Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.39.142
Şuan 74 kişi online
Bugün 319 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

6. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar Birliği`nin desteğiyle bu yıl 6`ncısı 7-11 Ekim`de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX hazırlık çalışmaları başladı. 6. YÖREX Danışma Kurulu toplantısı, ATB Toplantı Salonu`nda yapıldı. Toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATSO Başkan Yardımcısı Mustafa İssi, ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu`nun yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Kumluca Ticaret Borsası, KUTSO, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ticaret İl Müdürlüğü, AESOB, AKTOB, POYD, BAKA, BAKSİFED, BAGEV, TSE, ANFAŞ`tan temsilciler katıldı. YÖREX HEDEF BÜYÜTTÜToplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, kurumların desteğiyle Yöresel Ürünler Fuarı`nda önemli yol kat ettiklerini belirterek, "Geçen 6 yıllık sürede, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli gelişme sağlandı. Gerek sanal ortamda gerekse fiziki alanda yöresel ürünlerin satışı canlanmış, bu konuda önemli yatırımlar gelişmiştir" dedi. Tüm çabalarına rağmen yöresel ürünlerin korunmasıyla ilgili yasal düzenlemelerde eksiklikler bulunduğuna dikkat çeken Çandır, "Yöresel ürünlerle ilgili çıkması gereken kanunun çıkmamış olması hala büyük eksiklik" dedi. Geçen yıl YÖREX`e 114 bin 180 ziyaretçinin geldiğini, bu yıl hedef büyüttüklerini kaydeden Ali Çandır, "Gerek oda ve borsalarımız, gerek belediye ve il müdürlüklerimiz, gerekse üniversitelerimizin katkısıyla YÖREX Türkiye`nin en sevilen, en sempatik fuarı oldu" dedi.GENLERE BAKALIMAnadolu`nun 12 bin yıllık emanetini gelecek nesillere aktarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, "Hepimiz zaman zaman yeni neslin tüketim alışkanlıklarının deforme olmasından dertleniyoruz. Sadece dertlenmek yerine YÖREX gibi bir çalışmayı geliştirerek Anadolu`nun genlerinde olan tüketim alışkanlıklarını harekete geçirebiliriz. Bize ait olanı tüketerek hem insanımıza iş, hem yörelerin tanıtımını sağlayabilir, hem de ekonomimize can verebiliriz" diye konuştu. Çandır, Anadolu`da coğrafi işaret alabilecek 2500 ürün bulunurken sadece 178`inin tescillendiğine dikkat çekti. Fuarın çıkış hikayesini de anlatan Çandır, TOBB`un `kriz varsa çare de var` temasıyla ekonomiyi canlandırmak için başlattığı çalışmanın ardından Türkiye`nin değeri olan kıyıda köşede kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünleri tekrar ekonomiye kazandırmak için YÖREX`i başlattıklarını söyledi. Çandır, "Türkiye`nin kılcal damlarları olan kırsal ekonomiyi canlandırarak ekonomiye can vereceğini düşünüyoruz" dedi. NEW YORK 5. CADDE HEDEFİAvrupa`da 55-60 milyar liralık yöresel ürün üretimi bulunduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Bunun yaklaşık yüzde 30`u ihraç edilebiliyorsa, bizim de topraklarımızdaki yöresel ürünleri önce kendi insanımıza tanıtıp sonra dünya insanlarının beğenisine sunmamız gerek" dedi. Bu yıl Kalkınma Bakanlığı`nın da yoğun desteğiyle fuarın bir adım ileriye gideceğini söyleyen Çandır, yapılan hazırlık çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çandır, "New York. 5. Cadde`de Türkiye Yöresel Ürünler Mağazası açtığımız gün fuarımızı başarıya kavuşturmuş olacağız" dedi. KURUMLARDAN DESTEKToplantıya katılan Danışma Kurulu üyesi kurum temsilcileri, YÖREX`e desteğini bildirirken, fuara katılımcı ve ziyaretçi sayısının artırılması için destek sözü verdi. Fuarın Antalya`nın markalaşmasına da katkı sağladığına dikkat çeken temsilciler, Ali Çandır ve Antalya Ticaret Borsası`na böyle bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür etti.

Detaylar...

ENFLASYON DÜŞÜŞÜNDE SÜREKLİLİK BEKLENTİSİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0,09 oranında artış gösterdiğini belirten Ali Çandır, "Aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde ise azalma gerçekleşti ve oranı yüzde 0,32`ye karşılık geldi. Aylık bazda üretici fiyatlarının aşağı yönlü olması ve bunun ileride tüketicilere yansıyacağı düşünüldüğünde, mevcut durum umut vericidir" dedi. Enflasyonun yıllık bazda değerlendirildiğinde Temmuz`da TÜFE’de yüzde 6,81, ÜFE’de ise yüzde 5,62 artış olduğu görüldüğüne dikkat çeken Ali Çandır, "Beklentilerin 0,05-0,10 bandında yukarı yönde olduğu düşünüldüğünde, TÜFE`deki gerçekleşme, beklentilere yakındır. Ayrıca tüketici fiyatlarında yüzde 7`nin altında gerçekleşen fiyat artışı Mayıs 2013 rakamlarına geri dönüldüğünün bir işaretidir ve bu da sevindiricidir" değerlendirmesinde bulundu.Sebze ve meyve fiyatlarının aşağı seyir izlemesinde tarla üretiminin rolüne dikkat çeken Ali Çandır, "Özellikle yaz aylarında tarla ürünlerinin pazarlara inmesiyle birlikte gıdadaki son iki aydır süre gelen negatif seyir bu ay da etkisini korudu ve bu durum fiyatlar genel düzeyine yansıdı" dedi. EN UCUZ BEŞİNCE BÖLGEYİZ Temmuz ayında enflasyonun ülke genelinde yukarı yönlü olmasına karşın Batı Akdeniz Bölgesi’nde negatif yönlü olduğunu kaydeden Ali Çandır, "Tüketici fiyatlarında bir gerileme yaşanırken, aylık fiyatların düşüş oranı yüzde 0,17 şeklinde gerçekleşti. Bölgenin yıllık bazdaki fiyat artışı ise yüzde 6,37 oldu. Fiyatlar genel seviyesindeki bu rakamlar temel alındığında, geçtiğimiz ay Batı Akdeniz`in Türkiye geneliyle ayrıştığı ve bir gerilemeye sahip olduğu söylenebilir. Bölge enflasyon rakamlarına ilişkin belirtilmesi gereken bir diğer nokta ise Batı Akdeniz`in ülkenin en ucuz beşinci bölgesi içerisinde yer aldığıdır" dedi. EKONOMİ DİKEN ÜSTÜNDEEkonominin en önemli göstergeleri arasında yer alan manşet enflasyon yanında çekirdek enflasyonun da önemini koruduğunu kaydeden BAGEV Başkanı Çandır, son aylarda fiyatlarda görülen düşme eğiliminin sürekli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Çandır, şu değerlendirmede bulundu:"Yüzde 7,31 oranında artışın gerçekleştiği çekirdek enflasyon, ilgililerin daha fazla odaklanmasını gerektirecek bir durumu işaret etmekte. Zira halen daha hükümetin kurulamamış olması ve son günlerde görülen terör olaylarındaki artış tüm ekonomik aktörleri diken üstünde tutmakta. Özellikle üreticilerin yatırım yapma konusundaki tedirginliği bir an evvel en az seviyelere çekilip son aylarda fiyatlarda görülen düşme eğilimi sürekli hale getirilmelidir. Son iki üç aydır uzmanların fiyat artışı beklemelerine karşın, bunun tam tersi şekilde sonuçlanması, yani fiyatların negatif seyirli olması, fiyatlar konusundaki iyimserliği ortaya koymaktadır. Bu iyimserliğin sürekli hale getirilmesi ise ancak ve ancak tüm belirsizliklerin giderilmesine bağlıdır. Bir başka cepheden değerlendirmek gerekirse, görünen o ki ihracat düşüşüyle birlikte ortaya çıkan dış ticaret açığındaki artışlar, turizm gelirlerindeki azalmalar, imalat sanayindeki son dönem daralmaları bu iyimserliğin çok da uzun sürmeyeceğine işaret etmekte" dedi. Ülke genelindeki ürün ve ürün gruplarındaki fiyat değişmelerine de değinen Ali Çandır, Temmuz`da yüzde 40,5 artışla limon, harcama grubu bazında ise yüzde 1,60 artışla ev eşyası grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Ali Çandır, genel olarak tarla ürün fiyatlarının ılıman havaların da etkisiyle nispeten düşük seviyelere geldiğini memnuniyetle karşıladıklarını ancak fiyatlardaki düşüşün sürekliliğini beklediklerini kaydetti.MALİYET ENFLASYONU İLE MÜCADELE ŞARTÖzellikle gıda fiyatlarında son iki aydır yaşanan gerilemeye karşın enflasyonun halen gelişmiş ülke seviyelerinin üzerinde olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Geçtiğimiz senelerle karşılaştırıldığında iç talepte meydana gelen azalışlara rağmen fiyat artışlarının halen yüzde 5`in üzerinde olması bizleri maliyetlerin yüksekliğine yöneltmekte. Özellikle küresel piyasalarda petrol varil fiyatlarının son bir yılda yarı fiyatı düzeyine inmesine, son bir ayda ise yüzde 20 oranında düşmesine karşın bunun pompa akaryakıt fiyatlarına sadece yüzde 7-8 oranında yansımış olması, ülkemizdeki dolaylı vergi yüküne de işaret etmektedir. Bu durum ise doğrudan ve dolaylı olmak üzere hem üreticileri hem de tüketicileri etkilemekte" değerlendirmesinde bulundu. Tarım ve sanayi başta olmak üzere tüm ana sektör maliyetlerinin en aza çekilmesiyle üretim artışının sağlanacağını, bu yönlü büyümenin fiyatları istenilen seviyelere çekebileceğini söyleyen Çandır, şunları kaydetti: "Bu nedenle başta bölgemiz olmak üzere tüm ülkeyi kapsayan politikalarla üretim artışına yönelmeye mecbur olduğumuzu yineliyoruz. Zira son dönemdeki kredi mekanizmalarına bakıldığında bir yavaşlamanın olduğu da görülmekte ki bu durum talep yavaşlamasına neden olmakla birlikte çarkların dönmesini yavaşlatmakta. Bilinen bir gerçeklik var ki tarım ve sanayi üreticilerinin yeniden ayağa kaldırılması başta mazot olmak üzere girdi fiyatlarındaki iyileştirmelerle ve vergi adaletinin sağlanmasıyla mümkün olabilecektir. Bu sayede tüm aktörler üretime omuz verebilecek ve enflasyon yüzde 2-3 seviyelerine çekilebilecektir.

Detaylar...

BARO`DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı, Baro Genel Sekreteri Soner Ustaoğlu ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Baro`nun çalışmaları hakkında Çandır`a bilgi veren Baro Başkanı Bacanlı, "Türkiye`nin en demokratik barosuyuz" dedi. Bacanlı, Antalya Ticaret Borsası`nın çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. ATB Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Bacanlı`ya teşekkür etti. Çandır, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin birlikte çalışarak kent için önemli çalışmalar yapabileceklerini kaydetti.

Detaylar...

ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Temmuz ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Sektörel değerlendirmelerin yapıldığı ve yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verilen Meclis`te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ülke gündemine ve ekonomiye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: MECLİS İNİSİYATİF KULLANMALIÜlkemizde son günlerde yaşanan olaylar hepinizin malumu. Terör eylemleriyle vatandaşlarımızı kaybederken, son on gündür ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen şehit haberleri hepimizi derinden etkiledi. Şehitlerimize ve kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah`tan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı ve sabır diliyorum. Terörü besleyenleri ve terörden beslenenleri lanetliyorum. Geçen ayki meclisimizde, güney sınırlarımızda yaşanan olayların kaygı verici olduğu ve tedbir almamız gerektiğini belirmiştim. Ateş çemberine dönen sınırlarımız konusunda önerimizi yineliyorum. Uluslar arası bir mahiyet kazanan bu konuda, parti ayrımı yapmaksızın Meclis`in, katılımcı bir anlayışla, konunun tarafları ve uzmanlarla birlikte çalışma gurubu oluşturmasını ve inisiyatif kullanmasını bekliyoruz.YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ POLİTİKASIÜlkemizin askeri alandaki büyüklüğü ve gücü tartışılmaz. Ancak hayatlarının baharında olan gençlerimizi bir hiç uğuruna kaybetmeye tahammülümüz kalmadı. Yapmamız gerekenlerin başında metanetimizi korumak ve sağlıklı kararlar almak gelmeli. Sınır ötesi yapılacak her hamlenin en az 10 hamle sonrasını görerek hareket etmeliyiz. Çünkü bu bataklıktan dünyanın süper güçleri bile çıkamamaktadır. Komşu ülkelerin sınırlarına yapılacak operasyonların ileride bizlerden ne götüreceğini iyi hesaplamalı, komşularımızla aramıza kin ve nefret tohumları ekilmesini engellemeliyiz. Davulun sesi uzaktakilere hoş gidebilir, ancak bizler meydanın ortasındayız. Gümbürtüden en fazla etkilenen ve hatta canı yanan bizleriz. Başka ülkelerin emelleri yerine öncelikle milli bütünlüğümüzü ön planda tutmalıyız. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün “yurtta barış, dünyada barış” sözü ulusal politikamızın anahtarı olmalı. BELİRSİZLİK GİDERİLMELİ7 Haziran genel seçiminin üzerinden 51 gün geçmesine rağmen hala hükümet kurma çalışmalarında bir ilerleme kaydedilemedi. Millet yetkiyi siyasilere verdi ancak verilen yetki hakkıyla kullanılmamaktadır. Önümüzdeki belirsizlik hem iş dünyasının hem de milletin sorunlara karşı dayanma gücünü zayıflatmaktadır. Hepimizin merakı; Koalisyon görüşmeleri bir sonraki seçim sonucuna mı? yoksa dağ gibi birikmiş sorunları çözmeye mi odaklı ? Hepimizin ortak derdi olan bu ayırımın açıklıkla millet önünde inandırıcı şekilde paylaşılması gereklidir. Aksi halde bu ikilem, önümüzdeki herhangi bir seçimde siyasilerin evdeki hesaplarını alt üst edecektir.MEVSİMLİK İŞÇİLERE SOSYAL GÜVENLİKCanımızı yakan bir diğer konu ise mevsimlik tarım işçilerinin bir biri ardına gelen kazalarla hayatlarını kaybetmesidir. Tarım sektörünün kendine özgü bir sosyal güvenlik ve istihdam düzenlemesine ihtiyacı olduğunu yıllardır dile getiriyoruz. Bu türden acı olayları yaşadıkça ve canımız yandıkça, bu düzenlemelerin yapılması ihtiyacı daha da önem kazanıyor. ATB Çalışma grubunda gündemimize aldığımız Tarım sektöründe çalışan işçi ve işverenlerin sosyal güvenlik problemleri ile ilgili çalıştayı önümüzdeki aylarda gerçekleştireceğiz. EKONOMİK DEĞERLENDİRMEÜlkemizde yaşanan terör olayları dışarıdaki imajımızı da zedelemektedir. Almanya ve İngiltere gibi ülkeler vatandaşlarını, ülkemizde yapmayı planladıkları tatil konusunda uyarıyor. Bu uyarı, turizmimizi ve turizmle bağlantılı tüm sektörleri önümüzdeki yıllarda da sıkıntıya sokacaktır. Ekonomik işleyiş, gerek dünyadaki bozulmaların, gerek ülkemizdeki biriktirilmiş sorunların etkileriyle her geçen gün çarklarını yavaşlatmaktadır. Bu atalet tüm iş dünyasını ciddi bir biçimde yılgınlığa sürüklemektedir. İnsanlarımız olumsuzluklara karşı dayanma gücünü hala korumaya çalışmaktadır. dolayısıyla iş dünyamız varlığını devam ettirme ve günü kurtarma çabası içindedir. Birçok göstergenin yanı sıra karşılıksız çek ve protesto edilen senet ile kurulan/kapanan şirket hacimlerindeki sıra dışı dalgalanmalar dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. AÇILAN ŞİRKET SAYISI AZALDIYılın ilk yarısı itibariyle karşılıksız çek sayısında Türkiye genelinde %77’lik bir artış yaşanırken, Antalya’da %28’lik bir artış oldu. Karşılıksız çek tutarında ise Türkiye’deki %53’lük artışa karşılık Antalya’da %26’lık bir artış yaşandı. Antalyalı iş insanları, borcuna Türkiye genelinden daha çok sadık olmaya devam etmektedir. Protesto edilen senet konusunda ise Türkiye geneline yakın bir konumdayız. Yılın ilk yarısı itibariyle kurulan/kapanan şirket sayılarında Antalya’mız, Türkiye geneline yakın bir seyir izledi. Kurulan şirket sayısı Antalya’da % 16 azalırken, Türkiye genelinde %21 azalmıştır. Kapanan şirket sayılarındaki azalma ise, kurulanların üç katı düzeyinde olmuştur.Yani sözün özü iş insanlarımız, yılın ilk yarısı itibariyle ne yeni şirket kurma iştahına sahip bulunmuşlar, ne de ellerindekini kaybetmeyi göze almışlardır. Sadece, yılların birikimiyle ve son dönemin tetiklemeleriyle derinleşmekte olan krize karşı kendilerini korumaya ve sorunlara dayanmaya çalışmışlardır.ÇİÇEK AÇAN ANTALYAÜlkemizin eşsiz yerlerinden biri olan Kaleiçi ile Uluslararası çiçek açan şehirler yarışmasına katılan Antalya; Kanada, Güney Kore, Çek Cumhuriyeti`nden şehirlerle yarışacak. Borsa olarak bizimde destek verdiğimiz bu yarışmada Antalyamızın başarılı olacağına inanıyoruz. Kaleiçi’ne yapılan peyzaj düzenlemeleriyle Antalyamız eski cazibesine kavuşturulmaya çalışılıyor. Yani kendi ellerimizle bozduğumuz kentimizi yine kendi ellerimizle cazibe alanı haline dönüştürmeyi hedefliyoruz. Şehrimizin gelişimi için ortak hareket eden, projeye destek veren ve emek harcayan tüm kurumlara teşekkür ediyorum.YÖREX`E HAZIRLIKBilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2015 - 2018 dönemini kapsayacak olan Ulusal Coğrafi İşaret Strateji Belgesi ve Eylem Planı yayınlandı. Ülkemizde yöresel ürünler ve coğrafi işaret sistemine çeki düzen verilmesi için hazırlanan eylem planını olumlu buluyor, belirtilen hedeflerin hayata geçirilmesini diliyorum. Bakanlığımıza ve emeği geçenlere bu önemli çalışma için teşekkür ediyorum. Ancak coğrafi işaretler konusunda halen bir kanunumuz yok, özellikle denetim aşamasının etkinliğinin arttırılması için düzenlemelere ihtiyaç var. Yıllardır mayalanan kanunun bir an önce çıkarılmasını, yöresel ürünlerin hakkının korunmasını bekliyoruz.Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin destekleriyle bu yıl 6`ncısını gerçekleştireceğimiz Yöresel Ürünler Fuarımız YÖREX`in çalışmalarına başladık. Bu yıl 7-11 Ekim`de yapacağımız YÖREX`de yöresel ürünlerini tanıtmak isteyen kurum-kuruluş ve yerel firmaların ilgi ve katılım isteklerinin yüksek olması, fuarın ve yöresel ürünlerin geleceği adına bizleri umutlandırıyor. SPORCULARA KUTLAMASözlerime son verirken 654. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ilimizi temsil eden güreşçilerimizin başarılarından söz etmek istiyorum. Altın kemeri ilimize getiren Başpehlivanımız Orhan OKULU başta olmak üzere ilimizi Edirne’de başarı ile temsil eden tüm sporcularımızı kutluyorum. Ata sporumuz güreşe destek veren başta Muratpaşa, Serik ve Konyaaltı belediyelerimiz olmak üzere tüm emeği geçenleri ve destek olanları kutluyor ve pehlivanlarımızın başarılarının devamın diliyorum.

Detaylar...

VALİ TÜRKER`DEN ANTALYA BORSA`YA ZİYARET
Antalya Valisi Muammer Türker, Antalya Ticaret Borsası`na nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan`ın bulunduğu ziyarette Antalya`nın ekonomik ve tarımsal potansiyeli gündeme geldi. ATB Başkanı Ali Çandır, Türker`e Borsa`nın çalışmalarını anlattı. Zeytinpark, Yöresel Ürünler Fuarı`nın yanı sıra Antalya ve ekonomi için hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi veren Çandır, "Antalya`ya değer yaratmak için çalışıyoruz" dedi.

Detaylar...

BAKA`DAN ATB`YE ZİYARET
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörlüğü`ne atanan Selin Şen, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`ı makamında ziyaret etti. BAKA`nın çalışmaları hakkında bilgi veren Selin Şen, Antalya`daki kurumlarla birlikte çalışmalar yürütmek istediklerini kaydetti. Yurt içi ve yurt dışından yatırımcıları bölgeye çekmek, firmaların ticari potansiyelini artırmak gibi hedefleri olduğunu anlatan Şen, "Bunun için sizlerin desteğine ihtiyacımız var" dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, BAKA`nın Batı Akdeniz ekonomisini geliştirecek bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, Borsa olarak her türlü işbirliğine hazır olduklarını söyledi. Batı Akdeniz`in ticaret açığı veren bir bölge olduğunu, Antalya, Burdur, Isparta`nın üretim potansiyelinin bölge içinde değerlendirilebileceğini kaydeden Çandır, "Bölge içi ticareti geliştirecek çalışmalar ihtiyaç var. Bununla ilgili Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı olarak BAKA ile birlikte çalışabiliriz" dedi. ATB`nin kooperatifçilik koçluğu projesiyle ilgili de bilgi veren Çandır, Zeytinpark`ta hayata geçirilecek projeyle ilgili de BAKA`dan destek alabileceklerini kaydetti. Yöresel Ürünler Fuarı`na Kalkınma Bakanlığı`nın destek verdiğini anımsatan ATB Başkanı Çandır, "YÖREX`te BAKA`yı etkin şekilde görmek istiyoruz" dedi.

Detaylar...

ALİ ÇANDIR DAN BAYRAM MESAJI:BU TOPRAKLARIN BARIŞ DİLİNE İHTİYACI VAR
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın Ramazan Bayramı nedeniyle yayımladığı mesaj:"Bayramlar dirliğimizi birliğimizi hatırladığımız, bizi birleştiren bütünleştiren özel günlerdir. İnsanlar arasında köprüdür bayramlar ve insanlık bu köprüde bir araya gelir. Bu kutsal atmosferde daha fazla duygulanır daha fazla kendimizi buluruz. Maalesef içerisinde bulunduğumuz coğrafya bayramı bayram gibi kutlamamızı sağlayacak atmosferden çok uzak. Yerinden yurdundan edilen insanlar hepimizin acısı. Bir ekmeğe muhtaç insanın varlığı hepimizin sorumluluğu. Bu toprakların barışın diline ihtiyacı var. Bu nedenle ayrışmaya değil bütünleşmeye, nefrete değil sevgiye, tahammülsüzlüğe değil hoşgörüye, düşmanlığa değil kardeşliğe, ihanete değil güvene, hakarete değil muhabbete ihtiyacımız var. Nefret söylemleri yerini hoşgörü diline bırakmalı. Ülkemizde siyasi belirsizlik giderilmeli, güçlü bir hükümetin temelleri tesis edilmeli. İş dünyası olarak beklentimiz bu yöndedir. Huzurlu bir bayram geçirmemiz dileğiyle, Ramazan Bayramı nı en içten dileklerimle kutluyorum."

Detaylar...

ILIMAN HAVA ENFLASYONA YANSIDI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. TÜİK’in verilerine göre, ülke genelinde tüketici fiyatlarının Haziran ayında yüzde 0,51 oranında gerilediğini, bu durumun beklentilerin de üzerinde olduğunu kaydeden Çandır, "Aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde ise artış gerçekleşti ve oranı yüzde 0,25 e karşılık geldi. Enflasyon yıllık bazda değerlendirildiğinde Haziran ayında son 25 ayın en düşük değeri olarak TÜFE’nin yüzde 7,20, ÜFE’nin ise yüzde 6,73 olduğu görüldü" dedi.Tüketiciler açısından değerlendirildiğinde fiyatların Haziran seyrinin iyimserliği arttırdığına ve Ramazan ayına rağmen ilk yarının sonuna doğru fiyatların normalize olmaya başladığına dikkat çeken BAGEV Başkanı Ali Çandır, "Mevsimsel etkilerden dolayı beklentiler düşüş yönündeydi. Mayıs ta gıdadaki negatif seyir bu ay da sürmüş görünüyor. Buna bir de baz etkisi eklendiğinde bu olumlu sonuçla karşılaşıldı ancak yine de ilk 6 aylık dönemde halihazırda var olan enflasyon oranı hedeflenenin oldukça üzerinde. Bu durum da memur ve emekli maaşlarına yapılacak ilave zammın bir işareti" diye konuştu. BATI AKDENİZ DE ENFLASYON DÜŞÜŞTETÜİK verilerine göre, Batı Akdeniz Bölgesi’nde de Haziran ayında tüketici fiyatlarında gerileme görülürken, aylık fiyatların düşüş oranının yüzde 0,48 olduğunu kaydeden Çandır, "Buna karşın tüketici fiyatları bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 5,38, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,96, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 7,99 şeklinde artış gerçekleşti. Bu rakamlar göz önüne alındığında, Haziran ayında tüm bölgelerde bir gerilemenin olduğu ve Batı Akdeniz in Türkiye ortalamalarının altında bir gerilemeye sahip olduğu söylenebilir. Ancak yıllık değerler baz alındığında, bölge Türkiye ortalamalarına yakın bir değere sahip olarak en pahalı 14. bölgede yer aldığı da belirtilebilir" değerlendirmesinde bulundu. SEÇİM HAVASINDAN SIYRILALIM Mevsimsel etkilerden arındırılmış ürünlerin ve özellikle de özel imalat sanayi fiyat dizininin oluşturduğu çekirdek enflasyonun, tıpkı öncesinde olduğu gibi, yılın geri kalanında da önemli olmayı sürdüreceğini belirten BAGEV Başkanı Çandır, "Bu nedenle Merkez Bankası nın çekirdek enflasyona daha fazla odaklanmasını gerektirecek bir durumla karşılaşabiliriz. Ayrıca seçim havasından bir an evvel sıyrılıp hükümetin kurulması ve yatırımcı algısının doğru şekilde yürütebilmesi ile enflasyonda olumlu bir seyir görülebilir" dedi.Geçtiğimiz ay uzmanların TÜFE de yüzde 0,2 oranında gerileme bekledikleri düşünüldüğünde ortaya çıkan bu iyimserliğin tüm fiyatlara ve özellikle de çekirdek enflasyona yansıtılmasının önemine de vurgu yapan Ali Çandır, şunları kaydetti:"Ülke genelindeki göstergelere bakıldığında, Haziran da yüzde 40,44 artışla yurtiçi turların , harcama grubu bazında ise yüzde 2,64 artışla eğlence ve kültür grubunun ilk sıralarda yer aldığı görülüyor. Fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda ise yine tarım ürünlerinden olan limon, yumurta, elma, salatalık gibi ürünler gelmekte. Bu nedenle bölgemiz açısından büyük öneme sahip tarım ürünleri fiyatlarının ılıman havaların da etkisiyle normalleştiğini görüyor ancak bunun sürekliliğini bekliyoruz. Zira tarım ve gıda fiyatları genelinde bir gerileme olmasına karşın bazı ürünler halen fiyat katılığını korumakta. Ayrıca bölgemizde yaratılan katma değerin yüzde 16 sının, istihdamın ise yüzde 30 unun tarım sektörü tarafından karşılandığı düşünüldüğünde, bu sektörden elde edilecek ürün fiyatlarının hem tüketici, hem de üreticiler açısından ne kadar önemli olduğu tekrar ortaya çıkmakta.".Çetin kış şartlarının yumuşamasına rağmen, Haziran ayının yağışlı geçmesine de dikkat çeken Çandır, "Söz konusu yağışlar meyve-sebzelerin çiçeğine zarar verdi ki bu durum önümüzdeki dönemde mevsimlik ürünlerin bile arzına olumsuz yansıyarak fiyatların aşağı yönlü hareketini yavaşlatacaktır. Buna kanıt olarak da bu ay içerisinde üretici fiyatlarında gerçekleşen artışlar gösterilebilir" dedi. ENFLASYONLA MÜCADELENİN ANAHTARI: ÜRETİMAli Çandır, enflasyonla mücadelede anahtar girişimin üretim olduğunu vurgularken şu değerlendirmede bulundu:"Son bir yıldır küresel çapta dalgalanan ve geçtiğimiz yıllarla karşılaştırıldığında önemli ölçüde düşen petrol fiyatlarının etkisiyle birlikte enflasyonun anlamlı bir şekilde düşmesi beklenmekteydi. Ancak bakıyoruz ki gıda fiyatlarında son 2 aydır yaşanan gerilemeye karşın enflasyon halen gelişmiş ülke seviyelerinin üzerinde. Bu durumdan ise ulaştırmadan sanayiye, turizmden tarıma kadar tüm aktörler şikayetçi. Çünkü biliniyor ki enflasyon üretici ve tüketicilerin elindekinin değerini bir nevi eritiyor. Bizler de sürekli temas halinde olduğumuz sanayici, esnaf, çiftçiden edindiğimiz izlemle söyleyebiliriz ki bu kesimler sahip olduklarının değerinin zalim bir vergi misali elinden uçmasına razı gelemiyor. Bu nedenle başta bölgemiz olmak üzere tüm ülkeyi kapsayan politikalarla üretim artışına yönelmeye mecbur olduğumuzu yeniden vurguluyoruz. Zira kredi kanalları vasıtasıyla yaratılan ve balon misali şişen talep artışlarının önüne ancak ve ancak üreticilerin desteklenmesi ve üretime yönlendirilmesiyle geçilebilir. Ayrıca geçmişte mevsimsel etkilerin zora soktuğu üreticilerin yeniden ayağa kaldırılması, başta mazot olmak üzere girdi fiyatlarındaki iyileştirmelerle mümkün olabilecektir. Bu sayede çiftçi tarlasında, imalatçı atölyesinde, esnaf işyerinde kalacak ve üretim çarkı dönecektir ki bu da enflasyona karşı mücadelenin olmazsa olmazıdır. Bu amaçla bizler tüm sektörleri kapsayan ve kaçınılmaz olan yapısal dönüşüm projelerinin en kısa zamanda uygulanması gerektiğini yineliyoruz."

Detaylar...

ATB DEN RAMAZAN DA 750 GIDA PAKETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) katkılarıyla ihtiyaç sahipleri için hazırlattığı 750 adet gıda paketini dağıttı.ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, içerisinde kuru yiyecek ve yemeklik gıda bulunan 750 paket hazırladıklarını, bunu üyeleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Halil Bülbül, Ramazan paketlerine zeytin ve zeytinyağı üreticisine destek olmak amacıyla zeytinyağı koyduklarını kaydetti. Bülbül, “Ramazan ayında dayanışmanın önemine inanıyoruz. TOBB un katkılarıyla hazırlattığımız gıda paketlerini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık. Dağıtımlar, Ramazan ayının ruhuna uygun yapılmıştır” dedi.

Detaylar...

TURİZMDE YAŞANAN DURGUNLUK TARIMI VURDU
Antalya Ticaret Borsası nın 26’ıncı Meclisi Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Sektörel değerlendirilmelerin yapıldığı mecliste yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verildi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis te gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayının bereketini Serik, Elmalı, Korkuteli ve Zeytinpark’ta düzenledikleri geleneksel iftar sofralarında paylaştıklarını belirten Ali Çandır, "Soframıza katılan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Çandır, büyük bir azim ve kararlılık göstererek tekrar süper lige yükselen Antalyaspor’a ve süper lige yaklaşan Alanyaspor’a başarılar diledi. BUĞDAY ALIM FİYATI GEÇ AÇIKLANDIGeçtiğimiz ay ”Antalya buğdayını arıyor” projesi kapsamında buğday hasadını yaptıklarını belirten Çandır, proje ile hastalık, zararlılar, verim ve kalite açısından bölgeye en uygun buğday çeşidinin belirleneceğini belirtti. Buğday müdahale alım fiyatıyla ilgili de konuşan Çandır, "Müdahale alım fiyatlarının geç açıklanmasının piyasada durgunluk ve olumsuzluk yarattığını, batı bölgelerinde üretim ve bu işin ticaretini yapanların göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.TURİZMDEKİ DÜŞÜŞ GIDA VE TARIMI VURDUTurizmde yaşanan durgunluğun ve turist sayısındaki yüzde 10 luk daralmanın tarım ve gıda sektörünü etkilediğini belirten Ali Çandır, "2. 4. ve 7. Meslek Komitesi üyelerinin ortak problemi turizm sektörüne girdi sağlayan şirketlerin yabancı turist sayısındaki azalmaya bağlı olarak yaşadıkları durgunluktur. Turizmdeki bu durgunluk, gerek Avrupa pazarındaki daralma gerekse Rusya daki ekonomik krizlerle yakından ilgilidir" dedi. Türkiye nin en önemli pazarı Rusya da ilk 6 aylık dönemde düşüş oranının yüzde 30 a kadar yükseldiğine dikkat çeken Çandır, şunları kaydetti:"Turizmdeki bu düşüş doğrudan ya da dolaylı olarak gıda sektörünü etkilemiştir. Yapılan araştırmalara göre, turizm geliri yüzde 10 artınca tarım sektörü üretimi yüzde 3 artıyor, gıda ve içecek üretimi ise yüzde 1,1 artış gösteriyor, ekonomide ise yüzde 2,5 lik bir canlanma yaşanıyor. Düşüşe geçen turizm rakamlarıyla birlikte gıda sektörü ve turizmle bağlantılı diğer sektörlerde ciddi bir daralmanın içine girmiştir. Türkiye de turizm sektörü gıda ve içecek sektöründen yılda 4-5 milyar dolarlık, tarım ve hayvancılık sektöründen ise 2 milyar dolarlık alım yapıyor. Bu rakamların büyük bölümü ise yatakların yüzde 45 inin bulunduğu Antalya da kaydediliyor. Dolayısıyla turizmdeki düşüşten en fazla Antalya nın gıda tedarikçileri etkilenmektedir. Yaşanan sıkıntının otellere gıda tedariki sağlayan üyelerin istihdamını da etkilediğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, "Meslek komitesi üyelerimiz ile yaptığımız görüşmelerde, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, lokum, şekerleme, tahin, yaş meyve ve sebze gibi otellere gıda tedariki sağlayan üyelerimizin satışlarında önemli oranlarda düşüş yaşandığını, otellerden sipariş alamadıklarını belirten üyelerimiz, küçülmeye gittiklerini üzülerek ifade ediyor. Bu durum istihdamı da olumsuz etkilemektedir. Turizmin ilimiz istihdamındaki oranının yüzde 21 olduğu göz önüne alındığında, otellere tedarik sağlayan gıda firmalarındaki istihdam kayıpları da Antalya ekonomisini zora sokacaktır." değerlendirmesinde bulundu. EMEĞE SAYGISIZLIKAli Çandır, Meclis te yöresel ürün adı altında satılan tağşişli ürünlere de dikkat çekti. Yöresel ürünlerin hemşehri günleri adı altında düzenlenen etkinliklerde gündeme geldiğini, petrol istasyonları, dinlenme tesisleri, mahalle arası marketlerde dahi yöresel ürün adı altında taklit ve tağşişli ürünlerin satıldığına ilişkin şikayet aldıklarını bildiren Çandır, "Bu durum 12 bin yıldır birikimiyle Anadolu insanının emeğine, tarihsel derinliğimize, yıllarca üstüne bir şeyler koyarak ortaya çıkardığımız örf, adet, gelenek ve kültürümüze çok büyük saygısızlıktır" dedi.Cumhuriyet Meydanı nda bile panayır adı altında düzenlenen etkinliklerde yöresel ürün adı altında ürün pazarlandığını hatırlatan Çandır, "Evet bizler yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasını, kırsal kalkınmayı ve Anadolu’nun Antalyalılara, yerli ve yabancı turistlere tanıtılmasını, kültürümüzün yaşamasını istiyoruz. Ancak bu durum böyle olmaz, olmamalı ve olmayacaktır. Nitekim konunun basına yansımasıyla çirkin etkinlik Valiliğimizce durduruldu. Valilik makamından tarafımıza iletilen Cumhuriyet Meydanının Kullanımı Hakkındaki genelge ile de Cumhuriyet Meydanı nın bu tür etkinliklere açılmayacağı belirtilmiştir. Valiliğimizin bu konudaki tavrı memnuniyet vericidir. Dileğimiz ilk olmayan bu tip etkinliklerin, son olması yönündedir" diye konuştu.GÖREV SİYASİLERDE7 Haziran seçimlerinin yaklaşık yüzde 85’lik bir katılımla tamamlandığını, halkın yetkiyi siyasilere verdiğini belirten Çandır, "Beklentimiz meclisin de görev süresi içerisinde layıkıyla üzerine düşen görevi yerine getirmesidir" dedi.Türkiye ekonomisinin bir taraftan kendi yapısal zorluklarını yaşarken diğer taraftan küresel ekonomik zorlukların etkisi altında olduğunu belirten Ali Çandır, şunları kaydetti:"Aslında bu durum, dönemler itibari ile ulusal ve küresel göstergeler bakımından bazı farklıkları bünyesinde barındırsa da genel olarak benzer eğilimler söz konusu olmuştur. Bunun için, son 35 yıldaki ekonomik büyüme performansımıza özü itibarıyla bakmak yeterlidir: 80’li yıllarda otoriteler her gün bize, enflasyon içinde büyümekte olduğumuzu ve bunun zorunlu olduğunu anlatıp durdu. Sonradan öğrendik ki, çok daha düşük enflasyonlarla, çok daha yüksek büyümeleri gerçekleştiren ülkeler var. Japonya en önemli örnektir. Bu dönemde yine de tekstil, konfeksiyon sanayileri ve turizm sektörleri memlekete kazandırılmıştır. 90’lı yılların bir kabus ve kaos dönemi olduğu, otoritelerce her gün 5 kez anlatıldı. Dünyanın 3 kere ciddi krize girdiği bu dönemde, memleket ekonomisi petrokimya ve otomotiv sanayilerinde sıçrama gösterdi. Aldığımız her 1 $’lık borç, büyümemize 50.38 puanlık katkı sağladı. 2000’li yıllar; büyümede muhteşem yıllar diye otoritelerce anlatıldı, her gün sayısız kere! Üstelik yine aynı otoriteler, ekonomimizin borçla büyümek zorunda olduğunu, büyüyebilmek için ek finansmana ihtiyaç bulunduğunu sürekli dillendirdiler. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, 2003-2008 arasında bütün dünya büyüme rekorları kırarken biz son 35 yılın büyüme ortalamasını bile yakalayamamışız. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak başladığımız 2000’li yıllara, şimdilerde 19. sırada devam etmekteyiz. Çünkü bu dönemde dış borçlanmamızı arttırdık ve aldığımız her 1 dolarlık borç, büyümemize sadece 20.05 puanlık katkı sağladı. Bu dönemde sanayi, tarım ve KOBİ’ler gereken payı alamamışken Banka-finans kesimi büyümelerine büyüme kattılar. 15 yılın sonunda; tasarruf yapamıyoruz, katma değer yaratamıyoruz, TL yüzde 30 devalüe olmuşken ihracatı artıramıyoruz, istihdamı artıramıyoruz, üretimi artıramıyoruz ve kaçınılmaz olarak büyüyemiyoruz. Şimdi yapmamız gereken ilk iş; şapkamızı önümüze koyup, somut ve doğru verilerle gerçekçi analizler yapmaktır. İkinci olarak da, hızını giderek artıran dünyadaki olumsuz ekonomik koşullara karşı direncimizi artırıcı tedbirleri bir an önce almaya başlamalıyız."İçinde bulunduğumuz koşullar ve eğilimlerin iç açıcı olmadığını vurgulayan Ali Çandır, "Ekonomide, içinde bulunduğumuz ve etkisini artırmasını beklediğimiz zor koşullara karşı direncimizi artırmak zorundayız. Bunun için ilk yapmamız gereken, ekonomimizin taşıyıcı kolonları olan tarım ve imalat sanayisinin dayanıklılığını arttırmaktır. Bu dayanaklılığı artıracak çalışmalara katılımcı bir anlayışla acilen başlamak gerekmektedir" diye konuştu.SINIR ATEŞ ÇEMBERİTürkiye nin güney sınırlarımızda yaşanan hareketliliğe de dikkat çeken Ali Çandır, şunları kaydetti: "Bu sınırlar tam bir ateş çemberine dönüşmüş durumdadır. Tepeden tırnağa bizi yönetenlerden beklentimiz; bir kişinin iki dudağı arasındaki politikalardan ve kararlardan uzak durmaktır. Tam bir ulusal politika alanı olan bu konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisi hayati bir sınav vermek durumundadır. Parti ve oy ayrımı yapmaksızın tüm meclisin; katılımcı bir anlayışla, konunun tarafları ve uzmanları ile birlikte AD-HOC türü bir çalışma gurubu oluşturarak karar üretme zorunluluğu bulunmaktadır. TBMM’den bu sorumluluğu tam olarak üstlenmesini ve inisiyatif kullanmasını beklemekteyiz."

Detaylar...

ATB DEN ZEYTİNPARK TA İFTAR
Antalya Ticaret Borsası’nın Ramazan ayında düzenlediği geleneksel iftar yemeğinin sonuncusu Zeytinpark’ta verildi. Bin kişilik iftar sorası zeytin ağaçları altında kuruldu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan’ın katıldığı iftara, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan vekili İsmail Afşar, Kepez Kaymakamı Savaş Tuncer, İl Müftüsü Osman Artan, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, ATSO Başkanı Davut Çetin, Manavgat TSO Başkanı Ahmet Boztaş, Kumluca TSO Başkanı Murat H. Günay, Dinar TSO Başkanı Ahmet Hakan Uyan, OSB Başkanı Ali Bahar, AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATB meclis, yönetim ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda gazi, basın mensubu ve vatandaş katıldı. Zeytinyağlı menünün ikram edildiği tasavvuf müziği eşliğindeki iftar, Müftü Osman Artan’ın yemek duasıyla son buldu. TOPRAKNAME İLE TOPRAĞIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ ATB’nin iftar sofrasında iftar menüsünün de bulunduğu Toprakname yer aldı. Ramazan sofrasının toprak ananın bereketi ve zenginliğiyle kurulduğu belirtilen Toprakname’de, “Toprak doğrudandır, besleyen, büyütendir. Bir verir bin alırsın topraktan. Emeği, alın terini, çalışkanlığını unutmaz toprak, sevgine karşılık verir. Kutsalımızdır toprak namusumuz. Demeter dir Yunan mitolojisinde toprağın, tarımın tanrıçası. Cihuacoatl dır Aztek lerde, Anadolu da Kybele. Tüm canlılar için hayattır, geldiğimiz ve gideceğimiz yerdir toprak" ifadelerine yer verildi. TARIM ARAZİSİ KAYBOLUYOR Toprağın yaşayan bir varlık olduğu ve üretilemediğine dikkat çekilen Toprakname de, en uygun şartlar altında bile tarım toprağının binlerce yılda oluştuğuna dikkat çekildi. Tarım topraklarının sonsuz olmadığı vurgulanan Toprakname’de, şunlar kaydedildi: “Dünyada toplam karasal alanın sadece yüzde 10 unda tarım yapılabildiğini, Türkiye topraklarının sadece 3 te 1 inin tarıma uygun olduğunu, ülkemizin son 10 yılda 27,8 milyon dekar tarım arazisini yitirdiğini, kentimizde, her gün 12 futbol sahası büyüklüğünde tarım alanının yok olduğunu, Antalyamız da son 20 yılda tarım topraklarımıza sahip çıkabilseydik, 10 bin çiftçi 47 şer dönüm tarlayı hala ekiyor-biçiyor olacağını biliyor musunuz?" KORUMAK BORCUMUZ Bir gün herkesin geldiği toprağa geri gideceği de belirtilen Toprakname de “Bizler planlama yapmadan döktükçe betonu toprağa, yaptıkça gereksiz ve anlamsız inşaatları, acımasız imar uygulamalarını, bozdukça ekilen-dikilen alanları, yok ettikçe üç-beş kuruş için ormanlarımızı, hoyratça kullandıkça çevreyi, dengesini bozdukça doğanın, çekebilecek miyiz gelecek nesillerin ahını? Ve nihayet torunlarımıza, yaşayabilecekleri ve yaşatabilecekleri bir toprak bırakabilecek miyiz? Gelecek nesillerin hakkı değil mi toprağın bereketiyle kurulan sofralar? Unutmayın toprağı, suyu, havayı, doğayı korumak hepimizin boynunun borcudur" denildi. Antalya Ticaret Borsası, geçen yıl Zeytinpark’ta verdiği iftarda da katılımcılara, zeytin ağacının korunması mesajını içeren Zeytinname dağıtmıştı.

Detaylar...

ATB KORKUTELİ DE İFTAR SOFRASI KURDU
Antalya Ticaret Borsası nın (ATB) ilçelerde verdiği geleneksel iftar yemeği devam ediyor. ATB, çok sayıda üyesi bulunan Korkuteli de de iftar sofrası kurdu. Korkuteli pazar yerinde verilen bin kişilik iftara, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATSO Meclis Başkanı İzzet Bayar, Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Gökce, Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Mutluay Oskay, Emniyet Müdürü İrfan Ağlamaz, Ziraat Odası Başkanı Musa Fikret Büyükçetin, ATB Yönetim Kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. ATB nin iftarı yemek duasıyla son buldu.

Detaylar...