Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.159.113.182
Şuan 14 kişi online
Bugün 161 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68282
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

Meyve sebzede kalite ve ihracat atağı: FreshAntalya
Türk yaş sebze meyve sektörü için Fruit Logistica’dan sonra en önemli fuar olan Fresh Antalya, 2010 yılında katılımcılarına yurtdışına her zamankinden daha çok odaklanan bir perspektif hazırlıyor. Yabancı katılımcılar dışında çok sayıda yabancı firmanın da fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ANFAŞ FreshAntalya 2010 Uluslararası Meyve Sebze, Lojistik ve Teknolojileri Fuarı ile ilgili Antalya Sheraton Otel´de düzenlenen tanıtım toplantısına Anfaş Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer, Antalya İl Tarım Müdürü Bedrullah Erçin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, AYMSİB Başkanı Mustafa Satıcı, Antalya Merkez İlçe Örtüaltı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bilal Özgür, Antalya Ziraat Mühendisleri Odası  Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Kenar, Antalya Toptancı Hal Şube Müdürü Rıza Uysal ve Toptancı Hal Şube Müdür Yardımcısı Hüseyin Kara katıldı. Türkiye´nin sektöründeki tek fuarı ANFAŞ “Uluslararası Meyve Sebze, Lojistik ve Teknolojileri Fuarı” FRESHANTALYA 2010, 18 -20 Mart 2010 tarihleri arasında Antalya Expo Center´da başlayacak. Bu yıl dördüncüsü yapılacak fuarı 31 ülkeden 7000’in üzerinde sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarda yurtdışından 112 firma stand açacak. Bu yıl yurtdışına yönelik başarılı bir lansman süreci geçirdiklerini belirten Anfaş Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer, 26 ülkeden market zincirleri, ithalatçılar, sebze meyve komisyoncularının ikili görüşmeler için FreshAntalya’ya katılacağını söyledi. Yurtdışından gelen 92 firma temsilcisinin Anfaş FreshAntalya katılımcıları ile yapacağı 1800 ikili görüşme için özel bir planlama yapıldığını anlatan Server Seçer, yurtiçi piyasalarının önemli aktörleriyle de görüşmeler yaptıklarını kaydetti. Server Seçer sözlerini şöyle sürdürdü, “Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu TÜSEMKOM, 200 üyesi ile FreshAntalya’da olacak. TÜSEMKOM, fuarın ikinci günü seminer alanında bir de panel gerçekleşecek. Yine yurtiçinde önemli piyasa aktörlerinden biri olan yerli sermayeye dayalı süpermarket işletmelerinin çatı örgütü, Türkiye Perakendeciler Federasyonu  PERDER üyesi 75 işletme, FreshAntalya’ya en üst düzeyde katılım sağlayacak. Uluslararası market zincirlerinin temsilcileri de FreshAntalya’da bulunacaklar. Sadece taze meyve sebze değil, bu iki ürün kategorisini ilgilendirebilecek her türlü sektörel donanım, teknoloji ürünleri ve danışmanlık hizmetleri ile kuru meyve ve sebze ürünleri de fuarımızda tanıtılacak. Bu sene suyunu bırakmayan dünyanın ilk ve tek domatesi; özel bir teknolojiyle Türkiye’de ilk kez üretilen sebze meyve kasaları; üzüm koruma kağıdı ve ilk yerli üretim elektronik sınıflandırma sistemi gibi innovatif ürünlerle de tanışma fırsatı bulacaksınız.” Anfaş’ın yurtdışında gerçekleştirmiş olduğu tanıtımlar neticesinde Hollanda, Hindistan, İran, İsrail, İtalya, Azerbaycan, Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan, Mısır, İngiltere, Estonya, Almanya, Ürdün, Lübnan, Fas, Umman, Filipinler, Romanya, Rusya, Slovakya, Sudan, Suriye, Tunus, Ukrayna, Irak’tan çok sayıda ziyaretçinin Fuara gelmesi bekleniyor. Bu firmalarla Türk firmaları arasında ticari görüşmeler ve anlaşmalar yapılabilmesi için Fuar alanı içinde oluşturulan özel bölümde fuar süresince randevulu ikili görüşme programları organize edildi. Yurtdışından gelen 92 firma temsilcisinin Anfaş FreshAntalya katılımcıları ile bir araya geleceği 1800 ikili görüşme için özel bir planlama yapıldı. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Koordinatörlüğünde Antalya İhtracatçı Birlikleri ve Anfaş Organizasyonu ile Çek Cumhuriyeti, Filipinler, Gürcistan, Malezya, Mısır, Polonya, Rusya Federasyonu, Sudan ve Ürdün’den de 42  firma ile alım heyeti programı düzenlendi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da, toplantıda yaptığı konuşmada Antalya’da fuarcılık konusunda marka olmuş Anfaş’ın bu yıl 4´üncüsünü düzenleyeceği FreshAntalya’nın kente sağlayacağı katkıların çok önemli olduğunu kaydetti ve şöyle konuştu, “Eforlarından dolayı tüm arkadaşları kutluyorum. Sektörün fuarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Fuarı değerlendirirken şöyle bakmak lazım diye düşünüyorum; katılımdan hemen sonra alışverişin hemen gelişeceği şeklinde algılanmamalı. Bu fuarları firmalarımızın tanıtım konusunda kullanması gerekiyor. Birbirimizden etkileşerek daha iyiyi, mükemmeli yakalamak adına fuarlarda firmalarımızın işleriyle ilgili kültürlerini geliştireceği, sağlıklı ilişkiler geliştireceği ortamlar yaratılacağını düşünüyorum. Anfaş’ın dışarıdan getirdiği ziyaretçileri dikkate aldığımızda fuara katılacak firma sayısının daha çok olması gerekiyor. Yaş sebze meyve sektörü bu fuara sahip çıkmalı. İhracatın artması için üretimin artması gerekiyor. Üretimin artması için bu tip fuarlarla pazarlamaya odaklanan firmaların daha çok kendini geliştirmesi, daha çok güven veren, pazardan daha çok pay alan firmalar olması gerekiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”  

Detaylar...

“Tarımda Küçük İşletme Kalmasın” Burdur toplantıları başladı
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı BAGEV’in hazırladığı, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanlığı ve Antalya Tarımsal Bankacılık Şubesi tarafından desteklenen Batı Akdeniz Sohbetleri Tarım Toplantıları’nın Burdur ayağı Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki toplantı ile başladı.   “Tarımda Küçük İşletme Kalmasın” sloganıyla yürütülen projenin Burdur toplantısına Burdur Valisi İbrahim Özçimen, Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol,  Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Keyik, Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp katıldı. Toplantıda konuşma yapan Burdur Valisi İbrahim Özçimen, insanların yaşadığı sürece yemek zorunda olduğunu bu yüzden tarım sektörünün vazgeçilmez bir sektör olduğunu vurgularken; Burdur’un sahip olduğu Türkiye’nin Hollandası ünvanını devam ettirmek zorunda olduğunun da altını çizdi: ´´Burdur, süt üretimi ve hayvancılıktaki yoğunluğu ile Türkiye´nin Hollandası unvanına sahip. Bu unvanı devam ettirmek zorundayız. Biz kaliteli süt üretimi konusunda Türkiye´nin lideri konumundaydık ama Trakya bölgesi bizi geçecek diye korkuyorum. Özellikle toplu sağımda hızlanmamız lazım´´ diye konuştu. Burdur’a 1 milyon 816 bin lira teşvik Özçimen, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan kendisine iletilen bir müjdeyi de katılımcılarla paylaştı ve  ´´Tarım Bakanlığı´ndan bugün bir müjde aldık. 7 köyde kurmayı planladığımız toplu süt sağım üniteleri için 1 milyon 816 bin lira teşvik geliyor. Bu köylerimizde projeyi hazırladık, binalarına başladık, makinelerini sipariş ettik. Kaymakamlarımıza talimat verdim. Onlar da köylerimizi hızla toplu sağıma geçirmeye çalışacak.“ şeklinde konuştu. “Rekabeti birbirimizle yapıyoruz” Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Burdur´un örgütlenme konusunda Türkiye’de örnek bir il oldupunu söylerken “Rekabeti birbirimizle yapıyoruz” diye konuştu. Ali Çandır, ´´Bir litre sütü komşumuzdan 5 kuruş fazlaya satmak bir övünç kaynağı değildir. Önemli olan başka şehirlerdeki üreticiden ne kadar fazla fiyata satıyorsunuz? İnşallah bu projeler çerçevesinde oluşacak birliktelikler sayesinde komşusuyla değil, dünya ile yarışan bir konuma geleceğiz´´ dedi. Beklentilerinin bölgedeki ortaklaşa rekabetin arttırılması ve birlikte hareket etme kültürünün geliştirilmesi olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Küçük işletmelerimizi bugünden yarına büyütemediğimize göre birlikte hareket ederek bu gelişimi göstermemiz gerekiyor” dedi.  Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp ise daha önce beş yıla kadar olan vadeleri yedi yıla çıkardıklarını, önümüzdeki yıl da on yıla çıkartmayı hedeflediklerini açıkladı. Vadelerin iki yıl da geri ödemesiz olmasını arzuladıklarını kaydeden Turgutalp, Burdur´da ve bölgede büyük çalışmalara imza atacaklarına inandığını söyledi. Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Keyik ise bu projenin Batı Akdeniz’in in tarımsal kalkınması adına çok önemli olacağını düşündüğünü ifade etti ve şöyle dedi, ” Artık günümüzde küçük düşünmenin, küçük sermayenin ve küçük işletmelerin değeri kalmamıştır. Hayatta her şey değişmektedir. Tarımsal alanda da değişen dinamikleri görmek zorundayız. Bu çalışma, gelişerek büyüme ve sürdürebilir başarı için yapılmaktadır. Burdur’da da çeşitli genel ve özel programlarla tarım ve hayvancılığının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.” Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Burdur’un her geçen gün geriye doğru gittiğini belirtirken “Bugünkü ve benzer toplantılarla Burdurumuzu yeniden yenileyip, direnç sağlayıp yolumuza devam etmek zorundayız. Biz kendimizi yenileyemezsek ilimiz de zarar görmeye başlayacaktır” dedi. Konuşmalarının ardından Vali İbrahim Özçimen’e ve Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya adına Başkan Yardımcısı Serdar Başgül´e desteklerinden dolayı birer plaket verildi. Toplantı kapsamında yapılan panelde ise Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Kumlu, “Avrupa’da ve Türkiye’de hayvancılığın bugünkü durumu ve bölgedeki gelişmeler”; Ziraat Bankası Antalya Tarımsal Bankacılık Şube Müdürü Hasan Güdek, “Ziraat Bankası’nın sağladığı kredi kaynakları ve tarımsal yatırımlar”; Burdur Tarım İl Müdürü Kadir Güven ise “Burdur bölgesinde hayvancılığın bugünkü durumu ve bakanlığın 2010 yılı destek programları” konulu birer sunum yaptı.  

Detaylar...

Ali Çandır: “Şubat enflasyonu ile yeniden çift haneli enflasyona döndük”
Ali Çandır açıklamasında şunları kaydetti: "Son 8 yılda, sadece 2009 yılı boyunca yaşadığımız tek haneli yıllık enflasyonun sonuna, Şubat ayında gelmiş bulunmaktayız. TÜİK’in tüketicide Türkiye için %1.45 ve bölgemiz için %1.29, üreticide ise %1.66 olarak ilan ettiği Şubat ayı enflasyon rakamları geçen ay olduğu gibi beklentilerimizin üzerinde bir hızda fiyat artışını bizlere yaşatmıştır. Yıllık tüketici enflasyonu %10.13 ile 13 ay aradan sonra, tekrar çift haneli fiyat artışlarına döndüğümüzü bize göstermektedir. Bölgemizde ise yıllık enflasyon %9.37 ile şimdilik tek hanede kalmıştır. Ancak mevcut eğilim, bölgemizde de çift haneli enflasyonlar yaşamaya başlayacağımızı göstermektedir.  "Önümüzdeki dönem yükselen enflasyon dönemi olacaktır"                                     Yıllık üretici enflasyonunda geçtiğimiz Ağustos ayındaki %-3.75’ten itibaren yaşamakta olduğumuz fahiş yükselişler, bu eğilimini %6.82’ye ulaşarak devam ettirmektedir. Üstelik açıklanan Şubat ayı enflasyonu, hem Türkiye’de hem de bölgemizde, 2001 kriz dönemi de dahil olmak üzere,  son on yılın en yüksek 3’üncü tüketici enflasyonudur. Üretici fiyatlarında ise son 7 yılın en yüksek 2’nci enflasyonu yaşanmıştır. 2010 yılının geriye kalan 10 ayında, 2009 yılına göre rekor sapmalarla fiyat artışları yaşayacağımızı öngörmek çok da zor değildir. Şubat ayı itibariyle bile bu durum açıkça ortadadır. 2009 yılı en düşük tüketici yıllık enflasyonu %5.08 ile Ekim ayında yaşanmıştı. Aradan daha 4 ay geçmişken yıllık enflasyon, %100 artış göstermiştir. Üretici enflasyonunda durum daha da vahim boyuttadır. Zira, 2009’da en düşük yıllık enflasyon % -3.75 ile Ağustos ayında yaşanmışken, 6 ay sonra enflasyon %300 artış göstermiş bulunmaktadır. Önümüzdeki aylarda, geçen yıla göre, bu sapmalar daha da artacaktır. Zira, kamu kaynaklı zamlar henüz sonlanmamıştır ve son derece ciddi boyutta bütçe açığı öngörülmüştür. Büyüme ve baz etkileri de dikkate alınırsa önümüzdeki dönem, yükselen enflasyon dönemi olacaktır. Şubat ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşen tüketici enflasyonuna, fiyatları %53 artan tütün ve alkol kalemi ile %15 artan gıda kalemi neden olmuştur. Üretici enflasyonundaki artışa ise fiyatları %10’dan fazla artan elektrik ve gaz üretimi sektörü ile fiyatları %4’ten fazla artan tarım sektörü neden olmuştur. Tarım sektöründeki yıllık fiyat artışı ise %19.73 olarak gerçekleşmiştir.       "Bölgemiz enflasyonu Türkiye ortalamasına yaklaşıyor"                                         Şubat ayında Batı Akdeniz Bölgesi için ilan edilen aylık %1.29 ve yıllık %9.37’lik enflasyon, Türkiye ortalamasına yaklaşmakta olduğumuzu göstermektedir. Ocak ayında bölgemiz enflasyonu, 26 bölgeli enflasyon liginde en alttan 2’nci sırada gerçekleşmişken, Şubat ayında 3 basamak birden yükselmiş bulunmaktadır. Bu durum, iyiye alamet değildir. Zira, yaşamakta olduğumuz ortalamanın üzerindeki durgunluğa rağmen bölgesel enflasyon nispi olarak yükseliyorsa, bölgemiz için bir stagflasyon riski var demektir. Bu sarmaldan kurtulmanın en büyük umudu ise turizm sezonunun iyi geçmesi olacaktır. Ancak o zaman da artan talep ile büyüme hız kazanırken, fiyatlar da artmaya devam edebilecektir. Nitekim Şubat ayında ulaştırma, lokanta ve otel kalemlerindeki fiyat artışları daha şimdiden ortalamanın %50 üzerinde artmış durumdadır. Her halükarda önümüzdeki dönemde artan bir enflasyona hepimiz hazırlıklı olmalıyız. Harcama kalemleri itibariyle aylık ve yıllık enflasyonlardaki en yüksek ve en düşük fiyat değişimlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.     Türkiye ortalamasına göre bölgemizde en yüksek fiyat artışı %0.65 ile ulaştırma kaleminde olurken, en düşük fiyat artışı ise %-0.28 ile konut- su- elektrik kaleminde olmuştur. "Yüksek büyüme politikalarına odaklanmalıyız"                                                      Hazinenin 2010 yılı Mart-Mayıs dönemindeki 33 milyar TL’lik itfa ve 23 milyar TL’lik borçlanma takvimi dikkate alınırsa, bu dönemde piyasada yaklaşık 10 milyar TL’lik bir para fazlası bulunacaktır. Dolayısıyla itfadan 10 milyar TL daha az yapılacak borçlanma, piyasayı belirli ölçüde likit tutacaktır. Bu paranın nereye gideceği çok önemlidir. Eğer döviz ağırlıklı bir yön belirirse, bu durum faizleri de yukarı yönlü tetikleyecektir. Bu gelişmeler ise %7 civarına yükseltmek zorunda olduğumuz ekonomik büyüme hedefini ciddi boyutta zorlayacaktır. Halbuki bizim bir an önce yapay ve kişisel gerilimlerden ve çekişmelerden uzaklaşıp, gündemimizi sürdürülebilir yüksek büyüme politikalarına odaklamamız gerekmektedir. İlan edilen bu enflasyon oranlarından sonra Merkez Bankası’nın politika faiz kararlarında düşüş yönündeki bekleyişler tersine dönmüş durumdadır. Enflasyondaki yükseliş beklentilerinin faizler üzerinde yaratacağı olumsuz etki hepimizi tedirgin etmektedir. Ancak, Merkez Bankası’nın politika faiz oranları için rehber edindiği çekirdek enflasyonda ise henüz ciddi bir yükseliş bulunmamaktadır. Çekirdek enflasyondaki H endeksi yıllık %3.89 ve I endeksi ise yıllık %4.05’lik yükselişler, Merkez Bankası’nın hedef aralığı içerisinde kalmış durumdadır. Özellikle I endeksi bu aralıktan yukarı yönlü taşarsa, Merkez Bankası politika faiz oranlarını vakit geçirmeksizin yükseltecektir ki bu durum, büyüme ile ilgili tüm senaryoları tersine çevirebilecektir."

Detaylar...

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, YÖREX hakkında bilgi aldı
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyareti sırasında Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı da kabul etti. Ali Çandır, Bakan Ergün’e YÖREX Antalya 2010 Birinci Yöresel Ürünler Fuarı ile ilgili bir dosya sundu ve fuar organizasyonu için desteklerini istedi.Ali Çandır YÖREX’in ülke ekonomisi içinde çok daha yüksekl değerler yaratabilecek ama çeşitli nedenlerle o düzeye gelememiş çok sayıda yöresel ürün bulunduğunu; bunların önünü açacak, tanıtılmasını ve daha çok talep edilmelerini sağlayacak bir çalışma olarak önemsenmesi gerektiğini kaydetti ve şunları söyledi, “YÖREX Fuarı’nı Sayın bakanımız Nihat Ergün’e kısaca anlattık. Kendisinden fuarımız için desteklerini istedik. Sunduğumuz dosyayı da inceledikten sonra desteklerini esirgemeyeceklerine inanıyoruz. Yöresel Ürünler Fuarı, yerinde istihdam ve ekonomik göçün önlenmesi konusunda da önemli bir proje. Bu haseple Sayın bakanımızın da ilgisini çekeceğine inanıyoruz.”

Detaylar...

ATB Meclisi toplandı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit  Kayan başkanlığında ATB toplantı salonunda yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Antalya Ticaret  Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, sel nedeniyle bölgede ciddi hasarlar oluştuğunu belirterek zarar gören işletmelere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Çandır, ‘’İnşallah bunlar bize ders olur, gerekli önlemler zamanında alınır ve felaketler daha az hasarla atlatılır’’ dedi. Ali Çandır: “Bakan Günay’dan YÖREX Fuarı için destek istedik” Çandır, faaliyet raporunu okuduktan sonra 28 Nisan - 1 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan Yörex Antalya 2010 Birinci Yöresel Ürünler Fuarı’yla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a bir dosya sunduklarını ve destek istediklerini kaydetti. Osman Yardımcı meclis üyesi olarak göreve başladı Ekonomik gelişmelerin değerlendirildiği meclis toplantısında, meclis üyelerinden birinin üyeliğinin düşmesiyle boşalan yere, Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi başkanı Osman Yardımcı’nın getirilmesi konusu görüşüldü. Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Osman Yardımcı’ya meclis üyesi olması vesilesi ile bir rozet taktı.  Osman Yardımcı’nın ayrıldığı Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi başkanlığı görevini Süleyman Kaçaroğlu üstlendi. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı da Şadi Bayram oldu.

Detaylar...

“Tarımda küçük işletme kalmasın”, Projenin ikinci etabı Burdur’da başlıyor
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı BAGEV’in hazırladığı, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanlığı ve Antalya Tarımsal Bankacılık Şubesi tarafından desteklenen Batı Akdeniz Sohbetleri Tarım Toplantıları Burdur bilgilendirme toplantısı Burdur Ticaret Borsası’nda yapıldı. Tarımsal üretim ve ticarette yerel kalkınmalara destek vermek ve bölgesel işbirliğini geliştirmek amacıyla Batı Akdeniz Sohbetleri başlığı altında ‘Tarımda Küçük İşletme Kalmasın" sloganıyla yola çıkılan projenin ikinci etabı, Burdur’daki bilgilendirme toplantısıyla başladı. Proje kapsamında düzenlenen basın toplantısına Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Burdur Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Baki Varol, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, Burdur Tarım İl Müdürü Kadir Güven, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, Burdur merkez ve ilçelerdeki Ziraat Bankası şubelerinin müdürleri ile BTB ve BTSO’dan meclis ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Burdur’da proje kapsamında 4 ayrı panel düzenleneceğini kaydeden BTB Başkanı Baki Varol, projeyi desteklediğini belirterek, “Burdur merkez ile Bucak, Yeşilova ve Çavdır ilçelerimizde düzenlenecek toplantılarda yatırımlar, pazar piyasaları ve finansman konularında üreticilerimiz bilgilendirecek. Artık ‘Küçük olsun benim olsun değil büyük olsun bizim olsun’ düşencesiyle hareket etmemiz gerekiyor” dedi. Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, “Bu proje ile sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmekte olan Ziraat Bankası’nın tarım sektörüne kuruluş misyonu olan çiftçi desteği; devletin sağlamakta olduğu sübvansiyon ve uygun kredi koşullarını sizlerle yakinen paylaşmak ve sizin de öneri ve görüşlerinizi rahatlıkla sunabileceğimiz bir platform oluşturmak istiyoruz. Isparta toplantlarını çok geniş katılımlarla gerçekleştirdik. Burdur’dan da bunu bekliyoruz. Burdur ve çevresinde çiftçilik faaliyetleri sürdüren özellikle küçük işletmelerin birleşmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu. Projenin temel amacının, tarım işletmelerinin ölçek ekonomisine dönüşümünü hızlandırmak, zor koşullar altında gerçekleştirilen tarımsal faaliyetlerden elde edilen geliri arttırmak ve küçük ölçekli işletmelerin sürdürülebilir işletme ölçeklerine kavuşmasını sağlamak olduğuna değinen BAGEV Başkanı Ali Çandır da, “Vermek istediğimiz mesaj, birleşerek büyüme yoluyla, daha kolay kredilendirilebilir işletmeler oluşturulması gerektiğidir. Bu model aynı zamanda dünyanın en pahalı girdi maliyetleriyle çalışmak durumunda olan tarım sektörümüzde, girdi maliyetlerini en aza indirmenin de yegane yolu olarak görülmelidir” dedi. Burdur’un, başta hayvancılık olmak üzere tarımsal faaliyetler konusunda, önemli bir üretim merkezi olduğunu aktaran BAGEV Başkanı Çandır sözlerini, “Burdur’un belki bütün Türkiye ölçeğinde ayırıcı bir özelliği de; kooperatifçilik konusunda edinmiş olduğu tecrübedir. Burdurlu üreticilerimizin geleneğinde örgütlenme ve birlikte hareket etme anlayışının nispeten yaygın olduğunu biliyoruz. Dal olup kırılacağımıza deste olup ayakta kalalım. Birlikten kuvvet doğar, birleşelim maliyetleri düşürelim ve kaliteyi yükseltelim” diye sürdürdü. ‘Tarımda Küçük İşletme Kalmasın’ sloganıyla yola çıkılan projede Isparta’da yapılan 4 panelin ardından Burdur ayağının ilk toplantısı 9 Mart’ta BTSO Toplantı Salonu’nda yapılacak. 15’er gün ara ile sırasıyla Çavdır, Yeşilova ve Bucak’ta paneller düzenlenecek. Proje, Antalya ve ilçelerinde gerçekleştirilecek 8 ayrı toplanıyla tamamlanmış olacak.

Detaylar...

Kampüsten İşe Projesi staj programı başladı
Antalya Ticaret Borsası Gençlik Grubu tarafından yürütülen Kampüsten İşe Projesi’nin staj programı başladı. Kampüsten İşe Projesi çerçevesinde başvuranlar arasından seçilen 30 öğrenci, sektör firmalarını ziyaret ederek mesleki bilgi, beceri ve görgülerini geliştirme imkanı bulacaklar. Proje koordinatörü Ersin Arslan, sektör firmalarının önemli destekler verdiği staj programında öğrencilerin, rotasyonlu olarak firma ziyaretleri yapacağını kaydetti ve “Birçoğumuz mesela bir gübre fabrikası görmeden mezun oluyoruz. Tarımsal analiz laboratuarı görmeden okul bitiren arkadaşlarımız var. Yenilikçi staj modeli dediğimiz bu çalışma, öğrencilerin sektörde çalışmaya daha hazırlıklı olmasını hedefliyor. Tek başına yeterli değil tabi ama öğrencilerin firmaların çalışma biçimine aşinalık kazanmaları çok önemli bir husus. Bu staj programı bir örnek model oluştursun istiyoruz. Belki biz bu çalışmayı tamamladıktan sonra süreklilik kazanır, belki bir gelenek olur. Tabi işin en önemli noktası öğrencilerin bu tür projeleri sahiplenmesidir.” Kampüsten İşe Projesi kapsamında hazırlanan staj programı sırasında öğrenciler şu firmaları ziyaret ederek mesleki görgü ve birikimlerini arttırmaya çalışacaklar: Tempo Tarım (Kesme çiçek), Dr. Tarsa (Tarımsal girdiler) Ekolojik Tarım (Biyolojik temelli bitki besleme ürünleri), Koppert (Biyolojik mücadele ürünleri), Ziraat Ajansı (Tarımsal yayım ve zirai organizasyonlar), BATEM - Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (Her türlü bilimsel araştırma), YSM Damla Sulama (Toplu damla sulama proje ve uygulama), Özdoğanlar (Sebze üretimi ve yaş sebze meyve komisyonculuk hizmetleri), Laben (Tarımsal analizler) ve sektörel pazarlamanın en büyük kuruluşu Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’nin Antalya Bölge Müdürlüğü.  

Detaylar...

Rifat Hisarcıklıoğlu: "Kavga olan yerde refah olmaz!"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Kavganın olduğu yerde alışveriş olmaz, alışverişin olmadığı yerde ise zenginlik olmaz. Zenginliğin olmadığı yerde de 5 milyon 300 bin insan işsiz olur. Onun için huzur istediğimizi, huzur olmazsa Türkiye´nin gerçek gündemini yakalamayacağını sesli olarak dile getirmemiz lazım" dedi. Hisarcıklıoğlu, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Defterdarlık tarafından Oruçoğlu Termal Otel´de düzenlenen 2008 yılı vergi rekortmenleri ödül törenine katıldı. Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye´deki ekonomik sistemin yurttaşları kayıt dışına ittiğini belirterek, "Dünyadaki en pahalı akaryakıtı biz kullanıyoruz. Verginin bu kadar yüksek olduğu yerde kayıt dışı ekonomi olur. Peki kayıt dışına çıkmayı ben mi yapıyorum yoksa sistem mi beni itiyor? Bunlar düzeltilmelidir" ifadelerini kullandı. "Sistem yeniden dizayn edilmeli"Türkiye´nin ekonomik anlamda güç kazanmasının yolunun "sistemin yeniden dizayn edilmesine" bağlı olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Bizim nesil Türkiye´yi dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline getirdi. Bizden sonraki nesile de hedef koyduk ve ´2023´te ilk 10´a çıkartacaksınız´ dedik. Buraya gelebilmek için de iki ana düstur var ki onlar da güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasidir. Demokrasinin kalitesini artırmanın yolu da kayıt dışını yok etmektir. Demokrasi hesap sorma ve hesap verme işidir. Türkiye´de bir hesap sormaya kalkın da göreyim. Bu halde hangi demokrasiden bahsedeceğiz? Demokrasinin kalitesini artırmak zorundayız. Herkesin hesap sorabilir ve hesap verebilir olması lazımdır. Demokrasinin kalitesini artırmak istiyorsak hepimiz hesap verebilmeliyiz. Hesap verebilmek için de muhakkak sistemin yeniden dizaynına ihtiyaç vardır." "Sandığa sahip çıkmak lazım"Yurttaşların hizmet etmeyen politikacıları seçim sandığında görevden alabildiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, şöyle dedi: "Hizmet etmeyen başkanı 4 ya da 5 yılda önümüze gelen sandık ile görevinden alma hakkı elimizde. En özgür olduğumuz alan seçim sandığıdır. Sandığa sımsıkı sahip çıkın. Bu sandık sizin ve bizim, yani 70 milyonun en özgür olduğu alandır. Onun için demokrasiye ve sandığa sımsıkı sahip çıkın. Allah´tan orayı karıştıramadılar." "Türkiye´de sandığa gitmede bir yanlışımız var" diyen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, mevcut Siyasi Partiler Yasası ile hiçbir milletvekilinin, halkın vekili olma şansının bulunmadığını ileri sürdü. Hisarcıklıoğlu, şu görüşleri dile getirdi: "Akıllı adamlar işin sistemine bakar. Türkiye´deki şu mevcut sistemde hiçbir vekilin, senin vekilin olma şansı yoktur. Sen de gitsen onların bir parçası olursun. TOBB´da görev almış yaklaşık 50 kişi şu anda milletvekili. Onlar da bizim gibi düşünüyorlardı, ama gidince sisteme uydular. Bunun nedeni ise gidenleri sen seçmiyorsun. Sen seçsen seni dinleyecek. Ama sen seçmiyorsun. Sen seçersen, ancak hesap sorabilirsin. O zaman vekile değil sisteme kızacaksın, çünkü sistem bozuk. Bu siyasi partiler, seçim yasaları bana uygun değil demek lazım. Sistemin her tarafı bizi buraya kadar getirdi. Bundan daha ileri gitmiyor. Sistemi ana omurgası da anayasadır. 72 milyon insanın mutabakat sözleşmesidir anayasa." "Yeni Anayasa"TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 1982 Anayasası´nın dönemin kalkınma modeline göre yapıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "O günkü kalkınma modeli, ülke devlet ve özel sektör eliyle kalkınır diyor. Şimdi bu anlayış duvarların yıkılması ile birlikte yıkıldı. Bütün ülkeler kalkınmanın temeline özel sektörü koymuşlar. Ama benim anayasam, ´kalkınma devlet ve özel sektör eliyle olacak´ diyor. Onun için yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Ama bunu 72 milyonun mutabakatı içinde yapmak lazım. Türkiye önümüzdeki dönemde dünyanın en büyük ekonomisi olacaksa bir dizi yapısal reform yapması lazım." Hisarcıklıoğlu, kavganın olduğu yerde ekonominin canlanamayacağını da dikkati çekerek, "Kavganın olduğu yerde alışveriş, alışverişin olmadığı yerde ise zenginlik olmaz. Zenginliğin olmadığı yerde de 5 milyon 300 bin insan işsiz olur. Onun için huzur istediğimizi, huzur olmazsa Türkiye´nin gerçek gündemini yakalamayacağını sesli olarak dile getirmemiz lazım" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu´nun konuşmasının ardından Afyonkarahisar´da 2008 yılı gelir ve kurumlar vergisi rekortmenleri ile en çok ihracat yapan firma kategorilerinde il birincilerine plaketler verildi. Ödül törenine Afyonkarahisar Valisi Haluk İmga, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Sait Açba ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ile çok sayıda iş adamı katıldı.

Detaylar...

“Tarımda küçük işletme kalmasın” Projenin Eğirdir toplantısı 200’ü aşkın katılımcıyla gerçekleşti
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın hazırladığı ve Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanlığı ile Antalya Tarımsal Bankacılık Şubesi tarafından desteklenen Batı Akdeniz Sohbetleri Tarım Toplantıları Projesi’nin Isparta ayağı, Eğirdir’de düzenlenen toplantı ile tamamlandı. Projenin Eğirdir organizasyonu, yaklaşık 200 kişilik katılımla yoğun ilgi gören bir toplantı oldu.Eğirdir toplantısına Kaymakam Halil Serdar Cevheroğlu, Belediye Başkanı Osman Nuri Özmeral, Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Adar, T.C. Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül, Ziraat Bankası Eğirdir Şube Müdürü Mustafa Doğan, Ziraat Bankası Yalvaç Şube Müdürü Erkan Akgün, Ziraat Bankası Şarkikarağaç Şube Müdürü Gülhanım Demirci, kooperatif ve birlik yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Adar da, artık küçük ve parçalı alanlarda yapılan tarımsal üretimin ekonomik olamadığını ifade ederek, "Önemli olan artık büyük alanlarda, modern tarımsal üretim teknikleri ile birim alandan ürünü daha ucuza mal ederek daha fazla fiyata satmaktır. Tarımda küçük işletme kalmasın söyleminin hedefi, tarımsal üretim ve ticarette yerel güçbirliği oluşturmak ve pazarın sorunlarına çözüm bulmaktır." Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül, Eğirdir’in Türkiye’de proje mantığını  uygulayan nadir ilçelerden biri olduğunu ifade ederek, "Eyüpler Köyü eski Muhtarı Eyüp Doğan´ın söylediği gibi arazileri birleştirmek zorunda değiliz; ancak kafaları birleştirmemiz gerekiyor. Biz de düşünce için çabalıyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından başlayan paneli Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı İbrahim Turgutalp yönetti. Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanlığı Krediler Müdür Yardımcısı Necdet Avanoğlu, Ziraat Bankası´nın sağladığı kredi kaynaklarıyla tarımsal yatırımlar konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Aşkın, modern meyvecilik yatırımlarının avantajları, iç ve dış pazar talepleri, üretimde pazarın beklentileri konulu sunumunu panele katılanlarla paylaştı. Gülköy Genel Müdürü Süleyman Dağlı ise, hayvancılık yatırımlarında örgütlü olmanın pazara sağladığı avantajlara değindi. Ankara’dan gelerek toplantıya katılan Türkiye Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan da, panel konuşmacısı olarak bir sunum gerçekleştirdi. Yüksel Tavşan, yaş sebze ve meyvede iç pazar talepleri ve üretici örgütlenmelerinin pazara etkileri konusunda görüş ve önerilerini dinleyenlerle paylaştı.  

Detaylar...

ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır´ın sel baskınıyla ilgili açıklaması
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, borsa olarak geçen hafta yaşanan sel baskınında zarar gören çiftçilerin yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını belirterek, “Selden zarar gördüklerini resmi kurumlar vasıtasıyla belgeleyen işletmeler 6 ay ödemesiz, 18 aya kadar KOSGEB kaynaklı kredi kullanabilecek” dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, geçen hafta yaşanan sel baskınında 35 bin dekar arazinin zarar gördüğünü, 15 milyon TL’nin üzerinde maddi zarar meydana geldiğini belirterek, zararın karşılanması için borsanın üzerine düşen görevi yapacağını kaydetti. Çandır, selden zarar gören üretici ve işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek, “Selden zarar gördüğünü resmi kurumlar vasıtasıyla belgeleyen işletmeler 6 ay ödemesiz, 18 aya kadar üst sınırı 100 bin TL olan KOSGEB kaynaklı kredi kullanabilecek. Borsa olarak KOSGEB sinerji odağı müracaatımızın bugünlerde sonuçlanmasıyla birlikte selden zarar gören tarım işletmelerimize yardımcı olma gayretinde olacağız” açıklamasında bulundu. Sel felaketi yaşanan bölgeye Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca 275 bin TL gönderilmesi kararını memnuniyetle karşılayan Çandır, “Bölge halkının yaraları bir an önce sarılmalıdır” dedi.   Sel felaketine anında müdahale eden Antalya Valiliği’ne önceden uyarıları ve  çalışmalarından dolayı teşekkür eden Çandır,  alınacak bazı önlemlerle bu tür felaketlerin boyutunun azaltılabileceğini söyledi. Çandır, nehirlerin denize açıldığı bölgelerde mendireklerin inşa edilmesi çalışmalarının bir önce yapılması gerektiğini belirterek, Devlet Su İşleri Müdürlüğü’nün bölgede planladığı barajların yapımına acilen başlanması gerektiğini vurguladı. Çandır, sel baskınından çıkarılması gereken dersler de olduğunu belirterek, tarımsal alanların planlanması gerektiğini söyledi. Bölge halkının yaralarının bir an önce sarılması gerektiğini vurgulayan Çandır,  “Üreticilerimizin zararları telafi edilmelidir. Selden zarar gören üretici ve işletmelere geçmiş olsun temennisinde bulunuyoruz” dedi.

Detaylar...

Yöresel ürünler, dünyaya tanıtılacak
28 Nisan-1 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan YÖREX 2010 - 1. Yöresel Ürünler Fuarı’nın tanıtım toplantısında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yerel pazarlarda sıkışıp kalan çok sayıda ürünümüz olduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu bu ürünlerin yeterince bilinip, tanınamadıkları için ülke ekonomisine katkısının sınırlı kaldığını anlattı, “Bu fuar, ülkemizin 81 ilinin üretim zenginliğini sergileyecek, hem tüketim hem de yatırım konusunda birçok imkan sunacak” diye konuştu. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” sloganıyla açılacak Fuar’ın tanıtımıyla ilgili olarak İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, yöresel ürünlerin ülke ekonomisine sınırlı katkı sağlayabildiğini ve ithal ürünler arasında sıkışıp kaybolduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu, "Yerli malı yurdun malı şeklinde bir eski anlayışı kesinlikle benimsemiyor ve amaçlamıyoruz. Piyasa ekonomisinde karar verici olanlar tüketicilerdir. Biz kendi ürettiğimiz ürünlerin kalitesine güvendiğimiz için önce bunların kamuoyunda tanınmasını istiyoruz ki, tüketiciler tercih yaparken böyle bir alternatifleri olduğunu da görsünler" diye konuştu. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu fuara otellerin, perakende satış zincirlerinin ve büyük süpermarketlerin satın alma bölümlerini davet ederek tanıtımlar gerçekleştireceklerini belirterek, halen 126 yöresel ürünün Türkiye içinde coğrafi tescil aldığını, AB içindeki tek tescilli yöresel ürünün ise Antep Fıstığı olduğunu kaydetti. Fuar ile coğrafi işaret tescili konusunda bilinçlenmenin de ilk hamlesinin oluşturulacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, markalaşmanın ürün standardizasyonunda bir noktaya gelindiğinin somut göstergesi olduğuna dikkati çekti. Türkiye´nin ürünlerini tanıtmaktaki eksikliklerine ilişkin örnekler veren Hisarcıklıoğlu, "Biz kendi değerimizi bilmez, sahip çıkmazsak, işte böyle hazırdan yiyen oluruz. Bu önemli fuarın önce tanıtım, sonra da markalaşmanın gelişmesi açısından büyük faydası olacağına inanıyorum" dedi. "Verimsiz diye terk ettiğimiz tarım, krizden en az etkilenen sektör oldu” TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye´nin, dünyanın 8. büyük tarım ekonomisi olduğunu, makarna ihracatında İtalya´dan sonra ikinci sırada yer aldığını, 2009 yılında genel ihracatta yaşanan yüzde 23´lük düşüşe karşın tarımsal ürün ihracatının aynı seviyeyi koruyarak 10,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlattı. Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü,  "Tarımsal üretim 2008 yılında yaklaşık 69 milyar lira olmuştur. Küresel krize rağmen 2009 yılı ilk 9 ayda ülkemizin tarımsal üretimi yüzde 8 artmıştır. Türkiye üretim bakımından incir, kayısı, fındık, kiraz ve nohuttan oluşan 5 üründe dünya birincisidir ve 23 üründe ilk 5´te yer almaktadır. 700´den fazla bitkinin hasadı yapılmaktadır. Dünya nüfusu devamlı arttığı için gıdaya olan ihtiyaç önümüzdeki yıllarda hızlı bir oranda artacak. Bu yüzden tüm dünyada tarıma ve gıdaya yapılan yatırımlar hızla artıyor. Dün ne yazık ki, verimsiz diye terk ettiğimiz tarım sektörü, küresel ekonomik krizden en az etkilenen sektör oldu. Dolayısıyla hızla bu alana yönelmek gerekiyor." "Yüzde 10’u turist olmak üzere , 30-35 bin ziyaretçi bekleniyor” Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ise, markalaşma ve coğrafi tescillenme konularında konferansların da verileceği fuar ile üreticilerle yatırımcıları bir araya getirmeyi ve üreticileri coğrafi işaret alma konusunda motive etmeyi amaçladıklarını belirtti. Çandır, Fransa´nın yöresel ürünlerin ihracatından yıllık 6 milyar avro gelir elde ettiğini söyledi. Fuarın tarım ürünlerinin yanı sıra yöresel özellik taşıyan halı gibi ürünleri de içereceğini belirten Çandır, ayrıca en uzun Adana kebabı gibi rekor denemeleri ve yemek yarışmaları da düzenleneceğini kaydetti. Çandır, fuara 30-35 bin civarında ziyaretçi beklendiğini ve bunların yüzde 10´unu turistlerin oluşturacağının öngörüldüğünü aktardı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak da, "Yüzlerce yıldır süzülerek gelmiş bir kültürel zenginliğin buluşması" olarak nitelediği fuarı, yöresel ürünlerin uluslararası çapa ulaşması için bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etti. Fuarın 9 milyona yakın turist çeken Antalya´da yapılmasının önemine işaret eden Budak, turistlere fuar sonrası havaalanı ve otellerde ürünlerin sunulacağını, ürün tanıtımlarının yer aldığı CD´lerin dağıtılacağını söyledi.  

Detaylar...

‘Kampüsten İşe Projesi’ forum toplantıları II: “Gelecek modern meyvecilikte”
‘Kampüsten İşe Projesi’ kapsamında planlanan forum toplantılarının ikincisi Akdeniz Üniversitesi’nde yapıldı. Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kankaya, Ziraat Fakültesi öğrencilerine sektörde geleceğin modern meyvecilikte olduğunu anlatarak, öğrencilerden kendilerini bu konuda geliştirmelerini istedi. Antalya Ticaret Borsası’nın yürüttüğü, Dünya Bankası’nın desteklediği ‘Kampüsten İşe Projesi’ kapsamında Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri sektör temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencilerinin bölüm seçmelerine yardımcı olmayı ve çalışacakları sektörü daha yakından tanımalarını amaçlayan proje doğrultusunda Elma Tarım Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürüten emekli öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kankaya, öğrencilere modern meyvecilik konusunda bilgiler verdi. Türkiye’nin üretimde dünya sıralamasında öne çıktığını ancak ihracatta geri sıralara düştüğünü kaydeden Abdullah Kankaya, “Biz elma üretiminde dünya üçüncüsüyüz, kirazda dünya birincisiyiz, şeftalide dünya yedincisiyiz, kayısıda açık ara dünya birincisiyiz. Biz 500 bin ton üretiyorsak en yakın rakibimiz 350 bin ton üretiyor. Fındık buna keza. Yani biz meyvecilik yönünden dünyada çok önemli bir yerdeyiz üretim açısından. Ama pazarlamaya geldiğimiz zaman birkaç ürün hariç; örneğin kayısıda Malatya sadece kuru kayısı ihraç ederek para kazanıyor. Ama kayısı ihracatında biz yokuz. Elmada 2,5 milyon tonla dünyada üçüncüyüz ama ihracatımız 20-30 bin ton. Yani yüzde biri gibi küçük bir pay. Bunun sebebi ne? Demek ki biz dünya pazarlarının istediği çeşitleri üretemiyoruz” diye konuştu. Bölgede çalışan ziraat mühendisi sayısının fazla olduğunu belirten Abdullah Kankaya, özellikle tarım sektörünün iyi durumda olduğunu kaydetti. Bunun yanı sıra sektörde geleceğin meyvecilikte olduğuna işaret eden Kankaya, ziraat mühendisi adaylarına “Ülkemiz artık modern meyveciliğe geçiyor ve sektör artık el değiştiriyor. Gelecek modern meyvecilikte. Yağmur, çamur, güneş demeden çalışın ve kendinizi geliştirin ki bunun da karşılığını alasınız. Sizler de modern meyveciliğe cevap verebilmek adına kendinizi yetiştirin. Okulunuzun bitmesini beklemek zorunda değilsiniz. Şimdiden sektöre adımınızı atın, ders geçmek için değil kendinizi geliştirmek adına çalışın”  diye seslendi.

Detaylar...