Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Nisan Mayıs 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.224.200.104
Şuan 40 kişi online
Bugün 462 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 63844
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BAGEV İLE AESOB ARASINDA İSTİHDAM PROTOKOLÜ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ile Antalya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (AESOB) arasında işsizliğin önlenmesi ve esnafın kalifiye eleman sıkıntısını çözmek amacıyla istihdam ve eğitimi geliştirme işbirliği protokolü imzalandı. BAGEV, ATB Başkanı Ali Çandır, AESOB Başkanı Adlıhan Dere ve AESOB yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek BAGEV istihdam ve eğitimi geliştirme işbirliği protokolünü imzaladı. Ali Çandır, işsizliğin önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek, kalifiye eleman sıkıntısının da diğer bir konu olarak gündeme geldiğini belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı tarafından çalışma hayatında milli seferberlik ilan edildiğini, bu kapsamda Antalya`da yapılan toplantıda 200 bin işçi istihdamı sözü verildiğini anımsatan Çandır, "Bu rakamın yakalanması için hepimizin çok çalışması gerekiyor" dedi. ÜCRETSİZ İLAN Türkiye`de ilk defa BAGEV tarafından bölgesel istihdam ofisi kurulduğunu belirten Çandır, bu portala 15 bin işsizin, 2 bin de işletmenin kayıtlı olduğunu aylık 100 kişinin portal aracılığıyla işe yerleştiğini bildirdi. "bagevkariyer.com"da iş arayanla işverenin buluştuğunu vurgulayan Çandır, "Esnaf odalarımızla bu kapsamda etkin bir çalışma yürütülebilir" diye konuştu. Çandır, protokol ile esnafın "bagevkariyer.com"dan ücretsiz ilan yayımlayabileceğini, işçinin de portaldan ücretsiz yararlanabileceğini, talep etmeleri halinde de İş-Kur ve Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla kalifiye eleman yetiştirmeye yönelik eğitim programları düzenleneceğini bildirdi. BAGEV`İN İSTİHDAM PORTALINDA BULUŞACAKLAR AESOB Başkanı Adlıhan Dere, BAGEV ile istihdamı artırmak için işbirliği içerisinde olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Çalışma hayatında milli seferberlik ilan edildiğini anımsatan Dere, Antalya`da esnafın 75 bin kişiyi istihdam etme sözü verdiğini kaydetti. İş arayan kadar iş verenin de kalifiye eleman bulmakta zorlandığını belirten Dere, BAGEV `in istihdam portalının iyi bir buluşma noktası olacağını vurguladı. Dere, Çandır`a işsizliği azaltacak çalışması nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ENFLASYONDA ÇİFT HANEYİ ERKEN GÖRDÜK
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı Şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye ortalamasında yüzde 0.81, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 1.26 artış yaşandığını belirten Çandır, tüketici enflasyonunun yüzde 10.13, üretici enflasyonunun ise yüzde 15.36 olduğunu kaydetti. Şubat ayı enflasyon rakamlarının beklentinin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Çandır, "Ocak ayında enflasyon beklentilerin çok üzerinde gerçekleşmişti. Beklentiler çift haneli enflasyon rakamının mayıs ayında görüleceği üzerineyken, çift haneli rakamlara şubat ayında ulaşılması yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılamayacağı gerçeğini bizlere göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. Çandır, şubat ayında ana harcama gruplarına göre en fazla artışın yüzde 2.17 ile sağlıkta yaşandığını belirterek, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1.38, konutta yüzde 1.18, eğlence ve kültürde yüzde 0.89, gıdada ise yüzde 0.84 oranında artış gerçekleştiğini kaydetti. DÖVİZ KURUNDAKİ ARTIŞIN ETKİSİ Şubat ayı enflasyon rakamının beklentinin üzerinde gerçekleşmesinde döviz kurundaki artışın etkisine dikkat çeken Ali Çandır, "Geçmişte Türk Lirası, döviz karşısında kazandığı değeri kısa bir sürede aşırı derecede kaybetti. Dövizdeki aşırı artış ithal edilen hammadde fiyatlarını yukarı çekerek enflasyonun maliyet odaklı artmasına yol açmıştır" diye konuştu. BATI AKDENİZ`DE ORTALAMANIN ÜZERİNDE Tüketici enflasyonunun Antalya, Burdur, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz`de yüzde 3.33 rakamıyla ülke ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini belirten BAGEV Başkanı Çandır, üretici enflasyonunun ise ülke ortalamasıyla aynı oranda olduğunu kaydetti. Çandır, “Bölgemiz ekonomisi ve ticareti uzunca bir dönemdir ülke ortalamasının üzerinde durgunluk yaşıyor. Bu durgunluğu aşmamızın yolu ise karar vericilerin bölgemize özgü iyileştirici tedbirleri zamanında alması ve uygulamasından geçiyor" diye konuştu. MERKEZ BANKASI VURGUSU BAGEV Başkanı Ali Çandır, enflasyon beklentilerindeki sapmalara rağmen güçlüklerin aşılabileceğini bildirirken, "Merkez Bankası`nın tek bir enstrümana bağlı kalmadan alacağı bağımsız ve güçlü kararlar ekonomiyi rahatlatacaktır. Merkez Bankası`nın bu konuda göstereceği kararlı tavır ekonomik göstergelere olumlu yansıyacaktır" diye konuştu.  

Detaylar...

TARIM KONSEYİ TOPLANDI
Antalya Tarım Konseyi, yılın ilk toplantısını Antalya Valisi Münir Karaloğlu`nun katılımıyla Antalya Ticaret Borsası Toplantı Salonu`nda yaptı. Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyeleri Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Vali Yardımcısı Ekrem Büyükata, kamu, sivil toplum örgütleri, üretici ve meslek birlikleri,kooperatif temsilcileri, tarımla ilgili kurum ve kuruluşlardan temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda Antalya tarımıyla ilgili sunum yapıldı. TARIM KONSEYİ TÜRKİYE`DE İLK Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Antalya Tarım Konseyi`nin Türkiye`de ilk olma özelliği taşıdığını belirterek,"Biz Antalya`da tarımı Türkiye şartlarının ötesine taşıdık ama son yıllarda biraz durağan hal aldı. Tarımın tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesini sağlamak, sorunlara ortak çözüm bulmak, Antalya tarımını nereyle evrileceğine birlikte karar vermek için Tarım Konseyini kurduk. Bizden sonra 5 ilde daha bu tip yapılanma ortaya çıktı" dedi. BİLİMİN IŞIĞINA İHTİYACIMIZ VAR Konseyin yapısıyla ilgili katılımcılara bilgi veren Çandır, Konseye üye kurum ve kuruluşların 287 bin 500 üyesi olduğunu belirtti. Tarım Konseyi`nin analizlerle çalıştığını kaydeden Çandır, konseyi içerisindeki çalışma guruplarının çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Çandır, "Burada en büyük ihtiyaç duyduğumuz şey bilimin ışığı. Şimdiye kadar üniversitenin içerisinde bulunduğu durum nedeniyle bilimden yeterince faydalanamadık. Rektörümüzle görüştük o da işbirliğine olumlu bakıyor. Bundan sonra umuyorum ki bilimin ışığını sektörle buluşturup daha önemli çalışmalar yapacağız" diye konuştu. SERACILIK ÖNEMLİ Resmi rakamlarla Türkiye`nin dünya tarımsal alan ve üretimdeki yerini özetleyen Çandır, şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti dünya nüfusunun yüzde 1`ine sahip. GSMH`da yüzde 1`deyiz. İhracatın binde 8`ini, ithalatın yüzde 1.33`ünü gerçekleştiriyoruz. Karasal alan olarak binde 6`sına, orman alanı olarak yüzde 1`ine sahibiz. Çayır mera olarak binde 4`üne sahibiz. Türkiye`nin tarımı nerede diye baktığımızda dünyadaki tarımsal alanın binde 5`ine sahibiz. Örtüaltı üretiminde ise yüz metrekare seranın 5.5 metresi bize ait. Seracılık önemli ve güçlü olduğumuz bir alan. Tek yıllık bitkiler alanında yüzde 1.4`üne, yıllık alanlarda yüzde 2, tarımsal ürün değeri olarak yüzde 2`sine, tarımsal ihracat değeri olarak yüzde 1.2`sine, tarımsal ithalat desteği olarak binde 9`una sahibiz. Sebze meyve ihracat değeri olarak yüzde 3.2`sine sahibiz." ÖRTÜALTI TARIMDA GÜÇLÜYÜZ Antalya`nın Türkiye`deki tarımsal alan ve üretim değerleriyle ilgili bilgi veren Çandır, şunları söyledi: "Antalya, Türkiye nüfusunun yüzde 3`üne sahip, GSMH`nın yüzde 3`üne, ihracatın binde 7`si, ithalatın binde 5`ine, karasal alan olarak yüzde 2,7`ye, orman alanı olarak yüzde 5.1`ine, çayır mera olarak yüzde 1,3`üne sahibiz. Türkiye`deki tarımsal alanın yüzde 1.5`ine biz sahibiz. Örtüaltı tarımda çok güçlüyüz. Örtüaltı tarımda Türkiye`nin yüzde 39`una sahibiz. Tek yıllık bitkiler alanında yüzde 1.4, çok yıllık alanda yüzde 2.25`ine, hayvansal üretim değeri olarak yüzde 1`ine, bitkisel üretim değeri olarak yüzde 6.7`sine, tarımsal ihracat değeri olarak yüzde 4.2`sine, ithalat yüzde 1.2 sebze ihracatı yüzde 21,4 meyve ihracatında yüzde 3`üne sahibiz. ÖRGÜTLENMEDE ZAYIFIZ Tarımsal örgütlenme yapısıyla ilgili bilgi veren Çandır, örgütlenmede zayıf olduğumuzu bildirdi. Çandır, şu bilgileri paylaştı: "243 kooperatifimizle Türkiye`nin yüzde 2`sindeyiz. Kooperatif üyeliğinde Türkiye`nin yüzde 1.52`sindeyiz. Üretici birliklerinde Türkiye`nin yüzde 3`ündeyiz, üye sayısı olarak yüzde 2.53`ündeyiz. Üretici birliklerine fonksiyon yükleyecek yasal düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz. Üretici birliklerinin yüzde 1`ine, birliklere üye olmada yüzde 1.88`deyiz. Tarım satış kooperatifi olarak Türkiye`nin 1.6`sına, üye olarak 0.82`sine sahibiz" diye konuştu. TEŞVİK VE DESTEKLERDEN YETERİNCE YARARLANAMIYORUZ Antalya`nın destek ve teşviklerden yeterince yararlanamadığını, söyleyen Çandır, "Alan bazlı desteklerin binde 5`ini alıyoruz, fark ödeme desteğinin binde 5`ini, hayvansal desteğin 1.6`sını alıyoruz. Kırsal kalkınma desteklerinin binde 8`ini, diğer tarımsal desteklerin binde 2`sini alıyoruz. Türkiye`de dağıtılan desteklerin binde 8`ini alıyoruz. Destek ve teşviklerden yeterince yararlanamıyoruz. Türkiye`de kullanılan tarımsal kredinin yüzde 4`ünü Antalya kullanıyor. Özel bankalardan kullanılan tarımsal kredi yok. tarım konseyi olarak el birliğiyle tarımı güçlendirecek destek ve teşvikleri talep etmeliyiz, bunun için lobi çalışması yapmamız gerekiyor" diye konuştu. 2010`DAKİ KAZANCIMIZIN 3`TE 2`SİNİ 2015`TE KAYBETTİK Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın web sayfasında yayımlanan üreticinin maliyeti geliri tablosundan üreticinin karını çıkardıklarını bildiren Tarım Konseyi Başkanı Çandır, "2000 yılında başlayan karlılığımız 2005 yılına kadar yükselmiş, 2010 yılında zirve yapmış. Yani o dönemde tarımdan ciddi para kazanan, tarımın bereketini hissedir hale gelmişiz. Ama 2015`e geldiğimizde 2010 yılında yakaladığımız kazancın 3`te 2`sini kaybetmişiz. Son günlerde enflasyonla gündeme gelen üretici çok para kazanıyor savının boş olduğunu resmi rakamlar ortaya koyuyor" diye konuştu. Çandır, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve katılımcılara toplantıya destekleri nedeniyle teşekkür ederken, "El birliğiyle bilim insanlarımızın da desteğiyle Antalya tarımını bereketli günlerine döndürmek için çalışmalıyız" dedi. TARIMSAL MİLLİ HASILANIN YÜZDE 5`İNİ ANTALYA ÜRETİYOR Antalya Valisi Münir Karaloğlu,Antalya Tarım Konseyi`nin çalışmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Tarımın Antalya`nın lokomotif sektörlerinden biri olduğunu kaydeden Karaloğlu, Türkiye`nin toplam tarımsal milli hasılasının yüzde 5`ini Antalya`nın ürettiğini bildirdi. "Biz eskiden ne güzeldik kendimizi doyuran bir ülkeydik, şimdi doyuramıyoruz, ithalat yapıyoruz" eleştirilerini anımsatan Karaloğlu, "1970`li yıllarda Türkiye`nin nüfusu yaklaşık 40 milyon, gelen yabancı turist sayısı da 2 milyon kadardı. Bugün Türkiye`nin nüfusu 80 milyon, gelen misafir sayısı da yaklaşık 40 milyona çıktı. Beslediğiniz insan sayısının 3 kat arttığı bir yerde sadece ihracat ve ithalat rakamlarına bakarak ileriye ya da geriye gittiğimizi söyleyemezseniz" diye konuştu. TARIM İYİ YOLDA Bazı sorunlar yaşansa da Türkiye`de tarım sektörünün iyi yolda olduğunu söyleyen Vali Karaloğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın özellikle son dönemde üretici odaklı iyi çalışmalar yaptığını kaydetti. Türkiye`de artık havza bazlı üretime geçilmeye başlandığını belirten Karaloğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Eskiden bir sene patatesi çok pahalı yerdik. Patates fiyatı yüksek olduğu için ertesi sene herkes patates ekerdi. O zaman da patateslerin çürüdüğünü, tarlada kaldığı konuşurduk. Niye? Planlama olmadığı için. Artık hangi havzada hangi tarımsal faaliyetin yapılacağı ve bu tarımsal faaliyete önümüzdeki 3 yıl hangi teşvikin verileceği şimdiden ilan ediliyor. Bu, çiftçinin elini çok güçlendirdi. Artık toprak sahibine değil, topraktan ürün elde edene, ürünün de miktarına göre devlet destek veriyor." ANTALYA`DA 9 OVA SİT ALANI İLAN EDİLİYOR Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın ovaların korunmasıyla ilgili çok önemli bir çalışma yürüttüğünü bildiren Vali Münir Karaloğlu, artık koruma alanı olarak ilan edilen ovada imara açma veya bölgede herhangi bir yapılanmaya kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı. Karaloğlu, "Türkiye`de maalesef birinci sınıf araziler üzerine şehirler kurduk, sanayiler kurduk. Tarımsal, ekilebilir alanlarımızın bir kısmını kaybettik. Bu, Antalya`da da var. Her şeyi ikame edebilirsiniz ama toprağı ikame edemezsiniz. Yani kaybettiğiniz bir tarım alanını kazanmanız mümkün değil. O yüzden şehirleri tarımsal arazilere kaydırmamak, tarım alanlarını korumak lazım" diye konuştu. Korunması gereken ovalarla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Antalya`da 7 ova sunulduğunu, Valiliğin korunmasını istediği 2 ova daha bulunduğunu belirten Karaloğlu, toplam 9 ovanın korunmasıyla ilgili yakında Bakanlar Kurulu Kararı çıkacağını bildirdi. TARIM ARAZİLERE İMARA AÇILMAYACAK Vali Karaloğlu, "Buradan duyuruyoruz hiç kimse gidip tarım arazisini `Burası nasıl olsa gelecekte imara açılacak` diye yüksek fiyatla almaya kalkmasın. Bundan sonra tarım arazilerinin imara açılmasına izin verilmeyecek" dedi. Tarımsal ürün ve pazar çeşitlendirmesinin de önemine dikkat çeken Karaloğlu, tek pazarın sıkıntı yarattığını belirtti. Karaloğlu, Antalya’nın tarımda inovasyona ihtiyacı olduğunu belirterek, “Hem örtü altında hem meyvede çok ciddi üretimiz var. Ama bir taraftan da alışkanlıklarımız oldu. Hem ürün hem de pazarımızı büyütmemiz lazım. Yurt dışında özellikle sadece Rusya pazara bağlı olmamamız lazım. Öyle olunca Rusya’da yaşadığımız sıkıntıyı yaşıyoruz. Yaşandığında da bedelini çiftçi ödemek zorunda kalabiliyor. Onun için pazarı mutlaka çeşitlendirmemiz lazım. Yanı başımızda Ortadoğu pazarımız var ama bu kadar yakın pazara attığımız miktarlar çok komik. Ürünlerde çeşitlilik yapmamız gerekiyor. Tarımda da inovasyona ihtiyacımız var. Alışkanlıklarımızın dışına çıkmamız lazım. 6,5 milyon yabancı 4 milyon yerli geldi 10 milyon insan geldi, bu şehirde yedi içti. Bu şehrin iç pazarı da güçlü. Çünkü Antalya’nın bir potansiyeli var. Turizm de bu sene iyi olacak diye düşünüyorum” diye konuştu. KATILIMCILAR SORUNLARINI ANLATTI Toplantıda katılımcılar tarımla ilgili sıkıntı ve beklentilerini Vali Karaloğlu ile paylaştı. Dile getirilenleri tek tek not alan Vali Karaloğlu, sıkıntıların çözümü için birlikte çalışacaklarını söyledi. Tarım Konseyi Başkanı Çandır, toplantıya katılımı nedeniyle Karaloğlu`na teşekkür ederken günün anısına cam vazo hediye etti.  

Detaylar...

VERGİ DAİRESİ BAŞKANI`NDAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, 28. Vergi Haftası kapsamında daire müdürleriyle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Cüneyt Doğan`ın hazır bulunduğunu ziyarette Uzun, Antalya`nın vergi gelirinde iyi noktada olduğunu bildirirken, vergi borçlarının yapılandırılması için yapılan başvurularda Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti. Elektronik sisteme geçilmesiyle vergi dairelerinin yoğunluğunun azaldığını belirten Uzun, mükelleflerin takiplerinin sıkı yapıldığını kaydetti. Uzun, vergisini zamanında ödeyenlerin her zaman kazançlı olacağını belirterek, bütün mükellefleri vergisini zamanında ödemeye çağırdı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Uzun`a teşekkür etti. Vergisini zamanında ödeyenler için yüzde 5 indirim yapılması kararını olumlu bulduklarını söyleyen Çandır, "Vergisini zamanında ödeyenler yapılan indirimle kendisini daha iyi hissedecektir" dedi. Çandır, Vergi Haftası`nı kutladı.  

Detaylar...

BORSA İYİ BUĞDAYIN PEŞİNDE
Antalya Ticaret Borsası Hububat Çalışma Grubu, Antalya Buğdayını Arıyor Projesi kapsamında aralık ayında BATEM arazisine ekimi gerçekleştirilen buğday çeşitlerinin gelişimi incelendi. Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi üyeleri İbrahim Köseoğlu, Ahmet Yılmaz, Mehmet Özmen, Yusuf Karasu, Ali Gök`ün yanı sıra proje paydaşları incelemede yer aldı. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Borsa olarak `Antalya Buğdayını Arıyor` projesini başlattıklarını belirterek, "Paydaşlarımızla yöremize en uygun buğdayı bulmaya çalışıyoruz" dedi. Bu yıl üçüncü yılına giren proje çerçevesinde ekimi yapılan buğday çeşitleri üzerinde konunun uzmanlarıyla inceleme yaptıklarını belirten Kayan, "Buğdayların gelişimi gayet iyi. Bazı türlerin gelişimi daha iyi. Çalışmanın sonunda bölgeye has buğday türünü belirleyip üreticimizin bilgisine sunacağız" diye konuştu. BORSAYA TEŞEKKÜR Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, BATEM arazisine yapılan ekimde 3 çeşidin ön plana çıktığını belirterek, en iyi çeşidin belirlenerek çiftçinin kullanımına sunulmasını istedi. Alp, "Üretici olarak ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayabilmemiz için ürünler üzerinde yapılan AR-GFE çalışmaları çok önemli. Böyle bir çalışmaya öncülük ettiği için Antalya Ticaret Borsamıza teşekkür ediyoruz" dedi. BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHYİTAÇ VAR Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Murad Çanakcı, projede emeği geçenlere teşekkür etti Çanakcı, "Uzun yıllardır bu konu hakkında çeşitli değerlendirmeler yapılıyordu ancak somut bir şekilde proje faaliyete geçmemişti. Ticaret borsası, fakülte ve ticaret erbabının burada bulunması Antalya için büyük bir kazanç. Umarız bu çalışmalar diğer tarımsal üretim kolları için de devam eder. Antalya’nın buna ihtiyacı var" diye konuştu. BATEM Müdür Yardımcısı Mustafa Soysal, projeden elde edilen sonucun bölgedeki ürünün kalite ve verimine yansıyacağını kaydetti. TİGEM Boztepe Tarım İşletme Müdürü Bayram Maviş, bölgede üretim yapan çiftçinin doğru çeşidi bulmakta zorlandığını belirterek, projenin sonuçlanmasıyla kalite ve verimde daha iyi bir noktaya ulaşılacağını söyledi.  

Detaylar...

ATB YÖNETİMİNDEN TÜREL`E HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
  Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav, Halil Bülbül, Cüneyt Doğan ve Süleyman Ersan`la birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel`i yeni hizmet binasında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileğinde bulundu. HAYVAN BORSASI GÜNDEME GELDİ Ziyarette Borsa`nın çalışmaları gündeme gelirken Hayvan Borsası`yla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. ATB Başkanı Çandır, Kömürcüler`de kurulması planlanan Hayvan Borsası`yla ilgili şirket kurma izninin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı` tarafından onaylandığını bildirdi. Büyükşehir Belediyesi`nin şirkete ortaklığıyla ilgili çalışmanın tamamlanmasının ardından kurumsal yapının oluşacağını kaydeden Çandır, projenin hayata geçirilmesi için birlikte çalışacaklarını söyledi. Menderes Türel, ATB heyetine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. Antalya`nın Hayvan Borsası`na uzun yıllardır ihtiyacı olduğunu belirten Türel, kurulması için çalışmaların hızlandırılması gerektiğini kaydetti. Türel, Hayvan Borsası`nın bölge hayvancılığının gelişimine katkı sağlayacağını söyledi. Çandır, Türel`e ziyaretin anısına cam vazo hediye etti.

Detaylar...

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis toplantısı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında ATB Meclis Salonu nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili meclis üyeleri bilgilendirilirken, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÜLKE ORTALAMASINA GÖRE NEGATİFTEYİZ Antalya ekonomisinin son 2 yıldır ülke ortalamalarına göre negatif seyir izlediğini kaydeden Çandır, "Son bir yılı aşkın süredir iş dünyası olarak gerek rakamlarla, gerek yaşadıklarımızla bu durumu daha derinden hisseder hale geldiğimizi üyelerimizle ve sizlerle yaptığımız görüşmelerde daha fazla işitir olduk. Yaşadıklarımız ve hissettiğimizin dışında, resmi kaynaklarca açıklanan rakamlar da yaşadığımız güçlükleri yansıtmaktadır" diye konuştu. Sözlerini resmi rakamlara dayandırarak açıklayan Çandır, Batı Akdeniz in Şubat ayı enflasyonunun aylık yüzde 3, yılık olarak ise yüzde 5 oranıyla Türkiye ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çekti. BORCUMUZ ARTTI Türkiye ortalamasında mevduatın nakdi kredileri karşılama oranının son 2 yılda yüzde 81 oranında sabit kalırken, Antalya’da 2015 yılında yüzde 58 olan karşılama oranının 2016 yılında yüzde 48’e gerilediğini belirten Ali Çandır, "2015 yılında 100 TL’lik mevduata karşın 174 TL kredi kullanan kentimiz, 2016 yılında ise 100 TL’lik mevduatına karşılık 208 TL kredi kullanır duruma gelmiştir. Bir başka anlatımla; mevduatımız yaklaşık 2,5 milyar TL azalırken, kredi borcumuz yaklaşık 5,5 milyar TL artmıştır" diye konuştu. KARŞILIKSIZ ÇEK ORANIMIZ ARTTI Türkiye Bankalar Birliği nin açıkladığı karşılıksız çek oranlarını değerlendiren ATB Başkanı Çandır, Ocak ayında karşılıksız çeklerde bir önceki aya göre binde 8 oranında, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre ise yüzde 3 oranında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğumuzu bildirdi. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Burada önemli göstergelerden birisi de geçen yılın aynı ayına göre karşılıksız çek adedimizin yüzde 47,4 seviyelerine ulaşmasıdır. Burada dikkat çekmemiz gereken konu; geçen yılın aynı ayına göre karşılıksız çekte miktar açısından yüzde 5,2 lik bir artış gözlemlenirken, karşılıksız çek adedimizdeki yüzde 47,4 ‘lük artış yaşanmıştır. Adetteki bu artış KOBİ’lerimizin ciddi bir darboğaz yaşadığına işaret etmektedir." ANTALYA YAKLAŞIMINI YİNELEDİ Son 2 ayda yatırım ortamının iyileştirilmesi, mevcut istihdamın korunması ve ilave yeni istihdamın sağlanması ile diğer zorluklara karşın hükümet tarafından çeşitli kararların uygulamaya konulduğunu belirten Çandır, bunları şöyle özetledi: "SGK primlerinin ertelenmesi, imalata yönelik yatırım harcamaları için kurumlar vergisi indiriminin tam olarak uygulanması, orta ve yüksek teknolojili sektörlerde yeni istihdam sağlayacak işverenlere bir yıl süreyle asgari ücretin yarısı, ikinci yılda ise yüzde 25’i kadar destek verilmesi, iş başı eğitim programı ile 500 bin kişiye istihdam imkanı getirilmesi, oda ve borsalarımız aracılığıyla sağladığımız “Nefes Kredisi”, KOSGEB vasıtasıyla işletmelerimize sağlanan “Can Suyu Kredisi”, KDV iadelerinin hızlandırılacak olması, mobilya ve beyaz eşyadaki vergi indirimleri, milli istihdam seferberliği, vergisine düzenli ödeyenlere 5 puanlık indirim, çiftçilerin takibe düşmüş kredilerinin yüzde 5 faiz ile ertelenmesi sağlanacak." Yapılan teşviklerden ve kararlardan memnun olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, "Ancak, ülke geneline yapılan bu iyileştirici tedbirler Antalya’nın içerisinde bulunduğu zorlukları aşmada yetersiz kalmaktadır. Buradan “Antalya Yaklaşımı” talebimizi yineliyorum" diye konuştu. BÜYÜME SAĞLAYAN YATIRIM İKLİMİNE İHTİYAÇ VAR Yatırım iklimini iyileştirmenin yolunun tek bir enstrümana bağlı olmadığını kaydeden ATB Başkanı Ali Çandır, "Sermayenin maliyeti, talebin debisi, ileriyi görme güveni ve parasal hareketliliğin düzenliliği bunlardan bazılarıdır. Şimdi odaklanmamız gereken konu ülkemizde ve kentimizde büyümeyi yeniden sağlayacak bir yatırım ikliminin de bir an önce oluşturulmasıdır" dedi. TEŞVİKLERDEN YARARLANIN Milli istihdam seferberliği kapsamında verilecek desteklerin yeni istihdam yaratılması için önemli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, eskiden zenginliğin göstergesinin istihdam edilen personel sayısıyla ölçüldüğünü belirtti. Çandır, verilen istihdam desteğinin işveren için önemini şöyle açıkladı: "Bugün için asgari ücretle çalışan bir personelin işverene maliyeti 2.177 TL’dir. Beş puanlık prim indirimi sonrasında ise bu rakam 2.088,56 TL’dir. Uygulanacak teşvikle mevcut çalışanlarınıza ek olarak çalıştıracağınız her bir sigortalı için sizler sadece 1404 TL ödeyeceksiniz. Geriye kalan 773 TL’lik vergi yükümlülükleri ve primleri devlet karşılayacak. Ancak bu durum 31.12.2017 tarihine kadar geçerli, yani bir yıllık bir teşvik, bu nedenle ne kadar erken personel alımı yaparsanız bu destekten de o kadar fazla yararlanırsınız. Mart ayında alım yaparsanız tam olarak yüzde 35,5 tasarrufunuz olacak. En kısa sürede SGK ve İŞKUR yetkililerini Borsamıza davet ederek sizleri bilgilendirmelerini sağlayacağız. Tüm üyelerimizi bu teşviklerden yararlanmaya davet ediyorum." TARIM İŞSİZLİĞİN İLACI Genel işsizliğin azaltılmasında tarımın büyük bir potansiyel taşıdığını söyleyen Ali Çandır, Antalya gibi tarımı nitelikli düzeyde yapan kentler için bu potansiyelin daha büyük bir orana sahip olduğunu vurguladı. Çandır, tarımsal istihdamın üzerindeki en büyük engelin, sanayi ve hizmet sektörü gibi genel sektörlere odaklı hazırlanmış sosyal güvenlik sistemi olduğunu söylerken, "Tarım sektörüne özel bir sosyal güvenlik sistemi talebimizi her ortamda olduğu gibi geçtiğimiz günlerde Valimiz Münir Karaloğlu başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yegin’in katımlıyla yapılan “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” toplantısında da dile getirdim. Bu talebimizin gerçekleştirilmesi halinde sektörümüzün doğasına uyumlu bir sosyal güvenlik sistemi kurgulanırsa tarım sektörünün istihdam yaratma potansiyeli, işsizliğe ilaç olacak boyuttadır" diye konuştu. CANLI HAYVAN BORSASI NDA GELİŞME Canlı hayvan borsasıyla ilgili güzel gelişmeler olduğunu da meclis üyeleriyle paylaşan ATB Başkanı Çandır, canlı hayvan borsasıyla ilgili şirket kurma izninin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandığını bildirdi. Çandır, "Önümüzdeki günlerde Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel ile tekrar görüşerek nihai sonucu vermeyi planlıyoruz. Böylelikle Antalya’nın önemli bir sorununu da gidermiş olacağız. Canlı hayvan borsası bölgemiz hayvancılığının gelişimine önemli katkı sağlayacak bir merkez haline gelecektir. Canlı hayvan borsasından sonra et borsası kurulması içinde çalışacağız" diye konuştu. BİBER HABERİ KIZDIRDI Mecliste üyeler sektörel konuları da değerlendirdi. ATB meclisinde son günlerde biberin lastik gibi uzamasının sebebinin kullanılan kimyasal ilaçlar olduğu yönündeki haberler tartışıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, benzer bir durumun geçen ay domateste yaşandığını belirterek, bir televizyon kanalında biberin elastikiyetiyle ilgili tüketiciyi olumsuz etkileyecek haberler yapıldığını anımsattı. Haberin herhangi bir bilimsel tabana dayanmadığını vurgulayan Çandır, "Bu iş tarım sektörünün itibarını olumsuz etkiledi. Bu tür asılsız haberler tüketici üzerinde olumsuz etkiye sahip. Bizler sözkonusu haberle ilgili TOBB ne RTÜK, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı na oluşturulmak üzere şikayetimizi yaptık. Çünkü televizyon kanalında herhangi bir bilim adamının görüşüne yer verilmeyen açıklama binlerce insanın ekmeğine engel olmaktadır" diye konuştu. Enflasyonun çift haneye gittiğini, bunun sorumlusu olarak da gıdanın gösterildiğini belirten Çandır, son günlerdeki yaklaşımın gıdanın enflasyon üzerindeki etkisini düşürmeye yönelik olduğunu kaydetti. Çandır, "Sebze ürünlerinin enflasyonu tetiklediği ve yüksek çıkmasına sebep olduğunun gösterilmesi nedenleriyle, sanki son günlerdeki yaklaşımların bu etkiyi düşürmek için bilinçli olduğu yönünde düşünceler var. Bu tür haberlerle enflasyonu tetiklediği öne sürülen domates, biber gibi ürünlere talebi azaltarak, tüketimi ve fiyatlarının da düşmesiyle enflasyonun da düşürüleceği düşünülüyor" diye konuştu. Seralarda döllenmenin arılarla sağlandığına ilişkin haberlerin de çıktığına değinen Çandır, ancak yapılan olumsuz haberlerin olumlu haberlerin önüne geçtiğine dikkat çekti. Sektör olarak üretim konusunda kamuoyunun da iyi bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, biberle çıkan olumsuz haber üzerine biber fiyatlarında ciddi düşüşler meydana geldiğini bildirdi. Doğan, toplumda kanat önderlerinin ürünlerin güvenilir olduğu yönünde beyanatlar vermesi gerektiğini söyledi. Çandır, 16 Nisan da yapılacak referandumdan sonra Hal Yasası nın gündeme geleceğini anımsatarak, hal yasasının yapılışında aktif rol alınmasını gerektiğini söyledi. BUZAĞI ÖLÜMLERİ ATB komite toplantılarında buzağı ölümleriyle ilgili sıkıntının dile getirildiğini kaydeden Çandır, "Bir taraftan hayvan ithal edeceğiz diye debelenirken diğer yandan elimizdeki buzağıları yaşatamamak gibi sorunumuz var. Rakamlar ciddi, bu konuda gerekli önlemler alınmalı" dedi. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, geçen yıl 550 bin adet kasaplık canlı hayvan ithal edildiğini belirterek, "Ama geçen yıl kaybettiğimiz buzağı sayısı 1 milyonun üzerinde. Buzağı ölümleri önemli bir sorun olmaya başladı. Geçen yıl kaybettiğimiz buzağı sayısı ithal ettiğimiz kasaplık hayvan ithalatının neredeyse iki katı. Bu da et ihtiyacının dışarıya bağımlı olmasına neden oluyor" diye konuştu. Buzağı ölümlerinin nedeninin yetersiz beslenme ve bakım olduğunu kaydeden Hüseyin Simav, beslenme şeklinden kaynaklı ishal hastalığının bu ölümlere sebep olduğunu bildirdi. Simav, uzun yıllardır devam eden buzağı ölümlerinin bu yıl fark edildiğini, bakanlığın ölümlerin önüne geçmek için teşvik vermeye başladığını söyledi. Simav, Bakanlığın 4 aylık buzağılar için 350-550 TL arasında teşvik verdiğini bildirdi. Simav, Türkiye de en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bu ölümlerin yaşandığını kaydetti.  

Detaylar...

ENFLASYON YILIN İLK AYINDA BEKLENTİNİN ÜZERİNDE
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye ortalamasında yüzde 2.46, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 3.98 olduğunu kaydeden Çandır, "2017 yılının ilk ayında enflasyon beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. Bu rakamlar, 2003 yılından beri görülen açık ara en yüksek enflasyonlardır. Bu artışların talep ağırlıklı olmaktan çok maliyet ağırlıklı olması, bizleri çok daha dikkatli olmaya sevk etmektedir. Özellikle döviz fiyatlarındaki artışlar, önce üretici fiyatlarını daha sonra da tüketici fiyatlarını baskı altına alacaktır" değerlendirmesinde bulundu. BATI AKDENİZ`DE DAHA YÜKSEK Tüketici enflasyonunun Antalya, Burdur, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz`de yüzde 2.51 rakamıyla ülke ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Çandır, üretici enflasyonunun ise ülke ortalaması olan yüzde 3.98 ile aynı oranda olduğunu kaydetti. Çandır, tüketici enflasyonundaki yüksekliğin talepten değil, girdi maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklandığını vurguladı. MERKEZ BANKASI FİYAT İSTİKRARINA ODAKLANMALI Yıllık enflasyonun henüz rekorluk seviyede olmadığını, önümüzdeki aylar için gerekli önlemlerin alınmasıyla enflasyonda istenmeyen rakamların önüne geçilebileceğini söyleyen Çandır, şunları kaydetti: "TÜFE Türkiye ortalamasında yüzde 9.22, Bölgemizde yüzde 9.68 ve ÜFE’de de yüzde 13.69 olan yıllık enflasyonlar, karşılaştığımız en yüksek değerler değildir. Yani eğer önümüzdeki aylar için gerekli önlemler alınabilirse, enflasyonda en kötüleri yaşamak zorunda kalmayabiliriz. Özellikle Merkez Bankamızın birincil görevi olan fiyat istikrarını sağlama görevine odaklanması, zaten talep yetersizliği içerisinde olan piyasanın bir de fiyat artışları baskısıyla karşı karşıya kalması yükünü hafifletici etki yaratacaktır." YAŞ MEYVE SEBZENİN ENFLASYONU DÜŞÜK TÜİK`in ocak ayından itibaren tarım ve gıdanın sepetteki ağırlığını yüzde 23’ten yüzde 21’e düşürürken, özel kapsamlı enflasyon göstergelerini değiştirerek yeni göstergeler eklediğini belirten BAGEV Başkanı Çandır, "İlan edilen tüm enflasyon rakamları bu değişikliklere göre yapıldı. Ocak ayı, tarımsal açıdan mevsim etkisinin ağırlıklı yaşandığı bir aydır. Bu yüzden özellikle yaş sebze, meyvede bir dalgalanma yaşanır. Nitekim Ocak ayında yüzde 34’lük bir artış ilan edilmiştir. Ancak yaş sebze meyvenin yıllık enflasyonu yüzde 12 ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 2.92 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yani uzun dönemli bir analizde yaş sebze meyvenin enflasyonu hala çok düşüktür. Dolayısıyla tek bir noktaya bakıp genelleme yapmak yanıltıcı olabilmektedir" değerlendirmesinde bulundu. 2 HANELİ ENFLASYON UYARISI Çandır, geçen yılın enflasyon rakamlarını da değerlendirdi. 2016`nın Şubat, Mart, Ağustos aylarında negatif enflasyon ilan edildiğini belirten Çandır, Bu "yıl eğer o aylarda negatif enflasyonlar yani fiyat düşüşleri beklemiyorsak, o takdirde önümüzdeki aydan itibaren iki haneli enflasyonları görmeye başlayacağız demektir" uyarısında bulundu. Çandır, şunları kaydetti: "Diğer 8 ayın beşinde yüzde 1’den küçük, üçünde ise yüzde 1’den büyük enflasyon rakamları ilan edilmiş. Bu yıl benzer bir enflasyon serisi yakalayamazsak çift haneye demir atmış bir enflasyon yılı olma riski taşımaktayız. Tetikleyici etkisi bakımından üretici fiyatları enflasyonunda da geçen yılın aynı aylarında ciddi düşük enflasyonlar söz konusu olmuştur. Bu da enflasyonda yükseliş riskini artıran bir durum olarak karşımızda durmaktadır."  

Detaylar...

SGK İL MÜDÜRÜ DENİZ`DEN BORSA`YA ZİYARET
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürü Nejat Deniz, beraberindeki heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül hazır bulundu. İl Müdürü Nejat Deniz, SGK`nin çalışmaları hakkında Çandır`ı bilgilendirirken, çalışma hayatında milli seferberlik başlattıklarını söyledi. Deniz, önümüzdeki günlerde tarım, turizm ve ticaret sektörü temsilcileriyle bir araya geleceklerini, çalışma hayatına yön verecek çalışmaları yaşama geçireceklerini kaydetti. TARIMA ÖZEL SİGORTA SİSTEMİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle SGK İl Müdürü Nejat Deniz`e teşekkür etti. Tarıma özel sosyal güvenlik sistemine ihtiyaç olduğunu belirten Çandır, kayıt dışılığın tarım sektörünün gelişmesinin önündeki engellerden biri olduğunu söyledi. Tarıma özel sosyal güvenlik sisteminin kurulmasıyla tarıma yatırımın ve tarımsal üretimin artacağını, insanların risk almaktan çekinmeyeceğini kaydeden Çandır, sistemini kurulması için SGK yetkilileriyle birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Nejat Deniz de bir ekip görevlendirerek, önerilen sistem üzerinde çalışmak istediklerini bildirdi.  

Detaylar...

KURAKLIK ZEYTİNDE REKOLTEYİ ETKİLEDİ
Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Zeytincilik Sektörel Analiz Toplantısı’nda geçen yıl yağışın az olması nedeniyle zeytinde rekolte ve kalitenin düştüğü bildirildi. Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği 4. Zeytincilik Sektörel Analiz Toplantısı, ATB toplantı salonunda gerçekleşti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlında yapılan toplantıya ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, BATEM, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Manavgat Ticaret Sanayi Odası, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden temsilciler ile üretici ve zeytinyağ fabrikası sahipleri katıldı. Zeytin üretimi ve pazarlanmasıyla ilgili konuların gündeme geldiği toplantıda, zeytindeki rekolte ve verim kaybının nedenleri de konuşuldu. ZEYTİN BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, zeytinle ilgili sektörel analiz toplantısının dördüncüsünü gerçekleştirdiklerini belirterek, Pamfilya döneminden beri zeytincilikle uğraşan bu topraklarda zeytinin markalaşması için yol belirlemeye çalıştıklarını kaydetti. Bülbül, kamu, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen sektörel analiz toplantılarından elde edilecek sonucun Antalya’nın zeytin ve zeytinyağını markalaştırmak için yol gösterici olacağını vurguladı. Halil Bülbül, “Zeytincilik bölgemiz ekonomisi için önemli bir konu. Üretici doğru ürüne yönlendirilmeli. Bunun için Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. ZAMANSIZ YAĞMUR KALİTEYİ ETKİLEDİ Büyükakça Zeytincilik sahibi Zafer Tan, zeytin rekolte ve kalitesinde iklim değişikliği ve kuraklıktan kaynaklı sıkıntılar olduğunu bildirirken, “Yağmurun zamanında yağmaması zeytin üretimini vurdu. Ekim ayında yağması gereken yağmur aralık ayında yağmaya başladı. Zeytin yağmuru ekim ayında alacak ki kalite ve lezzet oluşsun. Kuraklıktan dolayı zeytinyağında da asit oranı yüksek” diye konuştu. Geçen yıl zeytin ve zeytinyağ fiyatının doğru belirlenemediğini söyleyen Zafer Tan, zeytinyağı fiyatının yükseleceği beklentisiyle zeytiyağının üreticinin elinde kaldığını bildirdi. ZEYTİNDE GARİP BİR YIL GEÇİRDİK Ulu Zeytin ve Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, geçen yıl Antalya’da zeytinyağ fiyatının reel olarak oluşamadığını söyledi. “Zeytinde garip bir sene geçirdik” diyen Fettahoğlu, mahsül oldu ama rekoltede yüzde 30 kayıp var” dedi. Zeytinyağ kalitesinde sıkıntı olduğunu vurgulayan Fettahoğlu, “Yağınız kalitesiz olursa yağı pazarlayamazsınız, iyi yağ için iyi zeytin gerekli” dedi. Gemlik zeytin çeşidinin veriminin iyi olduğunu ancak kanlanmadan yağ vermediğini belirten Fettahoğlu, “Ben Gemlik zeytine (sahtekar zeytin) diyorum, çünkü kabuğu çabuk kararıyor, hasad dönemini tam kestiremiyorsunuz. Erken gelen zeytin yağda yüzde 20-30 kayba neden oluyor” dedi. ZEYTİN EVLADİYELİK Zeytinin evladiyelik bir ürün olduğunu belirten Fettahoğlu, şimdiki dikim ve üretimle Antalya’nın gelecek 50 yılının zeytin ve zeytinyağ karakteri ve kalitesinin belirlendiğine dikkat çekti. Antalya’nın Tavşan Yüreği zeytinin tescili almak üzere olduğunu ancak üreticiye Tavşan Yüreği zeytin diktirmede zorluk yaşadıklarını söyleyen Fettahoğlu, “Çünkü çiftçi işin kolayına kaçıyor. Tavşan yüreği katma değeri yüksek bir ürün. Çiftçinin buna yönelmesi lazım” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Tavşan Yüreği zeytin çok iyi bir çeşit olduğunu ancak yağ verimi nedeniyle üreticinin tercih etmediğini söyledi. Tavşan Yüreği zeytinyağının katma değerinin yüksekliğine işaret eden Alp, “Çiftçimiz maalesef kısa vadede cebine girecek paraya bakıyor” dedi. Zeytinpark A.Ş Genel Müdürü Vahdet Narin, Antalya’nın sıcak havası nedeniyle zeytini erken hasat ettiğini belirterek, fiyat oluşumunda sıkıntı yaşandığını dile getirdi. Zeytinde ciddi akademik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Narin, “Zeytinde master planına ihtiyaç var” dedi.  

Detaylar...

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ YAPTI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yılın ilk meclis toplantısını Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında gerçekleştirdi. Yönetimin 1 aylık çalışması hakkında meclis üyeleri bilgilendirilirken, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. "Benzerini bir daha hiçbir şekilde yaşamak istemediğimiz bir yılı geride bırakıp, yeni bir yıla girdik" diyerek konuşmasına başlayan Çandır, 2017`in 2016`yı aratmamasını diledi. Çandır, "Bunu sağlamak için temenni, istek ve dua gereklidir ama yeterli değildir. Mutlaka daha çok çalışmak, geçmişteki hatalarımızdan ve eksiklerimizden gerekli dersleri çıkarmak şarttır" diye konuştu. TARIMDA KAN KAYBI ARTIYOR Türkiye İstatistik Kurumu`nun 12 Aralık’ta ekonomik büyüme rakamlarını hesaplama yöntemini ve veri derleme kaynaklarını değiştirdiğini anımsatan Ali Çandır, "Son 15 yıl içerisindeki tek küçülme yılımız olan 2009 yılını da başlangıç yıl olarak kabul etti. Buna göre de 2015 – 2016 yıllarına ait büyüme rakamlarını açıkladı. Bundan sonraki büyüme rakamları da aynı yöntemle hesaplanacaktır. Uzmanlar bu yöntemle ilgili tartışmalarını sürdürüyorlar. İlan edilen büyüme rakamlarına baktığımızda, tüm sektörler içerisinde sadece tarım sektörü son dört çeyrektir art arda, şiddeti artarak, küçülmektedir. 2015 yılı son çeyreğinde yüzde -3.6 olan tarımdaki küçülme; 2016 yılı 1. ve 2. çeyreğinde yüzde -5.6 küçülmeye, 3. çeyreğinde ise yüzde -7.7 küçülmeye uğramıştır. Yani tarımdaki küçülme ve kan kaybı gittikçe artmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Tarımdaki kan kaybını resmi rakamların ötesinde hissedildiğini anlatan Çandır, şunları kaydetti: "Tarımsal üretim ve ticaret ile Antalya’mızın içinde bulunduğu bu küçülme girdabından çıkışı için çözüm önerilerimizi, en somut haliyle hükümetimize yazılı olarak sunduk. Onların gösterdiği duyarlılıktan da memnunuz. Türkiye geneli için almış oldukları tedbirlerin, yararlı ama bizim yaralarımıza merhem olmaya yetmediğini de ifade ediyoruz. Eminim ki, Antalya Yaklaşımı önerimiz eninde sonunda hükümetimiz nezdinde de dikkate alınacaktır. Tarımsal üretim ve ticaretin son 15 yıl içerisinde nispi olarak geriye düşmesinden ve özellikle 2010 yılından itibaren bu geriye düşmenin hızlanmış olmasından artık sadece biz muzdarip değiliz. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu yöndeki açıklamalarına baktığımızda, gelecek için umutlanmaktayız." TARIMI GÜNAH KİÇİSİ İLAN ETMEYİN Tarımın, tüketici enflasyonunu yükselttiği gibi yanlış bir algı oluşturulduğunu kaydeden Çandır, şunları kaydetti: "Aylardır bunun gerçek olmadığını TÜİK rakamlarıyla açıklıyorum. 2003 ve 2010 baz yılı hesaplamalarıyla tüketici ve üretici enflasyonlarının sektörel eğilimlerine ve bunların enflasyon üzerindeki etkilerini analiz ettik. Gördük ki, tarımın üretici ve tüketici tarafında da enflasyon üzerindeki etkisi yükseltici olmaktan çok daha fazla frenleyici ve düşürücü etkisi olmuş. Mesela son 12 yılın sadece 3’ünde (2007, 2008 ve 2011) tarım, tüketici enflasyonunu yükseltirken, 7’sinde frenleyici ya da düşürücü etki yaratmıştır. Gerçek bu iken hala tarımın, enflasyon üzerinde yükseltici etkisi vardır demek, tarımı en hafif ifadeyle günah keçisi ilan etmektir. Eğer gerçek bir enflasyon yükselticisi aranıyorsa, yurtdışı üretici endeksine bakılmasını tavsiye ederiz. Tarımsal üretim ve ticaret işi uğraşan bizler; bir taraftan son yıllarda şiddeti giderek artan ölçüde küçülmek zorunda kalırken, diğer taraftan da haksız kazançlarla enflasyonu azdıran kesim olarak gösterilme çabalarından gerçekten rahatsızız. Çünkü ne yaptığımızı ve yaşadığımızı biliyoruz." TARIMIN KAZANCI YÜZDE 70 ERİDİ Resmi rakamlarla tarımın durumunu özetleyen Ali Çandır, özellikle son 7 yıldır tarım kesiminin reel kazancının yüzde 70 oranında eridiğini vurguladı. Çandır, "Yani hem küçülmek zorunda kalmışız, hem reel kazancımız erimiş hem de gerçek dışı olarak enflasyonun baş sorumlusu gösteriliyoruz. Bunlar bizi üzüyor ve kendimize kızıyoruz. Demek ki derdimizi, kendimizi ve gerçekleri iyi anlatamıyoruz ya da sektör olarak böyle bir ses oluşturamıyoruz diye..." diye konuştu. Antalya’nın ihracat performansının da bu durumu teyit ettiğini söyleyen Ali Çandır, "Tüm zamanların genel ihracat rekorunu kırdığımız 2013 yılından bu güne ihracatımız yüzde 16 düşmüştür. Bu düşüş, ülkemiz ihracatındaki düşüşün iki katıdır. Yani Türkiye 1 kaybederken, biz 2 kaybeder duruma gelmişiz. Tarımsal ihracatta da benzer bir eğilim bulunmaktadır. Türkiye rekoru olan 2014 yılı tarımsal ihracatına göre 2016 yılında yaşanan yüzde 21’lik düşüşe karşılık, Antalya tarımsal ihracatının rekoru olan 2013 yılına göre yüzde 38’lik bir düşüş yaşamış durumdayız. Zaten ihracatta yapısal bir sorunumuz var. O da Antalya genel ekonomik göstergelerle Türkiye’nin yaklaşık yüzde 3’ü civarındayken, İhracattaki payımız yüzde 1 bile değildir ve bu giderek daha da düşmektedir. Bu olumsuzlukların nedenlerini önce kendimizde aramalı, sorgulamalı ve daha etkili çalışmanın yollarını bulmalıyız. Yoksa başkalarını sorumlu tutma kolaycılığı ile alınabilecek bir mesafe yoktur. Gerçekleri görmeden ve üzerinde çalışmadan, kalıcı çözümler üretilemez, ancak “mış” gibi yapılabilir" değerlendirmesinde bulundu. CAMDAKİ ÇATLAK KIRILINCAYA KADAR DEVAM EDER Meclis konuşmasında ticarette itibarın önemine vurgu yapan ATB Başkanı Çandır, şunları kaydetti: "Bir gerçek ya da tüzel kişinin veya kesimin, erimesine ve nihayet yok olmasına asla izin vermemesi gereken konuların başında itibar gelir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki itibar, camdaki çatlak gibidir. Bir kez çatladı mı? Kırılana kadar devam eder. Artık sektör olarak hep birlikte gelin tarımın itibarını koruyalım ve artıralım. Hiç olmazsa bu yönde doğru çabalar sarf edelim. Yıllardır ifade ediyoruz tarım, her ülkenin stratejik sektörüdür. Tabii bizde de öyle olmalıdır. Bunu tanımlamaktan ve gereğini yerine getirmekten asla taviz vermemeliyiz. Eminim ki, sektör olarak itibarımızı, hak ettiğimiz yere çıkarma yolunda çalıştığımızda, bugün çözmekte zorlandığımız pek çok sorunumuzu etkili ve kısa süre içerisinde çözer hale geleceğiz. Bunu başarmanın yolu, birlikte hareket etmekten geçmektedir." BORCUNA SADIK ANTALYA Antalya’nın bankacılık dünyasında borcuna sadık iller listesindeki seçkin yerini tüm zorluklara rağmen hala koruduğunu bildiren Çandır, "Çünkü genel ekonomik büyüklükteki payımıza yakın oranlara sahibiz. Bu yüzden olsa gerek bankacılık sistemi Kasım, 2016 yılında, bir önceki yılın aynı dönemine göre Antalya kredilerini yüzde 16 artırırken, Türkiye ortalamasını yüzde 1 kadar artırmıştır" dedi. İŞSİZLİKTE ORTALAMANIN ÜZERİNDEYİZ TÜİK`in Türkiye’nin resmi işsizliğini yüzde 11.8 ve genç işsizliğini de yüzde 21.2 olarak açıkladığını anımsatan Ali Çandır, "Bu oranlar gittikçe yükselen ve son yılların rekoru olan rakamlardır. Ancak Antalya’nın işsizliği genel ortalamadan da yüksektir. Bunun boyutlarını görmek bakımından bir örnek vereyim, 2010 yılında Türkiye’nin işsizliği içindeki Antalya’nın payı yüzde 2.5’un altındaydı. 2016’da bu oran yüzde 3.5’a yaklaşmıştır. Yani toplam işsiz sayısı içindeki payımız hızla artmaktadır. Bunda insanlarımızı tarımdan caydırmanın çok büyük bir etkisi vardır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ve Türkiye Odalar Birliği Başkanımızın birlikte açıkladığı; üniversiteden yeni mezunların istihdam edilmesi halinde sağlanacak desteklerin, bu derdimize çare olmasını diliyorum" diye konuştu. Çandır, Meclis üyeleriyle hükümetin istihdamla ilgili aldığı kararları paylaşırken, uygulamalardan yararlanılmasını diledi. Çandır`ın paylaştığı kararlar şöyle: "Aralık 2016 ve Ocak-Şubat 2017 aylarında ödenmesi gereken SGK primleri faizsiz olarak Ekim-Kasım-Aralık 2017’ye ötelenecek. Orta ve yüksek teknolojili sektörlerde yeni istihdam sağlayacak işverenlere bir yıl boyunca asgari ücretin yarısı, ikinci yılda ise yüzde 25`i kadar destek verilecek. Başta İşbaşı Eğitim Programı olmak üzere İŞKUR programları ile 500 bin kişi özel sektörde istihdam edilecek. Üniversiteden yeni mezun olanların istihdam edilmesi halinde bir yıl boyunca bu çalışanların ücretinin yüzde 50`si desteklenecek. İşverenin bir yıl boyunca istihdam edip eğittiği personelinin, parasını devlet verecek. Günlük 50 TL + sigortası devlet tarafından karşılanacak. Bir yıl çalışmanın sonunda istihdam şartı yok. Ancak bir yıl emek verdim ben artık bu elemanı istihdam edeyim dersen 42 ay sigorta işveren primi ödenmeyecek." 2017`DE REKOR KIRALIM Çandır, Meclis konuşmasında 2017`nin iyi geçmesi dilerken, "Yaşadığımız tüm olumsuzluklardan ve kayıplarımızdan gerekli dersleri çıkararak 2017 yılında; üretim, ticaret, ihracat ve katma değer yaratma konularında rekorlar kırdığımız dönemleri yakalayıp geçmeye odaklanmalıyız. Bunu sağlayacak bir tempoyu yakalama arzusuyla, 2017 yılının hepinize, sevdiklerinize ve ülkemize huzur getirmesini dilerim" diye konuştu. TÜRKİYE KAZANSIN Antalya Ticaret Borsası Meclisi`nde sektörel konular da gündeme geldi. Nisan ayında referanduma gidilmesi planlanan anayasa değişiklik maddeleri meclis üyelerine dağıtılırken, Çandır, "Umuyoruz referandum sonunda Türkiye kazanır" dedi. SORMA VER PARASI OLMASIN Ali Çandır, 250 bin TL sermayesi olan anonim şirketlerin hukuk danışmanlığı zorunluluğunu gündeme getirirken, bunun şirketlere yük getireceğini kaydetti. Çandır, şirketler için hukuk danışmanı ihtiyaç mıdır değil midir bunun tartışılması gerektiğini belirterek, bir şirketin farklı alanlarda aynı avukata danışma şansının olmayacağına vurgu yaptı. Çandır, sistemin bu haliyle "sorma ver parası"ndan öteye gitmeyeceğini belirtirken, uygulamanın talepler doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini istedi. TARIM ENFLASYLONU DÜŞÜRÜYOR Enflasyonun yüksek çıkmasında tarım ürünlerinin suçlu gibi gösterildiğine dikkat çeken Çandır, "Enflasyon sepetinden tarımı çıkarsınlar buna bile razıyız. Sepetten tarımı çıkarırlarsa enflasyon yüzde 10`ları buluyor. Tarımın suçlu gösterilmesinden özellikle yaş meyve sebzeci arkadaşlar rahatsız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın tarlada 1 Lira olan domatesin sofrada 7 Lira açıklamasını anımsatan ATB Başkanı Çandır, "Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Tarlada 1 lira sofrada 7 lira algısını aşmamız gerekiyor" dedi. Meclise domates çeşitleri getirdiklerini belirten Çandır, "Önümüzde 5-6 çeşit domates var. Bunların hepsinin üreticiden çıkış fiyatı farklı. Örnek verirsek; X marka otomobil galerisine gittik çeşitli sektörlerde ayrı marka arabalar var. Hepsinin fiyatı farklı. X marka araba burada şu para İstanbul`da bu para diyebilir miyiz? 1 liralık domates var 5 liralık domates var. Dolayısıyla Antalya halinde satış fiyatı 1 lira olan domatesin İstanbul`daki satış fiyatı 2,60 Lirayı buluyor olması normal. Domatesin buradan oraya gitme maliyeti var. Bunun 1.60 TL`ya satılması mümkün değil. Dolayısıyla bu algıyı düzeltmemiz gerekiyor" diye konuştu. KOMİSYONCUNUN KAZANDIĞI PARA BELLİ ATB Yönetim Kurul Üyesi Cüneyt Doğan, domates fiyatlarının yüksek olmasından haldeki komisyoncuların sorumlu tutulduğunu belirterek, halde komisyoncunun aldığı kazanç oranı belli; yüzde 8. Bunun üzerine komisyoncular çıkamıyor. Masraflar çıkınca da komisyoncunun eline yüzde 4-5`lik bir para kalıyor. Bizim suçlu ilan edilmemiz son derece yanlış" dedi. Yansıtılan fiyattaki yüksekliğin çeşitten kaynaklandığını söyleyen Doğan, "Önemli olan hangi domates çeşidinin İstanbul`da 7-8 liraya satılıyor olması. Antalya halinde 1 liraya da 5.5 liraya da domates var. Domatesin ambalaj, nakliye işçilik gibi maliyetlerini bu rakamların üstüne koyduğumuzda fiyat belli ölçüde artıyor ama 1 liralık domates 7-8 liraya çıkıyor algısın yanlış. 5.5 liraya halden çıkan domates masraflarla 7-8 lirayı bulabilir. 1 liraya alınıp 7 liraya satılan bir ticaret yok" diye konuştu. Marketlerin de belli bir kar payı ve masrafla domatesin fiyatını artırdığını belirten Doğan, "Denetim yapılacaksa marketlere de yapılsın" dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI HABERDE DE LİDER
Antalya Ticaret Borsası, 2016 yılında 3 bin 860 haberle basında en çok yer alan borsa oldu. Medya Takip Ajansı Interpress‘in üç bine yakın ulusal, bölgesel ve yerel gazete ile dergiyi kapsayan verilerine göre, Antalya Ticaret Borsası 2016 yılında en çok konuşulan borsa oldu. 2016 yılında 3 bin 860 haber ile gündeme gelen Antalya Ticaret Borsası’nı 2 bin 283 haberle Gaziantep Ticaret Borsası, 2 bin 65 haberle de İzmir Ticaret Borsası izledi. EN ÇOK KONUŞULAN BORSA BAŞKANI ÇANDIR Interpress’in verilerine göre, 2016 yılında en çok konuşulan borsa başkanı ise Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır oldu. Ali Çandır, 2 bin 689 haberle en çok konuşulan borsa başkanı olurken, Çandır’ı 1826 haberle Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, 1220 haberle de Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç takip etti. ÇANDIR’DAN BASINA TEŞEKKÜR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB’nin projeleri ve sektörel çalışmalarıyla adından söz ettiren bir borsa olduğunu belirterek, Antalya ekonomisi, tarım ve ticaretini daha ileriye taşımak için yaptıkları tüm çalışmalarda ulusal, bölgesel ve yerel basının desteğini gördüklerini söyledi. Çandır, başta Antalya basını olmak üzere çalışmalarını kamuoyuna ulaştıran basın kurumları ve çalışanlarına teşekkür etti.  

Detaylar...