Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.230.1.126
Şuan 8 kişi online
Bugün 278 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 130766
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

TÜRKPATENT BAŞKANI ASAN: “YÖREX SEFERBERLİK BAŞLATTI”
Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Türkiye’de yöresel ürünler ve coğrafi işaretlerde farkındalığı artıran ilk etkinliğin Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX olduğunu bildirdi. Asan, “YÖREX’ten sonra Türkiye’de coğrafi işaret seferberliği başladı” dedi. Antalya Ticaret Borsası ile Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının ilk yayınına Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Pazarlama Daire Başkanı Özgür Akif Tel, Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Metro Toptancı Market Meyve Sebze Kategori Coğrafi İşaretler Müdürü Birol Uluşan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Coğrafi İşaretler Danışmanı Dr. Rana Demirer katıldı. Gürsel Cingöz moderatörlüğündeki programda konuşan TÜRKPATENT Başkanı Habip Asan, yöresel ürün zengini Türkiye’de coğrafi işaretlerin önemini vurgularken, ülkemizde 567 coğrafi işaretli ürün, 661 de başvuru bulunduğunu bildirdi. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde hayata geçirilen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in bu konudaki başarısına dikkat çeken Asan, “Türkiye’de yöresel ürünler ve coğrafi işaret konusunda farkındalık yaratan ilk etkinlik YÖREX oldu. Bu konuda Ali Çandır’ı tebrik ediyorum. YÖREX’ten sonra Türkiye’de coğrafi işaret seferberliği başladı” dedi. MEMLEKET MESELESİ ATB Başkanı Ali Çandır, coğrafi işaret meselesinin memleket meselesi olduğunu söyledi. 2010 yılında Yöresel Ürünler Projesi’ni başlattıklarından bu yana coğrafi işaret konusunda ciddi yol kat ettiklerini söyleyen Çandır, “Ancak iş coğrafi işaret almakla bitmiyor” dedi. Çandır, üreticinin Cİ’li ürün etrafında kümelenmesi, paketlemeden logo kullanımına kadar bir çok konuya standart getirmesi, pazarlamadan tanıtıma birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Çandır, coğrafi işaret bilgi sistemi kurulması halinde denetim ve takibinin daha kolay yapılacağını belirtirken, coğrafi işaret enstitüsü kurulmasını istedi. Cİ DENETİMİ İÇİN MEVZUATTA SONA GELİNDİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Pazarlama Daire Başkanı Özgür Akif Tel, coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 80’inin tarım ve gıda ürünü olduğunu belirtirken, Bakanlık olarak yöresel ürünler ve coğrafi işarete özel önem verdiklerini söyledi. Hal kayıt sisteminde coğrafi işaretli ürünlerin işlenmesi için çalıştıklarını bildiren Tel, coğrafi işaret denetimi için mevzuat çalışmasını tamamlamak üzere olduklarını bildirdi. Tel, Anadolu’da coğrafi işaret konu olmamış 156 peynir çeşidi bulunduğunu, Anadolu peynirleri üzerine çalıştıklarını kaydetti. Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Antalya’da coğrafi işaret alabilecek çok sayıda ürün olduğunu bildirdi. Elmalı tilki kuyruğu üzümü örneğini veren Karaca, “Kaybolmaya yüz tutmuş ürünlerimizin üretimini ve ticarete kazandırılması için çalışıyoruz. Bu konuda coğrafi işaret çok önemli” dedi. OKULDA COĞRAFİ İŞARETLER DERSİ Metro Toptancı Market Meyve Sebze Kategori Coğrafi İşaretler Müdürü Birol Uluşan, YÖREX’in yöresel ürünleri iyi bir yere taşıdığını söyledi. Dünyada 10 bin yerel ürün varken, ülkemizde 2500‘ün üzerinde coğrafi işaret alabilecek yerel ürün bulunduğuna dikkat çeken Uluşan, “Yöresel ürünleri katmedeğerli ürünler haline dönüştürmeliyiz” dedi. Taşköprü sarımsağı örneğini veren Uluşan, “Yerel ürünleri insanların para kazandığı alan haline getirirsek ışığı gören üretici üretmeye devam ediyor. Taşköprü sarımsağında biz bunu gördük” dedi Uluşan, coğrafi işaretlerin okullarda ders olarak verilmesi için yaptıkları çalışmaları anlattı. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, üreticinin alın terini ortaya koyarak yılmadan ürettiğini belirterek, bu ürünlerin değerinde satılmasının önemine işarete etti. Coğrafi işaretlerin bu anlamda önemini vurgulayan Alp, Borsa Başkanı Ali Çandır’a YÖREX’i ülkeye kazandırdığı için teşekkür etti. DESTEK VERİLMELİ ATB Coğrafi İşaretler Danışmanı Dr. Rana Demirer, mahreç ve menşei konusunda bilgiler verirken, üreticinin coğrafi işaret konusunda bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği’nde yöresel ürünlerden elde edilen gelirin yaklaşık 75 milyar avro olduğunu bildiren Demirer, “Potansiyelimizi biz de değerlendirmeliyiz” dedi. Yöresel ürünlerin pazara ulaşması için AB’nin 27 milyon dolar destek paketi açıklandığını bildiren Demirer, “Biz de bu konuda çalışmalar yapmalıyız” diye konuştu.  

Detaylar...

ANTALYA’NIN BEYLİK ZEYTİNİ ‘ÇEŞİT’ OLARAK TESCİLLENDİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) zeytinde yerel çeşitlerin tescili ve ticarete kazandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Eski zeytinliklerde varlığı bilinen ancak zaman içerisinde yetiştiriciliği azalan Beylik Zeytini, Borsa’nın girişimiyle çeşit olarak tescillendi. Yağ kalitesi yüksek olan Beylik Zeytin çeşidinin yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. En önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan ancak zeytinde hak ettiği yeri bulamayan Antalya, zeytin varlığını yeniden keşfediyor. Antalya Ticaret Borsası’nın girişimiyle Antalya’nın en önemli değerlerinden Beylik Yeşil Zeytini, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün ar-ge çalışmalarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından ‘çeşit’ olarak tescilledi. BORSA ZEYTİNE ÖZEL ÖNEM VERİYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kökleri Pamfilya dönemine dayanan Antalya’nın iyi bir zeytin merkezi olduğunu ancak zeytin ve zeytinyağının bölgede hak ettiği yerde olmadığını kaydetti. Antalya Ticaret Borsası olarak son dönemde zeytin konusuna özel önem verdiklerini dile getiren Çandır, bölgeye has zeytin çeşitlerini ortaya çıkarmak için çalıştıklarını kaydetti. Bölgeye has Tavşan Yüreği Zeytinin coğrafi işaret tescili için Türk Marka ve Patent Kurumu’na başvurduklarını ve 2018 yılında coğrafi işaret tescili aldıklarını anımsatan Çandır, Beylik, Memecik gibi zeytin türlerinin çeşit olarak tescili için de uzun süredir çalıştıklarını bildirdi. TESCİLİ BAKAN PAKDEMİRLİ AÇIKLADI Akdeniz Bölgesi’nde eski zeytinliklerde yaygın solarak yetiştirilen Beylik Zeytinin çeşit olarak tescillenmesi için Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile birlikte çalıştıklarını kaydeden Çandır, Enstitüsü tarafından yapılan çalışmalar sonucu Beylik’in, zeytin çeşidi olarak Bakanlıkça tescil edildiğini belirtti. Çandır, Beylik Zeytininin çeşit olarak tescilinin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından açıklandığını belirtirken, “Beylik Zeytini çeşit kataloğuna girdi. Tescilde emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. MEYVESİ İRİ, YAĞ KALİTESİ ÇOK YÜKSEK Beylik zeytinin zeytinyağı kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Ali Çandır, Beylik’in sofralık ve yağlık olarak değerlendirildiğini belirtti. Çandır, ağacı kuvvetli ve yayvan gelişim gösteren Beylik Zeytinin bölgede daha çok Manavgat tarafında yetiştirildiğine dikkat çekti. Meyvesi iri olan Beylik’in zeytinyağı kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Çandır, bu çeşidin üretiminin yaygınlaştırılması ve ticarete kazandırılması için çalışacaklarını bildirdi.  

Detaylar...

ZEYTİN MEKTEBİNDE DERS ZİLİ ÇALDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde hayata geçirilen Zeytin Mektebi’nde ilk ders verildi. ‘Zeytin ve Zeytinyağına Dair Herşeyi Öğrenin’ sloganıyla başlayan ve ilk ders konusu “dünyada zeytin ekonomisi’ olan online Zeytin Mektebi’ne ilgi yoğun oldu. HAK ETTİĞİ KATMADEĞERE ULAŞSIN Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, zeytinin bu toprakların çok önemli bir değeri olduğunu söylerken, Borsa olarak uzun süredir zeytin ve zeytin çeşitleri üzerine çalıştıklarını kaydetti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden kiraladıkları 2630 dönümlük Vakıf Zeytinliği’ni kente kazandırdıklarını anlatan Çandır, alanda 20 bin zeytin ağacı olduğunu belirtti. Çandır, zeytin ve zeytinyağında gerek üretim, gerek tüketim, gerekse bu ürünlerden sağlanan katma değer açısından hak ettiğimiz yerde olmadığını ifade eden Çandır, “O nedenle bu eğitimi çok önemsiyorum. Umarım bu eğitim, topraklarımızın müthiş zenginliği zeytinin hak ettiği katmadeğeri kazanması, bize ait bu değerin halka daha çok ulaşması için önemli katkılar sağlar” diye konuştu. Birlikte çalıştıkları Tarım ve Orman Müdürlüğü ekibine, Müdür Gökhan Karaca’ya teşekkür eden Çandır, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ünal Kaya’ya da zeytin konusundaki çalışmalarına destekleri nedeniyle teşekkür etti. İLGİ MEMNUN ETTİ Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, tarımda üretici eğitimlerinin önemini vurgularken, pandemi döneminde de bu eğitimleri aralıksız sürdürdüklerini bildirdi. Zeytin Mektebi’ne ilginin yoğun olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Karaca, çiftçiler, akademisyenler, ziraat mühendisleri, tarıma yatırım yapmak isteyen çok sayıda girişimcinin yanı sıra çeşitli ülkelerden katılımcıların mektebe ilgi gösterdiğini belirtti. ATB’ye destekleri için teşekkür eden Karaca, “Yoğun katılım bizi motive ediyor” dedi. İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ünal Kaya, zeytinin çok büyük kitlelere ulaşan bir bitki olduğunu belirtirken, bu bitkinin üretiminden tüketimine kadar eğitime ihtiyaç olduğunu belirtti. Kaya, eğitim programını düzenleyenlere teşekkür etti. TÜRKİYE ZEYTİNİN ANAVATANI Zeytin Mektebi’nde sunum yapan İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Ziraat Yüksek Mühendisi Muzaffer Kerem Savran, “Türkiye zeytinin anavatanı” diyerek sözlerine başladı. Savran, dünyada zeytin ekonomisi hakkında bilgi verdi. Son yıllarda dünyada sağlıklı beslenmeye artan ilgiyle birlikte zeytin ve zeytinyağı üretimi ve tüketimine de ilginin arttığını söyleyen Savran, bunun bir fırsat olduğunu, bu ilginin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. DAHA İYİ YERDE OLABİLİRİZ Türkiye’nin dünyada zeytin üretiminde İspanya, Yunanistan, İtalya’dan sonra 1 milyon 757 bin tonla 4. ülke olduğunu, üretim alanı bakımından ise 864 bin hektar alanla 8. sırada yer aldığını bildiren Savran, “Sofralık zeytin ihracatında 75 bin tonla 5. sırada, zeytinyağı ihracatında ise 56 bin tonla yine 5. sıradayız” dedi. İspanya ve İtalya gibi ülkelerin ithalat da yaparak pazarı elinde bulundurduğunu söyleyen Savran, Mısır’ın sofralık zeytin konusunda atağa geçerek İspanya’dan sonra en önemli üretici ülke olduğunu kaydetti. Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında en önemli rakibinin Tunus olduğunu bildiren Savran, Tunus’un AB ülkeleri ile özel anlaşma yaparak gümrük vergisine takılmadan ihracatını gerçekleştirdiğini söyledi. ÜRETİYORUZ AMA TÜKETMİYORUZ Türkiye’de zeytinyağı tüketiminin düşük olduğuna işaret eden Ziraat Yüksek Mühendisi Muzaffer Kerem Savran, kişi başı 2 kilogram zeytinyağı tükettiğimizi söyledi. Savran, “Bu rakam Yunanistan ve İspanyada 11 kilogram, İtalya’da ise 8 kilogramı geçiyor” dedi. Dünyada en önemli zeytin üreticisi ülkelerin İspanya, İtalya, Yunanistan’ın ardından Türkiye olduğunu söyleyen Savran, 2005 yılından itibaren üretimi artırmaya yönelik ciddi adımlar atıldığını bildirdi. Türkiye’de zeytin ağaç varlığının her geçen yıl arttığını söyleyen Savran, yapılan desteklemelerle zeytin ve zeytinyağı üretim ve tüketiminin artırılmaya çalışıldığını kaydetti. ZEYTİNİN SORUNLARI Savran, ülkemizde zeytin ve zeytinyağının sorunlarını da anlattı. Savran, taklit ve tağşiş, kara su ve atık yönetimi, hastalık ve zararlılarla insan sağlığını tehdit etmeden mücadele, periyodisite, depolama ve pazarlama, gümrük vergileri ve AB ortak ortak pazar koşulları, kayıt dışı ticaret, hatalı tarımsal uygulamalar, çeşit seçiminde yapılan hatalar, kalitenin en önemli sorun olarak karşımıza çıktığını bildirdi. Savran daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı, katılımcılara yönelik sınav yaptı. MEKTEP 19 KASIM’A KADAR DEVAM EDECEK Antalya Ticaret Borsası ile Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen Zeytin Mektebi, zeytin mitolojisi, zeytinde hasat, zeytinde sulama, budama, zeytin genetik kaynakları ve çeşitleri, gübreleme, zeytinde butik üretim, mutfakta hangi zeytinyağı, zeytin zararlıları ile mücadele, zeytinyağı üretim teknolojisi, sofralık zeytin üretim teknolojisi gibi konularla 19 Kasım’a kadar devam edecek.  

Detaylar...

YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜ SEZONDAN UMUTLU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yaş meyve ve sebze sektörünün nabzını tutmak için sezon öncesinde ‘Yaş Meyve ve Sebze Sektörü Sezona Başlarken’ başlıklı sektörel analiz toplantısı düzenledi. Online düzenlenen toplantının moderatörlüğünü ATB 3. Meslek Komitesi Başkanı Fevzi Atşan yaptı. Toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hasan Ali Yılmaz, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Zirai Karantina Müdürü Ekrem Çetin, Kumluca Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Özçetinkaya, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, ATSO, ANSİAD, MATSO, BAİB, ANTESE, BATEM’den temsilciler, market temsilcileri ile ATB 3. Meslek Komitesi üyeleri katıldı. COVİD-19’un yaş meyve ve sebze sektörüne etkilerinin değerlendirildiği toplantıda, güncel sorunlar, ihracatta yaşanan gelişmeler, talepler ve çözüm önerileri gündeme geldi. ÜRETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK ATB Başkanı Ali Çandır, her yıl sezon öncesinde sektörel analiz toplantısı düzenlediklerini belirterek, toplantının çıktılarının kamuoyu ve karar vericilerle paylaşılacağını söyledi. Yaş meyve ve sebzenin 3’te 1’, domatesin 4’te 1’inin hallerden geçtiğini söyleyen Çandır, “Son zamanlarda hale giren meyve ve sebze miktarının daha da azaldığı fiyatının ise artığını görüyoruz” dedi. ATB’nin her ayın 2’sinde açıklayacağı ve Ekim ayında ilkini paylaştığı Antalya Halleri Domates, Yaş Meyve Ve Sebze Endeksi ile ilgili katılımcılara bilgi veren Çandır, endeksin sektöre bakışı şeffaflaştıracağını söyledi. Çandır, “Enflasyon yüksek çıksa bunun sebebi yaş meyve sebze sektörüymüş gibi algı yaratılıyor. Zaman zaman üreticimiz, zaman zaman komisyoncumuz, tüccarımız, perakendecimiz zan altında kalıyor ve itibarsızlaştırılıyor. Bunun bir çok nedeni var. Ama çözümü için komisyonculuğun kaldırılması, üretici birlikleri ya da kooperatif kurulması hatta devlet eliyle ticaretin yapılması gündeme geliyor” dedi. Dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, yaş meyve sebze sektörü için de değişen koşullara göre ticareti geliştirecek, üretimi organize edecek sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Ülke olarak üretmekten, çalışmaktan başka şansımız yok. Üretecinin hakkını hukukunu korumalıyız. Üretici yoksa komisyoncu da yok, tüccar da perakendeci de yok. Bu zincirin bütün halkaları birbirini destekler vaziyette. Düzenlemeler buna göre yapılmalı ” diye konuştu. DEVLETİN TİCARET YAPMASI Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hasan Ali Yılmaz, devletin komisyoncuyu, tüccarı bertaraf ederek ticaret yapmasının yanlışlığına işaret ederek, bu yönde atılacak adımların yaş meyve ve sebze ticaretini zora sokacağını söyledi. Yılmaz, bir çok fabrika özelleştirilirken devletin yaş meyve sebze ticaretine el atmasının soru işareti yarattığını vurguladı. RUSYA İLE DOMATES KOTASI KRİZİ ATB 3. Meslek Komitesi Üyesi Cüneyt Doğan, pandeminin başından beri Türkiye’yi ve dünyayı Antalya çiftçisinin beslediğini söylerken, bu yıl da yaş meyve ve sebze sektörü için iyi bir yıl olacağını, iyi bir ihracat dönemi beklediklerini dile getirdi. Rus pazarındaki domates kotasının hala önemli bir sorun olarak önlerinde durduğunu dile getiren Doğan, “Rusya’nın domates kotası dolmak üzere. Rusya’nın kotayı yılbaşına kadar yükseltmesini bekliyoruz. Bu konuda gerekli çalışmalar yapılmalı” dedi. TARIMI YOLDA BIRAKMAYALIM Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, pandemi döneminde tarımın öneminin 10 kat arttığını söylerken, buna karşın üreticinin alınterinin karşılığını alamadığını ifade etti. “Ülkenin kalkınmasının yolu tarımdan geçiyor” diyen Alp, “Biz üretmezsek nereye kadar ithal edeceğiz. Üreteceğiz önce kendi vatandaşımızı doyuracağız sonra ürünlerimizi ihraç edip para kazanacağız. Bu nedenle ihracat pazarımızın önünün açılıp desteklenmesi gerek. Tarımı yolda bırakmayalım. Tarımda çiftçiyi küstürürsek bir daha toprağına dönmez” diye konuştu. YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATIMIZ ARTTI Antalya Karantina Müdürü Ekrem Çetin, ihracat rakamlarının bir önceki döneme göre yüzde 30 artış kaydettiğini belirterek, hastalık yönünden de sıkıntısının bir dönemin atlatıldığını bildirdi. Çetin, mücadelenin aynı şekilde devam etmesi halinde zararlı popülasyonunun kırılacağı ve daha iyi sonuçların alınacağını söyledi. HAVA TAŞIMACILIĞINDA SIKINTI Toplantıya ANSİAD adına katılan Lütfü Göbüş, yaş meyve ve sebze ile kesme çiçeğin hava yolu ticaretinde sıkıntı olduğunu söylerken, uçak kargo yüklemelerinde yaşan sarkmanın TIR yüklemelerinde yaşanmadığını, yaşanan sıkıntının ürünlerin raf ömrünü etkilediğini dile getirdi. TÜRKİYE’Yİ ANTALYA DOYURDU Perakende market temsilcisi Özgür Güneş, “Pandemide Türkiye’yi Antalya doyurdu. Ülkeye büyük katkınız oldu. Antalya çiftçisine ve komisyoncusuna çok teşekkür ediyorum. Geçen dönemden bazı dersler aldık. Ama zor bir dönem bizi bekliyor. Covid döneminde Avrupa’yı besleyecek miyiz, Rusya’ya mal gönderebilecek miyiz bunlara bakmak lazım” diye konuştu.  

Detaylar...

ŞİFA NİYETİNE ANTALYA ZEYTİNYAĞI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), kökleri Pamfilya dönemine dayanan, `altın sıvı` olarak adlandırılan zeytinyağını bölgede tekrar marka haline getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Konuyu bilimsel olarak gündemine alan Borsa’nın yürüttüğü “Antalya İlinde Yetiştirilen Tavşan Yüreği Zeytin Çeşidi, Beylik ve Karazeytin Zeytin Tiplerinin Coğrafi İşarete Temel Oluşturabilecek Şekilde Yöresel Farklılıklarının Tespit Edilmesi Projesi” ikinci yılına girdi. ATB, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya ile yürüttüğü projeyle Antalya’da yetiştirilen ‘Tavşan Yüreği’ zeytin çeşidi, ‘Beylik’ ve ‘Karazeytin’ zeytin tiplerinin biyokimyasal ve duyusal farklılıklarını tespit etmeyi hedefliyor. Borsa ayrıca hasat edilen zeytinlerin zeytinyağlarının numunelerini İspanya’ya gönderip sağlık bileşenleri açısından detaylı analizlerini de yaptırıyor. ANALİZLER İSPANYA’DA YAPILIYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Akdeniz’in zeytin ve zeytinyağının anavatanı olduğunu söyledi. Antalya’nın da geçmişi Pamfilya dönemine kadar uzanan zeytin ve zeytinyağ ticaretinin önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çandır, “Borsa olarak bölgemizdeki zeytin ve zeytinyağını hem üretim miktarı hem de ticari olarak hak ettiği yere getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Tavşan Yüreği Zeytine coğrafi işaret tescili aldıklarını anımsatan Çandır, Beylik zeytininin çeşit olarak kabulü için de çalışma yürüttüklerini söyledi. Sözkonusu ürünlerden elde edilen zeytinyağının ‘ilaç’ niteliğinde olduğunun tahmin edildiğini söyleyen Çandır, bunu bilimsel olarak ortaya koymak için Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya ile birlikte çalıştıklarını belirtti. ‘Tavşan Yüreği’ ve ‘Beylik’ zeytininden elde edilen zeytinyağlarının analizlerini İspanya’da yaptırdıklarını bildiren Çandır, “Hocamız İspanya’dan gelen rapora göre bir değerlendirme yapacak. Bu ürünlerin sağlık açısından değeri yaptığımız çalışmalarla ortaya çıkacak” diye konuştu. BU TOPRAKLARDA 6 BİN YILDIR VAR ATB ile ortak çalışan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, zeytinin Anadolu topraklarında 6 bin yıldır var olduğunu belirtti. Antalya’nın kendine has ürünleriyle önemli bir zeytin ve zeytinyağı merkezi olduğunu kaydeden Özkaya, bölgeye has ürünlerin sağlık bileşenleri olarak da adlandırılan minör bileşenlerinin daha detaylı değerlendirilmesi için bu projeyi yürüttüklerini anlattı. LİTRESİ 100 AVRO’YA SATILABİLİR Antalya yöresine ait ‘Tavşan Yüreği’ Zeytinyağı ile ilgili yapılan analiz sonucu üstün özelliklerinin değerlendirildiğini belirten Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, “Bu zeytinyağında oleokantal (minör bileşenlerden) seviyesinin diğer çeşitlere göre fazla olabileceği tahmin edildi. Döşemealtı’ndan Manavgat’a kadar farklı bölge ve bahçelerden zeytin toplayarak zeytinyağı elde ettik. Bu ürünleri İspanya Cordoba Üniversitesi’ne ait laboratuvarda analiz ettirip, oleokantal seviyesini ortaya çıkaracağız” diye konuştu. Polifenol içeriğin yüksek çıkması halinde bu ürünlerden elde edilecek zeytinyağının gıda takviyesi gibi kullanılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Özkaya, bu ürünlerin litresinin 100 Avro’ya kadar satılabileceğini ifade etti.  

Detaylar...

ATB’DEN HAL ENDEKSİ ÇIKIŞI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yaş meyve ve sebze sektörü için önemli bir çalışmayı hayata geçiriyor. ATB, bu aydan itibaren her ayın 2’sinde Antalya hallerinde işlem gören domates, yaş meyve ve sebzenin miktarı ve fiyat hareketleri değişimini kamuoyu ile paylaşacak. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye’de üretilen 5 domatesten birinin Antalya’da yetiştiğini, sebzenin yüzde 15’inin Antalya’da üretildiğini bildirirken, yaş meyve ve sebze üretiminin yaklaşık 3’te 1’inin hal sisteminden geçtiğini belirtti. Yaş meyve ve sebzenin zaman zaman enflasyonun yükselmesinde günah keçisi ilan edildiğini anımsatan Ali Çandır, “Türkiye İstatistik Kurumu ve İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı aylık enflasyon rakamlarının içinde bir detay olarak bulunan yaş meyve ve sebze ile özellikle domates ürünlerindeki miktar ve fiyat değişimleri müstakil olarak ilan edilmemektedir. Yaş meyve ve sebze ile bu grubun lokomotif ürünü domates fiyatları özellikle kış aylarında sürekli olarak ön plana çıkmaktadır. Antalya ve benzeri iklim avantajları olan illerdeki örtüaltı üretim ve hallerindeki faaliyetler gündem oluşturmaktadır” dedi. Antalya hallerindeki yaş meyve ve sebze işlem miktarı ve fiyat değişimlerini uzun bir süredir incelediklerini söyleyen Çandır, “Üretici hallerin bulunduğu ve domates, yaş meyve ve sebzenin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Antalya, sözkonusu ürünlerin fiyatının belirlenmesinde etkin rol oynuyor. Antalya Büyükşehir Belediyemiz ile yaptığımız protokolle hal sistemimizdeki domates, yaş meyve ve sebzenin miktar ve fiyat endekslerini hesaplayıp her ayın 2’sinde kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu. EYLÜL AYI HAL ENDEKSİ Domates, sebze ve meyve işlem miktarları, Eylül ayında bir önceki aya göre ortalama olarak yüzde 2.9 düzeyinde azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise (yıllık) ortalama yüzde 13.57 düzeyinde azalma gösterdi. Domates, sebze ve meyve işlem fiyatları ise Eylül ayında bir önceki aya göre ortalama olarak yüzde 13.28 düzeyinde artış gösterdi. Geçen yılın aynı ayına göre işlem fiyatları ise ortalama yüzde 30.25 düzeyinde artış kaydetti. Bir önceki aya göre domates işlem miktarı Eylül ayında artış gösterirken, geçen yılın işlem miktarı hareketinin de üzerinde kaldı. İşlem fiyatı ise bir önceki aya göre artışını sürdürdü. 2020 Mayıs ayından bu yana fiyat hareketliliği sürekli artış gösterdi. Aylık değişimde geçen yılın Eylül ayındaki fiyat değişiminin ise üzerinde seyretti. Temmuz ve Ağustos aylarındaki geçen yılın altında kalma eğilimi, Eylül ayında değişti. Bir önceki aya göre sebze işlem miktarı Eylül ayında artış göstermiş ancak geçen yılın işlem miktarı hareketinin altında kalırken, işlem fiyatı bir önceki aya göre yükseldi ve geçen yıldaki fiyat değişiminin altında seyretti. Bir önceki aya göre meyve işlem miktarı Eylül ayında yükseliş gösterirken, bu yükselişe rağmen geçen yılın Eylül ayı işlem hareketliliğinin altında kaldı. İşlem fiyatı ise bir önceki aya göre azalış gösterirken, geçen yıldaki fiyat değişiminin ise üzerinde kaldı.  

Detaylar...

ATB EYLÜL MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı Meclis Toplantısı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, ülke gündemi, ekonomi ve tarım üzerine değerlendirmelerde bulundu. TEHLİKELİ DÖNEME GİRİYORUZ Konuşmasına pandemi uyarısıyla başlayan Çandır, Koronavirüse yakalananların sayısının dünya genelinde 33 milyonu geçtiği, virüs nedeniyle ölenlerin sayısının ise 1 milyonu geçtiğini belirtti. Ülkemizde ise virüse yakalananların sayısının 300 bin, yaşamını yitirenlerin sayısının ise 8 bini geçtiğini kaydeden Çandır, “Uzmanların da uyardığı gibi havaların soğumasına bağlı olarak daha tehlikeli bir döneme giriyoruz. Sizlerden bu konuda daha duyarlı davranmanızı diliyorum. Ancak özellikle sosyal yaşamda daha sıkı tedbirler alınmasının da gerekli olduğunu belirtmek isterim” diye konuştu. KREDİYE ERİŞİM ZORLAŞTI Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın politika faizini 200 puanlık artırım kararından önce de iş dünyasının krediye erişim maliyetinin yükselmeye başladığına işaret eden Çandır, şunları söyledi: “Bu faiz kararından sonra hem krediye erişim daha zorlaştı hem de maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Ayrıca aybaşından itibaren ekonomik hareketlilikte de bir yavaşlama yaşanmaya başladı. Halbu ki beklentilerimiz ekonomik ivmelenmenin devam edeceği yönündeydi. Bir taraftan dövizdeki kararlı yükseliş diğer taraftan faizlerdeki artış önümüzdeki aylarda da ekonomik bir yavaşlamaya doğru gittiğimizi göstermektedir.” KAMU ÖDEMELERİ İÇİN BEYAZ SAYFA AÇALIM Geçen 3-4 aydaki talep artışı kaynaklı ekonomik hareketliliğin Ekim ayından itibaren yerini daha durgun bir ekonomiye bırakacağını kaydeden Çandır, ötelenen kamu ödemelerinin bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasını istedi. Çandır, “Nesnel göstergelere dayalı olarak ve gerçekçi bir anlayışla yapılan bu tespitler Ekim ayından itibaren iki kat ödememizi gerektiren SGK primleri ve vergi ödemeleri için çok ciddi bir bariyer oluşturmaktadır. Dolayısıyla bizim kısa vadede beklediğimiz, salgın döneminde ertelenmiş olan kamu ödemelerinin ve yılsonuna kadar ödenecek olanların bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasıdır. Yani biz 2021 yılından itibaren kamu ödemeleri konusunda beyaz bir sayfa ile başlamak isteriz” diye konuştu. VERGİ BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILSIN İş dünyasının salgın ve ekonomik krizler nedeniyle ödenememiş geçmiş dönem vergi borçlarının kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasını beklediğini ifade eden Çandır, “Böylece hem devletimiz bugüne kadar alamadığı alacaklarını makul bir sürede tahsil etme imkanına kavuşacak hem de iş veren kesimi içine düştüğü açmazdan çıkış için bir olanak yakalayacaktır” dedi. Çandır, devletin ve girişimcinin birlikte fayda sağlayacağı gerçekleştirilebilir yöntemler bulunduğunu belirtirken, “Bu konuda katılımcı bir anlayış hakim olursa bizler de sahip olduğumuz birikimle ve sorumlulukla karar desteği sağlamaya hazırız” diye konuştu. TARIMSAL DESTEK VE ÖDEMELER ZAMANINDA YAPILSIN Konuşmasından Borsa’nın tarım sektörüyle ilgili taleplerini bir kere daha ifade eden Başkan Ali Çandır, tarımla ilgili görüş ve önerilerini her fırsatta karar vericilerle paylaştıklarını, bir kısmının karşılık bulduğunu belirtti. Son dönemde krediye erişimi en fazla zorlaşan ve maliyeti en fazla artan kredi grubunun tarım sektöründe olduğunu vurgulayan Çandır, sektörün ilave ipotek gösterme konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Tarımsal kredide ipotek sorununun gayrimenkulle sınırlı olmaması gerektiği, ürün ve faaliyet temelli bir ipotek sisteminin uygulamaya konulmasını talep eden Çandır, tarımsal destekleme planı ve ödemelerinin zamanında yapılamamasının da en büyük sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Çandır, “Zaten son derece cüzi olan bu ödemeler kentimiz tarımsal faaliyetlerine de esasen çok uygun yapıda bulunmamaktadır. Hem zamanında yapılmayan hem de yetersiz düzeyde kalan bu desteklemeler maalesef tarımsal üretim ve ticarete ihtiyaç duyduğumuz direnci sağlayamamaktadır. Bunun kaçınılmaz sonuçlarından biride bildiğiniz gibi tarımdan çekilmek olmaktadır. Bizim temel amacımız bu çekilmeyi önlemek ve mümkünse tarımsal faaliyet genişletmektedir” diye konuştu. BORSA HAL ENDEKSİ AÇIKLAYACAK Antalya’nın örtüaltı sebze ve meyve üretimiyle sağladığı fayda ve yarattığı değeri anlatan Çandır, örtüaltı üretimle yılda ortalama 600 milyon doları aşan ihracat değeri sağladığını, tarım ve işlenmemiş gıda ürünlerinin miktar ve fiyat hareketliliği bakımından belirleyici bir il olduğunu vurguladı. Çandır, enflasyonun önemli kalemlerinden birinin de yaş meyve sebze grubu olduğuna dikkat çekti. Antalya’nın yaş sebze ve meyve üretiminin yaklaşık 3’te 1’inin hal sistemimizden geçtiğini belirten Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri yaş meyve sebze hal endeksi çalışmasını anlattı. Çandır, “Gerek belirli standartları sağlaması gerek kayıt altında bulunması dolayısıyla hal sistemi yaş meyve ve sebze ticaretinde önemli bir merkezdir. Antalya Büyükşehir Belediyemiz ile yapmış olduğumuz protokol gereği hal sistemimizdeki yaş meyve ve sebze ürünleri için miktar ve fiyat endeksleri hesaplamaktayız. Bu çalışmamızın sonuçlarını önümüzdeki aydan itibaren her ayın ikisinde kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece İTO ve TÜİK açıklamalarındaki tarımsal ürün ve işlenmemiş gıda kapsamındaki fiyat hareketlerine bir zenginlik katmayı amaçlamaktayız” diye konuştu. ARMUTTA YÜZDE 30-35 REKOLTE KAYBI Meclis üyelerine bölgede hasadı yapılan elma, armut, nar, susam ve zeytin gibi ürünlerle ilgili de bilgi veren Başkan Ali Çandır, “Bu ürünlerle ilgili gelişmeler genel olarak olumludur” dedi. Ülkedeki her 5 armuttan birinin Korkuteli’de yetiştirildiğine dikkat çeken Çandır, Mayıs ayında yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve yüksek maliyetler nedeniyle bahçelerin bakımsız kalmasına bağlı olarak bu yıl rekoltede yüzde 30-35 civarında düşüş olacağının tahmin edildiğini bildirdi. Çandır, armutta bu yıl ilaç maliyetlerin yükselmesi, baraj suyunun azalması ve soğuk hava depolarının elektrik maliyetleri üreticiyi ve ticaret erbabını ciddi düzeyde zorladığını vurguladı. ELMA YÜZ GÜLDÜRÜYOR Antalya’nın ülke elma üretiminin yüzde 7’sini gerçekleştirdiğini bildiren Çandır, elmada rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini söyledi. Çandır, “Elmadaki rekoltemiz geçen yılki düşüşün ardından bu yıl ortalamaya yakın bir hasat olacağı tahmin edilmektedir. Ancak yaz aylarının yağışsız ve sıcak geçmesi dolayısıyla ürünlerde renk ve dökülme problemi yaşanmaktadır” dedi. NARDA REKOLTE ARTIŞI Nar üretiminde rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini kaydeden Çandır, “Meyve kalitesinin ise şu an için iyi durumda olduğunu ifade edebiliriz. Yağışlara bağlı olarak kalitede değişme yaşanabilir. Ancak narda özellikle ihracatta yaşanan sorunların başında kalite gelmektedir. Bunun temeli de bahçe bakımını artırmaktan geçmektedir. Üreticilerin bu konuda daha dikkatli davranmalarını bekliyoruz” diye konuştu. SUSAM DESTEĞİ ARTIRILMALI Ülke susam alanlarının ve ürün miktarının 5’te 1’inin Manavgat ve Serik ilçelerinde olduğunu belirten Çandır, kent genelinde 50 bin dekar alanda 3 bin 500 ton civarında susam üretimi yapıldığını bildirdi. Susam rekoltesinde bu yıl düşüş beklendiğini söyleyen Çandır, susam konusunda dışa bağımlılığın azaltılması için önerilerde bulundu. Çandır, “Susam desteklerinin artırmalı ve aynı dönemde üretimi yapılan diğer ürünlerin desteklerini azaltmalıyız. Toplu üretim-planlamayı motive eden destekler sunmalı ve ardından makineli tarıma geçişe olanak sağlanmalıyız. Susam üretiminde kullanılacak ilaç-gübre-mazot gibi girdi maliyetlerinin ciddi düzeyde sübvanse etmeliyiz. Susam ve diğer tarım işlerinde çalışmayı cazip hale getirecek sosyal güvenlik uygulamaları geliştirmeliyiz” diye konuştu. ZEYTİNDE REKOLTE DÜŞECEK Zeytinde 2020-2021 sezonunda rekoltenin kentimizde ve ülkemiz genelinde yüzde 30 civarında düşeceği beklentisine dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, “Kentimizde geçen yıl 70 bin ton olan rekoltenin bu yıl 15-25 Mayıs dönemindeki ani sıcaklık değişimlerine de bağlı olarak 50 bin ton civarına düşmesi beklenmektedir” dedi. Çandır, zeytin üretiminde yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Çandır, “Sektörün genel olarak, karasu sorunu ve ilaç, elektrik, işçilik ve ambalaj gibi maliyet artışı sorunları belirleyici konumdadır. Bu sorunları aşmadan küresel rekabette rakibimiz olan İspanya ve İtalya gibi ülkelerle baş etmemiz zor gözükmektedir. Bu iki ülkenin elde ettiği zeytin gelirine benzer gelir elde edebilmek için rekabette dezavantajlı olduğumuz alanlarda iyileşme sağlanmalıdır. Bu konuda, çeşit bazında zeytin envanteri çıkarılması, kolay ve erişilebilir destekler sunulması, mekanik hasadın cazip hale getirilmesi, tağşişli ürünlere yönelik denetimlerin artırılması ile üreticilerin kaliteli zeytin üretimini artıracak eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir” diye konuştu. ZEYTİN MEKTEBİ Çandır, zeytin üretiminde eğitim çalışmaları yaptıklarını belirtirken, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğinde “Zeytin Mektebi” adıyla budamadan aşılamaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden bahçe tesisine kadar kapsamlı bir eğitim programı başlatacaklarını duyurdu. Çandır, Tavşan Yüreği ile Beylik gibi yerel çeşitlerin yağlarının özelliklerinin belirlenmesi ve coğrafi işarete konu olabilmesi için Borsa’nın başlattığı projenin ise devam ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde ekim dönemi öncesi “Buğday’da Kalite Ve Verimi Nasıl Artırırız” başlıklı bir online panel düzenlediklerini anımsatan Çandır, emeği geçenlere teşekkür etti. VALİ’YE TARIM SUNUMU YAPILACAK Borsa’nın dönem başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi ile Vali Ersin Yazıcı’ya Antalya tarımının sorun, talep ve önerilerini iletecekleri bir sunum gerçekleştireceklerini bildiren Çandır, yaş sebze ve meyvede her yıl olduğu gibi sezon öncesi sektörel analiz toplantısı düzenleyerek sektörün durumunu tespit etmeye çalışacaklarını kaydetti. BORSA KALİTELİ HİZMETİNİ TESCİLLEDİ Borsa’nın “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi” denetimini başarıyla tamamladığını duyuran Çandır, “Çalışmalarımıza üye odaklı devam ettiğimizi bir kez daha tescil ettirdik. Standartlara uyum gösteren ve devamlılığını sağlayan başta Genel Sekteremiz Tolgahan Alavant olmak üzere çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. BAŞKAN BÖCEK’E ŞİFA DİLEDİ Çandır, kentin uluslararası alanda bir markası olan 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin cumartesi günü başlayacağını belirtirken, “Pandemi koşullarına göre düzenlenecek festivalin başarılı geçmesini diliyorum. Bu fırsatla aynı zamanda Festival’in başkanlığını da üstlenen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e acil şifalar diliyorum” dedi. Ülke ve Antalya eğitimine, kültür sanatına ciddi katkılar sunan Suna Kıraç’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Çandır, koronavirüse yakalanan ve iyileşen ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan’a geçmiş olsun dileklerini iletti. Çandır, babasını kaybeden Meclis Üyesi Selçuk Çelebi ile eniştesini kaybeden Nuri Büyükselçuk’a başsağlığı diledi. Meclis’te üyeler, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomik Programı değerlendirdi. Programın beklentileri karşılamadığını dile getiren meclis üyeleri, önümüzdeki dönemin ekonomide zorlu geçeceğini ifade etti.  

Detaylar...

BUĞDAYDA VERİM VE KALİTE TOPLANTISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Buğdayda Verim ve Kaliteyi Nasıl Artırırız?” başlıklı panel düzenlendi. Online düzenlenen panelin moderatörlüğünü Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü İbrahim Irmak yaptı. Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyeleri Nuri Büyükselçuk ile Murat Köseoğlu, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan’ın konuşmacı olduğu panele, akademisyenler, üretici, tüccar, sanayi temsilcileri ile üniversite öğrencileri katıldı. BUĞDAY ÜRÜNLERİ GÜVENLİ LİMAN OLDU Moderatör İbrahim Irmak, buğdayın yaşamın sürdürülebilirliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtirken, pandemi dönemi başladığında kimsenin et, süt, meyve stoğu yapmadığını, un, makarna gibi buğdaydan elde edilen ürünleri bol miktarda stoklandığına dikkat çekti. Irmak, “Buğday sigorta gibi insanların sığındığı bir liman oldu. Buğdayda verim ve kaliteyi nasıl artırırızın cevabını aramak için Antalya Ticaret Borsamız ile birlikte bu toplantıyı düzenledik. Borsamız buğday konusunda çok hassas, buğday üretiminin gelişimi için önemli çalışmalar yürütüyor” dedi. BİRİM ALANDAN ELDE EDİLEN VERİMİ ARTIRMALIYIZ ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, 2000 yılında Türkiye 22 milyon ton buğday üretirken Rusya’nın 34 milyon ton, Ukrayna’nın 10 milyon ton, Kazakistan’ın 9 milyon ton buğday üretimi gerçekleştirdiğini bildirdi. Büyükselçuk, “Son 20 yılda kuzey komşularımız buğday üretimini ciddi miktarda artırdı. Rusya 2019’da 86 milyon ton, Ukrayna 26 milyon ton, Kazakistan 15 milyon ton buğday üretti. Bizim geçen yılki buğday üretimimiz 19 milyon ton” diye konuştu. Buğday üretim alanlarının ciddi miktarda azaldığını söyleyen Büyükselçuk, birim alandan elde edilen verimin de düşük olduğuna dikkat çekti. Büyükselçuk, “Biz dönüm başına 210 kilogram buğday elde ederken, dünya ortalaması 300 kilogram. Bazı ülkelerde 700 kilogramlara kadar çıkıyor” dedi. Antalya’da alternatif ürün varlığına işaret eden Büyükselçuk, “Narenciye, örtü altı gibi alternatifler nedeniyle buğday üretilen alanlar her yıl daha da azalıyor. Alan azaldığına göre birim alandan alacağımız verimi artırmalıyız. Ancak böyle buğday üretimimizin düşmesini engelleyebiliriz. Tohumdan hasada kadar kapsamlı bir çalışmayı birlikte yürütebiliriz” diye konuştu. KALİTELİ BUĞDAYIN ALICISI HAZIRDIR ATB Meclis Üyesi Murat Köseoğlu, buğdayda verim ve kaliteyi artırmanın önemini vurgularken, “Yüksek verimli, üstün nitelikli tohumlar ve uygun yetiştirme tekniklerine ihtiyacımız var. Kaliteyi buğdayın alıcısı her zaman vardır. Çiftçi iyi yönlendirilmeli” dedi. ATB’nin ‘Antalya Buğdayını Arıyor Projesi’ni anımsatan Köseoğlu, Borsa olarak buğday konusuna kafa yorduklarını kaydetti. VERİM VE KALİTEYİ ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan, buğday üretim alanları ve üretimiyle ilgili bilgileri paylaştı. 2019 yılında ülke genelinde 6 milyon 850 bin hektar alanda buğday üretildiğini bildiren Arslan, Antalya’da 90 bin hektar alanda buğday üretildiğini belirtti. Ülke genelinde geçen yıl 19 milyon ton buğday üretimi gerçekleştiğini kaydeden Arslan, Antalya’da 377 bin ton ürün elde edildiğini söyledi. Ülke genelinde dönümde 277 kilogram buğday verimi alındığını bildiren Arslan, Antalya’da bir dönümde elde edilen buğday miktarının 275 kilogram olduğuna dikkat çekti. Arslan, sahada yaptıkları çalışmalarda buğdayda verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. BUĞDAY STRATEJİK ÜRÜN Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Antalya’da tarım denince akla örtü altı üretim geldiğini belirtirken, buğdayın da bölgede üretimi yapılan önemli bir ürün olduğunu kaydetti. Buğdayın köklerinin Anadolu’da olduğuna dikkat çeken Akar, “Buğday geçmişte stratejikti. Şimdi de stratejik bir ürün. Bu ürünü geliştirmeliyiz. Tarım bilgi ve teknolojiye dayalı bir sektör haline geldi. Bilgi ve teknolojiyi buğdayın verim ve kalitesini geliştirmek için kullanmalıyız” dedi. Yapılacak çalışmalarla dönüm başı 600 kilogram buğday alınabileceğini bildiren Akar, sulama oranının azlığı, tarım arazilerinin parçalı olmasının verim ve kalitenin önündeki en önemli engeller olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en çok makarna ihracatı yapan ülkesi olduğunu ancak kalite buğday üretiminin yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Taner Akar, “Türkiye kaliteli buğday ihtiyacını karşılayamadığı için ithal ediyor. Daha kaliteli buğdayı Türk sanayicisinin hizmetine sunabiliriz” diye konuştu. Akar, kaliteli buğday için sertifikalı topumun önemine de dikkat çekti. Sunumların ardından katılımcılar, panelistlere sorularını yöneltti.  

Detaylar...

ÜNİVERSİTE’NİN BİRİKİMİNİ TARIMA YANSITALIM
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci ile birlikte Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret etti. ATB Başkanı Çandır, Özkan’a yeni görevinde başarılar dilerken Borsa’nın çalışmalarını paylaştı. Antalya’nın müthiş bir tarım potansiyeline sahip olduğunu bunun tam kapasite değerlendirilmesi halinde kentin kazanacağını kaydeden Çandır, “Kentimizde tarımı başka bir yere evirelim istiyoruz. Bunun için Üniversite ile işbirliği yapmaya hazırız” dedi. Zeytinpark, YÖREX gibi Borsa’nın çalışmalarında birlikte çalışmak istediklerini söyleyen Çandır, “Zeytinpark Ziraat Fakültesi için tarımsal laboratuar haline gelebilir. Bu konuda işbirliği yapmaya hazırız” dedi. EXPO2016 Sergi alanının atıl vaziyette beklediğini belirten Çandır, kentin dinamiklerinin ortak akılla alanı en iye şekilde kente kazandırabileceğini ifade etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ziyareti nedeniyle Çandır’a teşekkür etti. Akdeniz Üniversitesi’nin tarımda olması gereken yerde olmadığını kaydeden Özkan, “Her alanda Üniversitemizin birikimini şehre yansıtalım istiyoruz. Halka dokunan projeler yürütmekten yanayız. Bu konuda Borsamızla çeşitli konularda işbirliği yapabiliriz” diye konuştu. Antalya’da tarımın önemli bir sektör olduğuna dikkat çeken Özkan, bu potansiyelin akademinin bilgi birikimiyle daha üst seviyeye çıkarılabileceğini söyledi. Özkan, EXPO 2016 sergi alanının sağlık sektörü için değerlendirebileceğini bildirdi. Sağlık turizminin kitle turizminden çok daha fazla kazandıran bir alan olduğuna dikkat çeken Özkan, Antalya’nın sağlık alanındaki yüksek potansiyelinin turizm alanında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çandır, Özkan’a Zeytinpark’ın ürünlerinden oluşan hediyeliği takdim etti.  

Detaylar...

ATB’NİN HİZMET KALİTESİ TESCİLLENDİ
Ülke tarımı ve ekonomisinin gelişimi için çalışan Antalya Ticaret Borsası, üyelerine yönelik kaliteli hizmet anlayışını bir kere daha tescilledi. “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”ni Akdeniz’de alan ilk Borsa olma özelliği gösteren ATB, sistemle ilgili yapılan denetimleri başarıyla tamamladı. STANDARTLARA UYGUN HİZMET Antalya Ticaret Borsası’nda oluşturulan “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”, Türk Standartları Enstitüsü Antalya Bölge Koordinatörlüğü Yönetim Sistemleri Baş Tetkikçisi Rasim Yılmaz tarafından denetlendi. Sistemin işleyişi, hizmet sunumu, insan kaynakları ve evraklarla ilgili yeterlilikleri değerlendiren Yılmaz, ATB’nin standartlara uygun hizmet verdiği yönünde görüş bildirdi. DAHA ÜST SEVİYEYE ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Antalya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, Antalya Ticaret Borsası’nın kentin en köklü kurumları arasında yer aldığını belirtirken, “100. yaşını tamamlayan Borsamız, her geçen gün kalitesini artırarak hizmet vermeye devam etmektedir. Aldığımız kalite belgeleri bizim için yol göstericidir. TSE Denetçisi Rasim Yılmaz’a teşekkür eden Alavant, “Borsa personeli olarak yönetim kurulumuzun güçlü desteğiyle hizmet kalitemizi daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz” dedi.  

Detaylar...

TARIM KURTARICI OLDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ikinci çeyrek ekonomik büyüme rakamlarını değerlendirdi. Çandır, COVİD-19 nedeniyle pandemi önlemlerinin üst seviyede alındığı Nisan, Mayıs, Haziran aylarını kapsayan ikinci 3 aylık dönemi gösteren Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verilerinin tarımın önemini bir kere daha ortaya koyduğunu ifade etti. 22 YIL ARADAN SONRA REKOR KÜÇÜLME Yılın ilk 3 ayında yüzde 4.4 büyüme gösteren ekonominin, ikinci 3 ayda yüzde 9.9 küçüldüğünü kaydeden Çandır, “Bu küçülme oranı, 1998 yılından bu yana ikinci çeyrekler itibariyle rekor küçülme olmuştur. 2001 yılındaki yüzde 7.2 ve 2009 yılındaki yüzde 6.7 oranlarındaki küçülmelerden açık ara daha yüksek bir küçülme ilan edilmiştir” diye konuştu. TARIM KÜÇÜLMEYİ TEK HANEDE TUTTU Ekonominin yüzde 70’e yakınını oluşturan hizmetler sektörünün ikinci çeyrekte yüzde 25 küçüldüğünü, ekonomide ağırlığı yüzde 20 civarında olan sanayinin yüzde 16.5 küçüldüğünü bildiren Çandır, “zor dönemlerin sektörü” tarımın bu dönem yüzde 4 büyüme gerçekleştirdiğini vurguladı. Çandır, “Geçmişte yaşanan küçülme dönemlerinde de tarım sektörü büyüyerek küçülmeyi frenlemiştir. Rakamlara bakıldığında tarım yüzde 4’lük büyüme ile daralan ekonominin küçülme oranını tek hanede tutmuştur” dedi. TARIMDA BÜYÜME GEÇEN YILA GÖRE AZALDI Pandeminin etkili olduğu ikinci 3 aylık dönemde, ekonomide rekor küçülme olmasına rağmen üreticinin üretimden vazgeçmediğini kaydeden ATB Başkanı Çandır, “Çiftçimiz yine ciddi sorumluluklar ve riskler alarak üretime devam etmiştir. Bu zor dönemlerde elini taşın altına koyan, üretimden asla vazgeçmeyen üreticilerimize sonsuz teşekkür ediyorum” dedi. Geçen yılın aynı döneminde tarımın yüzde 4.6 büyüdüğüne dikkat çeken Çandır, geçen yıla göre kan kaybeden tarımın doğru ve zamanında desteklemelerle ayakta tutulması gerektiğini ifade etti. ZOR DÖNEMLERİN SEKTÖRÜ TARIM DESTEKLENMELİ Son dönemde kredi yükünü rekor düzeyde artırmak zorunda kalan tarım sektörünün, özellikle sanayiye girdi sağladığı ürünlerde ciddi zararlara uğrayabileceği uyarısında bulunan Çandır, şu önerilerde bulundu: “Tarımsal üretimin devam ettirilebilmesi için acilen alınması gereken önlemler olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. 2020 yılı destekleme ödemelerinin tamamı acilen yapılmalı, ilave destekler sağlanmalıdır. Tarım sektörüne sıfır reel faizli ve kolay erişilebilir kredi imkanı tanınmalıdır. Sektörün tüm tedarik ihtiyaçları sübvanse edilmelidir. SGK, Bağ-Kur ve vergi gibi kamuya yapılan ödemeler 2021 yılı sonuna kadar ertelenmelidir. Tarımsal ihracatın artırılması için ise havayolu kargo ücretleri ucuzlatılmalıdır.”  

Detaylar...

ATB PERSONELİNE COVİD ANLATILDI
İş sağlığı ve güvenliği konusunda duyarlı davranan, üyelerine daha sağlıklı ortamda, kalite hizmet vermek için çaba sarf eden  Antalya Ticaret Borsası, personelini COVİD konusunda bilgilendirdi.  İşyeri Hekimi Güneş Sunar ile İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Özlem İşlek tarafından verilen eğitimde, ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant’ın yanı sıra bütün personel hazır bulundu. Doktor Güneş Sunar, COVİD-19’un dikkate alınması gereken halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirterek, virüse yakalanmama konusunda alınacak kişisel önlemlerin önemli olduğunu belirtti. Maske, mesafe, hijyen kuralına günlük hayatta mutlaka uyulmasını isteyen Sunar, aşısı ve ilacı henüz olmayan koronavirüsün yayılma hızının küçük önlemlerle düşürülebileceğini söyledi. Personelin konuyla ilgili sorularını da yanıtlayan Doktor Güneş Sunar, hastalık belirtisi gösterenlerin mutlaka test yaptırmasını istedi. Risk grubunda bulunanların grip aşısı ve zatürre aşısını da temin ederek Eylül sonu gibi yaptırmaları gerektiğini bildiren Sunar, “Bu virüsü hafife alamayız” dedi. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Özlem İşlek de işyerinde küçük önlemlerle çalışanların sağlığı ve güvenliğinin sağlanabileceğini belirterek, alınacak önlemleri ATB personeli ile paylaştı.  

Detaylar...

tente pergola tente branda pergola fiyatları cialis fiyat cialis fiyatları cialis satış cialis kampanya viagra fiyat viagra fiyatları viagra satış viagra kampanya reis i turan ulusal birlik reis semih tufan reyis semih tufan ülkücü gençlik ülkücü hareket ülkü ocakları muhsin yazıcıoğlu abdullah çatlı alaattin çakıcı kürt halkı kürt aşiretleri