Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.39.142
Şuan 52 kişi online
Bugün 317 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB Lisesi öğrencilerinin mezuniyet sevinci
Antalya Ticaret Borsası Anadolu Meslek Lisesi ile Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesi 10. mezunlarını verdi. Okulda düzenlenen mezuniyet törenine ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile çok sayıda öğrenci ve veli katıldı. Törene katılanlara pilav ile ayran ikram edildi. Törende konuşan lise müdürü Sadık Alkan, çağdaş eğitim verme çabası içerisinde olan lisenin ATB’nin desteğiyle bu hedefine ulaşma yolunda ilerlediğini kaydetti. ATB Başkanı Ali Çandır, öğrencilerin mezuniyet sevincini paylaşırken, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak için donanımlı gençler yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti. Öğrencilerden Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmasını isteyen Çandır, “İyi bir gelecek için daha çok çalışmalıyız. Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda gençliğin daha donanımlı olması gerekmektedir. Bu noktada sizlere güvenimiz sonsuz. Sizler Türkiye’nin geleceğisiniz. Hepinize başarılar diliyorum” diye konuştu. Okulun halk oyunları ekibinin teke yöresinden sunduğu halk oyunları gösterisinin ardından Ali Çandır  ile Hüseyin Cahit Kayan okulu derece ile bitiren öğrencilere plaket verdi. Ali Çandır, ATB Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nden birincilikle mezun olan Seda Belin’e dizüstü bilgisayar hediye ederken, Hüseyin Cahit Kayan ATB Ticaret Meslek Lisesi’ni birincilikle bitiren Volkan Canbolat’a dizüstü bilgisayar hediye etti. ATB Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nden Havva Bilecan ikinci, Derya Sazlık üçüncülükle mezun olurken, ATB Ticaret Meslek Lisesi’nden Bahadır Bal ikinci, Pelin Esen üçüncü oldu. Okul birincileri Seda Belin ile Volkan Canbolat yaş kütüğüne çivi çakarken, mezuniyet andı, bayrak devir teslim törenin ardından mezuniyet belgelerini alan öğrenciler keplerini havaya fırlatarak kutlama yaptı.  

Detaylar...

Anadolu Ajansı’ndan Ali Çandır’a teşekkür ziyareti
Anadolu Ajansı (AA) Bölge Müdürü Şennur Erdoğan ile ekonomi muhabiri Fikri Cinokur, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı makamında ziyaret etti. Anadolu Ajansı´nın 90´ıncı kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Antalya Ticaret Borsası´nın katkılarıyla 1. Yöresel Ürünler Fuarı’nda düzenlenen ´´AA Objektifinden´´ fotoğraf sergisine desteğinden dolayı ATB ve Ali Çandır’a teşekkür eden Şennur Erdoğan, AA muhabirlerinin Türkiye´nin yöresel ürünlerine ilişkin fotoğraflarının yer aldığı serginin büyük ilgi gördüğünü kaydetti.   Bu yıl birincisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nın çok başarılı geçtiğini ve fuarın önümüzdeki yıllarda daha büyük katılımlarla gerçekleşeceğine inandığını kaydeden Erdoğan, AA’nın bu tür organizasyonlara verdiği desteği anlattı.   Ali Çandır, AA muhabirlerinin çektiği fotoğrafların fuarda büyük ilgi gördüğünü belirterek, kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerin bu tür organizasyonlarla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini kaydetti.   Şennur Erdoğan daha sonra Ali Çandır’a Anadolu Ajansı’nın 90’ıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle bastırılan para ile almanak hediye etti.  

Detaylar...

ANFAŞ’tan Ali Çandır’a ziyaret
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki Fuarlar Sektör Meclisi Başkan Yardımcılığı’na seçilen ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, ANFAŞ Genel Müdürü Server Seçer ile birlikte Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. Antalya’nın fuarcılık alanında iyi bir alt yapı oluşturduğunu ve büyük bir merkez haline geleceğini kaydeden Ali Çandır, bu anlamda Antalya Expo Center’ın iyi bir referans olduğunu söyledi. Bu yıl Antalya Expo Center’de ilki düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nın büyük bir organizasyon olduğunu ve Türkiye’yi Antalya’da buluşturduğunu kaydeden Çandır, önümüzdeki yıllarda bu organizasyonun daha büyük katılımla gerçekleşeceğine inandığını kaydetti. ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, Antalya Expo Center’da 2010 yılında 14 fuara ev sahipliği yaptıklarını, 2011 yılında hedeflerinin 18 fuar olduğunu söyledi. Bu yılki Otel Ekipmanları Fuarı’nın büyük ses getirdiğini kaydeden Çalık, Fresh Antalya ve Sağlık Fuarı HETEX’in markalaşma yolunda olduğunu belirtti. Çalık, “Antalya fuarları, fuarcılık alanında söz sahibi hale geldi. ANFAŞ olarak fuarlarımızı geliştirmek ve Antalya’ya yeni fuarlar kazandırmak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz” dedi. ANFAŞ Genel Müdürü Server Seçer, bu yıl Antalya’nın iyi bir fuar sezonu geçirdiğini belirterek, İstanbul gibi illerde fuar organizasyonlarının azalırken Antalya’da arttığına dikkat çekti. Seçer, Antalya’nın fuarcılık alanında cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.   

Detaylar...

Tuta Absoluta ile mücadelede yol haritası çizildi
ATB Başkanı Ali Çandır: “Tuta Absoluta ile mücadele için valilik komisyon kurmalı”‘Tuta Absoluta (Domates güvesi) Mücadelesinde Yol Haritası’ başlıklı forum, Antalya Ticaret Borsası toplantı salonunda yapıldı. Foruma Tarım İl Müdürlüğü, BATEM, İhracatçı Birlikleri, Ziraat Odası, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan yetkililer, tarım danışmanları ile sektör temsilcileri katıldı. Erdem Güner’in yöneticiliğini yaptığı forumda, çiftçi Arif Esen, Antalya’daki seraların çoğunluğunun altyapısının Tuta Absoluta zararlısı ile mücadele edecek durumda olmadığını söyledi. Tuta Absoluta’dan korunmak için seralara tül çekilmesi önerisinde bulunulduğunu belirten Esen, “Tek çaremiz döllenmede arıdan hormona geçmemiz ve daha fazla ilaçlama yapmamız gibi görünüyor. Ya da devletin çiftçiye faizsiz kredi desteği vererek havalandırma sistemi olan modern seraların kurulmasını sağlaması gerekiyor” diye konuştu.   Tarım Danışmanı İbrahim Akbulut, çiftçinin üretim konusunda teknik bilgisi olan uzmanlardan danışmanlık hizmeti alması gerektiğini vurguladı.  Arıdan vazgeçip hormona dönmenin mümkün olmadığını, ilacın daha fazla kullanımının kalıntı sorununu beraberinde getirdiğini, bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu kaydeden Akbulut, “Ürüne zarar veren böceği daha iyi tanıyıp, buna göre önlemler alınmalı. Bu bizim kaderimiz değil. Biz Tuta ile mücadeleyi kazanabiliriz ama mücadele yöntemlerini belirleyip, herkes kendi üzerine düşen görevi uygulamaya koyarsa sorun çözülebilir” diye konuştu.   ATB Meclis Üyesi İsmet Kerem, üreticilerin seralar içerisinde önlem almaya çalıştığını belirterek, bu mücadelenin bireysel mücadele ile başarıya ulaşamayacağını vurguladı. Tuta Absoluta yüzünden kaliteli üretim yapılamadığı taktirde ihracatçının da ihracat yapamaz hale geleceğini belirten Kerem, “Tuta zararlısı bu yıl ihracatta sezon sonuna geldiği için zarar çok çok büyük olmadı. Önümüzdeki ihracat dönemine 3-4 ay kaldı. Tuta ile mücadelenin bu süre içerisinde mutlaka başarıya ulaşması gerekiyor. Tarım Bakanlığı’nın yetkili bürokratlarına sesleniyorum, ihracatçıya sahip çıksınlar. Kazancın Türkiye’nin kazancı olduğunu unutmasınlar” dedi.  Zirai Karantina Müdürlüğü’nden İnspektör Haluk Cengiz, Tuta Absoluta ile mücadelede karamsar olunmaması gerektiğini kaydetti. Tuta’dan sadece Antalya’nın değil bütün Türkiye’nin zarar göreceğini kaydeden Cengiz, karantina müdürlüğünün bu konuda çalışma yürüttüğünü kaydetti.   Tarım İl Müdürlüğü’nden Dr. Nurdan Topakçı, Tuta Absoluta’nın bölgede varlığının 7 ay öncesine dayandığını belirterek, 2009 yılı Ekim ayında İzmir’e Tuta Absoluta hakkında bilgilendirildiklerini söyledi. Daha sonra yapılan çalışmalarda Demre’de Kaş’ta Tuta Absoluta’nın tespit edildiğini anlatan Topakçı, “Tuta ile entegre mücadele şart” dedi. Çitçilere önerilerde bulunan Topakçı, üretim artıklarının tekrar sera ve çevresinde barındırılmaması gerektiğini, hemen imha edilmesi gerektiğini kaydetti. Topakçı, seralara çifte geçişin yapılması gerektiğini söyledi. Tuta ile mücadelede tülü de önerdiklerini söyleyen Topakçı, Tuta Absoluta’nın patates yumrusuna henüz geçmediğini anlattı. Nurdan Topakçı, tül ve serum konusunda çiftçiye desteğin gündemde olduğunu belirterek, “Önlem alınırsa tuta ile mücadelede sonuç alınacağına inanıyorum” dedi.   Foruma dinleyici olarak katılan sektör temsilcileri, seraların rehabilite edilmesi gerektiğini, seraların yüzde 50’sinin geleneksel yöntemlerle üretim yapılan eski yapılar olduğunu, çiftçinin modern sera yapması konusunda devletin desteğinin şart olduğunu kaydetti.   Tuta Türkiye’yi tehdit edecek   Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, Tuta Absoluta konusunda üreticilerin ve firmaların zamanında bilgilendirilmediğini söylerken, “O alanda çalışan firmalar zamanında bilgilendirilseydi tuta bu kadar zarar vermezdi” dedi. Sera artıklarının imha edilmeden gelişigüzel atıldığını belirten Tuncer, şunları söyledi: “Bu zararlı atıklardan milyonlarca tuta üreyecek ve gelecek sezon bu zararlı domatesi tekrar tehdit edecek. Bunların usulüne uygun imha edilmesi ve geri dönüşümünün sağlanması lazım. Çifti bu geri dönüşümü tek başına yapamaz. Geri dönüşüm sağlanmazsa Tuta’ya karşı istediğiniz kadar sineklik,  istediğiniz kadar ilaç kullanın önleyemezsiniz” diye konuştu. Tuta Absoluta’ya karşı iç karantina tedbirlerinin de eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Tuncar, “Bu çok zor ama şimdi Antalya’yı tehdit eden bu zararlı Türkiye’deki tüm domatesleri tehdit edecek. Antalya’da geçen sene bu zararlı yok muydu? Burnumuzun dibinde bu zararlı çoğalıyordu. Tuta ila bulaşık ürünün her yerde imha edilmesi lazım. Ama hiçbir çiftçi yapmaz bunu. Ben de yapmam. Pazara giren her domates Tuta’nın yayılması için araçtır ve sorunun büyümesine neden olur. Bu altyapıyla çiftçinin sorununu çözmek mümkün değildir, modern seracılık teşvik edilip desteklenmeli. Lütfen üreticiyi suçlamaktan vazgeçelim, o insanlar çoluğuyla çocuğuyla seralarda üretim yapmaya çalışırken, kendilerine yeterince ulaşıldığını düşünmüyorum. Çiftçinin var olmasını sağlayacak yapıyı ortaya koymamız lazım. Yoksa domates üretip ihraç eden Türkiye domates ithal eder duruma gelecektir. Üreticiyi koruyacak, üreticinin var olmasını sağlayacak yapı hazırlaması lazım.”   Önlem alınmadı Ziraat Mühendisi Ali Eroğlu, Tarım Bakanlığı’nın Tuta Absoluta’nın vereceği zararlarla ilgili önlem alamadığını belirterek, tül kullanımını gündeme geldiğini ancak hangi tülün kullanılacağı konusunda üreticinin bilgilendirilmediğini söyledi. Tuta ile entegre mücadelede yol haritasının ortaya konması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, üreticinin ve bu işin içinde olanların birlikte gerekirse Tarım Bakanlığı’na gitmelerini ve Tuta Absoluta ile mücadele konusunda bir protokol yayınlanması için baskı unsuru olunmasını önerdi. Valilik Tuta için komisyon kurmalı ATB Başkanı Ali Çandır, Tuta Absoluta ile herkesin kendine farklı bir yol çizerek mücadele yürüttüğünü belirterek, “ATB olarak çok taraflı, çok detaylı çalışarak bir yol haritası çıkarılmasını öneriyoruz. Antalya’da valilik nezdinde komisyon kurulmasını, bunun ilçelerde uzantısının olmasını ve çalışmaların kriz masası şeklinde oradan koordine edilmesini öneriyoruz” diye konuştu. Tuta ile mücadele kullanılacak tülün standardının ortaya konulmasını, kullanılacak ilaçların üreticiye deklare edilmesi gerektiğini, bir ekip oluşturularak köy köy zararlı hakkında bilgi verilmesinin sağlanmasını öneren Çandır, “Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmayı bizim başlatmamız gerekiyor. Kolaycılığa kaçmamamız gerekiyor. Antalya’nın seralarının hepsi bizim seralarımız, bir şekilde onları üretimin içerisinde tutmamız lazım. Eski seraları da rehabilite ederek onları da üretimin içerisinde tutmalıyız. Enerjiyi ayrı ayrı değil birleştirip kullanırsak iyi bir model oluşturacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

Sel mağduru çiftçi bir kere daha hayal kırıklığına uğradı
Bakanlar Kurulu, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde 2010 yılı don ve sel afetinden etkilenip yapılan tespitlerde bitkisel ürünleri, seraları yüzde 30 ve üzeri zarar gören çiftçilerin, zirai kredi borçlarının ertelenmesi için karar aldı.  Ancak erteleme döneminde borca yüzde 7 faiz yürütülmesi Antalya’daki 526 çiftçiyi hayal kırıklığına uğrattı.Bakanlar Kurulu, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde 2010 yılı don ve sel afetinden etkilenip yapılan tespitlerde bitkisel ürünleri, seraları yüzde 30 ve üzeri zarar gören çiftçilerin, zirai kredi borçlarının ertelenmesi için karar aldı. Karar kapsamında, mağdur çiftçilerin en geç 22 Haziran 2010 tarihine kadar ilçe tarım müdürlüklerine ve ilgili kredi kuruluşlarına dilekçe ile başvurması gerekiyor. İlgili Bakanlar Kurulu kararında, zarar gören ve çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine (TKK) olan tarımsal kredi borçlarının 1 yıl süresince ertelenmesi öngörülüyor.‘Yüksek faizli erteleme destek değildir’ Konu ile ilgili açıklama yapan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Sel ve don nedeniyle çıkan borç ertelemesinin faiz oranıyla birlikte uygulanıyor olması ve bu faiz oranının bankaların zaten uyguladığı yüzde 6.5 faizden yüksek olması çiftçiyi bir kere daha hayal kırıklığına uğratmıştır.”açıklamasında bulundu.   Çandır açıklamasında şu görüşlere yer verdi:   “Antalya’da 2010 yılında selden zarar gören çiftçi sayısı 1809 olmuştur, bunun 526’sının zararı ise yüzde 30 ve üzerinde gerçekleşmiştir. Devletin sel ve dondan zarar gören çiftçinin mağdur olmaması için aldığı erteleme kararını destekliyoruz ancak, erteleme döneminde borca yüzde 7 faiz yürütülmesi 526 çiftçiyi hayal kırıklığına uğratmıştır. Sel ve don nedeniyle çıkan borç ertelemesinin faiz oranıyla birlikte uygulanıyor olması ve bu faiz oranının bankaların zaten uyguladığı yüzde 6.5 faizden yüksek olması çiftçiyi bir kere daha hayal kırıklığına uğratmıştır. İyi tarım uygulama kredisinin yüzde 5.2 faiz oranıyla uygulanıyor olduğu göz önüne alındığında ise bu kararın çiftçiye destek olmadığı açıkça görülecektir. Zaten doğal afet nedeniyle zarar gören çiftçi, devletten beklediği desteği görememiş, bir kere daha hayal kırıklığına uğramıştır.”   ‘Erteleme faizsiz yapılmalı’ Devlet, selden zarar gören çiftçinin zirai kredi borcunun faizsiz olarak 1 yıl süreyle ertelemesi halinde mağdur olan çiftçiye gerçek desteği sağlamış olacaktır. Zaten hasatta yüzde 80 verim kaybı yaşayan çiftçi, ancak borcu faizsiz ertelenirse kendini toparlama imkânı bulacaktır.”   Şubat ayının ilk haftası gerçekleşen sel afetinde Antalya’da 35 bin dekar arazi zarar görmüş, 15 milyon TL’nin üzerinde maddi zarar meydana gelmişti.  

Detaylar...

ATB Hububat Çalışma Grubu, hasada başladı
Antalya Ticaret Borsası Hububat Çalışma Grubu, hububat hasadına başladı. Hububat Çalışma Grubu’nun uygun hububat yetiştirme teknikleriyle yaptığı üretimden oldukça verimli sonuçlar elde edild.Antalya Ticaret Borsası Hububat Çalışma Grubu’nun uygun hububat yetiştirme teknikleriyle yaptığı üretimden oldukça verimli sonuçlar elde edildi. 20 dekardan 10 tonun üzerinde hububat elde eden Hububat Çalışma Grubu, çiftçiyi de uygun hububat yetiştirme teknikleri hakkında bilgilendiriyor. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde (BATEM) yapılan hasadı yerinde izleyen Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bu yıl aşırı yağış nedeniyle özellikle Aksu Bölgesi’nde sel baskınları yaşandığını,  bunun da hububat üreticisini zor durumda bıraktığını söyledi. Ali Çandır, hububat fiyatlarının dünya ülkelerine oranla ülkemizde yüzde yirmi daha yüksek olmasına karşın, aşırı yağış nedeniyle mahsulü büyük zarar gören üreticinin yüzünün gülmediğini kaydetti. Hububat üreticisinin bu zararını gidermeye yönelik ton başına 50 lira yardımın yeterli olmadığını dile getiren Ali Çandır, bir an önce çiftçiyi motive edici yeni tedbirlerin uygulamaya konulması gerektiğini bildirdi. ABT Hububat Çalışma Grubu Başkanı İbrahim Köseoğlu ise dönüm başına ortalama 600 kilo buğday alan üreticinin bu yıl aşırı yağış nedeniyle dönümde ortalama 150 kilo gibi bir oranda buğday alabildiğini kaydetti. İbrahim Köseoğlu, bölgede yaşanan sel baskını nedeniyle ürünü büyük zarar gören çiftçilerin,  hükümetin açıklamış olduğu yüksek hububat fiyatına dahi sevinemediklerini kaydetti. BATEM Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Mustafa Soysal, kaliteli ve verimli buğday üretimi yapabilmek için 2009 yılında kurulan Hububat Çalışma Grubu’nun hasad toplamaya başladığını bildirdi. BATEM’in ellişer dekarlık deneme arazilerinde on üç farklı çeşit buğday yetiştirdiklerini dile getiren Mustafa Soysal, uygun yetiştirme teknikleri ile bu arazilerden çok olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi. Mustafa Soysal, Hububat Çalışma Grubu olarak uygun yetiştirme teknikleri hakkında çiftçiye yönelik bilgilendirme seminerlerine önümüzdeki günlerde de devam edeceklerinin altını çizdi.

Detaylar...

İstihdam Portalı işsizlere umut olacak
Bölgesel İstihdam Ofisi Temsilciler Toplantısı, Antalya Ticaret Borsası toplantı salonunda yapıldı.   Toplantıya, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın yanı sıra Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Adar, Burdur Ticaret Odası Başkanı Yusuf Keyik, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Gültekin Gencer, Yalvaç Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nuri Dirik, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Selçuk Senirli ile BAGEV mütevelli heyetinde bulunan tüm oda ve borsaların temsilcileri katıldı. Toplantıda BAGEV İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanı Reşat Güney, BAGEV’in çalışmasını yürüttüğü istihdam portalı hakkında katılımcılara bilgi verdi.   Batı Akdeniz’in en büyük ve etkin insan kaynakları portalı BAGEV istihdam portalının oluşturulduğunu söyleyen Güney, iş ve işçi arayanların ilk adresi olacak www.bagevkariyer.com’un aktif hale geldiğini kaydetti. Güney, iş arayanların artık CV’lerini www.bagevkariyer.com’da oluşturup, iş başvurusunda bulunabileceğini vurguladı. Bölgedeki belediyeler, oda ve borsalar gibi çok sayıda kurum ve kuruluşun referans alacağı istihdam portalında CV bankası oluşturulacağını anlatan Reşat Güney, portalın sadece iş ile işçiyi buluşturmayacağını, sektörün ihtiyacını karşılamak için eğitim programlarını da düzenleyeceğini kaydetti. Siteye üye olacak kurumların iş ilanlarını burada yayınlayabileceğini söyleyen Reşat Güney, bu ilanlar üzerinden iş başvurularını da yine siteden alabileceğini kaydetti.   Portalda 16 arama kriterine göre CV’yi süzme imkanı olduğunu belirten Güney, iş arayanların eğitimine göre, özelliklerine göre hatta oturduğu yere göre bile işe yerleştirilebileceğini vurguladı. Güney, “Sitede Burdur’un, bölgedeki diğer illerin mahalleleri, semtleri tanımlı, yani bir fabrika işçi alırken işçi adayının fabrikaya yakın oturup oturmadığına göre tercih yapabilecek” dedi.   Siteye üye olan her kurumun CV havuzunu görme imkanı da bulacağını kaydeden Reşat Güney, “Böylece iş veren istediği özellikteki kişileri bünyesine katma imkanına sahip olabilecek. Mesela bir market zinciri mağaza müdürü mü arıyor. Gelen tüm başvuruları burada görüp, arama kriterlerine göre süzebilecek” diye konuştu.   İstihdam portalının bölgedeki gerçek işsiz rakamlarını da ortaya çıkaracağını anlatan Reşat Güney, işsiz birinin gidip borsa, oda, belediyelere form doldurduğunu ve her bir formun işsizlik rakamı olarak kayda geçtiğine dikkat çekti. Güney, “İstihdam portalı sayesinde bunun da önüne geçeceğiz. Sitenin aktif hale gelmesiyle işsizlik kaydı burada toplanacak ve bölgenin gerçek işsiz rakamı ortaya çıkacak” dedi.   ATB ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, istihdam portalı için altyapıyı hazırlayan firmaya teşekkür ederken, sitenin mevcut kariyer sitelerinden daha aktif olmasını hedeflediklerini anlattı. Çandır, istihdam portalının bölgedeki iş ve iş gücüne büyük katkı sağlayacağına inandığını söyledi.

Detaylar...

ATB Gençlik Grubu, Kampüsten İşe projesini İstanbul’da anlatacak
Antalya Ticaret Borsası Gençlik Grubu, Kampüsten İşe Projesinin sonuçlarını paylaşmak üzere İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yapılacak Tematik Gençlik Toplantılarının sonuncusuna katılacak. Dünya Bankası’nın ‘Yaratıcı Fikirler Yarışması’nda fon alan kurumlara ve alanda yer alan sivil toplum kuruluşlarına yönelik hazırladığı Tematik Gençlik Toplantılarının sonuncusu 5 Haziran’da İstanbul’da yapılacak. Gençlerin istihdamı, engellerin istihdamı gibi konuların masaya yatırılıp, çözüm önerilerinin sunulduğu Tematik Gençlik Toplantılarında, ‘Yaratıcı Fikirler Yarışması’nda hibe almaya hak kazanan 20 proje arasına giren Kampüsten İşe Projesi gündeme gelecek.   Antalya Ticaret Borsası’nın sahipliğinde, Akdeniz Üniversitesi ve Dünya Bankası’nın desteğiyle ATB Gençlik Grubu tarafından uygulanmaya başlayan Kampüsten İşe Projesi ziraat fakültesi öğrencilerinin iş yaşamını tanımasını hedefliyor. Kampüsten İşe Projesini Bilgi Üniversitesi’nde Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencisi İsmail Ersin Arslan ile Murat Kutlu anlatacak. Yaklaşık 1 yıl önce başlatılan projenin hedefi, nasıl başlandığı, hangi aşamalar kaydedildiği, ne gibi sonuçlar elde edildiği hakkında katılımcılara bilgi verecek öğrenciler, Antalya Ticaret Borsası’nın projeyi nasıl hayata geçirdiğini de anlatacak. Ersin Arslan, Gençlik Grubu’ndaki 30 arkadaşıyla Kampüsten İşe projesi sayesinde 11 aydır iş yaşamına ilişkin nasıl donanım kazanabilecekleri konusunda çalıştıklarını belirterek, “Bu proje ile Antalya’da iş yaşamı ile üniversite öğrenimini buluşturma şansı yakaladık. Özellikle yenilikçi staj sistemini hayata geçirerek ilki başardık. Proje Haziran ayının sonunda tamamlanacak. Bu süreçte elde ettiğimiz bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak üzere Bilgi Üniversitesi tarafından İstanbul’a davet edildik. Kampüsten İşe Projesini en iyi şekilde İstanbul’da anlatıp yaygınlaşmasını sağlamaya çalışacağız’’ diye konuştu. Ersin Arslan, Kampüsten İşe Projesi’nin hayata geçmesinde büyük destek veren Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve yönetime teşekkür etti. 

Detaylar...

MAYIS AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
ENFLASYON DALGALANMASI KRONİKLEŞTİTÜİK, Mayıs ayı enflasyonlarını tüketicide Türkiye için yüzde -0.36 ve bölgemiz için yüzde 0.14, üreticide ise yüzde -1.15 olarak ilan etti. Yıllık enflasyonları da tüketicide Türkiye için yüzde 9.10 ve Bölgemiz için yüzde 8.44, üreticide ise yüzde 9.21 olarak ilan etti.İlan edilen Mayıs ayı enflasyonları, son 5 yıldaki gerçekleşmelerle birlikte değerlendirdiğimizde, ülkemizde ve bölgemizde enflasyonun kronik bir şekilde tek hane ile çift hane arasında dalgalandığını görürüz. Yüzde 5 ile yüzde 15 arasında, yani 3 katlık bir dalga boyu ile değişen tüketici enflasyonuna karşılık, üretici enflasyonundaki değişkenliğin dalga boyu 6 kat ile çok daha ciddi düzeyde gerçekleşmiştir.TEDBİR ALINSINEnflasyonda bu tür 3 ve 6 katlık dalgalanmalar hem tüketiciler, hem de iş dünyası açısından ciddi olumsuzluklar yaratmaktadır. Çünkü, bu boyutta dalgalanmalar öngörmeyi, tahminde bulunmayı ve dolayısıyla ileriye yönelik plan-bütçe yapmayı anlamsız kılmaktadır. Tüketiciler alış-veriş yapma, iş dünyası da ticaret yapma gücünü hesaplayamamakta ve dolayısıyla bilememektedir. Enflasyon açısından fiyat istikrarının öngörülebilirliği hayati önem taşımaktadır. Daha 10 ay önce yüzde -3.75 olan üretici enflasyonu, yani deflasyonu, Nisan ayında yüzde 10.42, Mayıs ayında ise yüzde 9.21 olarak gerçekleşmiştir. Önümüzdeki dönemde bu türden dalgalanmaların önünü alma tedbirlerini beklemekteyiz  Enflasyon beklentisi açısından son derece önemli bir konuma sahip olan çekirdek enflasyon gerçekleşmeleri de özellikle H ve I indekslerindeki ciddi yükselmeler Mayıs ayında da devam etmiş ve sırasıyla yüzde 1.23 ve yüzde 1.60 olarak gerçekleşmiştir. Yüzde 0.90 ve yüzde 1.14 olan Nisan ayına göre ciddi yükselmeler yaşanmıştır. Diğer taraftan yılın geri kalan aylarındaki gerçekleşmelere bakılırsa Ekim ayı dışındaki aylarda enflasyon çok düşük seyretmiştir. Bu tür göstergeler de bizlere enflasyondaki dalgalanmaların devam edeceğini ve yıl sonunda,  geçen yıldan daha yüksek bir fiyat artışının yaşanacağını göstermektedir.       Enflasyondaki bu bekleyişlerimizin kaynağını oluşturan bir diğer konu da talep-maliyet gelişmeleridir. Yaşadığımız ve yaşamayı beklediğimiz enflasyon, talep artışından çok maliyet artışı kaynaklıdır. Maliyetlerdeki artışlar ise hem ihracat, hem de iç talep açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Özellikle tarihi rekor düzeyde değerlenmiş olan TL ve Avro karşısında değerlenmiş olan USD de ihracat üzerindeki olumsuz baskıyı ciddi boyutlarda artırmaktadır. Kentimizin ve Bölgemizin temel ihracat sektörleri olan tarım ve turizm, bu olumsuz gelişmelerden büyük darbeler yemektedir.    BÖLGEMİZ ENFLASYONU TÜRKİYE’NİN 1.6 ÜZERİNDEMart ayında ilk beşe yükselen Batı-Akdeniz Bölgesi aylık enflasyonu, Mayıs ayında yüzde 0.14 ile, 26 bölge içerisinde bizi ilk beşe sokmuştur. Son 5 aydır sıralamadaki yerimiz, hızla yükselmektedir. Örneğin Ocak ayında bölgemiz enflasyonu, 26 bölgeli enflasyon liginde en alttan ikinci sırada gerçekleşmişken, Şubat ayında 3 basamak birden yükselmişti. Bu durum, iyiye alamet değildir. Zira, yaşamakta olduğumuz ortalamanın üzerindeki durgunluğa rağmen bölgesel enflasyon nispi olarak yükseliyorsa, bölgemiz için bir stagflasyon riski var demektir. Bu sarmaldan kurtulmanın en büyük umudu ise turizm sezonunun katma değer yaratıcı ve hareketli geçmesi olacaktır. Her halükarda önümüzdeki dönemde artan bir enflasyona hepimiz hazırlıklı olmalıyız.   Harcama kalemleri itibariyle aylık ve yıllık enflasyonlardaki en yüksek ve en düşük fiyat değişimlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.  TÜFE´deki Değişimler NİSAN-2010 Ana Harcama GruplarıAylık Enflasyon (%)Yıllık Enflasyon (%) Genel 0.14-0.36 8.44 9.10 Ortalamadan YükseklerBABTürkiyeBABTürkiye Eğlence ve Kültür 0.74-0.46 5.30 5.29 Çeşitli Mal ve Hizmetler 2.53 1.97 13.54 10.84 Eğitim 0.99 0.60 5.82 5.90 Ortalamadan Düşükler  Konut,Su,Elektrik    0.05 0.39 7.10 8.63 Sağlık-0.19-0.02 2.00 0.42 Ulaştırma-0.09-0.03 15.11 13.79 Kaynak:TÜİK

Detaylar...

“Bu saldırı kabul edilemez”
“Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım" kampanyası kapsamında Gazze´ye gitmekte olan Mavi Marmara gemisine İsrail ordusu tarafından düzenlenen saldırı ile ilgili yazılı bir açıklama yapan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sivillere yönelik bu eylemi şiddetle kınıyoruz. Bu alçakça saldırıya karşı vicdan sahibi tüm dünya birlikte tepki vermelidir” ifadesini kullandı. Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İnsafsız bir ambargo altındaki ayakta kalmaya çalışan Gazze’ye, birçok ülke vatandaşı ve Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte insani yardım götürmekte olan bir yardım konvoyuna uluslararası sularda İsrail Silahlı Kuvvetlerince saldırıda bulunulmasını esefle kınıyoruz. Bu saldırı, açık denizde bir korsanlık örneğidir ve hukuk dışı olarak uluslararası camiaya karşı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla vicdan sahibi tüm dünya birlikte tepki vermelidir. Bu vesileyle dünya kamuoyunun ve BM’nin dikkatini; Gazze’ye uygulanmakta olan bu insanlık dışı ambargonun biran önce kaldırılması gerektiği gerçeğine çekiyoruz. Hükümetimizin bu yolda sürdürdüğü çalışmalarını arttırarak devam ettirmesi gerektiğine inanıyoruz. İsrail iş dünyasını Gazze’deki bu insanlık dramına karşı tutum almaya çağırıyoruz. Haklı tepkilerini göstermek isteyen tüm vatandaşlarımızdan da itidal ile tepkilerini sergilerken, haklı konumumuzu zayıflatabilecek eylemlere karşı dikkatli olmalarını bekliyoruz.” TOBB olarak, Filistin’de özel sektörün gelişmesine ve istihdamın artırılmasına ve Filistin halkının refah seviyesinin yükseltilmesine yönelik çalışmalarımızı Barış İçin Sanayi Projesi adıyla 2005 yılından bu yana yürütmekteyiz. Bu faaliyetlerden en önemlisi olan ve İsrail’le de yakın koordinasyonu gerektiren Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin Sanayi Bölgesi’nin geliştirilmesi ve işletilmesi projesindeki durumu, son gelişmelerden sonra, Dışişleri Bakanlığımız ve Filistin Hükümetiyle birlikte değerlendirip, önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izleyeceğimize dair kararı en kısa süre içinde vereceğiz. TOBB camiası adına; başta vatandaşlarımız olmak üzere hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.”

Detaylar...

Buğday alım fiyatı açıklandı
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Toprak Mahsulleri Ofisi´nin (TMO) 2010 yılı üretim sezonunda ekmeklik buğdayın tonunu haziranda 550 TL´den alacağını ve fiyatların kademeli olarak artırılarak kasım ayı itibariyle tonunun 580 TL´ye yükseltileceğini açıkladı. Bakan Eker ayrıca, ton başına 50 TL prim desteği verileceğini söyledi.Buna göre kademeli olarak uygulanacak müdahale alım fiyatının 2010-2011 üretim sezonunda Anadolu Kırmızı Ekmeklik Sert Buğday için Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ton başına 550 lira, Eylül ayında 560 lira, Ekimde 570, Kasım ayında ise 580 lira olacak. Bakan Mehdi Eker, TMO´da düzenlediği basın toplantısında, yeni hasat döneminde kademeli müdahale alım fiyatı uygulanacağını belirterek, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçilerin belgelerinde belirtilen ürünlerin tamamının satın alınacağını söyledi. Bakan Eker, ton başına 50 lira da prim desteği uygulanacağını vurguladı. Bakan Eker, TMO´nun ürün bedellerini 1 ay içinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacağını da bildirdi. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracat öncesi hammadde ihtiyacının ithalat yoluyla karşılanmasının piyasaya olumsuz etkisini gözlediklerini ifade eden Eker, ´´Buğday ithalatının bir yıl süreyle kapalı tutulması öngörülüyor´´ dedi. Buna göre, 1 Mayıs 2011´e kadar ihraç kaydıyla ithalat yapılamayacak. Tarım Bakanı, TMO´nun alacağı buğdayın tüccar ve sanayicilere hangi fiyattan satılacağını da açıkladı. Eker´in verdiği bilgiye göre, 1 Kasım 2010 dan itibaren sanayici ve tüccara ürün satışı yapılacak ve Anadolu Kırmızı Ekmeklik Sert Buğdayın tonu 1 kasım 2010´dan itibaren 645 TL´ye, 1 Aralık 2010´dan itibaren de 655 TL´ye satılacak.

Detaylar...

Hasatta büyük hayal kırıklığı
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Hububat ve Mamülleri Meslek Komitesi üyesi İbrahim Köseoğlu, Antalya ve çevresinde 28 Mayıs´ta buğday hasadına başlandığını belirterek, geçen yıllara oranla buğdayda yüzde 80 verim kaybı olduğunu dikkat çekti   Köseoğlu, ”Çiftçi, yüksek girdi maliyetleri ve verim kaybına daha fazla dayanamaz” dedi. Köseoğlu, hasadın başlamasına rağmen buğday taban fiyatının açıklanmamasını da eleştirdi.   Bölgede 28 Mayıs’ta hububat hasadının başladığını belirten İbrahim Köseoğlu, Şubat ayından sonra yağmur yağmaması nedeniyle buğdayda yüzde 80 verim kaybı yaşandığını kaydetti. Köseoğlu, “Bu yıl buğday hasadı Mayıs ayının sonunda başladı. Bu yıl dekarda 100- 200 kilogram arasında buğday hasadı yapılıyor. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 80 daha düşük bir rakam. Geçen yıl bölge çiftçisi dekarda 500 kilograma yakın buğday hasadı yapıyordu. Verim kaybının temel nedeni ise şubat ayından sonra yağmur yağmaması” diye konuştu.   HASAT BAŞLADI TABAN FİYAT BELLİ DEĞİL Köseoğlu, hasadın başlamasına rağmen buğday taban fiyatının halen açıklanmamasını eleştirirken, yapılan desteklemelerin de yetersizliğine dikkat çekti. Buğday taban fiyatının belli olmamasının üreticiyi sıkıntıya soktuğunu belirten Köseoğlu, “Buğday hasadının başlamasına rağmen buğday taban fiyatının belirlenmemesi ve bu yıl beklenen üretim miktarının az olmasından dolayı çiftçiler zarar etmekten endişe ediyor” diye konuştu.   İbrahim Köseoğlu, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekerken, desteklemelerin yeterli bir şekilde yapılmadığını söyledi. Verim kaybının yanı sıra çiftçinin gübre ve mazot gibi girdileri yüksek fiyatla aldığına dikkat çeken Köseoğlu, gübredeki KDV oranında indirim yapılması gerektiğini, mazot fiyatlarının da çiftçiyi zorlar hale geldiğini kaydetti. Köseoğlu, “Bu yıl çiftçi yapması gereken hasadın yarısını yapamadı. Dolayısıyla ciddi anlamda ekonomik kaybı var. Bunun üzerine girdi maliyetlerinin de her geçen gün artması çiftçiyi zorlar hale geldi. Çiftçi, yüksek girdi maliyetleri ve verim kaybına daha fazla dayanamaz” diye konuştu.   Verim kaybını azaltmak, kaliteyi artırmak için sertifikalı tohumculuğun teşvik edilmesi gerektiğini kaydeden Köseoğlu, ”Sertifikalı tohuma destek artırılırsa kaliteli buğday üretilir. İthal buğdaya ihtiyaç kalmaz. Ürün kalitesi ve verimi artar” dedi.

Detaylar...