Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Şubat Mart 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.211.79.150
Şuan 25 kişi online
Bugün 41 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 60997
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

Antalya Ticaret Borsası KOSGEB Sinerji Odağı hizmete girdi
Küçük işletmeler KOSGEB kredilerine daha kolay ulaşacak Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilen desteklerin işletmelere daha hızlı ve etkin ulaştırılabilmesini sağlamak amacıyla Antalya Ticaret Borsası bünyesinde kurulan KOSGEB Sinerji Odağı hizmete girdi. Artık Antalya’daki tüm KOBİ’ler Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla KOSGEB desteklerinden daha kolay faydalanabilecek.   Antalya Ticaret Borsası ile KOSGEB arasında KOSGEB TİP 1 Sinerji Odağı protokolü imzalandı. KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan’ın imzasının bulunduğu protokolü KOSGEB Denizli Merkez Müdürü Kemal Bildiş, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a teslim etti. Bildiş, “KOSGEB´in, özellikle KOBİ´lerin yapısal değişim ve dönüşümüne imkan tanıyacak proje bazlı destekleme modeline geçişimizde önemli bir araç olacak, sinerji odağının açılışının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Bundan sonra Antalya’daki tüm KOBİ’lerimiz Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla tüm KOSGEB desteklerinden faydalanacaktır” diye konuştu.   1 Ocak 2009 tarihinden itibaren özellikle sel, su baskını ve doğal afetler, halk hareketleri, terör gibi olumsuzluklardan etkilenen işletmelere yönelik olarak verilen acil kredi faiz desteğinden şimdiye kadar 147 işletmenin yararlandığını belirten Kemal Bildiş, “Bu kapsamda KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve zarar görmüş olduklarını resmi makamlardan belgeleyen KOBİ’lerimize sağlanacak olan kredinin üst limiti her bir KOBİ için 100 bin TL’dir. Bu programda kullanılacak kredinin, ilk 6 ayı ödemesiz kalanı eşit taksitlerle ödemeli olmak üzere, toplam 24 ay olacak şekilde uygulanacak, Kredi faiz ve kar payının tamamı KOSGEB tarafından karşılanacaktır. KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı işletmelerimiz Antalya Ticaret Borsası Sinerji Odağı aracılığıyla acil kredi faiz desteğinden yararlanmaya devam etmektedirler” diye konuştu.   CAN SUYU OLACAK ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasında KOBİ’lerin önemli bir yeri olduğunu belirterek, KOSGEB kredilerinin KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Çandır, KOSGEB kredileri sayesinde işletmelerin dünya pazarına açılabileceğini, yeni teknolojileri kullanma imkanına kavuşacağını, insan kaynaklarını geliştirebileceğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanabileceğini kaydetti.   ATB Başkanı Ali Çandır, KOSGEB destek ve kredilerinden Antalya Ticaret Borsası üyelerinin daha fazla yararlanmalarını sağlamak için ATB bünyesinde KOSGEB Sinerji Odağı kurulması için girişimde bulunduklarını söyledi. Çandır, “Yaptığımız girişimler sonucunda Borsamızda KOSGEB Sinerji Odağı hizmete açıldı. KOSGEB’in küçük ve orta boy işletmelere bir çok konuda desteği oluyor. Biz de üyelerimizin bu desteklerden yararlanmasını istiyoruz. ATB KOSGEB Sinerji Odağı sayesinde işletmesini ayakta tutmaya çalışan çok sayıda girişimcinin can suyuna kavuşacağına inanıyoruz. KOSGEB kredilerinden faydalanmak isteyen işletmelerin borsamıza başvurmalarını gerekiyor" diye konuştu.  

Detaylar...

Anayasa Platformu çalışmaları yeniden başlatılıyor
Anayasa Platformu Girişim Grubu, 2007 yılında oluşturulan ancak daha sonra ara verilen çalışmalarına yeniden başlıyor. Konuya ilişkin girişim grubu temsilcilerinin yer aldığı bir toplantı yapıldı. Burada girişim grubunun ortak açıklamasını okuyan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ´´Anayasa Platformu çalışmalarını yeniden başlattıklarını´´ bildirdi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye´nin demokratikleşmesine temel oluşturacak, evrensel ilkeleri esas alan, yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu belirterek, anayasa değişikliklerinde geniş toplumsal mutabakatın büyük önem taşıdığını vurguladı. ´´Bizler TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, KAMU-SEN, TESK ve TZOB olarak ülkenin her yerinde örgütlü yapımızla yeni Anayasa ihtiyacı konusundaki geniş mutabakatı temsil ediyoruz´´ diyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye´nin yeni Anayasasını kendi içinde tartışarak, katılımcı bir biçimde oluşturabilmesinin hem gerekli hem de mümkün olduğunu söyledi. Ortak aklı ortaya çıkaracak açık tartışma platformunu ülkenin her yerinde oluşturmaya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, şu görüşleri kaydetti: ´´Bizler Anayasa Platformu Girişimci Grubu olarak bir araya geldik. Farklı kesimleri, farklı görüşleri temsil ediyoruz. Bir çok toplumsal konuda duruşlarımız aynı olmayabilir. Ancak yeni bir Anayasanın gerekliliği konusunda hem fikiriz. Bu gerçekler doğrultusunda, Anayasa Platformu girişimi olarak, yeni anayasa için Türkiye konuşmaları genel başlığı altında ulusal ve yerel çalıştaylarla bir açık tartışma ortamı başlatmaya; bu süreçle yeni anayasamızın nasıl şekillenmesi gerektiğine ilişkin ortak aklı oluşturmaya; tespitlerimizi TBMM´ye aktarmaya; demokratikleşme sürecini bu çerçevede bir bütün olarak ele almak suretiyle sivil toplum kuruluşları olarak katkı sağlamaya karar verdik.´´ Hisarcıklıoğlu soru üzerine, ´´yeni anayasa için Türkiye konuşmaları´´nın, Nisan ayı içinde İstanbul Ulusal Çalıştayı ile başlayacağını bildirdi. Hisarcıklıoğlu, daha sonra 12 kentte tartışma sürecinin devam edeceğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, 2007´de olduğu gibi Anayasa Platformunun yurt çapında örgütlü tüm meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla genişlemesini dilediklerini söyledi ve bu kesimleri katkı yapmaya çağırdı.

Detaylar...

MÜSİAD’dan YÖREX’e destek
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi Başkanı Abdullah Aykut ile beraberindeki heyet Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette ATB Başkan Yardımcısı İbrahim Köseoğlu, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile Yönetim Kurulu üyesi Cüneyt Doğan da hazır bulundu. Ali Çandır: “Yöresel ürünlerin değeri anlaşılmaya başladı”  ATB Başkanı Ali Çandır, MÜSİAD üyelerine 28 Nisan- 1 Mayıs 2010 tarihlerinde Antalya Expo Center’da düzenlenecek 1. Yöresel Ürünler Fuarı hakkında bilgi verdi. Bazı marketlerde yöresel ürünler için stand açılmaya başladığını belirten Çandır, “Yöresel ürünlerin değeri anlaşılmaya başladı. El ele verirsek fuarımız yurt dışında da talep görecek. Fuarda coğrafi işaret konusunda üretici bilgilendirilecek” dedi. Çandır, Vakıf Zeytinliği konusunda yapılan çalışmalar hakkında da MÜSİAD üyelerine bilgiler verdi. Şirket sözleşmesinin hazırlandığını ve ilgili kurumların ve sivil toplum örgütlerinin görüşüne sunulacağını kaydeden Çandır, “Vakıf Zeytinliğiyle ilgili projeyi hep birlikte yapacağız, ortaya koyacağız. Tartışarak orada neler yapacağımıza karar vereceğiz. Tüm Türkiye’nin sahipleneceği bir proje olacak” dedi. Çandır, hayata geçirilecek olan istihdam portalı hakkında da MÜSİAD üyelerini bilgilendirdi.   MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Abdullah Aykut, tarımın stratejik önemine değinirken, “Dünyanın kurtuluşu tarımda” dedi. Böyle bir dönemde başta tarım ürünleri olmak üzere Anadolu’nun tüm değerlerine sahip çıkmanın önemli olduğunu vurgulayan Aykut, “Fuar projeniz gerçekten güzel. Böyle bir fuar yurtdışı ihracatı artırır. Üyelerimizin fuara katılımı konusunda elimizden geleni yapacağız. MÜSİAD olarak böyle bir fuarı destekliyoruz” diye konuştu.

Detaylar...

YÖREX İÇİN ANKARA ÇIKARMASI
YÖREX İÇİN ANKARA ÇIKARMASI Antalya’nın en büyük fuar organizasyonlarından birini gerçekleştirmeye hazırlanan Antalya Ticaret Borsası, fuara destek arayışını Ankara’da sürdürdü. YÖREX için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’den tam destek alan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habib Asan’ı ziyaret ederek fuara katılacak ürünlerin tescili konusunda görüş alışverişinde bulundu.   28 Nisan- 01 Mayıs 2010 tarihleri arasında Expo Center’da ilki düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı’nda Anadolu’nun 10 bin yıllık geçmişi Antalya’da sergilenecek. Fuar sayesinde köyden çıkan ürünler büyük marketlerdeki raflarda satışa sunulacak. Fuarda yöresinin adıyla anılan ürünlerin tescili ve markalaşmasına yol gösterilecek. Fuarın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak için Ankara’ya giden Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve beraberindeki heyet, fuara destek sözü aldı. TBMM BAŞKANI ŞAHİN’DEN YÖREX’E DESTEK Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile beraberindeki AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak, ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, ATB Başkan Yardımcısı Recep Özkul ile ATB Danışmanı Sedat Kolcuoğlu TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’i makamında ziyaret etti. Çandır, TBMM Başkanı Şahin´i, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği´nin (TOBB) öncülüğünde Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı ve Türk Patent Enstitüsünün desteğiyle 28 Nisan-1 Mayıs 2010 tarihleri arasında Antalya Expo Center´da açılacak olan 1. Yöresel Ürünler Fuarına davet etti. Ali Çandır, Şahin´e fuarın içeriğine ilişkin bir de dosya sundu. YÖREX dosyasını alan Mehmet Ali Şahin, fuarı ilginç ve Anadolu’nun değerlerine sahip çıkma anlamında olumlu olduğunu söylerken, fuarın başarılı geçmesini diledi. Mehmet Ali Şahin fuara katılmak istediğini kaydetti. Ali Çandır ve beraberindeki heyet, daha sonra Tarım ve Köyişleri Bakanı Methi Eker’i makamında ziyaret etti. Bakan Eker, Yöresel Ürünler Fuarı’na katılmak istediğini söylerken, böyle bir fuarın yöresinde kaybolmaya yüz tutmuş yüzlerce ürünü ekonomiye kazandırma anlamında büyük önem kazandığını kaydetti. Ali Çandır da Bakan Eker’e desteğinden dolayı teşekkür etti. TPE UZMANLARIYLA YÖREX’TE OLACAK Ali Çandır ve beraberindeki heyet Türk Patent Enstitüsü Başkanı Habip Asan’ı da ziyaret etti. Ziyarette fuara katılacak ürünlerin tescili konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Coğrafi işaret tescilleri ve tescil sonrası kontrolleri konusunda oda ve borsalardan nasıl faydalanılabileceği gündeme gelirken, Başkan Asan YÖREX’e çok önem verdiklerini ve fuara uzmanlarıyla birlikte fuara katılacaklarını kaydetti. Çandır, ise fuara katılacak uzmanlarla daha sonra birlikte çalışma yapacaklarını söyledi. ÇANDIR TRT’DE ATB Başkanı Ali Çandır, TRT- 1´de canlı olarak yayınlanansabah haberleri programına katıldı. Programda YÖREX´i ekonomik boyutuyla değerlendiren Çandır, illere yöresel ürünlerle fuara katılım çağrısında bulundu. Ali Çandır, ATSO Başkanı Çetin Osman Budak ve TPE Başkanı Prof. Dr. Habib Asan ile birlikte TRT GAP televizyonunda Umut Özdil´in sunduğu ve canlı olarak yayınlanan ‘Bu Toprağın Sesi’ programına katıldı. Programda markalaşma ve coğrafi işaret almanın önemi vurgulanırken, YÖREX’in markalaşma ve tescil konusuna öncülük edeceği belirtildi. Programda çeşitli bölgelerden yöresinin ismini almış ürünlerin tanıtımı da yapıldı. Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanlığı

Detaylar...

Para Dergisi, Ankara Temsilcisi Özlem DOĞANER´in köşe yazısı
ANKARA KULİSİ; Sizin oraların nesi meşhur? İhracat, özellikle krizle birlikte zarar görmesinden en çok korkulan alanlardan biri oldu. Türkiye’nin bu alanda en büyük sorunlarından birisinin markalarını uluslararası alanda tanıtamamak olduğu da sürekli söylenegelmiştir. Oysa markalaşmak için ülkenin asıl değerlerine bakmak lazım. Bakın kim gelirse gelsin Türkiye’den lokum almak ister. Aslında Türkiye’nin her yöresinin böyle kendine has ürünleri var ve bunları kaybetmemek hatta uluslararası alana taşımak lazım. Mesela geçtiğimiz günlerde yapılan Mesir Şenliği… Mesir macunu Arap dünyasının afrodizyak niyetiyle Türkiye’den ithal ettiği ürünlerden birisi olduğunu biliyor muydunuz? Bu bağlamda Antalya, 28 Nisan– 1 Mayıs 2010 tarihleri arasında 1. Yöresel Ürünler Fuarı’na (YÖREX) ev sahipliği yapacak. ‘Sizin oraların nesi meşhur?’ sloganıyla başlayacak Yöresel Ürünler Fuarı’nda Anadolu’nun 10 bin yıllık geçmişi ve birikimi, Antalya’da sergilenecek. Fuarda hem yöresel ürünlerin tanıtımı yapılacak hem de bu ürünleri büyük marketlerin raflarına taşıyacak yatırımcılarla buluşması sağlanacak. Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde geçmişi 13. yüzyıla kadar uzanan yöresel ürünler ve bunların coğrafi işaretlerinin tescili konusu, bugüne kadar Türkiye’de ihmal edildi. Türkiye’de bugüne kadar 67’si tarım ürünü, toplam 129 ürün coğrafi işaret tescili alırken, 113 ürünün de tescil için başvurusu bulunuyor. Fransa’da gerçekleştirilen 21 milyar Euro’luk gıda endüstrisi ihracatının yüzde 30’unu coğrafi işaret sahibi ürünler oluşturuyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “Fransa’nın Rokfor peyniri, Portekiz’in Porto şarabı ticarileştirilip dünya pazarına açılan ürünler. Anadolu topraklarında da yurtdışına açılabilecek çok sayıda yöresel ürün bulunuyor, neden bu ürünler yöresinde kalarak unutulmaya yüz tutsun? Yurtdışında birçok ürünle rekabet edebilecek ürünlerimizi, değerlerimizi YÖREX’le gün yüzüne çıkarmayı hedefliyoruz” diyor. Erzurum civil peyniri, Oltu taşından yapılmış hediyelik eşyaları, Trabzon Vakfıkebir’in tereyağı, Gaziantep’in baklavası, Denizli’nin Buldan bezi… Eminim bunlara sizin de ekleyeceğiniz çok şey vardır. YÖREX, bizim diye arkasında duracağımız birçok ürünün önünü açacak. Bir düşünün bakalım. Sizin oraların nesi meşhur?

Detaylar...

Mart enflasyonu tüketicide hız kesti ama üreticide artış devam ediyor
Son sekiz yılda, sadece 2009 yılı boyunca yaşadığımız tek haneli yıllık enflasyon, Şubat ayında çift haneye yükselmişti. TÜİK’in tüketicide Türkiye için %0.58 ve bölgemiz için %0.71, olarak ilan ettiği Mart ayı enflasyonları, geçen aya göre nispi bir düşüklüğü işaret etmektedir. Nitekim Şubat ayında çift haneye çıkan yıllık enflasyon, Mart ayında %9.56 ile yeniden sınırda da olsa tek haneye düşmüştür. Yıllık tüketici enflasyonu,  bölgemizde ise %9.06’ya düşmüştür. Ancak, önümüzdeki ayların geçen yılki son derece düşük, hatta bazı aylarda negatif seyreden enflasyon rakamları dikkate alınırsa eğilimin, tekrar çift haneli rakamlar yönünde olduğunu öngörmek doğru olacaktır. Üretici enflasyonu ise son 11 aydır ciddi bir artış eğilimindedir. Mart ayında da bu artış eğilimi %1.94 ile devam etmiştir. Üstelik son 8 yıl içerisindeki en yüksek ikinci Mart ayı enflasyonu olmuştur.    Yıllık üretici enflasyonu ise %8.58’e yükselmiş ve tüketici enflasyonuna yaklaşmıştır.  Bu eğilimin devam etmesi halinde üretici enflasyonu, tüketici enflasyonunu geçebilecektir ki enflasyon için gelecek beklentilerini yükseltici ilave bir etki yaratacaktır. Önümüzdeki aylarda; geçen yıla göre, gerek bu etki gerek baz etkisi, gerek kamu kaynaklı zamlar ve ciddi boyutlu bütçe açığı dolayısıyla yükselen enflasyon dönemi yaşayacağımızı tahmin etmekteyiz. Ama bu bekleyişlerimizin kaynağında görüldüğü gibi ciddi bir talep artışı beklentisi bulunmamakta, maliyet etkisi daha ağır basmaktadır. Maliyetlerdeki artışlar ise hem ihracat, hem de iç talep açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturacaktır.  Dolayısıyla büyümeyi frenleyici politikalardan olan faiz oranı silahına hemen sarılmamak gereklidir. Özellikle ABD ve AB merkez bankalarının uyguladığı negatif reel faiz politikalarına benzer bir politikanın bizde de uygulanmasının gerekliliğini düşünmekteyiz. Bölgemiz enflasyonu, ilk beşte: Mart ayında Batı Akdeniz Bölgesi için ilan edilen aylık %0.71’lik enflasyon, 26 bölge içerisinde bizi hızla yukarılara taşımış ve ilk beşe sokmuştur. Son 3 aydır sıralamadaki yerimiz de hızla yükselmektedir. Örneğin Ocak ayında bölgemiz enflasyonu, 26 bölgeli enflasyon liginde en alttan ikinci sırada gerçekleşmişken, Şubat ayında üç basamak birden yükselmişti. Mart ayında ise ilk beşe yükseldik. Bu durum, iyiye alamet değildir. Zira, yaşamakta olduğumuz ortalamanın üzerindeki durgunluğa rağmen bölgesel enflasyon nispi olarak yükseliyorsa, bölgemiz için bir stagflasyon riski var demektir. Bu sarmaldan kurtulmanın en büyük umudu ise turizm sezonunun katma değer yaratıcı ve hareketli geçmesi olacaktır. Her halükarda önümüzdeki dönemde artan bir enflasyona hepimiz hazırlıklı olmalıyız. Harcama kalemleri itibariyle aylık ve yıllık enflasyonlardaki en yüksek ve en düşük fiyat değişimlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.   TÜFE´deki Değişimler ŞUBAT-2010 Ana Harcama Grupları Aylık Enflasyon (%) Yıllık Enflasyon (%) Genel 0.71 0.58 9.06 9.56 Ortalamadan Yüksekler BAB Türkiye BAB Türkiye Giyim ve Ayakkabı 5.69 0.69 2.58 4.44 Ulaştırma 0.84 0.73 13.80 12.72 Ortalamadan Düşükler         Eğlence ve Kültür -0.27 0.69 5.92 7.16 Eğitim -0.05 0.36 5.16 6.19 Gıda ve Alkolsüz İçecekler 0.13 0.62 10.35 11.21 Kaynak:TÜİK         Türkiye ortalamasına göre bölgemizde en yüksek fiyat artışı %5.69 ile giyim ve ayakkabı kaleminde olurken, en düşük fiyat artışı ise %-0.27 ile Eğlence ve Kültür kaleminde olmuştur.

Detaylar...

Tarımda küçük işletme kalmasın! Yeşilova toplantısına 200 çiftçi katıldı
Tarımda küçük işletme kalmasın sloganıyla bilinen Batı Akdeniz Sohbetleri Tarım Toplantıları Projesi’nin Burdur’daki ilk ilçe toplantısı Yeşilova’da yapıldı.Toplantıya Yeşilova Belediye Başkanı Nuri Özbek, BAGEV Başkanı Ali Çandır, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol, Yeşilova’da faaliyet gösteren kooperatiflerin başkanları ve Yeşilovalı çiftçiler katıldı. Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, üreticinin kredilendirilmesi için mevzuat çerçevesinde her türlü kolaylığı sağladıklarını anlattığı bir konuşma yaptı ve üreticilerin ciddi projelerle kendilerine gelmeleri halinde kredi almalarının önünde bir engel bulunmayacağını söyledi. Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol da, konuşmasında birlikte hareket etmenin küçük ölçekli tarım işletmeleri açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. BAGEV Başkanı Ali Çandır da Türkiye topraklarının, milletimizin tek bir vücut haline gelmesiyle kurtarıldığını ve ülkenin aynı anlayışla çok zor şartlar altında çok kısa sürede kurulduğunu anlattı ve şöyle konuştu, “Bu projeye başlarken küçük işletmeleri bitirmek istiyorlar diyenler oldu. Biz bugünden yarına topraklarımızı birleştiremeyeceğimiz için, birlikte hareket ederek satın almamızda, depolamamızda, taşımamızda ortak davranarak ortaklaşa biçimde bir rekabet ortamı yaratabileceğimize inanıyoruz. Aynı köyde yaşayan iki çiftçinin rekabetinden söz etmiyoruz. Aynı köyde yaşayan çiftçiler, birlikte davranma imkanına sahip çiftçilerdir. Güçbirliği yapabilecekken, onlar neden rekabet etsin ki? Projemizin temel motivasyonu da budur. Büyük kuruluşların gücü altında ezilmeden önce, rekabet edebilir işletme ölçeklerine ulaşmamız gerekiyor. Amacımız üreticilerimizi bu konuda bilgilendirmek, teşvik etmek, cesaretlendirmek ve büyüme süreçlerinde ihtiyaç duyacakları krediler hakkında bilgi vermektir.” Toplantının sonraki bölümünde bir panel gerçekleştirildi. Panelde Gülköy Genel Müdürü Süleyman Dağlı, “Hayvancılık yatırımlarında örgütlü olmanın girdi maliyetlerine etkileri ve pazarlamada sağladığı avantajlar”; Burdur Tarım İl Müdür Vekili Yüksel Güldalı, “Burdur bölgesinde hayvancılığın bugünkü durumu ve Bakanlığın 2010 yılı destek programları” ve Ziraat Bankası Antalya Tarımsal Bankacılık Şubesi Müdürü Hasan Güdek de “Ziraat Bankası’nın sağladığı kredi kaynakları ve tarımsal yatırımlar” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi. Yeşilova Belediyesi Düğün Salonu’nu dolduran yaklaşık 200 kişilik üretici grubu, panel sonrasında panelistlere çeşitli sorular sordular ve tartışmalara katıldılar.  

Detaylar...

Adana Kebabı Antalya Yöresel Ürünler Fuarında Görücüye Çıkacak
Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Şaban Baş, Türk Patent Enstitüsü´ne tescil ettirdikleri Adana Kebabı´yla Antalya´da yapılacak 1. Yöresel Ürünler Fuarı´na katılacaklarını söyledi. ATO Başkanı Baş, Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Adana Kebapçılar ve Lokantacılar Odası Başkanı Şefik Aslan ve ATO Adana Kebabı Denetleme Komisyonu Başkanı Vedat Bayraktar´ın da katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan ATO Başkanı Baş, Adana´nın her türlü değerinin korunması mantığından hareketle Adana kebabını tescil ettirdiklerini belirterek, bu sayade ilan edilen kriterlere yurt dışı ve yurt içinde kebabın aynı kalitede ve lezzette olmasını sağladıklarını söyledi.   Kentin ekonomik göstergelerinden sosyal ve kültürel alanda ön plana çıkaracak yeniliklerin ortaya konması gerçeğinden hareket ettiklerini belirten Baş, gelecek kuşaklara aslına uygun olarak taşınması için tescil ettirilen Adana Kebabı´nın belge ve logosunu bugüne kadar 200´e yakın işletmeye verdiklerini hatırlattı. Baş, Adana kebabının lezzetiyle daha geniş kitlelere ulaştırılabilmesi çalışmalarına yönelik 28 Nisan -1 Mayıs tarihleri arasında Antalya Ticaret Borsası tarafından 1. Yöresel Ürünler Fuarı´nda (YÖREX) tanıtımı yapacaklarını kaydetti. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Adana Kebabı´nın tanıtımının, Türkiye´nin farklı yörelerinde ün kazanmış, üretildiği veya yetiştirildiği bölgenin bir takım özellikleri sayesinde ticari değer kazanan birçok ürünle birlikte tanıtımının yapılacağını dile getirdi. Adana Kebabının fuarda kente özgü diğer ürünlerle birlikte yer alacağını ifade eden Çandır, kebabın özel bir sunumla ziyaretçilere tanıtılacağını bunun yanında kaynar, şalgam suyu, aşlama (meyan kökü) gibi içecekler, karakuş ve bici bici gibi tatlılar, içli köfte ve analı kızlı gibi özel yemeklerin de fuarda sergileneceğini aktardı. 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında Antalya Expo Center´de düzenlenecek fuarın sadece ekonomik getiriler beklenen bir organizasyon olmadığına dikkat çeken Çandır, "Bu faydasının yanında çoğunluğunu küçük ölçekli işletmeler şeklinde gerçekleştirilen üretim merkezlerinde istihdam ve büyüme imkanları oluşturulması da bekleniyor." diye konuştu.  

Detaylar...

Badak tan YÖREX’e tam destek
Badak: “İnşallah bir gün YÖREX’in 20’ncisinin yapıldığını görürüz” ATB Başkanı Çandır: “Yöresel ürünlerin yurtdışında satılabileceğine inanıyoruz” AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak, bu yıl ilki düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı’na tam destek verirken, “İnşallah bir gün YÖREX’in 20’ncisinin yapıldığını görürüz” dedi. Badak, YÖREX’in ilçelerin kendine  özgü yiyecek, giyecek ve kullanım malzemelerinin markalaşmasını, turistik meta haline gelmesini sağlayacağını belirterek, “Bu fuar Anadolu’da turizmin ilçelere yayılmasına da katkı sağlayacaktır” dedi. AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak,  Antalya Ticaret Borsası tarafından 28 Nisan- 1 Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı hakkında bilgi almak için ATB Başkanı Ali Çandır’ı makamında ziyaret etti. ATB Yönetim Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette konuşan Ali Çandır, fuara desteklerinden dolayı Badak’a teşekkür ederken, fuar hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin değerlerine sahip çıkma anlamında YÖREX’i Antalya’ya kazandırmayı görev kabul ettiklerini kaydeden Çandır, fuarda üreticinin coğrafi işaret konusunda bilgilendirileceğini belirtti. Çandır şunları söyledi: “YÖREX’in amacı 10 bin yıllık Anadolu kültürünü bir araya gelmesi sağlamak, hem kıyıda köşede kalmış ve kaybolmaya yüz tutmuş ürünlerin tekrar gün yüzüne çıkmasını sağlamak, bu ürünlere ticari değer kazandırabilmek ve girişimcileri cesaretlendirerek yatırımlarını geliştirmek. Süpermarketlerde yöresel ürünler standının kurulmasını istiyoruz. Yöresel ürünlerin yurtdışında satılabileceğine inanıyoruz. İnşallah bu fuarla bir çok ürünün ihracatına vesile olmayı umut ediyoruz.” Fuarın beklenenden daha büyük bir sinerji yarattığını kaydeden Ali Çandır, “Hatta o kadar ileriye gitti ki bir çok ilden ‘bu fuarı buralarda yapabilir miyiz?’ diye teklifler gelmeye başladı” dedi. Çandır, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da fuara sahip çıkmasını  isterken, Sadık Badak, “Bütün bakanlıklarımız bu fuarı destekliyor” dedi. Badak, YÖREX’in açılış törenine Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün de katılacağını söyledi. YÖREX’İN TEMASI ORİJİNAL Sadık Badak, böyle bir fuara öncülük ettikleri için Antalya Ticaret Borsası’nı kutladı. Badak, “YÖREX’i heyecan verici buluyorum ve çok faydalı olacağını düşünüyorum” dedi. Türkiye’nin bir çok zenginliği bünyesinde barındıran bir ülke olduğunu belirten Badak, “Ülkemizde kabaca bin ilçe var. Hemen her ilçenin kendi özelliklerini kattığı ürünleri var. Bunlar yiyecek olabiliyor, el eşyası olabiliyor, giyim ve kuşam eşyası olabiliyor. Bu ürünlerin daha formatlı hale getirilip sergilenmesi, bu ürünlerin tanınmasına katkıda bulunacaktır” diye konuştu. Bin ilçede bulunan ürünlerin yüzde 10- 15’i zaman içerisinde öne çıkarılarak, paketlenip raflarda görünmesinin sağlanması gerektiğini kaydeden Badak, “Bu Anadolu’ya ve Anadolu’nun çeşitliliğine yapılacak yegane katkıdır. Bu fuarın teması bu açıdan hem orijinal hem çok faydalı” dedi. Büyük fuarlara katılabilen firmaların bulunduğunu ancak büyük fuarlarla tanışamamış bazı firmalar olduğunu kaydeden Sadık Badak, “YÖREX’in hitap ettiği asıl kurumlar bunlar. Bu fuarın büyüme aşamasında olan firmalara eminim çok faydası olacak” dedi. Bu tür fuarların faydasının tekrar edildiği zaman çoğaldığını kaydeden Badak, “İnşallah bir gün YÖREX’in 20’ncisinin yapıldığını görürüz. Bunun Anadolu’daki bin bir çeşit ürünün markalaşmasına üretimlerinin daha tanımlanabilir hale gelmesine katkıda bulanacağına inanıyorum. Bu ürünlerin tanınır hale gelmesiyle o ilçelerin kaymakamları, belediye başkanları kendi ürünlerini kendi ilçelerinde turistik ürün haline getirebilirler. Bu fuar, aynı zamanda ilçelerimizin kendine özgü yiyecek, giyecek ve kullanım malzemelerinin markalaşmasına turistik meta haline gelmesine katkı sağlayacaktır. Bu fuar bir yandan bu ürünlerin ticari ürün olarak ortaya çıkmasını sağlarken diğer yandan Anadolu’da turizmin ilçelere yayılmasına da katkı sağlayacaktır. Emeği geçen herkesi kutluyorum” diye konuştu.

Detaylar...

BAGEV 10. yaşını kutladı
Toplantının açılış konuşmasını yapan BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, birlik mesajı verdi. BAGEV’in oluşum sürecinde katkı sağlayanlara teşekkür eden Çandır, “Onların, bugüne kadar yarattıkları katkıların üzerine, bizler de anlamlı katkılar sağlar, mikro hemşericilikten, bölgeselleşme bilincimize, ve bireysel rekabetten, ortaklaşa rekabetçiliğimize geçişte mesafe almaya katkı sağlayabilirsek, ne mutlu bize” dedi.   BAGEV’in yönetimine 10 ay önce geldiklerini belirten Ali Çandır, “Bu süre içerisinde öncelikle, bilimsel temelli, iş dünyası merkezli, ve işbirliği odaklı iş planı hazırladık. Bu planının temel eksenini de, tarım, turizm, ticaret, taşıma, ve teknoloji olmak üzere, 5T üzerine kurguladık. Tabii ki bu eksene, imalat, taşa-toprağa dayalı sanayi, enerji, eğitim, ve sağlık gibi unsurları da, destekleyici, ve dengeleyici olarak ekledik. Bugün itibariyle, projelerimizin bir kısmını hayata geçirmişken, bir kısmını kurgulama, ve bir kısmını da uygulama aşamasına getirmiş bulunmaktayız” diye konuştu.   Çandır, BAGEV’in çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Batı Akdeniz 5T Gazetesinin yedinci sayısının hazırlandığını belirten Çandır, “Bu gazete ile, bölgesel etkileşimi, ve iletişimi; güncel, etkin, ve yaygın şekilde canlı tutmak amaçlanmaktadır” dedi. BAGEV insan kaynakları portalı, ürün portalı ve proje pazarı çalışmaları hakkında bilgi veren Çandır, şunları söyledi:   “Web sayfamızla birlikte, bu projelerimizi de, tüm bölgemizle, ve dünya ile paylaşma, ve geliştirme olanağına kavuştuk. BAGEV İK portalını, 10 Mayıs itibari ile işsizlerimiz, ve işverenlerimizin hizmetine açmayı hedeflemekteyiz. Bu program sayesinde, güncel veriler elde ederek, işsiz, ve işveren profillerini doğru ve eksiksiz bir biçimde alma, ve yorumlayabilme imkanına kavuşacağız. Aynı zamanda bölgenin ihtiyaç duyduğu iş, ve meslekleri belirleyip, ihtiyaca göre eğitim programları geliştirerek, işsizleri doğru bir şekilde eğitip, iş, ve meslek sahibi yapabileceğiz. Böylelikle, İŞKUR değerlendirmesi, ve onayı ile ülkemizde bir ilk olan, Bölgesel İstihdam Bürosunun, aktif, ve verimli çalışmasını sağlayarak,  bölgemizin, ve ülkemizin en önemli güncel sorunlarından biri olan, işsizlikle mücadelede çözüm üreten, ve geliştiren konumunda olacağız.”    “Sizin Oraların Ne’si Meşhur?” özdeyişinden hareketle, 10 bin yıllık Anadolu birikiminin bir yansıması olan, ve yöresinin adını almış ürünleri; tanıtmak, yaymak, ticarileştirmek, hakkını, ve hukukunu korumak için, 28 Nisan – 1 Mayıs 2010 tarihleri arasında Yöresel Ürünler fuarı düzenleyeceklerini belirten Çandır, “Bölgesel iletişimi, işbirliğini, ve örgütlenme olanaklarını geliştirmek, ve bu türden girişimlere önayak olmak amacıyla, Batı-Akdeniz sohbetleri adı altında, tüm bölgemizde gezgin bir dizi toplantılar düzenleme projesini hayata geçirdik. Bunun ilk örneği olarak, bölgemiz açısından hayati öneme sahip olan tarım sektörünü kapsayacak, ve adına “Tarımda Küçük İşletme Kalmasın” dediğimiz, toplam 17 ayrı yerde yapılacak toplantıların, 6 adedini gerçekleştirdik” diye konuştu.   Yapıldığı kente, ve bölgesine, küresel ölçekte kalıcı eserler bırakan, ve ekonomik katkılar yaratan; EXPO 2016’nın Antalya’ya kazandırıldığını belirten Çandır, “Bir dünya organizasyonu olan EXPO 2016’nın, sadece yapıldığı kente değil, ait olduğu bölgemize kalıcı eserler, ve ekonomik değerler yaratması için, hepimiz elimizden geleni yapmalıyız” dedi.   BAKA’nın kuruluşuna da değinen Çandır, “Vakfımızın en önemli günden maddelerinden biri olan Batı-Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA)’nın, Eylül Ayında kuruluşundan itibaren BAGEV, ufkunu, ve misyonunu gerçekleştirmede, kendisine güçlü bir paydaş edinmiş bulunmaktadır. Bölgesel gelişmeyi hızlandırma, ve sürdürme kararlılığına sahip olmalıyız” dedi.   Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 yılında, ülke milli gelirinin yüzde 10’nu üretmek gibi bir hedeften bahsedildiğini belirten Çandır, “Bu bizim idealimizdir. Bu ideale ulaşmanın rakamsal ölçüsü ise; 100. yılda ülkemiz, 1.5 trilyon dolarlık bir ülke olacaksa, bölgemizin de, 150 milyar dolarlık bir üretimi yaratıyor olması gerekecektir. Bugünkü ölçülerle, ülkemiz kendisini 2’ye katlarken, biz ise 10’a katlamalıyız. Yani yolumuz kısa, ama yapmamız gereken çok iş vardır. Bu yüzden kaybedecek vaktimiz, ve lüksümüz bulunmamaktadır” diye konuştu.   BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREMİYORUM Isparta Vali Yardımcısı izzet Ercan, bazılarının bardağın dolu tarafını gördüğünü bazılarının boş tarafını gördüğünü belirterek, “Bugün biraz eleştiride bulunacağım. Çünkü bardağın dolu tarafını göremiyorum” dedi. Tarımda üretim yapıldığını, üretilen ürününün katma değer ilavesi yapılmadan satıldığını söyleyen Ercan, Burdur, Isparta ve Antalya’nın son yıllara kadar rekabet içinde hareket ettiğini, birlikte hareket edemediğini kaydetti. Ercan, “Allaha şükür son yıllarda Isparta, Antalya ve Burdur’da birlikte hareket etme anlayışı gelişti” dedi. 3 şehrin üniversitesinin dayanışma içerisinde olması gerektiğini, üniversitelerin ticaret borsasıyla ticaret odalarıyla ve işadamlarıyla birlikte üretim yapması gerektiğini anlatan Ercan, dünyanın teknolojik gelişmeyi tamamlayıp nano teknolojiye geçtiğini, ülkemizde teknolojik gelişmenin tam olarak tamamlanamadığını kaydetti. İzzet Ercan, “Turizm, tarım iyi bir gelir kaynağı ama buradan elde ettiğimiz ürünleri, enerji ve sanayi gibi diğer dallara aktardığımız taktirde bu bölgede gelir kapısı ve kaynakları kapanmayacaktır” dedi.   BÖLGESEL GELİŞİME ÖNEMLİ KATKI SAĞLADI Antalya Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, 10’uncu yaşını kutlayan BAGEV’in devlet sektörü, özel sektör ve sivil toplum örgütleriyle kurduğu bağla bölgenin gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi. BAKA’nın kurulmasıyla BAGEV’in işlevinin kalmamış gibi görünebileceğini söyleyen Balcıoğlu, “Ama BAGEV’in BAK’nın çalışmalarına destek olması ve sinerji olması açısından işlevini sürdüreceği kanısındayım. 2023 yılına kadar olan bütün hayallerinin gerçekleştirilmesini ümit ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından Antalya Vali Yardımcı Ali Nazım Balcıoğlu, çalışmalarından dolayı Ali Çandır’a plaket takdim etti. Daha sonra misafirlerin katılımıyla BAGEV’in 10’uncu yıl pastası kesildi.

Detaylar...

TEPAV YÖNETİM ETÜDLERİ PROGRAMI EDİTÖRÜ EMİN DEDEOĞLU: “DEVLET, BÖLGE LAFINA BİRAZ ALLERJİK“
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı’nın (BAGEV) IC Hotels Green Palace’da düzenlediği ‘Batı Akdeniz Sohbetleri- İlkbahar Toplantısı’’nın ikinci gününde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Yönetim Etüdleri Programı Editörü Emin Dedeoğlu, bölgesel kalkınma ve uygulamalar konuları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye’nin merkeziyetçi yaklaşımdan kurtulamadığını kaydeden Dedeoğlu, bölgesel girişimciliğe ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dedeoğlu, “Avrupa Birliği ülkelerden ziyade bölgelerin Avrupası. Avrupa Birliği’nde ülkelerden çok birbiriyle bölgeler rekabet ediliyor” dedi.    BÖLGESELLİKLE FEDERATİF YAPI KARIŞTIRILMAMALI Türkiye’de ilk bölgesel kalkınma projesinin GAP olduğunu belirten Emin Dedeoğlu, bölgesel anlamda kalkınma konusunda bir sıkıntı olduğunu belirtti. Kalkınma ajanslarının Devlet Planlama Teşkilatı’nın taşra teşkilatı mı gibi bir algılandığını söyleyen Dedeoğlu, “Bölgesel kalkınma ajansları bölgeye ait kurumlar gibi kendini tanıtamadı. Aslına bakarsanız devlet, bölge lafına biraz allerjik. Bölücülükle falan alakası yok. Bölge tamamen idari olarak örgütlenme biçimi olarak algılanmalı. Bölge ile federatif yapı birbiriyle karıştırılmamalı. Türkiye önümüzdeki dönemde bölge meselesini daha da tartışacak” diye konuştu. DPT’nin bölgesel kalkınma ulusal stratejisi üzerinde çalıştığını bildiren Emin Dedeoğlu, “DPT, bunu henüz kamuoyu ile paylaşmadılar, düşünce kuruluşlarıyla paylaştılar. 26 bölge var bunların bölge planları belirlenecek ve yatırımlar ona göre yapılacak” dedi.   MERKEZİYETÇİ Devletin hala çok merkeziyetçi olduğunu vurgulayan Emin Dedeoğlu, “Devlet kurumlarının bölgesel düzeyde teşkilatlanma yok, olanın da birbiriyle bağlantısı yok. En ufak bütçeyi bile yukarısı belirliyor. Kamunun temel iş yapma biçimi değişmedikçe bölgesel bir inisiyatif yaratmak mümkün değil. Bu arada bölgede bu planları yürütecek bir aktör de yok. Tek aktör kalkınma ajansları o da yeterli değil. Bölge planı yapıldığında bunun sahibi kim olacak bu belli değil. Bölgesel kalkınmanın iktisadi gücü ne olacak bu belli değil” diye konuştu.   İstatistiki bölgesel iktisadi ilişkilerin birbirine uyumlu şekilde planlanmadığını söyleyen Emin Dedeoğlu, “Çoğunca bölgelerdeki iller birbiriyle uyumlu değil. İstatistiki bölgesel iktisadi ilişkilere göre tasarlanmış değil. Dolayısıyla yeni bir bakış açısına ihtiyaç var. Yerelden kalkınmayı ön plana çıkaracak bakış açısına, bir düzenlemeye ihtiyacı var. Suni bölgelere plan yaratmak yerine il bazında harekete geçilebilir” dedi. Dedeoğlu, Türkiye’de yerel girişimler bulunduğunu bunlardan bir tanesi de BAGEV olduğunu vurguladı. Dedeoğlu, ulusal illerin DPT ile bir araya gelerek harekete geçmesini, kaynaklarını verimli kullanmasını önerdi. Dedeoğlu, Manisa 2023 Strateji Tasarımı süreci hakkında da bilgi verdi.

Detaylar...

ÜSTÜN DÖKMEN’DEN ‘KÜÇÜK ŞEYLER’
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı’nın (BAGEV) IC Hotels Green Palace’da düzenlediği ‘Batı Akdeniz Sohbetleri- İlkbahar Toplantısı’nın üçüncü gününde iletişim konusunda uzman psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen ‘Elbirliğinden Gönül Birliğine’ başlıklı bir sunum yaptı. Katılımcılara zamanı iyi kullanma ve stresle baş etme yöntemleriyle ilgili yol gösteren Dökmen, kendine güvenin nasıl geliştirilebileceğini anlattı. Dökmen, “Birlik ol ayakta kal” ana fikriyle hareket eden girişimcilerin sektörü daha iyi geliştirebileceğini söyledi. Dökmen, dilini, kültürünü geliştiremeyen toplumların yok olacağını belirterek, “Hayata farklı açılardan bakmasını bileceğiz. Ancak bu şekilde gelişebiliriz” dedi.   ‘Batı Akdeniz Sohbetleri- İlkbahar Toplantısı’nda bölgedeki karar vericiler, girişimciler, akademisyenler ile bölgedeki oda ve borsa mütevelli heyet üyeleri bir araya gelerek, 3 gün boyunca bölgesel kalkınma konusunda görüş alışverişinde bulundu.

Detaylar...