuna ilişkin sorularını da yanıtladı. Programın ardından Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ile Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Vergi Dairesi Başkan Vekili Metin Uzun`a günün anısına kaftan hediye etti. Toplantının ardından kokteyl verildi.  

Detaylar...

ATB EYLÜL MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyelere bilgi verilen toplantıda, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gündemdeki konuları değerlendirirken, ekonomik değerlendirmede bulundu. Konuşmasına terörü kınayarak başlayan Çandır, "Öncelikle, ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen şehit haberleri hepimizi derinden etkilemeye devam etmektedir. Şehitlerimize Allah`tan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı ve sabır diliyorum. Terörü, terörden beslenenleri ve terörü besleyenleri ise bir kez daha lanetliyorum" diye konuştu. Hayatını kaybeden ATB üyesi de olan Ekici Süt ortaklarından Mansur Ekici`ye Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve iş dünyasına başsağlığı dileyen Çandır, "Antalya, önemli bir iş insanını kaybetti" dedi. Ekonomik değerlendirmelerde bulunan Çandır, TÜİK`in ekonominin 2. üç aylık büyüme performansını ilan ettiğini hatırlattı. 2. çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde eksi 16`yı aşan bir büyüme kaybı yaşandığına dikkat çeken Çandır, "26. çeyrektir büyüme sağlayan ekonomimiz 2016 ilk çeyreğindeki yüzde 4,7‘lik büyümeden sonra ikinci çeyrekte de yüzde eksi 34 kayıpla yüzde 3,1`lik bir büyüme gerçekleştirmiştir" dedi. TARIMDAKİ DARALMA Tarım sektörünün son 26 çeyrek boyunca kesintisiz büyüyen genel ekonomiye karşın 2. kez yüzde eksi 1 oranında küçülme yaşadığını belirten Çandır, şunları kaydetti: "Sektörümüzün üzerindeki baskıyı ve yaşadığımız darboğazı uzun bir dönemdir ısrarla dile getirmekte ve çözüm önerilerimizi ifade etmekteyiz. Sürekli büyüyen bir ekonomide üç temel sektörden biri olan ve stratejik bir öneme sahip bulunan tarımın büyüme performansındaki bu türden ciddi dalgalanmalar, sadece bizleri değil diğer tüm sektörleri de olumsuz etkilemektedir. Son yıllarda tarımdan kaçışı tetikleyen bir diğer unsur da büyüme performansındaki genel ekonomik eğilime uymayan gerçekleşmelerdir. Antalya tarımı ise son bir yıl başta olmak üzere yıllardır genel tarımsal sorunlarının üzerinde sorunlar yumağı ile baş etmeye çalışmaktadır. Çünkü kentimizin tarımsal karakteri, ortalamanın üzerinde teknik boyutlu, küçük ölçekli ve küresel rekabete en açık konumdadır. Ülke olarak tarımsal ihracatımız üretimimizin yüzde 15-20`si düzeyindeyken Antalya tarımsal ihracatı, üretiminin yüzde 30`unu aşmaktadır. Bildiğiniz gibi özellikle 2010 yılından bu yana tüm emtia fiyatlarında olduğu gibi tarımsal ürün fiyatları da küresel piyasalarda ciddi düşüş içerisindedir. Dolayısıyla, Antalya tarımı kendi içindeki sektörel sorunlarının yanında ilave olarak küresel bir rekabet baskısı altında da bulunmaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen sektörümüz faaliyetlerini sürdürme ve büyütme azmindedir. İSTİHDAM ORTAMI YARATILMALI İşsizlik oranındaki artışın kaygı verici olduğunu söyleyen Ali Çandır, şunları söyledi: "Yüzde 10,2 olarak ilan edilen işsizlik ile yüzde 12,2 olarak ilan edilen tarım dışı işsizlik oranları her ne kadar aşırı yüksek olsa da özellikle yüzde 47 düzeyinde katılaşan ve uzun bir süredir değişmeyen istihdama katılım oranı bizlerde ciddi endişe yaratmaktadır. Çünkü ne gelişmiş ne de gelişmekte olan ülkelerde böylesine düşük ve katılaşmış bir istihdama katılım oranı bulunmamaktadır. Yani özellikle iş gücüne katılımı karşılayacak düzeyde yatırım ve istihdam ortamı yaratamamaktayız." SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME Büyümeye en çok katkı yapan unsurlara bakıldığında ilk sırada kamu ve özel tüketim harcamaları ile ithalatın geldiğini belirten Çandır, bu unsurların doğrudan istihdam yaratıcı nitelikte olmadığına dikkat çekti. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Hükümetin gerek kamu alacaklarıyla ilgili borç yeniden yapılandırması, gerek tüketici kredileri ve kredi kartları alanlarında sağladığı kolaylıkların piyasada var olan nakit sıkıntısını daha da arttırırken, diğer yandan hane halkı tüketim iştahını kabartma yolunu seçtiğini kaydeden Çandır, "Toplamı 270 milyar TL`yi bulan kamu borçları yeniden yapılandırma kararı, geçmiş dönem ortalama gerçekleşmelerine bakıldığında yüzde 50-55 oranında bir tahsilatla sonuçlanacağını söyleyebiliriz. Yani bu kadar para piyasadan çekilecektir. Hane halkının ortalama borçlanma, tasarruf ve gelir ilişkileri dikkate alındığında ise 9’dan 12’ye ve 12’den 72 aya kadar yayılabilecek olan kredi kartı ve kredi taksitlendirmeleri ise her ne kadar birikmiş borçları zamana yayma ve yeniden borçlanma olanağı verse de ekonomik büyümeye katkısının sürdürülebilir olmayacağını düşünmekteyiz. Oysa ki bizim sürdürebilir büyüme hikayesine sahip olmamız gerekmektedir. Bunun da rekabetçi üretim odaklı olması şarttır. " PEŞİN VERGİYE SON VERİLEBİLİR Piyasadan çekilen paranın ve kabartılan harcama iştahının büyümeye anlamlı bir katkı sağlayabilmesi için özellikle iş dünyasının kamuyla arasındaki parasal akışın rahatlatılması gerektiğini söyleyen ATB Başkanı Çandır, "Örneğin, iş dünyasından toplu olarak ve sürekli bir biçimde alınan peşin vergi uygulamasına son verilebilir. Böylece kamudan ilave para çıkışı olmaksızın ve herhangi bir vergi kaybı yaşanmaksızın iş dünyasına finansal bir rahatlama sağlanabilir. Yine kamunun herhangi bir vergi kaybına sebep olmadan ekonomiyi ve bürokrasiyi rahatlatacak bir diğer uygulama önerimiz ise aylık KDV mahsuplaşmasının, örneğin üç ayda bir yapılmasıdır. Böylelikle kamuya ek yük gelmeden piyasaya canlılık getirmek mümkündür" diye konuştu. Antalya Yaklaşımı önerisini yineleyen Ali Çandır, "Antalya Yaklaşımı, ülkemizde yaşanan ekonomik zorlukları fazlasıyla yaşamakta olan kentimiz için hayati önemini korumaktadır. Burada sözünü ettiğim büyüme, istihdam, işsizlik, talep yetmezliği ve borç sarmalı sorunları Antalya ekonomisi için bugüne kadar karşılaşmadığı düzeyde baskı oluşturmaktadır. Bu nesnel tespit ve değerlendirmelerimiz, kentimizin yeniden ülke ortalamasının üzerinde ve sürdürülebilir nitelikte bir büyüme eğilimine kavuşması isteğimizdendir. Kentimizin bir bütün olarak yeniden bu eğilime sahip olma potansiyelinin bulunduğuna hiç şüphemiz yoktur" değerlendirmesinde bulundu. NAR VE ZEYTİNDE SIKINTI Antalya`nın tarımsal üretim ve hasatta yeni sezona başladığını belirten Çandır, Antalya tarım camiasına kazançlı bir sezon diledi. Hasadı başlayan nar ve hasadı başlamak üzere olan zeytinde, üretici, komisyoncu ve ihracatçı kesimlerinin ciddi endişelere sahip olduğunu bildirdi. Ülkemiz 446 bin ton nar üretiminin 107 bin tonunu Antalya`nın sağladığını belirten Çandır, "Yani her 4 nardan 1’ini Antalya’da yetiştirmekteyiz. Nar hasadı şu günlerde bazı bölgelerimizde başladı. Bu yıl rekoltenin yüzde 30 gibi bir oranda yüksek olması ve daha erkenci çeşitlerin de pazara yüksek tonajda girmesi nedeniyle 50-70 kuruş arasında üretici fiyatı bulmaktadır" diye konuştu. RUS PAZARINDAKİ SIKINTI Rusya pazarının hala belirsizliğini korumasının endişe verici olduğunu ifade eden Çandır, "Nar 17 Mart’ta biber ile birlikte yasaklanan ürünler arasında yer aldığından, geçtiğimiz yıl Rusya pazarının nara olumsuz etkisi altında kalmamıştı. Ancak bu yıl kapıların kapalı olması nedeniyle üretici malının elinde kalması ve zarar etme endişesi içerisindedir. İhracatçı ise risk maliyetlerinin yüksekliği ve sınırlı pazar nedeniyle sıkıntılı durumdadır. Gerek üretici, gerek ihracatçılarımız için önümüzdeki 15 gün kritik öneme sahiptir. Bu kritik önem önümüzdeki günlerde başlayacak olan yaş meyve sebze, kesme çiçek ve narenciye içinde geçerlidir" dedi. 1 YIL DAHA KAYBETMEYE DİRENCİMİZ YOK Antalya tarımsal üretiminin bir yıl daha kaybetmeye direnci olmadığını vurgulayan Çandır, şunları söyledi: "Hasadı başlayacak zeytinde ise üyelerimizden aldığımız bilgilere göre bu yıl, nispi olarak yüksek rekolteli bir sezon yaşacağız. Bölgemiz zeytin ve zeytinyağı üreticisinin ve ticaret erbabının ülke genelindeki konumu her geçen yıl gelişmektedir. Zeytin sektöründe faaliyet gösteren arkadaşlarımız ve uzmanlar geçtiğimiz iki ayda iki toplantı yaparak sektörün; sorun, beklenti ve çözüm önerilerini konuşmaya başladı. Burada sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek ilimiz zeytinciliğini bir adım öteye götürmek ve marka haline getirmeyi hedeflemekteyiz. Önümüzdeki günlerde yine toplanacak olan sektör temsilcilerine ve Antalya zeytinciliği için çaba gösteren tüm üyelerimize teşekkür ediyorum." YÖREX`E DAVET Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`in bu yıl 26-30 Ekim tarihleri arasında düzenleneceğini anımsatan Çandır, "YÖREX, artık tüm Türkiye’nin kentimizde buluştuğu geleneksel bir fuar haline gelmiştir. Bu uğurda bizlere destek veren ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım. Bu yıl Anadolu’nun binlerce yıllık el emeği, göz nuru ürünlerini ve Anadolu’nun tüm güzelliklerini 7. kez Antalya’da daha geniş katılımla ve yeniliklerle göreceğiz. Başta sizler olmak üzere tüm Antalyalı hemşerilerimizi ve misafirlerimizi fuarımıza bekliyoruz" dedi.  

Detaylar...

BAŞKENT YÖRESEL ÜRÜNLERİYLE YÖREX`TE
TOBB`un desteğiyle Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde bu yıl 7`incisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı`na (YÖREX) ilgi yoğun. Geçen yıllarda da yöresel ürünleriyle YÖREX`te yer alan Ankara, bu yıl ürün yelpazesini genişleterek YÖREX`te yerini alacak. Ankara, Beypazarı kurusu, gümüş işlemeciliği, Kalecik turşusu, Polatlı el yapım mesleri, Polatlı soğanı ve kavunuyla YÖREX`te ziyaretçilerin hem gözüne hem damak tadına hitap edecek. YÖREX VİZYON İŞİ Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, YÖREX`in ülkemizin bütün renklerinin buluştuğu önemli bir etkinlik olduğunu belirterek, "YÖREX aslında bir vizyon işidir, Anadolu’nun ruhunu kimliğini burada görebilirsiniz. Buradaki birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuna Ankara Ticaret Borsası olarak ilk günden beri destek veriyoruz. Borsamızın çatısı altında Ankara’daki ilçe borsalarımızı da ürünleriyle birlikte misafir ediyoruz" diye konuştu. Ankara standının YÖREX`te büyük ilgi gördüğüne dikkat çeken Yavuz, "Böylesine önemli bir etkinliği gerçekleştirenlere, etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" diye konuştu. YÖREX`E İLGİLİ MEMNUNİYET VERİCİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Projesi`nin bir etabı olan YÖREX`in geçen 6 yılda önemli mesafe kaydettiğini belirterek, Anadolu`nun çimentosu haline gelen YÖREX`i yurtdışına taşıma hedefinde olduklarını bildirdi. Ankara`yı yöresel ürünleriyle YÖREX`te ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Çandır, Fuara başından beri destek veren TOBB Yönetim Kurulu üyesi de olan Faik Yavuz`a teşekkür etti. Çandır, TOBB`un önemli desteğiyle ivme kazanan YÖREX`e katkı sağlayan tüm oda ve borsa başkanları, kalkınma ajansları, yerel yönetimler ve bu işin en önemli ayağı olan üreticilere de teşekkür etti. Çandır, bu yılki YÖREX`in daha geniş bir alanda daha fazla yöresel ürünle düzenleneceğini bildirdi.  

Detaylar...