Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.144.55.253
Şuan 6 kişi online
Bugün 440 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 164307
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI BORSA’DA ANLATILDI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hukuk Müşavirleri Yardımcı Doçent Doktor İbrahim Nihat Bayar ile Pelin Gökçe Uğurlu’nun konuk olduğu Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi Bilgilendirme Toplantısı, ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yoğun katılımlı toplantının açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, “Kişisel verilerin korunması gerek kişisel haklarımızın korunması gerek verilerimizin güvenliğinin sağlanması yönleriyle hepimizi yakından ilgilendiren bir konudur” dedi. Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (VERBİS) kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin çeşitli yaptırımlar ve para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Simav “Para cezalarıyla karşılaşmamak, konu hakkında bilgilerimizi artırmak ve aklımıza takılan soruları müşavir arkadaşlarımıza sormak amacıyla bir aradayız. Borsa olarak, kentimiz, sektörümüz ve üyelerimizin sorunlarına hassasiyetle yaklaşmaya ve sizlerin ihtiyaçları doğrultusunda paneller, eğitimler ve bilgilendirme toplantıları düzenlemeye gayret ediyoruz” dedi. Simav, katılımcılara teşekkür etti. ANAYASAL HAK TOBB Hukuk Müşavirleri İbrahim Nihat Bayar, Anayasa’ya göre herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğunu belirtirken, bunun güvence altına alındığını söyledi. Bayar, doğum tarihinden telefon numarasına, plakadan IP adresine, pasaport numarasından fotoğrafa, kişisel e mail adresinden parmak izine, kişiye ait olduğu ispatlanan tüm tercihlerin özgeçmişin, üyeliklerin, siyasi tercihlerin ve dini inançların kişisel veri olarak kabul edildiğini ve kanun kapmasında olduğunu vurguladı. Bunların izinsiz paylaşılamayacağını belirten Bayar, bunun yasal yaptırımı olduğunu kaydetti. Bir başkasının kişisel verisini elde edilen kişinin o veriyi işlemek maksadıyla elde ettiğine dikkat çeken Bayar, bunun belli kurallar çerçevesinde ve gizlilik içerisinde olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 80 milyon cep telefonu abonesi bulunduğunu, 70 milyon internet abonesi bulunduğunu, dünyada 3 milyar 200 milyon sosyal medya kullanıcısı olduğunu belirten Bayar, kişisel verilerin korunmasının önemini vurguladı. Pelin Gökçe Uğurlu da konuyla ilgili bilgi verirken katılımcıların sorularını yanıtladı.  

Detaylar...

GARNİZON KOMUTANI’NA İDLİB ZİYARETİ
Suriye’nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik saldırıya tepki göstermek amacıyla Antalya’daki oda, borsa, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin katılımıyla yapılan ortak basın açıklamasının ardından ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığındaki heyet, başsağlığı dilemek üzere Garnizon Komutanı Piyade Albay Tuncay Polat’ı ziyaret etti. Mehmetçiğimize yönelik saldırıyı kınamak amacıyla 81 ille eş zamanlı olarak basın açıklaması yaptıklarını bildiren Çandır, “İdlib’te gerçekleşen hain saldırıya yönelik ortak tepkimizi gösterdik. Şehit askerlerimiz için başsağlığı dilemek üzere sizi ziyaret etmek istedik. Şehit olan tüm kahraman askerlerimizin ruhları şad olsun. Milletimizin başı sağ olsun” dedi. KOMUTAN’DAN TEŞEKKÜR Garnizon Komutanı Piyade Albay Tuncay Polat, Ali Çandır ve beraberindeki heyete başsağlığı ziyareti nedeniyle teşekkür etti. Türk milletinin, devletinin güçlü olduğunu belirten Polat, “Kahraman Türk askeri verilen her görevi en iyi şekilde yerine getirmektedir. Devletini milletini korumak için her zaman teyakkuzdadır. Böyle bir günde bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu. Garnizon Komutanı Polat, heyet ile kışlada bulunan şehitliğin önünde bir süre sohbet etti, toplu fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

İDLİB’TEKİ HAİN SALDIRIYA ORTAK TEPKİ
Suriye’nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik hain saldırıya tepki göstermek amacıyla 81 ilde eş zamanlı yapılan ortak basın açıklaması oda, borsa, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin katılımıyla Antalya Ticaret Borsası’nda yapıldı. Basın toplantısına katılan STK ve meslek örgütü temsilcileri şehitler için saygı duruşunda bulundu, ardından İstiklal Marşı’nı okudu. Ortak basın açıklamasını Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır okudu. Türk milletinin devletinin ve ordusunun yanında olduğunu vurgulayan Çandır, açıklamada şunları kaydetti: “Şu an 81 İl’de Türkiye’nin önde gelen 30’a yakın meslek örgütü, sendika konfederasyonu ve sivil toplum kuruluşu, hep birlikte bu açıklamayı yapıyoruz. Bizler, her kritik dönemde milletimizin ve devletimizin yanında durduk. Üstlendiğimiz sorumluluğun hakkını vererek hareket ettik. Bugün de, İdlib’te gerçekleşen hain saldırıya ilişkin, ortak tepkimizi gösteriyoruz. Öncelikle vatanın huzuru, güvenliği ve mazlumları müdafaa etmek üzere üstlendikleri görevde şehit olan tüm kahraman askerlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim şehitlerimizin mekânını cennet, eylesin. Yakınlarına sabır ve metanet, yaralılarımıza acil şifalar nasip eylesin. Milletimizin başı sağ olsun. Askerlerimiz İdlib’de, hem ülke sınırlarımızı ve hem de mazlumları korumaktaydı. Zira Suriye’de yaşanan zulümlere, yüzbinlerce sivilin zalimce katledilmesine, milyonların evinden, toprağından sürülmesine, dünya sessiz kaldı. Türkiye’nin barış ve huzur odaklı çabalarıysa, ne yazık ki, pek çok ülkede karşılık görmedi. Buradan tekrar sesleniyoruz. Karşımızda, insanlıktan nasibini almamış, tüm ahlaki, insani ve dini değerleri hiçe sayan, kendi yurttaşlarını bile topraklarından eden, canlarına kasteden, zihniyete sahip bir rejim bulunuyor. Suriye’yi her geçen gün daha da ağır bir yıkıma sürüklüyor. İşte rejim güçleri son olarak da, yapılan anlaşmalara uymayarak, askerlerimizi kalleşçe pusuya düşürdü. Bu saldırı, asla kabul edilemez. Dolayısıyla, masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan bu rejim unsurlarına karşı sessiz kalmamız beklenemez. Tarihi ve kültürel bağlarımız bulunan, rejimin zulmünden kaçan Suriyeli kardeşlerimizin yaşama hakkını korumak tarihi, insanı ve vicdani sorumluluğumuzdur. Türk Devleti ve Ordusu, bugüne kadar, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtıyla terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermiştir. Elbette bu acımasız saldırının sahipleri bunun bedelini ödeyecektir “Bahar Kalkanı” harekâtıyla da bu bedeli ödemeye de başlamışlardır. Şunu da herkes bilsin ki, biz, her türlü zorluğu aşmasını bilen bir milletiz. Mevzubahis vatan olunca, tüm siyasi ve fikri ayrılıkları bir tarafta bırakırız. İşte şimdi de birlik ve beraberlik içinde hareket ediyor, sabır ve dayanışma gösteriyoruz. Ülkemizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutuyoruz. Bugün her zamankinden daha güçlü şekilde biriz, bütünüz ve birlikteyiz. Türkiye’nin tüm kesimlerini temsil eden Mesleki ve Sivil Toplum Örgütleri olarak, bayrağımızın altında kenetlendik. Katil rejime karşı kararlı şekilde mücadele eden devletimizin ve kahraman ordumuzun yanındayız. Alınacak her kararın, atılacak her adımın arkasındayız. Cenabı Hak ülkemizi korusun, milletimizin birliğini ve dirliğini muhafaza etsin, ordumuzu muzaffer kılsın.”  

Detaylar...

YÜREĞİMİZ YANDI
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, İdlib’de hain hava saldırısı sonucu şehit olan askerlerimiz için mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik düzenlenen hava saldırısında şehit olan askerlerimizden gelen haber hepimizi derinden üzmüştür. Acı haber yüreğimizi yakmıştır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifa diliyorum. Şehit askerlerimizin ailelerine sabır diliyorum. Devletimiz güçlüdür, ordumuz güçlüdür. Devletimizin ve ordumuzun yayındayız. Türk milletinin başı sağ olsun.”  

Detaylar...

VERGİ DAİRESİ BAŞKANI UZUN’DAN BORSA’YA ZİYARET
Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, Gelir İdaresi Grup Müdürü Emre Gök ve kurum müdürleriyle 31. Vergi Haftası nedeniyle Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Uzun ve beraberindeki heyeti, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan ağırladı. VERGİ TABANA YAYILSIN Borsa Başkanı Çandır, 31. Vergi Haftası’nı kutlarken, Vergi Dairesi Başkanı Uzun’a ziyareti nedeniyle teşekkür etti. Antalya’nın tarımda üreten bir kent olduğunu belirten Çandır, “Antalya’mız aynı zamanda sorumluluklarını yerine getiren, borcuna sadık bir kenttir” dedi. Vergi sisteminin daha adil olabilmesi için tabana yayılması gerektiğini söyleyen Çandır, bu yönde çalışmalar yapılmasını beklediklerini kaydetti. Çandır, kayıtlı ekonominin önemini vurgularken, bunun vergi geliri açısından da önemine dikkat çekti. AMACIMIZ VERGİ BİLİNCİ OLUŞTURMAK Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, vergi hizmetleriyle ilgili belgi verdi. Uzun, verginin vatandaşlık görevi olduğunu belirtirken, “Devletimiz kazanılmayan paranın vergisini istemez” dedi. Vergisini zamanında ödeyen mükellefin kazançlı olduğunu söyleyen Uzun, elektronik ortama geçilmesiyle iş ve işlemlerin daha kolaylaştığını, hızlandığını ve mükelleflerin bundan yararlandığını vurguladı. Uzun, bu yılki Vergi Haftası’nda da vergi bilincini oluşturmak için bir dizi ziyaretler ve etkinlikler düzenlediklerini bildirirken, “Amacımız vergi bilincini oluşturmak, toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesini sağlamak” dedi. Bütçe gelirlerinin büyük bölümünü vergilerin oluşturduğunu belirten Uzun, girişimciliğin önünü açacak, daha şeffaf bir vergi sistemi üzerinde çalışıldığını vurguladı. Uzun, “Borsamız ve sivil toplum kuruluşlarıyla her zaman uyum içerisinde hareket ediyoruz” derken, Ali Çandır ve yönetimine verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık faaliyetleri hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kente, ekonomiye ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde doğal afetlerin daha sıklıkta ve yaygınlıkta yaşandığına dikkat çeken Çandır, ülkenin batısından doğusuna uzanan genişlikte bir deprem afetinin herkesi derinden etkilediğini kaydetti. Geçen ay Elazığ ve Malatya’da geçtiğimiz günlerde de Van ilimizde yaşanan depremlerde can kayıpları olduğunu, Van’daki çığ felaketlerinde hayatını kaybedenlerin kendilerini derinden etkilediğini söyleyen Çandır, “Yaşamını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve bütün ülkemize baş sağlığı diliyorum” dedi. YENİ GÖÇ DALGASI TEHDİT Bir yandan doğal afetlerin yarattığı tahribat ve acıyla uğraşan ülkemizin diğer yandan özellikle Suriye ve Libya kaynaklı dış tehditlerle baş etmeye çalıştığını belirten Çandır, ”Doğu Akdeniz’deki haklarımızı yok saymaya çalışan koalisyonun hamlelerini akılcı ve sürdürülebilir politikalarla boşa çıkarmak en önemli görevlerimizdendir. Diğer taraftan Suriye sınırımıza yığılmakta olan yeni göç dalgaları bizler için ilave bir tehdittir. Bu tehdidi de kalıcı ve insani koşullarda bertaraf etmek öncelikli görevimizdir. Ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun” diye konuştu. CORONA EKONOMİ İÇİN DE RİSK FAKTÖRÜ Birkaç aydır önce Çin’in sonra bütün dünyanın korkulu rüyası haline gelen ve 3.000’e yakın can alan Corona Virüsü’nün bir salgın haline dönüşmemesi için ülkemizin seferber olduğunu, şimdilik korkulacak bir durum olmadığını kaydeden Çandır, ancak komşumuz İran’da vakaların görülmesinin teyakkuzda olmamız gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Çandır, “Virüs sadece halk sağlığı açısından değil ekonomik gelişmeler açısından da ciddi bir risk faktörü haline gelmiştir” dedi. 2019 DAHA İYİ GEÇTİ Ülkemiz ve Antalya’nın 2019 yılını ekonomide 2018’e göre daha iyi koşullarda geçirdiğini bildiren Başkan Çandır, “Kentimiz, ülke ekonomisinden tarım ve turizm sektörleri sayesinde daha iyi bir ivmelenme yakalamıştır” dedi. Ülkemizin 2019 yılında bitkisel üretim miktarında yüzde 2’lik bir büyüme sağlarken Antalya’nın yüzde 2,6’lık bir büyüme gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, “Bu demektir ki bizim geçen yılki bitkisel üretim miktarı büyümemiz, ülkemiz genelinden yüzde 30 daha yüksektir. Bu durum geçtiğimiz yıllarda sıklıkla karşılaştığımız bir durum değildir. Üçüncü çeyrek sektörel milli gelir büyüme rakamlarından da hatırlayacağınız gibi daralan ekonomide tarım, en yüksek büyüme gösteren sektör olmuştur. 2019 yılı bitkisel üretim miktarları da bize göstermektedir ki bu yükseklik sadece değer artışıyla değil, gerçekleştirilen üretim miktarı artışıyla da sağlanmıştır” dedi. Antalya’da 2019 yılında tarım topraklarında büyüme gerçekleştiğini belirten Çandır, “Öyle ki, Türkiye’de 2019 yılında tarım alanları yüzde yarım küçülürken Antalya’da yüzde yarımlık büyüme sağlanmıştır” dedi. Örtüaltı alan büyümede de dikkat çekici bir gelişmenin yaşandığını bildiren Çandır, şunları söyledi: “Mevcut durum itibariyle ülkemizin örtüaltı üretim merkezi olma özelliğine sahip olsak da nispi büyüme hızları itibariye aleyhimize bir eğilim bulunmaktadır. Örneğin; 2019 yılında örtüaltı arazi varlığı Antalya’da yüzde 1,1 büyürken Türkiye’de yüzde 2,3 büyümüştür. Diğer taraftan örtüaltı üretim miktarında önemli bir yere sahip olan domates üretiminde ise 2019 yılı büyümesi Antalya’da yüzde 1 olurken Türkiye’de yüzde 5 olarak gerçekleşmiştir. Bu iki örnek bize gelecekte kentimiz örtüartı üretimi ve ürünleri bakımından ciddi yenilenme kararlarını vermemiz gerektiğini göstermektedir. Bugünden örtüaltı üretim avantajlarımızı devam ettirebileceğimiz yeni alanlar ve ürünler araştırmasını yapmaya başlamalıyız. Aksi halde yakın bir gelecekte rekabetçi özelliklerimizi kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kalabiliriz.” BORSANIN İŞLEM HACMİNDEKİ BAŞARISI Antalya Ticaret Borsası’nın 2019 yılı performansını da değerlendiren Çandır, 2019 yılını ticaret borsaları içerisinde işlem hacmi büyümesi bakımından ortalamanın üzerinde tamamladıklarını bildirdi. Çandır, “2019 yılı Borsamız işlem hacmi itibariyle yüzde 18’lik bir büyümeyle geçmiştir. Bu büyümede ana gruplar ve işlem hacmi ağırlıkları itibariyle; hayvansal gıda maddeleri grubu yüzde 53’lük büyüme gerçekleştirmiştir. Yaş meyve ve sebze ile çeşitli maddeler ana grupları ise yüzde 18’in üzerinde büyüyerek toplam büyümeye ciddi katkılar sağlamışlardır. Hububat ve tekstil hammaddeleri grupları ise 2019 yılında işlem hacmi itibariyle daralma yaşamışlardır. Ticaret borsaları içerisinde Borsamız 2019 yılını, işlem hacmi büyümesi bakımından ortalamanın üzerinde tamamlamıştır” diye konuştu. EKONOMİK DEĞERLENDİRME Antalya’nın 2019 yılını Türkiye ortalamasının üzerinde bir ekonomik ivmelenmeyle tamamladığını vurgulayan Çandır, bununla ilgili göstergeleri paylaştı. Çandır, şunları söyledi: “2019 yılında kentimiz iş dünyasına katılan şirket sayısında yüzde 10’luk artış yaşanırken Türkiye’de yüzde -1 azalmıştır. Diğer taraftan kapanan şirket sayısında kentimizde yüzde 12 artış yaşanırken Türkiye’de yüzde 5 artış görülmüştür. Protesto Edilen Senet Tutarlarında ise; kentimizde yüzde 1’lik artış yaşanırken ülkemizde yüzde 13’lük artış görülmüştür. Benzer kapsamdaki karşılıksız çek tutarlarında ise kentimizde yüzde -14’lük azalışa karşılık ülkemizde yüzde -7’lik bir azalma söz konusu olmuştur. Bu durum kentimiz iş dünyasının borcuna sadık olma karakteristiğini 2019 yılında da korunduğunu göstermektedir. Borcumuza sadık olmada ve ekonomik ivmelenme tespitlerimizin doğal sonucu olarak ibrazında ödediğimiz çek tutarlarında da ülkemiz ortalamasının çok üzerinde bir performans göstermiş durumdayız. Öyle ki kentimiz iş dünyasının ibrazında ödediği çek tutarı yüzde 19 artarken ülkemiz ortalaması yüzde -2 azalmıştır. 2019 yılında kullanılan kredi miktarı kentimizde yüzde 12 ülkemizde ise yüzde 13 artmıştır. Kredi kullanımına sektörler itibariyle baktığımızda ise; tarımda ve turizmde ülke ortalamasının iki katı bir artış yaşamışız. Tarımda; kentimizde yüzde 11 ülkemizde ise yüzde 6’lık artış yaşanırken turizmde ise; kentimizde yüzde 24 ülkemizde ise yüzde 12’lik artış yaşanmıştır. Toptan ticaret kesiminin kredi kullanımında kentimizde değişim olmazken ülkemizde yüzde 19 artış görülmüştür. İnşaatta ise kentimizdeki yüzde -12’lik azalışa karşılık ülkemizde yüzde 1’lik artış söz konusu olmuştur.” 2019’da döviz, enflasyon ve faiz seviyelerinde yaşanan iyileşmelere dikkat çeken Çandır, yüzde 24’ten yüzde 11,50’ye düşen Merkez Bankası faizinin hem bireysel kredilerin hem de ticari kredilerin faiz oranlarında ciddi düşüşler sağlattığını belirtti. Buna karşılık dövizin, 2018 yılındaki hareketliliğe sahip olmadığına dikkat çeken Çandır, “Diğer taraftan enflasyon da bu iyileşmeye önemli katkı sağlamıştır. Sonuç olarak yıllık enflasyon yüzde 12 döviz artışı ise yüzde 9 düzeyinde kalmıştır. Yani 2019 yılında enflasyonun oldukça altında kalan bir döviz artışı yaşanmıştır” dedi. TİCARETTE CORONA VİRÜS UYARISI 2020 yılı beklentilerini oluştururken bu gerçekleşmeleri aklımızda tutmamız gerektiğini söyleyen Çandır, 2020 yılı için ülkemiz ve dünya gündeminde oluşmakta olan değişkenlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Çandır, “Beklentilerimizi bu iki referansla oluşturmalıyız. Önümüzdeki aylar boyunca enflasyonda ciddi baz etkisi faydası yoktur. Faizde de daha fazla inilebilecek seviyeye sahip değiliz. Diğer taraftan yılsonu itibariyle en az enflasyon kadar döviz fiyatı artışı da beklemeliyiz. Dünya ile ilgili konularda da başta Amerika, Çin ve İngiltere, Avrupa Birliği ticaret düzenlemeleriyle Corana Virüsü’nün ticarete ve turizme yansımaları 2020 yılı beklentilerimiz için belirleyici olmalıdır.” ZEYTİNDEN VAZGEÇMEYİN Şubat ayı meslek komitelerinin gündemindeki konuları da Meclis üyeleriyle paylaşan Çandır, zeytin ve zeytinyağı sezonunun gerek rekolte gerekse kalitede iyi geçtiğini bildirdi. Zeytinde rekoltenin 70.000 ton ve zeytinyağında 12.000 ton rekolte elde edildiğini bildiren Çandır, “Ancak son dönemde özellikle doğu ilçelerimizde zeytin ağaçlarının sökülerek yerine avokado gibi ağaçların dikildiği yönünde bilgiler almaktayız. Arkadaşlarımdan ricam zeytinden vazgeçmek yerine ticari açıdan faydalı gördükleri ağaçları zeytinliklerin dışındaki arazilere dikmeleridir” diye konuştu. TAVŞAN YÜREĞİNİ TERCİH EDİN Borsa olarak yöremize ait tavşan yüreği zeytinin coğrafi işaretini aldıklarını belirten Çandır, “Ayrıca tavşan yüreği zeytinyağının ABD ve İtalya gibi pek çok ülkedeki yarışmalardan birinciliklerle döndüğünü de biliyoruz. Yarattığımız farklarla tavşan yüreği zeytinyağının fiyatı diğerlerine göre ciddi yüksek seviyelerdedir. Üstelik mevcut kapasitemiz de talebi karşılayamamaktadır. Yeni zeytin bahçesi kuracaklara da tavsiyemiz tavşan yüreğini tercih etmeleridir” dedi. Çandır, ilgili komite üyelerinin zeytinde karasu ve prina atıklarının bertaraf edilmesi sorunu, Suriye’den yapılan ithalat ve elektrik maliyetlerindeki artışlarını gündeme getirdiğini belirterek, “Atıkların bertaraf edilmesiyle ilgili konuları yerel düzeyde çözüme kavuşturmak için takip ederken ithalat ve elektrik maliyetleri konusunda düzenleyici kurumlardan gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” dedi. KOTA SINIRLAMASI KALKMALIYDI Yaş meyve sebze konusunda faaliyet gösteren komitede Rusya’ya domates ihracatımızda son dönemde kotanın getirdiği zorluklar yaşanan sıkıntıların gündeme geldiğini belirten Çandır, “Üyelerimizin beklentisi eski kırgınlıkların unutulması ve kotaların kaldırılması yönündeydi ancak dün alınan bir kararla kota 200 bin tona yükseltildi” dedi. Antalya’nın sesini duyan ve kotanın artırılması için emek sarf eden herkese teşekkür eden Çandır, “Ancak önce 50 daha sonra 100 ve 150 bin tona bugün ise 200 bin tona yükseltilen kotalarla ticaret gelişmez. Beklentimiz kotaların olmadığı, gümrüklerdeki işlemlerin ve ticaretin kolaylaştırıldığı bir ticaret düzenidir” dedi. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Elektronik Belge ve Defter Uygulamaları’na geçişte yaşanan problemlerin komitelerde gündeme geldiğini belirten Çandır, üyelerin bu konularda bilgilendirilmeleri için bilgilendirme ve sorun giderme toplantıları düzenleyeceklerini bildirdi. SEVİNDİREN KARARLAR Antalya’nın Kumluca İlçesi’ndeki Tekirova-Adrasan-Gelidonya Burnu arası, Konyaaltı İlçesi’ndeki Geyikbayırı-Trebenna Antik alanlarının “kesin korunacak hassas alan” olarak tanımlanması ve 2020 yılının Patara Yılı ilan edilmesi kararlarını destekleyen Çandır, “Hem tarihsel alan ve varlıklarımızın korunması hem de daha fazla tanıtılması için bu kararları memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek isterim” dedi. Çandır, kentin tanıtımı için şubat ayı içerisinde gerçekleşen Beyazdan Maviye Antalya “Kay-Sür-Yüz” etkinliği için Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’na ve “Tour of Antalya” etkinliğinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Çandır’ın konuşmasının ardından Meclis üyeleri sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

BUĞDAYDA VERİM VE KALİTEYİ ARTIRMALIYIZ
Antalya Ticaret Borsası Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi’nin bu ayki konuğu Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar oldu. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül’ün de katıldığı komite toplantısında Akar, meslek komitesi üyelerine buğday üretiminde verim ve kaliteyle ilgili bilgiler verdi. Taner Akar, Anadolu topraklarının buğdayın anavatanı olduğuna dikkat çekti. Artan nüfusla birlikte tarımın da endüstrileştiğini belirten Akar, özellikle buğday üretiminde verim ve kalitenin önemini vurguları. Akar, küçük bilgilendirmeler ve uygulamalarla buğday üretiminin 2 hatta 3 katına çıkabileceğini ifade etti. DEKARDA 1000 KİLOGRAM BUĞDAY HAYAL DEĞİL Akdeniz’de çiftçilerin dekar başına ortalama 350-400 kilogram buğday hasat ettiğini bildiren Akar, bilinçli uygulamalarla bu rakamın en az 700 kilograma çıkarılabileceğini söyledi. Akar, “Çiftçimiz için dekar başına 1000 kilogram almak hayal değil. Bunu başarabiliriz yeter ki bilinçli olarak üretim yapabilelim” diye konuştu. FRANSIZ ÇİFTÇİSİYLE NASIL REKABET EDERİZ Yeni Zelanda örneğini veren Prof. Dr. Taner Akar, 2017 rakamlarına göre Yeni Zelanda çiftçisinin dekarda 1679 kilogram buğday hasat ettiğine dikkat çekti. Fransa’daki buğday üretimiyle Türkiye’deki buğday üretimi de karşılaştıran Akar, Fransa’da 39 milyon ton buğday üretilirken, Türkiye’de 22 milyon ton buğday üretildiğini kaydetti. Fransa’da hektarda 7.4 ton verim alınırken, Türkiye’de bu rakamın 2.8 ton olduğuna dikkat çeken Akar, Fransız çiftçisinin buğdayın tonunu 185 dolara mal ederken, Türk çiftçisinin 330 dolara mal ettiğini vurguladı. Akar, “Bu rakamlarla çiftçimiz rakipleriyle nasıl rekabet edebilir” dedi. ÜRETİM VAR AMA KALİTE SORUN Akar, Türkiye’de buğday üretiminin nüfusa göre yeterli olduğunu ancak kalite sorunu bulunduğunu bunun ithalatla giderildiğini söyledi. Çiftçilere verimli ve kaliteli buğday üretimi için önerilerde bulunan Prof. Dr. Taner Akar, uygun çeşit ve sertifikalı tohumun önemini vurguladı. Yetiştirme tekniklerine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Akar, teknoloji kullanımı ve bilgiye erişimin önemli olduğunu belirtti. TOPRAĞA AZOT BIRAKAN BİTKİLER EKİN Buğdayda azot alımının önemine işaret eden Akar, buğdayın ardından tarlaya azot bırakacak soya, yonca, fiğ ya da korunga gibi ürünlerin ekilmesinin önemli olduğunu vurguladı. İlaç, gübrenin zamanında ve dozunda verilmesinin önemli olduğunu belirten Akar, bilinçli üretimle toprak ve su kirlenmesinin de en aza indirilebileceğini vurguladı. Akar, bilgiyi kullanıp geleneksel metotlarını bırakırsak üretim ve kalitenin artırılabileceğini söyledi. Prof. Dr. Taner Akar, daha sonra ATB Meslek Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı.  

Detaylar...

ATB OCAK MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı Meclis, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB toplandı Salonu’nda toplandı. Meclis Başkanı Ekinci’nin Elazığ’da yaşanan depremde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dilediği Meclis’te Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyeler bilgilendirildi. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elazığ merkezli Malatya ve Diyarbakır illerinde şiddetle hissedilen depremin ardından yıkımlar ve büyük hasarların yaşandığını kaydeden Bülbül, “Bu yıkımları ve hasarları telafi etmek, yerine daha iyisini yapmak işin kolayıdır. Telafisi mümkün olmayan ve bizleri derinden üzen konu ise kaybettiğimiz canlarımız ve yaralanan vatandaşlarımızın acısıdır. Yaşamlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Allah yakınlarına sabır versin. Bu zor günlerinde onların acısını yürekten paylaşıyoruz” diye konuştu. YARDIMLARIMIZ DEPREMZEDELERE ULAŞTI Depremde zarar görenlerin acılarını milletçe hafifletmemiz gerektiğini söyleyen Bülbül, “Hem bireysel olarak hem de kurumsal organizasyonlarla doğrudan depremzedelere maddi ve manevi yardım seferberliğinde bulunmalıyız. Nitekim ilk etapta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin koordinasyonunda Antalya’daki oda ve borsalarımız ile birlikte acil ihtiyaçlar için bir yardım kampanyası başlattık. Kampanyaya destek olan; Antalya Ticaret Ve Sanayi Odamıza, Alanya Ticaret Ve Sanayi Odamıza, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odamıza, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odamıza, Kumluca Ticaret Borsamıza, üyelerimize, iş insanları derneklerimize ve iş dünyamıza teşekkür ediyoruz” dedi. MALİYET ÜRETİCİNİN ÜZERİNDE ATB Başkan Vekili Bülbül, Meclis’te ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. 2020 yılına yüzde 12‘ye yaklaşan enflasyon ve yüzde 23’e yaklaşan bir yeniden değerleme oranıyla başlandığına işaret eden Bülbül, şunları söyledi: “Bu demektir ki kamu fiyatları; ilan edilen enflasyonun iki kat ve 2020 yılı için hedeflenen enflasyonun yaklaşık üç kat üzerinde artmıştır. Bu durum kamunun finansman ihtiyacını karşılamada yarar sağlarken kamu mal ve hizmetlerini kullananlar için enflasyon üstü bir maliyet artışı yaratmıştır. Bildiğiniz gibi asgari ücret de yüzde 15 artmıştır. Bu artış da hem geçmiş enflasyonun hem de hedeflenen enflasyonun da üzerinde bir maliyet artışı yaratmıştır. Geçtiğimiz günlerde yüzde 16 düzeyinde ilan edilen tarım ürünleri üretici enflasyonu, tüketicinin yıllık gıda enflasyonundan yaklaşık yüzde 50 yüksek olmuştur. Yani 2019 yılında tarım sektörü, yüklendiği maliyet artışlarının yaklaşık yarısını tüketiciye yansıtabilmiştir. Geriye kalan yarısını hala üzerimizde taşımaktayız.” FAİZ İNDİRİMİ MEMNUN ETTİ 2020 yılı başında finansman maliyetini düşürücü kararların alındığını belirten Halil Bülbül, “Özellikle Merkez Bankası’nın 0,75 puanlık faiz indirim kararı, ihracatçı KOBİ’ler için Eximbank kredi faiz oranlarının yüzde 7,95 seviyesine indirilmesi, kamu bankalarının esnaf ve tarımsal kredi faizlerini yüzde 12’den 9’a düşürmesi ve böylelikle sübvansiyonlu tarım kredilerinin yüzde 0 ila 4,5 aralığına çekilmesi, sektörümüz için faydalı olmuştur. Diğer taraftan yumurta ve su ürünleri için toptan teslimlerde KDV oranın yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi de sektöre fayda sağlamıştır” diye konuştu. ANTALYA’NIN PERFORMANSI DAHA İYİ Antalya’nın 2019’u turizm ve tarım sektörlerindeki hareketliliğin etkisiyle ülkemiz ortalamasının üzerinde bir ekonomik performansla tamamladığını anlatan Halil Bülbül, Antalya’nın ülke ihracat büyümesinin üzerinde bir ihracat büyümesiyle yılı tamamladığına dikkat çekti. Bülbül, “Ülkemiz ihracatı yüzde 1,5 artış gösterirken ilimiz ihracatı yüzde 6 artış göstermiştir. Yaş meyve sebzede ise ülkemiz ihracatı yüzde 3 azalırken ilimizde yüzde 3 artış yaşanmıştır. On milyon doların üzerinde ihracat rakamına sahip; kirazdaki yüzde 25’lik, üzümdeki yüzde 10’luk ve biberdeki yüzde 9’luk artışlarla dikkat çekici bir büyüme sağladık. Bu gruptaki en büyük paya sahip domates ihracatımızın ise bu yıl büyüme göstermemiş olması, ihracat büyümesine ciddi bir baskı yaratmıştır. Limondaki yüzde 25’lik, nardaki yüzde 16’lık ve hıyardaki yüzde 8’lik azalışlar ise ihracat büyümesine baskı oluşturan diğer kalemler olmuştur” diye konuştu. KESME ÇİÇEKTE SIKINTILAR Kesme çiçek ihracatında 2019 yılında Türkiye büyümesi yüzde 5 iken Antalya’nın yüzde 6’lık bir büyümeyi elde ettiğini belirten Bülbül, kesme çiçek sektöründe yaşanan sıkıntıları şöyle özetledi: ““Kesme çiçek ihracatımızda ürün kompozisyonumuzun, düşük bir hızda bile olsa, çeşitlenmekte olması ileriye yönelik olarak olumlu bir gelişmedir. Sektörümüzün bu yönde yapmakta olduğu hamle ve yatırımlarının desteklenmesi, ihracatımıza ciddi katkı sağlayacaktır. Ancak bakanlık tarafından zirai karantina müdürlüklerinin; standart belge ücretlerinde yüzde yüzü aşan fiyat artışlarında bulunması üyelerimizin ihracat motivasyonunu ve hareketliliğini ciddi ölçüde düşürmektedir. Yapılan bu artışlar bir taraftan sektörün maliyetlerini artırırken, diğer taraftan da yurtdışı piyasalardaki rekabet gücümüzü zayıflatmaktadır. Bu işlemlerde mutlaka bir fiyat artışı gerekiyorsa, bunun yeniden değerleme oranının üzerinde olmaması gerekir. Rakiplerimizin bu tür bürokratik işlemlerinin ve maliyetlerinin sürekli düşürüldüğü bir uluslararası rekabet ortamında kolaylık değil daha fazla engel çıkarılmamasını talep ediyoruz. Nitekim bu konudaki şikayetler Ocak ayı meslek komitesi toplantılarımızda da sıkça dile getirilmiştir. Konuyla ilgili gerekli girişimlerde bulunuyor ve sorunun çözümü için ilgililerin harekete geçmesini bekliyoruz.” BÖLGE EKONOMİSİNİN GELİŞİMİ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM 2009 yılından beri Antalya Ticaret Borsası başkanlığında yürütülen Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’na devredildiğini belirten Bülbül, bölge ekonomik gelişimine katkı sağlamak amacıyla pek çok faaliyette bulunduklarını anlattı. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’a emekleri nedeniyle teşekkür eden Bülbül, BAGEV’in çalışmalarını şöyle özetledi: “Bölgemizin ekonomik gelişimi için çalışmaya devam edeceğiz. Nitekim bu dönem BAGEV yönetim kurulunda Borsamızı ben temsil edeceğim. Antalya Ticaret Borsası olarak yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğümüz bu 10 yıllık dönemde bölgemiz ekonomisinin gelişimine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalıştık. Özellikle BAGEV bölgesel istihdam bürosu, BAGEVKARİYER İnsan Kaynakları Portalı, başta tarım ve hayvancılık, girişimcilik, küçük işletmeler ve eğitim olmak üzere pek çok çalıştaylar, paneller ve konferanslar, bölgemizin ekonomik kapasitesini tanıtmak için ve artırmak için ulusal ve uluslararası temaslar, etkinlikler ve katılımlar, bölgemizin istihdam, tarım ve ticaret konularındaki rekabet gücünü araştırma, analiz etme ve geliştirme kapsamında kitaplar, gazeteler, raporlar ve benzeri yayınlar, ulusal ve uluslararası kurumlarla birlikte yürüttüğümüz projeler ve lobi faaliyetlerini gerçekleştirdik.” Tarım ve Orman Bakanlığı’nca duyurulan taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen 229 firma içerisinde 6 ve 386 parti ürün içerisinde 9 ürünün Antalya’da bulunduğunu bildiren ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, “Ortalama yüzde 2’ye tekabül eden bu tespit mevcut durum için ortalamanın altında kaldığımızı göstermektedir. Ancak hedefimiz bu oranı çok daha aşağılara çekmek olmalıdır” dedi. TOPRAK DEDE’Yİ UNUTMADI Bülbül, “Toprak Dede” ismiyle anılan merhum Hayrettin Karaca’ya Allah’tan rahmet dilerken, “Onun toprağa verdiği değeri en iyi bilen ve anlayan biz tarım insanları, toprağımıza sahip çıkmayı ilelebet sürdüreceğiz” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA KOOPERATİFÇİLİKTE BAŞARI HİKAYESİ YAZMAK İSTİYOR
  Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde “Yerel Yönetimler ve Kooperatifçilik” toplantısı düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi’ndeki toplantıya, tarım sektörünün paydaşlarının yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya, Türkiye`nin farklı bölgelerinde kooperatifçilikte ön plana çıkan isimler katıldı. 2020’DE KOOPERATİFÇİLİK DAHA ÖN PLANA ÇIKACAK Açılış konuşmalarını Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır’ın yaptığı toplantıda, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde panel düzenlendi. İzmir eski Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, S.S. Tire Süt Müstahsilleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, Eskişehir ili Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, Amasya Damızlık Sığır yetiştiricileri Birliği ve Amesia Kooperatif Başkanı Güner Arslan kooperatifçilikteki başarı hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Ali Ekber Yıldırım, son dönemde ülke genelinde kooperatifçilik konusuna yoğun bir ilginin olduğunu belirtti. Tarımda yaşanan sorunların üreticiyi birlikte hareket etmeye zorladığına dikkat çeken Yıldırım, “Çiftçiler tek başlarına sorunlarla baş edemeyeceklerini, ürünlerini pazarlamada sıkıntı yaşadıklarını düşündükleri için gücümüzü birleştirelim ve kooperatif kuralım istiyorlar” dedi. Türkiye’de iyi kooperatif örneklerinin ön plana çıkmaya başladığını kaydeden Yıldırım, “Bu başarı örnekleri de kooperatifçiliğe olan ilgiyi artırdı. Yerel yöneticiler de kırsala destek sağlamak ve yatırım götürmek için kooperatifçiliğe ilgi göstermeye başladı. 2020 yılında kooperatifçilik daha da ön palana çıkacak” diye konuştu. Atatürk’ün kooperatifçiliğe verdiği öneme dikkat çeken Yıldırım, “Türkiye’de kooperatifçilik Atatürk dönemindeki gibi devam etseydi şimdi hem eğitim hem tarımda farklı bir yerde olurduk” dedi. KOOPERATİF SİSTEMİNİN ÖZÜ ANADOLU’DA ATAK Başkanı Ali Çandır, “Büyük balık küçük balığı yutar” sözleriyle konuşmasına başladı. Küçüklerin bir araya gelmesiyle, büyüklerle denge kurmak ve rekabet etmenin mümkün olduğunu kaydeden Çandır, “Güçlerimizi birleştirdiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk yoktur” dedi. Anadolu topraklarının mayasında ahilik ve imece kültürünün zaten bulunduğunu belirten Çandır, “Yani Anadolu, kooperatifçilik fikrinin de sisteminin de ana yurdudur. Dünyadaki kooperatifçilik buradan esinlenmiştir” dedi. Kooperatifçilik konusunda başarılı örneklerin sayısının artmasıyla kooperatifçiliğin zayıflayan imajının düzeleceğini ve bakış açısının değişeceğini vurgulayan Çandır, “Allah Antalya’mıza tüm güzellikleri bahşetmiş. İnanılmaz doğasıyla, verimli topraklara sahip kentimizde, birlikte hareket ederek neleri başarabileceğimizi bir hayal edin. Kooperatifçilik denince akla Avrupa geliyor. Avrupa bu işi başarmış. Kooperatifçilik modelini iyi uygulayan Avrupa’da olup, bizde olmayan konuların başında hem ülkelerin, hem de Avrupa Birliği’nin kooperatifçiliğe sağladığı doğrudan ve etkili destekler, denetimler ve yönlendirmeler ile performans uygulamaları gelmektedir. Bizlerde kooperatiflerimizi ve birliklerimizi etkili performans kriterleriyle değerlendiren, onları destek ve teşviklerle motive eden bir düzenlemeye sahip olsak; küçük üreticilerin birlikte hareket etme motivasyonunu da artırmış oluruz” diye konuştu ANTALYA’DA KOOPERATİFÇİLİĞE İHTİYAÇ VAR Antalya’nın tarımda ve kooperatifçilikte nerede olduğunu katılımcılarla paylaşan Çandır, “Kentimizin tarımsal üretim ve ticaret faaliyetleri, merkezden en ücradaki kırsal noktaya kadar tüm insanlarımıza nüfuz etmektedir. Dolayısıyla tarımı büyütürsek Antalya’yı da büyütmüş oluruz. Zira mevcut durumda, ülkemiz ekonomisinin yüzde 3’üne sahip kentimiz; tarımsal üretimin yüzde 4’üne bitkisel üretimin ise yüzde 7’sini sahiptir. Ziraat odalarına kayıtlı üretici sayısında ülkemizin yüzde 4’ünü, kayıtlı istihdamda ise yüzde 7’sini oluşturmaktayız. Tarımsal kooperatifler ve üretici birliklerinin sayısında ise ülkemizdeki mevcudun yüzde 2’sine sahibiz. Tarımsal kooperatif başına üye yoğunluğumuz Türkiye ortalamasının biraz üstünde, üretici birliği başına üye yoğunluğumuz ise Türkiye ortalamasının çok altındadır. Kentimizdeki kooperatiflerin ortaklarına girdi temini konusundaki performansı ise Türkiye ortalamasının üzerindedir. Şu an geldiğimiz noktada hem yatay hem de dikey olarak en iyi örgütlenen gruplardan biri süt üreticileridir. Sektörün toplam cirosunda kooperatiflerin payı Türkiye’de ortalama yüzde 45 iken, Antalya’da bu durum ülke ortalamasının üzerinde yüzde 51 civarındadır” bilgilerini aktardı. Rakamların Antalya’nın kooperatifçilik potansiyelinin küçük bir bölümünü harekete geçirdiğini gösterdiğini belirten Çandır, “Mevcut kapasitemizi büyütmeyi ve rekabet direncimizi artırmayı sağlamak için yerel yönetimlerle işbirliği içinde olmamızın büyük faydası bulunmaktadır. Öyle ki, bu işbirliği kooperatiflerimize yeni bir ivme kazandırma ve daha büyük hedefler için ilerleme sağlama dayanağı oluşturabilir” dedi. BAŞKAN BÖCEK’E TEŞEKKÜR Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e seçim çalışmalarından başlayarak tarıma öncelik vermesinden dolayı teşekkür eden Çandır, tarımın Antalya ekonomisinin belkemiği olduğunu, Antalya tarımının yerel yönetimlerle oluşturacak sinerjiyle daha da ileriye taşınabileceğini söyledi. Çandır, “Kentimiz tarımsal kooperatifçiliği bakımından son derece faydalı olacağına inandığım Antalya Büyükşehir Belediyemizle işbirliğimizin giderek derinleşmesinden ve kooperatiflerimize yeni olanaklar sağlamasından son derece memnuniyet duymaktayım. Antalya Tarım Konseyi olarak bu uğurda yapılması gereken ve üstümüze düşen görevleri kentimize karşı sorumluluk anlayışıyla yerine getirmeye çalışacağımızı şimdiden belirtmek isterim. Toplantımızın güzel başlangıçlara fırsat yaratmasını diliyor, hepinize teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. KOOPERATİFLERE DESTEK VERECEĞİZ Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Muhittin Böcek, turistlerle beraber 22 milyona hizmet ettiklerini söyledi. Turizmin yanı sıra tarımdan da sıklıkla bahsettiklerini belirten Böcek, kooperatifçiliğe yönelik araştırmalar yaptıklarını söyledi. Üreticinin refah düzeyinin artması, tüketicinin kaliteli ürün alabilmesi için kooperatifçiliğin önemli olduğuna vurgu yapan Böcek, “Belediye şirketlerinin kooperatiflerden toptan alım yapması, yerel pazar ürünlerinin kurulması gibi çalışmalarımız var. 43 tarımsal kooperatifin elektrik ihtiyacı belediyemiz tarafından karşılanıyor. Yeni kurulacak kooperatiflere aynı desteği vereceğiz. Kadın kooperatiflerini tüm ilçelerde yaygınlaştıracağız. Ürünlerin satışı için üniteler oluşturacağız” dedi. BAŞARI HİKAYELERİNİ PAYLAŞTILAR Açılış konuşmalarının ardından panel düzenlendi. Panelde, İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’de kooperatiflerle yerel yönetimlerin yaptığı işbirliğini anlattı. Kocaoğlu, birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. S.S. Tire Süt Müstahsilleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, sunum yaparak kooperatifin başarı hikayesini katılımcılarla paylaştı. Eskiyörük, siyasete bulaşmadan, adam kayırmadan, çalmadan yapılan kooperatifçiliğin ayakta kalabileceğini, üreticiyi destekleyebileceğini vurguladı. Eskişehir ili Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, kooperatifçilik çalışmaları yaparken karşılaştıkları sorunları katılımcılarla paylaşırken, zorluklara karşı yılmadan mücadele edince başarıyı yakaladıklarını belirtti. Amasya Damızlık Sığır yetiştiricileri Birliği ve Amesia Kooperatif Başkanı Güner Arslan da katılımcılarla kooperatifin başarı hikayesini paylaştı. Konuşmaların ardından panelistler katılımcıların sorularını yanıtladı. Toplantının ardından Büyükşehir belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ali Çandır, Aziz Kocaoğlu, Mahmut Eskiyörük, Güner Özer ve Güner Arslan’a teşekkür plaketi takdim etti.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN YENİ YIL MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yeni yıl nedeniyle mesaj yayımladı. Ekonomide genel anlamda zorlu bir yılı geride bıraktıklarını kaydeden Başkan Çandır, zor zamanların sektörü tarımın 2019 yılındaki büyüme rakamlarıyla ekonominin küçülme trendini azalttığına dikkat çekti. Ekonomiyi kısa vadede tarımın hareketlendirebileceğini kaydeden Çandır, 2020 yılının stratejik sektör olan tarımda doğru zamanda doğru kararların alınıp uygulanacağı bir yıl olmasını diledi. REFORM VURGUSU Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Dünyada genel anlamda ekonomik sıkıntı var. Dünya ekonomisinin büyüme hızı düşmüş durumda. Siyasi krizler, ticaret savaşlarının yanı sıra çevremizde oluşan siyasi huzursuzluklar ülkemizin gelişimini de olumsuz yönde etkiliyor. Dünyada sıkı para politikası yerine, parasal gevşemeye geçen model devreye girdi. Ülke olarak uzun zamandır unuttuğumuz yapısal hamlelerimizi yapmalıyız. Eğitimden hukuk sistemine, vergi mevzuatına kadar bir çok alanda hamleler yapmalıyız. Demokratikleşme çalışmalarını öncelemeliyiz. Bir çok alanda yeni reformlar yaparak dünyadaki parasal gevşemeden yeterli finansmanı sağlayıp tekrar yatırım yapan ekonomiye doğru evrilmeliyiz. Özel sektör olarak karamsarlığa kapılmadan daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. 2020 yılının başta demokrasi ve ekonomi olmak üzere her alanda reform yılı olmasını diliyor, herkesin yeni yılını kutluyorum.”  

Detaylar...

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yılın son Meclisi’ni, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB toplantı salonunda gerçekleştirdi. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında meclis üyelerinin bilgilendirildiği toplantıda, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 2019 yılını değerlendirirken, 2020 yılı beklentilerini dile getirdi. TARIMSAL ÜRETİM ENFLASYONU TÖRPÜLÜYOR Yılbaşında yüzde 21’in üzerinde bir tüketici enflasyonuyla karşı karşıya kalındığını belirten Çandır, yüksek enflasyonun baş sorumlusunun tarım ve gıda ürünleri olduğu iddiasının hakim olduğuna dikkat çekti. Bu iddianın doğru olmadığını TÜİK rakamlarını analiz ederek defalarca dile getirdiklerini kaydeden Çandır, şunları söyledi: “Tarımsal üretimin ve ticaretin nadir dönemler hariç enflasyonu körükleyen değil, törpüleyen bir sektör olduğunu nesnel bulgulara dayalı olarak yine defalarca kez dile getirdik. Bu tespitlerimiz bir kez daha doğrulandı. Nitekim yüzde 50 civarında düşen genel tüketici enflasyonuna karşılık tarım ve gıda ürünlerinin tüketici enflasyonu bu orandan çok daha fazla düşmüştür. Buna karşın tarım ürünleri üretici enflasyonu ise sadece yüzde 25 kadar düşebilmiştir. Yani yıl boyunca söylediğimiz gibi tarımsal üretim ve ticaretiyle uğraşan bizler, 2019 yılı boyunca üzerimizde ciddi bir maliyet enflasyonu yükünü taşıdık. Bu yükün altından kalkabilmek için de tarımsal kredilere olan talebimizi kaçınılmaz olarak ülkemiz ortalamasının iki kat üzerinde artırdık. Üstelik bu artış yüzde 35 civarında seyreden ticari kredi maliyetlerine rağmen yaşanmıştır. Maliyetlerimiz içinde bizleri en fazla etkileyen kalem ise elektrik olmuştur. Yıl boyunca elektriğe yapılan zamlar hepimizi ciddi boyutlarda zorlamış ve zorlamaya devam etmektedir.” ANTALYA 2019’DA İYİ BİR PERFORMANS SERGİLEDİ Ekonomik büyümenin temel itici gücünün hem tüketiciler hem de iş dünyası için kredi büyümesi olduğunu vurgulayan Çandır, 2019 yılında başta iş dünyası olmak üzere kredi talebinde ciddi düşüşler yaşandığına dikkat çekti. Çandır, düşüşün 2019 yılı beklentisinin üzerinde olduğunu bildirdi. Çandır, Antalya’da kullanılan ticari kredilerde ülke ortalamasının 5 kat üzerinde bir düşüş olduğunu belirtirken, “Kredi talebimizdeki bu düşüşe rağmen insanlarımız ödeme yükümlülüklerini, kent karakteristiğimize uygun olarak ülke ortalamasının çok üzerinde bir oranda yerine getirmişlerdir” dedi. Antalya’nın 2019 yılında genel ve tarımsal dış ticarette iyi bir performans sergilediğini kaydeden Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “2019 yılı boyunca protestolu senet tutarında Türkiye’de yüzde 21 artış yaşanırken kentimizde geçen yıla göre hiçbir artış yaşanmamıştır. Karşılıksız çek tutarında da kentimiz iş dünyası, ülkemizdeki yüzde 12,6’lık artışa karşılık yine geçen yıla göre kayda değer bir artış yaşamamıştır. Buradan belirtmek isterim ki Antalya iş dünyasının temel özelliklerinden olan borcuna sadakat konusu bir kez daha doğrulanmıştır. Ayrıca zamanında ödenen çek tutarında da ülkemizde yüzde 3 düşüş görülürken Antalya’da yüzde 20 artış yaşanmıştır. Eksiğiyle fazlasıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2019 yılında kentimiz ekonomik performansı ülkemiz ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Döviz kuru temelli dalgalanmaları yaşadığımız dönemlerde ve devamında Antalya, turizm sektörü ve net ihracatçı olma özellikleri dolayısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme göstermektedir. Bildiğiniz gibi tarım sektörü ekonomimizin zor zamanlarında kurtarıcı rolü oynar. Örneklerini geçmiş dönemlerden de bildiğimiz bu rolü tarım sektörümüz bu yılda başarıyla üstlenilmiştir. Özetle sektörümüz, ekonominin büyümesine olumlu katkıda bulunmuştur.” İLK YARIDA ZORLU BİR DÖNEM BİZİ BEKLİYOR ATB Başkanı Ali Çandır, 2020 yılı ile ilgili de tahmin ve beklentilerini dile getirdi. 2020’de yılın ilk yarısında 2019 yılından daha zorlu bir dönemin beklendiğini kaydeden Çandır, “Özellikle ekonomi yönetiminin enflasyon beklentileri ciddi bir düşüşü işaret etmemektedir” dedi. Buna rağmen faiz düşüşü eğilimi devam ederse dövizde ciddi bir dalgalanma riskiyle karşı karşıya kalınacağını bildiren Çandır, “Enflasyonla eş güdümlü olmayan faiz düşüşleri her zaman döviz üzerinde ciddi baskı yaratmıştır. Bunun sonucunda da tekrar faiz artışları gündeme gelmiştir. Bu türden bir sarmala girmemek için faiz düşüşünü enflasyonla eşgüdümlü gerçekleştirmeliyiz. Diğer taraftan ekonomik büyümede lokomotifimiz, tüketim değil üretim ve ihracat olmalıdır” diye konuştu. 2019 NASIL GEÇTİ? Başkan Çandır, 2019 yılında tarımda yaşananlar, kentteki önemli olaylar ve Borsa’nın faaliyetleriyle ilgili de hatırlatmalarda bulundu. Çandır, tarımda yaşananlarla ilgili şunları söyledi: “Tarımın hiç olmadığı kadar konuşulduğu ve vaatlere konu olduğu bir yerel seçim dönemine şahit olduk. Verilen sözleri de unutmadık. Takipçisi olacağız. Ekonomik paketlerle ve proje açıklamalarıyla dolu bir yıl geçirdik. 15 yıl aradan sonra 3.Tarım Şurası toplandı. Sonuçları her ne kadar bir öncekinin benzeri niteliğinde olsa da bizler umudumuzu korumaya ve sektörümüzün gelişimi için eylem planlarını merakla beklemeye devam ediyoruz. İnsanımıza yerinde iş ve aş sunamadık. Hal böyle olunca kırdan kentlere olan göçü engelleyemedik. Kırsalda kimse kalmayınca tarımda çalışacak işçi de bulamadık. Soğan, sarımsak ve domates fiyatları nedeniyle tarım sektörünü yerden yer vurduk. Ancak 1 kilogram domates fiyatına 1 adet kavanoz kapağı alındığına da şahit olduk. Domateste karşılaştığımız tuta sorununa bu senede çare bulamadık. Ülkemiz genelinde 5.500 hektar civarında ormanımızı yangınlarda heba ettik. Ciğerlerimiz yandı. 11 milyon fidanı toprakla buluşturmanın sevincini yaşadık. Çandır, kentte yaşananlarla ilgili şunları kaydetti: “Kentimizdeki fayton sorununu çözdük. Tabela ve hava kirliğine, tarım topraklarımızın yok olmasına ve trafik gibi sorunlarımıza ise halen çözüm bulamadık. Sporda son zamanlarda aldığı sonuçlarla Antalyaspor futbol kulübümüz biraz canımızı sıksa da genel itibariyle geçen sezonu iyi tamamladık. Kırkpınar’a Antalya damgası vurmaya devam ettik. Altın Portakal, YÖREX, tarım fuarı ve festivallerle yalnızca kentimize değil ülkemize de hizmet ettik. Ödüller verdik ve ödüller aldık. Kişi başına gelirde 650 doların üzerine çıkamadık. Gelen yolcu sayısında rekorlar kurduk.” Başkan Çandır, Borsa’nın çalışmalarıyla ilgili şunları paylaştı: “2019 yılına Kumluca, Finike, Serik, Aksu ve Muratpaşa ilçelerimizde görülen hortum felaketi sonrası yaşadığımız zararla başladık. Zararın hafifletilmesi için afet raporu hazırladık ve ilgili mercilerle paylaştık. “Kent Buluşmaları”nda konuk ettiğimiz Antalya Valimiz Sayın Münir Karaloğlu ile tarımsal üretim ve ticareti konuştuk. Sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi paylaştık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde Reel Sektör ile Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı’nı düzenledik. Toplantıda üyelerimizin finansmana erişiminde yaşadığı sorunları paylaştık. Üyelerimizle birlikte 9. Olivtech Zeytin ve Zeytinyağı Fuarı’na katıldık. Tıbbi ve aromatik bitkiler, hububat, süt kooperatifleri ve zeytinyağı konulu sektörel analiz toplantıları düzenledik. Toplantı sonuçlarını ilgilileri ile paylaştık. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a iş dünyasının yaşadığı sorun ve çözüm önerilerini içeren 11 maddelik “Tarımsal Ticaret ve Ekonomi Raporunu” sunduk. Borsamızda ağırladığımız ulusal ve uluslararası heyetlere Antalya’mızın potansiyeli hakkında bilgi verirken kentimizde yatırım yapmaya davet ettik. Üyelerimize kaliteli hizmet sunma anlayışı ile TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesini Akdeniz Bölgesi’nde almaya hak kazanan ilk borsa olduk. TOBB 75’inci Genel Kurulu’nda açtığımız Antalya standında ilimiz yöresel ürünlerini tanıttık. 123 projenin yarıştığı TOBB - Oda ve Borsa Proje Yarışması’nda YÖREX Projemiz ile jüri özel ödülüne layık görüldük. Eğitim yardımlarımızın yanında Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne endüstri 4.0 robotik kodlama sınıfını kazandırdık. Tarıma özgü sosyal güvenlik sistemi talebini içeren raporumuzu Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a sunduk. Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş.`ye ortak ortalığımızla birlikte TÜRİB acentesi olduk. Borsamız tarafından coğrafi işaret ile tescil ettirilen Antalya Tavşan Yüreği Zeytini ile Korkuteli Karyağdı Armudu’na yönelik Ar-Ge faaliyetlerinde bulunduk. Birleştirilmiş Meslek Komiteleri Toplantısı’nda Borsamızın eski başkanlarını ağırladık. 2.Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde açtığımız Antalya standında, coğrafi işaretli yöresel ürünlerimizin tanıtımını gerçekleştirdik. 3.Tarım ve Orman Şurası’na yerel ve ulusal düzeyde katkı verdik. Görüşlerimizi paylaştık. Başkanlığını yürüttüğümüz Antalya Tarım Konseyi ile “Yerel Yönetimler ve Tarım Toplantısı”nda Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Muhittin Böcek’i ve konsey üyelerini ağırladık. Yöresel ürünlerin milli ekonomiye kazandırılmasında ve coğrafi işaretlerin yaygınlaşmasında bir sinerji yaratan YÖREX’i bu yıl onuncu kez düzenledik. Açılışını Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla yaptığımız YÖREX’te bu yıl 81 ilden 657 katılımcı yer aldı. Fuarımızda 212 ikili görüşme gerçekleşirken 276.288 kişi ziyaret etti. Uluslararası tarım gazetecilerine Antalya tarımını ve ekonomisini anlattık. Diyarbakır’da düzenlenen 2. Gurme Lezzet Fuarı’na katıldık. 22. Türkçe Konuşan Girişimciler Programı kapsamında 20 farklı ülkeden 50’nin üzerinde girişimciyi Borsamızda konuk ettik. Düzenlediğimiz ikili görüşmelerle işbirliği fırsatlarını değerlendirdik. Kentimize ait zeytin çeşidi ve tiplerinden elde edilen yağların kalitesinin tespit edilmesine yönelik 2 yıl sürecek bir Ar-Ge projesine başladık. Projemizin ilk yılını başarıyla tamamladık. Muz üretimindeki artışa dikkat çektik. Muzun geçmişte tecrübe ettiğimiz nar örneğine benzeyen bir yolda ilerlediğini ısrarla dile getirdik. Uyarı görevimizi yerine getirdik. Yazılı ve görsel medyada; tarımsal üretim, ticaret, istihdam ve sosyal güvenlik gibi konularda sorunlar, beklentiler ve çözüm önerilerimizi dile getirdik. Taleplerimizi yineledik. Çalışmalarımıza ekibimizle ve sizlerin desteğiyle 2020 yılında da hız kesmeden devam edeceğiz.” 2020 BÜTÇESİ ONAYLANDI ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Borsa’nın geçmiş yıllarda olduğu gibi Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı gösterdiğini bildirirken, “2019 yılında bütçemiz cari olarak yüzde 24 artışla 4,7 milyon TL’ye, işlem hacmimiz ise yüzde 20 artışla 3 Milyar TL’ye yükselmiştir. Denk bütçe esasına göre hazırladığımız 2020 yılı bütçemizde de yüzde 20 büyüme öngörmüş bulunmaktayız. Bütçemizin üyelerimize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Çandır, herkese iyi bir yıl dilerken, “Vazonuzdan çiçeğin, kalbinizden sevginin eksik olmadığı sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl geçirmenizi diliyorum” dedi. Meclis üyeleri daha sonra Antalya Ticaret Borsası’nın 2020 yılı bütçesini oy birliğiyle onayladı.  

Detaylar...

“ENFLASYONUN OLMADIĞI TEK BÖLGEYİZ”
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. TÜİK rakamlarına göre, tüketici enflasyonunun aylık 0.38, yıllık 10.56 ilan edildiğini belirten Çandır, fiyatı en çok artan ürünlerin başında domates ve salatalığın geldiğine dikkat çekti. Batı Akdeniz’in Kasım enflasyonunun aylık 0.00 olarak açıklandığını belirten Ali Çandır, ilk kez hem turizmin rekor kırdığı hem de tarımın genel ekonomiyi büyütecek düzeyde yüksek performans gösterdiği bu dönemde, enflasyonun olmadığı tek bölgenin Batı Akdeniz olduğuna dikkat çekti. Çandır, şunları söyledi: “Uzun yıllardır karşılaşmadığımız bir enflasyon rakamıyla yüz yüze bulunmaktayız. Batı Akdeniz Bölgesi olarak 26 bölge içerisinde enflasyonun olmadığı tek bölge olmayı daha önce hiç yaşamamıştık. Tüketici enflasyonunun ülkemiz genelinde aylık yüzde 0.38 olarak ilan edildiği Kasım ayında, bölgemiz enflasyonu yüzde 0.00 olarak açıklandı. Her ne kadar yıllıkta açıklanan yüzde 10.56’lık ülkemiz ortalamasının üzerinde yüzde 10.73’lük bir enflasyona sahip olsak da 26 bölge içerisinde 13. sırada yer almaktayız.” ÇEKİRDEK ENFLASYON HALA YÜKSEK VE KATI Batı Akdeniz’in mevsim dalgalanmalarının yüksek yaşandığı bir bölge olduğunu belirten Çandır, “Bu demektir ki, tarım ve turizm yüksek sezon döneminde olmadığında bölgemiz enflasyonu büyük ölçüde çekirdek enflasyon civarında seyretmektedir. Bu ay açıklanan yüzde 0.59’luk çekirdek enflasyona baktığımızda bu genel eğilimin de gerçekleşmediğini görmekteyiz. Yani bölgemiz; enflasyonda ilginç ilkleri yaşamaktadır” dedi. Aylık çekirdek enflasyonun geçen yıl Kasım ayında yüzde -1.87 olduğunu anımsatan Çandır, açıklanan rakamın ciddi bir yükselişi gösterdiğini söyledi. Çandır, Kasım ayında yıllıkta yüzde 9.90 olarak açıklanan çekirdek enflasyonun, geçen yılki yüzde 20.72’lik enflasyonun yarısı olduğunu belirtirken, çekirdek enflasyon için bu oranın hala çok yüksek ve katı olduğunu vurguladı. Çandır, “Dolayısıyla önümüzdeki yıl yüzde 8 olarak hedeflenen TÜFE’nin gerçekleşmesi için çekirdekteki yükseklik ciddi bir engel teşkil etmektedir. Zira kamunun belirlediği ve mevsim etkisi altındaki mal ve hizmet fiyatlarında hiçbir artış olmasa bile, çekirdeğin altında bir TÜFE’yi başarmak zordur. Nitekim son 15 yıllık dönemde bu durum, sadece 3 defa gerçekleşmiştir” değerlendirmesinde bulundu. ÜFE YÜKÜ HALA ÜRETİCİNİN ÜZERİNDE TÜFE’nin ve çekirdeğin sahip olduğu eğilime göre en ciddi düşüşün yurtiçi üretici fiyat enflasyonu ÜFE’de yaşandığını belirten Çandır, “Aylık yüzde -0.08 ve yıllık yüzde 4.26 olarak ilan edilen ÜFE, geçen yılki yüzde 38.54’lük yıllığa göre tarihi düşüşünü yaşamıştır. Ancak daha önce de belirttiğim gibi üretici kesimin yıl boyunca yaşadığı maliyet artışları, bu düşüşle ortadan kalkmamıştır. Birikimli olarak üzerinde durmaktadır. Bu yük, üretici kesimin üzerinde kapasite büyütme ve yeni yatırım yapma konusunda ciddi bir engel oluşturmaktadır” dedi. FAİZ UYARSI İlan edilen enflasyon rakamlarıyla Merkez Bankası’nın yüzde 12’lik yılsonu enflasyon hedefini tutturmasının mümkün olduğunu vurgulayan Ali Çandır, şunları kaydetti: “Ancak 12 Aralık’ta Merkez Bankası’nın beklentilere uygun olarak faizi bir kez daha düşürüp yüzde 12’ye yaklaştırması durumunda yine önden yüklemeli bir faiz indirim kararı söz konusu olacaktır. 2020 yılının ilk yarısında enflasyonun tek haneye düşmesi mümkün olursa bu faiz oranı bir süre geçerliliğini koruyabilir. Ancak özellikle kamu mal ve hizmet fiyatlarında öngörülen yüzde 23’lük zam ve benzeri diğer kamu kontrollü fiyat artışları, önümüzdeki yıl için hedeflenen tek haneli enflasyonun önündeki en büyük engeldir. Buna ilave olarak bu yıl enflasyonun altında kalmış bir döviz fiyatı artışı da dikkate alınırsa 2020 yılı ilk yarısının bu hedef için çok zorlu geçeceği açıktır. Bu konuya dikkat çekmemdeki temel sebep, politika kararları ile gerçekleşmeler arasındaki uyumun büyük önem taşımasındandır.”  

Detaylar...