Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.144.55.253
Şuan 9 kişi online
Bugün 445 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 164308
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINDA ÖNÜMÜZ AÇIK YETER Kİ DESTEK OLSUN
Antalya Ticaret Borsası (ATB) zeytin hasadı öncesi Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB AR-GE Sorumlusu Çetin Salman moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, Muratpaşa Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, ATB Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, ASAT, BATEM, BAKA, ANTBİRLİK, ATAK, ATSO, BAGEV, ilçe ziraat odalarından temsilciler ile zeytin ve zeytinyağı üreticileri katıldı. EN FAZLA ZEYTİN AĞACI DİKEN ÜLKEYİZ Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, zeytin ağacı sayısını son 15 yılda yüzde 50 artıran Türkiye’nin dünya ölçeğinde en fazla zeytin ağacı diken ülke olduğunu söyledi. Tan, Türkiye’nin zeytin ağacı varlığının 188 milyon civarında olduğunu, zeytin üretiminin de 1 milyon 200 bin ton civarında olduğunu kaydetti. Son 15 yılda zeytinyağı üretiminin artarak 120 bin tondan 200 bin tona ulaştığını kaydeden Tan, “Anavatanı Anadolu olan zeytin misafir gittiği İtalya, İspanya gibi ülkelerde baş tacı edilmiş. Bizde ise kendi evinde misafir gibi. Zeytini tekrar ülkemizde liderlik koltuğuna oturtmak istiyoruz” diye konuştu. ZEYTİN DESTEK BEKLİYOR Zeytinde dünya ikinciliği hedefini anlatan Tan, “Eğer böyle bir hedefimiz varsa zeytinde desteklere devam etmek lazım. Dünyada desteksiz yürüyen zeytincilik yok. AB sadece üretim yardımları bakımından zeytinyağına 1.3 Avro yardım yapıyor. Bu bir kilogram zeytinyağına 10-12 TL destek demek. Bizde ise 11 Kuruş, bir lira bile değil. Bu rakamlarla nasıl rekabet edeceğiz” diye konuştu. Tan zeytin pirim desteğinin en az 5 lira olması gerektiğini söyledi. ANTALYA ZEYTİNDE PARLAYAN YILDIZ Konuşmasında Antalya’nın zeytincilikteki durumunu değerlendiren Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, “Antalya zeytincilikte parlayan bir yıldız” dedi. Türkiye’nin zeytin ağacı varlığının yaklaşık yüzde 3’ünün bulunduğu Antalya’da 5 milyonun üzerinde zeytin ağacı olduğunu, 55 bin ton zeytin üretimi yapıldığını, 9 bin ton da zeytinyağı üretildiğini kaydeden Tan, “Antalya’da ağaç sayısına oranla ülke geneline göre daha fazla zeytin üretiliyor. Genç ağaç sayısı ve verimlilik oranının yüksek olması avantajı” dedi. Antalya’nın coğrafi işaretli Tavşan Yüreği Zeytini’nden elde edilen Tavşan Yüreği Zeytinyağı’nın oleakantal seviyesinin çok yüksek olduğunu, belirten Dr. Mustafa Tan, “Zeytinyağı olarak da coğrafi işaret alabileceğiniz bir ürün” dedi. ZEYTİNYAĞI FİYATI DÜŞÜK Zeytinyağı fiyatlarını da değerlendiren Mustafa Tan, İspanya’da sızma zeytinyağının üretici fiyatının 3.34 Avro olduğunu belirtirken, bizde üreticiden 28-30 TL’ye alındığına dikkat çekti. Tan, diğer bitkisel yağlardaki fiyat artışına dikkat çekerken, zeytinyağının da hak ettiği fiyattan alıcı bulması gerektiğini ifade etti. ZEYTİNDE VAR YILINDAYIZ Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Safinaz Arslan, bölgedeki zeytin varlığıyla ilgili bilgi verirken, geçen yıl Mayıs ayında yaşanan aşırı sıcaklık nedeniyle bazı bölgelerde yüzde 30-50 arası rekolte kaybı yaşandığını belirtirken, “Geçen yıl zeytinde yok yılıydı. Verimimiz ağaç başı 12 kilograma kadar düşmüştü. Bu yıl ise zeytinde var yılı” dedi. Arslan. Manavgat yangınında bölgede 500 bin zeytin ağacının zarar gördüğünü belirtirken, “Toplam ağaç sayısına baktığımızda yüzde 10 kaybımız var” dedi. Arslan, zeytin ağacı başta olmak üzere defne keçiboynuzu gibi yanan ağaçların telafisi için yürüttükleri çalışmaları anlattı. MANAVGATLI ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, Manavgat’ın zeytin üretimindeki önemini vurgularken yangında zeytin üreticisinin kaybını anlattı. Üreticinin bu yıl en az 100 milyon TL kaybı olduğu, bunun için ödeme beklediklerini anlattı. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, zeytinde verilen desteğin yetersizliğine işaret ederken, girdi maliyetlerinin yüksekliğinden yakındı. Alp, Manavgat yangınından zarar gören zeytin üreticisinin gerek fide gerek nakdi yardımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. YEREL ÇEŞİTLER İÇİN DESTEK İSTENDİ Toplantıda katılımcılar, zeytinyağı sıkım ücreti, zeytin ve zeytinyağı fiyatı, zeytinde karasu sorunu, zeytine verilen teşviğin yetersizliğini konuşulurken, Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, Beylik ve Antalya Karası zeytinin üretimi ve bilinirliğinin artması için Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nden destek istedi.  

Detaylar...

SİZİN ORALARIN NESİ MEŞHUR SİVAS’TA
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının bu haftaki konuğu Sivas oldu. Yerel ürünlerinin tanıtıldığı, coğrafi işaret konusunda farkındalık yaratan programda Sivas’ın yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Moderatörlüğünü Gürsel Cingöz’ün yaptığı programa, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Eken, Sivas Ticaret Borsası Başkanı Abdulkadir Hastaoğlu, Sivas Tarım ve Orman Müdürü Seyit Yıldız, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) Sivas Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Yunus Emre Şeker konuk olarak katıldı. PASTIRMASI, KANGAL KÖPEĞİ COĞRAFİ İŞARET YOLUNDA Sivas Ticaret Borsası Başkanı Abdulkadir Hastaoğlu, Sivas’ın 14 coğrafi işaretli ürünü olduğunu, 22 ürünün de tescil aşamasında olduğunu söyledi. Başkan Hastaoğlu, lezzetini bölge hayvanının etinden, kaya tuzundan, havasından ve çemeninden alan Sivas Pastırması için Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil başvurusunda bulunduklarını, tescil edilmesinin ardından tanıtımı için çalışacaklarını kaydetti. Dünyaca ünlü çok özel bir ırk olan Kangal Köpeği’nin coğrafi işaret başvurusunun daha önce başka bir kurum tarafından yapıldığını ancak takibi yapılmadığı için henüz coğrafi işaret tescili alamadığını kaydeden Hastaoğlu, “Borsa olarak bu işi takip ediyoruz. Kangal Köpeği’ne coğrafi işaret tescilini alacağız” dedi. SİVAS YÖREX’TE OLACAK Sivas’ın coğrafi işaret için başvuru sayısının son yıllarda arttığını kaydeden Hastaoğlu, coğrafi işarette farkındalığı artıran Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i hayata geçiren Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a teşekkür etti. Hastaoğlu, 20-24 Ekim’de YÖREX için Antalya’da olacaklarını söylerken, “Bıçakçı ustalarımız, gümüş ustalarımız, pastırma, sucuğumuz YÖREX’te olacak. 4 gün boyunca da YÖREX’te ziyaretçilere Sivas köftesi ikram edeceğiz. Sivas lezzetlerini ve ürünlerini özleyenleri YÖREX’e bekliyoruz” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER -E TİCARETTE Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Eken, Sivas’ın yöresel ve coğrafi işaretli ürünleriyle ilgili bilgi verirken, TSO olarak coğrafi işaret başvurusu yapmak isteyenlere bilgilendirme ve destek sağladıklarını söyledi. Coğrafi işaretli ürünleri -e ticaret yoluyla tüketiciye ulaştırmak için altyapı çalışmaları yaptıklarını kaydeden Eken, “Pastırma, katmer, köfte, sucuk gibi birçok ürünümüzü Türkiye’nin hatta dünyanın her yerine ulaştırabiliyoruz” dedi. Sivas’tan kalabalık bir heyetle YÖREX’te olacağını kaydeden Eken, “YÖREX’e Valimiz, Belediye Başkanımızı da davet ediyoruz. Büyük bir ekiple yerimizi alacağız, ürünlerimizi tanıtacağız” dedi. YEREL ÜRÜN KIRSALI KALKINDIRIYOR Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) Sivas Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Yunus Emre Şeker, geçmişten gelen medeniyetlerin bıraktığı izleri taşıyan Sivas’ın yöresel ürün zengini olduğunu kaydetti. Kalkınma Ajansı olarak coğrafi işaretli ürünlerin markalaşması ekonomiye kazandırılması ve yurt içi ve yurt dışı ticarete kazandırılması için destek sağladıklarını anlatan Şeker, yerel ürünlerin kırsalın kalkınmasında önemli olduğunu vurguladı. Sivas Tarım ve Orman Müdürü Seyit Yıldız, Sivas’ın meyve, sebze, şeker pancarı, hububat konusunda önemli bir üretim merkezi olduğunu söylerken, yöresel ürün zenginliğinin de tarımdaki potansiyelinden kaynaklandığını kaydetti.  

Detaylar...

TAVŞAN YÜREĞİ ZEYTİNYAĞI, EN YÜKSEK ANTİOKSİDAN ORANINA SAHİP
Antalya’ya özgü tavşan yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağı, İspanya Cordoba Üniversitesi`nde tahlil ettirildi. Tahlil sonucunda tavşan yüreği zeytinyağındaki oleokantal (zeytinyağına acımsı tat veren antioksidan özellikteki bileşen) oranının, dünyadaki zeytinyağı türleri içinde en yüksek orana sahip olduğu belirlendi. Ankara Üniversitesi`nden Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, "Tavşan yüreği zeytin çeşidinden üretilen kusursuz natürel sızma zeytinyağı ilaç gibi kullanılabilmektedir" dedi. Antalya`ya özgü iriliği ve et oranıyla dikkat çeken, yağ oranı düşük olduğu için de ağırlıklı sofralık olarak kullanılan tavşan yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağının, içindeki sağlık bileşenleri olarak ifade edilen oleokantal oranıyla, dünyadaki diğer tüm zeytinyağı türleri arasında en yüksek orana sahip olduğu belirlendi. Tavşan yüreği zeytini Antalya`da yıllık yaklaşık 100 ton, bu zeytin türünün yağı ise yaklaşık 2 ton üretiliyor. İSPANYA`DA TEST EDİLDİ Antalya Ticaret Borsası`nın (ATB) 2018 yılında coğrafi işaret tescili aldığı tavşan yüreği zeytiniyle Antalya`nın diğer iki zeytin türü beylik ve kara zeytin türleri, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle, zeytinyağı analizleri açısından dünyanın en iyisi kabul edilen İspanya Cordoba Üniversitesi`nin laboratuvarına gönderildi. ATB Başkanı Ali Çandır ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, tahlil sonuçlarını açıkladı. OLEOKANTAL ORANI EN YÜKSEK TAVŞAN YÜREĞİNDE Antalya`ya özgü tavşan yüreği, beylik ve kara zeytinle ilgili coğrafi işarete temel oluşturacak çalışmalarını anlatan Ali Çandır, "Bu çalışma kapsamında Ankara Üniversitesi`nden Mücahit hocamızla birlikte iki yıldır hasat döneminde sıkımlar yaparak, bu zeytin türlerinin yağını İspanya Cordoba Üniversitesi`ne, sağlık bileşenlerinin testi için gönderdik. Buradan gelen test sonuçlarında tavşan yüreği zeytinyağımızın oleokantal oranının çok yüksek olması gerçekten çok önemli. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda uzmanların söylediği, rastlanan en yüksek oran. Kilogramda 191 mg. Bu oranda oleokantal bulunan başka bir yağ bulunmadığını söylediler" dedi. Sağlıkçıların bu sonuca göre, tavşan yüreği zeytinyağının bir anlamda ilaç gibi kullanabileceğini söylediğine işaret eden Çandır, “Bazı literatürlerde kansere karşı önleyici unsur oluşturduğunu ve kanser tedavisinde kullanılabileceğine dair çalışmalar olduğunu da gözlemledik. Biz tavşan yüreği zeytinyağımıza ATB olarak coğrafi işaret tescili alacağız ama bu gelişmeler doğrultusunda tavşan yüreği zeytinyağımızı sağlık açısından da daha iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağız" diye konuştu. 100 EURODAN AŞAĞI SATILMAZ Tavşan yüreğinin aslında sofralık bir tür olduğundan bahseden Çandır, “O nedenle yağı diğer yağlara göre yüzde 50 daha pahalı. Ancak bu test sonuçlarından sonra hocalarımız, litresinin 100 eurodan aşağı satılamayacağını söylüyor. Bu çerçevede üretim yapan insanlarımızın bu topraklara ait olan tavşan yüreği zeytinini daha çok ekerek daha da geliştiririz diye düşünüyorum. Ayrıca son dönemde pandemi nedeniyle de insanlar daha çok doğal ürünlere yönelmeye başladı ve bu anlamda zeytinyağına, hele tavşan yüreği zeytinyağına talepler de ciddi artış gösterdi" dedi. İLAÇ GİBİ ZEYTİNYAĞI Ankara Üniversitesi`nden Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, `Antalya ilinde yetiştirilen tavşan yüreği zeytin çeşidi, beylik ve kara zeytin tiplerinin coğrafi işarete temel oluşturabilecek şekilde yöresel farklılıklarının tespit edilmesi` projesi kapsamında bir rapor hazırladı. Doç. Dr. Özkaya, İspanya`dan gelen yazı üzerine hazırladığı raporunda, şu ifadelere yer verdi: "Tavşan yüreği ve beylik zeytin çeşitleriyle kara zeytin tipinin kusursuz üretilmiş natürel sızma zeytinyağı önemli bazı minör bileşenler açısından 2 sezon ve farklı lokasyonlardan numuneler alınarak test edilmiştir. 2019-20 sezonunda her üç zeytinden numune alınıp zeytinyağı üretmek söz konusu olmuş olsa bile kara zeytin tipinin zeytinyağı kusurlu çıkınca analiz edilmemiştir. 2020-21 sezonunda ürün alınamayınca yine kara zeytinden zeytinyağı üretmek mümkün olamamıştır. Bu çalışmayla tavşan yüreği zeytin çeşidi için daha önce yürütmüş olduğumuz projede oleokantal seviyesi yüksek zeytin çeşidi olarak verilen bilgi doğrulamıştır. 191 mg/kg gibi çok yüksek bir oleokantal seviyesine sahip tavşan yüreği zeytin çeşidinden üretilen kusursuz natürel sızma zeytinyağı ilaç gibi kullanılabilmektedir. Antalya bu fırsatı değerlendirmelidir." Dünyada üretilen bitkisel yağ miktarının yaklaşık 200 milyon ton olduğunu, bunun yaklaşık 3 milyon tonunu zeytinyağının oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Özkaya, “Bu zeytinyağının da yaklaşık yüzde 70-75`i üretici ülkeler tarafından tüketilmektedir. Ülkemizin bitkisel yağ ihtiyacının yaklaşık 2 milyon ton olduğunu, bunun da 150-170 bin tonunun zeytinyağından karşılandığı düşünüldüğünde zeytinyağının hem dünya hem de ülkemiz için bitkisel yağ ihtiyacını tek başına karşılayabilecek kadar yeterli olmadığı görülebilir" dedi. Zeytinyağını diğer bitkisel yağlardan ayıran unsurlar bulunduğunu, 3 bin yıl yaşayabilen bir meyve ağacının meyve yağı olması nedeniyle rafinasyona ihtiyaç duymayan tek yağ olduğunu kaydeden Doç. Dr. Mücahit Özkaya, kendine özgü yapısı nedeniyle üretim maliyetinin diğer bitkisel yağlardan çok yüksek olduğuna işaret etti. LİTRESİ 100 EURODAN SATILIYOR Coğrafi işaretli tavşan yüreği zeytinin zeytinyağının da coğrafi işaret tescili alması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Özkaya, “Tavşan yüreği potansiyeli yüksek bir çeşit. O nedenle bölgede yaygınlaştırılmalı ve mutlaka meyvesiyle, yağıyla ekonomiye kazandırılmalı" dedi. Sağlık için zeytinyağı üretimine girilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Özkaya, oleokantal seviyesi yüksek zeytinyağı çeşitlerinin litresinin 100 eurodan alıcı bulduğunu, tavşan yüreği zeytinyağının da litresinin 100 eurodan satılabileceğini söyledi. KAYNAK: DHA  

Detaylar...

ANTALYA BORSA’NIN 5 YILDIZLI HİZMETİ TESCİLLENDİ
Antalya Ticaret Borsası, üyelerine yönelik sunduğu hizmetin kalitesini her geçen gün artırıyor. ATB’nin 2008 yılında aldığı akreditasyon sistem belgesi, yapılan denetim sonucunda yenilendi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin TOBB, 2001 yılında İngiltere Odalar Birliği ile birlikte yürütmeye başladığı ve Türk Standartları Enstitüsü ile devam ettirdiği Oda/Borsa Akreditasyon Sistemine 2008 yılında dahil olan Antalya Ticaret Borsası, akreditasyon belgesini yenilemek için denetimden geçti. Türk Loydu Vakfı Denetmeni Serkan Şahin, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ve Genel Sekreter Tolgahan Alavant’ın da katılımıyla gerçekleşen toplantı sonrası akreditasyon belgesini değerlendirme çalışmalarını başlattı. Serkan Şahin, iki gün süren denetimde, ATB’nin çalışmaları, hizmet sunumu, insan kaynakları ve akreditasyon sistemiyle ilgili yeterlilikleri, mali yönetimi, planlama, haberleşme yayınlar, bilgi iletişim teknolojileri, üye ilişkileri, iletişim ağı, bilgi danışmanlık ve destek, iş geliştirme ve eğitim, borsacılık faaliyetlerini değerlendirdi. Şahin, ATB’nin akreditasyon sistemine uygun hizmet verdiği yönünde rapor hazırladı. Akreditasyon belge yenilemesi kararı TOBB Akreditasyon Kurul Sekreterliği’ne sunuldu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 101 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın geçmişten gelen birikim ve deneyimle en iyi hizmeti sunma hedefinde olduğunu kaydetti. Üyelerine yönelik hizmet kalitesini her geçen gün artırdıklarını kaydeden Çandır, “Akreditasyon sistemiyle Borsamızın hizmetleri düzenli olarak denetleniyor. Güncel olarak neler yapmamız gerektiği konusunda bize yol gösterici olan bu denetimlerin sonunda üyelerimize kaliteli hizmeti sunmaya devam ediyoruz. Akreditasyon sistemini sahiplenen ve gereklerini yerine getiren Antalya Ticaret Borsası personeli ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

SİZİN ORALARIN NESİ MEŞHUR ŞANLIURFA`DA
 Antalya Ticaret Borsası(ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının yeni sezonda ilk konuğu Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’nın coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerinin konuşulduğu ve moderatörlüğünü Gürsel Cingöz’ün yaptığı programa, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hasan Maral ve Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Faik Çelik konuk olarak katıldı. 34 YÖRESEL ÜRÜNÜ TESCİLLİ Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek, 11 bin 500 yıllık geçmişe sahip Şanlıurfa’nın medeniyetlerin harmanlandığı kadim bir şehir olduğunu söyledi. Geçmişin birikimlerine sahip çıktıklarını ve 34 yöresel ürüne Türk Pantent ve Marka Kurumu’ndan coğrafi işaret aldıklarını kaydeden Peltek, 8 ürünün de tescil aşamasında olduğunu söyledi. Peltek, “Şanlıurfa, Havva’nın elinden ilk buğday tanelerinin döküldüğü, ilk ekmeğin pişirildiği şehirdir. Biz de şehrimizde ortak akılla hareket ediyoruz. Yöresel ürünlerimize sahip çıkıyoruz. Coğrafi işaret konusunda en önemli kentlerden biriyiz” dedi. Şanlıurfa fıstığına coğrafi işaret alma aşamasında olduklarını, tescil aldıktan sonra "Şanlıurfa Fıtığı" adıyla ülkenin diğer şehirleri ve yurtdışına pazarlayacaklarını kaydeden Peltek, coğrafi işaretli diğer yöresel ürünlerin de uygun paketleme sistemiyle ülke geneli ve yurtdışına ticaretiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını anlattı. ALİ ÇANDIR’A YÖREX TEŞEKKÜRÜ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i hayata geçirerek, yöresel ürün konusunda farkındalığı artırdığı için teşekkür eden Peltek, “Ali Çandır Başkanımız Türkiye’de en önemli görevlerden birini üstlenmiş. Coğrafi işaretlerle ilgili başarı kaydetmiştir” dedi. Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, güneşin, toprağın, suyun bereketiyle tarım ürünleri konusunda zengin olan Şanlıurfa’nın yöresel ürün zengini bir kent olduğunu söyledi. Coğrafi işaretini aldıkları sadeyağın pazar payını artırmak için yaptıkları çalışmaları anlatan Kaya, “Coğrafi işaretli ürünlerin ticari değeri gündelik hayattaki karşılığıyla artırılabilir” dedi. Mehmet Kaya, ATB Başkanı Ali Çandır’a yöresel ürünler ve coğrafi işaretle ilgili çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. YÖREX’te geçmiş yıllarda yer aldıklarını, 20-24 Ekim’de Antalya’da düzenlenecek YÖREX’e de katılmak istediklerini söyleyen Kaya, “İnşallah bu yıl da katılırız” dedi. Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hasan Maral, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılması için ajans olarak yaptıklarını çalışmaları anlattı. Birçok ürünün coğrafi işaret alınmasında ajansın destek sağladığını belirten Maral, ürünleri katma değerli hale getirmek için de çalıştıklarını söyledi. Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Faik Çelik de Şanlıurfa’nın tarımsal olarak Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olduğunu söylerken, nardan pamuğa, fıstıktan hububatta birçok ürünü ürettiklerini belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye önemli katkı sağladığını belirten Çelik, bu ürünlerin üretimini desteklediklerini anlattı. 

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI AĞUSTOS AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ağustos ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2021 Ağustos ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Ağustos ayında miktar endeksleri, domateste 19, sebzede 28 ve meyvede 64 olarak gerçekleşti. Fiyat endeksleri ise domateste 209, sebzede 239 ve meyvede 424 olarak gerçekleşti. Ağustos ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste %-37.97, sebzede %-24.81 ve meyvede ise % -19.79 azaldı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) endeks domateste % -14.77, sebzede % -1.11 ve meyvede % -0.10 azalırken, miktar endekslerindeki azalış eğilimi Ağustos ayında da devam etti. Domates fiyat endeksi ise geçen yılın Ağustos ayına göre (yıllık) % 75.93’lük artış gösterirken, bu artış 2018 yılından sonraki en yüksek Ağustos ayı artışı oldu. Ağustos ayı yıllık gerçekleşmelerde sebze miktar endeksindeki %-1.11’lik azalışa karşılık fiyat endeksinde %66.45’lik artış oldu. Fiyattaki bu artış son 6 yılın Ağustos ayı rekoru olarak kaydedildi. Meyve miktar endeksindeki yıllık % -0.10’luk azalışa karşılık fiyat endeksi %61.63’lük artış gösterdi. Meyve fiyatlarındaki bu artış da son 6 yılın rekoru oldu. Aylık gerçekleşmeler aşağıdaki gibi yansıdı:   Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi Ağustos ayında % -37.97 azalırken, işlem fiyatı endeksi ise bir önceki aya göre % 24.77’lik artış gösterdi.   Bir önceki aya göre sebze miktar endeksi, önceki iki yılla uyumlu bir seyir gösterirken, fiyat endeksi ise son üç yılda özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında farklı eğilimler kaydetti. Bu farklılaşma Eylül ve Ekim aylarında da geçen iki yılda yaşandı. Sebze işlem miktar endeksi Ağustos ayında % -24.81 azalırken, fiyat endeksi % 12.60 arttı. Bu fiyat artışı, son üç yılın en yüksek Ağustos ayı artışı oldu Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Ağustos ayında %-19.79 azalırken, işlem fiyat endeksi % 19.42’lik artış gösterdi. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Ağustos ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki iki yılın değişimleriyle uyumluluk gösterdi. Meyve fiyat endeksindeki değişimin şiddeti ise önceki iki yıldan daha yüksek seyretti

Detaylar...

MANAVGAT YANGINININ TARIMA ETKİSİ KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Manavgat yangınından bölge insanı ve tarımının nasıl etkilendiği, tarımın ayakta kalması, kayıpların telafisi için neler yapılması gerektiğinin konuşulduğu “Manavgat Yangını Değerlendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan başkanlığında çevrimiçi yapılan toplantıya, tarım, hayvancılık, ormancılık sektörü ile kurum ve kuruluşlar ile yerel yönetimlerden temsilciler katıldı. TARIMI KIRSALI YAŞATALIM ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, yangından zarar gören vatandaşların yaşam alanlarının kazandırılması, koşullarının iyileştirilmesi, ormancılık, tarım ve hayvancılığın bölgede devam ettirilmesi, kırsaldan kente göçün engellenmesi için neler yapılması gerektiğini konuşmak üzere tüm paydaşları bir araya getirdiklerini kaydetti. Toplantıda dile getirilen tespit, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini söyleyen Doğan, Borsa olarak tarımın ve kırsalın yaşaması için çalıştıklarını, bu konuda da ortak akılla hareket ettiklerini vurguladı. YANGININ TARIMA FATURASI BÜYÜK Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, Manavgat’ın ülkenin en büyük yangınında ciğerinin yanı sıra tarımsal varlığını da kaybettiğini söyledi. Metin, Manavgat yangınında toplam 750 bin dönüm alanın zarar gördüğünü, 28 bin dekar tarım alanının yok olduğunu kaydetti. Metin, 500 bin civarında zeytin ağacının yandığını, sadece zeytin ve zeytinyağından ilçenin zararının 100 milyon TL civarında olduğunu söyledi. Yangında 3 bine yakın küçükbaş, 235 büyükbaş, 30 bin kanatlı, 2 bin 261 dolu kovan, 1990 boş kovan, 5 de deve at gibi tek tırnaklı hayvanını kaybettiğini kaydeden Metin, 4-5 dönüm defne alanının yandığını, bunun yanında keçiboynuzu ve tıbbi aromatik bitkilerde de büyük kayıp yaşadıkları söyledi. KÖYLÜ, KEÇİ ORMANDAN UZAKLAŞTI YANGINLAR ARTTI ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan, orman köylüsü ve keçi popülasyonunun ormanlardan uzaklaştıktan sonra orman yangınlarının arttığına işaret etti. Ormanda yayılan keçinin yangın riskini yüzde 80 azalttığını söyleyen İnan, “Keçiye, köylüye karşı ‘ormanları bunlar yok ediyor’ gibi bir önyargı vardı. Şimdi bu yanlıştan dönüldü. Ormandaki yaşam alanlarını geliştirmemiz gerekiyor. Köylüyü kırsalda tutmak için eğitimden sağlığa altyapı hizmetlerini güçlendirmemiz gerekiyor, yoksa göçü önleyemeyiz” diye konuştu. Yangında tıbbi aromatik bitkilerde büyük kayıp yaşandığını kaydeden İnan, yangının yayılımını önlemek için köyle orman alanı arasına defne, keçiboynuzu, zeytin gibi ağaçların dikilerek bariyer oluşturulmasını önerdi. KURTARAMAYACAĞIMIZ ZEYTİNLERDE YEREL ÇEŞİTLERE DÖNMELİYİZ ATB Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mustafa Fettahoğlu, bölgede zeytin ağaçlarının önemli bölümünün yandığını belirtirken, rehabilite edilecek ağaçların zaman kaybetmeden kurtarılması gerektiğini söyledi. Fettahoğlu, “Kurtarılabileceğimiz zeytinleri kesmeden bakımı yapıp kurtarmalıyız. Kurtaramayacağımız zeytinlerde yerel çeşitlere dönmeliyiz. Ucuz, Antalya’ya uygun olmayan zeytin çeşitlerinden vazgeçmeliyiz. Tavşan Yüreği, Beylik gibi bölgeye has, kadim çeşitlerin dikimi yapılmalı. Envanter çalışmamızı bu vesileyle yapmalıyız. Yani felaketi fırsata çevirmeliyiz” diye konuştu. KEÇİ ORMAN DOSTUDUR Antalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, yangında keçinin orman için öneminin bir kere daha anlaşıldığını belirtirken, “Artık yanlış keçi politikasından vazgeçilmeye başlandı. Keçi ormanı temizleyerek yangına karşı koruma sağlar. Ormanda keçiyi konuşlandırmalıyız. Orman sahalarında keçi sürülerinin varlığını sağlamak stratejiktir. Keçi canımızdır, ormanların da dostudur” dedi. Yangından sonra bölgede hayvanların barınmasıyla ilgili sıkıntının gündeme geldiğini kaydeden Öztürk, “Kışın bu hayvanlar nerede barınacak. Önümüzdeki en büyük sıkıntı bu. Ormanın içinde hayvanların yaşam alanlarının tesisi ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç var” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç Dr. Taki Karslı de ormanlarda keçi varlığının korunması gerektiğini vurgularken, “Keçinin ormanın düşmanı değil ciddi anlamda dostu olduğunu biliyoruz” dedi. Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, yangından sonra yem ve saman dağıtımında yaşanan sıkıntılara dikkat çekerken, Eylül, Ekim’den itibaren yem dağıtımıyla ilgili iyi bir koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi. Toros, bölgedeki hayvancılığın mera, yem, barınak gibi sorunları olacağını bu konuda ilgili makamların gerekli önlemleri alması gerektiğini kaydetti. Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Gökhan Özhasenekler, hayvancılığın geleceğinin bölge için sorun olduğunu söylerken, “Yangın bundan sonra başlıyor. Hayvan besiciliği bölgede büyük sorun olacak” dedi. SU DEPOLARININ YANINA JENARATÖR KONULMALI MATSO Başkan Yardımcısı Şükrü Arslan, cumhuriyet tarihinin en büyük yangınında 30 yılda yanan toplam alandan daha büyük alanın yandığını söyledi. Yangında elektrik olmayınca su depolarından su çekilemediğini ve müdahale edilemediğini kaydeden Arslan, su depolarının yanına jeneratör konulmasını istedi. Toplantıya, Manavgat Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ, ASAT, BATEM, BAKA’dan katılan temsilciler, bölgede yaptıkları çalışmaları, verilen destekleri anlatırken, tarımsal üretimin sürdürülmesi için yapılan ve yapılması planlananlarla ilgili bilgi verdi. Kurum temsilcileri, bölgedeki bitki ve hayvan varlığının güçlendirilerek tekrar kazandırılacağını vurgularken, kırsal yaşamın devam için çalıştıklarını kaydetti.  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında çevrimiçi yapıldı. Meclis üyelerinin yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarıma, ekonomiye ve gündeme ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Tarihte görülmemiş yangın felaketi yaşadığımızı söyleyerek sözlerine başlayan Çandır, güney sahilleri yangınla uğraşırken, kuzey bölgelerinin sel felaketini yaşadığını belirtti. Çandır, “Güneyimiz yanarken kuzeyimiz sele kapıldı. Felaket üstüne felaket yaşadık. Felaketler hepimizin yüreğini yaktı. Yangın ve sel afetlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yaralananlara acil şifalar diliyorum” dedi. Manavgat, Akseki, Gündoğmuş ve Serik ilçelerini kaplayan yangında, binlerce yıllık orman habitatını, yılların emeği tarım alanlarını ve asla telafi edemeyeceğimiz canlarımızı kaybettiğimizi belirten Çandır, yangından 750 bin dekar alanın zarar gördüğünü, bunun 500 bin dekardan fazlasının orman, geri kalan bölümünün ise tarım ve yerleşim alanı olduğunu kaydetti. 2008 yılında yaşanan Manavgat yangınında 200 bin dekar alanın zarar gördüğüne işaret eden Çandır, “13 yıl arayla iki rekor felaket yaşadık. Üstelik bu sefer, öncekinin üç katından fazla bir zararla yaşadık bu felaketi” dedi. GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ Felaketin göz göre göre geldiğini söyleyen Çandır, Orman Bakanlığı’nın 2004’te hazırladığı rapora işaret etti. Çandır, şunları söyledi: “Göz göre göre geldi dememdeki sebep, zamanını bildiğimiz halde yaşamak durumunda kalmamızdır. Deprem gibi bir felaketin zamanını bilmiyoruz ama bu bölgenin yangın zamanını biliyoruz. Üstelik Orman Bakanlığı uzmanları 2004 yılında ‘yangın söndürme planı temel esasları: Manavgat örneği’ isimli kapsamlı bir rapor hazırlamışlar. Bu rapordan 4 yıl sonra ülkenin en büyük orman yangını bu en riskli bölgede yaşanmış, 13 yıl sonra da bu kez üç katından fazla bir alanla yeni bir rekor kırarak bölgemiz yanmıştır.” YANGINDA TIBBİ AROMATİK BİTKİ KAYBI Manavgat başta olmak üzere yangın felaketi yaşayan Akseki, Gündoğmuş ve Serik ilçelerinin hem özellikli tarımsal üretimleri hem de sahip oldukları tarihsel birikimleriyle Antalya’nın nadide ilçelerinden olduğunu söyleyen Çandır, özellikle doğadan toplanan ve ihracata giden defne, kekik, adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkileri ile zeytin ağaçlarının ciddi zarar gördüğüne işaret etti. Manavgat’ın 106 mahallesinin yaklaşık yarısının yangından zarar gördüğünü, 22’sinin ise tamamen yandığını belirten Çandır, “Defne ve kekik gibi tıbbi aromatik bitki varlığı ile özel bir öneme sahip olan Yaylaalan ve Sırtköy mevkileri maalesef yanmıştır” dedi. Çandır, uzmanların bölgenin orman ekosistemi için 60-70 yıla ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtti. Bölgenin alageyik varlığının yanı sıra 5 adet ender türe de ev sahipliği yaptığını kaydeden Ali Çandır, uzmanların bölgedeki ekosistemin değişme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve avcılığın yasaklanması gerektiğini belirttiğini, bu uyarıdan sonra avcılığın yasaklanmasının doğru bir karar olduğunu söyledi. YANGIN BÖLGESİNDE SEL UYARISI ATB Başkanı Ali Çandır, yangında ağaç varlığını kaybeden bölgenin yoğun bir yağmurla karşılaşması durumunda sel tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Çandır, “Önümüzdeki dönemde bölgenin daha önce yaşadığı sel felaketleri de dikkate alınırsa çok daha tehlikeli sel baskınlarına karşı tedbirlerin bugünden alınmaya başlaması gerekmektedir” dedi. YANGIN TARIMDAN UZAKLAŞTIRMASIN Çandır, Manavgat’ın tarımsal kapasitesiyle Antalya’da önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Özellikle meyvecilikte son 13 yılda ciddi bir değişim ve büyüme gösterdiğini belirten Çandır, muz, avokado, nar, çilek, kayısı ve mandarin ürünlerinde ortalama 10 katlık üretim büyümeleri sağladığına dikkat çekti. 2008 yangınından bu yana örtüaltı tarım alanlarını 3 katına çıkararak bu alanlarda örtüaltı meyve üretimini neredeyse sıfırdan 75.000 tona ulaştırdığını, örtüaltı sebze üretimini yüzde 91 artırdığını, meyve üretim miktarını da 4 katına çıkararak turunçgil üretimini yüzde 73 artırdığını, süs bitkileri üretimini 3 katına çıkardığını kaydeden Çandır, ilçenin toplamda bitkisel üretim miktarının yüzde 37 artırmayı başardığına dikkat çekti. Yangından etkilenen bölgelerin tarımdan uzaklaşmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, “Antalya tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 10 değerini oluşturan ilçelerimiz, bu yangın felaketinin doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerini tarımsal üretimde uzun yıllar hissedecektir. Bu etkilerin, kırsal kesimden uzaklaşmaya neden olmaması için hep birlikte çalışmalıyız. Nakdi ve ayni desteklerin bir an önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hayati önemdedir. Bu konuda açık, katılımcı ve kapsayıcı etkin bir uygulamayı hızla hayata geçirmek zorundayız” diye konuştu. ODA BORSALAR YARALARI SARMAK İÇİN ÇALIŞTI Yangında yitirdiğimiz canları geri getirmenin mümkün olmadığını, ancak geride zor durumda kalan bölge halkına yardımcı olmanın boyun borcu olduğunu ifade eden Çandır, “Bu zor günlerde başta halkımızın olmak üzere oda ve borsa camiamızın yanımızda olduğunu görmek ve desteklerini hissetmek bizleri duygulandırmıştır. Gösterilen birlik ve beraberlik davranışı ise moralimizin yükselmesini sağlamış, büyük bir camia olmanın ne demek olduğunu görmemize bir kez daha fırsat olmuştur. Borsa olarak yangının ilk gününden itibaren bölgede olduklarını ve felaketin yaralarını sarmak için çalıştıklarını anlatan Çandır, TOBB ve TOBB’a bağlı oda ve borsaların yangına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi. Çandır, yangında zarar gören hayvan yetiştiricisine Antalya Ticaret Borsası ve Borsa’nın çağrısı üzerine üyeler ile diğer oda ve borsalar tarafından 200 tonun üzerinde yem ve 300 tonun üzerinde saman yardımı yaptıklarını söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin maddi yardım kampanyası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ise ev eşya ve gereçlerini kapsayan ayni yardım kampanyası başlatıldığını anımsatan Çandır, Antalya Valiliği tarafından başlatılan yardım kampanyasına TOBB’un 5 milyon TL’lik bağışta bulunduğunu belirtti. Çandır, “Borsa olarak Manavgat başta olmak üzere tüm üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Yangının ilk anından itibaren acımızı yürekten paylaşan, tüm üyelerimize, oda ve borsa camiamıza, sektörümüzde yer alan paydaşlarımıza ve yangın afeti sonrası ilimizi ziyaret ederek ticaret erbabımızın sorunlarını bizzat yerinde dinleyen TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na en içten teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. NEYİ NASIL ÜRETELİM? Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi olarak 2021 yılını “Sürdürülebilirlik” ana teması üzerinde durduklarını, bu kapsamda “Yeşil Mutabakat”, “Karbon Ayak İzi” ve “Su Ayak İzi” mevzuatlarını ve standartlarını, özellikle tarım sektörüne etkisini sürekli işlediklerini belirten Çandır, “Bu yöndeki çalışmalarımızı ara vermeden devam ettireceğiz. Çünkü bir taraftan iklim değişimi ve kuraklık sorunları diğer taraftan üretimi ve ticareti zorlayan sürdürülebilirlik düzenlemeleri hepimizin bundan sonraki yeni normalinin ayrılmaz bir parçası olacaktır” dedi. Üreticinin sürdürülebilir gelecek için “neyi nasıl üretmeli?” sorularına odaklanırken, tüketicinin de aynı sorulara tüketim tarafında odaklanması, yeni tüketim kalıpları ve alışkanlıkları geliştirmesi gerektiğini söyleyen Çandır, “Çünkü daha önce de sizlerle paylaştığım, tükettiğimiz ürünler için harcanan su miktarları, geleceğimiz için iç açıcı değildir” dedi. 1 FİNCAN KAHVENİN ÜRETİMİ İÇİN 140 LİTRE SU HARCANIYOR Başkan Çandır, su tüketiminin geldiği durumu örneklerle anlattı. Çandır, Tüketilen her bir fincan kahve (7 gr) için 140 litre, bir bardak çay (3 gr) için 28 litre, bir dilim ekmek için 40 litre, bir kilogram şeker için 1500 litre, bir kilogram domates için 180 litre, bir t-shirt 2700 litre ve bir A4 kağıt için 10 litre su harcandığına dikkat çekti. Çandır, “Bu örnekleri kamuoyumuza hatırlatmaktaki amacım, özellikle satınalıp yeterince giymediklerimiz için ve üretimden sonraki her aşamada yarattığımız fire ve atık yiyecekler için harcanan suyu sürekli düşünmemizi sağlamaya çalışmaktır. Tüketim kalıplarımızı ve alışkanlıklarımızı, gerçekten acil olarak sürdürülebilir gelecek için, değiştirmeliyiz. Aksi halde üretici ve tüketici tüm kesimler için bir gelecek olmayacak” diye konuştu. YAŞAM TARZIMIZI YENİDEN KURGULAMAYILIZ Suyun kullanımıyla ilgili yaşam tarzımızı yeniden kurgulamamız gerektiğini söyleyen Çandır, “Biraz önce belirttiğim sel riski için bugünden Manavgat bölgesi başta olmak üzere tedbirler almaya başlamalıyız. Örneğin bu bölgelerdeki dereleri hemen kış mevsimine hazır hale getirmeliyiz. Yağmur hasadı konusu hayati derecede önemlidir. Sel riskini yağmur hasadı yapacak yatırımlarla azaltmalı ve kurak mevsime yedek su rezervi olarak toplamalıyız. Kentimizin sürdürülebilir geleceği açısından yağmur ve sel hasadı stratejisini bugünden uzmanlarla hazırlamalı ve uygulamaya gecikmeksizin koymalıyız” diye konuştu. ÜYELERİMİZ ENDİŞELİ ATB Başkanı Ali Çandır, salgında ekonomik beklentilerle ilgili de açıklamalarda bulundu. Salgından olumsuz etkilenen sektörleri desteklemek amacıyla konaklama, yeme-içme, ulaşım, işyeri kiralama ve diğer hizmetlerde son 1 yıldır uygulanan KDV oran indirimlerinin süresinin 2 ay daha uzatılması kararı için teşekkür eden Çandır, “Ancak uzunca bir süredir dile getirdiğimiz stopaj indiriminin devam ettirilmesi, kısa çalışma ödeneğinin çıkarılması, kamuya olan birikmiş olan ödemelerin ertelenmesi ile uygun maliyetli kredi imkanlarının yaratılması taleplerimizi yineliyoruz” dedi. ATB meslek komiteleri üyelerinin Kurban Bayramı sonrasında vaka ve ölüm sayısında yaşanan artış nedeniyle Eylül ayı sonuna doğru kapanma olup olmayacağı yönünde kaygıları olduğunu söyleyen Çandır, “Üyelerimiz yaşanan belirsizlik nedeniyle endişe duyduklarını, bir kapanmanın daha kaldırılamayacağını, bu nedenle stoksuz çalıştıklarını ve sektördeki yatırım iştahının azaldığını ifade etmişlerdir. Buna fırsat vermemek için aşılanma hızımızı yükseltmeliyiz. Maske-mesafe-temizlik kurullarına da uymaya devam etmeliyiz” dedi. YÖREX BU YIL EKİM’DE Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i bu yıl 20-24 Ekim tarihlerinde 11. kez düzenleyeceklerini, fuarla ilgili hazırlıkların başladığını belirten Çandır, “Fuarımızı bu yıl salgın koşullarına uygun bir biçimde yapacağız. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine bütün illerden gelen yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da tüketiciler, e-ticaret siteleri ve satın almacılarla buluşturacağız” dedi. Çandır, Tokyo’da düzenlenen olimpiyat oyunlarına katılan ve madalya kazanan tüm sporcularımızı ve Avrupa şampiyonasında yoluna namağlup devam eden kadın milli voleybol takımını tebrik etti. Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmede bulunurken, beklenti ve taleplerini paylaştı.  

Detaylar...

DENETİM DAİRE BAŞKANI’NDAN BORSA’YA ZİYARET
Hazine ve Maliye Bakanlığı Antalya Denetim Daire Başkanı Emre Gök ile Başkan Yardımcısı Sefa Altuntaş, Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Yönetim Kurul Üyeleri Süleyman Ersan ve Hüseyin Simav’ın konuk ettiği Gök, Antalya’nın tarım, turizm ve üretim sektörlerinde ülkenin önde gelen illeri arasında yere aldığını kaydetti. Antalya’nın ülke ekonomisindeki yerine dikkat çeken Gök, bu nedenle 9 denetim dairesi başkanlığından birinin Antalya’da bulunduğunu belirtti. Daireye bağlı müfettişlerin, devletle mükellef arasında gerçek durumu ortaya çıkarmaya yönelik çalıştığı bunu yaparken de mükellef odaklı olduğunu söyleyen Emre Gök, yol gösterici nitelikteki çalışmalarıyla mükellefin zarar görmesinin önüne geçtiklerini anlattı. Borsa’nın çalışmalarında başarı dileyen Gök, Çandır ve yönetimine teşekkür etti. KAYIT DIŞILIK BÜYÜMEMİZİ ENGELLİYOR ATB Başkanı Ali Çandır, işletmelerin ve ekonominin büyümesindeki en büyük engelin kayıt dışılık olduğunu söyledi. Kayıt dışılıkta kurumsallaşma olmadığını, kurumsallaşma olmayınca da şirketlerin gelişiminin mümkün olmadığını kaydeden Çandır, “Bu konuda hepimizin eksiklikleri var. Bu işi iyi hale getiren, prosedürü azaltan, yükü hafifleten uygulamalar yapmalıyız” diye konuştu. Yurtdışında 3 aydan 3 aya devlet ile mükellefin helalleştiğini, 3 ayın sonunda devletin ödemesi varsa ödediğini, alacağı varsa tahsil ettiğini belirten Çandır, “Sistemi güncelleyerek daha uygulanabilir hale getirmeliyiz” dedi. Çandır, Emre Gök’e ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ODA BORSALARDAN MANAVGAT’A YARDIM ELİ
Manavgat’taki yangın felaketinin yaraları dayanışma ile sarılıyor. Hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgede yangından etkilenen çiftçilerin hayvanlarına ulaştırılmak üzere Antalya Ticaret Borsası’nın çağrısı üzerine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı oda ve borsalar, bölgeye saman, yem ve arpa desteğinde bulunuyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın tarihinin en büyük orman yangınını yaşadığını belirtti. 28 Temmuz’da başlayan ve henüz söndürülemeyen orman yangının felakete dönüştüğünü kaydeden Çandır, “Yangında hayatını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. En büyük dileğimiz yangının bir an önce söndürülmesi. Manavgat’ın yaralarını dayanışmayla birlikte saracağız” dedi. TARIM ALANLARI DA ZARAR GÖRDÜ Yangının ilk gününden itibaren bölgeye giderek, kurum ve kuruluşlarımızla koordineli bir şekilde çalıştıklarını kaydeden Çandır, “Bölgede yangın devam ettiği için hasar tespitini kesin rakamlarla paylaşmak doğru olmaz. Ancak ilk belirlemelere göre, yangında 300’ün üzerinde büyükbaş, 3 bine yakın küçükbaş, 27 bine yakın kanatlı hayvan, bin 250’nin üzerinde arı kovanı telef oldu. Yanan orman varlığının yanı sıra bölgede çiftçimizin geçim kaynağı olan tarım alanları da büyük zarar gördü. Muz seraları ve sebze seralarının yoğun olduğu bölgede 650 dekarın üzerinde muz serası, 120 dekarın üzerinde sebze serası, 15 bin dekarın üzerinde zeytin, defne ve keçiboynuzu ile narenciye alanı zarar gördü. Bu alanları tekrar tarıma kazandırmak için canla başla çalışacağız” diye konuştu. YANGININ YARALARINI BİRLİKTE SARIYORUZ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altındaki oda ve borsalarımızdan bölgeye her türlü desteğin sağlandığını kaydeden Başkan Ali Çandır, “TOBB yanan bölgelerin yeşillendirilmesi için 5 milyon TL katkıda bulunurken, TOBB’a bağlı oda ve borsalarımızın Manavgat’a yardımları devam ediyor” dedi. Hayvan yemi ve saman ihtiyacının yoğun olduğu bölgeye Antalya Ticaret Borsası olarak ilk etapta 100 ton saman ve yem ulaştırdıklarını kaydeden Çandır, “Yaptığımız çağrı üzerine yurdun çeşitli yerlerindeki borsalarımızdan çiftçilere ulaştırılmak üzere yem ve saman yardımları geliyor. Talebimiz üzerine Uşak Ticaret Borsası 10 ton samanı, Karapınar Ticaret Borsası 35 TIR yem ve samanı çiftçilerimize ulaştırmak üzere bölgeye gönderdi. Balıkesir Ticaret Borsamız 1 kamyon yem, Ünye Ticaret Borsamız 1 kamyon yem ve Konya Ticaret Borsamız 2 TIR yemi Eskişehir Ticaret Borsamız 2 TIR yem ve kedi köpek mamasının da bulunduğu karışık yem dolu bir kamyonu, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odamız 1 TIR yem, Kumluca Ticaret Borsası 1 kamyon yemi yangın bölgesindeki hayvanlara ulaştırmak üzere gönderdi” diye konuştu. ESKİŞEHİRLİ İŞÇİLERDEN DUYGULANDIRAN YARDIM Eskişehir Ticaret Borsası’nın bölgeye 2 TIR yem ulaştırdığını belirten Çandır, yem fabrikası işçilerinin de gelen yardıma katkıda bulunduğunu anlattı. Çandır, “Yemi üreten fabrikanın 47 işçisinin 47 çuval yem yardımında bulunması beni ayrıca duygulandırdı. Manavgat yangınında dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyoruz. Bu zorlu günleri birlikte aşacağız” dedi. Antalya Ticaret Borsası olarak, bölgenin ihtiyacı doğrultusunda diğer kurum ve kuruluşlarla yapılan koordineli çalışma sonucunda oda ve borsalardan yardım talebinde bulunduklarını kaydeden Çandır, “Birçok oda ve borsamız bölgeye yardım TIR’larını hazırlıyor. Gelen yardımları yangın bölgesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyoruz” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Temmuz ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2021 Temmuz ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Temmuz ayında miktar endeksleri, domateste 31, sebzede 37 ve meyvede 79 olarak, fiyat endeksleri ise domateste 168, sebzede 212 ve meyvede 355 olarak gerçekleşti. Temmuz ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste % -62.24, sebzede % -57.06 ve meyvede ise % -36.87 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % -39.19, sebzede % -27.82 ve meyvede ise % -25.96 azalış gösterdi. Böylece miktar endekslerinde, Kasım, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından sonra Temmuz ayında da aynı azalış eğilimi devam etti.           Domates miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -39.19 düşerken, fiyat endeksi geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 37.32’lik artış gösterdi. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın ikinci en yüksek miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın üçüncü en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Sebze miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -27.82 düşerken, fiyat endeksi geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 55.84’lük artış gösterdi. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın en yüksek üçüncü miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın ikinci en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Meyve miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -25.96’lık düşüş gösterdi. Fiyat endeksinde ise geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 108.44’lük artış yaşandı. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın en yüksek üçüncü miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Temmuz ayında % -62.24 azalırken, işlem fiyatı endeksi bir önceki aya göre % -18.78 azaldı.   Bir önceki aya göre sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimlerin seyri, genel olarak önceki iki yılla uyumlu oldu. Aylık miktar ve fiyat değişimlerinin şiddeti de son üç yılın ortalamasında seyretti. Buna göre sebze işlem miktar endeksi Temmuz ayında % -57.06 azalırken ve fiyat endeksi ise % 16.21 arttı. Son üç yılın Temmuz aylarında sebze miktar endeksleri, diğer tüm aylardan ayrışan şekilde düşüş eğilimi içerisinde oldu. Sebze fiyat endeksi ise Temmuz ayında geçen yılın üzerinde artış gösterirken, 2019 yılının %75 altında bir artış gösterdi.   Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Temmuz ayında %-36.87 azalırken, işlem fiyat endeksi % 51.62’lik artış gösterdi. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Temmuz ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki iki yılın değişimleriyle uyumluluk gösterdi. Meyve fiyat endeksindeki artışın şiddeti ise önceki iki yıldan daha yüksek seyretti.  

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN MANAVGAT’A YARDIM ELİ
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Seydi Tahsin Güngör, ortak bir açıklama ile Manavgat’taki orman yangında zarar gören vatandaşlar için Antalya Valiliği tarafından düzenlenen kampanyaya destek çağrısında bulundu. Çetin, Çandır ve Güngör, yaptıkları açıklamada şunları kaydetti; “Antalya tarihinin en büyük orman yangını felaketini yaşıyoruz. Bu zor günlerinde hemşehrilerimizin yanında olmak, yanan ormanlarımızı yeniden yeşillendirmek için hepimize büyük görev düşüyor. Antalya Valiliğimiz tarafından başlatılan yardım kampanyasına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 5 milyon TL ile katkıda bulundu. TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 500 bin TL ile kampanyaya destek verdi. Antalya Ticaret Borsası tarafından da Manavgat bölgesindeki çiftçilerin ihtiyacı doğrultusunda ilk etapta 100 ton saman ve yem bölgeye intikal ettirildi. Tüm oda ve borsalarımız ile iş insanlarını ve hemşehrilerimizi kampanyaya davet ediyoruz.” Ayni yardımlara ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkanlar, “Yaraların sarılması zaman alacak. Bölgeye çok sayıda su ve gıda yardımı gönderiliyor. Bu yardımlarla ilgili Manavgat Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçilerek ihtiyaç duyulan malzemelerle ilgili yardımların gönderilmesinde fayda var. Bölgede özellikle mobilya, ev tekstili, beyaz eşya ihtiyacı bulunuyor. Üreticilerden ve hemşehrilerimizden özellikle bu ürünlerle ilgili ayni yardımlara ağırlık vermelerini rica ediyoruz. Bu konuda faaliyet gösteren firmalarımızı Manavgat’a destek olmaya davet ediyoruz. Ayrıca nakdi yardımlar için Antalya Valiliği’nin açtığı hesaplar dikkate alınmalı” ifadesini kullandı.  

Detaylar...