Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Aralık Ocak 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.232.133.141
Şuan 10 kişi online
Bugün 180 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 138001
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB’DEN BÜYÜKŞEHİR MECLİS ÜYELERİNE ÇİÇEK
  Antalya Ticaret Borsası, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Meclis Toplantısında üyelere üzerinde “Vazonuzdan çiçek kalbinizden sevgi eksik olmasın. Mutlu yıllar” yazılı çiçek buketleri armağan etti. 150 buketin dağıtıldığı yılın ilk Meclisi’nde Meclis üyeleri, Borsa Yönetimi ve Çiçekçiler Meslek Komitesi’ne teşekkür etti. FARKINDALIK YARATMAK Çiçek dağıtımı öncesinde Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ, Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol’u ziyaret etti. Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi’nin Antalya’da önemli bir sektör olan çiçekle ilgili farkındalık yaratmak için Belediyesi Meclis Üyelerine çiçek dağıtmak istediklerini söyledi. KESME ÇİÇEĞİN YÜZDE 44’ÜNÜ ANTALYA ÜRETİYOR Antalya’da çiçek üretimiyle ilgili bilgi veren Komite Başkanı Ertan Altundağ, Türkiye’de kesme çiçeğin yüzde 44’ünü Antalya’nın ürettiğine dikkat çekti. Çiçeğin kent yaşamında daha çok var etmek için çalışmalar yapılması gerektiğini kaydeden Altundağ, “Çiçek hayatımızı güzelleştirir. Kentin değişik noktalarında çiçek satış merkezleri oluşturulması bu anlamda çok önemli” dedi. Cansel Çevikol, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in projeleri arasında yer alan çiçek satış noktalarıyla ilgili çalışacaklarını belirtirken, “Kesme çiçek sektörünün yaşadığı zorlukları biliyor, çalışmalarımızı ortak akıl ile katılımcı bir anlayışla yürütmeye devam ediyoruz” dedi. Çevikol, çiçek üreticisinin her zaman yanında olduklarını söyledi.

Detaylar...

GAZİANTEP 37 TESCİLLİ ÜRÜNLE COĞRAFİ İŞARETTE LİDER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Gaziantep’in yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı ile Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan oldu. ŞAHİN: “MAHALLENİN KÖFTECİSİ BENDİM” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in 2015 yılında UNESCO Kreatif Şehir Ağı’na dahil olan, eşsiz lezzetleri, güzellikleri, yerel değerleriyle Türkiye’nin yıldız kentlerinden biri olduğunu kaydetti. Küreselleşen dünyada şehirlerin yarıştığını ve yerelin konuşulduğunu kaydeden Şahin, “Biz de yerel ürünlerle, kültürümüzle dünyayı buraya getiriyoruz” dedi. Gaziantep’in çok fazla yerel ürüne sahip olduğunu, 37 coğrafi işaretli ürünüyle de Türkiye’de en çok tescile sahip il olduğunu belirten Şahin, Cİ’li ürün sayısını artırmak için çalışmaların devam ettiğini anlattı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle Antep Yuvarlaması’nın 2017’de Coğrafi İşaret aldığını belirten Şahin, “Doğduğum mahallenin köftecisi bendim, çok yuvarlama yaptım. Yuvarlama deyip geçmeyin. Yuvarlamayı yaparken mahallenin kadınları toplanıyor, komşuluk gelişiyor, dostluklar gelişiyor, dertleşiyorsun, rehabilite oluyorsun. Terapi için insanlar dünya kadar para harcıyor. Bunların hepsini doğal olarak yaptıran bir sistem var. Seni sosyalleştiren, komşuluğu geliştiren, lezzeti de beraberinde getiren büyük bir hikaye var” diye konuştu. YEREL ÜRÜNLERİN SATIŞINA DİJİTAL PLATFORM Şahin, yerel ürünlerin üretimini yaygınlaştırmak için belediye olarak yaptıkları çalışmaları anlatırken, bölgenin tüm yerel ürünlerini e ticaret yoluyla dünyaya satmak için özel bir yazılım geliştirdiklerini bildirdi. Şahin, “Kendi yazılımımızı hayata geçiriyoruz, çalışmalarda son aşamadayız. Gaziantep olarak Türkiye’ye örnek bir model oluşturacağız” dedi. AB’DE İL TESCİLLİ ÜRÜN ANTEP BAKLAVASI Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, 2005 yılında Antep Baklavası’nın tescilini aldıklarını, 2013 yılında da Avrupa Birliği nezdinde ilk tescili Antep Baklavası’nın aldığını belirtti. Ünverdi, “Antep her konuda olduğu gibi bu konuda da öncü olmuştur” dedi. FISTIK ÜRETİMİ AZALIYOR Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Antep Fıstığı’na 2000 yılında coğrafi işaret aldıklarını belirterek, yereldeki bir çok ürünün ana maddesi olarak kullanılan fıstığın üretiminin azaldığına dikkat çekti. Yıldırım, fıstığın ekonomik değerini artırmak istediklerini söylerken, “TOBB verilerine göre 197 milyon kilogram fıstık işleme kapasitemiz varken, biz bunun sadece yüzde 50’sini kullanabiliyoruz” dedi. ANTEP LAHMACUNU İÇİN AB’YE BAŞVURU Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Borsa olarak coğrafi işaretle ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2017’de coğrafi işaret aldıkları Antep Lahmacunun diğer lahmacunlardan ayıran özelliklerini anlatan Akıncı, Antep Lahmacunu’na AB’den tescil alabilmek için başvurduklarını bildirdi. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e başladığı günden beri katıldıklarını, fuarın ürünlerin tanıtımına büyük katkı sağladığını kaydeden Akıncı, “2020 yılında pandemi nedeniyle YÖREX maalesef olmadı. Umarım 2021 yılında yapılır, biz de her yıl olduğu gibi ürünlerimizle YÖREX’te oluruz” dedi. Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, tarım okulunda yöresel ürünlerin üretimiyle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. MİLAS YAĞLI ZEYTİNİ İÇİN DE AB’YE BAŞVURU Programa bağlanan Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, AB’den tescil alan Milas Zeytinyağı ile ilgili bilgi verdi. 2005 yılında Coğrafi İşaret aldıkları Milas Zeytinyağı için 2017 yılında AB tescili için başvuruda bulunduklarını belirten Özer, 2020 yılında ülkenin 5. ürünü olarak AB tescili aldığını kaydetti. Özer, Milas Yağlı Zeytini için de AB ’ye başvurduklarını bildirirken, onun da onayını beklediklerini duyurdu.  

Detaylar...

ATB’DEN ÜYELERİNİ RAHATLATACAK FİNANSMAN ANLAŞMASI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), pandemi döneminde ekonomik sıkıntı yaşayan üyelerine destek olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Halkbank arasında imzalanan “Paraf Ticari Kredi Kartı ile Güvenceli Tedarik Zinciri Finansmanı Anlaşması” çerçevesinde Antalya Ticaret Borsası ile Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü arasında protokol imzalandı. Protokol imza törenine, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Halkbank Antalya Bölge Koordinatörü Mikail Özdemir, Halkbank Antalya Şube Müdürü Mehmet Metin katıldı. Protokol, satıcıya tahsilat güvencesi, alıcıya da 18 aya kadar vade ile ödeme imkanı sunuyor. ALACAKLAR GÜVENCE ALTINDA ATB Başkanı Çandır, TOBB ve Halkbank işbirliğiyle hayata geçirilen tedarik zinciri finansmanı projesi kapsamında Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü ile protokol imzaladıklarını belirterek, çalışmanın alıcı ile satıcının ticari ilişkisini güvence altına aldığını söyledi. Çandır, satıcının tahsilat kaygısı taşımadan banka garantisiyle malını satabileceğini alıcının da uygun vadeyle ödeme planı hazırlayabileceğini kaydetti. Pandemi döneminde Antalya ekonomisinin ciddi daralma gösterdiğini belirten Çandır, tedarik zincirinin güvenli işlemesini hedeflediklerini vurguladı. Çandır, “Protokole öncülük eden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu ve Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan’a teşekkür ediyorum” dedi. CİDDİ AVANTAJLAR SAĞLIYOR Halkbank Antalya Bölge Koordinatörü Mikail Özdemir, üzerinde TOBB logosu da bulunan Paraf ticari kredi kartı sahiplerine, yapacakları satın almalar ve ödemelerde esnek taksit ve vade imkanı sağlanacağını bildirdi. Banka olarak tedarik zincirinde satıcıya tahsilat garantisi, alıcıya ise 18 aya kadar vadeli ödeme esnekliği getirdiklerini kaydeden Özdemir, “Asıl olarak alacağın vadelendirilmesi ve garanti edilmesini sağlıyoruz” dedi. Halkbank’ın pandemi döneminde de üreticinin, istihdam yaratan ticaret erbabının ve esnafın yanında olmaya devam ettiğini söyleyen Özdemir, “Antalya Ticaret Borsası üyelerine tedarikçi finansmanı kapsamında ciddi avantajlar sağlıyoruz. Borsa yönetimine ilgilerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.  

Detaylar...

8 BİN YILLIK GELENEĞİ ONLİNE ANLATTILAR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programı, Peynir Atölyesi ile devam ediyor. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu hafta sonu yapılan ve 1500’ün üzerinde katılımcının ders aldığı Atölye’de antikçağdan günümüze peynirin yapımından bugünkü peynir varlığımıza, peynir çeşitlerinden peynir yapımına kadar çok sayıda bilgi paylaşıldı. Atölyeye Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den katılımlar oldu. YAZIDAN DA ESKİ Peynir Atölyesi’nde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seval Sevgi Kırdar, antik çağlardan günümüze peynirin serüvenini anlattı. Peynirin 8 bin yıllık bir geçmişi olduğunu kaydeden Kırdar, “İmparatorluklar ve aristokrasiden, seramik ve yazıdan, metal aletlerden ve silahlardan önce peynir vardı” diyerek sözlerine başladı. Arkeolojik kazılarda Polonya topraklarında bulunan peynir süzgeçlerinin 7 bin 500 yılık olduğuna dikkat çeken Kırdar, “Cilalı taş devrinde hayvanların evcilleştirilmelerinden sonra Akdeniz kıyılarında Mezopotamya’da veya bugünkü güney batı Asya denilen İndus Vadisi’nde çobanlar tarafından peynirin yapıldığı sanılmaktadır” dedi. Kırdar, Yunanlılar ve Romalıların peynir yaparken sütü kestirmek için incir sütü, kuzu ve oğlak şirdeni, deve dikeni çiçeği, yaban safran taneleri, sirke ve eşek sütünü kullandıklarını anlattı. 4 BİN ÇEŞİT PEYNİR Dede Korkut hikayelerinde süt, kaymak ve peynirin bolluğun varlık ölçüsü olarak ifade edildiğini anlatan Kırdar, Van otlu peynirinin bir hekim tarafından ilaç niyetine hazırlandığına dikkat çekti. Dünyada 4 bin çeşit peynir bulunduğunu, ülkemizde 200 peynir çeşidi olduğunu kaydeden Kırdar, “Türkiye bir peynir ülkedir. Kaydı olmamakla birlikte daha fazla peynirimizin olduğunu biliyoruz“ dedi. Avrupa Birliği’nde 248 tescilli peynir bulunduğunu, Türkiye’de ise sadece 15 coğrafi işaretli peynir çeşidi olduğunu belirten Kırdar, “AB nezdinde tescilli peynirimizin olmaması büyük eksiklik” dedi. Kırdar, Karaman Divle obruk peynirinin dünyanın en iyi 5 tulup peyniri arasında sayıldığına dikkat çekti. Peynirin sağlık yönünden etkilerini de anlatan Prof. Dr. Kırdar, yatmadan yarım saat önce yenilen peynirin uyku kalitesini artırdığını, peynirin içerisinde bulunan triptofan isimli aminoasitin stresi azaltarak uyku kalitesini artırdığını kaydetti. CANLI YAYINDA PEYNİR YAPTI Peynir Atölyesi’nde ders veren Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan, ev yoğurdu, labne peyniri, tatlı lor yapımını uygulamaları olarak anlattı. Arıkan, süt ürünleri yapımının püf noktalarıyla ilgili katılımcılara bilgi verdi. 2019 yılında düzenlenen 10. YÖREX’e katılarak peynir yapımını anlattığını anımsatan Arıkan, “Peynir yapımına olan ilginin her geç en gün arttığını gözlemliyorum. Umarım geleneksel yöntemleri kuşaktan kuşağa aktarırız” dedi. Ücretsiz online Peynir Atölyesi, 24 Ocak’a kadar devam edecek.  

Detaylar...

ARALIK AYI HAL ENDEKSİ AÇIKLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Aralık ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2020 Aralık ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti: (2015=100) ANTALYA HALLERİ ENDEKS DEĞİŞİMLERİ TABLOSU Aralık ayında miktar endeksleri bir önceki aya göre (aylık) domateste % -5.13 azalırken, sebzede % 8.12 ve meyvede % 5.24 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % -46.56, sebzede % -36.07 ve meyvede % - 36.95 azaldı. Aralık ayında fiyat endeksleri bir önceki aya göre domateste % -13.55 azalırken, sebzede % 0.98 ve meyvede % 8.44 arttı. Fiyat endeksi geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % 16.04, sebzede % 36.08 ve meyvede % 59.58 arttı. Domates miktar endeksinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişim % -46.56 azalışla ve fiyatta ise ikinci en yüksek değer olan % 16.04 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Sebze miktar ve fiyat endekslerinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişimler; miktarda % -36.07 azalışla ve fiyatta ise % 36.08 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Meyve miktar ve fiyat endekslerinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişimler; miktarda % -36.95 azalışla ve fiyatta % 59.58 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Aylık gerçekleşmeler ise aşağıdaki şekillerde verildi: Bir önceki aya göre domates işlem miktar endeksi; Aralık ayında % -5.13 azalış gösterirken, geçen yılın Aralık ayındaki % -8.77 azalıştan daha düşük bir azalış gösterdi. İşlem fiyatı endeksi ise bir önceki aya göre % -13.55 azaldı. Mayıs ayından beri devam eden aylık artış eğilimi, Kasım ayından sonra Aralık ayında da düşmeye devam etti. Aylık değişimde, geçen yılın Kasım ve Aralık aylarından daha düşük bir seyir yaşandı. Antalya hallerinde işlem gören domatesin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise daha dalgalı bir seyir gösterdi. Bir önceki aya göre sebze işlem miktar endeksi, Aralık ayında % 8.12 artış gösterirken işlem fiyat endeksi ise % 0.98 arttı. Antalya hallerinde işlem gören sebzenin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs, Ağustos ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise yılın 7 ayında dalgalı bir seyir gösterdi. Bir önceki aya göre meyve işlem miktar endeksi, Aralık ayında % 5.24 artış gösterirken işlem fiyat endeksi ise % 8.44 arttı. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs, Ağustos ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise yılın 7 ayında dalgalı bir seyir gösterdi.

Detaylar...

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) 2020 yılının son meclis toplantısını online gerçekleştirdi. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapılan Aralık Meclisi’nde üyeler, yönetimin bir aylık çalışmaları hakkında bilgilendirilirken, tarıma, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. KADIN CİNAYETLERİNE KINAMA Antalya Ticaret Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, konuşmasına kadınlara yönelik şiddet ve cinayetleri kınayarak başladı. Bu yıl da kadına yönelik şiddet konusunda kötü bir sınav verdiğimizi söyleyen Çandır, “Resmi kayıtlara göre, ülkemizde bu yıl 400’ün üzerinde kadın bir erkek tarafından öldürüldü. Maalesef dün üç kadın daha erkekler tarafından vahşice katledildi. Tüm canlılara ve kadınlara yönelik her türlü şiddeti kınıyor, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını, cezaların uygulanmasını diliyorum” diye konuştu. Zorlu bir yılı geride bıraktığımızı belirten Çandır, “2020 yılına girerken sahip olduğumuz beklentilerden, hedeflerden ve umutlardan tamamen bağımsız bir yıl yaşadık. Adeta can derdine düştük” dedi. COVİD-19 salgınının tüm dünya ile birlikte bizleri de derinden etkilediğini belirten Çandır, dünyada ve ülkemizde ekonomi ile iş dünyasının karşılaştığı zorlukların farklı düzeyde olduğuna dikkat çekti. Çandır, sağlık ve tarım sektörlerinde çalışanların en fazla risk altında kaldığı bir dönemi yaşadığımızı kaydetti. TÜRKİYE 1 ŞOK YAŞADI ANTALYA 3 ŞOK YAŞADI Turizm ve hizmet sektörünün salgından en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini kaydeden Çandır, “Dünya çapında tarım ve turizm kenti olan Antalya’mız, hem en fazla risk altında çalışan hem de salgın tedbirlerinden en ağır ekonomik darbe ile etkilenen şehir olmuştur. Turizm faaliyetleri, yüzde 80’den fazla küçülmüştür. Yılın başında 55 milyon turist ve 40 milyar dolar gelir hedefine uygun hazırlık yapan Antalya, sonuçta tam bir şokla karşı karşıya kalmıştır. Türkiye ortalaması 1 şok yaşadıysa biz en az 3 şok yaşadık” dedi. İLK KEZ YAŞADI Antalya’nın ibrazında ödenen çek tutarı büyümesinde ilk kez Türkiye ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Ali Çandır, “11 aylık gerçekleşmelere baktığımızda 2020 yılında ibrazında ödenen çek tutarı, önceki yıla göre Türkiye’de yüzde 10 civarında artarken, Antalya’da yüzde 20’den fazla azalmıştır. Böylesine aleyhimize makas açıklığını ilk kez yaşamaktayız” dedi. Antalya için ekonomik afet bölgesi ilan edilmesini isteyen Çandır, “Bu kapsamdaki önerilerimizi ve taleplerimizi özellikle Eylül ayından itibaren her platformda dile getirmeye, her yetkiliye iletmeye çalışıyoruz” dedi. BORÇ YÜKÜMÜZ AĞIR Yılın önemli bir kısmında üretim ve ticaret dururken, borçlanmanın devam ettiğini belirten Başkan Çandır, “Sonuç olarak alacakların tahsilatı ve borçların ödenmesi hepimizin sırtında ağır bir yük haline gelmiştir. Bu salgına sırtında ağır bir yükle yakalanmış olan kesimler, salgının eklediği yükle çok daha zorlu bir döneme girmiştir. Öz kaynaklarımızdan kullanımlarımız, kamu ödemlerine ilişkin ertelemeler ve ilave ucuz krediler, Kasım ayına kadar direnmemizi belli ölçülerde sağlamıştır” diye konuştu. Ekim ayından itibaren tekrar yükselişe geçen salgının ilki kadar ekonomiye şiddetli etkisi olmayacağı görüşüne katılmadığını ifade eden Çandır, ”Çünkü ilk darbenin etkisini atlatamamış ekonomiye ve iş dünyasına, daha hafif şiddette bile olsa gelen bu ilave darbe, yerle bir etme etkisi yaratmaktadır” dedi. SERİ İFLAS RİSKİ UYARISI 2021 yılı için önümüzdeki en büyük riskin seri iflas riski olduğunu ifade eden Ali Çandır, “Böyle bir riskin gerçekleşmemesi için başta kamu otoritesi olmak üzere hepimiz tedbirler almalıyız. Bu tedbirlerin başında, daha önce ertelenmiş olan 2020 yılı ve 2021 yılı kamuya ödemelerimiz en az 2023 yılına kadar faizsiz ertelenmelidir ki diğer ödemelerimizi yapabilme kabiliyetine sahip olalım” dedi. Talep zayıflığı ve yüksek maliyetli kredilerin 2021 yılının zor geçeceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Çandır, “Halbuki gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler için görülmemiş bol para, sıfır faiz ve sıfıra yakın enflasyon koşulları 2021 yılı için daha iyi beklentiler yaratmaktadır. Özellikle aşı ve ilaç konularındaki olumlu gelişmeler bu ekonomilerin 2021 yılında ciddi bir olumlu hareketlenme yaşayacaklarını göstermektedir” dedi. 91 YILIN EN KURAK DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ Son 91 yılın en kurak dönemini yaşadığımızı belirten Çandır, Mayıs ayında yaşanan sıra dışı soğuk ve sıcak dalgalanmalarının başta zeytin ve narenciye olmak üzere ortalama yüzde 50 civarında ürün kaybına neden olduğuna dikkat çekti. Haziran ayından itibaren baş gösteren tarımsal kuraklık tehdidinin de ciddi bir tedirginliğe neden olduğunu belirten Çandır, “Acilen bir su yönetim planı hazırlamak ve uygulamaya koymak zorunluluğumuz bulunmaktadır” dedi. Tarım sektörünün tüm zorluklara, hayati tehditlere ve aşırı mali yüklerine rağmen üretme devam ettiğini belirten Çandır, “Yıllık ortalama girdi maliyetleri yüzde 50 artmışken yüzde 15’lik fiyat artışına katlanmaya devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki tarımsal faaliyetlerle uğraşanlar, yıllardır bu gelir kaybını yaşamaktadır” dedi. ÜRETİCİ MEMNUNİYETSİZ Kredi Kayıt Bürosu’nun 2020 yılı Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması’nı Meclis üyeleriyle paylaşan Ali Çandır, araştırmaya göre üreticilerin yüzde 93’ünün girdi pahalılığı, yüzde 89’unun umduğu fiyata satamama, yüzde 50’sinin iklim dengesizliği, yüzde 45’inin hastalık ve zararlılarla baş edememe, yüzde 28’nin yetersiz sulama ve yüzde 28’inin işçi bulamama sorunlarını dile getirdiğini kaydetti. Çandır, “Bu rakamlar üreticinin memnuniyetsizliğini göstermektedir” dedi. TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ ENFLASYONU ARTACAK Avrupa Birliği’nin önümüzdeki 10 yıllık dönem için yaptığı tarımsal projeksiyonları da Meclis üyeleriyle paylaşan ATB Başkanı Ali Çandır, şunları söyledi: “Önümüzdeki 10 yıllık dönemde coğrafi işaretli ürünlerin getirisinin artması, sebze ve meyvenin taze tüketiminin artması, bitkisel üretim gelirlerinin hayvansal üretimden daha yüksek olacağı, mera bazlı yem talebi ve GDO’suz yem talebinin yükseleceği, palm yağı tüketimi azalırken ayçiçek, soya ve zeytinyağı tüketiminin artacağı, tahıl üretim alanlarının düşeceği ancak verimlilikten dolayı üretim 277 milyon ton civarında seyrini sürdüreceği, tarımda dijitalleşmenin artacağı, dünya ölçeğinde işlem yapan traderların tarımsal ürünleri yatırım varlıkları olarak görmeye başlayacağı, dünyada tarım ve gıda ürünleri enflasyonunun önümüzdeki dönemde yükseleceği öngörülüyor. Bu öngörüleri, hepimiz özellikle karar vericilerimiz mutlaka ciddiye alıp bilgi, bilim ve mantık odaklı analiz etmeli ve irdelemelidir.” SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ODAKLANACAĞIZ Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hayatı, ekonomiyi ve kalkınmayı sürdürülebilirlik kriterleri üzerinden geliştirdiklerine dikkat çeken Ali Çandır, “Bizler gelecek nesillerin kaynaklarını ve ihtiyaçlarını, bugünkü nesil için tüketmemeliyiz prensibi olan sürdürülebilirlik, pek çok ülkenin yasal zorunluluğu haline getirilmiştir. Antalya Ticaret Borsası olarak biz de 2021 yılında sürdürülebilirliğe odaklanacağız. Yıl boyunca yapacağımız her tür iş ve işlemlerde, etkinlik ve faaliyetlerde sürdürülebilirlik bağını ön planda tutacağız” dedi. GİDECEK BAŞKA YERİMİZ YOK 2020 yılında ülke ortalamasının altında performans gösteren Antalya’nın 2021 yılını ekonomide Türkiye ortalamasının üzerinde bir performansla geçireceğini umduklarını söyleyen Çandır, “Bu tahmindeki en büyük dayanağımız, kentimizin dünyaya açıklığı ve insan hareketliliğinin hızla artacağı varsayımıdır” dedi. Tarım sektörünün de 2021 yılında da tüm zorlu koşullara ve ağır yüklere rağmen en iyi performansını göstermeye çalışacağını söyleyen Çandır, “Çünkü her zaman dediğim gibi bizim yapacak başka bir işimiz ve gidecek başka bir yerimiz yok. Bu görüş ve düşüncelerle önümüzdeki yılın Antalya ekonomisi için nispeten nefes alacak yıl olmasını beklemekteyim” dedi. Borsa’nın geçmiş yıllarda olduğu gibi Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı gösterdiğini kaydeden Çandır, işlem hacminin yüzde 28 artışla 3 milyar 850 milyon TL’ye yükseldiğini bildirdi. Meclis üyeleri, meslek komiteleri üyeleri ve Borsa personeline çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Çandır, “Vazonuzdan çiçeğin, kalbinizden sevginin eksik olmadığı sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl geçirmenizi diliyorum” dedi. Mecliste, 2021 yılı kayıt ücretleri, aidat ücretleri ve üye hizmetlerine zam yapılmazken, 2021 yılı bütçesi onaylandı. Meclis üyeleri sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, 2021 yılının iyi geçmesini diledi.  

Detaylar...

PEYNİR ATÖLYESİ BAŞLIYOR
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programı, Peynir Atölyesi ile devam ediyor. Ücretsiz online planlanan Peynir Atölyesi 2 -24 Ocak tarihleri arasında Cumartesi ve Pazar günleri yapılacak. Eğitimin sonunda yapılacak sınavda başarılı olan katılımcılara belge verilecek. EĞİTİM 1 AY SÜRECEK Peynir Atölyesi’nde ilk ders 2 Ocak’ta Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan’ın sunumuyla başlayacak. Peynir Atölyesi, cumartesi günleri workshop şeklinde, pazar günleri ise peynir üzerine anlatımlarla gerçekleştirilecek. 8 oturumda yapılacak eğitimlerde, konunun uzmanı akademisyenlerce antik çağdan günümüze peynirin serüveni, Kars Gravyeri ve Kars Kaşarı, peynir haritası, Karaman Divle Obruk Peyniri, peynir kültürü, yoğurt kesiği, yoğurt yapmanın püf noktaları, labne peyniri, tatlı lor yapımı, sürk peyniri, salamura peyniri, şirden mayalı beyaz peynir ve salamurada pastörizasyon gibi konular anlatılacak. PEYNİRE DAİR HERŞEY Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, peynir zenginliğine sahip Anadolu’nun peynir geleneğini gelecek nesillere aktarmak istediklerini söylerken, Peynir Atölyesi’nin peynire dair her şeyi öğrenmek için iyi bir fırsat olduğunu belirtti. Çandır, geçen yıl düzenledikleri 10. YÖREX’te Anadolu’nun peynirlerini bir araya getirdiklerini ve peynir atölyesi düzenlediklerini anımsattı. Çandır, “Ülkemizin dört bir yanından gelen peynirlerin özelliklerinden, yapım aşamasına kadar birçok konuyu ziyaretçilerle paylaştık. Peynir kültürümüze gelecek nesillerin sahip çıkması için workshoplar düzenledik” dedi. Çandır, peynir atölyesine herkesi davet etti. ULUSLARARASI ATÖLYE Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, ATB ile eğitim programlarının Peynir Atölyesi ile devam ettiğini belirtirken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ev ekonomisi faaliyetlerini dijital ortaya taşıdıklarını söyledi. Peynir Atölyesine başvuranların yüzde 75’ini kadınların oluşturduğunu kaydeden Karaca, erkeklerin de eğitime yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. Karaca, Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den eğitim için başvuru aldıklarını, yerleşik yabancıların da eğitime yoğun ilgi gösterdiğini bildirdi.  

Detaylar...

“TÜRKİYE COĞRAFİ İŞARET POTANSİYELİ İLE DESTAN YAZAR”
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında “Türkiye’de ve Dünyada Coğrafi İşaretli Ürünlerin Önemi ve –e Ticaret” konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Danışmanı Hasan Çağlayan Dündar ve PTT AVM CEO’su Hakan Çevikoğlu oldu. BAKANLIK YÖRESEL ÜRÜNLER İÇİN ÇALIŞIYOR TİGEM Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, yöresel ürünlerin kırsal kalkınma ve biyoçeşitliliğe olan katkısına dikkat çekti. Bakanlığın yöresel ürünler ve coğrafi işaretlerle ilgili çalışmalarını anlatan Işıkgece, coğrafi işaretli ürünlerin yönetişimi ve denetimiyle ilgili çalışmalarda sona yaklaşıldığını bildirdi. Işıkgece, “Logo kullanımı, bilinç, üretim şekliyle alakalı standardizasyon, satın alan kişilerin konuya hakimiyeti ve bu konuda kontrol mekanizmalarını oluşturmaları çok önemli. Yönetişim ve denetimiyle ilgili gerekliliklerin kamu tarafından sağlanması gerekiyor” dedi. Işıkgece, yöresel ürünlerle ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı’nın anket yaptığını ve tüketicilerin çoğunluğunun yöresel ürünlere yüzde 15 daha fazla ödeyebileceğini dile getirdiğini kaydetti. Işıkgece, Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) ile de dijital ortamda yerel ve coğrafi işaretli ürünlerin markalaşması, yöresel ürünlerin bölgesinde yok olmaması, kırsal kalkınmanın sağlanması ve bölgede ekonomi yaratması adına çalışmalar yapıldığını kaydetti. POTANSİYELİMİZ HİÇBİR YERDE YOK YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, yöresel ürünlerin coğrafi işaret tescili ile korunabildiğini anlatırken, “Coğrafi işaretlerin kırsal kalkınmada önemli faydaları var. Haksız rekabeti önlüyor, dış pazarlara ulaşmayı kolaylaştırıyor” dedi. Tekelioğlu, 2015 yılının coğrafi işaret konusunda kırılma noktası olduğunu söylerken, “Türkiye’de coğrafi işaret için yılda ortalama 20 başvuru olurken, bunlardan ortalama 10’u tescil alıyordu. 2015’te 39 olan başvuru sayısı 2016’da 93’e, 2017’de 242’ye, 2018’de 228’e, 2019’da 202 ve bu yılın 11 ayında 411’e ulaştı” diye konuştu. Coğrafi işaret tescilinde üretici birliklerinin payının yüzde 2, TOBB’un payının yüzde 43 olduğunu bildiren Tekelioğlu, ulusal varlıklara sahip çıkmada TOBB’u takdir ettiklerini kaydetti. Tekelioğlu, üreticilerin sistemde olmamasının çok büyük eksiklik olduğunu söyledi. Tekelioğlu, coğrafi işaretin gıda güvenliğinin teminatı olduğunu söylerken, “Pandemi hem tarımın hem de coğrafi işaretlerin önemini öne çıkardı. Tarım demek coğrafi işaret demek. Gelecek coğrafi işaretlerde ama bizim sistem kurmamız lazım. Sadece tescil almak bir şeye yaramaz” dedi. Türkiye’nin olağanüstü coğrafi işaret potansiyeli ile destan yazabileceğini ifade eden Tekelioğlu, “Bu ülkenin Cİ potansiyeli dünyanın hiçbir yerinde yok. Ancak doğru düzgün çalışan bir Cİ sisteminin kurulmasına ihtiyaç var. Sistemi iyi kurarsak marka ürünlerimiz ortaya çıkar” dedi. COĞRAFİ İŞARET TOBB’UN GÜNDEMİNDE TOBB Başkan Danışmanı Hasan Çağlayan Dündar, yöresel ürünleri koruyabildiğimiz sürece gelecek nesillere aktarabileceğimizi belirtirken, bunun için coğrafi işaretin önemini vurguladı. Coğrafi işaret deyince üç ismin akla geldiğini kaydeden Dündar, Yavuz Tekelioğlu’nun coğrafi işaret konusunda toplumu aydınlattığını, Ali Çandır başkanlığındaki Antalya Ticaret Borsası’nın YÖREX’i hayata geçirerek yöresel ürünleri sahiplendiğini ve Ayşe Ayşin Işıkgece’nin coğrafi işaretlerin bu seviyeye gelmesinde çok büyük emeği olduğunu söyledi. Dündar, coğrafi işaretin TOBB’un ana gündem konularından biri olduğunu anlatırken, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun oda ve borsalara bölgelerindeki yöresel ürünleri sahip çıkmaları için her fırsatta çağrıda bulunduğunu söyledi. Dündar, 611 coğrafi işaretin 251’ini oda ve borsaların tescil ettirdiğini, oda ve borsaların 163 başvurusunun da değerlendirmede olduğunu bildirirken, çaba gösteren herkese teşekkür etti. TOBB’un katkılarıyla Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Yöresel Ürünler Fuarı’nın marka haline geldiğini söyleyen Dündar, son yıllarda YÖREX’te ulusal marketlerle yerel üreticilerin bir araya getirilerek iş bağlantısı sağlandığına dikkat çekti. Dündar, “Bu sayede çok sayıda coğrafi işaretli ürün market raflarında yerini aldı” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLERETALEP FAZLA PTT AVM CEO’su Hakan Çevikoğlu, yöresel ürünlere bir talep olduğunu ancak coğrafi işaretli ürünlerin yeterince bilinmediğini söyledi. Kargo ile artık Antalya’dan bir ürünün Belçika’ya 2-3 gün içerisinde ulaştırıldığını belirten Çevikoğlu, TOBB ile başlattıkları projenin önümüzdeki günlerde lansmanını gerçekleştireceklerini bildirdi. Çevikoğlu, kültürümüzü dünyaya tanıtmak açısından yöresel ürünlerin iyi bir potansiyel olduğunu ifade etti.  

Detaylar...

ATB’DEN ÜYELERİNE NEFES ALDIRACAK PROTOKOL
Antalya Ticaret Borsası, üyelerinin nakit sıkışıklığını gidermek için Ziraat Bankası ile protokol imzaladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Ziraat Bankası işbirliğiyle başlatılan Bankkart Tedarik Zinciri Finansman Projesi çerçevesinde Antalya Ticaret Borsası ile Ziraat Bankası Antalya Şube Müdürlüğü arasında protokol imzalandı. Protokol imza törenine, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, Ziraat Bankası Antalya 1. Bölge Yöneticisi Şefik Diler ile Ziraat Bankası Antalya Şube Müdürü Ender Doğan katıldı. NAKİT SIKIŞIKLIĞINI GİDERECEK ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçirilen Bankkart Tedarik Zinciri Finansman Projesi çerçevesinde protokolü imzaladıklarını belirtti. Pandemi döneminde daralan Antalya ekonomisine cansuyu olması açısından çalışmanın önemini vurgulayan Çandır, “Ödeme zorluğu ve nakit sıkışıklığı yaşayan piyasaya can suyu olacak nitelikte bir proje. Buna öncülük eden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın’a teşekkür ediyorum. Tedarik zincirindeki aksamalarla karşılaşan üyelerimiz için önemli bir çalışma. İşlerini genişletmek ve nakit akışını hızlandırmak isteyen üyelerimiz yararlanabilir” diye konuştu. TARIMIN YANINDAYIZ Ziraat Bankası Antalya 1. Bölge Yöneticisi Şefik Diler, Ziraat Bankası ve TOBB’un ticarette tedarik finansmanını güvence altına almak ve firmaların nakit akışını kolaylaştırmak için projeyi hayata geçirdiğini belirtti. Diler, “Borsa üyeleri, Ziraat Bankası`nın kurumsal kartı Bankkart Başak ile yapacakları alımlarda vade ve finansman avantajlarından yararlanabilecek” dedi. Antalya Ticaret Borsası’nın Antalya ve ülke tarımının için önemli bir kurum olduğunu belirten Diler, “ATB üyelerine, hem tarımsal krediler hem de diğer finansman yöntemleriyle elimizden geldiği kadar tüm şubelerimizle yardımcı oluyoruz” dedi. Ziraat Bankası Antalya Şube Müdürü Ender Doğan, protokolle alım satım işlemlerinin Ziraat Bankası garantörlüğünde gerçekleştirileceğini söyledi. Doğan, “Güvenli ticaret sistemini getiren bir protokol imzaladık. Üyeler, Ziraat Bankası’nın kurumsal kartı Bankkart Başak ile yapacakları alımlarda 540 güne kadar kendi belirledikleri vadeler çerçevesinde ticaret yapabilecek” dedi. PROTOKOL NE GETİRİYOR? Protokole göre, Borsa üyeleri alım satımlarda kolay finansman imkanından faydalanabilecek. Alıcı ile satıcı kendi arasındaki ticareti, kartlı ödeme sistemi üzerinden güvenli bir şekilde yapabilecek. Alıcı ve satıcı kendi nakit akışlarına uygun ödeme takvimi oluşturabilecek.  

Detaylar...

EVDEN ORGANİK GÜBRE YAPIMINI ÖĞRENDİLER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında imzalanan Tarımsal Eğitimde İşbirliği Protokolü kapsamında düzenlenen Pandemi Günlerinde Tarım eğitimleri devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Yaldız, “Kompost Yapımı ve Biyogaz Üretimi” başlığıyla iki gün süren online eğitim verdi. 1500 kişinin katıldığı eğitim programı interaktif düzenlenirken, katılımcılar eğitimin ardından sınava tabi tutularak belge almaya hak kazandı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ücretsiz eğitimlere ilginin yoğun olduğunu söyledi. Herkesin eve kapandığı pandemi dönemde tarım eğitimi almanın büyük şans olduğunu kaydeden Çandır, “Tarımın bilimsel metotlarla yapılmasından yanayız. Bunun için eğitimin önemi büyük. Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ile yaptığımız işbirliği sayesinde binlerce insana ulaşarak bilimsel yöntemlerle tarım yapmalarını sağlayacak eğitim programları düzenliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, ATB ile düzenledikleri eğitim programlarının yurtdışından bile yoğun ilgiyle takip edildiğini belirtirken, “Katılımcı sayısının yüksek olması ve gelen taleplerin artması ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Eğitime çiftçilerden öğrencilere, ziraat mühendislerinden ev hanımlarına, sanayicilere kadar geniş bir katılım oldu” dedi. Sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde evden tarım eğitimi almanın iyi bir fırsat olduğunu kaydeden Karaca, eğitim alanların katılımcı belgesi verilmesinin de önemine dikkat çekti. TOPRAKLARIMIZ ZAYIF Kompost üretim metodları ve organik gübreleri anlatan Prof. Dr. Osman Yaldız, Türkiye tarım topraklarının organik madde içeriğinin zayıf olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Osman Yaldız, organik madde içeren sadece yüzde 1 oranında toprağa sahip olduğumuzu, bu miktarın da her geçen gün azaldığına dikkat çekti. Zayıf toprağı güçlendirmek için kompost ve organik gübrenin önemini vurgulayan Yaldız, organik maddenin toprakta besin kaybını azalttığını, yağmur sularının toprağa daha fazla sızmasını sağladığını, bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı direncini artırdığını, azot, fosfor, kükürt için de depo kaynağı olduğunu anlattı. KOMPOST TOPRAKTA ANTİBİYOTİK OLUŞTURUYOR Kompostun toprağı koruduğunu söyleyen Yaldız, “Kompost oluşumunda etken olan mikroorganizmalar rekabete girerek birbirlerine karşı antibiyotik oluşturuyor, oluşan antibiyotik ise toprakta hastalık ve zararlılarla savaşmada etken rol oynuyor” dedi. Yaldız Antalya’da bir yılda 4 bin ton bitkisel atık çıktığını bundan yılda 736 bin ton organik gübre üretilebildiğini bildirirken, atıkların yeterince değerlendirilemediğini kaydetti. Yaldız, eğitime katılanların sorularını da yanıtladı. Eğitimin ardından sınava tabi tutulan katılımcılara, belge verildi. Eğitim 26 Aralık Cumartesi yapılacak Biyogaz Üretimi ile tamamlanacak.  

Detaylar...

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU MORAL VERDİ
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası’nın video konferans yoluyla düzenlediği toplantıya katıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis, Meslek Komiteleri, Disiplin Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu üyeleriyle bir araya gelen Hisarcıklıoğlu, üyelerin sorun ve taleplerini tek tek dinledi. Bir asırlık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın 100’üncü yılını kutlayarak konuşmasına başlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Pandemi bitince bir asırlık geçmişinizi birlikte kutlamak dileğiyle nice senelere” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLERİ KAFALARIMIZA KAZIDI TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsa’nın Türkiye ekonomisine katkılarının takdire değer olduğunu kaydetti. ATB Başkanı Ali Çandır’ın vizyoner kimliğiyle YÖREX başta olmak üzere kent ve ülke ekonomisine can verecek birçok projeyi hayata geçirdiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Yöresel ürünler ve coğrafi işaretin ne kadar önemli olduğunu Türk iş dünyasının kafasına kazıdığı için kendisine çok teşekkür ediyorum. TOBB’da da Ali Çandır Başkanımın fikirlerinden bizzat istifade ediyorum” diye konuştu. ANTALYA ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDE Antalya’nın Türkiye için çok önemli bir yerde olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Burada para var, ekonomi var. Allah size her türlü nimeti vermiş. Denizi, kumu turizmi vermiş. Öte yandan müthiş bir tarım araziniz var. Tarıma dayalı sanayi var, ticaret var. Her şey var. Allah Antalya’ya dört dörtlük coğrafya nasip etmiş. Antalya’da bulunduğunuz için çok şanslısınız” dedi. DÜNYA TARIMI KEŞFETTİ Dünyanın koronavirüs belası ile karşı karşıya olduğunu, sadece Türkiye’nin değil tüm ülke ekonomilerinde virüse bağlı ciddi zorluk yaşandığını kaydeden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bu dönemde dünya, tarımın çok önemli olduğunu keşfetti. Sizlerin faaliyette bulunduğu alan müthiş fırsatları barındırıyor. İnsanoğlu tarıma dayalı sanayiyi yeni keşfediyor. Biz bu coğrafyada bu fırsatı yeterince değerlendiremiyorduk, inşallah bundan sonra daha iyi değerlendireceğiz” diye konuştu. SORUNLARINIZI GECE DE OLSA İLETİYORUZ Pandemi döneminde 365 oda ve borsa başkanlarının, üyelerinin sorunlarına çözüm aramak için müthiş bir performans gösterdiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak da kendilerine iletilen sorun ve talepleri karar vericilerle paylaşıp çözüm aradıklarını anlattı. Pandeminin ilk döneminde, 18 Mart’ta Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bakanlar kurulu üyeleriyle bir araya geldiklerini, sıkıntı ve talepleri içeren 70 maddeyi ilettiklerin söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Taleplerimizin yüzde 99’u karşılandı. Sizler tarafından bana iletilen, Ankara’da çözülmesi gereken sorunları bizzat Başkanlarınız bana ilettiler. Biz de o gün, o gece gece ilgili bakan kimse temas edip, çözümü için çalıştık. Sizlerin bugün bana ileteceğiniz her türlü sıkıntıyı da yine bu akşam bizzat ilgili bakanlara ileteceğim” dedi. Salgının ikinci döneminde de Cumhurbaşkanı ve bakanlarla 18 Kasım’da bir araya gelerek iş dünyasının talep ve sorunlarını ilettiklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, yeni görevine başlayan Hazine ve Maliye Bakanı ile 28 Kasım’da bir araya gelerek tüm talepleri birinci ağızdan iletme fırsatı bulduklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak pandemi döneminde neler yaptıklarını ATB organ üyeleriyle paylaştı. MUHİTTİN BÖCEK’İ UNUTMADI Koronavirüsü yenen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e geçmiş olsun dileklerini ileten Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sayın Başkan’ın görevinin başına dönmesine sevindik. Başarıyla görevini en iyi şekilde yapacağına inanıyorum” dedi. ÇANDIR TALEPLERİNİ ANLATTI Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na toplantıya katılımı nedeniyle teşekkür etti. Üyelerin taleplerini karar vericilerle paylaşıp geri dönüş sağlayan Hisarcıklıoğlu’na iş dünyası adına ayrıca teşekkür eden Çandır, “Böyle bir dönemde yanımızda olmanız çok değerli” dedi. Pandemi döneminde TOBB’un girişimiyle üyelerin birçok talebine cevap aldıklarını, alınan önlemlerin sektöre can suyu olduğunu kaydeden Çandır, “Ama varlığımızı sürdürmek için bu yapılanların ötesinde daha ileri desteklere ihtiyacımız olduğunun siz de farkındasınız” dedi. CAN DERDİNE DÜŞTÜK Çandır, pandemi döneminde Antalya ekonomisi ve tarımı hakkında bilgi verdi. Antalya ekonomisinin 2019 yılını tarımı, ticareti, turizmi ve sanayisiyle ülke ortalamasının üzerinde büyümeyle kapattığını anımsatan Çandır, bunda turizm ve tarımın etkisinin büyük olduğuna işaret etti. 2020 yılı için de benzer büyüme beklentisiyle ülke ortalamasının üzerinde yatırım yapılıp borçlanıldığını anlatan Çandır, şöyle konuştu: “Mart ayının ortasından itibaren can derdine düştük ve hiçbir hedefimizin gerçekleşmediğini gördük. Haziran – Eylül dönemindeki kısmi hareketlenme ise ekonomik iyileşmeyi sağlayamaya yetmedi. Çünkü Antalya ekonomisinin yaklaşık yüzde 75’i hizmet sektörü ve ağırlıklı olarak turizmden oluşmaktadır. Bir taraftan borç yükümlülüklerimiz ve işlerimizdeki zayıflık diğer taraftan salgın dolayısıyla ertelenen kamuya ödemelerimizin birikimli yükü, hepimizi ülke ortalamasının en az 3 katı ağırlıkla vurdu. Özellikle Ekim ayından bu yana durum, daha da ağırlaşmıştır. Çünkü Mart-Mayıs döneminde yediğimiz darbenin etkisindeyken gelen bu ikinci zorluk, yarattığı etki itibariyle daha yıkıcı durumdadır. Yani ilkinden daha az etkili olacak demek doğru değildir. Kendi başına daha düşük şiddette olsa bile yarattığı etki, öncekinin üstüne biriktiği için daha yıkıcı olmaktadır.” ÖDEMELER 2022’YE KADAR FAİZSİZ ERTELENSİN Tarım sektörünün varlığını maliyet yükleri altında sürdürmeye çalıştığını kaydeden Çandır, “Kamuya yönelik birikmiş, ertelenmiş ya da gecikmiş tüm ödemelerimizin en az 2022 yılına kadar faizsiz ertelenmesini ve sonrasında da makul taksitler halinde ödenmesini talep ediyoruz. Erteleme olursa hiç olmazsa güncel ödemelerimize makul bir alan açmış olabileceğiz. 2021 yılındaki SGK ve vergi ödemelerimizin de en az bir yıl süreyle ertelenmesi nefes aldıracaktır” dedi. DAHA ÇOK ÜRETMEK İÇİN ARAZİ İHTİYACIMIZ VAR Rusya’ya özellikle domates, biber ihracatında sorunlar yaşadıklarını anlatan Çandır, bu konuda da destek istedi. Hem ihracatı artırmak hem yerli tüketimi karşılamak için daha çok üretmek istediklerini bunun için arazi ihtiyacı bulunduğunu belirten Çandır, “Sektörümüzün tarım arazisi talebi hızla ve etkili bir biçimde kamu tarafından karşılanmalıdır. Atıl durumdaki Hazine arazilerinin tarıma kazandırılması için destek bekliyoruz. Hazine arazilerinin envanterinin çıkarılarak tarımsal üretim yapan, işinde ehliyeti olan insanlara tahsisi, satışı ya da kiralanması üretimimizi artıracaktır” dedi. DEVLET RAKİP OLMAZ “Kamu ticarette rakip olarak hangi alana girerse girsin o alanı kurutuyor. Çünkü rekabeti öldürüyor” diyen Çandır, devletin Türkşeker, Tarım Kredi, Ziraat Katılım gibi kurumlarla yaş meyve sebze ve gıda sektöründe oyuncu olma çabalarını eleştirdi. Devletin rekabetin etkili bir şekilde işlemesini sağlama görevi olduğunu anımsatan Çandır, “Kamu hem kural koyucu, hem hakem, hem oyuncu olmak istiyor. Bu hiçbir şekilde sürdürülebilir değil. Devletin oyuncu olma çabasından vazgeçmesini talep ediyoruz” dedi. TARIMA ÖZEL SOSYAL GÜVENLİK Antalya tarımının kayıtlı istihdamda Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyen Çandır, tarıma özel sosyal güvenlik sistemi talep eti. Çandır, “Tarımsal istihdamdaki gücümüzü korumak ve güçlendirmek için sektörümüzün doğasına ve yapısına uygun tarıma özel bir sosyal güvenlik sistemi tasarlamak zorundayız. Bu konuyla ilgili olarak 3 yıl önce SGK Antalya İl müdürlüğü ile ortak bir ekip çalışması yaparak bir öneri raporu hazırladık. Bu raporun dikkate alınmasını talep ediyoruz” dedi. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci de toplantıya katılan Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederken, “Sizlerle paylaşmış olduğumuz sorunlarımızı yakından takip etmeniz, çözüm odaklı çalışmalar yürütmeniz ve gayretleriniz için de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. ÜYELERİ TEK TEK DİNLEDİ Toplantıya katılan ATB üyeleri, pandemi döneminde üretim ve ticarette yaşadıkları sorunları dile getirirken, çözümü için destek talebinde bulundu. Üyeleri tek tek dinleyip not alan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu sorun ve talepleri karar vericilerle paylaşacağını ve takipçisi olacağını söyledi.  

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ANLAMLI DESTEK
Antalya`daki Oda ve Borsa başkanları, pandemi döneminde fedakarca görev yapan ilçelerdeki kamu sağlık çalışanlarına moral ziyaretinde bulundu. Üzerinde “Varlığınız sağlığımız, iyi varsınız” yazılı birer buket çiçek veren oda ve borsa başkanları, “Sağlık çalışanlarımızın hakkı ödenmez” dedi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin, Antalya İl Sağlık Müdürü Dr. Ünal Hülür’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Antalya’daki salgın durumu hakkında bilgi alan Başkanlar daha sonra, Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan filyasyon ekiplerini ziyaret ederek, üzerinde “Varlığınız sağlığımız, iyi ki varsınız” yazılı birer buket çiçek verdi. Tüm sağlık çalışanlarının pandeminin başından beri büyük fedakarlıklar göstererek çalıştığına dikkat çeken Başkanlar, “Sağlık çalışanlarımızın hakkı ödenmez. Antalya’nın dört bir yanında fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadesini kullandı. Antalya İl Sağlık Müdürü Dr. Ünal Hülür de, Oda ve Borsaların desteğinin çok anlamlı olduğunu söyledi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Deniz Ticaret Odası, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası ile Kumluca Ticaret Borsası ortaklığında ilçelerde kamuda görev yapan on binin üzerinde sağlık çalışanına çiçek buketi verildiği belirtildi.  

Detaylar...

tente pergola tente branda pergola fiyatları cialis fiyat cialis fiyatları cialis satış cialis kampanya viagra fiyat viagra fiyatları viagra satış viagra kampanya reis i turan ulusal birlik reis semih tufan reyis semih tufan ülkücü gençlik ülkücü hareket ülkü ocakları muhsin yazıcıoğlu abdullah çatlı alaattin çakıcı kürt halkı kürt aşiretleri
Korsan Taksi istanbul korsan taksi korsan taksi telefonu
petek temizleme ucuz petek temizleme kombi bakımı