Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.159.113.182
Şuan 43 kişi online
Bugün 163 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68283
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

TARIM KONSEYİ`NDEN BAŞBAKAN YARDIMCISI ŞİMŞEK’E RUSYA DOSYASI
Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu, Rusya kriziyle ilgili hazırlanan dosyayı ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e sundu. "Krizin etkilerinin minimize edilmesi için, kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı yaptık" diyen Şimşek, “Rusya ile yaşanan kriz sonrası örnek bir çalışma sergileyen Antalya Tarım Konseyi’ni tebrik ediyorum" dedi. Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyeleri, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’i makamında ziyaret etti. Ziyarete Tarım Konseyi Başkanı Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Konsey İcra Kurulu Üyeleri ATSO Başkanı Davut Çetin, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ile AK Parti Milletvekili Hüseyin Samani, CHP Milletvekili Çetin Osman Budak ve MHP Milletvekili Mehmet Günal katıldı. İLAVE TEDBİRLERE, YENİ YAKLAŞIMLARA İHTİYAÇ VAR Konsey Başkanı Ali Çandır, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e “Türkiye – Rusya Federasyonu Krizinin Antalya tarım Sektörüne Etkileri ve Sorunların Çözümüne Yönelik Talepler” başlıklı bir dosya sundu. Çandır, krizin ardından yapılan çalışmaları yakından takip ettiklerini belirterek, Hükümet yetkililerine teşekkür etti. Antalya`nın kırsal nüfusuyla birlikte krizden etkilendiğine dikkat çeken Çandır, "Bu nedenle tarım sektörüne özellikle vurgu yapmak istedik. Antalya`nın örtü altı üretimdeki başarısının devam etmesi için ilave tedbirler ve yeni yaklaşımlara ihtiyaç var. Bu yöndeki olumlu tavrınız bizi umutlandırıyor" dedi. ETKİNİN MİNİMİZE EDİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ Antalya Tarım Konseyi’nin ziyaretinden büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Rusya ile yaşanan sorunu en başından itibaren büyük titizlikle takip ettiklerini kaydetti. Şimşek, “Etkinin minimize edilmesi için, kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı yaptık. Başta Ekonomi, Turizm ve Tarım Bakanlıklarımız olmak üzere tüm bakanlıklarımız bu konuyla alakalı çalışıyor” dedi. "TARIM KONSEYİNİ TEBRİK EDİYORUM" Sabırlı olmak gerektiğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı Şimşek, “İhracatçımızın da üreticimizin de yanındayız. Gereken tüm çalışmayı yapıyoruz. Sabırlı ve yapıcı bir yaklaşım içinde olmak lazım. Birtakım destekleyici adımlar atıldı. Konu henüz çok sıcak. Antalya krizin merkezi oldu. Gerekli tüm çabayı gösteriyoruz. Bu anlamda Antalya Tarım Konseyi modelini de tebrik ediyorum. Türkiye’ye örnek olacak bir çalışma içine girmişsiniz” diye konuştu. Pazar çeşitliliğine vurgu yapan Şimşek, "Hiçbir ülkeye bu kadar bağımlı olmamak lazım" dedi. Şimşek, Ekonomi Bakanlığı`nın pazar çeşitlenmesi konusunda çalışmalar yaptığını da belirtti. Şimşek, Tarım Konseyi`nin sunduğu raporu incelerken, "Rusya krizinin etkilerinin azaltılması noktasında yoğun çalışma yaptık ama dosyanızda değerli öneriler var. Bunları da dikkate alacağız" dedi. TOBB VE ZMO`YA ZİYARET Tarım Konseyi İcra Kurulu ve Antalya milletvekilleri daha sonra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu`nu ziyaret etti. Hisarcıklıoğlu, Rusya ile yaşanan krizin tarıma etkisini bildiklerini belirterek, "Özellikle Antalya tarımının krizden etkilenmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" dedi. Hisarcıklıoğlu, Tarım Konseyi`nin Türkiye`ye örnek teşkil edecek bir yapı olduğunu belirterek, çalışmalarında başarılar diledi. Tarım Konseyi İcra Kurulu, Antalya Milletvekilleri ile birlikte Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör`ü de ziyaret ederek, Türkiye ve Antalya tarımıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Konsey üyeleri, Güngör ile Rusya krizinin Antalya`ya tarımına etkilerini paylaştı.  

Detaylar...

TARIM KONSEYİ,TARIM BAKANI ÇELİK’E RUSYA DOSYASI SUNDU
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Uçak düşürme krizinin Rus ve Türk çiftçisine yansıtılması kabul edilebilir bir durum değildir” dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Antalya’da Tarım Konseyi ile bir araya geldi. Antalya Valisi Muammer Türker, Tarım Konseyi Başkanı Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Konsey İcra Kurulu Üyeleri ATSO Başkanı Davut Çetin, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, Süs Bitkileri İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Lütfi Göbüş, Antalya Milletvekilleri Çetin Osman Budak, Hüseyin Samani, Mehmet Günal, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı’nın katıldığı toplantıda bakanlık bürokratları da hazır bulundu. Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Rusya’da yaşanan sorun nedeniyle tarım sektörünün sorunlarını dinlemek üzere Tarım Konseyi ile bir araya gelen Bakan Çelik’e teşekkür etti. Tarım Konseyi’nin Rusya sorununa çözüm önerilerini ‘acil önlemler’ ve ‘iyileştirici önlemler’ başlığıyla rapor haline getirdiğini bildiren Çandır, raporu Bakan Çelik’e sunacaklarını belirtti. Çandır, Çelik’e Bakanlık ve EXPO Yönetim Kurulu başkanlığı görevlerinde başarılar diledi. TARIM KONSEYİ ÖRNEK TEŞKİL EDECEK Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Antalya Tarım Konseyi ile birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çelik, “EXPO 2016 toplantısı için Antalya’ya geldim. Tarım Bakanı olarak Antalya’dan, örnek teşkil edecek Tarım Konseyi ile bir araya gelmeden ayrılmak istemedim” dedi. Antalya denildiğinde “turizmin başkenti, tarımın öncü şehri” akla geldiğini söyleyen Bakan Çelik, “Tarımsal üretimimize Antalyamız’ın çok önemli katkıları var. Türkiye’de 176 çeşit bitkisel ürün üretiyoruz ve bitkisel üretimimizde 2014 yılına göre 2015 yılında yüzde 7’lik artış var. Bitkisel ürün üretimimiz 106 milyon tondan 114 milyon tona ulaştı, bunun 6.5 milyon tonu Antalyamız’da üretiliyor” dedi. Çelik, örtü altı üretimini yarısının Antalya’da gerçekleştiğini belirtti. ANTALYA’YA TARIMSAL DESTEKLER Antalya’ya verilen tarımsal desteklerle ilgili bilgi veren Çelik, “Antalya’ya 2015 yılında 93 milyon TL tarımsal destek sağladık. Kırsal kalkınma çerçevesinde 2007- 2015 yılında 27 milyon 600 bin TL hibe desteğini de şehrimize sağladık” dedi. Hükümet programında tarımsal desteklerle ilgili yeni düzenlemeler olduğunu söyleyen Çelik, “5 dekardan küçük alanlarda meyve sebze süs bitkilerine dekar başına 100 TL desteğin sağlanması yürürlüğe girdi. Seracılığa sıfır faizli modernizasyon kredisi, gübre ve yemde KDV’nin kaldırılmasıyla ilgili düzenleme ve genç çiftçilere 30 bin TL’lik hibenin verilmesiyle ilgili çalışmalarımızı kısa süre içerisinde tamamlayacağız” dedi. KRİZİN ÇİFTÇİYE YANSIMASI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL Uçak krizinin ardından Rusya ile ticari alanda sorunlar yaşandığına dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti: “Uçak düşürme krizinin Rus ve Türk çiftçisine yansıtılması kabul edilebilir bir durum değildir. Krizin, toplumun, helal rızık dediğimiz alın teriyle geçinen bu kesimin ürünlerine yönelik ambargoya dönüşmesi kabul edilebilir bir durum değil. Bundan sadece bizim üreticimiz değil Rus üreticisi de ciddi zarar görmektedir. Rusya bizim dost ülkemiz. Rusya ciddi bir ticari partnerimiz. 31 milyar dolarlık ticaret hacmimizi var. 6 milyar dolar ihracatımız 25 milyar dolar ithalat gerçekleştirdiğimiz bir ülke. Rusya’nın, tarımsal ihracatta üçüncü sırada, ithalatta birinci sırada yer aldığını dikkate aldığımızda, yapılan bu uygulamaların öncelikle Rus çiftçisine darbe vurduğunu görmek mümkün. Burada aklı selimin hakim olmasını, galebe çalmasını, sağduyulu davranılması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.” 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek kararlar dikkate alındığında 15 Ocak’a kadar olumlu bir beklentinin söz konusu olmadığını bildiren Çelik, “15 Ocak’tan sonra işlerin en azından tarım alanında, çiftçilerimiz alanında normale dönmesini umut ediyoruz” dedi. KENDİ ÇİFTÇİLERİNİ MAĞDUR EDİYORLAR Rusya’nın ambargo koyduğu 17 ürünü başka pazarlardan temin etmesin mümkün olmadığını söyleyen Bakan Çelik, “Bizim buğday ve yağlı tohumlarla ilgili yaptığımız ithalatı farklı alternatiflerden temin etme, hatta üretme hakkımız var. Dolayısıyla bu yönüyle de bir sonuç almaları söz konusu değil. Kendi çiftçilerini mağdur ediyorlar” dedi. TİCARET MÜŞAVİRLERİ PAZAR ARAYACAK Türkiye’nin bu krizden alması gereken dersler ve önlemler olduğunu kaydeden Bakan Çelik, “Mutlaka pazar çeşitlenmesine gitmemiz gerekiyor” dedi. Ekonomi Bakanlığı’nın ocak ayında ticaret müşavirlerini Ankara’da toplayacağını bildiren Bakan Çelik, “Ticaret müşavirlerinin adeta tüccar anlayışıyla dünyada ürünlerimizin pazar bulması konusunda yol gösterici, ön açıcı olmalarıyla ilgili toplantı yapılacak” dedi. ZARARIN FATURASI 10-30 Kasım arasında Türkiye’den yola çıkmış Rusya limanlarına varmış ürünlerle ilgili değerlendirmeler yaptıklarını bildiren Çelik, “1 Ocak sonrası muhtemel olumsuz gelişmeler karşısında üretici ve ihracatçıların darboğaza girmemeleriyle ilgili yaptığımız değerlendirmeler oldu. İhracatçıların kredi düzeyinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili değerlendirmelerimiz oldu. En önemlisi de pazar çeşitlenmesiyle ilgili değerlendirmelerimiz oldu. Ne üreticinin, ne ihracatçımızın mağduriyet yaşamaması konusunda ilk günden itibaren önlemler aldık, almaya da devam edeceğiz” diye konuştu. Çelik, bir soru üzerine krizin etkisiyle ilgili çok ciddi bir rakam olmadığını söylerken, “65 milyon dolar civarında bir zarar söz konusu” dedi. Tarım Bakanı Faruk Çelik, G 20’yi başarıyla tamamlayan Antalya’yı kutlarken, 23 Nisan’da başlayacak EXPO 2016’nın da Antalya’nın bütün dinamiklerinin katkısıyla başarılı geçeceğine inandığını söyledi.  

Detaylar...

TARIM KONSEYİ RUSYA İÇİN TOPLANDI
  Antalya Ticaret Borsası`nın başkanlığını yürüttüğü Tarım Konseyi, Rusya krizini değerlendirmek üzere toplandı. Antalya Valisi Muammer Türker, Antalya Milletvekilleri Gökçen Özdoğan Enç, Devrim Kök, Mehmet Günal, Deniz Baykal, Niyazi Nefi Kara, Mustafa Köse, Mustafa Akaydın, Hüseyin Samani, Çetin Osman Budak`ın katıldığı toplantıya, Konsey yönetiminde olan ATSO Başkanı Davut Çetin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Ziraat Mühendisleri Odası ikinci başkanı Dursun Büyüktaş, icra kurulu, danışma kurulu ve Konsey üyeleri katıldı. BİRLİKTELİK VURGUSU Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Konseyin Rusya sorununun etkilerinin kısa, orta ve uzun vadede çözümü için hazırladıkları tarım raporunu değerlendirmek üzere toplandığını bildirdi. Geniş katılımla gerçekleşen toplantıya katılanlara teşekkür eden Çandır, "Bugün bir ilk gerçekleştiriyoruz, tüm siyasi partilerin milletvekilleri parti ayrımı gözetmeksiniz bir sorunu değerlendirmek için el ele kol kola burada. Antalya için hepimiz bir araya gelmiş bulunuyoruz. Antalya için özlenen ve beklenen bir tablo. Umuyoruz ileriye dönük iyi bir başlangıç olur. Sadece tarımla ilgili değil kentimizin ekonomik sorunlarıyla ilgili bir araya gelmeleri daha da ileriye götürürüz" diye konuştu. Antalya milletvekilleri aracılığıyla hazırlanan raporu Başbakana ve ilgili bakanlıklara iletme hedefinde olduklarını kaydeden Çandır, "Antalya`nın temel taşı olan sektörlerden tarımın, tarım çatısın altındaki üreticinin, ihracatçının, tüccarın kırılmakta olan direncinin güçlendirilmesi ve geleceğe yönelik gelişimi için çaba sarf edeceğimizi umuyorum" dedi. Antalya Valisi Muammer Türker, birliktelik görüntüsünden duyduğum memnuniyeti ifade ederken, "Aynı gemide olduğumuzun bilinciyle, sorunun çözümüne yönelik odaklanmamız son derece memnuniyet verici" dedi. Toplantıda, milletvekilleri partileri adına söz aldı. CHP Antalya Milletvekili, Deniz Baykal, birlikte hareket ederek krizin olumsuz etkilerinin aşılabileceğini söylerken, "Bunu gerçekleştiren Tarım Konseyi`ne teşekkür ediyorum. Bu talihsizlikten olumlu sonuç çıkarmamız, tarımsal üretime ciddi şekilde eğilmemiz lazım" dedi. MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, "Tarım Konseyi`nin davetiyle Rusya krizinin etkilerini aşmak üzere bir araya geldik umarız bundan sonra da bir arada olacağız" dedi. AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani, "İktidar ve muhalefetin burada olması çok güzel ve özlenen tablo. Buna vesile olan Tarım Konseyi`ne teşekkür ediyoruz. Bir sorunun etrafında kenetlenip çözüm aramak umut verici" dedi. Toplantıda yapılan değerlendirmelerin ardından siyasi partilerden birer milletvekili, hazırlanan raporun Meclis ve Hükümet gündemine taşınması için görevlendirildi.

Detaylar...

MHP HEYETİNDEN BORSA`YA RUSYA KRİZİ ZİYARETİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu ile Emin Haluk Ayhan başkanlığındaki MHP Heyeti, Rusya ile yaşanan krizin ardından tarım, turizm ve ticaret alanındı Antalya`da yaşanan sorunları yerinde tespit etmek amacıyla Antalya Ticaret Borsası`nı ziyaret etti. MHP heyeti, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan tarafından bilgilendirildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli`nin görevlendirmesiyle Rusya krizinin Antalya ekonomisine etkisini yerinde tespit etmek için geldiklerini kaydederken, "Rusya krizinden Türkiye`nin bir çok sektörü maddi ve manevi olarak olumsuz etkilendi ama Antalya bu krizden en fazla etkilenen şehrimiz. Krizin bölgeyi nasıl etkilediğine dair MHP AR-GE merkezinde bir rapor hazırlanıyor ancak bu çalışmayı sahayı görerek desteklemek istedik. Krizden etkilenen Antalya`nın sıkıntılarını yerinde görüp rapor haline getirmek için sizlerle bir aradayız" dedi. RAPOR MECLİS`E SUNULACAK MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan da siyasi ve diplomatik gelişmelerin mutlaka ekonomik ve sosyal olarak topluma yansıdığını belirterek, "Rusya ile meydana gelen olayda bir takım ekonomik problemlerin olması kaçınılmaz" dedi. Rusya ile ilişkilerde ekonomik olarak en çok etkilenen ilin Antalya olduğuna dikkat çeken Ayhan, "Olayın sıcaklığıyla hasar tespiti ve ekonomik kaybın ne olacağına ilişkin değerlendirmelerin yanlış olabileceği düşüncesiyle üzerinden biraz zaman geçmesini bekledik. MYK kararı ve Genel Başkanımızın talimatıyla ekonomik kayıpların incelenmesi için buraya geldik. İnşallah Antalya`dan hazırlayacağımız iyi bir raporla konuyu Meclis gündemine taşıyacağız" dedi. ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR, SORUN ACİLEN ÇÖZÜLMELİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, MHP heyetinin Rusya krizinin etkilerini yerinde değerlendirmek için Antalya`ya gelmesinin memnuniyet verici olduğunu belirterek, "Rusya ilgi yaşanan uçak sorunundan en çok yara alan il Antalya. Antalya tarım, turizm ve bunlara bağlı diğer sektörler itibariyle iliklerine kadar bu sorunu yaşayan bir kent" dedi. Antalya ekonomisinin yüzde 80`i tarım ve turizme dayalı olduğunu vurgulayan Çandır, "Özellikle tarımdan elde edilen para bu kentin kılcal damarlarına kadar ulaşmaktadır" dedi. Rusya pazarının Antalya için önemine dikkat çeken Çandır, "Antalya`nın ihracatında son 13 yılda 6 kat artışı görülürken, Rusya`ya yaptığımız ihracatta 20 katlık artış söz konusu. Krizin ardından (uçak Antalya`ya düştü) yorumları yapılıyor" diye konuştu. Türkiye`nin çıkarlarının her şeyin üzerinde olduğunu kaydeden Çandır, "Ülke çıkarı söz konusu olduğunda maddi kayıp çok dikkate alınmayacak düzeyde. Ancak Antalya Türkiye`nin imajı. Yılda 12 milyon turisti ağırlıyoruz. Antalya imajı Türkiye`nin gelişimine de katkı sağlıyor. Antalya`ya ekonomik anlamda durgunluk gelirse Türkiye de durulur. O nedenle Antalya`nın bu sorununa acil olarak bir çözüm getirilmesini ümit ediyoruz" diye konuştu. Tarım Konseyi olarak Rusya kriziyle ilgili rapor hazırladıklarını bildiren Ali Çandır, bunu Antalya milletvekillerine sunacaklarını kaydetti.  

Detaylar...

ATB`YE KALİTE DENETİMİ
Antalya`nın en köklü kurumlarından olan Antalya Ticaret Borsası, üyelerine daha kaliteli hizmet vermek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası`nda oluşturulan ISO 9001 2008 Kalite Yönetim Sistemi, Türk Standartları Enstitüsü Antalya Bölge Müdürlüğü Baş Tetkik Görevlisi Ahmet Eryurt tarafından denetlendi. ATB`nin üyelerine yönelik hizmetleriyle ilgili bilgi alan Eryurt, sistemin işleyişi, hizmet sunumu, insan kaynakları ve evraklarla ilgili yeterlilikleri değerlendirdi. Eryut, ATB`nin standarda uygun hizmet verdiği yönünde görüş bildirdi. Antalya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, TSE Denetçisi Ahmet Eryurt`a teşekkür ederken, "Borsa personeli olarak yönetim kurulumuzun güçlü desteğiyle hizmet kalitemizi daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz" dedi.  

Detaylar...

BORSA YÖNETİMİNDEN JANDARMA KOMUTANI`NA ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri Hüseyin Simav, Halil Bülbül, Süleyman Ersan ile birlikte İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül`e nezaket ziyaretinde bulundu. Turizm ve tarım kenti Antalya`da güvenliğin önemine dikkat çeken Ali Çandır, Antalya`nın her yerinde özveri ile çalışan jandarma personelini kutladı. Antalya`nın G20 ve B20 Zirvelerini güvenlik sorunu yaşamadan başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, çalışmaları nedeniyle Jandarma Komutanı Yurdagül`e teşekkür etti. İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül de ziyareti nedeniyle Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. Dünyanın gözünün Antalya`da olduğunu belirten Yurdagül, kentin güvenliğinin önemine vurgu yaptı.  

Detaylar...

EMNİYET MÜDÜRÜ CEMİL TONBUL`DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası na nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan ın konuk ettiği Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası nın kentin gelişimi için yaptığı çalışmaları yakından takip ettiğini söyledi. Tonbul, Çandır ve ekibine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Ali Çandır da tarım ve turizm kenti Antalya da güvenliğin önemine dikkat çekti. G20, B20 gibi uluslararası organizasyonların kazasız belasız tamamlanmasında emeği geçen güvenlik güçlerine teşekkür eden Çandır, bu tür organizasyonların kentin tanıtımına sağladığı katkıya vurgu yaptı. Emniyet Müdürü Tonbul un kent için yaptığı çalışmalardan da övgüyle bahseden Çandır, Tonbul a ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BORSA`DAN CEMİYET`E ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan ile birlikte Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) yeni yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. AGC Başkanı Mevlüt Yeni ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette konuşan Çandır, Antalya’da görev yapan medya mensuplarının özellikle kent tanıtımı açısından çok önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Çandır, yürüttükleri tüm çalışmalarda Antalya yerel basınının desteğini aldıklarını söyledi. AGC’nin kamu yararına gerçekleştirdiği faaliyetlere dikkat çeken Çandır, “Antalyalı medya mensupları kentimizin başarısı konusunda sürekli yeni projeler üretiyor. Bu projelerin mimarı olarak da her zaman karşımızda AGC’yi buluyoruz. Bu başarı sadece medya sektörünü değil, bu sektörün dışında bulunan tüm kurumları sevindiriyor” diye konuştu. İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ AGC Başkanı Mevlüt Yeni, ziyareti nedeniyle Çandır’a teşekkür ederek, “Cemiyetimizin çalışmalarını takip eden ve yeri geldiğinde desteklerini esirgemeyen ATB Başkanı Çandır ve yönetimine teşekkür ediyoruz. Biz kent adına çalışan, emek veren kişi ve kurumlarla her zaman işbirliğine hazırız. Bu tavrımız bundan sonraki süreçlerde de devam edecek. Biz proje geliştiren ve uygulayan bir cemiyet olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası`nın Yöresel Ürünler Fuarı ve Zeytinpark Projeleri`nin kentin tanıtım ve ekonomisine katkısına dikkat çeken Yeni, ATB yönetimine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti.

Detaylar...

KENT BULUŞMALARININ KONUĞU VALİ TÜRKER
Antalya Ticaret Borsası`nın düzenlediği Kent Buluşmaları`nın bu ayki konuğu Antalya Valisi Muammer Türker oldu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan, Hüseyin Simav`ın yanı sıra ATB meclis ve komite üyelerinin katıldığı toplantıda Vali Türker, Antalya gündemine ilişkin konuları değerlendirdi, sorulara yanıt verdi. Başkanı Ali Çandır, Kent Buluşmaları`na katılan Vali Türker`e teşekkür ederken, "Göreve başladığı günden itibaren ne zaman arasak sorun iletsek elinden gelen destek ve çabayı gösteren Sayın Valimize çok teşekkür ediyorum. Öte yandan Antalya`nın tanıtımına katkı sunan G20 ve B20 Zirvelerinin kazasız belasız, sorunsuz şekilde tamamlanmasındaki katkısı nedeniyle de kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Tarım toprakları, çevre ve şehirle ilgili konularda hassasiyetleri olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Sayın Valim de bu konuda hassas. Biz Allah`ın bize teslim ettiği bu doğa harikası kentte, bu verilenlere daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yeni değerler yaratmadan elimizde olan bu değerlerin kıymetini bilmeli, onları daha fazla sahiplenmeliyiz" diye konuştu. MİLLİ DEĞERLER HER ŞEYİN ÜZERİNDE Rusya ile yaşanan krize dikkat çeken Ali Çandır, "Dün yılbaşından sonrası için bir yasak getirildi. Şuan da bekleyen TIR`larımızın, gemilerin alındığı haberlerini sevinerek alıyoruz. Umuyoruz ki diplomasi yoğun bir şekilde çalışır ve iki ülke arasındaki bu sorunun çözümü bir an önce gerçekleşir" dedi. Tarım ve turizmin kenti olan Antalya`nın krizden en çok etkilenen kent olduğunu belirten Ali Çandır, "Sevindiğimiz bir başka konuda bu yaşanan olaylarla ilgili, özellikle yaş meye-sebze ve çiçek ihracatı yapan arkadaşlarımızın sorunlarıyla ilgili Tarım, Ekonomi ve Dışişleri Bakanlığı birlikte çok proaktif bir çalışma yürütüyor. Şu an kimin nasıl etkileneceği ile ilgili hesaplamalar yapılıyor. Dün Başbakanımızın da ifadesiyle bu mağduriyetlerin giderilmesi için yoğun bir çalışma var. İnşallah biran önce bu olumsuzluk giderilir. Gerek Antalya`da yaşayan, gerek Türk olup Rusya yaşayanların da bu stresleri biter" diye konuştu. İş dünyasının milli değerleri her şeyin üzerinde tuttuğunu kaydeden Ali Çandır, "Bu durum için herkes şokta ve bu şokun atlatılması için bazı destekler geliyor. Ürün çeşitlendirmesi ve alternatif pazarlar için çalışıyoruz. Daha fazla çalışmamız gerektiğini de görmüş oluyoruz. Biraz pahalı bir tecrübe oldu. dedi. KONTONKTÜRDEN ÇOK ETKİLENEN KENTİZ Antalya Valisi Muammer Türker, davet nedeniyle Borsa yönetimine teşekkür etti. Antalya`nın özellikle tarım ve turizme dayalı bir ekonomiye sahip olduğunu belirten Türker, "Coğrafya olarak da her ikisinden de çok etkilenen bir yapıdayız. İki sektör de siyasi konjonktürden çok etkileniyor. Belki bunlar nasıl fırsata çevrilebilir noktasında kafa yormak lazım" diye konuştu. YUMURTALARI TEK SEPETE KOYMAYACAĞIZ Rusya krizini değerlendiren Vali Türker, Antalya için turizm ve tarım sektörleri bakımından ileriye dönük neler yapabilirin gündeme alınması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Yeni arayışları tekrar gündeme getirmemiz gerekiyor. Bunu fırsata nasıl dönüştürebiliriz, nasıl olumlu bir tabloya dönüştürebilirizi düşünmemiz lazım. Hem tarım hem turizm bu olaylardan çabuk etkilenen iki alan. Fakat şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor, demek ki yumurtaların hepsini tek sepete koymayacağız. Bunu en azından bilip bundan sonra ürün çeşitlendirmelerine üretim tarzı ve pazar çeşitlendirmelerine gitmemiz lazım. Turizmde ve tarımda Rusya yılların birikimiyle çok ciddi bir noktaya geldi. Ama alternatiflerinizi ve B planlarınızı oluşturmanız gerekiyor. Burada almamız gereken derslerden biri bu. Alternatif turizm pazarları, herşey dahil sistemi yeniden tartışmaya açma, farklı turizm türleri ve kaynaklardan beslenmemiz lazım. Yine TIR`larımız, ürünler gümrüklerde bekliyor ve çürüme riski var. Kısa vade, bir-iki hafta içindeki meseleler bir şekilde aşılır, herkes o meseleleri aşmanın yolunu bulur, ticarette kar da zarar da edilir. Böyle krizler olduğunda zarar etme ihtimali de var. Yada iç piyasaya sürer, fiyat kırar bir şekilde elden çıkarısınız o ürünü. Kısa vadeli sorunları aşmak mümkün ama uzun vadede bizim yeniden düşünmemiz gereken bir alan olduğunun farkında olmamız lazım. Birçok şey konuşulabilir ve sihirli formüller yok. Herkesin dünyada iyi-kötü bildiği bir takım yöntemler var. Bir tarafımız Ortadoğu, bir tarafımız Sovyetler, diğer taraf Balkanlar ve Avrupa ve farklı siyasi ortamların etkisi altında kalan bir geçiş noktasındayız. Yüzyıllardır böyle ve kendi hayatımızı da buna göre dizayn etmemiz gerekiyor. " Hükümetin sorunun çözümü için hemen arayışa giriştiğini belirten Türker, "Ekonomi, Maliye Bakanlıkları bu krizi en az hasarla atlatmanın gayreti içinde bir takım teşvikler üzerinde çalışılıyor. Gümrük Bakanlığından, Dışişleri Bakanlığına bütün kurumlar bu mesele üzerinde çalışıyor" dedi. G20 Zirvesi`ni değerlendiren Türker, "G20`nin uykularımızı kaçırdığını söyleyebilirim. Ama çok şükür alnımızın akıyla tamamladık. Hayat devam ederken G20’nin yapılması ve insanların bundan etkilenmemesi çok önemli. Ufak tefek trafik aksaklıkları olmadı değil, oldu. Ama hayatın doğasında vardır" diye konuştu. Vali Muammer Türker, Suriyeli mülteciler konusuna da değinirken, Antalya`da diğer illerde olduğu gibi fazla mülteci bulunmadığını ancak mültecilerin sorunlarının çözümü için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. YÖRESEL ÜRÜN PAZARINA ÖNLEM Vali Türker, yöresel ürünler sergisi adı altında kentin çeşitli bölgelerinde düzenlenen pazarlarda yöresel ürün satılmadığı, halkın bu konuda yoğun şikayette bulunduğunu, Valiliğin bu konuda önlem alıp almayacağını soran bir gazeteciye, "Bu doğrudan Valiliğin inisiyatifinde değil, belediyelerin inisiyatifinde olması gereken bir konu. Ama (Bu iş belediyenin işidir, biz girmeyiz) diye düşünmüyoruz. Ama başkasının sorumluluk alanında olunca haberimizi bile olmuyor. Siz söyleyince haberimiz oldu" dedi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da yöresel ürünler adı altında yapılan organizasyonlardan çok rahatsız olduklarını belirterek, "Bu konuda ilk organizasyonu YÖREX adı altında biz yaptık. Belediyelerimizin de bir aktivite olsun diye, iyi niyetle başladığı bu işler pazar yerlerine kadar sirayet etmeye başladı. Bir taraftan 1-2 ayda bir Cam Piramit`te yapılıyor, diğer yandan Uncalı, Güzeloba`da pazar yerinde yapılıyor. Buralarda tamamen yöresel ürünler satıldığı kanaatinde değiliz. Sosyal medyadan özellikle vatandaşlarımız, YÖREX`le bağlantı kurarak bize buraları şikayet ediyor, kimisi zehirlenmiş, kimisinin peyniri küflü çıkmış... Bunun düzenlemeye ihtiyacı var. Antalya turist alan bir yer. Turistin öyle bir mekanda bize ait ürünü deforme olmuş gibi görmesi de olumsuz imaj yaratır diye düşünüyorum. Yerli esnaf da bu işten zarar görüyor. Dışarıdan gelen, panayır mantığındaki adamlar satış yapıp geçiyor. O muhitteki bakkal, market bir süre alışverişten umudunu kesiyor" diye konuştu.  

Detaylar...

ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Kasım ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB`nin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis`te Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya ile başlayan gerginliğin iki ülkenin köklü ilişkilerine zarar vermeden kısa sürede son bulmasını dileyen Çandır, Antalya`nın tarım ve turizm alanında bu konudan etkilenebileceğini söyledi. "Krizin iyi yönetilmesi gerekiyor" diyen Çandır, devletler arasındaki ilişkilerin iş dünyasına, halkla yansımaması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Bu dönemin çok iyi kontrol edilmesi gerekiyor. İnsanlar da bunlarla ilgili değerlendirmelerinde akılcı sağlıklı, yaklaşımlar sergilemeli" dedi. BİRİKMİŞ SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR 64. hükümete başarılar dileyen Ali Çandır, Dışişleri Bakanlığı`na yeniden atanan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu`na kutlayarak başarılar diledi. Küresel alanda olduğu gibi Türkiye`nin de yıllardır biriken sorunlarının çözüm beklediğini kaydeden Çandır, "Bu sarmaldan çıkmamız için milletimiz yeni hükümet ve meclise önemli bir fırsat vermiştir. Umuyoruz ki bu fırsat, iyi değerlendirilerek birikmiş sorunlarımıza kalıcı çözümler getiren bir iradeye dönüşür" dedi. Türkiye`nin enerjisini başta ekonomi olmak üzere, hukuk ve eğitim gibi alandaki birikmiş sorunlarına harcaması gerektiğini vurgulayan Çandır, "Çünkü gelecek on yıldaki gelişmeler, bize bu ve benzeri alanlardaki iyileştirmelerimiz için geçmişteki kadar yardımcı olmayacaktır. Yeni yürütme ve yasama döneminde birçok alanda beklentilerimiz ve taleplerimiz olmasına rağmen Borsa olarak önceliğimiz ekonomi, bu kapsamdaki tarımsal üretim ve ticarettir" dedi. TEŞVİK VE DESTEKLER YENİDEN ELE ALINMALI Tarım sektörünün küresel rekabete korumasız ve çok hızlı bir biçimde açılmasının olumsuz etkilerine dikkat çeken Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Bu olumsuz etkiyi azaltmanın bir aracı olarak gerçekleştirilen tarımsal destek ve teşvikler de son 13 yılda, 80 milyar TL gibi ciddi bir boyuta gelmiştir. Bu destek ve teşvikler, tarım topraklarında ve tarımda çalışan sayısındaki kayıplara ne yazık ki engel olamamaktır. Yani tarımdaki destek ve teşvikler hedeflerine ulaşamamış, attığımız taş hedefe ulaşmamış, kurbağayı ürkütmemiştir. O halde tarımda ilk olarak destek ve teşvik mekanizmalarını yeniden ele almak olmalıdır. Bildiğiniz gibi destek var etmeye ya da yok etmemeye yönelikken, teşvik ise mukayeseli üstünlükle var olanın çok daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamaya yönelik bir mekanizmadır. Geçmişten günümüze başaramadığımız temel konu bu ayrımın doğru yapılmamış olmasındandır. İşlevsel olarak destek ve teşviki doğru kullanmanın referansı ise ürün odaklı olmaktan geçer. Ürüne odaklanmış bir işlevsel destek ve teşvik sisteminin kaynağı ise tüm gelişmiş dünyada, toplu tarımsal üretim planlamasıdır. Önümüzdeki dönemde tarımsal destek ve teşvik konularında bu boyutlara yoğunlaşmanın gerekli olduğunu düşünmekteyiz." TARIMDA SOSYAL GÜVENLİK Tarımda istihdam ve sosyal güvenlik uygulamalarının farklı kurgulanması gerektiğini kaydeden Çandır, "Sektöre uygun bir sosyal güvenlik mevzuatı, tarımın gelişimine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı, yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik’ten tarımdaki sosyal güvenlik sorunlarına merhem olacak politikalar beklentisi içerisindeyiz" dedi. ASGARİ ÜCRET ARTIŞI İLK KOBİLERİ VURACAK Asgari ücret ve vergi artışını da değerlendiren ATB Başkanı Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Yapılan bir araştırmaya göre, 1300 TL’lik asgari ücret, ilk etki itibariyle işverene yaklaşık 18 milyar liralık bir ek yük getirmektedir. Kıdem tazminatı ve asgari ücret dışındaki etki de cabası... Bu rakam, ülkemizdeki 1 milyon işletmenin en büyük 1000`i dışındaki 999.000 işletmenin yıllık toplam karına eşittir. Bu da göstermektedir ki asgari ücret artışının ilk etkisi doğrudan KOBİ’lere olacaktır ve KOBİ’ler tasfiye riski ile karşı karşıya kalacaktır. Önerimiz, bu ek yükün kamu tarafından karşılanması yönündedir." DAMGA VERGİSİ ELEŞTİRİSİ Piyasalarda KDV oranlarında artış olacağına ilişkin tedirginlik olduğunu belirten Ali Çandır, "Böyle bir artış özellikle tarım ürünlerinde üretici ve ticaret erbabını önemli ölçüde zorlayacak, nihai olarak tüketiciyi de aynı derecede sıkıntıya sokacaktır. Zaten son derece pahalı olarak tükettiğimiz ürünler, zorlayıcı bir etkiyle daha da pahalılaşacak, tüketimi azalacak, üretici ise bu durumdan dalgalar halinde olumsuz etkilenecektir. Bunun önüne geçmeli ve hatta tarım ürünlerinde et başta olmak üzere KDV indirimlerini gündeme alarak ekonomiyi canlandırmalıyız. Vergi oranlarında artış yapmak yerine, arsa rantı ile ilgili düzenlemeler yapılarak kaynak yaratılmalıdır. Bir diğer sorun da, 1950’li yıllardan kalma ve artık günümüzdeki dijital olanaklarla açıklanması mümkün olmayan damga vergisi konusudur. Artık işlevsel bir temeli olmayan ve yarattığı faydadan çok ekonomik engel oluşturan bu verginin ortadan kaldırılması zorunlu bir hale gelmiştir" diye konuştu. Kasım ayında gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi`nin Antalya için iyi bir tanıtım aracı olduğunu kaydeden Çandır, "Kentimizin bu tanıtım ve reklam potansiyelini kalıcı bir hale dönüşmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Kent ekonomisi ve geleceğimiz için Antalya’dan kazandığını Antalya’ya yatıran bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Çandır, G20 Zirvesi`nin gündemindeki, yoksulluk, gelir adaletsizliği, güvenlik, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık konularında harekete geçilmesini beklediklerini söyledi. DOĞA MI PARA MI? Konuşmasında iklimsel değişiklikler konusuna da değinen Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Subtropik iklimden tropik iklime geçmemize sadece 1.5 derece kaldı. Korkarım ki tropik iklime geçme riskiyle karşı karşıyayız. Yani iklim değişimlerine karşı sınırda bulunmaktayız. Örneğin, Antalya’mız yakın bir gelecekte tropik bir iklime sahip olabilir. Böyle bir değişim ise kentimizi bir anda çölleşme riskiyle yüz yüze getirecektir. Dolayısıyla kentimizle, bölgemizle ve ülkemizle ilgili politikalar ve kararlar üretirken, bunların sürdürebilirliği ve kapsayıcılığı asla göz ardı edilmemelidir. Bırakın çocuklarımıza yaşanılabilir bir kent ve ülke bırakmayı, bu gidişle bizlerin bile yaşlandığında dayanamayacağı bir kent ve bir ülke ile baş başa kalabiliriz. Bu duruma gelmemenin yollarını, politikalarını ve kararlarını gündemimizden asla düşürmemeli “Kainat Mı? yoksa Kâr Mı?” seçeneklerinden birini tercih etmeliyiz." SAĞDUYU ÇAĞRISI ATB Meclis üyeleri, Rusya ile Türkiye arasında yaşanan gerilimin ticarete olan etkisini değerlendirdi. ATB Meclis Üyesi Recep Özkul, ikili ilişkilerin ticareti etkilemesiyle ilgili somut bir veri olmadığını belirterek, "İşin nereye varacağını bilmiyoruz ama bir tedirginlik var. Herkes sağduyulu davranmalı" dedi. Meclis Üyesi İbrahim Yılmaz, krizin iki ülke arasındaki ticarete yansımasının olacağını belirterek, "Ama bekleyip görmek gerekiyor. tam Çiçekte sezon başındayız. Kötü bir zamana geldi ama bekleyip göreceğiz" dedi. Cüneyt Doğan, olayın çok taze olduğunu belirterek, "Ne söylesek yanlış olur" dedi. Osman Yardımcı, ilişkilerin ticarete yansımaması gerektiğini söyledi.

Detaylar...

BORSA LİSESİ`NDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi`nde düzenlenen Öğretmenler Günü kutlamasına katıldı. Okul Müdürü Kuntay Yetkin`in ev sahipliğinde düzenlenen kutlamada, öğretmenlerle bir araya gelen Çandır, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlere emekleri nedeniyle teşekkür etti. Öğretmenlere çiçek armağan eden Çandır, "Sizlerin hakkı ödenmez" dedi. Muratpaşa Belediyesi Strateji Müdürü İsa Güzel, Muratpaşa Belediyesi Spor İşleri Müdürü Özer Bedir`in de bulunduğu kutlamada, günün anısına pasta kesilirken, Çandır ve Kayan öğretmenlerle sohbet etti. Okul Müdürü Kuntay Yetkin, Antalya Ticaret Borsası`na eğitime verdikleri katkı nedeniyle teşekkür ederken, "Sizlerin desteğinizi hep yanımızda hissediyoruz" dedi.  

Detaylar...

Hisarcıklıoğlu`na Fransa`dan Nişan
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu`na, Fransa`nın en üst düzey nişanı olan Legion d`Honneur madalyası verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Cumhuriyeti`nden böyle bir nişan almaktan büyük onur duyduğunu ifade etti. Fransa İmparatoru Napolyon’un 1804 tarihinden itibaren verdiği nişanın sahibi Türkiye Fransa ilişkilerine katkılarından dolayı Hisarcıklıoğlu oldu. Türkiye’den ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk’e verilen madalyayı iş dünyasının önemli isimleri de daha önce almıştı. Hisarcıklıoğlu’na iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi dolayısıyla verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı Andre Marcon’un teklifi ile Türkiye-Fransa ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yapmış olduğu katkılardan dolayı, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın onayı ile madalyaya layık görüldü. Madalya töreninde konuşan Hisarcıklıoğlu, Fransa’da meydana gelen saldırıya değinerek terörü nefretle kınadığını söyledi. Fransa halkı ile dayanışma içerisinde olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Terörle mücadele eden halkımız. Fransa’nın endişesini anlamaktadır. Terörün seçtiği hedefler özgürlük eşitlik kardeşlik ve insanlığın onurudur. Terörün dini ve milliyeti yoktur. Bu tür acıların yaşanmamasını diliyorum” dedi. Fransa Cumhuriyetinden böyle bir nişan almaktan onur duyduğunu aktaran Başkan Hisarcıklıoğlu, “Ben bir girişimciyim sanayiciyim. Türk-Fransız ekonomik ve siyasi ilişkilerin önemine inandım. Yaklaşık 700 yıllık tarihten gelen bir dostluğumuz var. İlişkilerin en zor döneminde Türkiye’deki Fransız dostlarımızla çalıştık. Türk Fransız ilişkileri AB, Ortadoğu ve dünya barışı için önemlidir. Bu anlamlı nişanla Türk Fransız ilişkilerini güçlendirmeye yönelik sorumluluklarımız arttı” diye konuştu. Fransa’ya yeni ticaret hamlesi İki ülke arasındaki ikili ticaretin yukarı çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “15 milyar dolar karşılıklı ticaret hacmi var. Bu rakam ne Fransa ne de Türkiye’nin ekonomik gücünü gösteriyor. Ticarete yeni ivme kazandırmalıyız. Fransız şirketlerin Türkiye’deki yatırımı yüzde 10 civarında. Biz daha fazla Fransız şirketlerin yatırım yapmasını destekliyoruz. Enerji ve ulaşım başta olmak üzere yeni Fransız yatırımlarını ülkemizde görmek istiyoruz. Fransa’da da Türkiye’den daha fazla yatırım yapılmalı” şeklinde konuştu. “Gümrük Birliği ticareti büyütecek” TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği kapsamında sanayinin yanı sıra tarım ve kamu alımlarının da konuşulduğunu belirterek şunları söyledi: “Modernize edilecek Gümrük Birliği ile işlem hacmi büyüyecektir. Fransa AB’nin mimarıdır. Türkiye ve Avrupa Fransa’nın desteğine ihtiyaç duymaktadır. Geçmişte AB üyelik sürecine başlayan Fransa bu ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamalıdır. Fransa’nın AB’nin geleceği ile ilgili vizyonda Türkiye’nin de yer almasına yönelik desteğine ihtiyaç var” Fransa’dan 5 alanda yatırım çağrısı Fransa Dış Ticaret Bakanı Mattihas Fekl, her iki ülkenin mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini belirterek Gümrük Birliği’nin modernleşmesi ile birlikte ilişkilerin daha üst seviye çıkarılabileceğini kaydetti. Fransız şirketlerin Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Fekl, “Ülkenizin kalkınmasına katkıda bulunmaya 2023 vizyonuna önemli katkıda bulunmak istiyorlar. Enerji, alt yapı, demiryolu ve finans sektöründe. Türk şirketlerinin de Fransada bulunması önemledir. Dış ticaret bakanı olarak şunu söylüyoruz. İlişkileri 5 alanda geliştirebiliriz. Türk ve Fransız şirketleri bu potansiyeli değerlendirmeli. Türk-Fransız Ticaret Odası kurmak istiyorsunuz. Bunun yanı sıra iki oda arasında Fransa’nın himayesi altında güçlü ve sıkı işbirliğinin geliştirilmesini istiyorsunuz. Hem Türkiye’ye ilgi duyan Fransızların hem de Fransa’ya ilgi duyan Türklerin” değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...