Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ekim Kasım 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.80.227.189
Şuan 50 kişi online
Bugün 395 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 70801
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB MAYIS MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis Başkanı Kayan, Ramazan’ın tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi. ATB Toplantı salonunda yapılan Meclis’te yönetimin bir aylık çalışması üyelerle paylaşıldı. Kent gündemi ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATB Başkanı Çandır, sözlerine Ramazan ayının Türk milletine ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini dileyerek başladı. ÇEVRECİ DUYARLILIĞIMIZ DEVAM EDECEK Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözlerini anımsatan Çandır, “Toprağını, suyunu, havasını, dağını ve taşını kullandığımız kentimizin eşsizliğini, hem bize bir kez daha hatırlatmış hem de torunlarımıza nasıl bir miras bırakmamız gerektiğini vasiyet etmiştir” dedi. Göreve geldikleri günden beri Antalya için söylemleri ve yaptıklarının bu anlayış çerçevesinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, “Tabii ki kentimiz için bu sahiplenmeyle çalışan sadece biz olmadık. Antalya’mızı bu düsturla sahiplenen kurumlar ve kişilerle de her zaman birlikte hareket ettik. Mademki bu eşsiz kentimizin doğasını, çevresini ve nimetlerini kullanmaktayız, o zaman torunlarımızın emaneti olan da bu nimetleri tahrip etmeden kendilerine ulaştırmalıyız. İşte birlikte hareket ettiğimiz tüm kurum ve kişilerin ortak vazgeçilmezi de bu prensip olmuştur” diye konuştu. ÇEVRECİ BÜYÜKNOHUTÇU’YU ANDI Çevre mücadelesi verirken hunharca katledilen Ali Ulvi Büyüknohutçu ve eşini anan Çandır, “Antalya aşıklarıydı” dedi. Çandır, şunları söyledi: “Öncelikle kendilerine Allah’tan rahmet, kederleri ailelerine ve tüm Antalyalılara da baş sağlığı dilerim. Finike’de komşularının ve köylülerinin Ali Baba namıyla bildiği Ali Ağabey ve eşi, Antalya’yı eşsiz yapan değerlerinden Finike’nin; meyvesinden ağacına, toprağından taşına topyekûn sahip çıkmayı ve mücadele etmeyi bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Kışın yaptığımız bir görüşmede rahmetli Ali Ağabey, Finike’nin asırlık sedir ormanlarını, sedir salgı ballarını, nar ve portakal ağaçlarını ve nihayet tüm doğasını korumamız gerektiğini bizlere yaşadığı örneklerle anlatmıştı. Çok etkilendiğim ve yakından takip ettiğim için ben de bu durumu geçtiğimiz yıl içerisindeki meclis toplantılarımızda sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmıştım. Şimdi bir kez daha belirtmek istiyorum ki, rahmetli Ali Ağabeyin ve eşinin Antalya ve Finike için yaşadığı endişelerin ve korkuların, hiç birinin gerçekleşmemesi uğruna aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” REHAVETE KAPILMAYALIM Ali Çandır, Meclis’te ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 2016 yılında tarım sektörünün yüzde -4.1, ilk çeyreğinde ise yüzde -4.3 küçüldüğünü belirten Ali Çandır, “Bu yıl sektörümüzün ilk çeyrekte daha fazla büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri, geçen yılın yarattığı düşük baz etkisi olacaktır” dedi. Antalya tarımının da bu büyümeden nasibini alacağını söyleyen Çandır, şunları kaydetti: “Nitekim kriz öncesi rakamlardan uzak olsak da yılın ilk dört ayında kentimizin toplam ihracat performansı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artış gösterirken, yaş meyve sebze ihracat performansımız yüzde 36 artış göstermiştir. Diğer taraftan sektörümüzü doğrudan ilgilendiren tarım kredilerinde yüzde 31’lik, toptan ticaret kredilerinde yüzde 10’luk artış yaşanmıştır. Büyümemize pozitif etkide bulunan mevduatlarımızda Türk Lirası cinsinden yüzde 12, döviz cinsinden ise yüzde 16’lık artış gerçekleşmiştir. Bu temel göstergeler Antalya ekonomisinin ve sektörümüzün 2016 yılında yaşadığı sıkıntıyı belirli ölçülerde azalttığını göstermektedir. Ancak hemen belirtmeliyim ki, gerçek potansiyelimizi göstermekten uzak bir büyüme rakamı ile karşı karşıya kalacağız. Yani önümüzdeki günlerde açıklanacak olan 2017 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları bizi rehavete sürüklememelidir.” Bütün iyileşmelere rağmen hala tarımda bir seferberlik halinin geçerliliğini koruduğunu ifade eden Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak bu tespiti yaptığımız günden beri üyelerimizle, çalışma gruplarımızla, tarım sohbetleri, sektörel analiz toplantılarımızla bu seferberlik halinin kapsamını ve özünü tartışıyoruz. Bu konuyu tartışmaya açmamızın sebebi; tarımsal üretim ve ticarette uzun dönemdir yaşadığımız bozulmaların yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan ve sektörü son derece olumsuz etkileyen olaylardır” diye konuştu. TARIMIN ENFLASYON SEBEBİ GÖSTERİLMESİ HAKSIZLIK Tarım ve gıda ürünlerinin yükselen enflasyona temel sebep gösterilmesini büyük bir haksızlık olduğunu kaydeden ATB Başkanı Çandır, “Hem uzun dönemli geçmiş veri analizleriyle hem de kısa vadeli veri analizleriyle defalarca enflasyonun yükselmesinde tarım ve gıda fiyatlarının diğer kalemlere oranla enflasyona daha az etkide bulunduğunu ifade ettim. Ancak, hala bu durumun gerçekmiş gibi ulusal medyada işleniyor olması, tarımı nesnel bilgilere dayalı olarak değerlendiren sektör paydaşlarını harekete geçirmelidir. Bu örnekten devam etmek gerekirse, geçen ay ulaştığı 10 TL’lik rakamlarla ülke gündemini meşgul eden domates bugün itibariyle Antalya halinde 1 TL civarında işlem görmektedir. Birkaç gün sonra açıklanacak Mayıs Ayı enflasyonu hala yüksek çıkarsa bunun sorumlusu ne olacak? Domates fiyatı düşünce Gıda Komitesi’nin meşguliyeti ne olacak? Çok merak ediyorum” diye konuştu. İTHALAT SOPASI KOLAYCILIK Tarımda seferberliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çandır, “Tarımda seferberlik çağrısının diğer amacının tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanları ithalat sopasıyla ve zaptiye tedbirlerle terbiye etme veya fırsatçılık suçlamasıyla hizaya getirme kolaycılığından vazgeçmeyi sağlamaktır. Her sektörde olduğu gibi tarımda da kötü örnekler olabilir” diye konuştu. Devletten beklentilerini de sıralayan Ali Çandır, “Birincil beklentimiz, bütün sektörü töhmet altında bırakan ve sektöre hak etmediği itibar kaybı yaşatan uygulamalar yerine, bunları titizlikle ayıklayan bir uygulamaya gitmesidir. Böylece mevsimsel etkilerden kaynaklanan arz talep dengesizliğinin yarattığı doğal fiyat hareketliliğinin dışında hareket edenleri ayıklamak daha somut ve kolay olacaktır. Bu beklentimiz, hayati derecede önem taşımaktadır. Çünkü doğrudan sektörel itibarımızı zedelemektedir” dedi. Çandır, Ramazan ayında tarım ürünleri ve gıda ürünlerinin fahiş fiyatlarla satıldığı ve tüm sektörün fırsatçılık yaptığı gibi oluşturulan algıdan da rahatsız olduğunu vurguladı. RUSYA’NIN YÖNTEMİ YASAKLAMA OLMAMALI Rusya ile ticari ilişkilerin yapılan üst düzey görüşmelerin ardından normalleşme yolunda ilerlediğini belirten Çandır, “Ancak domates ve benzeri tarım ürün ihracatı henüz bu iyileşmeden nasibini almamıştır. Rus yetkililerce üreticilerini korumaya yönelik bir gerekçe sunulsa da dünya ticaretinde bunun yöntemi yasaklama değil, üretim dönemine uygun olarak vergilendirmedir. Yetkililerimizden talebimiz, bu konuyu müzakere ederken iki ülke üretimindeki mevsimsel üretim dönemlerini göz önünde bulundurarak her iki ülke üreticilerini ve ihracatçılarını rahatlatacak çözümü sağlamalarıdır. Bu çözümün teknik detayları için sektör her zaman katkı vermeye hazırdır” diye konuştu. ZEYTİNLİKLER İMARA AÇILMASIN Sanayi, Ticaret, Enerji Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun gündeminde zeytinlik, mera ve kıyıların imara açılmasını öngören “Üretim Reform Tasarı” bulunduğunu anımsatan ATB Başkanı Çandır, tasarıya iktidardan muhalefete kadar sanatçılardan üreticilere kadar toplumun her kesiminden itirazlar geldiğini belirtti. Özellikle zeytinlikleri tehdit eden tasarının kendilerini de endişeye sevk ettiğini söyleyen Çandır, şunları söyledi: “Meclis gündemine defalarca getirilen ve her defasında reddedilen düzenlemeyi zeytinciliğin idam fermanı olarak görüyoruz. Bu ısrarı anlamakta zorluk çekiyoruz. Komisyon üyelerinin bu yanlıştan döneceğini düşünüyor, dönülmezse de Gazi Meclisimizin genel kurulda bu yanlışa dur diyeceğine inanıyoruz. Gerekçesi ne olursa olsun, tarım topraklarımızı ve zeytinliklerimizi tehdit eden her türlü girişimin karşısında olduğumuzu bir kere daha ifade ediyorum.” TARIMI GELİŞTİRECEK GÜZEL HABER Hazine taşınmazlarının tıbbi ve aromatik bitkiler ve süs bitkilerini yetiştirmek üzere kiraya verilmesinin önünün açıldığını belirten Çandır, son 10 yıldır başta inşaat ve turizm sektörüne sağlanan kiralama olanağının tarım sektörüne de getirildiğini belirtti. Çandır, “Umuyorum ki son yıllarda arazi darboğazı yüzünden yatırım ve büyüme sıkıntısı çeken sektörlerimiz uzun dönemli kiralama olanağı ile sürdürülebilir yatırım imkanına kavuşacak, büyüme ivmesi kazanacak ve ihracat motivasyonunu artıracaktır. Hazineye ait olan tarım yapılacak olan arazilerin envanterlerinin sektörümüzle paylaşılması, yatırıma hız kazandıracaktır” diye konuştu. YÖRESEL ÜRÜNLERE DUYARLILIK DEVAM ETMELİ ATB Başkanı Çandır, yöresel ürünlerle ilgili son dönemde Antalya’da yaşanan sıkıntıları da Meclis gündemine taşıdı. Artık neredeyse her mahallede ya da semtte hemen hemen her gün yöresel ürünler sergisi, panayırı, pazarı veya günleri adı altında etkinlik yapıldığını belirten Çandır, şunları söyledi: “Artık öyle bir hale geldi ki bir taraftan nerede ve nasıl imal edildiği belli olmayan ürünler, vergi ve denetime tabi bulunmayan etkinlikler yöresel adı altında düzenlenmektedir. Bu etkinlikler çevredeki esnafın tepkisini çekmekte ve işlerini sekteye uğratmaktadır. Defalarca yerel ve merkezi mercilere bu rahatsızlığı yazılı ve sözlü olarak iletmemize rağmen, gerekli önlemlerin yeterince alınmadığını gördük. Yine yöresel adı altındaki bir etkinlikle ilgili Cumhuriyet Savcılığı, Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ile Antalya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne yazılı şikayette bulunduk. Üstelik bu kez marka tescili Borsamıza ait olan YÖREX adıyla tanıtım ve davette de bulunulmuştu. Şikayetimizin ardından hızlı ve duyarlı tepki göstererek etkinliğe son veren yetkililerimize teşekkür ediyoruz. Valiliğimiz ve belediyelerimizden bu duyarlılığın devamını talep ediyoruz.” ETİ PAHALI YAPAN MALİYETLER ATB Meclisi’nde, sektörel konular da görüşüldü. ATB Meclis Üyesi Ata Sönmez, et fiyatlarının yüksek olduğunu söyleyenlerin maliyetlere bakması gerektiğini kaydetti. Sönmez, etin ucuzlaması halinde maliyetlerini karşılayamayan üreticinin gelecek sene hayvancılığı bırakacağını ifade etti. Sönmez, hayvan ırkının değiştirilerek etçil ırka dönülmesi gerektiğini söyledi. ATB Meclis Üyesi Adnan İngeç, süt 2 TL’yi görmediği sürece et fiyatının önüne geçilemeyeceğini kaydetti. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, etçil ve sütçül ırkın bölge bölge belirlenerek yetiştirilebileceğini söyledi. ATB Meclis Üyesi Yusuf Karasu, bu yıl buğdayda iyi verim alınacağını söylerken fiyatı konusunda sıkıntılar olduğunu bildirdi. Fabrikacıların 97 Kuruş’tan buğday almak istediğini, Antbirlik’in 1 TL’den fiyat verdiğini kaydeden Karasu, “biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Hasat bu yıl iyi olacak ama önemli olan pazar. Tüccar devletle nasıl rekabet edecek” dedi. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Akdeniz bölgesinin buğdayının erkenci ürün olduğunu belirterek, fiyatın piyasa şartlarında oluştuğunu söyledi. ATB meclis Üyesi Fatih Ekinci, havaların serin gittiğini belirterek, üretim sezonunun kaydığına dikkat çekti. Havaların ısınmasıyla tonajın artacağını kaydeden Ekinci, bunun fiyatı aşağı çekmemesini diledi.  

Detaylar...

YATIRIMCILARA HİBE DESTEĞİ BORSA’DA ANLATILDI
  Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi, BAGEV, Antalya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ortaklığında Isparta ve Burdur’da yatırım yapacak yatırımcılara yönelik “TKDK Destekleri” konulu bilgilendirme toplantısı yapıldı. Borsa’da düzenlenen toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Yardımcısı Gökhan Karaca, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, TKDK Isparta İl Koordinatörü Doç. Dr. Süleyman Gülcü, TKDK Burdur İl Koordinatörü Mesut Yıldıran’ın katıldığı toplantıya oda borsa temsilcileri ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda özel sektör temsilcisi katıldı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, TKDK’nın desteklerinden yararlanmak isteyen üyelerinin bilgilendirilmesi amacıyla toplantıyı düzenlediklerini belirterek, yatırımcıların kırsal kalkınma desteklerinden yararlanmasını diledi. HEDEF AB STANDARTLARINDA ÜRETİM TKDK Isparta İl Koordinatörü Doç. Dr. Süleyman Gülcü, yatırımcıların TKDK desteklerinden hangi koşullarda yararlanabileceği konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Avrupa Birliği’nden ülkemize sağlanan hibe fonlarını 3 yıldır yatırımcılarla buluşturduklarını bildiren Gülcü, 42 ilde teşkilatı bulunan TKDK’nın Antalya’da teşkilatın bulunmadığını ancak Antalyalı yatırımcıların kırsal kalkınma desteğinden yararlanarak Isparta ve Burdur’da yatırım yapabileceğini söyledi. Gülcü, “Mevcut hibe fonlarının neler olduğunu tanıtmak bunlardan nasıl faydalanabileceğinizi anlatmak üzere buradayız” dedi. Gülcü, hibe desteğinin amacının AB standartlarında üretim yapan, istihdam yaratan işletmeler yaratmak olduğunu kaydetti. HİBEYİ BAŞKA YERLERE HARCAMAYIN TKDK’nın bir çok sektörde hibe desteği bulunduğunu belirten Koordinatör Doç. Dr. Süleyman Gülcü, “Bu destekler yüzde 50’den yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Özellikle hayvancılık, meyve sebze ürünleri işlenmesi, paketlenmesi, pazarlaması, et, süt besiciliği, kanatlı hayvan besiciliği, yumurta üretimi, kaz yetiştiriciliği, mantar yetiştiriciliği, kırsal turizm yatırımı, yenilenebilir enerji, makine parkları, tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği, kesme çiçek, bitkisel üretim, su ürünleri alanında hibe desteği veriyoruz” diye konuştu. “Yatırım amaçla alınan hibe desteklerini farklı alanlarda kullanmayın” uyarısında bulunan Süleyman Gülcü, devletin yatırımlar konusundaki denetimin sıkı olduğunu vurguladı. Toplantı soru cevap şeklinde devam ederken, katılımcılar yatırım yapmak istedikleri alanla ilgili bilgi edinip, desteklerden nasıl yararlanacaklarını öğrendi.

Detaylar...

TOBB ATA’NIN HUZURUNDA
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 73. Genel Kurulu nedeniyle TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanlığında TOBB Genel Kurul Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu, Konseyler, oda, borsa başkanları ve delegeler Anıtkabir’i ziyaret ederek Ata’nın huzurunda saygı duruşunda bulundu. Genel Kurula katılan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan TOBB delegeleri Ata Sönmez, Ergin Civan, Hüseyin Simav, İbrahim Yılmaz da Anıtkabir’e giderek, saygı duruşunda bulundu. Hisarcıklıoğlu, Anıtkabir Şeref Defteri’ne şunları yazdı: “Ulu Önder Atatürk, 73’üncü Genel Kurulumuz öncesinde huzurunuzdayız. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yöneticileri ve delegeleri olarak, var gücümüzle sizin aziz hatıranıza ve büyük hedeflerinize layık olmaya çalışıyoruz. Bu hedeflerden asla vazgeçmeyeceğiz. Şanlı Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaklaşıyoruz. Bütün dünyanın hayranlıkla izlediği sizin önderliğinizdeki kurtuluş mücadelemizin ardından gelen Cumhuriyetimiz, bizler için en anlamlı gurur ve onurdur. Bu büyük tarihi yazmaya, iş dünyasının temsilcileri olarak bizler de ekonomide yapacağımız büyük atılımlarla devam etmek azmindeyiz. Bize tuttuğunuz ışık eşliğinde ülkemizi dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi yapmaya söz verdik, bu sözün yerine geleceğinden emin olun. Siz ve silah arkadaşlarınız canlarınızı ortaya koyarak bize çok değerli bir emanet bıraktınız. Bizler bıraktığınız bu büyük emanete ve onura sonuna kadar sahip çıkacağız. Bu vatan bizden öncekilerin olduğu gibi, bizim ve bizden sonrakilerin de namusudur. Ülkemiz bir ve beraber olarak aydınlık yarınlara yürümeye devam edecektir. Cumhuriyetimizin kurulmasında ve bugünlere gelmesinde başta siz olmak üzere, emeği geçen herkesi rahmet ve minnetle anıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ruhunuz şad olsun.”  

Detaylar...

TOBB GENEL KURULU’NA ANTALYA DAMGASI
TOBB Genel Kurulu’na katılan Antalya Ticaret Borsası, 3 ton portakal suyu ikram ederken Antalya’ya has yöresel ürünlerin tanıtımını yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 73’üncü Genel Kurulu’na Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan TOBB delegeleri Ata Sönmez, Ergin Civan, Hüseyin Simav, İbrahim Yılmaz katıldı. 3 TON PORTAKAL SUYU İKRAM EDİLDİ TOBB Genel Kurulu’na katılan oda ve borsalar, TOBB hizmet binası bahçesinde illerinin yöresel ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdi. Antalya Ticaret Borsası da Antalya’nın yöresel ürünlerini tanıtırken, delege ve misafirlere tadım yaptırdı. 3 ton portakal suyunun ikram edildiği Genel Kurul’da yöresel turunç reçeli, zeytin ve zeytinyağı ikramında bulunuldu. Bu yıl 8’incisi 13-17 Eylül tarihinde yapılacak Yöresel Ürünler Fuarı’nın tanıtımını da yapan Antalya Ticaret Borsası’nın standı yoğun ilgi gördü. DELEGELERE HİZMET ŞEREF BELGESİ Yöresel ürünlerin tanıtımı sonrasında TOBB bünyesinde 10, 20, yılını dolduran delegelere hizmet şeref belgesi verildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde yapılan törene Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek, milletve-eri ve TOBB delegeleri katıldı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Başbakan Binali Yıldırım’a tüm Türkiye’yi bir araya getiren Ekonomi Şuralarında, kabinesiyle birlikte saatler boyunca iş dünyasının sorunlarını dinlediği için teşekkür etti. Hisarcıklıoğlu, ayrıca iş dünyasını yakından ilgilendiren birçok düzenleme meclisten geçerken, Türk özel sektörüne destek veren; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve Türk iş âleminin sorunlarının çözümüne yönelik çabalarından dolayı; Meclis’e, siyasi partilere, komisyon başkanlarına ve tüm milletve-erine teşekkürlerini iletti. Oda ve Borsa mensuplarımızın gurur gününde bir araya geldiklerini ifade eden TOBB Başkanı, “Onların emekleri ve gayretleriyle, kurumsal hizmet kapasitemiz her yıl daha da gelişti. Odalarımız ve Borsalarımız reel sektörümüzün asli hizmet merkezleri haline geldi. Bu sayede memleketimiz daha çok yatırım, üretim, ihracat ve istihdam kazandı. Tüm bunları el birliği, gönül birliği, akıl birliğiyle başardık. Bu camiaya ve ülkemiz ekonomisine büyük hizmetlerinden dolayı; delege olarak bu yıl 10 yıl ve 20 yılını dolduran arkadaşlarımıza, son seçimimizden bu yana ahirete intikal eden Oda ve Borsa Başkanlarımızın ailelerine ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Başkanlık yapmış olan Ali Coşkun Ağabeyimize fazlasıyla hak ettikleri “Hizmet Şeref Belgeleri ve Plaketleri”ni takdim edeceğiz. Bu kıymetli insanların emeklerini, her zaman minnet ve takdirle anacağız. Allah, bu ülke için emek veren, alın ve akıl teri döken herkesin başarılarını daim kılsın” diye konuştu. Toplantının ev sahipliğini, Bakan Bülent Tüfenkci’yle birlikte yaptıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, “Çalışkan, vizyon sahibi böyle bir bakanımız olduğu için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza teşekkür ediyoruz. Ülkemiz iş ve yatırım ortamını iyileştiren, reel sektörümüzün rekabet gücünü artıran Başbakanımıza, Başbakan Yardımcılarımıza ve tüm bakanlarımıza da şükranlarımızı sunuyorum” dedi. “ÖRNEK MESLEK ÖRGÜTÜYÜZ” Oda ve Borsa camiası olarak sadece günü kurtarmak, mevcutla yetinmek gibi bir anlayışta olmadıklarının altını çizen M. Rİfat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Her alanda, yeni ve çok daha büyük hedeflere ulaşmak için gayret gösterdik. Çünkü bizler kadim Ahilik teşkilatımızın günümüzdeki temsilcisiyiz. Ecdadın bize bıraktığı bu kutlu mirasın hakkını vermek için uğraş veriyoruz. Sadece şikâyet etmek, sadece talep etmek bize yakışmaz. Sorunlar ve tespitlerle birlikte çözüm önerilerini hazırlıyor, siyasilerimize ve hükümetimize iletiyoruz. G20`den, Eurochambres’a, İslam Odası’ndan, Asya-Pasifik Odası’na kadar, tüm küresel platformlarda Türk iş dünyasının sesini duyuruyor, hakkını savunuyoruz. Bugün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, ülkemizin her köşesinden ve tüm sektörlerden, küçük-büyük, yerli-yabancı 1,5 milyon üyesiyle iş âleminin tamamını bir araya getiren en büyük meslek örgütüdür. Gururla ifade etmek isterim ki biz aynı zamanda ülkemizde katılımcı demokrasinin yayılması açısından da örnek gösterilecek bir meslek örgütüyüz. 365 Oda ve Borsamızın her biri demokratik yapısı ve geleneğiyle, ülkemizin her yanında demokrasi kültürünün gelişmesine kök salmasına katkıda bulunuyor. Zira demokrasi demek, müzakere demektir. İşte her toplumsal kesimin, her farklı düşüncenin, her farklı anlayışın, kendisini temsil etme imkânı bulduğu en geniş tabanlı yapı burada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde. Burada her meseleyi müzakereyle ele aldık, istişare ettik. Hazreti Mevlana diyor ki: Hepimiz aynı bütünün parçalarıyız ve ancak birlikte varız. İşte biz de birbirimizi dinledik, birbirimizi anladık, öteki diye bakmadık. Farklılıklarımıza, farklı düşüncelere ve inançlara saygı gösterdik. Kimseye ayrım yapmadık. Sonuçta ayrılık değil, birlik ve beraberlik hâkim oldu. Bu sayede Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş dünyamızın en güçlü sesidir. Her gün halkımızın içinde, piyasaları en iyi bilen, ülkemizdeki sıkıntıları en yakından takip edenler işte buradaki iş dünyasıdır. Bu camianın mensupları, yaşadıkları sıkıntılara rağmen, her sene daha çok iş, daha çok aş sağlıyor, milletimize daha çok umut veriyor. Yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı işte bu salonda gördüğünüz insanlar ve temsil ettikleri kitle yapıyor. Müteşebbislerimizle, onların asli temsilcileri olan Oda ve Borsa Başkanlarımız, meclis üyelerimiz, yani bu salonu dolduran vefakâr ve cefakâr dostlarımla iftihar ediyorum.” Türk özel sektörü olarak dün olduğu gibi yarın da, ülkeyi daha güçlü, daha zengin yapmak için üretmeye, emek vermeye devam edeceklerinin altını çizen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, elbirliğiyle Türkiye’yi dünyanın en büyük ekonomileri arasına sokacaklarını vurguladı.  

Detaylar...

BUĞDAYDA İYİ VERİM BEKLENTİSİ
Antalya Ticaret Borsası, Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapılan toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Toprak Mahsulleri Ofisi Antalya Ajans Amiri İrfan Cesur, BATEM’den Ziraat Mühendisi Ali Koç, Batı Akdeniz Biçer Döverciler Kooperatifi Başkanı Kadir Sarıcalar, ATB Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi üyeleri, ilçe ziraat odaları başkanları, tarım il ve ilçe müdürlükleri ve un fabrikalarından temsilciler katıldı. BEREKET DİLEĞİ ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, hububat hasadı öncesinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini konuşmak üzere sektör temsilcilerini topladıklarını belirterek, “Amacımız sektörün sorunlarını paylaşıp tarafların katılımıyla ortak çözümü ortaya koymaktır. Bu yıl gerçekleştireceğimiz hububat hasadının üretici, tüccar ve sanayicimize, ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” diye konuştu. SANAYİCİNİN TALEBİ KARŞILANMALI Toplantının moderatörü Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Antalya’nın tarım kenti olduğunu belirterek, üniversitenin yaptığı çalışmaların sektörle paylaşılması gerektiğini, bunun için çalıştıklarını kaydetti. Buğdayda verim ve kalitenin elde edilmesinin tercih edilen tohum çeşidine de bağlı olduğunu belirten Akar, “Sanayicinin istediği buğdayı nasıl üretiriz buna cevap bulamazsak buğday üretimi biter” diye konuştu. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, girdi maliyetlerinin yüksekliğinden yakınırken, ekim alanlarının azaldığına dikkat çekti. YAYLA BUĞDAYI YAĞMUR BEKLİYOR Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden Hidayet Güç, çiftçi hangi tohumu bulursa onu ekme yolunu seçtiğini belirterek, artık bölgeye uygun çeşit tercihinin yapılması gerektiğini söyledi. Sahilde buğday verim ve kalitesinin iyi olduğunu kaydeden Güç, yayla bölgesindeki buğdayın bu dönem yağış görmemesi halinde kuraklık nedeniyle yüzde 35-40 verim kaybına uğrayacağını kaydetti. Güç, “Yaylada kritik aşamadayız” dedi. İHRACAT YAPMAK İÇİN BUĞDAY İTHAL EDİYORUZ Nar Un Fabrikası yetkilisi Cem Oğuz Kırtız, çiftçi başına düşen arazi miktarının ülkemizde 60 dönüm iken, buğday yetiştiren ülkelerde 500 dönümün üzerinde olduğunu belirterek, arazilerin küçüklüğünden yakındı. Türkiye’nin buğday ithal eden bir ülke olduğunu ancak 2007’den bu yana dünyada un ihracatında birinci sırada yer aldığını belirten Kırtız, 2016 yılında 77 milyar dolarlık un ihracatı yapıldığına dikkat çekti. Kırtız, “Şimdiki ithalatın tamamı un ihracatı için yapılıyor. Dünya sıralamasında Türkiye bir numaradır” dedi. HASAT 5 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR Batı Akdeniz Biçer Döverciler Kooperatifi Başkanı Kadir Sarıcalar, bu yıl buğday biçiminde sıkıntı çekmeyecekleri söyledi. Bölgede buğday hasadının 5 Haziran’da başlayacağını kaydeden Sarıcalar, sanayici ve tüccarın topraklı biçilmemesi talebini dikkat alacaklarını vurguladı. TOPRAKLARIMIZI BETONA KURBAN ETMELEYİM Toplantıda, hububat ekimi yapılan alanların pamuğa kaydığı belirtilirken, devletin sertifikalı tohuma daha fazla destek vermesi gerektiği ifade edildi. Antalya’da tarım topraklarının betona kurban edilmemesi istenirken, kuraklığa dayanıklı çeşit geliştirilmesi talebinde bulunuldu.  

Detaylar...

SGK İL MÜDÜRܒNDEN SİGORTALILARA YAPILANDIRMA UYARISI
Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nejat Deniz, Sosyal Güvenlik Haftası çerçevesinde Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Cüneyt Doğan’ın bulunduğu ziyarette SGK İl Müdürü Deniz, sigorta prim borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili borçlulara uyarıda bulundu. Deniz, sigorta prim borcu bulunan ve 6736 sayılı kanun kapsamında çıkarılan yapılandırmaya başvuran işveren ve sigortalıların ilk taksitini 31 Mayıs’a kadar ödemesi gerektiğini belirtti. YAPILANDIRMANIN DEVAMI İÇİN İLK TAKSİT ÖNEMLİ Deniz, Antalya’da 35 işverenin, 25 bin de Bağ-Kur’lunun sigorta borcunun yapılandırılması için başvurduğunu bildirdi. İlk taksitin ödenmesinin yapılandırmanın devamı için önemli olduğunu belirten Deniz, “Yapılandırmaya başvuran tüm işveren ve sigortalılarımızı ilk taksitini 31 Mayıs tarihine kadar ödemeleri gerektiğini hatırlatıyoruz. İlk taksitin ödenmesi yapılandırmanın devam etmesi ve yapılandırmadan elde edilecek faydanın sağlanması açısından son derece önemli” diye konuştu. ÜYELER BİLGİLENDİRİLECEK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ekonomik yük altındaki işveren ve sigortalarının zaman zaman sigorta prim borcunu ödeyemez hale geldiğini belirterek, çıkarılan kanunla sunulan yapılandırmanın iyi bir fırsat olduğunu, bunun değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çandır, Borsa üyelerine yapılandırma ödemelerinin zamanında yapılmasıyla ilgili bilgilendirmede bulunacaklarını söylerken, Deniz’e ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

HAL KOMİSYONCULARINDAN BORSA’YA ZİYARET
Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği başkanlığına seçilen Nevzat Akcan yönetim kurulu üyeleri ve hal komisyoncularıyla birlikte Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan ve Halil Bülbül’ün de bulunduğu ziyarette, komisyoncuların sorunlarının yanı sıra yaş meyve ve sebze fiyatları gündeme geldi. “YÜKSEK FİYATIN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ” Hal Yasasıyla ilgili sıkıntılarını dile getiren Dernek Başkanı Nevzat Akcan, enflasyonun sorumlusu gibi gösterilmekten dertli olduklarını kaydetti. Akcan, “Yüksek fiyatın sorumlusu Antalyalı komisyoncular değil” dedi. Akcan, üretim planlamasındaki sıkıntıya dikkat çekerken, fiyatlardaki yüksekliğin bir nedeninin de planlama olduğunu söyledi. Akcan, Antalya Ticaret Borsası’yla birlikte projeler yaparak, sektörel sorunlara çözüm önerileri sunmak istediklerini bildirdi. SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇALIŞIYORUZ ATB Başkanı Ali Çandır, Dernek Başkanı Nevzat Akcan ve ekibine görevinde başarılar diledi. Çok sayıda hal komisyoncusu üyesi bulunan Antalya Ticaret Borsası’nın sorunların aşılması için çeşitli toplantılar düzenlediğini belirten Çandır, hal komisyoncularının sorunlarını bildiklerini vurguladı. Çandır, gerek tarımın gerekse komisyonculuk mesleğinin itibarının korunması için her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti. Çandır, ziyareti nedeniyle Dernek yönetimine teşekkür etti.  

Detaylar...

TARIMDA SEFERBERLİK BORSA’DA KONUŞULDU
“TARIMA İTİBAR KAZANDIRALIM” Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi ve Dünya Gazetesi ortaklığıyla Borsa toplantı salonunda “Tarımda Seferberlik” konulu “Tarım Sohbetleri” toplantısı düzenlendi. Moderatörlüğünü Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Çakmak, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın konuşmacı olarak katıldığı Tarım Sohbetleri’ne, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Cüneyt Doğan, Süleyman Ersan, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Özen, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ANSİAD Başkan Yardımcısı Lütfi Göbüş ile tarım sektörü paydaşları katıldı. TARIMIN SORUNU GÜNÜBİRLİK TEDBİRLERLE ÇÖZÜLEMEZ ATB Başkanı Ali Çandır, tarımın sorunlarının günübirlik tedbirlerle çözülemeyeceğini belirterek, “Mutsuzluğa karşı savaş açma isteği oluşuyor. Savaş durumunda da seferberlik ilan edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bugün toplantımız bu formatta başladı ama bunun devamı gelecek. Sizlerin katkılarıyla bu toplantıları geliştirmek istiyoruz. Katılımınız nedeniyle teşekkür ediyorum” dedi. TARIMA İTİBAR KAZANDIRALIM Toplantının moderatörü Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, ATB Başkanı Ali Çandır’ın meclis konuşmasında “tarımda seferberlik başlatmalıyız” dediğini anımsatarak, yaşadığımız sorunların günübirlik önlemlerin ötesinde daha geniş kapsamlı, kısa, orta ve uzun vadeli program ve çalışma çerçevesinde çözülebileceğini ifade ettiğini belirtti. Yıldırım, “Buna katkıda bulunmak üzere buradayız. ’Seferberlik’ kaynakların topyekün seferber edilerek tarıma daha çok dikkat çekmeyi ifade ediyor. Tarım biraz sonuçlar üzerinden tartışılıyor. Nedenleri bir tarafa bırakıp fiyatı tartışıyoruz. Fiyat aslında bir sonuç. Sizin uyguladığınız politikaların sonucu böyle bir sorun çıkıyor. Yüksek girdi maliyetlerini çok fazla konuşmuyoruz, üretim planlamasını konuşmuyoruz, dış ticaret ve pazarlamada ciddi sıkıntılar var bunların yerine fiyat odaklı tartışma yaşanıyor” diye konuştu. TARIM DUBLE YOLDAN ÖNEMLİ Tarıma itibar kazandırılması gerektiğini belirten Ali Ekber Yıldırım, “Tarımı yapanların bu mesleğin itibar işi olduğunu bilmesi gerekiyor. Duble yollar, köprüler, barajlar ne kadar önemliyse tarımın bunlardan daha önemli olduğunu hem bizi yönetenler hem toplumun benimsemesi gerekiyor” diye konuştu. Mesleklerle ilgili araştırmayı katılımcılarla paylaşan Ali Ekber Yıldırım, “126 meslek arasında birinci sırada en geçerli meslek tıp doktoru iken, ikinci sırada üniversite profesörü, üçüncü sırada hukukçu yer alıyor. Çiftçilerimiz 53. sırada yer alırken, tarım işçileri 114’üncü sırada yer alıyor. Son iki sıra falcı ve dansöz bulunuyor” dedi. TARIMA BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılan son görüşmede domatesin gündeme geldiğini ve Putin’in “ben kendi tarımımı geliştirmek istiyorum” dediğini anımsatan Yıldırım, “Tarıma bakış açımızı değiştirip, tarımı önemseyip tarım seferberliğini bu gözle değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın 58 ilde 796 üreticiyle yüz yüze yapılan bir anketinde tarımın sorunlarının sorulduğunu kaydeden Yıldırım, girdilerde pahalılık, dışa bağımlılık, ürün fiyatlarının düşük olması, arazilerin küçük parçalı olması, örgütlenmenin zayıf olması, uygun sayı ve fiyatta işçi bulamamak, bilinçsiz üretim, bankalardan kredi temininin sorunlar arasında ilk sıralarda yer aldığını kaydetti. Tarım politikalarındaki istikrarsızlığa dikkat çeken Yıldırım, “Bu da önemli bir sorun bakan değişse bile değişen tarım politikamız var” dedi. İHRACATI ÖTELEME POLİTİKASI YANLIŞ Hükümetin milli tarım politikası adı altında yeni bir politikası olduğunu belirten Yıldırım, ”Uygulamayla yazılanlar yine çelişkili. Bugüne kadar ürün fiyatı artınca ithalat yapar ürün fiyatını düşürürsünüz politikası uygulanıyordu. Şimdi ilk kez ihracatı öteleme, engelleme gibi bir durum ortaya çıktı. ‘İvan ucuza yiyeceğine Hasan ucuza yesin’ gibi yanlış bir uygulama ortaya konuyor” diye konuştu. HEDEFLERE ULAŞMAK HAYAL Türkiye’nin tarımla ilgili 2023 hedefleri olduğunu anımsatan Yıldırım, “Hedef, 150 milyar dolar gayri safi milli hasılaya ulaşmak, 40 milyar dolarlık ihracat, 8.5 milyon hektar sulanabilir alana ulaşmak. Bugünkü büyüme, çalışmalarla yapılanlara baktığımızda bu hedeflere ulaşılması hayal. Tarımın her sene yüzde 16 büyüme yakalaması gerekiyor ki hedeflere ulaşılabilsin. Bir yandan 40 milyar dolar ihracat diyoruz, bir yandan da ihracatı ötelemeden bahsediyoruz. Bu mümkün görünmüyor” diye konuştu. 9 İNSANDAN BİRİ AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR FAO Temsilcisi Dr. Ayşegül Selışık, dünyada 9 insandan birinin açlıkla mücadele ettiğini belirterek, “Bir iyileşme var ama hala 800 milyon insan kronik açlık yaşıyor, vitaminlerden mahrum besleniyor” dedi. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının beklendiğini belirten Selışık, insanların beslenmesi için tarımsal üretimin yüzde 50 artırılması gerektiğine dikkat çekti. Selışık, “Dünyada kırsalda yaşayanların 700 milyonu ciddi yoksulluk çekiyor. 2 milyardan fazla insan mineralli besinlerden faydalanamıyor. Ülkemizde 1 milyon insan obez tehdidi altında. Hem açlık, üretilen gıdaların israfı söz konusu. Dünyada 2.5 milyar çiftçi doğal afetlere karşı korumasız” diye konuştu. KIRSAL KALKINMA İÇİN GIDA GÜVERLİĞİ Kırsalda kalkınmayı gerçekleştirmek için gıda güvenliğinin koruma altına alınması gerektiğini söyleyen Ayşegül Selışık, “Eğer önlem alınmazsa 2030 yılına gelindiğinde yetersiz beslenme oranı artmış olacak. BM raporuna göre sürdürülebilir bir tarım sağlanamaz bu gidişle. Küçük çaplı çiftçilerin daha fazla üretmesi, fosil yakıt kullanımı azalması, biyoloji çeşitliliğin korunduğu gıda sistemlerine geçmeye ihtiyaç var. Bu konuda çiftçilerin örgütlü bir yapıda, desteklenmesi, tarımda yatırım ve çevre koruma tedbirlerinin alınması gerekiyor” diye konuştu. TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Çakmak, Antalya Ticaret Borsası nın tarımda seferberlik kavramına dikkat çekerken “Tarımda gerçekten bir seferberliğe ihtiyaç var ama ne yapabiliriz konusunda bir şey yok” dedi. Çakmak, tarımda her türlü fırsatlardan yararlanma durumunun etkin kullanılması gerektiğini söyledi. Tarımda veri, data ve bilgi gibi kavramların geçmişte kullanılırken günümüzde kullanılmadığını söyleyen Çakmak, tarımda bilgiyi kurumsal bir ağ içine alacak çalışmaların olmamasından yakındı. Günümüzde tarım ile ilgili verilerin kalitesinin düştüğünü de söyleyen Çakmak, "Bu sistemde verimliliği başka türlü artıramazsınız kısa vadeli düşünmelerle bu iş olmaz. Geleceğe doğru yatırım yapılması lazım. Tarımı iktisadi bir analize tabi tutmak zorundayız. Veri üretiminde kalite acayip azaldı. Özellikle tarımda verilerin kalitesi, kişi başı gelirle yarışacak düzeyde değil. İyileşeceğine daha da çok kötüleşiyor" diye konuştu. REÇETEYİ VERDİ Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal, hükümetler değiştikçe bakanlar değiştikçe değişen bir tarım politikası olduğunu belirterek, gerçek milli tarım politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Uysal, "Biz artık tarım konusunda, gelecekte ne olacağına dikkat ederek strateji geliştirmeliyiz. Avrupa nın tersi bir üretim var bizde. Biz yıllardan beri et meselesini konuşuyorsak demek ki hala bir şey yapamamışız. Hükümet değiştikçe, bakan değiştikçe değişen tarım politikasının bize yararı yok " diye konuştu. Köyden kente kaçışa dikkat çeken Yaşar Uysal, “Hala şehir hayatına uyum sağlayamadık. Çiftçi ile tüketici arasındaki zincir tartışmalı hale geldi. Ürünlerde çok ciddi bir sağlık sorunu var” dedi. Tarımdaki örgütlenmenin kötü örneklerle dolu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yaşar Uysal, “Türkiye nin büyüme stratejisini değiştirmemiz lazım. Çözüm budur. Türkiye artık sıcak paraya bağlı büyüme modelini bir kenara koyup üretici endeksli bir politika geçmesi gerekiyor. Kayıt altına alınmış bir ekonomiye ihtiyacımız var. 2001 den bu yana tarım sayımı yapılmadı. Tarım haritasının ortaya çıkarılması lazım. Kırsal kesimde örgütlenmelerin olması şart. Tarımsal örgütlenmede bağımsız bir model oluşturulması gerekiyor. Çiftçilerin ucuz ürün girdisi ve pazarlamasının sağlanması lazım” diye konuştu. Tarımsal üretimdeki bilginin önemini vurgulayan Uysal, “Tarımsal üretimde bilgi olmazsa işimiz oldukça zor olur, Dünyada en önemli girdi bilgi. Türkiye sanayicisini, çiftçisini makroekonomik politikalarla üreticilerinizi koruyamazsınız. Makroekonomik politikanın değişmesi lazım” dedi. Türkiye’nin stratejik ürünlerini belirlemesi gerektiğini kaydeden Uysal, coğrafi işaret kullanımının artırılması gerektiğini vurguladı. İyi eğitilmiş çiftçinin üretim için önemini vurgulayan Yaşar Uysal, tarım meslek liselerinin gündeme gelmesi gerektiğini ifada etti. Destekleri gerçek üreticilerin alması gerektiğini söyleyen Uysal, “Üretim temelli destek verilmeli” dedi. Girdi tedariki ve ürün pazarlamasının aynı örgüt tarafından yapılması gerektiğini söyleyen Yaşar Uysal, tarımda müstakil bir örgütlenme modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Tarım ve ekonominin kayıt altında olmadığını söyleyen Uysal, “Türkiye artık sıcak paraya bağlı büyüme modelini bir kenara koyup üretici endeksli bir politika geçmesi gerekiyor. Kayıt altına alınmış bir ekonomiye ihtiyacımız var. 2001 den bu yana tarım sayımı yapılmadı. Tarım haritasının ortaya çıkarılması lazım” dedi.  

Detaylar...

VERGİ DAİRESİ BAŞKANI’NDAN YAPILANDIRMA UYARISI
Antalya Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, Grup Müdürü Cemal Akpunar, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdür Yardımcısı Recep Şen ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Cüneyt Doğan’ın da bulunduğu ziyarette Uzun, 19 Ağustos 2016 tarihinde yürürlüğe giren vergi borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili Mayıs 2017 ayında yapılacak taksit ödemeleri hakkında bilgi verdi. 31 MAYIS SON GÜN 6736 sayılı Kanundan yararlanabilmek için ilk iki taksitin süresinde ödenmesi şartını anımsatan Metin Uzun, şunları kaydetti: “Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandıran mükelleflerimizin, peşin veya ilk iki taksit ödemelerini her hal ve takdirde 31 Mayıs 2017 tarihi bitimine kadar yapmaları gerekmektedir. Kanun kapsamında ilk taksitlerini Kasım 2016 ayında ödeyen mükelleflerimizin Ocak ayında ödemeleri gereken ikinci taksit ödemelerini 31 Mayıs 2017 tarihi bitimine kadar yapmaları, ayrıca ilk taksitini süresinde ödeyemeyen mükelleflerimizin ise ilk taksit ile birlikte ikinci taksitlerini de Mayıs 2017 ayında ödemeleri halinde Kanundan yararlanma hakkı devam edecektir.” FIRSATI KAÇIRMAYIN Özellikle birikmiş borçların ödenmesine büyük kolaylık sağlayan 6736 sayılı Kanundan yararlanmak için tanınmış olan bu son şansın kaçırılmaması gerektiğini belirten Uzun, “Kanun kapsamında peşin veya taksitli ödeme seçeneklerini tercih edip yapılandıran tutarları ödeyemeyen borçlular Mayıs 2017 ayı sonuna kadar ödemelerini peşin yaptıkları takdirde peşin ödeme indiriminden faydalanabileceklerdir. Mükelleflerimizin ödemeler için son günlerde oluşabilecek yoğunluğu dikkate alarak ödemelerini son günlere bırakmadan yapmaları halinde gereksiz zaman kaybı önlenecektir” diye konuştu. Uzun, yapılandırmayla ilgili ödemelerin vergi daireleri, bankalar ve kredi kartıyla yapılabileceğini kaydetti. ATB ÜYELERİNE DUYURULACAK Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, borçların yapılandırmasıyla ilgili kanundan yararlananların bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini belirterek, tekrar yapılandırma beklentisinin yanlış olduğunu kaydetti. Çandır, Başkan Metin Uzun’a ziyareti nedeniyle teşekkür ederken, üyelerine yapılandırma ödemelerini zamanında yapması konusunda bilgilendirmede bulunacaklarını kaydetti.  

Detaylar...

AK PARTİ YÖNETİMİNDEN BORSA`YA ZİYARET
AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer beraberindeki partililerle birlikte Antalya Ticaret Borsası`nı ziyarete etti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Cüneyt Doğan`ın ağırladığı AK Parti heyetinin ziyaretinde ağırlı olarak tarım gündeme geldi. AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer, hükümetin tarıma önem verdiğini söylerken, tarımsal üretimin de ülke ve Antalya ekonomisi için önemine vurgu yaptı. İşbirliği içinde hareket ederek, birlikte çalışarak daha iyi bir Antalya yaratmanın mümkün olduğunu söyleyen Rıza Sümer, Antalya Ticaret Borsası`na çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. SİNERJİNİN GÜCÜNE İNANIYORUZ ATB Başkanı Ali Çandır da Sümer ve AK Parti heyetine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. Borsa olarak tarımsal üretimin sorunlarını ortaya koyup çözüm önerileri sunduklarını kaydeden Çandır, ülke tarımını ve ekonomiyi geliştirmek için çalıştıklarını söyledi. Şehirde aidiyet duygusuyla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Çandır, birlikte hareket etmenin gücüne inandıklarını ve bunun için çalıştıklarını söyledi.

Detaylar...

ENFLASYON BEKLENTİNİN ÜZERİNDE
  Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı Nisan ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye ortalamasında yüzde 1.31, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 0.76 artış yaşandığını belirten Çandır, yıllık bazda tüketici enflasyonunun yüzde 11.87, üretici enflasyonunun ise yüzde 16.37 olduğunu kaydetti.   8.5 YILIN REKORU Enflasyonun yılbaşından itibaren tırmanmaya başladığı ve beklentilerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Çandır, enflasyonun son 8.5 yılın rekorunu kırdığını belirtti. Çandır, "Tüketici ve üretici fiyatlarındaki bu artışlar sonucu enflasyon ne yazık ki çift hanede asılı kalmıştır" dedi.     ÇİFT HANEYİ ERKEN GÖRDÜK 2016 yılı sonunda yaptığı değerlendirmelerde 2017`nin çift haneli enflasyonlar halinde geçeceği uyarısında bulunduğunu anımsatan Çandır, "Bu çift haneye geçiş, beklentimizin de öncesinde gerçekleşti, dikkate alınması gereken bir konudur. Önümüzdeki ayların geçen yıl gerçekleşen enflasyonları dikkate alındığında bu yükselişin devam edeceği beklenmelidir. Enflasyonun baz etkisi önümüzdeki aylar için de tehlike sinyalleri vermektedir" diye konuştu.   Üretici fiyatlarındaki enflasyonun belirli bir gecikme ile tüketici fiyatlarındaki enflasyonu tetiklediğini belirten Ali Çandır, "Ancak geçmiş üretici fiyatları ve tüketici fiyatları arasındaki ilişkiye baktığımızda bu tetiklemenin yeterince gerçekleşmediği görülmektedir. Yüzde 20`ye yaklaşan üretici enflasyonu ve yüzde 25`e yaklaşan yurtdışı üretici enflasyonu  kur fiyatlarındaki yaşanan artışı da dikkate alırsak üretici fiyatlarının henüz tüketici fiyatlarına yansımadığını görüyoruz. Bu yansımanın eninde sonunda yaşanacağını bilip, geleceğe yönelik beklentilerimizi buna göre şekillendirmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.   Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batkı Akdeniz`de tüketici enflasyonun Nisan ayında aylık yüzde 1.35 ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirten Çandır, yıllık ise yüzde 11.84 ile ortalamanın altında olduğunu kaydetti. Çandır, "Aylık enflasyon artışında geçen aya göre 1 basamak yükselerek 26 bölge içerisinde en fazla artış görülen 6. bölgeden biri konumunda bulunan bölgemiz enflasyonu, ülke geneline oranla negatif yönde bir eğilim göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu.   EN FAZLA TARIM ÜRÜNLERİ ARTTI Tüketici fiyatları bazında en yüksek artış gösteren 20 ürünün yüzde 45’ini tarım ürünlerinin oluşturduğunu belirten BAGEV Başkanı Çandır, "Yine, en fazla düşüş gösteren 20 ürün içerisindeki ürünlerin yüzde 50’si tarım ve gıda ürünleridir. Bu artış ve azalışın temeli mevsimsel geçişlerden kaynaklanmakla birlikte artış görülen bazı ürünlerde yaşadığımız arz problemlerinin de devam ettiğini göstermektedir" dedi.   Ana harcama gruplarını değerlendiren Çandır, bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE`de en fazla artışın yüzde 21.65 ile alkol ve tütün grubunda gerçekleştiğini, ulaştırmada yüzde 17.94, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 15.63 artış gerçekleştiğini belirtti.   EKONOMİYİ RAHATLATACAK KARARLAR ALINMALI BAGEV Başkanı Ali Çandır, Merkez Bankası`nın yüzde 8 enflasyon hedefini revize ederek yüzde  8.5 çıkardığını belirtirken, çok sıkılaştırılmış Türk Lirası politikasının enflasyonu geriletmekten çok ekonomik aktiviteyi daralttığını kaydetti. Çandır, "Gereğinden fazla sıkılaştırılmış para politikaları büyüme zorluğu içerisindeki ekonomimiz için ilave zorluklar yaratacaktır" dedi.   Ali Çandır, enflasyon değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Gerçekleşmelerin geride bıraktığımız 4 ayın sonunda yukarı yönlü seyir halinde bulunması, tüketici ve üretici cephelerinin önümüzdeki dönemde daha hassas davranacağına işaret etmektedir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde tüketiciyi rahatlatacak, girişimcileri ise risk alarak yatırım yapabilmesinin önünü açacak kararların alınıp uygulanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Detaylar...

GTB MÜSTEŞAR YARDIMCISI YÜCEL`DEN BORSA`YA ZİYARET
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Antalya Ticaret Borsası`nı ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav ile Cüneyt Doğan`ın ağırladığı Yücel`e Antalya Ticaret İl Müdürü Seval Dizerkonca ile bürokratlar eşlik etti. Yücel Antalya Ticaret Borsası`nın çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, özellikle ülke sınırlarını aşan Yöresel Ürünler Fuarı`nın ekonomiye olan katkısına dikkat çekti. ATB Başkanı Çandır, İsmail Yücel`e Borsa`nın projelerini anlatırken, Yücel`i 13-17 Eylül`de yapılması planlanan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e davet etti. Çandır, 7`nci YÖREX`e katılan Yücel`e fotoğraflarının bulunduğu albüm ile Zeytinpark zeytinyağı ve ürünlerinin bulunduğu paket hediye etti. Çandır, ziyareti nedeniyle Yücel`e teşekkür etti.  

Detaylar...