Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Mart Nisan 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.238.249.17
Şuan 15 kişi online
Bugün 187 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 146050
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

MUZ ÜRETİMİNE TALEP ARTIYOR AMAN DİKKAT
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Antalya Tarım Konseyi(ATAK) işbirliğinde düzenlenen Muz E-Çalıştayı’nda konuşan Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Büyüktaş, muz üreticilerine uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Kenan Büyüktaş, “Muz Seralarının Planlanması ve Maliyet Analizi” başlıklı sunum yaptı. Muzun her yaş grubundan insanın tükettiği, besin değeri yüksek olan bir bitki olduğunu belirten Büyüktaş, üretimi ve tüketiminin önemine değindi. İklim isteği nedeniyle açıkta yetiştirilen muz alanlarını artırmanın imkanı olmadığını belirten Büyüktaş, “Dolayısıyla ülkemizdeki muz üretimi ile tüketimi arasındaki açık ancak örtüaltı muz üretimiyle sağlanacaktır” dedi. ALMANYA’DAN GELİP MUZ YETİŞTİRİYORLAR Büyüktaş, yıllık muz üretimimizin 750 bin tona yaklaştığını söylerken, üretim alanının da 110 bin dekara ulaştığına dikkat çekti. Bankalar ve tarım kredi kooperatifleri tarafından verilen düşük faizli yatırım kredileri ile örtüaltı muz yetiştiriciliğinin teşvik edildiğini belirten Prof. Dr. Kenan Büyüktaş, düşük faizli ve uzun vadeli kredilerden yararlanan üreticilerin muz bitkisi hakkında çok fazla bilgisi olmasa da örtüaltında muz yetiştirmeye başladıklarına dikkat çekti. Büyüktaş, Aydın’dan Denizli’ye, Afyon’dan Ordu’ya, Elazığ’dan Muğla’ya, Adıyaman’dan Konya’ya ülkenin çeşitli yerlerinde muz yetiştiriciliğinin başladığına işaret etti. Almanya’dan gelip muz yetiştirmeye başlayanların da olduğunu söyleyen Büyüktaş, “Sırf devlet desteği nedeniyle yetiştiricilik bilgisi olmayan farklı sektörlerdeki insanların da örtüaltı muz yetiştiriciliğine yönelmesi ileride sorunlara neden olabilir” uyarısında bulundu. BİLGİSİ OLMAYAN GİRMESİN Tropik iklim bitkisi muzun yıllık yağış miktarı 1000-2000 milimetre arasında olduğu, yıllık ortalama sıcaklığın 26-27 derece, yıllık sıcaklık farkının ise 4-5 dereceyi geçmeyen mikro klima özelliği gösteren yerlerde yetiştiğini kaydeden Büyüktaş, bu kriterlerin sağlanamamasıyla muz veriminin düşeceğini belirtti. Büyüktaş, “Bu nedenle, bütün bu koşulları bilerek ve bitkinin bu isteklerini karşılayan yerlerde veya bu koşulları sağlayan kontrollü ortamlarda yetiştiricilik yapılmalıdır. Her iki durumda da hem yetiştiricilik bilgisine hem de yetiştirme ortamı tasarım uygulama bilgisine sahip olmak ve tarım kuruluşlarının kontrolünde yapılması gerekir” dedi. MUZDA DÜŞÜK FİYAT UYARISI Muz üretiminde planlama yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kenan Büyüktaş, “Kontrolsüz, plansız ve bilgisiz yapılan tarımsal üretim, birkaç yıl sonra ya ürünün düşük fiyatla satılmasına neden olur” dedi. Büyüktaş, plansızlığın ekili alanların çoraklaşmasına neden olabileceğini de belirtirken, “Tarımsal üretimde süreklilik sağlanamazsa, üreticiler kısa vadede planlanan amaca ulaşılamayacak, uzun vadede ise zarar etmeye başlayacaktır” dedi. Muz üretiminden ticaretine, sera kurulumundan maliyetlere, desteklerden çeşitlere bir çok konunun gündeme geldiği Muz E- Çalıştay’ı 10 Nisan’a kadar devam edecek.  

Detaylar...

RAMAZAN’DA ZİRAAT VAKTİ BAŞLIYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen tarımsal eğitim programları aralıksız sürüyor. 13 Nisan’da başlayacak Ziraat Vakti Tarım Söyleşileri, Ramazan ayı boyunca devam edecek. İftardan sonra saat 22.00’de başlayacak programda kahveden kooperatifleşmeye, pideden tezhip ve ebru sanatına bir çok konuda söyleşiler gerçekleştirilecek. KAHVEDEN EBRU SANATINA HERŞEY BU EĞİTİMDE Ziraat Vakti’nde, Orta Asya’dan Anadolu’ya Türk Mutfağı, Böceklerin Gizemli Dünyası, Mevlana ve İnsan Tabiatı, tezhip ve Ebru Kültürünün Doğa ile İlişkisi, Çekirdekten Çikolataya Yolculuk, Ramazan Pidesi ve Güllacın Tarihsel Gelişimi, 40 Yıllık Hatırın Sembolü Kahve, Kur’an-ı Kerim’de Zikredilen Bitkiler ve Bunların İnsan Sağlığına Etkileri, Suyun Dili, Türkiye’nin Soğanlı Bitkileri, Kırsaldan Kadının Gücü ve Kooperatifleşme, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Tarım, Hobi Amaçlı Uygulamalar İçinde Seçkin Bir Örnek:Bonsai gibi bir çok konu anlatılacak. Online düzenlenecek eğitim, ücretsiz ve belgeli olacak. HEDEF TARIMA İLGİYİ ARTIRMAK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde yürüttükleri eğitim programlarının aralıksız devam ettiğini belirtirken, eğitime katılanlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi. Ziraat Vakti’nde de alanında başarılı akademisyen ve uzmanların Ramazan ayı boyunca söyleşiler gerçekleştireceğini belirten Çandır, “Bu programla tarıma olan ilgiliyi ve farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz. Tarımsal eğitimin geliştirilmesi için başlattığımız seferberlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. YURTDIŞINDAN DA İLGİ VAR Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Ziraat Vakti’nin Ramazan boyunca 15 oturum olarak gerçekleşeceğini kaydetti. Pandemi tedbirleri kapsamında evlerinde kalan vatandaşları tarım ve gıdayla ilgili konularda bilgilendirmek amacıyla söyleyişiler gerçekleştireceklerini kaydeden Karaca, programa uluslararası katılım sağlanacağını belirtti. Karaca, Türkiye dışında KKTC, Azerbaycan, Kazakistan, İtalya, Fransa, Ürdün ve Almanya`dan da kayıt yaptırıldığını bildirdi.  

Detaylar...

MUZUN GELECEĞİNE YÖN VERECEK ÇALIŞTAY BAŞLADI
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Antalya Tarım Konseyi(ATAK) işbirliğinde düzenlenen Muz E-Çalıştayı başladı. 10 Nisan tarihlerine kadar 12 oturumda devam edecek Çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü (BÜGEM) Dr. Mehmet Hasdemir, ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır ve Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca’nın açılış konuşmasıyla başladı. Hindistan, Ekvador, Kosta Rika, Fas ve Fransa’dan uzmanların deneyimlerini paylaştığı Çalıştayda, 38’i doğrudan muzla ilgili akademik çalışma yapan bilim insanı olmak üzere 18 kurumdan 47 konuşmacı yer alacak. MUZ ÜRETİMİNDE STRATEJİMİZİ DOĞRU BELİRLEYELİM BÜGEM Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, pandemide tarım ve gıda ürünleri üretiminde Türkiye’nin iyi bir sınav verdiğini söylerken, “Tarımda üretici ülke olma özelliğimiz devam ediyor. Tarımsal üretimimiz pandemide yüzde 4.8 büyüyerek son 3 yılın en büyük rakamına ulaştı. Avrupa’da birinci, dünyada ilk 10 tarım ülkesinden biriyiz” diye konuştu. Anadolu’nun bitki türleriyle, endemik bitkilerle, insanlığa önemli fırsatlar sunduğunu belirten Hasdemir, “2 gen merkezini barındıran konumu ve 12 bin bitki çeşidiyle Anadolu büyük zenginliğe sahip bunun 3649’u endemik tür” dedi. Son yıllarda muz üretimine olan ilgiye dikkat çeken Hasdemir, 20 yılda muz üretiminin 7 kat artarak yaklaşık 730 bin tona ulaştığını söyledi. 600 bin muz üreticisi olduğunu, muzun yüzde 70’inden fazlasının örtüaltında gerçekleştiğini belirten Hasdemir, “Türkiye muzda kendi ihtiyacını karşılayan ülkelerden biri. Son dönemde muz tarımına başka sektörlerden sermaye aktarımı olduğunu görüyoruz. Muz üretiminde stratejimizi doğru belirleyip kaynaklarımızı doğru kullanmalıyız. Muz yatırımlarımızı doğru bir şekilde planlayalım istiyoruz. Bu çalıştayın sonucu, bizlerin bundan sonraki dönemde muzla ilgili planlamamızın en önemli kaynağı olacak” diye konuştu. MUZA İLGİ SON 5 YILDA ARTTI Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, son 5 yılda yatırım iştahı en çok artan muz üretiminin Türkiye ve Antalya için özel bir öneme sahip olduğunu belirtirken, “Özellikle örtüaltı muz üretiminde 2007-2013 dönemi için düşük hızda seyreden büyüme, 2014 yılından itibaren yerini hızlı ve istikrarlı bir büyümeye bırakmıştır. 2020 itibariyle ise 112 bin dekar alanda 730 bin ton muz üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu üretimin yüzde 75’i son dönemde artan yatırımlarla birlikte örtü altında yapılmaktadır” dedi. Son dönemle yapılan yatırımlarla Antalya’nın muz üretiminde merkez olduğunu kaydeden Çandır, “Antalya toplam muz üretiminin yüzde 41’ini, örtü altı muz üretiminin ise yüzde 29’unu karşılıyor. Son birkaç yıldır yapılan yatırımlarla bu oranların kısa sürede artacağını gözlemliyoruz” dedi. PLANLAMAMIZI YAPMALIYIZ Muzdaki gelişmeyi memnuniyetle izlemekle birlikte bazı kaygılarını dile getiren Çandır, “Muzdaki stratejimiz yurtiçi tüketimi karşılayacak bir yerli üretimse arz kapasitemizi buna göre belirlemeli ve yeni yatırımlarımızı da buna göre planlamalıyız. Eğer stratejimiz küresel rekabete uyumlu yani ihracat potansiyeline sahip bir üretimse o takdirde arz kapasitemizi bu projeksiyona göre belirlemeli ve yeni yatırımlarımızı buna göre planlamalıyız” diye konuştu. Çalıştayda, dünya ile rekabetçi ticaret için neler yapılmalı, muzun kalite ve raf ömrü uzunluğu açısından dış pazara uygunluğu, taban suyu problemi, hastalık ve zararlılarla olan mücadele, hasat ve hasat sonrası işlemler ve markalaşma konularının gündeme geleceğini belirten Çandır, çalıştaya katkı sağlayan herkese teşekkür etti. MUZ ÜLKEMİZDE 90 YILLIK GEÇMİŞE SAHİP Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, ülkemiz için muzun yeni bir bitki türü olduğunu, 90 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirtirken, son 5 yılda Mersin’den Hatay’a, Antalya’dan Muğla’ya kadarki koridorda muz üretiminin yapıldığını kaydetti. Muza tarım sektörü dışından da yatırımcıların ilgi göstermeye başladığını belirten Karaca, özellikle Manavgat ilçesinde önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti. Karaca, 1960 yılında 5 bin ton olan muz üretiminin 140 kat artarak 2020 yılında 700 bin tonun üzerinde gerçekleştiğini bildirirken, 1982 yılında 30 bin ton olan muz tüketiminin 2020 yılında 888 bin tona çıktığına dikkat çekti. Ülke olarak uyguladığımız gümrük vergileriyle birlikte muz yatırımlarının şimdilik çok karlı olduğunu kaydeden Karaca, “Bizim son dönemde en çok karşılaştığımız soruların başında ‘muza yatırım yapalım mı’ oluyor. Vergiler olmazsa muz üretilir mi? Bu ve buna benzer soruların cevabını Çalıştayda bulacağız” dedi. MUZ YATIRIMLARINDA DAHA DİKKATLİ OLMALIYIZ İlk oturumun moderatörü Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hamide Gübbük, 150’ye yakın ülkede yetiştirilen muzun, dünyada 158 milyon 361 bin ton üretildiğini belirtti. Hindistan’ın üretimde lider olduğunu, Ekvador’un ise ihracatta ilk sırada geldiğini kaydeden Gübbük, “Ülkemiz muz üretiminde 728 bin tonun üzerine çıktık. Yapılan yeni yatırımlarla bu yıl muz üretiminin daha fazla olacağını tahmin ediyoruz” dedi. Ülkemiz muz yetiştiriciliğinin avantajlarını anlatan Gübbük, verimin dünya ortalamasının üstünde olması, işçilik masraflarının düşük olması, üretim maliyetlerini kısa sürede amorti etmesi, örtüaltında yıl boyu üretimin yapılabilmesi ve hastalık yönünden tropik koşullara göre daha az risk altında olmamızı muzdaki avantajlar olarak sıraladı. Gübbük, üretim maliyetinin yüksek olması, muz ticareti yapan diğer ülkelerle ihracatta yarışamamamız, örtüaltı yetiştiriciliği yapılan bazı lokasyonların iklim ve toprak şartları yönünden ticari yetiştiriciliğe uygun olmaması, ithalatta ödenen gümrük vergisi ve ton başına ödenen toplu konut fonu desteğinin kaldırılma durumunun muzdaki dezavantajlarımız olduğunu söyledi. Üretimdeki artışla geçen yıl muzda yüzde 76.6 oranında yeterlilik seviyesine ulaştığımıza dikkat çeken Hamide Gübbük, “Yakın gelecekte, küresel iklim değişikliğinin yaratacağı olumsuzluklara karşı çevre ve doğal kaynaklarımızı korumak için örtüaltı muz yetiştiriciliğine yapacağımız yatırımları daha dikkatli düşünmeliyiz” dedi. YABANCI UZMANLAR DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI Çalıştayın ilk gününde, Fransız Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nden Dr. Frederic Bakry, Hindistan Ulusal Muz Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Mrs.S.Uma, Kosta Rika Ulusal Muz Konseyi Bilimsel Araştırmalar Koordinatörü Dr.Jorge Sandoval Fernandez, Ekvador Muz Araştırma ve Geliştirme Kurumu Başkanı Dr.Victor Hugo Quimi Arce, Fas Ziraat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Ait muzla ilgili bilgi ve deneyimlerini paylaştı.  

Detaylar...

TARIM DÜNYASI AKADEMİNİN BİRİKİMİNE TALİP
Antalya Tarım Konseyi’nin (ATAK) düzenlediği “Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Tarım Sektörü İşbirliği Toplantısı”, Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, Ziraat Fakültesi’ndeki 9 bölümün başkanı ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla online yapıldı. ATAK’ın amacı ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Çandır, “Konseyin temel amacı, tarımın bütün kesimlerini birlikte hareket etmeye ve ortaklaşa çözümler üretmeye yoğunlaştırmaktadır” dedi. İŞBİRLİĞİNE TARIMDAN BAŞLAYALIM Üniversite ile iş dünyasının işbirliğinin zayıflığına dikkat çeken Çandır, “Memleketimizin en önemli yapısal sorunlarında biri üniversite ile iş dünyası işbirliğinin hiçbir dönemde ve alanda bir iş yapma kültürü ya da geleneği haline getirilememiş olmasıdır. Bu konuda geçmişten günümüze hem yerel düzeyde hem de teknoloji geliştirme bölgeleri gibi merkezi düzeyde birçok girişimde bulunulmuş olmasına rağmen iş yapma kültürü yaratılamamıştır. Bu başarısızlığa rağmen, üniversite ile iş dünyası işbirliğinin ülkemize ve toplumumuza ciddi katkılar sağlayacağından emin olanlar asla yeni girişimlerde bulunmaktan kaçınmamalıdır” diye konuştu. Pandemi döneminde tarımın stratejik sektör olduğunun tüm kesimlerce kabul gördüğünü kaydeden Çandır, “Eğer üniversite ile iş dünyası işbirliğine öncelikle bir yerden başlayacaksak bu alan muhakkak ki tarım olmalıdır. Bu işbirliği girişimini de sürdürülebilir nitelikte yapmalıyız” dedi. Çandır, katılımcılara teşekkür etti. AKADEMİK ÇALIŞMALAR TOZLU RAFLARDA KALMASIN Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, Fakülte’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Akıllı tarım, iyi tarım uygulamaları ve sürdürülebilir tarım, küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı tür ve bitkisel hayvansal genotiplerin geliştirilmesi, bitki ve hayvan ıslah çalışmaları gibi konulara öncelik verdiklerini kaydeden Erkan, “Özel sektörle kamu olarak ileriye yönelik iyi projeler üretebiliriz. Antalya tarımına ciddi katkılar sağlayabiliriz” dedi. Akademik alanda birçok tez çalışması yürütüldüğünü belirten Erkan, “Çalışmaların tozlu raflarda kalmaması için önümüzdeki günlerde tez sunum günleri düzenlemeyi planlıyoruz” dedi. BÖLÜM BAŞKANLARI İŞBİRLİĞİ İSTİYOR Toplantıda Ziraat Fakültesi’ndeki 9 bölümün başkanı, bölüm olarak çalışma alanları ve yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bölüm başkanları, iş dünyasına bilimsel çalışmalarla destek olmak, sorunların çözüm ortağı olmak, Antalya ve ülke tarımını geliştirmek için her türlü işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hamide Gübbük, tropik meyvelerden bağcılığa sektörle birlikte çalışıp üretime yön vermeye çalıştıklarını anlattı. Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, bitki hastalıklarıyla ilgili sektöre çözüm ortağı olarak hizmet verdiklerini kaydetti. Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Sayın, rekabet analizleri, hayvancılık tarım konusunda ekonomik analizler, tarımsal krediler üzerinde çalışmalar var, kooperatifler üzerinde tarım ekonomisi alanında ulusal ve uluslararası alanda yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi. Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Topakcı, akıllı tarım teknolojisi konusunda yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımsal Biyoteknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kemal Karabağ, hayvansal biyoteknolojiden yerli hayvan ıslahına, tarımda kimyasal gübre kullanmayı azaltmaya yönelik çalışmalar gibi pek çok konuda çalışmalar yürüttüklerini özel sektörle işbirliğine hazır olduklarını söyledi. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dursun Büyüktaş, küresel iklim değişikliğinin tarım arazileri ve üretime etkisi, tuzlu ve atık suların sulamada kullanımıyla ilgili çalıştıklarını belirtirken, özel sektörle çok fazla çalışmak istediklerini kaydetti. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Orman, gübre, su ve tohumun tarımın olmazsa olmazı olduğunu bu konuda yapılacak çalışmaların Türk tarım sektörüne önemli faydalar sağladığını belirtirken, özel sektöre her türlü desteği verdiklerini anlattı. Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Taner Akar, mısır ve buğday ıslahı konusunda özel sektöre önemli danışmanlık yaptıklarını bildirirken, şeker otu, sorgum, susam ve siyez ile ilgili çalışmaları örnek olarak gösterdi. Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. Soner Balcıoğlu, hayvan beslemeden hayvan ıslahına, biyometri ve genetiğe birçok alanda çalışma yürüttüklerini söyledi. YENİ FİKİRLERİ DESTEKLEMEYE HAZIRIZ Toplantıya katılan özel sektör temsilcileri, tüm bölüm başkanlarının özel sektörle işbirliği yapma isteğinin kendilerine son derece memnun ettiğini söyledi. Sektörel birliktelikleri artırıp işbirliğini sağlamak istediklerini dile getiren özel sektör temsilcileri, toplantının bunun için iyi bir başlangıç olacağını kaydetti. İş dünyası temsilcileri, akademinin bilgisine tarım sektörünün ihtiyacı olduğunu vurgularken, yeni fikirleri desteklemeye hazır olduklarını ifade etti. Toplantıda odak toplantılar yapılması konusunda görüş birliğine varıldı.  

Detaylar...

DADAŞLAR DİYARI ERZURUM’UN YÖRESEL ÜRÜNLERİ KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde, yöresel ürünleri gündeme getirmek amacıyla düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının bu haftaki konuğu Erzurum oldu. Moderatörlüğünü Gürsel Cingöz’ün yaptığı programa, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Baki Karaca, Pasinler Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Aydın Taşbaşı, Erzurum Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Oktay Güven katılarak, Erzurum’un yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerini anlattı. ERZURUM COĞRAFİ İŞARETTE ATAĞA GEÇTİ Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Erzurum’un 350’ye yakın lezzetiyle gerçek anlamda bir gastronomi kenti olduğunu söylerken, yöresel ürünlerin tescili için yoğun olarak çalıştıklarını kaydetti. Erzurum Civil Peyniri, Erzurum Küflü Civil Peyniri, Erzurum Kadayıf Dolması, Erzurum Su Böreği, Erzurum Pekmezli Baklavası’na coğrafi işaret alarak bu lezzetlerin korunması için önemli bir adım attıklarını kaydeden Oral, “Doğu Anadolu Bölgesindeki kamu kurum ve kuruluşları arasında yöresel ürünlere en çok tescil belgesi alan kurumuz. Borsası olarak 50’den fazla ürüne coğrafi işaret belgesi alarak Erzurum’un markalaşması ve tanıtımı yolunda önemli bir adım atıyoruz. Şu an coğrafi işaret belgesine sahip 13 ürünümüz var. Başvurusunu yaptığımız ve Türk Marka ve Patent Kurumu’ndan onay beklediğimiz 16 ürünümüz var” diye konuştu. Oral, Erzurum Su Böreğinin AB’de coğrafi işaret alabilmek için başvuruda bulunduklarını bildirdi. Oral, “Yöresel ürünlerin tescili konusunda bizlere vizyon kazandıran TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenleyen ATB Başkanı Ali Çandır’a çabaları nedeniyle teşekkür ederim” dedi. RUS TAŞI, OLTU TAŞI DİYE SATILIYOR Oltu TSO Başkanı Baki Karaca, Oltu ilçesinin yöresel ürünleriyle ilgili bilgi verdi. Kökü 17. Yüzyıla dayanan ve 1930’lu yıllarda ticarete konu olan Cağ Kebabı’nın en önemli özelliğinin bölgenin geniş meralarında otlayan hayvanların etinden yapılmış olması olduğunu vurgulayan Karaca, “Cağ kebabını bir çok yerde yapıyorlar ama bizim bölgenin lezzetini, aromasını asla tutmuyor” dedi. Rus taşının oltu taşı diye piyasada satıldığına dikkat çeken Karaca, coğrafi işaretin yöresel ürünleri koruması gerektiğini ancak bu konuda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Karaca, “Sahte ürün konusunda sıkıntılarımız var, engel olamıyoruz” dedi. ERZURUM BU YIL Cİ’DE LİDER OLACAK Pasinler TSO Başkanı Aydın Taşbaşı, Pasinler’in yöresel ürünlerini anlatırken, istihdama katkı sağlayan yöresel ürünleri korumak için çalıştıklarını kaydetti. Taşbaşı, “2021 yılı Erzurum’un, Dadaşların yılı olacak, bu yıl coğrafi işarette lider Erzurum olma hedefindeyiz” dedi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Oktay Güven, bölgenin kendi potansiyelini kullanarak bölgesel kalkınmaya ağırlık verdiklerini belirtirken, “Yöresel ürünler bu noktada büyük önem arz ediyor” dedi. Unutulmaya yüz tutmuş ürünlerin ekonomiye kazandırılması için destek programları yürüttüklerini anlatan Güven, Cİ ve aday ürünlerin üretimden pazarlamasına, ihtiyaç duyulan altyapının oluşturulmasına kadar destek ve teşvik verdiklerini kaydetti. Erzurum Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, 9.9 milyar TL tarımsal hasılaya sahip Erzurum’un en fazla tarımsal hasılaya sahip 14’üncü il olduğunu bildirdi. Akar, meralarıyla hayvancılığa en elverişli illerin başında gelen Erzurum’un yöresel ürün zenginliğinin en önemli nedeninin bu meralar olduğuna işaret etti.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Mart ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2021 Mart ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Mart ayında miktar endeksleri, domateste 65, sebzede 71 ve meyvede 62 olarak gerçekleşirken, fiyat endeksleri ise domateste 304, sebzede 376 ve meyvede 444 olarak gerçekleşti. Mart ayı miktar endeksi bir önceki aya göre (aylık) domateste % 34.06, sebzede % 32.29 ve meyvede ise % 1.44 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % -35.97, sebzede % -36.29 ve meyvede ise % -41.31 azaldı. Miktar endekslerinde Kasım ve Şubat ayından sonra Mart ayında da aynı eğilim söz konusu oldu. Mart ayı fiyat endeksi bir önceki aya göre (aylık) domateste % 62.33, sebzede % 19.02 ve meyvede % 14.46 artarken, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % 63.32, sebzede % 31.94 ve meyvede ise % 51.00 arttı. Fiyat endekslerinde Eylül ve Ekim aylarından sonra ilk kez aynı eğilim Mart ayında da görüldü.       Domates miktar endeksinde son 6 yılın Mart aylarındaki rekor yıllık düşüş % -35.97 ile 2021 Mart’ında gerçekleşirken, fiyatta 2019 yılından sonraki en yüksek artış % 63.32 ile yine bu ay görüldü. Sebze miktar endeksinde 6 altı yılın Mart aylarındaki rekor yıllık düşüş % -36.29 ile bu yılın Mart ayında yaşanırken, fiyatta son 6 yılın Mart ayları ortalamasına yakın bir artışla % 31.92 düzeyinde gerçekleşti. Meyve miktar endeksinde son 6 yılın Mart aylarındaki rekor yıllık düşüş % -41.31 ile 2021 Mart ayında gerçekleşirken, fiyatta son 6 yılın Mart aylarında 2019 yılından sonraki en yüksek artış % 51.00 ile bu ay görüldü. Aylık gerçekleşmeler ise aşağıdaki şekillerde verildi: Bir önceki aya göre domates işlem miktar endeksi, Mart ayında % 34.06 artış gösterirken, işlem fiyatı endeksinde bir önceki aya göre % 62.33 artış görüldü. Antalya hallerinde işlem gören sebzelerin miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimlerin seyri aşağıdaki şekilde verildi. Buna göre, sebze işlem miktar endeksi Mart ayında % 32.29, fiyat endeksi ise % 19.02 arttı. Son 3 yılın Şubat aylarının sebze miktar endeksleri birbiriyle uyumlu bir değişim gösterirken fiyat endeksleri sürekli artan bir eğilim içerisinde oldu. Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Mart ayında % 1.44 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi % 14.46 arttı. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Mart ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki 2 yılın değişimleriyle uyumluluk gösterdi.        

Detaylar...

ATB MART AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı elektronik ortamda yapıldı. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan Mart Meclisi’nde, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis üyelerini yönetimin çalışmalarıyla ilgili bilgilendirirken, tarım, ekonomi ve Borsa faaliyetleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Salgında yeni dalgalarla karşı karşıya olduğumuzu ve herkesin daha dikkatli davranması gerektiğini kaydeden Çandır, “Maske, mesafe ve hijyen konusu artık hepimizin refleks haline getirdiği bir davranış olmalıdır. Uzmanların sıkça dile getirdiği mutasyonlar bulaşma kolaylığı bakımından çok daha yaygın durumdadır” dedi. TARIM KURTARICI ROLÜNÜ YİNE GÖSTERDİ 2020 yılı büyüme rakamlarına göre, ekonomimizin yıllık yüzde 1.8 büyüdüğünü belirten Çandır, dünya üzerinde 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatan iki ülkeden birinin Türkiye olduğunu kaydetti. Bu dönemde kredi büyüme oranının rekor kırarak yüzde 50 civarında olduğu, otomobil ve gayrimenkul fiyatlarının rekorlar kırdığına dikkat çeken Çandır, “Tarım sektörü 2020’de yıllık yüzde 4.8 büyürken, her zaman olduğu gibi ülkemizin zor dönemlerinde kurtarıcı rolünü bir kez daha üstlendi. Aslında bu performansını, 2019 yılında olduğu gibi 2020 yılının tüm çeyrek dönemlerinde de pozitif büyüyerek başardı. Zor koşullar altında ve salgın tehlikesine rağmen hem üretim miktarı olarak hem de parasal birim olarak bu büyümeyi başardı” diye konuştu. Dünyada son 15 yıldır sürekli düşüş eğilimi gösteren tarım ürünleri ve gıda fiyatlarının son aylarda ciddi artış içerisinde olduğunu belirten Çandır, ülkelerin tarım ürünleri ihracatıyla ilgili sınırlama ve yasaklarına dikkat çekti. “YEŞİL ÜRETİM”E ODAKLANALIM Geçen yıl yapılan Davos Zirvesi’nde ve Avrupa Birliği’nin 10 yıllık tarım projeksiyonu raporlarında, tarım ürünlerinin daha az bulunur ve daha pahalı olacağı yönündeki öngörülerini anımsatan Çandır, “Bu projeksiyonları göz ardı etmemeliyiz. Mutlaka dikkate almalı ve politika uygulamalarımızda güncellemeler yapmalıyız” dedi. Ülke olarak “yeşil üretim”e odaklanmamız ve sürdürülebilir tarım politikalarını acilen uygulamaya koymamız gerektiğini söyleyen Ali Çandır, “Zira kısa bir süre sonra ihracattan turizme pek çok alanda standart dışı kalma riski ile karşı karşıyayız. Bu politikaları ve uygulamaları kişiler ve şirketler tek tek gerçekleştiremezler. Mutlaka, seçtiğimiz ve onların atadığı karar vericilerin bu konularla ilgili ciddi, bilimsel, nesnel bilgiye dayalı ve yetkin düzenlemeler yapma zorunluluğu bulunmaktadır” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ TARIMDAN KAÇIŞI TETİKLİYOR Tarım sektörünün en büyük sorununun girdi maliyetleri olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, maliyetlerdeki aşırı artışın hem sektörü olumsuz etkilediğini hem de tarımdan kaçışı tetiklediğini ifade etti. Tarımda girdileri hem temin etme hem de maliyetleri karşılamada ciddi sıkıntılar yaşandığına işaret eden Çandır, “Başta gübre olmak üzere girdiler konusunda karar vericilerin çözüm üretmeleri zorunluluk haline gelmiştir. Girdi maliyetlerindeki ortalama yüzde 50’yi aşan artışlara karşılık ürün fiyatları ortalama olarak ancak yüzde 20 civarında artabilmiştir. Bu olumsuz fark, sadece son dönemde yaşanan bir durum değildir. Özellikle son 5 yıldır sistematik olarak bu farkı yaşamak zorunda kalmaktayız. Sektördeki kredi artışı rekorlarının bir nedeni de bu durumdur. Aleyhimize sürekli işleyen bu farkın boyutları, artık dayanma sınırlarımızı zorlamaktadır” diye konuştu. NEFES ALDIRACAK TALEPLER Başkan Ali Çandır, salgın döneminde zora giren sektörlerin nefes almaya ihtiyacı olduğunu vurgularken, 2021 yılının 2020 yılını aratmaması için acil eylem planları hazırlayıp uygulamaya konulması gerektiğine dikkat çekti. Çandır, kısa çalışma ödeneği desteğinin sektör ayrımı yapmaksızın yılsonuna kadar devam ettirilmesi, kamuya yapılacak tüm ödemelerin 2023 yılına bırakılması, kredi maliyetlerinin azaltılması, tarımsal faaliyetlerin sekteye uğramaması için özellikle girdi temini ve maliyetleri ile pazarlama sorunlarına özel önem gösterilmesini talep etti. BORSA’NIN ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR Meclis üyelerini yapılan çalışmalarla ilgili bilgilendiren Çandır, iklim değişikliği konulu paneller düzenlediklerini, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle Sığır Yetiştiriciliği, Biyoyakıt Bitkileri ve Tohumdan Ateşe Ekmek atölyesi gibi eğitimler yaptıklarını kaydetti. Çandır, Ticaret Hayatında Kişisel Verilerin Korunması konulu panelini düzenleyerek sektörü bilgilendirdiklerini, Kırsal Mahalleler Bilgilendirme Toplantısı düzenlediklerini, Sizin Oraların Nesi Meşhur? Programında Hatay’ı konuk ettiklerini belirtirken, “Toplantılarımızın ulusal ve uluslararası pek çok kişi tarafından takip edilmesi bizleri motive etmektedir” dedi. 5-10 Nisan 2021 tarihleri arasında Fransa, Hindistan, Kosta Rika, Ekvador, Fas ve ülkemizden onlarca akademisyen, uzman ve sektör temsilcisinin katılımıyla 6 gün boyunca Muz E-Çalıştay’ı düzenleyeceklerini belirten Çandır, Çalıştay sonrası hazırlanacak raporu ilgili tüm paydaşlara ileteceklerini bildirdi. Muzun Antalya başta olmak üzere son 5 yıllık dönemde ülke genelinde yatırım iştahı en yüksek alanlardan biri olduğunu belirten Çandır, “Üretimin aşırı artması nedeniyle yüksek volümlü bir dış pazar bulamadığımız sürece üreticilerimiz, tedarikçileri ve ticaret erbabımız başta olmak üzere birçok firmamız ve kişi ciddi zararlarla karşı karşıya kalabilir. Diğer taraftan muzdaki ürün kalitemiz dünya ortalamasının çok altındadır. Yani bu haliyle kiraza benzer bir başarıyı yakalamamız imkansız, domateste olduğu gibi pazarın boş olduğu bir dönemde satış imkanımız da yoktur. Önümüzdeki yıllarda ciddi bir taban suyu problemine yol açması da cabası olacaktır” diye konuştu. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde 10 Nisan – 16 Mayıs tarihleri arasında süt ve süt ürünlerine dair pek çok konunun anlatılacağı “Süt Akademisi” düzenleyeceklerini kaydeden Çandır, “Böylece süt ve süt ürünleri tüketimini teşvik etmenin yanı sıra sağlıklı beslenme konusunda da farkındalık yaratacağımıza inanıyorum” dedi. Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde 13 Nisan’dan itibaren Ramazan Ayı’nın ruhuna uygun olarak su, doğa, bitki ve hayvanlar hakkında bilgi paylaşımında bulunulacak “Ziraat Vakti” isimli online programa başlayacaklarını söylerken, yıl içerisinde yaş meyve sebze ve kesme çiçek sektörlerinde Ur-Ge projelerine başlayacaklarını duyurdu. Çandır, Borsa’nın desteğiyle ikinci baskısı gerçekleştirilen “Her Yönüyle Kaz Yetiştiriciliği” kitabının da konuya ilgi duyan tüm kesimlere önemli bir kaynak olacağına inandığını kaydetti. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunurken, “Girdi maliyetlerinin yüksekliği, hammaddeye ulaşamamız ve önümüzü göremememiz en büyük sıkıntımız” diye konuştu.  

Detaylar...

MUZ, E-ÇALIŞTAYDA ELE ALINACAK
Türkiye muz üretiminin yaklaşık yüzde 41’ini gerçekleştiren Antalya, muz yetiştiriciliğinde fırsatlar ve tehditleri ele alarak, dünyadaki örnekleri paylaşmak ve muzun üretiminden ticaretine, hastalıklarından desteklemelerine kadar bir çok konuyla ilgili sektörü bilgilendirmek amacıyla Muz E- Çalıştayı düzenliyor. Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Antalya Tarım Konseyi işbirliğinde düzenlenen Muz E-Çalıştayı 5-10 Nisan tarihleri arasında online gerçekleşecek. Çalıştay, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır ve Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca’nın açılış konuşmasıyla başlayacak. YABANCI UZMANLAR DENEYİMLERİNİ PAYLAŞACAK İnteraktif Çalıştay’da yabancı ülkelerden uzmanlar, dünyada tropik ve subtropik koşullarda muz yetiştiren ülkelerin deneyimlerini anlatacak. Fransız Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nden Dr. Frederic Bakry, Hindistan Tarımsal Araştırma Konseyi’nden Dr. Mrs.S.Uma, Kosta Rika’dan Dr.Jorge Sandoval Fernandez, Ekvador’dan Dr.Victor Hugo Quimi Arce, Fas’tan Prof.Dr. Ahmet Ait muzla ilgili bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. MUZ ÜRETİMİNDE ÖNÜMÜZÜ GÖRELİM ATB ve ATAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, örtü altı muz üretiminin 2014’ten itibaren hızla büyüdüğünü belirtti. 2014 yılında ülkemiz muz üretiminin yüzde 27`sini gerçekleştiren Antalya’nın bugün Türkiye muz üretiminin yüzde 41’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, Antalya’da 2014 yılında 22,3 bin dekar alanda muz üretilirken, bugün 50.6 bin dekarın üzerinde muz üretildiğini, üretim alanları giderek arttığı belirtti. Muzdaki plansız üretime dikkat çeken Çandır, Muz E-Çalıştayı ile muz üreticisine yol göstermeyi amaçladıklarını kaydetti. Çandır, “Çalıştayda alanında uzman akademisyenler, dünyada muz ticaretinden Türkiye’de muz üretimine, desteklerden planlamaya, çeşit seçiminden markalaşmaya, muz yetiştiriciliğinde fırsatlardan tehditlere kadar A’dan Z’ye muza dair herşeyle ilgili bilgilendirmede bulunacak. Çalıştay sayesinde muz üretimi ve ticaretiyle ilgili karar alırken önümüzü daha rahat görme fırsatı elde edeceğiz” dedi. MUZDA TEHDİTLER VE FIRSATLAR KONUŞULACAK Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Çalıştay ile çok hızlı gelişen muz sektörünü doğru şekilde analiz edebilmek, muzun geleceğini konuşmak ve yatırım kararlarının doğru alınmasına destek olmayı amaçladıklarını kaydetti. Karaca, “Muzda neler oluyor, bizim güçlü, zayıf yönlerimiz nelerdir? Muz üretimi ile ilgili tehditler ve fırsatlar hangileridir bunları kapsamlı bir şekilde akademik tabanda sektörün tüm bileşenlerinin katılımlarıyla gündeme getirip 6 gün boyunca en derin noktasına kadar inceleyeceğiz” diye konuştu. Karaca, pandemi döneminde dijital altyapıyı kullanarak tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışmalar yaptıklarını belirtirken, “Çalışmalarımız devam edecek” dedi.  

Detaylar...

SÜT AKADEMİSİ BAŞLIYOR
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Pandemi Günlerinde Tarım Eğitimlerini aralıksız sürdürüyor. 10 Nisan-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Süt Akademisi’nde süte dair her şey katılımcılara anlatılacak. Online düzenlenecek Süt Akademisi ücretsiz ve belgeli olacak. UZMANLARDAN SÜT EĞİTİMİ Süt Akademisi’nde 5 farklı üniversiteden akademisyenler ders verecek. Eğitimin ilk gününde Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tuba Şanlı, sütün beslenmemizdeki rolü ve önemini anlatacak. Onsekiz Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yonca Yüceer süt hijyeni, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Uysal ise organik sütle ilgili bilgi verecek. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Burdur Gıda Tarım ve Hayvancılık MYO Süt Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Seval Sevgi Kırdar, edebi yaşamın sütü: yoğurt ve peynirin seyir defterini anlatırken, Süleyman Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Kök Taş probiyotikler ve kefir hakkında bilgi verecek. Süt Rüyası’ndan Öznur Arıkan kefir ve su kefiri üretimi ve evde tereyağı yapımını workshopta anlatacak. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümünden Doç. Dr. Cem Karagözlü dondurma, Gıda Mühendisleri Odası Onur Kurulu Üyesi Petek Ataman ise süt ve gıda güvenliğinde doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgilendirmede bulunacak. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Ebru Şenel tereyağ teknolojisini anlatırken, Ece Köy Kadın Kooperatifi Gıda Mühendisi Nurten Özkan ve üretici kadınlar ise başarı hikayesini paylaşacak. PANDEMİDE SAĞLIKLI BESLENME ÖNEM KAZANDI Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Süt Akademisi’nde süt ve süt ürünlerine dair birçok konunun anlatılacağını belirtirken, eğitim programıyla süt ve süt ürünleri tüketimini teşvik etmeyi hedeflediklerini kaydetti. Özellikle pandemi döneminde sağlıklı beslenme konusunda farkındalığın arttığını, ancak doğru bilgiye ulaşma konusunda sıkıntılar yaşandığını söyleyen Çandır, Süt Akademisi’nin bu anlamda iyi bir eğitim programı olacağını ifade etti. Çandır, tarımsal eğitim faaliyetlerine talebin yoğun olduğunu belirtirken, eğitimlerin devam edeceğini kaydetti. YOĞUN BAŞVURU Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, sütün insan beslenmesindeki önemini belirtirken, sütün daha geniş kitlelere daha iyi tanıtılması, öneminin anlatılması ve farkındalık oluşturarak süt tüketiminin artması ve hayvancılığın gelişmesi için Süt Akademisi’ni planladıklarını bildirdi. Süt Akademisi’ne 1476 başvuru olduğunu ve başvuruların devam ettiğini bildiren Karaca, Türkmenistan, Azerbaycan, Endonezya, Kazakistan, Almanya, Belçika, KKTC, Kuzey Makedonya, İngiltere, Suudi Arabistan, Fransa, Ürdün, ABD, Polonya’dan başvuruların geldiğine dikkat çekti.  

Detaylar...

ANTALYA BORSA’DAN KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNE DESTEK
Antalya Ticaret Borsası, Muğla Sıtkı Kocaman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Saatcı, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muammer Tilki, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Sarı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Özlem Şahan Yapıcıer’in hazırladığı “Her Yönüyle Kaz Yetiştiriciliği” kitabının basımına katkıda bulundu. 2. baskısını yapan kitapta, kazın zoolojik sistemindeki yerinden, anatomik ve fizyolojik özelliklerine, yumurta veriminden, bakım ve beslenmesine, kazlardan elde edilen ürünlerden kaz etinden lezzetlere kadar kaza dair bir çok konu ayrıntılı şekilde anlatıldı. KAZ ETİ ÜST KLASMAN TURİZM SEKTÖRÜNDE MİSAFİRLERE SUNULABİLİR Kazın yaklaşık 3 bin yıl önce Mısır’da evcilleştirildiğinin tahmin edildiği belirtilen kitapta, kazla ilgili “Oldukça zekidirler, kolay öğrenirler ve iyi hafızaya sahiptirler” bilgileri paylaşıldı. Kaz yetiştiriciliğinin Anadolu’nun yer yerinde yapılabileceği belirtilen kitapta, daha çok Kars, Muş, Ardahan illeri ile Orta Anadolu ve İç Ege bölgelerinde kaz yetiştirildiği belirtildi. Dünya kaz yetiştiriciliğinde Çin ilk sırada yer alırken, Türkiye yetiştirme yer ve imkanlarına rağmen kaz eti üretiminde 9’uncu sırada yer alıyor. Kaz yetiştiriciliğinin yüzde 25.38’i Kars’ta yüzde 8.58’i Muş’ta, yüzde 7’si ise Ardahan’da yapılıyor. Kitapta, kaz etinin beslenmedeki önemi vurgulanırken, “Kaz etinin özellikle üst klasman turizm sektöründe misafirlere sunulabilecek alternatif ve özel bir ürün olarak değerlendirilmesi, kazcılık sektörüne apayrı bir değer katacaktır” denildi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Borsa olarak tarımın ve hayvancılığın desteklenmesi ve teşvik edilmesiyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini ve yapılan çalışmaları desteklediklerini belirtti. Çandır, “Değerli Hocalarımızın hazırladığı ‘Her Yönüyle Kaz Yetiştiriciliği’ kitabını besin değeri yüksek olan ve ülkemizin pek çok yerinde yetişebilecek kaz yetiştiriciliğine öncülük edebileceğini düşünüyoruz. Kitabı hazırlayan değerli ekibe teşekkür ediyoruz” dedi.  

Detaylar...

HASYURT TARIM FUARI`NA PANDEMİ ENGELİ
Finike Belediyesi, Antalya Ticaret Borsası ve Kumuca Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yeniden hayata geçirilmek istenen Finike-Hasyurt Tarım Fuarı pandemi engeline takıldı. Bu yıl 24-27 Mart 2021 tarihleri arasında yapılacağı açıklanan Finike-Hasyurt Tarım Fuarı, korona salgını nedeniyle gelecek yıla ertelendi. Finike-Hasyurt Tarım Fuarı’nın 23-26 Mart 2022 tarihinde yapılması planlanıyor. Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, Finike Belediyesi’nde bir toplantı düzenleyerek, fuarla ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Başkan Mustafa Geyikçi, 24 defa düzenlenen ve bir süre ara verilen Finike-Hasyurt Tarım Fuarı’nı 24-27 Mart tarihlerinde düzenlemeyi planladıklarını belirtirken, “Fuarı eski canlılığına kavuşturmayı hedefliyorduk ancak pandemi şartları bizi fuarı ertelemeye yöneltti. TIR Parkı’nda düzenlemeyi planladığımız fuarda hem katılımcıları hem de ziyaretçileri riske etmek istemedik. Bu nedenle erteleme kararı aldık. İnşallah ülkemiz normale döner ve Finike-Hasyurt Tarım Fuarı’nı gelecek yıldan itibaren düzenlemeye başlarız” diye konuştu. ATB Başkanı Ali Çandır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) takvimine giren Fuarı 6 bin metrekare açık, 6 bin metrekare kapalı olmak üzere toplamda 12 bin metrekare alanda planladıklarını belirtirken, pandemi nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını kaydetti. Fuara ilginin yoğun olduğunu, özellikle firmalardan ciddi bir talep geldiğini söyleyen Çandır, “Ancak pandemi koşullarında Fuarın sönük geçmesini istemediğimiz için bu sene düzenlemedik. Ses getirecek şekilde iyi bir başlangıç yapmak istedik. İnşallah bu başlangıcı da seneye yapacağız” diye konuştu. KUTSO Başkanı Günay ise fuarın Batı Akdeniz için önemine değinirken, “Firmalar da üreticilerimiz de fuar için çok heyecanlıydı. Fark yaratıcı bir fuar olacaktı. Üreticinin bilgilendirileceği paneller de düzenleyecektik. Seneye yöremize yakışır bir fuar düzenleyeceğiz” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI 100 YILLIK HAFIZASINI KİTAPTA TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası(ATB), 23 Haziran 2020 tarihinde 100. yılını doldurması anısına kitap hazırladı. “1920 Bir Adım, 2020 Bir Asır” mottosuyla basılan kitapta, Borsanın tarihinin yanı sıra kentin tarihsel gelişimi de anlatıldı. Bir asırda tarımsal üretim, ürün desenin değişimi, şehrin ve ülkenin ekonomik evrelerinin anlatıldığı kitapta, Borsa’nın aldığı kararlardan hayata geçirdiği projelere kadar pek çok konu okuyucuya belge ve kaynaklarla aktarıldı. Kurumsal hafızanın geleceğe aktarılması amacıyla hazırlanan kitap, Antalya kent tarihi meraklılarına da ışık olacak nitelikte. “BORSA ÖNCÜ PROJELERE İMZA ATIYOR” Antalya Valisi Ersin Yazıcı kitabın önsözü için kaleme aldığı yazıda, Cumhuriyet tarihinin en köklü kurumları arasında yerini alan Antalya Ticaret Borsası’nın şehre yeni yatırımlar kazandırmak, istihdamı ve gelir düzeyini artırmak adına örnek ve öncü projelere imza attığını belirtirken, “Şehrimizin bir asırlık nadide bir kurumu olan Antalya Ticaret Borsamız, şehrimizin zengin ticaret hayatına ışık tutmaktadır” dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası’nın şehrin önemine yakışır azim ve gayretle çalışarak ekonomiye değer katan çalışmalar gerçekleştirdiğini kaydederken, “100 yıllık geçmişiyle Cumhuriyet tarihinin en köklü kurumları arasında hak ettiği yerini alan Antalya Ticaret Borsamızın ortaya koyduğu çağdaş vizyonla gerçekleştirdiği faaliyetleriyle iftihar ediyorum” görüşlerine yer verdi. “KENT İÇİN IŞIK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Türkiye’nin en eski 3’üncü Borsası olma özelliğine sahip Antalya Ticaret Borsası’nın kurulduğu günden bu yana sadece ekonomik alanda değil, kenti ilgilendiren her türlü konuda söz sahibi olduğuna dikkat çekti. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret Borsası’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan 3 ay sonra kurulduğunu belirtirken, “Bir asırlık geçmişinin üzerimize yüklediği sorumluluğun farkındayız. Cumhuriyet tarihinin en köklü kurumları arasında yer almanın sorumluluğuyla başta kentimiz olmak üzere ülkemiz tarımı, ticareti ve ekonomisi için çalışmaya kent için ışık olmaya devam edeceğiz” dedi.  

Detaylar...