Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.214.111
Şuan 52 kişi online
Bugün 427 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 70729
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

TARIMDA YENİ SOSYAL GÜVENLİK MODELİNE İHTİYAÇ VAR
Antalya Ticaret Borsası, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü ile Tarım Konseyi’nin işbirliğinde düzenlenen Tarım Çalışanlarının Sosyal Güvenliğinde Yenilikçi Yaklaşımlar Çalıştayı, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlendi. Çalıştaya Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, SGK İl Müdürü Nejat Deniz, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan ve Hüseyin Simav’ın yanı sıra STK temsilcileri ile sektör temsilcileri katıldı. Başkan Ali Çandır açılışta yaptığı konuşmada, Tarım Konseyi olarak tarım sektörünün sorunları ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantılar düzenlediklerini belirterek, bu toplantılarda gündeme gelen konuları ilgili mercilere ilettiklerini bildirdi. Yaptıkları girişimlerin bir kısmından çözüme yönelik başarı elde ettiklerini ifade eden Çandır, “Bu gerçekleşmeler bizlere bir kez daha birlikte hareket etmenin ne denli önemli olduğunu gösterdi. Sorunlarımızı dağıtmadan ve nesnel gerekçelere dayalı olarak, uygun taleplere dönüştürüp kararlı bir biçimde takibini yaptığımızda sonuca ulaştığımızı gördük” diye konuştu. TARIMIN İSTİHDAMA KATKI SI ARTIRILABİLİR Tarımda sosyal güvenlik konusunun sektörün önde gelen sorunlarından biri olduğunu söyleyen Ali Çandır, tarımın toplam istihdamdaki payının olması gerekenin altında olduğunu kaydetti. TÜİK verilerine göre, hizmet sektörünün ardından tarımın yüzde 19.5’lik istihdamla ikinci sırada yer aldığını belirten Çandır, “Bizler biliyoruz ki tarımın toplam istihdama sağladığı katkı bu düzeyin de çok üzerindedir” dedi. YENİ MODEL İHTİYAÇ Tarımda yeni bir sosyal güvenlik modeline ihtiyaç olduğunu söyleyen Başkan Çandır, “Tarımda öyle bir sosyal güvenlik modeli kurgulamalıyız ki, bu model bir taraftan insanlarımızı kayıt içine girmeye motive etmeli diğer taraftan da tarımsal kapasiteyi artıran ve büyümeyi teşvik eden bir model olmalıdır. Bildiğiniz gibi mevcut modelde bu iki unsur da bulunmamaktadır. Çünkü sosyal güvenlik modelimiz, ekonominin bütün kesimleri için tek ve yeknesak durumdadır” diye konuştu. KISA, ORTA VE UZUN VADELİ ÖNERİLER Çandır, konuşmasında yeni modelle ilgili kısa, orta ve uzun vadedeki önerilerini sundu. Çandır, kısa vadede ortakçı, yarıcı ve aile işçiği sözleşmelerinin sosyal güvenlik mevzuatı kapsamına alınması, mevcut istihdam desteklerinin tarım için sürekli hale getirilmesi, sosyal yardımlar ile tarımda sosyal güvenlik konuları bütünleştirilerek ele alınması gerektiğini bildirdi. Çandır, orta vadede tarımda sosyal güvenliğin kırsal kalkınma kapsamında ele alınması, sigorta sisteminin tarım sektörü açısından yeniden modellenmesi, tarım işçiliğinde prim yükünün azaltılması, tarımda emeklilik yaşının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Çandır, uzun vadede tarımsal üretimin niteliğine, çiftçiye, çalışana ve işverene uygun bir Tarım Sosyal Sigorta Fonu ve sistemi oluşturulması gerektiğini vurguladı. Çandır, “Hatta sadece tarım sektörüne hizmet veren bir kurumsal yapılanmaya gidilmelidir. Tarımda, sosyal güvenlik ağı güçlü bir istihdam politikası, kırdan kente göçü engellediği gibi özellikte genç yaşta tersine göçün sağlanmasında ciddi bir motivasyon kaynağı olacaktır” diye konuştu. TARIMDA İSTİHDAM AZALDI SGK İl Müdürü Nejat Deniz, Antalya’nın turizm yanında tarımda da öncü bir kent olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre tarımsal istihdamda düşüş yaşandığına dikkat çeken Deniz, “Tarımda istihdamın azalışının nedeni araştırılmalı” dedi. Tarımdaki kayıt dışılığa dikkat çeken Deniz, kayıt dışılığın azaltıldığını ancak daha da azaltılması gerektiğini kaydetti. Tarımda çalışan kadın işçilerin ücretsiz aile işçisi olarak görüldüğünü de belirten Deniz, çalıştayın sonunda elde edilecek verilerin tarımdaki sosyal güvenlik sıkıntısının giderilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Konuşmaların ardından çalışma masalarına bölünen katılımcılar kendi alanlarıyla ilgili sorun ve görüşlerini aktarmak için çalışmalara katıldı.  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
  Antalya Ticaret Borsası Ağustos Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Ekonomik değerlendirmelerin yanı sıra sektörel konuların gündeme geldiği Meclis’te, üyeler yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te yaptığı konuşmada, Ağustos ayının kent ekonomisi ve ticareti için önemli bir ay olduğunu belirterek, sektörde bir taraftan hasat yaşanırken, diğer taraftan ise yeni sezon hazırlıklarının devam ettiğini kaydetti. DESTEKLER GEÇ AÇIKLANDI Hasatta geçen yıla oranla daha bereketli bir dönem geçtiğini bildiren Çandır, tarımsal desteklemelerin geç açıklanmasını eleştirdi. Çandır, “Her sene dile getirdiğimiz gibi bu sene de, üreticilerimizin temel beklentilerinden olan tarımsal desteklemelere ilişkin karar geç açıklanmıştır. Halbuki ticaret erbabı olarak bizlerin ve üreticilerimizin temel beklentisi destek ödemelerinin ekim yapılmadan önce ve üretim deseni oluşturmaya yardımcı olacak şekilde açıklanmasıdır. Keza bu ödemelerin zamanında ve toplu olarak yapılması da diğer bir beklentimizdir” diye konuştu. ATTIĞIMIZ TAŞ ÜRKÜTTÜĞÜMÜZ KURBAĞAYA DEĞSİN Dünya uygulamaları ile uyumlu olmak ve küresel ticarette sorunlarla karşılaşmamak için mevcut tarımsal destek ve teşvik yapısını, kırsal kalkınma ve sosyal yardım politikalarıyla bütünleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ali Çandır, “Böylece hem insanlarımızın kırsalda yaşamasını motive edebilir hem de tarımsal üretim performansımızı artırabiliriz” dedi. Çandır, tarıma son 15 yılda toplam 100 milyar TL’nin üzerinde bir destek sağlandığını bunun ciddi bir rakam olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Kırsal kalkınmaya ve sosyal yardımlara yönelik ödemeler ise bu miktarın da üzerindedir. Hal böyleyken tarım topraklarımız, rekabet kabiliyetimiz, istihdamımız, kırsal nüfusumuz azalmakta buna karşın sosyal yardım miktarımız artmaktadır. Harcadığımız onca paraya rağmen ortaya çıkan bu sonuç attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değip değmediğini bize ciddi olarak düşündürmektedir. Öteden beri dile getirdiğimiz gibi bu üç kavram, ayrı ayrı değil toplam bir stratejinin ayrılmaz unsurları olarak görülmelidir. Gelişmiş dünya da rekabetçi ve sürdürülebilir büyümesini, bu strateji bütünselliği üzerine kurmaktadır.” KULLANDIĞIMIZ KREDİYLE YARATTIĞIMIZ İSTİHDAM YARI YARIYA AZALDI Son 10 yıldaki tarımsal büyüme, tarımsal kredi ve tarımsal istihdam ilişkileri incelendiğinde performansımızın güç kaybettiği, kredi-büyüme ve kredi-istihdam etkisinin giderek zayıfladığının görüldüğünü söyleyen Çandır, durumu rakamlarla şöyle açıkladı: “Özellikle son üç yılda aldığımız tarımsal kredilerin, tarımsal büyümemize etkisinin yüzde 25 oranında, tarımsal istihdama etkisinin ise yüzde 50 oranında azaldığını görmekteyiz. Yani bu yıl kullandığımız krediyle yarattığımız büyüme, üç yıl önce kullandığımız krediyle yarattığımız büyümenin yüzde 75’i kadardır. Diğer taraftan bu yıl kullandığımız krediyle yarattığımız istihdam, üç yıl önceye göre yarı yarıya azalmış durumdadır”. TARIMSAL DESTEKLER SEKTÖRDE KALIŞI MOTİVE ETMİYOR Çandır, geçen yıl kullanılan 100 TL’lik kredinin 60 TL’sinin önceki borçlara, 33 TL’sinin cari giderlere ve 7 TL’sinin de yatırıma ayırıldığını kaydeden Çandır, “O dönemde kullanılan kredilerin bu kompozisyona sahip olmasının ancak anlık bir iyileşme ve rahatlama yaratacağını ve büyümeye etkisinin zayıf olacağını belirtmiştim. Aradan geçen bir yılda kullandığımız kredilerle yarattığımız büyüme ve istihdam bağının giderek zayıflıyor olmasından endişe duyduğumu belirtmek isterim. Bu eğilimin devam etmesi halinde kullandığımız krediler artsa bile, kumda patinaj çeken otomobil misali, büyüme ve istihdam yaratma kabiliyetimizin daha da zayıflayacağı uyarısını yapmayı görev bilirim. Özetle, kredi-büyüme ve kredi-istihdam ilişkisi zayıflamakta, tarımsal destekler ise sektörde kalışı motive edememektedir. Sektörümüzün bu sarmaldan çıkışı için uzunca bir süredir dile getirdiğim bir birleriyle ilişkili iki temel önerim bulunmaktadır. Bunlardan ilki; tarımsal desteklerin kırsal kalkınma ve sosyal yardım politikalarıyla bütünleştirilmesidir. İkincisi ise; ortalama bir yıl vadeli işletme kredilerinin yanı sıra en az 5 yıl vadeli sektörel yatırım kredilerine ağırlık verilmesidir” diye konuştu. TARIMIN İSTİHDAMA KATKISI DAHA DA ARTIRILABİLİR Son açıklanan istihdam rakamlarının da yaptığı değerlendirmeleri doğruladığını söyleyen Çandır, Mayıs ayı işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranının 0,8 puanlık artış ile yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Tarım dışı işsizlik oranının ise 0,9 puanlık artış ile yüzde 12,2 olarak tahmin edildiğini belirten Çandır, “Yani tarım işsizliği önlemede 2 puanlık katkıda bulunmaya devam etti. Bir diğer önemli gelişme ise sektörümüzün genel istihdam içerisindeki payını yüzde 19,6’ya yükselterek, sanayi sektöründen 0,7 puan daha fazla istihdam yaratmasıdır. Bu durumun ana kaynağı ise sizlerin de bildiği üzere mevsimsel etkidir. Bu mevsimsel etkinin dışında tarım sektörünün istihdama katkısı daha da artırılabilir” diye konuştu. TARIMA ÖZGÜ SOSYAL GÜVENLİK ÖNERİSİ Mevcut sosyal güvenlik siteminin tarımı büyüme yerine küçülmeye teşvik ettiğini ifade eden Çandır, sektörün yapısına uygun ve mevcut sosyal yardımlarında içerisinde bulunduğu tarıma özgü bir sosyal güvenlik sistemi geliştirilirse istihdama ve ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlanabileceğini vurguladı. Bu amaçla Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile üç aydır çalışma yürüttüklerini bildiren Çandır, sektör paydaşlarının sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini görüşmek üzere ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda çalıştay düzenleneceğini belirtti. Çandır, “Çalıştayın sonuçlarını karar vericilerimizle paylaşıp, konunun takipçisi olacağız” dedi. HAYVANCILIĞI DÜZE ÇIKARACAK FORMÜL Tarım sektörünün son dönemdeki en önemli sorunlarından birinin kırmızı et arzında yaşanın darboğaz olduğunu kaydeden Çandır, bu darboğazın aşılması için yıllardır çaba gösterildiğini ancak sonuç alınamadığını söyledi. Çandır, Borsa’nın düzenlediği “Et Ticareti ve Hayvancılık Sektörel Analiz Toplantısı”nda sektör temsilcilerimiz tarafından belirlenen çözüm önerilerini şu şekilde paylaştı: “Yem giderlerine çözüm bulunmalıdır. Süt yem paritesi 1’e 1.5 olmalıdır. Yem hammaddeleri olan ithal soya ve mısıra alternatif ürünler geliştirilmelidir. Bölgesel hayvancılığa yönelip, her bölge için uygun işletme şekli, uygun tür ve ırklar belirlenmelidir. Kırmızı et açığını kapatacak küçükbaş hayvancılığımızın gelişimi desteklenmelidir. Hayvancılığın temelini oluşturan meralarımızın korunması ve ıslah edilmesi gereklidir. Bütünşehir yasasındaki hayvancılıkla ilgili mevzuattaki yetki karışıklığı giderilmelidir. Yaylalara gelişigüzel yazlık yapımı kontrol altına alınmalıdır. Taş ve maden ocaklarının yaptığı tahribat engellenmelidir. Kaçak et kesimleri ciddi bir şekilde denetlenip caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Sayısı 500.000’i aşan buzağı ölümlerinin engellenmesi ile ithalat ihtiyacının azaltılması gereklidir.” BAKANLARA YÖREX TEŞEKKÜRÜ Yöresel Ürünler Fuarı’nın 8’incisini “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” sloganıyla 13 – 17 Eylül tarihlerinde düzenleyeceklerini belirten Çandır, YÖREX’in kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünleri koruduğunu, ticari değer kazandırdığını, katma değerlerini artırdığını söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent Tüfenkci ile Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi Elvan’a YÖREx ziyaretlerinde bulunduklarını anımsattı. Çandır, “Her üç bakanımıza da YÖREX’e verdikleri önem ve destekleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. DESTEKLER MOTİVE EDİCİ Son 10 yıldır Yöresel Ürünler Projesi’yle ilgili yürütülen çalışmaları sonucunda ülke olarak yöresel ürünler hakkında daha fazla bilgilendiğimizi ve ilgilenmeye başladığımızı söyleyen Çandır, “Yöresel ürünler projemizin etaplarından biri olan YÖREX ile 2009 yılında 110 civarında olan coğrafi işaretli ürün sayımız bugün itibari ile 200’ü, başvuru aşamasında olan ürün sayımız ise 350’yi aşmıştır. Bu artışa rağmen yöresel ürün potansiyelimizin sadece yüz de 20’sine coğrafi işaret kazandırmış olmamız, bu uğurda alınacak çok mesafemiz olduğunu göstermektedir” diye konuştu. Kurum ve yöneticilerin projeyi sahiplenmesiyle her yıl gelişerek tanınırlığını artıran YÖREX’e verilen desteklerin motive edici olduğunu ifade eden Çandır, “Başta desteklerini esirgemeyen Valimiz Sayın Münir Karaloğlu’na, YÖREX ‘in hayata geçirilmesinde verdiği katkılar başta olmak üzere, her yıl fuarımıza gelerek varlığıyla bizlere güç veren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, oda borsalarımıza, kalkınma ajanslarımıza, belediyelerimize, meslek kuruluşlarımıza, sivil toplum örgütlerimize, Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız ile tüm paydaşlarımıza, basınımıza, YÖREX‘e ilgi gösteren vatandaşlarımıza, destekleriniz ve teşvikleriniz için sizlere en içten teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. ATB Başkanı Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ve Kurban Bayramı’nı kutladı. Çandır, hayatını kaybeden ekonomi yazarı Prof. Dr. Şükrü Kızılot’a Allah’tan rahmet diledi. ATB Meclisi’nde sektörel konular da gündeme gelirken, ekonomi yazarı Mahfi Eğilmez’in “Örneklerle Kolay Ekonomi” kitabı meclis üyelerine hediye edildi.    

Detaylar...

RUS KONSOLOS’TAN BORSA’YA ZİYARET
Rusya’nın Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan’ın da bulunduğu ziyarette, Borsa’nın çalışmaları, Yöresel Ürünler Fuarı ve Rusya ile ticaret konuşuldu. Rusya’nın Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza, Antalya’nın turizmin yanında tarım potansiyeli de yüksek bir şehir olduğunu belirtti. Yöresel Ürünler Fuarı ile ilgili aldığı davet nedeniyle Başkan Çandır’a teşekkür eden Rogoza, YÖREX hakkında Çandır’dan bilgi aldı. Rusya ile Türkiye arasında ticari ilişkilerin derinliğine dikkat çeken Rogoza, uçak krizinin ardından yaşanan durgunluğun giderilmesini diledi. RUS ÜRÜNLERİNİ YÖREX’E DAVET ETTİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in hazırlık çalışmalarıyla ilgili bilgi verirken, dünyada yöresel ürünlere karşı bir yöneliş olduğunu söyledi. Türkiye’nin de yöresel ürün zengini bir ülke olduğunu belirten Çandır, “Rus dostlarımızla damak tadımız ve kültürel etkinliklerimiz konusunda etkileşimimiz var” dedi. Rusya’nın yöresel ürünlerini YÖREX’te görmek istediklerini kaydeden Çandır, “Rusya’nın kültürel zenginliğini de YÖREX’e taşımak isteriz” dedi. TİCARİ İLİŞKİLER GELİŞTİRİLSİN ATB Başkanı Ali Çandır, Rusya ile özellikle domates konusunda yaşanan sıkıntının giderilmesini beklediklerini ifade ederken, “Uçağın düşmesi bize 3 yıla mal oldu” dedi. Çandır, Rusya ile vize konusunda yaşanan sıkıntıya dikkat çekerken, özellikle iş adamlarına vize kolaylığı sağlanmasını beklediklerini söyledi. Çandır, “İlişkilere bakılırsa bugün dünden iyiyiz, yarın daha da iyi olmayı umut ediyoruz” diye konuştu. Çandır, Rus Konsolos Oleg Rogoza’ya 7. YÖREX kataloğu ile Zeytinpark ürünlerinden oluşan paket hediye etti.  

Detaylar...

BORSA’DAN VALİ VE BAŞKANLARA YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetimi, bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül tarihlerinde EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e protokolü davet etti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır beraberindeki Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Süleyman Ersan ve Cüneyt Doğan’la birlikte ilk olarak Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nu ziyaret etti. YÖREX’in hazırlık çalışmaları hakkında Vali Karaloğlu’na bilgi veren Çandır, Karaloğlu’nu YÖREX’e davet etti. Vali Karaloğlu, YÖREX’in Antalya’nın marka projesi olduğunu belirterek, destek sözü verdi. Çandır ziyarette Vali Karaoğlu’na geçen yılki YÖREX’ten çekilmiş çerçeveli fotoğraf ve 7. YÖREX kataloğu hediye ederken, Zeytinpark ürünlerinin her aldığı hediye paketi takdim etti. BAŞKANLARDAN TAM DESTEK ATB Heyeti, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’i de ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Ali Çandır, yöresel ürün zengini Döşemealtı’nın narıyla, halısıyla YÖREX’e renk kattığını belirterek, Genç’e YÖREX’e verdiği destek nedeniyle teşekkür etti. Başkan Turgay Genç de YÖREX’in kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerin gün yüzüne çıkmasına katkı sağladığını belirterek, Ali Çandır ve yönetimine böyle bir fuarı düzenledikleri için teşekkür etti. Genç, “Halımız ve narımızla bu yıl da YÖREX’te olacağız” dedi. Genç, Çandır’a fuarda tanıtımı yapılacak Döşemealtı halısı hediye etti. ATB Heyeti, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Çandır, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Muratpaşa’yı fuarda görmek istediklerini söylerken, Başkan Uysal’a YÖREX’e desteği nedeniyle teşekkür etti. Başkan Uysal, Yöresel Ürünler Fuarı’nın yöresel lezzet ve zenginliklerin tanıtımının yapılmasında iyi bir fırsat olduğunu belirterek, kentin bu fuarı sahiplenmesi gerektiğini kaydetti. Uysal, YÖREX’e destek sözü verdi. ATB heyeti, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’yü de ziyaret etti. Çandır, Tütüncü’yü YÖREX’e davet ederken, her yıl fuara katılarak destek veren Tütüncü’ye teşekkür etti. Tütüncü de YÖREX’in yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli bir rol oynadığını belirterek, böyle bir organizasyona belediye olarak her zaman destek vereceklerini kaydetti. ATB Heyeti, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin’i de ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Halil Şahin, ilçe sınırları içerisinde düzenlenen YÖREX’in bölgeyi hareketlendiren bir fuar olduğunu belirterek, destek sözü verdi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, belediye başkanlarına 7. YÖREX kataloğu, geçen yıl YÖREX’e katılan başkanların bulunduğu fotoğraf albümü ile Zeytinpark ürünlerinin yer aldığı paket hediye etti.  

Detaylar...

YÖREX’E KADIN ELİ DEĞİYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül’de ANFAŞ EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX kırsal kalkınma ve kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Tokat’ta “Yöresel Ürünlere Kadın Eli Değdi Aş Oldu İş Oldu” projesine katılan kadınların ürettiği yöresel ürünler YÖREX’te ziyaretçilerin damak tadına sunulacak. Tokat Başçiftlikliler Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Abdullah Bolat, ilk defa YÖREX’e katılacaklarını belirtirken, proje kapsamında kadınlar tarafından üretilen ürünlerin tanıtımını yapmak amacıyla fuara katıldıklarını kaydetti. Bolat, Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesi işbirliğiyle yürütülen “Yöresel Ürünlere Kadın Eli Değdi Aş Oldu İş Oldu” projesi çerçevesinde Başçiftlik İlçesi’nden Tokat merkeze göç etmiş 60 işsiz ev hanımına yöresel ürünlerin üretimi, satış ve pazarlaması eğitimi verildiğini bildirdi. Bolat, kadınların ürettiği dal turşusu, lahana turşusu, fasulye turşusu, çördük ve şekerpancarı pekmezi, kuşburnu marmelatı, erişte gibi hamur işleri ile YÖREX’te olacaklarını söyledi. Bolat, YÖREX’in yerel ürünlerin tanıtımı ve ekonomiye kazandırılmasında önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, kadınların ürünlerini YÖREX’te sergileyeceklerini vurguladı. KADINLAR YÖREX’E GÜÇ KATIYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin üretiminde kadın iş gücünün yoğun şekilde kullanıldığını belirterek, Başçiftliklilerli kadınları YÖREX’te görmekten mutluluk duyacaklarını söyledi. Kadınların YÖREX’e güç kattığını vurgulayan Ali Çandır, Anadolu’nun birikimini Antalya’da buluşturan YÖREX’e herkesi davet etti.  

Detaylar...

COĞRAFİ İŞARETLİ ÖDEMİŞ PATATESİ YÖREX’TE
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül tarihlerinde ANFAŞ EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, doğudan batıya, kuzeyden güneye Anadolu’nun tüm ürünlerinin buluşma noktası olacak. İzmir’in ilçesi Ödemiş de coğrafi işaretli patatesi ile YÖREX’te yer alacak. Ödemiş Ticaret Borsası Başkanı A. Latif Aka, yöresel ürün zengini Ödemiş’in ürünlerini YÖREX’te sergileyeceklerini bildirdi. YÖREX’e Ödemiş Ticaret Odası ile birlikte katılacaklarını kaydeden Aka, “Biz YÖREX’te Ticaret Odamız ile hareket ediyoruz. Birlikten kuvvet doğar diye yola çıktık. İnşallah yöresel ürünlerimizin tanıtımını en iyi şekilde yapacağız” dedi. HEDEFİMİZ PAZAR PAYINI GELİŞTİRMEK Ödemiş patatesinin coğrafi işaretini Borsa olarak aldıklarını anımsatan Aka, “Coğrafi işaretli lezzetli patatesimizin tanıtımını YÖREX’te yapacağız” dedi. Ödemiş bölgesinde günlük 1500 ton süt üretimi olduğunu ve bölgenin süt ve süt ürünleri konusunda zengin olduğunu söyleyen Aka, “Ödemiş süt ürünleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulacak” dedi. Latif Aka, dış mekan ve süs bitkileri, kuru incir ve kestanenin tanıtımını da YÖREX’te yapacaklarını bildirdi. YÖREX’in yöresüel ürünlerin tanıtımı için iyi bir platform olduğunu söyleyen Borsa Başkanı Aka, “Üreticimizin pazar payını geliştirmek ve ürünlerimizin tanınırlığını artırmak için çalışıyoruz” dedi. GARANTİ MARKA ÇALIŞMASI DEVAM EDEN ÜRÜNLER YÖREX’TE Ödemiş Ticaret Odası Başkanı Rıfat Eriş, bu yıl 8’incisi düzenlenen YÖREX’te ilçeyi en iyi şekilde temsil edeceklerini söyledi. YÖREX’te Ödemiş’in yöresel ürünlerini tanıtmak için Ticaret Borsası ile işbirliği halinde çalıştıklarını bildiren Eriş, ortak stantta yöreye özgü ürünlerin tanıtımını yapacaklarını kaydetti. Rıfat Eriş, Ödemiş patatesinin yanında Garanti Marka Çalışmalarını yürüttükleri teneke tulum peyniri, tulum lor peyniri ve ödemiş çekişte zeytinyağı ile YÖREX’te olacaklarını bildirdi. Eriş, “Bu özel ürünlerimiz YÖREX’e katılan ziyaretçilerin damak tadına sunulacak” dedi. Ödemiş ipeğinin de YÖREX’te olacağını söyleyen Başkan Eriş, Türkiye’de zincir piyasasının yüzde 70 ihtiyacını karşılayan Ödemiş zincirinin de fuarda olacağını kaydetti. YÖREX’in yöresel ürünlerin markalaşması ve ekonomiye kazandırılması için iyi bir fırsat olduğunu kaydeden Rıfat Eriş, fuarın düzenlenmesine öncülük eden Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve yönetimine teşekkür etti.  

Detaylar...

BORSA’NIN GÜNDEMİ HAYVANCILIK VE ET TİCARETİ
Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı, Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Saatcı’nın moderatörlüğünde yapılan toplantıya, ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül, ATB Meclis Üyesi Ata Sönmez, ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Gürsel Coşkun, Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Müdürü Yılmaz Gökçay, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Ziraat Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı Ali Kaynak ATSO, ANET, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile sektör temsilcileri katıldı. SÜT VARSA ET OLUR Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, et ve süt fiyatında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerken, “Süt varsa et de olur” dedi. Sütün olması için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini kaydeden Alp, “Hayvancılığın sürdürülebilmesi için girdi fiyatlarının makul seviyeye getirilmesi şart. Et fiyatını bu fiyatlarla düşürme imkanı yok. İsim vermek istemiyorum bir içeceğin litresi 3 lira iken, sütün litre fiyatının 1 Lira 30 Kuruş olması kabul edilemez. Sütün bu fiyatta olduğu bir ortamda bir çuval yem 60 Lira ise hayvancılığı nasıl sürdüreceğiz” dedi. Hayvancılık desteklerinin yetersiz olduğunu söyleyen Nazif Alp, bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı’na çok iş düştüğünü dile getirdi. KIRMIZI ET AÇIĞI KÜÇÜKBAŞLA GİDERİLİR Prof. Dr. Mustafa Saatcı devlet hayvancılığa ne kadar destek verirse hayvancılığın gelişebileceğini söylerken, “Dünyada da örnekler böyle. Hayvancılığın sürdürülebilir olması için yem ve süt fiyatlarına bakmak lazım” dedi. Saatcı, Avrupa’nın et açığını domuz etiyle kapattığını belirterek, “Biz de kırmızı et açığını küçükbaş hayvana yönelerek kapatabiliriz” dedi. ETÇİL IRKLAR GELİŞTİRİLİP DESTEKLENMELİ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Türkiye’de kırmızı eti düşük fiyata mal etme imkanı olmadığını söyledi. Süt verimi iyi olan Hoştayn inekten et verimi beklenemeyeceğini kaydeden Ayhan, bölgelere göre etçil ırkların desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Etçil ırklarda et veriminin 370 kilograma kadar çıktığını belirten Ayhan, etçil ırkların teşvik edilmesi halinde hayvan sayısı artırılmadan da kırmızı et açığının kapatılabileceğini ileri sürdü. Yılda 600 bin buzağının öldüğünü, 400 bin hayvanın ithal edildiğine dikkat çeken Ayhan, “Eğer üretimi bilinçli ve sağlıklı yaparsak hayvan ithalatına gerek kalmaz” diye konuştu. Büyükşehir Yasası’na göre büyükşehir sınırlarında hayvancılık yapmanın mümkün olmadığını kaydeden İlhan Ayhan, “Bu yasa tekrar gözden geçirilmeli” dedi. MADEN OCAKLARI TEHLİKESİ Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Müdürü Yılmaz Gökçay, bölgede 1300 milyon küçükbaş hayvan varlığı olduğunu belirterek, bunun 600 binin koyun, 700 bininin keçi olduğunu bildirdi. Küçükbaş hayvanın otlayacağı mera kalmadığını söyleyen Gökçay, maden ocaklarına verilen ruhsatları eleştirdi. Gökçay, “Tamam maden de gerekli ama kontrolsüz şekilde, çevreyi yok edercesine verilen maden ruhsatları hayvan varlığını da tehdit ediyor. Madenlerden çıkan ve otlak alanlara dökülen pasalar nedeniyle otlak alanları kirletiliyor, yok ediliyor” diye konuştu. Gökçay, küçükbaş hayvan varlığının her yıl yüzde 10’un üzerinde azaldığını söyledi. Organize hayvancılık bölgeleri kurulmasını öneren Yılmaz Gökçay, genç nesilin hayvan yetiştiriciliğine özendirilmesi gerektiğini söyledi. İŞSİZLİĞİ HAYVANCILIK AZALTIR ATSO temsilcisi Hasan Taş, yüzde 20 olan genç işsizliğinin hayvancılığın geliştirilmesiyle çözülebileceğini kaydetti. Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Antalya’nın hayvan pazarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Yardımcı, çobana kız verilmediğini söyleyen Yardımcı, “Ne zaman çoban Mercedes’e binip, tatil yapmaya başlarsa o zaman hayvancılık kurtulur” dedi. İTHALATA ÇÖZÜM DEĞİL Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyesi Ata Sönmez, hayvancılık sektöründe aile işletmeciliğinin önemine dikkat çekerken, “Eğer yetiştirici cebinden yem parası vermeye başlarsa hayvan kesime gider” dedi. 80 ve 90’lı yıllarda hayvan ve et ithalatının yapıldığını, aynı yöntemin yine denendiğini belirten Ata Sönmez, “O yıllarda da ithalat yapıldı ama çözüm olmadı, şimdi de olmayacak. Demek ki ithalatla bu işi çözemiyorsunuz. Orta ve uzun vadeli hayvancılık politikaları uygulamaya koymak lazım” dedi. İthal edilen hayvanların bir bölümünün öldüğünü kaydeden Ata Sönmez, “Paramızla rezil oluyoruz. İthalatı yapıyorsanız da düzgün yapın” dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Görsel Coşkun, Bakanlığın hayvancılık sektörüne ciddi miktarda destek verdiğini söyledi. HAYVANCILIK NASIL KURTULUR Moderatör Prof. Dr. Mustafa Saatcı, toplantıya ilişkin şu toparlamada bulundu; “Aile işletmeleri desteklenmeli. Çobanlık mesleğinin tanımı yapılmalı, teşvik edilmeli. Bölgesel ırklar tespit edilip etçil ırklar desteklenmeli. Meralar korunmalı ıslah edilmeli. Destekler fatura üzerinden kilogram hesabı ile verilmeli. Gençler hayvancılığa özendirilmeli. Et ve süte yeterli destek verilmeli. Doğal yem üretimi artırılmalı, girdi maliyetleri azaltılmalı. Büyükşehir Yasası tekrar gözden geçirilmeli. Hayvan refahı için işletme koşulları iyileştirilmeli. Hayvan Borsası hayata geçirilmeli.”  

Detaylar...

ANTALYA BORSA’DAN BAKANLARA YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül tarihlerinde ANFAŞ EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in hazırlık çalışmaları hızla sürüyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetimi, Ankara’da Bakanları ziyaret ederek YÖREX davetinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır beraberinde ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan ve Halil Bülbül ile birlikte Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’yi ziyaret etti. Bakanlık makamında gerçekleşen ziyarette Çandır, ATB öncülüğünde 10 yıldır yürütülen Yöresel Ürünler Projesiyle ilgili Bakan Tüfenkci’ye bilgi verirken bu yıl 8’inci kez kapılarını açacak olan YÖREX’e davet etti. Küreselleşme ile birlikte başkalarının damak tadına yöneldiğimizi kaydeden Çandır, YÖREX’in 12 bin yıllık Anadolu’nun birikimini Anadolu insanı ile buluşturan milli bir çalışma olduğunu söyledi. Çandır, YÖREX’i önümüzdeki yıl yurtdışında düzenlemek istediklerini bildirirken, destek istedi. Çandır, yöresel ürünlerin suistimale açık bir konu olduğunu, yöresel ürünlerin itibarının korunması gerektiğini vurgularken, “yöresel” adı altında düzenlenen etkinliklerin denetlenmesini istedi. Çandır, yöresel ürünlerin satışı konusunda üretici ve yerel esnafı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, Bakan Tüfenkci’den de bu konuda destek beklediklerini dile getirdi. BAKANDAN YURT DIŞI HEDEFİ Bakan Tüfenkci, yöresel ürünler pazarında YÖREX’in beklenen fuarlardan olduğunu hatırlatarak, YÖREX’in mutlaka yurtdışına taşınması gerektiğini söyledi. Bakan Tüfenkci, bunun için destek sözü verdi. Tüfenkci, “Üretildiği veya yetiştirildiği yörenin adıyla anılan tarım ürünleri gıda ürünleri, el sanatı ve sanayi ürünlerini ulusal ve küresel ölçekte tanıtmak amacıyla düzenlenen YÖREX’in yurt dışında yer almasında fayda olduğunu düşünüyorum. Yöresel ürünleri markalaştırıp talebi büyütmek için altyapı oluşturmaya, küçük işletmelere ve kooperatiflere çok daha farklı destekler vermek için çalışıyoruz” diye konuştu. “COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER TAKLİT ÜRÜNLERİ ENGELLER” Yöresel ürünlerin korunmasında coğrafi işaretin önemini vurgulayan Bakan Tüfenkci, “Bir ürün tutarsa hemen o ürünün taklitlerini çıkarıyorlar. Coğrafi işaret ürünün o yörede yetiştiğinin kanıtı oluyor, taklitlerinden koruyor ve etkin bir denetim yapılabilmesine imkan sağlıyor” dedi. Tüfenkci, YÖREX’e daha önce katıldığını çok etkilendiğini belirterek, tekrar katılmak almak istediğini söyledi. BAKAN ÇAVUŞOĞLU: “YÖREX ANTALYA’NIN MARKA PROJESİ” ATB Başkanı Ali Çandır beraberindeki heyetle birlikte, Dışişleri Bakanı Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Her yıl YÖREX’e katılarak güç veren Bakan Çavuşoğlu’nu 13 Eylül’de başlayacak 8’inci YÖREX’e davet eden Çandır, Çavuşoğlu’na yöresel ürünler konusunda gösterdiği duyarlılık nedeniyle teşekkür etti. Çavuşoğlu, Türkiye’nin en renkli fuarı YÖREX’in Antalya’nın marka projesi olduğunu belirterek, Çandır ve ekibine böyle bir fuara ev sahipliği yaptığı için teşekkür etti. Çavuşoğlu, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’e katılarak Anadolu turu yapmak istediğini söyledi. YÖREX KIRSAL KALKINMANIN ANAHTARI Ali Çandır beraberindeki heyetle, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ı ziyaret etti. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in kırsal kalkınmanın anahtarı olduğunu söyleyen Çandır, Kalkınma Ajanslarının YÖREX’e daha fazla destek vermesini istedi. 26 Kalkınma Ajansı’ndan 13’ünün bu yıl YÖREX’e katılma kararı aldığını bildiren Çandır, kalkınma ajanslarını YÖREX’te aktif olarak görmek istediklerini kaydetti. Bakan Lütfi Elvan, yöresel ürünlerin kırsal kalkınma ve yerinde istihdam konusundaki önemine dikkat çekerken YÖREX’in iyi bir proje olduğunu söyledi. Elvan, Çandır ve ekibine destek sözü verirken, programının uygun olması halinde YÖREX’e katılmak istediğini bildirdi. BAKANLARA YÖRESEL HEDİYE ATB Başkanı Ali Çandır, ziyaretlerde Bakanlara Zeytinpark’ın yöresel lezzeti zeytinyağı, Zeytinpark ürünlerinden oluşan paket ile daha önce YÖREX’e katılan bakanlar için yaptırılan albümü ve 7. YÖREX kataloğunu hediye etti.

Detaylar...

8. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in hazırlık çalışmaları başladı. ATB Toplantı Salonu’nda düzenlenen Danışma Kurulu Toplantısına, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Solak, İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Kumluca TSO, Isparta TSO, ANSİAD, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, ATAV, ANSİAD, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Döşemealtı Belediyesi, Aksu Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, KOSGEB, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ticaret İl Müdürlüğü, Rehberler Odası, Seyahat Acentaları Birliği, BAİB, AESOB, AKTOB, POYD, BAKA, TSE, ANFAŞ`tan temsilciler katıldı. EKONOMİYİ CANLANDIRAN FUAR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÖREX`in hazırlık çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çin atasözünü anımsatarak sözlerine başlayan Çandır, “Kayaların aşınması suyun şiddetinden değil damlaların istikrarından. Sizlerden aldığımız destekle YÖREX’in bu yıl 8’incisini düzenliyoruz” diye konuştu. YÖREX’in yöresel ürünleri tekrar ekonomiye kazandırma, kırsal kalkınmayı geliştirip insanımıza iş aş olabilme çabasının bir parçası olduğunu söyleyen Çandır, “Bu konuda çok önemli yol kat ettik ama hedeflediğimiz yerde henüz değiliz. İnşallah sizlerin de katkılarıyla yöresel ürünleri hak ettiği yere getireceğiz” dedi. YÖREX FARKINDALIĞI ARTIRDI YÖREX’in hayata geçmesiyle yöresel ürün farkındalığının arttığını söyleyen Çandır, coğrafi işaretli ürün sayısındaki artışa dikkat çekti. Anadolu`nun birbirinden değerli yöresel ürünlerinin birçoğunun unutulmayı yüz tuttuğuna dikkat çeken Ali Çandır, "YÖREX`le birlikte Anadolu`nun ürünleri gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle coğrafi işaret konusunda ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Yöresel ürünlerin coğrafi işaretle tescillenmesi gelecek nesillere aktarılması için YÖREX önemli bir çalışma oldu. YÖREX Anadolu ayarlarına dönmede önemli bir araç" diye konuştu. YÖREX ile 650 bin kişinin Anadolu’nun zenginlikleriyle buluştuğunu kaydeden Çandır, şunları söyledi: “Son 10 yılda, yöresel ürün pazarını canlandırdık, yerinde istihdama, yerel ekonomiye, kırsal kalkınmaya ve yörelerin tanıtımına katkı koyduk. Atalarımızdan bize emanet, kıyıda köşede kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş zenginliklerimizin hakkını hukukunu koruyarak ekonomiye tekrar kazandırmak için çalıştık. Bunların tamamını kentimizin sahip olduğu birlikte hareket etme kültürü sayesinde yaptık.” KURUMLARDAN TAM DESTEK Toplantıya katılan Danışma Kurulu üyesi kurum temsilcileri, Anadolu’nun değerlerini insanımızla buluşturan YÖREX`in önemli bir fuar olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, YÖREX`e katılımcı ve ziyaretçi sayısının artırılması için destek sözü verdi. Fuarın Antalya`nın markalaşmasına da katkı sağladığına dikkat çeken temsilciler, Ali Çandır ve Antalya Ticaret Borsası`na böyle bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür etti.  

Detaylar...

“TEK HANEYE DÜŞEN ENFLASYONA DİKKAT”
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2017 Temmuz ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonu olarak bilinen tüketici fiyat endeksinde (TÜFE), Temmuz ayında beklentilerle uyumlu olarak yüzde 0,15, yıllık enflasyonda ise yüzde 9,79 oranında artış ilan edildiğini belirten Çandır, “Ülkemizin tüketici enflasyonu bu ay özellikle geçen sene Temmuz ayındaki yüzde 1,16 gibi rekor yükselmenin yarattığı baz etkisinin ortadan kalkmasıyla tek haneye düşmüştür” diye konuştu. TEK HANEDE BATI AKDENİZ ETKİSİ Antalya, Burdur, Isparta illerinden oluşan Batı Akdeniz’in ise Temmuz ayı enflasyonun aylıkta yüzde 0,07 oranla ülke enflasyonunun düşmesine olumlu katkı sağladığına dikkat çeken Çandır, “Bölgemizin uzun bir süredir devam eden genel enflasyonu düşürücü etkisi yıllık enflasyonda da kendisini göstermiştir. Bölgemiz enflasyonu da yüzde 9,28 ile ülke enflasyonunu tek haneye düşürmede en güçlü desteği veren dördüncü bölge olmuştur” dedi. TÜFE’deki eğilimin yönünü göstermesi bakımından yapısal bir özelliğe sahip olan çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0.49 ve yıllık yüzde 9.60 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Halbuki geçen yılın Temmuz ayı çekirdek enflasyonu aylık yüzde 0.13 ve yıllık 8.70 olarak ilan edilmişti. Çekirdek enflasyonda aylık ve yıllık göstergelerde ciddi yükselişler söz konusudur. Tüketici enflasyonunda 5 ay aradan sonra ilan edilen tek haneli düzey, çekirdekteki bu eğilimle kalıcı özellik göstermemektedir” değerlendirmesinde bulundu. ÜRETİCİ ENFLASYONU YÜKSELDİ Tüketici enflasyonu üzerindeki tetikleyici etkiye sahip bir diğer unsurun da üretici enflasyonundaki gerçekleşmeler olduğunu kaydeden Çandır, üretici enflasyonundaki yükselişe dikkat çekti. Yurtiçi üretici fiyatı (Yİ-ÜFE) endeksindeki değişim Temmuz ayında yüzde 0,72 ve yıllık ise yüzde 15,45 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, geçen ay ilan edilen yüzde 14,87’lik yurtiçi üretici enflasyonuna göre yüzde 4’lük bir artış olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Geçen sene Temmuz ayında yüzde 3,96 olarak ilan edilen yıllık üretici enflasyonu hatırlanırsa, hem Haziran ayına hem de geçen yıla göre kararlı bir üretici enflasyonu yükselişi söz konusudur. Dolayısıyla TL bazlı üretici enflasyonundaki eğilim, tüketici enflasyonunu olumlu yönde etkileyecek bir seyre sahip değildir” dedi. Üretici enflasyonunun tüketici enflasyonunu tetiklerken, üretim motivasyonunu da etkilediğin kaydeden BAGEV Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Üreticiler enflasyon nedeniyle oluşan maliyet artışlarını belirli ölçülerde fiyatlarına yansıtamazlarsa bir süre sonra üretim motivasyonlarını kaybetmek durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Son açıklanan enflasyon verileriyle üreticiler, katlanmak durumunda oldukları enflasyonun dörtte birini tüketiciye yansıtabilmişlerdir. Diğer taraftan üretici kesimin asıl karşı karşıya olduğu yüzde 22’lik yurtdışı üretici enflasyonunda (YD-ÜFE) ise durum, TL bazlı üretici enflasyonuna göre daha ağır bir yük oluşturmaktadır.” YAŞ MEYVE SEBZE ENFLASYONU DÜŞÜRDÜ TÜFE ana harcama gruplarını da değerlendiren Ali Çandır, Temmuz ayında yüzde -3,51 giyim ve ayakkabı grubunun en fazla düşüş gösterdiğini, gıda ve alkolsüz içeceklerin ise yüzde -0.71 ile ikinci sırada enflasyonu düşürücü etki yarattığını belirtti. Çandır, Batı Akdeniz’de ise giyim ve ayakkabı grubunun yüzde -4,25, gıda ve alkolsüz içecekler grubunun yüzde -0,76 düşüş gösterdiğini kaydetti. Son dönemde yaşanan enflasyonun sorumlusu ilan edilen tarımda yılın ilk aylarındaki enflasyon artışının yerini düşüşe bıraktığını vurgulayan Çandır, “Nitekim Temmuz ayında yaş meyve ve sebzede yüzde -6,62’lik düşüş yaşanmıştır” dedi. KRİTİK AYLAR 2017 Ekim ve Aralık ayları enflasyon rakamlarının tek haneli enflasyonun belirleyicisi olacağını bildiren Ali Çandır, “Bu aylarda eğer yüzde 1’in altında kalmayı başarabilirsek yıl sonu itibariyle tek haneli bir enflasyondan mümkün olabilir. Aksi halde bu ay ilan edilen tek haneli enflasyonun yıl sonunda gerçekleşme ihtimali bulunmamaktadır” diye konuştu.  

Detaylar...

ODA VE BORSA BAŞKANLARI KUMLUCA’DA TOPLANDI
Antalya`nın Kumluca İlçesi`nde bir araya gelen oda başkanları değerlendirme toplantısı yaptı. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ALTSO) Mehmet Şahin, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Ahmet Boztaş, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Murat Hüdavendigar Günay ve Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, KUTSO Merkez Ofisi`nde bir araya geldi. Aylık değerlendirme toplantı için bir araya gelen oda başkanları faaliyetleri değerlendirip, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplantının ardından KUTSO`nun yeni hizmet binasının inşaatını gezen başkanlar, burada incelemelerde bulundu.  

Detaylar...

ATB TEMMUZ MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyelere bilgi verilirken, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. KONUŞMASINA LOZAN’LA BAŞLADI Meclis konuşmasına 94 yıl önce imzalanan, ülkenin bağımsızlık sözleşmesi Lozan Anlaşması ile başlayan Ali Çandır, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün ve silah arkadaşlarının 94 yıl önce ülkemizi emperyalist güçlerin saldırısından kurtarıp Cumhuriyetimizin tapu senedini imzaladığı Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünü 24 Temmuz’da bir kez daha gururla kutladık. Onların haklarını ödeyemeyiz. Emanetlerine canımız pahasına sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 15 TEMMUZ ANMASI 15 Temmuz darbe girişimine gösterilen direncin atalarımızın emaneti vatanımıza ne kadar güçlü bağlarla sahip çıktığımızı bir kere daha gösterdiğini kaydeden Çandır, “15 Temmuz’da atalarımızın emanetine canımız pahasına sahip çıktığımızı 250 şehit 2193 gazimizle bir kez daha gösterdik. Allah bu acıyı bir daha yaşatmasın. Bu vesileyle vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa dileriz” dedi. Çandır, Festival Çarşısı’nda çıkan yangından zarar gören tüm esnafa geçmiş olsun dileklerini iletti. ÇAVUŞOĞLU’NA BAŞARI Kabine revizyonunda Dışişleri Bakanlığı görevini yeniden üstlenen Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na ve tüm kabine üyelerine başarılar dileyen Çandır, kabine üyelerine şu şekilde seslendi: “Geçen yıldan bu yana dile getirdiğimiz “Antalya Yaklaşımı” önerilerimizden özellikle, finansmana erişim engelleriyle ilgili nefes ve can suyu kredi destekleri gibi tedbirler, ödenemez yük oluşturan vergi cezalarıyla ilgili yeniden yapılandırmalar, işveren açısından büyük yük oluşturan SGK prim ödemeleriyle ilgili kolaylıklar ve destekler, bazı sektörlerdeki KDV indirimlerinin uygulamaya konmasından memnunuz. Bu uygulamalar darboğazdaki iş dünyasına bir nebze de olsa direnç kazandırmıştır. Fakat sürdürülebilirlik açısından özellikle; geçici vergi uygulamasının iptali ve KDV mahsuplaşma süresinin en az üç aya çıkarılması, birikmiş KDV’lerin düzenli olarak ödenmesi taleplerimiz hala geçerliliğini korumaktadır. Bu iki talebimiz bir taraftan kamuya herhangi bir yük getirmezken, diğer taraftan iş dünyamızı ciddi bir yükten kurtaracak ve sürdürülebilir özelikte olacaktır.” RAKAMLARA İYİ BAKMALI 2017 yılı başında ‘2 milyon artı istihdam seferberliği’ adı altında tarihin en büyük ‘Milli İstihdam Seferberliği’ni başlattıklarını anımsatan ATB Başkanı Çandır, TÜİK rakamlarına göre yılın ilk dört ayında yaratılan toplam yeni istihdamın 1 milyon 488 bin kişi olduğunu belirtti. Çandır, “İlk bakışta iki milyonluk yeni istihdam hedefine yaklaşıldığı söylenilebilir. Ancak unutulmaması gerekir ki bu seferberliğin net etkisini görmek için geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki yeni istihdam artışına bakıp aradaki farkı değerlendirmeliyiz. Nitekim 2016 yılı ilk dört ayında toplam 1.190.000 kişi yeni istihdam olarak çalışma hayatına katılmıştır. Aradaki fark olan 298.000 kişi ‘Milli İstihdam Seferberliği’nin net etkisidir” diye konuştu. EKONOMİDE İNŞAAT ETKİSİ İstihdam seferberliği etkisine tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinin katkılarına bakıldığında en büyük katkıyı yüzde 48’lik oranla inşaat sektörünün sağladığını belirten Çandır, şunları söyledi: “Tarım ve hizmet sektörleri ise yüzde 20’lik oranla ikinci sırada katkı sağlamıştır. Sanayi sektörü ise yüzde 12’lik oranla en düşük katkıyı sağlamıştır. Toplam istihdamın yüzde 19’unu oluşturan tarım sektörü, toplam istihdamın yüzde 54’ünü oluşturan hizmet sektörü ile “Milli İstihdam Seferberliği”ne aynı oranda katkı sağlamıştır. Reel ekonominin temeli diye anlatılan sanayi sektörü ise yüzde 12’lik bir katkı sağlamıştır. Buradan anlaşılmaktadır ki, hala ekonomimiz hızlandırıcı olarak inşaatın etkisi altındadır. Reel ekonominin sürdürülebilirliği bakımından inşaatı bu kadar görünür yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü bu sektör reel ekonomiye belirli süreli etkiler yapma özelliğine sahiptir. Yeni kabineden ekonomik büyümeye dair en büyük beklentimiz, bu ayırıcı özelliği dikkate alan bir anlayışla sürdürülebilir büyümeyi sağlayıcı politikaları önceliklendirmesidir.” RİSKLER İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ Ticari hayatın çarklarının şirketler üzerinden işlediğini söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, dönemsel olarak kurulan kapanan şirketlerdeki eğilimlerin bu çarkların işleyişindeki sağlıklı gidişatın da göstergesi olduğunu kaydetti. Dönemsel olarak kurulan şirket sayılarında belirli artışlara karşılık, kapanan şirket sayılarında azalış eğiliminin yaşanmasının ideal olduğunu belirten Çandır, açılan kapanan “Geçtiğimiz yıllarda bu durumu teyit eden pek çok dönemi birlikte yaşadık ve sizlerle paylaştık. Ancak son 2 ayda benzeri daha önce hiç görülmemiş şekilde tersine bir eğilim içerisinde bulunmaktayız. Haziran ayı itibariyle kurulan şirket sayısı Mayıs ayına göre yüzde 3.35 azalırken, kapanan şirket sayısı yüzde 28.28 artmıştır. Yılın ilk yarısında ise kurulan şirket sayısı yüzde 1.31 azalmış ve kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43.54 artmıştır. Yani hem son iki ayda, hem de yılın ilk yarısındaki gerçekleşmeler ticari hayatımızın öncü göstergeleri bakımından bir risk oluşturmaktadır. Umuyorum ki politika yapıcılarımız ve karar vericilerimiz bizim bu yaptığımız tespiti bizden önce yapmış ve geleceğe ait tedbirleri almışlardır. Aksi halde ekonomimizin büyük bir olumsuzlukla karşı karşıya kalmasından endişe ediyoruz” diye konuştu. ÇEK ÖDEMELERİNDE HASSAS DAVRANILDI Konuşmasında çek senet işlemlerindeki eğilimlerin önemine dikkat çeken Çandır, Antalya’daki protesto edilen senet ve karşılıksız çek rakamlarını değerlendirdi. İlk altı ayda protesto edilen senet adedinin geçen yılın ilk altı ayına göre yüzde 8, tutar bazında ise yüzde 42’lik bir azalış gösterdiğini kaydeden Çandır, şöyle konuştu: “Tutardaki bu yüksek düşüş, geçen yılın aynı dönemine göre büyük tutarlı senetlerin ödenme oranının arttığını göstermektedir. Haziran ayında ise Mayıs’a göre protestolu senet adedinde yüzde 27, tutarda ise yüzde 1’lik bir artış yaşanmıştır. Yani nispi olarak küçük tutarlı senetler büyük tutarlılara göre daha fazla protesto edilmiştir. Karşılıksız çek rakamlarına baktığımızda ise geçtiğimiz yılın ilk altı ayına göre adette ve tutarda benzer düzeyde ciddi bir düşüş olduğu görülmektedir. Adet olarak; yüzde 41, tutarda ise yüzde 46 oranında azalışlar gerçekleşmiştir. Protestolu senet oranlarına göre karşılıksız çek oranlarında ciddi düşüşler yaşanmıştır. Çek ödemelerinde daha hassas davranmıştır.” YAŞ MEYVE İHRACAT PERFORMANSI TOPLAMA GÖRE GERİLEDİ İhracatın bu yılın ilk yarısında geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 21 artış gösterdiğini bildiren Çandır, “İhracatımızın sektörümüz açısından önemli bir kalemi olan yaş meyve sebze bölümünde ise yüzde 26’lık artış yaşanmıştır. İlk bakışta iyi bir performans olarak algılansa da ihracattaki en iyi yılımız olan 2013’e göre toplam ihracatta 2 ve yaş meyve sebzede ise 15 düzeyinde bir kayıpla karşı karşıyayız” dedi. İhracatın iyi olduğu 2013 yılında yaş meyve sebzenin toplam ihracattaki payının yüzde 38 olduğuna dikkat çeken Çandır, bu yılın ilk altı ayında yaş meyve sebze sektörünün payının yüzde 33’e gerilediğini kaydetti. Çandır, “Her iki göstergeye göre de yaş meyve sebze ihracat performansımız, toplam ihracattakinden geriye düşmüş durumdadır” diye konuştu. YENİ BAKANA DİDİ ÇAĞRISI Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevine yeni atanan Ahmet Eşref Fakıbaba’yı tebrik eden ATB Başkanı Ali Çandır, “Antalya için bakanımız iki defa daha önemlidir. Bunlardan ilki bakanlığa devri gerçekleşen EXPO alanıyla ilgili tasarrufudur. Çünkü uluslararası A kategori EXPO sergi alınının Antalya’ya yakışır ve değer katıcı nitelikte geleceği hepimizin ortak kaygısıdır. Bu konuda kentin yerel inisiyatifinin dikkate alındığı bir çözüme ihtiyacımız bulunmaktadır. Diğer önemli konu ise sektörümüzün haksız ve mesnetsiz ithamlarla itibarsızlaştırmaya çalışılmasıdır. Tarım, bürokrasiden, akademisyenlere, köşe yazarlarından, yorumculara kadar geniş bir kesim tarafından günah keçisi olarak ilan edilmektedir. Acilen söylem ve eylemlerimizle bu itibarsızlaştırma ikliminden tarımı kurtarmaya yoğunlaşmalıyız. Sayın Bakanımızdan bu konudaki en önemli beklentimiz ise kamu otoritesi olarak devletin yetkin bir düzenleme, izleme, denetleme ve iyileştirme (DİDİ) politikasını hayata geçirmesidir. Daha öncede ifade ettiğim gibi tarımda seferberlik ilan edilmelidir” diye konuştu. BUĞDAY FİYATINININ GEÇ AÇIKLANMASI ZARAR ETTİRDİ Borsa’nın çalışmalarına yön veren komitelerin Temmuz ayında da yoğun bir gündemle toplandığını belirten Başkan Çandır, üyelerin hasat döneminde olan buğdayın verimi ve fiyatları, yaklaşmakta olan kurban bayramı öncesi hayvancılık ve kırmızı et ticareti, 1 Ağustos’tan itibaren geçerli olacak olan çiğ süt fiyatlarına yapılan 9 Kuruş’luk zam ve Hazine taşınmazlarının tıbbi ve aromatik bitkiler ile süs bitkilerine yönelik kiraya verilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını kaydetti. Antalya’nın buğday rekoltesinin geçen yıla oranla, ilkbahar yağışlarının da etkisiyle yaklaşık yüzde 20 oranında daha iyi durumda olduğunu söyleyen Çandır, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday alım fiyatlarını geç açıklanmasına tepki gösterdi. Çandır, şunları söyledi: “TMO’nun buğday alım fiyatlarını geç açıklaması gerek üreticimizi gerekse tüccarımızı zor durumda bırakmaktadır. Buğdayda gümrük vergisinin hasat döneminde yüzde 130’dan yüzde 45’e düşürülmesi ise kilogram fiyatında 20 Kuruş’a kadar gerilemeye neden olmuştur. Fiyatların geç açıklanmasını geçtiğimiz yıllarda defalarca ilgili kurumlara yazılı olarak iletsek de, bu konudaki yanlış uygulama halen devam etmektedir. Gümrük vergileri konusunda yapılan düzenleme ise üretici ve tüccarın bir yıllık emeğini zayi etmiştir” . ET İTHALATI FİYATI GEÇİCİ OLARAK YÜKSELTMEZ Son dönemde yapılan canlı hayvan ve et ithalatının ancak et fiyatlarının yükselmesinin geçici olarak engellediğini ifade eden Çandır, “Sorunun temelden çözümü içinse süt fiyatının artırılması, girdi maliyetlerinin ise aşağı çekilmesi gerekmektedir. Nitekim çiğ süt fiyatına yarından itibaren uygulanacak 0.09 TL’lik zam üreticiyi, dolayısıyla ticaret erbabını da mutlu etmemektedir” dedi. İTHALAT TEPKİSİ Ali Çandır, hafta sonu ilan edilen bakanlar kurulu kararı ile 750 bin ton buğday, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır ve 100 bin ton pirinç ithal edilebilme yetkisi Toprak Mahsulleri Ofisi’ne, 75 bin ton kırmızı et, 500 bin büyükbaş ve 475 bin ise küçükbaş hayvan ithal etme yetkisi ise Et ve Süt Kurumu’na verildiğini belirterek, Bu karar ‘Tarım’da Seferberlik’ önerimizin haklılığını teyit eder niteliktedir” dedi. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler ile Süs Bitkileri sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerin talebi üzerine Hazine arazilerine kolay ulaşmaları için çalıştıklarını anlatan Çandır, bu çerçevede Hazine arazileri üzerine yatırım yapmayı düşünen üyelerden talep topladıklarını, sektörün ihtiyacı doğrultusunda en kısa zamanda gerekli girişimlerde bulunacaklarını bildirdi. HIZLI TREN TEŞEKKÜRÜ Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından duyurulan Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri yüksek hızlı tren projesinin kentimiz ve bölgemiz açısından önemine dikkat çekerken, “Uzun yıllardır beklediğimiz bu projenin hayata geçmesi, kentimize ve bölgemize önemli katkılar verecektir. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. YÖREX’E DAVET Ali Çandır, konuşmasına 13-17 Eylül’de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ilgili de yer verdi. Çandır, yöresel ve geleneksel ürünlerimizin yok olmasını engellemek ve üretimini teşvik etmek, ürünlerle birlikte kültürlerimizi tanımak ve tanıtmak, üreticilerimizin daha fazla gelir elde etmelerini sağlamak, tüketicilere gerçek ve yüksek kalitede ürünler sunmak, coğrafi işaretler konusunda farkındalık yaratmak, ürünlerin hak ettiği değeri bulmasını sağlamak, kırsal kalkınmaya destek olmak, istihdamımızı artırmak ve ekonomimizi güçlendirmek hedefiyle 10 yıl önce Yöresel Ürünler Projesini hayata geçirdiklerini anımsattı. Çandır, projenin en önemli ayağı olan YÖREX’in bu yıl 8’incisini düzenleyeceklerini belirterek, ”YÖREX’in bugünlere gelmesine ve yöresel ürünlerimizin yaygınlaşmasına destek olan başta sizler olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Antalyalıları ve misafirlerimizi fuarımıza bekliyoruz” dedi. ATB Meclisinde sektörel konular da gündeme geldi.  

Detaylar...