Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.214.111
Şuan 77 kişi online
Bugün 427 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 70729
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB LİSESİNİN MEZUNİYET GURURU
Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesi 14. dönem mezuniyet töreni, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan, ATB Meclis Üyesi Ragıp Gök, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Törende öğrencilere seslenen ATB Başkanı Ali Çandır, mezuniyet törenlerinin kendisini en mutlu eden programlar olduğunu söyledi. Çandır, "Gençliğin gözünde gördüğüm ışık, bu gönderden Türk Bayrağı nın inmeyeceği, Atatürk ilke ve devrimleriyle Cumhuriyete sahip çıkılacağının en güzel kanıtıdır. Bu nedenle mezuniyet törenleri beni çok mutlu ediyor" diye konuştu. Öğrencileri yetiştiren aileleri ve öğretmenlerine emekleri nedeniyle teşekkür eden Çandır, "Rekabetin çok yoğun olduğu hayat koşullarında gençlerimize şans ve başarı diliyorum" dedi. ATB DEN ÖĞRENCİLERE TABLET Antalya Ticaret Borsası, okulu dereceyle bitiren öğrencilere tablet bilgisayar hediye ederken, çocukları yetiştiren aile ve öğretmenlerine çiçek verdi. Okul Müdürü Cahit Öztürk de eğitime katkılarından dolayı ATB Başkanı Ali Çandır a teşekkür plaketi sundu.Geleneksel hale gelen pilav ikramıyla başlayan törende, mezun olan öğrencilerin heyecanı gözlerinden okunuyordu. Atatürk ün Gençliği Hitabesi ve gençliğin Ata ya cevabının yer aldığı programda, "İl Göz Ağrısı Annem" adlı şiir dinletisi sunuldu. Katılımcılar, Bayrak Flama Teslim törenini ayakta alkışlayarak izledi. Yaş kütüğüne plaket çakma törenin ardından, mezunlara başarı belgesi verildi. Program kep atma töreniyle son buldu.

Detaylar...

ATB DEN AESOB A ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile birlikte göreve ikinci kez seçilen Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Abdullah Sevimçok u ziyaret etti. AESOB un Antalya için önemli bir kuruluş olduğuna dikkat çeken Çandır, Sevimçok a başarılar diledi. Kurumlar arası işbirliğinin önemini belirten Çandır, bu yıl 5 incisi yapılacak Yöresel ve Geleneksel Ürünler Fuarı nda AESOB u görmek istediklerini kaydetti. KERMESLER ESNAFA ZARAR VERİYOR AESOB Başkanı Abdullah Sevimçok, ziyareti nedeniyle Ali Çandır a teşekkür etti. Kurumlar arası işbirliğine inandığını ifade eden Sevimçok, Yöresel Ürünler Fuarı nda da yer almak istediklerini bildirdi. Antalya da ticaretin önemine dikkat çeken Abdullah Sevimçok, esnafın en önemli sorunlarından birinin sergi ve ürün tanıtım günleri adı altında yapılan organizasyonlar olduğuna dikkat çekti. Özellikle okulların kapanma dönemlerinde sayısı artan kermes türü etkinliklerin hem gıda güvenliği açısından hem ekonomik açıdan esnafa zarar verdiğini belirten Sevimçok, "Bu etkinlikler mutlaka belli kurallarla yapılmalı ve zaman sınırlaması konulmalı" dedi. Sevimçok, bu konuda yerel yönetimlere büyük görev düştüğünü kaydetti. Gıda güvenliğine uygun olmayan ürünlerin satıldığı sergi ve ürün tanıtım günleri adı altında yapılan organizasyonların esnafa büyük zarar verdiğini kaydeden Ali Çandır da bu organizasyonların belli kurallar çerçevesinde yapılması ve denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Detaylar...

ATB MAYIS AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Mayıs ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Soma daki maden faciasında yaşamını kaybeden maden işçilerine Allah tan rahmet dileyen Kayan, "Böyle bir acıyı Allah bir daha göstermesin" dedi. ATB Meclis üyeleri yaşamını yitiren madenciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Yönetimin 1 aylık çalışması hakkında meclis üyelerini bilgilendiren ATB Başkanı Ali Çandır, Hayvan Borsası ve Zeytinpark la ilgili de bilgi verdi.ÇANDIR DAN İŞ GÜVENLİĞİ UYARISISoma da yaşamını yitiren işçilere Allah tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Ali Çandır, iş güvenliğinin önemini vurguladı. Soma faciasından alınması gereken dersler bulunduğunu kaydeden Çandır, "Umuyorum ki bu dersleri alırız" dedi. "Kanun yapmakla bu iş bitmiyor" diyen Çandır, eğitim ve etkili bir kontrol mekanizmasıyla kazaların en aza indirilebileceğini söyledi. Çandır, "Maalesef zaman zaman fiyatı öncelik alıyoruz, aslında insan hayatını öncelik almalıyız. Can güvenliği söz konusu olunca masraftan kaçmamamız lazım. Herkes işyerinde evinde insan odaklı önlemlerini almalıdır" diye konuştu. TOBB un Soma için yardım kampanyası başlattığını hatırlatan Çandır, ATB nin de bu kampanyaya katılmasını istedi. Meclis üyeleri oybirliğiyle Soma için başlatılan yardım kampanyasına katılma kararı aldı.

Detaylar...

TAŞ OCAKLARINI TARIMDAN UZAKLAŞTIRMAK LAZIM
Antalya Ticaret Borsası nın düzenlediği "taş ocaklarının tarıma olan etkisi" başlıklı Sektörel Analiz Toplantısı nda yaklaşık 100 mermer ve taş ocağının bulunduğu Antalya da taş ocağı ve maden ocaklarının tarım ürünlerine, tarım topraklarına olan etkisi konuşuldu. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Beslenme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Damızlık Keçi ve Koyun Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Güneş, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü İbrahim Özçelik, Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Ögke, Gazeteci Yusuf Yavuz un yanı sıra çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. NE PAHASINA OLURSA OLSUN ANLAYIŞI YANLIŞATB Başkanı Ali Çandır, tarımsal üretim yapan üyelerin talebi üzerine taş ocaklarının tarıma etkisini gündeme aldıklarını belirterek, "Antalya Ticaret Borsası olarak bu tip faaliyetlerde ne tümden kabul edici, ne de tümden reddedici bir tavrımız var. Kuralları, şartları yerine getirildiğinde çalışmaların yapılabileceğini düşünüyoruz. Ama kamuoyuna yansıyan bölümüyle her ne pahasına olursa olsun maden, taş çıkarıp ihraç etmek bizi rahatsız ediyor" dedi. Gelişmiş ülkelerin kentlerin etrafında yeşil kuşak yapmak için çaba sarf ettiğine dikkat çeken Çandır, "Hal böyleyken, bizim bu doğal alanları tahrip etmemiz gelecek nesiller için de, Antalya nın niteliği için de olumsuz. (Antalya turizmin tarımın başkenti) diyoruz, (binlerce endemik bitki çeşitliliğimiz var) diyoruz ama diğer yandan kontrolsüz yapılan maden ve taş ocaklarıyla bunlara zarar veriyoruz. Bu toplantıda umarım pozitif sonuçlar çıkar, bu işin gerek doğaya gerek tarımsal üretime zarar vermeden yapılması için gerekli öneriler çıkar, koşullar sağlanır" diye konuştu. Mermer ihracatının ağırlıklı blok halinde yapıldığına dikkati çeken Ali Çandır, blok ihracat yapan mermer ocağı firmalarının Burdur bölgesinde tek tek Çinliler tarafından satın alınmaya başladığını, hatta Burdur da Çinrestoranları açıldığını söyledi. Çandır, "Bu işte iki kere iki dört etmiyor, bugün aldığımız artı iki yarın bize eksi bin olarak geri dönecektir" dedi.ATI ALAN ÜSKÜDAR I GEÇTİModeratör Prof. Dr. Mustafa Sarı, maden için gerekli ruhsatları alan yatırımcının işletme izni için ÇED’e ihtiyaç duyduğunu belirterek, “İşletmelerin bir çoğu 24,4 hektar alan ister. 25 hektar isterse ÇED çalışmasına tabi olacaktır. Çok özür dileyerek söylüyorum bu yasayı tamamen arkadan dolanmaktır. Burada işletmelerimiz 24 rakamından yola çıkar, işletir, daha sonraki dönemde ilavesini isterler” diye konuştu. Sarı, mevzuattaki bu boşluğu fark eden devletin izin verilen alanların tümünü dikkate almaya başladığını, ancak bundan geç kalındığını ifade ederek, “Bu zamana kadar atı alan Üsküdar ı geçti. Çevre tahribatına olan oldu” diye konuştu. ISLAH EDİLEN ALAN GÖRMEDİMTaş ocaklarının tahrip ettikleri alanlarla ilgili mevzuatta çok açık hükümler olmasına rağmen, 30 yıldır rehabilite edilen tek bir alan görmediğini bildiren Sarı, "Çoğunluğu rehabilite edilmeden bırakılmaktadır. Ayrıca, mıcır, kalker ve mermer çıkarılan alanlar ıslah edilmesi mümkün olmayan yerlerdir. Oraya dışarıdan .binlerce ton toprak getirerek rehabilitasyon sağlanabilir" dedi. ÜRETİM BÖLGESİ SEÇİLMELİProf.Dr. Sarı, taş ocaklarının faaliyetlerini durdurması halinde Antalya nın konut sektörü açısından etkilenilmeyeceğini kaydederek, "Madenler lehine konuşan olmadığını düşünmeyin. Sadece bir gün birisi evinizin kapısını söküyor olarak düşünürseniz toplumsal tepkiyi anlayabilirsiniz. Madenlerin üretimi çok önemlidir tabii ki ancak üretim bölgesinin seçimine dikkat edilmeli" değerlendirmesinde bulundu. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü İbrahim Özçelik, madencilerin ÇED almamak için bu yolu kullandığını doğruladı. Antalya’da faaliyette olan 25-30 arası taş ocağı, 50-60 kadar da mermer ocağı olduğu bilgisini paylaşan Özçelik, “Antalya’da toplam 100 civarı mermer ve taş ocağı var. Ortalama alan büyüklükleri 20-25 hektar arası. Hemen hemen yüzde 90’ı böyle. Bu yönetmeliğin maddesi olduğu için bunu kullanmak istiyorlarsa siz de ona ‘yapamazsın’ diyemiyorsunuz” şeklinde konuştu.Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü nden Ziraat Mühendisi Dilek Taşgın, taş ocaklarına zeytin üretimi açısından bakabildiklerini belirterek, "Zeytinlik çevresinin 3 kilometre yakınına taş ocağı açılmasına izin vermiyoruz. Ancak 3 kilometreden uzaksa izin veriyoruz. Yetki çerçevemiz bu kadar. Biz izinleri bu kapsamda değerlendiriyoruz" dedi.Antalya Orman Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Güneş, yasaların uygulanmasında noktasında sıkıntı olmadığını ifade ederken, "Sıkıntı çıktığı zaman taraflar müdahil olabiliyorlar. Yasaların güncellenmesi söz konusu. Arazi kullanım planlarımızda ciddi eksiklik var. Arazi kullanımlarının net şekilde ortaya konulsa süreç ilerler ve problemler bertaraf edilir" dedi.TAŞ OCAKLARINI TARIMDAN UZAKLAŞTIRMAK LAZIMAntalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Taş ocaklarından çıkan tozun meyveciliği, açık arazideki sebzeyi tartışmasız tahrip ettiğini belirterek, "Bunu defalarca dile getirmemize rağmen sonuç alamadık. Taş ocakçılığı elbette ekonomik bir faaliyet, yok sayamayız. Ancak tarımdan taş ocaklarını uzaklaştırmak lazım" dedi.Madencilik faaliyetlerinde ruhsat işlemlerinin Ankara da gerçekleştirildiğini ve yerel dinamiklerin dikkate alınmadığını söyleyen Alp, taş ocaklarıyla ilgili kararların yerel yönetimler tarafından alınması gerektiğini vurguladı.MERMERİ İŞLENMİŞ SATALIMAntalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Dinç, inşaatlarda kullanılan betonun ve yolun maddesinin kırma taş olduğunu belirterek, bunun kullanımının yaygınlığına dikkat çekti. Çıkarılan mermerin ham madde olarak satıldığını, bunun ihracat değerinin tonda 160-200 dolar düzeyinde olduğunu söyleyen Dinç, mermerin işlenmiş mamul halde satılmasının madenlerin hızlı tüketilmesinin önüne geçeceğini kaydetti. KEÇİLERİN ALANI DARALDI Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, bir köye taş ocağı ruhsatı verildikten sonra çobanların kullanım alanlarının imha edildiğini belirterek, " O taş ocakları yerleştiklerinde dağın yamacındaki sahaları imha ederek bizim otlak sahalarımızı yok ediyorlar. Birçok bölgede, tapulu arazileri çıkardıkları mermer kütlelerini yerleştirerek işgal ediyorlar. Bir keçinin ya da sürünün, bir köyün çobanlarının, hiçbir hayvancılığın o köye maden ocağının verdiği zararın onda birini vermeyeceğini düşünüyorum" diye konuştu.ARILAR DA TOZDAN ETKİLENDİArı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Ögke, taş ocaklarının, tozdan dolayı arılarda kalıcı hasarlar bıraktığını kaydetti. Doyran patlıcanın ocaklardan çıkan tozdan etkilendiğine dikkat çeken Ögke, "Saklıkent’te 5 mermer ocağı var. Saklıkent’te bin yıllık ardıçlar her gün molozla örtülüyor. Doyran’da 9 kum ocağının ruhsatını iptal ettirdik. O ocaklar durduğu için şu an Doyran patlıcanı dünyada marka, yoksa o marka da kaybolacaktı" dedi. Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Cumhur Güngöroğlu, Orman Genel Müdürlüğü’nün çıkardığı yönetmeliklerle mevzuatta çatışma olduğunu belirterek, "Taş ocakları ormanlık sahalarda üst havzalarda, havza bazında düşünülmediği için altta tarım arazilerini de meraları da etkiliyor. Kayıplar ortaya çıkıyor. Toz meyveciliği ve ormanda büyümeyi azaltıyor" dedi.ALAN PLANLAMASI YAPILMALIÇevre haberleri yapan gazeteci Yusuf Yavuz, taş ve mermer ocaklarının bölge tarımına verdiği zararın boyutlarına dikkat çekerek, sorunun çözümü için Türkiye’de bir an önce alan planlamasına geçilmesi gerektiği kaydetti.Elmalı Akçeniş Köyü nden Hüseyin Tanal, taş ocağının Aleviler için kutsal Dur Dağı nı parçaladığını belirterek, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin de taş ocakları nedeniyle olumsuz etkilendiğini söyledi.

Detaylar...

ANTALYA ÇİÇEĞE DOYDU
AB BAKANI: "ÇİÇEK FESTİVALİ ULUSLARARASI ALANA YAYILMALI"   Antalya Türkiye’nin en renkli festivaline ev sahipliği yaptı. Bu yıl EXPO 2016 Antalya ismiyle düzenlenen Çiçek Festivali’nin ikinci gününde geleneksel hale gelen kortej yapıldı. Işıklar’dan başlayan ve tramvay yolunu takip eden korteje, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Valisi Sebahattin Öztürk, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Muratpaşa Kaymakamı Cevdet Can, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, Süs Bitkileri İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak, EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Selami Gülay, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı ve eşlerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Cumhuriyet Meyda’nına kadar devam eden kortejde 1 milyon dal çiçek kullanılarak süslenen 11 araç büyük ilgi gördü. Araçlara Soma’da yaşanan maden faciasında yaşamını yitiren 301 madencinin anısına siyah kurdele ve işçi bareti konuldu. Anıtkabir’in yanı sıra, masal ve çizgi film kahramanlarının çiçeklerle dizaynının yapıldığı birbirinden renkli araçlar halkın ve turistlerin beğenisini topladı. Kortejde yer alan palyaçolar ve tahta bacaklar çocukların büyük ilgisini gördü. EXPO’nun sembol çiçeği şakayığın da tanıtıldığı kortejde, 1 milyon çiçek halka dağıtıldı.   10. YIL MARŞI EŞLİĞİNDE İKEBANA SANATI Cumhuriyet Meyda’nına gelen protokol üyeleri, öğrencilerin yaptığı “çiçek ve çocuk” resim sergisi ile botanik çizim sergisinin açılışını yaptı. Çocukların EXPO saksılarına çiçek diktiği ve EXPO taşlarını boyadığı çadırı ziyaret eden katılımcılar, burada çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Peyzaj firmalarını da ziyaret eden protokol üyeleri, ardından Japon kraliyet sanatçısı Kaoruko Sugimoto’nunu ikebana gösterisini izledi. 10. Yıl Marşı eşliğinde ikebana (Japon süsleme sanatı) gösterisini tamamlayan Sugimoto yoğun alkış aldı.   ÇAVUŞOĞLU: “FESTİVAL ULUSLARASI ALANA YAYILMALI” AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 10’uncu Çiçek Festivali’nin çok renkli geçtiğini belirterek, bunun uluslararası alana yayılması gerektiğini kaydetti. Çavuşoğlu, “Çiçek gibi güzel bir festivalde birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyorum. Bu sene çocukların işin içine dahil edilmesi festivale ayrı bir anlam katmış. Festivalin bu yıl 10’uncusunu düzenliyoruz. Valimizin, Menderes Türel’in, Ticaret Odamızın, Ticaret Bosamızın desteğiyle artık önümüzdeki yıl festivali uluslararası katılımlı, güzel bir festival haline getirelim” diye konuştu. Antalya Valisi Sebahattin Öztürk, büyük bir ekonomik değer olan çiçekçiliğin Antalya ve Türkiye için önemine dikkat çekerek, Antalya’nın çiçeği festivalle taçlandırıldığını kaydetti. Kurumların desteğiyle festivali bugüne geldiğini kaydeden Öztürk, “Bunu  şimdi daha iyi bir noktaya getirilmesi lazım” dedi.  Öztürk, Soma’daki maden faciasında yaşamını yitiren işçilere rahmet diledi.   ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, festivalin bugüne gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Budak, “Çiçek barış güzellik demek. Sevgiye barışa ihtiyacımız var. O yüzden çiçek festivali bizler için önemli” diye konuştu.   Festival Komitesi Başkanı ve Süs Bitkileri İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, büyük emeklerle festivalin bugünlere geldiğini belirterek, bunun sahip çıkılarak daha ileriye taşınması gerektiğini kaydetti. ÖDÜL PARALARI SOMA’LI MADENCİLERE Programın son bölümünde protokol üyelerinin eşlerinin ve AIPH temsilcilerinin jüri üyesi olduğu yarışmada, çiçeklerle en iyi süslenen araca ödül verildi. Yarışmada, Flash Tarım’ın Sinderella dizaynı birincilik ödülü aldı. Birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye ise 2 bin TL ödül verilen yarışmada katılan firmalara festivalin anısına plaket takdim edildi. Festivalde ödül alan firmaların temsilcileri, para ödüllerini Soma’da hayatını kaybeden madenciler için oluşturulan yardım fonuna bağışladıklarını açıkladı. Firmaların bu kararı katılımcılardan yoğun alkış aldı. Programın sonunda hazırlanan çiçek buketleri halka dağıtıldı.

Detaylar...

10. ÇİÇEK FESTİVALİ NE ÇİÇEKLİ DAVET
Antalya Valisi Sebahattin Öztürk, Çiçek Festivali gibi renkli bir etkinliğin Antalya nın ruhuna çok yakıştığını belirterek, bu yıl 10 uncusu düzenlenen Çiçek Festivali nin kentin tanıtımı için iyi bir fırsat olduğunu söyledi. EXPO 2016 Antalya Çiçek Festivali bu yıl 23-24 Mayıs tarihlerinde çeşitli etkinliklerle düzenlenecek. Çiçek Festivali tertip komitesi adına Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak, EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Selami Gülay ile birlikte Antalya Valisi Sebahattin Öztürk ü makamında ziyaret etti. Festival tertip komitesi, Vali Öztürk ü bir buket çiçekle EXPO 2016 Antalya Çiçek Festivali ne davet etti. Bu yıl 10 uncusu düzenlenen Çiçek Festivali nin Antalya nın bir markası olduğuna dikkat çeken Osman Bağdatlıoğlu, Vali Öztürk ve eşi Nihan Öztürk ü Çiçek Festivali ne davet etti. 2 gün sürecek Festival kapsamında yapılacak etkinlikler hakkında Öztürk e bilgi veren Bağdatlıoğlu, "Antalyamızın renkli yüzü Çiçek Festivali ne verdiğiniz destek nedeniyle tertip komitesi adına sizlere teşekkür ediyorum" dedi. Vali Sebahattin Öztürk, Çiçek Festivali nin Antalya nın ruhuna yakışan bir etkinlik olduğunu belirterek, tertip komitesine böyle bir organizasyon yaptıkları için teşekkür etti. Çiçek Festivali nin Antalya nın tanıtımı için iyi bir fırsat olduğunu belirten Öztürk, Festival in "çiçek ve çocuk" temalı EXPO 2016 ile bütünleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öztürk, Festivale büyük bir zevkle katılacağını söyledi. EMNİYET MÜDÜRÜ NE ZİYARETFestival Komitesi adına Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu ile Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Emniyet Müdürü Cemil Tonbul u ziyaret etti. Tonbul ve eşini Çiçek Festivali ne davet eden Bağdatlıoğlu, festival programı hakkında bilgi verdi. Cemil Tonbul, Antalya gibi turizm kentinin böyle festivallerle anılmasının önemine dikkat çekerek, Festival Tertip Komitesi ne organizasyon için teşekkür etti. JAPON SANATÇIDAN TÜREL E GELİN ÇİÇEĞİSüs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Festival için Antalya da bulunan Japon Kraliyet Sanatçısı Kaoruko Sugimoto ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel i ziyaret ederek, festivale davet etti. Japon sanatçı Türel e ikebana gösterisinde yaptığı gelin çiçeğini armağan ederken, Türk ve Japon dostluğunu pekiştirmek üzere Antalya da olduğunu söyledi. Türel de Sugimoto ya teşekkür ederken, kendisini Antalya da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Antalya nın önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Türel, festival tertip komitesine teşekkür etti.

Detaylar...

ÇOCUKLAR ÇİÇEKLE BULUŞTU
Kesme çiçek üretiminin yüzde 65 ini, ihracatın ise yüzde 85 ini gerçekleştiren Antalya, Türkiye nin en renkli festivaline ev sahipliği yapıyor. Bu yıl 10 uncusu düzenlenen EXPO 2016 Antalya Çiçek Festivali nin etkinlikleri çocuklarla başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan çocuklara ilk olarak Japonya kraliyet sanatçısı Kaoruko Sugimoto çiçek süsleme sanatı ikebana gösterisi sundu. Çocuklar, Tohumlar Fidana şarkısı eşliğinde Japon sanatçıya eşlik ederken, sanatçının gösterisi büyük beğeni topladı. Japon sanatçı Sugimoto, gösteri sonunda çocuklara kendi yaptığı yapay çiçekleri hediye etti. Çocuklar daha sonra üzerinde EXPO logosu bulunan saksılara çiçek dikimi yaptı. Palyaçoların ve EXPO gönüllülerinin eşlik ettiği çocuklara, diktikleri çiçekler hediye edildi. Çocuklar, çiçeklerle birlikte festivalin ilk gününde renkli görüntüler oluşturdu.İKİNCİ GÜN KORTEJ EXPO 2016 Antalya’nın tanıtımının da amaçlandığı festivalin ikinci gününde geleneksel kortej gerçekleştirilecek. Çiçeklerle süslenecek arabalar Cender Otel önündün tramvay yolunu takiben Cumhuriyet Meydanı’na ilerleyecek. Antalya daki kesme çiçek üreticilerinin ve ihracatçılarının süsleyeceği araçların en güzeli yarışmayla seçilecek. Araçların süslemesi ve dağıtımı için 2 milyon dal çiçek kullanılacak.

Detaylar...

BİZİ GELECEĞE TAŞIYACAK GENÇLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 19 Mayıs Atatürk ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajında, Soma’da yaşanan ve 301 canımızı kaybettiğimiz maden felaketinin üzüntüsüyle 19 Mayıs’ı andığımızı belirterek, şunları kaydetti: "19 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün bağımsızlık mücadelesini Samsun dan başlattığı, Türk milletinin kurtuluşu ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolundaki en önemli mihenk taşıdır. 19 Mayıs 1919 yılında başlatılan var olma mücadelesi Türk milletinin birlik ve beraberliği sayesinde zaferle sonuçlanmış, yeni Türkiye Cumhuriyeti kurularak demokratikleşme yolunda önemli bir adım atılmıştır. Atamız 19 Mayıs ı gençlerimize armağan ederek tam bağımsız, demokratik Türkiye modeline gençlerimizin, geleceğimizin sahip çıkmasını istemiştir. Geleceğimiz olan gençlerimiz bu ruhu her zaman canlı tutacak ve başta Atatürk ilke ve devrimleri olmak üzere toplumun tüm değerlerine sahip çıkacaktır. Atatürk ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkabilmemiz için çalışacaklar ve başaracaklardır. Devletimizin de gençlerimiz için yapmaları gerekenler vardır. İyi bir eğitimle donatılmış gençlerimizin daha barış dolu, daha demokratik, daha adil, iş kazalarından uzak çalışma ortamı içerisinde yaşamaları ve çalışmaları için alınması gereken tüm kararlar ve önlemler alınmalıdır. Zira bizleri geleceği taşıyan gençlerimizdir. Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ü ve silah arkadaşları başta olmak üzere şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor, gençlerimizin ve Türk Milleti nin 19 Mayıs Atatürk ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nı kutluyorum. "

Detaylar...

TOBB SOMA DAKİ FELAKET İÇİN YARDIM KAMPANYASI BAŞLATTI
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenen 12. Sanayi Kongresi’nde yaptığı konuşmada; Soma’da yaşanan felakete dikkat çekerek, TOBB olarak 5 milyon lira katkı ile şehit madencilerin aileleri için yardım kampanyası başlattıklarını açıkladı. Hisarcıklıoğlu tüm iş dünyasını da bu kampanyaya katılmaya çağırdı. Hisarcıklıoğlu, “TOBB olarak 81 İl ve 160 İlçedeki Odalarımız ve Borsalarımızla birlikte, şehit madencilerimizin artık bizlere emaneti olan ailelerine destek olmak istiyoruz. Bu amaçla ülke çapında bir yardım kampanyası başlatıyoruz. Bunun ilk adımı olarak 5 milyon lira katkıda bulunuyoruz. Tüm iş dünyamızı da bu kampanyaya katılmaya çağırıyorum” diye konuştu. Ne yazık ki herkesi tarifsiz acılara boğan bir olay yaşadıklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Soma’da çok sayıda işçi kardeşimizi feci bir maden kazasında şehit verdik. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerinin acısını yürekten paylaşıyor, kendilerine başsağlığı ve sabır temenni ediyorum. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Böyle zamanlar birbirimize sığınacağımız, acıları birlikte paylaşacağımız zamandır. Kavga etmeyelim. Siyaset yapmayalım. Acımızın daha da büyümemesi ve mahsur kalanların kurtulması için dua edelim. Bu dünyada içine kuruş haram karışmayan bir kazanç varsa, o da maden işçisinin kazancıdır, zira canları pahasına kazanırlar. O yüzden bir ihmal varsa, sorumlu olanlar, kamu-özel farketmez, cezalarını çekmeli, hukuken bedeli neyse ödemeli. TOBB olarak 81 İl ve 160 İlçedeki Odalarımız ve Borsalarımızla birlikte, şehit madencilerimizin artık bizlere emaneti olan ailelerine destek olmak istiyoruz. Bu amaçla ülke çapında bir yardım kampanyası başlatıyoruz. Bunun ilk adımı olarak 5 milyon lira katkıda bulunuyoruz. Tüm iş dünyamızı da bu kampanyaya katılmaya çağırıyorum. Zira bu günler milletçe dayanışma günleridir. Büyük bir millet olduğumuzu en çok böyle günlerde idrak eder ve gösteririz. Şimdi yine büyük bir seferberlik başlatarak acıları paylaşmalı ve yaraları birlikte sarmalıyız.” Yardım kampanyasına katılmak isteyenler için banka hesap numarası şöyle: Türkiye İş Bankası AŞ TOBB Şubesi 4375 - 45045 numaralı “TOBB - SOMA MADEN FACİASI YARDIM HESABI”. IBAN numarası: TR29 0006 4000 0014 3750 0450 45.

Detaylar...

ATB BUĞDAY HASADI SEKTÖREL ANALİZ TOPLANTISI
Buğday Hasadı Sektörel Analiz Toplantısı Antalya Ticaret Borsası nın düzenlediği sektörel analiz toplantılarının bu haftaki konusu buğday hasadı oldu. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Can Ertekin in moderatörlüğünde yapılan Buğday Hasadı Sektörel Analiz Toplantısı na Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü nden Hidayet Güç ve Hidayet Arıkel, Boztepe Tarım İşletme Müdürü Olcay Akın, Ziraat Mühendisleri Odası, ATSO, Tarım Kredi Kooperatifi, Batı Akdeniz Biçerdöverciler Derneği, ATB Meclis, Komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. YAĞMUR DÖNEMİ GEÇTİ BİÇERDÖVERLERE BAKALIM Prof. Dr. Can Ertekin, hasat döneminde meydana gelen ürün kayıplarının önemine dikkat çekerek,"Türkiye nin buğday ihtiyacı 20 milyon ton civarında, yüzde 1 lik bir kayıp bile bizim için önemli bir miktar. Buğdayda hasat kaybı yüzde 7 oranında azaltılırsa İstanbul’un 223 günlük ekmek ihtiyacını karşılayacak kapasitede” dedi. Türkiye genelinde buğday verimliliğinde sıkıntı olabileceğini belirten Ertekin, “Hasat dönemi yaklaştı. Yağmur yağsa da bir faydası olmayacak. Yoğunlaşmamız gereken nokta biçerdöverde kayıplar önemli. Buğday hasadının yüzde 80’i biçerdöverle yapılıyor. Eski biçerdöverlerin kullanılmasıyla yılda 2 milyar 233 bin ekmeğe tekabül edecek buğday kaybı yaşanıyor” diye konuştu. Sadece buğdayda değil, arpa, yulaf, mısır, çavdar gibi ürünlerde de sıkıntı yaşandığını belirten Ertekin, “Hububattaki yüzde 1’lik kaybın maddi değeri 200 milyon lira. Oldukça yüksek bir miktar. Bunun 670 yeni teknolojiye sahip biçerdöver alınabiliyor” dedi. Prof. Dr. Can Ertekin, Türkiye’de 15 bine yakın biçerdöver olduğunu belirterek, bunun yüzde 55’inin 10 yaş üzeri, yüzde 29’unun 20 yaş üzeri olduğunu bildirdi. Ertekin, makine parkının yenilenmesi gerektiğini kaydetti. YÜZDE 25 REKOLTE KAYBI Bu yıl buğday rekoltesinde yüzde 25 düşüş yaşanacağının tahmin edildiğini ifade eden Ertekin, kıyı kesiminde sorun bulunmadığını ancak iç kesimlerde zamanında ve istenilen seviyede yağışın olmaması nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını söyledi. Ertekin, “Geçen yıl 22 milyon ton buğday üretimi gerçekleşti, bu yılki beklenti 17-18 milyon ton civarında. Türkiye’nin ihtiyacı ise 20 milyon ton. Bu rakamlara göre çok büyük sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum” diye konuştu. TABAN FİYAT BELİRLENMEDİ ATB Başkanı Ali Çandır, Soma’daki maden faciasında yaşamlarını yitiren işçilere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Çandır, hububat sektörünün temsilcilerini bir araya getirerek hasat öncesinde yaşanan ve sonrasında yaşanabilecek sıkıntı ve beklentileri ortaya çıkarmak istediklerini belirterek, ATB sektörel analiz toplantılarının devam edeceğini söyledi. Ali Çandır, Türkiye’nin buğday üretmesi gerektiğini, üretmeme gibi bir lüksünün olmadığını vurguladı. Türkiye’de çiftçinin mazotu, gübreyi pahalı kullandığına dikkat çeken Çandır, buğdayın 55 Kuruş’a alındığı Rusya ile rekabet edebilmek için koşullarının aynı olması gerektiğini vurguladı. Buğday taban fiyatının hala belirlenemediğine dikkat çeken Çandır, “Üretici halkı doyurabilmek için risk alıyor” dedi. Buğday üretiminde sıkıntının yaşanmaması için biçerdöverlerin yenilenmesi, çiftçilerin eğitilmesi, örgütlenmenin teşvik edilmesi, arazilerin ortak kullanılması gerektiğini kaydeden Çandır, “(Bu kafayla bir şey olmaz, boş verelim) diyemeyiz. Bu topraklarda buğday üretmek zorundayız. Herkes üzerine düşeni yapmalıyız” diye konuştu. ÜRÜN PARA ETMİYOR ATB Hububat Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Karasu, geçen yıl hububatta iklimsel olarak büyük kayıp yaşandığını ancak bu yıl sahil kesiminde hububat üretiminde sıkıntı olmadığını bildirdi. Komite Üyesi Ahmet Yılmaz, yaylada buğdayın yeterli ölçüde sulandığını ve ciddi boyutta ürün sıkıntısı çekmeyeceklerini beklediklerini söyledi. Komite üyesi Veli Karasu, buğday hasadı yapılırken dikkat edilmesi gerekenlere dikkat çekerken, topraklı ürünün alınmaması gerektiğini kaydetti. Komite üyesi Mehmet Özmen, girdi maliyetlerinin artmasına rağmen, ürünün para etmediğini belirterek, “Böyle giderse buğday üretiminden vazgeçeceğiz” dedi. ATB Üyesi Nuri Büyükselçuk, rutubetli hububattan şikayet ederken, hububat alıcısının paranın yüzde 4’ünü suya verdiğini ifade etti. Büyükselçuk, “Buğday hububatçıya getirildiğinde analizi ve tasnifi iyi yapılmalı, bunu yapmazsak kötü ürün getirene de pirim vermiş oluyoruz, iyi ürünü teşvik edemiyoruz” diye konuştu. SIKINTI ÇEKİLEBİLİR Ziraat Mühendisi Hidayet Güç, bu yıl kuraklık sıkıntısı korkusu yaşandığına dikkat çekerek, “Buğday dane yapmaya başlamışken Manavgat’ta geçtiğimiz günlerde yaşanan yağmur buğdayı yatırdı. İç bölgelerde kuraklık kendini hissettiriyor. Ülkede önemli ölçüde ürün sıkıntısı çekebiliriz. Biçerdövercilere dane kayıplarının olmaması için hızlı hareket etmemelerini, araç bakımlarını iyi yapmalarını öneriyoruz” diye konuştu. Çiftçinin zor bir dönem geçirdiğini ifade eden Güç, “Çiftçinin dekar başına kazandığı para malum. Hiç olmazsa alınacak önlemlerle dane kaybı olmasın” dedi. Ziraat Mühendisi Hidayet Arıkel de bölgede yaptıkları incelemelerde bu yıl süne zararlısı riski görmediklerini bildirdi. Korkuteli Ziraat Odası Başkanı Musa Büyükçetin, Nisan yağmurları geç yağdığı için rekoltede düşüş olduğunu belirterek, bazı kesimlerde yüzde 50’ye yakın rekolte düşüşü olduğunu bildirdi. Büyükçetin, saman sıkıntısı beklemediklerini kaydederken, “Korkuteli’de mantarcıların en büyük ihtiyacı saman sıkıntısı yaşanmayacağını bekliyoruz” dedi. BİÇİLEN ALAN AZALDI Batı Akdeniz Biçerdöverciler Derneği Başkanı Ruhi Sarıcalar, buğdayın değerli bir mahsul olduğunu ancak sahipsiz olduğunu ifade etti. Biçerdöverlerin yüzde 80’inin eski model olduğunu kaydeden Sarıcalar, eski model araçların dane kaybına neden olduğunu söyledi. Yeni bir biçerdöver fiyatının 135 bin Avro olduğunu bu nedenle araçları yenileme imkanı olmadığını kaydeden Sarıcalar, devletten destek beklediklerini ifade etti. Sarıcalar, “Ekipmanı yenilersek buğday hasadında kayıp minimum iner” dedi. Sarıcalar, mazot, personel gideri gibi girdilerin yüksekliğine de dikkat çekti. Sarıcalar, çiftçinin de buğday üretiminden vazgeçtiğini belirterek, “Birkaç yıl önce bölgede 6-7 bin dekar araziyi biçerken, bu yıl bin-1500 dekar araziyi biçeceğiz. Buğdaya iyi para verilmiyor, çiftçi buğday ekiminden vazgeçiyor. Çiftçi sahipsiz, emeğinin karşılığını alamıyor. Eğer böyle giderse buğday için hasat toplantısı yapamayacağız” dedi. BUĞDAY ÇALIŞMASI BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, araştırma enstitüsü olarak buğdayla ilgili 2 yıldır çalışmalar yaptıklarını belirterek, ”Bölge ve üretici için en uygun çeşitleri bulmak için çalışıyoruz” dedi. Tarım sektörünün en büyük sıkıntısının örgütsüzlük olduğunu kaydeden Ünlü, “Herkes (benim olsun) düşüncesiyle çalıştığı için Rusya, Fas, İspanya’yla rekabet edemiyoruz. Örgütlenmek üreticimizi eğitimle daha da bilinçlendirmek gerekiyor. Bize düşen görevlere hazırız” diye konuştu. ATSO Üyesi Murat Totoş, çiftçinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, makine kullanımına sınırlama getirilmesini, devletin imece usulünü özendirmesi gerektiğini vurguladı. Tasaco Tarım’dan Aşkın Güler, Türkiye’nin buğdayda çeşit çöplüğü olduğunu belirterek, bunun üretim ve hasatta yarattığı sıkıntılara dikkat çekti. Orta Anadolu’da buğday sıkıntısı olduğunu kaydeden Güler, hububatta yüzde 20-30 verim kaybı olabileceğini, bunun saman yokluğunu da beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.

Detaylar...

SOMA NIN ACISI YÜREĞİMİZDE
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın Soma da yaşanan maden faciasıyla ilgili açıklaması:"Manisa nın Soma İlçesi nde meydana gelen ve şimdiye kadar 282 canımızın yaşamını yitirdiği maden faciasının boyutu giderek derinleşmektedir. Millet olarak büyük acısını hissettiğimiz maden faciası bizlere iş güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu, insan odaklı çalışma sisteminin kurulması gerektiğini bir kere daha göstermiştir. Yapılan yasal düzenlemeler tek başına iş güvenliği için yeterli olmamaktadır, uygulama ve denetim güvenli çalışma ortamı için olmazsa olmazdır. Bu keder verici olayların tekrar yaşanmaması, işçi kardeşlerimizin daha güvenli bir ortamda çalışması için gerekli önlemler alınmalı, denetimler sıklaştırmalıdır. Soma nın acını hepimiz yüreğimizde hissediyoruz. Henüz ulaşılamayan işçi kardeşlerimizden sevindirici haberlerin gelmesi hepimizin umudu. Soma da yaşamını yitiren işçi kardeşlerimize Allah tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralılara ise acil şifalar diliyorum."

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR ÇİFTÇİLER GÜNÜNÜ KUTLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle yayımladığı mesaj:"Dünyanın stratejik kabul ettiği ve insanlığın olmazsa olmazı tarım, çiftçilerimizle varlığını sürdürmektedir. Ancak üzülerek görüyoruz ki çiftçimiz her geçen yıl üretimden elini çekmektedir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı nın (TEPAV) verilerine göre, 2012 yılı sonunda 1.056.852 kişi olan kayıtlı çiftçi sayısı 2013 yılında yüzde 12 azalarak 928.454 kişiye gerilemiştir. Çiftçi sayısının en fazla azaldığı iller Samsun, Konya, Manisa, Antalya ve Hatay olarak belirtilmektedir. Kayıtlı çiftçi sayısı Antalya’da 4.991 kişi azalarak 45.791 kişiye düşmüştür. Yaptığımız toplantılarda üreticilerimizin gündeme getirdiği en önemli sorun girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Buna tarımdan elde edilen gelirin her geçen gün azalması da eklenince ekonomik olarak umduğunu bulamayan çiftçinin toprağı terk ettiğini üzülerek görmekteyiz. Toprakları her geçen gün daha çok imara açılan Antalya da çiftçi üretimi artık geçim kaynağı olarak görememektedir. Antalya gibi toprağı verimli bir tarım kentinde çiftçinin neden toprağı terk ettiği mutlaka araştırılmalı ve bununla ilgili alınması gereken önlemler alınmalıdır. Zira Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ün de işaret ettiği gibi "milli ekonominin temeli olan tarım", sürdürülebilir kırsal kalkınma ve istihdam için de olmazsa olmazımızdır. Dünya tarımın ve toprağı işleyen çiftçinin toprakla bağının koparılmaması gerektiğini anlamış bu yönde önlemlerini almaya başlamıştır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2014 yılını Aile Çiftçiliği Yılı ilan ederek, örgütlü bir tarımsal üretimin önemine dikkat çekmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde 500 milyonun üzerinde ailenin çiftçilikle geçimini sağladığını belirten FAO, bu ailelerin ürettikleri ürünlerle milyarlarca insanın gıda ihtiyacını karşıladığına dikkat çekmektedir. Bizim de aile çiftçiliğini gündemimize alıp, tarımsal üretimi daha profesyonel yapmak için altyapımızı oluşturmamız gerekmektedir. Harcadığı alın teri ve emeğiyle dünya sofralarına ulaşan Türk çiftçimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nü kutluyor, önünü görebilen, planlı ve güvenli bir ortamda, daha sağılıklı, daha lezzetli ve daha güvenli ürünler yetiştirmelerini arzu ediyorum."

Detaylar...