Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 1 2 3 4 5 6
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.92.128.223
Şuan 43 kişi online
Bugün 350 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 65936
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

MAYIS AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
ENFLASYON DALGALANMASI KRONİKLEŞTİTÜİK, Mayıs ayı enflasyonlarını tüketicide Türkiye için yüzde -0.36 ve bölgemiz için yüzde 0.14, üreticide ise yüzde -1.15 olarak ilan etti. Yıllık enflasyonları da tüketicide Türkiye için yüzde 9.10 ve Bölgemiz için yüzde 8.44, üreticide ise yüzde 9.21 olarak ilan etti.İlan edilen Mayıs ayı enflasyonları, son 5 yıldaki gerçekleşmelerle birlikte değerlendirdiğimizde, ülkemizde ve bölgemizde enflasyonun kronik bir şekilde tek hane ile çift hane arasında dalgalandığını görürüz. Yüzde 5 ile yüzde 15 arasında, yani 3 katlık bir dalga boyu ile değişen tüketici enflasyonuna karşılık, üretici enflasyonundaki değişkenliğin dalga boyu 6 kat ile çok daha ciddi düzeyde gerçekleşmiştir.TEDBİR ALINSINEnflasyonda bu tür 3 ve 6 katlık dalgalanmalar hem tüketiciler, hem de iş dünyası açısından ciddi olumsuzluklar yaratmaktadır. Çünkü, bu boyutta dalgalanmalar öngörmeyi, tahminde bulunmayı ve dolayısıyla ileriye yönelik plan-bütçe yapmayı anlamsız kılmaktadır. Tüketiciler alış-veriş yapma, iş dünyası da ticaret yapma gücünü hesaplayamamakta ve dolayısıyla bilememektedir. Enflasyon açısından fiyat istikrarının öngörülebilirliği hayati önem taşımaktadır. Daha 10 ay önce yüzde -3.75 olan üretici enflasyonu, yani deflasyonu, Nisan ayında yüzde 10.42, Mayıs ayında ise yüzde 9.21 olarak gerçekleşmiştir. Önümüzdeki dönemde bu türden dalgalanmaların önünü alma tedbirlerini beklemekteyiz  Enflasyon beklentisi açısından son derece önemli bir konuma sahip olan çekirdek enflasyon gerçekleşmeleri de özellikle H ve I indekslerindeki ciddi yükselmeler Mayıs ayında da devam etmiş ve sırasıyla yüzde 1.23 ve yüzde 1.60 olarak gerçekleşmiştir. Yüzde 0.90 ve yüzde 1.14 olan Nisan ayına göre ciddi yükselmeler yaşanmıştır. Diğer taraftan yılın geri kalan aylarındaki gerçekleşmelere bakılırsa Ekim ayı dışındaki aylarda enflasyon çok düşük seyretmiştir. Bu tür göstergeler de bizlere enflasyondaki dalgalanmaların devam edeceğini ve yıl sonunda,  geçen yıldan daha yüksek bir fiyat artışının yaşanacağını göstermektedir.       Enflasyondaki bu bekleyişlerimizin kaynağını oluşturan bir diğer konu da talep-maliyet gelişmeleridir. Yaşadığımız ve yaşamayı beklediğimiz enflasyon, talep artışından çok maliyet artışı kaynaklıdır. Maliyetlerdeki artışlar ise hem ihracat, hem de iç talep açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Özellikle tarihi rekor düzeyde değerlenmiş olan TL ve Avro karşısında değerlenmiş olan USD de ihracat üzerindeki olumsuz baskıyı ciddi boyutlarda artırmaktadır. Kentimizin ve Bölgemizin temel ihracat sektörleri olan tarım ve turizm, bu olumsuz gelişmelerden büyük darbeler yemektedir.    BÖLGEMİZ ENFLASYONU TÜRKİYE’NİN 1.6 ÜZERİNDEMart ayında ilk beşe yükselen Batı-Akdeniz Bölgesi aylık enflasyonu, Mayıs ayında yüzde 0.14 ile, 26 bölge içerisinde bizi ilk beşe sokmuştur. Son 5 aydır sıralamadaki yerimiz, hızla yükselmektedir. Örneğin Ocak ayında bölgemiz enflasyonu, 26 bölgeli enflasyon liginde en alttan ikinci sırada gerçekleşmişken, Şubat ayında 3 basamak birden yükselmişti. Bu durum, iyiye alamet değildir. Zira, yaşamakta olduğumuz ortalamanın üzerindeki durgunluğa rağmen bölgesel enflasyon nispi olarak yükseliyorsa, bölgemiz için bir stagflasyon riski var demektir. Bu sarmaldan kurtulmanın en büyük umudu ise turizm sezonunun katma değer yaratıcı ve hareketli geçmesi olacaktır. Her halükarda önümüzdeki dönemde artan bir enflasyona hepimiz hazırlıklı olmalıyız.   Harcama kalemleri itibariyle aylık ve yıllık enflasyonlardaki en yüksek ve en düşük fiyat değişimlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.  TÜFE´deki Değişimler NİSAN-2010 Ana Harcama GruplarıAylık Enflasyon (%)Yıllık Enflasyon (%) Genel 0.14-0.36 8.44 9.10 Ortalamadan YükseklerBABTürkiyeBABTürkiye Eğlence ve Kültür 0.74-0.46 5.30 5.29 Çeşitli Mal ve Hizmetler 2.53 1.97 13.54 10.84 Eğitim 0.99 0.60 5.82 5.90 Ortalamadan Düşükler  Konut,Su,Elektrik    0.05 0.39 7.10 8.63 Sağlık-0.19-0.02 2.00 0.42 Ulaştırma-0.09-0.03 15.11 13.79 Kaynak:TÜİK

Detaylar...

Hasatta büyük hayal kırıklığı
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Hububat ve Mamülleri Meslek Komitesi üyesi İbrahim Köseoğlu, Antalya ve çevresinde 28 Mayıs´ta buğday hasadına başlandığını belirterek, geçen yıllara oranla buğdayda yüzde 80 verim kaybı olduğunu dikkat çekti   Köseoğlu, ”Çiftçi, yüksek girdi maliyetleri ve verim kaybına daha fazla dayanamaz” dedi. Köseoğlu, hasadın başlamasına rağmen buğday taban fiyatının açıklanmamasını da eleştirdi.   Bölgede 28 Mayıs’ta hububat hasadının başladığını belirten İbrahim Köseoğlu, Şubat ayından sonra yağmur yağmaması nedeniyle buğdayda yüzde 80 verim kaybı yaşandığını kaydetti. Köseoğlu, “Bu yıl buğday hasadı Mayıs ayının sonunda başladı. Bu yıl dekarda 100- 200 kilogram arasında buğday hasadı yapılıyor. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 80 daha düşük bir rakam. Geçen yıl bölge çiftçisi dekarda 500 kilograma yakın buğday hasadı yapıyordu. Verim kaybının temel nedeni ise şubat ayından sonra yağmur yağmaması” diye konuştu.   HASAT BAŞLADI TABAN FİYAT BELLİ DEĞİL Köseoğlu, hasadın başlamasına rağmen buğday taban fiyatının halen açıklanmamasını eleştirirken, yapılan desteklemelerin de yetersizliğine dikkat çekti. Buğday taban fiyatının belli olmamasının üreticiyi sıkıntıya soktuğunu belirten Köseoğlu, “Buğday hasadının başlamasına rağmen buğday taban fiyatının belirlenmemesi ve bu yıl beklenen üretim miktarının az olmasından dolayı çiftçiler zarar etmekten endişe ediyor” diye konuştu.   İbrahim Köseoğlu, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekerken, desteklemelerin yeterli bir şekilde yapılmadığını söyledi. Verim kaybının yanı sıra çiftçinin gübre ve mazot gibi girdileri yüksek fiyatla aldığına dikkat çeken Köseoğlu, gübredeki KDV oranında indirim yapılması gerektiğini, mazot fiyatlarının da çiftçiyi zorlar hale geldiğini kaydetti. Köseoğlu, “Bu yıl çiftçi yapması gereken hasadın yarısını yapamadı. Dolayısıyla ciddi anlamda ekonomik kaybı var. Bunun üzerine girdi maliyetlerinin de her geçen gün artması çiftçiyi zorlar hale geldi. Çiftçi, yüksek girdi maliyetleri ve verim kaybına daha fazla dayanamaz” diye konuştu.   Verim kaybını azaltmak, kaliteyi artırmak için sertifikalı tohumculuğun teşvik edilmesi gerektiğini kaydeden Köseoğlu, ”Sertifikalı tohuma destek artırılırsa kaliteli buğday üretilir. İthal buğdaya ihtiyaç kalmaz. Ürün kalitesi ve verimi artar” dedi.

Detaylar...

Buğday alım fiyatı açıklandı
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Toprak Mahsulleri Ofisi´nin (TMO) 2010 yılı üretim sezonunda ekmeklik buğdayın tonunu haziranda 550 TL´den alacağını ve fiyatların kademeli olarak artırılarak kasım ayı itibariyle tonunun 580 TL´ye yükseltileceğini açıkladı. Bakan Eker ayrıca, ton başına 50 TL prim desteği verileceğini söyledi.Buna göre kademeli olarak uygulanacak müdahale alım fiyatının 2010-2011 üretim sezonunda Anadolu Kırmızı Ekmeklik Sert Buğday için Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ton başına 550 lira, Eylül ayında 560 lira, Ekimde 570, Kasım ayında ise 580 lira olacak. Bakan Mehdi Eker, TMO´da düzenlediği basın toplantısında, yeni hasat döneminde kademeli müdahale alım fiyatı uygulanacağını belirterek, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçilerin belgelerinde belirtilen ürünlerin tamamının satın alınacağını söyledi. Bakan Eker, ton başına 50 lira da prim desteği uygulanacağını vurguladı. Bakan Eker, TMO´nun ürün bedellerini 1 ay içinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacağını da bildirdi. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracat öncesi hammadde ihtiyacının ithalat yoluyla karşılanmasının piyasaya olumsuz etkisini gözlediklerini ifade eden Eker, ´´Buğday ithalatının bir yıl süreyle kapalı tutulması öngörülüyor´´ dedi. Buna göre, 1 Mayıs 2011´e kadar ihraç kaydıyla ithalat yapılamayacak. Tarım Bakanı, TMO´nun alacağı buğdayın tüccar ve sanayicilere hangi fiyattan satılacağını da açıkladı. Eker´in verdiği bilgiye göre, 1 Kasım 2010 dan itibaren sanayici ve tüccara ürün satışı yapılacak ve Anadolu Kırmızı Ekmeklik Sert Buğdayın tonu 1 kasım 2010´dan itibaren 645 TL´ye, 1 Aralık 2010´dan itibaren de 655 TL´ye satılacak.

Detaylar...

“Bu saldırı kabul edilemez”
“Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım" kampanyası kapsamında Gazze´ye gitmekte olan Mavi Marmara gemisine İsrail ordusu tarafından düzenlenen saldırı ile ilgili yazılı bir açıklama yapan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sivillere yönelik bu eylemi şiddetle kınıyoruz. Bu alçakça saldırıya karşı vicdan sahibi tüm dünya birlikte tepki vermelidir” ifadesini kullandı. Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İnsafsız bir ambargo altındaki ayakta kalmaya çalışan Gazze’ye, birçok ülke vatandaşı ve Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte insani yardım götürmekte olan bir yardım konvoyuna uluslararası sularda İsrail Silahlı Kuvvetlerince saldırıda bulunulmasını esefle kınıyoruz. Bu saldırı, açık denizde bir korsanlık örneğidir ve hukuk dışı olarak uluslararası camiaya karşı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla vicdan sahibi tüm dünya birlikte tepki vermelidir. Bu vesileyle dünya kamuoyunun ve BM’nin dikkatini; Gazze’ye uygulanmakta olan bu insanlık dışı ambargonun biran önce kaldırılması gerektiği gerçeğine çekiyoruz. Hükümetimizin bu yolda sürdürdüğü çalışmalarını arttırarak devam ettirmesi gerektiğine inanıyoruz. İsrail iş dünyasını Gazze’deki bu insanlık dramına karşı tutum almaya çağırıyoruz. Haklı tepkilerini göstermek isteyen tüm vatandaşlarımızdan da itidal ile tepkilerini sergilerken, haklı konumumuzu zayıflatabilecek eylemlere karşı dikkatli olmalarını bekliyoruz.” TOBB olarak, Filistin’de özel sektörün gelişmesine ve istihdamın artırılmasına ve Filistin halkının refah seviyesinin yükseltilmesine yönelik çalışmalarımızı Barış İçin Sanayi Projesi adıyla 2005 yılından bu yana yürütmekteyiz. Bu faaliyetlerden en önemlisi olan ve İsrail’le de yakın koordinasyonu gerektiren Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin Sanayi Bölgesi’nin geliştirilmesi ve işletilmesi projesindeki durumu, son gelişmelerden sonra, Dışişleri Bakanlığımız ve Filistin Hükümetiyle birlikte değerlendirip, önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izleyeceğimize dair kararı en kısa süre içinde vereceğiz. TOBB camiası adına; başta vatandaşlarımız olmak üzere hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.”

Detaylar...

‘Kampüsten İşe’ Projesi sertifika töreni yapıldı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi işbirliği ile hazırlanan ‘Kampüsten İşe’ Projesi’nin sertifika töreni IC Hotels Airport’ta gerçekleştirild.  ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır törende yaptığı konuşmada ziraat fakültelerinden mezun olan öğrencilerin sektörle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadan, kendilerini neyin beklediğini görmeden, iş hayatına atıldıklarını ve bunun da sektöre adaptasyonda ciddi sıkıntılar yarattığını kaydetti. Dünya Bankası’nın destekleri ile gerçekleştirilen projeyi, İhracatçılar Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası, Kent Konseyi, Kepez Belediyesi, Tarım İl Müdürlüğü, BATEM, Akdeniz Üniversitesi gibi kurumların destekleri ile tamamladıklarını söyleyen Ali Çandır, bu yılki çalışmanın aslında projenin bir demosu olduğunu söyledi.   Kampüsten İşe Projesi’nin yenilikçi bir staj programı olarak algılanması gerektiğini vurgulayan Ali Çandır,” Umut ediyoruz ki kentle barışık, kentle bütünleşik olmasını hayal ettiğimiz üniversitelerimiz de bu projeyi yenilikçi bir staj programı olarak algılayarak öğrencilerimizin 1’inci sınıftan itibaren sektörü tanıması için uygular diye düşünüyoruz” diye konuştu.   Kendilerine düşen bir görev olursa da seve seve yapacaklarını söyleyen Çandır, “Tarım sektörünün paydaşları, firmaları olarak teknik bilgiye, yetişmiş elemana çok ihtiyacımız var. Biz de gerek kurum olarak gerekse de firmalar olarak bu konuda elimizden geleni yaparız.”diye konuştu.    Törene katılan öğrencilere seslenen Ali Çandır, “Geleceğin sektörü tarımdır. O nedenle mesleğinizi severek yaparsanız mesleğinize ilgi duyarsanız sonuç pozitif olur. “ dedi. Bazı öğrencilerin staj sonucunda iş bağlantıları yaptığını görmenin kendilerini sevindirdiğini ifade eden Çandır, projede emeği geçen herkese teşekkür etti.   Törene Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı adına katılan Doç. Dr. Hamide Gübbük, bu işbirliğinin bir başlangıç olduğunu, gelecekte daha nice projelere imza atılacağını düşündüğünü ifade etti.     Proje koordinatörü İsmail Ersin Arslan,” Bu projeyi burada noktalıyoruz. Bundan sonra bizden sonraki arkadaşlarımızın bunu devam ettireceğini düşünüyoruz. Biz bir başlangıç yaptık. Bundan sonra arkadaşlarımız devam ettirecek umarım her şey daha güzel olur. Daha güzel şeyler başarırlar.”diye konuştu. Konuşmaların ardından Antalya Ticaret Borsası Ar-ge ve Eğitim Danışmanı Deniz Tolga Yılmaz’a ve projeye destek veren Koppert Ltd. Şti., Dr. Tarsa, Ekolojik Tarım, Laben Laboratuarları, YSM Ltd. Şti., Tarım Kredi Kooperatifleri Antalya Bölge Birliği, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) Özdoğanlar Tarım, Tempo Tarım, Ziraat Ajansı Ltd. Şti. firmalarının temsilcilerine birer plaket verildi.    Doç Dr. Hamide Gübbük ise proje grubu ekibinden Duygu Özturunç, Burcu Özkara, İbrahim Buğdaycı, Engin Serttaş, Murat Kutlu ve İsmail Ersin Arslan’a birer plaket verdi. Plaket töreninin ardından projeye katılan tüm öğrencilere sertifikaları dağıtıldı.

Detaylar...

Çiçek Gibi Festival
    Antalya´da bu yıl 6´ncısı düzenlenen Çiçek Festivali büyük coşkuyla kutlandı. 1 milyon çiçeğin araç süslemelerinde kullanıldığı festivalde, 300 bin çiçek halka elden verildi. Çiçek Festivali Tertip Komitesi´nde yer alan Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Osman Bağdatlıoğlu, Antalya´dan bu yıl 450 milyon dal çiçeğin ihraç edildiğini, son 1 milyon 300 bin dalın da festivalde kullanıldığını söyledi. Cumhuriyet Meydanı´nda Alaaddin Keykubat İlköğretim Okulu öğrencileri halk oyunları gösterisi sundu. Daha sonra TED Koleji öğrencileri Anadolu Ateşi Davul gösterisi ile Karadeniz yöresi halk oyunu gösterisi sundu.  Festival Tertip Komitesi adına konuşan Osman Bağdatlıoğlu, bu yıl 450 milyon dal çiçeğin ihraç edildiğini belirterek, 1 milyonun üzerinde dal çiçeğin de festivalde kullanıldığını kaydetti. Festivalin temasının 2016 yılında Antalya´da düzenlenecek Expo nedeniyle ´çiçek ve çocuk´ olarak belirlendiğini söyleyen Bağdatlıoğlu, 20´ye yakın firmanın araçlarını çiçek ve çocuk temasıyla süsleyerek festivale katıldığını kaydetti.    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, festivalin çok coşkulu geçtiğini belirterek, ´´Expo´ya giden yolda festivalin daha da derinleşerek devam etmesini diliyorum´´ dedi.    Remzi Sadi ise çiçeğin sevgiyi en güzel anlatma aracı olduğunu belirterek, ´´Çınar kadar yüce, çiçek kadar güzel yaşamınız olsun´´ dedi.    Festivale Azerbaycan´dan da misafir katıldı. Raymond- Art Firması´nın sahibi Raymonda Zeynalova, üzerinde Türk ve Azerbaycan bayraklarının işlendiği araçla festivale katıldı. Zeynalova, Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev´in doğum günü olan 10 Mayıs´ta çiçek festivali düzenlediklerini belirterek, bu coşkuyu Türkiye´de de yaşamak için Antalya´ya geldiğini söyledi.    Protokol konuşmalarının ardından festivale katılan, destek veren firmalar ile öğrencileriyle festivali şenlendiren okullara plaket takdim edildi.

Detaylar...

Antalya Valisi Ahmet Altıparmak’tan Expo’ya tam destek
Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, marka şehir olan Antalya’nın kazanımlarının ticari alanda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 2016’da Antalya’da düzenlenecek Expo’nun bunun için iyi bir fırsat olduğunu söyledi. Altıparmak, Antalya’da iyi bir sinerji gördüğünü vurgularken, birlikte hareket edilebildiği ölçüde kentlerin atılıma geçebileceğini kaydetti.   Çiçek Festivali tertip komitesinde bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ile Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ı makamında ziyaret ederek 29 Mayıs Cumartesi günü yapılacak Çiçek Festivali’ne davet etti. Vali Altıparmak’in ilk ziyaretçisi olan Budak, Çandır ve Bağdatlıoğlu “Hayırlı olsun” dileğinde bulunurken, 2016 yılında Antalya’da yapılacak ‘çiçek ve çocuk’ temalı Expo hakkında bilgi verdi.   Vali Ahmet Altıparmak, Çiçek Festivali’ne katılmayı çok istediğini ancak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Alanya programı nedeniyle katılamayacağını belirtirken, festivalin çiçeğin sevdirilmesine ve turizme katkı sağlayacağına inandığını kaydetti. Altıparmak, Expo ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldıktan sonra, Expo’nun kentlerin kaderini değiştiren organizasyon olduğuna dikkat çekti. Expo’nun yapılacağı yer konusunda kurumlarla birlikte karar vereceklerini, yapılacak çalışmaların kentin dinamikleriyle hayata geçirileceğini kaydeden Altıparmak, “Antalya’ya geldiğimde kurumlar arasında iyi bir iletişim olduğunu gördüm. Bu iletişime bizler de katkı sağlayacağız. Birlikte hareket ederek çok iyi işlere imza atılabilir” dedi. Altıparmak, Antalya’da iyi bir sinerji gördüğünü birlikte hareket edilebildiği ölçüde kentlerin atılıma geçebileceğini kaydetti. Antalya’nın marka bir kent olduğunu vurgulayan Altıparmak bunun ticari alanda değerlendirilmesi gerektiğini, bunun için de adımlar atılacağını kaydetti.

Detaylar...

6´NCI ÇİÇEK FESTİVALİ BAŞLIYOR
Antalya´da bu yıl 6´ncısı düzenlenecek Çiçek Festivali, 29 Mayıs´ta yapılacak. 1 milyonun üzerinde çiçeğin kullanılacağı festivalde halka 300 binin üzerinde çiçek dağıtılacak. Çocuk ve çiçek temasının işleneceği festivalde, çiçek giydirilen araçlar kortej geçişi yapacak, çocuklar folklör gösterisi sunacak, çeşitli şovlar yapılacak.  Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Talya Otel’de bu yıl 6’ncısı yapılacak Çiçek Festivali ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Çiçek Festivali Tertip Komitesi’nde yer alan Büyükşehir Belediyesi adına genel sekreter yardımcısı Cemal Öcal, Kepez Belediyesi’nden Mühittin Durmuş, Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Köker, Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, Milli Eğitim Müdür yardımcısı Ahmet Sezai İrtem, ATSO’dan Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Çelik ile Meclis Üyesi Haluk Oğuzer, Antalya Çiçekçiler Odası Başkanı Alim Uysal, Süs Bitkileri İhracatçıları Derneği başkanı Hasan Şirin katıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, çiçeğin barış, sevgi ve dostluğu simgesi olduğunu belirterek, ´´Bu yıl festivalin 6´ncısına merhaba demek çok güzel. Festivale tüm katkı koyan kurum ve kuruluşlarına teşekkür ederim´´ dedi. Çiçek üreticisi ve ihracatçısının zor bir dönemden geçtiğini belirten Çandır, ´´Düşük kur, yüksek maliyetle çiçek üreten ve ihracat yapmaya çalışanlara teşekkür ediyorum. Bu moral bozukluğuna rağmen festivali inatla ve ısrarla sürdürüyorlar. Bu çabalarından dolayı onlara ayrıca teşekkür ediyorum´´ diye konuştu. 2016 yılında Expo’nun Antalya´da yapılacak olmasının Çiçek Festivali´ne ayrı bir anlam ve renk kazandıracağını kaydeden Ali Çandır, ´´Ben umut ediyorum ki bugüne kadar başaramadığımız kurumsal kimliğimizi bu festivalimizden sonra hep birlikte başaracağız. Bu festivali ulusal ve uluslararası düzeye taşıyacağımıza inanıyorum. Bu kentte bu potansiyel var. Önümüzdeki yıllarda festival karnaval havasında sürecek. Festivali ziyaret etmek için gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından konuklarımız gelecektir. Çiçek Festivali uluslararası boyuta ulaşacaktır. Expo ile bunun en önemli adımı atılacak. Binlerce kişi Expo çerçevesinde yapılacak bu festivale gelecektir´´ diye konuştu. Ali Çandır, festivalden sonra halkın evine haftada en az 1 kere çiçek almasını sağlamayı amaçladıklarını anlattı.    Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, bu yıl 6´ncısı yapılacak festivali uluslararası boyuta taşımayı düşünürken, 2016 yılında Antalya´da yapılan Expo´nun bu çerçevede iyi bir fırsat olacağını söyledi. Expo çerçevesinde 20 bin etkinliğin yapılması gerektiğine dikkat çeken Bağdatlıoğlu, bu etkinlikler kapsamında çiçek festivalinin de iyi bir kazanım olacağını vurguladı. Bağdatlıoğlu, ´´2016´da yapılacak Expo ile Çiçek Festivali uluslararası bir boyuta ulaşacak. Antalya ve Türkiye´ye yakışır bir festival olacak´´ diye konuştu. Osman Bağdatlıoğlu, festivalde 1 milyonun üzerinde çiçeğin kullanılacağını, araçların çiçekle giydirileceğini, 300 binin üzerinde de çiçeğin halka dağıtılacağını belirterek, ´´Bu yıl çiçeği fırlatarak dağıtmayacağız, elden dağıtacağız´´ dedi. Bağdatlıoğlu, Türkiye´de çiçeğe yapılan harcamanın eskiden 1 dolar olduğunu, bunun şimdi 3 dolara çıktığını belirterek, 2016 yılında bunu en az 13 dolara çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti. Bağdatlıoğlu, İsviçre´de çiçek harcamasının kişi başı 90 dolar olduğuna dikkat çekti.  Toplantıya katılan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Öcal, Çiçek Festivali´nin her geçen gün büyüdüğünü belirterek, ´´2016´da düzenlenecek Expo ile bu festival zirve yapacak´´ dedi. Işıklar Caddesi´nde yapılan düzenlemelerin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Cemal Öcal, önümüzdeki dönemde bölgede balkon düzenlemesi yarışması yapılabileceğini bu yolla çiçeğin halka sevdirilebileceğini kaydetti. Öcal, ´´Balkon düzenlemesi yarışması Çiçek Festivali içerisinde düzenlenebilir´´ dedi.  Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, kesme çiçek sektörünün her yıl sezon sonunda finali festivalle yaptığını belirterek, festivalin Expo ile birleşip farklı bir vizyon kazanacağına inandığını söyledi. Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Köker, böyle bir festivalin uluslararası boyuta taşınması gerektiğini belirterek, festivali seyahat acentalarının, rehberler odasının, tur operatörlerinin ve turizm firmalarının destdek vereceğini inandığını kaydetti. Milli eğitim müdür Yardımcısı Ahmet Sezai İrtem, festivale destek olmaya devam edeceklerini kaydetti. Süs Bitkileri İhracatçıları Derneği Başkanı Hasan Şirin, Türkiye´de çiçek ve süs bitkileri tüketiminin diğer ülkelere oranla az olduğuna dikkat çekerken, festivalin çiçeği sevdirmeye yardımcı olacağına inandığını söyledi.  Toplantıya Kepez Belediyesi´ni temsilen katılan Muhittin Durmuş, belediye olarak festivale büyük destek verdiklerini ve desteklerinin süreceğini belirtirken, Çiçekçiler Odası Başkanı Alim Uysal, festivalin kurumsallaştırılması gerektiğini anlattı. ATSO Yönetim Kurulu üyesi Kenan Çelik ile Meclis Üyesi Haluk Oğuzer, Çiçek Festivali´nin Antalya ve Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi.  Toplantıya katılınlar daha sonra çiçeklerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. 29 Mayıs Cumartesi günü yapılacak Çiçek Festivali, saat 18.00´de bando eşliğinde travmay yolu üzerinden organize kortej ile eski mezbaha önünden başlayacak. İlköğretim okulu öğrencileri, çiçek seralarında çalışan işçiler, protokol ve halk kortej yürüyüşüne katılacak. Çiçeklerle giydirilmiş araçların da korteje katılacağı festivalde, öğrenciler folklör gösterisi sunacak. Kortej, eski öğretmenevi önünü takiben Cumhuriyet meydanına kadar sürecek. Cumhuriyet meydanında çiçek dizayn şov yapılacak, çiçek ve çocuk temalı Expo 2016 şov yapılacak, burada da öğrenciler folklör ve dans gösterisi sunacak. Protokol konuşmalarının ardından, plaket takdimi yapılacak festivalde, çiçek, çocuk, halk ile festival hatıra fotoğrafı çekimi yapılacak.

Detaylar...

ANTALYA’NIN FESTİVALİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

Detaylar...

Antalya Ticaret Borsası Meclisi toplandı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında ATB toplantı salonunda yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB yönetiminin bir aylık çalışması hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Çandır, 29 Mayıs’ta düzenlenecek Çiçek Festivali programı hakkında meclis üyelerine bilgi verdi. Bu yılki Çiçek Festivali’nin konusunun ‘çiçek ve çocuk’ olduğunu belirten Çandır, festivalde çiçek şov yapılacağını, araçların çiçekle giydirileceğini ve kortej geçişi yapılacağını kaydetti. Çiçek Festivali’nin geleneksel haline geldiği kaydeden Ali Çandır, “Festivalle ilgili komite oluşturup, sponsorların desteğiyle festivali daha da geniş hale getirmek istiyoruz” dedi. Çandır, tüm meclis üyelerini festivale davet etti.Meclis’ten Yörex’e tam not28 Nisan- 1 Mayıs 2010 tarihleri arasında Expo Center’da yapılan Yöresel Ürünler Fuarı’yla ilgili meclis üyelerinin görüşlerini alan Ali Çandır, “Dışarıdan aldığımız izlenime göre Yöresel Ürünler Fuarı iyi geçti. Bir çok çevre tarafından fuarımız beğenildi. Umuyorum gelecek yıl fuar daha iyi olacak” dedi. Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile meclis üyeleri ilki olmasına rağmen Yöresel Ürünler Fuarı’nın başarılı geçtiğini belirterek, Başkan Ali Çandır ve fuara emeği geçenlere teşekkür etti. Meclis üyeleri önümüzdeki yıl düzenlenecek fuarın daha coşkulu geçmesi için destek sözü verdi. Ali Çandır, TOBB 65. Genel Kurulu hakkında da meclis üyelerini bilgilendirdi.  TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, işsizlik sorunu ve ekonomik gelişmelerle ilgili üyeleri bilgilendirdiğini kaydeden Çandır, bağımsız yargı ve demokrasi konusundaki vurgularına dikkat çekti. Daha sonra ATB meclis üyelerine yılbaşından bu yana her ay yaptırılan ekonomik beklenti anketi yaptırıldı.  

Detaylar...

ATB HEYETİ TOBB GENEL KURULU’NDA
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB)  65. Genel Kurulu’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda, sadece ‘bölgesel güç’ olmakla kalmayıp, ‘küresel güç’ konumuna yükseleceğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, işsizlik sorununun Türkiye’nin en büyük sorunu olduğuna işaret ederek, “Türkiye’nin geleceğine ortak olan bizler, sorunlara da, çözümlere de ortağız.” dedi. TOBB’un 65.Genel Kurulu Başbakan Recep Tayip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP MYK Üyesi Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, sivil toplum örgütü temsilcileri ile delegelerin katılımıyla gerçekleşti. Genel Kurula, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı TOBB delegesi Recep Özkul, ATB Başkan Yardımcısı İbrahim Köseoğlu, yönetim kurulu üyesi Cüneyt Doğan, yönetim kurulu üyesi ve TOBB delegesi Mahmut Ruhi Alpagot, yönetim kurulu üyesi Halil Bülbül,  ATB Meclis üyesi ve TOBB delegesi Ata Sönmez, ATB Meclis Üyesi TOBB delegesi Adnan İngeç, ATB Meclis Üyesi ve TOBB delegesi İbrahim Yılmaz, Meclis üyesi ve TOBB delegesi İsmet Kerem, ATB Genel Sekreteri Ahmet Erol, Köksalan da katıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB)  65. Genel Kurulu’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, çok zor bir yılın geride kaldığını belirterek, şunları söyledi: “Dünya ekonomisine entegre olan ülkemiz de, doğal olarak bu krizden etkilendi. Ekonomimiz 125 milyar dolar kayba uğradı. İşsiz sayısı 1,1 milyon kişi arttı. Sanayimiz yüzde 7,2, Ticaretimiz yüzde 10,4, İnşaat sektörümüz yüzde 16,3 geriledi. Biz 2009 yılının başından itibaren hep şunu vurguladık. Çaresizliğe, ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmayalım. Türkiye ekonomisinin dinamizmi, üretim ve tüketim gücünden gelir. Milli gelirin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan yurtiçi tüketimi canlı tutulursa, krizin etkileri hafifler. İşte, bu hedefle çalıştık. Hükümetimiz, çeşitli sektörlerdeki tüketim vergilerini azaltarak, bu yönde önemli bir adım attı. Meclis’teki iktidar ile muhalefet partilerimizin ve yerel yönetimlerin destekleriyle ve önde gelen meslek ve sivil toplum örgütleri ile işçi sendikalarıyla birlikte 81 il’de “kriz varsa çare de var” kampanyasını hayata geçirdik. Bir ve beraber olarak, krize meydan okuduk. “Evini Yenile Türkiye” kampanyasıyla, bankaları, reel sektörü ve tüketicileri buluşturduk. Böylece, krizin getirdiği kısır döngüyü elbirliğiyle kırdık. Üreticiye ve tüketiciye moral verdik. Tüm bu çabalar sonuç verdi. Krizden çıkışın ve toparlanmanın itici gücü, iç tüketim oldu. 2009 yılının son çeyreğinde ekonomi, iç tüketime dayalı olarak, yüzde 6 büyüdü. 2010 yılının ilk çeyreğinde, sanayi üretimini yüzde 17 artırdık.” Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlik olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “İş dünyası olarak bu sorunun, Türkiye’nin geleceğini tehdit ettiğinin farkındayız. Bu sadece iktisadi değil, aynı zamanda sosyal bir meseledir. Toplumsal barışı ve sosyal yapıyı tehlikeye sokmaktadır. Türkiye’nin geleceğine ortak olan bizler, sorunlara da, çözümlere de ortağız” dedi. Hisarcıklıoğlu, 2002-2008 arasında, özel sektörün, 3 milyon kişiye yeni istihdam sağladığını, sigortalı istihdamın 3,6 milyon kişi büyüdüğünü söylerken, “Yani hem istihdamı, hem de kayıtlı çalışan sayısını artırmışız. Peki, bunu nasıl başardık? Bunun cevabı, istikrar ve reform sürecidir. Ekonominin büyümesidir. Devletten para-pul istemiyoruz. Rakiplerimizle eşit şartlarda mücadele edebilelim, bu bize yeter” dedi. YARGI HASSASİYETİ Yargının işleyişindeki problemlerin, hızlı ve sağlıklı sonuç almayı imkânsız hale getirdiğini kaydeden Rifat Hisarcıklıoğlu, “Oysa benim ecdadım, dünya’ya adaletiyle nam saldı. Şimdi yeniden, herkesin adaletinden emin olduğu bir yargı sistemini inşa etmek zorundayız. Haksızlığa uğradığımda, çaresiz kaldığımda, bütün kapılar yüzüme kapandığında, gönül rahatlığıyla başvuracağım bir yargı istiyorum. Mülkün temeli olan, devleti ayakta tutan, mağduru ve haklıyı koruyan bir yargı istiyorum. Üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü gerçekleştiren, oligarşinin değil demokrasinin teminatı olan bir yargı istiyorum. Ben, yüce Allah’tan sonra, sığınacağım bir yargı istiyorum” diye konuştu. Konuşmasında demokrasinin önemine de vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, “Dünya standardında demokrasi istiyorsak, siyasal sistemimiz, daha demokratik ve daha katılımcı olmalıdır. Kaliteli demokrasinin yolu, demokratik siyasetten geçer. Milletle vekili arasındaki ilişki güçlendirilmelidir. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları, bu çerçevede mutlaka yenilenmelidir” dedi.

Detaylar...

TIBBİ AROMATİK BİTKİLERDE ÜRÜN KAYBI ÖNLENİYOR
60 MİLYON DOLAR GETİREN TIBBİ AROMATİK BİTKİLER DAHA BİLİNÇLİ HASAT EDİLECEK Türkiye´ye yılda 60 milyon dolarlık ihracat hacmi oluşturan kekik, adaçayı ve defne bilinçsizce hasat ediliyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB), kozmetik ve tıbbi alanda yoğun kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin hasat sırasındaki kaybı önlemek için 301 bin lira bütçe ayırdı. ATB’nin hazırladığı ‘Kekik, Defne ve Adaçayı’nda Hasat ve Hasat Sonrası İşlemlerdeki Verimlilik Kaybını Önleme Projesi’nin eğitim çalışmalarına başlandı. Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) sponsorluğunda yürütülen ve tıbbi aromatik bitkilerde, hasat ve hasat sonrası uygulamaları iyileştirmek amacıyla hazırlanan projenin sahadaki eğitim programları Gazipaşa ve Alanya’dan başladı.Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm koordinasyonu ve Prof. Dr. Kenan Turgut’un bilimsel danışmanlığında yürütülen projenin eğitim çalışmaları Prof. Dr. Kenan Turgut ve Antalya Orman Bölge Müdürlüğü uzmanı Ahmet Kısa tarafından yürütülüyor. İlk olarak Kahyalar ve Çile köyleri, daha sonra da Alanya’ya bağlı Sapadere ve Güzelbağ köylerinde gerçekleştirilen toplantılarda, hasat yöntemleri ve depolama konusunda toplayıcı köylülere bilgiler verildi. Uzmanlar köylülere, tıbbi ve aromatik bitkilerde, hasat ve hasat sonrası işlemler sırasındaki hataları anlatırken, yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle potansiyel gelirin yarıya yakınının kaybedildiğini belirtti. Bu bitkilerin içerdiği yağların hasat sırasında ve hasat sonrası uygulamalar sırasında kaybolmamasının ihracat açısından çok önemli olduğunu anlatan uzmanlar, toplama yöntemleri yüzünden bazı bölgelerde bitki varlığının da tehdit altına girdiği uyarısında bulundu. Uzmanlar köylülere doğru hasat yöntemlerini ve hasat sonrası uygulamaların nasıl olacağını uygulamaları olarak anlattı.PROJE 2 YIL SÜRECEKATB Başkanı Ali Çandır, projenin amacının, söz konusu bitkilerin doğal floraya zarar getirmeyecek şekilde toplanması ve hasat sonrası kalan ürünlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması olduğunu söyledi. 2 yıl sürecek proje hakkında bilgi veren Çandır, şifalı bitkilerin yanlış kesim ve paketlenmesinin ciddi kayıplara neden olduğunu, ilkel şartlarda toplanan tıbbi ve aromatik bitkilerin daha sağlıklı koşullarda toplanmasını sağlamayı amaçladıklarını anlattı. Tıbbi aromatik bitkilerin Akdeniz bölgesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çandır, adaçayı, kekik ve defnenin çok önemli bir ihracat kalemi olduğunu, ayrıca son yıllarda sağlık açısından bu tip ürünlerin tüketiminin arttığına dikkat çekti.Çandır projeye, Tarım İl Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, BATEM ile özel sektörün destek verdiğini kaydetti.

Detaylar...