Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.225.39.142
Şuan 54 kişi online
Bugün 317 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 68300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB KOROSUNDAN EMHAYAD YARARINA KONSER
ATB KOROSUNDAN EMHAYAD YARARINA KONSER Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği korosu tarafından Emniyet Teşkilatı Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği Antalya Şubesi (EMHAYAD) yararına bahar konseri düzenlenecek. 21 Mayıs Cuma günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Perge Salonu’nda gerçekleşecek konserin ev sahipliğini EMHAYAD Başkanı olan Antalya Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın eşi Nazan Yılmaz ile Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır yapacak. Hayati Göver’in yöneteceği koro, dinleyicilere Türk sanat müziği ziyafeti verecek. Birsen Şule Özaydın’ın sunacağı konsere tüm Antalyalılar davetli.

Detaylar...

ÇİÇEKÇİ UCUZ ELEKTRİK BEKLİYOR
ÇİÇEKÇİ UCUZ ELEKTRİK BEKLİYORAntalya Ticaret Borsası Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Hasan Yazıcı, çiçek üretiminde ve depolanmasında kullanılan elektriğin farklı fiyatlandırıldığını belirterek, sulamada uygulanan indirimli elektriğin depolama ve paketlemede uygulanmadığını söyledi. Yazıcı, havaların ısınmasıyla özellikle depolamada fazla elektrik tüketen çiçekçilik sektörünün elektrik fiyatlandırmasında indirim beklediğini kaydetti.Hasan Yazıcı, çiçek yetiştiricilerinin yüksek elektrik maliyetiyle depolama ve paketleme yaptığını belirterek, buna rağmen devletin sadece sulamada kullanılan enerjide çiçekçilik sektörüne destekte bulunduğunu kaydetti. Yazıcı, “Bizim çiçek yetiştirirken sulamada kullandığımız enerji az, depolama ve paketlemede makine gücü olarak kullandığımız enerji daha fazla. Biz KOSGEB üyesi olmadığımız için sanayici olarak sayılmıyoruz ama çiçek üretirken kullandığımız enerjiyi makine gücü olarak kabul ediliyor ve sanayicinin kullandığı tarife üzerinden biz enerji kullanıyoruz. En büyük sıkıntımız bu. Hem sanayici sayılmıyoruz hem sanayiciler gibi enerji sarf ediyoruz ama desteklenmiyoruz” diye konuştu.Hava sıcaklığının artmasıyla çiçeğin depolanmasında kullanılan elektrik sarfiyatının da arttığını dikkat çeken Yazıcı, “Depolama paketlemede kullandığımız elektriği çok pahalı kullanıyoruz. Havaların ısınmasıyla özellikle depolamada kullandığımız enerji miktarı artacak. Bu çerçevede Enerji Bakanlığı’ndan destek bekliyoruz. Sadece çiçekçilik değil tarım sektörünün tamamında elektrik girdileri çok fazla. Elektrikte alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili ciddi bir hibe programının başlatılmasını da talep ediyoruz” dedi.Kurdaki düşüş, girdilerdeki artışlarla sektörün gelişmesine engel olduğunu belirten Hasan Yazıcı, devletin enerji desteğiyle yüzlerce kişiye istihdam sağlayan çiçekçilere destek olabileceğini vurguladı.a

Detaylar...

TOBB Ticaret Borsaları Konsey Toplantısı Ortak Bildirisi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Borsaları Konsey Toplantısı; TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Tarım ve Köyişleri Bakanı M.Mehdi Eker ile TOBB Yönetim Kurulu Üyeleri, Konsey Başkanı Nejat Ekrem Basmacı ve Konsey üyelerinin katılımıyla, TOBB İkiz Kulelerde gerçekleştirildi. Konsey toplantısında, Türk ekonomisinin ve özellikle tarım sektörünün sorunları detaylı biçimde görüşüldü ve aşağıdaki hususların kamuoyuna duyurulması kararlaştırıldı: -Ülkemizin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı maalesef tam olarak bilinmemektedir. Bakanlıkça uygulanan numaralama ve kayıt sistemi daha etkin hale getirilmelidir. -Hayvancılık politikalarının sıkça değişmesi nedeniyle, sektör, potansiyeli kadar gelişememiştir. Hayvancılık sektöründe uzun vadeli hedeflere dönük politika ve stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. -Hayvancılık sektöründe üretime önem verilmeli, küçük yaştaki hayvanlar ve damızlık hayvanların kesimi teşvik yoluyla engellenmeli ve bu sektördeki kayıtdışılık önlenmelidir. -EBK’na yeni bir misyon verilerek, müdahale ve düzenleme kurumu haline dönüştürülmeli, bu kapsamda, üretimi ve tüketimi dengeleyecek istikrarlı bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. -Mera Kanunu yeniden güncellenmeli ve meraların besicilik yapmak isteyen yatırımcılara açılması sağlanmalıdır. -Et ve süt hayvancılığına gerekli teşvikler verilmelidir. -Ette KDV % 8’den % 1’e indirilmelidir. -Hayvansal yem girdilerinde ve gübrede KDV oranı % 1’e indirilmelidir. -Kayıt dışının önlenmesi için Et’e, teşvik primi verilmelidir. -GAP, DAP ve KOP projeleri bir an önce faaliyete geçirilmeli, üretim planlaması yapılmalı ve özellikle endüstri bitkilerinin üretimi azami düzeye çıkarılmalıdır. Bu projelerin tamamlanması ile üretim artacağından, bölgeler arasında ürün naklinin sağlanması için lojistik sektöre de önem verilmelidir. -Sertifikalı tohum üretimi artırılmalı ve kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. -Tarım ve Köyişleri Bakanlığı uhdesinde bulunan hayvan park pazar yerleri daha modern hale getirilerek, ticaret borsaları ile birlikte bir proje kapsamında değerlendirilmelidir. Modern hale getirilen canlı hayvan pazar yerlerinde e-ticaret yapılmalıdır. Bilgilerinize saygılarımızla sunuyoruz.

Detaylar...

BUĞDAYDA REKOLTE DÜŞÜK FİYAT YÜKSEK OLACAK
BUĞDAYDA REKOLTE DÜŞÜK FİYAT YÜKSEK OLACAK ‘Buğday sektör toplantısı’ Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında ATB toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya, Tarım İl Müdürlüğü’nden yetkililer, BATEM’den yetkililer, Antalya Ticaret Borsası meclis üyeleri, tüccar ve çiftçiler katıldı. 2010 yılında hasat öncesi sorunların giderilmesi amacıyla toplantı düzenlediklerini belirten Hüseyin Cahit Kayan, toplantıya katılanlara buğdayın ekiminden hasadına, fiyatlandırılmasından böceklenmesine kadar bir çok konu hakkındaki görüşünü sordu. Tarım İl Müdürlüğü’nden ziraat mühendisi Cevdet Afyoncu, bu yıl 279 bin dekar durum buğdayı ekildiğini, 61 bin 750 ton hasat beklendiğini, 1 milyon 36 bin 145 dekara da diğer buğday türleri ekildiğini bunların hasadının 407 bin 79 ton beklendiğini söyledi. 474 bin 455 dekar alana arpa ekimi yapıldığını, 137 bin 968 ton hasat beklendiğini kaydeden Afyoncu, 20 bin dekar alana biralık arpa ekildiğini bundan da 8 bin ton hasat beklendiğini kaydetti. YAĞIŞ VURDU ATB Meclis üyesi Veli Karasu, kıyı kesiminde aşırı yağış nedeniyle buğdayın rekoltesinde düşüş beklediklerini kaydederken, buğdayda verim düşüklüğünü yüzde 50 beklediklerini söyledi. Karasu, Serik’te buğday üreticinin yüzde 40’ının pamuğa yöneldiğini, bazı çiftçilerin de mısıra yöneldiğini anlattı. ERKEN HASAT ATB Hububat ve Mamülleri Meslek Komitesi üyesi İbrahim Serin, 10 gün içerisinde yağmur yağarsa Elmalı ve Korkuteli bölgesinde buğdayda iyi bir rekolte beklediklerini, yağış olmaması halinde buğday rekoltesinde düşüş olacağını söyledi. Serin, bu yıl yağış olmadığı için hasadın erken yapılacağını kaydetti. ÇİFTÇİ SÜNE İLE BAŞ BAŞA KALDI Toplantıya katılanlar süneden şikayet ederken Tarım il ve ilçe müdürlüklerinin süne mücadelesine destek vermediğinden yakındı. Tüccarlar sünenin bu yıl buğdayı bitirdiğine dikkat çekerken, Tarım İl Müdürlüğü Bitki Koruma Şube Müdürlüğü’nden Hidayet Arıkel, 2006 yılından itibaren uçakla ilaçlamanın yasaklandığını, devletin ilaçlama desteğini de kestiğini belirterek, süne mücadelesini çiftçinin yürütmesi gerektiğini anlattı. Arıkel, tarım müdürlüğü olarak ilaçlama dönemini çiftçilere duyurduklarını söyledi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Hububat ve Mamülleri Meslek Komitesi üyesi İbrahim Köseoğlu, süne ile mücadeleye devletin destek vermesi gerektiğini belirterek, ürün destekleme rakamlarının da ekim yapılmadan önce açıklanmasını istedi. Antalya’da bu yıl buğdayda rekoltenin düşük olacağını kaydeden Köseoğlu, bunun fiyatlara da yansıyacağına dikkat çekti. Hüseyin Cahit Kayan toplantının sonunda yaptığı değerlendirmede, bu yıl buğday hasadında rekoltenin düşük olacağını, rekolte düşüklüğüne bağlı yüksek fiyat uygulanabileceğini söyledi. Kayan, “Her şeye rağmen iyi bir hasat dönemi diliyorum. İnşallah ürününüz bereketli olur” dedi.

Detaylar...

İYİ TARIM UYGULAMA BELGESİ OLAN ÇİFTÇİYE TEŞVİK VERİLMELİ
İYİ TARIM UYGULAMA BELGESİ OLAN ÇİFTÇİYE TEŞVİK VERİLMELİ   Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, yaş sebze ve meyvede teşviğin ihracatçının yanında üreticiye de verilmesi gerektiğini kaydetti. İyi tarım uygulaması için üreticinin cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, “İyi tarım uygulaması son dönemde hem üretici hem tüketici için son derece önemli olan bir belge haline geldi. İyi tarım uygulama belgesini özel firmalar veriyor ancak Tarım İl Müdürlüğü denetliyor. İyi tarım uygulama belgesini almak isteyen üretici attığı ilaca, ürettiği ürünün kalitesine dikkat etmek zorunda. Üretici bu belgeyi aldıysa üründe ilaç kalıntısı olmamalı. İyi tarım uygulaması konusunda üreticinin teşvik edilmesi gerekiyor” diye konuştu.   Üreticinin iyi tarım uygulaması belgesi almak için özel firmalara 1500 TL’ye kadar  para ödediğine dikkat çeken Cüneyt Doğan, “İyi tarım uygulama belgesi alan çiftçi sayısı yüzde 2- 3’lerde. Eğer iyi tarım uygulama belgesi istiyorsak belgeyi alanı teşvik edelim ki belgenin faydasını görsün ve uygulama yayılsın” dedi.   Cüneyt Doğan şunları kaydetti:   “İyi tarım uygulaması belgesi olan çiftçi belgesini ispatlamak kaydıyla, sattığı malı da müstahsil makbuzu ile sattığını ispatlaması kaydıyla mutlaka teşvik alabilmeli. İyi tarım uygulama belgesine sahip üreticilere teşvik verilmesi kayıt dışı alım satımların kayıt altına alınmasını sağlar. Alıcı malını müstahsil makbuzu ile belgelendirerek satar. Müstahsil makbuzu kesilirse teşvik alacağını bilecek. Böylece iyi tarım uygulamasıyla ürün yetiştiren çiftçi desteklenecek hem de tüketici sağlıklı ürün tüketme imkanı bulacak, devlet ise vergi kaybını önleyerek bu işten karlı çıkacak.”   İyi tarım uygulama belgesine sahip üreticiye destek mahiyetinde Ziraat Bankası’ndan düşük faizli kredi verildiğini belirten Cüneyt Doğan, “Her çiftçi kredi kullanmıyor dolayısıyla düşük faizli krediden yani teşvikten tam olarak yararlanamıyor” dedi.   Hububat üreticilerine ve hayvan yetiştiricilerine doğrudan teşvik verildiğini belirten Doğan, “Ancak teşvik yaş sebze meyvede üreticiye doğrudan verilmiyor” dedi.

Detaylar...

TOBB-Halkbank İşbirliği Destek Kredisi’nin şartları belli oldu
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Halkbank’ın ortaklaşa yürüttüğü kampanya ile kullandırılacak kredilerin başvuru ve kullandırma şartları belli oldu. Buna göre kullandırılacak toplam kaynak 3 milyar TL olacak. 12 ay vadeli ve eşit taksitler halinde geri ödenecek olan krediler an az 10 bin TL ve en çok 40 bin TL ile sınırlandırıldı. Bütün masraflar hesaplandıktan sonra kredilerin toplan yıllık basit maliyeti % 10,85 olacak. Kampanyaya sadece destekleyici kuruluş olarak katkı sağlayacak olan TOBB, kredilendirme süreçlerinde hiçbir inisiyatif almayacak; bütün yetki ve sorumluluk Halkbank’ta olacak. Kredi talebinde bulunacak olan firmalar en yakın Halkbank şubesine başvurabilecek; o mahalde Halkbank şubesi bulunmuyor ise en yakın banka şubesi başvuru ve değerlendirme mercii olarak görev yapacak. Başvuru sırasında firmalardan, bağlı bulunduğu ticaret, sanayi, ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsaları veya deniz ticaret odalarından alınmış ve bu kredi isminin zikredildiği "Beyan Belgesi" de istenecek. Kredi için teminat bulmakta zorlanan firmalar Kredi Garanti Fonu AŞ’nin sağladığı imkanlardan yararlanabilecekler. Herhangi bir odaya kayıtlı olsalar bile eczaneler, kooperatifler, döviz büfeleri ve faktoring şirketleri gibi para ticareti ile uğraşanlar, emlakçiler, mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler bu krediden faydalanamayacaklar. 26 Nisan 2010’ta fiilen başlayan kampanya hakkında detaylı bilgi için şu adreslerden bilgi alınabilir:   “TOBB-Halkbank İşbirliği Destek Kredisi” Oda/Borsa (Beyan Belgesi) Türkiye Halk Bankası A.Ş. (www.halkbank.com.tr) Kredi Garanti Fonu A.Ş.  (www.kgf.com.tr)

Detaylar...

NİSAN’DA YILLIK ENFLASYON UÇUŞA GEÇTİ
NİSAN’DA YILLIK ENFLASYON UÇUŞA GEÇTİ Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisi Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır Nisan ayı enflasyonunu değerlendirdi. Son altı yılın en yüksek ikinci Nisan ayı yıllık enflasyonunu %10.19 ile geçtiğimiz ay yaşadık. TÜİK’in tüketicide Türkiye için %0.60 ve bölgemiz için %1.03 olarak ilan ettiği Nisan ayı enflasyonları, yeniden hızlı bir yükselişe geçtiğimize işaret etmektedir. Mart ayında yaşadığımız nispi düşme, yerini uzun bir süre devam edeceği anlaşılan yükselişe bırakmıştır. Yılbaşından bu yana yaptığımız değerlendirmelere ve tahminlere uygun olarak bozulan enflasyon eğilimi, önümüzdeki aylarda da yükselişini sürdürecektir. Zira, geçtiğimiz yıl sadece Ekim Ayı’nda ciddi bir yüksek enflasyon (%2.41) görmüş, diğer aylarda negatif enflasyonlar bile yaşamıştık. Halbuki, 2010 yılının geri kalan aylarında Merkez Bankası dahil hiçbir otorite, geçen yılın aynı aylarına göre daha düşük bir enflasyon beklememektedir. Özellikle çekirdek enflasyon olarak da bilinen H ve I indekslerindeki sürekli yükselişlerin Nisan Ayı’nda da %0.90 ve %1.14 olarak gerçekleşmesi, enflasyondaki yükseliş beklentilerini güçlendirmektedir. Üretici enflasyonunun son 12 aydır ciddi bir artış eğiliminde olması ve Nisan ayıında da %2.35 gibi son altı yılın en yüksek ikinci düzeyinde gerçekleşmesi, bizleri gittikçe yükselen bir enflasyon eğilimi ile karşı karşıya getirmektedir. Üretici fiyatlarında (ÜFE) Nisan Ayı yıllık enflasyon da %10.42 ile son altı yılın en yüksek ikinci düzeyinde gerçekleşmiştir. Hatırlanacağı üzere %14.56 ile 2008 yılı, son altı yılın rekoruydu. Geçen ay yaptığımız değerlendirmede, “bu eğilimin devam etmesi halinde üretici enflasyonu, tüketici enflasyonunu geçebilecektir” demiştik. Nisan ayı gerçekleşmeleriyle ÜFE’deki yıllık artış TÜFE’deki yıllık artışı geçmiş durumdadır ve bu eğilim, enflasyon için gelecek beklentilerini yükseltici ilave bir etki yaratacaktır. Ama bu bekleyişlerimizin kaynağında görüldüğü gibi ciddi bir talep artışı beklentisi bulunmamakta, maliyet etkisi daha ağır basmaktadır. Maliyetlerdeki artışlar ise hem ihracat, hem de iç talep açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturacaktır. Dolayısıyla büyümeyi frenleyici politikalardan olan faiz oranı silahına hemen sarılmamak gereklidir. Özellikle ABD ve AB merkez bankalarının uyguladığı negatif reel faiz politikalarına benzer bir politikanın bizde de uygulanmasının gerekliliğini düşünmekteyiz. BÖLGEMİZ ENFLASYONU İLK DÖRTTE Mart ayında ilk beşe yükselen Batı- Akdeniz Bölgesi aylık enflasyonu, yükselişini Nisan ayında da sürdürerek %1.03 ile, 26 bölge içerisinde bizi ilk dörde sokmuştur. Son 4 aydır sıralamadaki yerimiz, hızla yükselmektedir. Örneğin Ocak ayında bölgemiz enflasyonu, 26 bölgeli enflasyon liginde en alttan ikinci sırada gerçekleşmişken, Şubat ayında üç basamak birden yükselmişti. Bu durum, iyiye alamet değildir. ARTAN ENFLASYONA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ Zira, yaşamakta olduğumuz ortalamanın üzerindeki durgunluğa rağmen bölgesel enflasyon nispi olarak yükseliyorsa, bölgemiz için bir stagflasyon riski var demektir. Bu sarmaldan kurtulmanın en büyük umudu ise turizm sezonunun katma değer yaratıcı ve hareketli geçmesi olacaktır. Her halükarda önümüzdeki dönemde artan bir enflasyona hepimiz hazırlıklı olmalıyız.

Detaylar...

YÖRESEL ÜRÜNLER FUARI’NA GÖRKEMLİ AÇILIŞ
TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU: “YÖRESEL ÜRÜNLERİN REKABET EDEBİLMESİ İÇİN YENİ AÇILIMLARA İHTİYACI VAR” Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın ev sahipliğinde düzenlenen 1. Yöresel Ürünler Fuarı Antalya Expo Center’da açıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği´nin desteği ile düzenlenen fuarın açılışına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Isparta Valisi Ali Haydar Öner, Burdur Valisi İbrahim Özçimen, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Türk Patent  Enstitüsü Başkan Yardımcısı Yüksel Binici ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. 4 gün boyunca tarım, gıda, el sanatları ve sanayi ürünlerinin sergileneceği fuarın açılışında konuşan Rifat Hisarcıklıoğlu,Türkiye´nin 81 ilini sürekli gezdiğini belirterek, yöresel ürünlerin çokluğuna dikkati çekti. Anadolu´nun ürünlerinin çok sayıda fazla olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, yöresel ürünlerin rekabet edebilmesi için yeni açılımlara ihtiyacı olduğunu söyledi. Törene katılanlara ´´Çok para kazanmak istiyor musunuz?´´ diye seslenen Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:   ´´Çok para kazanmak istiyorsanız farkındalık ve marka yaratacaksınız. Ürünlerinizde, şirketlerinizde markalaşacaksınız. Marka olursanız cebinize 10 kat para girer. Bizim girişimci ruhumuz var. Alın terinin yerine artık akıl terimizi kullanmak zorundayız. Akıl teri ile ön plana çıkmamız lazım. Eğer akıl terini ön plana çıkarabilirsek küresel rekabette var olabiliriz.  Şu ana kadar 130 yöremizin ürünü tescil edilmiş. 160 kadar üründe tescil edilmeyi bekliyor.  Şehirlerimizi, ürünlerimizi ön plana çıkarmak istiyorsak yöresel ürünlerimizi şehrin adı ile ön plana çıkarıp tescil ettirmeliyiz. 30 yıl önce Avrupa´da yoğurt kelimesini bilen yoktu. Ama şimdi, Avrupa bizim yoğurdumuzu bize satmaya çalışıyor. Niye yoğurdu meyveli yapmış, farklı ürün koymuş... Kimin markasıyla bu ürünü bize satıyor kendi markasıyla... Yoğurdu, meyveli yoğurdumuzu kaptırdık. Elimizdeki değerlere sahip çıkmalıyız. Hazır yiyen olmamalıyız. Hazır yiyen olursak, komşumuz gibi oluruz.´´   KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGEL KALDIRILSIN Kadın girişimcilerin önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Hisarcıklıoğlu, kadın girişimcilerin işlerinin kolaylaştırılmasını gerektiğini belirtti. Kadın girişimcilerin işlerinin çok zor olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Kadın girişimcilerin işi çok zor. Hem girişimcilikle uğraşıyorlar. Hem de biz erkeklerle uğraşıyorlar. En büyük problem biz erkekler. Erkekler başlı başına  problem zaten. Zengin olmak istiyorsanız kadın girişimciyi desteklemeliyiz. Kadınların istihdam içindeki payı yüzde 25. Türkiye´de nüfusun yarısı kadın. Oysa girişimci kadın sayısı ise yüzde 7 civarında. Kadınları israf ediyoruz. Özellikle kadın girişimcileri yok ediyoruz´´ diye konuştu. Türkiye´nin dünyada 17´nci en büyük ekonomi olduğunu, tarım sektöründe ise 8´nci sırada bulunduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ´´Dünyada en büyük sorun çevre ile birlikte gıda ve içecek sorunu. İleride bu konuda daha da büyük sıkıntı yaşanacak.  Makarna üretiminde İtalya´dan sonra dünyada ikinci sıradayız. Bunun için toprağa sımsıkı sarılmalıyız. Küresel krizde sanayi ürünleri ihracatımız çok azaldı. Ancak tarımsal ürün ihracatımız ise arttı. Türkiye 5 üründe Dünya birincisi 23 üründe ise beşinci sırada yer alıyor. Avrupa´da 12 bin bitki türü bulunurken sadece Türkiye´de ise 13 bin bitki türü var. Bunu tarım ekonomisine, gıda ekonomisine çevirmeliyiz.  Anadolu toprakları bereketli ama, bu bereketi iyi anlayıp pazarlamalıyız´´ diye konuştu. Hisarcıklıoğu, 1. Yöresel Ürünler Fuarı´nın da Anadolu´nun yaratığı bereketi, dünya pazarlarına açacağını vurguladı. Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Türkiye´nin dünya ile paylaşacağı bir çok değeri olduğunu, bunlardan birinin de tarım ürünleri olduğunu kaydetti. Türkiye´nin değerlerini çok iyi anlaması gerektiğini belirten Vali Yüksel, ´´Değerlerimizi çok iyi anlatmalıyız. Bunun için her şeyi konuşalım. Anadolu değerlerini dünyaya açalım´´ dedi. ZAMAN KISIR TARTIŞMA ZAMANI DEĞİL   Antalya Ticaret Borsası ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “Ne zaman bir kriz yaşasak; TOBB, üretimden, girişimden, emekten ve çalışmaktan gelen gücünü, krizle baya çıkma konusunda sonuna kadar kullanmıştır. İçine düşürüldüğü bu krizde de, Birliğimiz ‘kriz varsa çare de var’ sloganıyla yaşadığımız krize çözümler üretme kampanyası başlatmıştır. Anadolu’nun milyonlarca girişimcisinin, KOBİ’nin ve üreticisinin temsilcisi olarak Birlik başkanımız Sayın Hisarcıklıoğlu’nun öncülüğünü yaptığı bu kampanyaya, hiçbir sessiz kalmadık” dedi. Çandır, yöresel ürünler piyasasının gelişmiş dünya ekonomisindeki en az 200 milyar dolarlık hacmini ve sadece Fransa örneğindeki yüzde 30’u ihraç edilen 30 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olduğunu belirterek, “Bunu öğrenince Anadolu’nun eşsiz birikimini ve potansiyelini harekete geçirmenin yollarını araştırdık” dedi.   Türk Patent Enstitüsü’nün verilerine göre, Anadolu’nun en az 2500 yöresel ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, “Bunların sadece 130’u coğrafi işaretlidir. Yöresel ürünlerimizin hakkını hukukunu koruyarak ticarileştirmek için tescilleme hayati derece önemlidir” dedi. Anadolu’nun potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğiniz vurgulayan Çandır, “Şimdi hepimize düşen birincil görev, reel üretimi ve istihdamı geliştirmeye odaklı bir büyüme modelini uygulamaya koymaktır. Zaman, kısır tartışmalarla ve çekişmelerle vakit kaybetme zamanı değildir” dedi.   SADECE EKONOMİK DEĞİL SOSYAL VE KÜLTÜREL PROJE   ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, bir toplumun gelişmesinin, refahının yükselmesi için, balık dağıtmak yerine, balık tutmayı öğretmek gerektiğini dile getirdi. Budak, ´´İşte bugün biz TOBB olarak balık tutmayı öğretiyoruz. Bu organizasyon ekonomik krize ve işsizliğe karşı mücadele için muazzam bir konuyu gündeme getirmektedir. Amerika ve Avrupa´da geleneksel ürünlerin ve el sanatlarının desteklenmesi bölgesel kalkınmanın ve istihdam yaratmanın bir aracı olarak çok uzun yıllardan bu yana kullanılmaktadır. Biz geç başladık, ama çabuk yol alacağımıza da inanıyoruz´´ diye konuştu. Yöresel Ürünler Fuarı´nın sadece bir ekonomik proje değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir proje olduğunu vurgulayan Budak, şöyle devam etti: ´´Antalya’ya 10 milyona yakın turist geliyor, ama Antalya’da turistlere hitap eden, Antalya’ya özgü hediyelik eşyamız yok denecek düzeyde ve hediyelik eşya mağazalarında Çin malı basit hediyelikler satılıyor. Bunun nedeni tarihi kimliği yansıtan sanata dayalı ürünlerin desteklenmemiş olmasıdır.´´ Yerel ve geleneksel ürünlerin ekonomiye kazandırılamamasının büyük bir sorun olarak Türk halkının karşısında durduğunu anlatan Budak, ´´Ancak sorun yalnızca üretim değil, aynı zamanda pazarlama ve satış sorunudur. Yerel ürünler, bir sanayi ürünü olsa dahi dağıtım kanallarına, yani süpermarket ve hiper marketlere girememektedir. Biz bu nedenle Büyük Mağazalar Kanunun da yerel ürünlere özel reyon veya reyon bölümü ayrılması koşulu getirilmesini istedik´´ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Anadolu’nun zenginliğine dikkat çekerken, bu zenginliğe sahip çıkacak dinamiği harekete geçirmek açısından Yöresel Ürünler Fuarı’nın önemli olduğunu söyledi. Akaydın, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı Yüksel Binici, 130 yöresel ürünün coğrafi işaret aldığını, 165 de coğrafi işaret için başvuru olduğunu belirterek, “Kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerimizin tescillenip hukukunun korunması gerekmektedir. Bunun için TPE olarak yoğun biçimde çalışıyoruz. Değerlerimize sahip çıkmalıyız” dedi. Konuşmaların ardından Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Türk patent Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Birinci´ye, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da TRT´de yayımlanan ´´Bu toprağın Sesi´´ Programı ekibine plaket verdi. Daha sonra, 1. Yöresel Ürünler Fuarı´nın açılışı yapıldı. AA GÖZÜYLE Fuarı açılışından sonra, TOBB Başkanı Rifat hisarcıklıoğlu, Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Burdur Valisi İbrahim Özçimen, Isparta Valisi Ali Haydar Öner, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Tek, Anadolu Ajansı Antalya Bölge Müdürü Şennur Erdoğan, TOBB Meclis Başkanı Halim Mete, ATB Başkanı Ali Çandır ve ATSO Başkanı Çetin Osman Budak ile oda ve borsa yöneticileri, Anadolu Ajansı´nın 90´ncı yılı dolayısıyla AA muhabirlerinin 81 ilin yöresel ürünlerini yansıtan ´´AA Gözüyle´´ adlı fotoğraf sergisi açıldı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, serginin açılış kurdelesini keserken, ´´AA´nın 90´ncı yılı hayırlı olsun´´ dedi. ADANA KEBAP ŞOV TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Antalya, Burdur ve Isparta valileriyle birlikte, serginin ardından Adana kebap şovdan Şanlıurfa’nın sıra gecesine, Van kedisinden Sivas kangalına Türkiye’nin dört bir yanından getirilen yöresel değerlerin sergilendiği standları gezdi. Standların gezilmesinin ardından 7 metre uzunluğundaki Adana Kebabı ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Daha sonra ziyaretçilere Antalya lezzetleri yemekleri ikram edildi. Fuarda 42 ilin ticaret ve sanayi odaları, borsaları ve belediyeleri stant açtı. 111 standın yer aldığı fuar, 1 Mayıs tarihinde kadar açık kalacak.

Detaylar...

Eski ATSO Başkanı Akay Armağan hayatını kaybetti
Eski Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Akay Armağan, yaşamını yitirdi.   1995-1999 yılları arasında ATSO Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan 3 çocuk babası Akay Armağan (67) Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.   Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın (BAGEV) kurucu üyeliğini de yapan (BAGEV) Akay Armağan döneminde ATSO Avrupa Birliği (AB) Bilgi Bürosu kurulmuş, ATSO Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ile ATSO Sosyal Tesislerinin yapımına imza atılmıştı.   BAGEV ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, BAGEV ve ATSO’ya önemli hizmetlerde bulunan Akay Armağan’ın yaşamını yitirmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirirken, ailesi, yakınları ve iş dünyasına başsağlığı diledi.

Detaylar...

YÖREX’E 25 BİN ZİYARETÇİ
YÖREX’E 25 BİN ZİYARETÇİ   ANADOLU ANTALYA’DA BULUŞTU   Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun 28 Nisan’da açılışını yaptığı Yöresel Ürünlür Fuarı 1 Mayıs’ta sona erdi. Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı´nın (BAGEV) ev sahipliğinde Anfaş Expo Center’de bu yıl birincisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nda tarım, gıda, el sanatları ve sanayi ürünlerinin yanı sıra ‘özel hayvanlar’ da sergilendi. Fuarda 42 ilin ticaret ve sanayi odaları, borsaları, belediyeleri ile çok sayıda özel firma toplam 111 stant açtı.   Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bu yıl birincisini düzenledikleri fuarın çok verimli geçtiğini söyledi. Çandır, 25 bine yakın kişinin ziyaret ettiği Fuarı 5 bine yakın profesyonelin ziyaret ettiğini kaydetti. Fuarda, çok sayıda büyük market zincirleri ve otellerle bayilik sözleşmesi imzalandığını kaydeden Çandır, “Bu yıl ilkini düzenlememize rağmen ve YÖREX  hem katılımcılar hem de ziyaretçi olarak büyük ilgi gördü. Fuara katılan ürünlerin büyük marketler ve otellere pazarlanması konusunda güzel ve verimli bir ortam oluştu. Bu çerçevede çok sayıda iş bağlantısı sağlandı. Fuar boyunca emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.   BADAK’TAN TAM NOT Fuara gelerek stantları tek teke gezen AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak, “Çok duygulandım. Anadolu’nun renkleri bu fuarda buluşmuş. Çok zengin bir milletiz önemli olan bu zenginliklerimizin farkına vararak ekonomiye kazandırmak. Bu fuarın buna öncülük edeceğine inanıyorum. Fuarı düzenleyenleri tebrik ediyorum. Birincisi olmasına rağmen çok coşkuluydu. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda düzenlenecek fuarlar daha da iyi olacak” diye konuştu.

Detaylar...

ÖĞRENCİLER COŞTURDU
ÖĞRENCİLER COŞTURDU Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Anfaş Expo Center’de bu yıl ilki düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’na davet edilen Döşemealtı Yukarı Karaman Perge Rotary İlköğretim Okulu öğrencileri ziyaretçilere muhteşem halk oyunları gösterisi sundu. 55 kişilik halk oyunları ekibinde 30 kız, 25 de erkek öğrenci yer aldı. Antalya, Burdur ve Isparta yörelerinin halk oyunları gösterilerini sunan öğrencilere izleyiciler alkışlarıyla tempo tuttu. Gösterinin ardından 42 ilden gelen stantları yöresel kıyafetleriyle gezen öğrenciler yöresel ürünlere büyük ilgi gösterdi.

Detaylar...

Kurumsal Haberler Bilgi Edinme İletişim SSS Yayınlar Projeler Site İçi Arama KOBİ Bilgi Sitesi Memnuniyet Anketi TARIMSAL KESİNTİ UYGULAMALARINDA KESİNTİ ORANI DEĞİŞİKLİĞİ RUSYA FEDERASYONUNA İHRACATIMIZ - YOLSUZLUKLA MÜCADELE HK 3. Bahreyn Hayvan Üret
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Anfaş Expo Center’de bu yıl ilki düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nda Karadeniz standında Sürmene bıçağı ile kaşıkları görücüye çıktı. Bıçak ve kaşıkların üretimini yapan İbrahim Çolakoğlu, Sürmene kaşığı, bıçağı ve pidesi için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurduklarını belirterek, “Bunlara coğrafi işaret almak istiyoruz. Projemiz hazır Haziran ayında TPE’ye sunacağız” dedi. Sürmene ağaçlarının 200 yıllık şimşir ağacından üretildiğini, asla kararmadığını ve yarılmadığını anlatan Çolakoğlu, “Bu kaşıkların eşi benzeri yok” dedi.

Detaylar...