Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Nisan Mayıs 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.248.219
Şuan 24 kişi online
Bugün 165 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 63851
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB DEN RAMAZAN DA 750 GIDA PAKETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) katkılarıyla ihtiyaç sahipleri için hazırlattığı 750 adet gıda paketini dağıttı.ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, içerisinde kuru yiyecek ve yemeklik gıda bulunan 750 paket hazırladıklarını, bunu üyeleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Halil Bülbül, Ramazan paketlerine zeytin ve zeytinyağı üreticisine destek olmak amacıyla zeytinyağı koyduklarını kaydetti. Bülbül, “Ramazan ayında dayanışmanın önemine inanıyoruz. TOBB un katkılarıyla hazırlattığımız gıda paketlerini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık. Dağıtımlar, Ramazan ayının ruhuna uygun yapılmıştır” dedi.

Detaylar...

TURİZMDE YAŞANAN DURGUNLUK TARIMI VURDU
Antalya Ticaret Borsası nın 26’ıncı Meclisi Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Sektörel değerlendirilmelerin yapıldığı mecliste yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verildi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis te gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayının bereketini Serik, Elmalı, Korkuteli ve Zeytinpark’ta düzenledikleri geleneksel iftar sofralarında paylaştıklarını belirten Ali Çandır, "Soframıza katılan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Çandır, büyük bir azim ve kararlılık göstererek tekrar süper lige yükselen Antalyaspor’a ve süper lige yaklaşan Alanyaspor’a başarılar diledi. BUĞDAY ALIM FİYATI GEÇ AÇIKLANDIGeçtiğimiz ay ”Antalya buğdayını arıyor” projesi kapsamında buğday hasadını yaptıklarını belirten Çandır, proje ile hastalık, zararlılar, verim ve kalite açısından bölgeye en uygun buğday çeşidinin belirleneceğini belirtti. Buğday müdahale alım fiyatıyla ilgili de konuşan Çandır, "Müdahale alım fiyatlarının geç açıklanmasının piyasada durgunluk ve olumsuzluk yarattığını, batı bölgelerinde üretim ve bu işin ticaretini yapanların göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.TURİZMDEKİ DÜŞÜŞ GIDA VE TARIMI VURDUTurizmde yaşanan durgunluğun ve turist sayısındaki yüzde 10 luk daralmanın tarım ve gıda sektörünü etkilediğini belirten Ali Çandır, "2. 4. ve 7. Meslek Komitesi üyelerinin ortak problemi turizm sektörüne girdi sağlayan şirketlerin yabancı turist sayısındaki azalmaya bağlı olarak yaşadıkları durgunluktur. Turizmdeki bu durgunluk, gerek Avrupa pazarındaki daralma gerekse Rusya daki ekonomik krizlerle yakından ilgilidir" dedi. Türkiye nin en önemli pazarı Rusya da ilk 6 aylık dönemde düşüş oranının yüzde 30 a kadar yükseldiğine dikkat çeken Çandır, şunları kaydetti:"Turizmdeki bu düşüş doğrudan ya da dolaylı olarak gıda sektörünü etkilemiştir. Yapılan araştırmalara göre, turizm geliri yüzde 10 artınca tarım sektörü üretimi yüzde 3 artıyor, gıda ve içecek üretimi ise yüzde 1,1 artış gösteriyor, ekonomide ise yüzde 2,5 lik bir canlanma yaşanıyor. Düşüşe geçen turizm rakamlarıyla birlikte gıda sektörü ve turizmle bağlantılı diğer sektörlerde ciddi bir daralmanın içine girmiştir. Türkiye de turizm sektörü gıda ve içecek sektöründen yılda 4-5 milyar dolarlık, tarım ve hayvancılık sektöründen ise 2 milyar dolarlık alım yapıyor. Bu rakamların büyük bölümü ise yatakların yüzde 45 inin bulunduğu Antalya da kaydediliyor. Dolayısıyla turizmdeki düşüşten en fazla Antalya nın gıda tedarikçileri etkilenmektedir. Yaşanan sıkıntının otellere gıda tedariki sağlayan üyelerin istihdamını da etkilediğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, "Meslek komitesi üyelerimiz ile yaptığımız görüşmelerde, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, lokum, şekerleme, tahin, yaş meyve ve sebze gibi otellere gıda tedariki sağlayan üyelerimizin satışlarında önemli oranlarda düşüş yaşandığını, otellerden sipariş alamadıklarını belirten üyelerimiz, küçülmeye gittiklerini üzülerek ifade ediyor. Bu durum istihdamı da olumsuz etkilemektedir. Turizmin ilimiz istihdamındaki oranının yüzde 21 olduğu göz önüne alındığında, otellere tedarik sağlayan gıda firmalarındaki istihdam kayıpları da Antalya ekonomisini zora sokacaktır." değerlendirmesinde bulundu. EMEĞE SAYGISIZLIKAli Çandır, Meclis te yöresel ürün adı altında satılan tağşişli ürünlere de dikkat çekti. Yöresel ürünlerin hemşehri günleri adı altında düzenlenen etkinliklerde gündeme geldiğini, petrol istasyonları, dinlenme tesisleri, mahalle arası marketlerde dahi yöresel ürün adı altında taklit ve tağşişli ürünlerin satıldığına ilişkin şikayet aldıklarını bildiren Çandır, "Bu durum 12 bin yıldır birikimiyle Anadolu insanının emeğine, tarihsel derinliğimize, yıllarca üstüne bir şeyler koyarak ortaya çıkardığımız örf, adet, gelenek ve kültürümüze çok büyük saygısızlıktır" dedi.Cumhuriyet Meydanı nda bile panayır adı altında düzenlenen etkinliklerde yöresel ürün adı altında ürün pazarlandığını hatırlatan Çandır, "Evet bizler yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasını, kırsal kalkınmayı ve Anadolu’nun Antalyalılara, yerli ve yabancı turistlere tanıtılmasını, kültürümüzün yaşamasını istiyoruz. Ancak bu durum böyle olmaz, olmamalı ve olmayacaktır. Nitekim konunun basına yansımasıyla çirkin etkinlik Valiliğimizce durduruldu. Valilik makamından tarafımıza iletilen Cumhuriyet Meydanının Kullanımı Hakkındaki genelge ile de Cumhuriyet Meydanı nın bu tür etkinliklere açılmayacağı belirtilmiştir. Valiliğimizin bu konudaki tavrı memnuniyet vericidir. Dileğimiz ilk olmayan bu tip etkinliklerin, son olması yönündedir" diye konuştu.GÖREV SİYASİLERDE7 Haziran seçimlerinin yaklaşık yüzde 85’lik bir katılımla tamamlandığını, halkın yetkiyi siyasilere verdiğini belirten Çandır, "Beklentimiz meclisin de görev süresi içerisinde layıkıyla üzerine düşen görevi yerine getirmesidir" dedi.Türkiye ekonomisinin bir taraftan kendi yapısal zorluklarını yaşarken diğer taraftan küresel ekonomik zorlukların etkisi altında olduğunu belirten Ali Çandır, şunları kaydetti:"Aslında bu durum, dönemler itibari ile ulusal ve küresel göstergeler bakımından bazı farklıkları bünyesinde barındırsa da genel olarak benzer eğilimler söz konusu olmuştur. Bunun için, son 35 yıldaki ekonomik büyüme performansımıza özü itibarıyla bakmak yeterlidir: 80’li yıllarda otoriteler her gün bize, enflasyon içinde büyümekte olduğumuzu ve bunun zorunlu olduğunu anlatıp durdu. Sonradan öğrendik ki, çok daha düşük enflasyonlarla, çok daha yüksek büyümeleri gerçekleştiren ülkeler var. Japonya en önemli örnektir. Bu dönemde yine de tekstil, konfeksiyon sanayileri ve turizm sektörleri memlekete kazandırılmıştır. 90’lı yılların bir kabus ve kaos dönemi olduğu, otoritelerce her gün 5 kez anlatıldı. Dünyanın 3 kere ciddi krize girdiği bu dönemde, memleket ekonomisi petrokimya ve otomotiv sanayilerinde sıçrama gösterdi. Aldığımız her 1 $’lık borç, büyümemize 50.38 puanlık katkı sağladı. 2000’li yıllar; büyümede muhteşem yıllar diye otoritelerce anlatıldı, her gün sayısız kere! Üstelik yine aynı otoriteler, ekonomimizin borçla büyümek zorunda olduğunu, büyüyebilmek için ek finansmana ihtiyaç bulunduğunu sürekli dillendirdiler. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, 2003-2008 arasında bütün dünya büyüme rekorları kırarken biz son 35 yılın büyüme ortalamasını bile yakalayamamışız. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak başladığımız 2000’li yıllara, şimdilerde 19. sırada devam etmekteyiz. Çünkü bu dönemde dış borçlanmamızı arttırdık ve aldığımız her 1 dolarlık borç, büyümemize sadece 20.05 puanlık katkı sağladı. Bu dönemde sanayi, tarım ve KOBİ’ler gereken payı alamamışken Banka-finans kesimi büyümelerine büyüme kattılar. 15 yılın sonunda; tasarruf yapamıyoruz, katma değer yaratamıyoruz, TL yüzde 30 devalüe olmuşken ihracatı artıramıyoruz, istihdamı artıramıyoruz, üretimi artıramıyoruz ve kaçınılmaz olarak büyüyemiyoruz. Şimdi yapmamız gereken ilk iş; şapkamızı önümüze koyup, somut ve doğru verilerle gerçekçi analizler yapmaktır. İkinci olarak da, hızını giderek artıran dünyadaki olumsuz ekonomik koşullara karşı direncimizi artırıcı tedbirleri bir an önce almaya başlamalıyız."İçinde bulunduğumuz koşullar ve eğilimlerin iç açıcı olmadığını vurgulayan Ali Çandır, "Ekonomide, içinde bulunduğumuz ve etkisini artırmasını beklediğimiz zor koşullara karşı direncimizi artırmak zorundayız. Bunun için ilk yapmamız gereken, ekonomimizin taşıyıcı kolonları olan tarım ve imalat sanayisinin dayanıklılığını arttırmaktır. Bu dayanaklılığı artıracak çalışmalara katılımcı bir anlayışla acilen başlamak gerekmektedir" diye konuştu.SINIR ATEŞ ÇEMBERİTürkiye nin güney sınırlarımızda yaşanan hareketliliğe de dikkat çeken Ali Çandır, şunları kaydetti: "Bu sınırlar tam bir ateş çemberine dönüşmüş durumdadır. Tepeden tırnağa bizi yönetenlerden beklentimiz; bir kişinin iki dudağı arasındaki politikalardan ve kararlardan uzak durmaktır. Tam bir ulusal politika alanı olan bu konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisi hayati bir sınav vermek durumundadır. Parti ve oy ayrımı yapmaksızın tüm meclisin; katılımcı bir anlayışla, konunun tarafları ve uzmanları ile birlikte AD-HOC türü bir çalışma gurubu oluşturarak karar üretme zorunluluğu bulunmaktadır. TBMM’den bu sorumluluğu tam olarak üstlenmesini ve inisiyatif kullanmasını beklemekteyiz."

Detaylar...

ATB DEN ZEYTİNPARK TA İFTAR
Antalya Ticaret Borsası’nın Ramazan ayında düzenlediği geleneksel iftar yemeğinin sonuncusu Zeytinpark’ta verildi. Bin kişilik iftar sorası zeytin ağaçları altında kuruldu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan’ın katıldığı iftara, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan vekili İsmail Afşar, Kepez Kaymakamı Savaş Tuncer, İl Müftüsü Osman Artan, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, ATSO Başkanı Davut Çetin, Manavgat TSO Başkanı Ahmet Boztaş, Kumluca TSO Başkanı Murat H. Günay, Dinar TSO Başkanı Ahmet Hakan Uyan, OSB Başkanı Ali Bahar, AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATB meclis, yönetim ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda gazi, basın mensubu ve vatandaş katıldı. Zeytinyağlı menünün ikram edildiği tasavvuf müziği eşliğindeki iftar, Müftü Osman Artan’ın yemek duasıyla son buldu. TOPRAKNAME İLE TOPRAĞIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ ATB’nin iftar sofrasında iftar menüsünün de bulunduğu Toprakname yer aldı. Ramazan sofrasının toprak ananın bereketi ve zenginliğiyle kurulduğu belirtilen Toprakname’de, “Toprak doğrudandır, besleyen, büyütendir. Bir verir bin alırsın topraktan. Emeği, alın terini, çalışkanlığını unutmaz toprak, sevgine karşılık verir. Kutsalımızdır toprak namusumuz. Demeter dir Yunan mitolojisinde toprağın, tarımın tanrıçası. Cihuacoatl dır Aztek lerde, Anadolu da Kybele. Tüm canlılar için hayattır, geldiğimiz ve gideceğimiz yerdir toprak" ifadelerine yer verildi. TARIM ARAZİSİ KAYBOLUYOR Toprağın yaşayan bir varlık olduğu ve üretilemediğine dikkat çekilen Toprakname de, en uygun şartlar altında bile tarım toprağının binlerce yılda oluştuğuna dikkat çekildi. Tarım topraklarının sonsuz olmadığı vurgulanan Toprakname’de, şunlar kaydedildi: “Dünyada toplam karasal alanın sadece yüzde 10 unda tarım yapılabildiğini, Türkiye topraklarının sadece 3 te 1 inin tarıma uygun olduğunu, ülkemizin son 10 yılda 27,8 milyon dekar tarım arazisini yitirdiğini, kentimizde, her gün 12 futbol sahası büyüklüğünde tarım alanının yok olduğunu, Antalyamız da son 20 yılda tarım topraklarımıza sahip çıkabilseydik, 10 bin çiftçi 47 şer dönüm tarlayı hala ekiyor-biçiyor olacağını biliyor musunuz?" KORUMAK BORCUMUZ Bir gün herkesin geldiği toprağa geri gideceği de belirtilen Toprakname de “Bizler planlama yapmadan döktükçe betonu toprağa, yaptıkça gereksiz ve anlamsız inşaatları, acımasız imar uygulamalarını, bozdukça ekilen-dikilen alanları, yok ettikçe üç-beş kuruş için ormanlarımızı, hoyratça kullandıkça çevreyi, dengesini bozdukça doğanın, çekebilecek miyiz gelecek nesillerin ahını? Ve nihayet torunlarımıza, yaşayabilecekleri ve yaşatabilecekleri bir toprak bırakabilecek miyiz? Gelecek nesillerin hakkı değil mi toprağın bereketiyle kurulan sofralar? Unutmayın toprağı, suyu, havayı, doğayı korumak hepimizin boynunun borcudur" denildi. Antalya Ticaret Borsası, geçen yıl Zeytinpark’ta verdiği iftarda da katılımcılara, zeytin ağacının korunması mesajını içeren Zeytinname dağıtmıştı.

Detaylar...

ATB KORKUTELİ DE İFTAR SOFRASI KURDU
Antalya Ticaret Borsası nın (ATB) ilçelerde verdiği geleneksel iftar yemeği devam ediyor. ATB, çok sayıda üyesi bulunan Korkuteli de de iftar sofrası kurdu. Korkuteli pazar yerinde verilen bin kişilik iftara, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATSO Meclis Başkanı İzzet Bayar, Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Gökce, Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Mutluay Oskay, Emniyet Müdürü İrfan Ağlamaz, Ziraat Odası Başkanı Musa Fikret Büyükçetin, ATB Yönetim Kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. ATB nin iftarı yemek duasıyla son buldu.

Detaylar...

BORSA DAN VAHHAB-I ÜMMİ DE İFTAR
Antalya Ticaret Borsası ilçelerde üyeleri ve vatandaşlarla iftar sofrasında bir araya geliyor. ATB, Ramazan ayının ikinci iftarını Elmalı da Vahhab-ı Ümmi Türbesi nde verdi. Bin kişilik iftara, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Elmalı Kaymakamı Mustafa Adil Tekeli, Burdur Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Elmalı Belediye Başkanı Ümit Öztekin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, Burdur Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Fırat Erkan, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Akın Çiçek, Elmalı Ağır Ceza Reisi Ali Bekir Evim, Gıda Tarım Hayvancılık İlçe Müdürü Muzaffed Ekin, Tarım Kredi Kooperatif Başkanı İsmail Sarıca, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu üyeleri, meclis ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. ATB nin verdiği iftar yemek duasının okunmasıyla sona erdi. Elmalı Belediye Başkanı Ümit Öztekin in davetiyle Elmalı Belediyesi nin Ramazan etkinliklerine katılan protokol üyeleri, burada tasavvuf müziği eşliğinde sohbet etti.

Detaylar...

ATB NİN İLK İFTARI SERİK TE
Antalya Ticaret Borsası, Ramazan ayında ilçelerde iftar yemeği geleneğini bu yıl da sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası, Ramazan ayının ilk iftarını Serik te verdi. Serik Toptancı Hal de verilen bin kişilik iftara, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Serik Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, TİGEM Boztepe Tarım İşletmesi Müdürü Olcay Akın, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Mehmet Ece, İlçe Emniyet Müdürü Fatih İnceyavuz, Serik Müftüsü Abdulkadir Karakuş, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Çömezoğlu, Vergi Dairesi Müdürü Fahri Gün, ATB yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve meslek komitesi üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. İftar, İlçe Müftüsü Abdulkadir Karakuş un yemek duası okumasıyla sona erdi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ilçelerde iftar yemeğini geleneksel hale getirdiklerini belirtti. Elmalı, Korkuteli nin ardından Vakıf Zeytinliği nde de iftar yemeği vereceklerini bildiren Çandır, "Ramazan ayı bolluk ve bereket ayıdır. Birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü hissedildiği aydır. Biz de iftar yemekleri vesilesiyle soframızı ilçelerdeki üyelerimiz ve vatandaşlarımızla paylaşıyoruz" dedi.

Detaylar...

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE TİCARET KOOPERATİFÇİLİKLE OLUR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kooperatifçilik Haftası nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Dünyada ilk kooperatifin 21 Aralık 1844 yılında İngiltere’de, ülkemizde ise 1863 yılında Mithat Paşa tarafından “Memleket Sandığı” adı altında kurulduğunu belirten Çandır, kooperatiflerin olumlu sonuçlar üzerine yaygınlaştırıldığını kaydetti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk tarım kredi kooperatifini 30 Haziran 1936 tarihinde Mersin’in Silifke İlçesi nde Tekirçiftliği Köyü nde açtığını anımsatan Çandır, Atatürk ün "Kanaatim odur ki, muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmektir" sözüyle kooperatifçiliğin önemine vurgu yaptığını kaydetti. BİRLİKTEN GÜÇ DOĞARTürkiye de tarımsal işletmelerin küçük ve çok parçalı olduğunu belirten Ali Çandır, sürdürülebilir tarımın ancak dayanışma ve güçleri birleştirmeyle mümkün olabileceğini kaydetti. Çandır, “Üretici bütün zorluklarla ancak elbirliği ve güç birliğiyle mücadele edebilir. Organize yapılacak üretim tarımsal ticaret için de son derece önem bir güç olacaktır. Bunun yolu da kooperatiflerdir” dedi. Çandır, emeğin karşılığı ve ürünün gerçek değerini ancak kooperatiflerle sağlanabileceğinin unutulmaması gerektiğini bildirdi.KOOPERATİF İSRAFI ÖNLER, MALİYETİ DÜŞÜRÜRAli Çandır, dünyada toplam karasal alanın sadece yüzde 10’unda tarım yapılabildiğini, zaten yetersiz olan bu alanların da giderek azaldığını belirtti. Buna karşın halen 7,3 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara ulaşmasının beklendiğini kaydeden Çandır, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 23’lerde, gıda tüketiminin yüzde 60-70 oranında artacağının tahmin edildiğine dikkat çekti. Çandır, “Bunun karşılanması, üretimle desteklenmesi, açlığın sona erdirilmesi, insanların gıdaya ulaşması gerekiyor” dedi. Kooperatiflerle israfın önlenebileceği, maliyetin düşeceği, üretimin artacağı ve verimlilik sağlanacağını, ürünün pazarlamasının kolaylaşacağını vurgulayan ATB Başkanı Ali Çandır, "Özellikle Türkiye’de kooperatifçiliği geliştirmek çok daha önemlidir. Çünkü, küçük ve çok parçalı işletme ve arazi yapısı ülkemizde çok daha vahim noktalara varmıştır" dedi. SAYISI ÇOK AMA ETKİSİ YOKTürkiye de 12 bin civarında kooperatif bulunduğunu, ancak etkin olmadığına dikkat çeken Ali Çandır, "Kooperatifler mali güç açısından yetersiz. Pazarda pek de etkinliklerini göremiyoruz" dedi. Hollanda’da 50 civarında kooperatifin 50 milyar Avro ya yakın tarımsal ürün pazarını yönlendirdiği ve kontrol ettiğini kaydeden Ali Çandır, şunları kaydetti:“Her ne kadar son yıllarda azalsa da yine Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 805 milyon insanın açlık çekiyor. Uluslararası kuruluşların yöneticileri, gıda açığı ve krizini önlemede, kooperatifçiliğin çözüm olabileceğini belirtiyorlar. Kooperatifleşme teşvik edilmeli, mali yönden güçlendirilmeli ve desteklenmeli.Kooperatif mevzuatı karmaşıklıktan uzak, yasal boşluk olmayan şekilde yeniden düzenlenmeli. Devletin kooperatiflere müdahalesi en aza indirilmeli. İç denetim daha etkin hale getirilmeli. Tarımsal kooperatifler tek çatı altında örgütlenmeli.”

Detaylar...

CHP Lİ AKAYDIN DAN ATB YE ZİYARET
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır a nezaket ziyaretinde bulundu. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ın da bulunduğu ziyarette Akaydın, ATB nin tarım ve kentle ilgili çalışmalarını yakından takip ettiğini söyledi. Seçimle ilgili değerlendirmede bulunan Akaydın, Antalya nın önceliklerine önem vereceklerini söyledi. Akaydın, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışacaklarını vurgularken, "STK ların beklentilerini öğrenip çalışmalarımıza yön vereceğiz" dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya yı Ankara da temsil edecek milletvekillerinden umutlu olduklarını kaydederken, "Bu kentin sinerjiye ihtiyacı var. Siyasilerin parti ayrımı gözetmeden, kentteki tüm kurumlarla kol kola girip Antalya için çalışacağına inanıyorum" diye konuştu. Antalya nın önündeki en büyük sorunlardan birinin taş ve maden ocakları olduğunu belirten Ali Çandır, "Antalya çevresinde taş ve maden ocaklarının etkisinin iyi analiz edilmesi, mümkünse olumsuz etkisinin sıfıra indirilmesi zorunludur. Taş ve maden ocaklarının gerekirse yasaklanmasıyla ilgili birlikte çalışmalıyız" dedi. Ali Çandır, ATB nin çalışmaları hakkında da Akaydın a bilgi verdi.

Detaylar...

BORSA LİSESİ NİN MEZUNİYET SEVİNCİ
Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesi ve Teknik Anadolu Lisesi 15. dönem mezuniyet töreni, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ın katılımıyla yapıldı. Mezun olan öğrencilere hayatında başarılar dileyen Hüseyin Cahit Kayan, "Sizleri üniversite sıralarına uğurlamaktan gurur duyduğumu bilmenizi isterim. Bugün itibariyle hepiniz bağımsız bireyler olma yolunda önemli bir kavşak noktasında bulunuyorsunuz. 5-6 sene sonra hepiniz farklı alanlarda çalışan meslek sahipleri hatta işverenler olacaksınız" diye konuştu. Gençlere çevresiyle iyi iletişim kurmaları ve hayal kurmaktan vazgeçmemelerini öneren Kayan, "Başarının yolunun hayallerinizi gerçekleştirmeye yönelik hedefler koymaktan, rekabetten ve çalışmaktan geçtiğini unutmamalısınız" dedi.Okumanın tek başına yeterli olmadığını, sorgulayan, düşünen ve üreten gençliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kayan, "Bu nedenle çağımızın gerekliliği bilişim, teknoloji gibi alanlarda kendinizi geliştirin ki siz gençlerin omuzlarında 78 milyonda gelişsin ve dünya ile yarışabilir seviyelere ulaşsın. Unutmayın kartallar yüksek ve yalnız uçarlar. Sizler de yüksekten ancak birlikte hareket ederek ilerleyin. Sizlerin birlik ve beraberliği sizlerden sonra bu sıralardan geçecek olan kardeşlerinizin daha başarılı olmasını sağlayacaktır" diye konuştu. Kayan, öğrencilerin yıl boyu yaptığı resimlerin sergilendiği sergiyi de gezdi. Kayan, okulu dereceyle bitiren öğrencilere tablet bilgisayar hediye ederken, Okul Müdürü Kuntay Yetkin, Kayan a teşekkür etti. Kuntay Yetkin, Borsa nın okula verdiği destekler nedeniyle Kayan a teşekkür plaketi sundu. Borsa Lisesi nin halkoyunları gösterisi sunduğu tören, şenlik havasında geçti. Törende okul birinci yaş kütüğüne çivi çakarken, mezuniyet andı, bayrak devir teslim törenin ardından öğrenciler mezuniyet belgelerini aldı, keplerini havaya fırlattı.

Detaylar...

BUĞDAYDA HASAT ZAMANI
Antalya Ticaret Borsası nın (ATB) öncülüğünde BATEM, TİGEM gibi bir çok kurum ve özel sektörün desteğiyle 2014 yılı Kasım ayında başlatılan, Antalya ya en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi için yürütülen Antalya Buğdayını Arıyor Projesi meyve vermeye başladı. BATEM in Aksu daki 20 dekarlık araziye ekimi yapılan 12 buğday çeşidinin hasadı yapıldı. Buğday hasadına ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi üyeleri, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, TİGEM Boztepe Tarım İşlemesi Müdürü Olcay Akın, Batı Akdeniz Biçerdöverciler Kooperatifi Başkanı Kadir Sarıcalar ile özel sektör temsilcileri katıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi nin talebi doğrultusunda başlatılan Antalya Buğdayını Arıyor Projesi nin sonuç vermeye başladığını belirtti. Sahil ve yaylada 22 çeşit buğday ekimi yaptıklarını bildiren Ali Çandır, "Bilimsel çalışma metoduyla 22 çeşit buğdayın her safhası değerlendirildi. Buğday hasadımızı yaptık. Bölgeye en uygun buğdayın belirlenmesi için ekmeklik ve makarnalık olmak üzere buğday çeşitlerinin kalite ve verimi belirlenecek. Ardından bu buğday çeşitleri üreticiye tavsiye edilecek" diye konuştu. Önümüzdeki yıllarda da denemelerin devam edeceğini belirten Çandır, "Burada üretici daha verim almak daha çok para kazanmak istiyor. Tüccar malı toplu bir yerden alıp satmak istiyor. Fabrikatör daha kaliteli ürün istiyor. Biz de bu zincirin tüm halkalarını birlikte tamamlayarak sonuç alacağız. Yılda 250 bin ton civarında buğday üreten Antalya da bu denemeler devam ederek, bölgemiz için en kaliteli, verimli, dayanıklı buğday hangisi ise onu bulmanın yollarını arayacağız. Bu uzun soluklu bir iş" dedi.BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, bölge için uygun çeşidin tespit edilmesi amacıyla projeyi başlattıklarını belirterek, yapılan hasat sonucunda elde edilen buğdayın çeşitlerinin analizinin yapılacağını kaydetti. Ünlü, "Bu yolla bölgemize en uygun buğday çeşidini belirleyip Borsamız aracılığıyla üreticiye tavsiye edeceğiz" diye konuştu. Kurumların birlikte çalışarak bölge tarımı için iyi bir projeye imza attığını kaydeden Ünlü, "Bizim için iyi bir işbirliği oldu" dedi.

Detaylar...

ALİ ÇANDIR SEÇİM SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın, 7 Haziran Genel seçimle ilgili yaptığı değerlendirme: "Türkiye seçimini yapmış, dört partiye Meclis te temsil yetkisini vermiştir. Artık söz Meclis e giren partilerdedir. Seçim öncesinde yaşanan siyasi gerilimin dozu azaltılmalı yerini uzlaşmaya bırakmalıdır. Halkımız sandıkta siyasilere mesajını vermiş, oyunu demokrasiden yana kullanmıştır. Milletin iradesi her şeyin üzerindedir. Siyasilerin de bu mesajı iyi okuması ve buna göre davranması gerekmektedir. Ekonomimiz acilen çözüm bekleyen sorunlarla doludur. Ekonomi belirsizliği sevmiyor. İş dünyası siyasi belirsizliğin bir an önce giderilerek, ülkeyi yönetecek hükümetin kurulmasını beklemektedir. Cari açık, işsizlik, büyümedeki durağanlık, ekonomideki yapısal reformlar önümüzdeki en büyük ekonomik sorunlardır. İş dünyası, hükümetin kurulmasının uzaması ya da yapılacak bir erken seçimin bu sorunları derinleştireceği ve telafisi mümkün olmayan bir yere taşıyacağını düşünüyor, bir an önce uzlaşma kültürünün tesis edilmesini bekliyor. 25. dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi ne girmeye hak kazanan milletvekillerimizi tebrik ediyor, milletin beklentilerini en iyi şekilde Meclis te temsil edeceklerine inanıyor, genel seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diliyorum.

Detaylar...

FİYAT KATILIĞININ ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR
BAGEV ve ATB Başkanı Ali Çandır, Mayıs ayı enflasyonunu değerlendirirken, "Son 2-3 aydır üretici fiyatlarındaki artış oranı, tüketici fiyatları artış oranının üzerinde seyrediyor. Bu durum ileride tüketiciye yansıyacak artışların habercisi" dedi.Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Çandır, Mayıs ayında tüketici fiyatlarında yüzde 0,56, yurt içi üretici fiyatında ise yüzde 1,11 lik artış gerçekleştiğini belirtirken, yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE’de yüzde 8,09, ÜFE’de yüzde 6,98 oranında artış olduğunu kaydetti. Çandır, "Son 2-3 aydır üretici fiyatlarındaki artış oranı, tüketici fiyatları artış oranının üzerinde seyrediyor. Bu durum ileride tüketiciye yansıyacak artışların habercisi" dedi.SERT KIŞ ETKEN OLDUSon dönemde fiyatların sert kış şartları ve gıda arzında meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle yüzde 6-8 bandında asılı kaldığını, Mayıs ta ise bu bandın bile üzerine çıkıldığına dikkat çeken Ali Çandır, "Yaşanan bu fiyat katılığı ekonomi otoritelerinin, hedef revize etmesine neden oluyor ve bu da yıl sonu yüzde 5,5 olan hedeflerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor. Zaten Merkez Bankası yetkileri bile hedefin en iyi ihtimalle 6,8 şeklinde gerçekleşeceğini öngörüyor" değerlendirmesinde bulundu. Çandır, Mayıs ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarında yaşanan aşağı yönlü hareketliliğin fiyat katılığının önüne geçebileceğini belirterek, bunun ise gıdada oluşan negatif yönlü ivmenin başta giyim ve ayakkabı grubu olmak üzere ana gruplara yansımasıyla gerçekleşebileceğini söyledi. SEBZE MEYVE CENNETİNDEKİ ARTIŞ DÜŞÜNDÜRÜCÜTÜİK verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde, Mayıs ayında tüketici fiyatlarında 0,90 oranında artış gerçekleştiğini belirten Ali Çandır, "Bu artış göz önüne alındığında ürünlerin bollaştığı bu aylarda sebze meyve cenneti Batı Akdeniz Bölgesi nin Türkiye ortalamalarının üzerinde bir enflasyona sahip olması düşündürücü" dedi. Batı Akdeniz in enflasyonda aylık bazda ikinci en pahalı alt bölge olduğunu belirten Çandır, "Bu durum, üreticilerin ürün kayıplarını ve girdi maliyetlerinin ağır yükünü tüketiciye yansıtmak durumunda kaldıklarının açık bir göstergesi. Bu nedenle gelin üreticinin omuzlarındaki yükü hafifletelim ki tüketici ucuz tüketebilsin" diye konuştu. BAHAR ALIŞVERİŞİ ENFLASYONA YANSIDIÜrün bazında yüzde 28,38 artışla limon, harcama grubu bazında ise yüzde 10,06 artışla giyim ve ayakkabı grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirten Çandır, bahara geçiş nedeniyle yapılan giyim ve ayakkabı alışverişinin enflasyona yansıdığını belirtti. Çandır, yeni sezon ürünlerin vitrinde yerini almasıyla birlikte nisan ayından bu yana giyim grubunda bir yükselişin olduğuna dikkat çekti. ÜRETİCİ EZİLMESİNÜreticinin son aylarda yaşanan sürekli hava değişimiyle birlikte ortaya çıkan ürün kayıplarını ve kur dalgalanmalarıyla durdurulamayan maliyet artışlarını ürüne yansıttığını, bu durumun da aylık bazda olmasa da yıllık bazda yine tarım ürünlerinin artışta ilk sıralarda yer almasına neden olduğunu vurgulayan Çandır, "Semt pazarları bir ekonominin aynası gibidir. Orada insanlar çantalarını doldurabildikleri ölçüde mutludur: Ancak son aylarda bakıyoruz ki mevsim sebze-meyvelerinin bile yanına yaklaşılamıyor ve haliyle de insanlar kısıtlı bütçeleriyle az miktarlarda ürün almak durumunda kalıyor. Hatta bakıyoruz ki tıpkı Avrupa da olduğu gibi insanlar taneyle domates, dilimle karpuz almaya yöneliyorlar, bunun başlıca nedeni yüksek fiyatlar" değerlendirmesinde bulundu. Cebindeki paranın dörtte birini gıdaya ayırmak zorunda kalan tüketiciyi rahatlatmanın yolu üreticiyi rahatlatmaktan geçtiğini söyleyen Çandır, "Bunun için de bir an evvel içinde bulunduğumuz seçim atmosferinden sıyrılıp tarım ve gıda ürünleri arzına yönelik tedbirleri almalıyız. Üreticiyi kur dalgalanmalarının ve girdi maliyet yükünün altında ezdirmemeliyiz" dedi. ÜRETİCİ RAHALARSA TÜKETİCİ RAHATLAREnflasyonu düşürmek için alınması gereken önlemleri sıralayan Çandır, şunları kaydetti:"Üreticilerin elinin para görmesi, tüketicilerinin ise tenceresinin ucuza kaynaması için tarladan başlamak üzere tüm üretim zincirini kapsayan önlemler paketi vakit kaybetmeden ele alınmalı. Örneğin ilk etapta vergi oranları yeniden düzenlenmeli, çiftçilerin kredileri yapılandırılmalı ve doğrudan girdi desteği sağlanmalı ki önce çiftçi nefes alabilsin. Aksi halde tüm dünyada gerileyen tarım ve gıda fiyatlarının bizdeki yüzde 13 lük seviyesinin aşağılara çekilmesi bizce güç görünüyor. Girdi ve maliyet desteği yanında, kamu otoritesinin özellikle toptancı hallerinde üretici-tüketici makasının açılmasını engelleyecek denetimleri artırmasının da hem üreticinin hem de tüketicinin yararına olacağına inanıyoruz".

Detaylar...