DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
İstihdam Seferberliği 2019
Etkinlik Takvimi
Mayıs Haziran 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.145.45.143
Şuan 17 kişi online
Bugün 609 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 100025
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

BORSA’NIN GÜNDEMİ HAYVANCILIK VE ET TİCARETİ - 17.08.2017


Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı, Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Saatcı’nın moderatörlüğünde yapılan toplantıya, ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül, ATB Meclis Üyesi Ata Sönmez, ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Gürsel Coşkun, Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Müdürü Yılmaz Gökçay, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Ziraat Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı Ali Kaynak ATSO, ANET, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile sektör temsilcileri katıldı.
SÜT VARSA ET OLUR
Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, et ve süt fiyatında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerken, “Süt varsa et de olur” dedi. Sütün olması için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini kaydeden Alp, “Hayvancılığın sürdürülebilmesi için girdi fiyatlarının makul seviyeye getirilmesi şart. Et fiyatını bu fiyatlarla düşürme imkanı yok. İsim vermek istemiyorum bir içeceğin litresi 3 lira iken, sütün litre fiyatının 1 Lira 30 Kuruş olması kabul edilemez. Sütün bu fiyatta olduğu bir ortamda bir çuval yem 60 Lira ise hayvancılığı nasıl sürdüreceğiz” dedi. Hayvancılık desteklerinin yetersiz olduğunu söyleyen Nazif Alp, bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı’na çok iş düştüğünü dile getirdi.
KIRMIZI ET AÇIĞI KÜÇÜKBAŞLA GİDERİLİR
Prof. Dr. Mustafa Saatcı devlet hayvancılığa ne kadar destek verirse hayvancılığın gelişebileceğini söylerken, “Dünyada da örnekler böyle. Hayvancılığın sürdürülebilir olması için yem ve süt fiyatlarına bakmak lazım” dedi. Saatcı, Avrupa’nın et açığını domuz etiyle kapattığını belirterek, “Biz de kırmızı et açığını küçükbaş hayvana yönelerek kapatabiliriz” dedi.
ETÇİL IRKLAR GELİŞTİRİLİP DESTEKLENMELİ
Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Türkiye’de kırmızı eti düşük fiyata mal etme imkanı olmadığını söyledi. Süt verimi iyi olan Hoştayn inekten et verimi beklenemeyeceğini kaydeden Ayhan, bölgelere göre etçil ırkların desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Etçil ırklarda et veriminin 370 kilograma kadar çıktığını belirten Ayhan, etçil ırkların teşvik edilmesi halinde hayvan sayısı artırılmadan da kırmızı et açığının kapatılabileceğini ileri sürdü. Yılda 600 bin buzağının öldüğünü, 400 bin hayvanın ithal edildiğine dikkat çeken Ayhan, “Eğer üretimi bilinçli ve sağlıklı yaparsak hayvan ithalatına gerek kalmaz” diye konuştu. Büyükşehir Yasası’na göre büyükşehir sınırlarında hayvancılık yapmanın mümkün olmadığını kaydeden İlhan Ayhan, “Bu yasa tekrar gözden geçirilmeli” dedi.
MADEN OCAKLARI TEHLİKESİ
Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Müdürü Yılmaz Gökçay, bölgede 1300 milyon küçükbaş hayvan varlığı olduğunu belirterek, bunun 600 binin koyun, 700 bininin keçi olduğunu bildirdi. Küçükbaş hayvanın otlayacağı mera kalmadığını söyleyen Gökçay, maden ocaklarına verilen ruhsatları eleştirdi. Gökçay, “Tamam maden de gerekli ama kontrolsüz şekilde, çevreyi yok edercesine verilen maden ruhsatları hayvan varlığını da tehdit ediyor. Madenlerden çıkan ve otlak alanlara dökülen pasalar nedeniyle otlak alanları kirletiliyor, yok ediliyor” diye konuştu. Gökçay, küçükbaş hayvan varlığının her yıl yüzde 10’un üzerinde azaldığını söyledi. Organize hayvancılık bölgeleri kurulmasını öneren Yılmaz Gökçay, genç nesilin hayvan yetiştiriciliğine özendirilmesi gerektiğini söyledi.
İŞSİZLİĞİ HAYVANCILIK AZALTIR
ATSO temsilcisi Hasan Taş, yüzde 20 olan genç işsizliğinin hayvancılığın geliştirilmesiyle çözülebileceğini kaydetti. Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Antalya’nın hayvan pazarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Yardımcı, çobana kız verilmediğini söyleyen Yardımcı, “Ne zaman çoban Mercedes’e binip, tatil yapmaya başlarsa o zaman hayvancılık kurtulur” dedi.
İTHALATA ÇÖZÜM DEĞİL
Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyesi Ata Sönmez, hayvancılık sektöründe aile işletmeciliğinin önemine dikkat çekerken, “Eğer yetiştirici cebinden yem parası vermeye başlarsa hayvan kesime gider” dedi. 80 ve 90’lı yıllarda hayvan ve et ithalatının yapıldığını, aynı yöntemin yine denendiğini belirten Ata Sönmez, “O yıllarda da ithalat yapıldı ama çözüm olmadı, şimdi de olmayacak. Demek ki ithalatla bu işi çözemiyorsunuz. Orta ve uzun vadeli hayvancılık politikaları uygulamaya koymak lazım” dedi. İthal edilen hayvanların bir bölümünün öldüğünü kaydeden Ata Sönmez, “Paramızla rezil oluyoruz. İthalatı yapıyorsanız da düzgün yapın” dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Görsel Coşkun, Bakanlığın hayvancılık sektörüne ciddi miktarda destek verdiğini söyledi.
HAYVANCILIK NASIL KURTULUR
Moderatör Prof. Dr. Mustafa Saatcı, toplantıya ilişkin şu toparlamada bulundu;
“Aile işletmeleri desteklenmeli. Çobanlık mesleğinin tanımı yapılmalı, teşvik edilmeli. Bölgesel ırklar tespit edilip etçil ırklar desteklenmeli. Meralar korunmalı ıslah edilmeli. Destekler fatura üzerinden kilogram hesabı ile verilmeli. Gençler hayvancılığa özendirilmeli. Et ve süte yeterli destek verilmeli. Doğal yem üretimi artırılmalı, girdi maliyetleri azaltılmalı. Büyükşehir Yasası tekrar gözden geçirilmeli. Hayvan refahı için işletme koşulları iyileştirilmeli. Hayvan Borsası hayata geçirilmeli.”
 


Habere Ait Diğer Resimler