DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Nisan Mayıs 2018
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.166.245.10
Şuan 36 kişi online
Bugün 348 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 80846
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

Bölge enflasyonu, son beş yıldaki ikinci en kötü değere ulaştı - 05.11.2009

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı enflasyon rakamlarını üretici fiyatlarında %0.28, tüketici fiyatlarında ise %2.41 olarak açıkladı. 2009 yılının son iki ayına girerken TÜİK enflasyon rakamları, hem ulusal düzeyde hem de bölgemizde beklentilerin çok üzerinde gerçekleşmiştir. %1 civarında gelmesi beklenen bu enflasyon rakamlarına sepetteki ağırlığı yüksek olan Gıda, Konut, Giyim ve Ulaştırma harcama kalemleri neden olmuştur.

Türkiye son yedi yılın 2. en yüksek Ekim enflasyonunu yaşarken Antalya, Burdur, Isparta illerinden oluşan Batı-Akdeniz Bölgesi (BAB) da %2.17 ile son beş yılın en yüksek 2. enflasyonunu yaşamıştır. Yılbaşından beri gerçekleşen enflasyona bakıldığında ise Türkiye’de %4.64, Batı-Akdeniz’de ise %5.81 olarak gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz 10 aylık sürede Bölgemiz enflasyonu giderek Türkiye enflasyonundan ayrışmıştır. Nitekim bu ayrışma yıllık ve 10 aylık enflasyon rakamlarında kendisini göstermiştir.

Bölge enflasyonu, ülke ortalamasından ayrışmaya devam ediyor

Harcama kalemleri itibariyle bu ayrışmaya neden olan, en yüksek ve en düşük fiyat değişimlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Bölgemizdeki ve Ülkemizdeki enflasyon gerçekleşmelerinin yılsonu tahminleri için 2008 Yılı son iki ayı dikkate alınırsa görülecektir ki, Türkiye için %0.40 ve Bölgemiz için ise %-0.40 olarak gerçekleşmişti. Önümüzdeki iki ayda bu düzeyde düşük fiyat artışları beklemek iyimser bir bekleyiş olacaktır ve kamu kaynaklı zam beklentileri de oldukça yüksektir. Diğer taraftan üretici fiyatlarındaki (ÜFE) artışlar ve gelecek dönem yükseliş beklentileri de, TÜFE üzerinde tetikleyici etkiler yaratacaktır.

İlan edilen bu enflasyon oranlarından sonra Merkez Bankasının politika faiz kararlarında düşüş yönündeki bekleyişler de oldukça kırılmış durumdadır. Burada bir kez daha belirtmek gerekir ki politika faiz oranından duyarsızlaşmış tahvil-bono faizleri, tüketici ve piyasa kredilendirme faizleri oldukça şimdiye kadar yapımlı olan indirimler, daha sonra hızla yükseltilmek riskiyle karşı karşıya kalabilecektir. Halbuki beklentimiz; sürdürülebilir nitelikte ve iş hayatının rekabetçi ihtiyaçlarıyla uyumlu ve duyarlı politika faiz oranlarına sahip olmaktır.