Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2016
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Döviz Kuru
  Dolar   Euro
Alış 3.0167 TL   3.3467 TL
Satış 3.0221 TL   3.3528 TL
IP Numaranız : 54.198.232.79
Şuan 8 kişi online
Bugün 233 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 47705
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Temmuz ayı meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis toplantısı, darbe girişiminde yaşamını yitiren demokrasi şehitleri için saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunmasıyla başladı. Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimini kınadı. Türk halkının bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıktığını ve bertaraf ettiğini belirten Kayan, geçmiş olsun dileğinde bulundu. DARBE GİRİŞİMİNE KINAMA Yönetimin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis te, ATB Başkanı Ali Çandır, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine 15 Temmuz günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir komuta zinciri dışında gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimini kınayarak başlayan Çandır, şunları kaydetti: "Halkımız bu kalkışmaya canı pahasına karşı çıkmış ve bertaraf etmiştir. Darbe kalkışmasına, karşı duruş sergileyerek demokrasi uğruna hayatlarını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun. Halkımız demokrasiye sahip çıkarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Zor günler geçirdiğimiz bu dönemde demokratik yönetim anlayışına sahip çıkan milletimiz başta olmak üzere, güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum." 15 Temmuz’da Türk milletinin başına getirilmeye çalışılan melanete, millet olarak tek yürek olup karşı durulduğunu belirten Ali Çandır, "Bu darbe melaneti yüzünden kaybettiğimiz 246 şehidimize Allah’tan rahmet, kederli aileleri başta olmak üzere aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin haklarını ödememiz mümkün değildir. Allah’tan dileğim onlar haklarını bizlere helal etsinler. Demokrasimiz ve özgürlüğümüz uğruna canlarını veren şehitlerimizin yanında binlerce insanımız da yaralandı. Hepsine acil şifalar diliyorum. Canlarını ortaya koyarak demokrasimizi ve özgürlüğümüzü savunan bütün vatandaşlarımıza borcumuzu, ne yapsak ödeyemeyiz" diye konuştu. ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ TERCİHİNDEN VAZGEÇMEYİZ Türk milletinin kendi kaderini kendi tercihiyle belirleme konusunda rüştünü defalarca ispatlamış büyük bir millet olduğunu kaydeden Çandır, şunları kaydetti: "Malazgirt’ten, Çanakkale’ye, en zayıf, en kargaşalı ve en buhranlı dönemlerinde bile milletimiz, kaderine musallat olan iç ve dış düşmanlarına karşı tek yürek olmayı ve kaderini kendi belirlemeyi canından üstün bilmiştir. Milli şairimizin bütün dünyaya haykırdığı gibi; Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Mısralarını yaşayarak hak etmiş, bir milletiz. Dolayısıyla halkımız, ahalimiz, milletimiz kendi tercihini yaşamayı özgürlüğü olarak bilmektedir. Eksiğiyle, yanlışıyla da olsa bedelini ödemek pahasına bu özgürlük ve demokrasi tercihinden vazgeçmeyeceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir." Türk milletinin özgürlük ve demokrasi tercihinden asla vazgeçmeyeceğini vurgulayan Çandır, "Yüzüncü yılına yaklaşan Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının demokrasi, özgürlük ve laik ilkeler üzerine kurduğu devletimize sahip çıkmak hepimizin vazgeçilmez vazifesidir. Bu temel vazifeyi, Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisimiz ‘de dile getirdiği; “Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!” Hitabesinden alarak 15 Temmuz akşamı yollara düştük. Cumhuriyetimize, demokrasimize ve özgürlüğümüze sahip çıktık" diye konuştu. LİYAKAT VURGUSU Yaşananların ardından devlet yönetiminde liyakat sisteminin uygulanmasının gerekli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Uzunca bir süredir yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz olmalıdır! Olmalıdır ki, yaşadıklarımızdan doğru dersler çıkarıp kendimizi geliştirelim. Bu kapsamda kurumsal sürdürülebilir yönetimin temel ilkelerinden biri liyakattir. Yani adama göre iş değil, işe uygun adam prensibidir. Bu ilkeden vazgeçen ya da taviz veren her kurum, ciddi varlık sorunlarıyla baş başa kalır. Temennim o dur ki, taviz vermeden devlet yönetiminde liyakat esaslarını uygulamaya koyarız" dedi. Yapılan darbe girişiminin ardından milletimizin büyük bir kararlılık ve fedakarlıkla vazifesini yaptığını, Hükümetin de üzerine düşen vazifeyi büyük bir dirayetle yerine getirdiğini kaydeden Ali Çandır, "Cumhuriyetimiz ve devletimizin varlığına kasteden hainlerin peşine düşmüştür. Siyaset kurumu da iktidarıyla muhalefetiyle bir bütün olarak devlet adamlığı özelliğine sahip olduğunu göstermiştir. Bunun için siyaset kurumuna teşekkür ederiz" diye konuştu. OHAL HAKLIDIR Yaşananların ardından ilan edilen olağanüstü hal durumunun haklı olduğunu kaydeden Çandır, "Bu dönemde hızlı, doğru ve kararlı adımlarla vazife yapmanın gerçekçi olduğunu görüyoruz. Bu sürenin mümkün olduğu kadar kısa ve etkili olmasını diliyoruz. Zira mümkün olan en kısa süre içerisinde demokratik, laik ve hukuk devleti normlarına dönmüş olmak, hem insanımız için hem de ekonomimiz için hayati değere sahiptir" dedi. EKONOMİK DEĞERLENDİRME ATB Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Dünya ekonomisinin küresel ticaretinin daraldığı, ortalama büyümenin düştüğü, neredeyse negatif nominal faizin hüküm sürdüğü ve öngörülebilir bir gelecek için de iyimserliğin hakim olmadığı bir ekonomik iklimde bulunduğunu kaydeden Çandır, "Ekonomimiz bu dışsal bozucuların yanı sıra içeride de bildik sorunlarla iç içe olmasına rağmen kamu yönünden sağlam, özel sektör ve hane halkı yönünden ise riskli bir dönemden geçmektedir. Ancak, genel olarak değerlendirirsek tüm bu bozucu etmenlere rağmen ekonomimiz belirli ölçülerde canlılığını korumaktadır" diye konuştu. KARA PARA AKLAMA RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ Hükümetin gündeme getirdiği varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılmasını değerlendiren Çandır, "Özel sektörün ve hane halkının risklere karşı direncini ve büyümeye olan katkısını arttırmak amacıyla yeniden gündeme getirilen varlık affı ve borçların yeniden yapılandırılması konusundaki yasal düzenlemenin, sıkça dile getirilen kara para aklama riskinden ari olarak, hayata geçirilmesini bekliyoruz. Yani burada esas olanın, kayıt dışında kalmış varlığın kayıt içine alınarak ekonomiye kazandırılması olmalıdır" diye konuştu. Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasının ATB nin dillendirdiği “Antalya Yaklaşımı” ile örtüştüğüne dikkat çeken Çandır, şu değerlendirme bulundu: "Burada mutlaka göz önünde bulundurulması gereken konulardan biri de kamuya olan borcunu zamanında ve tam olarak ödemiş olanların haklarıdır. Her ne kadar kamuya olan borcu ödemek bir vatandaşlık görevi olsa da, birçok nedenle bu görevi yerine getiremeyenlere bazı kolaylıklar sağlandığında, görevini yerine getirenler kendilerini cezalandırılmış gibi hissetmemelidir. Bu hissiyatı ortadan kaldırıcı anlamlı tedbirler de mutlaka alınmalıdır." TARIMSAL DESTEK PAKETİ UMUT VERİCİ Başbakan Binali Yıldırım ın 4 Temmuz’da açıkladığı ve ATB meslek komitelerinde görüşülen teşvik ve destek paketinde tarım sektörünü doğrudan ilgilendiren adımlar bulunduğuna dikkat çeken Çandır, tarımsal yatırım teşvikinde emlak vergisinden 5 yıl muafiyet, BAĞ-KUR ödemelerinde indirim desteği, kredi teminatında taşınabilir varlıkların da kabulü, dış ticaret prosedüründe sadeleşme, çek güvenilirliğinin artırılması, proje bazlı teşvik siteminin getirilmesi, tarımsal teşviklerin sadeleştirilmesi, ürün borsası ve lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, ihracat kredilerine erişimin kolaylaştırılması, tarımsal nitelikli 2B arazileri konusunda kolaylaştırıcı adımların umut verici olduğunu söyledi. YETERİNCE YANSIMADI 13 yılda tarım sektörüne verilen toplam 81,3 milyar TL‘lik tarımsal desteğin etki analizinin mutlaka yapılması gerektiğinin altını çizen Ali Çandır, "Tarımsal destek konusunda atalarımızın deyişi ile attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değip değmediğine bakmamız gereklidir. Toplamı itibarıyla ciddi bir rakam olan bu desteğin ne yazık ki tarımsal performansımıza birçok nedenle yeterince yansımadığını görmekteyiz" diye konuştu. İHTİYACA UYGUN DESTEK ŞART Antalya gibi özellikli tarım yapan bölgelerin, ortalama tarım için hazırlanan destek ve teşvike erişemediğini vurgulayan ATB Başkanı Çandır, "Yani genele yapılan desteklerin yanında bu özellikli bölgelerin ihtiyacına uygun destek ve teşviklerin de uygulamaya konması gerekmektedir. Eğer kentimizin tarımsal faaliyetlerinin yapısına uygun destek ve teşvik uygulamaları gerçekleştirilirse eminiz ki Antalya tarımı, bugün olduğu düzeyden çok daha yüksek bir performansla küresel ticarete açılacaktır. Kısacası bu kapasiteye sahip bulunmaktayız. Yeter ki bu kapasiteyi harekete geçirecek nitelikte bir destek ve teşvik uygulamasına sahip olalım" değerlendirmesinde bulundu. MESLEK KOMİTESİ KARARLARI Ali Çandır, ATB komitelerinde işlenen konuları da Meclis üyeleriyle paylaştı. 1.Meslek K Komitesinde “Antalya Buğdayını Arıyor” çalışması hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Çandır, 2. Meslek Komitesinin şeker fiyatlarının son dönemde çok arttığı ve piyasanın yavaşladığı yönünde görüş bildirdiğini söyledi. 4.Meslek Komitesinin süt ve süt ürünlerini gündemine aldığını belirten Çandır, "Son dönemde sütte karşımıza çıkan arz fazlası nedeniyle fiyat dalgalanmasına karşın, rekabetin artması için küçük ve orta büyüklükteki süt işleme tesislerinin, yani mandıra işletmelerinin yeniden ekonomiye kazandırılmasını öneri olarak sunmuşlardır. Üyelerimiz bayramda otellerde yaşanan hareketliliğin sektörlerinde yüzde 20-30 düzeyinde yukarı yönlü hareketlenme yaşattığını ifade etmişlerdir" dedi. 5.Meslek komitesinin turizmin toptan ve perakende ticarete olan etkisi ile son günlerde yaşadıkları mezbahane sorunu hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu kaydeden Çandır, etteki sağlığın ve hijyenin güvencesi olan mezbahanenin daha modern ve daha işlevsel bir yapıya kavuşturulması gerekliliğinin gündeme geldiğini söyledi. Çandır, 6.Meslek komitesinin yeni sezon öncesi dikimi yapılan çeşitler, işçilik maliyetleri ve ürünlerin birim fiyatları hakkında görüş alış verişinde bulunduğunu söyledi. ATB Meclisinde sektörel konular da gündeme geldi. ZEYTİNPARK IN YAĞINI ALARAK ANTALYA YA NEFES OLUN Ali Çandır, Zeytinpark ın zeytinlerinden elde edilen zeytinyağının satışa sunulduğunu belirtirken, Antalya Ticaret Borsası nın tescil çalışmalarını yürüttüğü Tavşan Yüreği zeytinyağı ve Natürel Birinci zeytinyağlarının Zeytinpark tan elde edilebileceğini söyledi. Tavşan Yüreği zeytinden elde edilen yağın kalitesine dikkat çeken Çandır, şunları kaydetti: "Tavşan yüreği zeytinyağını çok önemsiyoruz. Çünkü Antalya nın kökü eskiye dayanan ama kaybolmaya yüz tutmuş bir ürünü. Tavşan Yüreği zeytinyağı yurtdışında bir çok yerde ödül almış bir ürün. Biz Tavşan yüreği zeytinyağı daha çok insana ulaşsın diye küçük ambalajlarda paketledik. Dün itibariyle satışı çıkardık. İlgilenen arkadaşlar Vakıfzeytinliği nden bu yağları alabilirler. İlk günden yağımızı toptan almak için talep edenler de oldu ama daha çok insanımıza ulaşması için perakende satış yapmayı uygun gördük. İnsanların Zeytinpark ın yağını alarak Antalya ya nefes olmasını bekliyoruz. Oradan alacağınız zeytinyağı ile sadece zeytinyağı tatmış olmuyorsunuz, Antalya nın akciğerine de sahip çıkmış oluyorsunuz." TÜRKÜLERLE KENDİ MALIMIZDAN UZAKLAŞTIRDILAR Zeytinyağıyla ilgili Borsada sektörel analiz toplantısı yapıldığını belirten Çandır, bölgenin zeytinyağı üretimi ve tüketiminin artırılması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Çünkü bu topraklarda Pamfilya döneminden beri zeytinyağı önemli bir ürün. Ama bizi zamanında türkülerle kendi mallarımızdan uzaklaştırdılar, zeytinyağlı yiyememem basma fistan giyemem diye. Biz Antalya zeytinyağlarını tekrar markalaştırmak için çaba sarf ediyoruz. Sektörün tüm aktörlerini Borsamızda bir araya getirdik. Bir network oluşturmak istiyoruz. Antalya zeytincilerinin birbiriyle iletişimini güçlendireceğiz. Onlara budamadan ambalajlamaya kadar, tadım eğitimine kadar network ağı içinde Zeytinpark ta eğitimler vereceğiz" diye konuştu. ANTALYA NIN GERÇEK ZEYTİNYAĞI Zeytiyağında tağşiş konusunda uyaran Çandır, " Sosyal medyada yağların tanıtımına çıkınca herkes fiyatını sormaya başladı. Zeytinyağında fiyat önemli ama tağşişli olana da dikkat etmek gerek. Bence içinde karışım var mı diye kalitesini sorgulamak lazım. Zeytinpark tan alınan yağlar gerçek Antalya zeytinyağları olduğu için de sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alımıyla ilgili müracaatı Türk Patent Enstitüsü ne yaptıklarını vurgulayan Çandır, "Kabul edildi prosedürlerin tamamlanmasını bekliyoruz. Kısa süre sonra tavşan yüreği zeytine coğrafi işaret alırız diye umuyorum" dedi.  

Detaylar...

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: OHAL, YERİNDE ALINMIŞ ETKİN BİR TEDBİRDİR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı MGK kararı ile ilgili bir açıklama yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu “Olağanüstü günlerden geçiyoruz ve bizi güvenli limana çıkartacak şey kararlı tavırdır. Bu kararlılığı da devletimizde görüyoruz ve çok kısa sürede hep beraber daha güvenli bir ülke ve daha güvenli bir ekonomiye kavuşacağımıza inancımız tamdır” dedi. Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Olağanüstü hal uygulaması, bütün uygar ülkelerde olduğu gibi, sivil ve özgür hayatın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve milletin canına, malına ve devletine göz dikmiş darbecilerin bir an evvel kanunun karşısına çıkartılabilmeleri ve yeni kalkışmalara cesaret edememeleri için uygulanacaktır. Devletimiz ve milletimiz çok büyük bir badire atlattı. Hain darbe girişimi henüz engellendi. Herkesin durumun ciddiyetinin farkında olması lazım. Olağan üstü bir durum yaşıyoruz ve bu tür durumlarda olağan üstü tedbirlerin alınması zorunludur. Geçtiğimiz aylarda AB’nin güçlü üyesi Fransa’da bir terör saldırısı oldu, tedbir alabilmek için hemen olağanüstü hal ilan edildi. Dün de bu süreyi 6 aya uzattılar. Devlet, kendisine yönelik tehditlere karşı önlem almak zorundadır. Bu kapsamda OHAL, yerinde alınmış etkin bir mekanizmadır. Kamu düzeninin korunması ve hizmetlerin etkin bir şekilde işlemesi için bu kararın alınması gerekiyordu. Burada önemli olan demokrasi ve özgürlüklerin teminat altına alınması ve ekonominin işleyişinin olağan seyretmesidir. Bu konuda da hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, hem de ekonomi ile ilgili yetkililerimiz gerekli açıklamaları yaptılar. Bu zor dönemde hepimizin devletimize yardım ediyor olması millet olmanın gereğidir.”  

Detaylar...

ANTALYA`DA ZEYTİNCİLİK GÖZARDI EDİLEMEZ
Antalya Ticaret Borsası`nın düzenlediği "Antalya`da Zeytincilik ve Zeytinyağı Sektörü" konulu sektörel analiz toplantısı, ATB toplantı salonunda gerçekleşti. Moderatörlüğünü Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü`nden Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Özaltaş`ın yaptığı zeytin sektörel analiz toplantısına, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Antalya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Şen, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü`nden Yüksek Ziraat Mühendisi Mehmet Ulaş, Akdeniz Üniversitesi`nden akademisyenler, BATEM, il ve ilçe Ziraat Odası, ZMO`dan temsilciler, üretici, fabrika sahibi ile sektör temsilcileri katıldı. BİRLİKTE HAREKET ETMEZSEK BAŞARILI OLAMAYIZ Halil Bülbül, borsanın çeşitli konularda sektörel analiz toplantıları düzenleyerek sıkıntıları ve çözüm önerilerini gündeme getirdiğini belirterek, zeytinde yaşanan sıkıntıların da gündeme getirilerek çözümü için takibinin yapılacağını bildirdi. Zeytincilik sektöründe korkunç bir dağınıklık olduğunu söyleyen Bülbül, "Herkes kendine göre bir şeyler yapmaya çalışıyor ama sonuca ulaşılamıyor. Beraberlikte başarı, ayrılıkta azap vardır. Zeytincilikte birlikte hareket edemezsek başarılı olamayız" dedi. Bülbül, ATB`nin zeytinciliğe gönül vermiş bir borsa olduğunu vurguladı. İYİ ZEYTİNYAĞ İÇİN DOĞRU ZEYTİN Toplantının moderatörü Murat Özaltaş, doğru zeytinyağı üretebilmek için doğru zeytinin yetiştirilmesi gerektiğini belirtirken, "İyi zeytin elde ederseniz iyi zeytinyağını elde edebilirsiniz" dedi. Özaltaş, Antalya Ticaret Borsası`nın zeytincilik konusundaki lokomotif çalışmalarının dikkat çekici olduğunu söylerken, böyle bir toplantıya ev sahipliği yapan Borsa yönetimine teşekkür etti. ANTALYA ZEYTİN ÜRETİMİNİ ARTIRDI Antalya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Şen, Türkiye`de 8 milyon 369 bin dekar zeytinlik alanın, 166 bin dekarının Antalya`da bulunduğunu belirterek, "Zeytin alan varlığında yüzde 2`lik bir paya sahibiz ama il ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan bir zeytincilik sektörümüz var" dedi. Antalya`da 2005 yılında 44 bin 290 ton olan zeytin üretiminin 2015 yılında 67 bin tona yükseldiğine dikkat çeken Şen, "2005 yılında 101 bin dekar alanda zeytin üretimi yapılırken bu, 2015 yılında 166 bin dekara yükseldi. Türkiye genelinde zeytin üretimi yüzde 42 oranında artış gösterirken, Antalya`da son 10 yılda yüzde 53 oranında artış gösterdi. Bu rakamlar ilimizde zeytinciliğe özel önem verildiğini göstermektedir" dedi. Tavşan Yüreği zeytinin son yıllarda geliştirilmeye çalışıldığını kaydeden Şen, zeytinde yapılan desteklemelere dikkat çekti. GÖZARDI EDİLEMEZ Toplantıda, Antalya`da Gemlik ve Ayvalık çeşitlerinin üretimi ve veriminde başarılı olma şansının olmadığı belirtilirken, bölgeye has Tavşan Yüreği ve Beylik çeşitlerinin üretimine ağırlık verilmesi gerektiği vurgulandı. Toplantıda, bölgedeki Tavşan Yüreği ve Beylik zeytin üretiminin yaygınlaşması için sözleşmeli fidan uygulamasının devreye sokulmasını istendi. Zeytinde budama ve ilaçlamayla ilgili genel bir sıkıntı olduğu dile getirilen sektörel analiz toplantısında, "Zeytin iyi bakılırsa kazançlı ve riski çok az bir bitki" ifadeleri kullanıldı. Antalya`daki zeytin üretiminin rantabl hale getirilmesi gerektiği vurgulanan toplantıda, zeytin üreticileri birliğinin kurulmasının şart olduğu kaydedildi. "Antalya`da zeytincilik göz ardı edilemez" diyen katılımcılar, sağlıklı yaşamla özdeşleşen zeytine artan talebin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.  

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN DARBEYE KARŞI ORTAK TAVIR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde 81 il oda ve borsa başkanları darbe girişimine karşı ortak basın açıklaması yaptı. Antalya Sanayi ve Ticaret Odası nda düzenlenen basın toplantısına ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ın yanı sıra, ilçe oda ve borsa başkanları, Deniz Ticaret Odası Başkanı ile meclis başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri de katıldı. Ortak açıklamayı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası(ATSO) Başkanı Başkanı Davut Çetin okudu. TOBB tarafından 81 il ve 160 ilçedeki 365 oda ve borsa başkanları ve yönetim kurullarıyla eş zamanlı olarak yayımlanan ortak bildiride şunlar kaydedildi: "DEMOKRASİ VAZGEÇİLMEZİMİZ, MİLLİ İRADE GÜCÜMÜZ, KARDEŞLİĞİMİZ GELECEĞİMİZ Değerli basın mensupları; Türkiye’de özel sektörün tamamını temsil eden TOBB ve 365 Oda-Borsa olarak 81 İl’de, bu ortak açıklamayı aynı anda yapıyoruz. 15 Temmuz gecesi milletimiz ve milli kurumlarımız, demokrasimize kasteden alçakça bir saldırıyı önlemiştir. Halkımız sandığa ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Darbe girişimi haberleri ortaya çıktığı gece, Birliğimiz ve Oda-Borsa camiası olaraktepkimizi ilk anda ortaya koyduk. Bu hain kalkışmanınbaşarısızlığa uğraması, Türk milletinin birlikte duruşu, kararlı tutumu ve demokrasiye sahip çıkma iradesiyle mümkün olmuştur. Ülkemizin bütün kurumlarının, siyasi partilerimizin, sivil toplumun, basın kuruluşlarımızın, demokrasiyi sahiplenmiş olmasından herkes büyük bir mutluluk duymalıdır. Demokrasi düşmanlarına karşı iktidarı ve muhalefetiyle siyasi partilerimizin ve siyasetçilerimizin gösterdiği birlik, beraberlik ve kararlı duruş, en büyük takdiri hak etmektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımız ve Meclisteki tüm siyasi partilerimizi, cunta heveslileri karşısındaki dik duruşlarından dolayı yürekten kutluyoruz. Gözü dönmüş darbecilerin saldırılarına büyük bir sebatla direnen, böylece Gazi unvanını bir kez daha hatırlatanMeclisimizle gurur duyuyoruz. Bu darbegirişimi karşısında direnen, tavır sergileyen herkese,başta kahraman emniyet görevlilerimize ve TSK’nın şerefli mensuplarına, gönül dolusu teşekkür ediyoruz. Onlara minnettarız. Ama en çok, darbecilerin silahları karşısında kahramanca direnen milletimizin azim ve cesaretiyle kıvanç duyuyoruz. Bizler, gücünü sandıktan, yetkiyi milletten almayan bir idare istemiyoruz. Ülkemiz için demokrasi dışında bir seçenek de görmüyoruz. Ordu içinde örgütlenmiş bu terörist çetenin tamamen ortaya çıkartılmasını ve adalet önünde hesap vermesini bekliyoruz. Hayatını kaybeden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, kıymetli ailelerine sabırlar, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimiz onlarıdaima minnetle ve rahmetle anacaktır. Değerli Basın mensupları, Allah’a şükür milletimizin sağduyusu, feraseti, cesareti ve Allah’ın yardımıyla bu belayı, bu fitneyi durdurduk. Bu şerden, hem demokrasimizi, hem de birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek çıktık. Hepimiz demokrasi konusunda toplumda sağlanan bu büyük mutabakatın değerini bilmeliyiz. Şimdi çok daha güçlü olmak,birbirimize daha fazla sarılmak, birbirimizi daha fazla sevmek zorundayız. Çünkü bizi biz yapan, bizi ayakta tutan, bizi millet yapan unsur budur. Ülkemizi kaosa sürüklemek isteyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz.İş dünyası olarak daha fazla çalışma, üretme, istihdam sağlama zamanı diyoruz. Geçmişte olduğu gibi, bugün de, yarın da TOBB ve 365 Oda-Borsa olarak demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize karşı olanların da karşısına dikileceğiz. Özel sektör olarak, ülkemiz ve milletimiz için daha büyük bir azimle çalışacak ve Türkiye’yi büyük hedeflerine taşıyacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözünü hep aklımızda tutarak; ülkemiz için durmadan çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Yeter ki birlik ve beraberliğimizin kıymetini aklımızdan çıkarmayarak omuz omuza verelim. Yeter ki birbirimizi sevelim, birbirimize inanıp, güvenelim. Bu vesileyle halkın iradesi dışında hiçbir iradeyi tanımayacağımızı, demokrasiden vazgeçmeyeceğimizi ve darbe girişimlerini kabul etmeyeceğimizi bir defa daha vurguluyoruz. Devletimiz ve ülkemiz var oldukça biz de varız. Demokrasi varsa hepimiz varız. Allah, ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmazsın. Kamuoyuna saygıyla duyururuz." TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu nun canlı yayında söz vermesi üzerine Davut Çetin, Antalya nın Yörük diyarı bir kent olduğunu belirterek, "Yörükler vatan sevgisinin ne olduğunu çok iyi bilirler. İlk günden itibaren Antalya da bu hain darbeye karşı gayet güzel şekilde cevap verilmiştir. Vatandaşımız göğsünü siper ederek darbecilere karşı gereken tepkiyi vermiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin itibarını da hep göz önünde bulundurarak tepki ortaya konmuştur. Biz buradayız milli idarenin önüne geçecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz. Tüm milletimize geçmiş olsun diyorum. TOBB yönetimine de böyle bir fırsat verdiği için teşekkür ediyorum" diye konuştu

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR: GÜN MİLLETÇE DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR
Antalya Ticaret Borsası, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın darbe girişimi sonrası yaptığı açıklama şöyledir: “Demokrasiye karşı yapılan her türlü girişim hukuksuzdur ve kabul edilemez, gün milletçe demokrasimize sahip çıkma günüdür. Millet iradesine karşı yapılmış olan darbe girişimi asla kabul edilemez. Hiçbir güç milletin kararının üzerinde değildir. Seçimle gelen iktidarların yine seçimle gitmesi demokrasi anlayışımızın temelini oluşturmaktadır. Halkımız kendi iradesi dışında başka hiçbir iradeyi kabul etmeyeceğini, tüm girişimlerin sonuçsuz kalacağını, darbecilere prim vermeyeceğini ve demokrasiye bağlı kalacağını kararlılık ve cesaretle göstermiştir. Türk milleti olarak her türlü darbe girişiminin karşısında, demokrasinin yanındayız. Biliyoruz ki tüm zorlukların içerisinden başarıyla çıkan milletimiz, bu zorluktan da başarılı bir biçimde çıkacaktır. Vatandaşlarımızdan bu zor dönemde demokratik yönetim anlayışına sahip çıkmalarını, tepkilerini kimsenin oyununa gelmeden, taşkınlıklardan uzak durarak ve aklıselim bir biçimde sergilemelerini bekliyoruz. Talihsiz olaylarda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah`tan rahmet, şehitlerimizin kederli aileleri başta olmak üzere aziz milletimize sabır ve başsağlığı, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Saygılarımla…”  

Detaylar...

RAMAZAN AYI FİYATLARI ASKIDA TUTTU
ATB, BAGEV Başkanı Ali Çandır, Haziran ayında meyve ve sebzede yaşanan bolluğa rağmen Ramazan ayındaki talep nedeniyle fiyatların askıda kaldığını kaydetti. Çandır, son aylarda enflasyon belirleyicisinin gıda ve tarım fiyatları olduğunu belirterek, enflasyonla mücadelenin tarımdaki yapısal reformlara bağlı olduğunu söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ülke genelinde tüketici fiyatlarının Haziran ayında yüzde 0,47 artarak beklentinin üzerinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde de yüzde 0.41 oranında artış gerçekleştiğini belirtti. Enflasyonun yıllık bazda Haziran ayında TÜFE’de yüzde 7,64, ÜFE’de yüzde 3,41 artış gösterdiğine dikkat çeken Çandır, “Uzmanların tüketiciler açısından aylık bazda yüzde 0,10 civarında, yıllık bazda ise yüzde 7,60 civarında bekledikleri fiyat artışları, hem aylık hem de yıllık bazda beklenenin üzerinde yer alırken, yıllık bazda 2 ay aradan sonra yeniden yüzde 7 seviyelerini aştı. Bunda geçtiğimiz yılın aynı döneminden hareketle elde edilen baz etkisi etkili oldu. Ancak bu gerçekleşmelere karşın Merkez Bankası’nın son dönemlerde faiz oranlarını aşağı yönde güncellemesi, fiyat artışı beklentilerinin Merkez Bankası nezdinde günden güne iyiye gittiğinin bir göstergesi" değerlendirmesinde bulundu. BATI AKDENİZ EN UCUZ 2. BÖLGE Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde Haziran ayında tüketici fiyatlarında artış görülürken, aylık fiyatların artış oranının yüzde 0,26 olduğunu belirten Ali Çandır, tüketici fiyatlarının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,30 arttığını kaydetti. Çandır, “Geçtiğimiz ay Batı Akdeniz`in aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamalarının altında bir enflasyona sahip olduğu söylenebilir. Haziran ayında manşetin artış oranı bakımından bölgemiz en ucuz 2. Bölge olmuştur. Bunda tarla ve tezgahta yaşanan bolluk etkili olmuştur. Ramazan ayında artan talebe rağmen elde edilen bu sonuç sevindiricidir” dedi. TARLADAKİ BOLLUK FİYATLARA YANSIDI Türkiye genelinde Haziran ayındaki fiyat artışlarını ürün bazında değerlendiren Çandır, yüzde 28,43 artışla "sivri biberin", harcama grubu bazında yüzde 1,16 artışla "gıda ve alkolsüz içecekler" grubunun ilk sıralarda yer aldığını kaydetti. Çandır, ürün gruplarında eğitim ve sağlık fiyatlarının önemli ölçüde artış gösterdiğine dikkat çekti. Son aylarda özellikle gıda ve tarım ürünleri üretiminin artmasının enflasyona olumlu yansıdığını belirten Çandır, “Ramazan ayında yaşanan talep artışı bu olumlu etkiyi sınırladı” dedi. Gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin, enflasyonun gevşemesinin önündeki en büyük engel olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Bu nedenle bizler tarımsal ürünlerin, üretiminden tüketimine geçen süre zarfındaki tüm zincirin kontrol altında tutulması ve fiyat artışına neden olacak tüm etmenlerin bertaraf edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca her Ramazan ayında yaşanan fırsatçılığın önüne geçebilmek için de denetimlerin sıklaştırılmasının tüketiciye olumlu yansıyacağına inanıyoruz” diye konuştu. ÜRETİMİN ÖNÜ AÇILMALI Ülkenin içerisinde bulunduğu durum, özellikle de turizmdeki tıkanıklığın olumsuz etkisine dikkat çeken Ali Çandır, “Ekonominin üzerindeki gri renk özellikle sanayi sektörü girişimcilerinin üretimlerini artıramaz hale getirdi. Bu durum, bir yandan arzı olumsuz etkilerken, diğer yandan da fiyatları askıda tuttu. Gelinen noktada ise enflasyon yılsonu hedefinin oldukça uzağında bir görüntü sergiledi” dedi. Geçtiğimiz ay yaz sebze ve meyvedeki arz artışının enflasyona olumlu yansıması beklenirken Ramazan ayındaki talep artışının bu gelişmeyi dizginlediğini söyleyen Çandır, “Batı Akdeniz’in tarımsal üretimde öncü olması, bölgemizin gelecekte oluşacak manşet enflasyona katkısını ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu nedenle tarım ve gıdada yaşanan fiyat katılığının önüne geçilmesi ve hedeflenen enflasyonun elde edilmesi için tarım sektörün sorunlarının ortadan kaldırılmasına, üretiminin önünün açılması zorunludur” diye konuştu. ENFLASYONLA MÜCADELE TARIMDAKİ YAPISAL REFORMA BAĞLI Türkiye’de son zamanlarda tarım gıda fiyatları nispeten yavaş şekilde hareket ederken, tüm dünyada son 4-5 yılın en düşük seviyelerini gördüğüne dikkat çeken Ali Çandır, “Bir yandan talep düşüklüğü, bir yandan da güçlü stok, güçlü dolar, zayıf petrol fiyatlarının etkisiyle dünyadaki tarım fiyatları sürekli bir düşüş yaşıyor olması, dünyada, başta tahıl olmak üzere güçlü üretim beklentisinin oluşmasına da katkı sağlamakta. Bizde ise tarım ve gıda ürünleri sektörlerinde, başta enerji olmak üzere tüm üretim maliyetlerinden oluşan baskının düşük seviyelere çekilememiş olması, fiyatların asılı kalmasına ya da yavaş hareket etmesine yol açmakta” dedi. Tarımda yapısal reformların en kısa zamanda uygulanması gerektiğini vurgulayan Çandır, “Küresel ölçekte enerji fiyatlarındaki aşağı yönlü ivme gelecek açısından her ne kadar olumlu görünse de, enflasyonla kalıcı mücadele ancak ve ancak tarımda gerçekleşecek yapısal reform kanallarıyla mümkün olabilecektir. Ayrıca sanayi ve hizmetler sektörlerine sağlanacak destekler topyekun üretim artışıyla sonuçlanacaktır ki bu da enflasyonu yumuşatacaktır” diye konuştu. Rus vatandaşlarının ülkemize seyahat edebileceği yönünde atılan adımları geç kalınmış ancak olumlu adım olarak değerlendiren Çandır, “Gün artık ekonomiye odaklanma ve birbirini besleyen tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin bütünleşmesini sağlama günüdür. Üretimin sürdürülebilirliği ancak bu üç sektörün bütünleşmesine bağlıdır ki bu da enflasyonun belini kıracak yegane anahtardır" dedi.  

Detaylar...

ANTALYA YAKLAŞIMI ZARURİ HALE GELDİ
Antalya’da TOBB’a bağlı oda ve borsa başkanları mevcut ekonomik gelişmelere dair tespit, görüş ve önerileri değerlendirmek üzere ATSO’da bir araya geldi. Ortak toplantıda Başkanlar Antalya Ticaret Borsası nın gündeme getirdiği "Antalya Yaklaşımı"nın zaruri hale geldiğini vurguladı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yaşanan krizin Antalya nın direncini kırdığını belirterek, "Antalya nın kurulu kapasitesi ve geçmiş yıllardaki ekonomik kapasitesi itibariyle Türkiye nin gözbebeği ve bu sarmaldan çıkmak için bir Antalya yaklaşımına ihtiyaç var" dedi. Toplantıya Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, Kumluca Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Durdaş, İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Yönetim Kurulu Başkanı Bekir İnanç Kendiroğlu katıldı. SON 30 YILIN EN AĞIR KRİZİ Oda başkanları adına ortak açıklamayı yapan ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya ekonomisinin son 30 yılın en ağır krizini yaşadığını söyledi. Antalya ya gelen yabancı turist sayısının önceki iki yıla göre altı ayda 2 milyon, haziran ayında 750 bin kişi civarında olmak üzere yüzde 54 azaldığını belirten Davut Çetin, "Antalya, turizmde 2004 yılının rakamlarına geri dönme riskiyle karşı karşıya. Bazı bölgelerimizde otellerin bir kısmı açılmamış bir kısmı da Ramazan Bayramı sonrasında kapanacaktır. Konaklama sektöründe yüzde 30 a yakın istihdam kaybı söz konusu. Kemer, Alanya gibi ilçelerimizde kapalı işyeri sayısı bile durumu açık biçimde ortaya koymaktadır" dedi. ÖRTÜALTINDA YÜZDE 41 E VARAN DÜŞÜŞ Antalya tarımında örtü altı üretimin en yoğun olduğu nisan ve mayıs aylarında üretici fiyatlarının önceki yıla göre yüzde 25-41 arasında düşüş kaydedildiğini anlatan Çetin, "Gelir kaybı finansman alanında sorunlar yaratmaya başlamış, ilimizde protestolu senet ve karşılıksız çek tutarı artışı tırmanmaya başlamıştır. Mevcut durum devam ettiği takdirde, Antalya ekonomisinde etkisi yıllarca sürecek kalıcı bir hasar ortaya çıkacaktır. Tüm sektörlerden sürekli olarak telefonlar geliyor, sesimiz duyulmuyor, eylem yapalım diyorlar. Bu konunun sosyal patlamaya doğru gitme tehlikesi bulunmaktadır" dedi. "GEÇMİŞTE GÖRÜLMEMİŞ ÖNLEMLER AMA YETERLİ DEĞİL" Hükümetin, şubat ayından bu yana konaklama ve seyahat acenteleri için uçak desteği, kredi erteleme gibi geçmişte görülmemiş önlemler aldığını dile getiren Çetin, "Ancak uçak desteği canlanma yaratmaya henüz yetmemiştir. Ayrıca, konaklama sektörü dışında turizmle yaşayan, turizmin doğrudan etkilediği sektörlere dönük olarak da destek sağlanması gerekmektedir. Bu hafta içerisinde İsrail ve Rusya ile ilişkilerin düzelmesi yönünde atılan adımları olumlu ve ümitle karşılıyor ve dış politikamızda bu yönde adımların hızlanmasını diliyoruz" diye konuştu. "ANTALYA YAKLAŞIMI ZARURİ HALE GELDİ" Antalya ekonomisinin durumunun beklemeye zaman vermediğini belirten Davut Çetin, mevcut durumun bir Antalya Yaklaşımı nı zaruri hale getirdiğini vurguladı. Tüm sektörlerin direncini arttırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Çetin, "Özellikle iş dünyasının finansman koşullarına dönük destekleyici önlemlerin alınması acil hale gelmiştir. Hane halkı da dahil olmak üzere Antalya da borç yükü, limitlerin üzerindedir. Bu noktada ekonomi ile ilgili Bakanlarımızın Antalya da Antalya gündemli toplanmaları kent ekonomisine güç katacaktır" dedi. TALEPLERİ SIRALADI Birkaç aydan bu yana dile getirdikleri talepleri bir kez daha gündeme getirmek istediklerini aktaran Davut Çetin, bu talepleri şöyle sıraladı: "Antalya da bütün sektörlerde KOBİ lerin SGK, vergi, kredi ödemelerine erteleme ve birkaç yıla yayma imkânı sağlanmalıdır. Antalya da bütün sektörlerde KOBİ lere faizsiz veya çok düşük faizli kredi imkânı sağlanmalıdır. Antalya ya dönük istihdam desteği programları geliştirilmelidir. İşyeri kiralarında düşüş sağlamaya dönük vergi indirimleri yapılmalıdır. Stopaj ve emlak vergilerinde indirim yapılması, faizsiz ertelenmesi ya da ötelenmesi gündeme gelmelidir." TURİZMİN GELECEĞİ Başkan Çetin, kısa vadeli finansman ve destek önlemleri dışında, Türkiye turizminin geleceği ile ilgili beklentileri iyileştirmek üzere orta ve uzun vadeli yapısal politika paketi hazırlanması gerektiğini de söyledi. Turizmde durumun ciddiyetinin dikkate alınması gerektiğini kaydeden Çetin, "Kriz yönetimi masası kurulmalı, hedef pazarlar, tanıtım, halkla ilişkiler, hedef kitle kampanyaları, destekleme önlemleri için acil eylem planı geliştirilmeli ve hızla uygulamaya geçilmelidir. Temmuz ayında hükümetimizin bir paket açıklayacağı basında yer aldı. Bu pakette belirttiğimiz hususların dikkate alınması son derece önemlidir. Pakette dile getirilen unsurlardan birisi de turizmcinin ihracatçı sayılması ve ihracat desteklerinden yararlanması olarak görülüyor. Bu bizim yıllardır dile getirdiğimiz bir husustu, umarız sektörü tatmin edecek bir düzenleme ile hayata geçer" diye konuştu. ÇANDIR: "DAHA FAZLA DESTEĞE İHTİYACIMIZ VAR" Antalya daki ekonomik krizin turizmde başladığı ve diğer tüm sektörlere yayıldığını belirten ATB Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti: "Kriz Antalya nın direncini kırdı. Kurulu kapasitesi ve geçmiş yıllardaki ekonomik kapasitesi yüksek olan Antalya, Türkiye nin gözbebeği. Bu nedenle Antalya nın sarmaldan çıkmak için bir "Antalya Yaklaşımı"na ihtiyacı var. Bu yıl Antalya ya daha özel yaklaşımla daha ciddi destekler bekliyoruz. Antalya nın direncini artırıcı destek paketine ihtiyacımız var. Merkez Bankası karşılık oranlarını tolere etmek mümkün. Kamu, yerel, meslek örgütlerine borçların yapılandırılması, Antalya nın üzerinden alınması önemli. Geçmişte İstanbul, Anadolu hatta Londra yaklaşımı gibi bir takım çalışmalar yapıldı. Türkiye deki örneklerinde bazı olumsuzluklar yaşandı ama buradaki tecrübeler değerlendirilebilir. Bugüne kadar isteklerimizin bazıları gerçekleşti ama daha fazla desteğe ihtiyacımız var." DENİZ TURİZMİ SEKTÖRÜ DE KÖTÜ DURUMDA DTO Başkanı İnanç Kendiroğlu, kruvaziyer turizmde de yüzde 50 ye yakın kayıp yaşandığını söyledi. Charter teknelerde pik sezon olmasına rağmen rezervasyon olmadığını ve ağustos ayının da boş olduğunu dile getiren Kendiroğlu, "Günübirlik tekneler doğrudan turizmle alakalı ve oldukça kötü durumda. Kısmen yerli veya farklı ülkelerden gelenler var ancak hayatını idame ettirme noktasında çalıştırıyorlar. Antalya da su sporları merkezi 300 adet ve birçoğu kirayı ödeyemeyecek durumda olduğundan büyükşehirden ertelenmesini talep ettik. En büyük sıkıntılardan biri bankaların insanlara yaklaşımı. Mevcut kredileri bir şekilde alıp yeni ödeme yapmamaları. Mevcut limitleri kullandırmama gibi çok fazla gördüğümüz konular" dedi.

Detaylar...

ATB HAZİRAN MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Haziran Ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Meclis Başkanı Meclisi İstanbul Havalimanı nda yaşanan terör olayını kınayarak başladı. Kayan, saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifa, ölenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi. Yönetimin 1 aylık çalışmalarının anlatıldığı Meclis’te Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, barışı hedef alan terör saldırılarını kınayarak konuşmasına başladı. TERÖRE KINAMA Yaşanan terör olayını "insanlık dışı, soysuz" olarak niteleyen Ali Çandır, "İnsanlıkla ilgisi olmayan, herhangi bir hakkı savunmakla ilgisi olmayan terör eyleminin bizim birliğimizi dirliğimizi bozmamasını diliyorum. Özellikle son 1 yıla yakın süredir kaybettiğimiz bütün canlarımızı rahmetle anıyorum. Terörün istediği noktaya gelmemesi için hepimizin elbirliği, güçbirliği yapması gerektiğine inanıyorum" diye konuştu. Siyaset kurumunun günlük kısır çekişmelerden kurtulup, ülkemize huzur gelmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Çandır, "Vatandaş olarak bizlerde moralimizi bozmamalıyız. Özellikle sosyal medyada terörün istediği gibi doğru yada yanlış görselleri paylaşarak vatandaşlarımızın moralini bozmamalıyız. En kısa sürede bu cendereden çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olmamalı, bizler teröre alışmamalıyız. Teröre karşı güçbirliği yapmalıyız" diye konuştu. Antalya Valiliğinden merkeze çekilen Muammer Türker’e çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, Antalya Valiliği’ne atanan Münir Karaloğlu’na da başarı diledi. Kumluca ve Adrasan’da çıkan yangınlarda 650 hektar alanın zarar gördüğünü hatırlatan Çandır, "Sayın Bakanımız ve Valimizin açıklamaları yüreğimize su serpti. Sonbahardan itibaren tekrar yeşillendirmenin, orman olarak geliştirmenin yollarını arayacaklarını ifade ettiler" dedi. EKONOMİK DEĞERLENDİRME Açıklanan resmi rakamların Antalya da yaşanılan sıkıntıyı ortaya koyduğunu kaydeden Ali Çandır, “Zaman zaman bunu karamsarlık diye belirtenler olabiliyor. Ancak biz genelde alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket etmeye çalışıyoruz. Doğrudur, yanlıştır ama ekonomik veriler bize bir eğilimi, gidişatı gösteriyor" dedi. Son 7 yıllık birinci çeyrek büyüme ortalaması üzerinden 2016’nın ilk çeyreğini değerlendiren Ali Çandır, Türkiye ortalamasında tarımın ilk çeyreğe göre biraz zayıfladığını, yüzde 4.86 olan ortalama büyümeden yüzde 2.7 ye düştüğünü kaydetti. Ticarette yüzde 6.13 ten 6.55 e gelişme olduğunu belirten Çandır, “İnşaat sektöründe önemli azalma sözkonusudur. Yani yüzde 7.74 ten 5.61 e düşmüş durumda. Milli gelirimiz ortalama büyüme olan yüzde 6.48 den, 4.81 e geriledi. Her ne kadar 4.8’lik büyüme beklentinin üzerinde olsa da geçtiğimiz 7 yıllık ilk çeyrek dönemlerin altında kalmıştır. Tabi ki bu, gerek bizim ülkemizde gerekse dünyadaki ekonomik yapıdan kaynaklanıyor" dedi. TARIM ORTALAMANIN ALTINDA Antalya’nın tarımda yüzde 45, ticarette yüzde 28, finansta yüzde 11 düzeyinde, ortalamanın altında kaldığını anlatan Çandır, “İnşaattaki büyüme son 6 yıllık büyümenin yüzde 7 gerisinde gerçekleşti. Harcama kalemlerinde büyümeyi tetikleyen ne diye baktığımızda; tüketimdeki artış 5.2 den 6.8 e ulaştı. Yurtdışı tüketim harcamalarımız 7.6 dan, 42.93 e yükselmiş durumda. Kamu tüketimi de yüzde 100 lük artışla 10.91 oldu. Büyümemize yansıyan ihracatın katkısı 1.59 da kalmış. Yine ithalatımızda 7.53 seviyesinde kalmıştır. Sabit yatırımlardaki büyüme ise 2016 ilk çeyrek itibariyle sıfırın altında" dedi. BANKALARA BORÇLUYUZ Antalya da sektörel anlamda kredilerin yüzde 56’sını turizm, yüzde 22 sini ticaret, yüzde 11’erini tarım ve inşaatın kullandığını dile getiren Çandır, açıklanan büyüme rakamlarının ekonomideki üretim ve ticaret faaliyetlerinin sonucu olduğunu söyledi. Mayıs ayı itibariyle 56 milyar lirayı bulan kredi yükü oluştuğunu kaydeden Çandır, şöyle konuştu: “Genel ekonomik yapısı itibariyle Türkiye’nin 9 uncu sırasında olmamıza rağmen borçlu il sıralamasında 4 üncüyüz. Yani yarattığımız değerden çok daha fazla bankalara borçluyuz. Tarımsal kredilerdeki durumumuz, Türkiye ortalamasından iyi olduğumuzu gösteriyor. Türkiye’de ve Antalya’da tarımsal kredi büyümesi, 2016 ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 33 olmuşken, takibe düşme oranı ise aynı dönemde Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 15 artış olarak gerçekleşmiştir. Bunu tabi, Antalya’nın yapısı itibariyle dikkate almalıyız. Bizim kredi ve harcama bölümümüz üretim yapımızdan kaynaklı, özellikle ikinci çeyrekte ortaya çıkacak riskler barındırmaktadır. Şu anda ikinci çeyrekteyiz ve bu riski daha da hissedeceğiz. Bizim kredi talebimiz, ihtiyacımız ve takibe düşme oranımız ikinci-üçüncü çeyrekte tarımın, turizmin yansımalarından sonra daha da artıyor. Bizim sürekli vurguladığımız, bir Antalya yaklaşımına, Antalya’daki borçların yapılandırılması ihtiyacına vurgu yapmaktı. Ticarete bakarsak Türkiye’de yaklaşık yüzde 22 lik kredi büyümesi sözkonusu. Antalya’daki bu kredi büyümesi geçtiğimiz ilk çeyrekte yüzde 56 olmuş. Bu demektir ki biz bankalara daha çok borçlanmaya devam ediyoruz. Takibe düşme oranı da Türkiye’de 65, Antalya da ise yüzde 59 civarında. Bu bugün için sevindirici ama önümüzdeki günler ne getirecek merakla bekliyoruz. Daha doğrusu biraz kaygılıyız ve bunları destek istemek için dile getiriyorum." PROTESTOLU ÇEKTE ORTALAMININ ÜZERİNDEYİZ Antalya inşaat sektörünün de borç sarmalı içinde olduğunu belirten Çandır, protestolu senet ve çek büyümesinde ilk 5 aylık dönemde Antalya da tutar olarak yüzde 73 lük, adet olarak yüzde 31 lik artış var. Bunda da Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye ilk 5 ayda adet olarak yüzde 39 olan miktar Antalya da iki katı civarında. Tabi bunutamamen çek- senet yasasındaki olumsuzluğa bağlamak doğru değil. Ekonomideki durgunluğun sonucu diye bakıyoruz" dedi. ÇARE ANTALYA YAKLAŞIMI Antalya da yaş meyve ve sebze ihracatında 5 ayda yüzde 25 düşüş olduğuna dikkat çeken Çandır, “Biz bu daralmayı 2011 ve 2012 yıllarında yüzde 9 gibi yaşamıştık. 2015 te yüzde 8.5, 2016 da yüzde 25 lik daralma var. Yine bütün tarımsal ihracatımızda Türkiye genelinde yüzde 4.2 olan azalışı, Antalya da 8.4 olarak yaşadık. Antalya’nın toplam ihracatında geçtiğimiz 5 aylık döneme göre yüzde 6.1 lik azalış var. Geçen yılki 9.7 lik azalışı gördükten sonra ikinci en kötü azalış olarak gözümüze çarpıyor. Bu rakamları moral bozmak için söylemiyoruz, bu kente inanıyoruz, kurulu kapasitesine de inanıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz borç sarmalından dumura uğrama riskinden bizi kurtaracak bir “Antalya Yaklaşımına” ihtiyacımız var" diye konuştu. ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR “Antalya durursa Türkiye durur” sözünü sık sık kullandığını kaydeden Çandır, “Bazen bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Çünkü Antalya gerçekten ülkenin cari açığına yaptığı gerçek katkıyla, ticarete verdiği destekle, kamuya aktardığı kaynakla önemli rol üstleniyor. Türkiye ekonomisinde geçmişten bugüne kadar ne oldu diye baktığımızda kamuya aktardığımız ile kamudan aldıklarımız arasındaki fark. Biz yıllardır kamuya 10 birim katkı yaparken, kamudan 1 yatırım almaktayız.. Elbette ülkenin yapısına baktığımızda bütün şehirler yatırdığını almak durumunda değil. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durumda bizim devletimizden bu desteği alma ihtiyacımız var. Bu kurulu kapasiteyi harekete geçiremezsek bundan sonra daha zor günler bizi bekliyor. Bu konuda da karamsarlık sözkonusu değil. Çünkü biz Antalya’ya güveniyor, inanıyoruz" dedi. UMUTSUZ OLMA LÜKSÜMÜZ YOK Yılın ilk çeyreği ve ilk beş ayı gerçekleşmeleri itibariyle Antalya’nın üretim ve ticaret faaliyetleri Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya genel olarak başarılı bir tablonun çıkmadığını söyleyen Çandır, "Bu gerçekleşmeleri hepimiz yaşamaktayız ve güncel olarak da derinden hissetmekteyiz. Kısaca durumumuz iç açıcı değildir. Tüm bu gerçeklere rağmen çözümsüz ve umutsuz olmamız gibi bir lüksümüzde yoktur. Bizler temsil ettiğimiz kurumların geçmişi ve birikimiyle yaraları gösterdiğimiz gibi merhemi de önerme sorumluluğuna sahip bulunmalıyız. Görev yaptığımız süre içerisinde bu sorumluluktan hiçbir şekilde kaçınmadık ve görmezden gelmedik" dedi. ŞİMDİ ANTALYA ZAMANINA DESTEK İSTEDİ Ali Çandır, yaşanan krizin birlikte hareket ederek aşılabileceğini vurguladı. Antalya Ticaret olarak "Şimdi Antalya Zamanı" kampanyası başlattıklarını hatırlatan Çandır, şunları söyledi: "Çünkü biz bu kente sahibiz diyoruz, biz bu kente aidiz diyoruz, biz bu kente üstümüze vazife olsa da olmasa da bu kentin her türlü konusuna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyoruz. Onun için “Şimdi Antalya Zamanı” kampanyasını yürütüyoruz. Bu kampanyanın çevre bulması ve insanların bu kampanyayı sahiplenmesini bekliyoruz. Bunun için “Şimdi Antalya Zamanı” diyerek gerek kamudan taleplerimizi, gerek özel sektörden taleplerimizi dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum." Şimdi Antalya Zamanı na özel sektörün vereceği desteğin önemine vurgu yapan Ali Çandır, "Antalya’ya milyonlarca yolcu taşıyan yerli havayollarımız, uluslararası alanda yaptığı kampanyalardan birini niye Antalya’da yapmasın? Gidiş sizden dönüş bizden kampanyası ile Antalya ya gelen sayısını artıramazlar mı? Yine turizm sektörümüz 3 gün kalan 1 gün misafirimiz kampanyası başlatabilir. Yine havayolları kış aşlarında uyguladığı tarifeleri yazın da uygulayabilir, Antalya’nın hareketliliği sağlanabilir. Çünkü gerçekten “Şimdi Antalya Zamanı”, çünkü Antalya’nın kurulu kapasitesi var, çünkü Antalya’nın yetişmiş iş gücü var, işi bilen insanları var. O nedenle Şimdi Antalya Zamanını desteklememiz gerekir" diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve birlikte çalıştığı ekibe, 5 ülkede Antalya tanıtımı için yürüttüğü faaliyetler nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya nın tanıtımın yanında lobi faaliyetine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Antalya da ticari hareketliliği sağlamak için çeşitli faaliyetler sürdürüldüğünü söyleyen Çandır, ATB nin de destek verdiği Alışveriş Festivali nin esnaf ve vatandaş tarafından sahip çıkılmadığını belirtti. Çandır, "Antalya’da ne oluyorsa bizim buna sahip çıkma sorumluluğumuz var. Çünkü biz bu kentten besleniyoruz, bu kentin bize verdikleriyle bugünlere geldik" dedi. İÇERİDE DE NORMALLEŞELİM Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde normalleşme için attığı adımların memnuniyet verici olduğunu söyleyen Çandır, "Yaşadığımız olumsuzluklarda çıkaracağımız elbette önemli dersler var ama sevindirici olan taraflar da var. Gerilen ilişkiler sonucunda ülkelerin halkları arasında bir husumet oluşmadı, bu bizim için en önemli kazanım, önemli bir teselli oldu. Bugünden yarına her şey düzelmeyecek ama umutlarımızın artırması önemli bir konu. Elbette geçmişten ders alacağız. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Bizler yine pazar çalışmalarımıza devam edeceğiz, pazardaki yerimizi eskisinden daha güçlü almanın yollarını bulacağız" diye konuştu. Uluslararası alandaki normalleşmenin Türkiye’ye de yansımasını dileyen Çandır, "Çünkü gerek insanlarımız arasında, gerek siyaset kurumu içinde yaşanan anormal durumun normalleşmesi gerekiyor. Dileğimiz odur ki; uluslararası alanda başlayan normalleşme süreci ülkemiz içinde de olur. Biz biraz daha ülkemize odaklanıp, kısır çekişmelerden kurtulup yarınlara daha umutla bakmalıyız" dedi. BAŞBAKAN A TEŞEKKÜR Başbakan Binali Yıldırım a Grup Toplantısı ndaki tarımla ilgili sözleri nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, tarımdaki 60 ın üzerindeki destek kaleminin tek kalemi indirilmesi yönündeki çalışmayı olumlu karşıladıklarını söyledi. Tarımla ilgili bazı beklentilerini de dile getiren Çandır, hububat sektörünün fiyatların sezondan önce açıklanmasını beklediğini söyleyen Çandır, "Yangından sonra gelen itfaiye gibi olmasın, hasat öncesinde hububat fiyatlarının açıklanmasını talep ediyoruz. Çiftçi buğdayını ekmeden ne kadar teşvik alacağını bilmeli" dedi. HAYVAN BORSASI BAYRAMDAN SONRA ATB Başkanı Ali Çandır, Hayvan Borsası nın projelerinin hazır olduğunu, teknik olarak nasıl hayata geçirileceği noktasında Ramazan Bayramı ndan sonra ANET le masaya oturacaklarını bildirdi. Çandır, "Bayramdan sonra birinci gündem maddemiz Hayvan Borsası olacak" dedi. Önümüzdeki hafta kutlanacak Ramazan Bayramı nın hayırlara vesile olmasını dileyen Çandır, Meclis ve Komite Üyelerine Ramazan ayında gıda paketlerini ihtiyaç sahiplerine usulüne uygun ulaştırdıkları için teşekkür etti. Antalya Ticaret Borsası Haziran ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Meclis Başkanı Meclisi İstanbul Havalimanı nda yaşanan terör olayını kınayarak başladı. Kayan, saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifa, ölenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi. Yönetimin 1 aylık çalışmalarının anlatıldığı Meclis te Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, barışı hedef alan terör saldırılarını kınayarak konuşmasına başladı. TERÖRE KINAMA Yaşanan terör olayını "insanlık dışı, soysuz" olarak niteleyen Ali Çandır, "İnsanlıkla ilgisi olmayan, herhangi bir hakkı savunmakla ilgisi olmayan terör eyleminin bizim birliğimizi dirliğimizi bozmamasını diliyorum. Özellikle son 1 yıla yakın süredir kaybettiğimiz bütün canlarımızı rahmetle anıyorum. Terörün istediği noktaya gelmemesi için hepimizin elbirliği, güçbirliği yapması gerektiğine inanıyorum" diye konuştu. Siyaset kurumunun günlük kısır çekişmelerden kurtulup, ülkemize huzur gelmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Çandır, "Vatandaş olarak bizlerde moralimizi bozmamalıyız. Özellikle sosyal medyada terörün istediği gibi doğru yada yanlış görselleri paylaşarak vatandaşlarımızın morallerini bozmamalıyız. En kısa sürede bu cendereden çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olmamalı, bizler teröre alışmamalıyız. Teröre karşı güçbirliği yapmalıyız" diye konuştu. Antalya Valiliğinden merkeze çekilen Muammer Türker e çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, Antalya Valiliği ne atanan Münir Karaloğlu na da başarı diledi. Kumluca ve Adrasan da çıkan yangınlarda 650 hektar alanın zarar gördüğünü hatırlatan Çandır, "Sayın Bakanımız ve Valimizin açıklamaları yüreğimize su serpti. Sonbahardan itibaren tekrar yeşillendirmenin, orman olarak geliştirmenin yollarını arayacaklarını ifade ettiler" dedi. EKONOMİK DEĞERLENDİRME Açıklanan resmi rakamların Antalya da yaşanılan sıkıntıyı ortaya koyduğunu kaydeden Ali Çandır, “Zaman zaman bunu karamsarlık diye belirtenler olabiliyor. Ancak biz genelde alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket etmeye çalışıyoruz. Doğrudur, yanlıştır ama ekonomik veriler bize bir eğilimi, gidişatı gösteriyor" dedi. Son 7 yıllık birinci çeyrek büyüme ortalaması üzerinden 2016 nın ilk çeyreğini değerlendiren Ali Çandır, Türkiye ortalamasında tarımın ilk çeyreğe göre biraz zayıfladığını, 4.86 dan 2.7 ye düştüğünü kaydetti. Ticarette 6.13 ten 6.55 e gelişme olduğunu belirten Çandır, “İnşaat sektöründe önemli azalma sözkonusu. 7.74 ten 5.61 e düşmüş durumda. Milli gelirimiz 6.48 den 4.81 e geriledi. Her ne kadar 4.8 lik büyüme beklentinin üzerinde olsa da geçtiğimiz 7 yıllık ilk çeyrek dönemlerin altında kalmıştır. Tabi ki bu gerek bizim ülkemizde gerekse dünyadaki ekonomik yapıdan kaynaklanıyor" dedi. TARIM ORTALAMANIN ALTINDA Antalya nın tarımda yüzde 45, ticarette yüzde 28, finansta yüzde 11 düzeyinde ortalamanın altında kaldığını anlatan Çandır, “İnşaattaki büyüme son 6 yıllık büyümenin yüzde 7 gerisinde gerçekleşti. Harcama kalemlerinde büyümeyi tetikleyen ne diye baktığımızda, tüketimdeki artış 5.2 den 6.8 e ulaştı. Yurtdışı tüketim harcamalarımız 7.6 dan 42.93 e yükselmiş durumda. Kamu tüketimi de yüzde 100 lük artışla 10.91 oldu. Büyümemize yansıyan ihracatın katkısı 1.59 da kalmış. Yine ithalatımızda 7.53 seviyesinde kalmıştır. Sabit yatırımlardaki büyüme ise 2016 ilk çeyrek itibariyle sıfırın altında" dedi. BANKALARA BORÇLUYUZ Antalya da sektörel anlamda kredilerin yüzde 56 sını turizm, yüzde 22 sini ticaret, yüzde 11 erini tarım ve inşaatın kullandığını dile getiren Çandır, açıklanan büyüme rakamlarının ekonomideki üretim ve ticaret faaliyetlerinin sonucu olduğunu söyledi. Mayıs ayı itibariyle 56 milyar lirayı bulan kredi yükü oluştuğunu kaydeden Çandır, şöyle konuştu: “Ekonomi olarak Türkiye nin 9 uncu sırasında olmamıza rağmen borçlu il sıralamasında 4 üncüyüz. Yani yarattığımız değerden çok daha fazla bankalara borçluyuz. Tarımsal kredilerde durumumuz Türkiye den iyi olduğumuzu gösteriyor. Türkiye de tarımsal kredilerin yüzde 33 te, Antalya da ise yüzde 18 de olduğunu görüyoruz. Takipteki durumda Türkiye de yüzde 33, Antalya da yüzde 15 civarında arttığını görüyoruz. Bu tabi Antalya nın yapısı itibariyle dikkate alırsak bizim kredi ve harcama bölümümüz üretim yapımızdan kaynaklı, özellikle ikinci dönemde ortaya çıkacak. Şu an ikinci çeyrekteyiz ve bunları daha da hissedeceğiz. Bizim kredi talebimiz, ihtiyacımız ve takibe düşme oranımız ikinci-üçüncü çeyrekten sonra tarımın, turizmin yansımalarından sonra daha da artıyor. Bizim sürekli vurguladığımız, bir Antalya yaklaşımına, Antalya daki borçların yapılandırılması ihtiyacına vurgu yapmaktı. Ticarete bakarsak Türkiye de yaklaşık yüzde 22 lik kredi büyümesi sözkonusu. Antalya daki bu kredi büyümesi geçtiğimiz ilk çeyrekte yüzde 56 olmuş. Bu demekki biz daha çok bankalara borçlanmaya devam ediyoruz. Takibe düşme oranı da Türkiye de 65, Antalya da yüzde 59 civarında. Bu bugün için sevindirici ama önümüzdeki günler ne getirecek merakla bekliyoruz. Daha doğrusu biraz kaygılıyız ve bunları destek istemek için dile getiriyorum." PROTESTOLU ÇEKTE ORTALAMININ ÜZERİNDEYİZ Antalya inşaat sektörünün de borç sarmalı içinde olduğunu belirten Çandır, protestolu senet ve çek büyümesinde ilk 5 aylık dönemde Antalya da tutar olarak yüzde 73 lük, adet olarak yüzde 31 lik artış var. Bunda da Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye ilk 5 ayda adet olarak yüzde 39 olan miktar Antalya da iki katı civarında. Tabi bunu çek- senet yasasındaki olumsuzluk temel sebep olarak değerlendirebiliyoruz. Sadece çek- senet yasasındaki olumsuzluğa bağlamak doğru değil. Ekonomideki durgunluğun sonucu diye bakıyoruz" dedi. ÇARE ANTALYA YAKLAŞIMI Antalya da yaş meyve ve sebze ihracatında 5 ayda yüzde 25 düşüş olduğuna dikkat çeken Çandır, “Biz bu daralmayı 2011 ve 2012 yıllarında yüzde 9 gibi yaşamıştık. 2015 te yüzde 8.5, 2016 da yüzde 25 lik daralma var. Yine bütün tarımsal ihracatımızda Türkiye genelinde yüzde 4.2 olan azalışı, Antalya da 8.4 olarak yaşadık. Antalya nın toplam ihracatında geçtiğimiz 5 aylık döneme göre yüzde 6.1 lik azalış var. Geçen yılki 9.7 lik azalışı gördükten sonra ikinci en kötü azalış olarak gözümüze çarpıyor. Bu rakamları moral bozmak için söylemiyoruz, bu kente inanıyoruz, kurulu kapasitesine de inanıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz borç sarmalından dumura uğrama riskinden bizi kurtaracak bir Antalya yaklaşımına ihtiyacımız var" diye konuştu. ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR Antalya durursa Türkiye durur sözünü sık sık kullandığını kaydeden Çandır, “Bazen bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Çünkü Antalya gerçekten ülkenin cari açığına yaptığı katkıyla ticarete verdiği destekle, kamuya aktardığı kaynakla önemli rol üstleniyor. Türkiye ekonomisinde geçmişten bugüne kadar ne oldu diye baktığımızda kamuya aktardığımızla kamudan aldıklarımız arasındaki fark. Biz yıllardır kamuya 10 katkı yaparken, kamunun bizim verdiğimizden 1 i Antalya ya yatırım olarak döndü. Elbette ülkenin yapısına baktığımızda bütün şehirler yatırdığını almak durumunda değil. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durumda bizim devletimizden bu desteği alma ihtiyacımız var. Bu kurulu kapasiteyi harekete geçiremezsek bundan sonra daha zor günler bizi bekliyor. Bu konuda da karamsarlık sözkonusu değil. Çünkü biz Antalya ya güveniyor, inanıyoruz" dedi. UMUTSUZ OLMA LÜKSÜMÜZ YOK Yılın ilk çeyreği ve ilk beş ayı gerçekleşmeleri itibariyle Antalya’nın üretim ve ticaret faaliyetleri Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya genel olarak başarılı bir tablonun çıkmadığını söyleyen Çandır, "Bu gerçekleşmeleri hepimiz yaşamaktayız ve güncel olarak da derinden hissetmekteyiz. Kısaca durumumuz iç açıcı değildir. Tüm bu gerçeklere rağmen çözümsüz ve umutsuz olmamız gibi bir lüksümüzde yoktur. Bizler temsil ettiğimiz kurumların geçmişi ve birikimiyle yaraları gösterdiğimiz gibi merhemi de önerme sorumluluğuna sahip bulunmalıyız. Görev yaptığımız süre içerisinde bu sorumluluktan hiçbir şekilde kaçınmadık ve görmezden gelmedik" dedi. ŞİMDİ ANTALYA ZAMANINA DESTEK İSTEDİ Ali Çandır, yaşanan krizin birlikte hareket ederek aşılabileceğini vurguladı. Antalya Ticaret olarak "Şimdi Antalya Zamanı" kampanyası başlattıklarını hatırlatan Çandır, şunları söyledi: "Çünkü biz bu kente sahibiz diyoruz, biz bu kente aidiz diyoruz, biz bu kente üstümüze vazife olsa da olmasa da bu kentin her türlü konusuna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyoruz. Onun için Şimdi Antalya Zamanı kampanyasını yürütüyoruz. Bu kampanyanın çevre bulması ve insanların bu kampanyayı sahiplenmesini bekliyoruz. Bunun için Şimdi Antalya Zamanı diyerek gerek kamudan taleplerimizi, gerek özel sektörden taleplerimizi dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum." Şimdi Antalya Zamanı na özel sektörün vereceği desteğin önemine vurgu yapan Ali Çandır, "Antalya ya milyonlarca yolcu taşıyan yerli havayollarımız, uluslararası alanda yaptığı kampanyalardan birini niye Antalya da yapmasın. Gidiş sizden dönüş bizden kampanyası ile Antalya ya gelen sayısını artıramazlar mı? Yine turizm sektörümüz 3 gün kalan 1 gün misafirimiz kampanyası başlatabilir. Yine havayolları kış aşlarında uyguladığı tarifeleri yazın da uygulayabilir, Antalya nın hareketliliği sağlanabilir. Çünkü gerçekten Şimdi Antalya Zamanı, çünkü Antalya nın kurulu kapasitesi var, çünkü Antalya nın yetişmiş iş gücü var işi bilen insanları var. O nedenle Şimdi Antalya Zamanını desteklememiz gerekir" diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve birlikte çalıştığı ekibe, 5 ülkede Antalya tanıtımı için yürüttüğü faaliyetler nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya nın tanıtımın yanında lobi faaliyetine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Antalya da ticari hareketliliği sağlamak için çeşitli faaliyetler sürdürüldüğünü söyleyen Çandır, ATB nin de destek verdiği Alışveriş Festivali nin esnaf ve vatandaş tarafından sahip çıkılmadığını belirtti. Çandır, "Antalya da ne oluyorsa bizim buna sahip çıkma sorumluluğumuz var. Çünkü biz bu kentten besleniyoruz, bu kentin bize verdikleriyle bugünlere geldik" dedi. İÇERİDE DE NORMALLEŞELİM Türkiye nin uluslararası ilişkilerde normalleşme için attığı adımların memnuniyet verici olduğunu söyleyen Çandır, "Yaşadığımız olumsuzluklarda çıkaracağımız elbette önemli dersler var ama sevindirici olan taraflar da var. Gerilen ilişkiler sonucunda ülkelerin halkları arasında bir husumet oluşmadı, bu bizim için en önemli kazanım, önemli bir teselli oldu. Bugünden yarına her şey düzelmeyecek ama umutlarımızın artırması önemli bir konu. Elbette geçmişten ders alacağız. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Bizler yine pazar çalışmalarımıza devam edeceğiz, pazardaki yerimizi eskisinden daha güçlü almanın yollarını bulacağız" diye konuştu. Uluslararası alandaki normalleşmenin Türkiye ye de yansımasını dileyen Çandır, "Çünkü gerek insanlarımız arasında, gerek siyaset kurumu içinde yaşanan anormal durumun normalleşmesi gerekiyor. Dileğimiz odur ki; uluslararası alanda başlayan normalleşme süreci ülkemiz içinde de olur. Biz biraz daha ülkemize odaklanıp, kısır çekişmelerden kurtulup yarınlara daha umutla bakmalıyız" dedi. BAŞBAKAN A TEŞEKKÜR Başbakan Binali Yıldırım a Grup Toplantısı ndaki tarımla ilgili sözleri nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, tarımdaki 60 ın üzerindeki destek kaleminin tek kalemi indirilmesi yönündeki çalışmayı olumlu karşıladıklarını söyledi. Tarımla ilgili bazı beklentilerini de dile getiren Çandır, hububat sektörünün fiyatların sezondan önce açıklanmasını beklediğini söyleyen Çandır, "Yangından sonra gelen itfaiye gibi olmasın, hasat öncesinde hububat fiyatlarının açıklanmasını talep ediyoruz. Çiftçi buğdayını ekmeden ne kadar teşvik alacağını bilmeli" dedi. HAYVAN BORSASI BAYRAMDAN SONRA ATB Başkanı Ali Çandır, Hayvan Borsası nın projelerinin hazır olduğunu, teknik olarak nasıl hayata geçirileceği noktasında Ramazan Bayramı ndan sonra ANET le masaya oturacaklarını bildirdi. Çandır, "Bayramdan sonra birinci gündem maddemiz Hayvan Borsası olacak" dedi. Önümüzdeki hafta kutlanacak Ramazan Bayramı nın hayırlara vesile olmasını dileyen Çandır, Meclis ve Komite Üyelerine Ramazan ayında gıda paketlerini ihtiyaç sahiplerine usulüne uygun ulaştırdıkları için teşekkür etti.  

Detaylar...

ATB`DEN VALİ MÜNİR KARALOĞLU`NA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetimi, Antalya Valiliği`ne atanan Münir Karaloğlu`nu ziyaret etti. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan, Süleyman Ersan, Halil Bülbül ile ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ve Başkan Danışmanı Ahmet Erol Köksalan`ın bulunduğu ziyarette, Çandır Vali Karaloğlu`na hayırlı olsun dileğini iletti. Borsa`nın çalışmaları ve yapısı hakkında bilgi veren Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı, Zeytinpark, coğrafi işaret çalışmaları Borsa tarafından yürütülen Tavşan Yüreği zeytin ve Korkuteli Karyağdı Armuduyla ilgili bilgi verdi. Türkiye`de ilk olan Tarım Konseyi`nin çalışmalarının aktif şekilde sürdürdüğünü söyleyen Çandır, Antalya tarımını bir adım ileriye taşıma hedefinde olduklarını kaydetti. Yaşanan krizin başta tarım ve turizm olmak üzere bir çok sektörü etkilediğini belirten Çandır, "Antalya`nın tarım, turizm ve ticaretini yarına taşıyacak Antalya Yaklaşımına ihtiyacımız var" diye konuştu. KRİZ ANTALYA`YI AŞTI Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası`nın çalışmalarını dinlerken, Yöresel Ürünler Fuarı`nın hoşuna giden bir fuar olduğunu ve devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Coğrafi işaretin yöresel ürünlerin tescili ve ekonomiye kazandırılmasında önemli olduğunu belirten Karaloğlu, illerde borsalar ve ticaret odaları öncülüğünde yöresel ürünlere coğrafi işaret kazandırılması gerektiğini söyledi. Karaloğlu, Zeytinpark`la ilgili olarak da bölgenin zeytin varlığının değerlendirilerek orijinal ürünlerin çıkarılabileceğini kaydetti. Yaşanan krizin Antalya`yı aşan bir kriz olduğunu belirten Karaloğlu, krizin aşılmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini söyledi. Karaloğlu, borsa yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI, RAMAZAN`DA İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTI
Antalya Ticaret Borsası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) katkılarıyla ihtiyaç sahipleri için hazırladığı 1200 adet gıda paketini dağıttı. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, içerisinde kuru yiyecek ve yemeklik gıda bulunan 1200 paket hazırladıklarını, bunu üyeler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını bildirdi. Halil Bülbül, Ramazan ayının dayanışma ve yardımlaşma duygularının en üst seviyede yaşandığı günler olduğunu belirterek, “Antalya Ticaret Borsası olarak özellikle kutsal günlerimizde dayanışmanın önemine inanıyoruz. TOBB`un katkılarıyla hazırladığımız 1200 adet gıda paketini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Dağıtımlar, Ramazan ayının ruhuna uygun yapılmıştır” dedi.  

Detaylar...

ATB GENÇLİK, KÖY ÇOCUKLARINA TARIMI ANLATTI
Antalya Ticaret Borsası Gençlik Gurubu, ilkokul öğrencilerine tarımı tanıtmak, sevdirmek, çocukların doğa bilincini ve tarıma olan ilgilerini arttırmaya yönelik etkinlikler yapmak amacıyla "Tarım ve Çocuk Projesi"ni hayata geçirdi. ATB İş Geliştirme ve Çalışma Gruplarında yer alan üniversite öğrencilerinin oluşturduğu ATB Gençlik Grubu, ilk olarak Döşemealtı İlçesi`ndeki Kömürcüler İlkokulu`ndaki çocuklarla projeyi yürüttü. 2 ay süren proje çerçevesinde, ilkokul öğrencileriyle bir araya gelen üniversite öğrencileri, hazırladıkları oyun kartları ve deneylerle çocuklara tarımı anlatırken, bitkilerin yetişme sürecini uygulamalı olarak gösterdi. Doğada öğren etkinliği kapsamında Zeytinpark‘ı çocuklarla gezen ATB Gençlik Grubu, Akdeniz Üniversitesi`ne çocukları götürerek üniversiteyi ve Ziraat Fakültesi`ni anlattı. ATB Gençlik Grubu üyeleri, çocuklarla Antalya Kültür Sanat`ta Andy Warhol sergisini gezerek, çocukların sanatla buluşmasını sağladı. YENİ NESİL, TOPRAĞA, SUYA, HAVAYA SAHİP ÇIKSIN Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Döşemealtı Belediyesi Kültür ve Sanat İşleri Müdürü Cevat Yanar ile birlikte çocukların okulda ağaç dikme etkinliğine katıldı. İlk olarak çocukların projeyle ilgili görüş ve düşüncelerini dinleyen Çandır, gelen olumlu geri dönüşüm üzerine projeyi yaygınlaştıracaklarını bildirdi. Çandır, "Hayat sadece işimizi yapmak değil, biriktirdiklerimizi başkalarıyla paylaşmaktır" dedi. Döşemealtı Belediyesi, Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, Kömürcüler İlkokulu Müdürü`ne destekleri nedeniyle teşekkür eden Çandır, "Projenin çocuklarımız üzerinde bıraktığı etki olumlu. Çocuklarımızın tarımla ilgilenmesi, toprağı ve çevreye duyarlı olmayı öğrenmesine yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Gelişme, büyüme, zenginleşmenin betonlaşarak, tarım topraklarını yok ederek sağlanacağı algısının yanlışlığına işaret eden Çandır, "Umarız yeni nesil, tarım topraklarını korudukça gelecek nesillere daha iyi aktaracağımızı anlamıştır, çocuklarımız tarım toprağına, suya, havaya verdiğimiz önemin en büyük insanlık görevi olduğunu anlamışlardır" diye konuştu. Üniversite gençliğinin, ilkokul öğrencilerine birer rol model olmasını da önemsediklerini söyleyen Çandır, “Tarım ve Çocuk” projesinin çocukların hayata bakış açısını değiştirdiğine inandığını kaydetti. Kömürcüler İlkokulu Müdürü Mehmet Bağcı, projeyi köy okulunda uyguladıkları için Çandır`a teşekkür ederken, Döşemealtı Belediyesi Kültür ve Sanat İşleri Müdürü Cevat Yanar projenin hayata geçirilmesini sağlayanlara teşekkür etti. Daha sonra çocuklarla birlikte okul arazine portakal, nar ve limon fidanları diken Ali Çandır`a çocuklar sarılarak teşekkür etti. Çandır, çocuklara kitap hediye ederken, çocuklar Çandır`a plaket takdim etti.  

Detaylar...

BORSA LİSESİ`NDE MEZUNİYET COŞKUSU
Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bu yıl 414 öğrencisini mezun etti. Mezuniyet töreni ve geleneksel hale gelen pilav şenliğine Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, eşi Fatma Kayan ile çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan ATB Meclis Başkanı Kayan, köklü bir geçmişe sahip olan Borsa Lisesi`nin eğitim kalitesiyle öne çıktığını belirterek, "Sizler diğer arkadaşlarınıza göre daha şanslısınız mesleğinizi artık bir kenarından da olsa yakaladınız. Üniversite öğretiminizle birlikte hayata meslek sahibi olarak daha avantajlı başlayacaksınız" dedi. NE YAPARSANIZ YAPIN EN İYİSİNİ YAPIN Öğrencilere "Ne iş yaparsanız yapın en iyisini yapın" diye seslenen Kayan, şunları kaydetti: "Maddiyatı asla yaşamınızın vazgeçilmezi yapmayın. Karakterinizi paradan değerli görün. Hata yapmaktan korkmayın. Ancak hata yapmamak için düşünmekten kaçınmayın ve hatalarınızdan ders alın, tekrarlamamaya özen gösterin. Çevrenizdeki insanları kırmamaya özen gösterin. Dost ve arkadaşlarınıza değer verin, lise arkadaşlarınızı yüceltin ve elinizden geliyorsa iyi olmaları için yardımcı olun. Dürüst olun ki etrafınızda dürüstler olsun, adaletli olun ki hiçbir haksızlık yaşanmasın, cumhuriyete bağlı olun ki söyleyecek sözünüz olsun, demokrasiye inançlı olun ki eşit yurttaşlar olarak yaşamınızı devam ettirin. Eminim ki sizlerin arasından da birer Oktay Sinanoğlu, Cahit Arf ve Aziz Sancar çıkabilir. Tek yapmanız gereken Atatürk’ün çizdiği yoldan devam ederek çalışmak, çalışmak, çalışmak ve çalışmaktır. Allah yolunuzu ve bahtınızı açık etsin." ÖĞRENCİLERE TABLET HEDİYE Törende öğrenciler hazırladıkları birbirinden güzel gösterilerle davetlilere coşkulu bir gece yaşatırken, modern dans gösterisi yoğun alkış aldı. Hüseyin Cahit Kayan, liseden birinci, ikinci ve üçüncülükle mezun olanlara tablet hediye etti. Okul Müdürü Kuntay Yetkin, eğitime destekleri nedeniyle ATB Yönetimine teşekkür ederken, Kayan`a plaket sundu. Okul birincileri yaş kütüğüne çivi çakarken, mezuniyet andı, bayrak devir teslim törenin ardından mezuniyet belgelerini alan öğrenciler keplerini havaya fırlatarak kutlama yaptı. Törenin ardından öğrenciler, arkadaşları ve aileleriyle bol bol fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...