Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.144.55.253
Şuan 14 kişi online
Bugün 432 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 164303
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

YÖREX ZİYARETÇİ REKORU KIRDI
TÜRKİYE’NİN EN SEVİLEN FUARI YÖREX’İ 5 GÜNDE 342 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından bu yıl 11`incisi düzenlenen ve 300 bin bin ziyaretçi hedefiyle 20 Ekim’de açılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i 5 günde 342 bin 496 kişi ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası’nın TOBB’un desteğiyle bu yıl 11’incisini düzenlediği YÖREX’e bu yıl da ziyaretçi ilgisi yoğun oldu. Türkiye`nin 76 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nden 113 oda ve borsa, 16 kalkınma ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığı YÖREX’te 342 bin 496 kişi Anadolu’nun el emeği göz nuru yöresel ürünleriyle buluştu. 300 BİN ZİYARETÇİ HEDEFİ AŞILDI Fuarın fikir babası ATB Başkanı Ali Çandır, 2010 yılında `Sizin Oraların Nesi Meşhur` sloganıyla ilki açılan fuarın 24 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini anımsattı. Aradan geçen zamanda fuarın büyük kitlelere ulaştığını söyleyen Başkan Çandır, “YÖREX Anadolu’nun buluşma noktası oldu. Yöresel ürünlere ulaşmak isteyenlerin adresi olan YÖREX’e ilginin yoğun olması son derece memnuniyet verici” dedi. ALNIMIZIN AKIYLA TAMAMLADIK Çandır, 10 bin metrekare alanda yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX’in hedef büyüttüğünü kaydederken, “YÖREX`i alnımızın akıyla tamamladık. Türkiye`nin dört bir yerinden yöresel ürünleri ziyaretçilerle buluşturduk. ANFAŞ Fuar Merkezi`nde 10 bin metrekare alanda 5 gün boyunca yöresel ürün şöleni yaşadık. 342 bin 496 kişi fuarı gezdi. Yöresel ürünlerimizin hak ettiği değeri bulması için daha fazla çalışacağız. Her yıl gelişen projemiz sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR Çandır, başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere YÖREX’e destek veren herkese teşekkür ederken, “Bu yıl kalkınma ajansları YÖREX’e katılımda büyük katkı sağladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank’a destekleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Kalkınma ajanslarımıza, oda borsalarımıza, ANFAŞ yönetimine, yerel yönetimlerimize, üreticilerimize, firmalarımıza ve basınımıza, fuarımıza büyük ilgi gösteren Antalya halkına, diğer illerimizden katılan misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu. YERELİ ULUSALA TAŞIYACAK GÖRÜŞMELER ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’te coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılması, iş bağlantılarının kurulması amacıyla düzenlenen ikili görüşmelere ilginin yoğun olduğunu kaydetti. Çandır, “Çok sayıda yerel üretici, büyük market zincirlerinin temsilcileriyle TOBB’un organizasyonu ile bir araya geldi. Yerel üretici ile ulusal market zincirleri YÖREX’te çok sayıda görüşme gerçekleştirdi. Çok sayıda iş bağlantısı sağlandı” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLERE DİJİTAL PAZARLAMA YÖREX’te -e ticaret sitelerinin yerel ürün üreten ve ticaretini yapanlarla bir araya geldiği belirten Ali Çandır, yöresel ürünlerin -e ticaret üzerinden tüketiciyle buluşturulmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirildiğini kaydetti. Çandır, “Yöresel Ürünler Fuarı’mızı hayata geçirirken kıyıda köşede kalmış ürünleri ulusala taşıyalım hedefi koymuştuk. Bu hedefimizde önemli bir yol kat ettik. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

YÖRESEL ÜRÜNLER SİZİ BEKLİYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen 11’inci Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX 24 Ekim’e kadar ziyaretçileri yöresel ürünlerle buluşturacak. Anadolu’nun doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yüzlerce yöresel ürünün yer aldığı YÖREX, sabah 10.00’dan akşam 20.30’a kadar ziyaret edilebiliyor. ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen YÖREX’e giriş ücretsiz. Coğrafi işaretli ürünlerin ağırlıklı olarak sergilendiği YÖREX’te her ilden onlarca yöresel ürün ziyaretçiye sunuluyor. 2 GÜNDE 100 BİNİN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ “Sizin Oraların Nesi Meşhur?”, “Bir Adımda Anadolu” sloganlarıyla düzenlenen Türkiye’nin en renkli fuarı YÖREX’i ilk iki günde 100 birinin üzerinde kişi ziyaret etti. YÖREX’e çocukların ilgisi ise yoğun oldu. YÖREX’te Sinop mantısından Diyarbakır burma kadayıfına, Erzurum çivil peynirinden Gaziantep baklavasına, Devrek bastonundan Milas zeytinyağına, Sakarya şimşir tarağından Afyon sucuğuna, Alaşehir üzümünden Hatay künefesine, Samsun semaverinden Ezine peynirine, Sinop hacıkadı tavuğundan Hereke halısına, Aydın incirinden İzmir şambali tatlısına yüzlerce ürün ziyaretçiyle buluşuyor. YEREL ÜRÜNLER BÜYÜK MARKETLERLE BULUŞUYOR YÖREX’te coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılması, iş bağlantılarının kurulması amacıyla düzenlenen ikili görüşmelere ise ilgi yoğun. Çok sayıda yerel üretici, büyük market zincirlerinin temsilcileriyle TOBB’un organizasyonu ile bir araya geliyor, yüz yüze görüşmeler yapıyor. E ticaret sitelerinin yerel ürün üreten ve ticaretini yapanlarla bir araya geldiği YÖREX’te, yöresel ürünlerin -e ticaret üzerinden tüketiciyle buluşturulmasına yönelik görüşmeler gerçekleştiriyor. YÖREX’te 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena birbirinden güzel şarkılarıyla dinleyici ile buluşacak. YÖREX 24 EKİM’E KADAR GÖRÜLEBİLECEK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türkiye’nin en sevilen fuarı YÖREX’in Anadolu’nun tüm renklerini Antalya’da buluşturduğunu belirterek, “Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e davet ediyoruz. 10 bin metrekarede Anadolu turu atmak isteyenler YÖREX’e gelmeli” dedi. Özellikle çocukların yöresel ürünleri görmesini istediklerini söyleyen Çandır, “Yöresel ürünleri gelecek nesillere aktarmalıyız. Biz hatırlayalım, çocuklarımız keşfetsin” diye konuştu. Çandır, 24 Ekim’e kadar açık olacak YÖREX’e herkesi davet etti.  

Detaylar...

YÖREX’TE COĞRAFİ İŞARETLER KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 11’incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, bir çok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. YÖREX’te ATB ile Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı YÜCİTA işbirliğiyle “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” semineri düzenlendi. ÜRETİCİ COĞRAFİ İŞARET ETRAFINDA ÖRGÜTLENMELİ Seminerin açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, bir çok kurum ve kuruluşun coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılmasıyla ilgili çalışmalar yaptığını ancak birlikte hareket edilemediği için yeterli etkinin sağlanamadığını kaydetti. Yöresel Ürünler Fuarı ile coğrafi işarette farkındalığın ve coğrafi işaret sayısının arttığını kaydeden Çandır, “YÖREX’in ardından şehirler arasında tatlı bir rekabet başladı” dedi. Her ilde en az bir coğrafi işaretli ürünün tanınır hale getirilmesi gerektiğini ve üreticinin alınan coğrafi işaret etrafında örgütlenmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Coğrafi işaretli ürünlerimizi mutlaka pazara kazandırmalıyız. Coğrafi işaretli ürünlerin daha çok tanınması için de -e ticaret siteleri çok önemli” dedi. YÖREX kapsamında büyük market zincirleri ve –e ticaret siteleriyle yerel üreticileri yüz yüze görüştürdüklerini ve 1000 ikili görüşme beklediklerini söyleyen Çandır, “Bu görüşmelerden sağlanacak anlaşmaların ticaretimizi geliştireceğine inanıyoruz. Hedefimiz Türkiye’nin kırsal kalkınmasına katkı sağlamak” diye konuştu. İDEAL COĞRAFİ İŞARET SİSTEMİ KURULMALI YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, YÖREX’in Türkiye’nin en büyük ve en anlamlı yöresel ürünler fuarı olduğunu söyledi. Coğrafi işaret tescil sayısının çok fazla olduğunu ancak denetimin olmadığını vurgulayan Tekelioğlu, “Tescil bir ürün için katma değer yaratır. Ancak bizde yaratmıyor. Tescilden sonra üretim standardı ve kırsal kalkınmanın sağlanması lazım. Kendimize bu konuda çeki düzen vermeliyiz” dedi. Türkiye coğrafi işaretler enstitüsü kurulmasını öneren Tekelioğlu, “Biz Türkiye’de ideal bir coğrafi işaret sistemi gerçekleştirebilirsek üretimde ve kalitede sürdürülebilirliği sağlayabiliriz. Tescil, yönetişim, denetim bu işin olmazsa olmazı” dedi. COĞRAFİ İŞARET MEMLEKET MESELESİ Türk Patent Ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, coğrafi işaretler konusunda önemli bir yol kat ettiğimizi ancak eksikliklerinin bulunduğunu söyledi. Kızıltepe, coğrafi işaretlerle ilgili yaptıkları çalışmaları anlatırken, “Coğrafi işaret meselesi ülke meselesi. Yöresel ürünlerimiz ekonomimiz ve yörelerimizin kalkınması çok önemli” dedi. HEDEF KIRSALIN KALKINMASI BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, pandemide tarımın ve güvenli gıdaya ulaşmanın öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydederken, “Coğrafi işaretli ürünlerin önemi daha da arttı. Çünkü coğrafi işaretli ürünler tüketicinin güvenli gıdaya ulaşmasına katkı veren bir sistem. O nedenle tescil sonrası denetim çok önemli. Coğrafi işaret demek tarımsal miras demek. Tarımsal miras ve kültürün birleşmesi demek. Geleceğe aktarmamız gereken ürünlerimiz demek. Çiftçinin kalkınması, sosyal refah, ekonomik sürdürülebilirlik en büyük hedefimiz” diye konuştu. 5 oturumda gerçekleşen seminerde alanında uzman konuklar, Türkiye’de coğrafi işaretler, AB’de coğrafi işaret uygulamaları, coğrafi işaret ve gıda güvenliği, coğrafi işaretlerde denetim yönetişim, coğrafi işaretlerin korunmasında yaşanan sorunlar ve çözümleri, coğrafi işaretler ve turizm, coğrafi işaretler ve gastronomi, coğrafi işaretlerde Türkiye’nin öncü kentleri, coğrafi işaretlerde ilham veren başarı öykülerini konuştu.  

Detaylar...

YÖREX`E 6.5 SAATTE 42 BİN ZİYARETÇİ
AntalyaTicaret Borsası`nın (ATB), bu yıl 11`incisi kez kapılarını açan ve Türkiye`nin dört bir köşesinden binlerce yöresel ve coğrafi işaretli ürünün buluştuğu Yöresel Ürünler Fuarı`nı (YÖREX), ilk gün 6.5 saatte 42 bin 388 kişi ziyaret etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin (TOBB) destekleriyle ATB`nin düzenlediği YÖREX, bu yıl 11`inci kez kapılarını açtı. `Sizin Oraların Nesi Meşhur?`, `Bir Adımda Anadolu` sloganlarıyla düzenlenen YÖREX, ilk gününde öğle saatlerinde ziyaretçi kabulüne başlamasına rağmen ziyaretçi rekoru kırdı. 12 BİN YILLIK BİRİKİM Anadolu`nun 12 bin yıllık kültür ve medeniyet zenginliğini bir araya getiren YÖREX`e, bu yıl 76 il ve KKTC`den 113 oda ve borsa, 16 kalkınma ajansı, 83`ü kadın olmak üzere 150 kooperatif ve 650`nin üzerinde firma katıldı. Fuar alanında, Türkiye genelinden 10 bine yakın çeşitte Anadolu`nun yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri sergileniyor. ANADOLU`NUN BÜTÜN YÖRELERİ FUARDA Antalya`nın serpme böreğinden bergamot ve turunç reçellerine, Kayseri`nin pastırmasından Aydın`ın incirine, Afyonkarahisar`ın sucuğundan Isparta`nın gül ürünlerine, Kars`ın gravyer peynirinden Manisa-Alaşehir`in üzümüne, Adana-Kozan balı ve bal şerbetinden Gaziantep`in Antep fıstığına, Uşak`ın tarihi halısından Ege ve Marmara illerinin zeytinyağı ve ürünlerine kadar binlerce yöresel ürün bulunuyor. ZİNCİR MARKETLER VE E-TİCARET İMKANI Birkaç saatte Anadolu turu yapılabilen fuarda, kooperatifler ve üreticiler, fuarın katılımcısı 9 zincir market, çok sayıdaki e-ticaret sitesi, oteller ve diğer yöresel ürün pazarında faaliyet gösteren firmaların temsilcileriyle ikili iş görüşmelerine de başladı. Fuar boyunca, B2B olarak da adlandırılan 1000`e yakın ikili iş görüşmesi hedefleniyor. Fuarın ikinci gününde ise Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) ile birlikte `Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması` isimli seminer de yapıldı. 6.5 SAATTE 42 BİN 388 ZİYARETÇİ Bu yıl 11`incisi düzenlenen YÖREX ile yine ülkemizin dört bir yanından yöresel ve coğrafi işaretli yöresel ürünün burada olduğunu belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “Yerelde küçük üreticiler ve çiftçilerimizin ürettiği geleneksel, yerel ürünler de fuarda yer alıyor. Şu anda coğrafi işaretli ürünlerimizin mevsimsel olarak uygun olan hemen hepsi burada, binlerce ürün var. Dün açılışımızı yaptık ve saat 14.00`te halka açıldı. Saat 20.30`a kadar 42 bin 388 kişi ziyaret etti" dedi. TÜRKİYE`NİN ÜRETİM DNA`SI Fuar alanında ziyaretçilerin, Türkiye`nin her tarafının müthiş zenginliğini görebildiklerini anlatan Ali Çandır, “Aslında YÖREX`i Türkiye`nin üretim DNA`sı olarak özetleyebiliriz. Türkiye insanlarının sempatikliğini görebileceğimiz, bir adımda bir şehirde, bir sonraki adımda başka bir şehirde olabileceğimiz müthiş, rengarenk bir Türkiye haritası burada ziyaretçilerimizi bekliyor" diye konuştu. 90`I AŞKIN KADIN KOOPERATİFİ YÖREX`TE YÖREX projesi sonrasında birçok kadın kooperatifinin yöresel ürünler etrafında birleşmesinin çok sevindirici olduğuna dikkat çeken Çandır, “150`yi aşkın kooperatifimiz var ve bunun 90`dan fazlası kadınlarımızın oluşturduğu yöresel ve coğrafi işaretli ürünler üreten kadın kooperatiflerimiz. Bu da bizi çok sevindiriyor. Çünkü biliyoruz ki kırsalda üretim, yerinde istihdam olursa, oraların tanıtımı ve ekonomisi gelişirse bizim göç problemimize çözüm olacak" dedi. 20 MİLYAR EURO`LUK İHRACAT OLASI Pandemiyle ortaya çıkan, kendi kendine yeterlilik konusuna da değinen Çandır, “Özellikle tarım ve gıda ürünlerinin kendimiz için üretilmesini sağlayacağız. Bu potansiyeli biz kendimiz yeteri kadar değerlendirdiğimizde umuyorum ki bu gelişmeler dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretler piyasasında müthiş bir pay elde etmemizi sağlayacak. Doğru işleri zamanında yapar, doğru odaklanmayı sağlarsak 20 milyar Euro`luk coğrafi işaretli ürün ihraç etmemiz olası" diye konuştu.  

Detaylar...

YÖREX 11’İNCİ KEZ KAPILARINI AÇTI
Antalya Ticaret Borsa (ATB) tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle bu yıl 11`incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) açıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40’ını, oda ve borsaların tescil ettirdiğini, başvurusu yapılan ürün sayısının ise 642 olduğunu belirterek, "Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin" dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, ANFAŞ Fuar Merkezi`ndeki fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 13 yıl önce “Sizin oraların nesi meşhur” deyişiyle yöresel ürünler yolculuğuna başladıklarını hatırlattı. Katılımcıların fuarda birkaç saat içinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buram buram Anadolu’yu gezme imkanına sahip olacağını dile getiren Çandır, “Yöresel ürünler projemizi çalışırken hiç aklımızdan çıkarmadığımız amaçlarımızın gerçekleştiğini gördükçe ekip olarak gururumuz daha da artmaktadır. Memleketimizin her bir köşesinden ayrı güzellikte fışkıran yöresel ürünlerimizin; tanınırlığını artırmak, kalitesini standartlaştırmak, üretimini artırmak, ürünlerin hakkını hukukunu garanti altına almak, istihdamı artırmak ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak amaçlarını hiçbir çalışmamızda dikkatimizden kaçırmadık. Eğer bu amaçlar uğrunda kararlılıkla çalışmaya devam edersek kesinlikle başaracağımızı biliyorduk. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir medeniyetler zenginliğine ve derinliğine sahibiz” diye konuştu. YÖRESEL ÜRÜNLERİN HAKKI VE HUKUKU KORUNMALI 12 bin yılda biriktirilen kültür ve medeniyet zenginliğine ait ürünlerin değerini bildiklerinin altını çizen Ali Çandır, “Ayrıca bir şey daha biliyoruz ki dünyada birkaç yüz yıllık geçmişe sahip ülkeler, kendi yöresel ürünlerinden milyarlarca dolarlık ihracat yapıyorlar, katma değer oluşturup kırsalda yaşamayı motive ediyorlar. Bugün artık yöresel ürünler; ülkemiz genelinde çok daha tanınır, talep edilir ve doğal olarak hemen her yerde üretilip satılabilir hale gelmiştir. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu, bu yöresel ürünlerin hakkını ve hukukunu korumak ve garanti altına almaktır. Bu korumayı, hem ulusal hem de uluslararası alanda, sağlayan coğrafi işaret tescilleridir” dedi. AB`DE 7 ÜRÜN TESCİLLENDİ Çandır, son 12 yılda coğrafi işaret tescilli yöresel ürün sayısının 109’dan 921’e, başvuru sayısının ise 160’dan 723’e yükseldiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği’nde 7 ürünün tescillendiğini 24 ürünün işlemlerinin devam ettiğini işaret eden Çandır, “Dünyada ise 10 bin civarında coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. Bu tescillerin yüzde 40’ından fazlası ise oda ve borsalarımızın bünyesindedir. Bu fırsatla oda ve borsalarımızı, elini taşın altına koyması için cesaretlendiren, coğrafi işaretlerin gelişimini, ticaretini önemseyen bizi bu yolda hiç yalnız bırakmayan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve onun nezdinde tüm oda ve borsa başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi. 650`NİN ÜZERİNDE KATILIMCI Ali Çandır, fuara 76 ilden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, 113 oda ve borsa 16 kalkınma ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığını kaydetti. Fuarda 9 farklı zincir market ve e-ticaret sitesi ile üreticilere ve katılımcılara yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlandığını dile getiren Çandır, bu kapsamda bine yakın görüşme beklediklerini belirtti. COĞRAFİ İŞARET SEMİNERİ YÖREX’TE Coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapan üretici ve katılımcılara e-ticaret ve dijital dönüşüm desteği konularında eğitimler sunulacağı ifade eden Çandır, “Fuarımızda yöresel ürünle ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı ile birlikte “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” isimli bir seminer düzenleyeceğiz. Seminerimizde; coğrafi işaretlerin dünyadaki ve bizdeki durumu ile ilham veren başarı öykülerini uzman konukların katılımıyla konuşup tartışacağız. 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserimiz olacak” diye konuştu. 110`DAN 921`E ÇIKTI TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahip olunan yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla 2010 yılında “kriz varsa, çare de var” sloganıyla YÖREX’in yola çıktığını hatırlattı. ATB’nin başlattığı bu girişimi TOBB olarak desteklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Aradan geçen 10 yılda, 3 bin katılımcıya ve 1 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptık. YÖREX, aynı zamanda ülkemizde coğrafi işaret ekosisteminin gelişmesine de önemli katkılar sundu. 10 yılda tescilli coğrafi işaret sayısı 110’dan 921’e, başvuru sayısı ise 160’tan, 721’e çıktı. YÖREX, coğrafi işaret algısının ve bilinirliğinin ülke genelinde artmasını sağladı. Ayrıca YÖREX, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) özel ödülüne ve Oda-Borsa Proje Yarışması Jüri Özel ödülüne layık görüldü” ifadelerini kullandı. Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in artık Türkiye’nin yöresel ürünler ve coğrafi işaretler vitrini olduğunu belirterek, burada Türkiye’nin tüm renklerinin bir araya geldiğini söyledi. Geçen yıl pandemiden dolayı YÖREX’in yapılamadığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Çok şükür bu yıl 11. YÖREX’te yeniden birlikteyiz. Bu yıl YÖREX’e sponsor olan Trendyol’a da teşekkür ediyorum. Bugün; valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, kalkınma ajanslarımız, oda-borsalarımız, kadın girişimcilerimiz ve kooperatiflerimiz ve üreticilerimiz de burada. 600’den fazla katılımcı bugün bizlerle. Eğer coğrafi işaretler bugün bu kadar biliniyor ve önemseniyorsa, bunda oda ve borsalarımızın ve en başta da kadın girişimcilerimizin payı çok büyüktür. Bu işe sahip çıktılar. Son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40’ını, oda ve borsalarımız tescil ettirdi. Onlar tarafından tescil edilen ve başvurusu yapılan ürün sayısı 642’i oldu” ifadelerine yer verdi. “COĞRAFİ İŞARET ÜRETİCİLERİNİ KAYIT ALTINA ALMAYA BAŞLADIK” TOBB’un coğrafi işaretlerde nicelikten niteliğe geçiş vizyonunu da paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Burada öncelikle oda ve borsalarımız vasıtasıyla coğrafi işaret üreticilerini kayıt altına almaya başladık. Üreticiler, tescil sahibi olan oda veya borsa ile sözleşme yaparak, coğrafi işaretli ürünün üretimine başlıyorlar. Oda ve borsalarımız da bunu denetliyorlar ve bu piyasasının oluşmasını sağlıyorlar. Böylece coğrafi işaretlerin ticarete daha çok konu olmasını da mümkün kılıyorlar. Bu kapsamda YÖREX’i, yöresel ürünlerin ve coğrafi işaretlerin markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline getirdik. YÖREX’te her yıl coğrafi işaret üreticiler ile ulusal perakendecileri ve e-ticaret portalları bir araya getiriyoruz. İkili iş görüşmeleri yapmalarını sağlıyoruz. Yine coğrafi işaretlere özel e-ticaret portalları ile kampanyalar yapıyoruz. Coğrafi işaret üreticilerinin e-ticarette daha çok yer almalarını sağlıyoruz” dedi. Hisarcıklıoğlu, sadece yurtiçi tescille işin bitmediğini dile getirerek, yurtdışında da tescil ettirmenin ve küresel pazarlara girmenin önemli olduğunu vurguladı. “ZENGİN OLMAK İSTİYORSANIZ YÖRESEL ÜRÜNLERE SAHİP ÇIKIN” Şu ana kadar 7 ürünün Avrupa’da tescillendiğini, 24 ürünün de değerlendirme sürecinde olduğunu aktaran Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bunu başaran oda ve borsalarımı canı gönülden tebrik ediyorum. TOBB Brüksel Ofisimiz ile coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz. Coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı olması için de bir rehber hazırladık. Son olarak da coğrafi işaretlerimizin izlenebilirliği, takibi ve sertifikasyonunu sağlamak amacıyla akıllı etiket projesi üzerinde çalışıyoruz. Artık tüketici, coğrafi işareti güvenle tercih edecek, üretici de ürünü gururla sunacak. Şunu da hepimiz bilmeliyiz, bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmezsek, dış pazarlara hiç anlatamayız. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. Son dönemde yaşanan ekonomik çalkantıdan kurtulmanın çözümü de Anadolu topraklarında yatıyor. 200’den fazla peynir çeşidimiz var. Avrupalılar milyar dolardan peynirden gelir elde ediyorlar. Markalaştıracağız 200’den fazla peynir çeşidimizi diğer ürünleri dünya pazarına sunacağız. Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin” dedi. “EKONOMİYE CİDDİ KATKILARI VAR” ANFAŞ Genel Müdürü Ali Bıdı, fuarların yavaş açılmaya başladığını ve yüzlerin gülmeye başladığını bildirdi. ANFAŞ’ın çeyrek asrı aşkın süredir ekonomiye ve ihracata katkı sağladığını dile getiren Bıdı, fuarların kent ekonomisine de ciddi katkıları olduğunu YÖREX gibi markalara daha çok ihtiyaçlarının olduğunu belirtti. “5 COĞRAFİ İŞARET ALDIK” ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya’nın son yıllarda turizmde ve tarımda önemli gelişmeler yaşadığını dile getirdi. YÖREX’in fuardan öte bir etkinlik olduğunu ifade eden Çetin, “Hem ulusalda hem yerelde gıdada markalaşmada ciddi mesafe aldık. Bizde oda olarak 5 coğrafi işaretli ürün aldık. Bizim gündemimizde gastronomi fularları var. Önümüzdeki yıl çok daha iyi başarılara imza atarız” dedi. “DESTEK İSTİYORUZ” TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, milli değerlere sahip çıkan kırsal kesimdeki kadınların desteklenmesini sağlatan fuarda yer aldığı için mutlu olduğunu dile getirdi. Öztürk, bu tür fularların ticaret yolundaki yöresel ürünlerin tanıtılması, kırsal kesimdeki kadınların cesaretlendirilmesi, girişimcilerin önünün açılması adına önemli önemli etkinlikler olduğunu dile getirdi. Öztürk, kooperatifçiliğinin desteklemesi ve ata tohumlarına gereken önemin verilmesini istedi. "İLK 10`A GİRDİK" Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Habip Asan, coğrafi işaretli ürün konusunda Türkiye`de ciddi bir bilinçlenme oluştuğunu söyledi. Coğrafi işaretli ürünler bazında daha fazla katma değer oluşturma ve sürdürülebilirlik konusunun da ön plana çıktığını dile getiren Asan, "Türkiye, sınai mülkiyet açısından 15 senesi öncesine göre 20 kat daha artış yaşadı. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatına göre, Türkiye sınai başvurularda dünyada ilk 10`a giren bir ülke oldu. Başvurulardan daha fazla katma değer oluşturmalıyız. Tünelin sonundaki ışığı görüyorum. Başvuru farkındalığının daha fazla katma değer oluşturulan yüksek bir ekonomik habercisi olduğunu düşünüyorum” dedi. "YERELDEN KALKINMA" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarım üreticilerinin, kırsaldaki üreticilerinin sorunlarını yakından takip ettiklerini dile getirdi. Üreticinin köylünün alın terinin kıymetini çok iyi bildiklerini ifade eden Böcek, “Pandemi ve iklim değişikliğine bağlı olarak, doğal afetler, kuraklık gibi risklerle tarım sektörü derinden etkilenmektedir. Bir avuç toprağın bile önemli olduğunu herkes tarafından anlaşılmıştır. Üreticilerin maliyeti düşürülmeli ve tarımda istihdam arttırılmalıdır. Büyükşehir olarak bugüne kadar yerelden kalkınma projelerini uygulamaya, tarımı geliştirmeye özen gösteriyoruz” dedi. "DÜNYA PİYASASINA TAŞINACAK" Vali Yazıcı, "YÖREX’i daha da büyüterek yöresel ürünler coğrafi işaretli ürünlerin dünyaya tanıtımına dünya şehrinden hep birlikte yapacağız. Manavgat’ın köylerini etkileyen yangın yaşadık. TOBB Başkanına destekleri için teşekkür ediyorum. Dünya pazarına yöresel değerlerimizi bize ait olanları dünya piyasasına hep birlikte pazarlayacağız. Bütün dünyaya değerlerimizi öğreteceğiz. Belki biraz geri kalmış, bazı ürünlerimizde gecikmiş olabiliriz ama inanıyorum ki bu ülkenin güzel insanları borsa ve oda başkanları üyeleri yöresel ürünler başta olmak üzere diğer ürünleri dünyanın zirvesine taşıyacaktır” diye konuştu. Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Çandır’a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol fuardaki stantları gezdi, ikram edilen yöresel ürünlerin tadına baktı. Fuara, konuşmacıların yanı sıra TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, milletvekilleri, valiler, ilçe belediye başkanları, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, çok sayıda oda borsanın temsilcisi ve vatandaşlar katıldı. 24 EKİM’E KADAR AÇIK Girişin ücretsiz olduğu fuar 5 gün açık olacak ve Anadolu’nun gerçek değerleri ziyaretçisiyle buluşacak.  

Detaylar...

YÖREX KAPILARINI 11’İNCİ KEZ AÇIYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 20 Ekim Çarşamba günü 11’inci kez kapılarını açıyor. 24 Ekim Pazar gününe kadar ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Fuar’da 5 gün boyunca yöresel Anadolu’nun doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yüzlerce ürün ziyaretçiyle buluşacak. YÖRESEL ŞÖLEN BAŞLIYOR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e 81 ilden yüzlerce yöresel ürünün geleceğini söyledi. Çandır, 11’inci YÖREX’e 113 oda borsa, 16 kalkınma ajansı, valilik, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan oluşan 650’ye yakın katılımcının yer alacağını kaydederken, “91 kadın kooperatifimiz YÖREX’e yerini alacak” dedi. ANADOLU BULUŞMASINA İLGİ YOĞUN “Sizin oraların nesi meşhur?” sloganıyla düzenledikleri YÖREX’e bu yıl ilginin yoğun olduğunu vurgulayan Çandır, “YÖREX Anadolu’dur. Kuzeyi güneyi, doğusu batısı kültürlerin, yöresel ürünlerin buluşma noktasıdır. 12 yıl önce attığımız maya tuttu. YÖREX, Antalya’yı aştı, Türkiye’nin markası haline geldi” diye konuştu. Çandır, Erzurum oltu taşından Mersin cezeryesine, Bursa çakısından Aydın incirine, Kars kaşarından Denizli buldan bezine, İzmit pişmaniyesinden Manavgat susamına, Bafra pidesinden Kayseri mantısına, Antep baklavasından Malatya kayısısına yüzlerce ürünün YÖREX’te ziyaretçiyi beklediğini kaydetti. YEREL ÜRETİCİ DİJİTAL PLATFORMLA BULUŞACAK YÖREX’te TOBB’un desteğiyle yerel üretici ve firmalara ulusal market zincirleriyle yüz yüze görüşme imkanı sağlayacaklarını belirten Çandır, YÖREX’te uluslararası karşılığı bulunan 10 farklı zincir market ve restoranın yer alacağını söyledi. Yerel ürünlerin katma değerinin artırılması için e-ticaret siteleri ile yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlanacağını kaydeden Çandır, ikili görüşmelerde büyük iş bağlantıları kurulduğuna dikkat çekti. Çandır, YÖREX’te e-ticaret siteleri tarafından coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapanlara yönelik yerelden ulusala e-ticaret desteği ve dijital dönüşüm desteği gibi konularda da eğitimler sunulacağını belirtti. YÖREX kapsamında 21 Ekim Perşembe günü ATB ve YÜCİTA işbirliğiyle “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” semineri düzenleyeceklerini kaydeden Ali Çandır, coğrafi işaretlerin dünyada ve ülkemizdeki durumunu, tescil sayısı itibariyle öncü kentleri ve 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserinin olacağını duyurdu. HİJYEN TEDBİRLERİ ALINDI ATB Başkanı Çandır, YÖREX’i salgın koşulları ve hijyen kurallarını dikkat alarak yapacaklarını vurgulayarak, “11.YÖREX salgın kurallarına uygun bir biçimde düzenlenecek. Maske, mesafe ve hijyene dikkat edilecek. ANFAŞ Fuar Merkezi girişinde HES kodları sorgulanacak. Aşı olmayanlardan son 48 saati kapsayan PCR testi istenilecek. Özetle kimseyi riske atmadan kurallara uygun bir fuar olacak. Bu konuda herkesin içi rahat olsun” diye konuştu. YÖREX’E GİRİŞ ÜCRETSİZ ANFAŞ Fuar Merkezi’nde 10 bin metrekare alanda düzenlenen YÖREX’e herkesi davet eden Çandır, fuara girişin ücretsiz olduğunu vurguladı. Çandır, YÖREX’in sabah 10.00 – akşam 20.30 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu bildirdi. ÇOCUKLAR BU FUARI GÖRMELİ Çandır, “Atalarımızdan bizlere emanet, bizlerden ise çocuklarımız ve gençlerimize miras kalacak olan yöresel ürünlerimizi görmek, tatmak ve hissetmek için YÖREX’e davet ediyorum. Özellikle çocuklarımızın YÖREX’i görmesini arzu ediyorum” dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’e destek veren başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm oda ve borsalara, kalkınma ajanslarına, yerel yönetimlere, kooperatiflere, üreticilere teşekkür etti.  

Detaylar...

YÖREX ANADOLU’NUN RUHU
Bu yıl 11’incisi 20-24 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX öncesinde Antalya Ticaret Borsası, Dünya Gazetesi, Hepsiburada işbirliğiyle “Kırsal Kalkınmada Yöresel ve Coğrafi İşaretli Ürünler” başlıklı panel düzenlendi. Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde online gerçekleşen panele, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Hepsiburada İş Geliştirme Grup Başkanı Mutlu Erturan konuşmacı olarak katıldı. YÖREX TÜRKİYE PROJESİ TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX’e ilk günden bu yana destek verdiklerini kaydederken, YÖREX’in Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve ekibinin başarısı olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, “YÖREX 12 yılda Türkiye’nin markası oldu. Anadolu’da üretimi kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünler ekonomiye kazandırılarak yerinden kalkınmada, coğrafi işaret tescilinde farkındalık yaratıldı. Yöresel ürünleri milli değerler olarak görüyor ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemsiyoruz. YÖREX 81 ili buluşturan, Anadolu’nun ruhunu, kimliğini, tüm renklerini bir araya getiren bir marka haline geldi” diye konuştu. Yöresel ürünlerin coğrafi işaret tescili alarak katma değer yaratıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, 900 coğrafi işaretli ürünün yüzde 40’ının oda ve borsalar tarafından tescil ettirildiğine dikkat çekti. YÖREX’te perakende zincir marketler, restoranlar ile e-ticaret sitelerinin yer aldığını bu yıl da çok sayıda yerel ürünün büyük market zincirleriyle aynı masada oturup anlaşmalar yapacağını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Üreticilerle satın almacıları yüz yüze buluşturuyoruz. Yöresel ürünlerin internet satışı da çok önemli. Dijtal pazarlama ile yöresel ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştırabiliyoruz. Bu konuda da YÖREX buluşma noktası olacak” diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, yöresel değerlerin ekonomiye kazandırılıp, dünya ile buluşturarak zenginlik yaratılması gerektiğini vurgularken, “Devletimiz de destekleriyle arkamızda durursa biz bu işi başarırız. Yöresel ürünlerimize sahip çıkalım. YÖREX Türkiye projesidir” diye konuştu. YÖREX ULUSLARARASI ALANDA OLMALI ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in marka haline gelmesinde TOBB’un büyük desteği olduğunu anlatırken, fuarı uluslararası alana taşımak istediklerini söyledi. Çandır, ‘’İnşallah önümüzdeki yıllarda New York 5. Caddede Türkiye’nin tüm yöresel ürünlerini satabileceğimiz alanları yaratabiliriz” dedi. YÖREX’le coğrafi işaretli ürün sayısının arttığını belirten Çandır, coğrafi işaretli ürün enflasyonu konusunda endişe yaşandığını kaydetti. Çandır, “Cİ ürün etrafında üretimin artırılması sağlanmalı. Üretici, ortak hareket ederse maliyetleri de azalır. Tarımsal üretimde Cİ ürünlere destek verilmeli. Cİ tarımsal üretim artıyor. Devlet Cİ denetimi sağlamalı bir sistem oluşturulmalı. Üreticide ürün etrafında örgütlenerek birlikte hareket etmeli” diye konuştu. DENETİM VURGUSU Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, coğrafi işaretli ürünlerin sayısının artırılmasında ATB Başkanı Ali Çandır ile ekibinin katkısına dikkat çekti. Asan, Türkiye’de 900 tescilli ürün olduğunu, 744 ürünün de coğrafi işaret tescili beklediğini söyledi. AB’de 7 tescilli ürün olduğunu söyleyen Asan, 23 ürünün ise tescil işleminin devam ettiğini, 20 ürünün de başvuru işleminin devam ettiğini kaydetti. Asan, “Coğrafi işaretli ürünlerde ulusal ve uluslararası alanda katma değer yaratacak önemli gelişmeler var. İyi denetlenmiş, uluslararası projeler geliştirmeliyiz. Bu ürünlerin ülke tanıtımları sağlanmalı. Özellikle şehirlerim marka ürün tanıtımları yapılmalı. Türkiye Cİ katma değeri yüksek tarım ürünleri potansiyelini kullanmalı” diye konuştu. Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, dünyaca ünlü Malatya kayısısının bile piyasaya dökme olarak sunulduğunu belirterek, ürünlerin paketlenmesine daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi. Munyar, ‘’900 ürünümüzün coğrafi işaretli olması önemli. Ama bol keseden Cİ tescili veriliyor diye de düşünmüyor değiliz. Çok rahat Cİ veriliyor izlenimi yaratılmamalı’’ dedi. TAKLİT ÜRÜN SAYISI ÇOK FAZLA Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, coğrafi işaretlerin çoğunun tarım ürünlerine alındığını ancak Cİ’nin tarımsal üretime katkısının istenildiği gibi olmadığını vurguladı. Yıldırım, “Avrupa’da Cİ tescilinde küçük aile işletmeleri, kooperatifler ve STK’lar daha etkili. Ülkemizde tescil yapılıyor ama denetim olmuyor. Taklit ürünlerin sayısı çok fazla. Bunlar engellenmeli. Her ürüne Cİ verilmeli mi bunu tartışmalıyız. Topluma coğrafi işareti anlatmalıyız. Tarım politikaları ile coğrafi işaret çok iyi ele alınırsa önemli katma değer yaratılmış olunur” diye konuştu. Hepsi Burada İş Geliştirme Grup Başkanı Mutlu Erturan, e-ticaretin ürünlerin pazarlanmasındaki önemine dikkat çekerken, Hepsiburada dijital platformunda yer alan Anadolu’daki üreticiler ile KOBİ’lere paketleme, markalaşma gibi konular başta olmak üzere e-ticaret konusunda verdikleri eğitimleri anlattı.  

Detaylar...

PROTOKOLE YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 11’incisi 20-24 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e Antalya protokolü davet edildi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Cüneyt Doğan ile birlikte protokol ziyaretleri gerçekleştirerek, YÖREX davetinde bulundu. 81 İL ANTALYA’DA BULUŞACAK ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaretinde, YÖREX’in hazırlık çalışmaları hakkında bilgi verirken, YÖREX’e davet etti. Çandır, “YÖREX Antalya’yı aşarak Türkiye’nin fuarı haline geldi. Antalya’nın markası olan YÖREX’i bu yıl salgın koşullarını da dikkate alarak yapacağız. Antalya, 20-24 Ekim tarihlerinde 81 ilin buluşacağı bir şölene ev sahipliği yapacak. Anadolu’nun yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da buluşacak” dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dünya şehri Antalya’nın YÖREX gibi bir organizasyona ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Böcek, Çandır ve ekibine YÖREX’i Antalya’ya kazandırdıkları için teşekkür etti. BAŞKANLARA YÖREX DAVETİ ATB Başkanı Ali Çandır, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’i ziyaret ederek YÖREX davetinde bulundu. Başkan Semih Esen, YÖREX’in yöresel ürünlerin tanıtılmasında büyük öneme sahip olduğunu belirterek, Çandır’a çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. ATB Başkanı Ali Çandır, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ziyaret ederek, YÖREX’e davet etti. Başkan Ümit Uysal, yöresel ürünlerin nesilden nesile aktarılması gereken önemli bir miras olduğunu söylerken, “YÖREX hafızamızı tazeledi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’yü ziyaret ederek YÖREX davetinde bulundu, Başkan Hakan Tütüncü, geçen yıl YÖREX’in pandemi nedeniyle yapılamadığını anımsatırken, “YÖREX yine kalplerimizi birleştirecek” dedi. ATB Heyeti, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin’i ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Başkan Halil Şahin, YÖREX’in bölge turizmini de hareketlendiren bir organizasyon olduğunu belirterek, Çandır ve ekibine teşekkür etti. EMNİYET MÜDÜRÜ VE JANDARMA KOMUTANI’NA DAVET Başkan Çandır ve beraberindeki heyet, Antalya Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan’a YÖREX davetinde bulundu. Ulucan, YÖREX’in hayırlı olmasını diledi. ATB heyeti, Antalya Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yavuz Özfidan’ı ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Özfidan yöresel ürünlerin önemine dikkat çekerek, Çandır’a daveti nedeniyle teşekkür etti. REKTÖRLERE YÖREX DAVETİ ATB Başkanı Ali Çandır ve beraberindeki heyet, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. ATB heyeti, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek’i de ziyaret ederek, YÖREX’e davet etti.  

Detaylar...

KURTARICIMIZ YEREL ÇEŞİTLER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi işbirliğiyle “Tarımsal Biyoçeşitlilik, Yerel Çeşitler, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler” paneli düzenlendi. Gazeteci Galip Umut Özdil moderatörlüğünde online düzenlenen toplantıya YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alptekin Karagöz, Biyoçeşitlilik ve Genetik Kaynakları Uzmanı Dr. Kürşad Özbek konuşmacı olarak katıldı. YÖRESEL ÜRÜNLER EKONOMİK KRİZLERİN ÇARESİ Gazeteci Galip Umut Özdil, yöresel ürünlerin kırsal kalkınmanın anahtarı olarak görüldüğünü belirterek, Antalya Ticaret Borsası tarafından 2008 krizinden sonra “kriz varsa çare de var” sloganıyla yöresel ürünler projesinin geliştirildiğine dikkat çekti. Özdil, “Yöresel ürünlerin ekonomik krizin çaresi olarak görülmesi çok anlamlı. Yöresel ürünlerimize sahip çıkalım” dedi. TÜKETİCİ KALIPLARI DEĞİŞTİ YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, pandemi sonrasında tarımın, yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünlerin ön palana çıktığını söylerken, hem üretim hem de tüketim kalıplarının değiştiğini anlattı. Tekelioğlu, “Üretimde daha az enerji kullanılan, daha çok çevreye saygılı olan yöntemler kullanılıyor. Tüketici de daha çok bitkisel ürün tüketmeye daha az hayvansal ürün tüketimine yöneliyor” diye konuştu. SADECE TESCİL ALMAKLA İŞ BİTMİYOR Tescillenmiş ürünlerin büyük bölümünün tarımsal ürünler olduğunu belirten Tekelioğlu, Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının 900 olduğunu, 744 de tescil bekleyen yöresel ürün olduğunu söyledi. Tescil rakamların sevindirici olduğunu ancak coğrafi işaret sisteminde yönetişim ve denetim ayağının eksik olduğunu vurgulayan Tekelioğlu, “Esas olan yönetişim ve denetimdir. İdeal coğrafi işaret sistemi kurulmalı” dedi. Coğrafi işaret tescili alan kurumun görevlilerinin yetkisinin olduğunu ancak sorumluluğun bulunmadığını kaydeden Tekelioğlu, “Tescili alan kurum ürünün tanıtımı yapacak, üreticiye teknik hizmet götürecek, AR-GE çalışmaları yapacak, tescil belgesindeki standartları uyup uyulmadığına ilişkin denetime bakacak” diye konuştu. Malatya kayısısının AB’den tescil aldığı yıl fiyatının yüzde 35 düştüğüne dikkat çeken Tekelioğlu, “Yönetişimi ve denetimi iyi yapmalıyız. Denetimsiz coğrafi işaret olmaz. Fransa’da coğrafi işaretli olan Rokfor peyniri yılda 400 denetimden geçiyor. Türkiye’de ise coğrafi işaret sistemi tescil al, tescil ver şeklinde yürüyor. Coğrafi işaret katma değer yaratmalı” diye konuştu. BU POTANSİYEL HİÇBİR YERDE YOK İdeal coğrafi işaret sisteminin kurulmasıyla yöresel ürün potansiyeli yüksek olan Türkiye’nin korkunç bir sosyo ekonomik açılım sağlayabileceğini vurgulayan Tekelioğlu, “Türkiye, topraklarında doğalgaz petrol aramasın. Yöresel ürün zenginliğimiz dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu kadar biyo çeşitliliği olan, bir çok mikro kliması bulunan, bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış böyle bir ülke dünyada yok” dedi. Tekelioğlu, Türkiye Coğrafi İşaretler Enstitüsü kurulmasını da önerirken, “Türkiye’nin kalite politikalarıyla meşgul olacak bir enstitü olmalı. Organik tarım da bu enstitünün içerisine sokulabilir” dedi. ÜRETİCİNİN MOTİVASYONU EKONOMİK FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, yöresel ürünlerin üretiminde küçük aile işletmelerinin önemini vurguladı. Tarımsal üretimin yüzde 80’ini küçük aile işletmelerinin gerçekleştirdiğini kaydeden Selışık, “Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. 2050’de üçte ikisinin kentlerde yaşayacağı öngörülüyor. Kırsalda üreticinin kalması ve üretmeye devam etmesi lazım. Bunun için de motivasyonunun olması lazım. Bu motivasyonunun kaynağı ise ekonomik koşulların güçlendirilmesinden geçiyor” diye konuştu. Selışık, FAO olarak yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Yöresel ürünlerin desteklenmesi ve coğrafi işaretin artılarının üreticiye yansıması gerektiğini söyleyen Selışık, “YÖREX bir anlamda bu ürünlerin pazarlamasında ayrı bir farkındalık yarattı. Tüketiciyi tercihleri değişiyor. Artık doğal, organik ürünleri tercih ediyoruz. Her ürünü bir çiftçi üretiyor ve her ürünün özel bir üretim tekniği var. Bu yöntemler yaşatılmalı. Tüketici de coğrafi işaretin ne olduğunun farkına varmalı. Çiftçinin pazara erişinin güçlenmeli” diye konuştu. “TARIMSAL BİYO ÇEŞİTLİLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM” Biyoçeşitlilik ve Genetik Kaynakları Uzmanı Dr. Kürşad Özbek, Anadolu’nun 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığının bunun 4 bininin endemik bitki türleri olduğunu bildirdi. “Tarımsal biyoçeşitlilik açısından Türkiye özel bir konumda” diyen Özbek, tarıma konu olan buğday gibi türlerin çıkış yerinin de Türkiye olduğunu belirtti. Geleneksel tarım yöntemlerinin geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özbek, “Tarımsal biyoçeşitliliğimiz artımız ancak bu çeşitlilik her geçen gün kayboluyor. Tarımsal biyoçeşitliliğini azalmasının nedeni kırsalın boşalması ve yaşlanması. Köylere gittiğimizde yenilebilir türleri bilen insan bulamıyoruz. Korkunç bir göçle karşı karşıyayız. Tarımsal biyoçeşitliliğimize sahip çıkalım” diye konuştu. “YEREL BİTKİ ÇEŞİTLERİ SİGORTAMIZ” Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alptekin Karagöz, yerel bitki çeşitlerinin küresel ısınmaya karşı sigortamız olduğunu söylerken, “Yerel çeşitler değişime uyum sağlayabilen bitkiler. Bu nedenle onların üretimini yaygınlaştırmalıyız” dedi. Yerel çeşitlerin değişen dünya koşullarına en kolay şekilde uyum sağlayan, sürdürülebilir tarımı en iyi destekleyen türler olduğunu kaydeden Karagöz, “Ülkemiz bir çok üretilen bitkinin gen kaynağı, merkezi durumunda. Yerel çeşitler sürdürülebilir tarım stratejisini destekliyor. Yerel çeşitler yeşil mutabakata uygun. Bizim kurtarıcımız yerel çeşitler” diye konuştu.  

Detaylar...

SÖZ KADIN ÇİFTÇİDE
Tarımın başkenti Antalya’da kadın çiftçiler, sorunlarını ve beklentilerini anlattı. Sosyal güvencesiz çalışmak istemeyen kadın çiftçiler, “Biz yoksak tarım da yok” diyerek kadının tarımdaki gücüne dikkat çekti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde 15 Ekim Dünya Çiftçi Kadınlar Günü öncesinde “Doğusundan Batısına, Sahilinden Yaylasına Söz Antalya’lı Çiftçi Kadınlarda” başlıklı toplantı düzenlendi. ATAK Genel Sekreteri Gonca Ertok moderatörlüğünde online düzenlenen toplantıya, Antalya’nın ilçelerinden 18 kadın çiftçi konuşmacı olarak katıldı. Sosyal güvencesiz çalışmanın kadın çiftçilerin en büyük sorunu olduğuna dikkat çeken kadın çiftçiler, orman vasfını yitirmiş yerlerin üretim yapmak isteyen kadınlara tahsis edilmesini istedi. Kırsalda sosyal hayatın canlandırılmasıyla yeni nesilin kırsalı terk etmeyeceğini söyleyen kadın çiftçiler, “Bizden sonraki nesil kırsalda, üretimde kalmak istemiyor. Kırsal boşalırsa üretim de biter” uyarısında bulundu. Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, “Tarımsal üretimin devam edip etmeyeceğine kadınlar karar veriyor. Üretimi kadın belirliyor. Kırsalda kadına sosyal güvence sağlanırsa, sosyal yaşam alanı sağlanırsa üretim şahlanır. Hayvancılığın sürdürülebilirliği kadınlara güvence verilirse sağlanabilir” diye konuştu. KADIN EMEĞİ İSTATİSTİKLERİ YANSIMIYOR Manavgat’tan Gökçe Yılmaz Garip, sektörde cinsiyet eşitsizliğinden dolayı çok zorluk çektiğini anlattı. Kadın emeğinin istatistiklere yansımadığını kaydeden Garip, ücretsiz aile çiftçisi olarak çalışan kadın oranının yüzde 78.3, sosyal güvencesi olmadan sigortasız çalışan kadın çiftçi oranının yüzde 95 olduğuna dikkat çekti. Kadınların tarımda iş gücünün en az yarısını oluşturduğunu belirten Garip, “Tarımda sürdürülebilirlik için kadınların önemi anlaşılmalı. Kadın varsa üretim de var, umut da var” dedi. Kaş’tan Serap Dikici, tarımın zor bir sektör olduğunu buna rağmen kadın olarak üretmeye devam edeceğini söylerken, “Çocuklarım ‘anne bu işi bırak’ diyor. Tarımsal üretimi bir sonraki nesile bırakmamız çok zor olacak. Bu nedenle kırsalın hem sosyal hem de ekonomik olarak desteklenmesi şart” diye konuştu. Korkuteli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Dudu Kocabaş, kadınların üretimini sürdürmesi için kooperatifçiliğin önemine dikkat çekti. Antalya’da 30 kadın kooperatifi olduğunu belirten Kocabaş, birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. Kadın çiftçilerin en önemli sıkıntısının sigortasız çalışmak olduğunu belirten Kocabaş, kooperatiflerde üreten kadınların sigortasının yapıldığını kaydetti. Serik’ten Ferda Tekin, dördüncü nesil olarak tarımsal üretim yaptığını belirterek, üreten kadınların desteğe ihtiyacı olduğunu vurguladı. “Kadınlarımızın toprağı yok” diyen Tekin, orman vasfını yitirmiş alanların üretim yapan kadınlara tahsis edilmesini istedi. KADIN ÇEVREYE DAHA DUYARLI Kumluca’dan Habibe Akıncı, 30 yıldır sebze yetiştirdiğini belirterek, kimyasalların insan, hayvan ve çevre sağlığına verdiği zararı öğrendiğinde zararlılarla biyolojik mücadele başladığını anlattı. “Kadın daha duyarlıdır. Toprağı doğayı kirletmez” diyen Akıncı, biyolojik mücadelenin bölgeye yayılması için yaptığı çalışmaları anlattı. Korkuteli’den Teslime Tıraş, bölgede mantar ürettiğini belirterek, “Kadınlar mantar üretiminde öncü. Eğer kadınlar olmazsa bölgemiz mantar üretiminde lider olamazdı. Bu bizim gücümüz” dedi. “TOPRAK KADIN İŞİ” Muratpaşa’dan Yadigar Dalkıran, “Kadın ekiyor, ilaç atıyor, hasat ediyor, hale gidiyor. Kadınlar tarım işinde erkeklerden daha iyi. Toprak kadın işi” dedi. Manavgat’tan Melek Rehber, Manavgat yangınının tıbbi aromatik bitkilerle uğraşan kadınların ekonomisini derinden etkilediğini belirterek, kadınların üretimde kalması için desteğe ihtiyaç olduğunu vurguladı. Tarımı bırakan Özlem Kerimoğlu, tarımda yaşadıkları zorlukları anlattı. Kepez’den Nilhan Kalender, çiçek sektöründe ikinci nesil olduğunu belirterek, “Üretimimizi ve ihracatımızı artırarak devam ediyoruz. Kadının doğadan gelen gücü var. Kadın topraktır, anadır, üretir, doğurur, büyütür, geliştirir. Gücümüz hafife alınmasın. Kadını dinlemek lazım” diye konuştu. “ÇOCUKLARIM BU İŞİ YAPMAK İSTEMİYOR” Elmalı’dan Kamile Kıvrak, 10 yaşından beri tarımın içerisinde olduğunu belirtirken, “Tarımın sigortası yok, geleceği yok diye çocuklarım bu işi yapmak istemiyor” dedi. Korkuteli’den Azime Kıllı, “Sosyal güvencemiz, sağlık güvencemiz yok. Hayvanlarımıza baktığımız kadar kendimize bakamıyoruz. Özel hayatımız yok. Devletimiz, tarıma, hayvancılığa ve kadın üreticiye sahip çıkmalı. Çocuklarımın kente göçüp asgari ücretle çalışmasını istemiyorum. Köyde hayat var” diye konuştu. Aksu’dan Mehtap Doğan, pandemiden sonra tarımın öneminin daha iyi anlaşıldığını belirterek, oğlunun pandemi tarımın yükselişini görünce ziraat mühendisi olmaya karar verdiğini anlattı. Doğan, “Tarım ve kadın önemli iki unsur. Tarım ve kadın yan yana gelirse neler olmaz. Bir kadın erkeğin yaptığı her işi fazlasıyla yapar. Gençlere tarımı sevdirelim ki üretim devam etsin” dedi. “TARIMIN GÜCÜ KADINDIR” Manavgat’tan Deniz Süral, üreten kadının desteklenmesi gerektiğini söylerken, “Çünkü tarımın gücü kadındır” dedi. Toprak Ana Kadın Kooperatifi Üyesi Gönül Güney, tohumdan hasada üretimin her aşamasında kadın emeğinin bulunduğunu belirterek, “Ancak kadınımız emeğinin karşılığını alamıyor” dedi. Finike’den Dilek Geyikçi, tarımda kadın emeğinin çok olduğunu ancak söz sahibi olmadığını kaydetti. Gazipaşa’dan Nesime Haşlama, kadınların tarımı terk etmemesi gerektiğini vurgularken, “Kadın yoksa tarım da yok” dedi.  

Detaylar...

YÖREX HEYACANI BAŞLIYOR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin (TOBB) desteği ile Antalya Ticaret Borsası tarafından düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 20 Ekim Çarşamba günü ANFAŞ Fuar Merkezi nde kapılarını açıyor. ATB Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Davut Çetin, ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci ve ATB yönetim kurulu üyeleri Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan, Halil Bülbül ve Süleyman Ersan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda, YÖREX in hazırlık çalışmaları anlatılırken ve fuarla ilgili bilgi verildi. Geçen yıl salgın nedeniyle YÖREX’i gerçekleştiremediklerini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “12 yıl önce başladığımız YÖREX’i geçtiğimiz yıl salgın nedeniyle gerçekleştiremedik. Ancak bu yıl hem katılımcılar hem de ziyaretçilerden gelen yoğun talepler üzerine ağustos ayı itibarıyla düzenlemeye karar verdik. 2019 yılı verisiyle dünyada 200 milyar dolara ulaşan coğrafi işaretli ürün ticareti bulunmaktadır. Bunun yarısından fazlası tarım ve gıda ürünleridir. Bizim bu fuara başlarken yöresel ürünlerimizle ilgili bazı hayallerimiz ve hedeflerimiz vardı. Bunlardan bir bölümü gerçekleşti. Bir bölümünün ise gerçekleşmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Kalan bölümün de kısa vadede olmasa bile orta ve uzun vadede gerçekleşeceğinden eminim. Hatırlayacağınız gibi yöresel ürünlerimiz kıyıda köşede kalmasın, hakkı ve hukuku korunsun ve ekonomiye kazandırılsın diye yola çıkmıştık. YÖREX sonrası yöresel ürünlerimizi coğrafi işaret ile korumada ciddi bir mesafe kaydettik. En azından kayıt altına alarak unutulmamasını sağladık. Henüz bizim istediğimiz seviyede olmasa da ekonomiye kazandırılmasındaki iştaha hepiniz şahitsiniz” diye konuştu. “Yerelde üretim ile mutlu olacağı bir model olsun istiyoruz” Ürünlerin uluslararası çapta satışının başladığını belirten Çandır, “İlk olarak şehirlerarası yolların kenarları, sonra yöresel kahvaltı mekanları ve alanları, daha sonra sosyal medya üzerinden satışlar başladı. Son dönemde ise yöresel ürünlere özel internet siteleri üzerinden satışlar başladı. Derken şimdilerde uluslararası çapta kurumsal ağa sahip e-ticaret siteleri üzerinden satışlara başlandı. Ancak günü kurtarmak için değil de bu işlerle uğraşan insanımızın emeğinin karşılığını aldığı ve yan iş kolu olarak değil de aile ekonomisine direkt katkı sunduğu bir ana iş kolu haline dönüşmesini temenni ediyoruz. Yani ürüne ve emeğine sahip çıkan, kalitesinden taviz vermeyen ve yaptığı işten mutlu olup iyi bir gelir elde eden modele geçmemiz gerektiğini düşünüyoruz. İnsanımızın sosyoekonomik baskılar nedeniyle kırdan kente zorlandığı değil tam aksine yerinde ve yerelde üretimle mutlu olacağı bir model olsun istiyoruz. Fransa’nın Rokfor peynirinin başardığını Akseki’nin Çimi peyniri, Elmalı’nın Söğle peyniri de başarsın istiyoruz” şeklinde konuştu. “Genç nüfus az” Kırsalda genç nüfusun az olduğunu söyleyen Çandır, “1980’li yıllardan sonra kırsalımızı hızla boşaltmaya başladık. Bugünlerde neredeyse yok denecek kadar az ve ileri yaşta insanımız bağları nedeniyle kırsalda yaşıyor. Genç nüfus yok denecek kadar az. Orta yaş olarak tabir ettiğimiz insanımız ise bunu yapacak maddi kaynaklara ve motivasyona sahip değil. Yine bu insanları motive edecek bir teşvik politikamız da yok. Bir diğer konu ise, ki bence en önemlisi, insanımıza birlikte hareket etmeyi unutturduk. Dolayısıyla bizim önce buradan başlamamız lazım. Yöresel ürünlerimizi coğrafi işaretle tescillendirelim. Ama bu ürünlerin üretimini yapanların da bu işarete sahip çıkacağı, etrafında birleşeceği ve güç birliği yapacağı bir model kuralım” dedi. “YÖREX sonrası ürün sayısı 8 katın üzerinde” YÖREX sonrası ürünlerin arttığından bahseden Çandır, “YÖREX sonrası coğrafi işaretli ürün sayımızı 8 katın üzerinde artırdık. Bugün itibarıyla ülkemizde 900 ürünümüz tescilli, 700’ün üzerinde ise ürünümüz öylesine sahip çıkalım ki tescil için sırada bekliyor. Bir bu kadar daha ürün için coğrafi işaretle ilgili çalışmalar yapıldığını da yakından biliyorum. Başarı öykümüz kaç diye sorarsanız, biraz önceki anlattığım durum nedeniyle inanın bir elin parmağını geçmez. Ancak kısa sürede başarabiliriz. Tıpkı coğrafi işaretli ürün sayımızda olduğu gibi iyi bir ivme yakalayabiliriz. Daima söylediğim gibi bizler coğrafi işaretli ürünleri kırsal kalkınmanın anahtarı olarak görüyoruz. Yeter ki doğru yerden başlayalım” diye konuştu. “Ziyaretçi sayısı hedefi 300 bin” Bu yıl ziyaretçi sayısı hedefinin 300 bin olduğuna vurgu yapan Çandır, “10. YÖREX’i 81 kentimizden 657 katılımcımız ve 276 bin 288 ziyaretçiyle tamamlamıştık. Bu yıl yine 75 kentimizin katılımı ve 500 üzerinde katılımcımız netleşti. Ancak 81 il ve 650’nin üzerinde katılımcıyla düzenlemek için gayret ediyoruz. Ziyaretçi sayısındaki hedefimiz ise tüm kurallara uyarak salgına rağmen 300 bine ulaşmak olacaktır. 11. YÖREX’te TOBB’un da desteğiyle uluslararası karşılığı bulunan 10 farklı zincir market, restoran ve zincir market geliyor. Bu ürünlerin katma değerinin artırılması için e-ticaret siteleri ile yüz yüze iş görüşmeleri imkanı sağlıyoruz. Yani buradaki hedefimiz ürününü belirli bir değere getirenler iş bağlantısı kursun. Bizce daha değerli olan ise ürünü alıp pazarlayacak olanla yapılan görüşmeler sonrası üreticinin durumunun farkına varmasıdır. Yine e-ticaret sitelerince coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapanlara yönelik yerelden ulusala e-ticaret desteği ve dijital dönüşüm desteği gibi konularda eğitimler sunulacak. YÖREX’in içerisinde Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması olarak isimlendirdiğimiz bir seminer düzenleyeceğiz. Seminerimizde coğrafi işaretlerin dünyadaki durumunu, bizlerin bu konuda nerede olduğumuzu, tescil sayısı itibariyle öncü kentleri ve ilham veren başarı öykülerini uzman konukların katılımıyla konuşup tartışacağız. 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserimiz olacak” şeklinde konuştu. “Satılmayacak ürün yok” ATSO Başkanı Davut Çetin, “YÖREX, Antalya’nın şu anda yaptığı en önemli etkinlik. Hem Antalya hem de iş dünyası açısından Antalya halkına ve fuarcılığı ciddi katkılar sunuyor. En son yapılan YÖREX sayısı verildi. Antalya’da bu kadar ziyaretçi alan bir fuar yok. Antalya dışından gelecek oda ve borsalarda ve diğer katılımcılardan ciddi bir talep var. YÖREX, Antalya ekonomisine ciddi bir katkı sunacak. Fuarlar, bizim turizm çeşitlendirmesine en çok çalıştığımız konuydu. YÖREX, fuardan daha öte bir etkinlik. Yöresel ürünlerin ticaretini, ne kadar ilerletirsek o kadar ciddi ekonomiye katkı verir. Elimizde çok güzel ürünler var. En önemlisi ürünlerin ticarileşmesini sağlamak. Türkiye’de 7-8 yerde de YÖREX muadili fuarlar yapılmaya başladı. Köyden çıkmayı önlemek için destek vermek lazım. Satılmayacak ürün yok” ifadelerini kullandı. “Sorunumuz pazarlama” ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, “ Bizim pazarlama sorunumuz var. Ürünlerin pazarlama noktası fuarlardır. YÖREX’e dışarıdan katılımcılarda geliyor. Ne var ne yok gözetleniyor. Pazarlamayı iyi yapıp, kaliteden taviz vermezsek başarabiliriz. Eğitimleri hızlandırıp, kaliteli ürünler yaparsak öne geçeriz. Almanya’da herkes Türk domatesi alıyor kokusundan dolayı. Toprak kokuyor diyorlar” dedi. “Cevherin üzerinde oturuyoruz” Toplantı sonrası soruları yanıtlayan ATB Başkanı Çandır, “Coğrafi işaretli ürünlerde kalite sorunu yaşanmıyor. Kaliteden ziyade miktar sorunu var. Üreticinin birlikte örgütlenerek ürünün etrafında ortak paketleme, ortak pazarlama, tanıtımı alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Antalya’da 13 coğrafi işaretli ürün var. YÖREX başlamadan önce 2 tane coğrafi işaretli ürün vardı. Ürünlerimize sahip çıkabilirsek dünyaya 20 milyar euroluk coğrafi ürün satabilecek potansiyele sahibiz. Öyle bir cevherin üzerinde oturuyoruz” diye konuştu.  

Detaylar...

SİZİN ORALARIN NESİ MEŞHUR KASTAMONU’DA
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerle ilgili farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının bu haftaki konuğu Kastamonu oldu. Moderatörlüğünü Gürsel Cingöz’ün yaptığı programa, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Sedat İşeri, Kastamonu Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç konuk olarak katılarak ilin yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerini anlattı. KASTAMONU YÖREX’TE OLACAK Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Sedat İşeri, bereketli topraklara ve kadim bir kültüre sahip Kastamonu’nun 25 coğrafi işaretli ürünü olduğunu söyledi. Kastamonu’un Taşköprü Sarımsağı, Siyez Bulguru gibi ürünlerle sadece ülkenin değil dünyanın da ilgi odağı olduğunu kaydeden İşeri, yöresel ürünlerini her fırsatta tanıttıklarını anlattı. Bu yıl Kastamonu’nun yöresel ürünleriyle 20-24 Ekim’de Antalya’da düzenlenecek YÖREX’te olacağını belirten İşeri, “YÖREX’e gelenler Kastamonu’nun yöresel ürünlerini bulabilecek. YÖREX’i düzenleyen, Türkiye’ye kazandıran Ali Çandır kardeşime teşekkür ediyorum” dedi. YÖREX’TEKİ İKİLİ GÖRÜŞMELERDE ANLAŞMALAR YAPILDI Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, geleneksel ürünlerin yaşatılması için çalıştıklarını söylerken, özellikle tarım ürünleri ve el sanatlarının gelecek nesillere aktarılması için yaptıkları çalışmaları anlattı. YÖREX’e düzenlendiği günden beri katıldıklarını belirten Fındıkoğlu, “Bu yıl da Valimizle, oda borsa başkanlarımızla, firmalarımızla yerimizi alacağız. Özel ürünlerimizle stant açacağız” dedi. Fındıkoğlu, YÖREX’te ikili görüşmelere katılarak yereldeki üreticiyi zincir marketlerle buluşturduklarını, anlaşmalar sağladıklarını kaydederken, “Bu yıl da ikili görüşmelerin verimli geçeceğine inanıyorum” dedi. KUZKA YÖRESEL ÜRÜNLERİ DESTEKLİYOR Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, yöresel ürünlerin gelişimi için çalıştıklarını anlatırken, “YÖREX’e ilimizin katılımı için kurumlarımızı organize ettik, kurum ve kuruluşlarımızla orada olacağız” dedi. Kastamonu’nun 25 coğrafi işaretli ürününün 17’sinin gastronomi alanında olduğuna dikkat çeken Genç, AB’de tescil alan 7 üründen birinin Taşköprü Sarımsağı olduğunu belirtti. Genç, yöresel ürünlerin tanıtımı, markalaşması ve pazarlanmasında danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdiklerini de anlattı. Kastamonu Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem, bölgenin tarım potansiyeli hakkında bilgi verirken, coğrafi işaretli Taşköprü Sarımsağı ve Siyez Bulgurunun üretimi ve özelliğini anlattı. Önlem, kırsal kalkınma yatırımların verdikleri destekler hakkında da bilgi verdi.  

Detaylar...