Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Mayıs Haziran 2022
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 172.70.135.186
Şuan 28 kişi online
Bugün 658 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 181179
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ÇİLEK, ÇALIŞTAYDA KONUŞULACAK
  Antalya Ticaret Borsası’nın Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle geçen yıl başlattığı tarım eğitimleri devam ediyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi işbirliğinde 16-19 Kasım tarihleri arasında interaktif Çilek E-Çalıştayı gerçekleştirilecek. Çukurova Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi’den akademisyenler ve çilek sektörü temsilcileri fideden sofraya çileği anlatacak. Çalıştay, zoom ve Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün youtube kanalından takip edilebilecek. Çalıştaya düzenli katılım sağlayanlar için e-katılım belgesi düzenlenecek. A’DAN Z’YE ÇİLEK 16 Kasım Salı günü açılış konuşmalarıyla başlayacak Çilek E- Çalıştayı’nda çilek yetiştiriciliğinde mevcut durum ve beklentiler, çileğin günümüze kadar süren evrimi ve ticari çeşitlerdeki ilerlemeler, çilek ıslahında ülkemizin mevcut durumu ve hedefler, çilek yetiştiriciliğinde ekoloji ve çeşit planlanması, topraksız çilek yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine etkili faktörler, çilek meyvelerinin dondurma teknikleri, çilek yetiştirilen alanlarda görülen hastalıklar, zararlılar ve mücadele yöntemleri, dünyadan ve Türkiye`den seçilmiş coğrafi işaretli çilekler anlatılacak. Fide yetiştiriciliği ve Türkiye çilek fideciliği sektörü, çilekte hasat sonrası işlemler ve depolama, çileğin bileşimi, sağlık üzerine etkileri ve gıda sektöründe kullanım olanaklarının konuşacağı çalıştayda, çilek meyvelerinin kurutulması, Türkiye’de çilek piyasası ve kırsal kalkınma açısından önemi, çilek yetiştiriciliğinde üretim, yatırım destekleri ve finansman olanakları da gündeme gelecek. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle tarım eğitimlerinin yaklaşık 1 yıldır aralıksız devam ettiğini belirtirken, eğitimlere katımların yoğunluğuna dikkat çekti. Antalya’nın çilek üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Çandır, gıdadan kozmetiğe bir çok alanda kullanılan çileğin ekonomik değerine dikkat çekti. Çandır, tarım eğitimlerinin devam edeceğini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, dünyada her geçen gün önemi artan antioksidan özelliği yüksek kırmızı meyveler pazarında çileğin başı çektiğini kaydetti. Antalya’da çilek tarımının hem topraklı hem topraksız yapıldığını belirten Karaca, “Özellikle yemek servisi endüstrisinin talebi, pastacılık ve gıda sanayisinin çilek talebi, ürünün pazarını hızla geliştiriyor” diye konuştu.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`DAN 29 EKİM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajı: “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98`inci yılını kutlamanın onur ve gururunu yaşıyoruz. Bağımsızlık ateşi ruhuyla kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın ardından “egemenlik milletindir” anlayışı ile Cumhuriyet ilan edildi. Halkın kendi kendini yönettiği rejimin ilan edilmesi her ne kadar sancılı olsa da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün öngörüsü ve kararlılığıyla halkın iradesi her şeyin üzerinde tutuldu. Çocuklarımız bağımsızlık mücadelemizi, cumhuriyetin hangi şartlarda, neden, nasıl ilan edildiğini öğrenmeli. Öğrenmeli ki cumhuriyete daha sıkı bağlarla sahip çıkmalı. Cumhuriyetin kurulmasının ardından eğitimden ekonomiye, sağlıktan hukuka bir çok alanda yapılan önemli hamlelerle kalkınma ve dönüşüm seferberliği başlatıldı. Güçlü Türkiye böyle yaratıldı. Biz de güçlü Türkiye’yi daha ileriye taşımalıyız. Ata’mızın işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkma hedefimizden vazgeçemeyiz. Bunun için demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel haklar, özgürlüklerden taviz vermeden ekonomik atılımı gerçekleştirmeliyiz. Cumhuriyet rejimi bize bu gücü vermektedir. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’in işaret ettiği gibi ‘çalışkan olmak’tan başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Daha fazla çalışarak, daha fazla üreterek, daha fazla istihdam sağlayarak güçlü bir ülke olacağımızın bilincindeyiz. Cumhuriyet Bayramını kutluyor Önderimiz Gazi Mustafa Kemal, silah arkadaşları ve vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun"  

Detaylar...

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim ayı Meclis Toplantısı çevrimiçi yapıldı. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan Meclis’te, üyeler yönetimin 1 aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te tarım, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2021 yılının son çeyreğine umut verici girilmediğini söyleyen Çandır, “Ekonomimizin birinci ve ikinci çeyrek büyümeleri yıllık olarak alışık olmadığımız ölçüde yüksek ilan edilmişti. Buna sevinirken önceki çeyreğe göre büyümelerimizin giderek yavaşladığına da dikkat çekmiştik. Bu gidişatın sürdürülemez olduğunu ve ancak yatırım iklimini iyileştirerek işleri tekrar yoluna koyabileceğimizi belirtmiştik. Buradan dile getirdiğimiz tüm tespitlerin ve önerilerimizin tek bir amacı bulunmaktadır. O da, hepimiz için sürdürülebilir bir gelecek hazırlamaya destek olmaktır” diye konuştu. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Antalya Ticaret Borsası olarak 2021 yılını sürdürülebilirlik ana fikri üzerine kurguladıklarını anımsatan Çandır, Borsa faaliyetini de sürdürülebilirlik çıkışıyla gerçekleştirdiklerini söyledi. Çandır, “Hayatın olağan akışı içine sürdürülebilirlik esasları girene kadar da bu davranışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü geleceğimizi, anlık kararlara ve dalgalanmalara göre kurgulamak istemiyoruz. Öngörülebilirliği olan bir döneme geçtiğimizde biliyoruz ki, döviz kurları, faizler ve enflasyon; sürdürülebilir büyüme için uygun yatırım iklimine destek olacaklardır. Biz bunu biliyoruz çünkü onu yaşadığımız dönemler oldu. Şimdilerde ne dünya ne de ülkemiz aynı koşullarda değil ama her koşulda öngörülebilirliği sağlamak hepimizin görevidir” dedi. BORÇ ÇEVİRME GÜCÜ FELÇ Konuşmasında ekonomik değerlendirmelerde bulunan Çandır, son 14 ayda ticari kredi faizinin yüzde 8’den yüzde 22’ye çıktığına dikkat çekti. “Geçen yıl Eylül ayında ortalama ticari kredi faizi yüzde 14 civarında idi. Ondan 3-4 ay önce ise yüzde 8-9 düzeyindeydi. Geçen ay itibariyle ortalama ticari kredi faizleri yüzde 22’den verilmektedir. Son 14 ayda yüzde 8’den yüzde 22’ye yükselen faiz oranları sadece büyüme amaçlı kredi talebini kısmıyor. Ondan daha önce ve tehlikeli olarak borç çevirme gücünü felç ediyor. İnsanlar yüzde 8-9’dan aldığı krediyi hangi güçle yüzde 22’den çevirebilir ki” diye konuştu. Çandır, bu durumun sürdürülemez olduğunu, faizlerin düşürülmesi gerektiğini kaydederken, “Ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan faiz indirimlerinin ise beklenen iyileşmeleri sağlamadığı gibi daha büyük sorunlara yol açtığını önceki deneyimlerimizden bilmekteyiz” dedi. DÖVİZDEKİ YÜKSELİŞ BİZİ DARBOĞAZA GÖTÜRÜYOR Merkez Bankası’nın son faiz indirimlerinden sonra döviz kurlarındaki hızlı yükselişlere dikkat çeken Çandır, “Bu yükselişler bizi üç aşamalı bir darboğaza götürmektedir. Öncelikle ithalata dayalı girdilerinden dolayı ciddi maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Ardından yeni maliyetli ürünlere talep daralmaktadır. Sonra da artan enflasyondan dolayı zorunlu yüksek faiz artışlarının gelmesiyle talep bir kez daha daralmaktadır. Toplumsal gelirin benzer oranda artmamasıyla geniş halk kesimlerinin düşen alım gücü, talebi daha da daraltmaktadır. Bu açmaza bir kez daha düşmemeliyiz” diye konuştu. YÜKSEK ENFLASYONA ALIŞMAYALIM Kamu bankalarının kurumsal kredi ve konut kredi faizlerini düşürmeye başlamasının kurumsal ve konut arzı kesimlerinde nispi rahatlama sağlarken diğer taraftan daha geniş kapsamda bir faiz düşüşü beklentisi yarattığını söyleyen Ali Çandır, “Bütün bu girişimler, doğal olarak yüksek enflasyon beklentisini de körüklemektedir. Yüksek enflasyonun geniş halk kesimleri ile 2 milyondan fazla mikro ve KOBİ nitelikli işletmeler üzerinde reel fakirleşmeye yol açtığını yaşayarak biliyoruz. Bu yüksek enflasyon belasına asla alışmamalıyız ve normalleştirmemeliyiz” diye konuştu. ANTALYA’NIN ENFLASYONU DAHA YÜKSEK Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret üzerine kurulu bir kent ekonomisine sahip, uzun yıllar Türkiye ortalamasıyla eşdeğer bir tüketici enflasyonuna sahip olduğunu belirten Çandır, şunları kaydetti: “Turizmin ve tarımın, ortalamanın üzerinde iyi geçtiği 2019 yılında bile kentimiz enflasyonu bu özelliğini kaybetmemişti. Ancak 2020 yılı Kasım ayından itibaren kentimiz enflasyonunun sürekli olarak ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini görmekteyiz. Bu yükseklik özellikle Haziran ayından beri daha da artan bir eğilim içerisine girmiştir. Öyle ki ülkemiz ortalama enflasyonunun yüzde 15 üzerinde bir enflasyon yaşamaktayız. Bu fark 2005 yılından beri hiçbir dönemde görmediğimiz ölçüde yüksek bir farktır. Bir taraftan böylesine rekor bir nispi yükseklikle enflasyona maruz kalıp reel olarak fakirleşirken diğer taraftan da katma değer payımız azalmakta olduğu için yine reel olarak fakirleşmekteyiz. Son dönemdeki kişi başına turizm gelirlerinde 500 doların altına düştüğümüz yazılmaktadır. Kentimizin turizm payının sadece işçilik, gıda tedariki ve tesis bakım-onarım gelirlerinden oluşmasına razı olmayıp mutlaka payımızın daha da yaygınlaştırılması ve artırılması için etkili çalışmalar yapmalıyız.” TARIM FAKİRLEŞİYOR Tarım sektörünün enflasyonun fakirleştirici etkilerini uzun süredir yaşadığını kaydeden Çandır, TÜİK’in açıkladığı verilere göre tarımsal girdi enflasyonunun yüzde 29 düzeyinde olduğunu, tarımsal üretici fiyatlarının ise aynı dönemde yüzde 25 arttığını belirtti. Çandır, “Yani sadece Ağustos ayında tarım kesimi en az yüzde 16 fakirleşmiştir. Bu durum son 7 yılın 2’si hariç her yılında fakirleşme olarak gerçekleşmiştir” dedi. ÜRETİRKEN ÖNÜMÜZÜ GÖREMEZ HALE GELDİK TUİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatlarındaki artışı değerlendiren Başkan Ali Çandır, gübre yüzde 67, ilaç yüzde 12, enerji yüzde 22, yem yüzde 31 ve tarımsal yatırım maliyetlerinin yüzde 30 ilan edildiğini belirtirken, “Tarımda en çok kullandığımız gübrelere baktığımızda üre yıllık olarak yüzde 238, potasyum nitrat yüzde 97 ve 20 20 gübre yüzde 163, yem ise ortalama yüzde 84 arttı” dedi. Başta enerji olmak üzere tüm girdilerin dışa bağlı olduğunu, dövizdeki her yükselişin doğrudan maliyetlere yansıdığını vurgulayan Ali Çandır, “Bizler üretirken önümüzü göremez hale geldik. Öyle ki bugün aldığımız hiçbir ürünü yarın kaç liradan alacağımızı ve hangi maliyetle üreteceğimizi bilmiyoruz. Enflasyon deyince akla her ne kadar tüketici enflasyonu gelse de zincirin en başına baktığımızda üretici enflasyonunu hesap etmeden bu işin içinden çıkamayız” diye konuştu. Çandır, üretim maliyetlerindeki artışın ancak bir bölümünün tüketici fiyatlarına yansıtılabildiğini kaydederken, “Kaldı ki üretici yüklendiği maliyetlerin yarısını bile tüketiciye yansıtamamaktadır. Maliyetlerin büyük bir bölümü uzunca bir süredir olduğu gibi üreten kesimin üzerindedir” dedi. TARIMSAL KOPUŞ UYARISI Tarımın Antalya’nın kırcal damarlarına kadar nüfuz eden bir sektör olduğunu belirten Çandır, tarımsal faaliyetler da büyük ölçüde mikro ya da KOBİ niteliğindeki üretici ve ticaret erbapları tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. Çandır, “Bu ölçek, dış etkilere karşı genellikle savunmasızdır. Bunları reel olarak fakirleşmeye mahkum ederseniz kaçınılmaz şekilde tarımsal faaliyetlerden çekilmek zorunda kalırlar. Bu dönemde en çok önemsememiz gereken konu bu kesimleri reel olarak fakirleştirmeden faaliyetlerini yapmalarını sağlamaktır. Bu dönemde karar vericilerimizin ve politika yapıcılarımızın tarımsal birinci görevi bu olmalıdır. Aksi halde tarımdan kopuşları durduramayacağız” uyarısında bulundu. TARIMSAL İHRACAT ARTIŞTA Tarımsal ihracatta yaşanan artışa dikkat çeken Ali Çandır, “İnsanlarımız tarımda kalmanın yolunu bu ihracata bağlamış durumdadırlar. Ancak fiyat rekabetine ve sezon geçişi avantajlarına bağlı ihracatımız, içeride üretim kapasitesi artışı olmadan yapılmaya devam ederse sürdürülebilirliği olmayacaktır. Bu gidişat, bir taraftan içeride tarımsal enflasyonu artırma etkisi yaratırken diğer taraftan da tarımsal ihracat ölçeğimizi güdük bırakmaya devam edecektir” dedi. Ali Çandır, 9 aylık tarımsal ihracat rakamlarını değerlendirirken, ülkedeki yüzde 21’lik artışa karşı Antalya’nın tarım ihracatının yüzde 38 artış kaydettiğini belirtti. Bu artışta yaş sebze meyvenin payının geçmiş döneme göre azaldığına dikkat çeken Çandır, “Buna rağmen yaş sebze meyve ihracatımız geçen yıla göre ilk dokuz ayda miktarda ve tutarda yüzde 13 civarında artmıştır. Yaş sebze miktarı yüzde 25 artarken ihracat tutarı yüzde 22 artmış yaş meyve ihracat miktarı ise geçen yıla göre yüzde 3 azalırken tutarda yüzde 2’lik artış yaşanmıştır. Yaş sebzenin birim fiyatı 2020 yılında 82 cent’den 2021 yılında 80 cent’e düşmüştür. Yaş meyvede ise 95 cent olan birim fiyat 1 dolara yükselmiştir” dedi. TARIM KÜÇÜLÜYOR Tarımın kent ve ülke için stratejik önemini vurgulayan Başkan Ali Çandır, “Son iki yıldır sektörümüzün stratejik konumunu anlamayan kalmadı diye düşünüyorum. Ancak son açıklanan rakamlar, sektörümüzün yarattığı katma değerin hala istenen yönde büyümesine işaret etmemektedir. Aksine katma değer pastamız dışa bağımlı girdi yapımız dolayısıyla giderek küçülmektedir” dedi. Tarımın büyüme sorununun 2021 yılı ikinci çeyreğinde de kendisini gösterdiğini kaydeden Çandır, “Son 24 yılın ortalama ikinci çeyrek büyümesinden yüzde 25 daha düşük büyüyebilen sektörümüzün acilen büyüme ivmesinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü önümüzdeki dönem, tüm dünyada tarımsal üretim ve ticari faaliyetlerin birincil stratejik alan olarak kabul edilip hareket edileceği bir dönem olacaktır. Bu gidişatta önemli bir yer almak zorunluluğumuz bulunmaktadır. Bu gidişata duyarsız ve çaresiz kalmamız düşünülmemelidir” diye konuştu. İKLİM ANLAŞMASI KREDİSİNİ DOĞRU KULLANALIM “Yeşil Mutabakat”la ilgili Paris İklim Anlaşmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Çandır, “Böylece ülkemiz anlaşmayı imzalayan 192. ülke olarak resmi bir taraf olmuştur. Bu taraf olma sonucunda da Dünya Bankası’nca ülkemizin uyumu için 3,1 milyar avroluk kredi sağlanacaktır. Bu fonun doğru kullanımının geleceğimiz için çok önemli olduğunu bu fırsatla paylaşmak isterim” dedi. Bu yıl iklim değişikliğine uyum, karbon ayak izi ve yeşil mutabakat ile ilgili Borsa ve Tarım Konseyi olarak 8 panel düzenlediklerini, Kasım’da “Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Tarımsal Atık Yönetimi” isimli dokuzuncu paneli düzenleyeceklerini bildiren Çandır, “Sizleri ve sektörümüzde bulunan herkesi bu panelleri takip etmeye davet ediyorum. Panellerimizi Borsamızın Youtube hesabımızdan takip edebilirsiniz” dedi. YÖREX REKORU ATB Başkanı Başkanı Ali Çandır, 11.YÖREX’i 76 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 113 oda ve borsa, 16 kalkınama ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcı ile gerçekleştirdiklerini belirtirken, YÖREX’i 5 günde 342 bin 496 kişinin ziyaret ettiğini söyledi. E-ticaret siteleri ve perakende zincirleriyle katılımcılar arasında 1000’in üzerinde iş görüşmesi gerçekleştiğini, coğrafi işaretlerle ilgili seminer düzenlendiğini, e-ticaret siteleri tarafından da eğitimler verildiğini belirten Çandır, “Bu fırsatla sürdürülebilirliğin önemine tekrar dikkat çekmek istiyorum. Coğrafi işaretli yöresel ürünlerimizin ekonomiye kazandırılmasının öneminin her geçen gün daha geniş kesimlerce fark edilmesinde etkisi büyük olan YÖREX’in düzenlenmesinde emeği geçen ve bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. CANLI KENT ANTALYA Antalya’nın Ekim ayında kültür sanat faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı canlı bir şehir olduğunu belirten Ali Çandır, 58.Altın Portakal Film Festivali ardından 6.Kaleiçi Old Town Festivali, 11. Antalya Kitap Fuarı 11.YÖREX ve Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali’nin yanı sıra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘Şairler Neden Resim Yapar’ başlıklı serginin açılışının şehri hareketlendirdiğini söyledi. Çandır, “Düzenlenen etkinliklerde binlerce insan şehrimize gelerek Antalya’yı yakından tanıma fırsatı buldu. Ülkemizin vitrini Antalya’nın tarımın, turizmin ve ticaretin yanı sıra sanatsal ve kültürel etkinliklerle anılması son derece memnuniyet vericidir. Bu tür etkinliklerin artırılmasını, yıl boyuna yayılmasını ve daha çok insanımızı kucaklamasını diliyorum” diye konuştu. Başkan Çandır, Cumhuriyetin kuruluşunun 98’inci yılını kutlarken, “Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum” dedi. Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili bilgi verirken, beklentilerini dile getirdi.  

Detaylar...

YÖREX ZİYARETÇİ REKORU KIRDI
TÜRKİYE’NİN EN SEVİLEN FUARI YÖREX’İ 5 GÜNDE 342 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından bu yıl 11`incisi düzenlenen ve 300 bin bin ziyaretçi hedefiyle 20 Ekim’de açılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i 5 günde 342 bin 496 kişi ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası’nın TOBB’un desteğiyle bu yıl 11’incisini düzenlediği YÖREX’e bu yıl da ziyaretçi ilgisi yoğun oldu. Türkiye`nin 76 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nden 113 oda ve borsa, 16 kalkınma ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığı YÖREX’te 342 bin 496 kişi Anadolu’nun el emeği göz nuru yöresel ürünleriyle buluştu. 300 BİN ZİYARETÇİ HEDEFİ AŞILDI Fuarın fikir babası ATB Başkanı Ali Çandır, 2010 yılında `Sizin Oraların Nesi Meşhur` sloganıyla ilki açılan fuarın 24 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini anımsattı. Aradan geçen zamanda fuarın büyük kitlelere ulaştığını söyleyen Başkan Çandır, “YÖREX Anadolu’nun buluşma noktası oldu. Yöresel ürünlere ulaşmak isteyenlerin adresi olan YÖREX’e ilginin yoğun olması son derece memnuniyet verici” dedi. ALNIMIZIN AKIYLA TAMAMLADIK Çandır, 10 bin metrekare alanda yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX’in hedef büyüttüğünü kaydederken, “YÖREX`i alnımızın akıyla tamamladık. Türkiye`nin dört bir yerinden yöresel ürünleri ziyaretçilerle buluşturduk. ANFAŞ Fuar Merkezi`nde 10 bin metrekare alanda 5 gün boyunca yöresel ürün şöleni yaşadık. 342 bin 496 kişi fuarı gezdi. Yöresel ürünlerimizin hak ettiği değeri bulması için daha fazla çalışacağız. Her yıl gelişen projemiz sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR Çandır, başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere YÖREX’e destek veren herkese teşekkür ederken, “Bu yıl kalkınma ajansları YÖREX’e katılımda büyük katkı sağladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank’a destekleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Kalkınma ajanslarımıza, oda borsalarımıza, ANFAŞ yönetimine, yerel yönetimlerimize, üreticilerimize, firmalarımıza ve basınımıza, fuarımıza büyük ilgi gösteren Antalya halkına, diğer illerimizden katılan misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu. YERELİ ULUSALA TAŞIYACAK GÖRÜŞMELER ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’te coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılması, iş bağlantılarının kurulması amacıyla düzenlenen ikili görüşmelere ilginin yoğun olduğunu kaydetti. Çandır, “Çok sayıda yerel üretici, büyük market zincirlerinin temsilcileriyle TOBB’un organizasyonu ile bir araya geldi. Yerel üretici ile ulusal market zincirleri YÖREX’te çok sayıda görüşme gerçekleştirdi. Çok sayıda iş bağlantısı sağlandı” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLERE DİJİTAL PAZARLAMA YÖREX’te -e ticaret sitelerinin yerel ürün üreten ve ticaretini yapanlarla bir araya geldiği belirten Ali Çandır, yöresel ürünlerin -e ticaret üzerinden tüketiciyle buluşturulmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirildiğini kaydetti. Çandır, “Yöresel Ürünler Fuarı’mızı hayata geçirirken kıyıda köşede kalmış ürünleri ulusala taşıyalım hedefi koymuştuk. Bu hedefimizde önemli bir yol kat ettik. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

YÖREX’TE COĞRAFİ İŞARETLER KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 11’incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, bir çok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. YÖREX’te ATB ile Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı YÜCİTA işbirliğiyle “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” semineri düzenlendi. ÜRETİCİ COĞRAFİ İŞARET ETRAFINDA ÖRGÜTLENMELİ Seminerin açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, bir çok kurum ve kuruluşun coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılmasıyla ilgili çalışmalar yaptığını ancak birlikte hareket edilemediği için yeterli etkinin sağlanamadığını kaydetti. Yöresel Ürünler Fuarı ile coğrafi işarette farkındalığın ve coğrafi işaret sayısının arttığını kaydeden Çandır, “YÖREX’in ardından şehirler arasında tatlı bir rekabet başladı” dedi. Her ilde en az bir coğrafi işaretli ürünün tanınır hale getirilmesi gerektiğini ve üreticinin alınan coğrafi işaret etrafında örgütlenmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Coğrafi işaretli ürünlerimizi mutlaka pazara kazandırmalıyız. Coğrafi işaretli ürünlerin daha çok tanınması için de -e ticaret siteleri çok önemli” dedi. YÖREX kapsamında büyük market zincirleri ve –e ticaret siteleriyle yerel üreticileri yüz yüze görüştürdüklerini ve 1000 ikili görüşme beklediklerini söyleyen Çandır, “Bu görüşmelerden sağlanacak anlaşmaların ticaretimizi geliştireceğine inanıyoruz. Hedefimiz Türkiye’nin kırsal kalkınmasına katkı sağlamak” diye konuştu. İDEAL COĞRAFİ İŞARET SİSTEMİ KURULMALI YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, YÖREX’in Türkiye’nin en büyük ve en anlamlı yöresel ürünler fuarı olduğunu söyledi. Coğrafi işaret tescil sayısının çok fazla olduğunu ancak denetimin olmadığını vurgulayan Tekelioğlu, “Tescil bir ürün için katma değer yaratır. Ancak bizde yaratmıyor. Tescilden sonra üretim standardı ve kırsal kalkınmanın sağlanması lazım. Kendimize bu konuda çeki düzen vermeliyiz” dedi. Türkiye coğrafi işaretler enstitüsü kurulmasını öneren Tekelioğlu, “Biz Türkiye’de ideal bir coğrafi işaret sistemi gerçekleştirebilirsek üretimde ve kalitede sürdürülebilirliği sağlayabiliriz. Tescil, yönetişim, denetim bu işin olmazsa olmazı” dedi. COĞRAFİ İŞARET MEMLEKET MESELESİ Türk Patent Ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, coğrafi işaretler konusunda önemli bir yol kat ettiğimizi ancak eksikliklerinin bulunduğunu söyledi. Kızıltepe, coğrafi işaretlerle ilgili yaptıkları çalışmaları anlatırken, “Coğrafi işaret meselesi ülke meselesi. Yöresel ürünlerimiz ekonomimiz ve yörelerimizin kalkınması çok önemli” dedi. HEDEF KIRSALIN KALKINMASI BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, pandemide tarımın ve güvenli gıdaya ulaşmanın öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydederken, “Coğrafi işaretli ürünlerin önemi daha da arttı. Çünkü coğrafi işaretli ürünler tüketicinin güvenli gıdaya ulaşmasına katkı veren bir sistem. O nedenle tescil sonrası denetim çok önemli. Coğrafi işaret demek tarımsal miras demek. Tarımsal miras ve kültürün birleşmesi demek. Geleceğe aktarmamız gereken ürünlerimiz demek. Çiftçinin kalkınması, sosyal refah, ekonomik sürdürülebilirlik en büyük hedefimiz” diye konuştu. 5 oturumda gerçekleşen seminerde alanında uzman konuklar, Türkiye’de coğrafi işaretler, AB’de coğrafi işaret uygulamaları, coğrafi işaret ve gıda güvenliği, coğrafi işaretlerde denetim yönetişim, coğrafi işaretlerin korunmasında yaşanan sorunlar ve çözümleri, coğrafi işaretler ve turizm, coğrafi işaretler ve gastronomi, coğrafi işaretlerde Türkiye’nin öncü kentleri, coğrafi işaretlerde ilham veren başarı öykülerini konuştu.  

Detaylar...

YÖRESEL ÜRÜNLER SİZİ BEKLİYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen 11’inci Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX 24 Ekim’e kadar ziyaretçileri yöresel ürünlerle buluşturacak. Anadolu’nun doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yüzlerce yöresel ürünün yer aldığı YÖREX, sabah 10.00’dan akşam 20.30’a kadar ziyaret edilebiliyor. ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen YÖREX’e giriş ücretsiz. Coğrafi işaretli ürünlerin ağırlıklı olarak sergilendiği YÖREX’te her ilden onlarca yöresel ürün ziyaretçiye sunuluyor. 2 GÜNDE 100 BİNİN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ “Sizin Oraların Nesi Meşhur?”, “Bir Adımda Anadolu” sloganlarıyla düzenlenen Türkiye’nin en renkli fuarı YÖREX’i ilk iki günde 100 birinin üzerinde kişi ziyaret etti. YÖREX’e çocukların ilgisi ise yoğun oldu. YÖREX’te Sinop mantısından Diyarbakır burma kadayıfına, Erzurum çivil peynirinden Gaziantep baklavasına, Devrek bastonundan Milas zeytinyağına, Sakarya şimşir tarağından Afyon sucuğuna, Alaşehir üzümünden Hatay künefesine, Samsun semaverinden Ezine peynirine, Sinop hacıkadı tavuğundan Hereke halısına, Aydın incirinden İzmir şambali tatlısına yüzlerce ürün ziyaretçiyle buluşuyor. YEREL ÜRÜNLER BÜYÜK MARKETLERLE BULUŞUYOR YÖREX’te coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılması, iş bağlantılarının kurulması amacıyla düzenlenen ikili görüşmelere ise ilgi yoğun. Çok sayıda yerel üretici, büyük market zincirlerinin temsilcileriyle TOBB’un organizasyonu ile bir araya geliyor, yüz yüze görüşmeler yapıyor. E ticaret sitelerinin yerel ürün üreten ve ticaretini yapanlarla bir araya geldiği YÖREX’te, yöresel ürünlerin -e ticaret üzerinden tüketiciyle buluşturulmasına yönelik görüşmeler gerçekleştiriyor. YÖREX’te 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena birbirinden güzel şarkılarıyla dinleyici ile buluşacak. YÖREX 24 EKİM’E KADAR GÖRÜLEBİLECEK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türkiye’nin en sevilen fuarı YÖREX’in Anadolu’nun tüm renklerini Antalya’da buluşturduğunu belirterek, “Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e davet ediyoruz. 10 bin metrekarede Anadolu turu atmak isteyenler YÖREX’e gelmeli” dedi. Özellikle çocukların yöresel ürünleri görmesini istediklerini söyleyen Çandır, “Yöresel ürünleri gelecek nesillere aktarmalıyız. Biz hatırlayalım, çocuklarımız keşfetsin” diye konuştu. Çandır, 24 Ekim’e kadar açık olacak YÖREX’e herkesi davet etti.  

Detaylar...

YÖREX`E 6.5 SAATTE 42 BİN ZİYARETÇİ
AntalyaTicaret Borsası`nın (ATB), bu yıl 11`incisi kez kapılarını açan ve Türkiye`nin dört bir köşesinden binlerce yöresel ve coğrafi işaretli ürünün buluştuğu Yöresel Ürünler Fuarı`nı (YÖREX), ilk gün 6.5 saatte 42 bin 388 kişi ziyaret etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin (TOBB) destekleriyle ATB`nin düzenlediği YÖREX, bu yıl 11`inci kez kapılarını açtı. `Sizin Oraların Nesi Meşhur?`, `Bir Adımda Anadolu` sloganlarıyla düzenlenen YÖREX, ilk gününde öğle saatlerinde ziyaretçi kabulüne başlamasına rağmen ziyaretçi rekoru kırdı. 12 BİN YILLIK BİRİKİM Anadolu`nun 12 bin yıllık kültür ve medeniyet zenginliğini bir araya getiren YÖREX`e, bu yıl 76 il ve KKTC`den 113 oda ve borsa, 16 kalkınma ajansı, 83`ü kadın olmak üzere 150 kooperatif ve 650`nin üzerinde firma katıldı. Fuar alanında, Türkiye genelinden 10 bine yakın çeşitte Anadolu`nun yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri sergileniyor. ANADOLU`NUN BÜTÜN YÖRELERİ FUARDA Antalya`nın serpme böreğinden bergamot ve turunç reçellerine, Kayseri`nin pastırmasından Aydın`ın incirine, Afyonkarahisar`ın sucuğundan Isparta`nın gül ürünlerine, Kars`ın gravyer peynirinden Manisa-Alaşehir`in üzümüne, Adana-Kozan balı ve bal şerbetinden Gaziantep`in Antep fıstığına, Uşak`ın tarihi halısından Ege ve Marmara illerinin zeytinyağı ve ürünlerine kadar binlerce yöresel ürün bulunuyor. ZİNCİR MARKETLER VE E-TİCARET İMKANI Birkaç saatte Anadolu turu yapılabilen fuarda, kooperatifler ve üreticiler, fuarın katılımcısı 9 zincir market, çok sayıdaki e-ticaret sitesi, oteller ve diğer yöresel ürün pazarında faaliyet gösteren firmaların temsilcileriyle ikili iş görüşmelerine de başladı. Fuar boyunca, B2B olarak da adlandırılan 1000`e yakın ikili iş görüşmesi hedefleniyor. Fuarın ikinci gününde ise Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) ile birlikte `Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması` isimli seminer de yapıldı. 6.5 SAATTE 42 BİN 388 ZİYARETÇİ Bu yıl 11`incisi düzenlenen YÖREX ile yine ülkemizin dört bir yanından yöresel ve coğrafi işaretli yöresel ürünün burada olduğunu belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “Yerelde küçük üreticiler ve çiftçilerimizin ürettiği geleneksel, yerel ürünler de fuarda yer alıyor. Şu anda coğrafi işaretli ürünlerimizin mevsimsel olarak uygun olan hemen hepsi burada, binlerce ürün var. Dün açılışımızı yaptık ve saat 14.00`te halka açıldı. Saat 20.30`a kadar 42 bin 388 kişi ziyaret etti" dedi. TÜRKİYE`NİN ÜRETİM DNA`SI Fuar alanında ziyaretçilerin, Türkiye`nin her tarafının müthiş zenginliğini görebildiklerini anlatan Ali Çandır, “Aslında YÖREX`i Türkiye`nin üretim DNA`sı olarak özetleyebiliriz. Türkiye insanlarının sempatikliğini görebileceğimiz, bir adımda bir şehirde, bir sonraki adımda başka bir şehirde olabileceğimiz müthiş, rengarenk bir Türkiye haritası burada ziyaretçilerimizi bekliyor" diye konuştu. 90`I AŞKIN KADIN KOOPERATİFİ YÖREX`TE YÖREX projesi sonrasında birçok kadın kooperatifinin yöresel ürünler etrafında birleşmesinin çok sevindirici olduğuna dikkat çeken Çandır, “150`yi aşkın kooperatifimiz var ve bunun 90`dan fazlası kadınlarımızın oluşturduğu yöresel ve coğrafi işaretli ürünler üreten kadın kooperatiflerimiz. Bu da bizi çok sevindiriyor. Çünkü biliyoruz ki kırsalda üretim, yerinde istihdam olursa, oraların tanıtımı ve ekonomisi gelişirse bizim göç problemimize çözüm olacak" dedi. 20 MİLYAR EURO`LUK İHRACAT OLASI Pandemiyle ortaya çıkan, kendi kendine yeterlilik konusuna da değinen Çandır, “Özellikle tarım ve gıda ürünlerinin kendimiz için üretilmesini sağlayacağız. Bu potansiyeli biz kendimiz yeteri kadar değerlendirdiğimizde umuyorum ki bu gelişmeler dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretler piyasasında müthiş bir pay elde etmemizi sağlayacak. Doğru işleri zamanında yapar, doğru odaklanmayı sağlarsak 20 milyar Euro`luk coğrafi işaretli ürün ihraç etmemiz olası" diye konuştu.  

Detaylar...

YÖREX 11’İNCİ KEZ KAPILARINI AÇTI
Antalya Ticaret Borsa (ATB) tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle bu yıl 11`incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) açıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40’ını, oda ve borsaların tescil ettirdiğini, başvurusu yapılan ürün sayısının ise 642 olduğunu belirterek, "Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin" dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, ANFAŞ Fuar Merkezi`ndeki fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 13 yıl önce “Sizin oraların nesi meşhur” deyişiyle yöresel ürünler yolculuğuna başladıklarını hatırlattı. Katılımcıların fuarda birkaç saat içinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buram buram Anadolu’yu gezme imkanına sahip olacağını dile getiren Çandır, “Yöresel ürünler projemizi çalışırken hiç aklımızdan çıkarmadığımız amaçlarımızın gerçekleştiğini gördükçe ekip olarak gururumuz daha da artmaktadır. Memleketimizin her bir köşesinden ayrı güzellikte fışkıran yöresel ürünlerimizin; tanınırlığını artırmak, kalitesini standartlaştırmak, üretimini artırmak, ürünlerin hakkını hukukunu garanti altına almak, istihdamı artırmak ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak amaçlarını hiçbir çalışmamızda dikkatimizden kaçırmadık. Eğer bu amaçlar uğrunda kararlılıkla çalışmaya devam edersek kesinlikle başaracağımızı biliyorduk. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir medeniyetler zenginliğine ve derinliğine sahibiz” diye konuştu. YÖRESEL ÜRÜNLERİN HAKKI VE HUKUKU KORUNMALI 12 bin yılda biriktirilen kültür ve medeniyet zenginliğine ait ürünlerin değerini bildiklerinin altını çizen Ali Çandır, “Ayrıca bir şey daha biliyoruz ki dünyada birkaç yüz yıllık geçmişe sahip ülkeler, kendi yöresel ürünlerinden milyarlarca dolarlık ihracat yapıyorlar, katma değer oluşturup kırsalda yaşamayı motive ediyorlar. Bugün artık yöresel ürünler; ülkemiz genelinde çok daha tanınır, talep edilir ve doğal olarak hemen her yerde üretilip satılabilir hale gelmiştir. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu, bu yöresel ürünlerin hakkını ve hukukunu korumak ve garanti altına almaktır. Bu korumayı, hem ulusal hem de uluslararası alanda, sağlayan coğrafi işaret tescilleridir” dedi. AB`DE 7 ÜRÜN TESCİLLENDİ Çandır, son 12 yılda coğrafi işaret tescilli yöresel ürün sayısının 109’dan 921’e, başvuru sayısının ise 160’dan 723’e yükseldiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği’nde 7 ürünün tescillendiğini 24 ürünün işlemlerinin devam ettiğini işaret eden Çandır, “Dünyada ise 10 bin civarında coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. Bu tescillerin yüzde 40’ından fazlası ise oda ve borsalarımızın bünyesindedir. Bu fırsatla oda ve borsalarımızı, elini taşın altına koyması için cesaretlendiren, coğrafi işaretlerin gelişimini, ticaretini önemseyen bizi bu yolda hiç yalnız bırakmayan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve onun nezdinde tüm oda ve borsa başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi. 650`NİN ÜZERİNDE KATILIMCI Ali Çandır, fuara 76 ilden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, 113 oda ve borsa 16 kalkınma ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığını kaydetti. Fuarda 9 farklı zincir market ve e-ticaret sitesi ile üreticilere ve katılımcılara yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlandığını dile getiren Çandır, bu kapsamda bine yakın görüşme beklediklerini belirtti. COĞRAFİ İŞARET SEMİNERİ YÖREX’TE Coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapan üretici ve katılımcılara e-ticaret ve dijital dönüşüm desteği konularında eğitimler sunulacağı ifade eden Çandır, “Fuarımızda yöresel ürünle ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı ile birlikte “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” isimli bir seminer düzenleyeceğiz. Seminerimizde; coğrafi işaretlerin dünyadaki ve bizdeki durumu ile ilham veren başarı öykülerini uzman konukların katılımıyla konuşup tartışacağız. 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserimiz olacak” diye konuştu. 110`DAN 921`E ÇIKTI TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahip olunan yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla 2010 yılında “kriz varsa, çare de var” sloganıyla YÖREX’in yola çıktığını hatırlattı. ATB’nin başlattığı bu girişimi TOBB olarak desteklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Aradan geçen 10 yılda, 3 bin katılımcıya ve 1 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptık. YÖREX, aynı zamanda ülkemizde coğrafi işaret ekosisteminin gelişmesine de önemli katkılar sundu. 10 yılda tescilli coğrafi işaret sayısı 110’dan 921’e, başvuru sayısı ise 160’tan, 721’e çıktı. YÖREX, coğrafi işaret algısının ve bilinirliğinin ülke genelinde artmasını sağladı. Ayrıca YÖREX, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) özel ödülüne ve Oda-Borsa Proje Yarışması Jüri Özel ödülüne layık görüldü” ifadelerini kullandı. Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in artık Türkiye’nin yöresel ürünler ve coğrafi işaretler vitrini olduğunu belirterek, burada Türkiye’nin tüm renklerinin bir araya geldiğini söyledi. Geçen yıl pandemiden dolayı YÖREX’in yapılamadığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Çok şükür bu yıl 11. YÖREX’te yeniden birlikteyiz. Bu yıl YÖREX’e sponsor olan Trendyol’a da teşekkür ediyorum. Bugün; valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, kalkınma ajanslarımız, oda-borsalarımız, kadın girişimcilerimiz ve kooperatiflerimiz ve üreticilerimiz de burada. 600’den fazla katılımcı bugün bizlerle. Eğer coğrafi işaretler bugün bu kadar biliniyor ve önemseniyorsa, bunda oda ve borsalarımızın ve en başta da kadın girişimcilerimizin payı çok büyüktür. Bu işe sahip çıktılar. Son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40’ını, oda ve borsalarımız tescil ettirdi. Onlar tarafından tescil edilen ve başvurusu yapılan ürün sayısı 642’i oldu” ifadelerine yer verdi. “COĞRAFİ İŞARET ÜRETİCİLERİNİ KAYIT ALTINA ALMAYA BAŞLADIK” TOBB’un coğrafi işaretlerde nicelikten niteliğe geçiş vizyonunu da paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Burada öncelikle oda ve borsalarımız vasıtasıyla coğrafi işaret üreticilerini kayıt altına almaya başladık. Üreticiler, tescil sahibi olan oda veya borsa ile sözleşme yaparak, coğrafi işaretli ürünün üretimine başlıyorlar. Oda ve borsalarımız da bunu denetliyorlar ve bu piyasasının oluşmasını sağlıyorlar. Böylece coğrafi işaretlerin ticarete daha çok konu olmasını da mümkün kılıyorlar. Bu kapsamda YÖREX’i, yöresel ürünlerin ve coğrafi işaretlerin markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline getirdik. YÖREX’te her yıl coğrafi işaret üreticiler ile ulusal perakendecileri ve e-ticaret portalları bir araya getiriyoruz. İkili iş görüşmeleri yapmalarını sağlıyoruz. Yine coğrafi işaretlere özel e-ticaret portalları ile kampanyalar yapıyoruz. Coğrafi işaret üreticilerinin e-ticarette daha çok yer almalarını sağlıyoruz” dedi. Hisarcıklıoğlu, sadece yurtiçi tescille işin bitmediğini dile getirerek, yurtdışında da tescil ettirmenin ve küresel pazarlara girmenin önemli olduğunu vurguladı. “ZENGİN OLMAK İSTİYORSANIZ YÖRESEL ÜRÜNLERE SAHİP ÇIKIN” Şu ana kadar 7 ürünün Avrupa’da tescillendiğini, 24 ürünün de değerlendirme sürecinde olduğunu aktaran Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bunu başaran oda ve borsalarımı canı gönülden tebrik ediyorum. TOBB Brüksel Ofisimiz ile coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz. Coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı olması için de bir rehber hazırladık. Son olarak da coğrafi işaretlerimizin izlenebilirliği, takibi ve sertifikasyonunu sağlamak amacıyla akıllı etiket projesi üzerinde çalışıyoruz. Artık tüketici, coğrafi işareti güvenle tercih edecek, üretici de ürünü gururla sunacak. Şunu da hepimiz bilmeliyiz, bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmezsek, dış pazarlara hiç anlatamayız. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. Son dönemde yaşanan ekonomik çalkantıdan kurtulmanın çözümü de Anadolu topraklarında yatıyor. 200’den fazla peynir çeşidimiz var. Avrupalılar milyar dolardan peynirden gelir elde ediyorlar. Markalaştıracağız 200’den fazla peynir çeşidimizi diğer ürünleri dünya pazarına sunacağız. Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin” dedi. “EKONOMİYE CİDDİ KATKILARI VAR” ANFAŞ Genel Müdürü Ali Bıdı, fuarların yavaş açılmaya başladığını ve yüzlerin gülmeye başladığını bildirdi. ANFAŞ’ın çeyrek asrı aşkın süredir ekonomiye ve ihracata katkı sağladığını dile getiren Bıdı, fuarların kent ekonomisine de ciddi katkıları olduğunu YÖREX gibi markalara daha çok ihtiyaçlarının olduğunu belirtti. “5 COĞRAFİ İŞARET ALDIK” ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya’nın son yıllarda turizmde ve tarımda önemli gelişmeler yaşadığını dile getirdi. YÖREX’in fuardan öte bir etkinlik olduğunu ifade eden Çetin, “Hem ulusalda hem yerelde gıdada markalaşmada ciddi mesafe aldık. Bizde oda olarak 5 coğrafi işaretli ürün aldık. Bizim gündemimizde gastronomi fularları var. Önümüzdeki yıl çok daha iyi başarılara imza atarız” dedi. “DESTEK İSTİYORUZ” TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, milli değerlere sahip çıkan kırsal kesimdeki kadınların desteklenmesini sağlatan fuarda yer aldığı için mutlu olduğunu dile getirdi. Öztürk, bu tür fularların ticaret yolundaki yöresel ürünlerin tanıtılması, kırsal kesimdeki kadınların cesaretlendirilmesi, girişimcilerin önünün açılması adına önemli önemli etkinlikler olduğunu dile getirdi. Öztürk, kooperatifçiliğinin desteklemesi ve ata tohumlarına gereken önemin verilmesini istedi. "İLK 10`A GİRDİK" Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Habip Asan, coğrafi işaretli ürün konusunda Türkiye`de ciddi bir bilinçlenme oluştuğunu söyledi. Coğrafi işaretli ürünler bazında daha fazla katma değer oluşturma ve sürdürülebilirlik konusunun da ön plana çıktığını dile getiren Asan, "Türkiye, sınai mülkiyet açısından 15 senesi öncesine göre 20 kat daha artış yaşadı. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatına göre, Türkiye sınai başvurularda dünyada ilk 10`a giren bir ülke oldu. Başvurulardan daha fazla katma değer oluşturmalıyız. Tünelin sonundaki ışığı görüyorum. Başvuru farkındalığının daha fazla katma değer oluşturulan yüksek bir ekonomik habercisi olduğunu düşünüyorum” dedi. "YERELDEN KALKINMA" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarım üreticilerinin, kırsaldaki üreticilerinin sorunlarını yakından takip ettiklerini dile getirdi. Üreticinin köylünün alın terinin kıymetini çok iyi bildiklerini ifade eden Böcek, “Pandemi ve iklim değişikliğine bağlı olarak, doğal afetler, kuraklık gibi risklerle tarım sektörü derinden etkilenmektedir. Bir avuç toprağın bile önemli olduğunu herkes tarafından anlaşılmıştır. Üreticilerin maliyeti düşürülmeli ve tarımda istihdam arttırılmalıdır. Büyükşehir olarak bugüne kadar yerelden kalkınma projelerini uygulamaya, tarımı geliştirmeye özen gösteriyoruz” dedi. "DÜNYA PİYASASINA TAŞINACAK" Vali Yazıcı, "YÖREX’i daha da büyüterek yöresel ürünler coğrafi işaretli ürünlerin dünyaya tanıtımına dünya şehrinden hep birlikte yapacağız. Manavgat’ın köylerini etkileyen yangın yaşadık. TOBB Başkanına destekleri için teşekkür ediyorum. Dünya pazarına yöresel değerlerimizi bize ait olanları dünya piyasasına hep birlikte pazarlayacağız. Bütün dünyaya değerlerimizi öğreteceğiz. Belki biraz geri kalmış, bazı ürünlerimizde gecikmiş olabiliriz ama inanıyorum ki bu ülkenin güzel insanları borsa ve oda başkanları üyeleri yöresel ürünler başta olmak üzere diğer ürünleri dünyanın zirvesine taşıyacaktır” diye konuştu. Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Çandır’a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol fuardaki stantları gezdi, ikram edilen yöresel ürünlerin tadına baktı. Fuara, konuşmacıların yanı sıra TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, milletvekilleri, valiler, ilçe belediye başkanları, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, çok sayıda oda borsanın temsilcisi ve vatandaşlar katıldı. 24 EKİM’E KADAR AÇIK Girişin ücretsiz olduğu fuar 5 gün açık olacak ve Anadolu’nun gerçek değerleri ziyaretçisiyle buluşacak.  

Detaylar...

YÖREX KAPILARINI 11’İNCİ KEZ AÇIYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 20 Ekim Çarşamba günü 11’inci kez kapılarını açıyor. 24 Ekim Pazar gününe kadar ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Fuar’da 5 gün boyunca yöresel Anadolu’nun doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yüzlerce ürün ziyaretçiyle buluşacak. YÖRESEL ŞÖLEN BAŞLIYOR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e 81 ilden yüzlerce yöresel ürünün geleceğini söyledi. Çandır, 11’inci YÖREX’e 113 oda borsa, 16 kalkınma ajansı, valilik, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan oluşan 650’ye yakın katılımcının yer alacağını kaydederken, “91 kadın kooperatifimiz YÖREX’e yerini alacak” dedi. ANADOLU BULUŞMASINA İLGİ YOĞUN “Sizin oraların nesi meşhur?” sloganıyla düzenledikleri YÖREX’e bu yıl ilginin yoğun olduğunu vurgulayan Çandır, “YÖREX Anadolu’dur. Kuzeyi güneyi, doğusu batısı kültürlerin, yöresel ürünlerin buluşma noktasıdır. 12 yıl önce attığımız maya tuttu. YÖREX, Antalya’yı aştı, Türkiye’nin markası haline geldi” diye konuştu. Çandır, Erzurum oltu taşından Mersin cezeryesine, Bursa çakısından Aydın incirine, Kars kaşarından Denizli buldan bezine, İzmit pişmaniyesinden Manavgat susamına, Bafra pidesinden Kayseri mantısına, Antep baklavasından Malatya kayısısına yüzlerce ürünün YÖREX’te ziyaretçiyi beklediğini kaydetti. YEREL ÜRETİCİ DİJİTAL PLATFORMLA BULUŞACAK YÖREX’te TOBB’un desteğiyle yerel üretici ve firmalara ulusal market zincirleriyle yüz yüze görüşme imkanı sağlayacaklarını belirten Çandır, YÖREX’te uluslararası karşılığı bulunan 10 farklı zincir market ve restoranın yer alacağını söyledi. Yerel ürünlerin katma değerinin artırılması için e-ticaret siteleri ile yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlanacağını kaydeden Çandır, ikili görüşmelerde büyük iş bağlantıları kurulduğuna dikkat çekti. Çandır, YÖREX’te e-ticaret siteleri tarafından coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapanlara yönelik yerelden ulusala e-ticaret desteği ve dijital dönüşüm desteği gibi konularda da eğitimler sunulacağını belirtti. YÖREX kapsamında 21 Ekim Perşembe günü ATB ve YÜCİTA işbirliğiyle “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” semineri düzenleyeceklerini kaydeden Ali Çandır, coğrafi işaretlerin dünyada ve ülkemizdeki durumunu, tescil sayısı itibariyle öncü kentleri ve 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserinin olacağını duyurdu. HİJYEN TEDBİRLERİ ALINDI ATB Başkanı Çandır, YÖREX’i salgın koşulları ve hijyen kurallarını dikkat alarak yapacaklarını vurgulayarak, “11.YÖREX salgın kurallarına uygun bir biçimde düzenlenecek. Maske, mesafe ve hijyene dikkat edilecek. ANFAŞ Fuar Merkezi girişinde HES kodları sorgulanacak. Aşı olmayanlardan son 48 saati kapsayan PCR testi istenilecek. Özetle kimseyi riske atmadan kurallara uygun bir fuar olacak. Bu konuda herkesin içi rahat olsun” diye konuştu. YÖREX’E GİRİŞ ÜCRETSİZ ANFAŞ Fuar Merkezi’nde 10 bin metrekare alanda düzenlenen YÖREX’e herkesi davet eden Çandır, fuara girişin ücretsiz olduğunu vurguladı. Çandır, YÖREX’in sabah 10.00 – akşam 20.30 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu bildirdi. ÇOCUKLAR BU FUARI GÖRMELİ Çandır, “Atalarımızdan bizlere emanet, bizlerden ise çocuklarımız ve gençlerimize miras kalacak olan yöresel ürünlerimizi görmek, tatmak ve hissetmek için YÖREX’e davet ediyorum. Özellikle çocuklarımızın YÖREX’i görmesini arzu ediyorum” dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’e destek veren başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm oda ve borsalara, kalkınma ajanslarına, yerel yönetimlere, kooperatiflere, üreticilere teşekkür etti.  

Detaylar...

YÖREX ANADOLU’NUN RUHU
Bu yıl 11’incisi 20-24 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX öncesinde Antalya Ticaret Borsası, Dünya Gazetesi, Hepsiburada işbirliğiyle “Kırsal Kalkınmada Yöresel ve Coğrafi İşaretli Ürünler” başlıklı panel düzenlendi. Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde online gerçekleşen panele, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Hepsiburada İş Geliştirme Grup Başkanı Mutlu Erturan konuşmacı olarak katıldı. YÖREX TÜRKİYE PROJESİ TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX’e ilk günden bu yana destek verdiklerini kaydederken, YÖREX’in Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve ekibinin başarısı olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, “YÖREX 12 yılda Türkiye’nin markası oldu. Anadolu’da üretimi kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünler ekonomiye kazandırılarak yerinden kalkınmada, coğrafi işaret tescilinde farkındalık yaratıldı. Yöresel ürünleri milli değerler olarak görüyor ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemsiyoruz. YÖREX 81 ili buluşturan, Anadolu’nun ruhunu, kimliğini, tüm renklerini bir araya getiren bir marka haline geldi” diye konuştu. Yöresel ürünlerin coğrafi işaret tescili alarak katma değer yaratıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, 900 coğrafi işaretli ürünün yüzde 40’ının oda ve borsalar tarafından tescil ettirildiğine dikkat çekti. YÖREX’te perakende zincir marketler, restoranlar ile e-ticaret sitelerinin yer aldığını bu yıl da çok sayıda yerel ürünün büyük market zincirleriyle aynı masada oturup anlaşmalar yapacağını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Üreticilerle satın almacıları yüz yüze buluşturuyoruz. Yöresel ürünlerin internet satışı da çok önemli. Dijtal pazarlama ile yöresel ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştırabiliyoruz. Bu konuda da YÖREX buluşma noktası olacak” diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, yöresel değerlerin ekonomiye kazandırılıp, dünya ile buluşturarak zenginlik yaratılması gerektiğini vurgularken, “Devletimiz de destekleriyle arkamızda durursa biz bu işi başarırız. Yöresel ürünlerimize sahip çıkalım. YÖREX Türkiye projesidir” diye konuştu. YÖREX ULUSLARARASI ALANDA OLMALI ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in marka haline gelmesinde TOBB’un büyük desteği olduğunu anlatırken, fuarı uluslararası alana taşımak istediklerini söyledi. Çandır, ‘’İnşallah önümüzdeki yıllarda New York 5. Caddede Türkiye’nin tüm yöresel ürünlerini satabileceğimiz alanları yaratabiliriz” dedi. YÖREX’le coğrafi işaretli ürün sayısının arttığını belirten Çandır, coğrafi işaretli ürün enflasyonu konusunda endişe yaşandığını kaydetti. Çandır, “Cİ ürün etrafında üretimin artırılması sağlanmalı. Üretici, ortak hareket ederse maliyetleri de azalır. Tarımsal üretimde Cİ ürünlere destek verilmeli. Cİ tarımsal üretim artıyor. Devlet Cİ denetimi sağlamalı bir sistem oluşturulmalı. Üreticide ürün etrafında örgütlenerek birlikte hareket etmeli” diye konuştu. DENETİM VURGUSU Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, coğrafi işaretli ürünlerin sayısının artırılmasında ATB Başkanı Ali Çandır ile ekibinin katkısına dikkat çekti. Asan, Türkiye’de 900 tescilli ürün olduğunu, 744 ürünün de coğrafi işaret tescili beklediğini söyledi. AB’de 7 tescilli ürün olduğunu söyleyen Asan, 23 ürünün ise tescil işleminin devam ettiğini, 20 ürünün de başvuru işleminin devam ettiğini kaydetti. Asan, “Coğrafi işaretli ürünlerde ulusal ve uluslararası alanda katma değer yaratacak önemli gelişmeler var. İyi denetlenmiş, uluslararası projeler geliştirmeliyiz. Bu ürünlerin ülke tanıtımları sağlanmalı. Özellikle şehirlerim marka ürün tanıtımları yapılmalı. Türkiye Cİ katma değeri yüksek tarım ürünleri potansiyelini kullanmalı” diye konuştu. Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, dünyaca ünlü Malatya kayısısının bile piyasaya dökme olarak sunulduğunu belirterek, ürünlerin paketlenmesine daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi. Munyar, ‘’900 ürünümüzün coğrafi işaretli olması önemli. Ama bol keseden Cİ tescili veriliyor diye de düşünmüyor değiliz. Çok rahat Cİ veriliyor izlenimi yaratılmamalı’’ dedi. TAKLİT ÜRÜN SAYISI ÇOK FAZLA Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, coğrafi işaretlerin çoğunun tarım ürünlerine alındığını ancak Cİ’nin tarımsal üretime katkısının istenildiği gibi olmadığını vurguladı. Yıldırım, “Avrupa’da Cİ tescilinde küçük aile işletmeleri, kooperatifler ve STK’lar daha etkili. Ülkemizde tescil yapılıyor ama denetim olmuyor. Taklit ürünlerin sayısı çok fazla. Bunlar engellenmeli. Her ürüne Cİ verilmeli mi bunu tartışmalıyız. Topluma coğrafi işareti anlatmalıyız. Tarım politikaları ile coğrafi işaret çok iyi ele alınırsa önemli katma değer yaratılmış olunur” diye konuştu. Hepsi Burada İş Geliştirme Grup Başkanı Mutlu Erturan, e-ticaretin ürünlerin pazarlanmasındaki önemine dikkat çekerken, Hepsiburada dijital platformunda yer alan Anadolu’daki üreticiler ile KOBİ’lere paketleme, markalaşma gibi konular başta olmak üzere e-ticaret konusunda verdikleri eğitimleri anlattı.  

Detaylar...

PROTOKOLE YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 11’incisi 20-24 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e Antalya protokolü davet edildi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Cüneyt Doğan ile birlikte protokol ziyaretleri gerçekleştirerek, YÖREX davetinde bulundu. 81 İL ANTALYA’DA BULUŞACAK ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaretinde, YÖREX’in hazırlık çalışmaları hakkında bilgi verirken, YÖREX’e davet etti. Çandır, “YÖREX Antalya’yı aşarak Türkiye’nin fuarı haline geldi. Antalya’nın markası olan YÖREX’i bu yıl salgın koşullarını da dikkate alarak yapacağız. Antalya, 20-24 Ekim tarihlerinde 81 ilin buluşacağı bir şölene ev sahipliği yapacak. Anadolu’nun yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da buluşacak” dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dünya şehri Antalya’nın YÖREX gibi bir organizasyona ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Böcek, Çandır ve ekibine YÖREX’i Antalya’ya kazandırdıkları için teşekkür etti. BAŞKANLARA YÖREX DAVETİ ATB Başkanı Ali Çandır, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’i ziyaret ederek YÖREX davetinde bulundu. Başkan Semih Esen, YÖREX’in yöresel ürünlerin tanıtılmasında büyük öneme sahip olduğunu belirterek, Çandır’a çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. ATB Başkanı Ali Çandır, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ziyaret ederek, YÖREX’e davet etti. Başkan Ümit Uysal, yöresel ürünlerin nesilden nesile aktarılması gereken önemli bir miras olduğunu söylerken, “YÖREX hafızamızı tazeledi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’yü ziyaret ederek YÖREX davetinde bulundu, Başkan Hakan Tütüncü, geçen yıl YÖREX’in pandemi nedeniyle yapılamadığını anımsatırken, “YÖREX yine kalplerimizi birleştirecek” dedi. ATB Heyeti, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin’i ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Başkan Halil Şahin, YÖREX’in bölge turizmini de hareketlendiren bir organizasyon olduğunu belirterek, Çandır ve ekibine teşekkür etti. EMNİYET MÜDÜRÜ VE JANDARMA KOMUTANI’NA DAVET Başkan Çandır ve beraberindeki heyet, Antalya Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan’a YÖREX davetinde bulundu. Ulucan, YÖREX’in hayırlı olmasını diledi. ATB heyeti, Antalya Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yavuz Özfidan’ı ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. Özfidan yöresel ürünlerin önemine dikkat çekerek, Çandır’a daveti nedeniyle teşekkür etti. REKTÖRLERE YÖREX DAVETİ ATB Başkanı Ali Çandır ve beraberindeki heyet, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret ederek YÖREX’e davet etti. ATB heyeti, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek’i de ziyaret ederek, YÖREX’e davet etti.  

Detaylar...

KURTARICIMIZ YEREL ÇEŞİTLER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi işbirliğiyle “Tarımsal Biyoçeşitlilik, Yerel Çeşitler, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler” paneli düzenlendi. Gazeteci Galip Umut Özdil moderatörlüğünde online düzenlenen toplantıya YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alptekin Karagöz, Biyoçeşitlilik ve Genetik Kaynakları Uzmanı Dr. Kürşad Özbek konuşmacı olarak katıldı. YÖRESEL ÜRÜNLER EKONOMİK KRİZLERİN ÇARESİ Gazeteci Galip Umut Özdil, yöresel ürünlerin kırsal kalkınmanın anahtarı olarak görüldüğünü belirterek, Antalya Ticaret Borsası tarafından 2008 krizinden sonra “kriz varsa çare de var” sloganıyla yöresel ürünler projesinin geliştirildiğine dikkat çekti. Özdil, “Yöresel ürünlerin ekonomik krizin çaresi olarak görülmesi çok anlamlı. Yöresel ürünlerimize sahip çıkalım” dedi. TÜKETİCİ KALIPLARI DEĞİŞTİ YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, pandemi sonrasında tarımın, yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünlerin ön palana çıktığını söylerken, hem üretim hem de tüketim kalıplarının değiştiğini anlattı. Tekelioğlu, “Üretimde daha az enerji kullanılan, daha çok çevreye saygılı olan yöntemler kullanılıyor. Tüketici de daha çok bitkisel ürün tüketmeye daha az hayvansal ürün tüketimine yöneliyor” diye konuştu. SADECE TESCİL ALMAKLA İŞ BİTMİYOR Tescillenmiş ürünlerin büyük bölümünün tarımsal ürünler olduğunu belirten Tekelioğlu, Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının 900 olduğunu, 744 de tescil bekleyen yöresel ürün olduğunu söyledi. Tescil rakamların sevindirici olduğunu ancak coğrafi işaret sisteminde yönetişim ve denetim ayağının eksik olduğunu vurgulayan Tekelioğlu, “Esas olan yönetişim ve denetimdir. İdeal coğrafi işaret sistemi kurulmalı” dedi. Coğrafi işaret tescili alan kurumun görevlilerinin yetkisinin olduğunu ancak sorumluluğun bulunmadığını kaydeden Tekelioğlu, “Tescili alan kurum ürünün tanıtımı yapacak, üreticiye teknik hizmet götürecek, AR-GE çalışmaları yapacak, tescil belgesindeki standartları uyup uyulmadığına ilişkin denetime bakacak” diye konuştu. Malatya kayısısının AB’den tescil aldığı yıl fiyatının yüzde 35 düştüğüne dikkat çeken Tekelioğlu, “Yönetişimi ve denetimi iyi yapmalıyız. Denetimsiz coğrafi işaret olmaz. Fransa’da coğrafi işaretli olan Rokfor peyniri yılda 400 denetimden geçiyor. Türkiye’de ise coğrafi işaret sistemi tescil al, tescil ver şeklinde yürüyor. Coğrafi işaret katma değer yaratmalı” diye konuştu. BU POTANSİYEL HİÇBİR YERDE YOK İdeal coğrafi işaret sisteminin kurulmasıyla yöresel ürün potansiyeli yüksek olan Türkiye’nin korkunç bir sosyo ekonomik açılım sağlayabileceğini vurgulayan Tekelioğlu, “Türkiye, topraklarında doğalgaz petrol aramasın. Yöresel ürün zenginliğimiz dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu kadar biyo çeşitliliği olan, bir çok mikro kliması bulunan, bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış böyle bir ülke dünyada yok” dedi. Tekelioğlu, Türkiye Coğrafi İşaretler Enstitüsü kurulmasını da önerirken, “Türkiye’nin kalite politikalarıyla meşgul olacak bir enstitü olmalı. Organik tarım da bu enstitünün içerisine sokulabilir” dedi. ÜRETİCİNİN MOTİVASYONU EKONOMİK FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, yöresel ürünlerin üretiminde küçük aile işletmelerinin önemini vurguladı. Tarımsal üretimin yüzde 80’ini küçük aile işletmelerinin gerçekleştirdiğini kaydeden Selışık, “Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. 2050’de üçte ikisinin kentlerde yaşayacağı öngörülüyor. Kırsalda üreticinin kalması ve üretmeye devam etmesi lazım. Bunun için de motivasyonunun olması lazım. Bu motivasyonunun kaynağı ise ekonomik koşulların güçlendirilmesinden geçiyor” diye konuştu. Selışık, FAO olarak yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Yöresel ürünlerin desteklenmesi ve coğrafi işaretin artılarının üreticiye yansıması gerektiğini söyleyen Selışık, “YÖREX bir anlamda bu ürünlerin pazarlamasında ayrı bir farkındalık yarattı. Tüketiciyi tercihleri değişiyor. Artık doğal, organik ürünleri tercih ediyoruz. Her ürünü bir çiftçi üretiyor ve her ürünün özel bir üretim tekniği var. Bu yöntemler yaşatılmalı. Tüketici de coğrafi işaretin ne olduğunun farkına varmalı. Çiftçinin pazara erişinin güçlenmeli” diye konuştu. “TARIMSAL BİYO ÇEŞİTLİLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM” Biyoçeşitlilik ve Genetik Kaynakları Uzmanı Dr. Kürşad Özbek, Anadolu’nun 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığının bunun 4 bininin endemik bitki türleri olduğunu bildirdi. “Tarımsal biyoçeşitlilik açısından Türkiye özel bir konumda” diyen Özbek, tarıma konu olan buğday gibi türlerin çıkış yerinin de Türkiye olduğunu belirtti. Geleneksel tarım yöntemlerinin geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özbek, “Tarımsal biyoçeşitliliğimiz artımız ancak bu çeşitlilik her geçen gün kayboluyor. Tarımsal biyoçeşitliliğini azalmasının nedeni kırsalın boşalması ve yaşlanması. Köylere gittiğimizde yenilebilir türleri bilen insan bulamıyoruz. Korkunç bir göçle karşı karşıyayız. Tarımsal biyoçeşitliliğimize sahip çıkalım” diye konuştu. “YEREL BİTKİ ÇEŞİTLERİ SİGORTAMIZ” Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alptekin Karagöz, yerel bitki çeşitlerinin küresel ısınmaya karşı sigortamız olduğunu söylerken, “Yerel çeşitler değişime uyum sağlayabilen bitkiler. Bu nedenle onların üretimini yaygınlaştırmalıyız” dedi. Yerel çeşitlerin değişen dünya koşullarına en kolay şekilde uyum sağlayan, sürdürülebilir tarımı en iyi destekleyen türler olduğunu kaydeden Karagöz, “Ülkemiz bir çok üretilen bitkinin gen kaynağı, merkezi durumunda. Yerel çeşitler sürdürülebilir tarım stratejisini destekliyor. Yerel çeşitler yeşil mutabakata uygun. Bizim kurtarıcımız yerel çeşitler” diye konuştu.  

Detaylar...