DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Temmuz Ağustos 2018
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.55.174
Şuan 36 kişi online
Bugün 401 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 85223
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

Çandır, Mayıs ayı rakamlarını değerlendirdi - 04.06.2009

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, aylık enflasyon rakamlarını bölge ve ülke açısından değerlendirmeye devam ediyor.


Açıklanan Mayıs 2009 enflasyon rakamlarının ardından rakamları değerlendiren BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Aylık ve yıllık ÜFE (Üretici Fiyatları) ve TÜFE (Tüketici Fiyatları) bakımından bir bütün olarak değerlendirildiğinde; hem ülke geneli, hem de Batı-Akdeniz Bölgesi için dibi bulduğumuzu gösteren bir eğilimi işaret etmektedir. Dolayısıyla yılın geri kalan kısmında enflasyon, ilk beş aydaki TÜFE’de %50’lik ve ÜFE’de de %125’lik düşme hızını bir daha yakalamayacağı gibi yıl sonunda, bugünkünden daha yüksek bir enflasyon yaşanmış olması muhtemeldir. Zira, geçen yılın ikinci yarısında yaşanan aylık enflasyonlar genel olarak son derece düşük seyretmişti. Özellikle ÜFE’de yıl sonu enflasyonu şimdiki gibi eksi değil, TÜFE’nin altında ve artı bir düzeyde gerçekleşmesi beklenmelidir. ÜFE’de böylesi artışların yaşanması ise TÜFE’ye ilerleyen dönemlerde tetikleyici etkiler yapabilecektir” dedi.

 

‘Fiyat artışları devam edebilir’

Yılbaşından bu yana Batı Akdeniz bölgesinde enflasyon ateşinin hızla yükseldiğini ve %1.7 olan ülke ortalamasının 2.5 kat üzerinde,  %3.6 düzeyinde seyrettiğini, 26 bölgeli enflasyon liginde bölgemizin en yüksek fiyat artışı yaşanan 3. bölge olduğunu hatırlatan BAGEV Başkanı Ali Çandır açıklamasını şöyle sürdürdü, “Geçmiş yıllardaki deneyimler ve turizmdeki hareketlenme dikkate alınırsa, fiyat artışlarında tetikleyici etkiler yaşanabilir. Tüketici enflasyonu (TÜFE); Mayıs ayında ülke geneli için %0.64 oranında Nisan ayına göre 32 katlık, geçen yılın Mayıs ayına göre ise 2.5 katlık bir artış ile gerçekleşmiştir. Antalya-Burdur-Isparta illerinden oluşan Batı Akdeniz bölgemizde ise TÜFE, %1.55 oranı ile ülke genelinin 2.5 kat üzerinde gerçekleşmiştir. Geçen ayki on katlık yüksekliğe göre nispi düşük kalsa bile, 26 bölgeli enflasyon liginde bu ay bölgemiz, fiyat artışında Tekirdağ’dan sonra ikinci sıraya yükselmiştir. Son birkaç aydır ülke ortalamasının üzerinde fiyat artışları yaşayan bölgemizde bu eğilimin, önümüzdeki aylarda da devam etmesi beklenmektedir. Toplam 12 kalemden oluşan harcama grubundan, ortalama enflasyona göre, bölgemizde sadece üç kalemde düşük bir enflasyon yaşanmış, bunların içerisinde de Eğitim kalemi dikkat çekici düzeyde düşük çıkmıştır (ülke ortalaması %0.7 iken, Batı-Akdeniz Bölgesi %0.1 olmuştur). 

 

‘ÜFE’de rekor kırıldı’

Geri kalan harcama kalemleri içerisindeki gıda kalemi, ülke ortalaması olan %0.19’dan 8 kattan fazla bir fiyat artışı ile %1.55 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bölgemizdeki Mayıs ayı enflasyonunu azdıran en önemli harcama kalemi Gıda ve alkolsüz içkiler olmuştur. Zira, hem ortalamaya göre en yüksek artış burada yaşanmış, hem de enflasyon sepeti içerisinde %28 ile en yüksek ağırlığa sahip bulunması belirleyici olmuştur.Yıllık üretici (ÜFE) enflasyonunda Mayıs ayı itibariyle yeni bir rekor kırılmıştır.  TÜİK tarafından ilan edilen %-2.46’lık fiyat düşüşünün en önemli nedeni, geçen ayda işaret ettiğimiz gibi, %2.12’lik 2008 yılı Mayıs ayı enflasyonunun yıllık hesaptan çıkmış olmasıdır. Diğer taraftan Mayıs ÜFE’nin %-0.05 ile sıfıra yakın seyretmiş olması da bu rekor düşüşe etkisi olmuştur. Ancak önümüzdeki aylar dikkate alınırsa yıllık ÜFE’de yaşanan bu düşüşler, yerini ciddi yükselişlere bırakacaktır. Üstelik Mayıs ayında bile Tarım ürünleri %3.7’lik fiyat artışı göstermiştir.

ÜFE’nin sıfıra yakın çıkmasındaki en önemli etken, elektrik-gaz-su sektöründe yaşanan %-11.5’luk fiyat düşüşü olmuştur. Ancak bu seyrin kalıcı olması sonraki aylarda yaşanan çok düşük ÜFE oranları dolayısıyla mümkün gözükmemektedir. Merkez Bankasının bundan sonraki faiz kararları, yılın ikinci yarısında yaşanacağını tahmin ettiğimiz enflasyon yükselmeleri dolayısıyla, iniş yönlü olmaktan çok mevcudu koruyucu yönde olacaktır. Zira, Merkez Bankası’nın gecelik faizi ile tahvil-bono faizleri arasında ciddi farklar hala devam ederken, tüketici ve ticari kredi faizleriyle ise fahiş farklar yaşanırken, Merkez Bankasının faiz düşürmeye devam etmesi, ekonomik hayata hiçbir etkisi olmayan sembolik kararlar olarak algılanma risklerini bünyesinde barındıracaktır”.