Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Mart Nisan 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.81.72.117
Şuan 31 kişi online
Bugün 69 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 62396
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ANADOLU`NUN RENKLERİ YÖREX`TE BULUŞTU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 6`ncısı düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), ANFAŞ Expo Center`da kapılarını ziyaretçilere açtı. `Sizin Oraların Nesi Meşhur?` sloganıyla bu yıl 68 ilden 101 oda ve borsa, 11 kalkınma ajansı, 52 kurum ve 224 üretici firma olmak üzere toplam 388 katılımcının yer aldığı fuarda, 158 stantta yüzlerce ürün ziyaretçilere sunuldu. Fuarın açılışını açılışını, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yaptı. Açılışa Antalya Valisi Muammer Türker, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Ak Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani, CHP Antalya milletvekilleri Çetin Osman Budak ve Devrim Kök, MHP Antalya milletvekilleri Mehmet Günal, Ahmet Selim Yurdakul ve Tarkan Akıllı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, TPE Başkan Yardımcısı, Türkiye`nin birçok ilinden oda ve borsa başkanı ve protokol üyeleri katıldı. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yılki fuarda Türkiye`nin dört bir tarafından yöresel ürünler ve kültür mirasları sergileniyor. BİR TÜRKİYE PROJESİ Aydın`ın yöresel efelerin halk dansı gösterisiyle başlayan açılış töreninde konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX`in her yıl daha da büyüyüp geliştiğini görmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Dünya çapında bir iş başarıldığı ve YÖREX`in aslında bir vizyon işi, Türkiye projesi olduğunu belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, "Anadolu`nun kimliğini, uyumunu, tüm renklerini görebilirsiniz. Türkiye`nin dört bir tarafı birlik beraberlik kardeşlik içinde burada yan yana. Hem ekonomik hem sosyal bir başarı hikayesi de sunuyor. 6 sene önce 40 il vardı, şimdi 68 ile ulaştı, inşallah hedefimiz 81 ile ulaşmak" dedi. ELİMİZDE 100 TANE LALEMİZ VAR YÖREX`e zenginleşmenin yolu, şehirlerin tanıtımı ve markalaşması adına önem verdiklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, "Ama maalesef müteşebbis insanlarımızı destekleyecek mekanizmalar eksik. Adamın bir tane peyniri var, o isimle dünyanın her yerine satıyor, ama bizim her il ilçede bir zenginlik var. Lalenin anavatanı Türkiye iken dünyada laleyi marka yapan ülke Hollanda oldu ve 1 milyar Avro`luk ihracatı var. En az 100 tane lale elimizde var. Ve 100 milyar Avro`nun üzerinde oturuyoruz. Bunun için de önce markalaşmamız lazım. Bunun için Türk Patent Enstitüsü`ne teşekkür ediyorum, ancak sistemin biraz hızlı çalışması lazım" dedi. AVRUPA`DA TESCİLİN ÖNEMİ Bütün oda ve borsaların kendi yöresel ürünlerine sahip çıktığını söyleyen TOBB Başkanı, "Tescil etmek istiyor ancak şimdi de müracaat sürecinde biraz sorun yaşanıyor. Eskiden bir tane başvuru yokken şu an oda ve borsalarımız tarafından 200 tane ürün için başvuru yapıldı. Bunun bir sonraki bacağı Avrupa. Bugüne kadar kaptırmadığımız bir baklava var. İnşallah incirde Avrupa tescili oluyor. Ama bizim daha fasla ürünümüzü tescil ettiriyor olmamız gerekir ve işte o zaman gerçek parayı kazanabiliriz" diye konuştu. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Ali Çandır’a böyle bir fuara öncülük ettiği için teşekkür etti. BU ÜLKENİN HEPSİ BİZİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ülkemizin zor günlerden geçtiğini, büyük üzüntüler yaşandığını belirterek, "Bu ülkenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine hepsi biziz. Çünkü bugün beğendiğimiz, kullandığımız, tükettiğimiz, üstünde gezdiğimiz, duvara astığımız halı ve kilimin dokuma teknikleri ve desenleri Frigyalı ve Hititli. Kullandığımız paranın, içtiğimiz şarabın ve ayağımıza giydiğimiz sandalet Likyalı. Sürdüğümüz parfüm Radyopolisli. Ağız tadıyla tükettiğimiz zeytinyağı Pamfilyalı. Beğenerek taktığımız kuyum ve ziynet Lidyalı. Sabır ve dua için kullandığımız tespih Urartulu, Lidyalı, Sümerli. Evlerimizdeki, binalarımızdaki taş işlemeciliği Kapadokyalı. Dile getirmediğim yüzlerce, binlerce ürün, alışkanlık, gelenek, kültür ve damak tadı, tarihimizin ve geçmişimizin bize armağanıdır" dedi. RENGARENK BİR TÜRKİYE YÖREX ile rengarenk bir Türkiye olmanın mutluluğunun bir kez daha yaşanacağını kaydeden Ali Çandır, "YÖREX`in bir kez daha Anadolu`nun bütün renklerini, 12 bin yıllık maya ile yoğrulmuş medeniyetimizin damak tadını, giyim kuşamını, taşını, mermerini, el işlemesini, halısını, kilimini, güler yüzünü, hoşgörüsünü, misafirperverliğini, yaratıcılığını göreceksiniz ve seveceksiniz. Bu proje her ne kadar sempatik de görünse ekonomik değeri yüksek olan bir proje. Artan üretim kapasitesi sayesinde yöresel istihdam da artmaktadır. İnsanlarımız iş ve aş bulduğu yöresinde üretime katılmakta ve göç etme ihtiyacı azalmaktadır. Yani yöresel ürünler, kırsal kalkınmaya da önemli bir destek sağlama özelliğine de sahip. İşte bu nedenlerle yöresel ürünleri, hakkını- hukukunu koruyarak, halkımıza daha yoğun tanıtmanın, tanıştırmanın, pozitif ayırımcılıkla eriştirmenin yollarını aramalıyız" dedi. Dünyada yöresel ürünler pazarının 100 milyar Avro olduğuna da dikkat çeken Ali Çandır, Türkiye`deki bütün organize perakendeci kuruluşlara, raflarının hiç olmazsa en az yüzde 1`ni tescilli yöresel ürünlerimize ayırmaları yönünde çağrıda bulundu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİN ÖNEMİ ARTIYOR Törende Vali Muammer Türker, coğrafi işaretli ürünlerin öneminin gittikçe arttığına işaret ederek, "Faaliyet alanı itibariyle kadınlar, gençler, hatta engelliler, iş bulmakta zorlanan istihdama katılarak ekonominin bir parçası oluyor. Hem de kendi geçimlerini sağlıyorlar" dedi. Vali Türker, Antalya gibi turizm kentlerinde yöresel ürünlerin kullanımının önemine de değindi. ANTALYA DÜNYA SÜPER LİGİNDE 6 sene önce bu önemli yolculuğa çıkan ATB ve ATSO`ya teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise bu yolculuğun bugün fevkalade güzel bir noktaya geldiğini kaydetti. Antalya`nın artık dünya süper liginde top oynamaya başladığını belirten Türel, G20 zirvesi, Expo 2016 organizasyonlarının da bunun en önemli örnekleri olduğundan bahsetti. ORTAK KÜLTÜR MİRASI Antalya`nın bir kez daha Edirne`nin, Kars`ın, Van`ın peyniri, Antep`in baklavası, Kayseri`nin pastırması, Türkiye`nin tüm üretimini 12 milyon turiste tanıtan ve aynı zamanda ihracatını sağlayan bir il olduğunu söyleyen ATSO Başkanı Davut Çetin, "Bugün sadece yöresel ürünler değil, Edirne`den Hakkari`ye atalarımızın ortak kültür mirası sergileniyor. YÖREX Türkiye`nin ayrılmaz bir bütün olduğunu gösteriyor. Eğer biz kardeşliğimizi YÖREX`teki gibi inşa etseydik bugün yaşanan terör sorunu da olmazdı" dedi. Protokol üyeleri daha sonra tek tek stantları gezerek, ürünleri inceledi. Türkiye’nin 7 bölgesinden yöresel ürünler 11 Ekim’e kadar EXPO Center’da görülebilecek.

Detaylar...

TÜRKİYE`NİN EN RENKLİ FUARI YÖREX KAPILARINI 7 EKİM`DE AÇIYOR
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB un desteğiyle bu yıl 6 ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 7 Ekim de kapılarını açıyor. 68 ilden, 388 katılımcının 158 stantta ürünlerini sergileyeceği YÖREX e 150 bin ziyaretçi bekleniyor. Antalya Ticaret Borsası nın (ATB) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteği ile düzenlediği 6. Yöresel Ürünler Fuarı nın tanıtım toplantısı, Antalya Ticaret Borsası nda (ATB) yapıldı. Toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Süleyman Ersan ve Cüneyt Doğan ile YÖREX in basın sponsoru DHA Akdeniz Bölge Temsilcisi Salih Uçar katıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, 7 yıldır Türkiye’de 12 bin yıllık medeniyetlerin el emeği göz nuru ürünlerinin gün ışığına çıkması için emek harcadıklarını belirtti. 2009 yılında başladıkları çalışmanın ilerleyerek devam ettiğini kaydeden Çandır, “Bunun bir etabı olan Yöresel Ürünler Fuarı’nın bu yıl 6’ncısını gerçekleştireceğiz. YÖREX İN FAYDALARIYÖREX sayesinde Anadolu topraklarının emaneti yöresel ürünleri insanların tanımasını, koklamasını, tatmasının sağlandığını belirten Çandır, "Yerel kalkınmanın anahtarı yöresel ürünler toplantıları ile çeşitli bölgelerde bin 500 insana temas ettik. Fuarın başlaması ile 5 yılda 350 bin ziyaretçi geldi. Birçok girişimciye iş imkanı doğdu. Coğrafi işaret noktasında önemli farkındalık yarattık. 2009 yılında 110 olan coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 183’e ulaştı. 200’den fazla coğrafi işaret almak için müracaatı kabul edilen ürün var.Bunun dışında Türkiye nin kanaat önderleri oda ve borsaların ciddi çabayla yöresel ürünlerine coğrafi işaret almak için çaba gösterdi. Hükümetimiz de coğrafi işaretler stratejik belgesi hazırlayarak bu konunun önemini ele aldı. TOBB bu konuda bir birim oluşturdu. TOBB Uluslararası Coğrafi İşaret Ağı na üye oldu” diye konuştu.150 BİN ZİYARETÇİ HEDEFİFuarın sahiplenildiğini ifade eden Çandır, “Küreselleşmenin getirdiği etkiyle bizi baskısı altına alan, bize ait olmayan ürünler yerine kendimize ait bu ülkenin emeğini, birikimini, insanın alın terini nasıl ekonomiye nasıl kazandırırız diye çaba sarfettik. Şu an karar verici noktasındaki insanlar ve halkımızın bu fuarı sahiplenmesi bize haklı bir gurur yaşatıyor. Başka TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, çorbada tuzu olan herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. YÖREX in 7 Ekim de saat 12.30’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından açılacağını bildiren Çandır, "Bu yıl fuarda 68 il var. Ama 81’e ulaşmak için çalışıyoruz. 101 oda ve borsa, 11 kalkınma ajansı, 52 kurum, 224 firma katılacak. Toplamda 388 katılımcı halkımızla buluşacak, 158 stant açılacak. Geçen yıl 100 bin hedef koymuştuk, 114 180 kişi geldi. Bu yıl hedefimiz ise 150 bin. Bu yılın sonunda toplamda 500 bin kişiye ulaşmış olacağız” dedi.FUARA GİDİŞ VE GİRİŞ ÜCRETSİZFuar kapsamında her ilin halk oyunu ve geleneksel el sanatlarının da sergileneceğini ifade eden Çandır, “Fuar hayal ettiğimiz yere doğru gidiyor. Fuarda ilginç olan bir başka şeyde 5 yıllık birikimin sonucunda YÖREX standı açtık. 100 den fazla coğrafi işaret almış ürünü, 70 tane coğrafi işaret ürünü için müracaatı kabul edilmiş ürünü sergileyeceğiz. Hedefimiz olan yöresel marketin bir demosunu da burada yaşatmış olacağız” şeklinde konuştu.Fuara girişin ücretsiz olduğunun altını çizen Çandır, 9 noktadan kalkan servislerin ziyaretçileri ücretsiz olarak fuara getireceğini kaydetti.EN FAZLA ZİYARETÇİSİ OLAN FUARATSO Başkanı Davut Çetin ise, fuarların Antalya’nın sosyal hayatına ve ekonomisine ciddi katkılar sağladığını ancak YÖREX in ok farklı bir fuar olduğunu kaydetti etti. Antalya’da 8-9 tane yapılan farklı organizasyonun ziyaretçi sayısının 450 bini bulduğunu aktaran Çetin, sadece YÖREX’in ziyaretçi sayısının 115 bin olduğunu belirtti. Diğer 9 organizasyonun toplam ziyaretçi sayısının dörtte birini YÖREX’in tek başına getirdiğini vurgulayan Çetin, “Bu fuara Antalya dışından yaklaşık 10 bin kişi katılacaktır. Otel, restoranlara ciddi katkı koyacaktır. Bu fuarın ilerleyen yıllarda ziyaretçi sayısı 400 bine ulaşacaktır” dedi.100 MİLYAR LİRALIK TİCARET HACMİAli Çandır, daha gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’de coğrafi işaret alabilecek 2 bin 500’den fazla yöresel ürün bulunduğunu, bunların korunması için coğrafi işaretler enstitüsü kurulmasını talep etiklerini dile getiren Ali Çandır, “Çünkü bu geniş bir alan. Dünyada 100 milyar doların üzerinde coğrafi işaretli ürün pazarı var. Sadece Avrupa’da 60 milyar Euro’luk ticaret hacmi söz konusu. Türkiye’de de 100 milyar liralık bir ticaret hacmi var. Biz bunları harekete geçirebildiğimizde kırsaldan göç eden insanları kırsalda tutabildiğimizde, oradaki genç nüfusa iş-aş temin edebildiğimizde önemli mesafe almış olacağız” diye konuştu.TRABZON TEREYAĞI’NDAN SOĞUTUYORLARAli Çandır, bir soru üzerine yöresel fuar adı altında yapılan organizasyonları değerlendirdi. Türkiye’de fuar düzenleyebilmenin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin onayına bağlı olduğunu hatırlatan Çandır, sadece para kazanma amacıyla çeşitli adlar altında düzenlenen organizasyonlara dikkat edilmesini istedi. Çandır, konuyla ilgili, “Ne olduğu belli olmayan ürünlerin satıldığı, kamuoyu tabiriyle 1 milyoncu gibi yöresel ürünler pazarı sergisi değil, orada Çin’den gelen 1 liralık ürün satması çok doğru değil. Bunların denetlenmesi, izne tabi tutulması önemli. 5-8 liraya Trabzon tereyağı alıp, eve gittiğinde Trabzon tereyağı kalitesizmiş deyip kullanmayan insanlar var. Bu yöresel ürünlerin hakkını gasp eden, isim hırsızlığıyla haksız kazanç elde eden organizasyonu da görüyoruz. Ya da kimyasalla karartılmış bir takım ürünlerin doğal diye satıldığını duyuyoruz. Ya da falanca yerin hakiki zeytinyağı diye ucuza satılan, içinde başka şeyler olduğu tespit edilen ürünler var. Özellikle Antalya özelinde yerel yöneticilere seslenmek istiyoruz. Bu tip organizasyonlar fuar izniyle yapılıyorsa desteklesinler.” şeklinde konuştu. Çandır, yerel yönetimlerden fuar olmayan, sadece para kazanma amacıyla düzenlenen organizasyonlara destek olmamalarını istedi.

Detaylar...

ENFLASYON KATILIĞINI KORUYOR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Türkiye`nin hem ekonomik hem de siyasi bakımdan çok önemli bir dönemeçte olduğunu belirten Çandır, şunları kaydetti: EKONOMİDE GRİ RENK ORTADAN KALDIRILMALI"Siyasi ve terör olaylarının da tetiklediği belirsizlik ortamı ekonomik aktörleri endişelendirmekte ve bu da hem yatırım hem de tüketim kararlarında ertelemelere neden olmakta. Bizler inanıyoruz ki birlik ve beraberliğin pekiştirildiği, tüketicilerin satın alma güçlerinin erimediği, üreticilerin de emeklerinin karşılığının alabildiği bir ortamda, ülkemizin potansiyel büyüme hızını yakalayamaması mümkün değil. Bu nedenle bir an evvel ekonomideki gri renk ortadan kaldırılmalı ve ortam netleşmeli. Aksi halde bu sene ihracatta, büyümede, işsizlikte yaşadığımız olumsuz hava gelecek yılda sürecektir ki bu da orta gelir tuzağında olan ve buna karşın gelişmiş ülke sınıfına atlamayı hedefleyen ülkemiz açısından ağır kayıplarla sonuçlanacaktır." DOLARDAKİ ARTIŞIN TÜKETİCİYE YANSIMASI KAÇINILMAZTÜİK’in açıkladığı veriler ışığında geçtiğimiz ay tüketici fiyat endeksinin aylık bazda 0,89 artışla son aylarda olduğu gibi yine yüksek bir seviyeyi gördüğüne dikkat çeken Ali Çandır, yurtiçi üretici fiyat endeksinde ise yüzde 1,53 artış gerçekleştiğini belirtti. Çandır, şu değerlendirmede bulundu:"Aylık bazdaki bu fiyat değişmelerinin yanında yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7,95, ÜFE’de ise yüzde 6,92şeklinde gerçekleşti. Tüketicilerin satın alma gücünü etkileyen TÜFE’deki değişmeye bakıldığında, söz konusu artışın bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,21, ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 7,80 olduğu görüldü. Son dönemlerde sıkça karşılaşıldığı üzere özellikle aylık ÜFE artışının TÜFE artışının üzerinde olması ise fiyat artışlarının maliyet yönlü olduğu ve bunun da ileriki dönemlerde tüketicilere yansıtılmasının kaçınılmaz olacağı da açıktır. Türk lirasının Dolar ve Avro karşısında sene başından bu yana yüzde 20`ler düzeyinde değer kaybetmesi ve bunun gecikmeli de olsa maliyetleri etkilemesi fiyat artışlarını zorunlu kılarken üreticiler de bu maliyet artışını mecburi olarak tüketicilere yansıttı."İç ve dış siyasi çekişmeler ile artan terör olaylarının da ekonomiyi önü görülemez hale getirdiğine dikkat çeken Ali Çandır, "Yıl başında yüzde 5-6 düzeyine gerileyeceğini öngördüğümüz enflasyon yüzde 7-8`lerde asılı kaldı" dedi. Çandır, bu gidişin önümüzdeki günlerin daha kötü duruma gebe olacağı algısını oluşturduğunu kaydetti. BATI AKDENİZ’DE ARTIŞ ÜLKE GENELİNİN ALTINDABatı Akdeniz`deki fiyat artışlarını da değerlendiren Ali Çandır, "TÜİK verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı bölgemizde Eylül ayında TÜFE’deki artış bir önceki aya göre yüzde 0,88, yıllık olarak ise7,32 şeklinde gerçekleşti. Batı Akdeniz Bölgesi fiyat artışı sıralamasında aylık bazda yeri değerlendirildiğinde ise 26 alt bölgenin içerisinde 11. en ucuz bölge oldu. Diğer bir açıdan değerlendirildiğinde Batı Akdeniz aylık bazda ülkenin 16. pahalı bölgesi olma unvanını taşımaktadır ki diğer bölgelerle karşılaştırıldığında bölgemizin pahalılık sıralaması tüketicilerimiz açısından sevindiricidir" diye konuştu. GIDA FİYATLARINDAKİ KATILIK SÜRÜYORÇandır Türkiye genelinde Eylül ayındaki fiyat artışları ürün bazında incelendiğinde, yüzde 22,01 artışla patlıcanın, harcama grubu bazında incelendiğinde ise yüzde 1,93 artışla ulaştırma ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarının zam şampiyonu olduğunu belirterek, ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda yine tarım/gıda ürünlerinden olan sivri biber ve yumurtanın geldiğini, harcama grubunda bu sıralamanın gıda ve alkolsüz içecekler gruplarının izlediğini söyledi. KIŞ HAZIRLIKLARI VE OKUL ALIŞVERİŞİNİN ETKİSİEylül aynıdaki fiyat artışlarında mevsimsel etkilerin olduğunu belirten Çandır, "Eylül ayında yağışların az olmasından ve tarımsal hastalıklardan dolayı yaşanan sıkıntı üreticiler tarafından tarım fiyatlarına yansıtıldı, bu durum ise gıda ve tarım ürünleri fiyat artışının üst sıralarda yer almasına neden oldu" dedi. Çandır, kış hazırlıkları ve okul ile bayram alışverişinin yaş meyve ve sebze, giyim ve ayakkabıya talebi artırdığına dikkat çeken Çandır, DÜNYA DEFLASYONLA MÜCADELE EDİYOR"Dünya sıfır enflasyonla tanışıp adeta deflasyonla mücadele ederken, bizim enflasyonu yüzde 5`lere çekememiş olmamız işlerin yolunda gitmediğinin bir göstergesi" diyen Ali Çandır, ekonominin kırılganlığına dikkat çekti. Çandır, Kasım ayında yapılacak genel seçimlere de işaret ederek, şunları kaydetti: "Önümüzdeki ay seçim olması da politik ekonomiyi ön plana çıkarmakta ve bu kırılganlığı daha da arttırmakta. İç çekişmeler ve artan terör olaylarıyla birlikte yatırım yapılamaz pozisyona gelinen ülkemizde bir an evvel iç barışın sağlanması ve birlikteliğimizin yeniden tesis edilmesi de en büyük arzumuzdur. Bunun yanında başta gıda enflasyonu olmak üzere tüm fiyat düzeylerinin makul seviyelere indirilmesi de hem üreticiyi hem de tüketiciyi rahatlatacaktır." SAĞLAM EKONOMİ İÇİN ÜRETİM ŞARTÇandır, sağlam ekonomi için üretimin şart olduğunu vurgulayarak, ülkenin bir an önce seçim atmosferinden çıkarak tarımda yapısal dönüşümleri gerçekleştirir hale gelmesini diledi. Çandır, "Bu nedenle bir an evvel ekonomiye odaklanmalı, verimlilik artışlarıyla katma değer yaratacak politikalar ele alınmalı ve potansiyel büyümeyi yakalanmalı. Ancak bu sayede kasıtlı olarak ortaya atıldığını düşündüğümüz yapay tartışmaların önüne geçilebilir ve fiyat artışları ideal seviyelere gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Detaylar...

TRABZON KAZAZİYESİ YÖREX`TE
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, bu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e hem bölge ürünlerini hem de Karadeniz’in kültürel değerlerini taşıyacak. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Antalya EXPO Center`da 7-11 Ekim tarihlerinde düzenlenecek YÖREX, Trabzon kazaziyesine ev sahipliği yapacakYÖREX İYİ BİR TANITIM YERİTrabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu, Karadeniz`i YÖREX`te tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Hacısalihoğlu, "Geçtiğimiz yıllarda da düzenlenen tüm fuarlara üyelerimizle birlikte katıldık. Günümüzde bir ürüne katma değer yaratmak için üretimin yanında tanıtım ve pazarlama da büyük önem taşıyor. Bunun için kalite ve pazarlamaya öncelik verilmesi lazım. Anadolu’da yöresinin adıyla tanınan, tescillenen çok sayıda gıda, el sanatı ve sanayi ürünü var. YÖREX, kültürel değerlerimiz açısından da tam bir tanıtım yeri. Dolayısıyla bu sene Trabzon ve Karadeniz kültürünü de Antalya’ya taşımak istiyoruz" diye konuştu. ÇARŞIBAŞI KEŞANI YÖREX`TEYÖREX`te yöresel ürünlere ticari anlamda yaygın erişim imkanı yaratabilmesini hedeflediklerini kaydeden Hacısalihoğlu, "Bu yıl da Fuarda, coğrafi işaret almış ya da henüz almamış olan, yöresinin adıyla anılan ya da yöresinin adıyla anılması istenen, bu adla ticari değer kazanmış ürünleri tanıtmak; pazarlarını geliştirmek; yeni pazarlar yaratmak ve bu ürünlerin ticari değerini arttırmak için yatırımcıları teşvik amacıyla tarım, gıda, el sanatları ve sanayi ürünlerimiz sergileyeceğiz" dedi. Hacısalihoğlu, Çarşıbaşı Keşanı, Trabzon hasır bileziği, Sürmene bıçağı, Tonya tereyağı, Vakfıkebir ekmeği, fındık, çay, Hamsiköy sütlacının ziyaretçilerle buluşturulacağını bildirdi.

Detaylar...

SİVAS`IN TESCİLLİ KÖFTESİ YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle bu yıl 7-11 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 6. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, el emeği göz nuru ürünlere ev sahipliği yaparken, Anadolu`nun lezzetlerini de buluşturuyor. Sivas`ın meşhur köftesi YÖREX`te olacak. KANGAL KÖPEĞİ DE YÖREX`TE TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkanı ve Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım,"Sizin oraların nesi meşhur? sloganıyla 6 yıldır düzenlenen Antalya YÖREX Fuarı`na Sivas da katılıyor. Sivas’ın markalarını YÖREX’e taşıyoruz" dedi. YÖREX`te doktor balıklarıyla ünlü Kangal Balıklı Kaplıcası, sıcak sularıyla şifa dağıtan Sıcak Çermik Kaplıcalarını tanıtacaklarını bildiren Yıldırım, kangal köpeğinin de YÖREX`te olacağını kaydetti. Sivas TSO tarafından tescil ettirilen Sivas Köftesi`nin de ziyaretçilere sunulacağını belirten Yıldırım, "Sivas`ımızı tüm Türkiye’ye tanıtmaktan büyük mutluluk duyacağız” dedi.

Detaylar...

TESCİLLİ ADANA KEBABI YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle bu yıl 7-11 Ekim tarihlerinde Expo Center`da düzenlenecek YÖREX`e Adana da yöresel ürünleriyle katılıyor. Adanalı firmalar, YÖREX`e, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Ticaret Borsası şemsiyesi altında oluşturulan ortak standla katılacak.METRELİK ADANA KEBABI ŞOVAdana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da tescilli Adana kebabı ile YÖREX`te olacaklarını bildirdi. Adana`yı şalgamı, cezeryesi, baklavası, tatlısı ve diğer yöresel ürünleri başta olmak üzere fuarda oldukça kapsamlı bir ürün yelpazesiyle temsil edileceklerini kaydeden Menevşe, "Etkinliğin açılışında, fuar alanı girişinde katılımcılara ve vatandaşlara Tescilli Adana Kebabı sunumu ve ikramı yapılırken, bu sırada gerçekleştirilecek olan “Metrelik Adana Kebabı Şovu”nun da ilgi çekmesi bekleniyor.Adana Kebabı`nın gelecek kuşaklara aslına uygun olarak taşınabilmesinin sağlanabilmesi için 2004 yılında Adana Ticaret Odası tarafından Türk Patent Enstitüsü`ne tescil ettirildiğini belirten Menevşe, “Kebabı tescil etmemiz, ürünün gelecek nesillere aynı damak tadı ile taşınmasını sağlamanın yanı sıra, Adana`nın diğer özelliklerinin de tanıtımına önemli katkı sağlamıştır. YÖREX gibi yöresel ürünler alanında ülkemizin en önemli etkinliği konumunda bulunan bir etkinlikte geniş kitlelere Tescilli Adana Kebabı’nı ve yöremizin diğer tatlarını tanıtacak olmanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.

Detaylar...

ATB MECLİS ÜYELERİ PİCASSO SERGİSİ`NDE
Antalya Ticaret Borsası Meclis üyeleri, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`la Antalya Kültür Sanat`ta sergilenen dünyacı ünlü sanatçı Picasso`nun gravür ve seramiklerden oluşan Picasso: Kadın ve Boğa sergisi ile ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler`in Işık ve Tarih: Ara Güler`in Gözüyle Antalya fotoğraf sergisini gezdi. AKS`deki eserlerle ilgili bilgi alan Meclis üyeleri, Antalya`nın kültür sanat alanında gelişimine katkı koyacak Merkezi kente kazandıran Antalya Ticaret ve Sanayi Odası yönetimine teşekkür etti.

Detaylar...

ATB EYLÜL AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı Meclisi, Meclis başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verilen mecliste, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terör olaylarını kınayarak konuşmasına başlayan Çandır, şunları kaydetti:TERÖRE KINAMA"Soysuz terör eylemleri can almaya devam ediyor. Bir insanlık suçu olan terör saldırılarında hayatlarını kaybeden sivil vatandaşlarımıza, askerlerimize ve polislerimize Allahtan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olmak üzere Türkiye’nin 250 sivil toplum ve meslek örgütünü bir araya getiren ve hep bir ağızdan haykırdığımız, “Teröre hayır, kardeşliğe evet” buluşmasında yerimizi aldık. 12000 yıllık medeniyetimizin eşsiz bir zenginlikle harmanladığı kimliklerimizi ve bu topraklara olan aidiyetimizi bir kez daha cümle aleme gösterdik. Bir insanlık utancı olan terörün, kadim kardeşliğimize nifak sokamayacağını yine bütün dünyaya ilan ettik."EKONOMİK GELİŞMELER İÇ AÇICI DEĞİLEkonomi ile ilgili gelişmelerin iç açıcı olmadığını ifade eden Çandır, şu değerlendirmede bulundu:"Birçok konuda olduğu gibi ekonomiye bakışta da karamsarlar ve iyimserler diye bir kutuplaşma durumunu yaşıyoruz. Bizler korkaklığa giden bir karamsarlık ya da hayalperestliğe, hurafeye giden bir iyimserlik içerisinde olamayız. Bizler her koşulda, bu iki uç durumdan uzak bir konumda olmalıyız. Hepimiz için doğru algılayış; kararlı bir karamsarlık ve gerçekçi bir iyimserlik içinde kalmaktır. Yani demem o ki, ister siyasetin kendi kendini kilitleyerek düştüğü vasat siyaset tuzağı yüzünden olsun, ister küresel ekonomik koşulların olumsuzluğu yüzünden olsun, isterse yıllara yayılmış ekonomi politikalardaki yanlışlıklar yüzünden olsun; içinde bulunduğumuz durum hiç iç açıcı değildir.Ancak geleceğe ait gerçekçi beklentilerimizin de iyimser olmaması için hiçbir nedenimiz yoktur. Zira uzun bir süredir harekete geçirmekten alıkoyduğumuz potansiyelimiz ve sahip olduğumuz dinamikler, ekonomimiz ve sektörümüz bakımından ciddi fırsatları da bünyesinde barındırmaktadır. Mevcut durumda net ihracatımız katma değer yaratamamakta ve büyümeye pozitif katkı sağlayamamaktadır. İş gücüne katılımı karşılayacak düzeyde bile istihdam yaratamamaktayız. Yaşadığımız enflasyonla uyumlu olmayan ve iki haneye oturmuş faizle karşı karşıyayız. Küresel piyasalardaki aşırı bol dövizin yüksek reel faizle ülkeye sokularak ucuz tutulan dövizin, şimdilerde hızlı yükseldiği dönemden geçmekteyiz. Son yedi yıldır kötüleşerek dibe oturan tüketici güven endeksi ve reel ekonomi güven endeksiyle teyit edilen iç talep daralması ile karşı karşıyayız. Diğer taraftan küresel piyasalarda da benzer bir talep daralması yaşamaktayız. Tüm bu zorluklara rağmen ekonomimiz ve sektörümüz, direncini elinden geldiğince korumaya çalışmaktadır."SEKTÖR AYAKTA KALMA SAVAŞI VERİYORDünya ekonomisinin iyiye gitmediğini, döviz fiyatlarının uçtuğunu belirten Ali Çandır, "Hal böyleyken sektörümüz ayakta kalma savaşı vermektedir. Bizler, zor koşullara karşı direncimizi artırma gayretinden başka bir çaba içerisine girememekteyiz. Yıllardır ülkeyi ve sektörü yönetenlere bulduğumuz her fırsatta, ısrarla belirttiğimiz tarım sektörünün stratejik konuma getirilmesi talebimiz, nihayet BM’de de ana gündem maddelerinden biri olmuştur. Buradan mevcut ve gelecek yöneticilerimize bir kez daha seslenmeyi görev addediyoruz ki; tarım sektörü ülkemiz, bölgemiz ve kentimiz için stratejik konumdadır. Sektörümüzle ilgili politikaların ve kararların bu odaklanmayla üretilmesini talep ediyoruz. Sektörümüz bunu uzun bir süredir hak etmektedir" diye konuştu.Antalya Ticaret Borsası Meslek Komitelerinin çalışmaları hakkında da bilgi veren çandır, komitelerde tahsilatta yaşanan sıkıntıya dikkat çekildiğini belirtti. Çandır, "Piyasa da yaşanan bozulmanın üzerine tahsilat sorunlarının eklenmesiyle üyelerimiz ilave sıkıntılarla karşı karşıya kalmış durumdadırlar" dedi.KARŞILIKSIZ ÇEK ÇÖZÜM BEKLİYORAğustos ayında adet ve tutar bazında en fazla karşılıksız çek işlemi yapılan iller sıralamasında İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından Antalya`nın 4. sırada yer aldığını belirten Çandır, şunları kaydetti:"Üyelerimiz bu duruma çözüm bulunmasını talep etmektedirler. Birliğimizin (TOBB) çabaları sonucunda 15 Haziran’da karekodlu çek uygulamasına başlanıldı. Karekodlu çek özellikle keşidecinin geçmiş dönemlerdeki ödeme alışkanlıkları ve çekin güvenilirliği hakkında ön bilgiler sunmaktadır. Tüm bu gelişmeleri olumlu buluyor emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak son dönemdeki olumsuz veriler ortadır. Riskin daha da azaltılması ve ödeme alışkanlığının arttırılmasına yönelik olarak hukuki düzenlemelerin getirilmesi kaçınılmazdır. Ticari hayatımızda önemli bir paya sahip olan vadeli alım-satımlarda önemli bir finansman kaynağı olan çek sistemini daha güvenli hale getirilecek hukuki düzenlemelerin yapılması, karşılıksız çek sunanlara karşı caydırıcı yasal prosedürlerin uygulanması zaruri bir hal almıştır."Durgun giden turizm sektörünün de sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ali Çandır, "Bir başka sorun ise turizme bağlı olarak sektörümüzde faaliyet gösteren üyelerimizin satışlarındaki düşüşün sezon boyunca devam ettiği komitelerimiz aracılığıyla dile getirilmektedir. Üyelerimiz sezon sonuna kalacak alacaklarının aksamasından da endişe etmektedirler" diye konuştu.HAL YASASI YARAYA ÇARE OLMADIKamuoyunda “Hal Yasası” olarak bilinen Kanun ile hedeflenen kayıt dışılığı engelleyemediğine dikkat çeken Çandır, "Kanun sonrası gelişmeleri izlemek amacıyla çalışmalar yapan 3.Meslek Komitesi üyelerimiz 2013, 2014 ve içerisinde bulunduğumuz 2015 yılında ilgili kanun sonrası halen kayıt dışılığın kanun öncesine yakın oranda devam ettiğini ifade ederek, Kanunun yıllardır kanayan yaraya çare olmadığı kanaati oluştuğunu dillendirmektedirler" dedi.ZEYTİNPARK KENTE KAZANDIRILIYORVakıflar Genel Müdürlüğü`nden kiralanan 2630 dönümlük Vakıf Zeytinliği ile ilgili de bilgi veren Çandır, bölgedeki çalışmaların aralıksız devam ettiğini söyledi. Çandır, "Zeytinpark A.Ş. için hazırladığımız projemiz Çevre Şehircilik Bakanlığı`nın sit alanları ile ilgili yürüttüğü çalışmanın henüz bitmemesi nedeniyle hayata geçmeyi beklemektedir. Koruma kuruluna projemizi tekrar sunmak için, bu çalışmanın bir an önce bitmesini dört gözle beklemekteyiz" dedi. Zeytinpark A.Ş‘de bakım, iyileştirme ve koruma altına alma işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığını bildiren Çandır, "Şehrimizin akciğeri konumundaki bu alandan halkımızı daha fazla mahrum etmemek, bu ender alanı çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere Antalyalıların kullanımına açmak için hazırladığımız doğada öğren ve doğa yürüyüşleri ile ilgili projemizi Sayın Valimize sunduk. Kendilerinin de destekleriyle İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte projemizi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Bu fırsatla tüm meclis üyelerimize, yerel yönetimlerimize, sivil toplum örgütleri ile özel sektörümüze, bu alanın Antalya’ya kazandırılması için bize verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.İŞİMİZE AŞIMIZA YÖREX`YE SAHİP ÇIKIYORUZBu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`le ilgili de Meclis üyelerine bilgi veren Çandır, üretimden vazgeçme durumda olan üreticiyi cesaretlendirmek, kıyıda köşede kalmış ürünleri gün yüzüne çıkartmak, unutulmaya yüz tutan ürünleri önce kendi insanımıza daha sonrada dünyaya tanıtmak, kırsal kalkınmaya ve yerinde istihdama destek olmak, coğrafi işaret ile yöresel ürünlerin hakkını hukukunu korumak amacıyla YÖREX`i düzenlediklerini söyledi. Çandır, "Kısaca bizim işimiz aşımız emeğimiz olan bu ürünlere sahip çıkmak ve gelecek nesillere bu paha biçilmez emanetleri devretmek için çalışıyoruz. Bu uğurda katkılarını esirgemeyen başta TOBB Başkanımız Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm kurum, kuruluş ve firmalarımıza teşekkür ederim" dedi. Anadolu`yu EXPO Center`da 10 bin metrekarede buluşturacaklarını belirten Çandır, "YÖREX ’i ziyaret edenleri çocukluğuna, belki ayrılmak zorunda kalıp uzaklaştığı memleketine, yöresine ve özlediği ürünlerle hasret gidererek ülkemizin değerlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi.ASPENDOS`TAKİ MERMERATB Başkanı Ali Çandır, kentin önemli güncel konularından birinin de Aspendos`taki mermer konusu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:"Bununla ilgili biz sizlerin de desteğiyle yöresel ürünlerle ilgili çok çaba sarfediyoruz. Türkiye`de coğrafi işaret alacak 3 bin 500 yöresel ürünümüz var derken, bu tartışmalar başlayınca bize bazı arkadaşlarımızdan talepler gelmeye başladı. Biliyorsunuz Korkuteli`nde karyağdı armuduna coğrafi işaret almak için çaba sarf ediyoruz. Aspendos`la gündeme gelen `Korkuteli beyazı bejine de coğrafi işaret alır mısınız` diye talepler gelmeye başladı. Bu yöresel ürünler anlamında sevindirici, ama yine de Antalya`nın önemli tarım topraklarının bir maden uğruna delik deşik edilmesine gönlümüz razı gelmez. Bu konuyu değerlendireceğiz."ÇEK YASASIMeclis`te üyeler Çek Yasası ve Hal Yasası`yla ilgili görüşlerini dile getirdi. Meclis üyesi Ata Sönmez, "Bundan önceki yasa daha iyiydi" diye görüş bildirirken, Meclis Üyesi Mustafa Çetin, çek yasası nedeniyle yaş meyve sebze sektöründe düzensizlikler oluşmaya başladığını söyledi. Çetin, Hal Yasası`yla ilgili de "Bizim sektörümüz incelenmeden hazırlanmış bir yasa, eksiklikler çok. Hal Yasası en büyük yaralarımızdan biri. Karar vericilerden yasanının düzenlenmesini talep ediyoruz" dedi.Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, Hal Yasası`nın "tüketiciye daha ucuz ürün götüreceği" düşüncesiyle çıkarıldığını belirterek, "Ama bu tüketiciye böyle yansımadı" dedi. Meclis Üyesi Ergin Civan, Çek Yasası`yla ilgili eleştiride bulunurken, "Çeki senet haline getirildi. Yasalarla çeki senet yaptık, hapis cezasını kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkede vadeli çek diye birşey yok" dedi.İHRACATTAN DÖNEN ÜRÜNMeclis üyeleri bir gazetecinin ihracattan kalıntı nedeniyle dönen yaş meyve ve sebzenin iç tüketime sunulmasıyla ilgili sorusunu da yanıtladı. Cüneyt Doğan, ihracattan dönen ürünlerin raf ömrünü tamamladığını belirterek, iç piyasaya sürülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Doğan, üreticinin temiz ürün üretmek için elinden geleni yaptığını söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, konunun magazinsel olarak işlendiğini belirterek, ürün tarladan çıktıktan sonra hedef ülke sınırına yaklaşık 10 günde ulaştığını, sınırdan dönen ürünün dönüşünün de 4-5 günü bulduğunu belirterek, "Bu sürede ürünün raf ömrü bitmiş oluyor" dedi. Çandır, ihracattan dönen ürünlerin karşı ülkenin gümrüklerindeki rekabetten kaynaklanabildiğini belirterek, "Bu işe magazinsel bakıp, her türlü zorlu şartlara rağmen üreten, ticaretini yapan insanları töhmet altında bırakmamak lazım" diye konuştu.

Detaylar...

KONYA YÖRESEL LEZZETLERİYLE YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e Konya Ticaret Odası da yöresel ürünleriyle katılacak. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, "Şehrimize özgü yöresel ürünleri YÖREX`te ziyaretçilerle buluşturacağız" dedi. Keçe, çini, kazaziye (gümüş işleme), kurdele işi, iğne oyası, ipek koza işi, kırkyama, miyuki sanatı ile yapılan ürünler, erişte, tarhana (çorbalık, çerezlik, turşu, acı sos, köz biber, reçel çeşitleri, kuru nohut-fasulye, saç böreği, bazlamayı YÖREX`te ziyaretçilerin beğenisine sunacaklarını kaydeden Öztürk, "Konya’mızın yerel değerlerini, bu yıl 6`ncısı düzenlenerek geleneksel hale gelen YÖREX`te tüm Türkiye’ye tanıtacak olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz" dedi. YÖREX`te tanıtımı yapılan yöresel ürünlerin önemli iş bağlantılarını da beraberinde getireceğini söyleyen Öztürk, "Bu açıdan YÖREX`in önemi her geçen yıl artmaktadır. 7-11 Ekim tarihleri arasında Antalya EXPO Center`da Konya’yı en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyor, böylesine önemli bir organizasyonu hazırlayan Antalya Ticaret Borsası’na teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Detaylar...

MERSİN CEZERYESİ YÖREX`TE
Mersin değerleriyle YÖREX’te “YÖREX ANADOLU’NUN REKABET GÜCÜDÜR” Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB ve Kalkınma Bakanlığı’nın desteğiyle bu yıl 7-11 Ekim tarihlerinde EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e Mersin de yöresel ürünleriyle katılıyor. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut, Yöresel Ürünler Fuarı’nın içeriği ile ülkenin, özellikle Anadolu kentlerinin ekonomisinin kalkınmasının çok önemli araçlarından, tanıtım alanlarından biri olduğuna dikkat çekti. Aşut, “YÖREX, yöresel ürünlerin ticarileşme süreçlerini desteklemesi, yöresel ürünlerde markalaşmayı sağlaması, bu ürünlerin katma değerini arttırması ve bu ürünleri üreten işletmelerin ekonomik kapasitelerini geliştirmesi için çok önemli. Ayrıca yöresel ürünleri kamuoyuna mal etmek ve iç pazarda baskınlık kuran ithal ürünler arasında eriyip gitmesine engel olması adına olağan üstü katkı koyan bir organizasyondur” diye konuştu. MERSİN CEZERYESİ YÖREX’TE YÖREX’e düzenli olarak katıldıklarını belirten Aşut, YÖREX’e bu yıl coğrafi işaretli Mersin cezeryesi, Mut zeytininin yanı sıra çok sayıda ürünle katılacaklarını kaydetti. Aşut, şunları söyledi: “Yerel pazarlarda sıkışıp kalmış yöresel ürünlerimizin, daha geniş pazarlarda değer bulmasına yardımcı olan, yöresinin adını almış ve bu özelliği ile tescillenmiş ürünlerin ulusal ve küresel pazarlardaki değerini artmasına destek olan bu oluşum aynı zamanda adını almış, ancak tescillenmemiş ürünleri, coğrafi işaretler başta olmak üzere benzeri belgelendirmeler ile tescillenmesini teşvik etmesi açısından da hayati bir önem taşımakta ve doğrudan rekabet gücümüzü arttırmaktadır” ODA VE BORSALARIN KAYNAŞMASI İÇİN ÖNEMLİ Aşut, YÖREX’in oda ve borsaların yöresel ürünlerin ticarileştirilmesi konusunda birbirleriyle kaynaşması, iletişimlerini geliştirmesi ve ortaklaşa çalışmalarına zemin hazırlaması açısından da tam bir iletişim ağı olduğuna dikkat çekti. Aşut, “Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak Mersinimizin yöresel ürünlerinin tanıtımında YÖREX’te olmaya devam edeceğiz. Fuara öncülük adan Antalya Ticaret Borsası’na, fuara katkı koyan herkese, tüm kişi ve kuruluşlara Mersin ve ülke ekonomimizi adına teşekkür ediyor, fuarın artan başarılar göstermesini diliyorum” diye konuştu.

Detaylar...

TARIM BAKANI’NDAN YÖREX’E DESTEK
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kutbettin Arzu’yu 7-11 Ekim 2015 tarihlerinde EXPO Center’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e davet etti. TOBB ve Kalkınma Bakanlığı’nın desteğiyle bu yıl 6’ncısı düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nın Anadolu’nun tüm değerlerini Antalya’da buluşturacağını belirten Çandır, kırsal kalkınma ve yerinde istihdamın garantisi olarak gördükleri yöresel ürünlere sahip çıktıklarını kaydetti. YÖREX’te Aydın’ın incirinden Ordu’nun fındığına kadar çok sayıda tarımsal ürünün de yer alacağını belirten Çandır, “Bu ürünlerimize marka değeri kazandırmak için çalışıyoruz” dedi. Çandır, Arzu’ya YÖREX kataloğu hediye etti. KATMA DEĞERİ YÜKSELTMEMİZ LAZIM Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kutbettin Arzu, en önemli sıkıntının ürünlerin katma değerini yükseltmek olduğunu belirterek, “Yöresel Ürünler Fuarı’nı bu kapsamda destekliyoruz” dedi. Bakan Arzu, YÖREX’e katılmak istediğini söylerken, böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığı için Antalya Ticaret Borsası’na teşekkür etti.

Detaylar...

TERÖRE KARŞI ORTAK TEPKİ
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Ticaret Borsası, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası, Kumluca Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanları ve Meclis Üyeleri, Ankara’da düzenlenen “Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet Yürüyüşü”ne birlikte katılarak teröre karşı örnek bir dayanışma sergiledi. TOBB’un da aralarında olduğu 250 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği “Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet Buluşması” Ankara’da çok geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATSO Meclis Başkanı İzzet Bayar, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Boztaş, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş’ın da aralarında bulunduğu oda ve borsa başkanları ile yönetim kurulu ve meclis üyeleri Ankara Sıhhiye Meydanı’ndan başlayıp Ulus’taki Birinci Meclis’in önünde sona eren yürüyüşe birlikte katıldı.Buluşmadaki tek ortak payda Türk bayrağı oldu. Antalya iş dünyasının temsilcileri Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzbinlerle birlikte “Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet” dedi.Başkanlar yaptıkları ortak açıklamada; “Bölge oda ve borsalarımızla birlikte Ankara Sıhhiye’de tek ses tek yürek olduk, ülkemizin diğer bölgelerinden gelen insanlarla kol kola yürüdük. Birliğimizi beraberliğimizi bozmak isteyenlere karşı “Teröre Hayır Kardeşliğe Evet” dedik” ifadesini kullandılar.BU VATAN, BU ÜLKE, BU BAYRAK HEPİMİZİNEtkinliğin sonunda Birinci Meclis’in balkonundan ortak açıklamayı seslendiren TOBB Başkanı M. RifatHisarcıklıoğlu, şunları söyledi:“Öncelikle bugün bu anlamlı organizasyonu gerçekleştiren meslek kuruluşlarımıza, sendikalarımıza, sivil toplum örgütlerimize ve bizi yalnız bırakmayan Türkiye’nin dört bir tarafından Ankara’ya gelen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugün buraya gelen insanlar ülkemizin, milletimizin, devletimizin birliğine ve bütünlüğüne sahip çıktılar.Hep birlikte teröre karşı milli bir duruş sergilediler, milletimizin kardeşliğini gösterdiler.Bugün burada olan bizler, farklı dünya görüşlerine, farklı düşüncelere sahibiz.Ama ortak noktalarımız var.Hepimiz bu memleketin evlatlarıyız, hepimiz bu ülkenin sevdalısıyız.Vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, huzurumuz, bugünümüz, yarınımız hedefteyken sessiz kalamayız.Bizi bize, komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe düşman etmeye çalışanlara karşı sessiz kalamayız.Bir tarafta terör belasını hep birlikte yaşarken, toplumda her geçen gün kutuplaşma artarken, akıl ve vicdan tutulması karşısında sessiz kalamayız.İşte bu yüzden her görüş ve düşünceden, toplumun tüm kesimlerinden mahşeri bir kalabalık bugün burada.Birliğimizin ve bağımsızlığımızın simgesi olan ay yıldızlı bayrağımızı alıp buraya geldik.Milletimizin kardeşliğini korumak için buraya geldik.Ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunu boşa çıkarmak için buraya geldik.Bizi ayırmaya çalışan fitne ateşini söndürmek için buraya geldik.Huzura kastedenlere karşı tek yürek olduğumuzu göstermek için buraya geldik.Toplumsal barışa güç vermek ve kırılan umutları yeniden yeşertmek için buraya geldik. Farklılıklarımıza değil, ortaklıklarımıza, umut dolu geleceğimize odaklandık.Terörü lanetledik, kardeşliğimize sahip çıktık. "TERÖRE HAYIR, KARDEŞLİĞE EVET" dedik.Ve şimdi Türkiye Cumhuriyeti devletinin temellerinin atıldığı Meclis’teyiz.Yürüyüşümüzün burada sonuçlanması son derece önemli bir mesajı içermektedir. Bu milletin birlikte yaşama iradesinin ilk timsali olan kurucu Meclis’teyiz. Aziz milletimiz,Gün, demokrasimize, birliğimize ve birbirimize sahip çıkma günüdür.Hep birlikte bugün sağduyumuzu ortaya koyduk.Hep birlikte bugün vicdanımızın sesine kulak verdik. Bu ülkenin vatandaşı olmanın bilinciyle bir araya geldik. Bundan sonra da bu kararlı birlikteliğimizi sürdüreceğiz.Kalbini öfkeyle dolduranların değil, yüreği kardeşlik ve barışla çarpan insanların sesi olacağız. Teröre tepki göstermek adına vatandaşlarımızı rencide edecek, kardeşliğimize zarar verecek her tür eylem ve söylemlerden kaçınmalıyız.Bu millet terörün karşısında.Bu millet kardeşliğine sahip çıkıyor.Birlik, beraberlik içinde geleceğe kararlılıkla yürümek istiyor.Hepimiz bu memleketin evlatlarıyız, birbirimizin kardeşiyiz.Bu vatan, bu ülke, bu bayrak hepimizin. Hep birlikte Türkiye’yiz. Ve bir kere daha diyoruz ki Teröre Hayır Kardeşliğe Evet.”

Detaylar...