Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2018
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 1 2 3 4 5 6
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.90.109.231
Şuan 12 kişi online
Bugün 467 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 91444
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ EĞİLİMİ
  Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı ve Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. TÜİK’in Kasım ayı tüketici enflasyonunu (TÜFE) yüzde – 1.44 ve yıllık enflasyonu yüzde 21. 62 olarak ilan ettiğini belirten Çandır, “Tüm iyimser beklentilerin ötesinde düşük gelen bu enflasyon rakamı birçok açıdan ilk olmuştur” dedi. Çandır, şunları söyledi: “Bunlardan biri, 2004 yılından bugüne tüm aylar içinde negatifi olmayan Eylül, Ekim, Kasım, Ocak ve Nisan ayları içerisinde bulunan Kasım ayında ilk kez negatif enflasyon ilan edilmiştir. İkinci bir ilk de –1.44’lük enflasyon düzeyi olmuştur. Enflasyondaki bu düşüş, yine 2004 yılından bugüne tüm aylar içindeki rekor düşüş olarak kayıtlara geçmiştir. Sonraki düşüş ise 2011 yılı Haziran ayındaki -1.43’lük düşüştür ve –1’in üzerinde başka bir düşüş de bulunmamaktadır.” YILLIKTA 14 YILIN EN YÜKSEĞİ Yüzde 21.62 olan yıllık enflasyonun 2004 yılından bu yana en yüksek Kasım enflasyonu olduğuna dikkat çeken Çandır, “2004 - 2016 dönemi Kasım aylarında yüzde 5 ila 10 arasında seyreden tüketici enflasyonu, 2016’da yüzde 7 iken, 2017’de 12.98 ve 2018’de 21.98 seviyesine tırmanmıştır. Yani Kasım ayında tüketici enflasyonu aylıkta tüm zamanların en yüksek düşüşünü gösterirken, yıllıkta ise en yüksek artışa sahip olmuştur” dedi. ULAŞTIRMA İNDİRDİ Tüketici enflasyonundaki bu rakamların en önemli belirleyicisinin, enflasyon sepetinde yüzde 17.47 ağırlığı ile ikinci sırada bulunan ulaştırma kalemindeki yüzde –6.46’lık düşüş olduğunu bildiren Çandır, “Yüzde 23.03 ağırlıkla birinci sırada bulunan gıda ve alkolsüz içecekler kalemindeki yüzde – 0.74’lük düşüş de dikkate alınırsa görülecektir ki, negatif enflasyon doğal sonuçtur. TÜFE’nin daha yüksek bir düşüş göstermesini engelleyen en önemli harcama kalemi ise yüzde 2.37 ile giyim ve ayakkabı olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. DÜŞÜŞ TL’NİN DEĞER KAZANMASIYLA DEVAM EDER Kasım yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ-ÜFE) aylık yüzde – 2.53 ve yıllık yüzde 38.54 olarak ilan edildiğini anımsatan BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Yİ-FE 2005 yılından bu yana tüm aylar içerisindeki en düşük ikinci rakam olmuştur” dedi. 2008 yılı Aralık ayında Yİ-FE’de yüzde – 3.54’lük düşüş ilan edildiğini kaydeden Çandır, 2008 yılında rekor düşüş ile yıllık enflasyonun yüzde 8.11 olduğunu, bu yıl ise Kasım’daki düşüşe rağmen yıllık üretici enflasyonunun hala yüzde 38.54 gibi ciddi bir seviyede olduğu uyarısında bulundu. Üretici enflasyonundaki düşüşün en önemli nedeni olarak, enflasyon sepetinde yüzde 89.02’lik ağırlığı ile birinci sırada olan imalat üretim kalemindeki yüzde – 3.09’luk düşüşü gösteren Çandır, “İmalat alt grubunda yüzde 20.69’luk açık ara en yüksek ağırlığa sahip gıda kalemindeki yüzde – 1.54’lük düşüş, Yİ_ÜFE’nin düşük çıkmasının en önemli belirleyicisi olmuştur. Yurtiçi üretici tarafındaki bu düşüş, Türk Lirası’nın bu ayki yüzde 8’lik değerlenme sürecinin bozulmaması halinde gelecekte de devam edebilir” değerlendirmesinde bulundu. Enflasyonunun geleceği ve kalıcılığı açısından en önemli gösterge olan çekirdek enflasyonun Kasım’da aylık yüzde – 1.87 ve yıllık yüzde 20.72 olarak ilan edildiğini belirten Ali Çandır, “Aylık düşüşün rekor düzeyde olmasına rağmen yıllık eğilim hala en yüksek olmaya devam etmektedir. Çekirdek enflasyondaki düşüş eğiliminin önümüzdeki ayda da devam edeceğini bekliyoruz” dedi. BÖLGE ENFLASYONU Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi enflasyonunu da değerlendiren Çandır, “Bölgemiz enflasyonu Kasım’da aylık yüzde -1.37 ile ülke enflasyonunun üstünde kalmıştır” dedi. Batı Akdeniz’in yıllık enflasyonunun da yüzde 22.71 ile ülke enflasyonunun üzerinde olduğunu belirten Çandır, “Eğer 2019 Mayıs dönemine kadar enflasyonumuz, bu ortalama üstü seyrini değiştirmezse önümüzdeki dönemde de yine nispi yüksek bir bölge enflasyonuna hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.    

Detaylar...

ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Kasım ayı olağan Meclis toplantısı, Meclis başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, sektörel konular da gündeme geldi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te yaptığı konuşmada, ekonomiye ve tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandır, konuşmasına vatani görevini yerine getirirken şehit olanları saygıyla anarken, hafta başında İstanbul’da eğitim uçuşu yapan helikopterin düşmesiyle şehit olan askerler ile Batman’da şehit olan polise Allah’tan rahmet dilerken, Türk milletine baş sağlığı diledi. Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Başkan Yardımcılığı görevine yeniden seçilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu tebrik eden Çandır, “Desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Başkan Yardımcılığı görevine yeniden seçildi, kendisini tebrik ediyorum, başarıları daim olsun” dedi. ZORLUKLARI AŞMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ Sonbaharın tarım ve ticarette zorlu geçtiğini belirten Çandır, “Zorlu bir sonbaharı ardımızda bırakırken, umudumuzu koruyarak kış mevsimine giriyoruz. Kasım ayı, tarım sektörü için sancılı geçti. İçerisinde bulunduğumuz zorluklara karşı bir yılgınlık ya da teslimiyet içinde değiliz. Zorlukları aşmak için hep birlikte canla başla çalışıyoruz, çalışacağız. Çünkü stratejik sektör olan tarımı, el birliğiyle hak ettiği yere getirmeli, tarıma itibarını yeniden kazandırmalıyız” diye konuştu. Tarımın enflasyonun baş sorumlusu olarak gösterildiğine dikkat çeken Çandır, tarımsal üretim ve ticaretin enflasyonunun (ÜFE) yıllık yüzde 16 civarında olduğunu, buna karşın yurt dışı üretici enflasyonunun (YD ÜFE) yüzde 55’ten fazla, yurt içi üretici enflasyonunun ise yüzde 40’tan fazla olduğunu belirtti. Çandır, şunları kaydetti: “Bu fiyat artışlarını yaşamış olan üretici ve ticaret kesimi, tüketiciye bunu yüzde 25 olarak yansıtabilmiştir. Bu dönemde tarımsal üretim ve ticaret ile uğraşanlar ilan edilen tüketici enflasyonunu aşağıya çeken bir görev üstlenmiştir. Eğer bu karşılaştırmayı yıllar boyunca yaparsak göreceğiz ki aslında tarım sektörü, diğer sektörlerden çok daha az düzeyde enflasyonu etkilemiştir. Tarım sektöründen çekilme eğiliminin bir sebebi de budur. Maliyetlerini, fiyatlarına yansıtamayan bir sektör büyüyemez. Nitekim son açıklanan büyüme rakamlarında küçülen tek sektör tarım sektörüdür. Herkes şundan emin olsun ki, bu küçülme üreticinin tembelliğinden değildir.” KARŞILIKSIZ ÇEKTE ARTIŞ Son açıklanan verilerinin Antalya ekonomisi açısından önemli uyarılar içerdiğini kaydeden Çandır, “Özellikle karşılıksız çek ve protestolu senet adetleri ve tutarları konusunda şimdiye kadar karşılaşmadığımız sonuçlarla yüz yüzeyiz” dedi. Çandır, resmi verilere göre karşılıksız çek adedinde yüzde 50 artış varken, karşılıksız çek tutarında yüzde 150’lik artış yaşandığını bildirirken şunları söyledi: “Yani büyük tutarlı çeklerde ödeme zorluğu daha çok yaşanmıştır. Karşılıksız çekte, Türkiye ortalamasının altında kalmamız bizlere teselli olmuştur. Borcuna sadakatte bildiğiniz gibi kentimiz öteden beri hep ön sıralarda bulunmuştur. Yani zorluklara karşın, borçlarımız konusunda hala nispi yüksek ödeme oranlarına sahibiz. Kentimizin borcuna sadık olma özelliği, kredi talep etme eğiliminde de etkisini göstermektedir. Ülkemiz ortalama kredi büyümesi yüzde 30 iken kentimizde bu oran yüzde 32 olarak gerçekleşmiştir. Sektörel kredilerde, kentimizde en yüksek büyüme toptan ticarette yüzde 140 ile gerçekleşmiştir. Ziraatte ise yüzde 20’lik bir artış olmuştur.” KARABORSACILIKLA DEPOCULUK AYIRT EDİLMELİ Başkan Çandır, son dönemde soğan fiyatının artmasıyla gündeme gelen depoculuğu da değerlendirdi. Ülkemizde tarımsal hasadın ortalama 2 ayda yapıldığını belirten Çandır, “Hasatla birlikte önümüzde iki seçenek vardır. Ya hasadı doğrudan tüketeceğiz ve sonraki aylarda ithalat yapacağız. Ya da gelişmiş ülkelerde olduğu gibi uygun ve yasal koşullarda saklayıp, stoklayıp malların zaman faydasını artıracağız. Çünkü malların zaman faydasını artırdığınızda, yarattığınız katma değer de artar. Katma değeri en fazla artıran yöntem, mesela lisanslı depoculuktur. Yine meyvelerimizin pek çoğu soğuk hava depolarında, hububat ve benzeri ürünlerimiz depolarda stoklanır ki yıl boyu tüketebilelim” diye konuştu. Stoklama faaliyeti manipülasyon ya da rant aracı olarak kullanılması halinde mutlaka cezalandırılması gerektiğini kaydeden Çandır, “Stoklama faaliyeti, karaborsacılığa giriyorsa o bir suçtur ve cezası sonuna kadar verilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken hayati konu; suç işleyenle yasalara uygun olarak emeği, alın teri ve namusuyla çalışanları kesin ifadelerle ayrı tutabilmektir. Mallarını her depolayanı karaborsacı ilan edersek tarımı tamamen bitiririz. Sorun baskınlarla çözülemeyecek kadar derindir. Tarımda hastalıklarla mücadele, planlama, üretim ve ticaretin yeniden ele alınması gerekmektedir” diye konuştu. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE TARIMSAL HASTALIKLARI ÇOK KOŞUNACAĞIZ Son dönemde yapılan komite toplantılarında üyelerin, ürün hastalıklarını ve buna bağlı verim ve kalite düşüklüğü sorununu çok sık dile getirdiğini bildiren Ali Çandır, soğandaki küf hastalığı, zeytindeki zeytin sineği hastalığı, domatesteki tuta zararlısı, susamda kelebek zararlısı, yer altı sularının çekilmesi gibi çok sayıda sorunla mücadele edildiğine dikkat çekti. Çandır, “Uzmanlara göre, iklim değişikliklerinin de etkisiyle önümüzdeki yıllarda bu tür zararlıları ve hastalıkları daha fazla konuşur hale geleceğiz. Zaten türlü zorlukları yaşayan tarım sektörünün bir de bu hastalıklarla karşı karşıya kalması başta Tarım ve Orman Müdürlükleri olmak üzere herkesi önlem almaya, yeniden bilgileri ve paylaşımları gözden geçirmeye zorunlu hale getiriyor. Bu konuda karar vericilerin iş işten geçmeden önlem alacağına inanıyorum. HAL YASA TASARISINDA SEKTÖRÜN GÖRÜŞÜ ALINSIN Değiştirilmesi gündemde olan Hal Yasası’yla ilgili de konuşan Çandır, Hal Yasasının en çok değiştirilen yasalardan biri olduğunu belirtti. Her değişiklikte, mevcut sorunların giderileceğinin belirtilmesine rağmen sorunların daha derinleştiğini kaydeden Çandır, “Yeni düzenleme ile hal sistemi içerisindeki komisyonculuğun kaldırılması öngörülüyor. Yapılan düzenlemeyi sektörün diğer paydaşları gibi bizler de ikinci, üçüncü ağızdan öğreniyoruz. Hazırlanan taslağın, önce sektörün görüşüne sunulması, geri bildirimler de dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Borsa tarafından düzenlenen ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirildiği “Yaş Meyve- Sebze Sektörü sezona başlarken” başlıklı sektörel analiz toplantısına katılanların yerine daha iyi bir sistem getirilmeden komisyonculuğun kaldırılmasına tepki gösterdiğini anımsatan Çandır, “Sektör temsilcileri, yeni tasarının sektörü daha da sıkıntıya sokacağını hatta çiftçiyi üretimden vazgeçireceğini belirtiyor. Bu görüşlerin karar vericiler tarafından dikkate alınacağına inanıyor, aileleriyle birlikte binlerce insanımızı ilgilendiren komisyonculuk mesleğinin tek kalemde bitirilemeyeceğine inanıyorum” diye konuştu. HAYVAN BORSASI TİCARETİN MERKEZİ OLACAK Canlı Hayvan Borsası’nın Borsa gündeminde olduğunu belirten Çandır, ilk etap çalışmalarını Kurban Bayramı öncesinde tamamlanan Kömürcüler’deki Canlı Hayvan Borsası’nın, hayvan ticaretinin merkezi olması için yoğun şekilde çalıştıklarını bildirdi. Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Antalya Hayvancılık Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Birol Ekici ile üyelerin ve sektör paydaşlarının katılımıyla alanda bir toplantı gerçekleştireceklerini kaydetti. Çandır, “Toplantıya katılan arkadaşlarımın önerileri ve göstereceği ilgi, Hayvan Borsası’nın etkin olarak çalışmasına katkı sağlayacaktır. Hayvan Borsası’nın 2. Etabıyla ilgili ise proje fiyatlandırma çalışmalarımız devam etmektedir” dedi. AİLE TARIMI DESTEKLENMELİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünyadaki tarımsal üretimin yaklaşık yüzde 56’sının, toplam gıdanın yüzde 80’inin küçük çiftçiler tarafından üretildiğini bildiren Çandır, “Bizde ise küçük üretici her geçen gün üretimden elini çekmek zorunda kalıyor. Bunun tarımın sürekliliği ve devamı açısından risk olarak görüyoruz, başta kooperatif modeli olmak üzere küçük üreticinin bir an önce örgütlenmesi gerekiyor. Kooperatif sisteminin yenilenerek etkili performans kriterleriyle denetiminin sağlanması, örgütlenme modelinin başarıya ulaşmasını sağlayacaktır” diye konuştu. Çandır, şunları söyledi: “Tarımsal biyoçeşitliliğin sürdürülmesine yardımcı olan aile çiftçiliği, geleneksel ürün ve gıdaların korunmasını sağlıyor, yerel ekonomilerin gelişmesine katkı sunuyor. Çünkü onlar, tarımı sadece ekonomik faaliyet olarak görmüyor, yaşam biçimi olarak da görüyor. Tarımdaki depremleri yapısı nedeniyle daha hafif atlatan aile çiftçiliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir olması için pazarlara erişimin kolaylaştırılması, teknoloji ve yayım hizmetlerine erişimin sağlanması, sosyo-kültürel koşulların geliştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle aile çiftçiliği destekleyen politikaların acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Küçük çiftçi yaşatılmalı, aile tarımı desteklenmelidir.” Çandır, her ay düzenli olarak toplanan komite toplantılarında üyelerin, sektörlerinde yaşanan gelişmeleri ve sorunları değerlendirdiğini belirtirken, “Bizim de yol göstericimiz olan komite üyelerimize buradan teşekkür ediyorum” dedi. Mecliste, üyeler sektörel konularda değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

GÜZEL SANATLAR ÖĞRENCİLERİ ZEYTİNPARK’I ÖLÜMSÜZLEŞTİRECEK
Akdeniz Üniversite ile Zeytinpark arasında Mart ayında imzalanan işbirliği protokolü, hayat bulmaya başladı. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü öğrencileri, bir yıl boyunca derslerinin bir bölümünü Zeytinpark’ta uygulamalı görecek, alanın tüm değerlerini yıl boyunca fotoğraflayıp yıl sonunda “Doğanın Mucizesi” isimli sergi açacak. Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Zeytinpark’ta düzenlenen kahvaltıda A.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Nafia Özdemir Hanyaloğlu ve öğrencileriyle bir araya geldi. Üniversite ve Zeytinpark’ın ortak projesiyle ilgili Çandır ve Ünal’a bilgi veren Hanyaloğlu, çok sayıda bitki ve hayvan varlığına ev sahipliği yapan Zeytinpark’ın öğrenciler için bulunmaz bir çalışma alanı olduğunu söyledi. Proje sırasında yapılacak etkinliklerle öğrencilerin alanın uzmanlarıyla yan yana geleceğini bildiren Hanyaloğlu, yıl sonunda da “Doğanın Mucizesi” fotoğraf sergisi, video sunumu yapılacağını, sergi kataloğu hazırlanacağını bildirdi. ZEYTİNPARK ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİ ATB, Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 2 bin 630 dönüm alanın kent merkezinin en büyük yeşil alanı olduğunu belirterek, kentin oksijen deposunun çocuklarla gençlerle, kent sakinleri ve misafirlerle buluşturma hedefinde olduklarını söyledi. Üniversite ile kentin entegre olmasının önemini vurgulayan Çandır, “Biz bu sinerjiyi bu dönem yakaladık. Umuyorum Üniversite ile işbirliğimiz her alanda devam eder” dedi. Fotoğraf bölümü öğrencilerinin çekeceği her bir karenin yeşil alanı ölümsüzleştireceğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, akademik birikimi şehirle paylaşma hedefinde olduklarını bildirirken, Antalya Ticaret Borsası ve Zeytinpark A.Ş. ile yapılan çalışmaların iyi örnekler olduğunu kaydetti. Doğa harikası Zeytinpark’ın öğrencilerin objektifinden arşivleneceğini kaydeden Ünal, böyle bir fırsatı öğrencilere sunan Çandır’a teşekkür etti. “ZEYTİN DENİNCE AKLA SİZ GELİYORSUNUZ” Öğrencilerle bir süre sohbet eden Çandır ve Ünal, 1200 yıllık zeytin ağacı önünde öğrencilerle birlikte fotoğraf çektirdi. Ünal, 1200 yıllık ağacı ilgiyle inceledikten sonra Çandır’a “Zeytin denince akla siz geliyorsunuz. Zeytinpark’ı korumanız ve zeytine sahip çıkmanızdan dolayı size teşekkür ediyorum” dedi.  

Detaylar...

YENİ HAL YASASI BORSA’DA KONUŞULDU
“KOMİSYONCULUK BİTERSE KÜÇÜK ÜRETİCİ DE BİTER” Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği “Yaş Meyve-Sebze Sektörü Sezona Başlarken” başlıklı sektörel analiz toplantısı, ATB Toplantı salonunda yapıldı. Yaş meyve sebze sektöründe yer alan aktörlerin katılımıyla, sektörel sorunların, beklentilerin, taleplerin ve çözüm önerilerinin görüşüldüğü toplantı, ATB Başkanı Ali Çandır, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Bereket TV Programcısı ve Tarım Yazarı Galip Umut Özdil’in katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya, Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, Antalya Sebze Meyve Tüccarları Derneği Başkanı Adem Özaydın, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB 3.Meslek Komitesi Üyeleri, ATSO, ALTSO, Kumluca TB, Kumluca TSO ve MATSO temsilcileri, Antalya Toptancı Haller Müdürlüğü, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği, Antalya Semt Pazarcılar Odası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Zirai Karantina Müdürlüğü, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, yerel, ulusal ve uluslararası market tedarikçileri, marketlerin satın alma temsilcileri ile üreticiler de katıldı. TARAFLARI BİRARAYA GETİRDİK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, enflasyon denince akla yaş meyve sebzenin geldiğini belirterek, fiyatı yüksek olan ürünlerde her dönem bir günah keçisinin arandığını söyledi. Çandır, bu dönem yükselen fiyatlardan komisyoncunun sorumlu tutulduğunu anımsattı. Çandır, konunun taraflarını biraraya getirerek sorunu doğru ortaya koyma ve çözüm önerileri sunma çabasında olduklarını belirterek, toplantının başarılı geçmesini diledi. KOMİSYONCULUK KALKIYOR Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, toplantıyı organize eden Ali Çandır ve ekibine teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı, Cumhurbaşkanlığı’na sunulan “Hal Yasası” taslağıyla ilgili kendilerine sunum yapıldığını bildiren Tavşan, tasarının ayrıntılarıyla ilgili katılımcılara bilgi verdi. Eskiden hazırlanan taslağın önce sektörün görüşüne sunulduğunu anımsatan Tavşan, yeni sistemle taslak hazırlanınca Cumhurbaşkanlığı’na gönderildiğini, oradan da Meclis’e sunulduğunu kaydetti. Tavşan, taslağa göre ülke genelinde 175 olan sebze hal sayısı 30’a indirileceğini, ihtiyaca göre de ürün toplama merkezileri oluşturulacağını bildirdi. Hal komisyonculuğunun kaldırılmasını öngören taslakta, isteyen komisyonun işine tüccar olarak devam edeceğini söyleyen Tavşan, ürünün üretim bölgesinden tasniflenerek ve ambalajlanarak hale getirilmesinin öngörüldüğünü kaydetti. Tavşan, ürün fiyatının üretici ve üretici birliklerince belirlemesinin öngörüldüğünü bildirdi. Tavşan’ın aktardığı bilgiye göre, yap işlet devret modeliyle düzenlenecek haller, Bakanlık, yerel yönetimler ve esnafın da hissedar olacağı TOBB’un koordinasyonunda bir konsorsiyuma verilecek. Konsorsiyumda kamunun payı yüzde 51 olursa ihale yapılmayacak, yüzde 51’in altında olursa ihaleye çıkılacak. İSMİ DEĞİŞEBİLİR AMA KOMİSYONCU KALMALI “Çoğumuz aileden hal komisyoncusuyuz. Komisyonculuk tüccarlığa döndüğü zaman ne olacağız konusunda boşluk var” diyen Yüksel Tavşan, tasarının bazı noktalarını desteklediklerini ancak soru işaretine neden olan düzenlemeler olduğunu kaydetti. Sebze ve meyvenin maliyet analizi ile fiyatlandırılan bir ürün olmadığını vurgulayan Tavşan, “Haller üreticinin ürününün doğru fiyatlandırıldığı yerler. Komisyoncu, üretici adına hareket eden, üreticinin malını paraya çeviren adamdır. Komisyoncunun aldığı komisyon oranı yüzde 8’i üzerine çıkamaz. Bunun yerine bir şey koymadan bu sistemi değiştirmek çok kolay değil. Adı değişebilir, biz de komisyoncu isminden memnun değiliz. Üretici temsilcisi olabilir. Ama tamamen ortadan kaldırmak sistemi üreticinin aleyhine bozar” diye konuştu. DAHA İYİ BİR SİSTEM KURULMADAN KALDIRILMAMALI Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, girdi maliyetlerinin yüksekliğinden şikayet ederken, üreticinin ürettiği ürünü kaç liradan satacağını bilmediğini belirtti. Tasarıdan haberdar edilmemelerinden yakınan Alp, komisyonculuğun kaldırılmasına karşı çıktı. Alp, üretimin başından sonuna kadar üreticinin komisyoncunun yardımıyla üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, daha iyi bir sistem kurulmadan komisyonculuğun kaldırılmasının sistemi tamamen tıkayacağını ileri sürdü. Alp, “Şartlar bu kadar ağırken siz çiftçiyi küstürürseniz çiftçi bir daha tarlaya dönmez. Bize sahip çıkın ki üretime devam edelim. Çiftçiyi küstürmeyin. Daha iyi bir sistem kurmadan mevcudu kaldırmak olmaz” diye konuştu. SEBZE MEYVE İTHALİ BAŞLAR Komisyoncu temsilcileri çiftçinin toptancı haline getirdiği ürün en iyi pazara en iyi ücretle sunmaya çalıştıklarını belirterek, “Biz çiftçinin üreticinin dostuyuz eğer bizi kaldırırsanız sistem çöker. Çiftçi üretimden vazgeçer” uyarısında bulundu. Hallerin komisyoncunun değil üreticinin olduğunu söyleyen komisyoncular, “Halleri yaşatamazsanız küçük üreticiyi bitirirsiniz, yaş meyve sebzeyi bile ithal etmeye başlarsınız” dedi. Marketlerin satın alma temsilcileri, genel ciro içerisinde meyve sebze cirosunun yüzde 5-8 civarında olduğunu bildirirken, “Marketler sanıldığı kadar kazanmıyor” dedi. Toplantıya katılanlar, komisyonculuğun kaldırılıp üretici birliklerinin devreye girmesiyle yüzde 8 olan komisyon oranının yüzde 15’ten aşağı olmayacağı endişesini dile getirdi.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN 10 KASIM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “10 Kasım 1938, Türk milletinin, kendini var eden önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü kaybettiği matem günüdür. Askeri deha olduğu kadar iyi bir entelektüel, iyi bir matematikçi, iyi bir lider olan Atamız, hoşgörü ve asaletin temsilcisiydi. Eğitim, ekonomik kalkınma, tarıma öncelik vermiş ileri görüşlü bir devlet adamı olan Atamız, çağının çok ilerisinde bir devlet adamıydı. Ordusu sıfırken emperyalist ülkeleri yenen, Türk milletinin olduğu kadar Ortadoğu halklarının da umudu, dünya liderlerinin idolü Atamızı anlamalı, anlatmalıyız. “Tarlada karga kovalayan sarı saçlı, mavi gözlü çocuk” olarak yıllarca ders kitaplarında öğrettiğimiz Atatürk’ün yeni nesillere örnek olacak kişiliği ve özellikleri mutlaka çocuklarımıza aktarılmalı. Çağdaş toplum olma, başarılı medeniyetler seviyesine çıkma hedefi ile “Yurtta sulh cihanda sulh” sözü bizler için yol gösterici, kazanımları çocuklarımıza bırakacağımız emanetlerimizdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın 80’inci yıldönümünde, saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun. Atam huzur içinde uyu, izindeyiz.”  

Detaylar...

ZEYTİNPARK SINIFI DOĞAYA TAŞIYOR
Okul öncesi çocukların ve ilkokul öğrencilerinin yaratıcılıklarını ve hayal dünyalarını geliştiren, ekolojik bilgiler içeren Zeytinpark Doğa Atölyesi, eğitimi sınıftan doğaya taşıyor. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde 2009 yılında kiralanan Zeytinpark, doğa temalı etkinliklerle halkı ve çocukları doğa ile oksijenle buluşturuyor. Antalya Valiliği, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Antalya Zeytinpark A.Ş. arasında 2016 yılında imzalanan protokol çerçevesinde sürdürülen Doğa Akademisiyle binlerce çocuğun doğa eğitimi almasını sağlayan Zeytinpark, programına eklediği Doğa Atölyesi ile çocukları doğayla buluşturmaya devam ediyor. DOĞA GÖNÜLLÜSÜ OLUYORLAR Zeytinpark gönüllülerinin gözetimindeki öğrenciler, özel materyallerle oyunlar oynayıp zeytin ağaçları arasında keşfe çıkıyor. Yürüyüş sırasında topladıkları doğal malzemeleri kullanarak sanat çalışması yapan öğrenciler, kozalak boyama, yaprak baskı gibi aktivitelerle yaratıcılıklarını geliştiriyor. 1200 yaşındaki anıt zeytin ağacını ziyaret eden öğrenciler, doğayla uyumlu bir şekilde yaşamayı vurgulayan masal dinletisi ile etkinliklerini tamamlayarak doğada gün boyu zaman geçiriyor. Etkinlik sonunda ise tüm çocuklara doğa gönüllüsü olduklarını belirten birer rozet hediye ediliyor. ÇOCUKLAR DOĞAYA DOKUNSUN Antalya Ticaret Borsası ve Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, betonlaşan kentte özellikle çocukların doğa ile kucaklaşmasının önemini vurgularken, ağaca, taşa, toprağa, yeşile dokunan çocukların çevresini daha iyi algıladığını, özgüvenlerinin daha fazla geliştiğini kaydetti. Antalya kent merkezinin en büyük yeşil alanı Zeytinpark’ın başta çocuklar olmak üzere kent sakinleri ve dışarıdan gelen misafirlerle buluşturduklarını belirten Çandır, Doğa Atölyesi’nin okul çocuklarının yeşille buluşması için iyi bir fırsat olduğunu kaydetti. Çandır, doğa kucaklaşmak isteyen herkesi Zeytinpark’a davet etti.  

Detaylar...

SON 15 YILIN EN YÜKSEK ENFLASYONU
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı Ekim ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ekim ayı tüketici enflasyonunun (TÜFE) yüzde 2,67 ve yıllık enflasyonun ise yüzde 25,24 ilan edildiğini belirten Çandır, son 15 yılın en yüksek enflasyonunun yaşandığını kaydetti. Çandır, “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın Eylül ayında belirlediği yüzde 24’lük politika faizi, bir ay sonra enflasyonun altında kalmış oldu. Yani yine negatif reel faiz dönemine girdik” dedi. TÜİK’in yurtiçi üretici enflasyonunu (Yİ_ÜFE) aylık yüzde 0,91 ve yıllık yüzde 45,01 ilan ettiğini kaydeden Çandır, “Geçen yılın aynı ayındaki yüzde 1,71’lik ve geçen ayki yüzde 46,15’lik yıllık üretici enflasyonuna göre Ekim ayında nispi bir düşme söz konusu olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. Kamu müdahalesi olmayan ve mevsim etkisi bulunmayan çekirdek enflasyonda ise aylık yüzde 2,61 ve yıllık yüzde 24,34’lük bir artış yaşandığına dikkat çeken Ali Çandır, “Yıllık çekirdek enflasyonun bile Merkez Bankası faizinin üzerinde olması, nasıl bir kalıcı enflasyonla karşı karşıya olduğumuzun bir göstergesidir” dedi. BATI AKDENİZ EKİM’DE DE YÜKSEK Burdur, Antalya, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz’de TÜFE’nin aylık yüzde 2,30 ve yıllık yüzde 26,45 ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bölgemiz enflasyonunun aylıkta ülke ortalamasının altında kalması ve yıllıkta ise ortalamanın üzerinde bulunması, başta Antalya olmak üzere bölgemizin mevsim dalgalanmalarına karşı ne kadar duyarlı olduğunu bize göstermektedir” diye konuştu. ENFLASYONLA MÜCADELE PROGRAMININ ETKİSİ Ekim ayında açıklanan “Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı”nın enflasyon rakamlarına etkisini değerlendiren Başkan Ali Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak programa destek verdiklerini anımsattı. Maliye ve para politikaları uyumluluğu sağlanmadan enflasyonla mücadelede istenen sonucun alınamayacağını vurgulayan Çandır, fiyat baskılamalarının ise zincirin son halkası olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Enflasyonla mücadele programına rağmen enflasyon dizginlenemiyor. Enflasyon sepetindeki 407 maddeden; 42 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 328 maddenin ortalama fiyatlarında artış, sadece 37 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşmiştir” değerlendirmesinde bulundu. MALİYET ARTIŞI İŞ DÜNYASININ ÜZERİNDE Maliyet artışlarının hala iş dünyasının üzerinde olduğunu söyleyen Ali Çandır, açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün ilan edilen enflasyon rakamlarının dikkat çekici detayları; temeller mallar, enerji, işlenmemiş gıda ve işlenmiş gıda kalemlerinde kendisini göstermektedir. Sırasıyla yıllık yüzde 40, yüzde 30, yüzde 35 ve yüzde 25 düzeyinde gerçekleşen fiyat artışları bize göstermektedir ki tüketiciye ulaşan işlenmiş gıdadaki yüzde 25 artış, diğer tüm etkileyici kalemlerin altında kalmıştır. Yani tüketiciye yansıtılması kaçınılmaz olan birikmiş maliyet artışları hala iş dünyasının üzerinde durmaktadır.” Yıl sonuna iki ay kaldığını anımsatan Çandır, “Kasım ve Aralık aylarında yüzde 2,18’in altında bir enflasyonu göremezsek, yılı yüzde 25,24’ün altında bitiremeyiz. Bu durumda Merkez Bankası yeni bir politika faizi artışına gitme konusunda ciddi baskı altında kalacaktır” dedi.  

Detaylar...

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Ekim ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetim Kurulu’nun bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomi, tarım ve Yöresel Ürünler Fuarı’yla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Cumhuriyet’in 95’inci kuruluş yıldönümünü kutlayarak başlayan Çandır, “Büyük bir onur ve gururla yaşadığımız genç cumhuriyetimizin 95. yılını kutluyorum. Bizlere bu onuru ve gururu yaşatan liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bu topraklar uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” dedi. TARIM TOPRAKLARINI KORUYALIM Antalya’nın 2000 yılından bu yana her yıl ortalama 2000 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisini kaybettiğini söyleyen Çandır, Antalya’da bulunan Bozova, Demre, Kınık, Kumluca, Manavgat, Serik, Söğüt ve Zümrütova’nın “Büyük ova koruma alanı” olarak ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, “Koruma altına alınan 8 ovamız için teşekkür ediyoruz. Hükümetimizden ve yerel yönetimlerimizden, kentimiz ekonomisinde yüzde 18 paya sahip olan ve tüm kırsala nüfuz eden, ülkemiz ortalamasının 7 kat üzerinde bir değerle 10 milyar TL düzeyinde ekonomik bir değer yaratan tarım topraklarının daha fazla korunmasını talep ediyoruz” diye konuştu. İlimiz tarımının ve tarımsal ticaretinin geliştirilmesi, sorunlarının belirlenmesi ve çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla toplanan ATB meslek komitelerinde, artan maliyetler, döviz kurunda yaşanan gelişmeler, uzayan vadeler ve finansal erişimde yaşanan zorluklar, enflasyonla mücadele programı, konkordato, birikmiş KDV’lerin iadesi, ihracatta nakliye bedellerinin artması, ürün birim fiyatları, tarımda işçi bulamama sorunu gibi konuların gündeme geldiğini kaydeden Çandır, şunları söyledi: “Enflasyonla mücadele kapsamında, hatırlayacağınız üzere aybaşında tüm üyelerimize çağrıda bulunmuştuk. İçerisinde bulunduğumuz ekonomik sarmaldan çıkma niyetimizi ortaya koymak için bizlerde firma düzeyinde bu topyekun mücadeleye destek olan ve imkanları ölçüsünde sorumluluk alan üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Bu konudaki temel görüşümüz, gönüllü yapılacak süreli indirimlerle tüketici enflasyonundaki hızlanma yavaşlayacaktır. Ancak, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için zaman geçirilmeden ekonomik ve mali politikalarla bu mücadelenin planlı bir şekilde desteklenmesi gerekmektedir.” KONKORDATODA SUİSTİMALE FIRSAT VERİLMESİN Konkordato konusunda üyelerin kaygılı olduğunu bildiren Çandır, “Bildiğiniz üzere daha evvel iflas erteleme ile yaşadığımız problemler bulunmaktaydı. Bu sorunlar şimdi de konkordato ile gündeme gelmektedir. Verilere göre kanunun yayım tarihinden sonra, Eylül ayı sonuna kadar toplamda 220 şirket konkordato talebinde bulundu ve bu başvurulara ilişkin olarak geçici mühlet kararı verildi. Umudumuz bu sayının daha fazla artmaması yönündedir. Gerçekten dürüst ve nitelikli iş insanlarının ticarette kalabilmesi için önemli bir enstrüman olan konkordato mekanizmasının olası suistimallere karşı revize edilmesini talep ediyoruz” dedi. DEVLET ALACAĞINA ŞAHİN BORCUNA KARGA OLMAMALI Borsa olarak yıllardır birikmiş KDV’lerin iadesini talep ettiklerini anımsatan ATB Başkanı Ali Çandır, “Üç aydan üç aya devletle mükellef helalleşmelidir. Hatırlayacağınız üzere, konu geçtiğimiz yasama yılında TBMM gündemine gelmesine rağmen son dakikada geri çekilmişti. Ancak komitelerimizde de gündeme geldiği üzere iş dünyasının bu konudaki beklentisi aynen devam etmektedir. Bu konuda Devlet alacağına şahin, borcuna karga olmamalıdır. Her üç ay da bir birikmiş KDV’lerin iadesi sağlanmalıdır. Böylece piyasaya beklenen canlılık gelecekti” diye konuştu. İHRACATTA NAKLİYE SORUNU İhracattaki nakliye bedellerinin artmasının büyük sorun haline geldiğini anlatan Çandır, “İhracat yapan üyelerimiz dönüş yükü bulmakta zorlanan TIR’ların dönüş bedellerinin ihracatçılardan talep edilmesinin rekabet güçlerini zayıflattığını ifade etmektedirler. Bu konuda önlem alınmasını talep etmekteyiz” dedi. TARIMA ÖZGÜ SOSYAL GÜVENLİK TALEBİ Tarım sektörünün işçi bulmada yaşandığı sıkıntıyı dile getiren Ali Çandır, tarım sektörünün Türkiye’deki en önemli sorunun işçilik olduğunu kaydetti. Çandır, fındık bahçelerinde Suriyelilerin, hayvan otlatmada Afganların çalıştığı sektörle ilgili şunları paylaştı: “Çobanımızdan seralarda çalışan işçilerimize kadar birçoğu yabancı uyruklu olmuştur. Bu konuda uzun yıllardır dile getirdiğimiz tarım sektörüne yönelik özel bir sosyal güvenlik sisteminin kurulması işçi sorunumuzun çözülmesinde ilk basamak olacaktır. Sektörümüzün yapısına uygun ve mevcut sosyal yardımlarında içerisinde bulunduğu tarıma özgü bir sosyal güvenlik sistemi geliştirilse istihdama ve ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlayabiliriz. Sosyal yardımlarla birleştirilmiş ve maliyeti düşürülmüş bir sosyal güvenlik sistemi tarımın itibarını yeniden kazandırılmasında da önemli bir rol oynayacaktır. Mevcut sosyal güvenlik yüküyle tarımda işçi çalıştırmak neredeyse imkansızdır.” SOĞANIN YOKLUĞU ACI OLACAK Ürün fiyatlarının her zaman gündeme gelen konu olduğuna dikkat çeken Çandır, bu yıl soğanda hastalıktan kaynaklı yaşanacak fiyat artışına dikkat çekti. Çandır, “Soğanda rekoltenin düşük olması nedeniyle Ağustos-Eylül aylarında üreticiden 1,1 – 1,2 TL’den alım yapılmıştı. Ancak alınan soğanların meydana gelen çürüme ve kararma sonrası ülkemiz genelinde yüzde 80 civarında bir ürün kaybı yaşandığını tahmin ediyoruz. Bu nedenle Ocak ayının sonu ve Şubat ayında ortasında 8-10 TL’ye soğan yersek tüketiciler şaşırmamalıdır. Bu yıl soğanın yokluğu acı olabilir. Hatırlayacağınız üzere haziran ayının başında ülke gündeminde epeyce yer almıştı” diye konuştu, Örtü altı üretimin başlamasıyla domates fiyatlarında biraz düşüş beklediklerini bildiren Çandır, zeytin konusunda yapmış olduğumuz farkındalık ve coğrafi işaret tescili sonrası Antalya Tavşan Yüreği Zeytinin daha yüksek fiyattan alıcı bulmasının sevindirici olduğunu söyledi. Çandır, Tüm zeytincilerimiz ve üyelerimize devam eden hasatta bereketli kazançlar diliyorum. Hububat için özellikle yayla kesimlerimizde yavaş yavaş hazırlıklar başlıyor. Tüm üreticilerimiz ve üyelerimize şimdiden kolaylıklar diliyorum” dedi. YÖREX TEŞEKKÜRÜ 24-28 Ekim tarihlerinde düzenlenen 9.YÖREX fuarında yerli ve yöresel ürün üretiminin artırılması ve ulusal ve uluslararası ticaretinin geliştirilmesi için çalışmalar yaptıklarını anlatan ATB Başkanı Çandır, “Öncelikle 9`uncu kez YÖREX`i alnımızın akıyla tamamladığımız için başta ekip arkadaşlarım olmak üzere yurtdışından direk olarak kentimize gelerek fuarımızı şereflendiren Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, oda ve borsa başkanlarına, yönetimlerine ve meclislerine, kalkınma ajanslarımıza, yerel yönetimlerimize, üreticilerimize ve destek veren herkese sonsuz teşekkür ediyorum” dedi. YÖREX’in bu yılki ziyaretçi hedefinin 200 bin olduğunu anımsatan Çandır, “YÖREX’i ziyaret eden 207.483 Antalyalı hemşerilerimiz ile yerli ve yabancı misafirlerimize teşekkür ediyorum. Başta Antalya basını olmak üzere yerel ve ulusal medyada YÖREX, yöresel ürünler ve coğrafi işaretler hakkında kamuoyuna bilgiler sunan arkadaşlarımızadır. Desteğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. 9.YÖREX’te, 72 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, verilen son teyitlerle kesinleşen 271’i kurum ve kuruluş (144 oda ve borsa, 19 kalkınama ajansı) 255’i firma olmak üzere toplam 526 katılımcının yer aldığını belirten Çandır, “Yöresel ürünlerimizin ulusal ve yerel market zincirleri ve otellerde daha fazla yer almasını sağmak ve coğrafi işaretler konusunda farkındalığı artırmak için çeşitli etkilikler düzenledik. Düzenlediğimiz etkinliklerimize destek olan TOBB, FAO, PERDER ve OSMED’e ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Ulusal bir fuar organizasyonu ve coğrafi işaretli ürünlerin buluşma noktasına dönüşen YÖREX’i açılış programında da bahsettiğim üzere, önümüzdeki yıl YÖREX’i yurtdışına taşımak, yedi bölgemizde yöresel ürünler ve coğrafi işaretlerle ilgili faaliyetlerimizi yıl boyuna yayılmış etkinliklerle devam ettirmek ve ürün odaklı ihtisaslaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. ATB Meclis üyeleri toplantıda, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

YÖREX`TE ZİYARETÇİ REKORU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından bu yıl 9`uncusu düzenlenen ve 200 bin ziyaretçi hedefiyle açılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i 207 bin 483 kişi ziyaret etti. ATB Başkanı Ali Çandır, ziyaretçi rekoru kıran YÖREX`i daha da büyütmek için çalışacaklarını kaydetti. ATB`nin `Sizin Oraların Nesi Meşhur` sloganıyla bu yıl dokuzuncusunu düzenlediği ve 24 Ekim`de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ATSO Başkanı Davut Çetin ve 72 ilden çok sayıda üst düzey yönetici, oda ve borsa başkanının katılımıyla kapılarını açtığı YÖREX, tamamlandı. Bu yıl 200 bin ziyaretçi hedefiyle kapılarını açan, Türkiye`nin 72 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nden 485 firma yüzlerce yöresel ürünün sergilediği fuarı 207 bin 483 kişi ziyaret etti. 200 BİN HEDEFİ AŞILDI Fuarın fikir babası ATB Başkanı Ali Çandır, 2010 yılında `Sizin Oraların Nesi Meşhur` sloganıyla ilki açılan fuarın 24 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini söyledi. Aradan geçen zamanda fuarın büyük kitlelere ulaştığını kaydeden Başkan Çandır, 5 gün süren fuarın ilk gün 40 bin kişi tarafından ziyaret edilerek, açılışta rekor kırdığını söyledi. Bu yıl 200 bin ziyaretçi hedeflediklerini anlatan Ali Çandır, YÖREX`i alnımızın akıyla tamamladık. Türkiye`nin dört bir yerinden yöresel ürünleri ziyaretçilerle buluşturduk. ANFAŞ Fuar Merkezi`nde 10 bin metrekare alanda 5 gün boyunca yöresel ürün şöleni yaşadık. 207 bin 483 kişi fuarı gezdi. Yöresel ürünlerimizin hak ettiği değeri bulması için daha fazla alışacağız. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere kalkınma ajanslarımıza oda borsalarımıza, yerel yönetimlerimize, üreticilerimize, firmalarımıza ve basınımıza, Borsa personelimize, fuarımıza büyük ilgi gösteren Antalya halkına ve diğer illerimizden katılan misafirlerimize teşekkür ediyoruz" dedi.  

Detaylar...

OTELE GELEN TURİST YÖRESEL ÜRÜN TADACAK
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde bu yıl 9’uncusu ANFAŞ Merkezi’nde TOBB’un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te “Turizm konaklama sektöründe yöresel ürünler” konulu panel düzenlendi. Türkiye Otel Satın Alma Müdürleri Eğitim Derneği (OSMED) işbirliğinde dernek bünyesindeki üst düzey yönetici, satın almacılar, aşçıbaşları ve TOBB Türkiye Turizm Sektör Meclisi üyelerin katılımıyla düzenlenen panele OSMED Başkanı Murat Arıncı, Gastronomi Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Aktaş, şarap gurmesi Murat Yalçın’ın panelist olarak katıldı. Panele, ATB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, ATB coğrafi işaret danışmanı Dr. Rana Demirer’in yanı sıra çok sayıda akademisyen ve yerel üretici de katıldı. OTELE GELEN MİSAFİR FARKLI LEZZET İSTİYOR OSMED Başkanı Murat Arıncı, otellere gelen misafirlerin Anadolu’nun farklı lezzetlerini tatmak istediğini belirterek, “Gelen misafirlerimiz farklı lezzetler tatmak istiyor. Yöresel ürünleri ülkemize gelen misafirlere tanıtıp, ülkemiz lezzetlerini onlarla buluşturma gibi bir hedefimiz var. YÖREX bunun için iyi bir platform” dedi. YÖREX’e gelen 40’in üzerinde otel satın almacı ve üst düzey yönetici, yöresel ürün üreten firma ve yerel üreticiyle bir araya geldiğini bildiren Arıncı, “Ciddi iş bağlantıları sağlandı. Özellikle kaşar ve bal gibi ürünlerle ilgili görüşmeler yapıldı” dedi. Panelde, yöresel ürünlerin tanıtımında Türkiye Otel Satın Alma Müdürleri Eğitim Derneği’nin büyük katkısı olacağı konuşuldu. Dr. Rana Demirer, “Önümüzdeki yıllarda düzenleyeceğimiz YÖREX’te otel üst düzey yöneticileri ve satın alma müdürlerinin katılımıyla yöresel ürünlerin gerek ulusal gerekse uluslararası arenada tanıtımının birlikte yapılması yönünde yol alındı. Büyük otellerde alakart restoranlarda yöresel ürünleri müşterilerine sunuyor. Ancak yöresel ürün çeşitliliğinin sağlanmamsı için YÖREX iyi bir platform. Otel yöneticileri ve satın almacılar bunun çeşitlenmesi için daha fazla çalışacaklarını ve yerel üreticiyle bir araya gelmek istediklerini dile getirdiler” diye konuştu. ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, panele katılımlarından dolayı Murat Arıncı, Murat Yalçın ve Ahmet Aktaş’a plaket takdim etti. Panelin ardından yetkililer tarafından stant ziyaretleri gerçekleştirilerek ikili görüşmelerde bulunuldu.  

Detaylar...

FAO TEMSİLCİSİ :TARIMDA KÜÇÜK ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 9’uncusu düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX kapsamında ATB ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle “Sürdürülebilir gıda için yöresel ürünler” konulu panel düzenlendi. ATB coğrafi işaret danışmanı Dr. Rana Demirer ile Dünya Tarım Örgütü FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık panelde dinleyicilere yerel üretim ve yöresel ürünlerin önemini anlattı. BİR YANDAN AÇLIK BİR YANDAN OBEZİTE FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, dünyada 821 milyon insanın kronik açlık çektiğini belirterek, “9 kişiden biri aç” dedi. Açlıkla mücadele etmeye çalışan insanlar varken 1.9 milyar kişinin aşırı kilolu olduğunu belirten Selışık, “Dünya nüfusunun dörtte biri aşırı kilolu. 672 milyon obez var. Her yıl 3.4 milyon kişi aşırı kilodan dolayı hayatını kaybediyor” diye konuştu. Bebek ölümlerinin yaklaşık yüzde 45’inin yetersiz beslenmeyle ilişkili olduğunu vurgulayan Selışık, “Yaşa göre boy kısalığını içeren gelişme geriliği, beş yaşından küçük 151 milyon çocuğu hala etkiliyor” dedi. Türkiye’de açlık problemi olmadığını belirten Selışık, “Bizim açlık problemimiz yok ama doğru beslenmeyi öğrenmemiz gerekiyor” dedi. KÜÇÜK ÇİFTÇİ DESTEKLENMELİ Sürdürülebilir tarım için ve açlıkla için küçük çiftçinin mutlaka desteklenmesi gerektiğini söyleyen Ayşegül Selışık, “Küçük üretici desteklensin ki üretimden vazgeçmesin. Küçük çiftçi ürettiğini pazara ulaştırmalılar. Bu konuda oda borsalar yerel yönetimlere büyük görev düşüyor. YÖREX gibi fuarlar, yerel üreticinin kendini ifade ettiği tanınırlığının arttığı platformlar” diye konuştu. Gıda israfının önlenmesi gerektiğini, üretime yönelik bilgi paylaşımının artırılması gerektiğini, kadınların güçlendirilmesi gerektiğini, akademik kuruluşlarla işbirliği kaynakların verimli ve sorumlu şekilde kullanılması gerektiğini, gıda güvenliğinin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Ayşegül Selışık, “Çiftçiyi güçlendirecek farklı modeller yerine göre uygulanmalı” dedi. DÜNYA ÜRETİMİNİN YARISINDAN FAZLASINI KÜÇÜK ÜRETİCİ ÜRETİYOR FAO olarak aile işletmeciliğini önemsediklerini vurgulayan Ayşegül Selışık, “Aslında bizim gıdamızı üreten insanlar küçük üreticiler. Küçük üreticiler dünya tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 56’sını gerçekleştiriyor. Kırsal geçim kaynaklarının önemli bir bölümünü oluşturuyor” dedi. Coğrafi işaretlerin yöresel ürünlerin korunmasında çok önemli olduğunu kaydeden Selışık, “Coğrafi işaretler yerel ürünlerin hem ulusal hem uluslar arası pazarda yer almasını sağlıyor. Coğrafi işaretle siz üretim metodunu tescil ettiriyorsunuz, ürününüzün farkındalığını artırıp pazarlarken ekonomik değerini artırıyorsunuz. Selışık, “Sürdürülebilir gıda için yöresel ürünler ve coğrafi işaretler çok önemli” dedi. COĞRAFİ İŞARET YEREL ÜRÜNE DEĞER KATIYOR Coğrafi işaret uzmanı Dr. Rana Demirer, coğrafi işaretin ürüne kattığı değeri anlatırken, üretici için önemine vurgu yaptı. Dünyada “yöresel ürün piyasası” diye bir değerden bahsedildiğini belirten Demirer, artık coğrafi işaret konusunda ciddi bir farkındalık olduğunu ancak bunun denetimi aşamasında sıkıntı yaşandığını kaydetti. Demirer, coğrafi işaretin üreticiyi ve tüketiciyi koruyan bir zırh olduğunu vurguladı. Demirer, toplantıda katılımcıların sorularını da yanıtladı. Panelin ardından ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Ayşegül Selışık ve Dr. Rana Demirer’e katılımından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.  

Detaylar...

YÖREX’TE BORSA KARDEŞLİĞİ
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 9’uncusu ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, oda borsalar arası ilişkileri de pekiştiriyor. YÖREX’te bir araya gelen Kırklareli Ticaret Borsası ile Antalya Ticaret Borsası kardeş borsa oldu. Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Altıntel ile Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ‘kardeş borsa’ protokolü imzaladı. Protokol imza törenine ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, Halil Bülbül ile Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Çandır, oda ve borsalar arasındaki iletişim ve işbirliğinin artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Kırklareli ile yapılan kardeş borsa protokolünün bu çalışmalarız pekiştireceğini dile getirdi. Çandır, protokolün hayırlı olmasını diledi. Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Altıntel de Antalya Ticaret Borsası ile kardeş olmaktan onur duyduğunu dile getirdi. Birlikte ekonomiyi geliştirecek projelere imza atmak istediklerini kaydeden Altıntel, ATB Başkanı Çandır’a YÖREX gibi ulusal bir markayı hayata geçirdiği için teşekkür etti.  

Detaylar...