Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.236.15.142
Şuan 40 kişi online
Bugün 114 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 124503
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN 15 TEMMUZ MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Türk milleti, 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Halkımız kendi iradesi dışında başka hiçbir iradeyi kabul etmeyeceğini ve demokrasiye bağlı kalacağını kararlılık ve cesaretle gösterdi. Demokrasiye karşı yapılan her türlü girişim hukuksuzdur ve kabul edilemez. Hiçbir güç milletin kararının üzerinde değildir. Türk milleti Cumhuriyet ve demokrasinin yanındadır. 15 Temmuz’da demokrasiden yana tavır alan, ülkesine sahip çıkan halkımıza bir kere daha teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’un yıldönümünde başta önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.”  

Detaylar...

ÜRETİCİNİN, TÜCCARIN KURBAN KAYGISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesinde hayvancılık ve et ticaretinde yaşanan sorunlar, çözüm önerilerini belirlemek amacıyla Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül moderatörlüğünde yapılan toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, ATSO, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Antalya Hayvancılık A.Ş., Akdeniz Üniversitesi, ANET, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Antalya Kasaplar Odası, Veteriner Hekimler Odası, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, KUTSO, MATSO, ALTSO, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan temsilciler ile ATB 5. Meslek Komitesi üyeleri katıldı. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya’daki hayvan varlığı, et üretimi ve ticareti, koronavirüsün Antalya hayvansal üretim ve toptan, perakende ticaretine etkileri, kurbanlık fiyatları ve kesim fiyatları, hayvan pazarları ve et kesim noktalarını konuşmak üzere toplantı düzenlediklerini belirtirken, sektörün sorunları, beklenti ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve kuruluşlara ileteceklerini söyledi. KURBAN SÖNÜK GEÇEBİLİR ATB 5. Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, pandemi döneminde kırmızı ette perakende satışlarda artış olsa da satışların yüzde 60-70’ini oluşturan toptan ticaretin durması nedeniyle kırmızı et ticaretinin bu dönemden olumsuz etkilendiğini söyledi. Sönmez, “Bu dönem turizm olmayınca toptan satışta ciddi sıkıntı var. Fiyatlarda da düşme var. Fiyatların düşmesi besici için büyük sıkıntı. Üretici para kazanmazsa besicilikten çekilir, bir daha da dönmez” diye konuştu. Kurban Bayramı’nın da pandemi nedeniyle iyi geçmeyeceğini düşündüğünü söyleyen Sönmez, hem sosyal mesafe kuralı nedeniyle hem de risk nedeniyle kesim yerlerine gitmek yerine insanların bağışa yönelebileceğini kaydetti. Sönmez, kurbanlık fiyatlarının düştüğünü de bildirdi. SÜPERMARKETTE KURBAN SATILMASIN Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, üretici olmazsa kasabın olmayacağını söylerken, kazanamayan üreticinin üretimden çekilebileceği uyarısında bulundu. Yardımcı, küçük aile iletmelerinin desteklenmesi ve sayısının artırılması gerektiğini kaydetti. Süpermarketlerde satılan kurbanlıklara tepki gösteren Yardımcı, binlerce hayvanın aynı anda nasıl kesildiğini sordu. Yardımcı, “Devlet bunu incelesin. Gününde kesilmeyen et kurban değildir. Namazdan önce kesilen kurban, kurban olmaz, adak olur. Süpermarketlerde kurban satılmasın” diye konuştu. Yardımcı, küçükbaş fiyatının 30 TL, dananın 28 TL olduğunu bildirirken, küçükbaş kesim fiyatının parçalama ve pay hariç 180 TL, büyükbaşın 600 TL olduğunu söyledi. DİYANET’E ÇAĞRI Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya’da 198 bin civarında kesime hazır küçükbaş kurbanlık bulunduğunu bildirirken, “İhtiyacı karşılayacak hayvan sayısına sahibiz” dedi. Antalya’da pazar yerlerinin henüz belli olmadığına dikkat çeken Öztürk, “Birliğimize üye 150 yetiştiricimiz kurbanlıklarını satışa sunmaktalar. Ama bu yıl hayvan pazarlarına ilişkin açıklamasında geç kalınması bizi kaygılandırıyor. Pandemi sürecinde bu kadar yetiştiriciyi merkeze getirecek miyiz, eleme yapılacak mı, nasıl konuşlandıracağız henüz belli değil. Ürünlerini tüketiciye ulaştırabilecekler mi bunun kaygısını yaşıyoruz” diye konuştu. Süpermarketlerin kurban satışlarını da eleştiren Öztürk, “Yapılan ibadete halel getirilmemeli. 12 kg olan kuzu kurbanlık vasfı taşımaz. Bu bir kandırmacadır, kurbanda et pazarlamanın yoludur. Vatandaşın İslami anlamda ibadetine helal getirilmemelidir, kandırmacanın önüne geçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda harekete geçmelidir” diye konuştu. KURBANI BESLEMENİN MALİYETİ ARTTI Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, kurban bayramı döneminin ülkemiz için en büyük ekonomik hareketlerden biri olduğunu belirtirken, bu dönemin sıkıntılı geçeceğine işaret etti. Arpa ve buğdayın hasat zamanında, dövizin gerilediği dönemde yeme zam yapıldığına dikkat çeken Toros, “Kurbanları beslemek üretici için büyük sıkıntı” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, FAO’nun da aile işletmeciliğinin desteklenmesini istediğine işaret ederken, besicilerin mutlaka aile işletmeciliğine yönlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Alp, “Tarım desteklenmediği zaman ithalata mecbur kalıyorsunuz. Pandemi döneminde bütün ülkeler kabuğuna çekildi. Hayvanımızı, sebzemizi yetiştirmek zorundayız, yoksa 83 milyonu nasıl besleyeceğiz” dedi. ANTALYA’NIN HAYVAN VARLIĞI Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da 192 bin 234 büyükbaş hayvan, 520 bin 826 koyun, 752 bin de keçi bulunduğunu bildirirken, “Küçük hayvan varlığı açısından Türkiye genelinde 9-10. sıradayız. Büyükbaşta ise 32. sıradayız. Geçen yıl 11 bin 650 ton et ürettik. Adaklık ve kurban miktarı bu rakama dahil değil. Antalya, küçükbaşta ise geleneksel hayvancılığın yapıldığı yer. Müdürlük olarak geleneksel hayvancılığın yapılmasından yanayız. Çünkü mera yapımız buna çok uygun” diye konuştu. ATSO Komite Üyesi Hasan Taş, pandemi döneminde kırmızı et tüketimini değerlendirirken AVM’lerden uzak duran halkın yeniden yerel esnafı hatırladığını söyledi. Antalya Hayvancılık A.Ş. adına toplantıya katılan Ozan Ünal, Kömürcüler’deki hayvan pazarında kesim alanı bulunduğunu kurbanlıkların burada hijyenik ortamda kesilebileceğini kaydetti.  

Detaylar...

BORSA YÖNETİMİNDEN VALİ YAZICI’YA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetimi, Antalya Valiliği’ne atanan Ersin Yazıcı’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır beraberindeki ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan ve Halil Bülbül ile birlikte Yazıcı’yı makamında ziyaret etti. Borsa’nın çalışmaları hakkında bilgi veren Çandır, Yazıcı’ya görevinde başarılar diledi. Vali Ersin Yazıcı, Başkan Çandır’a ziyaretleri nedeniyle teşekkür etti. Tarımın Antalya için ve ülkemiz için önemini vurgulayan Vali Yazıcı, tarımın gelişimi için çalışacağını söyledi. Yazıcı, kurumlar arası işbirliğinin önemine inandığını bildirirken, kent ile iç içe bir yönetim anlayışı ile çalışacağını söyledi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI 100 YAŞINDA
Antalya Ticaret Borsası, 100’üncü yaşını bir dizi etkinlikle kutladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen ATB Meclis Üyeleri, Ata’nın huzurunda saygı duruşunda bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu başkanı Ali Çandır ile ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Atatürk Anıtı önüne çelenk bıraktı. ATB Meclis üyeleri, daha sonra Haziran ayı Meclis toplantısını gerçekleştirdi. ATB Haziran ayının gündemi 23 Haziran 1920 yılında kurulan Borsa’nın 100’üncü kuruluş yıldönümü oldu. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, 100’üncü yılın hayırlı olmasını diledi. KUTLAMALAR ERTELENDİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Borsamızın kuruluşunun 100’üncü yıl dönümünü kutlamak ve yaşamakta olduğumuz Koronavirüs nedeniyle son 3 aydır uzaktan erişimle gerçekleştirdiğimiz meclis toplantımızı fiilen gerçekleştirmek için bir aradayız” diyerek sözlerine başladı. 100 YILLIK EMEK Borsa’nın 100’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle planlanan etkinliklerin koronavirüs nedeniyle ertelendiğini belirten Çandır, “Sağlık önlemleri nedeniyle bugün aramıza davet edemediğimiz, Borsamıza katkı sunmuş herkesin bizleri anlayışla karşılayacağını düşünüyorum” dedi. Borsanın Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yaşıt olduğunu belirten Çandır, Borsa’nın kuruluşu ile ilgili bu bilgileri paylaştı: “Borsamızın 100. kuruluş yıl dönümünün önemini kavramak için o dönemin şartlarını hatırlamamız yeterlidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin henüz ikinci ayını tamamladığı, işgal kuvvetlerinin taarruza geçtiği, il ve ilçelerimizin işgal edilmeye başlandığı ve yurdumuzun dört bir yanında ayaklamaların çıktığı bir dönemdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının öncülüğünde milletimizin çetin bir siyasi ve askeri mücadeleyi sürdürdüğü bir dönemdir. Ancak bu mücadele ve başarının yalnızca siyasi ve askeri alandaki başarıyla kazanılamayacağının da Yüce Atatürk tarafından vurgulandığı bir dönemdir. Öyle ki Ata’mız 1923 yılında düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde yapmış olduğu açılış konuşmasında “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz. Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir." demiştir. İşte milli mücadele döneminin başlarında bu bilinçle hareket eden 45 tüccar bir araya gelmiş ve Borsamızın temelini atmışlardır.” ATB’yi kuran ve bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Çandır, “Ebediyete intikal edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet diliyoruz. 1920’den 2020’ye milletin emeğini ve üretimini kıymetlendirmek için Borsamızda görev yapmış, işini ve ailesini ihmal etmiş ve fedakârlıkta bulunmuş herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki kişiler geçici, kurumlar kalıcıdır. Öyle ki bugün büyük bir gurur ve heyecanla 100. yılını kutladığımız Borsamız geride bıraktığımız bir asırlık sürede; tarımdan ticarete, sanayiden turizme, eğitimden sosyal hayata ve inşaattan ulaşıma kadar kentimizi ilgilendiren tüm konularda üzerine düşeni yapmaya gayret göstermiştir” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN EN ESKİ 3. BORSASI Borsa’nın kurulduğundan beri kentte üretilen tarımsal ürünlerin piyasaya arz edilmesi, fiyatlarının belirlenmesi, güvenli ticaretinin sağlanması, tescilinin gerçekleştirilmesi ile ilan edilen fiyatların duyurulmasında ve ekonomik hayatın düzenlenmesinde görev aldığını kaydeden Çandır, “Ülkemizdeki kamu tüzel kişiliğine sahip kurumların başında gelen ATB, kuruluş tarihi itibariyle en eski 3. ticaret borsasıdır. Ancak borsacılığa dair çalışmalar bakımından zahire borsası adıyla 1913 yılına, örgütlenmesi bakımından ise o günlerde ‘Ziraat ve Ticaret Odası’ olan bugünkü Antalya Ticaret ve Sanayi Odamızın kuruluşluna dayanmaktadır. Bu kurumsal yapılanmamanın öncesinde ise 1800’lü yılların sonuna kadar tacir, tüccar ve zahireci gibi çeşitli unvanlar altında bugünkü binamızın etrafında bulunan çarşı, han ve arasta gibi çeşitli yerlerde kümeler oluşturuyor kent ticaretinin gelişimi için ortak hareket ediyorlardı. Aidiyet duygusunun da yüksek olmasına bağlı olarak bu toprakların mayasında bulunan birlikte hareket etmenin en güzel örneğini sergiliyorlardı” diye konuştu. KADİM KENT ANTALYA İNSANIMIZA İŞ, AŞ OLUYOR Antalya’nın coğrafî yapısı ve iklim koşullarının elverişliliği, çevresindeki yerleşim yerlerine ulaşılabilirliği, tarım arazilerinin geniş ve verimli oluşu nedeniyle Likya, Lidya, Pamfilya, Bergama, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Ali Çandır, bu özellikleri nedeniyle hala çekim merkezi olma özelliğinin devam ettiğini, insanlarda iş ve aş sağladığını kaydetti. Cumhuriyet’in ilk nüfus sayımında 36 bini merkez olmak üzere toplam 204 bin nüfusa sahip olan kent nüfusunun aradan geçen 93 yılın ardından 12,5 kat artarak 2,5 milyonu aştığına dikkat çeken Çandır, yoğun göç alan Antalya ilgili şunları söyledi: “Merkez nüfusumuz ise 39 kat artarak 1,4 milyona ulaşmıştır. Aynı dönemde ülkemiz nüfusu ise 6 kat artmıştır. Eğer herkes kendi memleketinde yaşıyor olsaydı nüfusumuz bugünlerde 1,2 milyon kişi olacaktı. Böylece bizde, ülkemiz gibi 6 katlık bir artış gösterecektik. Özetle geride bıraktığımız 90 yılı aşkın sürede Antalya’nın nüfusu Türkiye’nin nüfus artış oranın 2 katından fazla olmuştur. Diğer kentlerden aldığımız bu yüksek göçte; 1980’li yıllarda turizm ile hizmet sektörünün, 1990’lı yıllarda ise örtüaltı üretim ile tarımın gelişmesi etkili olmuştur. Sanayide ise 2000’li yıllarla birlikte gelişme göstermemize karşın kentimizin gelişmişlik düzeyinin gerisindeyiz. Tarım ürünlerine ve blok mermere dayalı bir ihracata sahip olmamız nedeniyle yine kentimiz gelişmişlik düzeyinin altındayız. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde; COVID-19 pandemisi nedeniyle zor bir dönem geçiren turizm sektörünü geliştirecek, sanayimizi güçlendirecek, ticaretimizi çağa adapte edecek, tarımda ise alışkın olduğumuz üretim dışında daha fazla ekonomik değer yaratacak yeni uygulamaları denemeliyiz.” ÜRÜN DESENİ DEĞİŞTİ Borsamızın sahip olduğu satış salonunda 1920-1950 döneminde başta buğday olmak üzere hububat ve mamulleri, 1950-1980 döneminde ise ağırlıkla pamuk olmak üzere, susam ve yer fıstığı ürünlerinde müstahsiller tarafından getirilen numuneler üzerinden alım-satım yapıldığını anımsatan Ali Çandır, 1980 sonrasında ilgili ürünlerin meyvecilik ve örtüaltı üretim karşısında ekonomik değerini koruyamaması nedeniyle salon işlemlerine olan talebin azaldığını ve müstahsil-tacir arasında gerçekleşen ticaretin kayda alınmasına dönüştüğünü kaydetti. 2015 yılında hizmet binasında yapılan tadilatta satış salonunun tekrar faaliyete geçirildiğini bildiren Çandır, “Ancak yeterli talebin oluşmaması nedeniyle salon işlemlerini gerçekleştiremiyoruz. Müstahsil ile tacir arasında gerçekleşen ticareti kayda almaya devam ediyoruz” dedi. PROJECİ BORSA Çandır, son 15 yılda Borsa’nın tescil işlemlerinin yanı sıra projeci kimliğiyle de dikkat çektiğini söyledi. Çandır, yaptıkları çalışmaları şöyle özetledi: “Kentimiz ve üyelerimizin ticaretinin artması için; yetiştiriciliğin geliştirilmesi, verim kayıplarının önlenmesi, kalitenin yükseltilmesine yönelik üreticilere ve üyelerimize çeşitli eğitimler düzenliyor, projeler geliştiriyor, raporlar hazırlıyor, sektörel analiz toplantıları, çalıştaylar, paneller ve sempozyumlar düzenliyoruz. 1929 yılında yaşanan ekonomik buhran döneminde her köye birer kalbur tesis ederek müstahsilin buğdayına sahip çıkan ve ilk ürünü getirene orak hediye eden Borsamız 2000’li yıllarda gerçekleştirdiği defne, kekik ve adaçayı projesiyle Manavgat, Alanya ve Gazipaşa’nın köylerinde eğitimler düzenlemiştir. Üreticilere modern kurutma sehpası, koruyucu eldiven, budama makası ve tahra hediye etmiştir. Yani bugünlerde de 1929 yılında olduğu gibi üreticilerin yanında durmaya devam etmekteyiz. Son dönemde ise, EXPO 2016’nın kente kazandırılması, Antalya Çiçek Festivali’nin düzenlenmesi, Keçiboynuzu pekmezine standart kazandırılması, Korkuteli Karyağdı Armudu ve Antalya Tavşan Yüreği Zeytini’ne coğrafi işaret kazandırılması, yöremizdeki siyah mersinin katma değerinin artırılması amacıyla endüstriyelleştirilmesi, dünya genelinde büyük bir rekabet avantajına sahip olduğumuz defne, kekik ve adayında hasat kayıplarının önlenmesi ve kalitenin yükseltilmesi, Ziraat fakültemizde eğitim gören gençlerimizin okul sıralarında pratik bilgi ile tanışması için Kampüs’ten İşe gibi proje ve faaliyetler ile sektörümüz, kentimiz ve ülkemize hizmet ettik. Üyelerimizin ihracata başlaması ve var olan ihracatlarını geliştirmeleri için uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi projesi (UR-GE) yürütüyoruz. 10 yıldır kesintisiz olarak kıyıda köşede kalmış Anadolu ürünlerini YÖREX-Yöresel Ürünler Fuarı’nda buluşturuyoruz. 2015 yılında kurduğumuz Antalya Tarım Konseyi ile tarım kesiminin sorun, beklenti ve önerilerini ilgililere aktarıyoruz. Üyelerimizin hizmetine sunduğumuz Tarımsal Uygulamalı Mesleki Eğitim Merkezi’mizde ihtiyaca göre eğitimler düzenlemeye devam ediyoruz. Vakıf Çiftliğinin imara kurban edilmemesi ve tarımsal faaliyetlerine devam edebilmesi için Zeytinpark A.Ş.’yi kurarak kentimize nefes olmaya gayret ediyoruz. Onlarca yıldır Borsamız gündeminden düşmeyen yapımına başladığımız Antalya Canlı Hayvan Borsası projemizi ise en kısa zamanda bitirmeyi hedefliyoruz.” “BORSAMIZ KENT EKONOMİSİNE CAN VERİYOR” Antalya Ticaret Borsası’nın Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kentimiz ekonomisine can veren kurumların başında geldiğini ifade eden Çandır, “O yıllardan itibaren kentin ve ülkenin gündeminde olan üzerine vazife edindiği her durumun içerisinde bizzat yer almış ve almaya da devam etmektedir. 1925 yılında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de emir ve müsaadeleri alınarak kurulan şirketin yedi kişiden oluşan yönetim kurulunun üçü ATB’nin kuruluşunda ve yönetimde görev almış olan üyelerden oluşuyordu. Yani Borsamız Antalya Elektrik Türk A.Ş’nin kurulmasından 1956 yılında Kepez Elektrik A.Ş.’nin kuruluşuna kadar kent ekonomisinin yanı sıra imarına ve sosyal hayatına katkı verme amacında oldu. Cumhuriyet Meydanı`nda bulunan “Ulusal Yükseliş Anıtı”ndan 9.Cumhurbaşkanımız Süleyman DEMİREL tarafından açılan Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesine, Antalya Ticaret Borsası Semt Polikliniği’nden kentimizdeki hastanelere yoğun bakım odası ve çeşitli araç gereçler sağlanmasına, Afet ve savaş durumlarında halka destek olmaya devam etti” diye konuştu. Çandır, ANET Antalya İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., Antalya Serbest Bölge Kurucu ve İşletmecisi A.Ş., Antalya Pamuklu Dokuma Sanayi T.A.Ş., Antalya Güçbirliği Holding A.Ş., ANFAŞ Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş., Antalyaspor A.Ş., Antalya Enerji Üretim A.Ş., Antalya Alkollü İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş., Antalya Tanıtım ve Turizm Geliştirme Ticaret A.Ş., Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş., TMO-TOBB Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. gibi pek çok kurumun kurulmasına katkı sağlayan Borsa’nın kentleşmenin, taşımacılığın, tekstilin, sporun, tarımın, ticaretin ve turizmin gelişmesi için de katkı verdiğini söyledi. HEDEFTE ÜRETİM VAR Konuşmasında önümüzdeki döneme dair düşüncelerini da paylaşan Çandır, hedeflerini şöyle anlattı: “Önümüzdeki dönemde geçmişimizin bize verdiği güçle birlikte Borsamızın, kentimizin ve ülkemizin tarımsal üretim ve ticaretini geliştirmek için; tarım topraklarımızın sektör dışına çıkmaması ile doğa ve çevre konusundaki bilincin yükseltilmesi konularında hassasiyetlerimizi sürdüreceğiz. Üreticinin ve tarımsal ticaretle uğraşan ticaret erbabının modern tarım teknolojilerini kullanımını artıracak ve dijital dünyada yerini almasına destek olacağız. Ürünlerimizde standart üretimin yaygınlaştırılması ile üretimde ve pazarlamada hijyen koşullarının artırılmasını sağlayacağız. Kırsalda refahın artırılması çalışacağız. Gençlerin tarıma yönlendirilmesi ve tarımda çalışanların yaş ortalamasının azaltılmasının yollarını arayacağız. Tarım sektörüne özel bir sosyal güvenlik modelinin geliştirilmesi ve uygulanmasında ısrarımızı dile getirmeye devam edeceğiz. Tarımda yeni bakış açılarının geliştirilmesine fırsat sağlayacağız. Her geçen gün gerilemekte olan tarımın itibarını yeniden yükselmesine katkı sunacağız. Alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket edeceğimiz bir döneme gireceğiz.” Çandır, Mustafa Kemal Atatürk ile vatanımız ve bayrağımız uğruna şehit olan kahraman Mehmetçikleri saygıyla anarken, “1920’den günümüze Borsamızda faaliyet göstermiş üyelerimize, görev almış ve almakta olan başkanlarımıza, yönetim kurulu, meclis, meslek komiteleri, kurul ve komisyon üyelerimize, kıymetli çalışma arkadaşlarımıza, Değerli basınımıza, Borsamızdan hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen kurum, kuruluşlar ve şahıslar ile oda ve borsa camiamıza teşekkür ediyorum” diye konuştu. 100. YIL PASTASI Toplantının ardından Borsa’nın 100 yıllık tarihinin anlatıldığı belgesel gösterimi yapıldı. Meclis üyeleri daha sonra birlikte 100’üncü yıl pastasını keserek toplu fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

VALİ KARALOĞLU’NDAN BORSA’YA VEDA ZİYARETİ
Diyabakır Valiliği’ne atanan Vali Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası’na veda ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Cüneyt Doğan tarafından karşılanan Karaloğlu, 4 yıl hizmet ettiği Antalya’da kurumlar arası işbirliğine inanarak çalıştığını söyledi. Antalya’nın dinamiklerinin uyum içerisinde olduğunu kaydeden Karaloğlu, Ali Çandır ve Borsa yönetimine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Münir Karaloğlu’na kente hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Görev süresi boyunca Karaloğlu’nun birçok krizle karşılaştığını belirten Çandır, “Bu krizleri en iyi şekilde yönettiniz. En son yaşanan pandemi sürecinde aldığınız önlemler ve yaptığınız çalışmalar kentin sağlığı için çok önemliydi” dedi. Çandır, ziyaretin anısına Karaloğlu’na hediye takdim ederken, Borsa’nın çalışmalarına desteği ve Antalya’ya kattığı değer nedeniyle teşekkür etti. Ali Çandır, Karaloğlu’na yeni görevinde başarılar diledi.  

Detaylar...

ATB MAYIS MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te kente, tarıma ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Eşini benzerini yaşamadığımız zor günler geçiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Çandır, bir yandan sağlığını korumaya çalışan insanların diğer yandan işini korumaya, ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. Çandır, “Umuyorum ki, bu zor günleri kısa sürede geride bırakırız” dedi. ZEYTİN VE PORTAKALI PAHALI YİYECEĞİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Meclis’te tarım sektörünün durumunu özetledi. Çandır, yaşanan ani yüksek sıcaklık, gece gündüz sıcaklık farkının artması ve fırtınanın henüz çiçeklenme ve meyve tutum dönemini yaşayan ağaçlarda ciddi sıkıntılara neden olduğunu belirtirken, bazı meyvelerde verim ve kalite kaybı olduğunu bildirdi. Portakalda sözkonusu nedenlerle yüzde 20 ürün kaybı yaşandığını kaydeden Çandır, zeytinde ise yüzde 30 civarında ürün kaybı beklendiğini bildirdi. Çandır, “Hava şartlarının henüz çiçeklenme aşamasında olan ya da meyveye durmuş ağaçları etkilemesi nedeniyle bu yıl portakal ve zeytini biraz pahalı yiyeceğiz” dedi. Çandır, don nedeniyle açık alandaki bazı ürünlerde de zarar oluştuğunu söyledi. YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATIMIZ ARTTI Koronavirüs döneminde sebze üretiminde ve ihraç edilen sebzenin nakliyesinde bazı aksaklıklar görülse de sektörün genel olarak iyi bir dönem geçirdiğini bildiren Çandır, ”Yaş meyve sebze ihracatımız Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artış gösterdi” dedi. ÇİÇEK SERADA KALDI Süs bitkilerinin bu dönemden olumsuz etkilenen sektörlerin başında geldiğini kaydeden Çandır, “Kesme çiçekte yüzde 65 ve diğerlerinde yüzde 100 oranında ürünler serada kalmış durumdadır. İhracat mart ayında yüzde 14, Nisanda yüzde 21 Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 11 düşmüştür” diye konuştu. Çandır, Antalya’nın Ocak-Nisan dönemi toplam ihracatının yüzde 1.5, tarım ihracatının ise yüzde 12 arttığını bildirdi. Turizm ve dış piyasaya yönelik üretim ve ticaret yapan su ürünleri sektöründe de işlerin durduğunu belirten Çandır, “Ancak önceki gün su ürünlerine bir destekleme kararı çıktı” dedi. TIBBİ AROMATİK BİTKİLERE TALEP ARTTI Otel, restoran, okul, üniversite ve resmi kurum yemekhanelerinin kapanması nedeniyle et, süt ve süt mamulleri, reçel, pekmez, lokum, mantar, zeytin ve zeytinyağı gibi ürünlerin toptan satışlarının durma noktasına geldiğine dikkat çeken Çandır, “ Et sektöründe ramazan ayının da etkisiyle perakende de artış görülmüştür” dedi. Çandır, arı yetiştiriciliğinde bir problem yaşanmadığını ancak sıcaklığın etkilerinin ne olacağının henüz kestirilemediğini de söyledi. Tıbbi aromatik bitkiler sektöründe özellikle sağlık yönünde iş alternatif tıp ürünleri olması nedeniyle artış görüldüğünü belirten Çandır, “Tıbbi aromatik sektörü salgın ve sonrasında olumlu etkilenecek sektörlerden biri olacak” dedi. Çandır, hububat sektörünün hava koşulları nedeniyle verim, kalitede iyi bir dönem yaşadığını bildirdi. HAVA KARGO TAŞIMAYA DESTEK GELDİ Koronavirüsün ülkede görülmesiyle birlikte Borsa’da, işletmelerde sağlık önlemlerini artırdıklarını belirten ATB Başkanı Çandır, üyelerin görüşleriyle sektörel sorunları, talepleri ve çözüm önerilerini içeren anketler yaptıklarını, raporlar hazırladıklarını, resmi yazılarla bunları ilgili kurumlara ilettiklerini kaydetti. Çandır, “Taleplerimizin takipçisi olduk. Dışişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Tarım ve Orman Bakanı, Ticaret Bakanı ile TOBB Başkanımızın katılımıyla düzenlenen tüm toplantılarda da bu taleplerimizi dile getirdim ve anlık sorunlarımızı direkt olarak paylaşma imkanı buldum. Sektörümüzün çeşitli ötelemelerden faydalanabilmesi için mücbir sebep kapsamına alınması talebimiz henüz uygun bulunmasa da tarımsal dış ticaretin dünya ile rekabetçi koşullarda yapılabilmesi için hava kargo taşıma giderlerinin desteklenmesi talebimiz uygun bulunmuştur. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. MÜCBİR SEBEP KAPSAMI GENİŞLETİLSİN Üyelerden gelen ve ilgili yerlerde ilettikleri taleplerin bir bölümünün olumlu sonuçlandığını, bir bölümünün kısmen gerçekleştiğini bildiren Çandır, güncel taleplerini şöyle sıraladı: “Mücbir sebep kapsamının genişletilmesi, kamudan kesinleşen alacakların ödenmesi, KDV alacağı kadar koşulsuz/şartsız KGF kefaleti sağlanması, kira destek mekanizması geliştirilmesi, geçici verginin birinci taksitinin ikinciyle birleştirilmesi, normalleşme döneminde esnek çalışmanın kolaylaştırılması, kısa çalışma ödeneğinin süresinin uzatılması” STANDARTLARIMIZI YÜKSELTMELİYİZ İş yapma biçimi ve donanım düzeyi itibariyle koronavirüs dönemine en hızlı ayak uyduran sektörlerinin bilişim, sanayi ve tarım olduğunu söyleyen Çandır, “Ticaret sektörü iş yapma biçimi itibariyle turizm ve lojistik sektörlerinden daha iyi, donanım düzeyi itibariyle ise daha geride yer almaktadır. Dolayısıyla tarım başta olmak üzere tüm sektörlerdeki işletmelerimizde standartlarımızı yükseltmeli, iş planlarımızı daha fazla veri ile tasarlamalı, risk senaryosu sayımızı artırmalı ve tüm performans ölçümleme kriterlerimizde değişikliğe gitmeliyiz” diye konuştu. VİRÜSLE YAŞAMAYI ÖĞRENECEĞİZ Yapılan çalışmalar ve açıklamalara göre salgının sona ermesi ve eskisi gibi normal hayatımızı sürdürmemizin mümkün görünmediğini kaydeden Ali Çandır, “Buna karşılık kademeli ve korumalı bir ekonomik ve sosyal hareketlenme yaşamaya başlayacağız. Bu hareketlenmenin adı ister yeni normal olsun ister başka bir şey; esas olan, virüs ile yaşamayı öğrenmemizdir. Tedbirleri tavizsiz uygulamamız da hayati önemdedir. İş hayatımızla ilgili öğreneceklerimiz de belirli oranda buna bağlıdır” dedi. BORÇ VE MALİYET YÖNETİMİ Önümüzdeki dönemde iş ve ekonomik hayatın temelini iki konunun oluşturacağını bildiren Çandır, şunları söyledi: “Bunlardan ilki borç yönetimi, ikincisi ise maliyet yönetimi olacaktır. Büyük darbe alan iş hacminin yarattığı ciro ve tahsilat sorunlarının kaçınılmaz sonucu olarak mevcut borçlarımızı daha da artırmak zorunda kaldık. Ödemeler sistemimiz de ciddi tıkanıklığa uğramış durumdadır. Önümüzdeki günlerde iş hayatının kademeli hareketlenmesiyle yavaş bir hızda ve düşük bir kapasitede çalışma söz konusu olduğunda ilk karşı karşıya kalacağımız sorun, yüksek maliyetler olacaktır. Özellikle sabit maliyetlerimizin yükü, bizleri alışık olmadığımız ölçüde zorlayacaktır. İnsanlarımızın gelirleri de ciddi boyutta erozyona uğramışken talepte kısa sürede canlılık beklemek doğru olmayacaktır. O halde bir taraftan borçlarımızı diğer taraftan da maliyetlerimizi yönetmeye odaklanmalıyız.” ANTALYA EKONOMİSİ DARALMA KISKACINDA Döviz hareketliliğinin tetiklediği krizlerden Antalya’nın başarıyla çıktığını anımsatan Çandır, “Ancak bu defa Antalya ekonomisi, ülkemiz ortalamasının çok üzerinde bir zorlukla ve daralmayla karşı karşıyadır. Karar vericilerimizden taleplerde bulunurken kentimizin içinde bulunduğu bu aşırı zor durumun dikkate alınmasını her seferinde dile getirdik. Getirmeye de aynı kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. 100 YILIMIZI KUTLUYORUZ 1920 yılında kurulan Antalya Ticaret Borsası’nın 23 Haziran’da 100 yılını kutlayacağını belirten Çandır, “Ülkemizde kurulan 3. ticaret borsasıyız. Kentimiz tarımı ve ticaretinin gelişimi için çalışmanın yanı sıra kentimizi ilgilendiren tüm konularda söz söyleyen, inisiyatif üstlenen, proje üreten, maddi ve manevi tüm felaketlerde taşın altına elini koyan ve örnek olan ATB’nin 100. yılını da bu kapsamda kutlayacağız. Fakat kutlamalarımızı virüs nedeniyle önümüzdeki dönemde yaşayacağımız gelişmelere göre sınırlı tutacak ve belirli bir takvime yayarak düzenleyeceğiz” diye konuştu. MANAVOĞLU VE ŞENCAN’I ANDI Mayıs ayında iş ve siyaset dünyasından Muratpaşa Belediyesi’nin ilk Başkanı Mehmet Manavoğlu ile hayırsever kimliğiyle ön plana çıkan iş insanı İbrahim Şencan’ın yaşamını yitirdiğini anımsatan Çandır, Manavoğlu ve Şencan’a Allah’tan rahmet, sevenleri ve ailelerine baş sağlığı diledi. Meclis’te üyeler, yaşadıkları sıkıntıları ve beklentilerini dile getirdi. Meclis kararıyla Haziran ayı meclisinin Borsa’nın 100. yıldönümü 23 Haziran’da yapılması kararlaştırıldı.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR, GENÇ İŞİNSANLARININ KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya İşinsanları Derneği’nin (ANTGİAD) online düzenlediği üye toplantısının konuğu oldu. ANTGİAD Başkanı Osman Sert, Dernek olarak koronavirüs günlerini üyeleriyle etkileşim halinde geçirdiklerini bildirirken, “Online toplantılarda üyelerimizle bir araya gelip ortak projeler geliştirdik, yeni fikirler üreterek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Tarımın Antalya için önemini vurgulayan Sert, bu dönem üyelerinin tarımla ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü, bazı üyelerinin ise tarıma yatırım yapmak istediğini bildirdi. Verimli bir toplantı olmasını dileyen Sert, “Ali Başkanıma bizlerle birlikte olduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Kovid -19 sürecinde Antalya Ekonomisi” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Çandır, koronavirüsten etkilenen ekonomi ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Antalya’nın tarım potansiyelini anlattı. İnsanlığın bilmediği bir virüsle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, “Kovid sonrasını görebilecek durumda henüz değiliz. Ancak Kovid ile birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Kovid sadece insanları değil, ülkeleri, bölgeleri, işletmeleri de test eden bir virüs oldu. Bünyeniz güçlüyse virüsü hissetmeden geçirebiliyorsunuz. Kovid’den herkes etkilenecek ancak herkes gücü oranında, sırtındaki yükü oranında virüse karşı mücadele edecek. Umuyoruz ki insanlık için zor olan bu dönem kısa sürede biter” diye konuştu. YENİ BAŞARI HİKAYESİNE İHTİYAÇ VAR Antalya ekonomisi ve tarımsal potansiyeliyle ilgili ANTGİAD üyelerine bilgi veren Çandır, Antalya’nın 1970’li yıllarda Türkiye’ye göre avantajlı bir il olduğunu ancak sonra bu avantajını yitirmeye başladığını bildirdi. Çandır, 1970-2002 yılları arısında yüzde 8’lik tarımsal büyüme performansı gösteren Antalya’nın 2003-2019 yılları arasında tarımsal büyümesinin yüzde 3.4’te kaldığına dikkat çekti. Antalya’nın 1980’li yıllarda turizm ve 1990’lı yıllarda örtüaltı tarımla yakaladığı başarı hikayesine yeni bir hikaye ekleyemediğine dikkat çeken Çandır, “Bizim yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var” dedi. Uluslararası ilişkilerde yaşanan krizler hariç Antalya’nın kriz dönemlerinden avantajlı çıktığını söyleyen Ali Çandır, Antalya’nın güçlü potansiyele sahip bir il olduğunu bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. TARIMDA YENİDEN YAPILANMA ÖNERİSİ Bir dönem görmezden gelinen, sonra itibarsızlaştırılan tarımın hak ettiği yatırımı alamadığını bildiren Çandır, tarımın milli gelirdeki payının da gerilediğine dikkat çekti. Tarımda ihracatçı bir ülke olduğumuzu ancak tarımsal ihracatın karşı ülkelerin boşluğunu dolduran bir yapıda olduğunu belirten Çandır, “Tarımdaki ihracata baktığımızda durum vahim. Sezonumuz gereği boşluk dolduran bir yapımız var. Herhangi dönemde herhangi bir ülkede tarımsal üretimde sıkıntı çıkarsa oraya dolgu yapıyoruz. Bundan kurtulabilmek için hem pazar çeşitliliği yaratmamız gerekiyor hem de sezonu uzatmamız gerekiyor. Biz sadece örtü altında sezonluk ürünler üretiyoruz müşteri ile bağımız belli dönemlerin içerisinde kalıyor ve bitiyor. Bu bağı 12 aya yaymak için tarımda daha bölgesel düşünmemiz gerekiyor. Yaz ve kış iklimlerini düşünerek bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor” diye konuştu. Her ne kadar toprak zengini gibi görünsek de Antalya’da tarım alanlarının çok da geniş olmadığını bildiren Çandır, “Yüzölçümünün yüzde 21’i tarım toprağı iken yapılaşma ve başka sebeplerle ilimizin tarım toprağı yüzde 17’ye düştü. Tarım topraklarımız azalıyor” dedi. ÜRÜN DESENİNİ DEĞİŞTİRMELİYİZ Örtü altı tarımda yüzde 37’lik payla ülke genelinde lider olduğumuza dikkat çeken Çandır, ancak jeotermal seraların çoğalması ve devlet desteğiyle birlikte Antalya’nın bu avantajını kaybetmeye başladığını söyledi. Çandır, “İklimsel koşullardan elde ettiğimiz avantajımız yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Bu nedenle ürün desenini değiştirmemiz gerekiyor. Yükte hafif pahada ağır ürünlere doğru tarımımızı evirmemiz gerekiyor. Tarımın önemli bir dönüşüme ihtiyacı var” diye konuştu. SUYU AKIŞINA BIRAKMAYALIM Özellikle ticarette dijital bir dönemin yaşandığına dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, tarımda da buna önem verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarımsal ürünlerde standardizasyon, planlama ve veri kullanımının önemini vurgulayan Çandır, “Suyun akışına kendimizi bırakmak yerine gelişmelere göre uzun vadeli planlamalar yapmamız gerekiyor. Kent olarak geleceğimize daha çok odaklanmamız, yaşanan olumsuzlukları lehimize çevireceğimiz bir dönemdeyiz” diye konuştu. Salgın sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını vurgulayan Çandır, insanların değişeceğini, işlerin değişeceğini, tüketim alışkanlıkları ve ticaretin değişeceğini vurguladı. Başkan Çandır daha sonra ANTGİAD üyelerinin sorularını yanıtladı. Çandır, ANTGİAD Yönetimine davetleri nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR`DAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı Ramazan Bayramı’nı bu yıl Koronavirüs nedeniyle mesafeleri koruyarak kutlayacağız. Bu Bayramı, sevdiklerimizle kucaklaşmadan geçireceğiz. Ancak önemli olan onları hatırlamamız, telefondan da olsa onlara en güzel duygularımızı ifade etmemizdir. Bayram coşkusunu evimizde sevdiklerimizle kutlayalım. Maneviyatı yüksek günlerde nefrete yer yoktur, kırgınlıkları unuttuğumuz bir bayram yaşayalım. Birbirimizi kucaklayacağımız, güzellikleri paylaşacağımız bayramlara ulaşmamız dileğiyle, Ramazan Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın insanlığa sağlık, barış, mutluluk getirmesini diliyorum.”  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR’DAN 19 MAYIS MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı mesajı: “Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesinin meşalesini yaktığı Samsun’a ayak basmasının 101. yılını kutluyoruz. Topraklarını kaybeden, siyasi ve ekonomik abluka altına alınan ülke ya geleceğini kuracak ya da tarih sayfalarında yerini alacaktı. Türk milleti Ata’sının önderliğinde, yaşamayı ve geleceğini kurmayı seçti. Var olma mücadelemizin kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, manda ya da himaye ikileminde gidip gelen anlayışı gömerek tam bağımsızlık hedefiyle yepyeni bir ülkenin temellerini attı. 19 Mayıs, kurtuluş tohumlarının atıldığı gündür. Ata’mız kurtuluş savaşını zaferle sonuçlandırdıktan sonra yeni Türkiye’nin ayaklarını sağlam temellere oturtmak için çok önemli devrimler gerçekleştirdi. Bu devrimleri ise gelecek olarak gördüğü gençliğe emanet etti. Güçlü potansiyeliyle gençliğimiz bu devrimlere sonuna kadar sahip çıkacaktır. Üreten, demokrasi ve insan haklarına sonuna kadar sahip çıkan, hukukun üstünlüğüne inanan gençlerimiz, Ata’mızın “muasır medeniyet” hedefine ülkemizi taşıyacaktır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Milli mücadelenin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatanımız için canını feda etmiş şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.”  

Detaylar...

TARIM YAZARLARINDAN ORTAK ÇAĞRI “ÜRETİME SAHİP ÇIKALIM”
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Tarım Yazarları Ali Ekber Yıldırım, İrfan Donat ve Galip Umut Özdil’i online düzenlediği Tarım Sohbetleri webinarında konuk etti. Borsa, ilk kez bir yayında üç tarım yazarını biraraya getirdi. “Tarım Objektif Bakış” başlıklı webinara katılan tarım yazarları, tarımın önemini vurgularken, yaşanan koronavirüs salgınının tarımın ne kadar stratejik bir sektör olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Bu dönem Türkiye’nin tarım ve gıdada çok büyük fırsat ve avantajlara sahip olduğunu söyleyen tarım yazarları, bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantının açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, itibarsızlaştırılan tarıma itibar kazandırmak, tarımı gündemde tutabilmek, tarımda üreten insanlara destek olabilmek için olağanüstü çaba gösteren, zor dönemde tarımın sesi olan tarım yazarlarına teşekkür etti. KENDİ KENDİNE YETMEK Toplantının moderatörlüğünü yapan Umut Özdil, tarım ve gıdada kendi kendine yeterliliğin önemli olduğunu belirtirken, özellikle tahıl ve bakliyatın merkezi olan ülkemizin bu ürünlerde ithalat politikası izlemesinin anlaşılamaz olduğunu söyledi. Özdil, “Tarımda ve gıdada kendi kendimize nasıl yeter hale geliriz, üreticiyi tarlada nasıl tutarızın cevabını bulmak zorundayız. Bu dönem üretime sahip çıkarsak tarımın geleceğinden söz edebiliriz” dedi. Üreten çiftçinin ürünün pazarlama konusunda kaygıları olduğunu belirten Özdil, bu kaygıların giderilmesi gerektiğini ifade etti. PARA KAZANAN ÜRETİCİ ARAZİSİNİ BOŞ BIRAKMAZ Ali Ekber Yıldırım, insanlığın yeni salgın dalgalarıyla karşı karşıya kalabileceğini söylerken, Türkiye dahil bütün ülkelerin kendi potansiyelini değerlendirme konusunda daha duyarlı hale geldiğini kaydetti. Önümüzde ciddi bir belirsizlik dönemi olduğunu belirten Yıldırım, kısa, orta ve uzun vadeli alternatifli iş planlarının yapılması gerektiğini bildirdi. Yıldırım, “Koronavirüs bir kez daha gösterdi ki Türkiye gerçekten tarım ve gıda konusunda çok büyük fırsatlara, çok büyük avantajlara sahip. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ekilmedik bir karış toprak bırakmayın” sözünü anımsatan Yıldırım, 4 milyon hektar tarım arazisinin boş durduğuna dikkat çekti. Yıldırım, para kazanan üreticinin arazisini boş bırakmayacağını söyledi. Yıldırım, tarımsal üretimin planlama, girdi maliyetlerinin azaltılması, doğru desteklemeler, sulama gibi altyapı çalışmaları, ıslah çalışmalarıyla artırabileceğini belirtirken, “Türkiye’nin potansiyeli yüksek ama bunu değerlendirebilecek politikalar ve uygulamalara ihtiyaç var” dedi. TEMBELLİĞE DEĞİL ÜRETİME YÖNLENDİRECEK DESTEK ŞART İrfan Donat, tarım sektörünün gıdaya ulaşım zorlaşınca ve ürünler pahalı hale gelince gündeme geldiğini belirterek, “Gıdada risk olmasa da, fiyatta sıkıntı olmasa da tarım ve gıdayı konuşmaya devam etmeliyiz” dedi. İnsanların kriz anında otomobil, kıyafet gibi ürünlere yönelmediğini, gıdaya erişmeye çalıştığına dikkat çeken Donat, “Tarımın stratejik olduğunu yaşayarak gördük. Tarıma bakış açımızı değiştirmeliyiz” diye konuştu. Tarımsal verilerin sıkıntılı olduğunu söyleyen Donat, doğru verilerle doğru analizlerin yapılabileceğini vurguladı. 22.1 milyar liralık tarım destekleme bütçesinin az olmadığını ancak etki analizi yapılarak destekleme modellerinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Donat, “Çiftçiyi tembelliğe değil üretime yönlendirecek desteklemelere ihtiyaç var” dedi. Tarımsal üretimin ithalata dayalı olduğunu belirten Donat, oynak kurdan dolayı üreticinin motive olamadığını kaydetti.  

Detaylar...

HASAT ÖNCESİ BUĞDAY TOPLANTISI
Antalya Ticaret Borsası, Hasat Öncesi Hububat Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığında online yapılan toplantıya, ATB 1. Meslek Komitesi üyeleri, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Elmalı Ziraat Odası, Manavgat Ziraat Odası, Muratpaşa Ziraat Odası, ANTBİRLİK’ten temsilciler katıldı. Halil Bülbül, Koronavirüsün buğdayın önemini bir kere daha hatırlattığını belirterek, “Bu dönemde insanların yaptığı ilk iş markete giderek un, bulgur ve makarna almak oldu. Buğday bizim için temel besin maddesidir” dedi. Bülbül, Borsa olarak buğdayda verim ve kaliteyi artırmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Bülbül, yeni hasat döneminin hayırlı olmasını diledi. BUĞDAY ÜRETİM ALANIMIZ DARALIYOR Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Koronavirüsün buğdayın insanlık için ne kadar stratejik bir ürün olduğunu gösterdiğini söylerken, “Buğday son derece sağlıklı, gerekli, stratejik bir üründür” dedi. Bu kadar önemli bir ürünün ekim alanlarının her geçen yıl daraldığına dikkat çeken Akar, 2000 yılında 9.4 milyon hektar alanda buğday üretilirken, 2015 yılında bu alanın 7.8 milyon hektara düştüğünü, 2019 yılında ise 6.8 milyon hektara kadar gerilediğini bildirdi. Akar, “Buğday ekim alanımız 2000’den bu yana yaklaşık 3 milyon hektar azaldı. Bizim için bu kadar stratejik olan ürünün ekim alanının giderek azalması kaygı verici” diye konuştu. Buğday üretim alanı azalıyorsa birim alandan elde edilen verimin artırılması gerektiğini söyleyen Akar, Türkiye’nin dekar başına elde edilen verimin düşük olduğunu bildirdi. Akar, gübreleme, sulamanın doğru yöntem ve zamanlama ile yapılmasıyla buğdayda verim ve kalitenin artacağını vurguladı. Akar, “Kaliteli hammadde ürettiğimiz gün hem çiftçi hem sanayici mutlu olacaktır. Yurtdışından buğday ithaline gerek kalmayacaktır” dedi. DANE KAYBI ÖNLENMELİ Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) Müdür Yardımcısı Mustafa Soysal, buğdayın tahıl bitkileri içerisinde çok üretilen ve çok tüketilen ürün olduğunu belirtirken, “Buğdayın tarladaki son yolculuğu hasat. Hasatta dane kaybı en büyük sorun. Kayıp kontrol altına alınmalı. Hasat sırasında dane kaybı oranı maalesef yüzde 2 düzeyinde. Biçerdöverciler hasat yapılırken daha hassas davranmalı, mahsulü kaybetmeden ambara koymalıyız” diye konuştu. BUĞDAY ALIM FİYATI MEMNU ETTİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, açıklanan buğday alım fiyatlarının tatmin edici olduğunu bildirdi. Büyükselçuk, “Geçen yıla göre yüzde 22’lik artış var. Açıklanan enflasyonun 2 katı kadar bir artış sözkonusu. Sanayici buğday fiyatının artmasına sevinir. Çünkü üretici para kazanırsa daha çok üretir” dedi. ERKEN VE TOPRAKLI HASAT SORUN ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Murat Köseoğlu, buğdayda erken hasadın en büyük sorun olduğunu bildirdi. Köseoğlu, “Biçerdöverci bir an önce buğdayı biçip gitmek istiyor. Erken hasat buğdayda kaliteyi düşürüyor. Bir de sap almak kaygısıyla topraklı biçim yapılıyor Hasatta biçerdövercilere büyük sorumluluk düşüyor” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya’da buğday ekim alanlarının azaldığını belirterek, çiftçinin girdi maliyetleri azaltılarak tekrar üretime döndürülmesi gerektiğini söyledi. ATSO 4. Grup Meslek Komitesi Üyesi Eşref Demirörs, “Daralan ekonomide tek çıkış yolumuz tarım” derken, girdi maliyetlerinin azaltılmasıyla çiftçinin üretime yönelebileceğini söyledi.  

Detaylar...

TARIMDA FIRSAT DÖNEMİNDEYİZ
  Antalya Ticaret Borsası’nın “Tarım Sohbetleri” programının konuğu olan TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, koronavirüs nedeniyle bir çok sektörün kendini gözden geçirmeye başladığını belirterek, tarımda reform için bu dönemin iyi bir fırsat olduğunu söyledi. TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, Antalya Ticaret Borsası’nın online düzenlediği ve YouTube’den canlı yayınlanan ‘Salgın ve Ekonomide Yeni Normal’ konulu Tarım Sohbetleri’nin konuğu oldu. Toplantıya Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin’in yanı sıra ATB üyeleri katıldı. KARANLIKTA YOL BULMAYA ÇALIŞIYORUZ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiyi derinden etkileyen koronavirüsün büyük bir belirsizliği de beraberinde getirdiğini kaydederken, “Karanlıkta yol bulmaya çalışıyoruz” dedi. Çandır, koronavirüsün tarımın stratejik bir sektör olduğunu bir kere daha gösterdiğini söyledi. Yıllardır ihmal edilen, itibarsızlaştırılan tarım sektörünün itibarını kazanmak için büyük bir şans yakaladığını ifade eden Çandır, bu dönemin tarımda reform yapmak için değerlendirilebileceğini kaydetti. “Tarım gözardı edilemez, mutlaka desteklenmeli” diyen Çandır, yapılan destek ve teşviklerin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Çandır, “Üreticiye alan desteği mi, ürün desteği mi yoksa kırsalı ayakta tutmaya yönelik bir destek programı mı yapmak lazım, bu gözden geçirilmeli” dedi. Borsa olarak bu zorlu dönemde tarımın, ekonominin ayakta kalması için üyelerinden gelen talepleri ilgili kurum ve kuruluşlara ilettiklerini ve lobi faaliyeti yürüttüklerini bildiren Çandır, “Borsa olarak üyelerimizin yanındayız” dedi. VERİ OLMADAN YOLUMUZU BULAMAYIZ ATSO Başkanı Davut Çetin, bu dönemi doğru analiz edebilmek ve iyi bir yol çizebilmek için işsizlik, üretim, ihracat gibi güncel verilere ihtiyaç olduğunu söyledi. İşsizlik, üretim, ticaret, ihracat rakamların güncel olmadığını, üç ay öncesinin rakamlarıyla doğru analiz yapmanın ve yol bulmanın mümkün olmadığını ifade eden Çetin, “Verilerle ilgili ciddi sıkıntılar var” dedi. Özel sektörün bu zorlu süreci ayakta kalarak atlamaya çalıştığını kaydeden Çetin, verilen devlet desteklerinin de beklentinin altında kaldığın ifade etti. KARANLIKTA YOL BULMAYA ÇALIŞIYORUZ ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Borsa olarak bu zorlu dönemde tarımın ,ekonominin ayakta kalması için bir girişimde bulunduklarını söyledi. “Karanlıkta yol bulmaya çalışıyoruz” diyen Çandır, itibarsızlaştırılan tarım sektörünün böyle zor bir dönemde itibarını kazanmak için büyük bir şans yakaladığını ifade etti. VERİ OLMADAN YOLUMUZU BULAMAYIZ ATSO Başkanı Davut Çetin de bu dönemi analiz edebilmek ve doğru yol çizebilmek için ihtiyaç olan verilerin eksikliğine dikkat çekti. “Verilerle ilgili ciddi sıkıntılar var” diyen Çetin, verilerin kamu tarafından güncel olarak paylaşılmasını istedi. VİRÜS DEĞİL ÖNEM ALINMAMASI EKONOMİYİ DARALTIR TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, belirsizlik dönemlerinin esneklik getirdiğini belirterek, üretimi başlatma, lojistik toparlanma için plan yapma zamanı olduğunu kaydetti. Normalleşmenin kademeli gerçekleşeceğini vurgulayan Sak, bu dönemin güven duygusuyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Koronavirüsün değil alınan önlemlerin olumsuz ekonomik sonuçları beraberinde getirdiğine dikkat çeken Sak, talep düşüşüne karşı önlem alınmaması ve karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ekonomide derin bir daralma ve istihdam kaybı olacağını vurguladı. Salgının 1 yıl sürmesi halinde sağlık dışındaki tüm diğer sektörlerin ciddi bir daralmayla karşı karşıya kalacağını söyleyen Prof. Dr. Güven Sak, sektörlerin bu dönem ciddi bir desteğe ihtiyacı olduğunu kaydetti. Sak, “Ekonominin önünü açacak tedbirlere ihtiyacımız var” dedi. FIRSATLARA ODAKLANALIM Bu dönemin fırsatlarına değinen Sak, “İhmal ettiğimiz reform gündemine geri dönmekten başka çaremiz yok” dedi. Sak, iklim değişikliğinin gündeme alınması dijitalleşme fırsatının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tarımla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Güven Sak, virüs bir yıl daha sürerse tarımda yatırım yapılacak çok alan olduğunu kaydetti. Bu dönem yerelde örgütlenmenin önemli olduğunu vurgulayan Sak, “Şehirler bir araya gelerek kendi geleceklerini yol haritasını çıkarmaya karar verebilirler. Rekabet gücünü artırmak için bir fırsat dönemindeyiz. Dijitalleşmeyle ilgili imkanları nasıl kullanabileceğimizi daha fazla düşündüğümüz bir dönemdeyiz. Böyle zor dönemde yeni yolların farkına varmamız lazım. Çözemediğimiz sorunları şimdi gündeme getirmenin tam zamanı. Depolamadan paketlemeye, küçük işletmeleri nasıl bir araya getireceğimizi beraber düşünüyor olmamız lazım. Üretimde verimliliği artırmalıyız. Tarımı daha fazla nasıl verimli hale getirebilirize doğru odaklanmamız gerekiyor” diye konuştu.    

Detaylar...