Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Temmuz Ağustos 2016
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 107.22.86.42
Şuan 2 kişi online
Bugün 407 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 49545
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

YÖREX ARI KADINLARA GÜÇ KATTI, ÜRÜNLERİ HAVALİMANINDA SATIŞTA
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e 4 yıldır katılarak yöresel lezzetlerini, el emeği göz nuru ürünlerini sergileyen Amesia Çalışan Arı Kadınlar, ürünlerini yerelden ulusala taşıdı. Arı Kadınlar, Amasya yöresine ait yöresel lezzetler ve ürünleri Atatürk Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu Restoranı ve standında beğeniye sunuyor. Bu yıl da YÖREX`e katılmak istediklerini bildiren Amesia Arı Kadınlar Grubu`nun lideri ve kurucusu Bingül Alış, "YÖREX Arı Kadınlara güç kattı" dedi. BAŞARI HİKAYESİ Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, bir çok yöresel ürünün adını duyurmasına, standarda kavuşmasına ve ekonomiye katılmasına katkı sağlıyor. Amasya`nın Merzifon İlçesi`nde örgütlenen Arı Kadınlar da YÖREX`le sesini duyuranlar arasında yerini alıyor. 4 yıl üst üste YÖREX`e katılan Amesia Arı Kadınlar Grubu, fuarda el emeği göz nuru yöresel ürünlerini, yöresel lezzetlerini binlerce kişiye ulaştırma fırsatı buldu. Arı Kadınların ürünleri artık ulusal alanda da beğeniye sunulmaya başladı. Atatürk ve Esenboğa Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu restoranları ile anlaşan Arı Kadınlar ürünlerini Amasya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kanalıyla havalimanında satışa sunuyor. BABAANNEMİZİN USULÜ HAVALİMANI`NDA BEĞENİYE SUNULUYOR Amesia Arı Kadınlar Gurubu`nun lideri ve kurucusu Bingül Alış, yerelde örgütlenen bir yapı olan Arı Kadınların YÖREX`le adını genele duyurduğunu belirterek, bu yıl 26-30 Ekim`de düzenlenecek YÖREX`e katılmayı arzuladıklarını bildirdi. İstanbul Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali’nde bulunan Tadında Anadolu restoranında 5-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte Amesia Çalışan Arı Kadınlar Grubu’nun hazırladığı Amasya yemekleri ve yöresel ürünlerin misafirlerin beğenisine sunulduğunu hatırlatan Alış, ürünlerin ilgi görmesi üzerine Atatürk ve Esenboğa Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu restoranları ile anlaşan Arı Kadınların ürünlerini Amasya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kanalıyla havalimanında satışa sunduğunu kaydetti. Alış, "Kadınlarımız, babaannelerimizin usulüyle hazırladıkları yöresel ürünleri havalimanı gibi özel bir yerde tüketiciye ulaştırıyor. Bu köydeki kadının hayal dahi edemeyeceği büyük bir başarı. Buna alt yapı hazırlayan YÖREX`in düzenleyicisi Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür ediyorum. Kadınlarımız YÖREX`e gelen ziyaretçilere ürünlerini tanıttı, üreten kadının gücünü gösterdi. YÖREX kadın istihdamına güç kattı" dedi. Alış, YÖREX`e Arı Kadınların ürettiği yaş tarhana, kuşburnu marmelatı, küp çökelek, haşhaşlı çörek, katık, alıç marmelatı, katmer peyniri, madımak konservesi, alıç sirkesi, kabaklı pancar pekmezi, sap turşusu gibi yöresel ürünler ile el emeği göz nuru ürünlerle katılmak istediklerini bildirdi. YÖREX DOĞRU ADRES Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX`te Arı Kadınları yöresel ürünleriyle görmekten mutluluk duyduklarını belirterek, ziyaretçilerin Arı Kadınların ürünlerine büyük ilgi gösterdiğini söyledi. YÖREX`in sadece yöresel ürün tanıtım platformu olmadığını aynı zamanda alıcı ile satıcıyı buluşturan doğru bir adres olduğunu kaydeden Çandır, "YÖREX`te büyük ilgi gören Arı Kadınların ürünlerini havalimanında tüketiciyle buluşturması müthiş bir atılım. Bu tür başarı hikayeleri YÖREX`in düzenlenmesi için bizi motive ediyor" diye konuştu. Çandır, 26-30 Tarihlerinde Antalya EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı`na Anadolu`nun tüm ürünlerini davet etti.  

Detaylar...

ATB YÖNETİMİNDEN PROTOKOL ZİYARETLERİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, beraberindeki yönetim kurulu üyeleri Cüneyt Doğan, Halil Bülbül, Hüseyin Simav ve Süleyman Ersan ve Genel Sekreter Tolgahan Alavant ile birlikte Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nejat Deniz`e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. ADALET VURGUSU Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz`a Borsa`nın çalışmaları hakkında bilgi verirken, bölgenin tarımsal yapısını anlattı. 26-20 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX hakkında bilgi veren Çandır, Antalya merkezdeki en büyük yeşil alan Zeytinpark Projesi`yle ilgili Solmaz`ı bilgilendirdi. Adalet mekanizmasının önemine dikkat çeken Çandır, denetimli serbestlikten yararlanan vatandaşların topluma kazandırılması amacıyla yapılan çalışmaları değerli gördüklerini söyledi. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, ticaretin kent ekonomisi için önemine dikkat çekti. Solmaz, "Sizlerin üretiminiz sonrasına verdiğiniz vergilerle çalışıyoruz. Dolayısıyla sizlerin rahat bir ortamda çalışmanız bizler için önemlidir. Çalışma prensibimiz ticaret erbabı ve vatandaşın hizmeti rahat almasına, attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değmesine yöneliktir. Bu kapsamda sizlerin daha rahat hizmet alması amacıyla adliyemizde fiziki ve personel kalitesini arttırmaya çalışıyoruz. İşlemlerde zaman yönetimi ve dezavantajlı vatandaşların rahat hizmet alması önceliklerimiz arasında yer almaktadır" diye konuştu. Solmaz, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. EN BÜYÜK SERMAYE ÇEVRE ATB heyeti Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay`ı da ziyaret ederek hayırlı olsun dileğinde bulundu. ATB Başkanı Ali Çandır, Zeytinpark`ta yapılan çalışmalarla ilgili Altınay`ı bilgilendirirken, Zeytinpark`ta çocuklara çevre bilincini artırmaya yönelik doğa eğitimleri verildiğini belirtti. Altınay da Zeytinpark`ta verilen doğa eğitimlerine katkı sağlayabileceklerini belirterek, çevrenin kullanılarak korunabileceğini vurguladı. Altınay, en büyük sermayenin çevre olduğunu belirterek, herkesin çevreye sahip çıkması gerektiğini kaydetti. Altınay, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. TARIMA ÖZEL SOSYAL GÜVENLİK ATB heyeti daha sonra SGK İl Müdürü Nejat Deniz`i ziyaret etti. Tarım çalışanlarına yönelik özel bir sosyal güvenlik sistemi üzerinde çalışılabileceğini kaydeden ATB Başkanı Ali Çandır, bu konuda Borsa`nın her türlü desteği sağlayacağını söyledi. Çandır, "Tarım sektörünün yapısının iyi analiz edilmesi ve özel yaklaşım sergilenmesi gerekiyor. Bu hususta Antalya il müdürlüğümüz başta olmak üzere SGK ile kurumsal iş birliğimizi arttırmalı ve birlikte çalışmalıyız. Kent ekonomisi için önem arz eden tarım sektörüne pozitif yaklaşmalıyız" diye konuştu. SGK İl Müdürü Nejat Deniz, örtü altı üretimde lider olan Antalya’nın tarımının göz ardı edilemeyeceğini belirterek, kurumların işbirliği halinde çalışmasından mutluluk duyacağını ifade etti. Deniz, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

AESOB`DAN ANTALYA TİCARET BORSASI`NA ZİYARET
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan, Süleyman Ersan`ın da hazır bulunduğu ziyarette Dere, esnafın zor bir dönemden geçtiğini belirterek, bununla ilgili Antalya`ya özel yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. ESNAF SIKINTIDA Esnafın ve ekonominin sorunlarıyla ilgili Antalya dosyası hazırlayarak ilgili bakanlara sunduklarını kaydeden AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Bu dosyaların içi boş değil. Tarım ve turizmle ilgili taleplerimiz oldu. Birtakım geri dönüşler aldık. Gerçekten Antalya esnafı sıkıntılı. Bu sıkıntıdan kurtulmamız için Antalya`ya özel yaklaşımlara ihtiyacımız var" dedi. SIKINTI ANTALYA YAKLAŞIMI İLE ÇÖZÜLEBİLİR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Adlıhan Dere ve yönetimine teşekkür etti. Rusya krizinin ardından Antalya ekonomisinin dar boğaza girdiğini belirten Çandır, bunun için Antalya yaklaşımına ihtiyaç olduğunu söyledi. Antalya ekonomisinin Türkiye ekonomisinden kötü durumda olduğunu vurgulayan Çandır, bireylerden şirketlere kadar herkesin ekonomisinin daraldığına dikkat çekti. Çandır, "Ülke genelinde borçlar 1 yıl erteleniyorsa Antalya`da 2 yıl ertelenmeli" dedi. İki devlet başkanının görüşmesinden sonra Rusya ile ilişkilerin gelişmesinden umutlu olduklarını ancak kısa vadede sonuç alıcı adımları beklediklerini kaydeden Çandır, "Özellikle tarım alanında atılacak adımlar geciktirilirse 2017 de kayıp yıl olur" dedi. Çandır, kurumların ortak sorunlara ortak çözüm üretip birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgularken, "Hepimiz Antalya için çalışıyoruz" dedi.  

Detaylar...

YÖREX`İN VAZGEÇİLMEZİ UŞAK TARHANASI TESCİLLENİYOR
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB desteğiyle bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim`de EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Uşak`ın yöresel lezzeti Uşak tarhanasına ev sahipliği yapacak. YÖREX`in ardından coğrafi işaret için tescil başvurusunda bulunulan Uşak tarhanası tescil sürecinin son aşamasına geldi. Tarhanababa`nın sahibi İsmail Yerdanlı, bu yıl YÖREX`e coğrafi işaret başvurusu Resmi Gazete`de yer alan Uşak tarhanası ile katılacaklarını bildirdi. Şifalı içecek Uşak tarhanası ile düzenlendiği günden bu yana Yöresel Ürünler Fuarı`nda yer aldıklarını belirten Yerdanlı, Uşak tarhanasının coğrafi işaret alımı sürecinde YÖREX`in katkısına dikkat çekti. YÖREX COĞRAFİ İŞARET ALIMINA ÖNCÜLÜK ETTİ YÖREX`te sadece tarhanayı tanıtmadıklarını, ürünlerin ekonomik değerini artırmak ve standardını korumak için gerekli olan coğrafi işaret konusunda bilgilendiklerini anlatan Yerdanlı, "YÖREX`te edindiğimiz coğrafi işaret farkındalığının ardından biz de yöresel ürünümüz Uşak tarhanasına coğrafi işaret alımı için çalışma kararı aldık. İl Özel İdaremizin TPE`ye geçen yıl yaptığı coğrafi işaret başvurusu bu yıl kabul edildi. Coğrafi İşaret başvurumuz Resmi Gazete`de yayımlandı, itiraz sürecini bekliyoruz. İnşallah coğrafi işaretli Uşak tarhanası ile bu yıl YÖREX`te yerimizi alacağız" diye konuştu. YÖREX`i düzenleyerek hem kıyıda köşede kalmış ürünlerin ekonomiye kazandırılmasına hem de yöresel ürünlere coğrafi işaret alımına öncülük eden Antalya Ticaret Borsası`na teşekkür eden Yerdanlı, YÖREX`in hedef büyüterek önümüzdeki yıllarda daha geniş kitlelere ulaşmasını diledi. Tarhananın sütten kesilmiş bebekler için ek besin olarak kullanıldığını, okul öncesi ve okul çağındaki çocukları hastalıklardan koruyucu özelliğe sahip olduğunu belirten Yerdanlı, "Sindirimi kolay besinler yönünden oldukça zengin olan tarhana çorbası nesilden nesile değer kazanıyor" dedi. ANADOLU`YA YÖREX DAVETİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e 7`nci kez ev sahipliği yapacaklarını belirterek, bu yıl katılımcıların daha fazla coğrafi işaretli ürünle fuarda yer alacağını söyledi. YÖREX`in sadece ürünlerin ekonomik değerini artırmadığını aynı zamanda yöresel ürünlerin kalitesini koruyan coğrafi işaret alımına da öncülük ettiğini vurgulayan Çandır, "Uşak tarhanası gibi yöresel lezzetlerimizin tescillenmesi bizleri son derece memnun ediyor. YÖREX`in Anadolu`nun lezzetlerine mihmandarlık yapması gurur verici" dedi. Ali Çandır, Anadolu`nun tüm lezzetlerini, el emeği göz nuru ürünlerini YÖREX`e davet etti.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`DAN RUSYA DEĞERLENDİRMESİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`ın Türkiye -Rusya ilişkilerinin normalleşmesiyle ilgili değerlendirmesi: 24 Kasım`ın ardından 27 Aralık 2015 tarihinde Antalya Rus Sanat ve Kültür Derneği`nde katıldığım bir toplantıda dostluk bağlarımızın yaşananlara rağmen etkilenmediğini ve kopmadığını görmüştüm. Toplantıda Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu “Hiç merak etmeyin bir gün yine Türkiye-Rusya ilişkileri eski günlerine dönecektir” dediğinde salondan istekli ve coşkulu bir alkış gelmişti. Bu alkış adeta o günlerde şu an yaşanan üst makamların görüşmelerinin habercisi gibiydi, moral ve motivasyonu arttıran bir hareketti. Yaşanan olumsuzluklara rağmen iki ülke halkı arasında herhangi bir gerilim yaşanmaması ekonomik ilişkilerin kısa sürede telafi edileceği yönünde bizleri umutlandırmıştı. Rusya ile ekonomik ilişkilerin askıya alındığı 8 aylık süreyi bir kayıp olarak görüyoruz. Ancak her iki ülkenin en üst temsil makamlarınca karşılıklı görüşmelerinin olumlu havada geçmesi moralleri yükseltmiş, ekonomi çevrelerini umutlandırmıştır. Temaslarda bulunan heyette Antalya Milletvekilimiz ve Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu`nun, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik`in, Turizm Bakanı Nabi Avcı`nın yer alması, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel`in toplantılara katılması memnuniyet vericidir. Rusya ile 25 yılda ilmek ilmek dokuduğumuz, ekonomik, sosyal ve siyasi ilişkiler göz ardı edilemez. Antalyamız ise Rusya ile ilişkide çok özel bir yere sahiptir. Antalya`nın yaş meyve ve sebze ihracatında Rusya`nın payı yüzde 40, bazı ürünlerde ise yüzde 60`lara kadar varmaktadır. Bu açıdan Rus pazarının yeniden kazanılıyor olması ülkemiz ve ekonomisinin yüzde 20`sini tarımdan kazanan, nüfusunun yüzde 30`u tarımdan geçinen kentimiz açısından çok önemlidir. Geçen 8 aylık sürede yaşanan kayıp, üretici, ihracatçı ve ekonomi çevrelerini üzse de Rusya ile ilişkilerimizin yeniden başlanılması bizleri umutlandırıyor. Yasak ve kısıtlamaların aşama aşama kaldırılacağı yönündeki açıklamalar ise yeşeren umutlarımıza gölge düşürmeyecektir. Ancak şunu belirtmekte yarar var; tarım sektöründe alınacak kararların hızlı ve uygulanabilir olması gereklidir. Çünkü yaş sebze ve süs bitkileri üreticisi için sezon hazırlığı devam ediyor, umutları artırıcı somut adımların atılması bekleniyor. Üretici, ihracatçı ve ekonomi çevreleri, 2017 yılına umutla başlamak istiyor. Bunun için 2 ülke ekonomisini rahatlatacak adımlar hızla atılmalı. Temennimiz turizm sektörü için sezon sonunun, tarım sektörü içinse ikinci yarının biraz daha hafif bir kayıpla atlatılması ve alınan kararların 2017‘ye umut olması yönündedir.  

Detaylar...

KEÇİBOYNUZU PEKMEZİNE STANDART GELDİ
Halk arasında keçiboynuzu olarak bilinen harnup pekmezine standart geldi. Daha önce standardı olmadığı için taklit ya da tağşişli keçiboynuzu pekmezine herhangi bir yaptırım uygulanamıyordu. Artık gıda denetmenlerinin sahaya indiğinde keçiboynuzu pekmeziyle ilgili ellerinde bir el kitabı olacak, ürünün standartlara uyup uymadığını buna göre sorgulayacak. İçeriğindeki yüksek kalsiyum oranı ve E vitamini zenginliği nedeniyle tercih edilen keçiboynuzu pekmeziyle ilgili taklit ve tağşiş iddiaları üzerine harekete geçen Antalya Ticaret Borsası, keçiboynuzu pekmezine standart getirilmesi için 2.5 yıl önce çalışma başlattı. Sektör temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getiren ATB, Türk Standartları Enstitüsü`ne standart başvurusunda bulundu. Türk Standartları Enstitüsü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İhtisas Kurulu`na bağlı Gıda Teknik Komitesi`nce hazırlanan tasarı, TSE Teknik Kurulu`nca kabul edilerek yayımlandı. Tasarıda, ambalaj ve işaretlemeden, suda çözünür katı maddeye, sakarozdan formol sayısından maya ve küfe, titrasyon asitliğinden C13 ve koruyucu maddeye kadar numune alma, muayene ve deneylerde dikkate alınacak değerler belirlendi. Pekmez, mamulün kalitesini bozmayan kapalı ambalajlar içinde piyasaya arz edilecek. İmalatçı veya satıcı, standarda uygun olarak imal edildiğini beyan ettiği pekmez için istenildiğinde standarda uygunluk beyannamesi verecek ya da göstermek zorunda kalacak. HAKSIZ REKABETİN ÖNÜNE GEÇİLECEK Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, üyelerden gelen taklit ve tağşişli keçiboynuzu pekmezi şikayetleri üzerine çalışmayı başlattıklarını belirterek, 2.5 yılın sonunda keçiboynuzu pekmezine standart getirildiğini söyledi. Tüketicinin kandırılmaması, üreticinin de haksız rekabete maruz kalmaması için önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Sofralarımıza gelen ürünlerin güvenli olması hepimizin ortak hedefi. Antalya Ticaret Borsası`nın bütün çalışmaları bu yönde ilerliyor. Üyelerimizden gelen talepler üzerine Borsamız farklı Ar-Ge çalışmalarını yürütmeye devam edecektir" dedi. Keçiboynuzu pekmezinin besin değeri yüksek olması sebebiyle çok tercih edilen bir ürün olduğunu vurgulayan Çandır, "Yoğun tüketimi olan bu ürüne standart getirilerek, denetiminin sıklaştırılmasını önemsiyoruz" dedi. STANDART TAMAM SIRA DENETİMDE Antalya Ticaret Borsası 7. Meslek Komitesi Üyesi Necmi Alpagot, besin değeri yüksek olan keçiboynuzu pekmezinin çok talep gören bir ürün olmasına karşın şimdiye kadar standardı olmayan bir ürün olduğuna dikkat çekti. Standardı olmadığı için bir çok imalatçının kafasına göre imalat yaptığını belirten Alpagot, "Bu haksız rekabete yol açıyordu. Artık üretici standardlarda keçiboynuzu pekmezi üretip tüketiciye ulaştıracak, kafasına göre karışım yapıp keçiboynuzu pekmezi diye satamayacak" dedi. Alpagot, bazı üreticilerin ucuz meyvelerden elde ettiği pekmezi, glikoz gibi ürünleri karıştırarak keçiboynuzu pekmezi adı altında satışa sunduğuna dikkat çekerken, "Keçiboynuzu pekmezinde taklit ve tağşiş had safhadaydı" dedi. TSE`nin standart çalışmasından sonra denetim mekanizmasının iyi çalıştırılması gerektiğini vurgulayan Alpagot, "Denetim doğru yapılırsa faydası olur" dedi. ÜRETİCİ DAHA DİKKATLİ OLACAK Keçiboynuzu pekmezi üreticisi Hilmi Kocademir, keçiboynuzu pekmezindeki sahtekarlığın baldaki sahtekarlıktan daha çok olduğunu ileri sürdü. Antalya Ticaret Borsası`nın girişimiyle hazırlanan standardın tüketicinin ve gerçek imalatçının korunması için önemli olduğunu vurgulayan Kocademir, "Artık pekmez üretenler daha dikkatli olacak. Standardın olması biraz olsun imalatçıya çeki düzen verecektir" dedi. Görevin artık gıda denetçilerinde olduğunu söyleyen Hilmi Kocademir, "Eskiden keçiboynuzu pekmezin standardı olmadığı için denetçiler neye göre denetleme yapacağını bilmiyordu. Artık ellerinde bir el kitabı var, onlara düşen görev taviz vermeden tüketiciyi taklit ve tağşişli ürünlere karşı korumaktır" dedi.  

Detaylar...

YÖREX`LE ADINI DUYURDU İSPANYA`DAN SİPARİŞ ALDI
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, kıyıda köşede kalmış, ekonomiye kazandırılamayan ürünlerin önünü açıyor. 3 yıldır YÖREX`e katılan Ordu`nun fındık sepetleri İspanya`dan sipariş aldı. İkizce Ziraat Odası Başkanı Hasan Çalık, Ordu`nun fındık sepetlerini atalarından öğrendikleri yöntemlerle yıllardır yaptıklarını belirterek, fındık dalından yapılan bu sepetlerin son yıllarda sentetik ürünlere yenildiğini kaydetti. Yörede bölge halkı tarafından hala yapımı süren ancak üretimi azalan Ordu`nun fındık sepetini 3 yıldır YÖREX`te sergilediklerini belirten Çalık, fındık sepetini internet üzerinden YÖREX standında gören İspanyol bir firmanın sepetlere talip olduğunu bildirdi. 10 YILLIK SÖZLEŞME İspanya`daki yüzyıllık şirketin sepeti daha önce Çin`den ithal ettiğini ancak fındık sepetini görünce doğal olması sebebiyle tercihini değiştirdiğini anlatan Çalık, Ordu sepetine ihracat yolunu açan süreci anlattı. Ziraat Odası Başkanı Hasan Çalık, "Biz YÖREX`e üç yıldır katılıyoruz. İspanyol şirket internetten YÖREX standında sepetlerimizi görüyor ve Madrid Büyükelçiliği`ne giderek sepetlerimize talip olduklarını anlatıyor. Büyükelçilik`ten bizi aradılar, durumu anlattılar, önce şaka zannettik. Bir süre firma ile görüşmeler gerçekleştirdikten sonra firma temsilcileri sepetleri görmek için Ordu`ya geldi. Firma ile 10 yıllık sözleşme imzalayıp, sepetlerini biz tedarik edeceğiz" diye konuştu. KADINLAR ÜRETECEK Son 25 yıldır fındık sepetine olan ilginin azaldığını, sepeti üretecek usta bulmakta bile zorlandıklarını söyleyen Çalık, "Ustalarımızın hepsi yaşlı, gençler bu işe pek ilgi göstermiyor. Biz de kadın istihdamına da katkı sağlamak için bu işi kadınlara yaptıralım diye düşünüyoruz. Vali Bey`in de desteğiyle halk eğitim merkezlerinde açılacak kurslarda yetişen kadınlarımız fındık sepetini örerek dünyaya ulaştıracak" diye konuştu. BORSA`YA TEŞEKKÜR Antalya Ticaret Borsası`na YÖREX gibi bir organizasyonu düzenleyip kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünleri ekonomiye kazandırılmasına öncülük ettiğini belirten Çalık, "YÖREX olmasaydı bizim yöresel ürünümüz fındık sepeti kaderine terk edilmiş vaziyette unutulmayı bekleyecekti. Şimdi uluslararası bir ticarete konu olacak fındık sepetimiz hem bölge ekonomisini canlandıracak hem de geleneğimizi gelecek nesillere aktarmamızı sağlayacak" diye konuştu. YÖREX EKONOMİYE KAZANDIRIR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`in bir çok ürünün ekonomiye kazandırılmasına öncülük ettiğini belirterek, uluslararası firmalardan yöresel ürünlerimize talip olunmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ali Çandır, kıyıda köşede kalmış ürünlerini ekonomiye kazandırmak isteyen üreticileri YÖREX`e davet etti.  

Detaylar...

TOBB CAMİASI DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN YANINDA
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, oda ve borsa başkanlarıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Hisarcıklıoğlu, “TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak, dün olduğu gibi yarın da, demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi`nde Oda ve Borsa Başkanları ile İstişare Toplantısında bir konuşma yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu olağan üstü durum karşısındaki soğukkanlı tavrının ve bu zor süreçte bile ekonomiyi ön planda tutmasının iş dünyasının moralini ve çalışma şevkini artırdığını söyledi. “Bizler, ülkemizin tüccar ve sanayicileri olarak, daha güçlü bir ekonomi için, hiçbir kesintiye uğramadan yola devam etmek azmindeyiz. Bu çerçevede üzerimize düşeni yapıyoruz, yapacağız” diyen Hisarcıklıoğlu, ülke ve millet olarak büyük bir badire atlatıldığını ifade etti. Karşılaşılan tehlikenin sıradan bir darbe girişimi olmadığını anlatan Hisarcıklıoğlu, “Bu aynı zamanda yeniden yükselişe geçen Türkiye’nin önünü kesme ve emin adımlarla ilerlediğimiz Büyük Türkiye hayalimizi sonsuza kadar yok etme planıydı. Allah’ıma hamd ediyorum. O gece bu milletin yardımına yetişti. 15 Temmuz gecesi FETÖ terör örgütünün gerçekleştirdiği hain saldırı, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan milli direnişle ve milletimizin ferasetiyle akamete uğradı. Bizleri böyle bir milletin ferdi yaptığı için Allah’a şükürler olsun” diye konuştu. TOBB ve oda borsa camiası her zaman demokrasiden ve milletinden yana olacaktır TOBB camiasının, oda ve borsaların il ve ilçelerinde, cunta karşıtı mücadelenin şerefli birer neferi olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu bu süreçte camianın bir de şehit verdiğinden söz etti. Hisarcıklıoğlu, TOBB ETÜ öğrencimiz Ömercan Açıkgöz’ün darbecilere karşı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi mevkiinde mücadele verirken şehit düştüğü bilgisini verdi. FETÖ kaynaklı bu darbe girişiminin ortaya çıkmasıyla birlikte, ilk tepkiyi gösteren meslek örgütü olduklarının altını çizen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Korsan darbe bildirisi okunur okunmaz, demokrasiden ve milli iradeden yana olan tavrımızı, internet üzerinden ve TV’lerden tüm ülkeye hemen duyurduk. Demokrasiye sahip çıkılması için, 81 il ve 160 ilçede Oda ve Borsalarımızın meclis üyesi, meslek komitesi üyeleri dahil 85 bin kişiye SMS mesajı attık. Ertesi gün 16 Temmuz’da gazi Meclisimize gittik. Meclis Başkanımıza, siyasi partilere taziye ziyaretinde bulunduk. Meclisteki tarihi oturuma katılarak, Türk iş dünyası olarak demokrasiden yana olduğumuzu gösterdik. 19 Temmuz’da 365 Oda ve Borsamızla birlikte darbeye karşı tepkimizi, 81 il ve 160 ilçede eş zamanlı olarak gösterdik. ‘Demokrasi Vazgeçilmezimiz, Milli İrade Gücümüz, Kardeşliğimiz Geleceğimizdir’ dedik. 20 Temmuz’da da 538 STK temsilcisi ile TBMM’yi bir kez daha ziyaret ettik. ‘Demokrasiye Bağlılık’ bildirimizi deklare ettik. Yurt dışındaki tüm muhataplarımızla temasa geçtik. Demokrasimizin ve ekonomimizin sapasağlam ayakta olduğunu, Türkiye’ye yönelik hiçbir endişe duymamaları gerektiğini bildirdik. Türkiye’deki en büyük uluslararası yatırımcılarla bir araya geldik. Hem yaşadığımız süreci, hem Türkiye ekonomisinin temellerinin nasıl güçlü olduğunu anlattık. Yine tüm bu süreçte, Oda ve Borsalarımız, il ve ilçelerinde, ilk andan itibaren cunta karşıtı bu mücadelenin şerefli birer neferi oldular. Her bir şehirde halkımızın demokrasi nöbetlerine katıldılar, lojistik ve gıda gibi destekler verdiler. Demokrasiye ve sandığa sahip çıkan Oda ve Borsa camiamla, buradaki tüm arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Bu mücadelede ağır bedeller de ödedik. Şehit düşen kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin kanının yerde kalmaması için devletimiz terör örgütü ile en etkin şekilde mücadele ediyor, suçluların cezalandırılması için çalışıyor. Bizlerin yapması gereken de şehitlerimizin verdiği mücadeleye yakışır şekilde, her zamankinden daha fazla çalışmak ve üretmektir. Artık kaybedecek vaktimiz yok. Türkiye’yi ekonomik olarak çok daha güçlü hale getirmek zorundayız.” OHAL’a destek Öte yandan Oda-Borsa camiası olarak, kamu düzeninin korunması ve hizmetlerin etkin bir şekilde işlemesi için alınan OHAL kararını desteklediklerini de vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bu zor dönemde herkesin devlete yardım etmesinin millet olmanın gereği olduğunu anlattı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, devletin başlattığı şehit ve gazilere yönelik dayanışma kampanyasına da, TOBB-Oda-Borsa camiası olarak önemli bir katkı sağlayacaklarını bildirdi. “Özetle bu camia, demokrasiye ve sandığa sahip çıkmıştır. Bundan sonra da, Devletimizin yanında, milletimizin emrinde olacağız” diyen TOBB Başkanı şöyle konuştu: “Bu ülkeyi, bu milleti daha zengin yapmak için çalışacağız. Şimdi eskisinden daha büyük işler yapmak zorundayız. Daha fazla yatırım, istihdam, ihracat sağlamak zorundayız. Sizin desteğinizle inşallah, tüm bu tuzakları aşacağız, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacağız. TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak, dün olduğu gibi yarın da, demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz. Kısa sürede hep beraber daha güvenli bir ülke ve daha güçlü bir ekonomiye kavuşacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte bize düşen görev, millete ve devlete bağlılıktır. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize düşman olanların da karşısına dikileceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan mesajlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da burada yaptığı konuşmada, "Hiç şüpheniz olmasın, 15 Temmuz bu milleti bayraksız, vatansız, devletsiz, bırakma girişimidir çünkü bu girişimde bulunan ihanet şebekesinin ne millet diye ne bayrak diye ne vatan diye ne devlet diye bir derdi yoktur" ifadesini kullandı. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi`nde düzenlenen Oda ve Borsa Başkanları ile İstişare Toplantısı`nda konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milleti himmet diyerek soydular soğana çevirdiler. Şimdi her şey meydana çıkıyor. Daha çok şeyler çıkacak. Daha noktayı koymuş değiliz, bu bir virgüldür. Daha devam ediyoruz. Rehavet yok, gevşemek yok, kararlı bir şekilde bu süreci devam ettirmek durumundayız." dedi. Milletin 15 Temmuz`da, "Bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur ve bu ülkemizi de bu sapıklara bırakmayacağız." dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin o gece köken, meşrep, parti farkı gözetmeksizin sokaklara dökülerek "Bizim birlik, beraberlik ve kardeşlikten başka güvenecek dalımız yoktur." dediğini de anımsattı. Bunun asla bir içe kapanma refleksi olmadığını vurgulayan Erdoğan, dün gece TOBB`un hastanesinde 19 gündür yaralı olan ancak şehit düşen Oğuzhan Yaşar`ın ailesini ziyaret ettiğini söyledi. "Bu defa da başaramadılar" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahinin sadece işini yapan, üreten, sanatını icra eden kişi olmadığını, aynı zamanda yeri geldiğinde ülkesi ve milleti için malıyla, canıyla, yüreğiyle mücadele eden, geleceği de inşa eden kişi olduğunu kaydetti. Erdoğan, esnafın, sanatkarın, iş adamlarının 15 Temmuz`da gösterdiği güçlü duruşu, verdikleri mücadeleyi yakından bildiğini aktardı. Darbe girişiminin gerisindeki amaçlardan birinin de Türkiye`nin tüm birikimlerini yok etmek, birilerine peşkeş çekmek olduğunun farkında olduklarını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü bu oyun defalarca oynandı. Biz bunun bedelini defalarca ödedik. Bu defa da başaramadılar. Şimdi artık kazanımlarımızı koruma değil, daha çok çalışma, üretme, ihraç etme, istihdam etme, dünyayı dolaşma zamanıdır. Daha çok koşacağız. Yaşanan darbe girişimine rağmen ekonomimiz çok sınırlı ve kısa sürede telafi edilen bir dalgalanma dışında yolunda ilerlemeye hamdolsun devam ediyor. Batı başka şeyler bekliyordu, zil takıp oynayacaklardı. Ama Rabbim onlara bu fırsatı vermedi. Zilleri de ellerinde kaldı oturdukları yerde kaldılar." Erdoğan, millete şükranı, teşekkürü, minneti ekonomiyi sürekli ileriye taşıyarak, refahı artırarak ifade edilebileceğini dile getirdi. Oda ve borsa başkanlarına çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Erdoğan, oda ve borsa başkanlarının, iş adamlarının en çok bir araya geldikleri, istişare ettikleri kesim olduğunu anımsattı. Uluslararası camianın Türkiye`deki en üst düzey yöneticileri ile "Uluslararası Yatırımcılarla Yüksek Düzeyli Ekonomi Toplantısı"nda bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, iş adamlarına yatırımlarını daha da artırma, hızlandırma çağrısında bulunduklarını belirtti. "Türkiye`nin ekonomik göstergelerinde hiçbir sorun yok" Erdoğan, devam eden yatırımların olduğunu, bunlarla beraber yeni yatırımlarla ilgili de müjdeler beklediklerini söyledi. Oda ve borsa başkanlarına, "Küresel krizin derinlemesine yaşandığı 2007 yılından bu yana 7,3 milyon yeni istihdam üreten ekonomik başarının sahipleri olarak sizlere güveniyorum." diye seslenen Erdoğan, Türkiye`nin ekonomik göstergelerinde hiçbir sorun ve sıkıntının bulunmadığını vurguladı. Kamu borçlanmalarının vadesinin 2002`den bugüne 9,5 aydan 71 aya çıktığına işaret eden Erdoğan, borçlanma faizinin yüzde 63`ten haziran ayı itibarıyla yüzde 9,3`e gerilediğini ifade etti. Erdoğan, "Darbe girişimine rağmen uluslararası finansman konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Tam tersine 15 Temmuz`dan sonraki borçlanma ihalelerine dahi beklenenin çok üzerinde talep geliyor. Merkez Bankasındaki döviz rezervimiz azalmak şöyle dursun artarak 125 milyar doların üzerine çıktı. Bizim süratle ilk hedefimiz 165 milyar dolara Merkez Bankamızın döviz rezervine ulaşması." şeklinde konuştu. Oda ve borsa başkanları önce TOBB’da buluştu TOBB’a bağlı oda ve borsaların başkanları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile istişare toplantısı öncesinde TOBB İkiz Kuleler’de biraraya geldi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin de katıldığı toplantının ardından otobüslerle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hareket edildi.  

Detaylar...

ENFLASYON SON 6 AYIN ZİRVESİNDE
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. TÜİK verilere göre, Temmuz ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,16 oranında artış gösterdiğini, bu artışın Ocak ayından bu yana görülen en yüksek oran olduğunu belirten Çandır, "Aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde yüzde 0,21 oranında artış gerçekleşti. Bunun ileride tüketicilere yansıyacağı düşünüldüğünde mevcut durum endişe vericidir" dedi. Yıllık bazda TÜFE’de yüzde 8,79, ÜFE’de ise yüzde 3,96 artış gerçekleştiğini kaydeden Çandır, "Aylık manşet beklentilerin 0,26-0,65 bandında yukarı yönde olduğu düşünüldüğünde enflasyon rakamı beklentilerin üzerindedir" dedi. Yazın tarla ürünlerinin pazara inmesiyle gıda fiyatlarında düşüş beklentisi oluştuğunu ancak Temmuz`da gıda fiyatlarının yüzde 3,15 arttığını belirten Çandır, gıda fiyatlarındaki katılığa dikkat çekti. BATI AKDENİZ TEMMUZ`U PAHALI GEÇİRDİ Batı Akdeniz Bölgesi’nin Temmuz ayında yüzde 1.19 oranındaki tüketici fiyat artışıyla ülke ortalamasının üzerinde seyir izlediğini kaydeden Ali Çandır, "Bölge enflasyonundaki bu rakamlar temel alındığında, geçtiğimiz ay Batı Akdeniz`de fileler Türkiye genelinden daha pahalıya doldu. Batı Akdeniz ülkenin pahalı bölgeleri içerisinde yer almıştır" dedi. ÇEKİRDEK ENFLASYONA ODAKLANALIM Makroekonomik göstergeler içerisinde en önemliler arasında yer alan çekirdek enflasyonun da önemini koruduğunu belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Aylık 0,13, yıllık bazda ise yüzde 8,70 oranında artışın gerçekleştiği çekirdek enflasyon, yetkililerin daha fazla ilgisini hak etmekte. Zira üretimin dış ve mevsimsel etkilerden arındırılmış halinin de bir fotoğrafı olan bu endeksteki mevcut katılık yumuşatılmalı ki üretici önünü görebilsin. Bunun için de sürdürülebilirlik şart. Olumsuz herhangi bir gelişme karşısında maliyetlerin ve üretimin dalgalı seyir izlemesi sürdürülebilirliğin önüne geçmektedir. Üreticimize maliyet yönlü destekler verebilirsek, tüketicimizi de mutlu kılabiliriz. Ayrıca geçtiğimiz ay ihracat ve ithalatın düşüşüyle birlikte ortaya çıkan dış ticaret açığındaki gerileme, turizm gelirlerindeki azalmalar, imalat sanayindeki daralma, üreticimize yönelik desteğe eğilmemize işaret ediyor. Aksi halde üretim hızının nispi olarak düşmesiyle birlikte maliyetleri artan üreticimiz için çekirdek enflasyon yerinde kalacaktır." YILLIK İZİN İPTALLERİNE RAĞMEN YURT İÇİ TURLAR ZİRVEDE Ülke genelindeki ürün ve ürün gruplarındaki fiyat değişmelerine de değinen Ali Çandır, Temmuz`da yüzde 54,09 artışla "yurtiçi turlar", harcama grubu bazında ise yüzde 7,05 artışla "alkollü içecekler ve tütün" grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Devlet memurlarının izin iptallerine rağmen yurtiçi turlardaki artışa işaret eden Çandır, "Bu iptallerin sonucunu Ağustos enflasyonuna yansıyacağını öngörmekteyiz" dedi. Domates, taze fasulye ve çarliston biberdeki fiyat artışına dikkat çeken Çandır, "Tarla ürün fiyatlarının ılıman havalara rağmen nispeten yüksek seviyelere geldiğini endişeyle izliyor ve bunun sürekli olmamasını diliyoruz. Mevsimsel ürünlerin fiyatlarında yüzde 40`lar civarındaki artış tüketiciyi olumsuz etkilemekte" diye konuştu. EKONOMİDE BİRLİKTELİK VURGUSU Enflasyonun beklentinin üzerinde çıkmasını maliyetlerin yüksekliğine bağlayan Ali Çandır, küresel piyasalarda yarı fiyatına inen petrolün bizde pompa fiyatlarına yansıtılamadığını, bunun dolaylı vergi yükünden kaynaklandığını söyledi. Gelir dağılımı adaletinin daha sağlıklı olduğu dolaylı vergi payının azaltılması yönünde uygulanacak politikaların düşük gelirli tüketicinin cebini rahatlatacağını vurgulayan Ali Çandır, maliyetlerin azaltılmasının üretimi artıracağı bunun da fiyatlara yansıyacağını kaydetti. Çandır, "Bu nedenle başta bölgemiz olmak üzere tüm ülkeyi kapsayan politikalarla üretim artışına yönelmeye mecbur olduğumuzu yineliyoruz" dedi. Yaşanan darbe girişiminin ardından ulusal bazda ortaya çıkan birlik ve beraberlik görüntüsünün devamını dileyen Çandır, bunun ekonomik aktörleri rahatlatacağını kaydetti. Ali Çandır, "Enflasyondaki katılıkla mücadelenin de üretim ve birliktelikle sonuca ulaşabileceğine inanıyoruz " dedi.  

Detaylar...

ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Temmuz ayı meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis toplantısı, darbe girişiminde yaşamını yitiren demokrasi şehitleri için saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunmasıyla başladı. Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimini kınadı. Türk halkının bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıktığını ve bertaraf ettiğini belirten Kayan, geçmiş olsun dileğinde bulundu. DARBE GİRİŞİMİNE KINAMA Yönetimin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis te, ATB Başkanı Ali Çandır, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine 15 Temmuz günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir komuta zinciri dışında gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimini kınayarak başlayan Çandır, şunları kaydetti: "Halkımız bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıkmış ve bertaraf etmiştir. Darbe kalkışmasına, karşı duruş sergileyerek demokrasi uğruna hayatlarını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun. Halkımız demokrasiye sahip çıkarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Zor günler geçirdiğimiz bu dönemde demokratik yönetim anlayışına sahip çıkan milletimiz başta olmak üzere, güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum." 15 Temmuz’da Türk milletinin başına getirilmeye çalışılan melanete, millet olarak tek yürek olup karşı durulduğunu belirten Ali Çandır, "Bu darbe melaneti yüzünden kaybettiğimiz 246 şehidimize Allah’tan rahmet, kederli aileleri başta olmak üzere aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin haklarını ödememiz mümkün değildir. Allah’tan dileğim onlar haklarını bizlere helal etsinler. Demokrasimiz ve özgürlüğümüz uğruna canlarını veren şehitlerimizin yanında binlerce insanımız da yaralandı. Hepsine acil şifalar diliyorum. Canlarını ortaya koyarak demokrasimizi ve özgürlüğümüzü savunan bütün vatandaşlarımıza borcumuzu, ne yapsak ödeyemeyiz" diye konuştu. ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ TERCİHİNDEN VAZGEÇMEYİZ Türk milletinin kendi kaderini kendi tercihiyle belirleme konusunda rüştünü defalarca ispatlamış büyük bir millet olduğunu kaydeden Çandır, şunları kaydetti: "Malazgirt’ten, Çanakkale’ye, en zayıf, en kargaşalı ve en buhranlı dönemlerinde bile milletimiz, kaderine musallat olan iç ve dış düşmanlarına karşı tek yürek olmayı ve kaderini kendi belirlemeyi canından üstün bilmiştir. Milli şairimizin bütün dünyaya haykırdığı gibi; Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Mısralarını yaşayarak hak etmiş, bir milletiz. Dolayısıyla halkımız, ahalimiz, milletimiz kendi tercihini yaşamayı özgürlüğü olarak bilmektedir. Eksiğiyle, yanlışıyla da olsa bedelini ödemek pahasına bu özgürlük ve demokrasi tercihinden vazgeçmeyeceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir." Türk milletinin özgürlük ve demokrasi tercihinden asla vazgeçmeyeceğini vurgulayan Çandır, "Yüzüncü yılına yaklaşan Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının demokrasi, özgürlük ve laik ilkeler üzerine kurduğu devletimize sahip çıkmak hepimizin vazgeçilmez vazifesidir. Bu temel vazifeyi, Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisimiz ‘de dile getirdiği; “Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!” Hitabesinden alarak 15 Temmuz akşamı yollara düştük. Cumhuriyetimize, demokrasimize ve özgürlüğümüze sahip çıktık" diye konuştu. LİYAKAT VURGUSU Yaşananların ardından devlet yönetiminde liyakat sisteminin uygulanmasının gerekli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Uzunca bir süredir yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz olmalıdır! Olmalıdır ki, yaşadıklarımızdan doğru dersler çıkarıp kendimizi geliştirelim. Bu kapsamda kurumsal sürdürülebilir yönetimin temel ilkelerinden biri liyakattir. Yani adama göre iş değil, işe uygun adam prensibidir. Bu ilkeden vazgeçen ya da taviz veren her kurum, ciddi varlık sorunlarıyla baş başa kalır. Temennim o dur ki, taviz vermeden devlet yönetiminde liyakat esaslarını uygulamaya koyarız" dedi. Yapılan darbe girişiminin ardından milletimizin büyük bir kararlılık ve fedakarlıkla vazifesini yaptığını, Hükümetin de üzerine düşen vazifeyi büyük bir dirayetle yerine getirdiğini kaydeden Ali Çandır, "Cumhuriyetimiz ve devletimizin varlığına kasteden hainlerin peşine düşmüştür. Siyaset kurumu da iktidarıyla muhalefetiyle bir bütün olarak devlet adamlığı özelliğine sahip olduğunu göstermiştir. Bunun için siyaset kurumuna teşekkür ederiz" diye konuştu. OHAL HAKLIDIR Yaşananların ardından ilan edilen olağanüstü hal durumunun haklı olduğunu kaydeden Çandır, "Bu dönemde hızlı, doğru ve kararlı adımlarla vazife yapmanın gerçekçi olduğunu görüyoruz. Bu sürenin mümkün olduğu kadar kısa ve etkili olmasını diliyoruz. Zira mümkün olan en kısa süre içerisinde demokratik, laik ve hukuk devleti normlarına dönmüş olmak, hem insanımız için hem de ekonomimiz için hayati değere sahiptir" dedi. EKONOMİK DEĞERLENDİRME ATB Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Dünya ekonomisinin küresel ticaretinin daraldığı, ortalama büyümenin düştüğü, neredeyse negatif nominal faizin hüküm sürdüğü ve öngörülebilir bir gelecek için de iyimserliğin hakim olmadığı bir ekonomik iklimde bulunduğunu kaydeden Çandır, "Ekonomimiz bu dışsal bozucuların yanı sıra içeride de bildik sorunlarla iç içe olmasına rağmen kamu yönünden sağlam, özel sektör ve hane halkı yönünden ise riskli bir dönemden geçmektedir. Ancak, genel olarak değerlendirirsek tüm bu bozucu etmenlere rağmen ekonomimiz belirli ölçülerde canlılığını korumaktadır" diye konuştu. KARA PARA AKLAMA RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ Hükümetin gündeme getirdiği varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılmasını değerlendiren Çandır, "Özel sektörün ve hane halkının risklere karşı direncini ve büyümeye olan katkısını arttırmak amacıyla yeniden gündeme getirilen varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılması konusundaki yasal düzenlemenin, sıkça dile getirilen kara para aklama riskinden ari olarak, hayata geçirilmesini bekliyoruz. Yani burada esas olanın, kayıt dışında kalmış varlığın kayıt içine alınarak ekonomiye kazandırılması olmalıdır" diye konuştu. Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasının ATB nin dillendirdiği “Antalya Yaklaşımı” ile örtüştüğüne dikkat çeken Çandır, şu değerlendirme bulundu: "Burada mutlaka göz önünde bulundurulması gereken konulardan biri de kamuya olan borcunu zamanında ve tam olarak ödemiş olanların haklarıdır. Her ne kadar kamuya olan borcu ödemek bir vatandaşlık görevi olsa da, birçok nedenle bu görevi yerine getiremeyenlere bazı kolaylıklar sağlandığında, görevini yerine getirenler kendilerini cezalandırılmış gibi hissetmemelidir. Bu hissiyatı ortadan kaldırıcı anlamlı tedbirler de mutlaka alınmalıdır." TARIMSAL DESTEK PAKETİ UMUT VERİCİ Başbakan Binali Yıldırım ın 4 Temmuz’da açıkladığı ve ATB meslek komitelerinde görüşülen teşvik ve destek paketinde tarım sektörünü doğrudan ilgilendiren adımlar bulunduğuna dikkat çeken Çandır, tarımsal yatırım teşvikinde emlak vergisinden 5 yıl muafiyet, BAĞ-KUR ödemelerinde indirim desteği, kredi teminatında taşınabilir varlıkların da kabulü, dış ticaret prosedüründe sadeleşme, çek güvenilirliğinin artırılması, proje bazlı teşvik siteminin getirilmesi, tarımsal teşviklerin sadeleştirilmesi, ürün borsası ve lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, ihracat kredilerine erişimin kolaylaştırılması, tarımsal nitelikli 2B arazileri konusunda kolaylaştırıcı adımların umut verici olduğunu söyledi. YETERİNCE YANSIMADI 13 yılda tarım sektörüne verilen toplam 81,3 milyar TL‘lik tarımsal desteğin etki analizinin mutlaka yapılması gerektiğinin altını çizen Ali Çandır, "Tarımsal destek konusunda atalarımızın deyişi ile attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değip değmediğine bakmamız gereklidir. Toplamı itibarıyla ciddi bir rakam olan bu desteğin ne yazık ki tarımsal performansımıza birçok nedenle yeterince yansımadığını görmekteyiz" diye konuştu. İHTİYACA UYGUN DESTEK ŞART Antalya gibi özellikli tarım yapan bölgelerin, ortalama tarım için hazırlanan destek ve teşvike erişemediğini vurgulayan ATB Başkanı Çandır, "Yani genele yapılan desteklerin yanında bu özellikli bölgelerin ihtiyacına uygun destek ve teşviklerin de uygulamaya konması gerekmektedir. Eğer kentimizin tarımsal faaliyetlerinin yapısına uygun destek ve teşvik uygulamaları gerçekleştirilirse eminiz ki Antalya tarımı, bugün olduğu düzeyden çok daha yüksek bir performansla küresel ticarete açılacaktır. Kısacası bu kapasiteye sahip bulunmaktayız. Yeter ki bu kapasiteyi harekete geçirecek nitelikte bir destek ve teşvik uygulamasına sahip olalım" değerlendirmesinde bulundu. MESLEK KOMİTESİ KARARLARI Ali Çandır, ATB komitelerinde işlenen konuları da Meclis üyeleriyle paylaştı. 1.Meslek K Komitesinde “Antalya Buğdayını Arıyor” çalışması hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Çandır, 2. Meslek Komitesinin şeker fiyatlarının son dönemde çok arttığı ve piyasanın yavaşladığı yönünde görüş bildirdiğini söyledi. 4.Meslek Komitesinin süt ve süt ürünlerini gündemine aldığını belirten Çandır, "Son dönemde sütte karşımıza çıkan arz fazlası nedeniyle fiyat dalgalanmasına karşın, rekabetin artması için küçük ve orta büyüklükteki süt işleme tesislerinin, yani mandıra işletmelerinin yeniden ekonomiye kazandırılmasını öneri olarak sunmuşlardır. Üyelerimiz bayramda otellerde yaşanan hareketliliğin sektörlerinde yüzde 20-30 düzeyinde yukarı yönlü hareketlenme yaşattığını ifade etmişlerdir" dedi. 5.Meslek komitesinin turizmin toptan ve perakende ticarete olan etkisi ile son günlerde yaşadıkları mezbahane sorunu hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu kaydeden Çandır, etteki sağlığın ve hijyenin güvencesi olan mezbahanenin daha modern ve daha işlevsel bir yapıya kavuşturulması gerekliliğinin gündeme geldiğini söyledi. Çandır, 6.Meslek komitesinin yeni sezon öncesi dikimi yapılan çeşitler, işçilik maliyetleri ve ürünlerin birim fiyatları hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu söyledi. ATB Meclisinde sektörel konular da gündeme geldi. ZEYTİNPARK IN YAĞINI ALARAK ANTALYA YA NEFES OLUN Ali Çandır, Zeytinpark ın zeytinlerinden elde edilen zeytinyağının satışa sunulduğunu belirtirken, Antalya Ticaret Borsası nın tescil çalışmalarını yürüttüğü Tavşan Yüreği zeytinyağı ve Natürel Birinci zeytinyağlarının Zeytinpark tan elde edilebileceğini söyledi. Tavşan Yüreği zeytinden elde edilen yağın kalitesine dikkat çeken Çandır, şunları kaydetti: "Tavşan yüreği zeytinyağını çok önemsiyoruz. Çünkü Antalya nın kökü eskiye dayanan ama kaybolmaya yüz tutmuş bir ürünü. Tavşan Yüreği zeytinyağı yurtdışında bir çok yerde ödül almış bir ürün. Biz Tavşan yüreği zeytinyağı daha çok insana ulaşsın diye küçük ambalajlarda paketledik. Dün itibariyle satışı çıkardık. İlgilenen arkadaşlar Vakıfzeytinliği nden bu yağları alabilirler. İlk günden yağımızı toptan almak için talep edenler de oldu ama daha çok insanımıza ulaşması için perakende satış yapmayı uygun gördük. İnsanların Zeytinpark ın yağını alarak Antalya ya nefes olmasını bekliyoruz. Oradan alacağınız zeytinyağı ile sadece zeytinyağı tatmış olmuyorsunuz, Antalya nın akciğerine de sahip çıkmış oluyorsunuz." TÜRKÜLERLE KENDİ MALIMIZDAN UZAKLAŞTIRDILAR Zeytinyağıyla ilgili Borsada sektörel analiz toplantısı yapıldığını belirten Çandır, bölgenin zeytinyağı üretimi ve tüketiminin artırılması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Çünkü bu topraklarda Pamfilya döneminden beri zeytinyağı önemli bir ürün. Ama bizi zamanında türkülerle kendi mallarımızdan uzaklaştırdılar, zeytinyağlı yiyememem basma fistan giyemem diye. Biz Antalya zeytinyağlarını tekrar markalaştırmak için çaba sarf ediyoruz. Sektörün tüm aktörlerini Borsamızda bir araya getirdik. Bir network oluşturmak istiyoruz. Antalya zeytincilerinin birbiriyle iletişimini güçlendireceğiz. Onlara budamadan ambalajlamaya kadar, tadım eğitimine kadar network ağı içinde Zeytinpark ta eğitimler vereceğiz" diye konuştu. ANTALYA NIN GERÇEK ZEYTİNYAĞI Zeytiyağında tağşiş konusunda uyaran Çandır, " Sosyal medyada yağların tanıtımına çıkınca herkes fiyatını sormaya başladı. Zeytinyağında fiyat önemli ama tağşişli olana da dikkat etmek gerek. Bence içinde karışım var mı diye kalitesini sorgulamak lazım. Zeytinpark tan alınan yağlar gerçek Antalya zeytinyağları olduğu için de sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alımıyla ilgili müracaatı Türk Patent Enstitüsü ne yaptıklarını vurgulayan Çandır, "Kabul edildi prosedürlerin tamamlanmasını bekliyoruz. Kısa süre sonra tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alırız diye umuyorum" dedi.  

Detaylar...

ANTALYA`DA ZEYTİNCİLİK GÖZARDI EDİLEMEZ
Antalya Ticaret Borsası`nın düzenlediği "Antalya`da Zeytincilik ve Zeytinyağı Sektörü" konulu sektörel analiz toplantısı, ATB toplantı salonunda gerçekleşti. Moderatörlüğünü Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü`nden Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Özaltaş`ın yaptığı zeytin sektörel analiz toplantısına, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Antalya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Şen, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü`nden Yüksek Ziraat Mühendisi Mehmet Ulaş, Akdeniz Üniversitesi`nden akademisyenler, BATEM, il ve ilçe Ziraat Odası, ZMO`dan temsilciler, üretici, fabrika sahibi ile sektör temsilcileri katıldı. BİRLİKTE HAREKET ETMEZSEK BAŞARILI OLAMAYIZ Halil Bülbül, borsanın çeşitli konularda sektörel analiz toplantıları düzenleyerek sıkıntıları ve çözüm önerilerini gündeme getirdiğini belirterek, zeytinde yaşanan sıkıntıların da gündeme getirilerek çözümü için takibinin yapılacağını bildirdi. Zeytincilik sektöründe korkunç bir dağınıklık olduğunu söyleyen Bülbül, "Herkes kendine göre bir şeyler yapmaya çalışıyor ama sonuca ulaşılamıyor. Beraberlikte başarı, ayrılıkta azap vardır. Zeytincilikte birlikte hareket edemezsek başarılı olamayız" dedi. Bülbül, ATB`nin zeytinciliğe gönül vermiş bir borsa olduğunu vurguladı. İYİ ZEYTİNYAĞ İÇİN DOĞRU ZEYTİN Toplantının moderatörü Murat Özaltaş, doğru zeytinyağı üretebilmek için doğru zeytinin yetiştirilmesi gerektiğini belirtirken, "İyi zeytin elde ederseniz iyi zeytinyağını elde edebilirsiniz" dedi. Özaltaş, Antalya Ticaret Borsası`nın zeytincilik konusundaki lokomotif çalışmalarının dikkat çekici olduğunu söylerken, böyle bir toplantıya ev sahipliği yapan Borsa yönetimine teşekkür etti. ANTALYA ZEYTİN ÜRETİMİNİ ARTIRDI Antalya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Şen, Türkiye`de 8 milyon 369 bin dekar zeytinlik alanın, 166 bin dekarının Antalya`da bulunduğunu belirterek, "Zeytin alan varlığında yüzde 2`lik bir paya sahibiz ama il ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan bir zeytincilik sektörümüz var" dedi. Antalya`da 2005 yılında 44 bin 290 ton olan zeytin üretiminin 2015 yılında 67 bin tona yükseldiğine dikkat çeken Şen, "2005 yılında 101 bin dekar alanda zeytin üretimi yapılırken bu, 2015 yılında 166 bin dekara yükseldi. Türkiye genelinde zeytin üretimi yüzde 42 oranında artış gösterirken, Antalya`da son 10 yılda yüzde 53 oranında artış gösterdi. Bu rakamlar ilimizde zeytinciliğe özel önem verildiğini göstermektedir" dedi. Tavşan Yüreği zeytinin son yıllarda geliştirilmeye çalışıldığını kaydeden Şen, zeytinde yapılan desteklemelere dikkat çekti. GÖZARDI EDİLEMEZ Toplantıda, Antalya`da Gemlik ve Ayvalık çeşitlerinin üretimi ve veriminde başarılı olma şansının olmadığı belirtilirken, bölgeye has Tavşan Yüreği ve Beylik çeşitlerinin üretimine ağırlık verilmesi gerektiği vurgulandı. Toplantıda, bölgedeki Tavşan Yüreği ve Beylik zeytin üretiminin yaygınlaşması için sözleşmeli fidan uygulamasının devreye sokulmasını istendi. Zeytinde budama ve ilaçlamayla ilgili genel bir sıkıntı olduğu dile getirilen sektörel analiz toplantısında, "Zeytin iyi bakılırsa kazançlı ve riski çok az bir bitki" ifadeleri kullanıldı. Antalya`daki zeytin üretiminin rantabl hale getirilmesi gerektiği vurgulanan toplantıda, zeytin üreticileri birliğinin kurulmasının şart olduğu kaydedildi. "Antalya`da zeytincilik göz ardı edilemez" diyen katılımcılar, sağlıklı yaşamla özdeşleşen zeytine artan talebin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.  

Detaylar...

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: OHAL, YERİNDE ALINMIŞ ETKİN BİR TEDBİRDİR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı MGK kararı ile ilgili bir açıklama yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu “Olağanüstü günlerden geçiyoruz ve bizi güvenli limana çıkartacak şey kararlı tavırdır. Bu kararlılığı da devletimizde görüyoruz ve çok kısa sürede hep beraber daha güvenli bir ülke ve daha güvenli bir ekonomiye kavuşacağımıza inancımız tamdır” dedi. Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Olağanüstü hal uygulaması, bütün uygar ülkelerde olduğu gibi, sivil ve özgür hayatın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve milletin canına, malına ve devletine göz dikmiş darbecilerin bir an evvel kanunun karşısına çıkartılabilmeleri ve yeni kalkışmalara cesaret edememeleri için uygulanacaktır. Devletimiz ve milletimiz çok büyük bir badire atlattı. Hain darbe girişimi henüz engellendi. Herkesin durumun ciddiyetinin farkında olması lazım. Olağan üstü bir durum yaşıyoruz ve bu tür durumlarda olağan üstü tedbirlerin alınması zorunludur. Geçtiğimiz aylarda AB’nin güçlü üyesi Fransa’da bir terör saldırısı oldu, tedbir alabilmek için hemen olağanüstü hal ilan edildi. Dün de bu süreyi 6 aya uzattılar. Devlet, kendisine yönelik tehditlere karşı önlem almak zorundadır. Bu kapsamda OHAL, yerinde alınmış etkin bir mekanizmadır. Kamu düzeninin korunması ve hizmetlerin etkin bir şekilde işlemesi için bu kararın alınması gerekiyordu. Burada önemli olan demokrasi ve özgürlüklerin teminat altına alınması ve ekonominin işleyişinin olağan seyretmesidir. Bu konuda da hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, hem de ekonomi ile ilgili yetkililerimiz gerekli açıklamaları yaptılar. Bu zor dönemde hepimizin devletimize yardım ediyor olması millet olmanın gereğidir.”  

Detaylar...