Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.214.111
Şuan 48 kişi online
Bugün 427 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 70729
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

YAŞADIĞIMIZ ENFLASYON YAPIŞKAN BİR HAL ALMIŞTIR
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ekim ayı enflasyonunu değerlendirdi. Çandır´ın enflasyon değerlendirmesi şöyle: "Ülkemizdeki ve bölgemizdeki fiyat artışlarını takip ettiğimiz harcama kalemlerini son 5 yıl için incelediğimizde, enflasyon sepetinin yüzde 60’ını oluşturan gıda, ulaştırma ve konut harcama kalemlerindeki fiyat artışlarının aylıkta ortalama yüzde 5 ve yıllıkta ise ortalama yüzde 22 olduğunu görmekteyiz. İlan edilen Ekim ayı manşet tüketici (TÜFE) enflasyonu yüzde 1.8 iken, bu üç kalemdeki enflasyon yüzde 4.61 ile 2 kattan fazla yüksek olmuş ve 5 yıllık ortalamaya yakın çıkmıştır. Bölgemizdeki aylık enflasyon da genel ortalamaya yakın yüzde 1.67 olarak ilan edilmiştir. Yıllıktaki ortalamalara göre ise son açıklanan yüzde 22.74’lük artış, 5 yıllık ortalamaya tam bir yakınlaşmayı göstermektedir. Diğer taraftan çekirdek enflasyon olan H ve I endekslerinde de son bir yıldır sürekli artış eğilimi görülmektedir. Nitekim bu ay da sırasıyla yüzde 1.59 ve 1.78 olarak, yıllıkta ise yüzde 7.61 ve 7.49 olarak ilan edilmiştir. Geçen ay bu oranlar, yüzde 6.37 ve 6.96 idi. Yıllık TÜFE artış oranı yüzde 7’nin altına sadece 2009 yılı Ekim ayında düşmüştür ve hiçbir şekilde bu düzeyde kalıcı hale gelememiştir. Diğer göstergelerle birlikte değerlendirdiğimizde enflasyon, yüzde 7 civarında açıkça yapışkan bir hale gelmiştir. Üretici fiyatlarındaki artışı gösteren ÜFE enflasyonu ise aylıkta yüzde 0.69 ve yıllıkta da yüzde 6.77 olarak ilan edilmiştir. Tarım ürünlerindeki üretici fiyatları aylık yüzde 4.43 artarken, yıllık olarak sadece yüzde 0.59 artabilmiştir. Sanayi ürünlerinde ise aylık sıfır artış yaşanırken, yıllıkta yüzde 8.03’lük bir artış ilan edilmiştir. Gıda imalatı önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamdaki ürünlerin fiyatları aylıkta yüzde 0.66 ve yıllıkta ise yüzde 5.42 oranında artmıştır. BATI AKDENİZ´DE GİYİM VE GIDA FİYATI ARTTI Antalya, Burdur ve Isparta illerinden oluşan Batı Akdeniz Bölgesi, Ekim ayında gerek manşet enflasyon itibariyle, gerek fiyatı en çok artan giyim ve gıda kalemleri ile gerekse fiyatı en çok düşen alkollü içecekler ve çeşitli mal harcama kalemleri itibariyle, ülkemiz ortalama enflasyonuyla benzer bir eğilim göstermiştir. Son 6 aydaki kur artışı ortalama yüzde 20’den fazla ve faizlerdeki artış yüzde 50 iken, ilan edilen enflasyonların bu oranlara duyarsızlığı hala devam etmektedir. Diğer taraftan 2012 yılının en yüksek enflasyonu yüzde 1.96 ile Ekim ayında yaşanmıştı. Şimdi bu rakam yerine yüzde 1.8 geldi. Bu da yılın en yüksek enflasyonu oldu. Önümüzde Kasım ve Aralık ayları enflasyonları yüzde 0.38’in üzerinde olduğu sürece, aradaki fark kadar yıllık enflasyon artacaktır. Yani 2013 yılını şimdikinden daha yüksek bir enflasyonla kapatma ihtimali çok yüksektir. 2014 yılı için enflasyon beklentileri hesaplanırken mutlaka 2013 yılı Ocak ve Ekim aylarındaki enflasyonlar dikkate alınmalıdır. Şüphesiz ki faiz arttığı için enflasyon artmaz, tam tersine enflasyon arttığı için faiz yükseltilir ki enflasyon dizginlenebilsin."

Detaylar...

MÜSİAD´DAN ATB´YE ZİYARET
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gıda ve Tarım Sektör Kurulu Başkanı İsa Albayrak, MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Resul Lekesiz, MÜSİAD Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan´ın da bulunduğu heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası´nı ziyaret etti. ATB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ve Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan tarafından ağırlanan MÜSİAD Heyeti, Derneğin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. İsa Albayrak, MÜSİAD tarafından Antalya´da 2 Kasım´da "2023 Vizyonunda Tarladan Tabağa Hal´lerimiz" başlığıyla düzenlenecek toplantı hakkında Bülbül´e bilgi verirken, toplantıya ATB yönetimi ve üyelerini davet etti. Toplantıda Hal Yasası ve Yeni Tarım Uygulamaları Işığında Meyve Sebze Hal´lerinin durumunun değerlendirileceğini bildiren Albayrak, Hal Yasası´nda yaşanan sıkıntının Bakanlıklardan gelecek yetkililerin de katılımıyla görüşüleceğini kaydetti. TÜRKİYE´NİN EN BÜYÜK ÜRETİCİ HALİ ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Hal Yasası´ndaki sıkıntıların ATB´nin meslek komiteleri ve düzenlediği çeşit toplantılarda dile getirildiğini belirterek, sorunların giderilmesi gerektiğini kaydetti. Bülbül, üretici hali olarak Antalya Hal´inin Türkiye´nin en büyük Hali olduğunu belirterek, "Böyle bir toplantının Antalya´da yapılmasını önemsiyoruz. Elimizden geldiği kadarıyla böyle bir toplantıya destek vermek isteriz" diye konuştu. Bülbül, ziyaretleri nedeniyle MÜSİAD heyetine teşekkür etti.

Detaylar...

CHP KONYAALTI ADAY ADAYINDAN ATB´YE ZİYARET
CHP Konyaaltı Belediye Başkan Aday Adayı Bülent Kemal Dolunay, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır´ı ziyaret etti. Neden belediye başkanlığına aday olduğunu anlatan Dolunay, Konyaaltı İlçesi´nde yapmak istediği çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Antalya Ticaret Borsası´nın kentin en büyük dinamiklerinden biri olduğunu söyleyen Dolunay, "Seçildiğimiz taktirde sizlerin görüşüne başvurarak kentle ilgili kararlara imza atacağız" dedi. Dolunay, temiz siyasetten yana olduğunu vurgularken, "Kırmadan dökmeden, temiz siyaset yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da Bülent Kemal Dolunay´a başarılar dilerken, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR´IN 29 EKİM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın Cumhuriyet’in 90’ıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajı:   “Bağımsızlık mücadelesini zaferle sonuçlandıran Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurarak ülkeyi Türk milletine emanet edip halka olan güvenini ortaya koymuştur. Türk milleti de kendisine emanet edilen kutsal değeri canı pahasına da olsa korumuştur. En zor koşullar altında bile cumhuriyetten, demokrasiden, ekonomik, siyasi ve yargı bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini göstermiştir.   90 yıl önce ulus bilinci ile kurulan Cumhuriyetimiz, kazanımlarıyla bizleri büyük medeniyetler seviyesine yükseltmiştir. Bizlere düşen görev ise ülkemizin ulusal ve ekonomik bağımsızlığına sahip çıkıp, çağdaş, demokratik ve sosyal hukuk devletini sonsuza kadar yaşatmaktır. Geleceğe olan  ümitlerimizi daha fazla artırmamız gereken bu dönemde, özelliklere gençlerimize ulusal bağımsızlığın önemini daha fazla anlatmalı, daha fazla hissettirmeliyiz. Unutmayalım ki bizlere emanet edilen Cumhuriyeti tüm kazanımlarıyla gelecek nesillere aktarmak, bizim en önemli görevimizdir. Gençlerimizin de emaneti geleceğe sağlıklı şekilde ulaştırması ulusal bilinci gerektirmektedir.   Bugün 90 yaşını kutladığımız ulu çınarı bizlere emanet eden Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarını, şehitlerimizi, gazilerimizi, bağımsızlığımız ve demokratikleşme yolunda her türlü fedakarlığı üstlenen yurttaşlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Milli bayramlarımızın şeklen değil, ruhuna varılarak kutlanması gerektiğine inanıyor, Türk milletinin ve Antalyalıların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.”a

Detaylar...

ATB´DEN MECLİS ÜYELERİNE BEKLENTİ ANKETİ
Antalya Ticaret Borsası Ekim ayı meclis toplantısı ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetimin 1 aylık çalışmaları hakkında meclis üyelerine bilgi verdi. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis´te, üyelere ekonomik değerlendirme ve beklenti anketi de yapıldı.Meclis üyeleri, ekonomik değerlendirme ve beklenti anketinde, sektörleriyle ilgili soruları yanıtlarken, önümüzdeki süreçteki satış, maliyet ve dövizdeki beklentilerini değerlendirdi. Ankette ATB Meclis üyelerine, geçen aya göre satışlar, geçen yılın aynı ayına göre satışlar, geçen aya göre maliyetler, geçen yılın aynı ayına göre maliyetler, geçen aya göre nakit ticaret, geçen yılın aynı ayına göre nakit ticaret, geçen aya göre stoklar, geçen yılın aynı ayına göre stoklar, son 1 yıl içinde çalıştırılan personel sayısındaki durum, gelecek ay beklenen satış, beklenen döviz hareketleri gibi soruları yöneltildi.

Detaylar...

ATB KOROSUNDAN MUHTEŞEM DİNLETİ
Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği Korosu üyeleri, Antalya Kültür Merkezi Perge Salonu’nda verdikleri dinletiyle sanatseverlere muhteşem bir gece yaşattı. Gülden Etemoğlu’nun sunumuyla verilen dinletide, koro şefi Hayati Göver birbirinden güzel şarkıları sanatseverler için seslendirdi. Hayatını kaybeden Şef Süleyman Güleryüz anısına da şarkıların seslendirildiği dinletide, koro üyeleri hicaz, nihavend, hüzzam, muayyer makamında şarkılar söyledi. Saz ekibinin de eşlik ettiği dinletide, koro üyeleri dinleyicilerden yoğun alkış aldı. Şef Hayati Göver, ATB Türk Sanat Müziği Korosu’nun yılın değişik dönemlerinde konserler verdiğini belirterek, bu kez dinleti ile dinleyici karşısına çıktıklarını söyledi. Göver, sanata desteği nedeniyle Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti.

Detaylar...

ALİ ÇANDIR´DAN BİRLİK MESAJI
 Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır’ın Kurban Bayramı mesajı: “İçerisinde bulunduğumuz coğrafya zor bir dönemden geçiyor. Aynı dinin mensuplarının birbirinin canına kastettiğini üzülerek izliyoruz. Önümüzdeki dönem, birlik ve beraberliğini sağlayabilen, kenetlenebilen milletlerin geleceğini güvence altına alacağı bir dönem olacaktır. Türk milleti olarak birlik ve bütünlüğümüzü kaybetmeyeceğimize inancımız tamdır. Kutsal günler insanları birleştiren, ortak değerler oluşturan özel günlerdir. Yaklaşan Kurban Bayramı da İslam dünyası için ortak değerlerin buluştuğu, Türk milletini ortak değerler etrafında birleştiren özel günlerdir. Millet olarak birlik ve beraberlik içerisinde önümüzdeki kutsal Kurban Bayramı’nı kutlayacağımıza inancım tamdır. Antalyalıların, Türk milletinin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyor, Bayramın bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.”

Detaylar...

Süne dağdan indi, mücadele başladı
15 derecede inmeye başlıyor Hububat üreticisi ve ticaretini yapanların adeta korkulu rüyası haline gelen süne böceğine karşı mücadele başladı. Tarım İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Manavgat, Serik, Döşemealtı, Dağbeli, Elmalı, Korkuteli ve Aksu’da kıymetlendirme sürveyi çalışmalarını başlattı. Döşemealtı bölgesinde sünenin dağdan iniş oranını tespit eden il tarım müdürlüğü ekipleri daha sonra Camili ve Killik köylerinde kıymetlendirme sürveyi yaptı. Çalışmalar hakkında bilgi veren Tarım İl Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Hidayet Arıker süne böceğinin toprak ısısının 15 dereceyi bulması sonucu kışlıklardan tarlalara inmeye başladığını söyledi.   Çalışmalar buğday hasadına kadar devam edecek Kışlıklardan inen erkek ve dişi oranını tespit ettiklerini belirten Ziraat Mühendisi Hidayet Arıker, “Erkek ve dişi oranı birebir olduğu yada dişi oranı fazla olduğu zaman kıymetlendirme sürveyi yapıyoruz. 1 Nisan’dan itibaren Manavgat, Serik ve merkez olmak üzere sahil bölgesinde kıymetlendirme sürveyine başladık. Yayladan süne inişleri devam ediyor. Badenağaçları bölgesinde inişlerin ne durumda olduğunu araştırdık. Daha sonra ise Camili ve Killik köylerinde kıymetlendirme sürveyi yapıldı. Camili’de metre karede 1 nokta 14 oranında kışlamış ergin bulduk. Süneye karşı ne yapılacağına dair asıl karar bundan sonra yapacağımız yumurta parazit sürveyi ve nimf sürveyinin ardından verilecek. Bu çalışma buğday hasadına kadar devam edecek. Süne sürvey çalışmaları Manavgat, Serik, Elmalı, Korkuteli, Dağbeli, Döşemealtı ve Aksu’da yapılıyor. Nimf sürveyi çalışmasının ardından metre karede 10 ve üzeri nimf görülerse çiftçilere tarlalarını ilaçlamaları için bilgilendirme yapacağız” dedi. Çalışmalara Antalya Ticaret Borsası’ndan Ziraat Mühendisi Tolgahan Alavant’da katıldı.   Kıymetlendirme  Sürveyi: Dağdan kışlamış erginlerin metre karede ne kadar olduğunun tespit edildiği çalışmaya ‘Kıymetlendirme Sürveyi’ adı veriliyor.

Detaylar...

Bakan Ergün: “ATB´nin Vakıf Zeytinliği´yle ilgili çalışmaları takdire değer çalışmalar”
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, beraberinde Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak, AKP İl Başkanı Hüseyin Samani ile Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Ergün’ü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri karşıladı. Ali Çandır, Bakan Ergün´e ATB´nin 20 yıllığına kiraladığı ve işletilmesi için şirket kurma çalışmaları devam eden Vakıf Zeytinliği´yle ilgili dosya sundu. Vakıf Zeytinliği´yle ilgili belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütlerinin katılımıyla şirket kurup Antalya´nın kullanımına sunmak istediklerini belirten Çandır, Sanayi Bakanı´ndan projeye destek istedi.    Turizm gibi tarımda da marka olan Antalya´nın domates güvesi olarak bilenen Tuta Absoluta ile mücadele ettiğini belirten Çandır, ´´Ancak çıkarılan bazı kararlar ticareti engelleyici tehditler oluşturuyor. Tarım Bakanlığı´ndan son gelen yazıda üreticiden geçecek ürünlerde Tuta zararlısı olmadığına dair sertifikasyon talebi var. Kış döneminde 800 bin kamyon civarında çıkış yapacak ürünlerin bu belgelendirme süreci ciddi bir bürokratik engel oluşturacak. Bu konuda Tarım Bakanlığı´na yazdık ama ticareti engellediği için sizden de destek bekliyoruz. Tuta, Avrupa´ya Türkiye´de karantina listesinde olan bir zararlı değil, bunu karantina kapsamına almak da teknik olarak doğru gözükmüyor. Avrupa tuta ile yaşamaya öğrenmiş, biz de bunu öğrenip ticareti sekteye uğratmamalıyız´´ diye konuştu.    Mayıs ayında gerçekleştiren Yöresel Ürünler Fuarı´na desteğinden dolayı Bakan Ergün´e teşekkür eden Çandır, ´´Yöresel ürünler kendi değerlerimize sahip çıkma anlamında önemli, bu ürünlerin coğrafi işaret alma konusunda ciddi çaba sarf ediyoruz. Bunların geliştirmesiyle katma değeri yüksek ihracat kalemlerimiz de doğacak. Müteşebbüsümüzün ithalat kolaycılığından kaçıp birazcık üreterek, yerinde istihdam ederek ekonomiye katkı sağlamasına yol açacaktır´´ diye konuştu.    Bakan’dan övgü          Sanayi Bakanı Nihat Ergün, Antalya Ticaret Borsası´nın 90 yıllık geçmişiyle Türkiye´nin en eski borsalarından biri olduğunu belirterek, ´´Antalya aynı zamanda ciddi bir tarım bölgesi. Fiyatların oluşması, müşteri ile buluşması, modern gelişmelerin takip edilmesi açısından. Modern ticaret yapılması için borsalar önemli yerler. Borsaların bir kısmı bu fonksiyonlarını yerine getirmekten uzak. Bütün borsaları bu fonksiyonları yerine getiren borsalar haline dönüştürmek, satış reyonları olan, fiyatların oluştuğu salonlar oluşan borsalara dönüştürmek lazım. Sadece tescil işlemlerinin yapıldığı borsalar borsa değildir´´ diye konuştu.  -Takdire şayan-  Vakıf Zeytinliği´ne sahip çıkılması gerektiğini belirten Nihat Ergün, ´´ATB´nin Vakıf Zeytinliği´yle ilgili çalışmaları takdire değer çalışmalar. Şahsen orada yapılacak projeleri görmek isterim. Birkaç yıl önce Antalya´ya geldiğimizde arkadaşlara büyük arazinin ne olduğunu sorduğumuzda ´Vakıf Zeytinliği, atıl durumda bekliyor´ dediler. İnşallah güzel bir fonksiyon yüklenir ve Antalya için büyük bir kazanım olur. Böylesine güzel bir mekan Antalya Ticaret Borsası´nın elinde olursa Antalya halkı, herkes bundan daha fazla istifade edeceklerdir. Arkadaşları çalışmalarından dolayı kutluyorum´´ diye konuştu.  Toplum olarak ülkemizde üretilen ürünlere daha çok ilgi göstermemiz gerektiğini kaydeden Nihat Ergün, Türkiye´nin bir çok üründe Avrupa kalitesi ve standardında ve uygun fiyatta üretim yapabilen bir ülke haline geldiğini vurguladı. Ergün, ´´Ülkemizde üretilen varken başka ülkelerde üretilene ilgi göstermek çok gerçekçi değil. Ama zaruri olarak ülkelerin birbirinden alacakları tabiki olacaktır. Ancak bir ülkenin kendi ekonomisini geliştirmekteki en önemli unsur iç pazarında ne kadar yer aldığıdır. İç pazarımız geniş. 75 milyonluk iç pazarımız var, bu büyük bir pazar. Bütün sektörler bu iç pazardan yararlanabilirken iç pazarda güçlenirler, dış pazara açılmış olurlar. İçeride tüketici alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Tabi ki markalar önemli. İnsanlar markalara yöneliyorlar, heves ediyorlar, markaların önemli bölümü yabancı markala da olabilir ama markalaşma da destekle zamanla oluyor´´ diye konuştu. Türkiye´de markalaşma yolunda ilerleyen ciddi firmalar bulunduğuna dikkat çeken bakan Ergün, ´´Özellikle ucuzdur diye uzakdoğudan gelen birtakım ürünlerin pazarlarımızda yer bulması hakikaten makul birşey değil. Ucuz dediğimiz şey sonunda pahalı oluyor. Başta ucuz görünüyor ama kısa ömürlü olduğu için, başka zararları ortaya çıktığı için, başta ucuz zannettiğimiz şey meğerse ne pahalı imiş. Kendi ülkemizde güvenli, fiyatı makul, kalitesi tescil edilmiş ürünlere yönelmek hepimiz için daha doğru olan bir şey. Vatan severlik de bunlarla ölçülür, yoksa hamaset yapmak kolay. Kim vatanı daha çok seviyor? En çok bağıran, ha öyle değil, sesi en çok çıkan en vatansever olmuyor yani. Eğer sen bu vatanın değerlerine sahip çıkıyorsan, bu vatanda üretilen sahip çıkıyorsan o zaman ben seni vatansever sayarım. Yoksa en çok sesi çıkanı, en bağıranı vatansever sayarsak büyük bir yanılgı içerisine düşmüş oluruz. Bir anlamda bu kendi ülkemizde üretilen ürünlere ilgi duymak vatanseverliğin de başka bir unsurudur” diye konuştu.   Ergün, istihdama yönelik soruları da yanıtladı. Başka YÖK, DPT ve ilgili bakanlıkların istihdam sorunun birlikte ele aldığını kaydeden Ergün, ´´Bazen insana iş arıyorlar, bazen de insanlar adam arıyor. Burada iş var işe göre insan yok, burada insan var insana göre iş yok. Bu iki konuyu birlikte ele almalıyız. Bazılarına ´ne iş yaparsın ?´ diye sorduğumuzda ´ne iş olsa yaparım abi´ diyor. Bir iş yapamam elinde bir iş gelmiyor diyemediği için böyle diyor. ´İyi bize TIR şoförü, kepçe operatörü lazım gel´ dediğiniz zaman ´ben yapamam´ diyor. Niye çünkü mesleği yok. İşsizlik sorunun bir bölümü mesleksizlik. Bunu güçlendiren adımlar atıyoruz. İş Kur vasıtasıyla mesleki eğitimi güçlendirecek adımları atıyoruz´´ diye konuştu.  TOBB, Çalışma Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı´nın ortak yürüttüğü çalışma ile hem işsize istihdam sağlayacak, hem de sanayici ve işadamlarının ihtiyacını karşılayacak çalışma yaptıklarını anlatan Bakan Ergün, ´´Elinden iş gelmeyen, mesleğe sahip olmayan insana gerçekten istihdam yaratmak çok daha zor oluyor. Mesleği olan bir başka yerde iş bulamasa bile bir müddet sonra piyasadaki avantajları değerlendirip iş kurmaya yöneliyor, girişimci oluyor. Girişimciliği destekleme aslında istihdamı desteklemenin en önemli unsuru. Girişimci sayımız yeterli değil´´ dedi. Girişimci sayısını artırmaya yönelik de çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Nihat Ergün, ´´Girişimci piyasa şartlarını zorlayan, yeni kanalları zorlayan, yeni üretim teknikleri pazarlar açan adamdır. Pazarda tutunmak kolay değil. Biraz agresif girişeceksin pazara, yeni yollar bulacaksın. Girişimciler de bunu yapıyor, bunu yaparken de yanında istihdam oluşturuyor. Girişimciliği destekleyen, mesleki eğitimi destekleyen, sanayi eğitimini destekleyen programları bakanlıklar olarak yürütüyoruz´´ diye konuştu. Bakan Ergün, Bakanlığın yürüttüğü tekno girişimciler konusunda da bilgi verirken, geçen yıl 78, bu yıl 102 tekno girişimciye 100 bin lira kefilsiz, geri ödemesiz hibe desteği verdiklerini belirterek, ´´180 tane tekno girişimci teknoparklarda geliştirdikleri teknolojileri üretime dönüştürmenin çabası içerisindeler. Bunlardan 1-2´si dünya çapında başarı gösterse Bill Gates gibi olsa Türkiye için büyük avantajdır. Onları cesaretlendirmek için 100 bin lira girişim sermayesi veriyoruz, isterseniz batırın helal olsun. Türkiye´nin bir sürü imkanlarını hiçbir proje üretmeyen, hiç kafası çalışmayan adamlar batırdı ne oldu hiç sesimiz bile çıkmadı. Kafası çalışan teknoloji geliştiren adam 100 bin liramızı batırsa bile ne olacak, birşey olmaz. Batırmıyorlar zaten çok önemli mesafeler alıyorlar. Yakında göreceksiniz onlardan birkaçı önemli teknolojiler geliştirmiş gençler olarak karşımıza çıkacak´´ diye konuştu.  Bakan Ergün, girişimcilik eğitiminden geçen girişimciye de toplam 27 bin lira hibe desteği verdiklerini belirterek, ´´Ama bilinçli girişimci olacak. ´Abi sen parayı ver ben ne yapacağımı bilirim´, öyle yok. Senin ne yapacağını bilelim biz parayı veririz. Yani taktik değişti. Bu girişimcilere makine ve tehizat için de 70 bin liraya kadar geri ödemeli, düşük faizli kredi veriyoruz. Bir kısmı ´akıl verme, para ver´ diyor, para var kardeşim de bakalım sende akıl var mı? Onu ortaya koy. Projen olacak, istikametin olacak biz senin ne yapacağını bilelim para destek, hazır´´ diye konuştu.  Daha sonra Ali Çandır ile ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Bakan Ergün’e Döşemealtı halısı hediye ettiler.  

Detaylar...

TOBB’dan Pakistan’a yardım eli
19.08.2010 - ANKARA, TOBB/ TOBB, yaşadığı sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan Pakistan’a yardım elini uzattı. TOBB Yönetim Kurulu olarak Pakistan’a, yaşanılan felaketten ötürü 1 milyon dolar tutarında nakdi yardım yapma kararı aldıklarını açıklayan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yardım kampanyası başlattı. İş dünyası başta olmak üzere herkese bu zor günlerinde Pakistan halkına destek olma çağrısında bulunan Hisarcıklıoğlu, “81 il ve 160 ilçedeki Oda ve Borsalarımız kanalıyla, bu yardım faaliyetlerinin duyurulmasını ve yaygınlaşmasını amaçlıyoruz” dedi.TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yardım kampanyasını Pakistan Büyükelçisi Sardar Tariq Azizuddin, TOBB Başkan Yardımcıları Murat Yalçıntaş ve Faik Yavuz’un katıldığı basın toplantısı ile duyurdu. Hisarcıklıoğlu konuşmasına, “Yakın dostumuz Pakistan halkı, ülke tarihinin en büyük felaketi ile karşı karşıyadır. Öncelikle hayatını kaybeden Pakistanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, mağdurlara sabır ve acil şifalar diliyorum” sözleriyle başladı. -“Milyonlarca insan açlık ve salgın hastalıklarla karşı karşıya kalabilir” Temmuz ayı sonlarında başlayan muson yağmurları sonrası meydana gelen seller sonucunda, Pakistan´ın önemli bir bölümünün sular altında kaldığına işaret eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 600 bine yakın ev ve iş yerinin hasar gördüğünü, ölenlerin sayısının 2 bini, etkilenenlerin sayısınınsa 20 milyonu bulduğunu hatırlattı. Birleşmiş Milletler’in, 6 milyondan fazla kişinin evsiz kaldığını ve insani yardıma muhtaç durumda olduklarını bildirdiğini söyleyen M. Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Ayrıca 3 milyon çocuğun, su yoluyla bulaşan hastalıklara yakalanma riski taşıdığı uyarısında bulunmuştur. Zira seller nedeniyle su kaynaklarının büyük kısmı kirlenmiştir. Sadece tarım arazileri ve tahıl depoları değil, ulaşım altyapısı da büyük hasar almıştır. Pakistan´ın yalnız bırakılması halinde, milyonlarca insan açlık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıya kalabilir. Hatta çıkacak kargaşa ve çatışmalar, hem Pakistan’ı hem de bu bölgeyi, çok daha büyük tehlikelere sürükleyebilir. Esasında Pakistan’ın yaşadığı felaket, Haiti depreminden daha büyüktür. Ama uluslararası yardım henüz oradaki seviyede değildir. Küresel dünyada yaşamanın bir kuralı olmalı. Sadece iyi günde, fırsatlara odaklanmak yetmez. Kötü günde sorunlara cevap üretebilmek, dertlere derman, yaralara merhem olabilmek gerekir.” -“Türk iş dünyası olarak harekete geçiyoruz” Doğal afetlerin önüne geçmenin mümkün olmadığını ancak hiç olmazsa bu felaketlerin daha hafif atlatılması için uluslararası ve etkin bir yardımlaşma sistemi kurabileceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Pakistan, dünya liderlerinin, sivil toplum örgütlerinin ve uluslararası kuruluşların gelecekle yüzleşmesi olacaktır. Bu yüzleşme olmazsa, geleceğe yol alamayız. Pakistan’a yapılan yardımlar şu anda çok yetersiz. Bu yüzden, Türk iş dünyası olarak, harekete geçmek istedik” diye konuştu. TOBB olarak 2004 yılında Endonezya’nın Sumatra ve Java adalarında yaşanan tsunami felaketinde ve 2005 yılında yine Pakistan’da meydana gelen deprem felaketinde, nakdi yardımda bulunduklarını bildiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Şimdi yeniden Pakistan’ın yanında yer almak, acılarını paylaşmak ve destek olmak istedik. Bu çerçevede 1 milyon dolar tutarında nakdi yardım yapmak üzere, yönetim kurulumuz karar aldı. Ayrıca Türkiye’nin her tarafından bu yardım kampanyasına katılımı sağlamak amacıyla, bir yardım hesabı açılmıştır. 81 il ve 160 ilçedeki Oda ve Borsalarımız kanalıyla, bu yardım faaliyetinin duyurulmasını ve yaygınlaşmasını da amaçlıyoruz. 11 yıl önceki Marmara deprem felaketinde ilk yardımımıza koşanların başında, Pakistanlı kardeşlerimiz vardı. 11 yıl sonra şimdi, şu mübarek ramazan ayında, yardım etme sırası Türkiye´dedir. Türk iş alemine de buradan sesleniyor, katkılarını bekliyorum” ifadesini kullandı. -Hisarcıklıoğlu’ndan herkese çağrı Bu banka hesabında toplanan yardımların, devletimizin resmi kanalları üzerinden Pakistan’a ulaştırılacağını belirten Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki dönemde, suların çekilmesinden sonra, Pakistan’ın ihtiyaç duyacağı, müteahhitlik, enerji, ulaşım, tarım ve altyapı hizmetlerinin rehabilite edilmesi konusunda da destek olmayı planladıklarını anlattı. Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Benzer acıları daha önce yaşamış olan halkımızın, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının ve ulusal ve yerel basınımızın da, bir insanlık görevi olan bu yardım kampanyalarına gönüllü olarak her türlü destek ve yardımı sağlayacaklarına inancımız tamdır.” -Büyükelçi Azizuddin: “Bu çapta felaketle tek başımıza savaşamayız” Pakistan Büyükelçisi Sardar Tariq Azizuddin de, Pakistan´daki sel felaketiyle ilgili Hisarcıkloğlu´nun çizdiği tabloya ekleyecek bir şeyi bulunmadığını, ülkenin çok zor durumda olduğunu ifade ederek, altyapıda da büyük hasarlar meydana geldiğini ve bazı tahminlere göre ülkenin 70 yıl geriye gittiğini söyledi. Selin yarattığı etkinin uluslararası camia tarafından yeterince fark edilmediğini kaydeden Azizuddin, mevcut verilere göre ülkede 2 bin kişinin yaşamını yitirdiğini, ancak asıl tablonun sular çekildikten sonra daha net ortaya çıkacağını söyledi. Yaşamını kaybeden kişi sayısının, görece diğer büyük afetlere göre az sayılabileceğini, ancak bu insanların ailelerini, evlerini, hayvanlarını, geçim kaynaklarını yitirdiklerini anlatan Azizuddin, ´´Bu çapta bir felaketle tek başımıza savaşamayız, böyle bir kapasitemiz yok´´ dedi. -´´Pakistan halkını kurtarmaları için seslenmek istiyoruz´´- Pakistan´a ilk yardım elini uzatan ülkelerin başında ´´kardeş ülke´´ Türkiye´nin geldiğini ifade eden ve konuşması sırasında teşekkürlerini yineleyen Azizuddin, diğer ülkelerin de yardım sağladığını, ancak yardımların yetersiz kaldığını ifade etti. Azizuddin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun bugün Pakistan´daki sel felaketine dikkati çekmek amacıyla özel bir toplantı yapacağını söyledi. Azizuddin, ´´Bizler Türk kardeşlerimize çok teşekkür etmek istiyoruz. Kalbinde insanlık olan herkese teşekkür etmek istiyoruz ve Pakistan halkını gelip kurtarmaları için buradan seslenmek istiyoruz´´ diye konuştu. Pakistan´a yardımın 2 boyutu olduğunu, ilk etapta gıda, su gibi acil ihtiyaçları bulunduğunu, ikinci adımda da altyapının rehabilitasyonu gerektiğini kaydeden Azizuddin, yüzbinlerce kilometre yolun, demiryolu ağının, elektrik hattının sular altında kaldığını, maliyetin hesaplanabilmesi için de yardım gerektiğini belirtti. -´´Yardım için yarın geç olabilir´´ Hisarcıklıoğlu ve Azizuddin, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ülkenin altyapı ihtiyacıyla ilgili soru üzerine Azizuddin, tablonun sular çekildikten sonra netleşeceğini yineleyerek, Türk müteahhitlerinin dünyada çok başarılı işler ortaya çıkardıklarını, altyapının rehabilitasyonu aşamasında destek beklediklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu da, yardımın niteliğiyle ilgili soruya karşılık, Başbakanlık genelgesi çerçevesinde tüm yardımların tek elden yürütüleceğini ifade ederek, toplanan yardımların başbakanlığa iletileceğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, hızlı hareket etmek gerektiğini de vurgulayarak, ´´Bugün yardımcı olamazsak, yarın geç olabilir´´ dedi. TOBB’un başlattığı yardım kampanyası için belirlenen hesap numarası şöyle: HALK BANKASI ANKARA-ÇUKURAMBAR ŞUBESİ HESAP NO: TR110001200131100016100002

Detaylar...

BAGEV’le İşbirliği İçerisindeyiz
BAGEV’LE İŞBİRLİĞİ İÇERİSİNDEYİZ   Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) tarafından hazırlanan ve İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanı Reşat Güney tarafından sunulan Akdeniz TV’de canlı yayınlanan ‘İş ve Eğitim Zamanı’ programının bu haftaki konuğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Muratpaşa Merkez Müdürü Adem Bahadır Ulu oldu. Antalya’daki iş hayatı ve mesleki eğitim ile ilgili çalışmaların konuşulduğu programda Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanda yaptığı faaliyetler hakkında bilgi verdi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, BAGEV ile imzalanan protokolle istihdam ve eğitim konularında işbirliği içinde olduklarını kaydetti. İşsizlik sorununun en önemli nedeninin yanlış nüfus planlaması olduğunu söyleyen Başkan Akaydın, ‘’Yüzde 10 işsizlik oranı aslında gerçeği yansıtmıyor, gerçek işsizlik rakamının yüzde 20’lerde olduğunu tahmin ediyoruz. Bu rakamın yanlış yansımasının en önemli sebebi iş aramaktan yılan insanların artık iş aramak için kayıt yaptırmamasıdır” dedi.   KARİYER OFİSİ 1500 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLADI Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın Kariyer Ofisi çalışmalarıyla toplam 1500 kişiyi işe yerleştirdiklerini belirten Akaydın, bunlardan 3’te 2’sinin belediyeye iş yapan firmalar ve iştiraklerinde, 3’te 1’inin doğrudan özel sektörde istihdam edildiğini açıkladı.     Antalya’daki ulaşım sorununa da değinen Akaydın, belediyeye ait 90- 100 otobüsün ulaşım hizmetlerine tahsis edileceğini, otobüslerin hizmete girmesiyle 100 civarında şoför istihdam edeceklerini bildirdi.   Programın diğer konuğu SGK Muratpaşa Merkez Müdürü Adem Bahadır Ulu ise çocuk sahibi olan kadınların sigorta hakları konusunda izleyicileri bilgilendirdi. Sosyal güvencesi olmayan kadınların yeni mevzuata göre haklarını anlatan Ulu, evlenme ödeneği ve ölüm aylıkları hakkında da bilgi verdi.

Detaylar...

Köylü Eğitiliyor Tıbbi Aromatik Bitkide Verim Kaybı Azalıyor
KÖYLÜ EĞİTİLİYOR TIBBİ AROMATİK BİTKİDE VERİM KAYBI AZALIYORAntalya Ticaret Borsası (ATB), kozmetik ve tıbbi alanda yoğun kullanılan tıbbi aromatik bitkilerin hasat ve hasat sonrasında verim kaybını önlemek için köylüleri eğitmeye devam ediyor. Başta kekik olmak üzere tıbbi ve aromatik bitkilerin hasadında yanlış uygulamalara son vermeyi amaçlayan ‘Kekik, Defne ve Adaçayı’nda Hasat ve Hasat Sonrası İşlemlerdeki Verimlilik Kaybını Önleme Projesi’ Türkiye’de yetişen tıbbi ve aromatik bitkilerin devamlılığını sağlamak açısından büyük önem taşıyor.Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) sponsorluğunda yürütülen ‘Kekik, Defne ve Adaçayı’nda Hasat ve Hasat Sonrası İşlemlerdeki Verimlilik Kaybını Önleme Projesi’ eğitim programına Gazipaşa’nın Yeniköy Kaş yaylasında devam edildi.  Daha önce Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde köylülere eğitim veren proje ekibi, bu kez yaylada geçimini kekik, adaçayı, defne gibi doğadan topladığı bitkilerle sağlayan köylüleri, bilinçli hasat ve hasat sonrası yapılacak işlemlerle ilgili bilgilendirdi.BİTKİYİ KÖKLEYEREK TOPLAMAYINAkdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Turgut ve BATEM Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Saadet Tuğrul Ay, Yeniköy Kaş yaylasına çıkarak bölgede yaşayan köylülere kekik hasadı ve ürünü kurutma yöntemleriyle ilgili yerinde bilgi verdi. Yayla sakinlerine doğru bildiği yanlışları anlatan Prof. Dr. Kenan Turgut, yapılan en büyük yanlışın bitkiyi uygun bir bölgeden kesmek yerine kökleyerek toplamak olduğunu söyledi. 60 MİLYON DOLARLIK İHRACAT HACMİTürkiye’de yaklaşık 60 milyon dolarlık bir ihracat hacmine ulaşan tıbbi ve aromatik bitkilerde, hasat ve hasat sonrası işlemler sırasındaki hatalar nedeniyle potansiyel gelirin yarıya yakınının kaybedildiğini belirten Kenan Turgut, “Bu bitkilerin içerdiği yağların hasat sırasında ve hasat sonrası uygulamalar sırasında kaybolmaması, ihracat piyasalarının sürekliliği açısından da çok önemli’’ dedi. Kenan Turgut, doğal ortamda yetişen bu bitkilerden gelecek yıllarda da ürün alabilmek için yanlış uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayarak, toplama yöntemleri yüzünden bazı bölgelerde bitki varlığının tehdit altında olduğu uyarısında bulundu. BÖLGEYE UYUMLU BİTKİLERİN YAPISI ORTAYA ÇIKARILACAK Bölgede yetişen farklı çeşit tıbbi ve aromatik bitkilerden örnekler alan Kenan Turgut ve Saadet Tuğrul Ay, bu örnekleri laboratuar ortamında inceleyerek bölgeye göre uyumluluk gösteren bu bitkilerin yapısını da ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Detaylar...