Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Nisan Mayıs 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.224.200.104
Şuan 37 kişi online
Bugün 462 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 63844
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB’DEN CUMHURİYET BAŞSAVCISI VE BARO’YA ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, beraberinde Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Genel Sekreter Tolgahan Alavant ve Başkan Danışmanı Ahmet Erol Köksalan ile birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bağcı ya nezaket ziyaretinde bulundu. Başsavcı Bağcı ya ATB nin çalışmalarını anlatan Çandır, Zeytinpark Projesi, Yöresel Ürünler Fuarı, Canlı Hayvan Borsası çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Antalya Ticaret Borsası nın rutin işlerinin yanı sıra kentin gelişimiyle ilgili projeler yürütmesinin önemine dikkat çeken Başsavcı İbrahim Bağcı, "Umuyorum çalışmalarınızda muvaffak olursunuz" dedi.ÇANDIR DAN BACANLI YA ÇEVRE DESTEĞİAntalya Ticaret Borsası heyeti daha sonra Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı yı ziyaret etti. Ali Çandır, Baro’nun çalışmalarıyla kente yön verebilecek bir meslek kuruluşu olduğunu belirtti. Bacanlı nın belediyelere, faaliyeti bitmiş maden alanlarının rehabilite edilmesine yönelik yaptığı çağrının önemli olduğunu kaydeden Ali Çandır, “Doğaya birlikte sahip çıkmalıyız” dedi. Antalya Ticaret Borsası nın da taş ocaklarının tahribatını gündeme getirdiğini hatırlatan Çandır, "Gerekirse meslek örgütleri, STK lar birlikte hareket ederek bu konuda farkındalık oluşturmalıyız" dedi. Baro Başkanı Alper Tunga Bacanlı da Antalya da ormanlık alanların taş ve mermer ocakları tarafından tahrip edildiğini belirterek, 6831 sayılı Orman Kanunu na göre bu alanların rehabilite edilmesinde belediyelerin de sorumluluğu bulunduğu hatırlattı. Bacanlı, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Çandır a çevreye duyarlılığı nedeniyle teşekkür ederken, bu konularda birlikte çalışmak istediklerini söyledi.

Detaylar...

ATB MECLİSİ’NİN GÜNDEMİ RUSYA KRİZİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, meclis üyelerine yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verdi. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis’te Rusya krizinin bölgedeki üretici ve ihracatçıya etkisi gündeme geldi. BU GİDİŞLE RUSYA’YA NAR SATIŞINI UNUTACAĞIZ Meclis üyeleri, Rusya’da yaşanan devalüasyonun etkilerinin görülmeye başlandığını belirterek, özellikle yaş meyve sebze, narenciye ve narda en büyük pazarlardan biri olan Rusya ile ticarete yönelik tedbirlerin Ekonomi Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından biran önce alınması gerektiğini kaydetti. Rusya’nın İran’dan sonra Mısır ile de Gümrük Birliği Anlaşması imzalayarak, gümrüğü sıfıra çektiğine dikkat çeken Meclis Üyeleri, “Mısır ile Rusya Gümrük Birliği Anlaşması yaptı. Türkiye TIR başına 9 bin dolar gümrük öderken, Mısır’ın gümrüksüz mal sokması bizim yapacağımız narenciye, nar ihracatının bitmesi anlamına geliyor. Bu gidişle Rusya’ya nar satışını unutacağız” değerlendirmesinde bulundu. GÜMRÜK BİZE DE SIFIRLANSIN Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Rusya’nın Avrupa Birliği ülkelerine kapısını kapatmasının ardından bunun Türkiye pazarı için iyi olacağı görüşün hakim olduğunu ancak kimsenin göremediği, tahmin edemediği devalüasyonun her şeyi tersine çevirdiğini belirtti. Rusya’da krizi çıktığında bütün sektör temsilcilerini bir araya getirdikleri hatırlatan Çandır, “Rusya’yla ruble ile ticaretten, gümrüklerin indirilmesine kadar bir çok talep bulunmuştuk. Bu önerileri, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na ilettik. İran’dan giden mallara gümrüğün uygulanmadığını, bizim de aynı şartlarda ticaret yapmamız gerektiğini vurguladık. Hükümetin acilen, yaş meyve sebzede, narenciyede gümrüğü sıfırlama konusunda harekete geçmesi gerekiyor” diye konuştu. Nar satışının çoğunluğunun, narenciye satışımızın tamamına yakınının Rusya pazarına olduğunu belirten Ali Çandır, “Biz Antalya Ticaret Borsası Meclisi olarak acilen Rusya ile ilişkilerde sıfır gümrükleme ve ruble ile ticaret talebinde bulunuyoruz” dedi.

Detaylar...

ATB BAŞKAN YARDIMCISI HALİL BÜLBÜL DEN GÜVENLİ GIDA VURGUSU
22. Uluslararası Anfaş Food Product Gıda İhtisas Fuarı ile Anfaş Bevex 4.Uluslararası İçecek İhtisas Fuarı Antalya Expo Center’da gerçekleştirildi. Açılışa Antalya Vali Yardımcısı Bayramali Köse, Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Bahar ile çok sayıda davetli katıldı.KKTC, İran, Almanya, Japonya, Malezya, Moldova, Balkan ülkeleri, Suudi Arabistan, Irak, İran, Pakistan, Rusya, Hollanda, İtalya, Almanya, Azerbaycan ve BAE başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinden yiyecek ve içecek sektörü profesyonellerine hitap eden fuarın açılışında konuşan Mustafa Çalık, Food Product ın her geçen yıl yükselen bir grafikle ilerlediğini belirtti. Çalık, Anadolu, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerindeki otel, restoran, fast-food, bar, kafeterya, pastane zincirleri, süper marketler, gıda toptancıları, üniversiteler, okul kantinleri, resmi kurumlar, hastaneler, yurtlar, orduevleri, öğretmenevleri, yemek fabrikaları ve tüm yiyecek içecek profesyonellerinin iş bağlantıları kurmak için öncelikle bu fuarları tercih ettiğini söyledi.FUARLAR BÖLGE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORAçılışta konuşan ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, bu yıl 22. düzenlenen Gıda Fuarı nın derinliği olan bir organizasyon olduğunu belirterek, 41 ülkeden, 50 binin üzerinde işadamının fuara katılımının önemli olduğunu kaydetti. Antalya Ticaret Borsası olarak Türkiye nin en büyük yerli malı organizasyonunu düzenlediklerini belirten Halil Bülbül, "Bu işlerin ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğinin bilincindeyiz. Bu fuarı düzenleyenleri kutluyorum" dedi. Fuarların bölge ekonomisine katkı sağladığını kaydeden Halil Bülbül, turizmin 12 aya yayılması konusunda da fuarların ve kongrelerin büyük önem arz ettiğini söyledi. Bülbül, Antalya nın yıl boyunca ağırladığı 12 milyon turiste güvenli gıda ulaştırmada öncü bir şehir olduğunu kaydetti.

Detaylar...

VERGİ DAİRESİ BAŞKANI NDAN ATB YE ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Vergi Dairesi Başkanı Halil Akca nın ziyaretinde "Antalya hak ettiğini alamıyor" dedi. Antalya Vergi Dairesi Başkanı Halil Akca, 26. Vergi Haftası kapsamında daire müdürleriyle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Süleyman Ersan ın da hazır bulunduğu ziyarette, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bir çok büyük firmanın vergisini İstanbul a ödediğini, yükü çeken Antalya nın özellikle turizm, finans ve bir çok sektörün gelirlerinden yararlanamadığını kaydetti. Ali Çandır, "Antalya hak ettiğini alamıyor" dedi. Dolaylı verginin azaltılması, gelire göre verginin toplanmasından yana olduklarını kaydeden Ali Çandır, "Sistem insanları üretmeye ve istihdam yaratmaya yönlendirmeli" diye konuştu. Çandır, Akca ve ekibine Antalya için yaptıkları çalışmalar nedeniyle teşekkür etti. VERGİ GELİRLERİMİZ ARTTIAntalya Vergi Dairesi Başkanı Halil Akca, Antalya nın vergi gelirlerinde artış olduğunu belirterek, "Bu reel olarak ekonominin büyüdüğünü gösteriyor" dedi. Antalya nın ekonomisinin turizm ve tarım üzerine dayalı olduğunu kaydeden Akca, 2015 in iki sektör ve diğer sektörler için iyi geçmesini diledi. Vergi Dairesi Başkanı Halil Akca, Gelir vergisi tasarısının yasalaşması halinde daha iyi bir sistem kurulacağına inandığını söyledi. Akca, Antalya Ticaret Borsası ile birlikte çalışmaktan duydukları memnuniyeti de dile getirdi.

Detaylar...

BATI AKDENİZ’DE KORE RÜZGARI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı nın (BAGEV) Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlediği "Kore-Türkiye Girişimcileri Konferansı" Akra Barut Otel de yapıldı. Yeni iş fırsatları ve işbirliklerini geliştirmek ve ticaret hacmini artırmak amacıyla düzenlenen konferansta, Türkiye de bulunan Kore firmaları temsilcileri ile Antalya, Burdur, Isparta daki firmalar buluştu. BAGEV, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Burdur Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar’ın da katıldığı konferansta katılımcı firmalar yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. İŞBİRLİĞİ İÇİN ÖZELLİKLE AKDENİZ’İ SEÇTİMKore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Yunsoo Cho, katılımcıları Türkçe selamlayarak başladığı konuşmada, geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güven mektubu sunduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı’nın iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da geliştirilerek ticari hacmin daha da artırılması gerektiğini söylediğini anlattı. Antalya Valisi Muammer Türker ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı ile de görüştüğünü Antalya’nın özellikle Akdeniz bölgesinin ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi konusunda fikir birliğine vardıklarını kaydeden Büyükelçi Cho, “Kore -Türkiye işadamları arasında işbirliği toplantısının yeri seçilirken Akdeniz bölgesini özellikle tercih ettim” dedi. Kore’de çeşitli sektörde faaliyet gösteren firma temsilcilerinin Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren firmalarla tanışma fırsatı aradıkları için toplantıya katıldıklarını belirten Yunsoo Cho, “Bu toplantı vesilesiyle iki ülke firmaları temsilcilerinin işbirliği yapacakları konuları tespit ederek görüş alışverişinde bulunabileceğini ümit ediyorum. Geçen 60 yıldır Kore ve Türkiye çok çeşitli alanlarda işbirliği gerçekleştirerek ticaret hacmini artırmıştır. Bu devam etmelidir” diye konuştu.2013’te Türkiye’yi ziyaret eden Koreli turist sayısının 2013’te 180 bin kişi iken 2014‘te 250 bin kişiye ulaştığını belirten Büyükelçi Cho, “Geçen sürede turist sayısı yüzde 40 arttı. Fakat biz burada duramayız daha da ileri gitmemiz gerekiyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmini 6 milyar 400 milyondan en kısa zamanda 10 milyara ulaştırmak gerekiyor. Bu hedefe ulaşmak için tekrar yürümek gerekiyor. Özellikle Akdeniz bölgesindeki şirketlerle bu işbirliği gerekmektedir” diye konuştu.Antalya’nın G20 Zirvesi’ne, önümüzdeki yıl da EXPO 2016 organizasyonuna ev sahipliği yapacağını belirten Büyükelçi Cho, “Bu organizasyonlar ivmenin daha da gelişmesini sağlayacaktır. Bu toplantının Akdeniz bölgesinin gelişimine katkıda bulunacağını ümit ediyorum” diye konuştu.KORE MUCİZESİ BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Batı Akdeniz Bölgesi nde yeni iş fırsatları yaratmak, bölgenin ticaret hacmini geliştirmek amacıyla BAGEV ile Kore Büyükelçiliğ’nin işbirliğiyle Kore-Türkiye Girişimcileri Konferansı’nı düzenlediklerini belirterek, “Tarihi bağlarımızın en güçlü olduğu ülkeler arasında yer alan Güney Kore, ‘Kore Mucizesi’ ile sonuçlanan kalkınma sürecinin en iyi yönetildiği ülkeler arasında yer almaktadır. Sanayinin devlet eliyle seçilen alanlara yönlendirilmesi ve elektronik başta olmak üzere, ileri endüstrilerde devlet planlarıyla yeni firmaların kurulması bu kalkınma sürecini hızlandırmıştır. Bu takdire şayan bir çalışmadır” diye konuştu.ARTIRILABİLİR TİCARET HACMİGüney Kore-Türkiye ilişkilerinin özellikle son 10 yılda hızla gelişim kaydettiği söyleyen Ali Çandır, “2005 yılında yaklaşık 3,5 milyar dolar olan karşılıklı ticaret hacmi, 2014 yılına gelindiğinde yaklaşık 8 milyar dolara ulaşmıştır. Geçtiğimiz 10 yılda Türkiye den Güney Kore ye gerçekleşen ihracat rakamlarına bakıldığında ise 2005 yılında 95 milyon dolar olan tutarın, 2014 yılına gelindiğinde yüzde 350 lik bir artışla 420 milyon dolara ulaştığı görülebilir. Türkiye nin 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 azalan Güney Kore ihracatının toplam ihracat içindeki payı ise yalnızca binde 3 olabilmiştir. Bu oranın daha da yükseltilmesi başlıca hedeflerimiz arasında yer almalıdır” diye konuştu. Güney Kore ye ihraç edilen 26 ürün grubu arasında yaş meyve ve sebze ile mamulleri, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon, madencilik ürünleri, deri ve deri mamulleri bulunduğunu belirten BAGEV Başkanı Çandır, “Ülkeler açısından ikili ticaret ilişkilerine ithalat penceresinden bakıldığında 2005 yılında Güney Kore den yapılan ithalat miktarı 3,4 milyar dolarken, 2014 yılında bu tutarın 7,5 milyar dolara ulaştığı görülebilir” dedi. 1.5 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT HACMİTürkiye deki örtüaltı üretimin yarısından fazlasının Batı Akdeniz’de yapıldığına dikkat çeken Ali Çandır, “Batı Akdeniz örtü altı tarıma yatırım yapacak girişimciler açısından öncelikli bölgeler arasında bulunmaktadır. Örtü altı tarım ve turizm bakımından Antalya, açık tarım ve hayvancılık bakımından Isparta ve son olarak hayvancılık ve madencilik bakımından Burdur ülkenin en önde gelen üretim alanları arasında yer almaktadır. 2014 yılı ihracat rakamları incelendiğinde Antalya nın 1,1 milyar dolar, Burdur un 182 milyon dolar, Isparta nın ise 229 milyon dolarlık bir ihracat hacmine sahip olduğu söylenebilir. Batı Akdeniz 1.5 milyar dolarlık ihracat hacmiyle güçlü bir bölgedir” bilgisini verdi. GÜÇLÜ YANLARIMIZAli Çandır, Antalya nın 2014 yılında en yüksek ihracatın 406 milyon dolarla yaş meyve ve sebzede, 200 milyon dolarla maden kaleminde yapıldığını, kimyevi maddeler, ağaç ve orman ürünleri, süs bitkileri sektörünün de Antalya nın geleceğine yön veren sektörler olduğunu kaydetti. Burdur un 2014 ihracatında 116 milyon dolarla madencilik ve 45 milyon dolarla çimento sektörlerinin ön planda olduğunu belirten Çandır, Isparta’nın madencilik, kimyevi maddeler ile meyve-sebze alt sektörlerinde güçlü olduğunu ifade etti. ULUSLAR ARASI ORGANİZASYONLARYaz aylarında günde 800-900 uçağın indiği ve hava yolu ile yılda yaklaşık 12 milyon turistin ziyaret ettiği Antalya ya Güney Kore den gelen turist sayısının az olduğunu belirten Çandır, “Güney Koreli turistleri, dünyanın en güzel sahillerine sahip Antalya mıza bekliyoruz” dedi. Bu yıl G20 zirvesine ev sahipliği yapacak olan Antalya’nın dünya liderlerini ağırlayarak, dünya ekonomisinin belirleneceği şehir olacağını, önümüzdeki yıl da Antalya’nın, çiçek ve çocuk temalı EXPO 2016 Antalya da milyonlarca insanı çiçekle ve endemik bitki türleriyle buluşturacağını söyledi. Çandır, “Bir çok medeniyete ev sahipliği yapan, tarihi derinliğe sahip olan Antalyamız, doğal güzellikleri ve tarihi mirasını insanlıkla paylaşmaya hazırdır” dedi. YATIRIM POTANSİYELİ YÜKSEKYatırım potansiyeli oldukça yüksek olan Batı Akdeniz’in, Güney Kore ile karşılıklı ticaretin gelişmesine açık olduğunu ifade eden Çandır, “Geçtiğimiz 10 yıllık süre zarfında, bölgemizden Güney Kore ye yapılan ihracat rakamı 185 bin dolardan, 3,3 milyon dolara ulaşmıştır. Türkiye İhracatçılar Meclisi rakamlarına göre, 2014 yılında Güney Kore ye Antalya dan 1,9 milyon dolar, Burdur dan 292 bin dolar, Isparta dan ise 1,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleşmiştir. Önceki yıllara göre bir artış kaydedilse de, bölgemizin yatırım potansiyeli düşünüldüğünde bu rakamlar düşük kalmaktadır” diye konuştu. Çandır, bölgede yer alan 8 Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet gösteren 436 firma bulunduğunu limana yakınlığı ve var olan potansiyeli ile bölgenin yatırıma uygun olduğunu vurguladı. KORELİ FİRMALARA ÇAĞRIBAGEV Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti: “Son 30 yıldır beşeri sermayesini güçlendiren, bu sayede de teknoloji devrimini gerçekleştirerek kalkınmasına hız kazandıran Güney Koreli girişimcileri, yatırım üssü potansiyeli yüksek olan bölgemize yatırıma davet ediyoruz. Tarım ve hayvancılık, madencilik, kimyevi maddeler, inşaat ürünleri türevleri üretiminin yoğunluklu olarak görüldüğü bölgemizde, Türkiye-Güney Kore işbirliği ile yenilikçi teknolojilerin üretilebileceğine inanıyoruz. Eğitime önem veren ve nüfusunun büyük çoğunluğu genç olan Batı Akdeniz, yenilikçi teknolojilerin üretiminde yeterli beşeri kapasiteye sahiptir. Bu nedenle iki ülke dayanışması ile katma değeri yüksek ürünlerin bölgemizde üretilebilmesi, karşılıklı ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı gibi, ülkemizin ve bölgemizin orta gelir açmazından kurtulmasına da yardımcı olacaktır.” Çandır, Konferansın bölge ekonomisine ivme kazandırmasını, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine fırsat vermesini diledi.KORELİ 120 FİRMA TÜRKİYE’DE İŞ YAPIYORKOTRA (Korea Trade Investment Promotion Agency) İstanbul Şube Müdürü Tae Ho Kim, ISPA (Katılım öncesi yapısal politikalar aracı) rakamlarına göre, Koreli 120 firmanın Türkiye’de faaliyet gösterdiğini belirterek, “Biz İstanbul gibi büyükşehirlerin dışındaki kentlere yatırım yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Türkiye’nin 2010- 2012 yılları arasında dünyanın dikkatini çekecek kadar ekonomik gelişim kaydettiğini söyleyen Tae Ho Kim, “Ama 2012 yılında Avrupa ülkelerinin ekonomik durumunun kötüleşmesiyle Türkiye ekonomisi de bundan etkilendi. 2010’de Kore’nin Türkiye’ye yatırımı dikkat çekici şekilde başladı, 2012’de zirveye ulaştı, Kore’nin Türk ekonomisinin zor durumunda olduğu dönemde buraya daha fazla yatırım yaptığı görülüyor. Son 5 yılda Kore’nin Türkiye yatırımı 600 milyon dolara ulaştı. Elektronik cihazlar makineler ve araba parçalarını Kore’den Türkiye’ye ihraç ediyoruz” diye konuştu.Ali Çandır günün anısına Büyükelçi Cho ya Türk motifli özel tasarım vazo hediye ederken, Büyükelçi Cho Çandır a Kore çayı hediye etti.

Detaylar...

KORKUTELİ KARYAĞDI ARMUDU İÇİN GÜÇBİRLİĞİ
Korkuteli Ziraat Odası Başkanlığı na yeniden seçilen Musa Fikri Büyükçetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ı ziyaret etti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İzzet Bayar, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, ATB Meslek Komitesi Üyesi Yaşar Kocaoğlu, coğrafi işaret uzmanı Dr. Rana Demirer, meyve üreticisi Ali Kartop un da bulunduğu ziyarette Musa Fikri Büyükçetin, Antalya Ticaret Borsası nın önemli işlere imza attığını belirterek, yeni dönemde birlikte çalışmak istediklerini söyledi. KORKUTELİ ARMUDUN DA BAŞKENTİ OLACAKKorkuteli karyağdı armudunun tescilinin yapılmasını arzuladıklarını, bunun için ATB ile güç birliği yapmak istediklerini kaydeden Büyükçetin, "Tadıyla, aromasıyla, dayanıklılığıyla bilinen Korkuteli Karyağdı armudunun bölgemiz adına tescil edilmesini arzuluyoruz. Antalya Ticaret Borsası coğrafi işaret konusunda önemli bir misyon üstlenmiş bir kurumumuz. Umuyoruz birlikte çalışarak Korkuteli Karyağıdı armudunun tescillenmesini sağlayacağız. Korkuteli, mantarın başkenti olduğu kadar armudun da başkenti olacaktır. Armudun borsasını biz belirleyeceğiz" diye konuştu.ATB ÇALIŞMALARA BAŞLADIAntalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Ziraat Odası Başkanlığı na tekrar seçilen Musa Fikri Büyükçetin e görevinde başarılar dilerken, ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası nın Karyağdı armudunun tescili için çalışmalara başladığını kaydeden Çandır, tarihiyle ilgili belge ve kaynaklara ulaşma çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi. Çandır, Korkuteli nin 5 köyü sınırları içerisinde yetişen Karyağdı armudunun en az 50 yıllık geçmişe sahip olduğunu kaydetti. Çandır, Korkuteli Karyağdı armudunun tescilinin yapılmasıyla, üretimden, paketlemeye, pazarlamaya kadar bir çok alanda ekonomik hareketlilik yaşanacağını söyledi. Çandır, kurumların bölge ekonomisini geliştirecek konularda birlikte hareket etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Detaylar...

BAKA GENEL SEKRETERİ NDEN ATB YE ZİYARET
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ne atanan Mehmet Sırrı Özen, Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ı ziyaret etti. BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Alaattin Özyürek in de bulunduğu ziyarette Ali Çandır, Özen e ziyareti nedeniyle teşekkür etti. İZ BIRAKAN İŞLERAli Çandır, sürdürülebilir, şehirde iz bırakan işlerin yapılmasından yana olduklarını belirterek, bölge ekonomisinin tarım, turizm, ticaret, teknoloji, ticaret olmak üzere 5T üzerinde şekillenmesi gerektiğini kaydetti. Antalya Ticaret Borsası nın Zeytinpark, YÖREX, kooperatif koçluğu çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Ali Çandır, bütün çalışmalarda ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte hareket etmeyi ilke haline getirdiklerini, bunun da verimini aldıklarını anlattı.BAKA İLE BİRLİKTE ÇALIŞALIMBAGEV in çalışmaları hakkında da Özen e bilgi veren Ali Çandır, önümüzdeki günlerde hayata geçirecekleri Bölgesel Ürün Portalı Projesi ni anlattı. Türkiye nin ilk bölgesel istihdam ofisi bagevkariyer.com un çalışmalarını anlatan Çandır, istihdama katkı sağladıklarını kaydetti. Bölgenin 53 milyon Lira lık ticaret açığı verdiğini, Burdur ve Isparta nın ürünlerinin Antalyalı tüketici ile bulaşmadığına dikkat çeken Çandır, çalışmalarla BAKA ile birlikte hareket edebileceklerini söyledi. Çandır, "BAGEV-BAKA işbirliğini gerçekleştirirsek bölgemiz için son derece faydalı olur" dedi. Çandır, İnsan kaynağı konusunda da sıkıntı yaşadıklarını belirtti. BAKA eski genel sekreteri Tuncay Engin e de çalışmalarından dolayı teşekkür eden Çandır, Özen e görevinde başarı diledi.FİNANS DESTEĞİMİZDEN YARARLANINBAKA Genel Sekreteri Mehmet Sırrı Özen, bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasında sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çekerken, BAKA olarak STK larla birlikte çalışmak istediklerini ifade etti. Özen, "Siz Batı Akdeniz Bölgesi nin en güçlü sivil toplum kuruluşusunuz. Bizim finans desteğimizden yararlanmanızı isterim. Lider kuruluş olarak diğer kuruluşları yanınıza çekip birlikte hareket etmeniz son derece önemli ve güzel bir adım. Bu işbirliği sonuç verir" diye konuştu. Bölgeye has hibe programları yapılması gerektiğini kaydeden Özen, BAKA nın hibe programlarıyla ilgili bilgi verdi. Özen, 2015 mali destek programının onaylandığını 17 milyon dolarlık programın pazartesi günü ilana çıkacağını duyurdu.

Detaylar...

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı meclisi ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetimin 1 aylık çalışması hakkında meclis üyelerine bilgi verdi. Çandır, 2014 yılının Antalya Ticaret Borsası için verimli bir dönem olduğunu belirterek, yapılan çalışmaları anlattı. Rusya’da rublenin değer kaybetmesiyle hedef pazarda yaşanan sıkıntıları değerlendiren Ali Çandır’ın ardından meclis üyeleri de krizin ihracatçı ve üretici üzerindeki etkisiyle ilgili görüş bildirdi. Sektörel konuların değerlendirildiği ATB Meclisi’nde ATB Başkan Yardımcısı, Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Gıdaların Ticaretini Yapanlar Meslek Komitesi Üyesi Halil Bülbül, pamuk üretimi ve tekstil ticaretiyle ilgili bilgi verdi. Tekstilin kundaktan kefene kadar insan hayatında olduğunu belirten Bülbül, “Sanayi ve seri üretim anlamında en çok derinliği olan bir sektör” dedi. 1750’lerde İngiltere’de sanayi devrimiyle başlayan Kuzey Avrupa Güney Avrupa’ya 1950’lerde Anadolu’ya gelen tekstil sanayinin önemine dikkat çeken Bülbül, “Biz 1950’lerde bu işe çok acemice başladık ama 50 yıl içinde geldiğimiz nokta hiç de fena değil; 29 milyar dolarlık tekstil ihracatı söz konusu. Toplam 157 milyar dolarlık ihracatımızı göz önüne aldığımızda toplam ihracatın 5’te biri tekstilden” diye konuştu. Fasonculukla başlanan tekstil sektöründe birçok firmanın kendi markasını yarattığını belirten Bülbül, birçok grubunun tekstilden iyi paralar kazanarak büyüdüğüne dikkat çekti. Bülbül, “Antalya’daki birçok otelin sahibi de tekstil kökenlidir” dedi. PAMUK YOKSA TEKSTİL DE YOK Türkiye’de tekstil sektörünün 1.5 milyon ton pamuk ihtiyacı olduğunu buna karşın toplam üretimin 800 bin ton olduğuna dikkat çeken Halil Bülbül, “Burada 700 bin tonluk ithalat söz konusu. Özbekistan, Mısır, ABD, Pakistan gibi ülkelerden pamuk ihtiyacımızı karşılıyoruz. Pamukta 3 milyar dolarlık ithalat yapılıyor” dedi. Cari açık anlamında bunun ciddi bir açık olduğuna dikkat çeken Bülbül, “Çünkü pamuğun her şeyi para. Kendisinden iplik, çekirdeğinden yağ, linterinden barut yapılıyor. Pamuk olmazsa bunların hepsi ithal ediliyor. Para da pamuktan üretiliyor. Milli ekonomiye katkı bazında düşündüğümüzde pamuğu terk etmenin bedeli çok ağır” değerlendirmesinde bulundu. ANTALYA TRENİ KAÇIRDI MI? Halil Bülbül, Antalya’da pamuk üretiminin terk edilmesiyle tekstil üretiminde de gerileme yaşandığını söyledi. Antalya toplam 140 milyon dolarlık ihracatın söz konusu olduğunu bunun 55 milyon dolarının hammadde, 73 milyon dolarının deri, 36 milyon dolarının da hazır giyimin oluşturduğunu kaydeden Bülbül, “Antalya pamukta eski popülaritesini kaybettiğinden dolayı pamuk üretiminin azalması tekstil üretiminin gerilemesine neden oldu" dedi. Toplam 800 bin tonluk üretimde Antalya’nın payının 35 bin ton olduğunu belirten Halil Bülbül, “Antalya artık pamuk üretiminde dikkate bile alınmıyor” dedi. DESTEK ŞART Pamuğun kilogramı 1.7 liradan alındığını, 55 kuruş da devlet katkısı sağlandığını kaydeden Bülbül, “Üreticinin eline geçen 2.25 kuruş gibi bir rakam. Bu cazip olsaydı pamuk bu duruma gelmezdi, demek ki sıkıntı var. Biz 55 kuruş destek sağlarken, AB ülkelerinde bu rakam 1 Avro. Böyle bir sektörün terk edilmesi kabul edilemez. Üretimin ülkede yapılmamasının bedeli çok ağır. Mutlaka desteklenerek üretimi artırılmalı. Pamuk stratejik ürün ilan edilmeli, desteklenmeli. Yerli ürün kullanan sanayiciye devlet destek sağlamalı” diye konuştu. Yün üretimi ve ticaretiyle ilgili de bilgi veren Halil Bülbül, Türkiye’de toplam 30 milyon koyun bulunduğunu, 50 bin ton yün üretiminin söz konusu olduğunu bildirdi. Bülbül, “Yünde 36 milyon dolarlı ihracat var” dedi.

Detaylar...

ÜYELERE 5 YILDIZLI HİZMET
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu akredite olarak ‘5 yıldızlı’ ünvanı alan oda borsa sayısının 191’e ulaştığını, 41 oda ve borsanın da yolda olduğunu açıkladı. Hisarcıklıoğlu, akreditasyon belgelerinde hedef 365 oda ve borsa olduğunu söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ile ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, akreditasyon belgesini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu nun elinden aldı. Geçen yıl çalışmaları tamamlanan ve denetimleri gerçekleştirilen 10. Dönem 39 oda/borsa ile akreditasyon sertifikalarını yenileyen 1, 2, 5 ve 7. Dönemden 54 oda/borsa; TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da katılımıyla düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bakan Işık a, OSB lerdeki taban alanı kısıtlamasının kaldırılması ve kamu ihalelerindeki yerli ürüne getirilen avantaj için teşekkür etti.Hisarcıklıoğlu, bugün kendileri için bir gurur günü olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "191 oda ve borsamız Türkiye de 5 yıldızlı oda ve borsa kapsamında, yani akredite oldular. 41 i de hatta girmiş durumda. İnşallah kısa sürede bu 41 ine de bu salonda ödülünü vereceğiz. Gururla övüneceğimiz bir camiamız var. 5 yıldızın manası şudur aslında. Bugün 5 yıldızlı olan oda ve borsalarımız, hizmet kalitesi anlamıyla Londra daki, Paris teki, Berlin deki oda ve borsalar, üyelerine hangi standartta hizmet veriyorsa, bu oda ve borsalarla minimum aynı seviyeye gelen 191 oda ve borsamızın başkanları ve tüm çalışanlarını kutluyorum." TOBB Başkanı olduğunda sadece 5 oda ve borsanın profesyonel çalışanlarının İngilizce okuyup yazabildiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, bugün itibarıyla ise 355 oda ve borsanın çalışanlarının İngilizce okuyup yazabilir hale geldiğini ifade etti. Geçen zaman içinde oda ve borsalarda bunun gibi birçok dönüşümü gerçekleştirdiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Önümüzdeki süreç çok önemli. Çünkü artık markalaşan ülkeler değil, iller, ilçeler var. Bu noktada, hizmet kalitesini artırmak için üyelerimizin, firmalarımızın taleplerini toplamamız lazım. Bizden daha fazla ne hizmet bekliyorlar, bunu değerlendirmemiz lazım" diye konuştu. BÜROKRASİYİ AZALTALIM Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, artık Türkiye de sadece otellerinin değil, ülkenin geleceğine hizmet eden oda ve borsaların da 5 yıldızlı hizmet verdiğini söyledi. Sanayicilerle, iş adamlarıyla her konuda istişare yapmaya devam edeceklerini anlatan Işık, oda ve borsalarla her gittikleri ilde mutlaka toplantı yaptıklarını ifade etti. Fikri Işık, oda ve borsalardan destek de beklediklerini belirterek, "Bürokrasinin azaltılmasıyla ilgili çalışmamız için sizlerden görüş bekliyoruz. Bürokrasiyi artıran, kırtasiyeciliği artıran, gereksiz zaman ve enerji kaybına neden olan tüm gereksiz mevzuatı ayıklayalım. Bu talimatı verdim. Hedefimiz mart sonuna kadar bunu yapmak. Şu anda Başbakanımızın da böyle bir talimatı var" diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Işık ve Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların yöneticilerine sertifikalarını verdi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ile ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, akreditasyon belgesini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu nun elinden aldı.

Detaylar...

TEKE YÖRESİNİN GÜNDEMİ KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK
MAKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. MUSTAFA SAATCI: “ET AÇIĞINI KAPATMANIN TEK YOLU KÜÇÜKBAŞ YETİŞTİRİCİLİĞİDİR” Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ile Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin ortaklığıyla düzenlenen Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı, Akra Barut Otel’de yapıldı. Çalıştayın açılışına Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ahmet Dallı, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, BAGEV Başkan Vekili İbrahim Solak, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı Fatih Şahan’ın yanı sıra Burdur, Isparta, Çanakkale, Elazığ, İstanbul’dan çok sayıda akademisyen, küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve sektör temsilcisi katıldı. BAGEV Başkan Vekili İbrahim Solak, açılışta yaptığı konuşmada, Batı Akdeniz’de küçükbaş hayvancılığın yerinde istihdamın sigortası olduğunu belirterek, sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini görüşmek üzere çalıştay düzenlediklerini belirtti. Solak, “Amacımız kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üreticiler ve tüketicilerin sorunlarını bizzat onlardan dinleyerek, bizlerle birlikte olan değerli akademisyenlerin katkılarıyla bölgemiz adına ortak bir dil oluşturmaktır” dedi. KIRSAL KALKINMADA SIKINTI Batı Akdeniz‘in erkek keçi olan ‘teke’ yöresi olarak da adlandırıldığına dikkat çeken Solak, ancak bölgedeki hayvan varlığının azaldığına dikkat çekti. Özellikle son yıllarda et ve süt fiyatlarının üretici açısından yetersizliği nedeniyle hayvancılıkla uğraşan nüfusun üretimden çekilme noktasına geldiğini kaydeden Solak, şunları kaydetti: “Bunun sonucu olarak kırsal kalkınmada olumsuzluklar yaşanmakta, ekonomik ve sosyal sorunların arttığı görülmektedir. Bu kapsamda, et ve süt üretiminin birbirine bağlı olarak düşünülmesi, hayvancılıkta örgütlenme seviyesinin arttırılması, sektörde özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde çalışanların sosyal güvence altına alınması, ülke bazındaki ıslah çalışmalarına yönelik yapılan projelerin sayının arttırılması, yem fiyatlarının düşürülmesi ve yemlerin daha kaliteli bir hale getirilmesi, mera alanları ve otlaklarımızın korunması gerekmektedir. Yine hayvancılık politikalarımız uzun vadede istikrarı koruyabilecek ve oluşabilecek olumsuz piyasa koşullarındaki dalgalanmalara karşı hazır olacak şekilde planlanmalıdır.” Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığıyla ilgili bilgi veren İbrahim Solak, “1991 yılında yaklaşık 51 milyonun üzerinde olan küçükbaş hayvan varlığımız 2013 yılında 38,5 milyona kadar gerilemiştir. 1990 yılında ülke nüfusumuz 56,5 milyon iken, bugünlerde yaklaşık 77 milyon ve bu rakamlara ek olarak 35 milyon civarında turist yer almaktadır, yani aylık 80 milyon kişi potansiyel et ve hayvansal ürünler tüketicisi konumundadır. Rakamlar incelendiğinde son 25 yılda kişi başına düşen küçükbaş birim hayvan sayısının azaldığını görebiliriz” diye konuştu. 38,5 MİLYON KÜÇÜKBAŞ Türkiye’de 2013 yılı itibariyle 38,5 milyon küçükbaş hayvanın yüzde 11,6‘sının Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirildiğini, Akdeniz Bölgesi’nin ise yüzde 37‘lik kısmının Batı Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirildiğini kaydeden Solak, “Yani Batı Akdeniz Bölgesi olarak ülkemiz küçükbaş hayvan varlığının yaklaşık yüzde 4,25‘lik bölümünü oluşturmaktayız. Yine Batı Akdeniz Bölgesi’nde üretilen küçükbaş hayvanların yüzde 55‘i Antalya, yüzde 25‘i Isparta, yüzde 20‘si ise Burdur’da üretilmektedir” bilgisini verdi. İbrahim Solak, Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı’nın başarılı geçmesini diledi. HAYVAN SAYISI ARTINCA ET VE SÜT ÜRETİMİ DE ARTTI Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, TÜİK verilerine dayanarak hayvan varlığıyla ilgili bilgi verdi. Türkiye’de 29,2 milyon baş koyun, 9,2 milyon baş keçi varlığı bulunduğunu belirten Öztürk, 2010’dan itibaren küçükbaş hayvan üretiminde artış yaşandığını söyledi. Hayvan varlığındaki artışa bağlı olarak et ve süt üretiminde de artış görüldüğünü söyleyen Öztürk, “Küçükbaş hayvanlardan 2013 yılında 103 bin tona yakın koyun, 23 bin ton yakın keçi olmak üzere toplam 126 bin ton et elde edildi. Aynı yıl keçi ve koyunlardan toplam 1,5 milyon ton da süt üretildi” dedi. Batı Akdeniz Bölgesi’nin Türkiye keçi varlığının yüzde 9’unu, koyun varlığının ise 2,6’sını barındırdığını kaydeden Öztürk, “Batı Akdeniz bölgesinde bulunan 3 ilimizin toplam keçi sütü üretimi 42 bin 591 ton olup Türkiye üretiminin yüzde 10’udur. Bölgemizde 2013 yılı TÜİK verilerine göre 27 bin 791 ton koyun sütü üretimi gerçekleştirilmiştir” dedi. FRENE BASILMASAYDI BİTECEKTİ MAKÜ Rektörü Mustafa Saatcı, “Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği tam anlamıyla bir memleket meselesidir” dedi. 1990’lı yıllarda küçükbaş hayvancılığının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Saatcı, “Belli bir yerde frene basılmasaydı yok olup gidecekti” dedi. Koyun ve keçinin toprak altındaki altın madeni kadar değerli olduğunu ifade eden Saatcı, büyük bir coğrafyaya sahip Türkiye’de farklı hayvancılık faaliyetleri yürütmenin mümkün olduğunu vurguladı. Saatcı, “Küçükbaşı bu işin içine çektiğimizde her bölgede farklı hayvancılık faaliyetleri yapabiliriz” dedi. Teke yöresinin bir kültür olduğunu ve bu kültürü oluşturanın da keçi olduğunu kaydeden Saatcı, “Keçi gittiği takdirde kültür de kaybolacaktır” dedi. Osmanlı’nın kurulduğu kıl çadırın keçinin kıllarından oluştuğunu anımsatan Saatcı, “Bu kültürü kaybetmemek için bu hayvanlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor” diye konuştu. ET AÇIĞINI KAPATMANIN TEK YOLU KÜÇÜKBAŞTIR Akdeniz havası Avrupa ülkelerinin genç yaştaki oğlak etini tüketen ülkeler olduğunu belirten Saatcı, artan talebin karşılanamadığını kaydetti. Saatcı şunları kaydetti: “Bizim şartlarımız organik yetiştiriciliğe çok yakın. Biliyoruz ki organik yetiştiriciliğin bir takım kıstasları var. Buna uyulduğu takdirde et ve süt gibi çok değerli iki tane madde üretilir. İşte biz bunu genel anlamda organik yetiştiriciliğine soktuğumuz takdirde çok rahat bir şekilde Akdeniz bölgesine satmış oluruz. Avrupa piyasasına baktığımız zaman dışarıdan aldığı tek kırmızı et kalemi koyun eti. Kendisine yetmiyor, dışarıdan temin ediyor. Daha çok Avustralya’dan alıyor. Biz hemen yanı başındayız. Kriterlerimizi tamamladığımız zaman küçükbaş yetiştiriciliğinde gerçekten çok ciddi bir pazar olur. Bırakın dışarıyı ülkemizdeki kırmızı et açığı tamamen kapanır. Et açığını kapatmanın tek yolu küçükbaş yetiştiriciliğidir” Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı Fatih Şahan da banka olarak üreticiye yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verirken, çalıştayın başarılı geçmesini diledi. Konuşmaların ardından oluşturulan masalarda, Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Sürü Yönetimi ve Kayıt Sistemi , Çobanlık Mesleği veya Sürü Yöneticisinin Sorunları , Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Besleme , Mera – Otlak ve Orman İlişkisi , Bölgemizde Yetiştirilen Irklar ve Yapılan Islah Çalışmaları , Hayvan Hastalıkları ile Mücadele , Üretim Planlaması ve Pazarlama , Küçükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Ruhsatlandırma ve Yetkilendirme Süreci , Küçükbaş Hayvancılıkta İzlenen Politikalar , Küçükbaş Et Tüketiminde Tüketici Tercihleri konuları tartışıldı.

Detaylar...

ÖZGÜR BASIN OLMAZSA ÖZGÜR TOPLUMDAN BAHSEDEMEYİZ
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayımladığı mesaj:"Çok seslilik demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bunun için sesimizi iletecek araçlara ihtiyaç vardır. Basınımız bu görevi toplum adına yürütmektedir. Şeffaf bir toplum için basına önemli görevler düşmektedir. Basımızın Antalya nın ekonomisinin gelişmesi için çalışan üretici ve işadamlarına her adımlarında destek olmaktadır. Bizlerin sesi olan gazeteci arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Zor koşullar altında kamu adına görev yapan basın çalışanlarının özlük hakları ve iş güvencelerine ilişkin yapılabilecekler gözden geçirilmelidir. Basın çalışanları ekonomik ve sosyal olarak kendini güvende hissetmelidir. Özgür basın olmazsa özgür toplumdan bahsedemeyiz. Çalışan Gazeteciler Günü nü kutluyor, gazeteci arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

Detaylar...

MERKEZİN HEDEFİ ŞAŞTI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık ayı ve 2014 yılı yıl sonu enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. “TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Aralık ayında ülke genelinde tüketici fiyat endeksinde yüzde 0,44, yurt içi üretici fiyat endeksinde ise 0,76 azalma gerçekleşti. Enflasyon yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE’de yüzde 8,17, ÜFE’de yüzde 6,36 oranında artış olduğu görüldü.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nın 2014 yılı başında yüzde 5 olan yıl sonu enflasyon hedefi, ekonomik gelişmelerle birlikte ikinci çeyrek sonunda yüzde 6,7-8,5 bandı arasındaki gerçekleşme tahmini ile revize edilirken, yılsonu gerçekleşmesi yüzde 8,17 oranla hedefin oldukça üzerinde oldu. Merkez Bankası nın 2015 yıl sonu hedefi de bir önceki yıl gibi yine yüzde 5 iken, Merkez Bankası beklenti anketleri bunun gerçekleşmesinin de güç olduğuna işaret etmektedir. Zira bu anketlere göre, önümüzdeki dönemde 12 aylık beklenti yüzde 7,2, 24 aylık beklenti ise yüzde 6,7 dir. EN UCUZ 8 İNCİ BÖLGEYİZTÜİK in verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde tüketici fiyatlarında Aralık ayında, tıpkı Kasım da olduğu gibi, bir azalma görüldü ve fiyatların aylık düşüş oranı yüzde 0,67 oldu. Buna karşın tüketici fiyatlarında, bir önceki yılın aralık ayına ve dolayısıyla da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,58, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,85 şeklinde artış gerçekleşti. Bu rakamlar göz önüne alındığında, Aralık ayı ve yılsonu itibariyle Batı Akdeniz Bölgesi nin Türkiye ortalamalarının altında bir enflasyona sahip olduğu ve Antalya, Burdur ve Isparta nın yıllık bazda 26 alt bölge içinde 8. en ucuz alt bölgede yer aldığı söylenebilir. Bölgede 2014 yılı Aralık ayında ürün ve madde bazındaki fiyat artışları analiz edildiğinde en fazla artışın yüzde 2,32 lik bir oranla kişisel bakım ürünlerinde gerçekleştiği görülmüştür. Aylık bazda fiyat artışının yüksek olduğu bir başka ürün de yüzde 1,91 artışla ev ve bahçe araç gereçleri olmuştur. Batı Akdeniz de ürün bazındaki fiyat artışları yıllık bazda analiz edildiğinde, yani 2014 yılındaki en fazla artışın ise yüzde 30,89 oranla yataklı tedavi hizmetlerinde ve yüzde 18,57 oranla araç alım satımında olduğu görülmüştür.PETROL SEVİNDİRİRKEN, GIDA YİNE ÜZDÜTürkiye genelinde Aralık ayındaki fiyat artışları ürün bazında incelediğimizde, yüzde 20,16 artışla "salatalığın", harcama grubu bazında incelediğimizde ise yüzde 0,79 artışla "çeşitli mal ve hizmetler" grubunun ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda ise yine tarım ürünlerinden olan patlıcan yüzde 18,65 ve sivri biber yüzde 15,21 fiyat artışı ile gelirken, harcama grubunda bu sıralama yüzde 0,51 fiyat artışı ile lokanta ve yüzde 0,13 fiyat artışıyla oteller ve sağlık/konut gruplarında gerçekleşmiştir.DON VURDUAralık ayında yaşanan don ve sel olayları tarım ürünlerinde hatırı sayılır ölçüde kayıplara neden olmuş, üreticiler de yaşanan bu üretim kaybını fiyatlara yansıtmak zorunda kalmıştır. Bu durum ise son aylardaki gibi zam şampiyonunun yine bir tarım ürününün olmasına neden olmuştur. Tarım ürünlerindeki bu yüksek fiyat katılığı ise enflasyonun düşürülmesinde en büyük engeller arasında görülmektedir. Dünya da gıda ve tarım fiyatları düşme eğilimdeyken, bizde halen yüksek seyirli olması, ülkemizdeki tarımsal reformların aciliyetini göstermektedir. Buna karşın son dönemde küresel çapta gerileyen petrol fiyatlarının etkisiyle enflasyonda anlamlı bir düşüş beklentisi oluşurken, bizler de iç talepteki seyrin ve petrol fiyatlarındaki düşük seviyenin enflasyonun gerilemesine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Bu beklentimizi destekler şekilde Aralık ayında en fazla fiyat düşüşünün olduğu harcama grubu yüzde -1,78 oranla ulaştırma sektörü olmuştur. Bundan sonraki enflasyon verilerinde de petrol fiyatlardaki düşüşün etkisinin artmasını bekliyor, baz etkisiyle birlikte Ocak ayından itibaren hem aylık hem de yıllık bazda anlamlı bir gerilemenin gerçekleşeceğini ve bu hareketin özellikle ilk üç aylık dönemde gözle görülür bir düşüş trendini başlatacağını öngörüyoruzPETROLDEKİ DÜŞÜŞ KALICI YANSIMALISon olarak, sürekli değindiğimiz gibi Batı Akdeniz Bölgesi açısından büyük önem arz eden tarım ve gıda ürünleri sektörlerinde, başta enerji olmak üzere tüm üretim maliyetlerinden oluşan baskının en düşük seviyelere çekilmesini diliyoruz. Ayrıca petrol ve türevlerindeki fiyat düşüşlerinin tüketici ve üreticiye en kısa zamanda yansıtılmasını ve bunun da kalıcı hale getirilmesini bekliyoruz. Zira petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşün enflasyon tahminlerine ve gerçekleşmelerine bire bir yansıtılmadığını da görüyoruz. Yani bizler var olan durumdan, enerji dışı enflasyonda belli risklerin devam ettiğini, enerji fiyatlarındaki düşüşün de ağırlıklı olarak bu risklere karşı dengeleyici bir unsur olarak görüldüğünü sonucunu çıkartıyoruz. Ekonomimizde gıda fiyatlarında devam eden baskılar, kurdaki dalgalanmalar ve geçişkenlik etkisiyle birlikte tam bir rahatlamanın oluşmamış olmasının, enerji dışı enflasyonla temkinli hareket edilmesine yol açtığını göstermekteyken, ancak bu cephede bir iyileşme olduğunda, enflasyon beklentilerinin orta vadeli yüzde 5 hedefine doğru yakınsamaya başlayabileceğini düşünüyoruz.

Detaylar...