Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.159.113.182
Şuan 11 kişi online
Bugün 161 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68282
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BORSA DAN VAHHAB-I ÜMMİ DE İFTAR
Antalya Ticaret Borsası ilçelerde üyeleri ve vatandaşlarla iftar sofrasında bir araya geliyor. ATB, Ramazan ayının ikinci iftarını Elmalı da Vahhab-ı Ümmi Türbesi nde verdi. Bin kişilik iftara, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Elmalı Kaymakamı Mustafa Adil Tekeli, Burdur Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Elmalı Belediye Başkanı Ümit Öztekin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, Burdur Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Fırat Erkan, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Akın Çiçek, Elmalı Ağır Ceza Reisi Ali Bekir Evim, Gıda Tarım Hayvancılık İlçe Müdürü Muzaffed Ekin, Tarım Kredi Kooperatif Başkanı İsmail Sarıca, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu üyeleri, meclis ve komite üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. ATB nin verdiği iftar yemek duasının okunmasıyla sona erdi. Elmalı Belediye Başkanı Ümit Öztekin in davetiyle Elmalı Belediyesi nin Ramazan etkinliklerine katılan protokol üyeleri, burada tasavvuf müziği eşliğinde sohbet etti.

Detaylar...

ATB NİN İLK İFTARI SERİK TE
Antalya Ticaret Borsası, Ramazan ayında ilçelerde iftar yemeği geleneğini bu yıl da sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası, Ramazan ayının ilk iftarını Serik te verdi. Serik Toptancı Hal de verilen bin kişilik iftara, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Serik Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, TİGEM Boztepe Tarım İşletmesi Müdürü Olcay Akın, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Mehmet Ece, İlçe Emniyet Müdürü Fatih İnceyavuz, Serik Müftüsü Abdulkadir Karakuş, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Çömezoğlu, Vergi Dairesi Müdürü Fahri Gün, ATB yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve meslek komitesi üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. İftar, İlçe Müftüsü Abdulkadir Karakuş un yemek duası okumasıyla sona erdi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ilçelerde iftar yemeğini geleneksel hale getirdiklerini belirtti. Elmalı, Korkuteli nin ardından Vakıf Zeytinliği nde de iftar yemeği vereceklerini bildiren Çandır, "Ramazan ayı bolluk ve bereket ayıdır. Birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü hissedildiği aydır. Biz de iftar yemekleri vesilesiyle soframızı ilçelerdeki üyelerimiz ve vatandaşlarımızla paylaşıyoruz" dedi.

Detaylar...

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE TİCARET KOOPERATİFÇİLİKLE OLUR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kooperatifçilik Haftası nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Dünyada ilk kooperatifin 21 Aralık 1844 yılında İngiltere’de, ülkemizde ise 1863 yılında Mithat Paşa tarafından “Memleket Sandığı” adı altında kurulduğunu belirten Çandır, kooperatiflerin olumlu sonuçlar üzerine yaygınlaştırıldığını kaydetti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk tarım kredi kooperatifini 30 Haziran 1936 tarihinde Mersin’in Silifke İlçesi nde Tekirçiftliği Köyü nde açtığını anımsatan Çandır, Atatürk ün "Kanaatim odur ki, muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmektir" sözüyle kooperatifçiliğin önemine vurgu yaptığını kaydetti. BİRLİKTEN GÜÇ DOĞARTürkiye de tarımsal işletmelerin küçük ve çok parçalı olduğunu belirten Ali Çandır, sürdürülebilir tarımın ancak dayanışma ve güçleri birleştirmeyle mümkün olabileceğini kaydetti. Çandır, “Üretici bütün zorluklarla ancak elbirliği ve güç birliğiyle mücadele edebilir. Organize yapılacak üretim tarımsal ticaret için de son derece önem bir güç olacaktır. Bunun yolu da kooperatiflerdir” dedi. Çandır, emeğin karşılığı ve ürünün gerçek değerini ancak kooperatiflerle sağlanabileceğinin unutulmaması gerektiğini bildirdi.KOOPERATİF İSRAFI ÖNLER, MALİYETİ DÜŞÜRÜRAli Çandır, dünyada toplam karasal alanın sadece yüzde 10’unda tarım yapılabildiğini, zaten yetersiz olan bu alanların da giderek azaldığını belirtti. Buna karşın halen 7,3 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara ulaşmasının beklendiğini kaydeden Çandır, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 23’lerde, gıda tüketiminin yüzde 60-70 oranında artacağının tahmin edildiğine dikkat çekti. Çandır, “Bunun karşılanması, üretimle desteklenmesi, açlığın sona erdirilmesi, insanların gıdaya ulaşması gerekiyor” dedi. Kooperatiflerle israfın önlenebileceği, maliyetin düşeceği, üretimin artacağı ve verimlilik sağlanacağını, ürünün pazarlamasının kolaylaşacağını vurgulayan ATB Başkanı Ali Çandır, "Özellikle Türkiye’de kooperatifçiliği geliştirmek çok daha önemlidir. Çünkü, küçük ve çok parçalı işletme ve arazi yapısı ülkemizde çok daha vahim noktalara varmıştır" dedi. SAYISI ÇOK AMA ETKİSİ YOKTürkiye de 12 bin civarında kooperatif bulunduğunu, ancak etkin olmadığına dikkat çeken Ali Çandır, "Kooperatifler mali güç açısından yetersiz. Pazarda pek de etkinliklerini göremiyoruz" dedi. Hollanda’da 50 civarında kooperatifin 50 milyar Avro ya yakın tarımsal ürün pazarını yönlendirdiği ve kontrol ettiğini kaydeden Ali Çandır, şunları kaydetti:“Her ne kadar son yıllarda azalsa da yine Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 805 milyon insanın açlık çekiyor. Uluslararası kuruluşların yöneticileri, gıda açığı ve krizini önlemede, kooperatifçiliğin çözüm olabileceğini belirtiyorlar. Kooperatifleşme teşvik edilmeli, mali yönden güçlendirilmeli ve desteklenmeli.Kooperatif mevzuatı karmaşıklıktan uzak, yasal boşluk olmayan şekilde yeniden düzenlenmeli. Devletin kooperatiflere müdahalesi en aza indirilmeli. İç denetim daha etkin hale getirilmeli. Tarımsal kooperatifler tek çatı altında örgütlenmeli.”

Detaylar...

CHP Lİ AKAYDIN DAN ATB YE ZİYARET
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır a nezaket ziyaretinde bulundu. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ın da bulunduğu ziyarette Akaydın, ATB nin tarım ve kentle ilgili çalışmalarını yakından takip ettiğini söyledi. Seçimle ilgili değerlendirmede bulunan Akaydın, Antalya nın önceliklerine önem vereceklerini söyledi. Akaydın, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışacaklarını vurgularken, "STK ların beklentilerini öğrenip çalışmalarımıza yön vereceğiz" dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya yı Ankara da temsil edecek milletvekillerinden umutlu olduklarını kaydederken, "Bu kentin sinerjiye ihtiyacı var. Siyasilerin parti ayrımı gözetmeden, kentteki tüm kurumlarla kol kola girip Antalya için çalışacağına inanıyorum" diye konuştu. Antalya nın önündeki en büyük sorunlardan birinin taş ve maden ocakları olduğunu belirten Ali Çandır, "Antalya çevresinde taş ve maden ocaklarının etkisinin iyi analiz edilmesi, mümkünse olumsuz etkisinin sıfıra indirilmesi zorunludur. Taş ve maden ocaklarının gerekirse yasaklanmasıyla ilgili birlikte çalışmalıyız" dedi. Ali Çandır, ATB nin çalışmaları hakkında da Akaydın a bilgi verdi.

Detaylar...

BORSA LİSESİ NİN MEZUNİYET SEVİNCİ
Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesi ve Teknik Anadolu Lisesi 15. dönem mezuniyet töreni, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ın katılımıyla yapıldı. Mezun olan öğrencilere hayatında başarılar dileyen Hüseyin Cahit Kayan, "Sizleri üniversite sıralarına uğurlamaktan gurur duyduğumu bilmenizi isterim. Bugün itibariyle hepiniz bağımsız bireyler olma yolunda önemli bir kavşak noktasında bulunuyorsunuz. 5-6 sene sonra hepiniz farklı alanlarda çalışan meslek sahipleri hatta işverenler olacaksınız" diye konuştu. Gençlere çevresiyle iyi iletişim kurmaları ve hayal kurmaktan vazgeçmemelerini öneren Kayan, "Başarının yolunun hayallerinizi gerçekleştirmeye yönelik hedefler koymaktan, rekabetten ve çalışmaktan geçtiğini unutmamalısınız" dedi.Okumanın tek başına yeterli olmadığını, sorgulayan, düşünen ve üreten gençliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kayan, "Bu nedenle çağımızın gerekliliği bilişim, teknoloji gibi alanlarda kendinizi geliştirin ki siz gençlerin omuzlarında 78 milyonda gelişsin ve dünya ile yarışabilir seviyelere ulaşsın. Unutmayın kartallar yüksek ve yalnız uçarlar. Sizler de yüksekten ancak birlikte hareket ederek ilerleyin. Sizlerin birlik ve beraberliği sizlerden sonra bu sıralardan geçecek olan kardeşlerinizin daha başarılı olmasını sağlayacaktır" diye konuştu. Kayan, öğrencilerin yıl boyu yaptığı resimlerin sergilendiği sergiyi de gezdi. Kayan, okulu dereceyle bitiren öğrencilere tablet bilgisayar hediye ederken, Okul Müdürü Kuntay Yetkin, Kayan a teşekkür etti. Kuntay Yetkin, Borsa nın okula verdiği destekler nedeniyle Kayan a teşekkür plaketi sundu. Borsa Lisesi nin halkoyunları gösterisi sunduğu tören, şenlik havasında geçti. Törende okul birinci yaş kütüğüne çivi çakarken, mezuniyet andı, bayrak devir teslim törenin ardından öğrenciler mezuniyet belgelerini aldı, keplerini havaya fırlattı.

Detaylar...

BUĞDAYDA HASAT ZAMANI
Antalya Ticaret Borsası nın (ATB) öncülüğünde BATEM, TİGEM gibi bir çok kurum ve özel sektörün desteğiyle 2014 yılı Kasım ayında başlatılan, Antalya ya en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi için yürütülen Antalya Buğdayını Arıyor Projesi meyve vermeye başladı. BATEM in Aksu daki 20 dekarlık araziye ekimi yapılan 12 buğday çeşidinin hasadı yapıldı. Buğday hasadına ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi üyeleri, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, TİGEM Boztepe Tarım İşlemesi Müdürü Olcay Akın, Batı Akdeniz Biçerdöverciler Kooperatifi Başkanı Kadir Sarıcalar ile özel sektör temsilcileri katıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi nin talebi doğrultusunda başlatılan Antalya Buğdayını Arıyor Projesi nin sonuç vermeye başladığını belirtti. Sahil ve yaylada 22 çeşit buğday ekimi yaptıklarını bildiren Ali Çandır, "Bilimsel çalışma metoduyla 22 çeşit buğdayın her safhası değerlendirildi. Buğday hasadımızı yaptık. Bölgeye en uygun buğdayın belirlenmesi için ekmeklik ve makarnalık olmak üzere buğday çeşitlerinin kalite ve verimi belirlenecek. Ardından bu buğday çeşitleri üreticiye tavsiye edilecek" diye konuştu. Önümüzdeki yıllarda da denemelerin devam edeceğini belirten Çandır, "Burada üretici daha verim almak daha çok para kazanmak istiyor. Tüccar malı toplu bir yerden alıp satmak istiyor. Fabrikatör daha kaliteli ürün istiyor. Biz de bu zincirin tüm halkalarını birlikte tamamlayarak sonuç alacağız. Yılda 250 bin ton civarında buğday üreten Antalya da bu denemeler devam ederek, bölgemiz için en kaliteli, verimli, dayanıklı buğday hangisi ise onu bulmanın yollarını arayacağız. Bu uzun soluklu bir iş" dedi.BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, bölge için uygun çeşidin tespit edilmesi amacıyla projeyi başlattıklarını belirterek, yapılan hasat sonucunda elde edilen buğdayın çeşitlerinin analizinin yapılacağını kaydetti. Ünlü, "Bu yolla bölgemize en uygun buğday çeşidini belirleyip Borsamız aracılığıyla üreticiye tavsiye edeceğiz" diye konuştu. Kurumların birlikte çalışarak bölge tarımı için iyi bir projeye imza attığını kaydeden Ünlü, "Bizim için iyi bir işbirliği oldu" dedi.

Detaylar...

ALİ ÇANDIR SEÇİM SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın, 7 Haziran Genel seçimle ilgili yaptığı değerlendirme: "Türkiye seçimini yapmış, dört partiye Meclis te temsil yetkisini vermiştir. Artık söz Meclis e giren partilerdedir. Seçim öncesinde yaşanan siyasi gerilimin dozu azaltılmalı yerini uzlaşmaya bırakmalıdır. Halkımız sandıkta siyasilere mesajını vermiş, oyunu demokrasiden yana kullanmıştır. Milletin iradesi her şeyin üzerindedir. Siyasilerin de bu mesajı iyi okuması ve buna göre davranması gerekmektedir. Ekonomimiz acilen çözüm bekleyen sorunlarla doludur. Ekonomi belirsizliği sevmiyor. İş dünyası siyasi belirsizliğin bir an önce giderilerek, ülkeyi yönetecek hükümetin kurulmasını beklemektedir. Cari açık, işsizlik, büyümedeki durağanlık, ekonomideki yapısal reformlar önümüzdeki en büyük ekonomik sorunlardır. İş dünyası, hükümetin kurulmasının uzaması ya da yapılacak bir erken seçimin bu sorunları derinleştireceği ve telafisi mümkün olmayan bir yere taşıyacağını düşünüyor, bir an önce uzlaşma kültürünün tesis edilmesini bekliyor. 25. dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi ne girmeye hak kazanan milletvekillerimizi tebrik ediyor, milletin beklentilerini en iyi şekilde Meclis te temsil edeceklerine inanıyor, genel seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diliyorum.

Detaylar...

FİYAT KATILIĞININ ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR
BAGEV ve ATB Başkanı Ali Çandır, Mayıs ayı enflasyonunu değerlendirirken, "Son 2-3 aydır üretici fiyatlarındaki artış oranı, tüketici fiyatları artış oranının üzerinde seyrediyor. Bu durum ileride tüketiciye yansıyacak artışların habercisi" dedi.Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Çandır, Mayıs ayında tüketici fiyatlarında yüzde 0,56, yurt içi üretici fiyatında ise yüzde 1,11 lik artış gerçekleştiğini belirtirken, yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE’de yüzde 8,09, ÜFE’de yüzde 6,98 oranında artış olduğunu kaydetti. Çandır, "Son 2-3 aydır üretici fiyatlarındaki artış oranı, tüketici fiyatları artış oranının üzerinde seyrediyor. Bu durum ileride tüketiciye yansıyacak artışların habercisi" dedi.SERT KIŞ ETKEN OLDUSon dönemde fiyatların sert kış şartları ve gıda arzında meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle yüzde 6-8 bandında asılı kaldığını, Mayıs ta ise bu bandın bile üzerine çıkıldığına dikkat çeken Ali Çandır, "Yaşanan bu fiyat katılığı ekonomi otoritelerinin, hedef revize etmesine neden oluyor ve bu da yıl sonu yüzde 5,5 olan hedeflerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor. Zaten Merkez Bankası yetkileri bile hedefin en iyi ihtimalle 6,8 şeklinde gerçekleşeceğini öngörüyor" değerlendirmesinde bulundu. Çandır, Mayıs ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarında yaşanan aşağı yönlü hareketliliğin fiyat katılığının önüne geçebileceğini belirterek, bunun ise gıdada oluşan negatif yönlü ivmenin başta giyim ve ayakkabı grubu olmak üzere ana gruplara yansımasıyla gerçekleşebileceğini söyledi. SEBZE MEYVE CENNETİNDEKİ ARTIŞ DÜŞÜNDÜRÜCÜTÜİK verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde, Mayıs ayında tüketici fiyatlarında 0,90 oranında artış gerçekleştiğini belirten Ali Çandır, "Bu artış göz önüne alındığında ürünlerin bollaştığı bu aylarda sebze meyve cenneti Batı Akdeniz Bölgesi nin Türkiye ortalamalarının üzerinde bir enflasyona sahip olması düşündürücü" dedi. Batı Akdeniz in enflasyonda aylık bazda ikinci en pahalı alt bölge olduğunu belirten Çandır, "Bu durum, üreticilerin ürün kayıplarını ve girdi maliyetlerinin ağır yükünü tüketiciye yansıtmak durumunda kaldıklarının açık bir göstergesi. Bu nedenle gelin üreticinin omuzlarındaki yükü hafifletelim ki tüketici ucuz tüketebilsin" diye konuştu. BAHAR ALIŞVERİŞİ ENFLASYONA YANSIDIÜrün bazında yüzde 28,38 artışla limon, harcama grubu bazında ise yüzde 10,06 artışla giyim ve ayakkabı grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirten Çandır, bahara geçiş nedeniyle yapılan giyim ve ayakkabı alışverişinin enflasyona yansıdığını belirtti. Çandır, yeni sezon ürünlerin vitrinde yerini almasıyla birlikte nisan ayından bu yana giyim grubunda bir yükselişin olduğuna dikkat çekti. ÜRETİCİ EZİLMESİNÜreticinin son aylarda yaşanan sürekli hava değişimiyle birlikte ortaya çıkan ürün kayıplarını ve kur dalgalanmalarıyla durdurulamayan maliyet artışlarını ürüne yansıttığını, bu durumun da aylık bazda olmasa da yıllık bazda yine tarım ürünlerinin artışta ilk sıralarda yer almasına neden olduğunu vurgulayan Çandır, "Semt pazarları bir ekonominin aynası gibidir. Orada insanlar çantalarını doldurabildikleri ölçüde mutludur: Ancak son aylarda bakıyoruz ki mevsim sebze-meyvelerinin bile yanına yaklaşılamıyor ve haliyle de insanlar kısıtlı bütçeleriyle az miktarlarda ürün almak durumunda kalıyor. Hatta bakıyoruz ki tıpkı Avrupa da olduğu gibi insanlar taneyle domates, dilimle karpuz almaya yöneliyorlar, bunun başlıca nedeni yüksek fiyatlar" değerlendirmesinde bulundu. Cebindeki paranın dörtte birini gıdaya ayırmak zorunda kalan tüketiciyi rahatlatmanın yolu üreticiyi rahatlatmaktan geçtiğini söyleyen Çandır, "Bunun için de bir an evvel içinde bulunduğumuz seçim atmosferinden sıyrılıp tarım ve gıda ürünleri arzına yönelik tedbirleri almalıyız. Üreticiyi kur dalgalanmalarının ve girdi maliyet yükünün altında ezdirmemeliyiz" dedi. ÜRETİCİ RAHALARSA TÜKETİCİ RAHATLAREnflasyonu düşürmek için alınması gereken önlemleri sıralayan Çandır, şunları kaydetti:"Üreticilerin elinin para görmesi, tüketicilerinin ise tenceresinin ucuza kaynaması için tarladan başlamak üzere tüm üretim zincirini kapsayan önlemler paketi vakit kaybetmeden ele alınmalı. Örneğin ilk etapta vergi oranları yeniden düzenlenmeli, çiftçilerin kredileri yapılandırılmalı ve doğrudan girdi desteği sağlanmalı ki önce çiftçi nefes alabilsin. Aksi halde tüm dünyada gerileyen tarım ve gıda fiyatlarının bizdeki yüzde 13 lük seviyesinin aşağılara çekilmesi bizce güç görünüyor. Girdi ve maliyet desteği yanında, kamu otoritesinin özellikle toptancı hallerinde üretici-tüketici makasının açılmasını engelleyecek denetimleri artırmasının da hem üreticinin hem de tüketicinin yararına olacağına inanıyoruz".

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR: ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR
Antalya Ticaret Borsası Mayıs ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis üyeleri, 7 Mayıs ta hayatını kaybeden ATB Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Ruhi Alpagot u anarken, Meclis te Alpagot un hayatı sinevizyondan anlatıldı. Meclis üyelerine yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgi verilirken, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da konuşmasına Mahmut Ruhi Alpagot u anarak başladı. Çandır, "Buradan bir kez daha merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Kederli günümüzde bizleri yalnız bırakmayan iş dünyasına, ülkemizin dört bir yanından taziye mesajları göndererek acımızı paylaşan oda ve borsalarımıza teşekkürlerimi sunarım" dedi. Antalya nın 80’li ve 90’lı yıllarda turizm ve tarım olmak üzere iki başarı hikayesine imza attığını belirten Çandır, "Ancak son yıllarda bu iki temel sektörümüzle ilgili rekabetçi bir başarı grafiği çizdiğimiz söylenemez" dedi. Konuşmasında meslek komitelerinin çalışmaları hakkında bilgi veren, tarımdaki işçi sıkıntısına dikkat çeken, ekonomiye ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ali Çandır, şunları kaydetti: MESLEK KOMİTELERİ ÇALIŞMALARIMIZA YÖN VERİYOR Çalışmalarımıza yön veren meslek komitelerimizin faaliyetlerinden son derece memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Hepinizin yoğun bir iş temposuna sahip olduğunu bilmekte ve buna rağmen Antalya’ya ve sektörümüze daha fazla değer katmak için bir şeyler üretme çabanızı takdirle karşılıyor, hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. 1.Meslek Komitemiz sahil ve yayla kesimine yönelik olarak ilimizde yetiştirilen 22 çeşit buğday arasından kalite, verim ve hastalıklara dayanıklılık açısından değerlendirmelere tutacağımız “Antalya Buğdayını Arıyor” çalışmaları kapsamında Aksu ve Korkuteli’de bulunan deneme alanlarında çeşitli incelemeler yaptı. Gerek Antalya buğdayını arıyor çalışmaları kapsamında gerekse diğer komite faaliyetlerinde gösterdikleri özverili çalışmaları nedeniyle en çalışkan komitemiz diyebileceğim 1.Meslek Komitesi üyelerine sizlerin aracılığıyla teşekkürlerimi sunuyor, şimdiden bereketli bir hasat dönemi geçirmelerini diliyorum. YAŞ MEYVE VE SEBZENİN YOL HİKAYESİ ÇIKARILACAK 3. Meslek komitemiz çalışma alanları nedeniyle özellikle geçtiğimiz ay yaşanan gıda fiyatları tartışmaları ve öncesinde yaşanan enflasyon tartışmalarından en fazla etkilenen ve daima potansiyel suçlu olarak görülen sektör olarak gösterilmektedir. Ancak üyelerimiz ile yaptığımız görüşmelerde durumun böyle olmadığını yaşanan ekonomik büyüme sıkıntılarının ve enflasyon artışının baş sorumlusu olarak gösterilmeye çalışılmalarının haksızlık olduğunu şu şekilde özetlemekteler; üreticilerin tarım topraklarını terk etmek zorunda kalmalarının, girdi maliyetlerindeki ortalama 10 katlık artışın, kuraklık, don, dolu, sel felaketleri karşısında savunmasız kalmanın, döviz kurlarındaki aşırı yükselişlerin, çıkarılmış mevzuatların, üretime ve ticarete yansımayan ve ulaşmayan destek ve teşviklerin, ekonomik büyümenin düşmesinin, enflasyonda yaşanan artışın, tarımı, stratejik bir sektör olarak değerlendirmemenin kendi tercihleri olmadığını ifade etmektedirler. Bütün bu kendilerinin tercihi, isteği, yönlendirmesi ve kararı olmayan nedenlerden dolayı, ekonomiyle ve tarımla ilgili olumsuzlukların baş sorumlusu olarak gösterilmeye çalışılmanın son derece rahatsız edici ve motivasyonlarını düşürücü bir etki yaptığını “suçlu ayağa kalk” muamelesini hak etmediklerini dile getirmektedirler. Karşılıklı konuşmalarımızda dile getirilen bu sıkıntıları paylaşmamak ve onlara hak vermemek elde değil. Bu konuyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir değer zinciri analizi yapmayı ve ürünlerin tarladan ve seradan sofraya ulaşıncaya kadar ki yolculuğunu kamuoyu ile paylaşacağımız bir “Yaş sebze ve Meyvenin yol hikayesini” ortaya koymayı planlamaktayız. KARYAĞDI ARMUDU YÖRESEL ÜRÜNLER PROJESİNİN PARÇASI Yöresel ürünler projemiz kapsamında yaptığımız çalışmalarımızın meslek komitelerimizce de benimsenmesi ve çalışmalar yapması bizlere moral kaynağı olmaktadır. 4.Meslek komitemizin çalışmaları neticesinde Korkuteli ilçemize has karyağdı armudu hakkında coğrafi işaret çalışmalarına geçtiğimiz günlerde başlamıştık. Ancak ilçemizin bu konuyu sahiplenerek Korkuteli ekonomisinin temelini oluşturan binlerce insanın emek verdiği karyağdı armudu hakkında farkındalık oluşmak için geniş katılımlı bir şenlik düzenlemelerini son derece önemsiyor, çalışmalarımızın bir meyvesi olarak görüyoruz. Korkuteli’nde belirttiğim gibi Karyağdı armuduyla ilgili çalışmamız, kooperatifler ve yöresel ürünlerle ilgili çalışmalarımızın bir parçası olacaktır. ÜZEN DİYALOG Ancak geçtiğimiz Pazar günü şenlikler sırasında tanık olduğum bir konuyu burada belirtmeden geçemeyeceğim. Köy konağında otururken orta yaş üzeri iki köylünün konuşmasına kulak misafiri oldum. Biri diğerine “Buraların imar işi bir an önce bitse keşke” Diğeri “Ne yapacaksın ki imara açılsa” diye sordu. “Tarımdan bir şey kazanamıyoruz en azından kira gelirimiz olur rahat ederiz” diye cevaplayınca arkadaşı onu onaylamakla yetindi. Üzücü fakat şaşırtıcı olmayan bu durum karşısında yutkundum ve söyleyecek bir söz bulamadım. Çünkü insanlar tarımdan umudunu yitirmiş, imar ve inşaattan gelir elde etme kolaycılığını umut olarak görüyor. Bu sadece Korkuteli’nde değil Antalya’nın bekli de Türkiye’nin birçok yerinde böyle. Bunun için az önce ifade etmeye çalıştığım sorunların giderilmesi, insanımızı üretimden koparmayacak devrim niteliğinde kararlar alınması zorunludur. ÇİÇEK FESTİVALİ EKONOMİYİ CANLANDIRAN KARNAVALA DÖNÜŞSÜN Geçtiğimiz hafta 11’ncisini düzenlediğimiz Çiçek Festivali’nde gördük ki Festival artık düzenleyen kurumların uhdesinden çıkmış durumda, çiçekçilerin hasat bayramı olarak bir sezonu geride bırakırken önümüzdeki sezonun daha bereketli olması amacıyla halkımızla paylaştığımız çiçeklerimizi sağ olsun Antalyalıların sahiplenmesi, ilimizde misafir ettiğimiz yerli ve yabancı konuklarımızın katılımı ile renkli bir hale büründü. Buradan festivale katkı veren kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere 6.Meslek Komitesi üyelerime teşekkürlerimi sunuyorum. Hedefimiz EXPO 2016 Sergisi sonrasında, 1-2 gün ile sınırlı kalmayan en az bir hafta sürecek geniş katılımlı ve Antalya ekonomisine canlılık getiren bir karnaval yaratmaktır. TARIMDA DA ARA ELEMAN SIKINTISI Yine bazı sorunlara da değinmeden geçemeyeceğim son zamanlarda sanayide karşılaşılan ara eleman sorunu tarım sektöründe de hissedilir düzeyde baş göstermeye başladı. Üyelerimiz Tarımda çalışacak işçi bulamamaktan yakınıyor. Hayvancılıkta sık sık gündeme gelen, hatta en son BAGEV çalıştayında da öne çıkan çoban bulamama sorunu, yoğun emek gerektiren örtü altı tarımda da bizleri zor durumda bırakan sorunların başında gelmektedir. Tarımdan elini çeken gençler, bir daha tarıma dönmek istemiyor. Sadece işçi olarak değil insanlar kendi ata toprağını bırakarak vasıfsız oldukları işlerde “ne iş olsa yaparım abi” mantığıyla çalışmak için kentlere akın ediyor. Geçtiğimiz 7 yıllık dilime baktığımızda ilimiz en fazla göç alan kentler sıralamasında hep ilk dörtte olmuş, nüfusumuz 2,2 milyonun üzerine çıktı. 950 BİN GENÇ KAYIP NESİL Türkiye’nin nüfus büyüklüğü açısından en kalabalık 5. kentiyiz, ancak halen başta da belirttiğim gibi tarımda çalışacak işgücüne ulaşmakta her geçen gün daha da çok zorlanıyoruz. Buna karşın ülkemizde 15-19 yaş aralığında ki 950 bin gencimiz ne eğitim görüyor ne de işgücüne katılıyor ve kayıp nesil olarak niteleniyor. En azından kendi tükettiği kadarını üreten bir ülke olmak için orta ve uzun dönem planlamaları yapılmalı, politika oluşturanlar tarafından bu konuda acil tedbirler alınmalı ve sektörde çalışacak işçi adaylarının özendirilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır. KALİTELİ PEKMEZ HEDEFİ Bir diğer komitemiz olan 7.meslek komitesi üyelerinin Harnup Pekmezinin standardının oluşturulması yönünde yaptıkları çalışmalar ile sık karşılaştığımız taklit ve tağşişli ürünlerin önüne geçilmesi yönünde gösterdikleri irade için kendilerine teşekkür ediyorum. Umuyorum ki standardın alınmasının ardından insanımız daha kaliteli ve hak ettiği ürünlere, pekmezlere ulaşmada sıkıntılarla karşılaşmayacaktır. İSTİHDAMDA MEVZUAT SIKINTISI Bizler çalışmalarımızı meclisimiz komitelerimiz ve üyelerimizin sorunları ve önerileri doğrultusunda yapıyoruz. Yine Son dönemde dile getirilen en yoğun sıkıntıları sizlerle paylaşmak isterim; üyelerimiz, piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı çekildiğini, buna bağlı olarak da alacaklarını tahsil edememe ve ilave vade uzatma riskleriyle karşı karşıya olduklarını gittikçe artan bir yoğunlukla dile getirmektedirler. Yine, piyasada her geçen gün ağırlığını hissettiren durgunluğu ve talep yetersizliğini sıkça tekrarlamaktadırlar. Üretimde ve ticarette ihtiyaç duyulan istihdam ve mevzuat sıkıntılarının had safhaya ulaştığını belirtmektedirler. RAMAZANDA İFTAR DAVETİ İlk olarak önümüzdeki ay başlayacak olan Ramazan ayının tüm insanlığa, vatanımıza ve milletimize hayırlar getirmesini dilerim. Son yıllarda bir gelenek haline getirdiğimiz, ilçelerimizde üyelerimiz ve hemşerilerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz iftar sofralarımızı bu yılda tekrar yaşamak arzusundayız. Her yıl olduğu gibi ailelerinizle iftarımıza katılımınızdan büyük memnuniyet duyacağız. Böylece büyük ve paylaşan bir aile olduğumuzu, ramazan ayı vesilesi ile bir kez daha yaşayacağız. TALEPLERİMİZ VEKİL ADAYLARINA İLETİLDİ Bir diğeri ise bildiğiniz gibi genel seçimlerinden önceki son toplantımızı yapmaktayız. Geçtiğimiz 1 aylık dönem içerisinde çeşitli siyasi partilerden milletvekili adaylarını sizlerin katılımı ile Borsamızda ağırladık. Adaylar ekonomik ve tarımsal önceliklerini bir bir sıralayıp, bakış açılarını ortaya koyarak sizlerden gelen sorunları notladılar. Umuyorum ki sorunlarımız hakkında hassasiyetle çalışarak; üreticinin, tüccarın ve ihracatçıların yaralarına merhem olurlar. Katılım gösteren tüm adaylara teşekkür eder kendilerine başarılar dilerim. Sizlerinde katılım gösterdiğiniz toplantılarla kurumsal olarak Antalya’nın tarım, turizm, ticaret, çevre ve kentimizi ilgilendiren sorunlarımızı ve hassasiyetlerimizi, sitemlerimizi espirili bir şekilde mevcut milletvekillerimize ve adaylara ilettik. TURİZM VE TARIMIN DIŞINDA BAŞARI HİKAYESİ YAZAMADIK Antalya’nın 80’li yıllarda turizm ile 90’lı yıllarda örtü altı tarımı ile iki önemli başarı hikayesi yazdığını, hata 2016 da yapılacak EXPO 2016 yı da kastederek bugüne kadar Antalya’nın İki buçuk Başarı hikayesi yazdığını, Açılış kapanışlarda bir araya gelmenin yanında ilimizin gelişimine katkıda bulunacağımız daha iyi bir Antalya ve ülke çıkarlarının ön planda olduğu toplantılarda, çalışmalarda bir araya gelmek istediğimizi ilettik. ANTALYA NIN ÜZERİNDE ÖLÜ TOPRAĞI Tüm adaylarımızda büyük bir olgunlukla mesajımızı aldıklarını ifade ettiler. Hepsine tekrar teşekkür ediyor başarılar diliyorum. Ben başarı hikayelerinden söz edince bazı üyelerimizden başkan sizde herkes gibi başarı hikayelerini anlatıyorsunuz ancak anlatılan başarı hikayeleri ya da rakamlarla bizim yaşadıklarımız arasında çok fark var diye sitemler de aldım. Öncelikle bu içten eleştirileri için teşekkür ediyorum. Çoğunlukla ben de bu aşırı motivasyonun kent ekonomimizi rehavete sürüklediğini, Antalya’nın ekonomik potansiyelini düşününce bir ölü toprağının serili olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Antalyamızın 80’li ve 90’lı yıllarda iki başarı hikayesine imza attı. 2000’li yıllar boyunca bu başarı hikayelerimizin geliştirilmesini ve yeni başarı hikâyeleri üretme becerisini gösteremedik. Bunlardan biri, biliyorsunuz 80’li yıllarda hayata geçirmeye başladığımız turizm hikâyemizdir. 20 yıl boyunca dünya ve Türkiye ortalamasının çok üzerinde başarı gösterdiğimiz ve bizim için hayati konumda olan iki sektörümüzden biri olmuştur. İkincisi ise 90’lı yıllarda rekabetçi ölçülerde hayata geçirmeye başladığımız örtü altı tarımdaki başarı hikayemiz olmuştur. Onu da yaklaşık 15 yıl boyunca başarı ile dünya ölçeğinde bir konuma getirmeye çabaladık. Ancak son yıllarda bu iki temel sektörümüzle ilgili rekabetçi bir başarı grafiği çizdiğimiz söylenemez. TARIMDA YÜKSELİŞ GRAFİĞİ İSTENEN DÜZEYDE DEĞİL Son açıklanan veriyle dünya kişi başına turizm gelirinin 1300 Dolar ı aştığı bugünlerde, düzeltilmiş ve iyileştirilmiş haliyle 900 Dolar civarında bir geliri ancak elde edebilir durumdayız. Bunun ülkemize olduğu kadar özellikle kentimize ve tarım sektörümüze ciddi olumsuz etkileri yansımaktadır. Tarımda yükseliş grafiğimiz de olması gereken düzeyde değil. Antalya’nın net ihracatçı kimliği, son yıllarda net ithalatçı kimliğe dönüşmektedir. Bizler mevcut başarı hikayelerimizi geliştirme ve yeni başarı hikayeleri üretme gayretine sahip olmak istiyoruz. Bu nedenle tekrar birlikte hareket etme gücümüzü ortaya çıkarıp Antalya ekonomisi ile yüzleşmeye ihtiyacımız var. ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR Açıkça belirtmeliyim ki anlatılan ile hissedilen Antalya arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Hepimizin bildiği üzere “Antalya durursa Türkiye durur” Bu nedenle, Tüm enerjimizi ve kaynaklarımızı; sürdürülebilir, rekabetçi, yatırımcı ve büyümeye odaklı işlerimize yoğunlaştırmak arzusundayız. Sözlerime son verirken, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.

Detaylar...

KARNAVAL COŞKUSUNDA ÇİÇEK FESTİVALİ
Antalya çiçek sektörünün hasat şenliği olarak kutlanan 11. Çiçek Festivali renkli gösterilerle geçti. Geleneksel hale gelen kortejin yapıldığı Festival’de dans gösterileri yoğun ilgi gördü, halka 500 bin dal çiçek dağıtıldı. Festivalin 2 nci gününde Cender Hotel önünde başlayan festival kortejine, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, EXPO 2016 Antalya Genel Sekreter Yardımcısı Rıdvan Mescioğlu, AESOB Başkanı Abdullah Sevimçok, Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, siyasi partilerin Antalya milletvekili adayları katıldı. Tasarımlarıyla beğeni toplayan çiçek süslemeli araçlarla, protokol üyeleri ve öğrenciler ile Brezilya ve Rusya dan festivale katılan dansçılar, kortej boyunca halka çiçek dağıttı. Cumhuriyet Meydanı nda sonlanan kortejin ardından Brezilya ve Rusya dan gelen dansçıların gösterisi sunuldu. ULUSLARARASI OLSUN Festival protokol konuşmalarıyla devam etti. ATB Başkanı Ali Çandır, çiçek üreterek Antalya’nın ekonomisine, tanıtımına katkı sağlayan üretimden vazgeçmeyen çalışanlara, üreticilere teşekkür ederek konuşmasına başladı. Çandır, "Çiçek üreticileri her türlü zor şartlara rağmen üretmek vazgeçmiyor. Tarımı ve turizmi birleştiren bu festival daha da önem kazanıyor” diye konuştu. Çiçeğin acıları hafifleten, mutluluğumuzu paylaşan dostumuz, hayatımızdaki önemli bir renk, barışın simgesi olduğuna dikkat çeken Çandır, “Hatta öldükten sonra da çiçekle ilişkimiz sürüyor. Çiçek hayatımızda çok önemli bir yere sahip ve doğumdan ölüm kadar hayatımızda" dedi. Festivalin karnavala dönüşmesini dileyen Çandır, “Sektörün tanımı için çıktığımız bu yolda festivali 11. yılına getirdik. Burada herkese düşen görev festivali uluslararası karnavala dönüştürmek” dedi. Kentleşmenin ortaya çıkardığı betonlaşma sorununa da dikkati çeken Çandır, "Bahçenizden, çevrenizden çiçek eksik olmasın. Kalbinizden sevgi eksik olmasın" diye konuştu. Süs bitkileri ve çiçek sektörünün ekonomi ve istihdama katkısını dile getiren Süs Bitkileri ve Mamulleri Birliği Başkanı Bağdatlıoğlu, "Çiçek sektörünün özverisiyle 11 yıldır Çiçek Festivali ni düzenliyoruz. Bu bizim için hasat bayramı. Çiçek sevgidir, duyguların en güzel ifade edilmesidir. Hiçbir zaman savaşmayalım, her zaman sevgi ve saygıyla kalalım" dedi. Antalya nın çiçek ihracatının merkezi olduğunu ve çiçeğin Antalya ya çok yakıştığını belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, festivalin hem sektörün tanıtımına hem de Antalya da çiçek kültürünün geliştirilmesine katkı sağladığını dile getirdi. Üç kurumun 11 yıl önce başladığı festivalin önemine de değinen ve EXPO 2016 Antalya yı bu kente bu ekibin kazandırdığını belirten Çetin, Expo 2016 Antalya yı karnaval havasında kutlamak dileğinde bulundu. EXPO 2016 Antalya Genel Sekreter Yardımcısı Rıdvan Mescioğlu, EXPO organizasyonunun Antalya için önemine dikkat çekerken, “Dileğimiz tüm dünyayı 2016’da Antalya’ya getirmek ve kentin marka değerini artırmak” dedi. EN İYİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Çiçek üreticilerinin milyon dal çiçek kullanarak süslediği araçların tasarım yarışmasında Gündeş Tarım ın Çanakkale Şehitleri Anıtı tasarımı 1 inci oldu. 2 ncilik ödülünü ise Flash Tarım ın ahtapot tasarımı, 3 üncülük ödülünü Springfield Tarım ın kelebek tasarımı kazandı. Ayrıca festivale destek veren kurum ve kuruluşlarla, firmalara da plaket verildi. Festivalin ardından ünlü rock grubu Gripin Cumhuriyet Meydanı’nda konser verdi.

Detaylar...

11. ÇİÇEK FESTİVALİ BAŞLADI; ÇOCUKLAR ÇİÇEKLE BULUŞTU
Antalya da bu yıl 11 inci kez düzenlenen Çiçek Festivali etkinlikleri, Cumhuriyet Meydanı nda başladı. Festivalin, ilk gününde Cumhuriyet Meydanı na kurulan çadırda bir araya gelen çocuklar, EXPO logolu saksılarına çiçek dikti. Palyaçolarla eğlenen, EXPO 2016 nın simgeleri Ece ve Ege ile fotoğraf çektiren çocuklara saksıya diktikleri çiçekler hediye edildi. Yüz boyama etkinliğinin yapıldığı Festival de, çocuklar müzik eşliğinde dans etti. Cumhuriyet Meydanı nda peyzaj sergisi açılırken, endemik çiçek fotoğraf sergisi ise sanatseverlerine beğenisine sunuldu.EXPO 2016 Antalya 11. Çiçek Festivali nin ikinci gününde geleneksel hale gelen kortej yürüyüşü yapılacak. Çiçek tasarımlı araçların yarışacağı, halka çiçek dağıtımının gerçekleşeceği Festival de, akşam ünlü rock grubu Gripin Konseri düzenlenecek. Festival, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, EXPO 2016 Antalya Ajansı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Süs Bitkileri Tanıtım Grubu, Akdeniz Üniversitesi, Interflora Çiçekçileri Derneği, Süs Bitkileri İhracatçıları Derneği, Akdeniz Süs Bitkileri Üreticileri Derneği, Peyzaj Mimarları Odası, Antalya Çiçekçiler Odası nın ortak organizasyonuyla gerçekleşiyor.

Detaylar...

GELECEĞİMİZ GENÇLİĞE EMANET
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın 19 Mayıs Atatürk ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlama mesajı:"19 Mayıs 1919 Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ün Samsun dan başlattığı bağımsızlık mücadelesinin ilk adımıdır. Atatürk, bağımsızlık mücadelesinin temelinin atıldığı günü gençlerimize armağan ederek, milletimizin bağımsız olma mücadelesi ve ruhunu geleceğimiz olan gençlere emanet etmiştir. Çağdaş medeniyetler seviyesinde yer almak ve bunun devamı için daha fazla çalışmalı, daha fazla üretmeliyiz. Ekonomisi, ticareti, eğitimi, güçlü toplum yaratarak, bağımsızlık ruhunu ekonomik alana da taşımak en önemli hedeflerimizden olmalıdır. Bu noktada gençliğe büyük görevler düşmektedir. Antalya Ticaret Borsası üyeleri üreten, ürettiğinin değer bulduğu bir ülke arzulamakta ve bunun için kararlılıkla çalışmaktadır. 19 Mayıs Atatürk ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nı kutluyor, büyük mücadelenin 96 ncı yıl dönümünde Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan uğruna canını feda etmiş tüm şehitlerimizi minnet, şükran ve saygıyla anıyorum."

Detaylar...