Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 1 2 3 4 5 6
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.25.146
Şuan 18 kişi online
Bugün 315 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 66019
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB YÖNETİMİNDEN PROTOKOL ZİYARETLERİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetimi, Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Garnizon Komutanlığı, Vergi Dairesi, Defterdarlık ve Antalya Barosu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerde güncel ve ekonomik konular ile Antalya tarımı gündeme geldi. EMNİYET MÜDÜRÜ’NE ZİYARET Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan’la birlikte Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Celal Uzunkaya’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Uzunkaya’ya görevinde başarılar dileyen Çandır, Borsa’nın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin vitrini olan Antalya’nın güvenliğinin önemine dikkat çeken Çandır, kentin güvenliği için özveriyle çalışan emniyet mensuplarına teşekkür etti. Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya da Borsa yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. JANDARMA VE GARNİZON KOMUTANI’NA ZİYARET ATB Yönetimi, 3’üncü Piyade Eğitim Tugayı ve Garnizon Komutanı Piyade Albay Tahir Savran’ı ziyaret etti. Güncel konuların gündeme geldiği ziyarette Ali Çandır, Borsa’nın çalışmalarıyla ilgili bilgi verirken, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in başarıyla tamamlandığını anlattı. Savran, Borsa’nın kent ekonomisi için önemine dikkat çekerken, borsa yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. ATB Yönetimi İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Albay Yusuf Kelleli’yi de ziyaret etti. Kelleli, Borsa yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. Çandır, komutanlara Konyaaltı’nda şehit edilen uzman çavuş Fazıl Doğruöz’le ilgili başsağlığı dileklerini iletirken, şehide Allah’tan rahmet diledi. VERGİ DAİRESİ BAŞKANI’NA ZİYARET ATB Yönetimi Vergi Dairesi Başkan Vekili Metin Uzun’u ziyaret etti. Ziyarette mevcut alacakların yeniden yapılandırılması ile kurum ve şahıslardan alınan geçici vergilerin ekonomiye olan etkisi gündeme geldi. ATB Başkanı Ali Çandır, her geçen gün etkisini artıran ekonomik daralmanın üretici, komisyoncu ve ihracatçıyı zora soktuğunu belirtti. Çandır, peşin vergi alımının ticaret erbabını zorladığını ve kayıt dışılığa neden olduğunu kaydederken, Maliye Bakanlığı’nın peşin vergi sisteminden vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Çandır, e-haciz nedeniyle yaşanan problemleri de Vergi Dairesi Başkanı ile paylaştı. DEFTERDARA ZİYARET ATB Yönetimi Antalya Defterdar Vekili Burak Ata’yı da ziyaret etti. Ziyarette, taşınmaz sayısında lider konumda bulunan Antalya’daki 2B arazilerinin durumu, satışı ve tahsilatı konularındaki durum hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette, mevcut tarım alanları ve tarıma elverişli arazilerin korunması da gündeme geldi. BARO BAŞKANI’NA ZİYARET Antalya Barosu Başkanlığı’na seçilen Polat Balkan’ı ziyaret eden Antalya Ticaret Borsası Yönetimi, Balkan ve ekibine hayırlı olsun dileğinde bulundu. Baro Başkanı Balkan, yeni dönemde yapmayı planladıkları çalışmalar hakkında bilgi verirken, kentin sorunlarına duyarlı olduklarını, özellikle imar, kadın hakları ve çevre konularında hassas olduklarını söyledi. ATB Başkanı Çandır, tarım sektörüne özel sosyal güvenlik sistemiyle ilgili yapacakları çalışmalara Baro’dan hukuki alanında destek beklediklerini söyledi. Çandır, Zeytinpark’ta kadın istihdamına yönelik çalışmalar yapacaklarını belirterek, bu konuda da Baro’dan katkı bekledikleri dile getirdi. ATB yönetimi ziyaretlerde Zeytinpark’ta yetişen tavşan yüreği zeytinden elde edilen zeytinyağını hediye etti.  

Detaylar...

CHP İL YÖNETİMİNDEN BORSA’YA ZİYARET
CHP İl Başkanlığı’na seçilen Mustafa Erdem, beraberindeki heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ile ATB Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül’ün ağırladığı CHP heyeti, il örgütünün çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. CHP İl Başkanı Mustafa Erdem, Antalya Ticaret Borsa’nın kent ve ülke ekonomisine ilişkin çalışmalarını yakından takip ettiklerini bildirirken, Borsa’nın Antalya gündemine yön veren bir kurum olduğunu söyledi. SİYASİ PARTİLERİN GÜNDEMİNDE KENT OLMALI ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Mustafa Erdem ve CHP heyetine ziyareti nedeniyle teşekkür ederken, yeni seçilen il yönetimine başarılar diledi. Borsa’nın çalışmaları hakkında bilgi veren Çandır, Antalya ekonomisi ve tarımını değerlendirdi. Antalya ekonomisinin içinde bulunduğu darboğazdan “Antalya Yaklaşımı” ile çıkabileceğini kaydeden Çandır, “Antalya Yaklaşımı”nı TOBB’un düzenlediği 9. Sanayi ve Ticaret Şurası’nda Başbakan Binali Yıldırım ve ilgili bakanlara da anlattıkları bu konuda destek beklediklerini söyledi. Çandır, siyasi partilerin gündeminin Antalya olması gerektiğini vurgularken, kent dinamiklerinin birlikte hareket ederek kentin gelişimine katkıda bulunmasını arzuladıklarını ifade etti.  

Detaylar...

YÖREX’E 155 BİN ZİYARETÇİ
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 7’ncisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e 155 bin ziyaretçinin katıldığını bildiren ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, fuarı önümüzdeki yıl yurtdışına taşıma hedefinde olduklarını kaydetti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri Halil Bülbül ve Süleymas Ersan’la birlikte 7’nci Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX değerlendirme toplantısı düzenledi. “YÖREX’in 7’ncisini alnımızın akıyla bitirmenin gururunu sizlerle paylaşıyorum” diyen Çandır, başta ATB personeli olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. 7 yıl önce 25 ilin katılımıyla birincisi gerçekleşen YÖREX’te bu yıl 70 ile ulaştıklarını bildiren Çandır, “İlk yıl 25 bin ziyaretçiyle buluşan fuarımızda bu yıl 155 bin 751 ziyaretçi yer aldı. Öncelikle Antalya’ya sonra tüm Türkiye’ye fuara gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür ediyorum. Çabalarımızın sonuç vermesi bizi mutlu ediyor” dedi. YÖREX CESARETLENDİRDİ YÖREX’in fuardan öte kalkınma projesi olduğunu, yerli ve milli bir proje olduğunu söyleyen Çandır, “Küreselleşmenin etkisiyle bizim olanı unutup başkalarının ürettiğini tüketmeye başlamıştık. YÖREX farkındalık yarattık, üreticilerimize cesaret verdik. Kıyıda köşede kalmış ürünleri üreten insanlar YÖREX’le cesaret buldu, üretmeye devam ettiler” diye konuştu. Yöresel ürünlerle ilgili sorumluluğunun arttığını kaydeden Çandır, Kalkınma Bakanlığı, Gümrük Ticaret Bakanlığı, TOBB’un desteğiyle üreticilerin eğitilmesi gerektiğini, ürünlerin gerektiği gibi üretilip pazara sunulması için eğitimin gerekli olduğunu vurguladı. YÖREX’İ ÖNÜMÜZDEKİ YIL YURTDIŞINDA GÖRECEĞİZ YÖREX’e 7 yıldır destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, her yıl YÖREX’i ziyaret ederek güç veren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, 7’nci YÖREX’in açılışına katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’ye, 7’nci YÖREX’i ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na teşekkür eden Çandır, “Ortada bir başarının olduğu herkes söylüyor. Biz daha yolun başındayız ama ortada bir başarı varsa tüm oda ve borsaların başarısıdır. Onlar olmasaydı bu başarıyı elde edemezdik. Kalkınma ajansları ve yerel yönetimlere de ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu. YÖREX’ten beklentinin arttığını söyleyen Çandır, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’nin YÖREX’i yurtdışına çıkarmak için destek sözü verdiğini anımsattı. YÖREX’in yönünün katılımcılara yönelik yapılan anketlerle belirlendiği söyleyen Ali Çandır, “Umuyoruz önümüzdeki yıl YÖREX’i tüm kurumların desteğiyle yurtdışında göreceğiz” dedi. COĞRAFİ İŞARETLER ENSTİTÜSÜ ARTIK ZORUNLU Yöresel ürünlerin hakkının hukukunun korunmasını sağlayan coğrafi işaret zırhına bürünmesi için çalışmalar yaptıklarını da söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, “Bu yönde yol aldık ama yeterli değil. Her ortamda dile getiriyoruz Coğrafi İşaret Enstitüsü kurulması zorunludur. 2500 -3000 yöresel ürünün hakkını hukukunu korumak, onları gün ışığına çıkarmak, önce kendi insanımıza sonra dünya insanına ulaştırmak için bu ürünlerin sağlıklı şekilde denetlenmesi, izlenmesi ve geliştirilmesi gerekiyor. Fransa’da bunun örneği var, üretimden tüketime yöresel ürünleri takip edecek Coğrafi İşaret Enstitüsü’nün kurulması zorunluluğu var” diye konuştu. YÖREX bünyesinde TOBB organizasyonuyla düzenlenen Coğrafi İşaret Semineri ile ilgili de bilgi veren Çandır, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA),Uluslararası Coğrafi İşaretler Ağı Organizasyonu (OriGIn), Uluslararası Akdeniz Tarım Araştırmaları Merkezi Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü’ne (CIHEAM-IAMM) sağladıkları katkıları için teşekkür etti. KALKINMA AJANSLARI GÜÇ VERDİ 7’nci YÖREX’e 13 kalkınma ajansının güç verdiğini söyleyen Ali Çandır, “Umuyoruz gelecek yıl 26 kalkınma ajansı YÖREX’te olur. Aslında kalkınma ajanslarının çalışma tanımıyla YÖREX örtüşüyor. Bölge refahının artırma, işsizliği azaltma, kırsalda işsizliği önleme gibi hedefleri ortak. Kırsal kalkınmayı hedefliyorsak bunun anahtarı olarak yöresel ürünleri görüyoruz” diye konuştu. DENETİMSİZ SERGİLER YÖRESEL ÜRÜNLERE ZARAR VERİYOR Yöresel ürünlerin gıda güvenliğine ve denetime tabi olmadan gelişi güzel sergilenmesini eleştiren Ali Çandır, şunları söyledi: “Bizler YÖREX’i, sizlerinde bildiği üzere 5174 sayılı kanun gereğince, fuar olarak daha önce şartları ve uyulması gereken kurallar bütününe uygun bir biçimde düzenlemekteyiz. Ancak sergi adı altında pazar yerleri de dahil olmak üzere kentimiz ve ülkemizin çeşitli noktalarında yapılan etkinlikler; günü birlik çıkarlar uğruna, yöresel ürünlerin itibarına ve tüketici nezdinde oluşan güven algısına zarar vermekte ve yer yer bu güveni yok etmekteyiz. Bu konuyu fuar sonrası Gümrük ve Ticaret Bakanımıza da ilettik. Temel isteğimiz şehir günleri ya da yöresel ürünler adı altında yapılan etkinlikleri bir kurala bağlayan, taklit ve tağşiş ile kötüye kullanımın olduğu anlarda ağır cezaların olacağı bir sergi ve organizasyon sisteminin olması yönündedir” diye konuştu. Ali Çandır gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Yöresel ürünlerin endüstriyel ürün olmasına karşı olduğunu vurgulayan Çandır, “Yöresel ürün endüstriyel hale gelince 12 bin yıllık birikim yok olur. Olursa keçi sütünden Ezine peyniri diye saçma sapan şeyler ortaya çıkar” dedi. Çandır, bir soru üzerine YÖREX’in ardından çok sayıda ticari anlaşmanın sağlandığını bildirdi. YÖREX’te tüm stantların büyük ilgi gördüğünü söyleyen Çandır, “Antalya’da çok sayıda şehirden insan yaşıyor. Düzenlediğimiz fuarda da bunu çok açık bir şekilde gördük. Türkiye’nin doğusu da batısı da burada biz olduk. Bütün şehirler bir araya geldi. Bu da bizi mutlu etti. Doğu ve Güney Doğu’dan katılan kalkınma ajanslarına da ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu. Coğrafi işaretli ürünlerin diğer ürünlere göre pahalı olduğunu belirten Çandır, “Tüketici coğrafi işaretli ürüne yüzde 20-30 oranında fazla ödemeyi göze alıyor. Şimdi siz Akseki’den pekmezi alır içine su katarsanız bunun ücreti fazla gelebilir. Ancak coğrafi işaretli ürünler doğal olarak normalden biraz daha pahalı bu gayet normal bir durum” diye konuştu.  

Detaylar...

KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ BORSA’DA ANLATILDI
Antalya Ticaret Borsası’nın başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi tarafından Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ hakkında Antalya Ticaret Borsası üyeleri ve tarım sektörü paydaşları bilgilendirildi. ATB toplantı salonunda düzenlenen bilgilendirme toplantısına, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. 2 BİNİN ÜZERİNDE İSTİHDAM SAĞLANDI Toplantının açılışında konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Dallı, kırsal kalkınma destekleri programı kapsamında 2006 yılından 2016 yılına kadar 132 proje gerçekleştirdiklerini bildirirken, geçen yıl başlatılan 12 projenin de halen devam ettiğini kaydetti. Program kapsamında kırsalda 144 tesisi hayata geçirdiklerini söyleyen Dallı, “Bugüne kadar 8 binin üzerinde projeye destek verdik. Projelerin toplam hibe tutarı 61 milyon Lira’nın üzerinde iken, yatırım tutarı 150 milyon Lira’nın üzerinde gerçekleşti” diye konuştu. Hayata geçirilen projelerde 2 binin üzerinde istihdam sağladıklarını bildiren Dallı, “On binlerce çiftçinin ürünün desteklenmesi, muhafaza edilmesi, pazarlanması gibi konulara destek olduk. Çiftçinin kırsal alandaki ekipmanlarını yeniledik, geliştirdik, rekabet edebilme gücünü ve gelirlerini artırdık” dedi. BABA OĞULA TANIMAZ Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın 11. Etap uygulamalarının geçen etap uygulamalardan farklı olduğunu söyleyen Dallı, “Konu başlıkları zenginleşti. Kırsal alanda gelişmeye imkan tanıyacak yeni planlamalar, yeni yatırımlara olanak tanımış oldu. Bu imkanları baba oğula tanımaz. Yatırım planı olanlar için bu program bulunmaz bir nimet. Ancak yatırımcı çiftçiler bu imkanları doğru kanalda kullanmalı. Yatırımcı fizibiliteyi iyi yapmalı, iyi kullanmalı, iyi değerlendirmeli. Yapacağı yatırımla kendi ekonomisi ve ülke ekonomisine katkı sağlamalı” diye konuştu. PROJE BAŞVURULARI İÇİN SON GÜNÜ 4 ARALIK Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü İzzet Kaş, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın 11. Etap uygulamalarıyla ilgili katılımcılara bilgi verdi. 2006’dan beri projenin yürütüldüğünü belirterek, amaçlarını ve hedeflerini anlattı. Programın amaçları hakkında bilgi veren Kaş, programla kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonun sağlanması, tarımsal altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesi tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması, kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasının amaçlandığını bildirdi. İzzet Kaş, ekonomik yatırım konuları, proje tutarları, ekonomik yatırımlara kimlerin başvurabileceği, tarımsal üretime yönelik sabit yatırımlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. 21 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan program kapsamında proje başvurularının 4 Aralık’ta sona ereceğini bildiren Kaş, sunumun ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı.  

Detaylar...

ÇANDIR`DAN 10 KASIM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 10 Kasım mesajı: “Türk milletinin en onurlu mücadelesi Kurtuluş Savaşı’na önderlik ederek bağımsızlık meşalesini yakan Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” anlayışı ile savaştan yana değil barıştan yana taraf olan dünyanın örnek aldığı lider olmuştur. Kurduğu devletin çağdaş normlara ulaşması için pek çok devrimi hayata geçiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ün en büyük ideali temellerini attığı Türkiye Cumhuriyetini muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmaktı. Bugün daha çok birleşmeye, birbirimizi daha çok sevmeye, daha fazla çalışmaya, daha fazla üretmeye, daha fazla demokrasiye, daha fazla hukuka ihtiyacımız var. İş dünyası olarak birinci hedefimiz, daha çok çalışıp daha çok üreterek Atamızın bize emanet ettiği bu eşsiz vatanı, birlik ve bütünlük içerisinde muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmaktır. Biz bu hedef doğrultusunda kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ü ebediyete intikalinin 78’inci yılında saygı, şükran ve minnetle anarken, çalışma ve silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize Allah`tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.”  

Detaylar...

EKİM ENFLASYONU, FAİZ DÜŞÜŞÜNE DEVAM İÇİN GÖZ KIRPTI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı Ekim ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Eylül ayında enflasyonun rekor düzeyde düşük açıklandığını anımsatan Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı tüketici enflasyonu TÜFE’yi ülke geneli için yüzde 1.44 ve Batı Akdeniz için ise yüzde 1.74 olarak açıkladı. Bu rakamlar belki rekor değil ama Türkiye geneli için 2006 yılı Ekim ayından sonraki en düşük enflasyon oldu. Bölgemizin enflasyonu ise 13 yılın ortalama değerlerinde geldi” değerlendirmesinde bulundu. Ekim ayında yıllık TÜFE rakamlarının ülke geneli için yüzde 7.16 ve Burdur, Antalya ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz için yüzde 7.44 olarak açıklandığını belirten Çandır, “Ülke geneli için açıklanan yüzde 7.16 enflasyon, 2009 yılından sonraki en düşük enflasyon olmuştur. Kentimiz ve bölgemiz açıklanan yıllık enflasyon ise 2007 ve 2009’dan sonraki en düşük üçüncü enflasyon olmuştur” dedi. YÜKSEK ENFLASYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ “Antalya ve Batı Akdeniz enflasyonu ile ülke genelinin enflasyonu arasındaki ilişkiler hızla alışılagelmiş dışına çıkmaktadır” diyen Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Mesela çok uzun bir aradan sonra 26 bölge içerisinde en yüksek enflasyonlu ilk üç bölge içine girmeye başladık. Bu ay dördüncüyüz ama üçüncü ile aramızda çok az bir seviye farkı bulunmaktadır. Keza uzun bir aradan sonra bizim enflasyonumuz, ülke geneli enflasyonunun üzerinde yüzde 1.44’e karşılık yüzde 1.74 olarak ilan edilmiştir. Aradaki fark yüzde 20’nin üzerindedir. Gelecek aylar için kentimiz ve bölgemiz nispi enflasyonu bakımından ciddi yüksek kalma riski taşıyan bir gelişme ile karşı karşıyayız.” Ali Çandır, Batı Akdeniz bölgesinin yüzde 1.74’lük enflasyonunun, uzun yıllardır 26 bölge içerisinde nispeten düşük bölgesel enflasyonlu dönemin bitmekte olduğuna işaret ettiğini kaydetti. Özellikle Antalya için her yönden zor geçen 2016 yılının enflasyon bakımından da kötüleşmeye başladığını bildiren Çandır, “Üstelik ülke büyümesinden çok uzakta olan büyümemizi, hiç olmazsa ülke ortalamasına yaklaştırmaya çalışırken yaşanacak bir aşırı bölgesel enflasyon ortamı, aradığımız ve istediğimiz bir durum değildir” değerlendirmesinde bulundu. FAİZ DÜŞÜŞÜNDE MERKEZ’İN ELİ GÜÇLENDİ Eldeki göstergelerle TÜİK’in Merkez Bankası ve diğer bankaların faiz düşüşüne devam etmesi konusunda ellerini güçlendirdiğini kaydeden BAGEV Başkanı Çandır, “Kredi ihtiyacı olanlar için düşük sabit faizli borçlanma yolu, önümüzdeki dönemde avantajlı gözükmektedir” dedi. Yurtiçi üretici enflasyonu yani döviz fiyatı etkisi olmadan üretim ve toptan ticaret yapan kesimin enflasyonunun, Ekim ayında yüzde 0.84, yıllık yüzde 2.84 ve 2016 yılında ise yüzde 4.66 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, şunları kaydetti: “Burada dikkat çeken konu 12 aylık ile 10 aylık iki enflasyon arasındaki yüzde 65’lik farktır. Yani biz son 10 ayda, yıllığa göre çok yüksek bir üretici enflasyonu yaşamışız. Üstelik geçtiğimiz Mart ayında beri sürekli olarak 2015 yılı enflasyonunun altında seyreden üretici enflasyonu tekrar yönünü 2015 yılı düzeyine doğru yükselmeye başlamıştır. Enerji enflasyonunun yüzde 2.35 gibi son 13 yılın en yüksek üçüncü sırasında gelmesi de bu yükselişte ciddi etki yaratmıştır. Üretici enflasyonunun her zaman ileride yaşanacak olan tüketici enflasyonunun tetikleyicisi konumunda olduğunu unutmamak gerekir.”  

Detaylar...

COĞRAFİ İŞARETİN GELİŞİMİ ANTALYA’DA KONUŞULDU
7’nci Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in ikinci gününde TOBB’un öncülüğünde Antalya Ticaret Borsası ve YÜCİTA’nın desteğiyle 4. Uluslararası Akdeniz Ülkeleri Coğrafi İşaretler Semineri düzenlendi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Karakuş, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türk Patent Enstitüsü Markalar Daire Başkanı Elif Betül Akın, yurtdışından akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarından ve meslek örgütlerinden temsilcilerin katıldığı seminerde, Akdeniz ülkelerinde coğrafi işaretlerle ilgili gelişmeler, sorunlar ve beklentiler görüşüldü. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Anadolu insanının ruhunu, benliğini, becerisini ortaya koyarak var ettiği yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemini vurgularken, yöresel ürünlerin kırsal kalkınmaya katkısı ve kırdan kente göçün önlenmesindeki rolüne dikkat çekti. Atalarımızdan kalan mirasa sahip çıkmamızın önemini vurgulayan Çandır, Yöresel Ürünler Projesi’nin ortaya çıkısını katılımcılarla paylaştı. Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak yöresel ürünleri önce kendi insanımıza sonra dünya insanının beğenisine sunmak için uzun maratonlu bir çalışma başlattıklarını belirtirken, konunun akademik ve bilimsel boyutuyla ele alındığını, yöresel ürünlerin coğrafi işaret zırhıyla korunması çalışmalarına başlandığını kaydetti. Yöresel Ürünler Projesi ve Yöresel Ürünler Fuarı’nın oluşturduğu farkındalığın ardından oda ve borsaların bir çok ürünün tescili için seferberlik başlattığını söyleyen Çandır, “Yolun henüz başındayız. Türkiye’de 2 bin 500 -3 bin civarında coğrafi işaret alacak ürün var. Yöresel ürünlerimizin sadece yüzde 10- 12’si coğrafi işaret alabilmiş. Umuyoruz ki bu sayıyı artıracağız. Tüketici bilincinde önemli farkındalık yarattık. Yöresel ürünlerin farkına tüketicimiz vardı. Yerel üreticilerin cesareti arttı ama almamız gereken çok yol var” diye konuştu. Çandır, coğrafi işaret sisteminin hangi avantajlar getireceğinin üretici tarafından bilinmesi gerektiğini vurgularken, YÜCİTA, TOBB ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın sayesinde bunun geliştirileceğini söyledi. Çandır, seminerden çıkacak bilimsel sonuçların kendilerine rehber olacağını kaydetti. YÖRESEL ÜRÜNLER BİRER HAZİNE TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Karakuş, yöresel ürünlerin her birinin bir hazine olduğunu belirterek, “Bunu en etkili şekilde koruyamaz, yönetemezsek hiçbir değeri kalmaz yok olur gider. Türkiye bu işin yeni farkına vardı ama son 10 yılda önemli mesafe kaydettik” dedi. Anadolu coğrafyasının ekonomik ve kültürel geçiş bölgesi olduğuna dikkat çeken Karakuş. “Anadolu’nun her tarafında bir hazine saklı” dedi. YÖREX’in mimarı ATB Başkanı Ali Çandır’a Cİ farkındalığını artırdığı için teşekkür eden Karakuş, “İnşallah önümüzdeki dönem YÖREX bölgesel bir fuar haline gelecek. TOBB olarak YÖREX’i önemsiyoruz” dedi. Son 7-8 yıldır coğrafi işaret başvurularının önemli kısmının oda borsalar tarafından yapıldığına dikkat çeken Bülent Karakuş, “3’te biri bizim camiamızın tescil ettirdiği ürünler, TOBB olarak bu konuya önem veriyoruz. Hükümetimiz bu konuya önem veriyor, TPE bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor” dedi. Yeni düzenleme ile Cİ için önemli teşvikler geldiğini, başvuru ücretlerinin kalktığını, sürenin kısaldığını ve denetimin daha etkili şekilde yapılır hale geleceğini söyledi. Karakuş, “Önemli olan küresel olarak eşgüdüm içinde olan bir sistemi kurgulamak. Ortak akıl bu noktada çok önemli. Bu seminerden elde edilecek sonuçların faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARET ZENGİNLİK REFAH DEMEK Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, coğrafi işaretin katmadeğer, zenginlik, refah demek olduğunu söyledi. “Bizim işimiz kaynakları doğru hedeflere taşımak” diyen Yücel, tüketicilerin yerel ve doğal ürünlere ulaşma bilinciyle, coğrafi işaretli ürünlerin markalaşmaya katkısıyla ilgili olduklarını söyledi. Geçen yıl perakende ticaretin düzenlenmesi kanununun yürürlüğe girdiğini anımsatan İsmail Yücel, “Biz kanun çerçevesinde yerel ürünlerle ilgili ciddi bir farkındalık oluşturduk. AVM ve marketlerin raflarında yerel ürünlere belli oranda yer verilmesi zorunlu hale getirdik” dedi. Yücel, seminerin coğrafi işaretle ilgili farkındalığın artırılmasında yararlı olacağını söyledi. COĞRAFİ İŞARET TESCİL MALİYETİ AZALACAK Türk Patent Enstitüsü Markalar Daire Başkanı Dr. Elif Betül Akın, coğrafi işaretle ilgili 2018 yılı eylem planı çalışmalarının devam ettiğini söylerken, “Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlayacak şekilde düzenlemeler yapılıyor. Kanun tasarısında coğrafi işaretler dairesi başkanlığı kurulması öngörülüyor. Yeni düzenlemede tescil süresinin kısaltılması, tescil maliyetinin azaltılması ve geleneksel ürün adlarına koruma getirilmesi gibi düzenlemeler mevcut. Coğrafi işaretle ilgili standart bir logo ve amblem oluşturulacak. Yeni kanunun coğrafi işaret farkındalığının artırılmasında önemli rolü olacak” diye konuştu. Akın, 191 coğrafi işaret tescilli ürün bulunduğunu, 287 ürünün inceleme işleminin de devam ettiğini bildirdi. Coğrafi işaretli ürünlerin sadece ülkemizde tescil edilmesinin önemli olmadığını, hedef pazarlarda tescili ve koruma altına alınmasının da önemli olduğunu vurgulayan Akın, AB’de tescil edilen Antep baklavası, Aydın inciri, Afyon sucuğu, Afyon pastırmasını örnek olarak verdi. Aydın kestanesi, İnegöl köftesinin AB tesciliyle ilgili incelemesinin devam ettiğini anımsatan Akın, “TPE olarak potansiyeli olan diğer coğrafi işaretli ürünleri AB’ye hazırlamak arzumuz. Ülkemizin serbest ticaret anlaşması yaptığı diğer ülkelerle yöresel ürünlerin karşılıklı olarak korunmasıyla çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER YETERİNCE KORUNAMIYOR YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, YÜCİTA’nın çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. YÜCİTA’nın ülkemizde Cİ farkındalığının artırılmasında önemli görev üstlendiğini kaydeden Tekelioğlu, coğrafi işaretin önemini anlattı. Dünyada 10 bin coğrafi işaretli ürün olduğunu belirten Tekelioğlu, bunun üçte birinin AB’de bulunduğunu kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 10’unun gelişmekte olan ülkelerde olduğunu söyleyen Tekelioğlu, “Ama yasal düzenlemelere sahip olmadığı için Cİ’li ürünler yeterince korunamıyor” dedi. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürün sayısında Akdeniz ülkelerinin zenginliğine dikkat çekti. Coğrafi işaretli ürünlerin fiyatının benzerlerine göre 2.25 kat fazla olduğunu söyleyen Tekelioğlu, AB’de ihracat gelirlerinin yüzde 16’sını coğrafi işaretli ürünlerin oluşturduğunu belirtti. Cİ’li ürünlerin istihdam yarattığını vurgulayan Tekelioğlu, Rokfor peynirinin değer zincirinde 10 bin kişi çalıştığını bildirdi. Tekelioğlu, “Coğrafi işaret haksız rekabeti önlemek için önemli, doğal kaynaklarımız, kültürel öz varlıklarımızın korunması için önemli” dedi.  

Detaylar...

BAKAN MÜEZZİNOĞLU YÖREX`TE
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Antalya’da düzenlenen 7’nci Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e ziyaret etti. AK Parti Milletvekilleri Hüseyin Samani ile Gökçen Özdoğan Enç’in eşlik ettiği Müezzinoğlu, Fuar alanında Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır tarafından karşılandı. Çandır’la birlikte stantları gezerek Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünleri tek tek inceleyen Müezzinoğlu, ikram edilen ürünlerin de tadına baktı. Edirneli olan Bakan Müezzinoğlu’na Edirne standında yöresel lezzet tava ciğeri ikram edildi. Bakan Müezzinoğlu, YÖREX’in Anadolu’yu buluşturan bir fuar olduğunu belirtirken, düzenleyenlere teşekkür etti.  

Detaylar...

DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU YÖREX’TE
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 7. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından Anfaş Antalya Fuarı Merkezi’nde açılan YÖREX`i gezen Çavuşoğlu`na, AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer ve partililer eşlik etti. ALTIN SUSAMI ELEDİ Fuar alanında Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır tarafından karşılanan Çavuşoğlu, Antalya ve ilçeleri ile diğer illerin stantlarını ziyaret ederken, yöresel ürünleri inceledi. Çavuşoğlu, Manavgat standında “altın susam” diye bilinen bölgeye has susamı eledi. Çavuşoğlu, Antakya standında üzerinde isminin yazdığı künefe tepsisine şerbetini döktü. Mersin standında cezerye kesen Çavuşoğlu, ziyaret ettiği stantlardaki yöresel ürünleri gazetecilere ve vatandaşlara da ikram etti. Diyarbakır standında çiğ köfte yoğuran kişinin söylediği `Mardin kapı şen olur` türküsüne eşlik eden Çavuşoğlu, vatandaşlarla bol bol fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

YÖREX 7`NCİ KEZ KAPILARINI AÇTI
Antalya Ticaret Borsası´nın (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 7´ncisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX´in açılışı yapıldı. ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde düzenlenen YÖREX’in açılışına Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, ATSO Başkanı Davut Çetin, TOBB Yönetim Kurulu üyeleri, Türkiye´nin birçok ilinden vali, belediye başkanı, oda ve borsa başkanı ile davetliler katıldı. ´Sizin oraların nesi meşhur´ sloganıyla Türkiye´nin tüm renklerinin buluşturulduğu fuarda bu yıl 119 oda ve borsa, 13 kalkınma ajansı, 45 kurum ve kuruluş ve 400´e yakın katılımcı 200´e yakın stant oluşturdu. “YÖREX’İ 2017’DE YURTDIŞINA TAŞIYACAĞIZ” Fuarın açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, YÖREX’e katılan yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, "Her bir ürün, her yöre için kıymetli ama bu ürünlerin tamamı Türkiye için kıymetli. Biz sadece artık Türkiye içinde fuar yapmak istemiyoruz. İnşallah 2017 fuarımızı yurtdışına taşıyacağız. Bu noktada da hükümet ve bakanlık olarak her türlü desteği verip bu fuarı yurtdışında da tanıtıp yöresel ürünlerimizi artık uluslararası arenaya taşıyacağız" diye konuştu. İNSANLAR FARKLI TATLAR ARIYOR Dünya bir yandan küreselleşirken, bir yandan da yerel ürünlerin gitgide değer kazandığını belirten Bakan Tüfenkci, "Çünkü küreselleşme standartlaşmayı, herşeyin birbirine benzemesini beraberinde getiriyor. Ama insanlar farklı tatlar arıyor, büyüdüğü, doğduğu yerin tadını daha çok özlüyor. Bunun için bizdeki bu ürün çeşitliliğini ticari anlamda fırsata dönüştürmemiz gerekiyor" dedi. Markalaşma ve coğrafi işaretin önemine vurgu yapan Tüfenkçi, yöresel ürünlerle ilgili her ilin mutlaka coğrafi işaretli ürünü olması gerektiğini ifade etti. Tüfenkçi, "Bizim insanımız çalışkan ve girişimcidir. Önünü açtığımızda bizim insanımız bir çok pazara ulaşır. Coğrafi işaretle ilgili adımlar atıldı ve hızlı bir gelişmeye doğru gidiyoruz. İkincisi markalaşma, her yöresel ürünümüzü özellikle her ilde bir markayı öne çıkarmamız gerekiyor. Üçüncüsü, bakanlık olarak bir düzenleme yaptık. Her ilde yöresel tescil edilmiş ürünün zincir marketlerin raflarında zorunlu yer almasını sağladık. Dördüncüsü de bu yöresel ürünleri uluslararası arenaya, ticarete taşımamız lazım" diye konuştu. ANADOLU’NUN RUHU TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada YÖREX’e her yıl geldiğini ve her defasında da gelişip büyüdüğünü gördüğünü ifade etti. YÖREX’in ilk başladığında 10-15 il bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Geçen sene 66 İl’e ulaştık, bu sene 70 oldu. Hedef 81 İl’in tamamı. Çünkü Yörex bir Türkiye projesi. Anadolu’nun ruhu, kimliği, tüm renkleri burada toplanıyor” dedi. Hisarcıklıoğlu organizasyondan ötürü Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin’i tebrik etti. TOBB Başkanı, YÖREX ve iş dünyasına her zaman destek veren Bakan Tüfenkci’ye de yaklaşımı için teşekkür etti. YÖREX VİZYON VE CESARET GEREKTİREN BİR GİRİŞİM YÖREX’in bir vizyon ve cesaret gerektiren bir girişim olduğunu bildiren Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Siz hep birlikte bu işe sahip çıktınız, başardınız. Birlik beraberlik olunca başarı da geliyor. Antalya bunun en güzel örneği. Antalya tarımda, turizmde, sanayide, kongre ve fuar işinde bir dünya markası haline geldi. Burada kamu-özel sektör el ele vermiş, birlikte müthiş bir başarı hikâyesi yazmış. Devletimizin bu desteğiyle ülkemizi daha zengin yapacağız. Zira bizim insanımız müteşebbis. Bu topraklar müteşebbis yetiştir. Onları destekleyip, motive edecek mekanizmalar lazım. Onların, emeklerini, ürünlerini geliştirip pazara ulaştırmak lazım. Bakın müthiş bir hazinenin üstünde oturuyoruz. Ama paraya çeviremiyoruz. Hep söylüyorum. Hollanda Lale’yi bizden aldı. Marka yaptı. Dünyanın lale merkezi oldu. Yılda 1 milyar Avro lale ihracatı var. Allah bize müthiş bir coğrafya vermiş. Her biri lale kadar değerli 100’lerce yöresel ürün var. Ama bunu tanıtıp, pazarlayamazsan kıymeti yok. Bakın artık insanlar, yerel ürünü, doğal ürünü tercih ediyor. Bunlar için daha fazla para ödüyor. Normal ürünün 2 katı fiyatta. İşte YÖREX bize bu imkanı sunuyor. Hem malımızı, hem de kültürümüzü tanıtıyoruz. Milli değerlerimize sahip çıkıyoruz. Yerel kalkınmaya da büyük destek oluyoruz. O yüzden tüm kamu kurumları buraya destek olmalı. Özellikle de Kalkınma Ajanslarından katkı bekliyoruz. Şu an 13’ü burada, hedef tüm 26’sının buraya katılması olmalı.” COĞRAFİ İŞARET SAYISI ARTMALI Coğrafi İşaret sayısının 189’a ulaştığı bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, daha bekleyen 259 başvuru bulunduğunu söyledi. “Ama yetmez. Bize 1,000’li rakamlar yakışır” diyen TOBB Başkanı, “Sadece ülke içinde kalmakta yetmez. Avrupa’da şimdilik sadece 2 ürünümüz tescilli. Bakın Fransa, AB tescili sayesinde buradan 19 milyar avro ilave gelir sağlıyor, 6 milyar avro’da bunların ihracatını yapıyor. Coğrafi işaret olunca, ürünün fiyatı ortalama yüzde 20 artıyor. Daha da çok talep görüyor, rekabette öne geçiyor. Sevindirici olan husus, Odalarımız/Borsalarımız da bu konuda giderek daha aktif çalışıyor. İşte en son Aydın Ticaret Odası, Aydın İnciri’ni AB’de tescilledi. Yine bakıyorum, burada 89 Oda, 35 Borsa var. Şehirlerinin kalkınması için ellerini taşın altına koymuşlar. Buradaki tüm Oda ve Borsalarımla ve Anadolu’nun müteşebbis insanlarıyla gurur duyuyorum. Allah’a çok şükür, ülkemizde sizin gibi insanlar var. Hep birlikte yerel dinamikleri ve müteşebbisleri güçlendirip, Türkiye’yi zenginleştireceğiz” diye konuştu. KADIN GİRİŞİMCİLERİ ÖVDÜ Konuşmasında bir tebrik de kadınlara gönderen Hisarcıklıoğlu, YÖREX’te giderek daha çok kadın girişimci ve üretici görüldüğüne işaret etti. “Kadın girişimcilerimizle ayrıca iftihar ediyoruz” diyen M. Rifat Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Biz erkekler önlerine engel çıkarmadıkça, kadınların başaramayacağı hiçbir iş yoktur Yörex’te bir tohum attık, tuttu, daha da hızlı büyüyecek. YÖREX, yüzlerce yöresel ürünün ekonomiye kazandırılmasına umut oldu. YÖREX ile KOBİ’lerimiz hem ürünlerini tanıtıyor hem de büyük firmalar ile iş bağlantıları sağlıyorlar. Bunu başarmamıza vesile olan, buraya emek veren, alın teri döken sizleri yürekten kutluyor, teşekkür ediyorum.” ATTIĞIMIZ TAŞ ÜRKÜTTÜĞÜMÜZ KURBAĞAYA DEĞMELİ Antalya Valisi Münir Karaloğlu, bu tür fuarların köklü kültürün gelecek nesillere aktarılması konusunda bir araç olabileceğine dikkat çekti. Coğrafi işaretler konusunda denetimlerin yeteri seviyede olmadığına da değinen Karaloğlu, "Burada sadece yöresel ürünleri koruma gayretinin yanı sıra millet olma gayretimizi koruma gayretidir. Coğrafi işaretler konusunda büyük eksikliğini hissettiğimiz denetim eksikliği vardı. Üreticiye kazanç olarak yansımıyordu. Denetlenmiyordu. Yeni yasada bunun önleneceği müjdesi verildi. Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeli. Bu konu üreticiye gelir olarak dönmelidir. Denetim mekanizması TOBB üzerinden ya da patent enstitüsü üzerinden olabilir mutlaka bir denetim mekanizması kurulmalıdır" ifadelerini kaydetti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’da düzenlenen YÖREX’in Türkiye’nin bütün değerlerini buluşturduğunu belirterek, YÖREX’e verdiği desteği ifade etti. 12 BİN YILLIK KÜLTÜR BİRİKİMİ ATB Başkanı Ali Çandır, 9 yıl önce ´Sizin oraların nesi meşhur´ merakıyla yola çıktıklarını belirtirken, bu merakın derinleştiğini ve 12 bin yıla dayanan kültür birikiminin üzerinde olunduğunu farkettiklerini söyledi. Bu toprakların hamurunda Likya´dan Sümer´e, Eti´den Roma´ya, Selçuklu´dan Osmanlı´ya kadar binlerce medeniyet geçtiğini ve hepsinin bu hamuru oluşturduğunu kaydeden Çandır, "Son olarak da Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti bu medeniyetin son kalesidir. Elimizde böylesine müthiş bir değer varken, küreselleşmenin getirdiği etkiyle bize ait olanları unutup, bize dayatılanlara olan meyilimiz bu ürünlerimizi kaybetmekle bizi baş başa bıraktı" dedi. Şu anda 254 ürünün coğrafi işaretli olduğunu belirten Çandır, "500´e yakın ürünün de çalışması devam ediyor. 3 bine yakın ürünümüz olduğunu varsayarsak yüzde 18´ini ancak buluyor ve daha çok çalışmamız gerekiyor" dedi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin de birlikte çalışılması halinde ekonomi de güzel sonuçlar alınabileceği mesajını verdi. Konuşmaların ardından fuar kurdele kesimiyle ziyarete açıldı. Bakan Tüfenkci, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve beraberindekiler fuarda stant açan tüm firmaları ziyaret ederek ikram edilen ürünlerin tadına baktı.  

Detaylar...

TÜRKİYE’NİN EN RENKLİ FUARI YÖREX KAPILARINI AÇIYOR
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 26 Ekim Çarşamba günü kapılarını açıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla açılışı yapılacak YÖREX, 70 ilden binlerce yöresel ürünü ziyaretçiyle buluşturacak. YÖRESEL ŞÖLENE DAVET Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in 26 Ekim Çarşamba günü saat 11.00’de ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde kapılarını açacağını, 70 ilden binlerce yöresel ürüne ev sahipliği yapacağını bildirdi. Çandır, “Sizin oraların nesi meşhur” sloganıyla 5 gün sürecek YÖREX’te Aydın incirinden, Çanakkale Mevlevi tatlısına, Erzurum oltu taşından, Van kedisine, Zonguldak elpek bezinden, Finike portakalına, Devrek bastonundan Hereke halısına, Diyarbakır örgü peynirinden Kars kaşarına binlerce ürünün ziyaretçilerin damak tadına ve göz zevkine sunulacağını vurguladı. Çandır, “10 bin metrekarede Türkiye’nin kuzeyini güneyini, doğusu batısını bir araya getireceğiz” dedi. GİRİŞ ÜCRETSİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, 6 yıldır düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’nın bu yıl daha renkli geçeceğini söyledi. Bugüne kadar düzenlenen YÖREX’te 500 bin kişiyi Anadolu`nun zenginlikleriyle buluşturduklarını bildiren Ali Çandır, “Alıcı ve satıcıları buluşturarak ülkemizin eşsiz lezzetlerini dünyaya açtık. Yöresel ürün pazarını canlandırdık, yerinde istihdama, yerel ekonomiye ve yörelerin tanıtımına katkı sağladık. Atalarımızdan bize emanet, kıyıda köşede kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş zenginliklerimizin hakkını hukukunu koruyarak ekonomiye tekrar kazandırmak için çalıştık" diye konuştu. Çandır, bu yıl ziyaretçi hedefinin 150 bin olduğunu bildirdi. Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı’na girişin ücretsiz olduğunu vurgularken, fuarın 5 gün boyunca 10.00- 20.30 saatleri arasında gezilebileceğini bildirdi. YÖREX’e gelen ürünlerin coğrafi işaretli ürünler olduğunu ya da coğrafi işaret başvurusu olan, olmaya aday ürünler olduğunu vurgulayan Çandır, “YÖREX Anadolu’nun gerçek değerlerini ziyaretçi ile buluşturuyor” dedi. ÇOCUKLARINIZI BU FUARA GETİRİN Özellikle anne ve babalara seslenen Ali Çandır, yöresel ürünlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Çocukların mutlaka YÖREX’e getirilmesini isteyen Çandır, “Çocuklarımız yöresel lezzetlerimizi unutmasın diye YÖREX’i mutlaka görmeli. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaptık, tüm okullardan öğrencilerimizi fuara bekliyoruz" dedi. YÖREX’in ikinci günü 27 Ekim Perşembe günü TOBB’un öncülüğünde 4. Uluslar arası Akdeniz Ülkeleri Coğrafi İşaretler Semineri düzenleneceğini bildirirken, coğrafi işaretlerin yerel kalkınma hamlesi olduğunu ifade etti. ATB Başkanı Çandır, YÖREX’e başından beri destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, oda ve borsa başkanlarına, kalkınma ajansları, yerel yönetimler ve üreticilere teşekkür etti. Çandır, tüm Antalyalıları yöresel şölen YÖREX’e davet etti.  

Detaylar...

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI
  Antalya Ticaret Borsası 42’inci Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında meclis üyeleri bilgilendirilirken, ekonomi, gündem ve sektörel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. ENFLASYON ÜZERİNDE DÖVİZ BASKISI Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır mecliste yaptığı konuşmada, kredi derecelendirme kuruluşunun kararından sonra borç çevirme ve faiz oranı ile döviz kuru konularında bir eşik yaşanmaya başladığını belirtirken, şunları söyledi: “Örneğin, karardan önceki borç çevirmelerde libor +%4 faiz ile muhatap olunurken, karardan sonra libor +%8 faiz talep edilmektedir. Bu durum, bankalardan borç çevirme durumunda olan iş dünyasını yakından ve olumsuz yönde etkileyecektir. Önümüzdeki bir yıl içerisinde vadesi gelecek olan kredilerin eğer tamamını ödemeyeceksek çevireceğimiz kısım için daha yüksek bir faiz maliyeti beklemek durumundayız. Döviz kurlarında yaşanan son bir aydaki hareketliliği hepimiz izlemekteyiz. Kısa sürede gerçekleşen artışlar her ne kadar bizleri etkilemiş olsa da, şöyle bir hatırlarsak yılbaşında 3 TL civarında olan ABD Doları bugünlerde 3,1 TL civarında seyretmektedir. Yani, yılbaşından bu yana %3’lük bir artış yaşanmıştır. Enflasyonun %7,3 olduğu bir durumda döviz artışının %3 düzeyinde kalması, aslında enflasyon üzerinde döviz fiyatından kaynaklanan bir baskının varlığını göstermektedir.” EN FAZLA ANTALYA ETKİLENDİ Antalya’nın üretim ve ticarette dövizi yoğun olarak kullandığını, döviz fiyatı hareketliliğinden yoğun olarak etkilendiğini belirten Ali Çandır, Antalya ekonomisinin, dönem başı ve dönem sonu döviz fiyatlarından daha fazla dönem içindeki hareketlilikten etkilendiğini kaydetti. Çandır, “Nitekim geçtiğimiz 10 aylık dönemde ABD Doları 2,79 TL ile 3,11 TL arasında fiyatlanmıştır. Bu dalgalanma, Antalya’nın ekonomik istikrarı bakımından diğer 80 ilimizden daha fazla tahribat yaratmıştır” diye konuştu. DÖVİZİN TARIMA ETKİSİ Ekonomisinin %20‘sinden fazlasını oluşturan ve diğer sektörlerde yaşanan darboğazlardan doğrudan etkilenen tarım sektörünün Antalya için stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Yaşadığı diğer olumsuzlukların yanı sıra, küresel piyasalara açıklığı nedeniyle, döviz fiyatındaki %12’lik dalgalanma, sektörümüzü derinden etkilemektedir. Yani Antalya tarımı, bu dönemde diğer bütün tarım bölgelerinden daha fazla hasar görmüştür. Bu hasarın yansımalarını tüm kentimize yayılmış olarak görmekteyiz. Hükümetimiz tarıma, milli tarım projesi başlığı altında yeni bir anlayış getirmeye çalışmaktadır. Bu anlayışın temelini de havza bazlı üretim ve destekleme modeli oluşturmaktadır. Ancak, tarımsal toprak varlığı son derece kısıtlı, parçalı ve değerli olan Antalya ve benzeri yöreler için bu modelleme ciddi riskler taşımaktadır. Bir taraftan Dünya Ticaret Örgütü antlaşmaları, diğer taraftan Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası kısıtlamaları, doğrudan üretime ve ürüne destek konularında bizleri son derece dikkatli olmaya sevk etmelidir. 2017 yılında uygulamaya geçirilecek olan “Milli Tarım Projesi” eğer akılcı, sürdürülebilir ve rekabetçi kriterlere yeterince dikkat edilmeden ve iyi bir planlama yapılmadan uygulanırsa, eskisini çok daha aratır bir durumla karşı karşıya kalırız.” AB ÜRETİCİ VE KIRSAL KALKINMAYA DESTEK SAĞLIYOR Avrupa Birliği’nin bütçesinin 3’te 1’ni Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarımını desteklemeye ayırdığını belirten Çandır, AB’de doğrudan ürüne veya üretime destek vermek yerine doğrudan üreticiye ve kırsal kalkınmaya destek sağlandığını kaydetti. AB’nin sadece tarım bütçesinin %10’unu kritik olarak tanımladığı ürünlere ve üretimine geçici statüyle destek verdiğine dikkat çeken Çandır, “Yani yıllık 50 milyar Avro’yu aşan tarımsal desteğin ancak 5 milyar Avro’sunu bu yolla dağıtmaktadır” dedi. OLUMLU GELİŞMELER RUS PAZARINDA UMUT OLDU Antalya’nın tarımsal üretimi ve ihracatında hayati bir yere sahip olan Rusya pazarında bu yıl ciddi sıkıntılar yaşadığını anımsatan Ali Çandır, son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin Rus pazarı için üretici ve ihracatçıyı umutlandırdığını söyledi. Çandır, konuşmasında şunları kaydetti: “Antalya’dan Rusya’ya yapmış olduğumuz tarım ihracatını 25 yıllık bir deneyim ile 500 milyon dolar seviyesine ulaştırmıştık. Ancak, bu yıl bildik sebeplerle Rusya pazarında yaşadığımız kısıtlamalar sonucunda %90’nın üzerinde bir kayıp yaşadık. Son günlerde Rusya ile yaşanan olumlu gelişmeler, bizlerde bir umut oluşturdu. Bu olumlu havanın sürmesi halinde önceden başardığımız ihracat rakamlarını yakalamamız çokta zor değil. Çünkü ihracatçılarımız, Rusya pazarını ve tüketici tercihlerini gayet iyi bilmektedir. Ancak, unutmamalıyız ki Rusya ile son günlerde yaşanmakta olan olumlu hava, henüz kısmi ya da sınırlı bir ticarete izin vermektedir. Örneğin bugünlerde hasat edilen nar gibi ürünlerde ve kısa bir süre sonra hasadına başlayacağımız kabak, domates ve kesme çiçek gibi ürünlerin ihracatında bir takım kısıtlamalara maruz kalmamayı diliyoruz.” ANTALYA YAKLAŞIMI Ülkemizin darboğazdan geçtiğini, Hükümetimiz ve tüm vatandaşlarımızın bu darboğazdan çıkmaya çalıştığını söyleyen Çandır, “Biz de hem sorumlu birer vatandaş olarak hem de basiretli ticaret erbabı olarak aynı çabanın ve çalışmanın içindeyiz” dedi. Antalya’nın Türkiye genelinde yaşanan darboğazın ötesinde yüklerle ve zorluklarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Çandır, “Bu zor günlerden çıkış için de hükümetimize “Antalya Yaklaşımı” kapsamında öneriler sunmakta ve ekonomik tedbirlerden oluşan taleplerde bulunmaktayız. Giderek artan yoğunlukta Antalya iş dünyasının “Antalya Yaklaşımı”nı sahiplenmesi, kent olarak darboğazdan çıkma taleplerimizi güçlendirmektedir” dedi. TOBB’da düzenlenen ve Başbakan Binali Yıldırım ile ekonomi, ticaret ve tarımdan sorumlu bakanların katıldığı 9. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası’nda Antalya’daki oda ve borsaları ile iş dünyası adına “Antalya Yaklaşımı” talebinde bulunduklarını anımsatan Çandır, “Bu talebimizin karşılanması konusundaki ısrarımız giderek artan yoğunlukta devam edecektir” dedi. Çandır, şunları söyledi: “Nitekim “Antalya Yaklaşımı”nın gerekçeleri, uygulama kapsamı ve yöntemini içeren taleplerimizi kentimizin 14 milletvekiline de ulaştırdık. Geçtiğimiz Cuma günü Borsamızı ziyaret eden iktidar milletvekilleriyle Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na da bizzat illettik ve takipçisi olmasını talep ettik. Bu taleplerimizin karşılanmaması durumunda Antalya’da kış zor geçecek. Bu vesileyle Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na Borsamızı en fazla ziyaret eden Bakan ve Antalya Milletvekili olması nedeniyle teşekkür ederiz.” YÖREX’E DAVET Borsa’nın 6 yıldır düzenlediği ve Anadolu’nun her köşesinden binlerce yöresel ürünün bir araya getirildiği Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in 7’ncisini 26-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceklerini belirten Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak tüm paydaşlarımızla birlikte YÖREX’i, Anadolu’nun bütün zenginliklerinin buluşma noktası haline getirdik” dedi. Çandır, “YÖREX’in bu günlere gelmesinde bizleri yalnız bırakmayan başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm oda ve borsalarımıza, kalkınma ajanslarımıza, merkezi ve yerel yönetimlerimize teşekkür ediyorum. Yine 6 yıldır bizleri yalnız bırakmayan ve her geçen yıl daha fazla ilgi gösteren hemşerilerimiz ile misafirlerimize özellikle şükranlarımı sunarım” diye konuştu. Çandır, Anfaş Fuar Alanı’nda 119 oda ve borsa, 13 kalkınma ajansı, 70 il ve 400’ü aşkın katılımcıyla 10.000 metrekarede, pek çok sosyal ve kültürel etkinlikle gerçekleştirilecek 7’nci YÖREX’e Meclis üyelerini ve Antalyalıları davet etti. HAYVAN BORSASI İÇİN MECLİS YETKİ VERDİ ATB Başkanı Çandır, Hayvan Borsası’nın yıllardır kentin gündemlerinde olduğunu ancak bir türlü kurulamadığını belirtti. Çandır, Antalya hayvancılık sektörünün Hayvan Borsası’na ihtiyacı olduğunu belirterek, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’le Hayvan Borsası’nın kurulmasıyla ilgili görüştüğünü bildirdi. Çandır, Hayvan Borsası için Antalya Ticaret Borsası’nın bir şirket kurması gerektiğini söylerken, “Şirket kurulduktan sonra yetki alıp Büyükşehir Belediyesi’ni de ortak ederek Hayvan Borsası’nın kurulması faaliyetine başlayacağız. Meclisimizden, ATB yönetime bunun için yetki vermesini talep ediyoruz. Yetkiden sonra şirketi kurup gerekli izni alıp, Büyükşehir’in ortaklığıyla projeyi başlatmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Meclis üyeleri de Hayvan Borsası’nın kurulmasına destek verdiklerini belirterek, yönetime şirket kurulması için yetki verdi. 3. KÖPRÜ GEÇİŞİ NAKLİYE MALİYETLERİNİ YÜZDE 25 ARTIRDI Meclis’te sektörel konular da gündeme geldi. ATB Yönetim Kurulu ve Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, kamyoncuların Anadolu’dan Avrupa’ya geçişi sağlayan 3 köprüden geçiş yapmak geçiş yapmak zorunda olan kamyoncuların 350 TL fazla maliyetle karşı karşıya kaldığını belirterek, yaş meyve ve sebzeyi Bayrampaşa Hali’ne götürmek istemediklerini kaydetti. Talep edilen farkın nakliye ve ürün ücretlerine yansıdığını vurgulayan Doğan, bunun sektör için sıkıntı olduğunu dile getirdi. Doğan, “Kamyoncular 3. Köprüye yönlendiriliyor. Giderken 70 kilometre, gelirken 70 kilometre fazla yol kat ettiklerini söylüyorlar. Bunun 200 TL’ye mal olduğunu, eskiden köprü ücreti olarak 40 Lira verirken şimdi 190 TL ödemek yaptıklarını, toplamda kamyon başına yaklaşık 350 TL fark olduğunu ifade ederek bu ücreti istiyorlar. Doğal olarak bu fiyatlara yansıyor. Kamyoncular Kadıköy’e mal götürmek istiyor ama Bayrampaşa’ya mal götürmek istemiyor” diye konuştu. ATB Başkanı Çandır da köprüden geçen nakliyecilerin maliyetinin arttığını belirtirken, bu geçişin nakliye ücretini yüzde 25’e yakın artırdığına dikkat çekti. Çandır, durumun haksız rekabete yol açtığını belirterek, sorunun çözümü için ilgili yerlerin harekete geçmesini talep etti.    

Detaylar...