DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2018
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.163.22.209
Şuan 15 kişi online
Bugün 426 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 89957
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

BAGEV Başkanı Ali Çandır, Haziran ayı rakamlarını değerlendirdi - 04.07.2009

BAGEV BAŞKANI ALİ ÇANDIR’IN - HAZİRAN 2009, ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ

 
Enflasyonda dipten döndük

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) üretici fiyatları için % 0,94 ve tüketici fiyatları için % 0,11 olarak açıkladığı Haziran ayı enflasyon oranları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; hem ülke geneli, hem de Batı Akdeniz Bölgesi için dibi bulduğumuz yönünde, geçen ay yaptığımız tespiti doğrular niteliktedir.

Yılın ilk yarısında yaşadığımız yıllık enflasyon; hem üretici fiyatlarında (ÜFE), hem de tüketici fiyatlarında (TÜFE)  genel bir düşüş eğilimi içindeydi. Yılın geri kalan kısmında yani önümüzdeki altı ayda enflasyon, ne genel olarak ne de bölgemizde ÜFE için % -5’lik bir düşüşü ve TÜFE için % 3,8’lik bir artışı bizlere yaşatacak eğilimde gözükmemektedir. Dolayısıyla, 2009 yılı sonu için TÜFE’de yeniden çift haneye yaklaşan, ÜFE’de ise pozitife dönmüş bir enflasyon gerçekleşmesini beklemeliyiz. ÜFE’de böylesi artışların yaşanması ise TÜFE’ye, ilerleyen dönemlerde tetikleyici etkiler yapabilecektir. Üretici fiyatları bakımından, uygun bir mevsimde olmamıza rağmen, tarım sektöründe yaşanan aylık % 1,69’luk ve yılbaşından bu yana yaşanan % 11,15’lik artış dikkat çekicidir.

 

Bölgemizde enflasyon ateşi hala yüksek

Antalya-Burdur-Isparta illerinden oluşan Batı Akdeniz Bölgesinde Haziran ayı tüketici fiyatları bir önceki aya göre her ne kadar % -0,1 oranında düşmüş gözükse ve Türkiye ortalamasının altında kalmış olsa da yılbaşından bu yana Batı Akdeniz Bölgesinde enflasyon ateşi hala yüksek seyretmektedir. Yılbaşından bu yana tüketici enflasyonunun ülke ortalaması % 1,83 iken, bu oranın % 70 fazlasıyla Bölgemizde % 3,11 düzeyinde  bir enflasyon yaşanmıştır. 26 Bölgeli enflasyon liginde bölgemiz, en yüksek fiyat artışı yaşanan 5. bölge olmuştur. Geçmiş yıllardaki deneyimler ve turizmdeki hareketlenme dikkate alınırsa, önümüzdeki dönemde fiyat artışlarında tetikleyici etkiler yaşanabilecektir.

 

Toplam 12 kalemden oluşan harcama grubundan, ortalama enflasyona göre, bölgemizde sadece dört kalemde düşük bir enflasyon yaşanmış, bunların içinde de giyim ve ayakkabı kalemi birinci sırada ve dikkat çekici düzeyde düşük çıkmıştır. Ülke ortalaması % -0,79 iken, Batı Akdeniz Bölgesinde % -3,01 olmuştur.

 

İkinci sırada düşük çıkan mobilya ve ev aletleri kalemi olmuştur. Ülke ortalaması % -0,06 iken, Batı Akdeniz Bölgesinde % -0,27 düzeyinde olmuştur.

 Üçüncü sırada düşük çıkan ise gıda kalemi olmuştur. Gıdada ülke ortalaması  % -1,56 iken,  Batı Akdeniz Bölgesinde % -2,32 olmuştur.

 

Diğer harcama kalemlerinden sağlık % 0 ile bölgemizde ve ülke ortalamasında aynı kalmıştır.

Batı Akdeniz Bölgesi tüketici enflasyonu, geriye kalan 7 ana harcama kaleminde ülke ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Bunların içinde en dikkat çekici oranda yüksek çıkan eğitim kaleminde ülke ortalaması % 0,93 iken, Batı Akdeniz Bölgesinde % 3,16 olmuştur.

 

Daha sonra da ulaştırma kalemi ülke ortalaması % 2,82 iken, Batı Akdeniz Bölgesinde % 3,34 olmuştur.

 Dikkat çekici bir diğer yüksek fiyat artışı da konut-su-elektrik harcamaları kaleminde ülke ortalaması % 0,7 iken, Batı Akdeniz Bölgesinde % 1,02 olmuştur.

 

Sonuç olarak bölgemizde Haziran ayında ülke ortalamasının altında bir enflasyon yaşamış görünmemizin nedeni, ortalamaya göre ilk üç sıradaki düşüşler ile ilk üç sıradaki yükselişler arasında oluşan farkların yarattığı istatistik bir yansımadır.

 

Merkez Bankası’nın bundan sonraki faiz kararları, yılın ikinci yarısında yaşanacağını tahmin ettiğimiz enflasyon yükselmeleri dolayısıyla, iniş yönlü olmaktan çok mevcudu koruyucu yönde olacaktır. Zira, Merkez Bankası’nın gecelik faizi ile tahvil-bono faizleri arasında ciddi farklar hala devam ederken, tüketici ve ticari kredi faizleriyle de fahiş farklar yaşanırken, Merkez Bankasının faiz düşürmeye devam etmesi, ekonomik hayata hiçbir etkisi olmayan sembolik kararlar olarak algılanma risklerini bünyesinde barındıracaktır.