Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.214.111
Şuan 77 kişi online
Bugün 427 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 70729
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ANTALYA’DAN BEYRUT’A TİCARET KÖPRÜSÜ
Antalya Ticaret Borsası, kentin ticaret hacmini artırmak için yurtdışına iş gezileri gerçekleştiriyor. Antalya Ticaret Borsası yönetimi, meclis üyelerinden oluşan heyet, tarımsal ticaretin geliştirilmesi amacıyla Lübnan’ın Başkenti Beyrut’a bilgilendirme ve tetkik gezisi gerçekleştirdi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Özen, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü’nün katıldığı iş gezisinde ATB Heyeti, ilk olarak Beyrut Hali’ne ziyarette bulundu. Beyrut Hal’inde incelemelerde bulunan ATB heyeti, özellikle yaş meyve sebze alanında iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi için Hal’deki tüccarlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır başkanlığındaki heyet, Lübnan Tarım Gıda Ticaret Derneği Başkanı Arslan M. Sinno’yu ziyaret etti. Beyrut Ticari Ateşesi Elie Reaidy’in de bulunduğu ziyarette, iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi için neler yapılabileceği konuşuldu. Heyetler arası ikili görüşmelerin gerçekleştiği ziyarette tıbbi aromatik bitkiler, hububat, yaş meyve ve sebze, canlı hayvan ticareti gündeme geldi. AMAÇ TİCARETİ GELİŞTİRMEK ATB Başkanı Çandır, iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi için çalıştıklarını söylerken, Antalya’nın tarım ürünlerinin Lübnan halkının damak tadına sunmak istediklerini bildirdi. Çandır, “Üyelerimizin ticaret hacmini geliştirecek çalışmalar yürütüyoruz. Beyrut’ta gerçekleştirdiğimiz ikili görüşmeler de bunun altyapısını oluşturacak” dedi. Lübnan Tarım Gıda Ticaret Derneği Başkanı Arslan M. Sinno, Mersin ve Adana ile yoğun ticari ilişkileri bulunduğunu Antalya ile de ticari ilişkilerin geliştirilmesini arzu ettiklerini bildirdi. YÖREX’E DAVET Ali Çandır ziyarette, 13-17 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı’nda Lübnan’ın yöresel ürünlerini de görmek istediklerini söylerken, YÖREX’e davette bulundu. Çandır, YÖREX’te Lübnan’a 100 metrekare yer tahsisinde bulunabileceklerini söyledi. ATB Başkanı Çandır, ziyaretlerde Zeytinpark ürünlerinden oluşan paket hediye ederken, Antalya kent merkezinin en büyük yeşil alanı Zeytinpark’la ilgili bilgiler verdi. Beyrut’ta teknik incelemelerde bulunan ATB heyeti, ticari ve kültürel merkezlere de ziyaretler gerçekleştirdi.  

Detaylar...

ISPARTA’DA SURİYELİ TARIM İŞÇİLERİ EĞİTİLECEK
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın desteğiyle Suriyeli tarım işçilerinin eğitilmesini öngören proje başlattı. BAGEV Başkanı Ali Çandır ile FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, “Ekonomik Fırsatların Artırılması Yoluyla Türkiye’nin Güneyindeki Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Toplulukların Dayanıklılıklarının Desteklenmesi” projesi çerçevesinde Isparta’da bir dizi temas gerçekleştirdi. İlk olarak Isparta Valisi Şehmus Günaydın’ı ziyaret eden Çandır başkanlığındaki heyet, proje hakkında Vali Günaydın’a bilgi verdi. Ziyarette proje ortaklarından Isparta Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Adar da bulundu. Suriyelilerin bu ülkenin gerçeği olduğunu belirten BAGEV, ATB Başkanı Ali Çandır, Suriyelilerin büyük çoğunluğunun tarım sektöründe çalıştığını kaydetti. Tarım sektöründe çalışan Suriyelilerin mesleki işbaşı eğitim ve sosyal adaptasyonunu sağlamak için FAO ile ortak proje yürüttüklerini söyleyen Çandır, bunun için Vali Günaydın’dan destek istedi. ÜCRET DE VERİLECEK FAO Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, ilk etapta 150 Suriyeli tarım işçisinin projede yer almasının öngörüldüğünü belirterek, meyve üretiminde çalışan işçilere 3 ay süreyle mesleki işbaşı eğitim verileceğini ve sosyal adaptasyonunun sağlanması için bilgilendirileceğini bildirdi. Selışık, istihdamı kolaylaştıracak projede eğitim alacak Suriyelilere günlük 35 TL de ücret verileceğini kaydetti. VALİ’DEN PROJEYE DESTEK Vali Şehmus Günaydın, Isparta’da bulunan Suriyelilerin daha çok meyve bahçelerinde çalıştığını belirterek, bunların eğitiminin adaptasyon ve rehabilitasyon sürecine olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın projeyi desteklediğini belirten Vali Günaydın, proje yürütücülerine teşekkür etti. REKTÖR VE TARIM MÜDÜRÜ’NE ZİYARET Heyet, Isparta Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Tuğrul ile görüşerek proje hakkında bilgi verdi. Heyet daha sonra Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı da ziyaret ederek, Üniversitesi’nin projeye katkısını konuştu. Çarıkçı, Üniversite olarak sahada projeye destek olabileceklerini söylerken, proje yürütücülerine teşekkür etti. BAGEV Başkanı Çandır, ziyaretlerde Zeytinpark ürünlerinin yer aldığı paket hediye etti.  

Detaylar...

15 TEMMUZ’UN YIL DÖNÜMÜNDE DARBEYE KARŞI ORTAK SES
15 Temmuz 2016’da Türk milletinin maruz kaldığı hain darbe girişiminin yıldönümünde TÜRK-İŞ, TİSK, TESK, TZOB, HAK-İŞ, MEMUR-SEN, Türkiye KAMU-SEN ve TOBB’un oluşturduğu Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi (KİK) tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak ortak basın açıklaması yapıldı. 15 Temmuz anma etkinlikleri kapsamında Antalya’daki oda, borsa, meslek örgütleri ile sivil toplum kuruluşları da ortak basın açıklaması yaptı. ATSO Atatürk Konferans salonunda düzenlenen basın toplantısında, ortak metni ATSO Başkanı Davut Çetin okudu. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan’ın yanı sıra ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Ahmet Boztaş, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ALTSO) Mehmet Şahin, T.Kamu-Sen (Türkiye Kamu-Sen) Antalya İl Temsilcisi Yılmaz Danabaşoğlu, Memur-Sen (Memur Sendikaları Konfederasyonu)Antalya İl Temsilcisi Mustafa Çoban, Hak-İş (Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Antalya İl Temsilcisi Muhammet Talha Kandil, Türk-İş (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Antalya İl Temsilci Yardımcısı Abdullah Kayser, Antalya TZOB (Türkiye Ziraat Odaları Birliği) Başkanı Nazif Alp katıldı. “GÜCÜMÜZ MİLLİ İRADE, HEDEF BÜYÜK TÜRKİYE” Milli birlik ve beraberlik vurgusunun yapıldığı ortak basın açıklaması şöyle: “Türkiye’nin sivil toplumunu temsil eden; Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Türkiye kanadı olan; Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN), HAK- İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye KAMU-SEN), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olarak buradayız. Bu masada oturan demokrasi sevdalısı kurumlar olarak bu ortak açıklamayı 81 ilde aynı anda yapıyoruz. Tarihimizin en zor günlerinden biri olan 15 Temmuz’un yıldönümüne giriyoruz. İki hafta boyunca, farklı etkinliklerle, hazırladığımız afişlerle ülkemizin tamamında 15 Temmuz ruhunu canlı tutacağız. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. 15 Temmuz’un Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu alçak, darbenin ötesinde bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz, İstiklal Harbinden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece Fetullahçı terör örgütü, “devleti” ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak, Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı; Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah’a şükürler olsun Milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, bu fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden bu saldırı karşısında dik durdu, canı pahasına değerlerini savundu. Bu masadaki kuruluşlarının tamamı da, ilk andan itibaren, devletimizin ve milletimizin yanında yer aldı. Darbe girişimine karşı net tavır gösterdiler. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gazi Meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla bir destan yazdık. Haince planlanmış darbe girişimini savuşturan milletimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. 15 Temmuz’da Türkiye en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla vermiştir. Demokrasimizin, hiçbir kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu herkese gösterdik. Milletimiz darbeye karşı durarak şunu açık şekilde ilan etmiştir. ‘Türkiye Cumhuriyeti devletini Milletin iradesi dışındaki hiçbir güç yönetemez.’ Bu, dünyaya örnek olacak bir tavırdır. Elbette bunun için büyük bir bedel ödedik. Darbe girişimine karşı verdiğimiz bu mücadelede, 250 vatandaşımız şehit edildi. 2301 vatandaşımız gazi oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Gazilerimizi şükranla anıyoruz. Milletimiz onları daima minnetle ve rahmetle anacaktır. Dünyada çok az millet, demokrasisi için bu bedeli ödeyebilir. Siyasi görüşü fark etmeksizin Türkiye’nin geleceğine sahip çıkan 15 Temmuz ruhu demokrasinin sigortasıdır. Bir daha böyle hain girişimlerin yaşanmaması için FETÖ ile mücadele her alanda etkin ve kararlı şekilde sürdürülmelidir. Yargı kurumları, darbecilere ve onların destekçilerine hak ettikleri en ağır cezayı vermeli, milletimizin vicdanını rahatlatmalıdır. En az 15 Temmuz kadar, darbe girişiminden sonrası da, ülkemiz açısından zorlu bir süreç oldu. Darbe girişimi sonrası toplumumuz büyük bir travma yaşadı. FETÖ, yalan haberlerle yurt dışında ülkemiz aleyhine karalama kampanyaları yürüttü. Ekonomimiz de bu saldırıdan olumsuz etkilendi. Allah’a şükür, birlik ve beraberliğimiz sayesinde bunların hepsini de kısa sürede atlattık. Hükümetimizin bizlerle istişare içinde aldığı önlem ve yaptığı reformlarla hızla toparlandık. Daha darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmeden ekonomide yüzde 5’lik büyümeyi yakaladık. İstihdam rekorları kırdık. Bu yılın ilk altı ayında tam 1 milyon 200 bin insanımıza yeni istihdam sağladık. İhracatımızı rekor düzeyde arttırmaya başladık. Yabancı yatırımcıların güvenini yeniden kazandık. Çok açık ifade ediyoruz ki Türkiye, dünyanın en zor stres testinden başarı ile çıkmıştır. Emin olun bizim son bir yılda yaşadıklarımızı başka bir ülke yaşasaydı bir daha ayağa kalkamazdı. Ama biz dimdik ayaktayız. Böyle bir coğrafyada, en zor koşullar altında hiç kimsenin yapamayacağını yaptık. Ama rehavete kapılmayacağız. Yapacak daha çok işimiz, büyük hedeflerimiz var. 15 Temmuz sonrası toparlanma sürecini tamamladık. Şimdi yeni bir atılım sürecini başlatmamız gerekiyor. Ayağımızdaki prangayı çözdük, şimdi koşma zamanı. Büyümede, istihdamda, ihracatta yeni rekorlar kırmalıyız. Vatandaşlarımızın refah seviyesini daha da arttırmalı, demokratik kazanımlarımızı güçlendirerek daha ileriye taşımalıyız. Bütün bunlar için ortak akılla ve istişare içinde, yeni bir reform süreci başlatmalıyız. Buradan yurt dışındaki dostlarımıza da sesleniyoruz. Aldığı yaraları saran milletimiz, bu büyük demokrasi sınavının birinci yılında bütün dostlarını yanında görmeyi arzulamaktadır. Dostlarımızı iftira kampanyalarına değil, gerçeklere kulak vermeye, buna göre tavır almaya davet ediyoruz. FETÖ ile mücadelede dost ve müttefik devletlerin de ciddi desteklerini bekliyoruz. Kaynağı ne olursa olsun darbe ve terör bir insanlık suçudur. Ancak birlikte çalışırsak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Bizler ülkemiz ve milletimiz için şimdi daha büyük bir azimle çalışacak ve Türkiye’yi büyük hedeflerine taşıyacağız. Üzerine basarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin sivil toplumu olarak 15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Ülkemizin geleceğini inşa ederken yaşadıklarımızdan aldığımız dersler bize ışık olacak. Biz bu ülkenin geleceğinden umutluyuz. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye. Hepinizi saygıyla selamlıyoruz.”  

Detaylar...

ATB ÜYELERİ URGE PROJESİYLE YURT DIŞINA AÇILACAK
Antalya Ticaret Borsası(ATB), ihracat potansiyeli bulunan üyelerini uluslararası pazarlara açmak için Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (URGE) projesini hayata geçiriyor. ATB “Antalya İli Geleneksel ve Yöresel Tarım Ürünleri Tıbbi Aromatik Bitkiler, Uçucu Yağlar, Reçel, Pekmez, Baharat ve Zeytin-Zeytinyağı İhracatının Geliştirilmesi Projesi” Borsa toplantı salonunda üyelere tanıtılırken, ihtiyaç analiz çalışmasına başlandı. HEDEF DAHA ÇOK ÜRETİM DAHA ÇOK İHRACAT Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın da katılımıyla gerçekleşen toplantıya ilgili sektörden temsilciler katılım gösterdi. ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya ili Geleneksel ve Yöresel Tarım Ürünleri İhracatının Geliştirilmesi Projesi’nin ATB 7. Meslek Komitesinin talebi üzerine başlatıldığını kaydetti. Yürütülen proje ile ATB üyelerinin yurtdışı bağlantılarının sağlanarak ihracat potansiyelinin artırmayı hedeflediklerini anlatan Çandır, “Hedef daha çok üretim daha çok ihracat” dedi. Çandır, 3 yıl sürecek proje kapsamında verilecek eğitimlerle firmaların altyapılarının da güçlendirileceğini söyledi. YÖREX KATKI SAĞLAYACAK Proje ile Antalya’nın yöresel ve geleneksel tarım ürünleri kümesinin geliştirilmesini hedeflediklerini anlatan ATB Başkanı Ali Çandır, bu yıl 13-17 Eylül tarihlerinde yapılacak Yöresel Ürünler Fuarı’nın projeye büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Çandır, tıbbi aromatik bitkiler, uçucu yağlar, reçel, pekmez, baharat ve zeytin-zeytinyağı gibi yöresel ürünleri yerelden uluslararası alana taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Tarım Konseyi Genel Sekreteri ve Proje Koordinatörü Gonca Ertok, katılımcılara URGE Projesi’yle ilgili üyeleri bilgilendirdi. Ertok, Ekonomi Bakanlığı’nın ihracat yapmak isteyen girişimcilere eğitim danışmanlığından, yurtdışı pazar araştırma ve pazarlamaya kadar bir çok konuda yüzde 75’e kadar destekte bulunduğunu anımsattı. Proje Danışmanı Nejat Doğan, projenin ihtiyaç analiz çalışmasını yapacağını kaydetti.  

Detaylar...

HAZİRAN ENFLASYONU YIL SONU İÇİN UMUT VERDİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı Haziran Ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklenildiği gibi sıfırın altında kalarak yüzde 0.27 düşüş gösterdiğini belirten Çandır, böylece tüketici enflasyonun yıllık bazda yüzde 10.90’a gerilediğini kaydetti. Son 5 yılın Haziran ayı tüketici enflasyon rakamlarına bakıldığında ikinci kez negatif enflasyon ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “2015 yılındaki negatif enflasyon yıllıkta yüzde 7.20’lik bir düzeyi bize yaşatırken bu ay yaşadığımız düşüş yıllıkta yüzde 10.90 gibi oldukça yüksek bir enflasyona neden olmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken konu, yılsonu tüketici enflasyonunun tek haneli düşüp düşemeyeceğidir. Bunu doğru bir şekilde öngörebilmek için kalan ayların geçen yılki enflasyon değerlerini dikkate almak gereklidir” diye konuştu. YÜZDE 1’İN ALTINI YAŞARSAK TEK HANEYİ GÖRÜRÜZ Yılın ikinci yarısında toplam yüzde 2.75’lik bir enflasyon yaşanırsa, geçen yılki yüzde 8.53’lük enflasyonun yakalanabileceğini söyleyen Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Bu önümüzdeki altı ay için her ay ortalama olarak yüzde 0.46’lık bir enflasyon yaşamamız gerektiği anlamına gelir. Ancak bunun gerçekleşme ihtimali oldukça düşüktür. Yılsonunda tek haneli bir enflasyon öngörüsü bundan daha gerçekçidir. Çünkü kalan 6 ay için aylık ortalama enflasyonunun yüzde 0.70 civarında seyretmesi gereklidir. Hatırlanacağı üzere geçen yıl temmuz, ekim, aralık aylarında yüzde 1’in üzerinde enflasyon yaşanmıştı. Önümüzdeki bu aylarda eğer yüzde 1’in altında kalmayı başarabilirsek yılsonunda tek haneli bir enflasyon ile karşılaşabiliriz.” ENFLASYONA BATI AKDENİZ KATKISI Yılsonu enflasyonunu tek haneye çekebilmek için Antalya, Isparta, Burdur’u kapsayan Batı Akdeniz’in üzerine düşen katkıyı uzun bir süredir yaptığını kaydeden Çandır, bölge enflasyonunun bu ay yüzde -0.41 düşüş ile ülke enflasyonunun düşmesine ciddi katkı sağladığını vurguladı. Çandır, “Batı Akdeniz genel enflasyona 26 bölge içerisinde en iyi katkı sağlayan 4. bölge olmuştur. Toplam 12 ana kalemden oluşan tüketici enflasyonunun mobilya, sağlık, eğitim, çeşitli mallar olmak üzere sadece 4 kaleminde bölgemiz enflasyonu, ülkemiz enflasyonunun üzerinde gerçekleşirken, diğer 8 kalemde Türkiye ortalamasının altında gerçekleşmiştir” diye konuştu. Çandır, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0.07, yıllıkta ise yüzde 14.87 artış görüldüğünü kaydederken, çekirdek enflasyonun yüzde 9.38’den yüzde 9.20’ye gerileyerek düşüş yönündeki seyrini sürdürdüğünü ifade etti. DOMATESİN HAVASI SÖNDÜ Haziran ayında yüzde 28,14 artış oranıyla yurt içi turlarının en fazla artış gösteren kalem olduğunu belirten Çandır, yüzde 10.59’luk artışla ile salatalık, yüzde 9.91’lik artış oranıyla sivri biberin fiyatı en çok artan ürünler arasında yer aldığını belirtti. Çandır, bahar ayında fiyatı yüksek olduğu için eleştirilen domatesin Haziran ayında yüzde 41,93’lük azalışla fiyatı en fazla düşüş gösteren ürün olduğuna dikkat çekti. Çandır, mevsimsel ve dönemsel farklılık gösteren meyve sebze fiyatlarının enflasyonun günah keçisi ilan edilemeyeceğini vurguladı. ÜRETİM ŞART Enflasyondaki olumlu seyrin sürdürülebilir olmasının sıkı para politikasından çok üretimi artırıcı tedbirlerin uygulanmasından geçtiğin vurgulayan BAGEV Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti: “Nisan Ayı itibariyle zirveyi gören tüketici enflasyonunun bu ay dahil olmak üzere gerileyen bir eğilime sahip olması, özellikle sıkı para politikası ile dizginlenen kur fiyatlarından ciddi ölçüde olumlu yönden etkilenmiştir. Ancak bunun sürdürülebilir olması, sıkı para politikasından çok üretimi artırıcı tedbirlerin uygulamaya konmasına bağlıdır. Diğer taraftan kredi kolaylıklarının sağladığı talep artışı, geçici süreli büyüme sağlasa bile enflasyon üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yaratmaktadır.”  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR’DAN BAYRAM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Bayramların sevgi ve kardeşliğin, bereket ve muhabbetin arttığı günler olduğunu kaydeden Çandır, Ramazan Bayramı’nın güzellikler getirmesini diledi. Anadolu topraklarının kardeşlik ve bereketin filizlendiği kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirten Ali Çandır, “Bu toprakların barışın ve bereketin merkezi olmasını diliyorum” dedi. Toplum olarak daha fazla sevgi ve hoşgörüye, daha fazla muhabbete, daha fazla empatiye, daha fazla kardeşliğe ihtiyacımız olduğunu söyleyen Çandır, “Nefret söylemleri yerini hoşgörü diline bırakmalı. Birbirimizi ötekileştirmeden daha fazla birlikteliğe ihtiyacımız var. Bayram coşkusunun kardeşliğimizi pekiştirmesini diliyorum” diye konuştu. Çandır, Türkiye’nin vitrini Antalya’nın güzellikleri ve tarihiyle misafirlerini beklediğini belirterek, tatilcileri Bayram tatilinde Antalya’ya davet etti. Çandır, “Şimdi Antalya zamanı” dedi. Başkanı Ali Çandır, Ramazan Bayramı’nı kutlarken, tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini diledi.  

Detaylar...

ATB HAZİRAN MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Haziran ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Toplantı Salonu’nda yapılan Meclis’te yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili meclis üyeleri bilgilendirildi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mayıs ayı meclisinde geçen yıl ki yüzde -4.3’lük daralmanın ardından 2017 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarında büyüme beklentisini dile getirdiklerini anımsatan Bülbül, büyümenin en büyük kaynağının da geçen yılki daralmanın yarattığı baz etkisi olduğunu vurguladı. Bülbül, “2017 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandığında bu tahminimizin ne kadar yerinde olduğunu gördük. Genel ekonomik büyüme yüzde 5 olarak gerçekleşmesine rağmen, tarım sektörü yüzde 3.2 büyümüştür” diye konuştu. TARIM YETERİ KADAR BÜYÜMEDİ Genel ekonomik büyümeye tarım sektörünün katkısının olması gerekenin altında olduğunu söyleyen Bülbül, nedenlerini şöyle sıraladı: “Bu duruma neden olarak verilen desteklerin büyümeye ivme kazandırmaması, sektörümüzde yaşanan toprak kayıpları, tarımsal faaliyetlerden çekilme, fiyat istikrarı adına tarımsal ithalatın kolaylaştırılması, dünya tarımsal ürün fiyatlarındaki düşüşler, tarımsal girdi maliyetlerindeki aşırı artışlar, olarak ifade edebiliriz.” Antalya’nın yaş sebze meyve ihracatı rakamlarını meclis üyeleriyle paylaşan Halil Bülbül, 2008’in rakamlarına ulaşılabildiğini belirtti. Bülbül, şunları söyledi “Tarım sektöründeki bu büyümenin Antalya tarımı açısından anlamını yaş meyve sebze ihracatımızdaki eğilimlere bakarak belirli ölçülerde görmemiz mümkündür. 2017 yılı ilk 5 ayında kentimizden yapılan yaş meyve sebze ihracatı 189 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11’lik artışı ifade etmektedir. İlk bakışta büyüme oranı itibariyle yüksek bir rakam gibi gelse de 189 milyon dolarlık ihracat aynı dönemler itibariyle araştırıldığında 2008 yılı rakamına denktir. 243 milyon dolarla en yüksek ihracat yaptığımız yılda Rusya’nın payı 109 milyon dolardı. Bu yılın ilk 5 ayındaki ihracatımızın ise sadece 3 milyon doları Rusya’ya gerçekleşmiştir. Eğer Rusya kayıpları ile Rusya dışı kazançları mahsup edersek 52 milyon dolarlık bir fark ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak diyebiliriz ki, Rusya kayıplarının yaklaşık üçte birini yeni pazarlarla telafi edebilmişiz. Dolayısıyla yeni pazarlar konusunda çok daha fazla çalışmalıyız.” İŞSİZLİK RAKAMINDAKİ DÜŞÜŞ UMUTLANDIRIYOR Türkiye İstatistik Kurumu’nun mart ayı işsizlik rakamlarını, şubat ayındaki işsizlik oranına göre 0.9 puanlık azalışla yüzde 11.7 olarak ilan ettiğini belirten Halil Bülbül, işsizlik oranında yaşanan düşüşün ne kadarının istihdam seferberliğinden kaynaklandığının bilinmediğini ancak düşüşü gelecek dönemler için umut verici olduğunu söyledi. Bülbül, “Umuyoruz ki, gelecekte tek haneli işsizliği yaşayabiliriz. Bunu sağlamanın en önemli alanlarından biri de işsizliği yaklaşık yüzde 2 oranında düşüren tarım sektörüdür. Üstelik sektörümüz kırsaldaki kalifiye olmayan iş gücünün istihdamında da önemlidir” diye konuştu. AÇILAN KAPANAN ŞİRKET SAYISI ORTALAMANIN ÜZERİNDE ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, açılan kapanan şirket sayısını da değerlendirdi. 2017 yılının ilk beş ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 3 azalırken, aynı dönem içinde kapanan şirket sayısının yüzde 8 arttığını belirten Bülbül, Antalya’da ise mayıs ayında önceki yılın aynı ayına göre kurulan şirkette sayısında yüzde 16, kapanan şirket sayısında ise yüzde 33’lük artış yaşandığını kaydetti. Türkiye genelinde mayıs ayında önceki yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısının yüzde 15, kapanan şirket sayısının yüzde 57 artış olduğunu söyledi. Bülbül, “Antalya’mızdaki kurulan-kapanan şirket sayısı Türkiye ortalamasının üzerindedir” dedi. Protesto edilen senet ve karşılıksız çek rakamlarını de değerlendiren Bülbül, şu bilgileri paylaştı: “Ocak-Nisan döneminde 2000 TL ve üzerinde işlem gören protesto edilen senet adedi geçen yılın ilk dört ayına göre ülkemizde yüzde 5 düzeyinde artış gösterirken, ilimizde aynı kalmıştır. Aynı dönemler itibariyle protestolu edilen senetlere tutar cinsinden baktığımızda ise ülke genelinde yüzde 23’lük bir artış söz konusu iken, kentimizde yüzde 96’lık artış görülmüştür. Yılın geride kalan ilk 5 ayı itibariyle karşılıksız çek rakamlarına baktığımızda ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adette ve tutarda ciddi bir düşüş olduğu görülmektedir. Adet olarak Antalya’da yüzde 34, ülkemizde yüzde 31, tutar olarak ise Antalya’da yüzde 42, ülkemizde ise yüzde 28 azalış gerçekleşmiştir” diye konuştu. Üretim Reformu Tasarısı’nın yasalaştığını belirten Halil Bülbül, tasarıdaki zeytinlik ve mera alanlarının yatırıma açılmasının en çok konuşulan maddeleri olduğunu kaydetti. Bülbül, yanlıştan dönüldüğünü belirterek, “Bu konu ile ilgili temennimiz ilgili bakanlıklarımızın bu konuda tüm tarafların görüşlerine başvurarak tarımsal üretim lehine kalıcı bir karar oluşturması yönündedir” dedi. BUĞDAY DENEME EKİMİ MEMNUN ETTİ 1.Meslek Komitesi üyeleri tarafından koordine edilen Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi, BATEM, Antalya Ziraat Odası ve özel sektöründe yer aldığı Antalya Buğdayını Arıyor Projesinin sahil kuşağındaki 3. yıl deneme ekiminin hasadının gerçekleştiğini belirten Bülbül, sonuçların iyi olduğunu kaydetti. Bülbül, “Bu vesileyle sahil kuşağında devam eden, yaylada ise önümüzdeki günlerde başlayacak olan hububat hasadının herkes için bereketli olmasını ve bol kazanç getirmesini diliyorum” diye konuştu. Halil Bülbül, Antalya’da üretim yaparak ülke ekonomine katkı sağlayan İSO500 ve ürünlerini ihraç ederek ilk 1000 firma arasında yer alan Antalya firmalarını kutladı. NEFES KREDİSİ NEFES OLDU Finansmana erişimde sorun yaşayan küçük ve orta büyüklükteki üyelerimizin düşük faizli kredi kullanmalarına destek olmak amacıyla 12 Aralık’ta başlayan “Nefes Kredisi’ kampanyasının sona erdiğini belirten Bülbül, “Üyelerimizin kullanımına sunduğumuz 8.500 milyon TL’lik fonun tamamı sorunsuz bir biçimde kullanılmıştır. Bu vesileyle ekonomik darboğazı sert bir biçimde hisseden üyelerimiz başta olmak üzere tüm üyelerimize işlerinde başarılar diliyorum” diye konuştu. Bülbül, üyelerin Kadir gecesini kutlarken, Ramazan Bayramı’nın mübarek olmasını diledi. Meclis’te sektörel konular da gündeme geldi. BAŞARILI Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Antalya Buğdayını arıyor Projesi kapsamında yapılan deneme ekimlerinin gayet başarılı olduğunu belirterek, verim ve kalitenin iyi olduğunu kaydetti. Kayan, alınan değerlerin talep edilmesi halinde üreticilerle paylaşılabileceğini söyledi. Kayan, projenin devam etmesi gerektiğini belirterek, Borsa’ya böyle bir çalışmaya önderlik ettiği için teşekkür etti. FİYAT İYİ ATB Meclis Üyesi Yusuf Karasu, bu yıl süne zararlısının etkilerine dikkat çekerken, “Geçen yıllarda süne sıkıntısı yoktu, bu yıl ormanlık alanlara yakın bölgelerde süne zararlısı var. Bu bir miktar kaliteyi bozdu” dedi. ATB Meclis Üyesi İbrahim Köseoğlu, buğday fiyatlarının bu yıl iyi olduğunu, ülke genelinde de yüzde 20 verim beklentisi olduğunu söyledi. RUSYA KAYBI TELAFİ EDİLMEDİ ATB Meclis Üyesi Mustafa Çetin, Rusya krizinin ardından özellikle yaş meyve sebze sektörü ihracatında yaşanan kayıplara dikkat çekti. Çetin, alternatif pazar arayışlarının kayıpları telafi etmediğini söyledi. HAVALAR SERİN GİTTİ KOYUNLAR KIRKILAMADI ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, havaların serin ve yağışlı geçmesi nedeniyle koyun kırkılma sürecinin uzadığını belirterek, “Koyunlar üşümesin diye kırkılmıyor. Biz de yün bulamıyoruz. Kağıt üzerinde satışlar yapılıyor ama ürün elimize henüz ulaşmadı. Havaların düzelmesiyle bu sıkıntı aşılacak” dedi. YEME KARŞILIK SÜT ALIYORLAR ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu belirterek, sütteki fiyat sıkıntısına dikkat çekti. “Sütü satamama endişemiz yok ödemeler geç de olsa satış oluyor” diyen Simav, bazı firmaların üreticiye “sütü senden alırım ama yemi de benden alacaksın” dediğini anlattı. Simav, “Sütü satabilme uğruna pahalı yem alıyoruz” dedi. 1 YILDA KUZU ETİ YÜZDE 50 ZAMLANDI ATB Meclis Üyesi Adnan İngeç Ramazan ayı nedeniyle ette parakende satışların yoğun olduğunu belirterek, fiyattaki yükselişe dikkat çekti. Kuzu etinin son 1 yılda yüzde 50 zamlandığını kaydeden İngeç, “Kurban Bayramı yaklaşıyor kuzu eti daha da yükselir. Kuzu etinde anormal yokluk var. Kuzu yok da değil var ama pahalı. Arz taleple ilgili olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Türkiye’de süt 2 Lira’yı bulmadığı sürece et sıkıntısının devam edeceğini söyleyen İngeç, “Süt para edecek ki et üretilsin” dedi. ÇİÇEKTE SIKINTI YER VE İŞÇİLİK ATB Meclis Üyesi Tuncay Özden, çiçek sektörünün yeni sezon hazırlıklarına başladığını belirterek, sektörde üretim yeri ve işçilik sıkıntısı olduğunu kaydetti.  

Detaylar...

VERGİ YAPILANDIRMANIZ SON GÜNE KALMASIN
Antalya Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, beraberindeki heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan’ın bulunduğu ziyarette Metin Uzun, 27 Mayıs 2017’de yürürlüğe giren 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin yasayla ilgili bilgilendirmede bulundu. VATANDAŞ BU FIRSATI KAÇIRMASIN Metin Uzun, yasa kapsamında, 31 Mart 2017 tarihinden öncesine ilişkin gelir vergisi, kurumlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, gibi tüm vergiler ile trafik, nüfus, seçim, askerlik para cezası, karayolları usulsüz geçiş cezaları ile öğrenim ve katkı kredisi ve ecrimisil gibi borçların ödenebileceğini belirtti. Mükellefi rahatlatacak düzenlemeden yararlanılması çağrısında bulunan Uzun, ekonomik olarak zor durumda olan ancak iyi niyetli mükelleflerin ödeme sıkıntısını aşmak amacıyla düzenlenen yasa ile vatandaşın ekonomik faaliyetlerini daha kolay yürütebileceğini ifade etti. Yasanın kendi içinde uzatma süresinin olmadığını vurgulayan Metin Uzun, yasadan yararlanmak isteyen borçluların 30 Haziran’a kadar başvuruda bulunmaları gerektiğini hatırlattı. Uzun, “Mükelleflerin başvurularını son güne bırakmamalarını umuyoruz” dedi. Vergi Dairesi Başkanı Uzun, yasadan yararlanmak isteyen borçluların, bizzat bağlı olunan vergi dairesine gelerek veya posta yoluyla ya da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın www.gib.gov.tr adresi üzerinden internet aracılığı ile başvurularını yapabileceğini bildirdi. Metin Uzun, taksitlerin 2 ayda bir ödemeli olacağını belirterek, peşin veya ilk taksit ödemelerinin 31 Temmuz 2017 Pazartesi günü bitimine kadar yapılması gerektiğini hatırlattı. Metin Uzun, taksitlerin ilk 2`sini zamanında ödemeyenlerin kanunun getirdiği imkanlardan yararlanamayacağını vurguladı. Uzun, yapılandırmasını peşin ödeme şeklinde yapan mükelleflerin peşin ödeme indiriminden yararlanacağını kaydetti. Yeniden yapılandırmanın kesinleşmiş borçlara ödeme kolaylığı getirdiğini belirten Uzun, “Vatandaş bu fırsatı kaçırmasın” dedi. VERGİ ÜRETİMLE ARTAR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ekonomik dalgalanmalar nedeniyle iş dünyasının sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirterek, yeniden yapılandırmaya ilişkin yasanın borçlular için bir fırsat olduğunu vurguladı. Verginin kutsallığına işaret eden Çandır, verginin artması için yatırımların önünün açılması, üretimin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun’a ziyareti nedeniyle teşekkür eden Çandır, üyelerini yeniden yapılandırmayla ilgili bilgilendireceklerini söyledi. Vergi Dairesi Müdürü Metin Uzun, ATB Başkanı Ali Çandır’a 6736 Sayalı Bazı alacakların yeniden yapılandırmasına ilişkin Kanunun 2017 mayıs ayında yapılan taksit hatırlatma kampanyasına yaptığı destek nedeniyle teşekkür belgesi sundu.  

Detaylar...

ATB RAMAZAN`DA İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından Ramazan ayında ihtiyaç sahibi 700 aileye gıda yardımı yapıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle ihtiyaç sahibi 700 aileye gıda yardımında bulunduklarını bildirdi. Ramazan ayının dayanışma ve yardımlaşmanın en üst seviyede yaşandığı kutsal günler olduğunu belirten Bülbül, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da TOBB’un katkılarıyla hazırladığımız Ramazan paketlerini ihtiyaç sahibi ailelere üyelerimiz aracılığıyla ulaştırdık. Toplam 40 bin TL değerindeki yardımlar ihtiyaç sahiplerine Ramazan ayının ruhuna uygun dağıtılmıştır” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA BUĞDAYINI BULUYOR
Antalya Ticaret Borsası’nın BATEM, TİGEM, Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Odası gibi kurumlar ve özel sektörün desteğiyle Antalya’ya en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi amacıyla başlattığı “Antalya Buğdayını Arıyor Projesi” çiftçiye yol gösteriyor. BATEM’in Aksu’daki tarım alanına Aralık ayında ekilen 8 çeşit buğdayın hasadı yapıldı. Hasada, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi Üyeleri, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Dekanı Davut Karayel, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar ile sektör temsilcileri katıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, üyelerinden gelen talep doğrultusunda sahil ve yaylaya has buğday çeşidini belirlemek amacıyla 2014 yılında “Antalya Buğdayını Arıyor Projesi” başlattıklarını belirterek, projenin meyvelerini almaya başladıklarını söyledi. Bu yıl ekimi yapılan 8 çeşit içerisinde kalite ve verimde ön plana çıkan buğdayların belirlendiğini kaydeden Çandır, “Proje sonunda Antalyalı üretici kalite ve verimde en iyi buğday çeşidini ekmeye başlayacak. Borsa olarak üreticimizin ve tüccarımızın daha fazla kazanması için çalışıyoruz” dedi. DENEME EKİMLERİ BAŞARILI ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, deneme ekimlerinin 3. yılını tamamladığını belirterek, “Bu yıl yaptığımız deneme ekimi oldukça başarılı” dedi. Antalya hububat üretimi için iyi bir çalışma yaptıklarını kaydeden Kayan, “Yaptığımız deneme ekimleri sonucunda çiftçiye önerebileceğimiz çeşitler belirleniyor. Borsa olarak deneme ekimlerini önümüzdeki yıl da devam ettirmek istiyoruz” diye konuştu. BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, denemesi yapılan 8 çeşit içerisinde BATEM’in tescil ettirdiği çeşitlerin de bulunduğunu belirterek, “Bölge çiftçisinin buğdayda kalite ve verimi alabileceği çeşidi bulmak için çalışıyoruz. Proje hedefine ulaşıyor. Önümüzdeki yıllarda buğdayda daha iyi verim ve kaliteden söz ediyor olacağız” dedi. BORSA’YA TEŞEKKÜR Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Aralık ayında ekimleri yapılan buğday çeşitlerinin hasadını yaptıklarını belirterek, “Çiftçi artık emeğinin karşılığını almak istiyor. Dönümde 400-500 kilogram buğday değil, 700-800 kilogram buğday alırsak çiftçi zarar etmeden ekip biçebilir. Bu proje de buğdayda verim ve kaliteyi artıracak bir çalışma. Borsamıza öncülük ettiği için teşekkür ederiz” diye konuştu. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, “Antalya Buğdayını Arıyor Projesi”nin örnek bir çalışma olduğunu belirterek, “Buğday bizim temel besin ögemiz. Antalya için kalite ve verimli buğday çeşidinin bulunması çok önemli. Borsa önder olup sektör temsilcilerini bir araya getirdi ve böyle bir proje ortaya çıktı. Başta Borsamız olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.  

Detaylar...

TARIM ENFLASYONUN SEBEBİ DEĞİL
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı Mayıs ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklentilerin altında kalarak Türkiye ortalamasında yüzde 0.45, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 0.52 artış yaşandığını belirten Çandır, tüketici enflasyonunun yıllık yüzde 11.72, üretici enflasyonunun ise yıllık yüzde 15.26’ya gerilediğini kaydetti. “Mayıs ayı tüketici enflasyonunun geçen yılın gerisinde yüzde 0.45 olarak gerçekleşmesi halen geçtiğimiz yılın ilk 5 ayına göre ortalama yüzde 78’lik yükselişin yaşandığı TÜFE için olumlu bir sinyaldir” diyen Çandır, ancak bu rakamın yıl sonu enflasyon gerçekleşmesinin tek hanede tutulması için yeterli olmadığını belirtti. Çandır, aynı durumun üretici fiyatları için de geçerliliğini koruduğunu söyledi. MEYVE SEBZE DÜŞÜRDÜ Çekirdek enflasyonun 2016 yılı Mayıs’ına göre yüzde 9.42’den yüzde 9.38’e gerilemesinin enflasyonda oluşan katılığın halen sürdüğünü gösterdiğini bildiren Çandır, şunları kaydetti: “Bu da enflasyonumuzun asıl sebebinin tarım ve gıda ürünlerinden ziyade döviz fiyatlarındaki artış etkisinin devam etmesinden kaynaklandığını göstermektedir. Enflasyonun sorumlusu olarak gösterilen gıda fiyatları aylık yüzde -0.51 gerileyerek yıllık yüzde 16.91 olarak gerçekleşmiştir. Gerilemeye en fazla katkı sağlayan kalem ise yüzde -7.7 ile taze meyve sebze grubu olmuştur. TÜFE üzerinde yukarı yönlü baskı kuran enflasyon grupları tarım ve gıdadan ziyade özellikle Yurtdışı ÜFE ve Yurtiçi ÜFE grupları olmuştur. Nitekim geçen aya göre en fazla artış görülen ilk 20 ürün içerisinde de tarım ve gıda dışı ürünlerin yoğunlukta olduğunu görmekteyiz.” BÖLGE ENFLASYONU SON 5 YILIN EN DÜŞÜK MAYIS ENFLASYONU OLDU Antalya, Isparta, Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunun yüzde 0.14 ile son 5 yılın en düşük Mayıs ayı enflasyonu olduğunu belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “İstatistiki bölge birimleri sınıflamasına göre 26 bölge içinde, bir önceki yılın aynı ayına göre sırasıyla Ankara ve İstanbul’un ardından yüzde 11.23 ile ülke ortalamasının altında gerçekleşmiştir. Bölgemiz enflasyonundaki yüzde 0.14’lük artış, aylık bazda ülke enflasyonuna düşürücü etki eden 16 bölge arasında yer almamızı sağlamıştır. Bölgemizde enflasyonu düşürücü etki yaratması bakımından en önemli kalemler; giyim, ayakkabı ve ulaştırma kalemleri olmuştur. Bu kalemler, son 5 yıldaki en düşük enflasyon rakamlarının yaşandığı kalemler olmuştur. Önümüzdeki aylar dikkate alınırsa açıkça görülmektedir ki, Temmuz, Ekim, Aralık ayları dışında yıllık enflasyonu düşürme potansiyeli son derece sınırlı düzeydedir.  

Detaylar...

ATB MAYIS MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis Başkanı Kayan, Ramazan’ın tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi. ATB Toplantı salonunda yapılan Meclis’te yönetimin bir aylık çalışması üyelerle paylaşıldı. Kent gündemi ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATB Başkanı Çandır, sözlerine Ramazan ayının Türk milletine ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini dileyerek başladı. ÇEVRECİ DUYARLILIĞIMIZ DEVAM EDECEK Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözlerini anımsatan Çandır, “Toprağını, suyunu, havasını, dağını ve taşını kullandığımız kentimizin eşsizliğini, hem bize bir kez daha hatırlatmış hem de torunlarımıza nasıl bir miras bırakmamız gerektiğini vasiyet etmiştir” dedi. Göreve geldikleri günden beri Antalya için söylemleri ve yaptıklarının bu anlayış çerçevesinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, “Tabii ki kentimiz için bu sahiplenmeyle çalışan sadece biz olmadık. Antalya’mızı bu düsturla sahiplenen kurumlar ve kişilerle de her zaman birlikte hareket ettik. Mademki bu eşsiz kentimizin doğasını, çevresini ve nimetlerini kullanmaktayız, o zaman torunlarımızın emaneti olan da bu nimetleri tahrip etmeden kendilerine ulaştırmalıyız. İşte birlikte hareket ettiğimiz tüm kurum ve kişilerin ortak vazgeçilmezi de bu prensip olmuştur” diye konuştu. ÇEVRECİ BÜYÜKNOHUTÇU’YU ANDI Çevre mücadelesi verirken hunharca katledilen Ali Ulvi Büyüknohutçu ve eşini anan Çandır, “Antalya aşıklarıydı” dedi. Çandır, şunları söyledi: “Öncelikle kendilerine Allah’tan rahmet, kederleri ailelerine ve tüm Antalyalılara da baş sağlığı dilerim. Finike’de komşularının ve köylülerinin Ali Baba namıyla bildiği Ali Ağabey ve eşi, Antalya’yı eşsiz yapan değerlerinden Finike’nin; meyvesinden ağacına, toprağından taşına topyekûn sahip çıkmayı ve mücadele etmeyi bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Kışın yaptığımız bir görüşmede rahmetli Ali Ağabey, Finike’nin asırlık sedir ormanlarını, sedir salgı ballarını, nar ve portakal ağaçlarını ve nihayet tüm doğasını korumamız gerektiğini bizlere yaşadığı örneklerle anlatmıştı. Çok etkilendiğim ve yakından takip ettiğim için ben de bu durumu geçtiğimiz yıl içerisindeki meclis toplantılarımızda sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmıştım. Şimdi bir kez daha belirtmek istiyorum ki, rahmetli Ali Ağabeyin ve eşinin Antalya ve Finike için yaşadığı endişelerin ve korkuların, hiç birinin gerçekleşmemesi uğruna aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” REHAVETE KAPILMAYALIM Ali Çandır, Meclis’te ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 2016 yılında tarım sektörünün yüzde -4.1, ilk çeyreğinde ise yüzde -4.3 küçüldüğünü belirten Ali Çandır, “Bu yıl sektörümüzün ilk çeyrekte daha fazla büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri, geçen yılın yarattığı düşük baz etkisi olacaktır” dedi. Antalya tarımının da bu büyümeden nasibini alacağını söyleyen Çandır, şunları kaydetti: “Nitekim kriz öncesi rakamlardan uzak olsak da yılın ilk dört ayında kentimizin toplam ihracat performansı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artış gösterirken, yaş meyve sebze ihracat performansımız yüzde 36 artış göstermiştir. Diğer taraftan sektörümüzü doğrudan ilgilendiren tarım kredilerinde yüzde 31’lik, toptan ticaret kredilerinde yüzde 10’luk artış yaşanmıştır. Büyümemize pozitif etkide bulunan mevduatlarımızda Türk Lirası cinsinden yüzde 12, döviz cinsinden ise yüzde 16’lık artış gerçekleşmiştir. Bu temel göstergeler Antalya ekonomisinin ve sektörümüzün 2016 yılında yaşadığı sıkıntıyı belirli ölçülerde azalttığını göstermektedir. Ancak hemen belirtmeliyim ki, gerçek potansiyelimizi göstermekten uzak bir büyüme rakamı ile karşı karşıya kalacağız. Yani önümüzdeki günlerde açıklanacak olan 2017 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları bizi rehavete sürüklememelidir.” Bütün iyileşmelere rağmen hala tarımda bir seferberlik halinin geçerliliğini koruduğunu ifade eden Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak bu tespiti yaptığımız günden beri üyelerimizle, çalışma gruplarımızla, tarım sohbetleri, sektörel analiz toplantılarımızla bu seferberlik halinin kapsamını ve özünü tartışıyoruz. Bu konuyu tartışmaya açmamızın sebebi; tarımsal üretim ve ticarette uzun dönemdir yaşadığımız bozulmaların yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan ve sektörü son derece olumsuz etkileyen olaylardır” diye konuştu. TARIMIN ENFLASYON SEBEBİ GÖSTERİLMESİ HAKSIZLIK Tarım ve gıda ürünlerinin yükselen enflasyona temel sebep gösterilmesini büyük bir haksızlık olduğunu kaydeden ATB Başkanı Çandır, “Hem uzun dönemli geçmiş veri analizleriyle hem de kısa vadeli veri analizleriyle defalarca enflasyonun yükselmesinde tarım ve gıda fiyatlarının diğer kalemlere oranla enflasyona daha az etkide bulunduğunu ifade ettim. Ancak, hala bu durumun gerçekmiş gibi ulusal medyada işleniyor olması, tarımı nesnel bilgilere dayalı olarak değerlendiren sektör paydaşlarını harekete geçirmelidir. Bu örnekten devam etmek gerekirse, geçen ay ulaştığı 10 TL’lik rakamlarla ülke gündemini meşgul eden domates bugün itibariyle Antalya halinde 1 TL civarında işlem görmektedir. Birkaç gün sonra açıklanacak Mayıs Ayı enflasyonu hala yüksek çıkarsa bunun sorumlusu ne olacak? Domates fiyatı düşünce Gıda Komitesi’nin meşguliyeti ne olacak? Çok merak ediyorum” diye konuştu. İTHALAT SOPASI KOLAYCILIK Tarımda seferberliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çandır, “Tarımda seferberlik çağrısının diğer amacının tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanları ithalat sopasıyla ve zaptiye tedbirlerle terbiye etme veya fırsatçılık suçlamasıyla hizaya getirme kolaycılığından vazgeçmeyi sağlamaktır. Her sektörde olduğu gibi tarımda da kötü örnekler olabilir” diye konuştu. Devletten beklentilerini de sıralayan Ali Çandır, “Birincil beklentimiz, bütün sektörü töhmet altında bırakan ve sektöre hak etmediği itibar kaybı yaşatan uygulamalar yerine, bunları titizlikle ayıklayan bir uygulamaya gitmesidir. Böylece mevsimsel etkilerden kaynaklanan arz talep dengesizliğinin yarattığı doğal fiyat hareketliliğinin dışında hareket edenleri ayıklamak daha somut ve kolay olacaktır. Bu beklentimiz, hayati derecede önem taşımaktadır. Çünkü doğrudan sektörel itibarımızı zedelemektedir” dedi. Çandır, Ramazan ayında tarım ürünleri ve gıda ürünlerinin fahiş fiyatlarla satıldığı ve tüm sektörün fırsatçılık yaptığı gibi oluşturulan algıdan da rahatsız olduğunu vurguladı. RUSYA’NIN YÖNTEMİ YASAKLAMA OLMAMALI Rusya ile ticari ilişkilerin yapılan üst düzey görüşmelerin ardından normalleşme yolunda ilerlediğini belirten Çandır, “Ancak domates ve benzeri tarım ürün ihracatı henüz bu iyileşmeden nasibini almamıştır. Rus yetkililerce üreticilerini korumaya yönelik bir gerekçe sunulsa da dünya ticaretinde bunun yöntemi yasaklama değil, üretim dönemine uygun olarak vergilendirmedir. Yetkililerimizden talebimiz, bu konuyu müzakere ederken iki ülke üretimindeki mevsimsel üretim dönemlerini göz önünde bulundurarak her iki ülke üreticilerini ve ihracatçılarını rahatlatacak çözümü sağlamalarıdır. Bu çözümün teknik detayları için sektör her zaman katkı vermeye hazırdır” diye konuştu. ZEYTİNLİKLER İMARA AÇILMASIN Sanayi, Ticaret, Enerji Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun gündeminde zeytinlik, mera ve kıyıların imara açılmasını öngören “Üretim Reform Tasarı” bulunduğunu anımsatan ATB Başkanı Çandır, tasarıya iktidardan muhalefete kadar sanatçılardan üreticilere kadar toplumun her kesiminden itirazlar geldiğini belirtti. Özellikle zeytinlikleri tehdit eden tasarının kendilerini de endişeye sevk ettiğini söyleyen Çandır, şunları söyledi: “Meclis gündemine defalarca getirilen ve her defasında reddedilen düzenlemeyi zeytinciliğin idam fermanı olarak görüyoruz. Bu ısrarı anlamakta zorluk çekiyoruz. Komisyon üyelerinin bu yanlıştan döneceğini düşünüyor, dönülmezse de Gazi Meclisimizin genel kurulda bu yanlışa dur diyeceğine inanıyoruz. Gerekçesi ne olursa olsun, tarım topraklarımızı ve zeytinliklerimizi tehdit eden her türlü girişimin karşısında olduğumuzu bir kere daha ifade ediyorum.” TARIMI GELİŞTİRECEK GÜZEL HABER Hazine taşınmazlarının tıbbi ve aromatik bitkiler ve süs bitkilerini yetiştirmek üzere kiraya verilmesinin önünün açıldığını belirten Çandır, son 10 yıldır başta inşaat ve turizm sektörüne sağlanan kiralama olanağının tarım sektörüne de getirildiğini belirtti. Çandır, “Umuyorum ki son yıllarda arazi darboğazı yüzünden yatırım ve büyüme sıkıntısı çeken sektörlerimiz uzun dönemli kiralama olanağı ile sürdürülebilir yatırım imkanına kavuşacak, büyüme ivmesi kazanacak ve ihracat motivasyonunu artıracaktır. Hazineye ait olan tarım yapılacak olan arazilerin envanterlerinin sektörümüzle paylaşılması, yatırıma hız kazandıracaktır” diye konuştu. YÖRESEL ÜRÜNLERE DUYARLILIK DEVAM ETMELİ ATB Başkanı Çandır, yöresel ürünlerle ilgili son dönemde Antalya’da yaşanan sıkıntıları da Meclis gündemine taşıdı. Artık neredeyse her mahallede ya da semtte hemen hemen her gün yöresel ürünler sergisi, panayırı, pazarı veya günleri adı altında etkinlik yapıldığını belirten Çandır, şunları söyledi: “Artık öyle bir hale geldi ki bir taraftan nerede ve nasıl imal edildiği belli olmayan ürünler, vergi ve denetime tabi bulunmayan etkinlikler yöresel adı altında düzenlenmektedir. Bu etkinlikler çevredeki esnafın tepkisini çekmekte ve işlerini sekteye uğratmaktadır. Defalarca yerel ve merkezi mercilere bu rahatsızlığı yazılı ve sözlü olarak iletmemize rağmen, gerekli önlemlerin yeterince alınmadığını gördük. Yine yöresel adı altındaki bir etkinlikle ilgili Cumhuriyet Savcılığı, Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ile Antalya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne yazılı şikayette bulunduk. Üstelik bu kez marka tescili Borsamıza ait olan YÖREX adıyla tanıtım ve davette de bulunulmuştu. Şikayetimizin ardından hızlı ve duyarlı tepki göstererek etkinliğe son veren yetkililerimize teşekkür ediyoruz. Valiliğimiz ve belediyelerimizden bu duyarlılığın devamını talep ediyoruz.” ETİ PAHALI YAPAN MALİYETLER ATB Meclisi’nde, sektörel konular da görüşüldü. ATB Meclis Üyesi Ata Sönmez, et fiyatlarının yüksek olduğunu söyleyenlerin maliyetlere bakması gerektiğini kaydetti. Sönmez, etin ucuzlaması halinde maliyetlerini karşılayamayan üreticinin gelecek sene hayvancılığı bırakacağını ifade etti. Sönmez, hayvan ırkının değiştirilerek etçil ırka dönülmesi gerektiğini söyledi. ATB Meclis Üyesi Adnan İngeç, süt 2 TL’yi görmediği sürece et fiyatının önüne geçilemeyeceğini kaydetti. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, etçil ve sütçül ırkın bölge bölge belirlenerek yetiştirilebileceğini söyledi. ATB Meclis Üyesi Yusuf Karasu, bu yıl buğdayda iyi verim alınacağını söylerken fiyatı konusunda sıkıntılar olduğunu bildirdi. Fabrikacıların 97 Kuruş’tan buğday almak istediğini, Antbirlik’in 1 TL’den fiyat verdiğini kaydeden Karasu, “biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Hasat bu yıl iyi olacak ama önemli olan pazar. Tüccar devletle nasıl rekabet edecek” dedi. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Akdeniz bölgesinin buğdayının erkenci ürün olduğunu belirterek, fiyatın piyasa şartlarında oluştuğunu söyledi. ATB meclis Üyesi Fatih Ekinci, havaların serin gittiğini belirterek, üretim sezonunun kaydığına dikkat çekti. Havaların ısınmasıyla tonajın artacağını kaydeden Ekinci, bunun fiyatı aşağı çekmemesini diledi.  

Detaylar...