Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.39.142
Şuan 78 kişi online
Bugün 319 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

VALİ TÜRKER`DEN ZEYTİNPARK PROJESİ`NE DESTEK
Antalya Valisi Muammer Türker, Antalya Ticaret Borsası`nın 20 yıllığına Vakıflar Bölge Müdürlüğü`nden kiraladığı Vakıf Zeytinliği`nde incelemelerde bulundu. ATB ve Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Vakıf Zeytinliği`ni kente kazandırmak için 25 kurum kuruluşun katılımıyla Zeytinpark A.Ş`yi kurduklarını belirterek, korumaya alınan 2 bin 630 dekarlık alanda proje çalışmasının yürütüldüğünü bildirdi. Zeytinpark ana projesinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın SİT alanlarıyla ilgili çalışmasının tamamlanmasını beklediğini bildiren Çandır, alanın kente kazandırılmasıyla ilgili kısa vadede hayata geçirmeyi planladıkları projeye hakkında bilgi verdi. Çandır, Vali Türker`e doğa yürüyüşlerine açılacak Zeytinpark`ta yapılacak aktiviteleri anlatırken, öncelikle çocukları doğayla, yeşiller, zeytinle, toprakla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. "Antalya`ya nefes olmaya çalışıyoruz" diyen Çandır, Vali Türker`e destekleri nedeniyle teşekkür etti. ATSO Başkanı ve Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Davut Çetin, Konyaaltı Belediyesi Başkan Yardımcısı Edip Kemal Bahadır, Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, Kepez ve Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürleri`nin de bulunduğu ziyarette, projeyi not alarak dinleyen Vali Türker, Ali Çandır ve Zeytinpark Yönetimine alanı Antalya`ya kazandırmaları nedeniyle teşekkür etti. CAZİBE MERKEZİ OLACAKVali Muammer Türker, Vakıf Zeytinliği`nin Antalya`nın en merkezi yerlerinden biri olduğunu ancak alandan yeterince yararlanılamadığını belirterek, Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde kurum ve kuruluşların bölgeyi kente kazandırma arzusunda olduğunu kaydetti. 2 bin 630 dekarlık alanın sadece zeytin yetiştirilen bir yer değil aynı zamanda Antalya`nın sosyal, kültürel, sportif hayatına katkı sunacak bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken Türker, "Hazırlanan projelerle burada bir yaşam alanı oluşturmak hedefleniyor. Hedef kitle öncelikle çocuklar ve gençler" dedi. Çocuk ve gençlere yönelik kültürel, sportif faaliyetlerin yanı sıra eğitim çalışmalarının da yürütüleceği Zeytinpark Projesi`nin bir an önce hayata geçirilmesini dileyen Türker, başta Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Tarım Müdürlüğü olmak üzere tüm kurumların projeye her türlü katkıyı vereceğini söyledi. Türker, "Zeytinpark`ın yaşam alanı haline dönüştürme arzusu öne çıkıyor. Zeytinpark`ın hem Antalyalılar için hem çocuklarımız için hem de misafirlerimiz için cazibe merkezi olacağını söyleyebiliriz" diye konuştu.

Detaylar...

BAŞKANLARDAN TERÖRE KARŞI ORTAK BİLDİRİ
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sevimçok, ATSO toplantı salonunda bir araya gelerek, teröre karşı hazırladıkları ortak bildiriyi kamuoyu ile paylaştı. Ortak bildiriyi Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin okudu. Çetin, şunları kaydetti. “Hepimiz, büyük bir yas içerisindeyiz. Kalbimizde acıyla yaşıyoruz. İçimizden konuşmak gelmiyor, çünkü acımız konuşmaya izin vermeyecek kadar büyük. Gencecik vatan evlatları, arkalarında dul ve yetimler bırakarak, evlat acısına boğulan anne ve babalar bırakarak şehit oluyorlar.Bu büyük acı ve üzüntüye rağmen, Antalya İş Dünyası’nın temsilcileri olarak, büyük milletimize seslenmek istiyoruz. Vatanın bölünmemesi için hayatlarını feda eden kahraman şehitlerimizin isimleri, vatanın her yerinde sonsuza kadar yaşayacak ve her zaman minnetle anılacaktır. Şehitlerimizin çocukları, eşleri, aileleri büyük milletimiz için her zaman kutsal emanetler, milletimizin gurur vesilesi olarak kalacaklardır. Varlık nedeni taşeronluktan ibaret olan terör, suçlu-masum ya da dost-düşman ayrımı yapmaksızın, amacı sadece can almak olan insanlık dışı bir eylemdir. Hiçbir insani değere sahip olmayan, bu yüzden insanlık ve halk düşmanı olan teröre ve teröriste, bu toprakların insanları asla teslim olmaz ve pes etmez. Tarifsiz acısını yaşar ve kimse için etmediği dualarını bütün yüreği, vicdanı ve imanı ile şehitleri için eder. Terör, bu topraklarda yıllardır kendini göstermektedir. Ama hiçbir dönemde son 2 aydaki azgınlığını gösterememiştir. Siyaset kurumunun kendi kendini kilitlemesi ve bölgede yaşanan güvenlik zaafiyeti bu azgınlığa adeta kucak açmıştır. Unutulmamalıdır ki; hiçbir iktidar, hiçbir makam yiten canlarımızın saçının bir teli bile etmez. Tepeden tırnağa bütün siyaset erbabı bunu böyle bilmelidir. Bazı siyasilerin, bu tarifsiz acımızdan, fayda sağlamak için çabaladıklarını görmek bizleri daha da derinden üzmektedir. Vatan yangın yerine döndürülmüşken siyasilerden beklentimiz ülkeyi vasat siyaset tuzağından biran önce çıkarmalarıdır. Bunun ilk adımı da, milli iradenin bir bütün olarak tecelli ettiği yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin biran önce açılmasıdır. Terörle etkili mücadele, topyekun bir faaliyettir ve Meclisimizin burada önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Bu mücadelenin başarısından daha önemli ve hayati başka hiçbir konumuz yoktur. Terörü dizginlemenin yollarından biri kolluk kuvvetleri ise, diğeri de TBMM’nin aktif olarak çalışmasıdır. Hatırlanmalıdır ki; Kurtuluş Savaşı sırasında bile TBMM açıktı ve faaliyetlerini en etkili şekilde yerine getiriyordu. Bu yapılmazsa, kaybetmekte olduğumuz güven, sadece siyasetle sınırlı kalmayacaktır. Buradan, Hükümete ve siyasi liderlere sesleniyoruz. Ülkemizi yakan bu ateşin büyümesini izlemeyiniz ve artık söndürünüz. Bu görev en başta sizin görevinizdir. Siyasi liderlik toplumu yönlendirmek, çözüm bulmaktır. Toplumda gerilime ve çatışmaya yol açan siyasi gerilime son veriniz. Kürsülerde sarf edilen sert sözler toplumda galeyana ve şiddete dönüşmektedir. Siyasi partilerimiz bir araya gelerek bu ateşi söndürecek bütün önlem ve politikaları birlikte belirlemelidirler. Bugün bir araya gelinmeyecekse ne zaman gelinecektir? Diğer taraftan, son günlerde şehit cenazeleriyle birlikte yaşanan olaylar, bütün uyarılarımıza rağmen, etnik nefret ve bölünme tuzağına düşülmekte olduğunu göstermektedir. Sağduyu ile gösterilmesi gereken tepkiler, amacını aşmakta, galeyana, yakıp yıkmaya dönüşmektedir. Elbette hepimizin demokratik protesto hakkı vardır ve bu hakkı sonuna kadar kullanmalıyız. Ancak, otobüslerin taşlanması, dükkânların yakılıp yıkılması, masum insanların hedef alınması asla ve asla meşru görülemez ve gösterilemez. Memleketindeki terör belasından kaçmak ya da ekmek parası kazanmak için gurbete çıkan insanlarımıza toptan terörist muamelesi yapmak kabul edilemez. Bu olaylar katillerin tam olarak istediği ve terörün arkasındaki güçlerin memnuniyetle izlediği olaylardır. Tahrik ve galeyana kapılarak olaylar çıkaranlar, tepkilerini etnik nefrete dönüştürenler, bölge halkını terörün kucağına itenler, ne yaptıklarını bir kez daha düşünmeli, en azından şehit anne ve babaları kadar sorumlu ve erdemli davranmayı bilmelidirler. Bugün vatanı ve bayrağımızı seven herkesin göstermesi gereken asıl büyük fedakârlık, eline taş, sopa, silah almak değil, sağduyulu davranmak, serinkanlı olmaktır. Türkiye’nin geleceği, herkesin tepkisinden, öfkesinden daha önemlidir. Adaleti ve güvenliği sağlamak kişilerin değil, devletin görevidir, aksi halde ortaya çıkacak bir kaos ülkeyi felakete götürür. Dolayısıyla herkes sorumlu, itidalli davranmak zorundadır. Şimdi, teröre karşı hep birlikte Türkiye’yiz deme zamanıdır. Burada Antalya halkına da ayrıca seslenmek istiyoruz. Antalya dünya turizminin en önemli merkezlerinden birisidir ve dünyanın gözü üzerimizdedir. Antalya bu nedenle her zaman her konuda örnek olmak zorundadır ve Antalya’da yaşayan herkes bundan sorumludur. Kimsenin Antalya’da şiddet sahneleri sergilemeye hakkı yoktur. Galeyana gelerek yapılan şiddet içeren eylemleri Antalya’ya da Türkiye’ye de zarar vermektedir. Bu nedenle Antalya iş âlemi temsilcileri olarak bütün Antalya’yı asil bir sorumlulukla, sağduyu ve itidale davet ediyoruz. “ Başkanlar daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ülke yangın yerine dönmüş, insanlar evlat acısı yaşarken ekonomi konuşmanın içlerinden gelmediğini belirterek, terörün olduğu yerde, güven ortamının olmadığı yerde üretimden, yatırımdan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sevimçok da tepkilerin demokratik kurallar çerçevesinde yapılmasını istedi.

Detaylar...

POLATLI`NIN BAL KAVUNU YÖREX`TE
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde bu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 7-11 Ekim`de ziyaretçi ile buluşacak. Türkiye`nin dört bir yanında çeşitli kurum ve kuruluşların yer aldığı YÖREX`e Polatlı Ticaret Odası, Polatlı Belediyesi ile birlikte katılacak. Polatlı`nın bal kavunu YÖREX`te ziyaretçi ile buluşacak. Polatlı Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Sakarya, YÖREX`te 25 metrekarelik alanda bölgeye özgü ürünleri tanıtacaklarını belirtti. Sakarya destanında önemli bir yeri olan Polatlı`nın pek çok yöresel ürüne ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Sakarya, "Geçen yıl YÖREX`e ziyaretçi olarak katılmıştık. YÖREX`te ilk defa katılımcı olarak yer alacağız. Polatlı standında ilçemizin önemli ürünleri olan kavun, soğan ve ayçiçeğini tanıtacağız. Sakarya Destanında önemli yer alan Polatlı’nın tarihini de ziyaretçilere anlatacağız" dedi. YÖREX`in üretildiği veya yetiştirildiği yörenin adıyla anılan tarım ürünleri, gıda ürünleri, el sanatı ve sanayi ürünlerinin ulusal ve küresel ölçekte tanıtmasında önemli bir rol oynadığını kaydeden Sakarya, "Bizim ürünlerimizin tanıtımına da katkısı olacağını düşünüyoruz" dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bu yıl YÖREX`e katılımın yoğun olmasını beklediklerini belirterek, "Polatlı ilçemizin değerlerini YÖREX`te tanıtacak olmasından mutluyuz" dedi.

Detaylar...

ATB, KURBAN BAYRAMI ÖNCESİNDE HAYVANCILIĞI GÜNDEMİNE ALDI
ATB, KURBAN BAYRAMI ÖNCESİNDE HAYVANCILIĞI GÜNDEMİNE ALDIAntalya Ticaret Borsası Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi, Eylül ayı toplantısında Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık satış noktalarının yeri, sterilizasyonu ve hijyen koşulları ile hayvan refahı konularını gündemine aldı. Komite üyelerinin yanı sıra ilgili kurumların temsilcilerinin de bulunduğu toplantıda, et ve kurbanlık fiyatlarının yanı sıra hayvancılık politikaları konuşuldu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül`ün moderatörlüğünü yaptığı toplantı, Bülbül`ün terörü kınamasıyla başladı. İtidal çağrısında bulunan Halil Bülbül, "Hepimiz bu topraklarda kardeşçe yaşacağız" dedi. KASAPLAR RAHATSIZ Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Süleyman Kaçaroğlu, et fiyatında ciddi bir dengesizlik olduğunu belirterek, "Kasaplar rahatsız" dedi. Dana kilogram fiyatının 27 Lira`yı bulunca ithal etle fren yapılmak istendiğini belirten Kaçaroğlu, "İthal etle kargas etin fiyatı 23 Lira`ya kadar düştü. Dışarıdan gelen et yetersiz olunca fiyat tekrar 26 liraya çıktı. Et döviz kuru gibi. Ette istikrar sağlanmalı" dedi. Kurban kesimi yapılırken özellikle büyükbaşta bilinçsiz davranıldığını kaydeden Kaçaroğlu, "Kesimden sonra et ortaklar arasında pay edilirken yüzde 15-20 oranlarına varan zaiyat oluyor. Bu nedenle daha dikkatli ve bilinçli davranmak gerekiyor" dedi. Kaçaroğlu, piyasada kurbanlık büyükbaş kargas fiyatının 16 lira civarında olduğunu belirtti. İSTİKRAR YOK Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, 26-27 Lira`ya çıkan etin bıçak fiyatının ithal etin gelmesiyle 23-24 Lira`ya düştüğünü belirterek, "Ancak şimdi tekrar 25 Lira`lara çıktı" dedi. İthalatçı bir ülke haline geldiğimizi kaydeden Sönmez, "Üreticinin gözetilmesi lazım. Yoksa bu kısır döngü aynen devam eder" dedi. Yıllarca sütün para etmediğini belirten Ata Sönmez, "Süt para etmeyince anacı kestik danayı nereden bulup yetiştireceğiz. Bugün süt para ediyor ama bu 3 yıl sonra meyvesini verir. Süt bir sene para ediyor bir sene yerlerde sürünüyor. Süt politikası yok, fiyat istikrarı yok. Sütün sürekli desteklenmesi lazım" diye konuştu. Kurban satışlarının bu yıl ağır gittiğini bildiren Ata Sönmez, "Kurban canlı kilogram fiyatı 16 lira kesim ücreti, hizmet bedeli binince 19 liraya geliyor" dedi. "ETTE SIKINTI VAR" BALONU UÇURULUYOR Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Metin Yaraşcı, "Sorunların çözümü üretimden geçiyor" dedi. Et piyasasının lokomotifinin süt ve yem olduğunu belirten Yaraşçı, doların artışı nedeniyle yemin çuvalının 2 lira zamlanmasına karşın et ve süt fiyatlarında değişiklik olmadığını belirtti. Her yıl kurbana iki ay kala "ette sıkıntı var" balonunun uçurulduğunu kaydeden Yaraşçı, “Dışarıdan et ithalatı izni alındığı gün bizim etimizin fiyatı düşüyor. Kurban işi yapanın da üretenin de para kazanması lazım. Dana ve inek et fiyatları yakın olduğundan damızlıklar kesime gidiyor. Bunun acısını 1-2 yıl sonra göreceğiz" dedi. Yaraşçı, üreticinin malını gerçek değerinde satması için borsa kurulması gerektiğini vurguladı. AİLE İŞLETMELERİ DESTEKLENSİNVeteriner Hekimleri Odası Başkanı Muammer Saygılı, "sürdürülebilir hayvancılık politikasına ihtiyacımız var" dedi. 10 yılda bir gelen krizin hayvancılık sektörünü vurduğunu belirten Saygılı, "Hayvancılık bitme noktasına geldi" dedi. 20- 30 yıldır hayvan ihracatı yapılırken şimdi ithal eder duruma gelindiğini anlatan Saygılı, “Krizler önce her nedense hayvancılığı vuruyor. Avrupa Türkiye`yi pazar haline getirmek istiyor çünkü domuz eti tüketiyor ve elindeki diğer eti Türkiye`ye satmak istiyor. Bakanlık sanayi tipi işletmeciliği destekliyor ama aile tipi işletmecilik desteklenmeli. Ette spekülasyonlar bilinci olarak yapılıyor. Arz talep dengesinin oluşturulmasıyla bu tip spekülasyonların önüne geçilebilir" diye konuştu.Kurban Bayramı`nda daha ucuz olduğu için dişi hayvanların tercih edildiğine dikkat çeken Saygılı, "Kurbanda dişi hayvan tercih edilmemeli. Kurbanlık olsun diye, hayvanın yavrusu attırılıyor, dişi sökülüyor. Veterinerler kurban satış yerlerini sıkı denetlemeli" dedi.TRİLYONLUK RANTKasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, kurbanda dişi kesiminden kaçınılması uyarısında bulundu. Yardımcı, ette ithalata karşı olduğunu belirterek, "İthal et gelince önce aile tipi işletmeler yok oluyor" dedi. Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Antalya`nın acilen hayvan pazarına ihtiyacı olduğunu belirterek, Antalya`da kurbanlık sıkıntısı olmadığını belirtti. ATSO Meclis Üyesi Hasan Taş, kurumların işbirliği yaparak Antalya`ya hayvan borsası kazandırması gerektiğini söyledi. SATIŞ ALANLARI KÖTÜAntalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya nüfusu ve geçen yıl kesilen kurbanlık hayvan sayılarına bakıldığında belediyenin düzenlediği satış alanlarının azaltıldığını belirtti. Öztürk, kurban için oluşturulan alanların fiziki şartlarının çok sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.Toplantıya katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Döşemealtı Belediyesi`nden temsilciler hayvan sağlığı ve kurban kesim yerleriyle ilgili aldıkları önlemleri anlattı.

Detaylar...

ERZİNCAN YÖREX`E HAZIR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Erzincan’ın yöresel ürünlerine ev sahipliği yapacak. Erzincan, YÖREX`te yöreye özgü Coğrafi İşaretli ürünleri Erzincan Tulum Peyniri, Erzincan Bakır El İşlemeciliği, Cimin Üzümü ve diğer yöresel ürünlerini tanıtacak.Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sarak, geçen yıl da YÖREX`e katıldıklarını belirterek, bu yıl 7-11 Ekim tarihleri arasında Antalya EXPO Center`da düzenlenecek YÖREX için tüm hazırlıkları tamamladıklarını bildirdi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle YÖREX’e katılacaklarını söyleyen Sarak, “Erzincan, ekonomik getirisi ve değeri olan, tanıtımına da büyük katkı sağlayan Tulum Peyniri, Bakır El Sanatları, Cimin Üzümü, Erzincan Balı, Erzincan Maden Suyu, Dermasyon Fasülyesi, Tava Leblebisi ve diğer yöresel ürünleriyle YÖREX`te olacak. Tulum peyniri bölgemizde 7 bin kişiye istihdam sağlaması, Cimin Üzümü tüm Türkiye`de çok beğenilen bir tat olması ve bakır işlemeciliği müthiş bir el emeği ve göz nuru olması nedeniyle Erzincan`ın tanıtımına ve ekonomisine büyük bir katkı sağlamaktadır" dedi. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER YÖREX’TEYÖREX`e yöresel ürünlerin tanıtımı ve ekonomik değerini artırmak amaçlı katıldıklarını bildiren Süleyman Sarak, yöresel ürünler için iyi bir pazar oluşturmanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi. YÖREX BİLİNİRLİĞİ ARTIRDIGeçen yıllarda da YÖREX` e katıldıklarını vurgulayan Erzincan TSO Başkanı Süleyman Sarak, YÖREX`te tanıtımını yaptıkları yöresel ürünlerle ilgili önemli iş bağlantıları yapıldığını ve yöreye özgü ürünlerin yurt genelinde ciddi anlamda ilgi gördüğünü bildirdi. YÖREX`in yöresel ürünlerin tanıtılmasında önemli olduğunu vurgulayan Sarak, "7-11 Ekim tarihleri arasında Antalya EXPO Center`da Erzincan`ımızı en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyorum" dedi.

Detaylar...

ROMANYA`DAN ANTALYALI GİRİŞİMCİYE YATIRIM ÇAĞRISI
Romanya Arges Bölge Konseyi Başkanı Florian Tecau, Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü (PSP) Başkanı Florian Dudu, Arges Bölge Konseyi Uluslararası İlişkiler Müdürü Roxana Stoenescu, Finans Direktörü Carmen Mocanu, Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü Genel Sekreteri Cristian Marica, Akdeniz Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hüseyin İnce ve Akdeniz Belediyeler Birliği Başkan Danışmanı Adlıhan Dere ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül`ün de bulunduğu ziyarette, Ali Çandır konuk heyete Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı`nın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Tarımsal hasılanın yüzde 8`ini Antalya`nın oluşturduğunu, kışın yaş meyve ve sebzenin yüzde 80`inin Antalya`dan sağlandığını belirten Çandır, "Antalya her ne kadar turizm kenti olarak bilinse de tarımın da başkenti" dedi. Romanya`nın küreselleşen dünyaya Türkiye`den sonra girdiğini ancak Avrupa Birliği üyeliğiyle öne geçtiğini belirten Çandır, "Sizleri kutluyoruz" dedi. Son dönemde Romanya`dan ticaret ve teknoloji yatırımlarına ilişkin iyi haberler geldiğini kaydeden Çandır, "Potansiyel olarak baktığımızda birbirimizi tamamlayan iki ülke olabiliriz. Umuyoruz yaptığımız bu görüşmeler iki ülke arasındaki işbirliğinin gelişmesine faydalı olur" dedi. İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ Romanya Arges Bölge Konseyi Başkanı Florian Tecau, Türkiye ili ticari ilişkilerin gelişmesinden yana olduklarını belirterek, ziyaretleri bu çerçevede sürdürdüklerini söyledi. Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü Başkanı Florian Dudu da Romanya`da Türk girişimcinin yatırım yapabileceği pek çok alan olduğunu belirterek, Türk girişimcileri Romanya`ya davet etti. Ali Çandır, ziyaretleri anısına Tecau ve Dudu`ya seramik kaftan, Romanya heyetine ise Antalya`nın yöresel lezzeti tavşan yüreği zeytin hediye etti. Tecau ve Dudu, konukseverliği nedeniyle Ali Çandır ve yönetimine teşekkür etti.

Detaylar...

ÇANDIR’DAN ZAFER BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 93’üncü yıl dönümü nedeniyle yayınladığı mesajda, birlik ve beraberlik vurgusunda bulundu. Başkomutan Gazi Mustafa Atatürk önderliğinde 93 yıl önce kazanılan zaferin çağdaş Türk devletini kurmaya yönelik atılan en önemli adımlardan biri olduğunu belirten Çandır, zaferin aynı zamanda “ulus” olma bilincinin en güzel örneklerinden olduğunu kaydetti. Şehit ve gazilerimiz sayesinde vatan yaptığımız bu toprakların yine zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Çandır, kimsenin kimseyi öteki görmediği, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir ülke özlemini dile getirdi. Barış ve kardeşlik mesajı veren Ali Çandır, her zaman bir olmaya diri olmaya mecbur olduğumuzu yoksa tarih sayfalarına geçecek bir millet olarak kalacağımızı kaydetti. Çandır mesajında, “Büyük zaferin 93’üncü yıl dönümünde Türk milletinin Zafer Bayramı’nı kutluyor, önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatanımız uğuruna canını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz” dedi.

Detaylar...

ATB AĞUSTOS AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı,  Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis’te konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İÇİMDEN GELMİYOR Ekonomi, üretim, ticaret ve kentin sorunları, riskleri ve fırsatlarını konuşmak, tartışmak ve önerilerini karar vericilere iletmek istediğini ancak içinde bulunduğumuz durum nedeniyle değerlendirmede bulunmayacağını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi: “Pahalı TL döneminden, ucuz TL dönemine savrulan ekonomimizin, toplumumuzda yarattığı tahribatı, ABD, AB ve Çin merkez bankalarının faiz ve parite politikalarının ülkemize olan yansımaları, ekonomimizdeki yatırım, istihdam, enflasyon ve büyüme zorlukları, sektörümüzdeki üretim, maliyet ve rekabet sorunları, canlı hayvan ve et ürünleri fiyatlarında yaşanan yok edici dalgalanmaları, Ticaret ve Sanayi Odamızın şehrimize kazandırmış olduğu Antalya Kültür Sanat ‘ı, Eylül başında başlayacak olan 22. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali ‘ni ,  Anadolunun bağrından kopup gelen ürünlerin sergileneceği 6.YÖREX ‘i, Zeytinpark ‘da yaptığımız çalışmaları, açılışına 240 gün kalan EXPO 2016 ‘yı, Kasım’da yapılacak olan G20 liderler zirvesini, kentimizin kangren haline gelen sorunlarını: Atatürk Parkını, Lara Kent Parkını, Konyaaltı plajlarımızı, orman ve çevre tahribatında sınır tanımayan taş ocaklarını,  dünyada en pahalı akaryakıtı neden bizim tükettiğimizi tartışmak, çözüm önerilerimizi sizler ve kamuoyu ile paylaşmak isterdik. Ancak son dönemde ülkemize yaşatılanlardan sonra bu konuları konuşmak içimizden gelmiyor. Biz isterdik ki iş dünyasını, ekonomiyi ve ticareti konuşalım. Biz isterdik ki yatırım, istihdam ve büyüme konularını detaylarıyla analiz ederek önerilerimizi paylaşalım. Ama gelin görün ki, bu temel konular, artık bizim için bile tali durumda kalmış ve önemini yitirmiştir.” ACILARI ÖNLEYEMEDİK Ankara’da siyasetin 7 haziran günü milletin çıkarttığı hesabı, millete düzelttirme dayatmasıyla uğraştığını belirten Çandır, bu sırada palazlanmış terör örgütlerinin hiçbir insani değer tanımaksızın can alma, ocak söndürme yarışına girdiğini belirtti. Çandır, “Yiten canlarımızın ve sönen ocaklarımızın acısı yüreğimizi dağlamaktadır. Bütün şehitlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimize yaşatılan bu acıları ve bu ölümleri önleyemedik.  Şehitlerimiz ve yakınları, bizleri affetsinler” dedi. Başta karar vericiler olmak üzere toplumun tüm kesimini aklıselim ve sağduyulu olmaya çağıran Ali Çandır, şunları kaydetti: “Siyaset her ne kadar ülke hükümetsiz değil, işler yolunda, tıkır tıkır işliyor, gece gündüz demeden bunun için çalışıyoruz, bütün tedbirleri alıyoruz, kriz mriz yok dese de. Ekonomik, politik ve toplumsal göstergeler bu söylemleri hiçbir şekilde teyit etmemektedir. Artık bizim ne bir üst akla, ne de bir tek akla ihtiyacımız var. “Ben ne dersem o” mantığına da ihtiyacımız yok. Çok daha fazla aklıselim ve sağduyu ile düşünme ve hareket etme zamanındayız. Ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve birlikte hareket etme gücümüzü şimdi hayata geçirmeyip de ne zaman geçireceğiz? Hiçbir iktidar, hiçbir makam ve hiçbir servet, yiten canlarımızın saçının bir teli bile etmez. Tepeden tırnağa bütün herkes böyle bilmelidir. Milletimiz ne bu acıları yaşamayı, ne de hesap düzeltme dayatmasını hak etmemektedir.  Dünya medyasını biraz takip edenler bilirler, aslında hiçbirinin gündeminde yokuz. Adeta yıllar boyunca karıştırılıp,  bir kenara karma karışık bırakılmış vaziyetteyiz. Onlar; son 7 yıldır bir taraftan ekonomide ve ticarette yaşadıkları krizi aşıp, bilim ve teknoloji desteğiyle, yeni bir eğilim yakalamaya çalışırken, diğer taraftan da özgürlükleri, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği baş gündemleri yapmaya devam etmektedirler. Gelişmiş dünyanın karar vericileri, politikacıları ve yöneticileri; ekonomilerindeki kötüye gidişin üstünü örtmeye değil, çözümünü bulmaya çalışmaktadırlar. Bizim de karar vericilerimizden bu yönde çaba sarf etmelerini talep etme hakkımızın olduğunu düşünmekteyiz.” 2016’YI DA KAYBEDİYORUZ Ekonominin gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandır, kaybedilen yıllara 2016’nın da ekleneceğini söyledi. Çandır, “Göz göre göre, kayıp yıllarımıza 2015’i de ekledik ve adım adım 2016’yı da kaybetmeye doğru gidiyoruz. Büyümekten vazgeçtik, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Yaşadıklarımızdan ve somut olaylardan yola çıkarak yaptığımız bu tespitler, belki bazılarını memnun etmeyecektir. Ancak ortalık yangın yerine döndürülmüşken, kimseyi memnun etmek gibi bir lüksümüz de yoktur diye düşünmekteyiz. Unutmayalım ki; amacımız, kaderimiz ve geleceğimiz ortaktır. Bu tespitlerimizi ve değerlendirmelerimizi, aynı müreffeh ve mutlu kader ile aynı gelecek adına yapmaktayız” değerlendirmesinde bulundu. NEFRET HAKKIMIZ YOK Anadolu topraklarında kimsenin birbirinden nefret etme lüksünün olmadığını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi: “Kendimize vatan bellediğimiz bu topraklarda hiçbirimiz, diğerine kin ve nefret besleme, diğerini düşman olarak görme hakkına sahip değildir. Çünkü biliyoruz ki, aksi halde topluca intihar etme yolunu seçmişiz demektir. Bu yol sadece gerçek düşmanlarımızı memnun eder. Hiçbirimiz bu yoldan mutlu ve mesut olarak çıkamayız. Hala son çıkışı kaçırmış durumda değiliz. İnsan eliyle getirilmiş bu durumdan yine aklıselim insan eliyle çıkma fırsatımız vardır. Kaybettiğimiz canları yerine koyamayız, çektiğimiz acıları yok edemeyiz. Ama bunlardan doğru dersler almayı artık becerebilmeliyiz. Pusuyla, şiddetle ve silahla sonuç alma sapkınlığından, bizden olmayanları düşmanlıkla ve hainlikle suçlama bağnazlığından kurtulabilmeliyiz. Çünkü ancak o zaman bu gidişatı tersine döndürebiliriz. Vatanımızın ve milletimizin bekası, bu zemini yakalamak için her türlü çabaya değer. Bu uğurda hepimize görevler düşmektedir ve bizler bu görevi yerine getirmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.” KOALİSYON TABLOSU Önümüzde erken seçim olduğuna  dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Ancak, bu seçim ve bundan sonra uzunca bir süre daha ülkemizin koalisyonlarla idare edileceği konusunda hemen hemen bütün kamuoyu araştırma şirketleri hem fikirdir. Bazı ağızlar ekonomide orta gelir tuzağından bahsederken, bizler adeta vasat siyaset tuzağına düşürülmüş durumdayız. Bütün gelişmiş dünya bilir ki, koalisyon; ortak akıl, uzlaşma ve birlikte yönetme demektir. Bu kapsayıcılık cesaret ister, bilgi ve birikim ister. Her kim ki, kapsayıcı, katılımcı ve birlikte yönetimi içeren koalisyona; kaostur ve kabustur diyorsa onun gelişmiş dünyada yeri yoktur. Çünkü: Son 60 yıldır Avrupa, bu anlayışa sahip koalisyonlarla yönetilmekte ve yönetişim aşamasına geçme gayretindedir. Böyle sağlanan istikrar, bünyesinde sürdürülebilirliği de barındırır. Sürdürülebilirlik; bugünkü neslin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin ihtiyaçlarından taviz vermeden karşılayabilmektir. Ancak bu koşula sahip istikrar, anlamlıdır. Koalisyonla asla olmaz demek, tüm bu gerçekleri inkar etmek ve yok saymak demektir. Bu tür yok sayışlarla başımıza geleceklerin örneklerini geçmişte sıkça yaşadık. Aynı yanlışları defalarca tekrar edip farklı sonuçlar beklemek, akıl ve mantıkla bağdaşmaz.” MECLİS ADINA BARIŞ ÇAĞRISI Antalya Ticaret Borsası Meclisi adına barış ve birlik çağrısında bulunan Başkan Ali Çandır, şunları söyledi: “Borsamız meclisinden kamuoyuna çağrımızdır; gün elde silah birbirimizi vurma, yollarda pusuyla canlarımızı alma, kentlerimizde tuzakla birbirimizi boğazlama ve linç etme günü değildir. Bir üst akılın ya da tek akılın günü hiç değildir. Bu toprakların mayasını oluşturan ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve nihayet birlikte hareket etme kapsayıcılığımızı bir kez daha hayata geçirme günüdür. Hiçbirimiz düşman ya da hain değiliz! Doğuştan gelen özelliklerimiz, farklılıklarımız ve kimliklerimiz hepimizin zenginliğidir. Bir siyaset aracı, malzemesi ve dolgusu asla değildir. Bu seçim döneminde siyasilerden beklentilerimiz; doğuştan gelen özelliklerle değil, bilginin, aklın ve deneyimin imbiğinden geçirilmiş zeka ürünü politikalarla bizim karşımıza çıkmalarıdır.” 

Detaylar...

600 YILLIK MAKEDON KURABİYESİ YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, birbirinden farklı lezzet ve el emeği göz nuru ürünleri bir araya getiriyor. Anadolu`nun yöresel ürünlerine değer katan YÖREX, doğudan batıya güneyden kuzeye çok sayıda ili buluşturuyor. YÖREX`e bu yıl Alaçatı Köy Kurabiyecisi, 10 farklı ürünle katılıyor. Alaçatı Köy Kurabiyecisi sahibi Metin Demirbağ, YÖREX`e ilk defa katılacaklarını belirterek, "YÖREX`te tarihi geçmişi 600 yüzyıllık olan Makedon kurabiyesini ziyaretçilerle buluşturacağız" dedi. Balkanlarda uzun süren çalışmalar yaptıktan sonra yöresel bir çok değeri gün yüzüne çıkardıklarını kaydeden Demirbağ, "Bizim ürünlerimizde katkı maddesi yok. Pastacılık yağları kullanılmıyor, yumurta yok. 21 çeşit baharatlı özel kurabiyemizi şeker ilavesiz yapıyoruz" diye konuştu. Alaçatı tarihi değirmenlerinin karşısında faaliyet gösterdiklerini, şubelerinin olmadığını bildiren Demirbağ, "Türkiye`de organik kurabiye üretebilen tek kurabiyeciyiz" dedi. Demirbağ, YÖREX`e, damla sakızlı reçel, damla sakızlı Türk kahvesi ve kurabiyelerle katılacaklarını söyledi.

Detaylar...

GLUTENSİZ TARHANA YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı 7-11 Ekim`de EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı, sofraların vazgeçilmezi tarhanaya ev sahipliği yapacak. Bir çok yöreden değişik yöntemlerle yapılan tarhanaların sunulacağı YÖREX`te TarhanaBaba da yöresel lezzetini ziyaretçilerle paylaşacak. TarhanaBaba sahibi İsmail Yeldanlı, 1974 yılından bu yana "şifalı içecek" olarak tanıtımını yaptıkları tarhanayı damak tadına sunduklarını belirterek, "YÖREX`te de sıcacık tarhanamızı ziyaretçilere sunacağız. YÖREX`e başından beri katılıyoruz bu sayede çok geniş bir kitleye ulaştık. YÖREX bizleri ufuk anlamında Türkiye ve yurt dışına açan bir fuar. Yöreseli en iyi anlatan buradaki firmalarla birlikte YÖREX daha ileriki yıllarda hakkettiği noktalara gelecektir" diye konuştu. Tarhananın sütten kesilmiş bebekler için ek besin olarak kullanıldığını, okul öncesi ve okul çağındaki çocukları hastalıklardan koruyucu özelliğe sahip olduğunu belirten Yerdanlı, "Sindirimi kolay besinler yönünden oldukça zengin olan tarhana çorbası nesilden nesile değer kazanıyor" dedi. TarhanaBaba`nın fast food kültürünün yoğun olduğu döneminde sağlıklı beslenme konusunda herkesi uyarma misyonu bulunduğunu belirten Yerdanlı, "Yöresel Ürünler Fuarı`nda standımızı ziyaret eden herkese bunu anlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Bu yıl YÖREX`te glutensiz tarhanayı ziyaretçilere sunacaklarını bildiren İsmail Yerdanlı, "Bu yıl konseptimize glutensiz tarhanayı da ekleyip gluten konusunda çok muzdarip olan kişilerden gelen isteklere cevap vereceğiz. Domatesi, kırmızı ve yeşil biberi, soğanı, yoğurdu, nanesiyle tam fermanteli bir ürün yapmaktayız. Onun içinde `Annelerden sonra ikinciyiz` diyecek kadar iddialıyız" dedi.

Detaylar...

SARAY MUTFAĞININ VAKFIKEBİR TEREYAĞI YÖREX`TE
Trabzon`un tarihi ilçesi Vakfıkebir`in tereyağı YÖREX`te ziyaretçilerle buluşacak. Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde bu yıl 7-11 Ekim`de düzenlenecek YÖREX, TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle gerçekleşiyor. İskenderoğlu Süt Ürünleri sahibi Adem İskenderoğlu, her yıl katıldıkları YÖREX`e bu yıl da Karadeniz`in yaylalarında otlamış hayvanların tereyağı, peyniri ve süt ürünleriyle katılacaklarını bildirdi. Beş kuşaktır Vakfıkebir tereyağını ürettiklerini bildiren Adem İskenderoğlu, "Vakfıkebir Osmanlı saray mutfağının tereyağı tedarikçisiydi. Şimdi bu lezzeti bizler sunuyoruz. Vakfıkebir tereyağı tadı ve aromasıyla diğer ürünlerden farklıdır" dedi. YÖREX`e katılanların tereyağına olağanüstü ilgi gösterdiğini kaydeden İskenderoğlu, "YÖREX`ten bize geri dönüşler çok iyi" dedi. YÖREX sayesinde ulusal marketlerle iş bağlantıları sağladıklarını bildiren Adem İskenderoğlu, "YÖREX`le satış ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Detaylar...

ZEYTİN LOKUMU YÖREX`TE
Türkiye`nin büyük yerli malı tanıtım organizasyonu YÖREX, 7 Ekim`de kapılarını açıyor. Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Ayvalık zeytinlerine ev sahipliği yapacak. Ayvalık Köklü Zeytinyağları Sahibi Mustafa Kürlek, 1922 yılında mübadele ile Midilli`den Ayvalık`a yerleşen dedelerinin mesleği zeytinciliği devam ettirdiklerini söyledi. YÖREX`te taş baskı soğuk sıkım erken hasat zeytinyağı ile katılacaklarını bildiren Köklü, "Ürünlerimiz doğal yöntemlerle işleniyor. 2015 yılında 8. Ulusal Zeytin Dostu Derneği zeytinyağı kalite yarışmasında madalyaya layık görülen zeytinyağlarımızı YÖREX`te ziyaretçilerle buluşturacağız" dedi. Türkiye`de ilk kez zeytin lokumu yaptıklarını bildiren Mustafa Kürlek, "Yüzde 100 pancar şekeri ile önce zeytinin reçelini yapıyoruz ardından lokumu yapıyoruz" dedi. Zeytin sabunu, az tuzlu Ayvalık yuvarlama zeytini de ziyaretçilerle buluşturacaklarını bildiren Kürlek, "Zeytin severleri YÖREX`e bekliyoruz" dedi.

Detaylar...