DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Ocak Şubat 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.214.224.224
Şuan 7 kişi online
Bugün 351 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 116724
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI - 27.07.2016


Antalya Ticaret Borsası Temmuz ayı meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis toplantısı, darbe girişiminde yaşamını yitiren demokrasi şehitleri için saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunmasıyla başladı.
Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimini kınadı. Türk halkının bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıktığını ve bertaraf ettiğini belirten Kayan, geçmiş olsun dileğinde bulundu.

DARBE GİRİŞİMİNE KINAMA
Yönetimin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis te, ATB Başkanı Ali Çandır, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine 15 Temmuz günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir komuta zinciri dışında gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimini kınayarak başlayan Çandır, şunları kaydetti:

"Halkımız bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıkmış ve bertaraf etmiştir. Darbe kalkışmasına, karşı duruş sergileyerek demokrasi uğruna hayatlarını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun. Halkımız demokrasiye sahip çıkarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Zor günler geçirdiğimiz bu dönemde demokratik yönetim anlayışına sahip çıkan milletimiz başta olmak üzere, güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum."

15 Temmuz’da Türk milletinin başına getirilmeye çalışılan melanete, millet olarak tek yürek olup karşı durulduğunu belirten Ali Çandır, "Bu darbe melaneti yüzünden kaybettiğimiz 246 şehidimize Allah’tan rahmet, kederli aileleri başta olmak üzere aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin haklarını ödememiz mümkün değildir. Allah’tan dileğim onlar haklarını bizlere helal etsinler. Demokrasimiz ve özgürlüğümüz uğruna canlarını veren şehitlerimizin yanında binlerce insanımız da yaralandı. Hepsine acil şifalar diliyorum. Canlarını ortaya koyarak demokrasimizi ve özgürlüğümüzü savunan bütün vatandaşlarımıza borcumuzu, ne yapsak ödeyemeyiz" diye konuştu.

ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ TERCİHİNDEN VAZGEÇMEYİZ

Türk milletinin kendi kaderini kendi tercihiyle belirleme konusunda rüştünü defalarca ispatlamış büyük bir millet olduğunu kaydeden Çandır, şunları kaydetti:
"Malazgirt’ten, Çanakkale’ye, en zayıf, en kargaşalı ve en buhranlı dönemlerinde bile milletimiz, kaderine musallat olan iç ve dış düşmanlarına karşı tek yürek olmayı ve kaderini kendi belirlemeyi canından üstün bilmiştir. Milli şairimizin bütün dünyaya haykırdığı gibi; Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Mısralarını yaşayarak hak etmiş, bir milletiz. Dolayısıyla halkımız, ahalimiz, milletimiz kendi tercihini yaşamayı özgürlüğü olarak bilmektedir. Eksiğiyle, yanlışıyla da olsa bedelini ödemek pahasına bu özgürlük ve demokrasi tercihinden vazgeçmeyeceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir."

Türk milletinin özgürlük ve demokrasi tercihinden asla vazgeçmeyeceğini vurgulayan Çandır, "Yüzüncü yılına yaklaşan Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının demokrasi, özgürlük ve laik ilkeler üzerine kurduğu devletimize sahip çıkmak hepimizin vazgeçilmez vazifesidir. Bu temel vazifeyi, Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisimiz ‘de dile getirdiği; “Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!” Hitabesinden alarak 15 Temmuz akşamı yollara düştük. Cumhuriyetimize, demokrasimize ve özgürlüğümüze sahip çıktık" diye konuştu.

LİYAKAT VURGUSU
Yaşananların ardından devlet yönetiminde liyakat sisteminin uygulanmasının gerekli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Uzunca bir süredir yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz olmalıdır! Olmalıdır ki, yaşadıklarımızdan doğru dersler çıkarıp kendimizi geliştirelim. Bu kapsamda kurumsal sürdürülebilir yönetimin temel ilkelerinden biri liyakattir. Yani adama göre iş değil, işe uygun adam prensibidir. Bu ilkeden vazgeçen ya da taviz veren her kurum, ciddi varlık sorunlarıyla baş başa kalır. Temennim o dur ki, taviz vermeden devlet yönetiminde liyakat esaslarını uygulamaya koyarız" dedi.

Yapılan darbe girişiminin ardından milletimizin büyük bir kararlılık ve fedakarlıkla vazifesini yaptığını, Hükümetin de üzerine düşen vazifeyi büyük bir dirayetle yerine getirdiğini kaydeden Ali Çandır, "Cumhuriyetimiz ve devletimizin varlığına kasteden hainlerin peşine düşmüştür. Siyaset kurumu da iktidarıyla muhalefetiyle bir bütün olarak devlet adamlığı özelliğine sahip olduğunu göstermiştir. Bunun için siyaset kurumuna teşekkür ederiz" diye konuştu.

OHAL HAKLIDIR
Yaşananların ardından ilan edilen olağanüstü hal durumunun haklı olduğunu kaydeden Çandır, "Bu dönemde hızlı, doğru ve kararlı adımlarla vazife yapmanın gerçekçi olduğunu görüyoruz. Bu sürenin mümkün olduğu kadar kısa ve etkili olmasını diliyoruz. Zira mümkün olan en kısa süre içerisinde demokratik, laik ve hukuk devleti normlarına dönmüş olmak, hem insanımız için hem de ekonomimiz için hayati değere sahiptir" dedi.

EKONOMİK DEĞERLENDİRME
ATB Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Dünya ekonomisinin küresel ticaretinin daraldığı, ortalama büyümenin düştüğü, neredeyse negatif nominal faizin hüküm sürdüğü ve öngörülebilir bir gelecek için de iyimserliğin hakim olmadığı bir ekonomik iklimde bulunduğunu kaydeden Çandır, "Ekonomimiz bu dışsal bozucuların yanı sıra içeride de bildik sorunlarla iç içe olmasına rağmen kamu yönünden sağlam, özel sektör ve hane halkı yönünden ise riskli bir dönemden geçmektedir. Ancak, genel olarak değerlendirirsek tüm bu bozucu etmenlere rağmen ekonomimiz belirli ölçülerde canlılığını korumaktadır" diye konuştu.

KARA PARA AKLAMA RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ
Hükümetin gündeme getirdiği varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılmasını değerlendiren Çandır, "Özel sektörün ve hane halkının risklere karşı direncini ve büyümeye olan katkısını arttırmak amacıyla yeniden gündeme getirilen varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılması konusundaki yasal düzenlemenin, sıkça dile getirilen kara para aklama riskinden ari olarak, hayata geçirilmesini bekliyoruz. Yani burada esas olanın, kayıt dışında kalmış varlığın kayıt içine alınarak ekonomiye kazandırılması olmalıdır" diye konuştu.

Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasının ATB nin dillendirdiği “Antalya Yaklaşımı” ile örtüştüğüne dikkat çeken Çandır, şu değerlendirme bulundu:
"Burada mutlaka göz önünde bulundurulması gereken konulardan biri de kamuya olan borcunu zamanında ve tam olarak ödemiş olanların haklarıdır. Her ne kadar kamuya olan borcu ödemek bir vatandaşlık görevi olsa da, birçok nedenle bu görevi yerine getiremeyenlere bazı kolaylıklar sağlandığında, görevini yerine getirenler kendilerini cezalandırılmış gibi hissetmemelidir. Bu hissiyatı ortadan kaldırıcı anlamlı tedbirler de mutlaka alınmalıdır."

TARIMSAL DESTEK PAKETİ UMUT VERİCİ
Başbakan Binali Yıldırım ın 4 Temmuz’da açıkladığı ve ATB meslek komitelerinde görüşülen teşvik ve destek paketinde tarım sektörünü doğrudan ilgilendiren adımlar bulunduğuna dikkat çeken Çandır, tarımsal yatırım teşvikinde emlak vergisinden 5 yıl muafiyet, BAĞ-KUR ödemelerinde indirim desteği, kredi teminatında taşınabilir varlıkların da kabulü, dış ticaret prosedüründe sadeleşme, çek güvenilirliğinin artırılması, proje bazlı teşvik siteminin getirilmesi, tarımsal teşviklerin sadeleştirilmesi, ürün borsası ve lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, ihracat kredilerine erişimin kolaylaştırılması, tarımsal nitelikli 2B arazileri konusunda kolaylaştırıcı adımların umut verici olduğunu söyledi.

YETERİNCE YANSIMADI
13 yılda tarım sektörüne verilen toplam 81,3 milyar TL‘lik tarımsal desteğin etki analizinin mutlaka yapılması gerektiğinin altını çizen Ali Çandır, "Tarımsal destek konusunda atalarımızın deyişi ile attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değip değmediğine bakmamız gereklidir. Toplamı itibarıyla ciddi bir rakam olan bu desteğin ne yazık ki tarımsal performansımıza birçok nedenle yeterince yansımadığını görmekteyiz" diye konuştu.

İHTİYACA UYGUN DESTEK ŞART
Antalya gibi özellikli tarım yapan bölgelerin, ortalama tarım için hazırlanan destek ve teşvike erişemediğini vurgulayan ATB Başkanı Çandır, "Yani genele yapılan desteklerin yanında bu özellikli bölgelerin ihtiyacına uygun destek ve teşviklerin de uygulamaya konması gerekmektedir. Eğer kentimizin tarımsal faaliyetlerinin yapısına uygun destek ve teşvik uygulamaları gerçekleştirilirse eminiz ki Antalya tarımı, bugün olduğu düzeyden çok daha yüksek bir performansla küresel ticarete açılacaktır. Kısacası bu kapasiteye sahip bulunmaktayız. Yeter ki bu kapasiteyi harekete geçirecek nitelikte bir destek ve teşvik uygulamasına sahip olalım" değerlendirmesinde bulundu.

MESLEK KOMİTESİ KARARLARI
Ali Çandır, ATB komitelerinde işlenen konuları da Meclis üyeleriyle paylaştı. 1.Meslek K
Komitesinde “Antalya Buğdayını Arıyor” çalışması hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Çandır, 2. Meslek Komitesinin şeker fiyatlarının son dönemde çok arttığı ve piyasanın yavaşladığı yönünde görüş bildirdiğini söyledi. 4.Meslek Komitesinin süt ve süt ürünlerini gündemine aldığını belirten Çandır, "Son dönemde sütte karşımıza çıkan arz fazlası nedeniyle fiyat dalgalanmasına karşın, rekabetin artması için küçük ve orta büyüklükteki süt işleme tesislerinin, yani mandıra işletmelerinin yeniden ekonomiye kazandırılmasını öneri olarak sunmuşlardır. Üyelerimiz bayramda otellerde yaşanan hareketliliğin sektörlerinde yüzde 20-30 düzeyinde yukarı yönlü hareketlenme yaşattığını ifade etmişlerdir" dedi.

5.Meslek komitesinin turizmin toptan ve perakende ticarete olan etkisi ile son günlerde yaşadıkları mezbahane sorunu hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu kaydeden Çandır, etteki sağlığın ve hijyenin güvencesi olan mezbahanenin daha modern ve daha işlevsel bir yapıya kavuşturulması gerekliliğinin gündeme geldiğini söyledi. Çandır, 6.Meslek komitesinin yeni sezon öncesi dikimi yapılan çeşitler, işçilik maliyetleri ve ürünlerin birim fiyatları hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu söyledi.
ATB Meclisinde sektörel konular da gündeme geldi.

ZEYTİNPARK IN YAĞINI ALARAK ANTALYA YA NEFES OLUN
Ali Çandır, Zeytinpark ın zeytinlerinden elde edilen zeytinyağının satışa sunulduğunu belirtirken, Antalya Ticaret Borsası nın tescil çalışmalarını yürüttüğü Tavşan Yüreği zeytinyağı ve Natürel Birinci zeytinyağlarının Zeytinpark tan elde edilebileceğini söyledi. Tavşan Yüreği zeytinden elde edilen yağın kalitesine dikkat çeken Çandır, şunları kaydetti:

"Tavşan yüreği zeytinyağını çok önemsiyoruz. Çünkü Antalya nın kökü eskiye dayanan ama kaybolmaya yüz tutmuş bir ürünü. Tavşan Yüreği zeytinyağı yurtdışında bir çok yerde ödül almış bir ürün. Biz Tavşan yüreği zeytinyağı daha çok insana ulaşsın diye küçük ambalajlarda paketledik. Dün itibariyle satışı çıkardık. İlgilenen arkadaşlar Vakıfzeytinliği nden bu yağları alabilirler. İlk günden yağımızı toptan almak için talep edenler de oldu ama daha çok insanımıza ulaşması için perakende satış yapmayı uygun gördük. İnsanların Zeytinpark ın yağını alarak Antalya ya nefes olmasını bekliyoruz. Oradan alacağınız zeytinyağı ile sadece zeytinyağı tatmış olmuyorsunuz, Antalya nın akciğerine de sahip çıkmış oluyorsunuz."

TÜRKÜLERLE KENDİ MALIMIZDAN UZAKLAŞTIRDILAR

Zeytinyağıyla ilgili Borsada sektörel analiz toplantısı yapıldığını belirten Çandır, bölgenin zeytinyağı üretimi ve tüketiminin artırılması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Çünkü bu topraklarda Pamfilya döneminden beri zeytinyağı önemli bir ürün. Ama bizi zamanında türkülerle kendi mallarımızdan uzaklaştırdılar, zeytinyağlı yiyememem basma fistan giyemem diye. Biz Antalya zeytinyağlarını tekrar markalaştırmak için çaba sarf ediyoruz. Sektörün tüm aktörlerini Borsamızda bir araya getirdik. Bir network oluşturmak istiyoruz. Antalya zeytincilerinin birbiriyle iletişimini güçlendireceğiz. Onlara budamadan ambalajlamaya kadar, tadım eğitimine kadar network ağı içinde Zeytinpark ta eğitimler vereceğiz" diye konuştu.

ANTALYA NIN GERÇEK ZEYTİNYAĞI

Zeytiyağında tağşiş konusunda uyaran Çandır, " Sosyal medyada yağların tanıtımına çıkınca herkes fiyatını sormaya başladı. Zeytinyağında fiyat önemli ama tağşişli olana da dikkat etmek gerek. Bence içinde karışım var mı diye kalitesini sorgulamak lazım. Zeytinpark tan alınan yağlar gerçek Antalya zeytinyağları olduğu için de sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alımıyla ilgili müracaatı Türk Patent Enstitüsü ne yaptıklarını vurgulayan Çandır, "Kabul edildi prosedürlerin tamamlanmasını bekliyoruz. Kısa süre sonra tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alırız diye umuyorum" dedi.
 


Habere Ait Diğer Resimler