Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Mart Nisan 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.81.72.117
Şuan 23 kişi online
Bugün 67 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 62396
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

YÖREX’TE ‘EN BÜYÜK BIÇAK’ İLGİ GÖRDÜ
Anfaş Expo Center’de bu yıl birincisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’na Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce ürün sergilendi. Fuarda dikkati çeken ürünlerin başında ‘en büyük bıçak’ oldu. Fuarda stant açan bıçak üreticisi Osman Yürektürk, “Denizli Yatağan’dan geldik. Türkiye’nin en büyük bıçağını burada sergiliyoruz. 23 santimetre eninde, 1 metre 93 santimetre boyundaki bıçağımız 13.5 kilogram ağırlığında. Çeliğimize güveniyoruz. Bıçak konusunda çok iddialıyız” dedi.

Detaylar...

DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN
DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN ROKFOR PEYNİRİNDEN 330 MİLYON EURO Anfaş Expo Center’de düzenlenen 1. Yöresel Ürünler Fuarı kapsamında ‘Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler’ konulu seminerde ‘Coğrafi İşaretlerde Başarı Koşulları ve Ülke Örnekleri’ başlıklı oturum gerçekleşti. Oturuma, Akdeniz Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Fransa Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü’nden Prof. Dr. Selma Tozanlı, İsviçre Uluslararası Coğrafi İşaretler Ağı Organizasyonu’ndan (ORIGIN) Ida Puzone ve Fransa Rokfor Konfederasyonu’ndan Isabelle Bernard Trotouin katıldı. Uzmanlar, Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcılara yöresel ürünlerini nasıl koruyacağı konusunda bilgiler verdi. Oturum başkanı Prof. Dr. Selma Tozanlı, yöresel ürünlerin büyük bir ekonomik kaynak haline geldiğini belirterek, “Değerlerimize sahip çıkmalıyız ki başkalarına kaptırmayalım” dedi. HEREKE HALISINI KORUYUN Coğrafi işaretlerin tüketici ve üreticiyi korumak amacıyla oluşturulduğunu anlatan Ida Puzone, taklit ürünün hem haksız rekabete yol açtığını hem de tüketiciye zarar verdiğini söyledi. Toplam 40 ülkede coğrafi işaretler sisteminin hayata geçtiğini belirten Puzone, 110 ülkenin de bu coğrafi işaretleri kabul ettiğini kaydetti. Puzone, Hereke Halısı gibi Türk ürünlerinin ORIGIN kapsamına girmesi ve korunması gerektiğini kaydetti. MERİNOS KOYUNU KAÇTI, BAŞKALARI KAÇMASIN Dinleyicilerin Merinos Koyunu ve Ankara Tiftik Keçisinin 130 yıldır Avustralya’da üretildiğinin hatırlatması üzerine ise Puzone, "Eğer coğrafi işaret alınmış, tescili yaptırılmış olsaydı bugün bu olay yaşanmazdı. Ama Avusturalya´da bugün Merinos koyunundan elde edilen yün o bölgenin bir ürünü olarak dünyaya pazarlanıyor. Aynı şey angora türü içinde geçerli. Diğer ürünlerinizde de aynı sorunu yaşamamak için coğrafi işaret ve tescilini mutlaka yaptırmalısınız" dedi. ROKFOR PEYNİRİ ÜRETİMİ STANDARDİZE EDİLDİ Coğrafi işaretler konusunda ilk yasal düzenlemenin yapıldığı Rokfor peyniri konusunda ise Rokfor Konfederasyonu’ndan Isabelle Bernard Trotouin bilgi verdi. Sadece Fransa’nın Roquefort Kasabası’nda üretilen Rokfor peynirinin üretiminin tüm aşamalarının standardize edildiğini kaydeden Trotouin, “Rokfor peynirinde sadece Lacune cinsi koyunların sütü kullanılır. Koyunlar yıl boyunca otlaklarda çimle beslenir. Yemlerine yıllık 200 kilogramdan fazla kuru madde konulamaz. Sağılan sütler 24 saatten fazla depolanamaz. Hazırlanan peynir en az 90 gün mahzenlerde bekletilir. Ve tüm bu işlemler Roquefort dışında yapılamaz” dedi. ROKFOR PEYNİRİNDEN 330 MİLYON EURO Rokfor peynirinin yıllık üretim kapasitesiyle ilgili de bilgi veren Trotouin, “Geçen yıl Roquefort Kasabası’nda 750 bin dişi koyundan toplam 159.6 milyon litre süt sağıldı. Bu sütün 82.5 milyon litresi Rokfor peyniri yapımında kullanıldı. Bu sütten toplam 19.996 ton Rokfor peyniri üretildi. Bu peynirin de yüzde 19.6’sı yani 4 bin 500 tonu ihraç edildi” diye konuştu. Roquefort Kasabası’nda 7 peynir üreticisi olduğunu ve toplam bin 800 kişinin peynir sektöründe çalıştığını ifade eden Isabelle Bernard Trotouin, 2009 yılında Rokfor peynirinden elde edilen geliren 330.2 milyon Euro olduğunu bildirdi.

Detaylar...

Fuarda 42 ilin ticaret ve sanayi odaları, borsaları ve belediyeleri stant açtı. 111 standın yer aldığı fuar, 1 Mayıs tarihinde kadar açık kalacak.
COĞRAFİ İŞARET ÜRÜN TAKLİTÇİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇİYOR COĞRAFİ İŞARET KAYNAKLANDIĞI COĞRAFYANIN TANITIMINI YAPIYOR Anfaş Expo Center’de bu yıl birincisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nda ‘Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler’ konulu seminer düzenlendi. Seminerin oturum başkanlığını yapan Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, coğrafi işaretle ilgili uygulamaların hızla geliştiğine dikkat çekti. Yöresel ürünlerin ticari bir fuar olmasının yanı sıra Anadolu’nun zenginliklerini gösterme açısından önemli bir fuar olduğunu belirten Tekelioğlu, “Avrupa Birliği’nin tümünden daha fazla zenginliğimiz var. Bunlara sahip çıkmak gerek” dedi. Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Rana Demirer, coğrafi işaretle ilgili doktora tezi hazırladığını belirterek, Anadolu’da yöresel ürün bilincinin oluşmaya başladığını ancak coğrafi işaret bilincinin oluşmadığını kaydetti. Yöresel ürünlerin tarihsel bir geçmişe sahip olması gerektiğini kaydeden Demirer, “AB’de bu süre en az 25 yıl. Bu ürünler o bölgede minimum varlıklarını 25 yıl göstermek zorunda” dedi. Demirer, ortak becerilerin kullanıldığı ürünlerin yöresel ürün olarak kabul edildiğini belirterek, “Tarihsel derinlik ve orta bilgi ve becerinin kullanımı zorunlu” dedi. Türk Patent Enstitüsü marka uzmanı Seher Açıkel, coğrafi işaretin belirgin bir niteliği, ürünü veya diğer özelikleri itibariyle kökeninin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işarete coğrafi işaret denildiğini kaydetti. COĞRAFİ İŞARETİN FAYDALARI Türk Patent Enstitüsü marka uzmanı Serap Tepe, coğrafi işaret almış ürünlerin avantajlarını anlattı. Coğrafi işaretin ürünü taklitten korunduğunu belirten Tepe, kaynaklandığı coğrafyanın tanıtımını yaptığını söyledi. Tepe, Hereke halısını örnek vererek, “Eğer böyle bir halı tescillenmeseydi o bölgenin adı bu şekilde duyulmayacaktı” dedi. Coğrafi işaretli ürünlerin çevreyi ve bio çeşitliliği korunduğuna dikkat çeken Tepe, coğrafi işaretli ürünlerin garantili ürün diye almak isteyen bir tüketici grubu olduğunu belirtti. Tepe, “Avrupa’nın yarısı üreten üretim metodunun garanti edildiği ürünleri daha fazla pahalıya almaya razı” dedi. Tepe coğrafi işaretli ürünlerin kırsalda istihdamı artırdığına da dikkat çekti. Tepe, Fransa’nın coğrafi işaretli ürünlerden Fransa’nın 18 milyar Euro, İtalya’nın ise 5 milyar Euro ekonomik gelir elde ettiğine dikkat çekti. İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi’nden uzman Dr. Çiğdem Civaner, geleneksel ürünlerin tarım ihracatındaki payının yüzde 21, tarım ürünlerinin ihracattan aldığı payın yüzde 10.5 olduğunu belirterek, tarımsal ürünlerin ihracatından 10.7 milyar dolar gelir elde edildiğini söyledi.

Detaylar...

YÖREX’İ TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU AÇIYOR
YÖREX’İ TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU AÇIYORANADOLU’NUN RENKLERİ ANTALYA’DA BULUŞUYOR Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın ev sahipliğinde gerçekleşecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı 28 Nisan Çarşamba günü açılıyor. ‘Sizin oraların nesi meşhur?’ sloganıyla başlayacak Yöresel Ürünler Fuarı 1 Mayıs’ta sona erecek. Fuarın açılışını saat 11.00’de Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı Yüksel Birinci yapacak.54 ilden 7 oda, 26 borsa, 19 ticaret sanayi odası 7 belediye, 3 kaymakamlık, 20 firma 29 diğer katılımcılarla 111 katımcının yer alacağı fuara, büyük destek veren Türk Patent Enstitüsü 7- 8 uzmanıyla gelip bütün yöresel ürünlerle ilgili bilgilendirme yapıp coğrafi işaret konusunda çalışma yapacak.ADANA KEBAP ŞOVFuarda Anadolu Ajansı 90. kuruluş yıldönümü nedeniyle ‘AA gözüyle yöresel ürünler’ fotoğraf sergisi açacak. Tescilli Adana Kebabının tanıtım şovun düzenleneceği fuarda, Antalya lezzetlerinin sunulacağı yemek ikramında bulunulacak. Şanlıurfa’dan gelen ekip ise ziyaretçilere sıra gecesi ziyafeti sunacak. Her yöreden gelen ekipler bölgelerine has çalgılarla müzik ziyafeti vereceği fuara katılacak Grup Kervan da türkülerle ziyaretçileri coşturacak. Fuarda Karadeniz ekibi de gösteriler yapacak. Fuar sırasında bölgedekiler başta olmak üzere büyük turistik otellerin satın alma sorumluları ile süpermarket alım sorumlularına yönelik özel programlar düzenlenecek. Turist grupları da fuarı ziyaret edecek. 4 gün boyunca YÖREX’te olacak TRT, fuarı canlı yayınla tüm Türkiye’ye duyuracak. Fuara 4’üncü gün katılacak olan usta televizyoncu Tayfun Talipoğlu, fuarın renklerini bir bir görüntüleyerek, TRT ekranlarından izleyici ile buluşturacak.  COĞRAFİ İŞARET SEMİNERİFuarın ikinci gününde ‘Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler’ konulu seminer düzenlenecek. Seminere, Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Akdeniz Üniversitesi’nden öğretim üyesi Rana Demirer, Türk Patent Enstitüsü marka uzmanları Seher Açıkel ile Serap Tepe ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (IGEME) uzmanı Dr. Çiğdem Civaner katılacak. Seminere ayrıca Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü’nden Prof. Dr. Selma Tozanlı, İsviçre’den Ida Puzone, Fransa’dan Rokfor Konfederasyonu’ndan Isabelle Bernard Trotouin, İtalya’dan Parmigiano Regianno Konsorsiyumu temsilcisi katılacak.ANTALYALILARA DAVETAntalya Ticaret Borsası ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 4 gün sürecek fuarda hem yöresel ürünlerin tanıtımı yapılacağını hem de bu ürünleri büyük marketlerin raflarına taşıyacak yatırımcılarla buluşmasının sağlanacağını kaydetti. Çandır, ürünlerin coğrafi işaret alması konusunda Türk Patent Enstitüsü’nün da fuar boyunca çalışmalar yürüteceğini söyledi. Ali Çandır, fuara tüm Antalyalıları davet ederken, fuara girişin ücretsiz olduğunu ve ulaşımın da ücretsiz sağlanacağını vurguladı. Çandır, “Anadolu’nun bütün renkleri 4 gün boyunca EXPO Center’de olacak. Bütün Antalyalıları bu renkleri görmeye davet ediyorum. Fuara gelecek ziyaretçiler yöresel tatları tatma imkanı da bulanacak. Ziyaretçiler hem Anadolu’nun 10 bin yıllık geçmişinin ne kadar zengin olduğunu görecek hem de bu değerlere sahip çıkmanın önemini bir kere daha kavrayabilecek” dedi.YÖREX’E ÜCRETSİZ ULAŞIMHalkın ücretsiz ziyaret edebileceği 1. Yöresel Ürünler Fuarı’na halkın kolay ulaşımını sağlamak için Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla ücretsiz otobüs seferleri düzenleniyor. Saat 10.00 ve saat 15.00 olmak üzere günde iki sefer yapacak otobüsler Cumhuriyet Meydanı’ndan kalkacak. Otobüsler Atatürk Caddesi (Dönerciler çarşısı) , stadyum önü, Işıklar caddesi, Sampi Kavşağı, Portakal Çiçeği Bulvarı, Perge Bulvarı, Aspendos Bulvarı ve Topçular uğrak yerlerini takip ederek ANFAŞ EXPO Center’e ziyaretçileri ulaştıracak.

Detaylar...

YÖREX Basın Toplantısı yapıldı.
ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR: “10 BİN YILLIK ANADOLU KÜLTÜRÜ, RENGERANK TÜRKİYE HARİTASI OLARAK EXPO CENTER’DA SERGİLENECEK” ATSO BAŞKANI ÇETİN OSMAN BUDAK: “BU YEREL BİR ORGANİZASYON DEĞİL ULUSAL BİR ORGANİZASYONDUR VE ULUSLARARASI OLACAKTIR” Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın ev sahipliğinde 28 Nisan- 01 Mayıs 2010 tarihleri arasında Antalya Expo Center’da gerçekleşecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı’nın basın toplantısı Sheraton Otel’de yapıldı. Basın toplantısına, Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak, Antalya İhracatçı Birlikleri Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Isparta Borsa Başkanı Ahmet Adar, Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Erol, Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Ramazan Kayar, Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Acar, BATEM Müdürü Suat Yılmaz, Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Gökce, ATAV Başkanı Nizamettin Şen, POYD Başkanı Volkan Şimşek, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kerim Aydoğan, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Vural, Anfaş Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer, Döşemealtı Belediyesi Basın Müdürü Cavit Yarar katıldı. Ali Çandır, kaybolmaya yüz tutmuş veya markalaşamamış yöresel ürünlerin üretimini artırıp, markalaşmalarını sağlayıp, istihdam yaratarak, bu ürünlerin marketlerde satışı ile ihracatını sağlamak istediklerini söyledi. “Sizlerden aldığımız güçle böyle bir organizasyona cesaret ettik” diyen Çandır, şunları kaydetti: “Şu anda Türkiye’nin ihtiyacı olan, yerinde istihdamın ve ticaretin gelişmesi, milli hasılanın güçlenmesi ve ihracatın gelişmesine neden olacak projenin ilk ayağı yöresel ürünler fuarıdır. Bundan sonra biz sizlerle birlikte projeyi daha da geliştirerek gün ışığına çıkmayan ürünleri gün ışığına çıkaracağız bunların süpermarketlerde satılmasını sağlayacak ihraç edilmesini sağlayacağız. Türkiye’nin cazibesinin artırmanın yolunu bu yolla gerçekleştireceğiz. Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle çocuklara unutulan değerleri tattıracağız, tanıcağız. Heyecan verici bir proje. Ben bu yolda bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. 1 aydır kamuoyunda basının bize verdiği destek gerçekten b.izi duygulandırdı. Bundan sonraki aşamalarda da bunu daha güzel Türkiye için ilerleteceğiz.” Ali Çandır, 54 ilden 7 oda, 26 borsa, 19 ticaret sanayi odası 7 belediye, 3 kaymakamlık, 20 firma 29 diğer katılımcılarla 111 katımcının fuarda yer alacağını söylerken, fuarın açılışını TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Antalya Valisi Alaaddin Yüksel ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın yapacağını kaydetti. Fuarda AA muhabirlerinin objektifinden fotoğraf sergisinin yer alacağını da belirten Çandır, fuarda Adana kebabının tanıtım şovu yapılacağını, Antalya sofrası kurulacağını, Karadeniz ekibi gösteriler yapacağını, Grup Kervan’ın türkü ziyafeti sunacağını söyledi. Çandır, öğrencilerin özellikle fuara gelmesinin sağlanacağını belirterek, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle her gün saat 10.00 ve 15.00’te Cumhuriyet Meydanı ve Yüzüncüyıl Bulvarı’ndan araç kaldırılacağını kaydetti. Çandır, “Fuara giriş ücretsizdir tüm Antalyalıları davet ediyorum” dedi. Çandır, “10 bin yıllık Anadolu kültürü, rengerank Türkiye haritası olarak EXPO Center’da sergilenecek. Fuar kıyıda köşede kalmış ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayacak. Türk patent Enstitüsü 7-8 uzmanıyla gelip bütün yöresel ürünlerle ilgili bilgilendirme yapıp coğrafi işaret konusunda çalışma yapacak” diye konuştu. ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, Yöresel Ürünler Fuarı’nda Anadolu’nun binlerce yıllık ürünlerinin tanıtımının yapılacağını belirtti. Budak, “Binlerce yıllık kültürün globalleşen dünyada kaybolmaya yüz tuttuğu dönemde projenin ATB tarafından ortaya atılması hepimizin dört elle buna sarılmasına sebep oldu. Bu yerel bir organizasyon değil ulusal bir organizasyondur ve uluslararası olacaktır” dedi. TPE verilerine göre coğrafi işaret alabilecek 1800’ün üzerinde ürün bulunduğunu belirten Budak, “Bu fuar, bunların ulusal anlamda bilinirliğinin artırılmasının ilk adımıdır. TOBB da bu projenin arkasında. Bundan sonra da arkasında olacaktır. Gelecekte de bu fuar genişletilerek başka illerde de yapılabilir” diye konuştu. Yunanistan’ın uluslar arası tescilli 86 ürünü olduğuna dikkat çeken Budak, ”Maalesef biz biraz geriyiz ama geç kalmadık. Çünkü küresel rekabet bu tür ürünlerin rekabet şansını da tamamen ortadan kaldırıyor. Devlet politikası olarak da bunun desteklenmesi gerekiyor” dedi. Osman Bağdatlıoğlu, bir malın paraya çevrildiği zaman değerinin oluştuğunu belirterek, “Yöresel ürünleri ekonomiye kazandırıp katma değeri yüksek hale getirmek lazım. Umarım, yöresel organizasyonu evrensel organizasyona çevirip dünyada tanınırlığımızı arttırırız” dedi. 1. Yöresel Ürünler Fuarı´nın çok heyecan verici bir porje olduğunu anlatan Nizamettin Şen, bu fuarın Türkiye´nin yöresel ürünlerinin tanıtımına ve Türk kültürüne büyük katkı yapacağını belirtti. Şen, ´´Turizm açısından bu fuar çok büyük katkı yaratacak. Türkiye´nin ne kadar çeşitli ürünleri olduğunu gösterecek. Ayrıca, kendi zenginliklerimizi de tanıtma fırsatı olacak. Kendi zenginliklerimizi, kendimiz daha yeni fark ediyoruz. Bu farkındalıkları daha da çoğaltmamız lazım. Turizm açısından çok büyük katma değer sağlayacak. Bu fuardan sonra otellerimiz, turizm işletmelerimiz de yöresel ürünlerimiz daha fazla kullanacak´´ diye konuştu. Bedrullah Erçin, “Geçmişten gelen geleceğe miras bırakacağımız kültürümüzü, el emeği ürünlerimizi, tarım ürünlerimizi bu fuarla gün yüzüne çıkarmak ve marka haline getirip dünyaya tanıtmak sosyal sorumluluktur. Bu kapsamda emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. İbrahim Acar, 10 milyon turisti ağırlayan Antalya’nın böyle bir fuara ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu söyledi. Acar, “10 milyon turistin kendi hayat tarzını burada da görmesi çok önemli değil, önemli olan ziyaret ettiği ülkemizde bize ait olan şeyleri yaşaması damak tadını alması kültürümüzle ilgili öğeleri tanıması çok önemli. Bu güzelliklerle Antalya’yı tercih edenlerin sayısının artacağını düşünüyorum” dedi. Osman Nuri Gülay, geçmişini unutmayan geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirmeye çalıştıklarını belirterek, “Çocukların bu fuara mutlaka katılması lazım” dedi. Şükrü Vural, bugüne kadar turizm bölgelerinde taklit ürün satıldığını, bundan sonra gerçek ürünlerin satılacağını umduğunu söyledi. Vural, ´´Artık taklit ürün satmaktan kurtulur kendi gerçek ürünlerimizi satarız´´ dedi. Server Seçer, YÖREX’in bir çok alana hizmet edeceğini belirterek, “Şehirlerin tanıtımına faydalı olacak. Kaybolmaya yüz tutmuş ürünlerin tanıtımına faydası olacak. Ürünleri üretenlerin gelişmesine katkıda bulunacak. Antalya’ya büyük katkısı olacak. Uluslar arası boyut kanacağına inanıyorum, ihracata da vesile olacak” dedi. Hasan Gökce, fuarın yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılması anlamında büyük hizmet edeceği inancında olduğunu belirterek, “Fuarla ürünlerin markalaşması anlamında büyük bir adım atılacaktır” dedi. Ahmet Adar, “İlimizdeki yetişen ürünleri daha en plana çıkarma ve tanıtma imkanı bulacağız hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Ahmet Erol, “Elimizdeki ürünlerin ticari değerlerinin farkında değiliz. Bir çok ürünü daha ambalajlayamadık bile. Kültürümüze sahip çıkacağımız için mutluyuz. Antalya’nın bunu sahiplenmesi bizi gururlandırıyor” dedi. Kerim Aydoğan, fuara Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi, Alanya Tanıtım Vakfı, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası’yla katılacaklarını belirterek, “Unutulmaya yüz tutmuş ürünlerimizle fuarda olacağız. Alanya’da muz üretiliyor ama patentimiz yok. İnşallah onunla ilgili çalışma içerisinde olacağız” dedi. Volkan Şimşek, “Antalya Türkiye’nin yurtdışına açılan kapısıdır. Türkiye mozayiği Antalya’da sergilenecek. Kendi kendimizi yeni yeni keşfetmeye başlıyoruz. Ürünlerimizle dünya piyasasında yer almaya başlayacağız. Umuyorum yakında bu ürünlerin satıldığı mağazalar otellerin içlerinde açılır gelen misafirler Türk ürünleriyle ülkelerine dönerler. Ticari ürünlerde de dünyayı kendimizden söz ettiririz” dedi. Suat Yılmaz, “200 civarında narenciye çeşidimiz var. Önemli kısmını fuarda sergileyeceğiz” dedi. Cevat Yarar, “Bu fuar Unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce ürün gibi Döşemealtı halısına sahip çıkılmasını sağlayacaktır” dedi.

Detaylar...

BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEĞİYLE YÖREX’E ÜCRETSİZ ULAŞIM!
Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın ev sahipliğinde Antalya Expo Center’da gerçekleşecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı 28 Nisan’da başlıyor. Fuar, 1 Mayıs’a kadar devam edecek. Halkın ücretsiz ziyaret edebileceği fuara halkın kolay ulaşımını sağlamak için Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla ücretsiz otobüs seferleri düzenleniyor. Saat 10.00 ve saat 15.00 olmak üzere günde iki sefer yapacak otobüsler Cumhuriyet Meydanı’ndan kalkacak. Otobüsler Atatürk Caddesi (Dönerciler çarşısı) , stadyum önü, Işıklar caddesi, Sampi Kavşağı, Portokol Çiçeği Bulvarı, Perge Bulvarı, Aspendos Bulvarı ve Topçular uğrak yerlerini takip ederek ANFAŞ EXPO Center’e ziyaretçileri ulaştıracak.

Detaylar...

ATB meclisinden YÖREX´e tam destek
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Nisan ayı olağan meclis toplantısı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında toplandı. Meclisin açılışında konuşan Ali Çandır, meclis üyelerine 28 Nisan -1 Mayıs 2010 tarihleri arasında Antalya Expo Center’da düzenlenecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı’nın son durumu hakkında bilgi verdi. YÖREX’e küçük bir fuar organizasyonu olarak başladıklarını ancak kısa sürede ulusal düzeye taşındığını belirten Çandır, “Böyle bir organizasyonu Meclisimizden destek ve güç alarak düzenliyoruz” dedi. Fuarda Antalya ile ilgili nelerin yapılabileceğini meclis üyelerine soran ve öneri isteyen Çandır, “Fuarda Antalya’yı en güzel şekilde teşhir etmeliyiz” dedi. Fuara 81 ilden 47 ilin kesin katılacağını, diğer illerle görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Çandır, “Katılmayan illerin ya borsalarında ya denetim var ya da parasal problemleri var. Fuarı daha etkin ve kalıcı hale getirebilmek için sizden öneriler bekliyorum” diye konuştu. Çandır, fuara TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılacağını belirtti. Çandır, daha sonra meclis üyelerinin fuarla ilgili öneri ve dileklerini dinledi. ATB Meclis Üyesi Veli Karasu, “Çok iyi bir organizasyon yaptınız, hepimiz fuarı destekliyoruz” derken, ATB Meclis Üyesi İlhami Kaplan, “Yapılan son derece güzel bir organizasyon, elinize sağlık. Böyle bir fuarı düşünüp hayata geçirenleri kutluyorum” dedi. ATB Meclis Üyesi Ergin Civan, fuarın ‘yaratıcı’ bir organizasyon olduğunu belirterek, “Daha önce böyle bir fuar duymamıştım. Yöresel değerlerin markalaşmasını sağlamak anlamında fuarın önem taşıyacağını düşünüyorum, ileriye yönelik planlamalar da bu çerçevede yapılmalı” açıklamasında bulundu. YÖREX Antalya, Türkiye için büyük şanstı ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cavit Kayan, Yöresel Ürünler Fuarı’nın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “YÖREX  Türkiye için büyük şanstır, Antalya için şanstır. İleride daha büyük bir organizasyona dönüşebilecek bir fuardır. Bütün üyelerimizin fuara desteğin bekliyoruz” dedi. Kayan daha sonra, TOBB’a bağlı 365 oda ve borsanın yönetim kurulu başkanları ile meclis başkanlarının bir araya geldiği istihdam toplantısıyla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, toplantıdan çıkan sonuç bildirgesini okudu.

Detaylar...

Turizmcilerden Yörex’e tam destek
Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın ev sahipliğinde gerçekleşecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı’na destek çığ gibi büyüyor. 28 Nisan- 01 Mayıs 2010 tarihleri arasında Antalya Expo Center’da düzenlenecek YÖREX’in alternatif turizmi geliştireceğini söyleyen turizmciler, fuarın öncülük edeceği coğrafi işaretin turizm için de önemli olduğunu vurguladı.   Bütün kalbimle destekliyorum Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı (ATAV) Nizamettin Şen, dünyada ‘coğrafi işaret’ diye bir kavram olduğunu belirterek, “Coğrafi işaret, yörelerin kendi sahip olduğu değerlerin ortaya çıkarılması ve dünya insanlarının paylaşımını sunulmasını amaçlamaktadır. Antalya’da birincisi düzenlenecek yöresel ürünler fuarının bir özelliği de bu ideale ulaşabilmektir. Türkiye bu konuda maalesef geri kaldı. Yunanistan, maalesef bize ait değerleri kendi değerleriymiş gibi alıp coğrafi işaret için müracaat ediyor, o ürünlerin kendine ait olduğunu deklare ediyor. Fuar bu anlamda bizim bilinçlenmemizi sağlayacaktır” diye konuştu. Turizmin sadece deniz, kum, güneş olmadığını belirten Şen, “Turizm aynı zamanda varlıkların, değerlerin tanıtımıdır, bu değerlerin insanlığın paylaşımına sunulmasıdır. Turizmciler bütün güçleriyle, bölgesel değerlerin tanıtılması, sahiplenilmesine güç vermelidir. Fuarı bütün kalbimle destekliyorum. Böyle bir organizasyonu düşünenleri tebrik ediyorum. Önümüzdeki yıllarda fuar festivale dönüştürülmelidir. Festival havasında geçecek fuarı turistlerin ziyareti de sağlanmalıdır. Fuarda Türkiye manzarası çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.   Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Sururi Çorabatır, Anadolu’nun yöresel ürünlerini tanımadığını belirterek, “Yörelerimizin ürünlerini bu fuar aracılığıyla tanıtılmasını, ziyaretçilere açılmasını turizmciler olarak biz de önemsiyoruz. İlk defa yapılan böyle bir organizasyona imza atanlara ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Fuar yöresel ürünlerin turizm sektörü tarafından bilinmesine de öncülük edecektir. Turizmin 81 ilden gelecek ürünlerle ufkunun açılacağına inanıyorum. Yöresel ürünlerin turizmde nasıl kullanılabileceği noktasında turizmcilere bakış açısı getirecektir. Hem ürünlerin tescillenmesi, hem markalaşması hem turizme kazandırılması açısından bu fuar önemlidir” diye konuştu.   Deniz, kum, güneş üçgenine alternatif Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Volkan Şimşek, Yöresel Ürünler Fuarı’nın yöresel ürünlerin tanıtımı açısından iyi bir organizasyon olduğunu söyledi. Deniz, kum, güneş üçgeninden turizmin sıyrılması gerektiğini bunun için alternatif turizm arayışlarının olduğuna dikkat çeken Şimşek, “Turizmciler olarak YÖREX’i bu çerçevede çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Anadolu’nun ürünlerinin coğrafi işaret kazanarak ekonomiye kazandırılmasının yanında turizm için de değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Fuarın başarılı geçeceğine inanıyorum” dedi.   Türkiye’nin renkleri bu fuarda olacak Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği Başkanı, TURSAB Yönetim Kurulu Üyesi ve Öger Tur Genel Müdürü Recep Yavuz, Yöresel Ürünler Fuarı’nın önümüzdeki yıllarda turizme büyük katkısının olacağını söylerken, “Fuarın görüntüsünden çok etkilendik. Turistler de çok etkilenecektir” dedi. Fuarın Türkiye’nin renklerini  yansıtacağını kaydeden Yavuz, “Fuara gelecek turist, baklavanın yapımını, sucuğun yapımını görecektir. Türkiye kültürünü anlatan bir fuar olacak. Stantta tulum çalınması bile turisti müthiş etkileyecektir. Türkiye’nin renkleri bu fuarda olacak. İnanıyorum tur operatörleri de büyük ilgi gösterecektir. Antalya’nın turizmine renk getirecek bir organizasyon olacak. Ne yapıp edip fuarı programlarımıza dahil etmeye çalışacağız. Önümüzdeki yıllarda tur operatörleriyle ortaklaşa plan yaparak turistlerin fuara katılımını sağlamak istiyoruz” diye konuştu.   Rehberler Odası Başkan Yardımcısı Oktay Tilki, turistlere bölgeleri yöreleri anlatan rehberlerin zaman zaman ürünleri iyi tanımamaktan kaynaklı sıkıntıya düştüğünü belirterek, “YÖREX vesilesiyle rehberler yöresel ürünleri tanıma fırsatı bulacak. Rehberler, yol güzergahlarında turistleri coğrafyayı olarak kısıtlı şekilde tanıtmak yerine ülkenin değerlerinden de turistlere bahsederek iyi bir tanıtım yapma şansı bulacak” dedi.   Turizmcinin desteği bizi umutlandırıyor ATB Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin gelecek kuşaklara aktarılması için üretiminin geliştirilmesi, hukukun korunması gerektiğini kaydetti. Çandır, yöresel ürünlerin alternatif oluşturarak turizme de büyük katkı sağlayacağını belirterek, “Yöresel ürünler tüm dünyada büyük merak uyandırıyor. Dolayısıyla yöresel ürünleri turizmde kullanmak, kültür turizmini geliştirme anlamında önem kazanmaya başladı. Bir çok sektörde olduğu gibi turizmciler de yöresel ürünlerin değerini artık iyi kavrıyor. Düzenleyeceğimiz YÖREX’in hem fuar turizmine hem kültür turizmine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Çandır, böyle bir fuara turizmcilerin büyük destek verdiğini söyleyerek, “Bu yıl ilkini düzenleyeceğimiz fuara turizm sektörü temsilcilerinin desteği bizi gelecek fuarlar için umutlandırıyor. Gelecek yıllarda YÖREX’i turizmcilerle birlikte tasarlamak isteriz. Turizmcilere fuara verdikleri destekten ötürü teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Detaylar...

“Tarımda küçük işletme kalmasın” Projenin Çavdır toplantısı yapıldı
BAGEV’in küçük ölçekli tarım işletmelerinin daha profesyonel bir işletme ölçeğine ulaştırılması amacıyla organize ettiği ve Ziraat bankası tarafından desteklenen “Tarımda küçük işletme kalmasın” başlıklı Çavdır Tarım Toplantısı, Çavdır Müftülüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Çavdır Kaymakamı Ahmet Can Pınar, Belediye Başkanı Mustafa Uysal, Burdur İl Tarım Müdürü Kadir Güven, Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, ATB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Özdemir, bölgede faaliyet gösteren birlik ve kooperatiflerin başkanları ile 100 kadar çiftçi katıldı. Toplantının ilk konuşmasını yapan BTB Başkanı Baki Varol, üreticilerin daha cesur davranabilecekleri bir ortam oluştuğunu; kredi imkanlarının hiç olmadığı kadar uygun hale geldiğini anlattı. Baki Varol şöyle konuştu, “7 yıl vadeli kredilerde faiz oranı 5,2’ye düşmüş! Böyle bir faiz oranı ben görmedim daha önce. Şimdi düşünün, geçen sene 100 bin Liralık kredi almış ve büyükbaş hayvan yatırımı yapmış olsaydınız; bugün 200 bin Liralık bir varlığın sahibiydiniz. Başka bir alanda bu kazancı elde etmenize imkan yok. Ama tabi profesyonel bir işletme anlayışıyla çalışmak gerekiyor.” ATB Yöneyim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Doğan da konuşmasında örtüaltı sebze üretimi yatırımları hakkında bilgi verdi. Cüneyt Doğan gelecek 10 yıllık dönem içinde yayla bölgesinde sahil kuşağı ile rotasyon halinde gerçekleşecek sebze üretiminin, büyük değer kazanacağını kaydetti ve çiftçileri sera yatırımlarına teşvik etti. Toplantıya panelist olarak katılan Burdur İl Müdürü Kadir Güven de devlet destekleri hakkında bilgi verdi ve proje hazırlatmak isteyen ve nasıl yapacağını bilemeyen üreticilere, bedelini ödemek suretiyle bu işi profesyonelce yapan şirketlere başvurmalarını önerdi. Gülköy Genel Müdürü Süleyman Dağlı ise hayvancılık yatırımlarında profesyonelleşmenin rekabet açısından sağladığı avantajları anlattı. Panelde bir sunum yapan Ziraat Bankası Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp de, Bölge Başkanı olarak her zaman üreticilerin sorunlarına en uygun çözümü üretmek için çalıştıklarını anlattı ve cep telefonu numarasını salondaki çiftçilere verdi. Turgutalp şöyle konuştu, “Bizim amacımız, zaten sizlere ait olan bankadaki parayı uygun ve güvenilir projeleriniz için yine sizlere kullandırmaktır. Bu banka siz üreticilere aittir. Dolayısıyla sorumsuzca harcanacak krediler vermek bizi yükümlülük altına sokar. Bu yüzden titiz davranmak ve kimsenin hakkını kimseye yedirmemek zorundayız. Ama bazı sıkıntılarınız vardır, şubelerimizde çözüm üretilemezse, arayın beni ben bizzat ilgileneceğim. Önemli olan doğru ve gerçekleştirilebilir projelerle gelin. Bu şekilde gelirseniz, mutlaka bir çözüm yolu buluruz.”

Detaylar...

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilen desteklerin işletmelere daha hızlı ve etkin ulaştırılabilmesini sağlamak amacıyla Antalya Ticaret Borsası bünyesinde kurulan KOSGEB Sinerji Odağı hiz
İş dünyasından ‘istihdam’ açıklaması TOBB camiası olarak, 2002 yılından bu yana her platformda, kayıtlı ekonomiye geçmenin gerekliliğini, kayıtdışı kalanın küçük kalacağını, kayıt altına girmeyen bir ekonominin, haksızlığa ve adaletsizliğe neden olduğunu ifade ettik. “Hesabını veremeyenin hesap soramayacağını”, hep söyledik. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” düsturu ile yetişen bizler, her zaman sosyal sorumluluklarımızın farkında olduk. Sosyal ve ekonomik refahı geliştirici her projenin hayata geçmesi için elimizi taşın altına koymaktan çekinmedik. Son dönemde, hızla bozulan iktisadi ortamın bir sonucu olarak, artan işsizliğin acısını, bizler de yüreğimizde hissediyor ve çözümü için çaba sarfediyoruz. Zira evine ekmek götürememenin, siftahsız kepenk kapatmanın, çekini-senedini, vergisini zamanında ödeyememenin, üretimini ve işçisini muhafaza edememenin ıstırabını, çok iyi biliyoruz. Anadolu’da, daha çok üretmek ve daha çok istihdam sağlamak, bir müteşebbisin gurur kaynağıdır, övüncüdür. Bizler, “çalışanın hakkını alın teri kurumadan veriniz” öğüdüyle yetiştik. Biz, çalışanımızla aynı masada, aynı tencereden yemek yeriz. Çalışanın maaşını geç verdiği için ağlayan insanlar, işte bu camianın mensuplarıdır. “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir” anlayışı benimsemiş bu camianın mensupları, hiçbir zaman ezen olmamış, ezilenin yanında olmuştur. Sömüren olmamış, sömürünün karşısında durmuştur. Biz, hayatımızın her safhasında, işsize iş, aşsıza aş olma gayreti içinde olmuş bir camiayız. Değerli basın mensupları, İstihdam piyasası bir aynadır, ekonominin genel durumunun bir aynasıdır. Bizler, küresel ekonomik krizin daha başında, bu işin ciddiye alınmasını istedik ve önerilerimizi ilettik. Sonrasında, gecikmeyle de olsa yürürlüğe giren önlem paketleriyle birlikte, 2009 Mayıs’ında en üst noktaya çıkan işsizlik oranı, gerilemeye başladı. Yani özel sektörümüz, alınan tedbirlerden sonra, istihdam kaybını telafi etti, etmeye de devam edecek. Önümüzdeki dönemde, istihdamın artacağını da hepimiz göreceğiz. Peki, bu haksız ithamlar niye? Biz; haysiyetimiz, onurumuz için çalışarak, bu ülkeye hizmet ediyoruz. İşçi ile işvereni karşı karşıya getirerek, iş barışını bozacak söylemlerden de, özellikle kaçınılmasını bekliyoruz. Tekstil ve konfeksiyon gibi, istihdamın, ihracatın, katma değerin yıldızı bir sektörümüzün de, yıpratılmamasını ve desteklenmesini istiyoruz. Değerli basın mensupları, Türkiye’nin en öncelikli ve birincil meselesi işsizliktir. Bu sorunu ancak, ortak akılla çözebiliriz. İşte bu nedenle TOBB’un öncülüğünde, 29 Mart günü 2010 tarihinde Ankara’da, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TESK, TİSK, KAMU-SEN VE TZOB’un katılımıyla, 30 Mart günü de İstanbul’da 17 sivil toplum örgütü temsilcileriyle toplantılar düzenledik. Sağlıklı bir işsizlikle mücadele stratejisi için, yapılması gerekenleri tartıştık. Özel sektörün yanı sıra, sendikaların ve kamu kurumlarının da yer alacağı bir istihdam çalıştayında, bu konuyu daha detaylı bir şekilde ele almak istiyoruz. Yine her zaman dediğimiz gibi, devletten tek isteğimiz, rakiplerimizle şartlarımızın eşit hale getirilmesidir. Türkiye, sorunlarını şeffaf bir zeminde ve gerçeklikten kopmadan açıklıkla konuşmalıdır. Bu, iş dünyası için geçerli olduğu kadar, siyasetin de öncelikli sorumluluğudur. Türkiye 2002-2007 döneminde hem ekonomide, hem de istihdamda büyük gelişme sağladı. Neden? Çünkü huzur ve istikrar vardı. Reform süreci vardı. Hükümet ile iş dünyası arasında diyalog mekanizmaları, sağlıklı bir biçimde işletiliyordu. Böylece yaklaşık 3 milyon kişiye, işte bu özel sektör istihdam sağladı. Dün bunu sağlayan özel sektörümüz, bugün 1,5 milyon kişiye daha istihdam sağlayamaz mı? Elbette sağlar Güçlü bir istihdam seferberliği başlatabilmek için, ekonomimizin son yıllarda aldığı hasar, mikro reformlar yoluyla telafi edilmelidir. Öte yandan, önümüzdeki üç yıllık sürede, üç milyon kişiye yeni beceriler kazandırılması için gereken mesleki beceri kursları da, hızlı bir biçimde açılmalıdır. Biz Oda/Borsa yönetimleri olarak, bu tür kurslara yönelik yerel talebin belirlenmesi, kurs içeriklerinin oluşturulması ve bu kurslarda eğitilenlerin, hizmet içi eğitimi ve şirketlerle eşleştirilmesi konusunda, aktif destek vermeye hazırız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte, bu konu üzerinde zaten çalışıyoruz. Ülkemizde uzun bir süreden beri ihmal edilen mesleki eğitim konusunda, hükümetimizin atacağı her adımın da, son derece önemli olduğu kanaatindeyiz. Değerli basın mensupları, İstihdamın artması, daha çok üretim, daha çok ticaret, daha çok refah demektir. Ekonomik büyüme ile istihdam artışı doğrudan ilişkilidir. Kim daha çok üretmek, kazanmak istemez ki? Daha çok üretirse, iş yaparsa kim ihtiyacı olan işçiyi almaz ki? Sorunun çözümü çarkların dönmesi, üretim ve rekabet gücümüzün artmasıdır. Zira üretim tüketim ve istihdam birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Çarkların dönmeye devam etmesi için de, itici güce ihtiyaç vardır. Bunu da ancak hükümet sağlayabilir. Yapılması gereken, büyük bir istihdam seferberliğini, kamu-özel sektör işbirliği ile, bir an önce başlatmaktır. Ülkemizin birinci ve öncelikli meselesi olan işsizliği görüşmek üzere, tüm Başkanlarımızla birlikte yapılacak bir toplantıda, Sayın Başbakanımızı da aramızda görmek istiyoruz.”

Detaylar...

Antalya Ticaret Borsası KOSGEB Sinerji Odağı hizmete girdi
Küçük işletmeler KOSGEB kredilerine daha kolay ulaşacak Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilen desteklerin işletmelere daha hızlı ve etkin ulaştırılabilmesini sağlamak amacıyla Antalya Ticaret Borsası bünyesinde kurulan KOSGEB Sinerji Odağı hizmete girdi. Artık Antalya’daki tüm KOBİ’ler Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla KOSGEB desteklerinden daha kolay faydalanabilecek.   Antalya Ticaret Borsası ile KOSGEB arasında KOSGEB TİP 1 Sinerji Odağı protokolü imzalandı. KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan’ın imzasının bulunduğu protokolü KOSGEB Denizli Merkez Müdürü Kemal Bildiş, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a teslim etti. Bildiş, “KOSGEB´in, özellikle KOBİ´lerin yapısal değişim ve dönüşümüne imkan tanıyacak proje bazlı destekleme modeline geçişimizde önemli bir araç olacak, sinerji odağının açılışının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Bundan sonra Antalya’daki tüm KOBİ’lerimiz Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla tüm KOSGEB desteklerinden faydalanacaktır” diye konuştu.   1 Ocak 2009 tarihinden itibaren özellikle sel, su baskını ve doğal afetler, halk hareketleri, terör gibi olumsuzluklardan etkilenen işletmelere yönelik olarak verilen acil kredi faiz desteğinden şimdiye kadar 147 işletmenin yararlandığını belirten Kemal Bildiş, “Bu kapsamda KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve zarar görmüş olduklarını resmi makamlardan belgeleyen KOBİ’lerimize sağlanacak olan kredinin üst limiti her bir KOBİ için 100 bin TL’dir. Bu programda kullanılacak kredinin, ilk 6 ayı ödemesiz kalanı eşit taksitlerle ödemeli olmak üzere, toplam 24 ay olacak şekilde uygulanacak, Kredi faiz ve kar payının tamamı KOSGEB tarafından karşılanacaktır. KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı işletmelerimiz Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla acil kredi faiz desteğinden yararlanmaya devam etmektedirler” diye konuştu.   CAN SUYU OLACAK ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasında KOBİ’lerin önemli bir yeri olduğunu belirterek, KOSGEB kredilerinin KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Çandır, KOSGEB kredileri sayesinde işletmelerin dünya pazarına açılabileceğini, yeni teknolojileri kullanma imkanına kavuşacağını, insan kaynaklarını geliştirebileceğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanabileceğini kaydetti.   ATB Başkanı Ali Çandır, KOSGEB destek ve kredilerinden Antalya Ticaret Borsası üyelerinin daha fazla yararlanmalarını sağlamak için ATB bünyesinde KOSGEB Sinerji Odağı kurulması için girişimde bulunduklarını söyledi. Çandır, “Yaptığımız girişimler sonucunda Borsamızda KOSGEB Sinerji Odağı hizmete açıldı. KOSGEB’in küçük ve orta boy işletmelere bir çok konuda desteği oluyor. Biz de üyelerimizin bu desteklerden yararlanmasını istiyoruz. ATB KOSGEB Sinerji Odağı sayesinde işletmesini ayakta tutmaya çalışan çok sayıda girişimcinin can suyuna kavuşacağına inanıyoruz. KOSGEB kredilerinden faydalanmak isteyen işletmelerin borsamıza başvurmalarını gerekiyor" diye konuştu.  

Detaylar...

Anayasa Platformu çalışmaları yeniden başlatılıyor
Anayasa Platformu Girişim Grubu, 2007 yılında oluşturulan ancak daha sonra ara verilen çalışmalarına yeniden başlıyor. Konuya ilişkin girişim grubu temsilcilerinin yer aldığı bir toplantı yapıldı. Burada girişim grubunun ortak açıklamasını okuyan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ´´Anayasa Platformu çalışmalarını yeniden başlattıklarını´´ bildirdi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye´nin demokratikleşmesine temel oluşturacak, evrensel ilkeleri esas alan, yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu belirterek, anayasa değişikliklerinde geniş toplumsal mutabakatın büyük önem taşıdığını vurguladı. ´´Bizler TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, KAMU-SEN, TESK ve TZOB olarak ülkenin her yerinde örgütlü yapımızla yeni Anayasa ihtiyacı konusundaki geniş mutabakatı temsil ediyoruz´´ diyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye´nin yeni Anayasasını kendi içinde tartışarak, katılımcı bir biçimde oluşturabilmesinin hem gerekli hem de mümkün olduğunu söyledi. Ortak aklı ortaya çıkaracak açık tartışma platformunu ülkenin her yerinde oluşturmaya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, şu görüşleri kaydetti: ´´Bizler Anayasa Platformu Girişimci Grubu olarak bir araya geldik. Farklı kesimleri, farklı görüşleri temsil ediyoruz. Bir çok toplumsal konuda duruşlarımız aynı olmayabilir. Ancak yeni bir Anayasanın gerekliliği konusunda hem fikiriz. Bu gerçekler doğrultusunda, Anayasa Platformu girişimi olarak, yeni anayasa için Türkiye konuşmaları genel başlığı altında ulusal ve yerel çalıştaylarla bir açık tartışma ortamı başlatmaya; bu süreçle yeni anayasamızın nasıl şekillenmesi gerektiğine ilişkin ortak aklı oluşturmaya; tespitlerimizi TBMM´ye aktarmaya; demokratikleşme sürecini bu çerçevede bir bütün olarak ele almak suretiyle sivil toplum kuruluşları olarak katkı sağlamaya karar verdik.´´ Hisarcıklıoğlu soru üzerine, ´´yeni anayasa için Türkiye konuşmaları´´nın, Nisan ayı içinde İstanbul Ulusal Çalıştayı ile başlayacağını bildirdi. Hisarcıklıoğlu, daha sonra 12 kentte tartışma sürecinin devam edeceğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, 2007´de olduğu gibi Anayasa Platformunun yurt çapında örgütlü tüm meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla genişlemesini dilediklerini söyledi ve bu kesimleri katkı yapmaya çağırdı.

Detaylar...