Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Şubat Mart 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.205.65.73
Şuan 59 kişi online
Bugün 4 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 61211
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BORSA YÖNETİMİNDEN JANDARMA KOMUTANI`NA ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri Hüseyin Simav, Halil Bülbül, Süleyman Ersan ile birlikte İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül`e nezaket ziyaretinde bulundu. Turizm ve tarım kenti Antalya`da güvenliğin önemine dikkat çeken Ali Çandır, Antalya`nın her yerinde özveri ile çalışan jandarma personelini kutladı. Antalya`nın G20 ve B20 Zirvelerini güvenlik sorunu yaşamadan başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, çalışmaları nedeniyle Jandarma Komutanı Yurdagül`e teşekkür etti. İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül de ziyareti nedeniyle Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. Dünyanın gözünün Antalya`da olduğunu belirten Yurdagül, kentin güvenliğinin önemine vurgu yaptı.  

Detaylar...

EMNİYET MÜDÜRÜ CEMİL TONBUL`DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası na nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan ın konuk ettiği Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası nın kentin gelişimi için yaptığı çalışmaları yakından takip ettiğini söyledi. Tonbul, Çandır ve ekibine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Ali Çandır da tarım ve turizm kenti Antalya da güvenliğin önemine dikkat çekti. G20, B20 gibi uluslararası organizasyonların kazasız belasız tamamlanmasında emeği geçen güvenlik güçlerine teşekkür eden Çandır, bu tür organizasyonların kentin tanıtımına sağladığı katkıya vurgu yaptı. Emniyet Müdürü Tonbul un kent için yaptığı çalışmalardan da övgüyle bahseden Çandır, Tonbul a ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BORSA`DAN CEMİYET`E ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan ile birlikte Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) yeni yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. AGC Başkanı Mevlüt Yeni ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette konuşan Çandır, Antalya’da görev yapan medya mensuplarının özellikle kent tanıtımı açısından çok önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Çandır, yürüttükleri tüm çalışmalarda Antalya yerel basınının desteğini aldıklarını söyledi. AGC’nin kamu yararına gerçekleştirdiği faaliyetlere dikkat çeken Çandır, “Antalyalı medya mensupları kentimizin başarısı konusunda sürekli yeni projeler üretiyor. Bu projelerin mimarı olarak da her zaman karşımızda AGC’yi buluyoruz. Bu başarı sadece medya sektörünü değil, bu sektörün dışında bulunan tüm kurumları sevindiriyor” diye konuştu. İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ AGC Başkanı Mevlüt Yeni, ziyareti nedeniyle Çandır’a teşekkür ederek, “Cemiyetimizin çalışmalarını takip eden ve yeri geldiğinde desteklerini esirgemeyen ATB Başkanı Çandır ve yönetimine teşekkür ediyoruz. Biz kent adına çalışan, emek veren kişi ve kurumlarla her zaman işbirliğine hazırız. Bu tavrımız bundan sonraki süreçlerde de devam edecek. Biz proje geliştiren ve uygulayan bir cemiyet olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası`nın Yöresel Ürünler Fuarı ve Zeytinpark Projeleri`nin kentin tanıtım ve ekonomisine katkısına dikkat çeken Yeni, ATB yönetimine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti.

Detaylar...

KENT BULUŞMALARININ KONUĞU VALİ TÜRKER
Antalya Ticaret Borsası`nın düzenlediği Kent Buluşmaları`nın bu ayki konuğu Antalya Valisi Muammer Türker oldu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan, Hüseyin Simav`ın yanı sıra ATB meclis ve komite üyelerinin katıldığı toplantıda Vali Türker, Antalya gündemine ilişkin konuları değerlendirdi, sorulara yanıt verdi. Başkanı Ali Çandır, Kent Buluşmaları`na katılan Vali Türker`e teşekkür ederken, "Göreve başladığı günden itibaren ne zaman arasak sorun iletsek elinden gelen destek ve çabayı gösteren Sayın Valimize çok teşekkür ediyorum. Öte yandan Antalya`nın tanıtımına katkı sunan G20 ve B20 Zirvelerinin kazasız belasız, sorunsuz şekilde tamamlanmasındaki katkısı nedeniyle de kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Tarım toprakları, çevre ve şehirle ilgili konularda hassasiyetleri olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Sayın Valim de bu konuda hassas. Biz Allah`ın bize teslim ettiği bu doğa harikası kentte, bu verilenlere daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yeni değerler yaratmadan elimizde olan bu değerlerin kıymetini bilmeli, onları daha fazla sahiplenmeliyiz" diye konuştu. MİLLİ DEĞERLER HER ŞEYİN ÜZERİNDE Rusya ile yaşanan krize dikkat çeken Ali Çandır, "Dün yılbaşından sonrası için bir yasak getirildi. Şuan da bekleyen TIR`larımızın, gemilerin alındığı haberlerini sevinerek alıyoruz. Umuyoruz ki diplomasi yoğun bir şekilde çalışır ve iki ülke arasındaki bu sorunun çözümü bir an önce gerçekleşir" dedi. Tarım ve turizmin kenti olan Antalya`nın krizden en çok etkilenen kent olduğunu belirten Ali Çandır, "Sevindiğimiz bir başka konuda bu yaşanan olaylarla ilgili, özellikle yaş meye-sebze ve çiçek ihracatı yapan arkadaşlarımızın sorunlarıyla ilgili Tarım, Ekonomi ve Dışişleri Bakanlığı birlikte çok proaktif bir çalışma yürütüyor. Şu an kimin nasıl etkileneceği ile ilgili hesaplamalar yapılıyor. Dün Başbakanımızın da ifadesiyle bu mağduriyetlerin giderilmesi için yoğun bir çalışma var. İnşallah biran önce bu olumsuzluk giderilir. Gerek Antalya`da yaşayan, gerek Türk olup Rusya yaşayanların da bu stresleri biter" diye konuştu. İş dünyasının milli değerleri her şeyin üzerinde tuttuğunu kaydeden Ali Çandır, "Bu durum için herkes şokta ve bu şokun atlatılması için bazı destekler geliyor. Ürün çeşitlendirmesi ve alternatif pazarlar için çalışıyoruz. Daha fazla çalışmamız gerektiğini de görmüş oluyoruz. Biraz pahalı bir tecrübe oldu. dedi. KONTONKTÜRDEN ÇOK ETKİLENEN KENTİZ Antalya Valisi Muammer Türker, davet nedeniyle Borsa yönetimine teşekkür etti. Antalya`nın özellikle tarım ve turizme dayalı bir ekonomiye sahip olduğunu belirten Türker, "Coğrafya olarak da her ikisinden de çok etkilenen bir yapıdayız. İki sektör de siyasi konjonktürden çok etkileniyor. Belki bunlar nasıl fırsata çevrilebilir noktasında kafa yormak lazım" diye konuştu. YUMURTALARI TEK SEPETE KOYMAYACAĞIZ Rusya krizini değerlendiren Vali Türker, Antalya için turizm ve tarım sektörleri bakımından ileriye dönük neler yapabilirin gündeme alınması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Yeni arayışları tekrar gündeme getirmemiz gerekiyor. Bunu fırsata nasıl dönüştürebiliriz, nasıl olumlu bir tabloya dönüştürebilirizi düşünmemiz lazım. Hem tarım hem turizm bu olaylardan çabuk etkilenen iki alan. Fakat şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor, demek ki yumurtaların hepsini tek sepete koymayacağız. Bunu en azından bilip bundan sonra ürün çeşitlendirmelerine üretim tarzı ve pazar çeşitlendirmelerine gitmemiz lazım. Turizmde ve tarımda Rusya yılların birikimiyle çok ciddi bir noktaya geldi. Ama alternatiflerinizi ve B planlarınızı oluşturmanız gerekiyor. Burada almamız gereken derslerden biri bu. Alternatif turizm pazarları, herşey dahil sistemi yeniden tartışmaya açma, farklı turizm türleri ve kaynaklardan beslenmemiz lazım. Yine TIR`larımız, ürünler gümrüklerde bekliyor ve çürüme riski var. Kısa vade, bir-iki hafta içindeki meseleler bir şekilde aşılır, herkes o meseleleri aşmanın yolunu bulur, ticarette kar da zarar da edilir. Böyle krizler olduğunda zarar etme ihtimali de var. Yada iç piyasaya sürer, fiyat kırar bir şekilde elden çıkarısınız o ürünü. Kısa vadeli sorunları aşmak mümkün ama uzun vadede bizim yeniden düşünmemiz gereken bir alan olduğunun farkında olmamız lazım. Birçok şey konuşulabilir ve sihirli formüller yok. Herkesin dünyada iyi-kötü bildiği bir takım yöntemler var. Bir tarafımız Ortadoğu, bir tarafımız Sovyetler, diğer taraf Balkanlar ve Avrupa ve farklı siyasi ortamların etkisi altında kalan bir geçiş noktasındayız. Yüzyıllardır böyle ve kendi hayatımızı da buna göre dizayn etmemiz gerekiyor. " Hükümetin sorunun çözümü için hemen arayışa giriştiğini belirten Türker, "Ekonomi, Maliye Bakanlıkları bu krizi en az hasarla atlatmanın gayreti içinde bir takım teşvikler üzerinde çalışılıyor. Gümrük Bakanlığından, Dışişleri Bakanlığına bütün kurumlar bu mesele üzerinde çalışıyor" dedi. G20 Zirvesi`ni değerlendiren Türker, "G20`nin uykularımızı kaçırdığını söyleyebilirim. Ama çok şükür alnımızın akıyla tamamladık. Hayat devam ederken G20’nin yapılması ve insanların bundan etkilenmemesi çok önemli. Ufak tefek trafik aksaklıkları olmadı değil, oldu. Ama hayatın doğasında vardır" diye konuştu. Vali Muammer Türker, Suriyeli mülteciler konusuna da değinirken, Antalya`da diğer illerde olduğu gibi fazla mülteci bulunmadığını ancak mültecilerin sorunlarının çözümü için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. YÖRESEL ÜRÜN PAZARINA ÖNLEM Vali Türker, yöresel ürünler sergisi adı altında kentin çeşitli bölgelerinde düzenlenen pazarlarda yöresel ürün satılmadığı, halkın bu konuda yoğun şikayette bulunduğunu, Valiliğin bu konuda önlem alıp almayacağını soran bir gazeteciye, "Bu doğrudan Valiliğin inisiyatifinde değil, belediyelerin inisiyatifinde olması gereken bir konu. Ama (Bu iş belediyenin işidir, biz girmeyiz) diye düşünmüyoruz. Ama başkasının sorumluluk alanında olunca haberimizi bile olmuyor. Siz söyleyince haberimiz oldu" dedi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da yöresel ürünler adı altında yapılan organizasyonlardan çok rahatsız olduklarını belirterek, "Bu konuda ilk organizasyonu YÖREX adı altında biz yaptık. Belediyelerimizin de bir aktivite olsun diye, iyi niyetle başladığı bu işler pazar yerlerine kadar sirayet etmeye başladı. Bir taraftan 1-2 ayda bir Cam Piramit`te yapılıyor, diğer yandan Uncalı, Güzeloba`da pazar yerinde yapılıyor. Buralarda tamamen yöresel ürünler satıldığı kanaatinde değiliz. Sosyal medyadan özellikle vatandaşlarımız, YÖREX`le bağlantı kurarak bize buraları şikayet ediyor, kimisi zehirlenmiş, kimisinin peyniri küflü çıkmış... Bunun düzenlemeye ihtiyacı var. Antalya turist alan bir yer. Turistin öyle bir mekanda bize ait ürünü deforme olmuş gibi görmesi de olumsuz imaj yaratır diye düşünüyorum. Yerli esnaf da bu işten zarar görüyor. Dışarıdan gelen, panayır mantığındaki adamlar satış yapıp geçiyor. O muhitteki bakkal, market bir süre alışverişten umudunu kesiyor" diye konuştu.  

Detaylar...

ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Kasım ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB`nin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis`te Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya ile başlayan gerginliğin iki ülkenin köklü ilişkilerine zarar vermeden kısa sürede son bulmasını dileyen Çandır, Antalya`nın tarım ve turizm alanında bu konudan etkilenebileceğini söyledi. "Krizin iyi yönetilmesi gerekiyor" diyen Çandır, devletler arasındaki ilişkilerin iş dünyasına, halkla yansımaması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Bu dönemin çok iyi kontrol edilmesi gerekiyor. İnsanlar da bunlarla ilgili değerlendirmelerinde akılcı sağlıklı, yaklaşımlar sergilemeli" dedi. BİRİKMİŞ SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR 64. hükümete başarılar dileyen Ali Çandır, Dışişleri Bakanlığı`na yeniden atanan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu`na kutlayarak başarılar diledi. Küresel alanda olduğu gibi Türkiye`nin de yıllardır biriken sorunlarının çözüm beklediğini kaydeden Çandır, "Bu sarmaldan çıkmamız için milletimiz yeni hükümet ve meclise önemli bir fırsat vermiştir. Umuyoruz ki bu fırsat, iyi değerlendirilerek birikmiş sorunlarımıza kalıcı çözümler getiren bir iradeye dönüşür" dedi. Türkiye`nin enerjisini başta ekonomi olmak üzere, hukuk ve eğitim gibi alandaki birikmiş sorunlarına harcaması gerektiğini vurgulayan Çandır, "Çünkü gelecek on yıldaki gelişmeler, bize bu ve benzeri alanlardaki iyileştirmelerimiz için geçmişteki kadar yardımcı olmayacaktır. Yeni yürütme ve yasama döneminde birçok alanda beklentilerimiz ve taleplerimiz olmasına rağmen Borsa olarak önceliğimiz ekonomi, bu kapsamdaki tarımsal üretim ve ticarettir" dedi. TEŞVİK VE DESTEKLER YENİDEN ELE ALINMALI Tarım sektörünün küresel rekabete korumasız ve çok hızlı bir biçimde açılmasının olumsuz etkilerine dikkat çeken Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Bu olumsuz etkiyi azaltmanın bir aracı olarak gerçekleştirilen tarımsal destek ve teşvikler de son 13 yılda, 80 milyar TL gibi ciddi bir boyuta gelmiştir. Bu destek ve teşvikler, tarım topraklarında ve tarımda çalışan sayısındaki kayıplara ne yazık ki engel olamamaktır. Yani tarımdaki destek ve teşvikler hedeflerine ulaşamamış, attığımız taş hedefe ulaşmamış, kurbağayı ürkütmemiştir. O halde tarımda ilk olarak destek ve teşvik mekanizmalarını yeniden ele almak olmalıdır. Bildiğiniz gibi destek var etmeye ya da yok etmemeye yönelikken, teşvik ise mukayeseli üstünlükle var olanın çok daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamaya yönelik bir mekanizmadır. Geçmişten günümüze başaramadığımız temel konu bu ayrımın doğru yapılmamış olmasındandır. İşlevsel olarak destek ve teşviki doğru kullanmanın referansı ise ürün odaklı olmaktan geçer. Ürüne odaklanmış bir işlevsel destek ve teşvik sisteminin kaynağı ise tüm gelişmiş dünyada, toplu tarımsal üretim planlamasıdır. Önümüzdeki dönemde tarımsal destek ve teşvik konularında bu boyutlara yoğunlaşmanın gerekli olduğunu düşünmekteyiz." TARIMDA SOSYAL GÜVENLİK Tarımda istihdam ve sosyal güvenlik uygulamalarının farklı kurgulanması gerektiğini kaydeden Çandır, "Sektöre uygun bir sosyal güvenlik mevzuatı, tarımın gelişimine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı, yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik’ten tarımdaki sosyal güvenlik sorunlarına merhem olacak politikalar beklentisi içerisindeyiz" dedi. ASGARİ ÜCRET ARTIŞI İLK KOBİLERİ VURACAK Asgari ücret ve vergi artışını da değerlendiren ATB Başkanı Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Yapılan bir araştırmaya göre, 1300 TL’lik asgari ücret, ilk etki itibariyle işverene yaklaşık 18 milyar liralık bir ek yük getirmektedir. Kıdem tazminatı ve asgari ücret dışındaki etki de cabası... Bu rakam, ülkemizdeki 1 milyon işletmenin en büyük 1000`i dışındaki 999.000 işletmenin yıllık toplam karına eşittir. Bu da göstermektedir ki asgari ücret artışının ilk etkisi doğrudan KOBİ’lere olacaktır ve KOBİ’ler tasfiye riski ile karşı karşıya kalacaktır. Önerimiz, bu ek yükün kamu tarafından karşılanması yönündedir." DAMGA VERGİSİ ELEŞTİRİSİ Piyasalarda KDV oranlarında artış olacağına ilişkin tedirginlik olduğunu belirten Ali Çandır, "Böyle bir artış özellikle tarım ürünlerinde üretici ve ticaret erbabını önemli ölçüde zorlayacak, nihai olarak tüketiciyi de aynı derecede sıkıntıya sokacaktır. Zaten son derece pahalı olarak tükettiğimiz ürünler, zorlayıcı bir etkiyle daha da pahalılaşacak, tüketimi azalacak, üretici ise bu durumdan dalgalar halinde olumsuz etkilenecektir. Bunun önüne geçmeli ve hatta tarım ürünlerinde et başta olmak üzere KDV indirimlerini gündeme alarak ekonomiyi canlandırmalıyız. Vergi oranlarında artış yapmak yerine, arsa rantı ile ilgili düzenlemeler yapılarak kaynak yaratılmalıdır. Bir diğer sorun da, 1950’li yıllardan kalma ve artık günümüzdeki dijital olanaklarla açıklanması mümkün olmayan damga vergisi konusudur. Artık işlevsel bir temeli olmayan ve yarattığı faydadan çok ekonomik engel oluşturan bu verginin ortadan kaldırılması zorunlu bir hale gelmiştir" diye konuştu. Kasım ayında gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi`nin Antalya için iyi bir tanıtım aracı olduğunu kaydeden Çandır, "Kentimizin bu tanıtım ve reklam potansiyelini kalıcı bir hale dönüşmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Kent ekonomisi ve geleceğimiz için Antalya’dan kazandığını Antalya’ya yatıran bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Çandır, G20 Zirvesi`nin gündemindeki, yoksulluk, gelir adaletsizliği, güvenlik, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık konularında harekete geçilmesini beklediklerini söyledi. DOĞA MI PARA MI? Konuşmasında iklimsel değişiklikler konusuna da değinen Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Subtropik iklimden tropik iklime geçmemize sadece 1.5 derece kaldı. Korkarım ki tropik iklime geçme riskiyle karşı karşıyayız. Yani iklim değişimlerine karşı sınırda bulunmaktayız. Örneğin, Antalya’mız yakın bir gelecekte tropik bir iklime sahip olabilir. Böyle bir değişim ise kentimizi bir anda çölleşme riskiyle yüz yüze getirecektir. Dolayısıyla kentimizle, bölgemizle ve ülkemizle ilgili politikalar ve kararlar üretirken, bunların sürdürebilirliği ve kapsayıcılığı asla göz ardı edilmemelidir. Bırakın çocuklarımıza yaşanılabilir bir kent ve ülke bırakmayı, bu gidişle bizlerin bile yaşlandığında dayanamayacağı bir kent ve bir ülke ile baş başa kalabiliriz. Bu duruma gelmemenin yollarını, politikalarını ve kararlarını gündemimizden asla düşürmemeli “Kainat Mı? yoksa Kâr Mı?” seçeneklerinden birini tercih etmeliyiz." SAĞDUYU ÇAĞRISI ATB Meclis üyeleri, Rusya ile Türkiye arasında yaşanan gerilimin ticarete olan etkisini değerlendirdi. ATB Meclis Üyesi Recep Özkul, ikili ilişkilerin ticareti etkilemesiyle ilgili somut bir veri olmadığını belirterek, "İşin nereye varacağını bilmiyoruz ama bir tedirginlik var. Herkes sağduyulu davranmalı" dedi. Meclis Üyesi İbrahim Yılmaz, krizin iki ülke arasındaki ticarete yansımasının olacağını belirterek, "Ama bekleyip görmek gerekiyor. tam Çiçekte sezon başındayız. Kötü bir zamana geldi ama bekleyip göreceğiz" dedi. Cüneyt Doğan, olayın çok taze olduğunu belirterek, "Ne söylesek yanlış olur" dedi. Osman Yardımcı, ilişkilerin ticarete yansımaması gerektiğini söyledi.

Detaylar...

BORSA LİSESİ`NDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi`nde düzenlenen Öğretmenler Günü kutlamasına katıldı. Okul Müdürü Kuntay Yetkin`in ev sahipliğinde düzenlenen kutlamada, öğretmenlerle bir araya gelen Çandır, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlere emekleri nedeniyle teşekkür etti. Öğretmenlere çiçek armağan eden Çandır, "Sizlerin hakkı ödenmez" dedi. Muratpaşa Belediyesi Strateji Müdürü İsa Güzel, Muratpaşa Belediyesi Spor İşleri Müdürü Özer Bedir`in de bulunduğu kutlamada, günün anısına pasta kesilirken, Çandır ve Kayan öğretmenlerle sohbet etti. Okul Müdürü Kuntay Yetkin, Antalya Ticaret Borsası`na eğitime verdikleri katkı nedeniyle teşekkür ederken, "Sizlerin desteğinizi hep yanımızda hissediyoruz" dedi.  

Detaylar...

Hisarcıklıoğlu`na Fransa`dan Nişan
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu`na, Fransa`nın en üst düzey nişanı olan Legion d`Honneur madalyası verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Cumhuriyeti`nden böyle bir nişan almaktan büyük onur duyduğunu ifade etti. Fransa İmparatoru Napolyon’un 1804 tarihinden itibaren verdiği nişanın sahibi Türkiye Fransa ilişkilerine katkılarından dolayı Hisarcıklıoğlu oldu. Türkiye’den ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk’e verilen madalyayı iş dünyasının önemli isimleri de daha önce almıştı. Hisarcıklıoğlu’na iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi dolayısıyla verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı Andre Marcon’un teklifi ile Türkiye-Fransa ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yapmış olduğu katkılardan dolayı, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın onayı ile madalyaya layık görüldü. Madalya töreninde konuşan Hisarcıklıoğlu, Fransa’da meydana gelen saldırıya değinerek terörü nefretle kınadığını söyledi. Fransa halkı ile dayanışma içerisinde olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Terörle mücadele eden halkımız. Fransa’nın endişesini anlamaktadır. Terörün seçtiği hedefler özgürlük eşitlik kardeşlik ve insanlığın onurudur. Terörün dini ve milliyeti yoktur. Bu tür acıların yaşanmamasını diliyorum” dedi. Fransa Cumhuriyetinden böyle bir nişan almaktan onur duyduğunu aktaran Başkan Hisarcıklıoğlu, “Ben bir girişimciyim sanayiciyim. Türk-Fransız ekonomik ve siyasi ilişkilerin önemine inandım. Yaklaşık 700 yıllık tarihten gelen bir dostluğumuz var. İlişkilerin en zor döneminde Türkiye’deki Fransız dostlarımızla çalıştık. Türk Fransız ilişkileri AB, Ortadoğu ve dünya barışı için önemlidir. Bu anlamlı nişanla Türk Fransız ilişkilerini güçlendirmeye yönelik sorumluluklarımız arttı” diye konuştu. Fransa’ya yeni ticaret hamlesi İki ülke arasındaki ikili ticaretin yukarı çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “15 milyar dolar karşılıklı ticaret hacmi var. Bu rakam ne Fransa ne de Türkiye’nin ekonomik gücünü gösteriyor. Ticarete yeni ivme kazandırmalıyız. Fransız şirketlerin Türkiye’deki yatırımı yüzde 10 civarında. Biz daha fazla Fransız şirketlerin yatırım yapmasını destekliyoruz. Enerji ve ulaşım başta olmak üzere yeni Fransız yatırımlarını ülkemizde görmek istiyoruz. Fransa’da da Türkiye’den daha fazla yatırım yapılmalı” şeklinde konuştu. “Gümrük Birliği ticareti büyütecek” TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği kapsamında sanayinin yanı sıra tarım ve kamu alımlarının da konuşulduğunu belirterek şunları söyledi: “Modernize edilecek Gümrük Birliği ile işlem hacmi büyüyecektir. Fransa AB’nin mimarıdır. Türkiye ve Avrupa Fransa’nın desteğine ihtiyaç duymaktadır. Geçmişte AB üyelik sürecine başlayan Fransa bu ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamalıdır. Fransa’nın AB’nin geleceği ile ilgili vizyonda Türkiye’nin de yer almasına yönelik desteğine ihtiyaç var” Fransa’dan 5 alanda yatırım çağrısı Fransa Dış Ticaret Bakanı Mattihas Fekl, her iki ülkenin mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini belirterek Gümrük Birliği’nin modernleşmesi ile birlikte ilişkilerin daha üst seviye çıkarılabileceğini kaydetti. Fransız şirketlerin Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Fekl, “Ülkenizin kalkınmasına katkıda bulunmaya 2023 vizyonuna önemli katkıda bulunmak istiyorlar. Enerji, alt yapı, demiryolu ve finans sektöründe. Türk şirketlerinin de Fransada bulunması önemledir. Dış ticaret bakanı olarak şunu söylüyoruz. İlişkileri 5 alanda geliştirebiliriz. Türk ve Fransız şirketleri bu potansiyeli değerlendirmeli. Türk-Fransız Ticaret Odası kurmak istiyorsunuz. Bunun yanı sıra iki oda arasında Fransa’nın himayesi altında güçlü ve sıkı işbirliğinin geliştirilmesini istiyorsunuz. Hem Türkiye’ye ilgi duyan Fransızların hem de Fransa’ya ilgi duyan Türklerin” değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...

ATB ÜYELERİNE E- TEBLİGAT ANLATILDI
Antalya Ticaret Borsası üyelerine yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Gelir İdaresi Başkanlığı, ATB üyelerine 1 Ocak 2016`da yürürlüğe girecek e-tebligat uygulamasını anlattı. Gelir İdaresi Grup Başkanı Camal Akpunar, Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zıngal, Antalya Ticaret Borsası`nın daveti üzerine ATB Toplantı salonunda e - tebligat uygulaması hakkında bilgi verdi. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan, meclis, komite üyelerinin yanı sıra ATB üyeleri katıldığı toplantıda, üyelerin soruları da cevaplandırıldı. E - tebligat uygulaması hakkında bilgi veren Gelir İdaresi Grup Başkanı Camal Akpunar, uygulama ile zaman kaybının önleneceğini, kırtasiye malzemeleri sarfiyatının azalacağını, mükellefe bilgi ve belgelerin aracısız ulaştırılacağını, bir tuşla belgeye ulaşımın sağlanacağını belirtti. Akpunar, mükelleflerin yüzde 50`sinin 2016 yılında e tebligat kapsamına alınacağını bildirdi. Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zıngal, "Artık posta dağıtıcısı olmayacak e- tebligat dönemi başlıyor" derken, uygulamanın 1 Ocak 2016`da başlayacağını duyurdu. 1 Ocak`ta başvuruların zorunlu hale geleceğini, yeni işe başlayanların ise 15 gün içerisinde e- tebligat için başvurmaları gerektiğini kaydeden Zıngal, uygulamaya geçmeyene ceza kesileceğini söyledi. Tebliği gereken belgenin, e- tebligat sistemi ile mükelleflerin elektronik adresine tebliğ edileceğini bildiren Zıngal, "Bu tebliğ, fiziki ortamda yapılan tebligat ile aynı sonucu doğurmaktadır" dedi. E-tebligat uygulamasının 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren başlayacağını duyuran Zıngal, bu tarihten önce e tebligat sistemini kullanmak isteyen mükelleflere başvurmaları halinde e-tebligat yapılabileceğini kaydetti. E tebligatın sms yoluyla ya da mail yoluyla gönderildiğini söyleyen Zıngal, "E tebligat yoluyla gönderilen belgeler, mükellefin elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmaz" dedi. E -tebligat sisteminin faydalarını anlatan Zıngal, sistemin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasını sağladığını, hizmet kalitesini artırdığını, belgenin içeriğinin başkaları tarafından değiştirilemeyeceğini garanti ettiğini, fiziki ortamda haftalarca süren tebligatın sistem ile saniyeler içerisinde gerçekleştirildiğini, masrafsız olduğunu, kağıt zaman ve enerji tasarrufu sağladığını kaydetti.  

Detaylar...

ÜRETİMİ TERK EDİYOR, DEVLET KAPISI ARIYORUZ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı`nın (TEPAV) "İstihdam İzleme Bülteni"ne ilişkin değerlendirmede bulundu. İşsizliğin Türkiye`nin ve Batı Akdeniz`in en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Çandır, Antalya`da Eylül ayında 3 bin 400 kişinin işsizlik ödeneği alabilmek için başvuruda bulunduğuna dikkat çekti. Çandır, "Bu ödeneğe başvuru sayısındaki artış ülke genelinde değerlendirildiğinde, Antalya İstanbul`un ardından gelmektedir. Antalya`da Temmuz ayı itibariyle işsizlik ödeneğinden yararlananların sayısı ise bin 210`a ulaşırken, bir önceki yıla göre değişim 105, bir önceki aya göre değişim 258 kişi olmuştur. Bu rakamlar göz önüne alındığında Antalya işsizlik ödeneğinden yararlanan kişi sayısındaki artış bakımından Türkiye`de en üst sırada yer almıştır" dedi. ANTALYA`DA 1 YILDA 2 BİN 500 ÇİFTÇİ TOPRAĞI TERK ETTİ Yaş meyve sebze deposu olan ve ekonomisi tarımla canlanan Antalya`da çiftçi sayısının azaldığına dikkat çeken Ali Çandır, "Bakıyoruz ki tarım kenti Antalya`da çiftçi sayısı geriliyor. Bu geleceğimiz için kaygı verici bir durum. Son bir yılda Antalya`da 2 bin 500 çiftçi faaliyetini sonlandırmış, 45 bine yakın çiftçi sayımız bu yıl 42 bine kadar gerilemiştir. Antalya, çiftçi sayısındaki azalma bakımından Türkiye`de 11. sırada yer almıştır" değerlendirmesinde bulundu. SIRTINI DEVLETE DAYAMA DÜŞÜNCESİ Antalya`da çiftçi sayısı azalırken kamu çalışanı sayısında hem aylık hem de yıllık bazda önemli artış olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Kamu çalışanı sayısı Türkiye genelinde Temmuz 2015’te geçen yılın aynı dönemine göre 83 bin (yüzde 2,9), geçen aya göre 11 bin artarken, Antalya kamu çalışanı sayısı en fazla artan 4. kent olmuştur. Antalya`da Temmuz 2014`te 65 bin civarında olan kamu çalışanı sayısı geçen bir yıllık süre zarfında 4 bine yakın artış göstererek 70 bine yaklaşmıştır. Bunun anlamı bireylerde çoğunluğunda mevsimlik kazanç ve risklerden sıyrılıp, sırtını devlete dayama düşüncesinin hakim olduğu gerçeğidir". Çandır, geçen yıla göre Antalya`da esnaf sayısı ile işyeri sayısında da önemli düzeyde artış görüldüğüne dikkat çekti. ÜRETİM OLMAZSA SORUNLAR KATLANIR 2015 yılı Temmuz-Eylül ayı istihdam verilerinin, Antalya`da istihdamın tarımdan uzaklaşırken, hızla kamuya ve ticarete yöneldiğine işaret ettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Ayrıca buna ek olarak işsizlik ödeneğine başvuru ve ödenekten yararlanmadaki artış bakımından kentimizin başlarda yer alıyor olması, özellikle kentimize ilişkin tarımsal politikalarımızın yeniden ele alınmasına işaret etmektedir. Zira bizler inanıyoruz ki, çiftçimizi toprağında ancak ve ancak tarım sigorta uygulamalarındaki iyileştirilmeler ve yeniden düzenlemeler tutabilecektir" diye konuştu. Üretim maliyetleri artan ve kazancı her geçen gün azalan çiftçinin, başka alanlara yöneldiğini kaydeden Çandır, "Buna ek olarak kamunun yani memuriyetin sabit getirisi de istihdam piyasasına yeni katılan bireylerin tercihinin tarım aleyhine kullanmalarına etki edebilmektedir. Bu nedenle eğer ki başta kentimizde olmak üzere ülke genelinde daha az işsizimizin olmasını istiyorsak, reçetemizin başında tarım yer almalıdır. Tarımı girdi olarak kullanan sanayi ile desteklenen bir politika sepeti, verimli toprağımızın betona dönüşmesine engel olacaktır. Bu da tüketicimizin daha ucuz ürün yeme, üreticimizin daha çok üretme, emekçimizin ise ekmek bulma derdine çare olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...

KALİTELİ SÜTE ULAŞMANIN YOLUNU ARIYORUZ
Antalya Ticaret Borsası, süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini görüşmek üzere sektörel analiz toplantısı düzenledi. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin`in moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, sektör temsilcileri katıldı. Süt ikram edilen toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, hayvan sağlığını korumak ve sütte verimi artırmak için antibiyotik kullanıldığını belirterek, antibiyotik kullandıktan sonra hayvanın bunu vücuttan atması gerektiğini, bu süre içinde sütünün ve etinin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Antibiyotikli sütün, alerjisi olan tüketicilerde ciddi problemlere, vücut fonksiyonlarında birtakım bozulmalara neden olduğunu kaydeden Küçükçetin, "Antibiyotik, vücutta hastalıklara dirençli organizmaların gelişmesine neden oluyor" dedi. HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, antibiyotikli sütün ATB meslek komitesinde gündeme gelince geniş katılımlı bir toplantı yapma kararı aldıklarını belirterek, "Gerek üreticiyi, gerekse tüketiciyi bilinçlendirmek için bu toplantıyı düzenledik, konuyu taraflarıyla tartışmak istedik. Buradan çıkan sonuca göre gerek kamuoyu nezdinde gerekse kurumlar bazında girişimlerde bulunacağız" dedi. Ali Çandır, "Sağlıklı süte ulaşmanın yolunu arıyoruz" derken, yoğurt yapılabilen sütte antibiyotik olmadığına dikkat çekti. Antibiyotikli sütü topluma sunmanın sağlığa zarar verdiğine dikkat çeken Çandır, "Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı" dedi. Sütü yeterince tüketen bir toplum olmadığımıza dikkat çeken Ali Çandır, okul sütü projesine destek verdiklerini ve uygulamanın daha geniş alana yayılmasını beklediklerini kaydetti. Hayvansal ilaçların reçetesiz satılmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, "Veteriner hekimler kontrolünde ilaç uygulaması yapılmalı" dedi. KOOPERATİFLEŞME ŞART Veteriner Hekimler Odası Antalya Şube Başkanı Muammer Saygılı, antibiyotikli sütün yıllardır sorun olduğunu belirterek, toplumun sağlıklı süt tüketmesi için antibiyotikli sütün tüketime sunulmaması gerektiğini kaydetti. Antibiyotiğin dirençli hastalıkları artırdığına dikkat çeken Saygılı, "Hayvanın tedavisinde kullanılan ilaçlar mutlaka veteriner hekim kontrolünde olmalı. Veteriner hekimler de ilacın kalıntı süresini mutlaka üreticiye yazılı ve sözlü olarak bildirmeli" dedi. Sütteki kalıntı sorunun kooperatifleşme yoluyla çözülebileceğini kaydeden Saygılı, "İhtisaslaşmış kooperatifleşmeye ihtiyaç var. Üretici basit testleri kendi yapabilmeli" dedi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, 1 litre antibiyotikli sütün tonlarca sütü kullanılamaz hale getirdiğini belirterek, bu konuda özellikle üreticinin bilinçlenmesi gerektiğini kaydetti. Antalya Ticaret Borsası Komite Üyesi Yaşar Kocaoğlu, süt toplanırken yapılan analizlerde antibiyotikli süte rastlanması halinde sütün imha edildiğini belirterek, "Bu konuda özellikle üretici bazında farkındalık yaratılmalı.Üretici antibiyotikli sütün vücuda zararını bilirse daha dikkatli davranır, ekonomik kayıp da olmaz" dedi. Antibiyotikli süt veren üreticiye ceza kesildiğini belirten Kocaoğlu, "Cezai yaptırım olmazsa bunun önüne geçemeyiz" dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Gürsel Coşkun, antibiyotikli sütün sorun olduğunu ancak sütün özelliğini kaybetmeden toplanması ve tüketiciye ulaştırılmasıyla ilgili sorunlar da yaşadıklarını belirtti. Hayvanlarda kullanılan ilaçla ilgili karekod sistemine geçmeye çalıştıklarını anlatan Coşkun, "Reçetesiz ilaca izin vermemeye çalışıyoruz. Bununla ilgili denetimler sürüyor. Koruyucu hekimlikle ilgili iyi adımlar atılırsa antibiyotik gibi sorunlarla ilgili sıkıntı yaşanmaz" dedi. Toplantıda bazı köylerin bakkalında, eczanelerde bile antibiyotik satıldığı, üreticinin bu ilaçları doktor kontrolü dışında uyguladığına dikkat çeken katılımcılar, bununla ilgili denetimlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın koordinasyonunda yapılmasını istedi. Firma temsilcileri, ürün kabul edilirken ve depolarken yapılan testlerin sonucunda antibiyotik tespit edilen sütleri kesinlikle sisteme dahil etmediklerini belirterek, üreticinin bilinçlenmesinin önemini vurguladı.  

Detaylar...

G20’NİN BELİRSİZLİKLERİ AZALTMAK İÇİN SOMUT ADIMLAR ATMASI GEREKİYOR
  B20 Antalya Zirvesi’nin açılış toplantısında konuşan B20 Türkiye ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu G20`nin belirsizlikleri azaltmak ve küresel piyasalardaki istikrarı sağlamak için somut adımlar atması gerektiğini söyledi. B20 Türkiye ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Dünya, Fed`in vereceği karara, emtia ve döviz piyasalarındaki çalkantılara kitlenmiş durumda. Bu yüzden iş dünyası ticaret ve yatırım kararlarında `bekle-gör` modunda bekliyor" dedi. G20 Liderler Zirvesi kapsamında, birçok önemli Türk ve yabancı şirketin yönetim kurulu başkanı ile üst yöneticilerinin katılımıyla B20 Zirvesi düzenlendi. Hisarcıklıoğlu, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dün Paris`te gerçekleştirilen terör saldırılarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve Fransız halkına başsağlığı dileğinde bulundu. Gerçekleştirilen zirvenin küresel piyasaların şekillendirilmesi açısından büyük bir fırsat teşkil ettiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, Türkiye`nin G20 başkanlığı süresince B20 toplantısının düzenlenmesi için büyük çaba gösterdiğini ve bu zirveyi güçlü bir hükümet desteği ile yaptıklarını kaydetti. Hisarcıklıoğlu, 11 ay öncesi ile karşılaştırıldığında dünya ekonomisindeki belirsizliklerin daha da arttığını belirterek, bu durumun herkesi etkilediğini ifade etti. Hızla gelişen dijital dünya, aşırıcılık ve birçok bölgede yaşanan krizlerle mücadele edildiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, böyle karışık bir durumda aynı zamanda istihdam alanında yaşanan gerçek zorluklarla da baş edilmeye çalışıldığını söyledi. "G20 somut adımlar atmalı" Dünya çapında 200 milyon kişinin işsiz olduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, bunun yanı sıra önemli göç sorunlarıyla karşılaşıldığının altını çizdi. Avrupa`da büyümenin yavaşladığını, Çin`de ve gelişen piyasalarda da bir yavaşlama olduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Bu yüzden küresel ekonomi zayıf kaldı. Dünya, Fed`in vereceği karara, emtia ve döviz piyasalarındaki çalkantılara kitlenmiş durumda. Bu yüzden iş dünyası ticaret ve yatırım kararlarında `bekle-gör` modunda bekliyor. Bu durum ticarette de belirsizliklere sebep oluyor. Bu yüzden G20`nin bu belirsizlikleri azaltmak ve küresel piyasalardaki istikrarı sağlamak için somut adımlar atması gerekiyor. Bugünün büyük problemlerini tek başına çözemeyiz, küresel işbirliği olmazsa olmaz. G20 bu konuda etkin bir platform olabileceğini göstermiştir." G20`nin 2008 ve 2009`da verdiği müşterek kararların ve hayata geçirdiği uygulamaların, küresel krizin kontrol altına alınmasında büyük yardımı olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Şimdi kriz sonrası dönem için yine G20`nin aktif bir şekilde görev alması gerekiyor. Daha sağlıklı ve etkin bir politika tasarımı için kilit kelime kapsayıcılık" diye konuştu. - "Mültecilere destek konusunda aktif olunmalı" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, dünyanın her yerindeki insanlar için iş anlamında fırsatlar yaratılması gerektiğini belirterek, mültecilere destek konusunda da aktif olunmasının önemine işaret etti. Hedefin kapsayıcılığı, sürdürülebilir kalkınmayı ve rekabeti arttırmak ve iş dünyasını harekete geçirmek olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Zira tarih gösteriyor ki mültecilere destek olunursa, ekonomiler ve iktisadi aktiviteler bundan olumlu etkilenecek" dedi. G20 ülkelerinin ekonomilerdeki yapısal ihtiyaçları belirlemesi ve buna göre planlar yapmaları gerektiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Devletler kendi başlarına hareket etmemeli, şimdiye kadar geliştirdiğimiz bütün `know-how`ı G20 liderlerine sunmak bizim sorumluluğumuz. Küresel iletişimi daha da ileriye götürmemiz lazım. Gelecek yıl Çin`in bunu devam ettireceğini düşünüyorum. Biz bu yöndeki tüm çalışmaları destekleyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. -Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, "Devletlerin, uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesinde rol oynayacak stratejileri uygulaması için iş dünyasının çok önemli bir sorumluluğu ve kilit rolü bulunuyor" dedi. Yılmaz, G20 Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen B20 Zirvesi`nde Paris`teki terör saldırılarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Terörizme karşı işbirliği çağrısında bulunan Yılmaz, "Bu saldırı sadece Fransız halkına yöneltilen bir saldırı değildir, bunu hepimize, bütün insanlığa yapılmış bir saldırı olarak nitelendiriyor ve buna birlikte tepki verilmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadesini kullandı. Küresel ekonomi açısından 2015`in oldukça "yorucu bir yıl" olduğunu vurgulayan Yılmaz, aynı zamanda bu yılın G20 başkanlığı adına çok verimli geçtiğini ifade etti. Türkiye`nin G20 dönem başkanlığının sonuna yaklaşıldığını ve G20`nin öncelikleri konusunda çok önemli ilerlemelere imza atıldığını dile getiren Yılmaz, G20 platformunda alınan kararlar ve tartışmaların küresel ekonomi üzerinde çok güçlü etkileri beraberinde getirdiğini söyledi. - "KOBİ`leri özel bir odak noktası olarak belirledik" KOBİ`leri özel bir odak noktası olarak belirlediklerini belirten Yılmaz, KOBİ`lere uzun dönemli finansman sağlanmasına büyük önem verdiklerini söyledi. Yılmaz, "Bu bizim kapsayıcılık sac ayağımız içerisinde yerel gündem maddemizle de uyuşmaktadır. KOBİ`lere yönelik finansman önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi. Kadınlar ve gençlere yönelik çalışmalara da değinen Yılmaz, kadın ve erkeğin iş gücüne katılım oranlarındaki farkın 2025 itibarıyla yüzde 25 azaltılması hedefi ile iş gücü piyasasında gençlerin arka planda kalma riskini azaltacak çalışmaların önemli olduğunu bildirdi.

Detaylar...

KÜRESEL EKONOMİYE ANTALYA`DAN YÖN VERİLECEK
Türkiye’nin G20 ve B20 Dönem Başkanlığı’nın finali olan Zirve 13-15 Kasım günleri arasında Antalya’da yapılacak. TOBB ve B20 Türkiye Başkanı Hisarcıklıoğlu, B20 Türkiye olarak G20 devletlerine 19 öneride bulunacaklarını açıkladı. Bunlar arasında öne çıkanlar; korumacılığın kaldırılması, finans sistemine ilişkin yeni kuralların netleşmesi, ülkelerin alt yapı stratejilerini bildirmeleri ve bu yatırımlara dayalı menkul kıymet ihracatını kolaylaştıracak ortaklık modelleri geliştirilmesi. L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ise Zirve’de Merkel, Putin gibi dünyanın önde gelen liderlerinden randevu aldıklarını ve tüm dünya çalışanlarının sorunlarını ilk elden görüşeceklerini vurguladı. Dünyanın gözü bu hafta, küresel ekonominin aktörleri ve G20 ülkelerinin liderlerini Antalya’da buluşturacak olan Zirve’de olacak. TOBB ve B20 Türkiye Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay Türkiye’nin G20 dönem başkanlığının finali olan, 13-15 Kasım günlerinde Antalya’da düzenlenecek zirveye ilişkin bir basın toplantısı düzenlediler. Hisarcıklıoğlu, “Obama, Putin, Merkel, Şi Jiping başta olmak üzere tüm dünya liderleri Cumhurbaşkanımızın misafiri olarak Türkiye’ye geliyor. Bu çok önemli bir olay. Dünyanın gözü kulağı burada olacak. Antalya’da kurulacak masada küresel ekonominin geleceğine karar verilecek” diye konuştu. B20 olarak, G20 liderlerine ilk elden, bir yıl boyunca yaptıkları toplantıların sonuçlarını içeren 19 öneriyi sunacaklarını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Küresel ekonomiye Türkiye’den yön verilecek” ifadesini kullandı. -Hisarcıklıoğlu önerileri anlattı Hisarcıklıoğlu’nun verdiği bilgiye göre önerilerin ilki küresel ticarete ilişkin. Son yıllarda küresel ticaret pastasının büyümediğini anlatan Hisarcıklıoğlu korumacılık önlemlerini artırmanın hayra alamet olmadığını söyledi. Önerilerinin ise Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki ticaretin kolaylaştırılması anlaşmasının (TFA) bir an önce yürürlüğe sokulması olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Liderlerden ilk talebimiz ticaretin önünü açmaları” dedi. B20 Türkiye’nin ikinci önerisi ise finansmana ilişkin. 2008 yılından bu yana büyük bir reforma tutulan küresel finansal sistemin kurallarının bir an önce netleşmesi isteniyor. Üçüncü öneri altyapı yatırımları konusunda. G20 liderlerinden bu alanda istenen şey; 10 yıllık, 20 yıllık altyapı stratejilerin hazırlanması ve özel sektörün önünü görebilmesi. Altyapı yatırımlarına dayalı menkul kıymet ihracını kolaylaştıracak kamu-özel sektör ortaklık modelleri geliştirilmesi. Bir diğer önemli öneri de KOBİ’lerin beklentilerine dair. B20 devler kulübü içerisinde ilk defa KOBİ’lerin sesini duyurma imkânına kavuşturulduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Dünya KOBİ Forumu’nu kurduklarını hatırlattı ve “G20 liderlerinden talebimiz şu: Dünya KOBİ Forumu’nu KOBİ’lerin haklarını savunan uluslararası bir iş örgütü olarak tanıyın ve destekleyin diyoruz” ifadesini kullandı. - L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da konuşmasında bu platformda işçilerin sorunlarını dünya liderleri ile ilk elden paylaşma imkânı bulacaklarını bildirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’den randevu aldıklarını açıklayan Atalay, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşebileceklerini söyledi. Ayrıca ABD ve İngiltere Liderleri ile görüşmenin de yarın belli olacağını belirtti. Atalay, kayıt dışının önlenmesi, işyeri güvenliğinin sağlanması, satın alma gücünün artırılması, toplu pazarlık gücünün çoğaltılması ve kadın ve gençlere istihdam alanlarının oluşturulması, taşeron uygulamaların sona erdirilmesi ve insan hakları ve sendikal hakların güçlendirilmesi gibi konulara ağırlık verdiklerinin altını çizdi. B20 ve L20’nin sorunları olan iki uç olmasına rağmen çok faydalı toplantılar yaptıklarını belirten Atalay, L20 olarak yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi verdi. L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay “Önceliğimiz Türkiye. Dünyadaki 180 milyon üyemizin sorunlarını ve önerilerini dile getirmek” diye konuştu. B20 Türkiye’nin G20 Devletlerine Önerileri: B20 Türkiye ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, G20 Liderleri ’ne iş dünyasının birinci elden iletecekleri 19 önerisini şöyle sıraladı: 1. Ticareti Kolaylaştırma Anlaşmasının onaylanması ve yürürlüğe koyulması 2. Küresel finansal reform gündeminin nihai hale getirilmesi ve onaylanması 3. Düzenlemeler arasındaki bütünlüğün sağlanmasının vurgulanması ve finansal reform gündemindeki istişare sürecinin iyileştirilmesi 4. G20’nin şirketlerde Hak Sahipliği Şeffaflığı Yüksek Prensipleri’nin uygulanması 5. Ortak bir uluslar arası yatırım prensipleri setinin oluşturulması ve yabancı doğrudan yatırımın vergilendirilmesine ilişkin daha fazla şeffaflık ve uyumun gözetilmesi 6. G20 büyüme hedefleriyle bağlantılı olarak ülkelere özel altyapı yatırımı stratejilerinin hazırlanması 7. Altyapının menkul değer olarak geliştirilebilmesini kolaylaştırmak amacıyla altyapı yatırım ekosisteminin iyileştirilmesi 8. Özellikle teknik, yönetsel ve girişimcilik becerilerini dikkate alacak biçimde, beceri açıklarını gidermeye yönelik programların geliştirilmesi ve finanse edilmesi 9. İstihdam olanaklarını arttırmak için işgücü piyasalarını daha dinamik ve kapsayıcı yapacak kapsamlı yapısal reformların uygulanması 10. Genç istihdamının ve kadınların istihdama katılım oranlarının arttırılması 11. KOBİ kredi güvenilirliği ile ilgili verilerin daha şeffaf ve kolay erişilebilir hale getirilerek, KOBİ’lerin krediye erişimindeki riskleri azaltacak finansal araçların daha etkin kullanılabilmesinin sağlanması 12. KOBİlerin alternatif finansmana erişiminin genişletilmesi ve derinleştirilmesi için politika, düzenleme ve standartların desteklenmesi ve uyumlaştırılması 13. KOBİ’lerin uluslararası standartlara uyum sağlaması için destek verilmesi ve KOBİ’lerin uluslar arası pazarlara erişimlerinin kapasite geliştirme ve teknik yardım programlarıyla iyileştirilmesi 14. 5 yıllık küresel geniş bant bağlantısı hedefinin G20 üyesi ülkelerin büyüme stratejilerine entegre edilmesi, KOBİ’lerin dijital ekonomiye ve inovasyon ekosistemlerine erişiminin paydaş işbirliği aracılığıyla iyileştirilmesi 15. Gelişen dijital ekonomi için küresel ticaret sisteminin iyileştirilmesi 16. G20 ülkeleri için bir girişimcilik vizesi programı başlatılması 17. Korumacılığın artışını durdurma taahhütlerinin devam ettirilmesi ve özellikle yerelleştirme önlemlerini de içeren ticarete tarife dışı engelleri barındıran mevcut korumacı önlemlerin geriye çekilmesi 18. Beş yıl içerisinde kamu-özel işbirliği aracılığıyla tüm G20 ülkelerinde gümrük prosedürleri ve sınırlar arası geçiş sistemleri için kapsamlı olarak elektronik ortama geçisin sağlanması 19. Kamu alımlarının elektronik ortama aktarılması, High Level Reporting Mechanisms (iş ombdusmanlarının) geliştirilmesi ve kamu alımları prosedürleri için iş uyumluluk programlarının teşvik edilmesi  

Detaylar...